19 Ağustos 2019 Pazartesi

Tank palet fabrikası Katarlı BMC’ye gidiyor

Gelen tepkiler üzerine özelleştirilmesinden vazgeçilen Tank Palet Fabrikası, ASFAT formülüyle özel sektöre devrediliyor. 21 Ağustos’ta TSK’nın elinden çıkacak fabrikanın Katar ortaklı BMC’ye kiralanacağı belirtiliyor.

BOLD – Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) elindeki en kritik askeri fabrikalardan biri olan Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nın dolaylı yoldan özel sektöre kiralanmasına yönelik işlemler sessiz sedasız yürütülüyor. Halen Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) bünyesinde TSK’ye hizmet veren askeri fabrikanın 21 Ağustos’ta ASFAT AŞ’ye (Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.) resmen devredileceği öğrenildi. Devri üstlenen ASFAT’ın fabrikayı Katar ortaklı BMC’ye kiralayacağı ya da doğrudan işletmesini BMC’ye yaptıracağı ifade ediliyor.

TEPKİ OLUNCA VAZGEÇİLDİ

Askeri birlik statüsünde olan ve TSK’nin elindeki tanklar başta olmak üzere tüm paletli silah araç ve gereçlerinin onarımının yapıldığı, Fırtına Obüsleri’nin üretildiği Tank Palet Fabrikası, Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan ani bir kararla özelleştirme kapsamına alınmıştı. Ancak kamuoyundan gelen tepkiler ve fabrikada örgütlü işçilerin tayin baskısıyla özelleştirme yoluyla şirketlere devir kararından vazgeçildi. Bunun yerine fabrikanın, MSB bünyesinde kurulan bir kamu şirketi olan ASFAT AŞ’ye devrine karar verildi.

İŞÇİLER ASFAT KADROSUNA GEÇECEK

Sözcü’nün haberine göre, Tank Palet Fabrikası’nın ASFAT AŞ’ye devrine yönelik resmi işlemler 21 Aralık Çarşamba günü tamamlanacak. Böylece fabrikada çalışan işçilerin tamamı MSB kadrosundan çıkıp ASFAT kadrosuna geçecek. İşçilerin maaşları da artık 14 Eylül’den itibaren ASFAT tarafından ödenmeye başlayacak.

180 İŞÇİ TAYİN İSTEDİ

Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirilmesi yönündeki kararın Resmi Gazete’de yayımlanması üzerine fabrikada çalışan 605 işçi MSB’ye bağlı diğer fabrikalarda çalışma talebiyle tayin başvurusunda bulunmuştu. Ancak özelleştirmeden vazgeçilip ASFAT formülünün devreye alınmasıyla tayin konusunda ısrar eden işçi sayısı 180’e düştü. Tayin isteyen bu 180 işçiden 160’ının tayin talepleri kabul edilip istenilen illere gönderildi. Tank motoru ustası oldukları belirtilen 20 işçinin tayin talebi ise kabul edilmedi. Tankların güç grubunun onarımını yapan bu işçilerin yerine şimdilik usta bulunamayacağı gerekçesiyle tayin taleplerinin geri çevrildiği öğrenildi.

İŞLETMESİ BMC’YE VERİLECEK İDDİASI

Askeri fabrikalar genel müdürlüğü komutanlarının fabrikada işçilere açıklama yapıp devir ve yeni işletme yöntemini açıkladıkları öğrenildi. Türk Harb-İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Yaşar Yavuz, komutanların yaptığı açıklamalardan Tank Palet’in ASFAT’a devredilmekle birlikte işletmesinin BMC’ye verileceğini, dolayısıyla Fırtına Obüsü ve Altay tankının BMC tarafından yapılıp ASFAT’a, oradan da MSB’ye satılacağını anladıklarını söyledi. Uygulama başlamadan sistemin nasıl işleyeceğini anlamanın mümkün olmadığını ifade eden Yavuz, yeni sistemde işçilerin haklarının büyük ölçüde korunduğunu, ancak milli güvenliği yakından ilgilendiren fabrikanın geleceği konusunda ciddi kuşkularının oluştuğunu söyledi.

AKP’li yandaşlar zenginleşirken vatandaş fakirleşti

medyabold
Devamını Oku »

Almanya, tatil için memleketine giden sığınmacıları sınır dışı edecek

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, tatillerde memleketlerine gidenlerin ‘sığınmacı’ statüsünün elinden alınacağını belirtti.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanlığı, tatillerde memleketlerine giden Suriyelilerin ‘sığınmacı’ statüsünün elinden alınacağını açıkladı.

