24 Şubat 2019 Pazar

Expert predicts spike in vegetable prices after elections

President of the Chamber of Agricultural Engineers, Özden Güngör, argued that the price of onions may increase to 10 Liras in 2019, right after the elections.

Gungor also claimed that the current ‘Tanzim’ method of selling food products directly to the public may soon fail, with food prices rising even higher in the coming months.

The ruling government made a quick decision to apply the Tanzim method of sales prior to the local elections of March 31. Güngör holds that although this method was put in place to deal with food inflation, it will be discontinued after the elections that will take place in March.

“Since the state sells the products directly to the public, prices will automatically fall. This method of sales is geared towards the elections. When the elections end, it will go back to the way it was before. After 31 March, food inflation will increase,” Gungor claimed.

Using potatoes and onions specifically as an example of the most bought food products, Güngör predicted that the prices may go up as much as 9-10 Liras after March 2019.

Güngör also commented on the reasons why the state employed the Tanzim method after raiding warehouses for inspection. “Producers decided not to buy products that preserve the vegetables stored in warehouses, arguing that they do not make any profit anyway. As a result, the products in the warehouses become spoiled.”

Regarding the price increase in 2018, Gungor said, “The poor conditions of some warehouses is another factor. In October 2018, we said that onion prices could reach 6-7 Liras in January, and this has happened because planting areas have become scarce, production is low, and onion consumption is high.”

“In 2019, onion prices could be as high as 9-10 Liras. We need to calculate per capita consumption and produce accordingly,” Gungor said.

 

The post Expert predicts spike in vegetable prices after elections appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/02/24/expert-predicts-spike-in-vegetable-prices-after-elections/
Devamını Oku »

Yeni Akit cinsel saldırıyı kabul etti: ‘Merve Demirel zemin hazırladı’

Gözaltına alınırken polisin cinsel saldırısına uğrayan, sonrasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından hedef gösterilen Merve Demirel’i Yeni Akit, ‘Türbanlı bir kadın olarak ateist bir yapılanma içinde yer almak’ ve  ‘cinsel tacize zemin hazırlamakla’ suçladı.

YENİ AKİT GÖRE CİNSEL TACİZİ KABUL ETTİ

Yeni Akit gazetesinin yazı işleri müdürü ve yazarı Ali Karahasanoğlu, Merve Demirel’in Ankara’da gösteri yaparken gözaltına alındığı sırada polis tarafından cinsel tacize maruz kalmasını kabul etti. Karahasanoğlu ‘Türbanlı bacımızı da unutmayalım!’ başlıklı yazısında şunları söyledi:

“Türbanlı bacımıza hatırlatıyorum..

“Polis haklı, türbanlı bacımız yerden göğe kadar suçlu”demiyorum..

Ama, türbanlı bir kadının, ateist bir yapılanmanın içinde yer almaması gerektiğini not ediyorum.

Polis kendisini gözaltına almak istediğinde.. Kendisini yerden yere atarak. Diğer erkek göstericilerin üstüne atarak.. Sonrasında polislere de direnerek, sonrasında polise isnat edilen cinsel taciz olayının farklı şekillerine zemin hazırlamamalı idi, diyorum..”

kronos
Devamını Oku »

Gazeteci Zehra Doğan tahliye oldu

Tutuklu gazeteci ressam Zehra Doğan’ın cezaevinden tahliye oldu. Doğan 2 yıl 9 ay 22 günlük hapis cezasına çarptırılmıştı ve “yatar”ını çektikten sonra çıktı.

Sokağa çıkma yasağı döneminde Mardin Nusaybin’de çizdiği resimleri, sosyal medyada paylaştığı ve 10 yaşındaki bir çocuğun notlarını haberleştirdiği için “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası verilen gazeteci ve ressam Zehra Doğan kaldığı Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. Doğan’ı cezaevi çıkışında meslektaşları çiçekle karşıladı.

‘AÇLIK GREVLERİNE SES VERİLMELİ’

Doğan’ın cezaevi önünde açıklama yapmasına izin verilmezken, daha sonra yaptığı açıklamada şunları belirtti:

“Cezaevinden çıkmak beni mutlu etse de geride arkadaşlarımı bıraktığım için üzgünüm. Şuan cezaevlerinde devam eden açlık grevleri var. Ve durumları her geçen gün ağırlaşıyor. Cezaevlerinde Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevlerine bir an önce ses verilmeli” dedi. Doğan, uzun zamandır mesleğinden ayrı kalmasına ilişkin ise “Nerede olursam olayım aranızda olmaya ve mesleğime devam edeceğim” dedi. Doğan, son olarak da tüm meslektaşlarına selamlarını iletti.

ZEHRA DOĞAN KİMDİR

Dicle Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Zehra Doğan, 2012 yılından beri Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kapatılan JİN Haber Ajansı’nda muhabir ve editör olarak çalıştı. “Êzidî Kadınların Çığlığı” haberiyle Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü’ne layık görülen Doğan, sokağa çıkma yasaklarının başladığı ilk günlerden itibaren başta Mardin olmak üzere bölgenin birçok yerinde görev yaptı. Hakim, Zehra Doğan’ın yaptığı resmin “eleştiri sınırlarının ötesinde” olduğuna ve “terör örgütü propagandası suçu” işlediğine hükmetmişti.

Suudi Prens, Türkçe yayın dahil medya imparatorluğu kuruyor

medyabold
Devamını Oku »

Şentop, Bakan Soylu’nun ‘legal parti değil’ dediği HDP’yi ziyaret etti

AKP’nin yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı adayı Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop, CHP’nin adayı Grup Başkanvekili Engin Altay, İyi Parti’nin adayı Gaziantep Milletvekili İmam Hüseyin Filiz ve HDP’nin adayı İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay olarak belirlendi.

AKP adayını destekleyeceğini belirten MHP, aday göstermedi. AKP heyeti ve Mustafa Şentop, seçim öncesi CHP, İyi Parti ve HDP gruplarını ziyaret etti.

İçişleri Bakanı Soylu, miting meydanlarıda ‘Bilmenizi istiyorum ki HDP legal bir siyasi partidir diyenler yanılıyorlar” açıklaması yapmıştı.

Şentop’un HDP ziyareti ile ilgili fotoğraf ve görüntü sevis edilmedi.

kronos
Devamını Oku »

Anne eğlenmeye gitti, bir hafta evde yalnız kalan çocuk açlıktan öldü

Rusya’da yaşanan anne vahşetine, Dünya’nın her yerinden tepki yağıyor. 21 yaşındaki anne Maria Plenkina, 3 yaşındaki çocuğunu eve kapatıp eğlenmeye gitti. Bir hafta boyunca evde yalnız kalan çocuk, açlıktan öldü.

21 yaşındaki anne Maria Plenkina, cezevinde konuldu.

Rusya’nın Kirov şehrinde yaşanan olay da bir annenin vicdansızlığı tüm dünyayı derinden etkiledi. 3 yaşındaki çocuk bir hafta boyunca açlıktan göz göre göre ölüme terk edildi. Uluslararası ajanslara düşen haberde, 21 yaşındaki Maria Plenkina 5 yıl önce bir evlilik gerçekleştirdi.

Maria Plenkina’nın evliliğinden 3 yıl önce bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Çocuk doğduktan kısa bir süre sonra baba evi terk etti. Evde ise anneanne, anne ve 3 yaşındaki kız çocuğu birlikte yaşamaya başladı. Anneanne, kızıyla yaşadığı sıkıntılara dayanamayarak bir yıl önce evi terk etti.

Maria Plenkina, 3 yaşındaki kızı ile birlikte Kirov’da bir apartman dairesinde birlikte yaşamaya devam etti. Anne Maria Plenkina bir hafta önce arkadaşlarıyla buluşmak üzere 3 yaşındaki çocuğunu evde bırakıp çıktı.

3 yaşındaki çocuğunu evde bırakıp eğlenmeye giden 21 yaşındaki anne Maria, bu süre içerisinde arkadaşları ile birlikte olduğu anların fotoğraflarını sosyal medyadan paylaştı. İnsanların yüreğini burkan olay ise büyükannenin torununun doğum gününü kutlamak için eve gitmesiyle ortaya çıktı. Kapıyı sürekli çaldı ancak kimse kapıyı açmadı. Durumdan şüphelenen büyükanne polisi aradı.

Polisin olay yerine gelmesiyle büyükanne evde çocuğun cesediyle karşılaştı. Komşular ise evden ne çocuk sesi geldiğini ne de koku geldiğini söyledi. Mahkemeye çıkan anne cezaevine gönderildi.

“Param yok, bakamıyorum” notunu yazan anne, çocuğunu AVM’ye bıraktı

medyabold
Devamını Oku »

Eren Erdem’e bir ay spordan men

Tutuklu CHP Parti Meclisi üyesi Eren Erdem, uzun mücadele sonucu tecrit ve eşinin pasaport yasağını kaldırmıştı. Şimdi spordan men cezası verildi.

Yaşadığı hukuksuzluklar karşısında cezaevinde açlık grevi başlatan CHP’nin tutuklu PM üyesi Eren Erdem’e cezaevi yönetimi tarafından ceza verildi.

Erdem’e açlık grevi yaptığı için 1 ay süreyle spor dahil bazı etkinliklerden men edilme cezası verildiği öğrenildi.

Eren Erdem’e verilen cezayı CHP eski Milletvekili Barış Yarkadaş sosyal medya hesabından şöyle duyurdu:

“CHP PM Üyesi, arkadaşımız @erenerdemnet’e tutukluğunun 239. gününde yeni bir ceza daha verildi. Hücrede tutulması; eşinin ve oğlunun pasaportuna tahdit konulmasını protesto etmek için açlık grevi yapan Eren’e 1 ay spora çıkartılmama cezası verildi!
Hak aramanın bedeli ödetiliyor”

medyabold
Devamını Oku »

Bir içsel yüzleşme yolculuğu | Selahattin Sevi

Serkan Çolak’ın ilk fotoğraf kitabı On the Road, yayımlandı. Psikiyatrist ve yazar Tolga Binbay’ın fotoğraflara eşlik eden ‘Ardından’ adlı metinleriyle sunulan kitapta 33 fotoğraf yer alıyor.

Self published olarak Mas matbaasında basılan 16,5×24 boyutlarındaki eser için Garda mat kağıt ve yumuşak kapak kullanılarak 500 adet kopya üretildi.

TOPLUMSAL BELGESEL’DEN İÇSEL YÜZLEŞMEYE

Bugüne kadar toplumsal belgesel fotoğraf çalışmalarıyla tanınan fotoğrafçının kitabında kendi ifadesiyle daha çok içsel çatışmalara ve yüzleşmelere yöneliyor.

