1 Temmuz 2019 Pazartesi

‘Livaneli, karanlık günlerde ışıktır’

Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu, usta sanatçı Zülfü Livaneli’nin Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği, ‘Sevdalım Hayat Konseri’ne katıldı. Konserine ara vererek bir köyü çığ korkusundan kurtaran çocuğun hikayesini anlatan Livaneli, ”İşte o çocuk bugün aramızda” diyerek İmamoğlu’nu sahneye çağırdı.

”Her şey çok güzel olacak” tezahüratıyla sahneye çıkan İmamoğlu, “İnsan, en zor anlarında, toplumsal anlamda sıkıntı yaşadığında nefes almak ister. O nefestir Zülfü Livaneli. En zor, en karanlık günlerde ışıktır” dedi.

UNUTULMAZ ÖYKÜNÜN KAHRAMANI İMAMOĞLU

İmamoğlu çifti de Livaneli’nin şarkılarına eşlik etti. Çağdaş Ses‘in aktardığına göre, konserine bir süre ara veren Livaneli, önce şu sözleri söyledi:

Ben, bu sahneye 41 yıl önce çıktım. 41 yıl önce bu sahneye çıkışımın nedeni, Yılmaz Güney’in yazdığı, Zeki Ökten’in yönettiği ‘Sürü’ filminin müziğiyle ödül almak için çıkmıştım. 41 yıldır sürekli geliyoruz ama biz burada konuk olarak geliyoruz ve buranın içimize sinen bir ev sahibi yok. Ama bugün bir ev sahibi var.” Livaneli, bu sözlerinin ardından ise şu öyküyü anlattı: ”Uzaklarda, karlı dağlarla çevrili bir köyde, çığ tehlikesi varmış. Bütün kuşaklar, doğan çocukları bile sustururlarmış. ‘Sus, çığ düşecek’ derlermiş. En ufak bir şey düştüğünde çığ düşecek diye bekliyorlarmış. Bir vadide yaşıyorlar ve birlikte yok olacaklardır. Kuşaklar boyu böyle gitmiş. Çığ korkusundan seslerini çıkaramamışlar. Bir gün bir çocuk doğmuş ve daha ağzını kapatmaya fırsat bulamadan haykırmış. Haykırınca, tüyler diken diken olmuş, eyvah gittik diye. Bakmışlar çığ yok. Hiçbir şey düşmüyor. Bunun üstüne yavaş yavaş sokaklara çıkmışlar. Cesaretleri artmış. Davullarla, zurnalarla şenlik yapmışlar. Çığ yokmuş aslında.” Hikayeyi burada noktalayan Livaneli, ”İşte o çocuk bugün aramızda” diyerek sahneye İmamoğlu’nu çağırdı.

‘LİVANELİ, ZOR VE KARANLIK GÜNLERDE IŞIKTIR’

”Her şey çok güzel olacak” tezahüratıyla sahneye çıkan İmamoğlu da duygularını şu sözlerle dile getirdi:

”Bu çok heyecanlı oldu ya, müthiş. Zülfü Livaneli’den bunu dinlemek ve bana bunu atfen anlatması… Can kulağıyla dinledim de ucunda ben olduğumu bilmiyordum. Çok teşekkür ediyorum. Burada ev sahibi olduğumun da farkında değilim. Çünkü ben, 16 milyon insanı ev sahibi olarak kabul edeceğim. Zülfü Livaneli’den çok etkilenmiş birisiyim. Sanattan ve edebiyattan etkilenen birisiyim. Zülfü Livaneli’den niye etkilenirim? Çünkü onda her şey var. İnsan, en zor anlarında, toplumsal anlamda sıkıntı yaşadığında nefes almak ister. O nefestir Zülfü Livaneli. En zor, en karanlık günlerde ışıktır. Zülfü Livaneli’yi, sanatıyla tanıştığımı günden beri tanıyor gibiyim. Fiziken tanışalı 5-6 yıl oldu ama ruhen tanışalı yılar oldu. Umuttur Zülfü Livaneli benim için. Sanatıyla size umudu gösterir. Çok duygular üretiyor insan. Hiç düşünmediği anlarda kelimeler dökülüyor ağzından. Aslında işte onların birikmesine sebep olan, Zülfü Livaneli ve onun gibi kıymetli sanatçıların yazdıkları, çizdikleri ve söyledikleridir. Benim için, ‘Asla vazgeçmeyiz’ demektir Zülfü Livaneli. ‘Gençliğimiz var’ diyebilmektir. ‘Heyecanımız yüksek’ diyebilmektir. Hatta, Zülfü Livaneli, ‘Her şey çok güzel olacak’ demektir benim için. Ve bana bütün bunları yaşatan insan Livaneli beni sahneye davet ediyor. Dünyanın en mutlu insanı olabilmek bu benim için. Onun için hürmet duyuyorum size.”

‘EN GÜZEL GÜNLERİMİZ, HENÜZ YAŞAMADIKLARIMIZ’

Livaneli de ”Türkiye’nin umudu bana ‘umut’ diyorsa, ne güzel bir şey. Herkesin umudu sensin ve inşallah çok güzel günler göreceğiz. En güzel deniz, henüz gidilmemiş olandır. En güzel çocuk, henüz büyümedi. En güzel günlerimiz, henüz yaşamadıklarımız. Ve benim sana söylemek istediğim, en güzel söz; ‘Her şey daha da güzel olacak’” sözleriyle İmamoğlu’na karşılık verdi.

kronos
Devamını Oku »

Yeni görevini ‘İslami’ olarak tanımlayan Arınç maaşını eleştirenlere ‘edepsiz’ dedi

Erdoğan’ın yanında durmayı insani ve İslami görev olarak tanımlayan Bülent Arınç’ın YİK üyeliğinden alacağı maaşı eleştirenlere ‘edepsiz’ demesi yine gündem oldu.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı bünyesinde, devlete hizmet etmiş kişilerin bilgi ve birikimlerinden istifade edebilmek için oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyelerinden Bülent Arınç’ın bir televizyon programında söyledikleri yine gündem oldu.

Yaklaşık 2 hafta önce Habertürk’te Kübra Par’ın konuğu olan Bülent Arınç kendisine tahsis edilen maaşı eleştirenlere ‘edepsiz’ dedi. Program sunucusunun maaşına yönelik eleştirileri hatırlatması üzerine Arınç, ”Benim ne alacağımı ben düşünmüyorum ki nitekim bazı edepsizler bunun üzerine yorum yapsınlar. Milletvekili ne kadar alıyor, emeklisi ne kadar maaş alıyor seni ne ilgilendiriyor kardeşim” açıklaması yaptı.


HEM İNSANİ HEM İSLAMİ

Erdoğan’ın yanında yeniden neden yer aldığını da açıklayan Arınç, ”Bu benim hem insani bir görevimdir hem de İslami bir görevimdir. Ben onlar için kıymetli bir insanım onlar da benim için kıymetli insanlardır” dedi. AKP’nin yanında yer almayı İslami görev olarak tanımlayan ve maaşını eleştirenler için söyledikleri yüzünden Arınç’a bazı siyasiler ve gazeteciler ile sosyal medya kullanıcısı vatandaşlar da tepki gösterdi.

İLK TOPLANTIDA ZAM

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğine getirilen Bülent Arınç, Köksal Toptan, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin ile Yıldırım Akbulut’un Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptıkları toplantıda maaşlarının 13 bin liradan 18 bin liraya çıkarılması kamuoyunda tepki çekmişti.

medyabold
Devamını Oku »

Kıbrıs’ta patlama: Suriye’ye atılan füze düştü iddiası

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) başkent Lefkoşa ve Girne arasındaki Taşkent köyü yakınlarına düşen bir cisim sonrası patlama sesleri duyuldu. Güvenlik güçlerinin kimsenin yaklaşmasına müsaade etmediği bölgeden alevler yükseldi.

Herhangi bir can kaybı veya yaralı olmadığı belirtilen patlamada, itfaiyenin yangını kontrol altına aldığını bildirdi.

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI: DÜŞEN SURİYE FÜZESİ

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Taşkent’e düşen füze ile ilgili olarak, “İlk değerlendirmeler dün akşam Suriye’ye yönelik olarak düzenlenen hava saldırısı karşısında devreye giren hava savunma sisteminin parçası olan Rus yapımı bir füzenin hedefi ıskalaması ertesinde menzilini tamamlayıp ülkemize düşmesidir” açıklaması yaptı.

KKTC Bakanlar Kurulu’nun askeri yetkililerle özel gündemle toplanmasından önce sosyal medyadan açıklama yapan Özersay, şu bilgileri verdi:

Dün akşam meydana gelen patlamayla ilgili olarak sabah saatlerinde Kıbrıs’ta bulunan ve bu konuda bilgi sahibi olabilecek olan ülkelerin Büyükelçileri ile temasa geçtik ve halihazırda iletişim halindeyiz. Gelecek olan bilgileri kamuoyu ile paylaşacağız. Patlamanın yere çarpma öncesinde olduğu düşünülmektedir zira yerde herhangi bir çukur açılmamıştır. Farklı birkaç noktaya düşen parçalar füzenin havada, çarpmadan önce patladığını doğrulamaktadır. Şu anda Barış Kuvvetleri Komutanımız ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanımızla Başbakanlıkta toplantıdayız.

ARAŞTIRMALAR DEVAM EDİYOR

Kıbrıs Cumhuriyeti Savunma Bakanı Savvas Angelidis de Taşkent’te düşen füze ile ilgili tüm birimlerin teyakkuzda olduğunu söyledi. Angelidis, Kıbrıs Rum Devlet Radyo ve Televizyonu RIK’e yaptığı kısa açıklamada, hükümetin, Birleşmiş Milletler (BM) ile istişare halinde olduğunu ifade etti.

Patlamaya neden olan cisim konusunda çeşitli senaryoların bulunduğunu söyleyen Angelidis, konu hakkında bir sonuca varıncaya kadar herkesin sabırlı olmasını da istedi.

kronos
Devamını Oku »

Erdoğan çakar lamba uyarısı yaptı ve ilk defa yol kapattırmadı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP milletvekilleri, belediye başkanları ve eski bakanlar da dahil çakarlı araç kullanımının yasaklanmasını istedi. Erdoğan’ın en son G-20 zirvesi için Japonya’ya gittiği sırada Ankara Esenboğa yolundaki trafiğin, araç geçişine kapatılmadığı öğrenildi.

ÇAKAR LAMBA UYARISI

Hürriyet gazetesinden Gizem Karakış’ın haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurmayları ile yaptığı toplantıda, çakarlı araç kullanımı ve makam araçlarının rahat geçişi için yolların kesilmesi konusu gündeme geldi. AKP’li yöneticiler, seçim çalışmaları sırasında vatandaşların 2 saat boyunca yol kesildiği yönünde şikâyetinin olduğunu gündeme getirdi. Bazı eski bakan ve milletvekillerinin de hâlâ çakar lamba kullandığı yönündeki eleştirilerin de dile getirilmesi üzerine Erdoğan, seçmenin talep ve şikâyetlerine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan’ın, bundan sonra AKP kurmayları ve belediye başkanları da dahil olmak üzere herkesin çakarlı araç kullanımına son vermesini ve bunun denetlenmesini istediği öğrenildi.