Bild am Sonntag gazetesine konuşan İçişleri Bakanı Horst Seehofer, “Suriyeli sığınmacı statüsünü taşırken düzenli olarak tatil için Suriye’ye gidenler orada zulüm gördüğünü söylemekte ciddi olamaz” dedi.

Bu sorunun öncelikle Suriyelileri ilgilendirdiğini dile getiren Bakan Seehofer, ama diğer yabancıların da memleketlerine gittiği öğrenilmesi durumunda sığınmacı statüsünün gözden geçirileceğini kaydetti.

Seehofer, “durumun müsait olduğunda” tüm Suriyeli sığınmacıları sınır dışı edeceklerini sözlerine ekledi.

Almanya’da iş gücü açığı artıyor: İki sektörde rekor ihtiyaç

medyabold
Devamını Oku »

İmamoğlu operasyonlara sessiz kalmadı: ‘Millet iradesi yok sayılamaz’

HDP’li 3 büyükşehir belediyesine yapılan operasyonları eleştiren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu görevden uzaklaştırmaların demokrasi ile bağdaşmadığını ve halkın iradesinin yok sayılamayacağını söyledi.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu HDP’li Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanlarının görevlerinden uzaklaştırılmalarının demokrasiyle ve demokratik teamüllerle izah edilemeyeceğini söyledi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 3 büyükşehir belediyesindeki operasyonlara tepki gösteren İmamoğlu şu ifadeleri kullandı, ”31 Mart Yerel Seçimlerinde milletin oylarıyla seçilmiş Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevlerinden alınarak yerlerine kayyum atanması demokrasiyle ve demokratik teamüllerle izah edilemez. Milletin iradesini yok saymak kabul edilemez.”

Kayyum sırası İstanbul ve Ankara’ya mı geliyor?

medyabold
Devamını Oku »

Portakal’dan operasyonlara tepki: ‘Bu ilkesizlik AKP’yi bitirecek’

Seçim öncesi Apo’nun mektubunu Kürt seçmene okutan AKP’nin başkanları görevden alarak ‘tuhaf’ işler yaptığını vurgulayan Portakal ilkesiz yapılan siyasetin AKP’yi kemirerek bitireceğini söyledi

BOLD – Fox Ana Haber sunucusu gazeteci Fatih Portakal, HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine yapılan operasyonları ve başkanların görevlerinden uzaklaştırılmalarını sosyal medya hesabından eleştirdi. Portakal seçim öncesi Kürt seçmene Apo’nun mektubunu okuyan AKP’nin halkın iradesi ile seçilmiş Kürt başkanları görevden almasını ‘tuhaf’ olarak niteledi. Portakal bu ilkesiz siyasetin AKP’nin sonunu hazırladığını söyledi.

Portakal’ın açıklamaları şöyle, ”Siyasi ilkesizlik partileri yönetenlerden kaynaklanıyor. AKP somut örneği. 23 Haziranın 48 saat öncesinde Kürt seçmeni kandırmak için terörist başından mektup getirtip okutan da bu parti, halkın iradesiyle seçilmişleri görevden alan da bu parti. Tuhaf durum!

Ve ilkesiz yapılan siyaset AKP’yi kemiriyor, zaten sonunda bitirecek. Çünkü onun kuruluş ilkelerini tekrar savunanlar ortaya çıkacak. Sorun, AKP’nin ne küstürülmüş seçmenlerinde ne tembelleşmiş teşkilatlarında ne metal yorgunluğunda! Sorun nerede mi?

Sorun, her ortamda demokrasi denilerek aslında bir avuç ismin keyfi yönetim anlayışında. Kurdukları oligark düzende. Gönüllere neden artık giremediğinizi başka nasıl anlatabilirim size? Gittikçe de uzaklaşıyorsunuz”

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Mızraklı: ‘Bir darbe durumu’

medyabold
Devamını Oku »

Yeni bir parti daha geliyor

Eski bakanlardan Rifat Serdaroğlu’nun kuracağı parti Babacan ve Davutoğlu’nun kuracağı partilerden sonra devreye gireceği ileri sürüldü.

BOLD – Geçtiğimiz yıllarda Sağlık Bakanı ve Devlet Bakanı olarak görev yapan Rifat Serdaroğlu’nun “Çoban Ateşi” adını verdiği siyasi bir hareketi partileştirme çalışmaları içinde olduğu öğrenildi.

Sözcü yazarı Rahmi Turan’ın verdiği bilgiye göre; Serdaroğlu’nun partisi Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı partilerden sonra devreye girecek.