Son on iki yılda çekilen fotoğrafların bir araya geldiği kitapta, somut bir yol hikayesinden öte yaşamın kendisinin bir yolculuk olduğu düşüncesine vurgu yapılıyor ve fotoğrafçının kendi görme biçimini de sorguladığı bir alan yaratılıyor.

‘BİR NEVİ DELİLİK…’

Çolak, On the Road kitabıyla ilgili olarak, “Altı aylık kitap yapım süreci benim için çok sağlam bir deneyim oldu” diyerek şunları söyledi:

“Kağıdın bile bazen zor bulunabildiği bu kriz ortamında, böyle bir işe kalkışmanın bir nevi “delilik” olduğunun farkındaydım. Ama hayat dediğimiz şu ‘on the road’ hâli, bütün bu normalizasyon içinde bulduğumuz “delilikler”den ibaret değil midir… Öyledir bence.”

Kitapta fotoğrafların bir parçası olan Tolga Binbay’ın yazdığı ‘Ardından’ başlıklı metinler için de Çolak, “Bir gün kaybedersek, hükümsüzdür diyebileceğimiz bir kafa kağıdı!” ifadesini kullanıyor.

GÖZDEN ÇIKAN FOTOĞRAFLAR SERGİDE

26 Şubat Salı akşamı No238’de kitabın bir lansmanının yapılacağını da söyleyen fotoğrafçı Serkan Çolak, “Aynı zamanda edit aşamasında bir nevi ‘gözden çıkardığım’ fotoğrafların sergileneceği “farklı” bir sergi yapacağım. “Farklı” dediğim şey ise benim için sergileme anlamında bu yöntem bir ilk olacak.” dedi.

GALERİ | Fotoğrafları büyük görmek için tıklayınız



SELAHATTİN SEVİ
Yazının Kaynağı: SELAHATTİN SEVİ – kronos news https://kronos17.news/tr/on-the-road-toplumsal-belgeselden-icsel-yuzlesmeye/
Devamını Oku »

‘Irmakları da kirleten çağ’ | Can Bahadır Yüce

MERİÇ

                             U. A. için

ırmakları da kirleten çağ

ölüm birikiyor yavaşça
suya inen siyah kuş
(geniş kanatlarıyla)
göğün gölgesinde durmuş
göç yükünü tutunca

belki o kuşun boynunda
(zarif, uzunca) bir sefer
gölgesi batıya düşer
nasıl taşmaz ırmak
               koynunda
çocuklar uy’dukça

bekle, şimdi dünyanın kışı
ama sizden sonra--
nereye gömülür gülüşün
ırmağı değil akışı
                düşün
geçitler boyunca

yoksa hayat mıydı bunca
öte yakadan tanıdık
sessiz o boş kayık
kıyıya vurunca


Can Bahadır Yüce


CAN BAHADIR YÜCE
Yazının Kaynağı: CAN BAHADIR YÜCE – kronos news https://kronos17.news/tr/irmaklari-da-kirleten-cag/
Devamını Oku »

Erdoğan: Yargı-seçim hikaye, kimi istersen onu getiriyorsun

AKP’nin genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN TÜRK-Kanal D ortak canlı yayınında Hande Fırat ve Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı.

Mısır’da yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, “Bizim Mısır ile münasebetlerimiz acaba niye kesildi? Veya üst düzeyde liderler olarak biz niçin görüşmüyoruz? Buraya bir bakmak lazım” dedi.

‘ŞİMDİ DİYECEK, YARGI VERDİ KARARI’

Erdoğan, Sisi’yi eleştirerek, “Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olarak şu anda Sisi’nin yapmış olduğu eylemi, o şimdi diyecek ‘yargı verdi kararı.’ Tamam da orada yargı, seçim falan bunların hepsi hikaye. Orada tamamen otoriter, totaliter bir yapı var. Kimi istersen onu oraya getiriyorsun, istediğin anda da onları alıyorsun. ‘Tayyip Erdoğan niçin Sisi ile görüşmüyor?’ diyenlere cevap veriyorum. Aracı olanlar oluyor, geliyor zaman zaman. Ben böyle bir kişiyle asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel afla içerideki bütün insanları serbest bırakması lazım. Serbest bırakmadığı sürece de biz kalkıp Sisi ile görüşemeyiz. Görüşenlerin de şunu bilmesi lazım ki onlar da tarihte farklı bir şekilde değerlendirilecektir. Mısır halkı bizim canımız, ciğerimizdir ama kendisi asla.” ifadelerini kullandı.

‘BANA VERİLEN ELEKTRİK…’

Erdoğan, şöyle devam etti:

Mursi arkadaşlarıyla cezaevindeler. Batı ülkeleri darbecileri desteklemeye devam ediyorlar. Bu bir defa insanlık suçudur. Sayısal olarak baktığımızda Sisi göreve geldikten sonra 42 kişiyi idam ettiler ve en son bu 9 genci idam ettiler. Bu yenilir yutulur bir şey değildir. Af Örgütü netice alamadı. Bizde cezaevinde olduklarında kıyameti koparıyorlar, halbuki bizde idam yok. 9 genç idam edildi. Batı’nın sesini duyuyor musunuz? Hele hele bir gencin ifadesi çok dokunaklı. Hakime söylüyor, ‘Eğer bana verilen elektrik, sana verilseydi Enver Sedat’ları sen çoktan idam ederdin’ diyor. “Bana verilen elektrik Mısır’ı 20 yıl aydınlatırdı” diyor. Şimdi şu gencin halini bir düşünün yahu. Bu genç bu şekilde idam ediliyor. Bu ne biçim işkencedir yahu. Böyle bir işkence yapılan insan ondan ne istersen konuşur. ’20 yıl Mısır’ı aydınlatır’ diyor. ‘Sana bu elektrik verilseydi nice Enver Sedat’ları aynı şekilde götürürdün.’ diyor.

Tayyip Erdoğan neden Sisi ile görüşmüyor diyenlere cevap veriyorum… Aracı olanlar oluyor, geliyor zaman zaman… Ben böyle bir kişiyle asla görüşmem. Her şeyden önce onun genel af ile içerideki tüm bu insanları serbest bırakması lazım. Serbest bırakmadığı sürece de biz Sisi ile görüşemeyiz. Görüşenler de tarihte farklı bir şekilde değerlendirilecektir. Mısır halkı bizim canımız ciğerimizdir, ama kendisi asla.”

kronos
Devamını Oku »

Mercedes, “Pembe Gürültü” ile kazalarda işitme kaybını engelliyor

Otomobil üretiminde her ne kadar performans ve tasarım ön planda olsa da otomotiv endüstrisinin devleri, güvenli araçlar üretmek için de büyük yatırımlar yapıyor. Bu yatırımlarla yapılan araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucu tasarlanan güvenlik sistemlerine her gün bir yenisi ekleniyor.

Mercedes-Benz’in geliştirdiği “Pembe Gürültü” isimli ses dalgasını kullanan “PRE-SAFE Sound” adı verilen güvenlik sistemi de bunlardan biri.

Mercedes, 2002 yılında tanıttığı PRE-SAFE sistemiyle otomobil seyir halindeyken kaçınılmaz bir kaza algılandığı durumda aracı kazaya hazırlamayı hedefliyordu. Elektronik Denge Programı (ESP) ve Fren Destek Sistemi (BAS) gibi diğer sistemlerden aldığı verileri işleyerek kritik bir durum tespit etmesi durumunda devreye giren sistem, araç sürücüsü ve yolcular için önleyici bir koruma sağlıyordu.

Ani frenleme ve kritik direksiyon hareketleriyle de devreye girebilen sistem, açık camları kapatarak ve kemerleri gergin hale getirerek trafik kazalarında can kaybı yaşanmasını engelliyordu. Panik durumu atlatılıp normal sürüş haline geri dönüldüğünde devreden çıkan sistem, otomatik olarak aldığı tedbirleri de eski haline getiriyordu.

2002 yılından beri yeni güvenlik önlemleri de üzerine eklenerek geliştirilmeye devam eden PRE-SAFE sistemine, 2017 yılında PRE-SAFE Sound isimli güvenlik önlemi dahil edildi. Bu sistem kaza anında oluşabilecek işitme kayıplarının önüne geçmek için geliştirilmişti.

Geçmişte yaşanan trafik kazalarını inceleyen Mercedes mühendisleri, kazalar sonucunda duyu kaybının fiziksel yeti kaybı kadar sık rastlanan bir olay olduğunu gözlemlemişti. Bu kayıpların önüne geçmek için araştırmalar yürüten mühendisler, öncelikle kaybın nedenini araştırmışlardı.

Camın kırılma anında çıkan, iki arabanın çarpışması sonucu duyulan ve hava yastıklarının patlama anında oluşan seslerin birleştiği anda 165 desibelden daha yüksek bir seviyeye çıktığını gören mühendisler, bu yüksek sesin kulağa vereceği hasarı önlemek için çalışmalara başlamıştı.

KULAĞI NASIL KORUYOR?

İnsan kulağının anatomik yapısını inceleyen Mercedes çalışanları, kaza anında kulak kaslarını kasılmış bir hale getirebilirlerse işitme kaybının önüne geçebileceklerini düşünmüşlerdi. Yüksek sesin iç kulağa gitmemesi için araştırmalar yürüten çalışanlar, Stapedius refleksini tetiklemeyi hedefliyorlardı.

Gücü sinyalle ters orantılı olan pembe gürültüyü kullanma fikri üzerine yoğunlaşan ekip, sonunda 80 desibel değerinde pembe gürültü üretecek bir sistem tasarladı.

Trafik gürültüsü, deniz dalgalarının sesi ya da bir şelale sesiyle benzer bir frekans karakteristiğine sahip olduğu belirtilen pembe gürültü, kaza anında kulak zarını gererek işitme kaybına sebep olabilecek sesin kulaktan yansımasını sağlıyor.

İç kulağı ve kulak zarını korumaya alan bu güvenlik önlemi, işitme kaybı yaşanma ihtimalini büyük oranda azaltıyor.

medyabold
Devamını Oku »

Oscar gecesi: En yakın, en uzak kim?

2019 Oscar Ödülleri bu gece sahiplerini bulacak. ABD’de bu yıl 91.si gerçekleştirilecek tören 225 ülkede televizyondan canlı yayınlanacak. Türkiye saati ile pazarı pazartesiye bağlayan gece, saat 3’te gerçekleşecek Oscar törenine 10 dalda aday olan “Roma” ve “The Favourite” filmlerinin damga vurması bekleniyor.