BU DEFA YOL KAPATILMADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aciliyet ve trafiğin yoğun olduğu durumlar dışında yolların kesilmemesi konusunda da kurmaylanına ve danışmanlarına talimat verdi. Erdoğan’ın en son G-20 zirvesi için Japonya’ya gittiği sırada Ankara Esenboğa yolunda trafik, araç geçişine kapatılmadı.

kronos
Devamını Oku »

ODTÜ mezunları bu yılki pankartlarla bakın kimleri taşladı

Gündeme yönelik eleştirilerini esprili dille pankartlara işleyen öğrencilerin bu seneki favorileri Ali İhsan Yavuz, AA, İmamoğlu ve Binali Yıldırım oldu. Protesto edilen rektör konuşma yapmadı.

BOLD- Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Devrim Stadyumu’nda düzenlenen diploma töreninde mezunlar, pankartlarıyla ülke gündemine ve üniversite yönetimine yönelik eleştirilerini dile getirdiler. Öğrenciler özellikler 23 Haziran seçimlerine giden süreçte siyasilerin sarf ettikleri söylemleri esprili bir dille pankartlara işledi. Pankartların favorileri bu sene AKP’li Ali İhsan Yavuz, AA, Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım oldu. ODTÜ Rektörü Verşan Kök ise konuşma yapmadan törenden ayrıldı.

PROTESTO EDİLEN REKTÖR KONUŞMA YAPMADI

Mustafa Verşan Kök’ün sahneye çıkışı sırasında öğrencilerin ıslık ve alkışlarla rektörü protesto etti. Törene katılanlar ”Verşan Kök istifa” sloganları attı. Geçen sene yaşanan olaylar yüzünden Kök konuşma yapmayı tercih etmedi. Bölüm birincilerine ödüllerini erken saatte veren Kök törenden ayrıldı. Kök, ODTÜ’de KHK ile işlerinden atılan meslektaşları için eylem yapan akademisyen ve öğrencilere üniversite güvenliğinin sert müdahalesine izin vermekle suçlanıyor.

NASIL SEÇİLDİ

ODTÜ’de 2016’da yapılan rektörlük seçimlerinde Prof. Dr. Nevzat Özgüven 270 oy alarak açık ara birinci olmuştu. Ancak Erdoğan Özgüven’ni değil onun yarısı kadar bile oy alamayan 2. sıradaki Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök’ü rektör atamayı tercih etmişti.

medyabold
Devamını Oku »

KKTC Başbakanı topraklarına füze düştüğünü açıkladı

Başkent Lefkoşa yakınlarındaki Taşkent Köyü’nde meydana gelen patlamaya ilişkin açıklama yapan KKTC Başbakanı Kudret Özersay “füze” dedi.

BOLD – Gece saatlerinde KKTC’nin Taşkent bölgesinde patlama meydana geldi. Başkent Lefkoşa ve Girne arasındaki Taşkent köyü yakınlarına düşen bir cisim sonrası patlama sesleri duyuldu. Bölgeden alevlerin yükseldiği görüldü. Çevrede endişe yaratan patlamanın ardından bölgeye itfaiye ve sağlık ekipleri ile güvenlik güçler sevk edildi.

BAŞBAKAN FÜZE OLDUĞUNU AÇIKLADI

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Twitter üzerinden yaptığı ilk açıklamada, “Bu akşam meydana gelen patlamaların sebebi cephanelik veya bize ait bir helikopter ve benzeri bir hava aracı değildir. Olay yerinde asker, polis ve itfaiye inceleme yapıyor” bilgisini verdi.

Özersay, buradaki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, “İlk bulgular patlamaya neden olan cismin niteliğinin ya patlayıcı taşıyan bir hava aracı ya da doğrudan doğruya bir patlayıcı (füze) olduğuna işaret etmektedir. Parçalar üzerindeki yazılar ve diğer emareler kısa süre sonra tam olarak ne olduğunu anlamamıza yardımcı olacak niteliktedir.” ifadesini kullandı.

Herhangi bir can kaybı veya yaralı olmadığını belirten Özersay, itfaiyenin yangını kontrol altına aldığını bildirdi.

Görgü tanıkları düşen bir cisim gördüklerini, ardından birkaç patlama sesi duyduklarını ve alevlerin yükseldiğini anlattı.

medyabold
Devamını Oku »

Ankara S-400’leri beklerken Kuzey Kıbrıs’a ‘S-200 füzesi düştü’ iddiası

DHA’nın güvenilir kaynaklardan aldığı bilgilere göre; Taşkent’e düşen füze Suriye’nin İsrail’e karşı hava savunmasında kullandığı bir füzesi olma ihtimali yüksek.

İsrail’in dün akşam Suriye’ye yönelik saldırısına değinen aynı kaynak, “Muhtemelen bu füze de Suriye tarafından atıldı. Füze ile ilgili bulgular ve bilgiler Genelkurmay’a iletildi. Ankara’dan net bilgi gelecek” dedi.

RUMLAR ALARMDA

Kıbrıs Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis de Taşkent’te düşen füze ile ilgili tüm birimlerin teyakkuzda olduğunu söyledi. Angelidis, Kıbrıs Rum Devlet Radyo ve Televizyonu RIK’e yaptığı kısa açıklamada, hükümetin, Birleşmiş Milletler (BM) ile istişare halinde olduğunu ifade etti.

Patlamaya neden olan cisim konusunda çeşitli senaryoların bulunduğunu söyleyen Angelidis, konu hakkında bir sonuca varıncaya kadar herkesin sabırlı olmasını da istedi.

 

kronos
Devamını Oku »

Merkez Bankası para basmaya karar verdi

Ekonomist Uğur Gürses’in aldığı bilgiye göre Merkez Bankası para basmaya karar verdi. Miktar astronomik… Gürses bunun ekonomiyi götüreceği felaketi yazdı.

BOLD – İstanbul seçimleri sonrası ekonomi yönetiminin maceracı adımlar atacağı yönündeki beklentisinin doğru çıktığını belirten Uğur Gürses, Merkez Bankası’nın bilançosunda geçmiş yılların kârından ayrılan ve “ihtiyat akçesi” olarak duran 46 milyar TL’lik rezerve el atıldığını ancak bunun Türkiye’yi tehlikeli bir yola sokacağını belirtti:

“Peki buna neden ihtiyaç duyuldu? Beş ayda yıllık hedefe yaklaşan bütçe açığını kapatmak, daha da fazla harcayabilmek için. Peki bütçe açığını Merkez Bankası kaynaklarıyla, daha doğrusu Merkez Bankası’nın bastığı parayla kapatmak bizi nereye götürecek? Basamak basamak ilerlediğimiz gibi: Enflasyon-devalüasyon döngülü 90’lı yıllara.”

PARA BASILIYOR

Ekonomide işlerin kötüye gittiği durumlarda, şirketlerin karlarının azaldığını ve zarar etmeye başladıklarını belirten Gürses, ancak işler kötü gittiğinde genelde Merkez Bankası’nın kar ettiğini belirterek, para basıldığına ilişkin şu tespiti yaptı:

“İktidarlar Merkez Bankası kaynaklarına el atıyorsa para basılıyor demektir. Bu da aslında şirketlere zarar ve bireylere yoksullaşma getirir; banka, bir nevi ekonomik birimlere ‘kefen dikiyor’ demektir.”

BÜTÇE AÇIĞINI KAPATMAK İÇİN 94 MİLYAR TL BASILACAK

Gürses, Merkez Bankası’nın basacağı para miktarını da hesapladı:

“Şimdi gelelim, 46 milyar TL’lik ihtiyat akçesinin de bütçeye gelir olarak aktarılması halinde ne görüneceğine; bu durumda beklenen bütçe gelirlerine oranı yüzde 9.5 olacak.

2019 yılında 84 milyar TL’sı temettü ve ihtiyat akçesi olmak üzere, ayrıca 10.2 milyar TL de kurumlar vergisi olarak ödeyen Merkez Bankası toplamda 94 milyar TL’lik bir nakdi Hazine’ye aktarmış olacak.

Ekim ayında Cumhurbaşkanı’nın damadı olan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından hazırlanan Yeni Ekonomik Program’ın (YEP) parçası olarak 2019 bütçesinde öngörülen 80.6 milyar TL’lik yıllık bütçe açığını 94 milyar TL’lik Merkez Bankası’nın bastığı para ile kapatılmış olacak. Para basarak bütçe açığının kapatılmasının hiçbir ülkeye fayda getirmediği, tersine zarar getirdiği geçmiş deneyimlerle de bilinmesine rağmen.”

medyabold
Devamını Oku »

30 Haziran 2019 Pazar

Elektrik Mühendisleri konuştu: Seçimden sonraki yüzde 15 zam ekonomik değil siyasidir

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) yaptığı açıklamaya göre elektriğe yüzde 15’lik zam yarından (1 Temmuz Pazartesi) itibaren uygulanıyor.

EPDK geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “1 Temmuz’dan itibaren geçerli olan elektrik piyasası tarifelerini belirleyen maliyet bileşenlerinde oluşan artışlar nedeniyle görevli tedarik şirketlerinden elektrik enerjisi satın alan tüketicilerin tükettiği elektrik tarifelerinde vergi ve fonlar dahil yüzde 15 artış yapılmıştır. Bu kapsamda 1 Temmuz itibariyle mesken abonelerince 100 kilovatsaat elektrik enerjisi için vergi ve fonlar dahil olmak üzere 61,8 lira ödenecektir” demişti.

EMO İZMİR ŞUBESİ: 1 YILLIK DÖNEMDE 42 LİRA ZAM YAPILDI

EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu yarından itibaren geçerli olacak elektrik zamlarına ilişkin yaptığı açıklamada, yeni tarifenin konut faturalarına yüzde 15 zam olarak yansıyacağı ifade edilirken, 1 yıllık dönemde 42 TL zam yapıldığı belirtildi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 1 Temmuz 2019’dan itibaren geçerli olacağını duyurduğu yeni elektrik tarifesine ilişkin Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Bir önceki tarifeye göre yüzde 19.6 zam yapılırken, iletim, kayıp ve kaçak bedellerini de içeren Dağıtım Bedeli‘ne ise yüzde 7.3 oranında zam yapıldı. Fon ve vergilerin etkisiyle yeni tarife, konut faturalarına toplamda yüzde 15 oranında zam olarak yansıyacak. Son zamla birlikte 30 Haziran 2018’de geçerli tarifeden bu yana, bir yıllık zaman diliminde toplamda yüzde 41.9 oranında zam yapıldı. Ortalama aile faturası bir yıllık dönemde 100.2 TL’den 142.2 TL’ye yükseldi. Son tarifede 18.5 TL artan aile faturası, son bir yılda toplamda 42 TL zam gördü” denildi.

ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 7’Sİ ELEKTRİK FATURASINA GİDİYOR

Elektrik Mühendisleri Odası`nın (EMO) hesaplamalarına göre; 4 kişilik bir ailenin asgari geçim standartları için aylık tüketeceği elektrik enerjisi miktarı 230 kilovatsaat (kWh) olarak kabul edildiği ifade edilen açıklamada, “4 kişilik ailenin ortalama faturası yüzde 15’lik zamla birlikte, 142.2 TL’ye yükseldi. Net asgari ücretin 2020 TL olduğu düşünülürse, asgari ücretli yurttaşlar aylık maaşının yüzde 7’sinin elektrik faturalarına ayırmak zorunda kalacak. Konut faturalalarına yansıyan kalemlerin dağılımına bakıldığında faturanın ancak yüzde 50,9’unun enerji bedeli olduğu, yüzde 29.7`sinin dağıtım bedeli, geriye kalan yüzde 19.3`lük bölümünün ise çeşitli fon ve vergilerden oluştuğu görülmektedir” denildi.

‘ZAMLAR YENİ BİR YOKSULLAŞMA DALGASI YARATACAK KADAR BÜYÜK’

Açıklamada, “Yerel seçim kampanyasını elektrikte ve doğalgazda indirim müjdesiyle başlayan siyasi iktidar, yenilenen İstanbul seçimlerin tamamlanmasıyla, ekonomik krizin acı reçetesi için ilk adımı elektrik zammıyla atmıştır. Aradan geçen bir yılık dönemde seçim öncesi 1 Ocak 2019 tarihinden geçerli olan tarifede yüzde 10’luk indirim yapılmasına rağmen oluşan bu tablo, genel ekonomik gidişat için ürkütücüdür. Elektrik enerjisi tüm sektörler için temel girdi niteliğinde olduğu için önümüzdeki aylarda tüm mal ve hizmetlerin bir kez daha zamlanması kaçınılmazdır. Elektrik tarifelerine, seçim sürecinin bitmesinin hemen ardından iki haneli zam yapılmasının gerekçesi ekonomik değil ancak siyasi olabilir. EPDK, söz konusu zamma yol açan maliyet kalemlerini ve bu maliyetlerdeki artışları düzenli olarak kamuoyuna açıklamalıdır. Enerjiye erişim bugün temel bir insan hakkı olarak kabul ediliyor, fiyatlarının herkesin ulaşabileceği düzeyde olması gerektiği ilkesini göz ardı edilerek yapılan yüksek artışlar, yeni bir yoksullaşama dalgası başlatacak büyüklüğe ulaşmıştır. Tüm yurttaşlara, insanca yaşayabilmesi için enerji ihtiyacını ekonomik koşullarda karşılama imkanı sunulmalıdır. Kâr esasıyla şekillen piyasa yapısı ve enerji politikaları acilen terk edilerek enerji yönetimi; kısıtlı kaynaklarımızı en iyi şekilde değerlendirecek, kamu yararını esas alan siyasi ve ticari müdahalelerden uzak bir yapıya bırakılmalıdır” ifadelerine yer verildi.

kronos
Devamını Oku »

ODTÜ öğrencileri mezuniyet pankartlarıyla yine gurur verdi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezuniyet töreni, bu sene de öğrencilerin taşıdığı pankartlarla ilgi odağı oldu.

ODTÜ mezuniyet töreni, gün içinde öğrencilerin evlerine yapılan polis baskınıyla gündeme geldi. Geçtiğimiz sene öğrencilerin hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiren pankartlarının ardından bu yıl tören öncesi öğrencilere gözdağı verilmek istenircesine polis baskını yapıldı ve 4 öğrenci gözaltına alındı.

Devrim Stadyumu’nda gerçekleşen ODTÜ 2018-2019 mezuniyet töreninde, rektörlüğün ve hükümetin tüm “önlem alma” çabalarına rağmen, öğrenciler bu yıl da hazırladıkları pankartlarla iktidarı ve uygulamalarını eleştirmeyi sürdürdü.

Rektörün ve hemen arkasında akademisyenlerin yürüyüşü ile başlayan ODTÜ Mezuniyet Töreni’nde, akademisyenler sabah saatlerinde öğrencilerin gözaltına alınmasına tepki göstererek “Öğrencime dokunma” yazılı pankartlar taşıdı. Akademisyenlerin taşıdıkları pankartlar stadyumdaki aileler tarafından coşkuyla karşılandı.

Öğrenciler geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi hazırladıkları pankartlarla yürüyüşü sürdürdü. 31 Mart yerel seçimlerine ve tekrarlanan İstanbul seçimine göndermelerin dikkat çektiği pankartlar çoğunluktaydı.

Yürüyüş bittikten sonra Öğrenci Dekanı Gaye Teksöz’ün dönem içerisinde ihmallerden dolayı kaybedilen öğrenciler adına saygı duruşuna çağırdığı sırasında bu duruma karşı öfke, tribünlerden “Rektör İstifa” sloganlarına neden oldu.

REKTÖR KONUŞMA YAPMADI

Öte yandan uzun süredir okuldaki baskıcı ve yasakçı uygulamaları nedeniyle tepkileri üzerine çeken Rektör M. Verşan Kök’ün, bu yıl mezuniyet törende konuşma yapmaması dikkat çekti. Rektör tarafından üniversite birincilerine verilecek ödüllerin, bundan sonra ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde verileceğinin duyurulması üzerine tribünlerden “Verşan Kök ODTÜ’ye rektör olamaz” sloganı atıldı.

 

kronos
Devamını Oku »

Erdoğan: Trump, S-400 ve F-35’ler konusunda bize destek veriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile Japonya’daki G-20 Zirvesi kapsamında yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmede bulundu. S-400 gerilimine ilişkin “Herhangi bir sıkıntı yaşamadan bu süreci atlatacağız” diyen Erdoğan, Trump’ın da hem S-400 hem de F-35 konularında Türkiye’ye destek verdiğini söyledi.

Erdoğan F-35’ler konusunda da “Trump 1 milyar 400 milyon dolar para vermişler. Sen malını vermiyorsun. Böyle anılmak da iyi bir şey değil” dedi. Şimdi bu parayı verdik ama malımızı bize vermiyorlar; ne böyle bir tüccar olur ne de böyle bir müşteri. Bunu da çok açık ve net söylemek bir insanın dürüstlüğüne işaret eder, açıklamasında bulundu. Erdoğan, “Teknolojik olarak bir S-400 üç Patriot’a bedel. Buna rağmen biz şartları görelim. Eğer şartlar S-400 ile eşit bile olsa biz Patriot alırız” dedi.

‘MACRON’A AYAR’ İDDİASI

Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Kıbrıs konusundaki açıklamalarına tepki gösterdiği söyledi. Erdoğan, “İkili görüşmede kendisine bizzat söyledim; ‘Bak’ dedim, ‘Kıbrıs meselesinde sen bir defa konuşamazsın. Senin Kıbrıs’la yakından uzaktan alakan yok‘ sözlerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 28-29 Haziran 2019 tarihlerinde Japonya’nın Osaka kentinde gerçekleşen G-20 Devlet Başkanları zirvesinden sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sözlerine zirvenin bu yıl dört ana başlığı olduğunu belirterek başlayan Erdoğan “Bu başlıklar iklim değişikliği, ticaret, mülteciler ve göç ile terörle mücadeleydi. Biz de bu temel konularla alakalı pozisyonlarımızı ortaya koyduk ve görüşlerimizin sonuç bildirgesine yansımasını sağladık” dedi.

Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli’nin haberine göre, Erdoğan’ın açıklamaları ve gazetecilerin yönelttikleri sorular şöyle:

“Mülteciler ve göç konusunda Türkiye’nin taşıdığı yükü herkes biliyor. Dünya külfet paylaşımı konusunda adil davranmıyor, biz bunu bir kez daha vurguladık. Bu sorunun yerinde çözülmesi ve kökenine inilmesi için daha güçlü ve geniş bir perspektif ortaya konulmasının gereğini söyledik. ‘Bu sorunun ötelenmesi veya görmezden gelinmesi daha büyük krizlere yol açacaktır’ dedik.

Terörizmle mücadele konusunda tutarlı ve kararlı olunması önem arz ediyor. Zirvede özellikle internet üzerinden yapılan terör ve propaganda faaliyetlerine karşı ortak tutum takınılması konusunda mutabakat sağlanması memnuniyet vericidir.

İKİLİ GÖRÜŞME TRAFİĞİ

Zirve çerçevesinde birçok ikili görüşmeler yaptık. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Fransa, Almanya, Hindistan, İngiltere, İspanya, Endonezya liderlerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve Dünya Bankası Başkanı ile görüşmeler gerçekleştirdik.

Sayın Trump ile görüşmemiz çok olumlu bir havada geçti. Kendileri S-400 ve F-35’ler konusunda bize destek veriyor. Yaptırımlara ilişkin olarak farklı opsiyonlara baktıklarını ve Türkiye’ye adil muamele yapılmadığını basının önünde açıkça ifade etti. Halkbank konusunun kısa sürede çözüleceğini ümit ediyoruz. Güvenli bölge, üzerinde ısrarla durduğum bir konu ve bu hususta da birlikte çalışmaya devam edeceğiz. İki ülke olarak daha önce planladığımız 75 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmaya çalışacağız. Sayın Trump, bu yıl içinde Türkiye’yi ziyaret edecek. Yaptığımız konuşmada bir noktaya vardık ve arkadaşlarımız süreci takip edecek. Bu ziyarette bir iş konseyi veya işadamları toplantısını da gerçekleştireceğiz.

…F-35’ler konusunda bir noktaya geldi, bu çok daha önemli. “1 milyar 400 milyon dolar para vermişler. Sen malını vermiyorsun. Böyle anılmak da iyi bir şey değil” dedi. Şimdi bu parayı verdik ama malımızı bize vermiyorlar; ne böyle bir tüccar olur ne de böyle bir müşteri. Bunu da çok açık ve net söylemek bir insanın dürüstlüğüne işaret eder. Bununla ilgili olarak da arkadaşlarımızı görevlendirdik, işin takibini yapacaklar. Savunma Bakanlarımız, Dışişleri Bakanlarımız, onlar da bu işin takibini yapmak suretiyle kapıları inşallah açmış olacaklar.

Tabi S-400 konusunda da Sayın Putin’le yanımda yaptıkları şakalaşmalar oldu. Onlar da güzeldi.

Sayın Putin’le yaptığımız görüşmede ise ikili ilişkilerin yanı sıra Suriye ve İdlib konularını ele aldık. Son dönemde gözlem noktalarımıza yapılan bazı saldırılar oldu, bunların değerlendirmesini yaptık. Bu konudaki tedbirlerimiz ortada. Ayrıca Türkiye-Rusya-İran olarak bir üçlü zirve yapalım dedik ve arkadaşlarımızı görevlendirdik. Bu üçlü zirveyi yakın zaman içinde, Temmuz başı gibi gerçekleştireceğiz. Üçlü zirvenin ardından dörtlü İstanbul Zirvesi’ni yine toplamayı planlıyoruz. Bu dörtlü zirveyi de Türkiye-Rusya-Almanya-Fransa olarak yapacağız. Bunun da görüşmesi olumlu. Arkadaşlarımızın yapacağı çalışmayla bu adımı atacağız.