Turan, “İsyan Bayrağı” başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümünde kurulacak olan partiye dair şunları kaydetti:

“Ali Babacan ile Ahmet Davutoğlu’nun partileri AKP’nin benzeri olacak. Serdaroğlu’nun çalışmaları ise Atatürkçü çizgide, her yurtsever vatandaşa kucak açacak demokratik merkez partisi olmayı hedefliyor.”

medyabold
Devamını Oku »

Kayyım operasyonu: 418 gözaltı

Belediye başkanlarının kayyım atanarak görevden alındığı Diyarbakır, Van ve Mardin’de gece saatlerinde çok sayıda eve polis baskınları yapıldı. 29 ilde aralarında HDP’li siyasetçilerin de bulunduğu 418 kişi gözaltına alındı.

BOLD – İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “Diyarbakır, Mardin ve Van illeri başta olmak üzere toplam 29 ilde PKK/KCK terör örgütüne yönelik 418 şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır. Yakalamaya dönük operasyonlar devam etmektedir” denildi. Gözaltına alınacak kişi sayısının artabileceği ifade edildi.

HDP ve DBP yöneticileri ile belediye çalışanlarının evlerine yapılan baskınlarda gözaltına alınan isimlerden bazıları şöyle:

1-HDP Diyarbakır İl Yöneticisi Kadir İnanır

2-DBP MYK Üyesi Sevim Biçici

3-DBP Bağlar İlçe Yöneticisi Hayri Etyemez

4-Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Murat Eminoğlu

5-Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Akdoğan

6-Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Daire Başkanı Selda Baran

7-HDP PM Üyesi Mesut Bağcık

8- HDP PM Üyesi Burhan Karakoç

9- Tümen Anlı

10- Edip Binbir

11-Mustafa Akengin

12-Mahmut Korkmaz

13-Fevzi Işık

14-HDP İl yöneticisi Ali Ihsan Karahan

15- HDP ilçe yöneticisi Avniye Tanrıkulu

16-Belediye çalışanı Şiyar Dağ

17-Fuat Yalçın

18-DBP Çınar yönetiminden Mahmut Ulus

19- DBP Çınar yönetiminden Fevzi Demirkıran.

HDP’li üç belediyeyi kimin gaspettiğini gösteren fotoğraf

 

medyabold
Devamını Oku »

Memur-Sen’den hükümetin yeni zam teklifine tepki

Hükümetin yeni zam teklifine ilişkin açıklama yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Yeni teklif tepkilerimizin anlaşılmadığını gösteriyor. En geç bugün yeni teklif bekliyoruz” dedi.

BOLD – Yeni zam teklifine ilişkin açıklama yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Yeni teklif tepkilerimizin anlaşılmadığını gösteriyor. Başkanlar kurulumuzu gece acil toplayarak ilk teklifle ilgili değerlendirmemizi yaptık. Teklif yeterli zam oranlarını içermemesi nedeniyle müzakereye uygun görülmemektedir. Bu nedenle masanın sonuç ve çözüm üretmeme kapasitesinin sonuna kadar kullanılması düşüncesindeyiz. Olumlu yaklaşımlara rağmen hala ciddi bir mesafe alabilmiş değiliz” diye konuştu.

Yalçın, “Takvimde değişiklik yapılıp 2 gün müzakere süreci uzatılmalı. Şu an içinde olduğumuz nokta uzlaşma ve sözleşme imzalama eşiğinin dışındadır. Yeni bir maaş zammı teklifini en geç bugün sunmalarını istiyoruz” dedi.

Hükümet, daha önceki teklifinde 2020 yılı için yüzde 3.5+3, 2021 yılı için de yüzde 3+2.5 zam teklif etmişti.

 

 

Metin Feyzioğlu eleştirilere cevap verdi: Çay paramız yok

medyabold
Devamını Oku »

Kayyum sırası İstanbul ve Ankara’ya mı geliyor?

HDP’liler Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınmasına kamuoyunun tepkisiz kalması durumunda Ankara ve İstanbul’un da gideceği görüşünde.

BOLD – HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan Diyarbakır Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili sosyal medya hesabından ortak tepki çağrısı yaptı. “Siyasi partiler ve toplum tepki vermeli” diyen Paylan aksi halde sıranın Ankara ve İstanbul’a geleceğini söyledi. HDP’den pekçok ismin ortak kanaati de bu yönde.