Oscar ödülleri Amerikan Sinematografik Sanatlar ve Bilimler Akademisi tarafından 1929 yılından beri veriliyor. Ödüller için yaklaşık 7 bin Akademi üyesi oy kullanıyor. 1500’e yakını oyuncu ve yönetmenlerden oluşan jüri üyeleri sadece kendi branşlarındaki isimler için oy kullanıyor. Örneğin, aktörler aktörler, yönetmenler de yönetmenler için oy kullanıyor. En iyi film içinse herkes oy verebiliyor. (Türkiye’den Nuri Bilge Ceylan, Gökhan Tiryaki ve Deniz Gamze Ergüven akademi üyeleri arasında) Akademi üyelerinin yüzde 86’sını 50 yaşın üzerindekiler, yüzde 77’sini erkekler oluşturuyor.

Alfonso Cuaron’un yönettiği Roma ve Yorgos Lanthimos imzalı Sarayın Gözdesi (The Favourite) en fazla kategoride yarışan filmler. 10’ar dalda Oscar adaylığı elde eden 2 yapımı, 8’er adaylıkla Bir Yıldız Doğuyor (A Star is Born) ve Vice takip ediyor. 7 dalda adaylık kazanan Black Panther ise Oscar’ın adayları arasında dikkat çeken bir diğer yapım. Black Panther, Oscar’a aday gösterilen ilk süper kahraman filmi olma unvanını da taşıyor.

En iyi film, Roma’ya mı gidecek?

Dijital film ve dizi platformu Netflix’in yapımı olan Roma filmi 10 kategoride aday. Meksikalı yönetmen Alfonso Cuaron’ın siyah beyaz çektiği film, katıldığı bütün yarışmalardan ödülle dönmüştü. Altın Aslan’ı Altın Küre’yi, Bafta 2019’u kazanan “Roma” filmi En İyi Film ve En İyi Yönetmen Oscarlarının da en güçlü adayı. En iyi film kategorisinin bir iddialı yapımı da Green Book. 1960’ların başında Amerika’nın Güney eyaletlerindeki ırkçılığı eleştiren film, bir Afro-Amerkalı ile İtalyan-Amerikalı arasında sınıfsal farklılıkları aşarak gelişen dostluğu anlatıyor. En iyi film dalının diğer adayları ise şunlar: “Bir Yıldız Doğuyor”, “Bohemian Rhapsody”, “Black Panther”, “The Favourite”, “BlacKkKlansman” ve “Vice”

En iyi yönetmen belli gibi!

En iyi yönetmen dalının şüphesiz en güçlü adayı Roma filminin yönetmeni Alfonso Cuaron. Bu kategoride neredeyse rakipsiz görülüyor. Onu zorlayacak isim olarak ise “BlackkKlansman” filminin yönetmeni Spike Lee’nin adı geçiyor. Bu dalda diğer adaylar Adam McKay/Vice , Yorgos Lanthimos/Sarayın Gözdesi, Pawel Pawlikowski /Cold War

Yabancı dilde en iyi filme 5 aday

Bu kategoride de Roma ödüle en yakın film. Japon yönetmen Hirokazu Kore-eda’nın “Arakçılar”ı ile Powlkowski’nin “Cold Var’”ı da bu kategorinin iddialı yapımlarından. Bu kategoride yarışan diğer iki film ise şunlar: Capernaum (Lübnan), Never Look Away (Almanya)

En güçlü isim Rami Melek

Bu dalda “Bohemian Rapsody” ile Rami Malek, ve Bir Yıldız Doğuyor ile Bradley Cooper öne çıkıyor. Diğer yarışmacılar ise şöyle: Viggo Mortensen, “Yeşil Rehber” Christian Bale, “Vice” ve Willem Dafoe, “At Eternity’s Gate”

Oliva Colman ve Gleen Close önde!

Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un filmi The Favourite / Sarayın Gözdesi” En İyi Senaryo dalında olduğu gibi En İyi Kadın Oyuncu dalında iddialı. The Favourite’te kraliçe rolüyle muhteşem bir oyunculuk ortaya koyan Olivia Colman bu ödülü alırsa kimse şaşırmayacaktır. Bu kategorinin en güçlü adayı ise “The Wife” filmindeki rolüyle usta oyuncu Glenn Close. “The Wife”da Nobel kazanan bir yazarın geri planda kalmış ama gerçekte başarının asıl sahibi olan karısını müthiş bir duyarlık ve ayrıntı zenginliği ile canlandırıyor. Bu kategoride yarışan diğer adaylar ise şunlar: Melissa McCarthy, “Can You Ever Forgive Me?” Yalitza Aparicio, “Roma”, Lady Gaga, “Bir Yıldız Doğuyor”

The Favourite bir adım önde

En Özgün Senaryo dalında yarışın Green Book ile The Favourite arasında geçmesi bekleniyor. Diğer adaylar ise: “Roma,” Alfonso Cuarón, “First Reformed,” Paul Schrader, “Vice” Adam McKay

Diğer kategoriler ve adaylar ise şöyle:

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Amy Adams (Vice)

Marina De Tavira (Roma)

Regina King (If Beale Street Could Talk)

Emma Stone (The Favourite)

Rachel Weisz (The Favourite)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Mahershala Ali (Green Book)

Adam Driver (BlacKkKlansman)

Sam Elliot (A Star Is Born)

Richard E. Grant (Can You Ever Forgive Me)

Sam Rockwell (Vice)

EN İYİ SİNEMATOGRAFİ (GÖRÜNTÜ YÖNETMENLİĞİ)

Cold War

The Favourite

Never Look Away

Roma

A Star Is Born

EN İYİ UYARLAMA SENARYO

The Ballad Of Buster Scruggs

BlacKkKlansman

Can You Ever Forgive Me?

If Beale Street Could Talk

A Star Is Born

EN İYİ FİLM ŞARKISI

All The Stars, Black Panther

I’ll Fight, RBG

The Place Where Lost Things Go, MPR

Shallow

When A Cowboy Trades His Spurs for Wings, Buster Scruggs

EN İYİ FİLM MÜZİKLERİ

Black Panther

BlacKkKlansman

If Beale Street Could Talk

Isle Of Dogs

Mary Poppins Returns

EN İYİ ANİMASYON FİLM

Isle Of Dogs

Mirai

Ralph Breaks the Internet

Spider-Man: Into the Spider-Verse

EN İYİ GÖRSEL EFEKT

Avengers: Infinity War

Christopher Robin

First Man

Ready Player One

Solo: A Star Wars Story

EN İYİ KISA BELGESEL

Black Sheep

End Game

Lifeboat

A Night at the Garden

Period. End Of Sentence

EN İYİ SES KURGUSU

Black Panther

Bohemian Rhapsody

First Man

A Quiet Place

Roma

EN İYİ KOSTÜM TASARIMI

The Ballad Of Buster Scruggs

Black Panther

The Favourite

Mary Poppins Returns

Mary Queen Of Scots

EN İYİ SES EFEKTİ

Black Panther

Bohemian Rhapsody

First Man

Roma

A Star Is Born

EN İYİ PRODÜKSİYON DİZAYNI

Black Panther

The Favourite

First Man

Mary Poppins Returns

Roma

EN İYİ BELGESEL

Free Solo

Hale County

Minding the Gap

Of Fathers and Sons

RBG

EN İYİ KISA ANİMASYON FİLM

Animal Behavior

Bao

Late Afternoon

One Small Step

Weekends

EN İYİ KISA FİLM

Detainment

Fauve

Marguerite

Mother

Skin

EN İYİ KURGU

BlacKkKlansman

Bohemian Rhapsody

The Favourite

Green Book

Vice

kronos
Devamını Oku »

Geçmişten bugüne Uludağ sergisi

Avrupa’nın ödüllü müzeleri arasında yer alan, nitelikli sergi ve etkinlikleri ile Bursa’nın önemli kültür mekânlarından Bursa Kent Müzesi, kuruluşunun 16’ncı yıldönümünde renkli bir sergiye ev sahipliği yapıyor: “Uludağ’ın Popüler Tarihi”.

İçinde bulunduğu yakın coğrafyanın en popüler dağı olarak bilinen, binlerce yıldır önemini ve değerini yitirmeyen, mitolojiden günümüze doğal güzellikleriyle varlığını sürdüren Uludağ’ın geçmişten günümüze her yönüyle ele alındığı “Uludağ’ın Popüler Tarihi” sergisi, Bursa Kent Müzesi sergi salonunda açıldı. Sanatçı İlhan Özer’in kurgusunu gerçekleştirdiği sergide Uludağ’ı binlerce yıldır popüler kılan doğal yapısı, bitki örtüsü, kuşları, kelebekleri, ağaçları, çiçekleri, suları, yazları, kışları, teleferiği, köyleri, Yeşilçam sinemasına sağladığı beyaz dekoru, haftalar süren kamp yaşamları, günübirlik piknik kültürü, yılbaşı ve sömestre tatillerinin vazgeçilmezi otelleri çeşitli materyaller ile gözler önüne seriliyor.

Bithynia Krallığı, Roma, Bizans ve Osmanlı uygarlıklarının heybetli tanığı Uludağ’ın her yönüyle ele alındığı sergide ayrıca, keşişlerin inzivaya çekildiği mekânlar ve varlığından mülhem markalar yazı, fotoğraf, eşya ve objeler eşliğinde anlatılıyor.

kronos
Devamını Oku »

Bir içsel yüzleşme yolculuğu

Serkan Çolak’ın ilk fotoğraf kitabı On the Road, yayımlandı. Psikiyatrist ve yazar Tolga Binbay’ın fotoğraflara eşlik eden ‘Ardından’ adlı metinleriyle sunulan kitapta 33 fotoğraf yer alıyor.

Self published olarak Mas matbaasında basılan 16,5×24 boyutlarındaki eser için Garda mat kağıt ve yumuşak kapak kullanılarak 500 adet kopya üretildi.

TOPLUMSAL BELGESEL’DEN İÇSEL YÜZLEŞMEYE

Bugüne kadar toplumsal belgesel fotoğraf çalışmalarıyla tanınan fotoğrafçının kitabında kendi ifadesiyle daha çok içsel çatışmalara ve yüzleşmelere yöneliyor.

Son on iki yılda çekilen fotoğrafların bir araya geldiği kitapta, somut bir yol hikayesinden öte yaşamın kendisinin bir yolculuk olduğu düşüncesine vurgu yapılıyor ve fotoğrafçının kendi görme biçimini de sorguladığı bir alan yaratılıyor.