“Biz ABD ile stratejik ortağız. Böyle ülkeler arasında bu tür yaptırımlar olmaz” dediniz. Tam olarak “Ortadan kalktı” diyemiyoruz belki ama nasıl bir orta yol bulunabilir?

Yaptırım derken; “şu şu şu konuda yaptırım” diye hiçbir şey duymadık şu ana kadar. Sayın Trump, kendisi ile telefon görüşmelerimde, ikili olarak bir araya gelişlerimizde şu ana kadar “Biz size şu yaptırımı yapacağız” demedi. S-400’le ilgili olarak da “Haklısın” dedi. Bugün işi çok daha ileri bir seviyeye taşıdık. Bu ileri seviyede de Sayın Trump “Bu adaletsizliktir” dedi. Bu çok önemli. Sayın Putin’le üçlü olarak bir araya geldiğimizde de yine makul ve güzel şeyler söyledi. Tabi daha önce de Sayın Putin ve Trump arasındaki görüşmeyi Sayın Putin zaten bize anlatmıştı. Yani oralardaki görüşmelerde de bu konu olumlu istikamette. Öyle zannediyorum ki herhangi bir sıkıntı olmadan bu süreci aşacağız. Tabi bu arada Sayın Trump’ın Türkiye ziyaretinin gerçekleşmesiyle ve iş konseyini de yapmak suretiyle bu işi çok daha ileriye taşımış olacağız. Bu arada biz bir de oradan THY olarak 100 tane Boeing uçağı alıyoruz.

 

 

 

 

 

kronos
Devamını Oku »

KronosPod: Osaka’da sorun çözüldü mü?

.

kronos
Devamını Oku »

Sibel Eraslan: 23 Haziran için söylenecek en kesin ifade ‘sarsıcı’dır

Star gazetesi yazarı Sibel Eraslan 23 Haziran İstanbul belediye başkanlığı seçimlerini değerlendirdi. Eraslan, sonucun tek kelimeyle ‘sarcısı’ olduğunu ifade etti.

BOLD- Star gazetesi yazarı Sibel Eraslan ‘Ne yapmalı?’ başlıkl bugün köşe yazısında özeleştiri yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını 800 bin oy farkla Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasını ‘sarsıcı’ olarak değerlendiren Eraslan,

“23 Haziran seçimlerinden sonra alınan neticeler hakkında en kesin söyleyeceğimiz ifade; ‘sarsıcı’ olacaktır sanırım. Siyasette kazanmak da kaybetmek de vardır. Ama kimse bu sonuca, yokmuş gibi davranamaz veya etrafından dolanarak görmezden gelemez” dedi.

Yapılması gerekenleri 7 madde haline de anlatan Eraslan yazısının sonunda Binali Yıldırım’a da göndermede bulundu: “Tabandaki samimi destekte herhangi bir kusur aramak yanlıştır. Siyasetçinin bizi niçin seçmediler demeye hakkı olmaz, niçin bizi tercih etmediler diye kendisine sorması icap eder.”

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’ın ‘derdi’: Japonya’da Gülen okulları, dernekleri hala nasıl açık?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Nagoya Bunri Üniversitesi Kültür Forumu’nda Türk Toplumuyla Buluşma Programı’nda konuştu.

Burada, Gülen cemaatinin Japonya’daki faaliyetlerine dair değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Japonya’da FETÖ’ye bağlı okullar, dernekler ve şahıslar hala faaliyetlerini sürdürüyor. 15 Temmuz gecesi 251 insanımızı kalleşçe şehit eden bu örgüt, yurt dışında ülkemize yönelik yoğun bir karalama kampanyası yürütüyor. Gözünü hırs, kin ve nefret bürümüş FETÖ’cülerin ülkemizin itibarına kara çalmasına izin vermemeliyiz. Eli kanlı bu terör örgütü ile mücadelemizde sizlerden destek bekliyoruz. PKK neyse, DHKP-C neyse, FETÖ de odur, bunların birbirinden hiçbir farkı yoktur” diye konuştu.

 

kronos
Devamını Oku »

Gazeteci Deniz Yücel: ‘Tahliye ederiz ama ülkeyi terk edeceksin’ dediler

Hem Alman hem de Türk vatandaşı olan gazeteci Deniz Yücel, tutuklu kaldığı dönemle ilgili itiraflarda bulundu. Yücel, “Bana Almanya aracılığıyla şu teklifi sundu: ‘Tahliye ederiz. Ama derhal ülkeyi terk edeceksin.’” teklifi yapıldığını ifşa etti.

Hürriyet muhabiri İsmail Saymaz’ın, Deniz Yücel’e hak ihlali nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nin 25 bin lira tazminat ödenmesine hükmetmesi ile ilgili yorumuna yanıt veren Yücel şunları söyledi:

“Sevgili İsmail, ben iade edilmedim. TC hükümeti, bana Almanya aracılığıyla şu teklifi sundu: ‘Tahliye ederiz. Ama derhal ülkeyi terk edeceksin.’ Önce reddettim, talebim iade değil iddianameydi. Sonra (orası uzun hikaye) kabul ettim. Bunun üzerine tam bağımsız yargı tahliye etti.”

Saymaz, paylaştığı tweet’te, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci Deniz Yücel için ‘ajan provokatör’ ithamında bulunmuş ve ‘Ben bu makamda oldukça asla iade edilmeyecek’ demişti. Yücel, hem siyasi bir anlaşmayla iade edildi. Hem de Yücel’in haksız şekilde tutuklandığı Anayasa Mahkemesi kararıyla kanıtlandı.” demişti.

 

kronos
Devamını Oku »

Bunun adı vicdansızlık: ‘Belediye çalışanı yavru köpeği böyle dereye fırlattı’

Rize’de temizlik işçisinin sokaktaki bir yavru köpeği dereye fırlatması güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerin ardından gelen tepkiler yetkilileri harekete geçirdi.

BOLD-Kalkandere belediyesinde temizlik görevlisi olan S.Y., sokakta bulunan yavru köpeği çöp gibi süpürerek faraşa koydu. Daha sonra S.Y. talihsiz yavruyu demir bariyerlerin üstünden dereye attı. Görüntüler bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. İş yeri sahibi dikkatini çeken olayı sosyal medyada paylaştı. Görüntüler sosyal medyada büyük tepki topladı. Vatandaşların şikayeti yetkilileri harekete geçirdi. Görüntülerde olay yerinde 2 yavrunun olduğu ve diğer yavrunun kaçarak kurtulduğu görülüyor.

POLİS İFADESİNİ ALDI

Tepkilerin artması ve görüntüleri izleyenlerin şikayeti üzerine S.Y. polis tarafından gözaltına aldı. İfadesi alınan işçi hakkında 5199 Sayılı Hayvan Hakları Koruma Kanunu’na göre yasal işlem başlatıldığı öğrenildi.

BELEDİYE VE KAYMAKAMLIKTAN AÇIKLAMA

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kalkandere ilçesinin Belediye Başkanı Kenan Yıldırım, bu olayın tamamen bilgileri dışında geliştiğini ve çok üzüntü verici olduğunu söyledi. Yıldırım açıklamasında, ”Bu üzücü olay için belediyemiz adına herkesten özür diliyorum. Her canlının yaşama hakkı vardır. Belediye personelimiz hakkında gerekli işlem yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

Kalkandere Kaymakamlığından yapılan yazılı açılamada ise şöyle”Bugün ilçemizde geçtiği tespit edilen menfur hadiseye dair, Kaymakamlığımızca ilk elden bilgi alındığından itibaren, aynı gün saat 18:30’da ilgili kişi S.Y.’nin ifadesinin alınmasına müteakip, 5199 Sayılı Hayvan Hakları Koruma Kanunu uyarınca hukuki süreç işletilmiştir. Ayrıca ilgili kişi hakkında idari soruşturma süreci de başlatılmıştır”
Sokak hayvanlarının da yaşamlarının desteklenmesine vurgu yapılan açıklamanın devamında ”Yaşatması gerekirken öldürmeyi seçen, üstelik de bunu kendini savunamayacak durumda olan bir canlıya karşı yapan bu zalim işçiyi kınıyor, kendisini vicdanıyla baş başa bırakıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

medyabold
Devamını Oku »

Atatürk’e dua edilmemesine tepki gösteren Albay, Hatay’a tayin edildi

İstanbul’un Avcılar ilçesinde düzenlenen Çanakkale Zaferi anma programında, okunan duada Atatürk’e yer verilmemesine tepki göstererek salonu terk eden Albay Önder İrevül için dikkat çeken bir tayin kararı çıktı. İrevül, Hatay’a tayin edildi.

BOLD-Avcılar Askerlik Şubesi Başkanı Albay İrevül, Hatay’a tayin edildiğini sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile duyurdu. İrevül “Güzel insanlar,hepinize teşekkür ederim. Mesleğim icabı açıklama yaparak sizlere net bilgiler verme şansım yok. Evet tayin oldum. Gelen telefon ve mesajlara yetişemiyorum. Şu andaki görevimden ayrılmadan yapmam gereken bazı prosedürler var devir teslim vs. Ayrıca okul açılmadan halletmem gereken yeni ev adresi ve kızımın okul işlemleri var. Bu ve bazı başka sebeplerle sizlere yeterince cevap veremiyorum, beni affedin.” dedi.

Kararın kendisini şaşırtmadığını söyleyen İrevül, yeni tayin yerine gitmemek için bazı hakları olduğunu ancak bunları kullanmayacağını ifade etti ve “Gideceğim, oradaki silah arkadaşlarımla birlikte verilecek görevleri yerine getirmeye çalışacağım. Allah utandırmasın. Söyleyecek söz çok ama fazlası bana yakışmaz. Desteğiniz için teşekkür ederim” dedi.

İrevül, 18 Mart etkinlikleri kapsamında İstanbul’un Avcılar ilçesinde düzenlenen etkinlikte tüm şehitler ve gaziler için yapılan duada Atatürk’ün ismine yer verilmeyince tepki göstermişti. Duayı yapan öğretmenin yanına giderek Atatürk’ü tanıyıp tanımadığını soran İrevül, salonu terk etti.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İrevül “benim bulunduğum mekanda Atatürk’ün adını anmaktan imtina edersen, hele hele Çanakkale Zaferi yıl dönümünde ve şehitleri anarken, yanına gelir gözüne baka baka sorarım; sen Atatürk diye bir adamı duydun mu? Herkes hakkını hukukunu, haddini hududunu bilecek.” diyen İrevül’ün bu tepkisi üzerine idari soruşturma başlatıldığı iddia edilmişti.

İmamoğlu, kayyımın indirttiği Atatürk tablosunu elleriyle astı

medyabold
Devamını Oku »

Joaquin Phoenix: “Joker” filmi bildiklerinizden farklı

DC evreninin en ikonik karakterlerinden Joker’i canlandıran Joaquin Phoenix, yeni filmde çizilen karakterin bilinen DC filmlerindekinden çok farklı olduğunu dile getirdi.