Paylan’ın paylaşımı şöyle, ”Dört ay önce halkın ezici çoğunluğuyla geri aldığımız; Diyarbakır, Van, Mardin belediyelerine yine kayyım atadılar. Halkın iradesine yapılan bu alçakça darbeye karşı bütün siyasi partiler ve toplum tepki vermelidir. Sustukça sıra Ankara’ya da, İstanbul’a da gelir”

‘VİCDAN TESTİNDEN GEÇİYORUZ’
Yerine kayyum atanan Diyarbakır Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ise “Türkiye siyasi çevrelerine, demokrasi çevrelerini ve sivil toplum örgütlerini bir turnosolla karşı karşıya getirmiştir. Demokratik iradenin güçlü bir şekilde sesini duyurması gerekmektedir. 23 Haziran nasıl Türkiye’ye bir fırsat sundu. 19 Ağustos vesilesiyle Türkiye demokrasi güçleri, hukuka inananlar bir imtihandan geçeceklerdir, bir sınavdan geçeceklerdir. Bundan sonra nasıl ki; sivil topluma Türkiye’nin siyasi çevrelerine önemli rol ve sorumluluklar düştüğünü söylediysem, basın da bağımsız, tarafsız, özgür basın adeta bir turnusola karşı karşıyadır. Gerçeğin ve hakikatin sesi olacak, bugüne kadarki bir takım adaletsizlik ve haksızlıkları duyurmanıza herkesin ihtiyacı var. Hepimiz vicdan ve ahlak testinden geçiyoruz. Bu testte sınıfı geçenler, halkın vicdanının yanına geçenlerden olmak, hepimiz için onur ve şeref vesilesidir” diye konuştu.
FARİSOĞULLARI: SESSİZ KALINIRSA SIRA İSTANBUL’A GELİR
HDP’li vekil Musa Farisoğulları ise kararı ve belediye binasının kapılarının kırılarak baskın düzenlenmesini “İşgal” olarak değerlendirerek, “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi gasp edildi. Bütün güçleriyle belediye binasına girmiş durumdalar. Bunun adı işgaldir. Buna karşı demokratik güçleri ve halkımız, bu işgale sessiz kalmamalıdır. Eğer sessiz kalınırsa, sıra İstanbul’a da, Ankara’ya da, Adana’ya da gelecektir. Halkımız iradesine sahip çıkmalıdır” çağrısında bulundu.

HDP’li üç büyükşehir belediyesine kayyum atandı: Diyarbakır, Van, Mardin

medyabold
Devamını Oku »

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Mızraklı: ‘Bir darbe durumu’

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı ‘Temsili bütün mekanizmalara olan güveni sarsacak bir darbe durumudur.’ dedi

BOLD – İçişleri Bakanlığınca görevinden uzaklaştırılan ve yerine Diyarbakır Valisi atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı BBC Türkçe’ye konuştu. İçişleri Bakanlığının görevden uzaklaştırma kararı ile ilgili Mızraklı, “Burada çok farklı bir niyet var. Bu, Türkiye’deki siyaset ikliminin başka bir yere evriltilmesi, bundan sonraki siyasetin aritmetiğinden tutun ruhuna kadar, Türkiye’deki demokrasi değerlerine kadar, temsili bütün mekanizmalara olan güveni sarsacak bir darbe durumudur” ifadelerini kullandı.

CİDDİ SONUÇLARI OLACAKTIR

Seçmenin iradesi her şeyin üzerindedir diyen Mızraklı, “Buna sadece görevden alma olarak bakmamak gerek. Orada üç büyük il tarif ediyor. Ama ortaya çıkan durumun gerek parlamento düzeyinde seçilmişler açısından güçlü yansımaları olacak, gerekse de yerellerde seçilmişler açısından ciddi sonuçları olacak. Türkiye bundan sonra başka bir Türkiye olarak yoluna devam eder. Artık demokrasi çıtası itibariyle bir kat daha aşağıya düşmüş bir yerden devam eder.” diye konuştu.

TEBLİGATI “ONURSUZLUK ADDEDERİM” DİYEREK İMZALAMADI

Selçuk Mızraklı, belediye binasına geldiğinde kendisine tebliğ edilen İçişleri Bakanlığı tebligatını, “Bana bu iradeyi veren halk adına imzalamayı bir onursuzluk addederim” şehri düşerek imzalamadı.

 

AKP’li Şahin: Milletimiz iyi yönetilmediğimizi düşünmekte

medyabold
Devamını Oku »

HDP’li üç belediyeyi kimin gaspettiğini gösteren fotoğraf

Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyeleri’ne kayyumu kimin atadığını gösteren bir fotoğraf ortaya çıktı. Çok şeyi özetleyen fotoğrafı bizzat devlet paylaştı.