‘BİR NEVİ DELİLİK…’

Çolak, On the Road kitabıyla ilgili olarak, “Altı aylık kitap yapım süreci benim için çok sağlam bir deneyim oldu” diyerek şunları söyledi:

“Kağıdın bile bazen zor bulunabildiği bu kriz ortamında, böyle bir işe kalkışmanın bir nevi “delilik” olduğunun farkındaydım. Ama hayat dediğimiz şu ‘on the road’ hâli, bütün bu normalizasyon içinde bulduğumuz “delilikler”den ibaret değil midir… Öyledir bence.”

Kitapta fotoğrafların bir parçası olan Tolga Binbay’ın yazdığı ‘Ardından’ başlıklı metinler için de Çolak, “Bir gün kaybedersek, hükümsüzdür diyebileceğimiz bir kafa kağıdı!” ifadesini kullanıyor.

GÖZDEN ÇIKAN FOTOĞRAFLAR SERGİDE

26 Şubat Salı akşamı No238’de kitabın bir lansmanının yapılacağını da söyleyen fotoğrafçı Serkan Çolak, “Aynı zamanda edit aşamasında bir nevi ‘gözden çıkardığım’ fotoğrafların sergileneceği “farklı” bir sergi yapacağım. “Farklı” dediğim şey ise benim için sergileme anlamında bu yöntem bir ilk olacak.” dedi.

GALERİ | Fotoğrafları büyük görmek için tıklayınız

kronos
Devamını Oku »

Yaşar Kemal’in Okunmasını Önerdiği 5 Kitap

“Bir yazar insanların macerasını çok iyi bilmelidir. Ancak o zaman çok iyi bir yazar olabilir.” Cümlesiyle yazmaya gönül verenlere yol gösteren Yaşar Kemal’in yaşamı söylediği sözün kanıtıdır. Öğretmen vekilliğinden ırgat katipliğine, sünger avcılığından pamuk işçiliğine kadar 40’ı aşkın işte çalıştı büyük usta.

Yaşar Kemal (1923-2015)

YAŞAR KEMAL’İN İLK BEŞİ

92 yıllık yaşamının her anını dolu dolu geçiren ve bunu eserlerine başarıyla yansıtan büyük ustanın mutlaka okunması gerektiğini düşündüğü beş eser şöyle…

medyabold
Devamını Oku »

Jehan Barbur’dan Şiir Kitabı

Ünlü şarkıcı Jehan Barbur’un yeni şiir kitabı ‘Düğüm Ağacı’ raflardaki yerini aldı. İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlanan kitap, etkileyici bir kapak tasarımına da sahip.

KALEMİ DE SESİ KADAR GÜÇLÜ
Jehan Barbur’un, çok sevilecek şiirlerini bir araya getirdiği Düğüm Ağacı kitabı İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlandı. Sesiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Barbur, dizelerinin gücü ve etkileyiciliği ile de şiir dünyasını fethediyor.

Kitabın arka kapağında yer verilen şu dizeler Barbur’un şiiri hakkında fikir vermek için yeterli.

‘Ormana kırk gece yağdırdım,
Ağırlığı bal, hançeresi kum…
Kırk kez diledim onu
Her biri kırk ayrı kırık geceden’
Hakkını vermeli yaradan
Yarattığı boz ceylandır ki, hep kırmızı olmayı düşlerken
‘Şimdi dile benden ne dilersen!’

DÜĞÜM AĞACI DÖRDÜNCÜ KİTABI

Albümlerinin yanı sıra birçok dergiye, gazeteye köşe yazıları ve şiirler yazan Jehan Barbur, 2013’te öykü ve şiirlerden oluşan Çatıdaki Çimenler–Sen’e Yazılar adlı ilk kitabını, 2016’da yirmi isimle yaptığı röportaj derlemelerinden oluşan Baba Öyküler ve 2017’de Sevmediğim Atlaslar şiir kitabını yayınladı.

medyabold
Devamını Oku »

Guaido: Hükümetten üst düzey yetkililer Türkiye’ye kaçtı

Venezuela’da kendini geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro yönetiminde yer alan bazı üst düzey yetkililerin Türkiye’ye kaçtığını iddia etti.

Guaido, kişisel Twitter heabından yaptığı açıkalamada, “Askerler henüz, herkesi kınayan üst düzey yetkililerin zaten Türkiye’ye kaçtığını bilmiyor” ifadesini kullandı.

Ülkeye ilk insani yardımların Brezilya sınırından girdiğini de söyleyen Guaido, “İnsani yardımların ilki Brezilya sınırından Venezuela’ya girdi. Bu Venezuela için büyük bir başarıdır” açıklamasında bulundu.

Guaido, “Chavezci” halka kendisini destekleme çağrısında bulunduğu görüntüde ise “Bu mücadele bütün Venezuelalılar için. Venezuela’nın bugün size ihtiyacı var, bugün bizim birlik olmamıza ihtiyacı var. Sizleri, halkımızı korumaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

kronos
Devamını Oku »

Adım adım ‘güvenli bölge’ye: 400 ABD askeri Suriye’de kalacak

Beyaz Saray’dan üst düzey bir Trump yönetimi yetkilisine göre Suriye’de toplam 400 Amerikan askeri kalacak. Askerlerin yarısı Suriye’nin kuzeydoğusunda yarısı da Suriye’nin Ürdün sınırı yakınındaki El Tanf Üssü’nde görev yapacak.

ABD Başkanı Donald Trump Aralık ayında IŞİD’in Suriye’de yenilgiye uğratıldığını ve iki bin Amerikan askerinin Suriye’den çekileceğini söylemişti.

Ancak Trump danışmanları tarafından yaklaşık 200 Amerikan askerinin Suriye’nin kuzeydoğusunda müzakereleri hala devam eden güvenli bölgenin oluşturulması ve gözlemlenmesi için Avrupalı müttefiklerin de katkı sunacağı 800-1500 askerden oluşan uluslararası güç kapsamında Suriye’de kalması konusunda ikna edildi.

ABD Başkanı Trump, Suriye’de Amerikan askerlerinin kalacak olmasının Aralık ayında Suriye’den 2 bin Amerikan askerinin çekileceğini söylediği açıklamasından geri adım anlamına gelmediğini savundu.

Yaklaşık 200 Amerikan askerinin de Suriye’nin Irak ve Ürdün sınırına yakın noktada bulunan stratejik Amerikan üssünde görev yapması bekleniyor.

El Tanf Üssü Suriye’nin Irak sınırının IŞİD savaşçılarının kontrolu altında olduğu dönemde kurulmuştu. Militanlar bu bölgeden püskürtüldüğünden bu yana El Tanf Amerika’nın bölgede İran’ın askeri varlığını çevreleme stratejisinin bir parçası olma rolünü üstlendi.

Amerika’nın Sesi (VoA) bülteninde yer alan habere göre, Amerika Genel Kurmay Başkanı Joseph Dunford Suriye’nin kuzeydoğusunda kurulacak güvenli bölge için Avrupalı müttefiklerle temasta. Üst düzey yetkiliye göre Amerika ve Avrupa ülkelerinden muharip birlikler, IŞİD’le mücadeleye destek veren Kürt güçler ve terör örgütü olarak nitelediği YPG unsurlarıyla kendisine yönelik tehditlerden endişe duyan Türkiye arasında çatışma yaşanmamasını sağlayacak.

Yetkiliye göre güvenli bölgenin amacı İran’ın bölgedeki nüfuzuna karşı da bir rol üstlenmek olacak. Reuters haber ajansına konuşan yetkili “Dün Başkan’dan birkaç yüz asker talebinde bulundum. O da evet dedi” ifadelerini kullandı.

Başkan Trump’ın kararı Erdoğan’la görüşmeden önce aldığını ve telefon görüşmesinde de Erdoğan’a Türk askeri yetkililerin Washington ziyareti sırasında Amerikalı mevkidaşlarıyla görüşmeleri sürdürmeleri önerisinde bulunduğu belirtiliyor.

Şimdiye kadar Avrupa ülkeleri Washington’ın bölgeye yönelik taahhüdünün devam edeceği konusunda sağlam bir söz almadan olası bir uluslararası güce asker katkısı yapma konusunda isteksiz davranmıştı.

Yetkiliye göre, Cuma günü itibariyle Suriye’de güvenli bölge konusunda Avrupalı müttefiklerden asker sayısına ilişkin somut bir taahhüt gelmedi. Görüşmelerin devam ettiğini söyleyen yetkili “Çok iyimserim ama henüz süreç sonuçlanmadı” dedi.

Amerika Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Amerika’nın müttefiklerinin Suriye’deki çabalarını arttıracaklarına inandığını söyledi. Dunford, “Suriye’de yürüttüğümüz ana misyonda bir değişikilik yok. Tehdit değiştiği için imkan ve kaynaklar da ona göre yeniden ayarlanıyor” dedi.

Başkan Trump Aralık ayında Suriye’de IŞİD’in yenilgiye uğratıldığını ve ülkede bulunan 2 bin Amerikan askerinin tamamen çekileceğini söylemişti. Trump Suriye’den çekilme kararını açıklaması sonrası kendi danışmanlarının ve başta Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham olmak üzere çok sayıda Kongre üyesinin tepkisiyle karşılaşmıştı. Trump Suriye politikasını, IŞİD’le mücadele eden ve Türkiye’nin operasyon yapmakla tehdit ettiği Kürt güçleri koruyacak ve Amerika’nın ülkedeki varlığını İran etkisine karşı bir tampon görevi görecek şekilde değiştirmesi yönünde baskıya maruz kalmıştı.

SURİYE DEMOKRATİK GÜÇLERİ KARARDAN MEMNUN

Suriye’de ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin komutanı IŞİD’le mücadeleya devam edilmesi için Suriye’de 1000-1500 civarında uluslararası gücün kalması çağrısında bulunmuştu. Beyaz Saray’ın Suriye’de 400 Amerikan askerini bırakma kararından Suriye’nin kuzeydoğusundaki yönetim de memnun.

ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin dış ilişkilerinden sorumlu yetkilisi Abdulkerim Ömer, Beyaz Saray’ın bu kararını olumlu değerlendirdiklerini, bu kararın bölgeyi koruyacağını ve Avrupa devletlerine de askerlerinin Suriye’de kalmaya devam etmesi yönünde teşvik edebileceğini söyledi.

Abdulkerim Ömer, “Bu karar terörizme karşı uluslararası koalisyonda yer alan ortaklarımız başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerini de Suriye’de kalmaları konusunda teşvik edebilir. Bir grup Amerikan askerinin ve sayıca daha fazla olacak olan diğer koalisyon askerlerinin Suriye’de kalması bölgenin korunması ve bölgede istikrarın sağlanmasında rol oynayacaktır” diye konuştu.