BOLD– Batman’in azılı düşmanı Joker DC evrenindeki en renkli kötü karakter hiç şüphesiz. Akılda kalan sözleri, acımasız ama zeka dolu taktikleriyle Joker sinemaya damga vurmuş kötülerden. Joaquin Phoenix’in başrolünde oynayacağı film, Joker’in nasıl var olduğuna açıklık getirecek.

BİR PALYAÇO NASIL PSİKOPATA DÖNÜŞÜR?

Rolüyle ilgili açıklamalarda bulunan Joaquin Phoenix “Kötü kahramanlar o şekilde doğmaz, sonradan kötü olur. Yaşamlarında öyle bir şey olur ki, insanlığa olan inançlarını kaybederler. İnsanlığın ve insan ırkının kusurlarını görmeye başlarlar ve onları düzeltmeleri gerektiğini hissederler.” sözleriyle filmde dramatik bir dönüşüme şahit olacağımızın işaretini verdi.

Beyaz perdede Joker’i canlandıran aktörler sırasıyla: Cesar Romero, Jack Nickholson, Heath Ledger, Jared Leto

JOKER’İN KONUSU
Bir komedyen olan Arthur Fleck, üst üste yaşadığı kötü olayların da etkisiyle geçirdiği psikolojik değişimler sonucu akli dengesini yitirmeye başlar. Bu durum da onu bir süre sonra psikopat bir katile dönüştürür.

3 Ekim 2019’da vizyona girmesi beklenen filmde Joaquin Phoenix’in nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu. Çünkü hemen herkesin aklında Joker olarak hâlâ Heath Ledger var.

medyabold
Devamını Oku »

‘AK Parti oyları yüzde 34-35 bandına, ne yaptık da bu oldu’

Yeni bir parti kuracağı iddialarıyla gündeme gelen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP’nin genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a 5 kez düşüncelerini ilettiğini söyledi. Davutoğlu, partide temel değerlerinin değiştiğini belirtti.

Çok yoğun bir ekonomik krizin içinden geldiğini ifade eden Davutoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a “Yukarıdan bakan bir ekonomi anlayışıyla bu ekonominin içinden çıkamayız” diye seslendi.

Davutoğlu, Elazığ’da düzenlenen Gönül Dostları Buluşması’nda “Ya hesap verecek bir başbakan ya da kuvvetler ayırımı” olmalı dedi.

AKP’nin içinden kendisine destek veren bazı insanların kameralar önünde var olan durumu meşrulaştırmaya çalıştıklarını söyleyen Davutoğlu, “İnsanları bu duruma düşürmemeliyiz. Herkes düşüncelerini açık bir şekilde dile getirebilmeli.” ifadelerini kullandı.

Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasından ana başlıklar şöyle oldu:

– AK Parti’nin iki yıl genel başkanlığını yapmış bir neferi olarak, bize her zaman destek vermiş kitlelerin hüznünü yüreğimde hissediyorum.

– Devlet makamlarını bir takım trol çetelerinin tuzaklarına mahkum edenler karşısında 3 yıl sustuk. Eğer işler iyi gitmiş olsaydı kıyamete kadar susardık. Hiçbir makam beklentimiz, mevki beklentimiz yok.

– Cumhur İttifakındaki MHP oyları çıkarıldığında AK Parti oyları yüzde 34-35 bandına gerilemiştir. Ne yaptık da bu oldu denmelidir, niye yüzde 14 puan kaybettik denmelidir.

– Bugün susma vakti değildir. Bugün kapalı kapılar ardında konuştuğumuz gerçekleri kapının önünde reddederek susma vakti değildir. Bugün halkın önünde konuşma vaktidir.

– AK Parti bir kişinin, bir faninin, bir ailenin, bir grubun, bir kesimin, bir bölgenin, bir etnik ya da mezhebi grubun partisi değildir.

– AK Parti bir takım trol örgütlerinin etkisi altına girmişse, soru sorması gereken biz, cevap vermesi gereken partiyi bu gruplara teslim edenlerdir.

– Bu düşüncelerim şahsi düşünceler değildir. Daha önce gittiğim vilayetlerde hissettiğim düşüncelerdir. Bize hesap soranlar olduğu için yüreğimden gelen sesle haykırıyorum.
Gelin konuşalım. Çağrım ülkenin geleceğiyle ilgili kaygı duyan herkese.

– Vicdan odaklı temiz bir siyasetten kopma nedeniyle buradayız. Ekonomik açığı iyi politikalarla kapatabilirsiniz ama vicdan açığını kapatmak mümkün değildir.

– Bir seçimde beka kaygısından bahsedip, diğer seçimde İmralı ile temasa geçmeye çalışmak veya bunu meşru göstermek milletin vicdanından kopuştur.

– Adalete ihtiyaç var. Adalet son dönemde öylesine çifte standart gösterdi ki, insanların adalete, hukuk sistemine güveni sarsıldı.

– Anayasal sistemler kişilere ve kurumlara göre inşa edilmez. Ama maalesef tüm uyarılarımıza rağmen çarpık parlamenter sistemden çarpık bir başkanlık sistemine geçildi.

– Ya meclise hesap verecek bir başbakandan oluşan parlamenter sistem ya da kuvvetler ayrımı ilkesine uyulan bir başkanlık sistemi olmalıdır. Her ikisi de olabilir. Ama bugünkü şartlar bunu gerektiriyor denerek yapılan her düzenleme sıkıntıya yol açıyor.

– Devlet yapısıyla aile ilişkileri kesinlikle ayrılmalıdır. Devlet hiyerarşisinde birinci derece akrabalıklar olmamalıdır.

kronos
Devamını Oku »

Ekrem İmamoğlu: Yönetmen koltuğuna da oturduk

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ziyaret ettiği Nazım Hikmet ve Ahmet Ümit’i anlatan ”Merhaba Güzel Vatanım” belgeselinin yönetmen koltuğuna oturdu.

BOLD- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Ahmet Ümit’in yazdığı Cengiz Özkarabekir’in yönettiği ”Merhaba Güzel Vatanım”ın setine misafir oldu.

İmamoğlu, şair Nazım Hikmet ve yazar Ahmet Ümit’in hayatlarının fırtınalı yıllarını ve Moskova günlerini anlatan belgeselin yönetmen koltuğuna da oturdu. Kayıt komutu veren İmamoğlu, oyunculukları çok beğendi.

YÖNETMEN KOLTUĞUNA DA OTURDUK

Set ziyaretini sosyal medya hesabından paylaşan İmamoğlu, ”Yönetmen koltuğuna da oturduk. Ahmet Ümit’in yazdığı Cengiz Özkarabekir’in yönettiği Merhaba Güzel Vatanım’ın setine misafir olduk. Şair Nazım Hikmet ve yazar Ahmet Ümit’in hayatlarının fırtınalı yıllarını ve Moskova günlerini anlatan belgeseli sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı.

Senaryosunu Ahmet Ümit’in yazdığı belgesel filmi Cengiz Özkarabekir çekiyor. İki yazarın gerçek hayat hikâyelerinden ilham alan filmde, Nâzım Hikmet’in Moskova’ya uzanan yaşam öyküsünün Ahmet Ümit’in hayatı ve 1980 darbesinden sonra Moskova’ya gidişi üzerindeki etkileri anlatılıyor.

KASIM AYINDA GÖSTERİME GİRECEK

Merhaba Güzel Vatanım’da, Nâzım Hikmet’e daha önce de Mavi Gözlü Dev isimli yapımda büyük şairi canlandıran Yetkin Dikinciler hayat verirken, Ahmet Ümit’in gençlik yıllarını genç oyuncu Serkan Altıntaş canlandıracak.

Kasım 2019’da gösterime girmesi planlanan yapımda ayrıca Berna Laçin, Pelin Batu, Levent Üzümcü, İskender Bağcılar, Mehmet Tokat, Alper Türedi, Kutay Şahin, Adnan Kürkçü, Ayhan Bozkurt gibi oyuncular yer alacak.

medyabold
Devamını Oku »

Mansur Yavaş’tan Melih Gökçek’e ‘fışkiye’ göndermesi

Mansur Yavaş, paylaştığı kedi videosuyla Melih Gökçek’e Gezi protestoları zamanında eylemciler için söylediği “fışkiyeleri bile kırmışlar” sözlerine gönderme yaptı.

BOLD-Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın paylaştığı videonun sonunda eski başkan Malih Gökçek’e “fışkiye”li göndermesi sosyal medyayı salladı.

İKİ MİLYONA YAKIN İZLENDİ

Mansur Yavaş’ın paylaştığı videoda bir kedi Sokak Hayvanları Çalıştayı’ya giderek başkanla bir araya gelmeye çalışıyor. Sonunda Başkan Mansur Yavaş’a ulaşmayı başaran kedi başkana ‘fışkiye’lerin kırıldığını haber veriyor. Eğlenceli video 2 milyona yakın izlendi.

medyabold
Devamını Oku »

Beren Saat “Atiye”nin senaryosunu yeniden yazdırıyor

Netflix’in ikinci orijinal Türkçe dizisi “Atiye”nin birinci sezon çekimleri tamamlandı. Dizinin başrolünü üstlenen Beren Saat ikinci sezon senaryolarında bazı kısımları beğenmeyince senaristler ünlü oyuncunun isteği üzerine değişikliğe gittiler.

BOLD– Şengür Boybaş’ın ilk romanı Dünyanın Uyanışı’ndan Ozan Açıktan ve Gönenç Uyanık yönetmenliğinde uyarlanan dizinin ilk sezon çekimleri Adıyaman ve Göbeklitepe başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde çekildi. Aynı mekanlarda geçecek ikinci sezonun senaryosu ise Beren Saat’e takıldı.

SENARYOYU BEĞENMEDİ

Diziye ismini veren Atiye karakterini canlandıran Beren Saat, Jason George ve Nuran Evren Sit tarafından yazılan senaryonun ikinci sezonunda bazı kısımları beğenmeyince senaristler senaryoyu yeniden yazmaya başladılar. OG Medya yapımcılığında yürütülen dizinin yeni sezonunun bu değişiklikten etkilenip etkilenmeyeceği henüz belli değil.

Özel güçleri olan gizemli bir kadının anlatıldığı gizem-dram dizisinde Beren Saat dışında Mehmet Günsur, Melisa Şenolsun ve Metin Akdülger gibi oyuncular yer alıyor.

medyabold
Devamını Oku »

Norveç basını “Süper yetenek” Türk mülteciyi konuşuyor

2018 yılında Norveç’e gelen 17 yaşındaki Çağatay Kurt, eskrim sporundaki başarısıyla Norveç basının dikkatini çekti. Ülkenin önde gelen televizyon kanalı NRK’da yer alan haberde, Kurt’tan “Süper yetenek” diye bahsediliyor.

BOLD-Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri nedeniyle Norveç’e sığınan Çağatay Kurt, eskrim sporundaki başarısıyla adından söz ettiriyor. NRK’da yer alan haberde; 8 aydır Norveç’te yaşayan Kurt’un, bu hafta NM-vika 2019 müsabakalarına katıldığı şampiyonluğa doğru ilerlediği ifade ediliyor.