BOLD – Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanan Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, belediyeye girer girmez ilk yaptığı iş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafını asmak oldu. Vali’nin Erdoğan’ın fotoğrafını asarken çekilmiş karesini, bizzat Valilik paylaştı.

Belediye eşbaşkanının makam odasına AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafı asıldı. Bilmez, daha sonra açıklamalarda bulunarak, “Çalışanlarımızın aşıyla ekmeğiyle oynamayacağız. Herkesle birlikte hizmet edeceğiz. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun” dedi.

Bilmez, Erdoğan fotoğrafıyla ilgili ise, “Daha önce burada hem kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün hem bugünkü cumhurbaşkanımızın resmi bulunmaktaydı. Gördük ki cumhurbaşkanımızın resmi indirilmiş. Onu yeniden yerine astık” ifadelerini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

HDP’li üç büyükşehir belediyesine kayyum atandı: Diyarbakır, Van, Mardin

Seçimde kaybedilen masabaşı oyunlarıyla geri alındı: HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye başkanları İçişleri Bakanlığınca görevlerinden uzaklaştırıldı.

BOLD- Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan İçişleri Bakanlığı tarafından görevlerinden uzaklaştırıldı. Diyarbakır’a Diyarbakır Valisi Güzeloğlu, Mardin’e Mardin Valisi Yaman, Van’a Van Valisi Bilmez belediye başkan vekili olarak görevlendirildi.

Diyarbakır, Van ve Mardin’in HDP’li büyükşehir belediye başkanlarının haklarındaki terör soruşturmaları kapsamında görevden alınacakları iddiaları uzun zamandır Hükümete yakın medyada dillendiriliyordu. Yüzlerce polisin katıldığı baskınla belediyelerin önü bariyerlerle kapatıldı. İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre görevden alınan Adnan Selçuk Mızraklı hakkında 1 kovuşturma ve 8 soruşturma, Ahmet Türk hakkında 2 kovuşturma ve 4 soruşturma, Bedia Özgökçe Ertan hakkında da 1 kovuşturma ve 6 soruşturma dosyası bulunuyor.

İçişleri Bakanlığının konu ile ilgili açıklaması şöyle: “Son yıllarda teröre karşı yürütülen kararlı mücadele sonucunda büyük bir acziyete düşen PKK/KCK terör örgütü ve uzantıları; bazı belediye başkanları aracılığıyla belediyelerin imkanlarını illegal amaçlar için kullanmışlardır.Anayasa ve kanunlarda görev ve sorumlulukları tanımlanan, Devletin bütünsel organizasyonunun bir parçası ve temel görevi vatandaşların mahalli ve müşterek nitelikli ihtiyaçlarını karşılamak olan bazı belediyeleri terör faaliyetlerinin desteklenmesi için militan kaynağı, mali kaynak ve araç-gerecin temin edildiği lojistik merkezlere dönüştürmeye çalışmışlardır. Hatta bu belediyeleri ülkemizin diğer bölgelerinden ayrı bir yönetim modelinin parçası haline getirmeye çalışarak Anayasamızın 3. maddesinde açıkça tanımlanan, ülkemizin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kasteden bir araç olarak kullanmışlardır.Bu durumun adli ve idari soruşturmalar ile tespit edilmesi sonucu; Bakanlığımızca terör örgütleri ile iltisak-irtibatı olan, terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunan belediye başkanları Anayasanın 127 nci maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 47 nci maddesine istinaden görevden uzaklaştırılmış, yerlerine Belediye Kanununun 45 inci maddesi uyarınca belediye başkan vekilleri görevlendirilmiştir.Bu süreç ile beraber Devletin tüm birimlerinin yoğun mücadelesi sonucunda; terör örgütlerine katılım son 30 yılın en alt seviyesine inmiş, yurt içindeki terörist miktarı da 1800-2000’li rakamlardan 600’lü rakamlara kadar gerilemiştir.