Suriye Demokratik Güçleri’nin ana omurgasını Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü YPG oluşturuyor. Kürt yetkililer Amerika’nın bölgeden tamamen çekilmesinin bir güvenlik boşluğuna sebep olacağını ve bunun da Türkiye’ye uzun süredir dile getirdiği operasyonu başlatma imkanı verecek olmasından endişe ediyordu.

SENATÖR GRAHAM’DAN KARARA DESTEK

Daha önce Başkan Trump’ın Suriye’den tamamen çekilme kararını sert bir şekilde eleştiren ve geçtiğimiz ay Türkiye’de de temaslarda bulunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Beyaz Saray’ın son kararını olumlu karşıladıi. Yazılı bir açıklama yapan Graham Başkan Trump’ın Amerika’nın Irak’ta karşı karşıya kaldığı sorunlardan kaçınmasını sağlayacak askeri tavsiyeleri dinlediğini belirtti.

Sonrasında CNN’e konuşan Senatör Graham, kararın Suriye’de elde edilen kazanımların kaybedilmemesini, IŞİD’in geri gelmemesini, İran’ın olası bir boşluığu doldurmak için harekete geçmemesini ve son olarak da Kürt güçlerle Türkiye arasında bir çatışma olmamasını sağlayacağını söyledi.

kronos
Devamını Oku »

Sabah’ın iki muhabiri Yunanistan’da ‘şüphe’ üzerine gözaltına alındı

Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Yunan-Fransız koleji yakınlarında iki Türk gazeteci gözaltına alındı.

Salı akşamı meydana gelen olayda iki erkek okulun etrafında yürürken görüldü. Atina’daki Agia Paraskevi banliyösünde bulunan okulun etrafında dolaşan kişilerden şüphelenen çevre sakinleri polisi aradı.

Olay yerine gelen polis iki kişiyi gözaltına alarak karakola götürdü. Karakolda kendilerini tanıtan şüpheliler Türkiye’de yayınlanan Sabah için çalıştıklarını söyledi.

Durum, dailyhellas.com‘un haberine göre, Yunanistan’ın güvenlik kurumlarına iletildi ve soruşturulmaya devam ediliyor.

kronos
Devamını Oku »

‘Erdoğan, Suriye’de Müslüman Kardeşler’i başa getirmek istiyor’

Erdoğan’ın bunu başka ülkelerde de denediğini hatırlatan Buseyna Şaban, Suriye’nin seküler çoğulcu bir devlet olduğunu ve dini partilere izin verilmediğini vurguladı.

Şaban, Al Mayadeen televizyonuna yaptığı açıklamada, “Erdoğan’ın Suriye’ye karşı bu savaşın başlamasından önce yapmak istediği ve hâlâ yapmayı denediği şey, Müslüman Kardeşler’in tanınması ve Suriye yönetiminin bir parçası olması…” dedi.

ESAD: ERDOĞAN, ABD İÇİN PARALI ASKER 

Sputnik‘in haberine göre, Şaban’ın açıklamaları, Esad’ın Erdoğan’a benzer bir suçlama yönettiği konuşmasının hemen ardından geldi. Esad, “Müslüman Kardeşler’in Erdoğan’ı, olayların arkasında kendisi varmış gibi gözükmeye çalışıyor. Sinirlendiği zaman ‘Sabrımız kalmadı’ gibi tehditler savuruyor. Aman ne büyük sorun! Erdoğan aslında Amerikalılar için küçük bir paralı asker” demişti

kronos
Devamını Oku »

Apple’dan uygun fiyatlı cihaz bekleyenlere “yenilenmiş ürün” çözümü

Astronomik fiyatları nedeniyle Apple ürünlerine sahip olamayanlar için firma yeni bir yöntem buldu. “Yenilenmiş cihazlar”….

Fiyat politikası ile çok eleştirilen Apple’ın her geçen gün fiyatları daha da ulaşılamaz hale gelen cihazlarını almak, toplumun geneli için gittikçe zorlaşmaya başladı. Hal böyle olunca Apple, farklı bir çözüm ortaya çıkardı: Baştan aşağı yenilenmiş cihazlar.

Apple, kendi sitesinde “yenilenmiş cihazlar” adı altında yeni bir sistem başlattı. Şirkete herhangi bir nedenle geri getirilen cihazların onarılıp tekrar kusursuz şekilde işleyen hale getirilmesiyle gerçekleştirilen uygulama büyük yankı uyandırdı.

iPhone, iPad, Apple Watch gibi ürünleri kapsayan bu uygulama, kullanıcıya aynı ürünü çok daha uygun fiyata alabilme imkanı sunuyor. Ürünleri satan Apple olunca, garanti konusunda da endişeye gerek kalmıyor. Çünkü şirket, yeniden hayata döndürdüğü cihazlar için 1 yıl garanti veriyor.

Apple fanlarının, sadece ürünlere değil yeni bir cihaz alındığı zaman gelen Apple kutusuna karşı da büyük bir hayranlıkları var. Bu durumun farkında olan firma, yenilenmiş ürünleri de tıpkı hiç kullanılmamış ürünlerde olduğu gibi orijinal kutusu ve aksesuarları ile birlikte satışa sunuyor.

medyabold
Devamını Oku »

Yapay zekalı ilk kadın spiker gelecek ay Çin’de göreve başlayacak

Çin haber ajansı Xinhua, yapay zeka destekli erkek spikerden sonra, yine yapay zeka tabanlı kadın spiker kullanmaya başlayacağını açıkladı.

Çin’in devlet haber ajansı Xinhua, Xin Xiaomeng adlı tamamen bilgisayar tarafından üretilmiş yapay zekalı bir kadın haber sunucusunu önümüzdeki ay kullanmaya başlayacağını duyurdu. Xinhua’ya göre yeni nesil haber sunucusu, kendi tanıtımını mart ayının başındaki “Two Sessions” siyasi toplantılarında yapacak.

Ajans, yapay zekadan oluşan haber sunucusunun pembe ve kestane rengi bir elbise giymiş fotoğrafını da yayınladı. Xin Xiaomeng, ajans için çalışacak yapay zeka tabanlı ikinci haber spikeri konumundayken, Sogou arama motoru ile birlikte geliştirilmiş.

Sogou, daha önce kanalın İngilizce bültenlerde kullanılmak üzere dünyanın ilk yapay zekalı erkek haber spikerinin de geliştirilmesinde yardımcı olmuştu. Xin şu an için Çince konuşuyor. Gelecekte İngilizce konuşup konuşmayacağı ise bilinmiyor.

Yapay zeka sunucunun seslerini, dudak hareketlerini ve yüz hareketlerini oluşturmak için kullanılırken, gerçek insanların hareketlerine oldukça benziyor.

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye, tanzim satışları tartışırken… İsrail Ay’a uzay aracı gönderdi

İsrail’in Beresheet isimli ilk insansız uzay aracını taşıyan SpaceX firmasına ait Falcon 9 roketi, ABD’nin Florida’daki Cape Canaveral Uzay Üssü’nden Ay’a gönderildi.

Görev başarılı olursa İsrail, Rusya, Çin ve ABD’nin ardından Ay’a araç gönderen dördüncü ülke olacak. Aracın yolculuğunun 11 Mart’ta bitmesi bekleniyor.

 

kronos
Devamını Oku »

ABD: Askerlerimiz bir süre daha Suriye’de kalacak

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders açıklamasında, “Yaklaşık 200 askerlik barışı koruma görevli küçük bir grup Suriye’de bir süre daha kalacak” ifadesini kullandı.

Konuyla ilgili başka bir detay vermeyen Sanders’ın açıklamasının Erdoğan-Trump görüşmesinin hemen ardından yapılması dikkati çekti.

ABD Başkanı Donald Trump, aralık ayında yaptığı açıklamada, Suriye’de IŞİD’in neredeyse tamamen bitirilme noktasına geldiğini ve artık Amerikan askerlerinin bu ülkeden çekileceğini ifade etmişti.

kronos
Devamını Oku »

Türk müdürün 9 yaşındaki çocuğa tacizi Kırgızistan Meclisi’nde

Devamını Oku »

Vatikan Büyükelçisi Göktaş: İki lider, Papa ve Erdoğan…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın basın danışmanlığını yürütmesinin ardından Türkiye’nin Vatikan Büyükelçiliği’ne atanan Lütfullah Göktaş, Roma’ya geldi.

Lütfullah Göktaş Fiumicino Havalimanı’nda, Vatikan’ın içişleri bakanlığı seviyesindeki Genel İşler Birimi yetkilisi bir din adamı tarafından karşılandı. İkili VIP Salonu’nda bir süre sıcak bir atmosferde sohbet etti.

Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nin onuruna verdiği yemeğe katılmadan önce açıklama yapan Göktaş, 2011’de dönemin başbakanı Erdoğan’ın basın danışmanlığına getirilmeden önce 20 yılı aşkın süre İtalya’da gazetecilik yapmış olmasına atıfla, “Burada uzun yıllar çalışmıştım. 8 yıl aradan sonra tekrar geri döndüm. Bu kez büyükelçi olarak döndüm. Türkiye-Vatikan ilişkilerinin son derece iyi olduğu bir dönemde bulunuyoruz. 2 liderin karşılıklı ziyaretleri (Papa Francesco ile Cumhurbaşkanı Erdoğan), ilişkilerde net bir iyileşme sağladı diyebiliriz” diye konuştu.

Bunun etkisinin halen kendisini hissettiriyor olduğunu ifade eden Göktaş, “Bizim de temel hedeflerimizden birisi, bu ilişkileri daha da iyi noktaya taşımak olacak” dedi.

 

Göktaş, önümüzdeki haftalarda Papa Francesco’ya güven mektubunu sunduktan sonra resmi görevinin başlayacağını da ekleyerek, “Rabbim inşallah hayırlı işler yapmayı nasip eder diyoruz” diye konuştu.

 

kronos
Devamını Oku »

Avrupa, Türkiye ile üyelik müzakerelerini askıya alıyor

Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi, Türkiye Raportörü Kati Piri’nin Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınmasını teklifini kabul etti. Teklif, 7’ye karşı 47 oyla kabul edildi.

Piri, raporunda Türkiye’deki başkanlık sistemini “açıkça otokratik” bir yönetim olarak değerlendirirken, Türkiye’de “demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında ciddi gerileme” olduğu kaydedildi.