Çağatay Kurt-fotoğraf: NRK

Çağatay Kurt’un kısa sürede Norveççe öğrenmesi ve sorduğu sorulara cevap vermesi, NRK muhabirinin dikkatini çekmiş. Haberde “Tüm soruları cevapladı. Eskrim alanında rakipleri, antrenörleri ve diğerleri ile konuşarak dili öğrenmiş” diyor.

Türkiye’deyken eskrim sporundan Genç Milli Takımı’nda olduğu belirtilen Kurt’un, “Milli takımdaydı fakat orada kalamadı. Ailesinin ve babasının işkence görmesinden korkuyordu” denildi.

15 Temmuz’dan sonra Çağatay Kurt’un babasının işini kaybettiği, pasaportuna el konulduğu ve tutuklanma tehdidi ile karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Kurt’un babasının tutuklanmasını istemediği bu nedenle Türkiye’den kaçmak zorunda kaldıkları anlatıldı.

Çağatay Kurt-Fotoğraf: NRK

Tek çarelerinin ülkeyi terk etmek olduğunu vurgulayan Kurt, insan kaçakçıları ile irtibat kurduklarını ve bir liman kentinden her şeyi geride bırakarak Türkiye’den ayrıldıklarını anlattı.

Kurt, tekneye bindikleri anı şu sözleri ile anlatıyor, “ Çok korkmuştum her şeyi hatırlamıyorum. Her şey denizde sona erebilirdi. Polisler tarafından ele geçirilebilir ya da boğulabilirdik.”

Yunanistan’a geçen Kurt ailesinin, daha sonra yine tekne ile İtalya’ya geçtiği ve insan kaçakçılarına toplamda 100 bin Norveç Kronu para ödedikleri ifade etti.

İtalya’dan sonra diğer Avrupa ülkeleri üzerinden ailesi ile birlikte Norveç’e gelen Çağatay Kurt, eskrim sporunda ilerlemeyi ve en iyi spor kulübüne girmeyi amaçlıyor.

Çağatay Kurt’un Yunanistan’dan Norveç’e uzanan kaçış hikayesi ve eskrim sporundaki başarısı NRK’da en çok okunan haberler arasında yer aldı.

Kanadalılar Yunanistan’daki mülteciler için kampanya başlattı

medyabold
Devamını Oku »

Patnos’ta AKP ve HDP arasında makam aracı kavgası

Seçimi kaybedeceğini anlayan eski AKP’li başkanın AKP’li başka bir belediyeye hibe ettiği makam aracını HDP’li başkan geri alınca araca ‘haciz’ kararı ile el konuldu.

BOLD-Patnos’ta seçimi kaybedeceğini anlayan AKP’li belediye, belediyeye ait lüks makam aracını AKP’li Dedeli Belde Belediyesine hibe etti. Belediye seçimlerini kazanan HDP’li Başkan Müşerref Geçer hibe edilen aracı belde belediyesinden geri aldı. Patnos Belediyesi eş başkanları tarafından kullanılan makam aracı, Iğdır güzergahındaki Suveren jandarma kontrol noktasında durdurularak hacizli olduğu gerekçesiyle el konuldu.

El konulan araca ilişkin tutulan tutanakta, ”Uygulama esnasında 16.00 sıralarında kontrol noktasına gelen 04 P 1999 plakalı AUDİ marka aracın yapılan sorgusunda Ağrı-Patnos İcra Müdürlüğü’nün 18.06.2019 gün ve 2019/163 sayılı hacizli ve yakalama şartının görüldüğü araç. teslim alınmıştır” denildi. El konulan araç Suveren Jandarma Komutanlığı’na götürüldü.

‘ARACI GERİ ALINCA SORUN ÇIKARDILAR’

Iğdır’da düzenlenen festivale gitmek için yola çıktıklarını belirten Patnos Belediye Eş Başkanı Müşerref Geçer, Suveren Kontrol noktasında araçlarının durdurulduğunu söyledi. Kontrol noktasındaki jandarmadan makam aracı hakkında ‘haciz’ kararı olduğu öğrendiklerini söyleyen Geçer, makam aracına jandarma tarafından el konulduğunu belirtti. Geçer, “Bugüne kadar herhangi bir sorunun olmadığı aracın alınması siyasi bir karardır. Araç daha önce AKP’li Dedeli Belde Belediyesi’ne hibe edilmişti. Biz seçimi kazandıktan sonra aracı geri tahsis ettik. Bugüne kadar bir sorun yoktu, biz aracı Dedeli Beldesi’nden aldıktan sonra sorun çıkarıldı” dedi.

Ağrı iline bağlı Patnos Belediyesi, 31 Mart Yerel Seçimlerinde AKP’den, HDP’ye geçmişti.

Bakan Soylu, ultra lüks makam aracını böyle savundu: 1.6 milyonluk arabadan saray mı olur!

medyabold
Devamını Oku »

İnfaz yasası değişikliği teklifi, AKP’li vekillerin imzasına açıldı

Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin gündeme getirdiği infaz değişikliği teklifinin AKP’li vekillerin imzasına açıldığı belirtildi. İnfaz Kanunu’ndaki değişikliğine göre, cezanın yüzde 66’sının yerine, yüzde 50’sinin hapiste geçirilmesi planlanıyor. Değişikliğin pakete eklenmesi durumunda, 60 binden fazla insanın tahliye olacağı kaydediliyor.
BOLD – Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) muhalefetle uzlaşarak bir bölümünü önümüzdeki günlerde Meclis’e sunmayı hedeflediği yargı paketinde özellikle ceza infaz sistemine yönelik önemli adımlar atılıyor. Ceza indirim oranlarının yeniden belirlendiği, kasten adam öldürme gibi 30-40 yılı bulan hapis cezalarına ilişkin sürenin bir bölümünün başka şekilde doldurulmasını öngören ve bu kapsamda mahkûma ‘Işığı görme hakkı’ getirilen düzenleme üzerindeki çalışmanın kısa süre içinde tamamlanması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesinde yer alan hedeflerden bir bölümü 1’inci Yargı Paketi olarak önümüzdeki günlerde TBMM’ye sunulacak. Adalet Bakanlığı ile AK Parti’nin hukukçu milletvekillerinin üzerinde çalıştığı 1’inci Yargı Paketi’nde muhalefetin de itiraz etmeyeceği, ifade özgürlüğünü ilgilendiren yargı kararlarına karşı kanun yolu güvencesini artıran düzenlemeler olacak.

Teklifin Meclis’teki AKP grubunun imzasına açıldığı kulis bilgilerine yansıdı. Teklifle, istinafta kesinleşen 5 yılın altındaki cezalara temyiz yolunun açılması, tutukluluk sürelerinin düşürülmesi, avukatlara yeşil pasaport verilmesi, icra ile çocuk teslimi uygulamasının kaldırılması gibi hükümler olması bekleniyor.

60 BİNDEN FAZLA  KİŞİYE TAHLİYE YOLU

AKP kaynakları, ceza infaz sistemine ilişkin değişiklikler üzerindeki çalışmaların ise sürdüğünü dile getirdi. Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan habere göre, uzlaşmaya varılması halinde Meclis’e sunulacak ilk yargı paketinde bu değişikliklerin yer alabileceğini belirten AKP kurmayları, yeni ceza infaz sistemi ile hazırlıkları şöyle anlattı:

“Mevcut sistemden farklı olarak, hapis cezasının yüzde 66’sının değil, yüzde 50’sinin hapiste geçirilmesi üzerinde çalışma yapılıyor. Eğer bu ilk pakete yetişirse, 60 binden fazla insanın cezaevinden çıkacağı belirtiliyor. Asıl üzerinde tartıştığımız konu, cezaların yarı oranında indirilmesinin ne getirip ne götüreceği. Burada amaç cezaevlerini boşaltmak değil. Suç ve ceza dengesi kurulması ve adalet duygusunun zedelenmemesi. Yani ağırlaştırılmış hapis cezasına kademeli bir ceza uygulanabilir. Ama buruda çocuğa yönelik suçlar, anne-baba akrabalara yönelik şiddet suçu, öldürme, tecavüz ve terör gibi suçlar kesin hariç tutulacak. Ama kalan suçlarla da ilgili bir denge kurulacak. İşlenen suçların bir bölümüne mutlaka hapis cezası uygulanacak. Bir gün de olsa hapis cezası verilecek.”

IŞIĞI GÖRME HAKKI

AKP kaynakları, kasten adam öldürme suçunun cezası olan 40 yılın aralıksız olarak 24 yılının hapiste geçirilmesinin Avrupa ve AİHM uygulamaları ile çeliştiğini dile getirdi. Yapılan çalışmada, bu cezanın 15 yılının hapiste geçmesi, kalan cezanın bir bölümünün başka şekilde verilmesinin gündeme geldiğini belirten AKP kaynakları, “Buna dünya örneklerinde ‘ışığı görme hakkı’ deniyor. Yani belli periyotlarla ceza indiriminin uygulandığı sistemler var. İngiltere ve Almanya örnekleri veriliyor. Buralarda 15 veya 10 yıl aralıksız hapis yatıyor. Cezanın kalan kısmı başka şekilde çekiliyor. Evde veya başka yöntemler oluyor. Yani aralıksız ışığı görme hakkından men edilmesi uygulaması birçok ülkede artık yok” diye konuştu.

AYŞE ÖĞRETMEN DÜZENLEMESİ

Adalet Bakanlığı ve AKP’nin hukukçularının çalışmasında, çocuklu kadın mahkûmların cezalarının ev hapsine dönüşmesini sağlayacak düzenlemelere de yer veriliyor. Ayrıca, ekonomik suçlarla ilgili bazı cezaların para cezalarına çevrilmesi de öngörülüyor.

CEZA, SUÇU ÖNLEMİYOR

AKP kurmayları, Adalet Bakanlığının yaptığı araştırmada, özellikle adam öldürme ve cinsel suçlarla ilgili verilen cezaların, o suçun tekrar işlenmesine engel olmadığının tespit edildiğine dikkat çekti. Kurmaylar, “40 yıl ceza alsa da, çıktığında yine aynı suçu işleme eğilimi gösteriyor. Suça giden yolları kapatmayı getirmek lazım” dedi.

UYUŞTURUCU SUÇUNA KADEMELİ CEZA

Uyuşturucu ve hırsızlık suçlarındaki cezalara da kademe getiriliyor. AKP’nin hukukçuları yapılacak değişikliği, “Yani bir paket kaçak sigara satmakla, bir kamyon kaçak sigara satmanın suçu aynı. Uyuşturucu suçunda kullanan ile satana verilen cezalar yeniden düzenlenecek. Profesyonel satıcı veya uyuşturucu baronlarının cezası diğerlerine göre artırılacak ve derecelendirilecek. İşlenen suça göre farklı cezalar olacak. Kullanan ve satan konusunda net bir ayrım olacak ve ona göre tanım yapılacak” şeklinde açıkladı.