Doğu ve Güneydoğudaki birçok ilimiz/ilçemizde belediyelerin kaynakları terör örgütünün finansmanı yerine yerel hizmetlere yönlendirilmiş, terör örgütü ve destekleyicileri tarafından çukur ve barikatlarla kaotik bir yapıya dönüştürülmeye çalışılan şehirlerimiz huzurun ve hizmetin öne çıkarıldığı gerçek belediyecilikle tanışmıştır. Bu sayede kamu kaynakları güvenceye alınmış, vatandaşlarımızın huzur ve refah düzeyi kaynakların belediye hizmetlerinde kullanılmasıyla arttırılmıştır.Belediye başkanı görevlendirmeleriyle belediyelerin sağladığı imkânları kaybeden bölücü terör örgütü ve onun güdümündeki siyasal uzantıları, militan bulma, maddi kaynak temin etme ve kendi tabanını yönlendirmedeki sıkıntıları çözmek adına 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerini kendileri açısından bir fırsat olarak görmüştür. Terör örgütü seçildikleri zaman kolay yönetebilecekleri, kendi güdüm ve yönlendirmesinde olacak kişilerin aday gösterilmesi için büyük çaba sarfetmiş, tutuklu olmasına rağmen sağlık sorunu nedeniyle tutuksuz yargılanmasına karar verilen Ahmet Türk başta olmak üzere haklarında Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek suçlarından soruşturma ve kovuşturma yürütülen kişiler bazı belediyelerde bilerek ve isteyerek belediye başkan adayı gösterilmiştir.

Bu Kapsamda Diyarbakır’da;“Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme” suçundan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesince 2017/129 Esas sayılı kovuşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/7592 sayılı soruşturma,‘‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/30425 sayılı soruşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111869 sayılı soruşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/106124 sayılı soruşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111864 sayılı soruşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111876 sayılı soruşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111845 sayılı soruşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapma, Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/28838 sayılı soruşturma yürütülen Adnan Selçuk MIZRAKLI Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.

Bu Kapsamda Mardin’de;“Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Görevi Kötüye Kullanma, Terör Örgütü Kurma ve Yönetme” suçlarından tutuklu yargılanırken yaşının ilerlemiş olması ve sağlık sebebiyle adli kontrol kararıyla tutuksuz yargılandığı Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/279 sayılı dosyada kovuşturma,Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesince 2018/229 sayılı dosyasında “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan kovuşturma,Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/2770 sayılı dosyasında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan soruşturma,Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/11686 sayılı dosyasında “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan soruşturma,Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/300 sayılı dosyasında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Silahlı Terör Örgütüne İsteyerek Yardım Etmek” suçlarından soruşturma,Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/1642 sayılı dosyasında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme” suçlarından soruşturma yürütülen Ahmet TÜRK Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.