AP’nin 12 Mart’ta Strasbourg’daki genel kurul oturumunda tartışılıp, 13 Mart’ta oylanacak taslak kararla ilk defa Türkiye-AB müzakerelerinin askıya alınması tavsiyesinde bulunulmuş olacak.

YOLSUZLUK, BASKI, HAK İHLALLERİ… 

Euronews‘ın aktardığına göre, raporda Türkiye’de önüne geçilemeyen yolsuzluk olayları, insan hakları ihlalleri, Türk istihbarat örgütünün Diyanet İşleri Başkanlığı’nı muhaliflere baskı uygulamak için kullanması, 160 basın kuruluşunun kapatılması, LGBT grupları dahil insan hakları savunucularının haklarının ihlal edilmesi, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın sebepsiz yere hapiste tutulması ve Avrupa Birliği ülkelerine yapılan iltica başvurularının tavan yapması yer alıyor. Ayrıca 2015 yılından bu yana devam eden yeni İstanbul Havalimanı çalışmalarında 38 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatılarak bu kapsamda kötü çalışma koşullarını protesto eden kişilerin cezaevine gönderilmesi sert bir dille eleştiriliyor. Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan insan hakları ihlallerine barışçıl çözüm üretilmesi gerektiği ifade ediliyor.

DEMOKRATİK REFORM TALEP EDİLİYOR 

Hollandalı Avrupa Milletvekili Kati Piri’nin kaleme aldığı raporda, Gümrük Birliği’nin yenilenmesine kapıların açık bırakılması gerektiği zira demokratik reformlara yol açabileceği ifade ediliyor.

Raporda OHAL’in fiili olarak devam ettiği, OHAL prosedürlerinin halen yerel idare ve makamlarca devam ettirildiği yer alıyor. İfade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve mal edinme özgürlüğü konusunda çok ciddi geriye gidişin olduğu ve bundan endişe duyulduğu belirtiliyor.

150 BİN KİŞİNİN GÖZALTINA ALINMASI RAPORTA

Terör iddiaları sebebiyle 150 bin kişinin göz altına alınması ve 78 bin kişinin tutuklanmasından çok derin endişe duyulduğu ve bu davaların çoğunda kesin kanıt olmadan işlem yapıldığı belirtiliyor.

Raporda Gülen Hareketi ve muhaliflere baskı uygulamak için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türk istihbarat kurumu tarafından kullanılmasının büyük endişeye sebep olduğu ifade ediliyor. Bu durumun Avrupa ülkelerinin egemenlik haklarını ve sosyal düzenini tehdit ettiği belirtilerek bu konuda Avrupa ve üye ülkelerin güvenlik birimleri göreve davet ediliyor.

TUTUKLU VE ŞÜPHELİ YAKINLARINA PASAPORT İPTALİ AVRUPA GÜNDEMİNDE

Pasaportların tutuklu veya şüpheli yakınlarını da kapsayacak biçimde iptallerinden ciddi endişe duyulduğu ifade ediliyor, bu sürecin idari olarak denetlenmesi ve adli olarak desteklenemeyen iptallerin kaldırılması talebinde bulunuluyor.

HUKUKSUZ İNSAN KAÇIRMALARA TAVİZ YOK

Türk Hükümetini’nin 3. ülkelerde Türk vatandaşlarını rahatsız etme, kaçırma, gizli takip ve ihbar hatları açma gibi yöntemleri sert bir dille kınanıyor. İllegal kaçırma operasyonlarından ve 18 ülkeden 101 Türk vatandaşının iadesinden derin endişe duyulduğu ifade ediliyor. İnterpol’ün hiçbir şekilde Türk muhaliflerini, insan hakları savunucularını ve gazetecileri hedeflemek için kullanılamayacağı hatırlatılıyor.

OHAL KOMİSYONU MERCEK ALTINDA

OHAL Komisyonu’nun sadece yüzde 7 olumlu sonuç verdiği ve 81 bin dosyanın hala işlem beklediği hatırlatılıyor. İşten atılan kişinin ve ailesinin üzerinde başta ekonomik olmak üzere çok sert sonuçlar doğurduğu ve adeta sosyal ve profesyonel hayatta damgalandıkları belirtiliyor. Türk hükümetinden bu kişilerin uluslararası hukuk standartlarına uygun şekilde maddi ve manevi kayıplarının tazmin edilebileceği şekilde bir mekanizmanın kurulması talep ediliyor.

4 BİNDEN FAZLA HAKİM VE SAVCININ İŞTEN ATILMASI…

4 binden fazla hakim ve savcının işten atılmasının hukukun bağımsızlığı ve tarafsızlığına tehdit oluşturduğu belirtiliyor. 570 avukatın da tutuklanmasının savunma ve adil yargılanma hakkına engel olduğu ifade ediliyor.

Sendika üyeliğinin suç delili olarak ele alınmasından derin bir endişe duyuluyor ve bunun ülkede sendikal hakların gelişmesine yönelik ciddi bir engel teşkil ettiği belirtiliyor.

TÜRKLER AB’DEN SIĞINMA İSTEYEN 5’İNCİ GRUP

OHAL’in başlatılmasından bu yana Türk vatandaşlarından gelen sığınma başvurularının çarpıcı biçimde arttığı vurgulanıyor. Avrupa Sığınma Destek Ofisi’ne göre, Türkiye’nin vatandaşları Avrupa Birliği ülkelerine sığınma talebinde bulunan beşinci ülke konumuna yükselmesi endişeye neden olduğu belirtiliyor. Eylül 2018 rakamlarına göre 16 binden fazla iltica başvurusunun hala karara bağlanması gerektiği ifade ediliyor.

YOLSUZLUKLARI AVRUPA UNUTMADI

Türkiye’de yolsuzluğun birçok alanda yaygın olduğu vurugulanıyor ve bir önceki raporda yer alan uyarılar hatırlatılıyor. Yolsuzluk davalarında soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyet sicil kaydının, özellikle üst düzey yolsuzluk davalarıyla ilgili olarak zayıf kalmasından endişe duyulduğu belirtiliyor.

Rapor üye ülkelerin, Türkiye’de risk altında bulunan insan hakları savunucularına desteklerini artırmaları gerektiğini belirtiyor. Türkiye’ye İnsan hakları savunucularına yönelik AB kurallarının tam olarak uygulanması için çağrıda bulunuluyor.

Yıllık Türkiye İlerleme Raporu’nun önümüzdeki Mart ayında Strasbourg’da bulunan Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda yapılacak oylamada kabul edilmesi bekleniyor.

kronos
Devamını Oku »

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Kontrollü darbeyse Yenikapı’ya niye geldin?

AKP’nin genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN TÜRK-Kanal D ortak canlı yayınında Hande Fırat ve Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı.

Erdoğan, programda kaçak yapılaşma konusuna değinerek, “En son bir felaket yaşadık Kartal. 3 kat izin almış, 3 kat izni 8 kadar 10 kata çıkarmış. Bu tamamen kaçak yapılaşma. İstanbul’un da Türkiye’nin deTarihi eserler vs. Katar-Türkiye-KİPTAŞ işbirliği ile yıkılıp aslına uygun şekilde inşa edilecek. değişik yerlerinde hepsinde buna benzer kaçak yapılaşmalar var. Bu kaçak yapılaşmalar bizi tehdit ediyor. İstanbul’un deprem bölgelerinde bu sıkıntılar var. Buralar deprem bölgesi, buralarda sıkıntılar var. Büyük depremde faturası ne olur belli değil. Ama ben bundan endişeliyim, korkuyorum” dedi.

‘ENDİŞELİYİM, KORKUYORUM’

Erdoğan kaçak yapılaşma konusunun üzerinde özellikle durdu. Erdoğan bu konuyla ilgili gelen soruya şu yanıtı verdi:

Bizde bir anlayış var. Her evde bir tane otomobil olurdu, şimdi yetmez iki olsun, üç olsun böyle bir anlayış var. Fazla otomobil anlayışı olunca da araç park etmede sıkıntı yaşanıyor. Dikey mimarinin getirdiği anlayışla onların altında otopark oluyor ancak daha önceki yapılaşmalarda apartman altında otopark yok. Sokağa otomobilini park ediyor. En ufak bir yangında itfaiyenin girmesini engelleyen durumlar. En son bir felaket yaşadık Kartal. 3 kat izin almış, 3 kat izni 8 kadar 10 kata çıkarmış. Bu tamamen kaçak yapılaşma. İstanbul’un da Türkiye’nin de değişik yerlerinde hepsinde buna benzer kaçak yapılaşmalar var. Bu kaçak yapılaşmalar bizi tehdit ediyor. İstanbul’un deprem bölgelerinde bu sıkıntılar var. Buralar deprem bölgesi, buralarda sıkıntılar var. Büyük depremde faturası ne olur belli değil. Ama ben bundan endişeliyim, korkuyorum.”

‘ŞU AN ÇOCUKLAR ÇOCUKLUĞUNU YAŞAYAMIYOR’

Erdoğan kaçak yapılaşmayla ilgili sözlerine şöyle devam etti:

Akıllı şehir uygulamasıyla da teknolojiyi insanlarımıza getirelim. Eksikleri tespit ediyoruz. Komşular şu an birbirlerini tanıyor mu, tanımıyor. Şu an çocuklar çocukluğunu yaşayamıyor. Sitenin ortasında bir oyun parkı varsa bu onlar için en büyük zenginlik. Millet bahçeleri bizim tuttu. AK Partili belediyeler hemen başladılar. Bahçenin köşesinde 250-1000 metrekare millet kıraathaneleri yapılıyor.”

‘TARİHİ ESERLER KATAR-TÜRKİYE-KİPTAŞ İŞBİRLİĞİ İLE YIKILACAK’

“Yatay şehirleşmeye öncelik verdik. Süleymaniye’nin etrafı şu anda yenileniyor. Tarihi eserler vs. Katar-Türkiye-KİPTAŞ işbirliği ile yıkılıp aslına uygun şekilde inşa edilecek. Bitince bambaşka olacak. Halk ile birlikte yönetim de bir diğer adım. Karar alınacaksa onlarla birlikte alınacak. İsraftan çok çok uzakta tasarruflu bir belediyecilik. Rüşvet ve suiistimalle değil. Manifestodaki 11 başlık içinde uyguladıklarımız var uygulayamadıklarımız var maalesef. Biz belediyelerimize sürekli uyarılarda bulunmuşuzdur.”