Meclis’ten yükselen ses: “Yargı reformu 700 bebeği ve annelerini cezaevinden çıkarmalı”

medyabold
Devamını Oku »

Ahlat Ağacı’nın kamera arkası belgesel oldu

Nuri Bilge Ceylan’ın 71. Cannes Film Festivalinde ayakta alkışlanan ama eli boş dönen son filmi Ahlat Ağacı’nın kamera arkası 6 saatlik belgesele dönüştürüldü.

BOLD- Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi Ahlat Ağacı’nın (2018) kamera arkası belgesel oldu. Toplamda 6 buçuk saat uzunluğundaki belgeselin duyurusunu Nuri Bilge Ceylan’ın eşi Ebru Ceylan Instagram hesabından fragman görüntülerini yayınlayarak yaptı. Fragman ayrıca Nuri Bilge Ceylan’ın Youtube kanalında izlenebiliyor.

Çekimleri Çanakkale’nin Yenice ve Çan ilçelerinde tamamlanan filmin 14 hafta süren kamera arkası belgeseli 3 bölüm olarak 28 Haziran 2019’da Vimeo’da yayınlandı.

Belgeselin bölümleri 9.99 dolara satın alınabilirken, 3.99 dolara da kiralanarak 48 içinde izlenebiliyor. Satış fiyatının dolar üzerinden olması ise Nuri Bilge Ceylan severlerini üzdü.

Belgeselde Nuri Bilge Ceylan’ın oyuncularla yaptığı konuşmalar, tartışmalar, sahnelerin tasarım ve hazırlık aşaması ile kamera hareketleri ayrıntılı bir şekilde bulunuyor.

DÜNYA PRÖMİYERİ CANNES’DA YAPILMIŞTI

Geçen yıl gösterime giren Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi Ahlat Ağacı, dünya prömiyerini 71. Cannes Film Festivali’nde yapmıştı. Film, Nuri Bilge Ceylan filmlerinin adresi olan festivalden eli boş dönse de dakikalarca ayakta alkışlanmıştı.

Film, 51. SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Ödülleri kapsamında ise 2018’de ‘en iyi film’ dahil olmak üzere 6 dalda ödüle değer görülmüştü.

Başrolünde Aydın Doğu Demirkol’un yer aldığı filmde Demirkol’a Murat Cemcir ile birlikte Bennu Yıldırımlar, Serkan Keskin, Ahmet Rıfat Şungar, Hazar Ergüçlü, Tamer Levent, Akın Aksu, Öner Erkan, Kadir Çermikli, Kubilay Tunçer ve Ercüment Balakoğlu eşlik ediyor.

Senaryosunu Nuri Bilge’yle birlikte Ebru Ceylan ve Akın Aksu‘nun yazdığı filmin görüntü yönetmenliğini ise Ceylan’ın pek çok filminde birlikte çalıştığı Gökhan Tiryaki üstleniyor.

Ahlat Ağacı, okulu bitirdikten sonra Çan’a ailesinin yanına geri dönen Sinan Karasu’nun etrafındaki herkesle girdiği diyaloglar ve bunların hayatındaki yansımaları anlatılıyor.

medyabold
Devamını Oku »

ODTÜ’de öğrenci evlerine operasyon: 4 gözaltı

ODTÜ mezuniyet töreni öncesi yapılan ev baskınlarında 4 öğrenci gözaltına alındı.

BOLD – Sabah saatlerinde polislerce yapılan ev baskınında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencilerinden Meziyet Yıldız, Fırat Çağlar, Melike Balkan ve Emrecan Konyalı gözaltına alındı.

ODTÜ mezuniyet töreni öncesi yapılan operasyon kapsamında gözaltı sayısının artabileceği belirtiliyor.

Mezuniyet töreni konusunda ihbar olduğunu iddia eden polisin elinde çok sayıda öğrencinin bulunduğu bir gözaltı listesi olduğu belirtiliyor. Terörle Mücadele ekipleri tarafından yapılan operasyon konusunda avukatlara henüz yeterli bilgi verilmedi.

medyabold
Devamını Oku »

Gazeteci Deniz Yücel, pazarlık sonucu tahliye edildiğini ifşa etti

Türkiye’de bir yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Die Welt gazetesi Türkiye Muhabiri Deniz Yücel, serbest kalmasının kendisine yapılan “Türkiye’yi terk et” teklifini kabul etmesiyle gerçekleştiğini açıkladı.

BOLD-“Silahlı terör örgütü propagandası yapma, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlamasıyla tutuklanan Gazeteci Deniz Yücel hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM), “kişi hürriyeti ve güvenliği” ile “ifade ve basın özgürlüklerinin” ihlal edildiğine ve 25 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetmişti. AYM’nin kararıyla tekrar gündeme gelen Gazeteci Yücel, sosyal medya hesabından nasıl tahliye olduğunu anlattı.

Bağımsız yargı göndermesinde bulunan Gazeteci Yücel, Türkiye Cumhuriyeti tarafından “Ülkeyi terk et, tahliye ederiz” teklifinde bulunulduğunu ve kendisininde bu teklifi kabul etmesiyle tahliye olduğunu vurguladı.

Gazeteci Deniz Yücel’in “Pazarlık” sonucu tahliye olmasını gazeteci İsmail Saymaz’ın bir tweetine verdiği cevapla ortaya çıktı. İsmail Saymaz, Deniz Yücel hakkında “Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci Deniz Yücel için ‘ajan provokatör’ ithamında bulunmuş ve ‘Ben bu makamda oldukça asla iade edilmeyecek’ demişti. Yücel, hem siyasi bir anlaşmayla iade edildi. Hem de Yücel’in haksız şekilde tutuklandığı Anayasa Mahkemesi kararıyla kanıtlandı.” paylaşımını yaptı.

Saymaz’ın paylaşımının altına yorum yazan Yücel ise, “Sevgili İsmail, ben iade edilmedim. TC hükümeti, bana Almanya aracılığıyla şu teklifi sundu: ‘Tahliye ederiz. Ama derhal ülkeyi terk edeceksin.’ Önce reddettim, talebim iade değil iddianameydi. Sonra (orası uzun hikaye) kabul ettim. Bunun üzerine tam bağımsız yargı tahliye etti.” ifadesini kullandı.

Alman ve Türk vatandaşı olan Deniz Yücel, “PKK ve “FETÖ”ye yardım suçlamamarıyla 2017’de tutuklanmış, Yücelin tutuklanması Türkiye ile Almanya arasında diplomatik sorun haline gelmişti.

AYM’den bireysel başvuruda ‘ihsas-ı rey’ açıklaması

 

medyabold
Devamını Oku »

Davutoğlu’ndan sert sözler: Çarpık bir Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan zehir zemberek açıklama geldi. AKP’deki 23 Haziran hezimetinin gerekçelerini sıralayan Davutoğlu, “Çarpık bir parlamenter sistemden, çarpık bir Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi” ifadesini kullandı.

BOLD-Elazığ’da Gönül Dostları Buluşması’nda konuşan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, hükümete ve AKP’ye yönelik eleştiri ve tavsiyelerde bulundu. AKP’nin bir kişinin partisi olmadığını vurgulayan Davutoğlu, “Kimse bizi kitlelerin ruhundan ahlakından soyutlayamaz ve ayıramaz” ifadesini kullandı.

23 HAZİRAN HEZİMETİNİN SORUMLULARINA VURGU YAPTI

31 Mart’tan 23 Haziran’a giden süreçte AKP’nin seçim stratejisini değerlendiren Ahmet Davutoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin kaybedilmesinin nedenini, “Ak parti 800 bin oyla tekrar kaybetmişse, bunun sorumlusu eylemde söylemde ahlakta siyasi hayatta ciddi savrulmalara sebep olanlardır” olarak açıkladı.

AKP’nin “Beka” söylemi nedeniyle halktan tepki aldığını belirten Davutoğlu, “Ciddi savrulmalar yaşadık, cesaretle önümüzdeki meseleleri tartışmalıyız.” dedi. AKP’ye yönelik eleştirilerinde hiçbir düşüncesini saklamadığını ifade eden Davutoğlu, “Bakınız partiler ve siyasi hareketler tavanda bölünmez. Tavanda bölünmüşse ciddi bir sıkıntı değildir. Bizim hareketimizde de 2 kez bölünme oldu ama eğer tabanda bir kayma varsa işte tehlikeli olan odur.” uyarısında bulundu.

AKP’NİN OY ORANI YÜZDE 34’LERE ÇEKİLDİ

AKP Genel Başkanı olduğu dönemde girdikleri 1 Kasım 2015 seçimlerinde yüzde 49,5 oy aldıklarını hatırlatan Davutoğlu, “Şimdi cumhur ittifakı olarak yüzde 44 oy aldılar. Yüzde 8 ile 10 oy oranında MHP’ninse AKP’nin oy oranı yüzde 34’lere çekilmiştir. Sorulması gereken soru ne yanlışlar yaptık ki parti bu banda geriledi ve bir kopuş yaşandı?” ifadesini kullandı.

“Bugün susma vakti değildir.” diyen Davutoğlu, “Kapılar kapılar ardında konuştuğumuz kapı önlerinde gerçekleri susma vakti değildir. Ne yanlışlar yaptık ki bugün bu noktadayız? Yoksa şu veya bu kişinin bir partiden ayrılmasıyla o parti bölünmez. Tabanda büyük kitleler kopmaya başladıysa insanları neyle tehdit ederseniz edin o çözülüşü durduramazsınız.” dedi.

“YALVARIYORUM GELİN KONUŞALIM”

“Gelin muhasebe yapalım” sözleriyle özeleştiri tavsiyesinde bulunan Davutoğlu, “Bizim meselemiz parti isminden bağımsız olarak, çağdaş bir ülkede yaşamak.” ifadesini kullandı.

“Yalvarıyorum gelin konuşalım.” sözüyle AKP’nin içinde bulunduğu duruma dikkat çeken Davutoğlu, “Vicdan açığı varsa bunu kapatmak mümkün değildir. Eğer 13 bin oyla kaybedilmiş bir seçimden sonra ülkede büyük ölçüde siyasi ve ekonomik tablo değişmemişse bunun sebebi milletin vicdanından kopuştur. Bizi eleştirenler düşünmek zorunda.” dedi.

“YENİ BİR SİYASİ ANLAYIŞA İHTİYAÇ VAR”

“Bir seçimde beka kaygısından bahsedip bu şekilde düşünmeyen herkesi terörist olarak itham ettikten sonra diğer seçimde İmralı’ya başvurmak milletin vicdanından kopuştur.” sözleriyle ifadesini sertleştiren Davutoğlu, “Bu kopuşu çözmedikçe herhangi bir toparlanma olamaz. Yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç var. Adalet öylesine örselendi ki insanların hukuk sistemine güvenini sarsıyorlar. Adalet terazisi ölçer, ölçülmez.” İfadesini kullandı.

“Adalet duygumuzu sarsacak her şey için ortak tavır alma vakti geldi.” diyen Davutoğlu, “ Ülkemiz çok yoğun bir ekonomik krizin içinde ciddi bir mücadele veriyor. Ekonomik sıkıntılarla karşılaşıyoruz 2008’de olduğu gibi. Ekonominin başında ekonomiden anlayan insanlar vardı; vizyon vardı.” sözleriyle Ali Babacan ve Mehmet Şimşek dönemlerine vurgu yaptı.