Bu Kapsamda Van’da;“Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince 2016/557 Esas sayılı kovuşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” suçlarından Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/9837 sayılı soruşturma“Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/15596 sayılı soruşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/6711 sayılı soruşturma,“Suçu ve Suçluyu Övme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/11570 sayılı soruşturma,“Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/11571 sayılı soruşturma,“Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/109905 sayılı soruşturma yürütülen Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN Van Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek suçlarından hakkında bir (1) kovuşturma, sekiz (8) ayrı soruşturma dosyası bulunan Adnan Selçuk MIZRAKLI’nın Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı, hakkında iki (2) kovuşturma, dört (4) ayrı soruşturma dosyası bulunan Ahmet TÜRK’ün Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı, hakkında bir (1) kovuşturma, altı (6) ayrı soruşturma dosyası bulunan Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN’ın Van Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra da halkın mahalli ve müşterek ihtiyaçlarını karşılamak yerine bölücü terör örgütünün amaçları, ideolojik söylemleri ve eylemlerini destekler mahiyette uygulamalara başladıkları, davranış ve söylemlerde bulundukları, belediyenin imkânlarını terör örgütünü destekleyecek şekilde yönlendirdiklerine ilişkin Bakanlığımıza birçok ihbar, şikâyet ve bilgi ulaşmıştır.Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye başkanlarının göreve gelir gelmez;Halkın oylarıyla Belediye Başkanı olarak seçildiklerini göz ardı ederek bölücü terör örgütü yöneticilerinin talimatları doğrultusunda belediye mevzuatında dayanağı olmayan sözde “eş başkanlık” uygulamaya ve mevcut belediye başkanının tüm yetkilerini sözde eş başkan sıfatı verilmiş kişilerle birlikte kullanmaya başladıkları, ne şekilde kim tarafından yetkilendirildiği ve seçildiği belli olmayan eş başkanlara yasadışı olarak fiilen belediye başkanlığı yaptırdıkları, belediyeleri ülkenin bütününden farklı bir idari yapıya dönüştürmeye çalıştıkları, Terör örgütü ile iltisak, irtibat ve aidiyetleri nedeniyle görevine son verilen eski belediye çalışanlarını hiçbir resmi sıfatları bulunmamasına rağmen çeşitli isimlendirmeler adı altında fiilen bu belediyelerde çalıştırmaya başladıkları ve belediyeleri yeniden bölücü terör örgütü ile iltisaklı, irtibatlı kişilerin bulunduğu bir merkez haline getirmeye çalıştıkları,Belediye çalışanı olmayan bu kişilerin, belediyenin yatırımlarını, personel alımlarını, meclis ve encümen gündemini belirlemeye kadar tüm işlere müdahil olmalarına göz yumdukları, ayrıca 2019 seçimlerinde HDP listelerinden belediye meclis üyesi seçilen ancak kamu görevinden ihraç edildiği için mazbataları verilmeyen kişilerin, sanki görevdelermiş gibi belediyelerde fiili olarak görev yapmalarına ve belediye personeline emirler vermelerine müsaade ettikleri,Terör örgütüne katılımın son derece azalması nedeniyle, örgüte katılımın desteklenmesi için terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda etkisiz hale getirilen PKK’lı teröristlerin yakınlarına iş imkânı ve ailelerine maddi destek sağlamaya çalıştıkları, bunun için de şehit yakınlarına mobbing uyguladıkları, baskı yaptıkları, görev yerlerini değiştirdikleri ve/veya işten çıkardıkları,Vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet üretmek yerine Devletimizin bölünmez bütünlüğüne kasteden, insafsızca birçok asker, polis, jandarma, güvenlik korucusu, öğretmen, diğer kamu görevlilerimizi ve vatandaşlarımızı şehit eden teröristlerin cenazelerine katılarak ve bu teröristlerin mezarlarını ziyaret ederek terör örgütüne ve teröristlere alenen destek verdikleri,2019 yerel seçimleri sonrasında milli manevi geçmişimizi hatırlamamıza yardımcı olan cadde, sokak veya park isimlerini, terör örgütü üyeliğinden hapis cezası almış örgüt mensuplarının isimleri ile değiştirmeye başladıkları,Belediye başkanlarının ölen teröristler için esas duruşa geçerek saygı duruşunda bulundukları, bölücü terör örgütü mensupları tarafından çok sık kullanılan Örgüt Marşının bu saygı duruşu esnasında söylendiği tespit edilmiştir. Belirtilen bu hususlara ilişkin Bakanlığımızca gerekli soruşturmalar derhal başlatılmıştır.İdarenin bütünlüğü ilkesi doğrultusundan Devletimiz içinde yer alan belediyeler dahil tüm kurumlar kendilerine Anayasa ve kanunlarla verilen görev, sorumluluk ve yetkiler çerçevesinde hareket etmek zorundadırlar. Kurumlar ve/veya kişiler yasaların kendilerine verdiği yetki ve sorumluluklara uymadan, keyfi, başka kişi veya grupların terör örgütlerinin güdümünde veya yönlendirmesinde milletimizin yararına değil, terör örgütlerinin faaliyetleri doğrultusunda hareket etmeye başlar ve buna ilişkin hususlar adli ve idari soruşturmaların konusu haline gelir ise Bakanlığımız Anayasa ve kanunlarda kendisine verilen yetkiler çerçevesinde görevini yerine getirecektir.Bu kapsamda;Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk MIZRAKLI; adli makamlarca hakkında yürütülen “Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme” ‘‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından yürütülen (9) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma ile Bakanlığımızca yürütülen 3 ayrı soruşturma,2017/279 Esas numaralı dosya kapsamında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan tutuklu yargılanırken sağlık nedeniyle adli kontrol kararıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet TÜRK, bahse konu dosyanın haricindeki adli makamlarca hakkında yürütülen “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Silahlı Terör Örgütüne İsteyerek Yardım Etmek” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Görevi Kötüye Kullanma, Terör Örgütü Kurma ve Yönetme” suçları ile birlikte toplam (6) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma ile Bakanlığımızca yürütülen 3 ayrı soruşturma;Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN; adli makamlarca hakkında yürütülen “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Suçu ve Suçluyu Övme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından (7) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma ile Bakanlığımızca yürütülen (3) ayrı soruşturma kapsamında,Yürütülen adli/idari soruşturma/kovuşturmaların selameti için Anayasanın 127 nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47 nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak görevlerinden uzaklaştırılmış ve aynı Kanunun 45 ve 46 nci maddeleri uyarınca; Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine Diyarbakır Valisi Hasan Basri GÜZELOĞLU, Mardin Büyükşehir Belediyesine Mardin Valisi Mustafa YAMAN, Van Büyükşehir Belediyesine Van Valisi Mehmet Emin BİLMEZ belediye başkan vekili olarak görevlendirilmiştir.”