‘BİZ HALKIMIZI ZULME TESLİM EDEMEYİZ’

Erdoğan, “Kayyum atamaları olacak mı?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

Terörle ilişkisi olmayan seçim kazanmışsa, o insanlara adımımız olmaz. Ama terörle ilişkisi seçim öncesi tespit edilememişse, daha sonra tespit edilirse onu orada tutmayız. Bunu ben değil yasalar söylüyor. Devletten aldığı parayı Kandil’e boca ediyorlar. Biz bu milletin parasını yatırım yapsınlar diye ödüyoruz. Tabi ki kayyumlar atanabilir. Bu kanunun, hukukun verdiği bir haktır. Biz halkımızı zulme teslim edemeyiz. Yerelde beka olmayınca genelde de olmaz. Zillet İttifakı kendi içinde koltuk kavgasında. Bizim böyle bir derdimiz yok. Kayyum atamalarında geç kaldık biz geç. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Bu ülkeyi bölmek isteyenlerle yapılan ittifakı ne tarih ne millet affetmeyecektir.

KILIÇDAROĞLU’NA: NEDEN YENİKAPI’YA GELDİN

Erdoğan 15 Temmuz darbe girişimine ‘kontrollü darbe’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yanıt verdi. Erdoğan, “Tutarı hiç olmayan ‘kontrollü bir darbe girişimidir’ diyor. Bu kontrollü bir darbe girişimi ise senin 7 Ağustos’ta Yenikapı’da ne işin var? Neden geldin? Seni o kadar sıkıştırdılar ki Yenikapı’ya geldin. Gece 01.15’te Atatürk Havalimanı’na iniyorum sen ise 23.15’te iniyorsun, ‘FETÖ’ kontrolündeki tanklar içinden geçip Bakırköy’e gidiyorsun. Bay Kemal’in kullandığı bu sözü, ‘FETÖ’ elebaşısı da aynı sözü kullandı. 16 Temmuz’da ‘kontrollü darbe’ dedi, orada kendisi açığa çıktı.

‘SAYIN TRUMP ÖNEMLİ BİR BÜYÜKELÇİMİ GÖNDERİYORUM DEDİ’

Trump ile yapılan görüşme sorulan Erdoğan, “Açıklamada da anladığınız gibi, aramızdaki ikili görüşmelerimiz genel itibariyle olumlu geçmektedir. Bunda da Suriye konusuna gelince, olumlu bir görüşme yaptık diyebilirim. Savunma Bakanımız Washington’daydı. O da görüşmelerini yaptı. Bu görüşmeler ile birlikte iş daha iyi noktaya gelecek. Net bilgileri Sayın Bakan’dan alacağım. 75 milyar dolar hedefimiz de çok çok önemliydi. Patriotlar meselesi… “Sizin döneminizin değil Obama döneminin getirdiği neticedir. O zaman biz talep ettik. Obama Kongre’den bunu halledebilseydi bu noktaya gelmeyecektik.” Kendisi de bana ‘çok haklısınız’ dedi. Trump, Amerika’ya davet etti. Önce ‘ben sizi bekliyorum’ dedim. Tabii öbür tarafta bizim Rusya Federasyonu ile olan ilişkiler olumlu bir şekilde devam ediyor. Şimdi Sayın Trump ile görüşmelerimizde netice alabiliyoruz. Geçmişte bunlar yoktu. Çok önem verdikleri bir ismi Türkiye’ye Büyükelçi olarak atadılar. 1-2 hafta içinde göreve başlayacak. Kendisiyle konuştuğumda, ‘çok önemli bir büyükelçimi gönderiyorum’ dedi. Anlık adımları atma imkanımız olacak. 31 Mart’tan sonra belki ben bir Washington ziyareti yapma durumum olabilir. Belki kendisi Türkiye’ye ziyarette bulunabilir. Bu konular bizim için önem arzediyor. 75 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmamız, Rusya ile 100 milyar dolar hedefimiz sıradan olaylar değil. Bu adımları atarak iyi bir konuma geleceğiz” dedi.

‘LİDER KONUMUNDAKİ ‘FETÖ’CÜLERİ DE TOPARLIYORUZ’

Gülen hakkında ise Erdoğan, “Şu an itibariyle bize net ulaşan bir şey yok. Biz tabi elimize geçen belgeyi ABD’ye ulaştırıyoruz ve takipçisiyiz. ABD dışındaki ülkelerde de takibini yapıyoruz. Öncü lider konumundaki ‘FETÖ’cüleri de toparlıyoruz. Yargılanmaları devam ediyor” dedi.

AB SÜRECİ: MİLLETİME GİDERİM

AB süreci sorusu yöenletilen Erdoğan, “Her şeyden önce Avrupa Parlamentosu’nun almış olduğu bu kararın bir kıymet-i harbiyesi yoktur. AB büyük bir kriz içerisinde. İlk adım Brexit’ti. Bunu diğerleri takip edecek gibi. Ortada bir boşluk var. Diğer ülkelerde de sıkıntılar var. AB kurumları da bu krizden etkileniyor. AB’nin şuanda Avrupa’ya bile faydası yok. Dünya 5’ten büyüktür diyoruz ya… AB bunu yakalayamadı. Avrupa da AB’den büyüktür. Bunu bir defa bilmemiz gerekiyor. ‘Türkiye’yi neden almıyorsunuz’ dediğimizde, ’81 milyon nüfusunuz var’ diyorlar. Dilinizin altındaki baklayı çıkarın, çıkarmıyorlar. Bunu bir zamanlar Fransa Dışişleri Bakanı’ndan dinledim. ‘Siz Müslümansınız sizi AB’ye almazlar’ dedi, bu kadar açık. O günden bu güne de devamlı oyalama, devamlı oyalama. Bizim de bir B, bir C planımız olmak zorunda. Hâlâ aynı şeyleri yapıyorlar. İşi sürüncemede tutuyorlar. Olur ya da olmaz… Türkiye AB’ye her şeyiyle bağlı konumda değil. Bugün de aynı kafadayım; Kopenhag olmazsa Ankara kriterleri olur. Milletime giderim ‘devam’ mı diyor, devam. ‘Tamam’ mı diyor, tamam. ‘Ben AB üyesiyim’ diyen ülkelerin birçoğunda bizim izlerimiz var” diye cevap verdi.

KAŞIKÇI CİNAYETİ: BUNLAR DÜNYAYI ENAYİ ZANNEDİYOR

Erdoğan gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonlosluğu’nda öldürülmesi hakkında ise, “Kasetleri herkese dinlettik. Burada ortak bir eylem var. Bu ortak eylemin talimatını veren kim? Bunun ortaya çıkması lazım. Hatta Dışişleri Bakanları. Şimdi görevden alındı. ‘Yerli işbirlikçi ile yapıldı’ dedi. Yahu bu nasıl iş ki, dışarıda nişanlısı bekliyor, Cemal Kaşıkçı arka kapıdan çıkıp gidiyor. Bunlar dünyayı enayi zannediyor. ‘Ben kesmeyi çok iyi bilirim’ diyen bir ahlâksız var orada. Adli Tıp’çıymış kendisi. Bunu Veliaht Prens bilmeyecek de kim bilecek? Talimat veren isim belli. ABD’den gelen heyet bile kararı adeta kendi aralarında vermiş konumunda. Ama konuşamıyorlar. BM’den gelenlere, CIA’den gelenlere bunları dinlettik. Biz ortadayız her şeyimizle bunu söylüyoruz. Şimdi Suudi Arabistan, Türkiye ile olan ilişkilerini farklı bir noktaya götürüyor. Her zaman bizi bir sözümüz var; Abdestinden şüphesi olmayanın, namazından şüphesi olmaz. Senin kendinden şüphen yoksa ne korkuyorsun? Açıkça çık ortaya. Sağa sola dolar, petrol dağıtmakla bu iş çözülmez” diye konuştu.

YENİ ASKERLİK SİSTEMİ

Erdoğan yeni askerlik sistemi hakkında, “Tarih vermeyeyim de… Yakın. Seçim sonrasına kalır. Savunma Bakanımız yurtdışında. O da gelecek. Yarın Meclis Başkanlığı seçimi var. O turlar bitince, yarın 17.00 gibi biter diye düşünüyoruz. Sayın Bahçeli zaten bu noktada açıklamasını yaptılar. Biz de gerekli çalışmalarımızı yaptık” dedi.

‘SİSİ İLE ASLA GÖRÜŞMEM’

Erdoğan, ‘Mısır Devlet Başkanı Sisi ile görüşür müsünüz?’ sorusuna ‘asla görüşmem’ dedi. Erdoğan, “Dünyada darbecilere karşı olduğunu söyleyenler, Mursi’yi darbe ile indiren Sisi’ye karşı koydular mı? Tam aksine kırmızı halılar ile karşıladılar. Bizdeki 15 Temmuz darbe girişiminin de bunlar arkasındaydı bu ülkeler. Mursi %52 oy ile gelmişti, indirdiler, faturayı farklı bir şekilde kestiler. Mursi arkadaşlarıyla cezaevindeler. Batı ülkeleri darbecileri desteklemeye devam ediyorlar. Bu bir defa insanlık suçudur. Sayısal olarak baktığımızda Sisi göreve geldikten sonra 42 kişiyi idam ettiler ve en son bu 9 genci idam ettiler. Bu yenilir yutulur bir şey değildir. Af Örgütü netice alamadı. Bizde cezaevinde olduklarında kıyameti koparıyorlar, halbuki bizde idam yok. 9 genç idam edildi. Batı’nın sesini duyuyor musunuz? Hele hele bir gencin ifadesi çok dokunaklı. Hakime söylüyor, ‘Eğer bana verilen elektrik, sana verilseydi Enver Sedat’ları sen çoktan idam ederdin’ diyor. “Bana verilen elektrik Mısır’ı 20 yıl aydınlatırdı” diyor. Şimdi şu gencin halini bir düşünün yahu. Bu genç bu şekilde idam ediliyor. Bu ne biçim işkencedir yahu. Böyle bir işkence yapılan insan ondan ne istersen konuşur. ’20 yıl Mısır’ı aydınlatır’ diyor. ‘Sana bu elektrik verilseydi nice Enver Sedat’ları aynı şekilde götürürdün.’ diyor.

Tayyip Erdoğan neden Sisi ile görüşmüyor diyenlere cevap veriyorum… Aracı olanlar oluyor, geliyor zaman zaman… Ben böyle bir kişiyle asla görüşmem. Her şeyden önce onun genel af ile içerideki tüm bu insanları serbest bırakması lazım. Serbest bırakmadığı sürece de biz Sisi ile görüşemeyiz. Görüşenler de tarihte farklı bir şekilde değerlendirilecektir. Mısır halkı bizim canımız ciğerimizdir, ama kendisi asla” ifadelerini kullandı.

kronos
Devamını Oku »

Gözaltına ilk kez alınacaklar için bilmesi gerekenler listesi

Seran Vreskala daha önce hiç gözaltına alınmamış kişiler için el kitabı yazdı. Yazılanlar tam olarak uygulanmasa da hakları bilmek açısından önemli.