“SİZ BU HAREKETİN İÇİNDE YOKKEN BİZ BU DAVAYI OMUZLADIK”

“Fark şu” uyarısıyla önceki dönemle bugünü kıyaslayan Davutoğlu, “Bugün koyduğunuz kuralın yarın değişmeyeceğini göstereceksiniz; israfa yol açmayacaksınız, şeffaf olacaksınız; ekonomiyi üstlenen kişilerin herkesle konuşan, açık bir anlayışla davranması lazım. Yukarıdan bakan bir ekonomi anlayışıyla bu ekonominin içinden çıkamayız.” dedi.

“Bizim AK Parti’ye zarar vermeye çalıştığımızı söyleyenler, Siz bu hareketin içinde yokken biz bu davayı omuzlanmıştık.” sözleriyle eleştirilere cevap veren Davutoğlu, “Devlet mimarisi kişilere siyasi parti görüşlerine göre inşa edilmez. Çarpık parlamenter sistemden çarpık bir sisteme Cumhurbaşkanlığı sistemi adı altında geçildi.” sözleriyle mevcut hükümet sistemini eleştirdi.

ERDOĞAN’A DÜŞÜNCELERİNİ 5 KEZ İLETMİŞ

“Cumhurbaşkanına düşüncelerimi 5 kez ilettim; bizim hesabımız doğru olanı söylemek. Neyi yanlış görüyorsam söyleyeceğim.” İfadesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a AKP’nin durum tespitine ilişkin düşüncelerini paylaştığını vurgulayan Davutoğlu, “Bizim hesabımız bir şekilde kendimizi ortaya koymak değil, doğru olanı söylemek. Sade bir vatandaş olarak size söz veriyorum neyi yanlış görüyorsam söyleyeceğim.” dedi.

“Cumhurbaşkanı makamıyla genel başkanlık makamının birleştirilmesi hem cumhurbaşkanlığına hem de AK Parti’nin kurumsallaşmasına zarar vermiştir.” diyen Davutoğlu, “Devlet işleriyle aile yapısı kesinlikle ayrılmalıdır. Birinci dereceden akraba olmamalıdır. Şeffaflık, siyaset yasası derhal çıkarılmalıdır. Görev değişikliği değil bir hal değişimi lazım.” şeklinde konuştu.

Bakanlar Kuruluna tırpan: Damat, Soylu, Akar ve Gül gidiyor

medyabold
Devamını Oku »

Donald Trump ve Kim Jong-un, “silahsızlandırılmış bölgede” bir araya geldi

ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile Güney Kore-Kuzey Kore sınırında yer alan “silahsızlandırılmış bölgede” bir araya geldi.

BOLD-İki lider Panmunjom köyünde kısa bir görüşme yapacak. Kuzey Koreli mevkidaşı ile selamlaşan ve Kuzey Kore topraklarına ayak basan ilk ABD Başkanı olan Trump, “Dünya için harika bir gün” sözlerini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, buluşmanın yaşandığı yerde, “Dünya için harika bir gün. Silahsızlandırılmış bölgeye adım atan ilk ABD Başkanı olduğum için gururluyum.” açıklamasında bulundu.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un ise, “ Trump’ın görüşme teklifi beni çok şaşırttı. Sizi burada görmeyi hiç beklemiyordum. Trump’la harika ilişkiler bize sınırları aşma fırsatı tanıdı. Bugün dünden daha farklı.” şeklinde konuştu.

 

Trump, Kuzey Kore lideri ile görüşmek için Vietnam’a gitti

medyabold
Devamını Oku »

İkitelli’de taciz iddiası: Öfkeli kalabalık Suriyeli dükkanlara saldırdı

İstanbul’un İkitelli semtinde dün gece taciz iddiaları üzerine vatandaş sokağa döküldü. Suriye uyruklu 12 yaşındaki bir erkek çocuğun, sokakta karpuz satan bir esnafın küçük kızına tacizde bulunduğu iddiası ortalığı karıştırdı.

BOLD- Küçükçekmece ilçesinin İkitelli semitinde yaşanan olay dün gece saat 23.00 sıralarında yaşandı. Mehmet Akif mahallesinde gerçekleşen olayın sosyal medya da yayılmasının ardından mahalleli sokağa çıktı. 12 yaşlarında olduğu tahmin edilen Suriye uyruklu bir erkek çocuğunun, aynı yaşlarda olduğu ifade edilen bir kız çocuğuna sözlü tacizde bulunduğu iddia edildi.

Taciz olayının kısa süre içerisinde duyulmasının ardından öfkeli mahalleli, yaşanan olayı protesto etmek amacıyla gözaltına alınan şahsın bulunduğu Mehmet Akif Mahallesi Polis Amirliğine yürümek istedi. Öfkeli kalabalığını yürüyüşüne müsade etmeyen polis, tazyikli su ve biber gazı ile müdehale etti.

DÜKKANLARI TAŞLADILAR

Aşık Veysel caddesini trafiğe kapatarak yürüyüşe geçen kalabalık içerisindeki bazı kişiler cadde üzerinde bulunan Suriyelilere ait dükkanları taş yağmuruna tuttu. Camları kırılan dükkanların Arapça tabelaları indirildi.

POLİS SU GAZ PLASTİK MERMİ KULLANDI

Olayların büyümesi üzerine bölgeye çevik kuvvet ekipleri sevk edildi. Polisler dağıl uyarısına uymayan kalabalığa önce tazyikli su sıktı daha sonra biber gazı ile müdahale etti. Kalabalık dağılmamakta ısrar edince, polis direnen vatandaşlara plastik mermi sıktı.

KONUŞARAK İKNA ETMEYE ÇALIŞTILAR

Kalabalığı dağıtmakta güçlük çeken polis vatandaşları konuşarak ikna ermeye çalıştı. İkna çalışmalarının ardından yol tekrar trafiğe açıldı. Polisin ilçedeki güvenlik önlemi devam ediyor

Polis kaynaklarından alınan bilgiye göre olayın iki çocuk arasında yaşanan sözlü taciz iddiası olduğu ve olayla ilgili fiziksel tacizin söz konusu olmadığı öğrenildi. Gözaltında bulunan Suriyeli çocuğun emniyetteki işlemleri devam ediyor.

medyabold
Devamını Oku »

23 Haziran sonrası AKP, bakanlık sayısını artırmayı planlıyor

23 Haziran seçiminde hezimete uğrayan AKP, hükümet sisteminde ve bakanlık sayısında revizyona hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 16’ya düşürülen bakanlık sayısının tekrar artırılması gündeme geldi.

BOLD-24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimi ile başlayan yeni hükümet sistemi, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) kulislerinde de tartışılmaya başlandığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni sistemin eksiklikleri ve aksaklıklarıyla ilgili çalışma yapılacağını açıklarken, AKP Genel Merkezi’nde bir süredir, “denge denetim” sisteminin iyi kurulamamasından dolayı, Cumhurbaşkanlığı sistemiyle 16’ya düşürülen bakanlık sayısının tekrar artırılacağı konuşuluyor.

BAZI BAKANLIKLARIN AYRILMASI AMAÇLANIYOR

Özellikle; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ayrılması gerektiği konuşuluyor. AKP tarafından başlatılan revizyon çalışması sonucunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kabinedeki değişikliği yapması planlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP’de bir süredir uygulama sorunları, tam oturmaması nedeniyle işleyiş sıkıntıları ve yapısal tıkanıklıklar nedeniyle eleştiri konusu olan yeni sistemle ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bir çalışma yapılacağını açıklamıştı.

Erdoğan, sistemin 1 yıllık uygulama sonuçları, eksiklikleri, aksaklıkları ve geliştirilmesi gereken yönleriyle ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın başkanlığında bakanlar, kurumlar, akademisyenler, medya mensupları ve ilgili tüm kesimlerin katılımıyla değerlendirmenin gerçekleştirileceğini söylemişti.

SİSTEM HANTAL YAPIYA DÖNÜŞTÜ

Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın haberine göre, özellikle bu 3 bakanlığın çalışma alanı ve personel sayısının çok fazla olduğu, bakanlıkların birleşmesiyle daha işlevsel bir yapı kurulması amaçlanmasına karşın hantal bir yapıya dönüştüğü eleştirileri dile getiriliyor.

Vatandaşa sunulacak hizmette birçok tıkanıklığın yaşanması ve yetki karmaşası nedeniyle bakanlıkların yeniden ayrılabileceği, diğer bakanlıklardaki işleyişin de değerlendirilerek Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yeniden yapılandırılacağı ifade ediliyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI KURULLARI VE OFİSLERİNDE YETKİ KARMAŞASI

AKP kulislerinde beklenen olası kabine revizyonunun bu çalışmanın sonucuna göre gerçekleşeceği vurgulanıyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerindeki önemli bir eleştiri ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteği üzerine kurulan, Cumhurbaşkanlığı’ndaki kurullar ve ofislerle, genel merkez ve TBMM’deki yasama süreçlerinde yetki karmaşası yaşandığı ifade ediliyor.

Erdoğan aracı gönderdi ama Mehmet Şimşek’i de ikna edemedi

medyabold
Devamını Oku »

TRT’den Afganistan’da el konan okullarla ilgili ‘BM’ çarpıtması

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT), Afganistan’da hukuksuz bir şekilde el konarak Maarif Vakfı’na devredilen eğitim kurumlarıyla ilgili çarpıtma bir habere imza attı. İki ülke arasında imzalanan mutabakat sözleşmesini Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hukuki bir dökümanmış gibi yansıtan kurum, haberinde BM’nin el koymalara destek verdiğini ima etti.

Konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan New York merkezli Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV), iki ülke arasında yapılan mutabakatın Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Cenevre Daimi Temsilciliği tarafından BM Hukuk Dairesi internet sitesine kaydedildiğini hatırlatarak, “Türkiye ve Afganistan arasında, hem Afgan yasalarına hem de uluslararası hukuka aykırı olarak imzalanan bu anlaşmanın, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 102. maddesi uyarınca prosedür gereği BM Hukuk Dairesi internet sitesine kaydettirilmiş olması, kesinlikle bu mutabakatın BM tarafından onaylandığı, tanındığı ya da desteklendiği anlamına gelmiyor. Türk medyasında bu tür haberlerin yayılması yalnızca halkı yanıltmaya yönelik bir çaba” denildi.

Uzun yıllardır Afganistan’da faaliyet gösteren Çağ Eğitim Kurumları’na, Türk hükümetinin baskısı sonucu polis zoruyla el konduğunu hatırlatan GYV, açıklamasında, “İki ülke arasında yapılan devir sözleşmesi, hem Afgan yasalarını, hem de Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin 17. maddesini ihlal etmektedir. Afgan hükümetinin sahibi olmadığı özel bir mülkü bu mutabakatla Türk hükümetine devretme yetkisi bulunmamaktadır. Bu anlaşma, hukuk nezdinde geçersiz ve hükümsüzdür.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca bu tip çarpıtma haberlerin, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler gibi kurumlara olan güveni zedelediği savunuldu.

kronos
Devamını Oku »