GÖZALTININ EL KİTABI

– Öncelikle sakin kalmanız çok önemli. Sakın ağlayıp sızlamaya kalkmayın, zaten ağlamanız hiçbir işe yaramayacaktır. Korkmanız normaldir, bu yüzden kendinizi kötü hissetmeyin, korksanız bile sakin kalmaya çalışın ve duruşunuzu bozmayın.

– Gözaltına alınma nedenini bilmiyorsanız, sakince sorup öğrenmeye çalışın.

– Gözaltına alınmak için illaki bir idari karar alınması gerekmiyor; yeterli şüphe olduğu takdirde uygulanabilir.

– Hiçbir şekilde polisle tartışmayın. Karşı çıkmayın. Onların sadece emirleri yerine getiren ve işini yapan birer araç olduğunu unutmayın. Nefret etmeyin, iletişim kurmaya çalışın. Kurmuyorlarsa sessizce oturun. Hepsi de faşist değil ya!

– Sen benim kim olduğumu biliyor musun kısmına hiç girmeyin bile… Onlar kimin ne olduğunu gayet iyi biliyorlar. Zaten eğer ‘biriyseniz’ bile, onların haberleri vardır ve ona göre muamele ederler zaten.

– Gözaltına alınırken eğer hakkınızda kesinleşmiş bir mahkeme kararı, yakalama ya da tutuklama emri yoksa, bu durumlarda sadece zorluk çıkarırsanız kelepçe takılabilir. Zorluk çıkarmadığınız halde size kelepçe takılmak istenirse hemen kolluk amirlerine başvurun, savcıya ulaşmaya çalışın, bunun yasal olmadığını hatırlatın, bunların mümkün olmadığı durumlarda ise bu talebinizi ifade tutanağına muhakkak yazdırın. İfade tutanağına istediğiniz cümleler yazılmadığı takdirde tutanağı imzalamayın.

– Gözaltına alındığınızda kendinizin belirleyeceği birine gözaltına alındığınızı haber vermek kanuni hakkınızdır. Ayrıca birilerine haber vermekle kayıt dışı gözaltına ve gözaltında kötü muameleye engel olma ihtimaliniz yüksek. Birilerinin sizin için karakola gelmesi de çok önemlidir.

– Kimlik bilgilerinizi söylerseniz kesinlikle doğru bir şekilde söylemek zorundasınız ama susma hakkınızı da kullanabilirsiniz.

– Gözaltında neyle suçlandığınızı söylemek zorundalar. Dediğim gibi susma hakkınız vardır ve yasaldır. İllaki ifade vermek zorunda değilsiniz.

– Müdafi isteme hakkınız var. Ekonomik durumu yerinde olmayanlar için ilgili baroların CMK servisi avukat tayin ediyor. Avukatınız gelene kadar ifade vermemeniz çok önemli. Onsuz ifade vermeyin. Yasalara karşı yasa diliyle konuşmanız çok önemli.

– Eşyalarınız alındığında üzerinizdeki en ufak şeyin bile tutanağa yazıldığına emin olun. Yazılmadıysa imza atmayın.

– Yakalama, Gözaltına alınma veya gözaltı süresinin uzatılmasına dair yazılı savcı talimatına karşı Sulh Ceza Mahkemesine itiraz hakkınız var.

– Cebir ve şiddete uğradıysanız muhakkak tam teşekküllü bir devlet hastanesinden rapor almaya çalışın. Talep halinde rapor alınması zorunlu. Doktorla yalnız görüşmek hakkınızdır. Doktora ne rahatsızlığınız varsa gösterin. Doktor işkencenin, kötü muamelenin belgelenmesinde önemlidir. Gözaltına alınış karakola götürülüş, gözaltı süresinin uzatılması gibi süreçlerinde dahi doktora çıkarmak zorunluluktur.

– Ceza Muhakemesi Kanununun 91’inci maddesinde de gözaltı süresinin yakalama anından itibaren 24 saati geçemeyeceği, bu sürenin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılabileceği belirtiliyordu. Ancak 23 Temmuz 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 667 sayılı ilk KHK ile gözaltı süresi 30 güne çıkarılmıştı ancak 23 Ocak 2017 tarihinde 684 sayılı KHK ile OHAL döneminde gözaltı süresi 30 günden 7 güne düşürüldü; yine aynı KHK ile gözaltı süresi -savcılık kararıyla uzatılması dahil- en fazla 14 gün olarak belirlendi. Bu süre şimdi, ‘toplu suçlarda’ en fazla 12 gün oldu. Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine bu süre en fazla 7 gün daha uzatılabilecek.

– Gözaltı süresi, normalde yakalama anından itibaren 7 günü geçemez. Gözaltı süresi uzatılmak istenirse karar alınmak zorundadır. Karar olmadan süre hiçbir şekilde uzatılamaz. Ancak Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile bu süre 14 güne kadar uzayabiliyor.

– İfade tutanağını imzalamak zorunda değilsiniz. Anlamadığınız hukuki terimler olduğu takdirde ifade tutanağını imzalamıyorum deme hakkınız vardır. Bu durumda imzanızın olduğu bölüme imzadan imtina etti kaydı düşülecektir.

– Özellikle tutanakların tamamı okunmadığında veya size tutanak sureti verilmediğinde muhakkak imzadan imtina etmeniz sizin yararınızadır. Düzenlenen tutanakların hepsinin açık açık okunmasını istemek yasal hakkınızdır.

– Gözaltında hiçbir şekilde kolluk kuvvetleriyle sohbet etmeyin. Herhangi bir sohbet, görüşme, dedikodu vs yasaktır. Ama avukatınızla gözaltı esnasında dilediğiniz kadar görüşebilirsiniz.

– Savcılıkta da susma hakkınız var ama gözaltında yaşadıklarınızı savcıya anlatabilirsiniz.

– Yapılan her işleme itiraz hakkınız var. Tutuklanınca 7 gün içinde itiraz edebiliyorsunuz. Her aşamada tahliye edilmenizi talep edebilirsiniz. İtiraz ederken çok ayrıntılı yazmayın çünkü daha sonra delil olarak dosyaya konuluyormuş.

EVİNİZDE ARAMA YAPILACAKSA

– Arama kararı varsa kapalı mekanlarda gündüz arama yapmak zorundalar. Güneş doğmadan 1 saat önceyle, batmadan 1 saat sonra arasında arama yapılabilir. Bir suçüstü hali söz konusuysa ancak gece de arama yapılabilir. Kolluk kuvvetleri kapınızı çaldığınızda arama kararındaki adres, saat ve suçu kontrol edin. Aramada avukat, savcı, muhtar ya da iki komşu bulunması gerekiyor. Arama işlemine hemen başlatmayın, eğer avukatınız 15 dakika içinde gelecek derseniz beklemek zorundadırlar.

– Arama işleminde kontrollü davranmak çok önemli. Özellikle ‘delil’ yerleştirmelerini engellemek için özen gösterin. Yazılı belgelere, kitaplara el konulacaksa, toplatma kararlarını isteyin. Özel yazışmalara el koyamazlar. Tutanak tutulur, okuyun. Gerçeği yansıtıyorsa imzalayın. İmza atmıyorsanız gerekçelerini altına yazın.

– Bilgisayarınızı götüremezler ancak bilgileri kopyalayabilirler. Bilgisayar zaptı için ayrı bir karar olması gerekiyor.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan anketlerin artık güvenilir olmadığını kabul etti

Türkiye korku nedeniyle insanların anketlerde bile fikirlerini söyleyemedikleri noktaya geldi. Erdoğan da bunu “Artık ankete pek güvenim kalmadı” sözleriyle itiraf etti.

İYİ Parti’nin de desteğiyle CHP’nin Ankara adayı gösterdiği Mansur Yavaş, anketlerde önde olduğunu öne sürerek, hedefinin yüzde 52’yle seçimi kazanmak olduğunu söylemişti.

CNNTürk’te katıldığı canlı yayında anketlerdeki bu durum AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a soruldu. Erdoğan, “Ankete pek güvenim kalmadı” sözleriyle başlayarak soruya cevap verdi.

ANKET FİRMALARI ARASINDA UZUN SÜREDİR TARTIŞILIYOR

Türkiye’deki baskı ortamı nedeniyle deneklerin anketörlere “başım derde girer” kaygısıyla doğru cevap vermemesi, bu nedenle anketlerde büyük yanılmalar olması bir süredir Anket Firmaları arasında da tartışılıyor.

Baskı ortamının getirdiği yanıltmalar Erdoğan’ın hemen her hafta yaptırdığı anketlere de yansımış görünüyor. Anketlere çok önem veren Erdoğan’ın “Ankete pek güvenim kalmadı” sözleri, kurduğu baskı rejimini kendisinin de itirafı anlamına geliyor.

medyabold
Devamını Oku »

Yapay zekalı ilk kadın spiker gelecek ay Çin’de göreve başlayacak

Çin haber ajansı Xinhua, yapay zeka destekli erkek spikerden sonra, yine yapay zeka tabanlı kadın spiker kullanmaya başlayacağını açıkladı.

Çin’in devlet haber ajansı Xinhua, Xin Xiaomeng adlı tamamen bilgisayar tarafından üretilmiş yapay zekalı bir kadın haber sunucusunu önümüzdeki ay kullanmaya başlayacağını duyurdu. Xinhua’ya göre yeni nesil haber sunucusu, kendi tanıtımını mart ayının başındaki “Two Sessions” siyasi toplantılarında yapacak.

Ajans, yapay zekadan oluşan haber sunucusunun pembe ve kestane rengi bir elbise giymiş fotoğrafını da yayınladı. Xin Xiaomeng, ajans için çalışacak yapay zeka tabanlı ikinci haber spikeri konumundayken, Sogou arama motoru ile birlikte geliştirilmiş.

Sogou, daha önce kanalın İngilizce bültenlerde kullanılmak üzere dünyanın ilk yapay zekalı erkek haber spikerinin de geliştirilmesinde yardımcı olmuştu. Xin şu an için Çince konuşuyor. Gelecekte İngilizce konuşup konuşmayacağı ise bilinmiyor.

Yapay zeka sunucunun seslerini, dudak hareketlerini ve yüz hareketlerini oluşturmak için kullanılırken, gerçek insanların hareketlerine oldukça benziyor.

medyabold
Devamını Oku »