Metin Feyzioğlu eleştirilere cevap verdi: Çay paramız yok

medyabold
Devamını Oku »

18 Ağustos 2019 Pazar

Turkish pianist stages concert in protest against Canadian gold mine 

Fazil Say, Turkey’s world-renowned pianist and composer, has given a concert in the country’s northwestern Turkish province of Canakkale to protest against foreign-owned gold mine project near the town of Kirazli, the T24 news portal reported on Sunday.

Owned by Dogu Biga Mining, the Turkish subsidiary of the Canadian owned Alamos Gold Inc., the project has drawn public condemnation following the alleged cutting down of 195,000 trees.

TEMA, a Turkish charitable group focusing on forestry, said that the company earlier announced in an environmental impact report that they planned to only cut down 46,000 trees.

An activist also claimed that cyanide, which could contaminate the soil and water in a nearby dam, will be used to extract gold as part of the Alamos project.

The Justice and Development Party (AKP) government of President Recep Tayyip has denied that cyanide will be used in the extraction of the gold.

The denial comes despite the company’s website stating that “a dilute cyanide solution will be applied to the crushed ore over 90 days”.

The AKP government has also rejected allegations that the gold mine will damage the environment.

Thousands of environmental activists and protesters on July 26 launched the “Watch for Water and Conscience” in the site of the mining project.

They have been staging events and demonstrations to protest against the deforestation for the construction of a cyanide gold mine with dozens of environmentalists have been sleeping in tents in the area.

According to a report by Gonca Tokyol from T24, tens of thousands of Turks, as well as a number of activists from around the world, attended the piano recital of Say on Sunday, the 24th day of the protest.

The composer showed his support for the protest for the first time on social media on August 4, saying that he is “ready to do all that he can do.”

On the next day, Say informed the public about the concert he plans to give on August 18 and added that he will perform a special anthem he composed to protest the gold mine project for the first time during Sunday’s event.

“I’m so excited and happy to see such a massive crowd of intellectuals, who gathered here today in order to preserve nature. I’m very proud of the Turkish people today,” Say said at the beginning of his speech on Sunday.

Thanking especially those who came up with the idea of a concert at the site of the mine project, he added: “We have to support the living. That’s what music is also about. People from all around the world came to this concert. That’s a huge sacrifice.”

Say ended the concert with a performance of the Izmir March, a song that praises the victory of Mustafa Kemal Ataturk, the founder of the Turkish Republic, in the War of Independence.

Also speaking during the event, Ulgur Gokhan, Canakkale mayor from the main opposition Republican People’s Party (CHP), said that the project violates an ecosystem with its birds, squirrels, and trees.

“They are placing dynamite below us. For what? For a handful of gold! They make lives of next a few generations miserable,” Gokhan underlined.

A total of 36,122 mining, energy and other projects located on 246,257 hectares of woodland were approved by the AKP government between 2012 and 2017, the Foresters Foundation of Turkey said.

Tens of thousands protest against planned gold mine in Turkey

The post Turkish pianist stages concert in protest against Canadian gold mine  appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/08/19/turkish-pianist-stages-concert-in-protest-against-canadian-gold-mine/
Devamını Oku »

Çocuklarım Perişan Oldular

Yaşanan mağduriyetlerde gün geçmiyor ki bir azalma olsun. Hadiselerin ağırlığı üzerimizde tesirini yitirmemişken, eşimin önce ihraç edilmesi sonra tutuklanıp götürülmesi var olan yükümüzü daha da ağırlaştırdı. Biri 10, diğeri 4 yaşındaki iki çocuğumla bir anda kimsesiz kaldık. Küçük oğlum babasını her görüş günü ziyarete gittiğimizde iş yerine geldiğimizi sanıyor. Giderek hırçın, huysuz ve öfkeli bir karaktere bürünüşü endişelendiriyor beni. Büyük oğlum içine kapandı, yaşadıkları onu bu hale getirdi. Geçen gün odaya girdim battaniyenin altına girmiş bağıra bağıra “baba gel baba gel” diye ağlıyor. Hissettiklerim dilime kalemime gelenlerin bir kısmı sadece. Çocuklarımın psikolojileri beni çok düşündürüyor. Nasıl toplayacağız birbirimizi bilmiyorum. Maddi durumumuz el vermediği için küçük çocuğumu okula gönderemedim. Bu haksızlık bizi birbirimizden daha çok koparmadan adaletin yerini bulmasını istiyorum.

 



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/08/18/cocuklarim-perisan-oldular/
Devamını Oku »

Kim Terörist Bilemedim

Eşim Türkiye sevdalısı bir Arnavut göçmeni. Ben bir insan vatanına milletine nasıl bir aşk ve bağlılık duyması gerektiğini ondan öğrendim. Yıllarca çektikleri sıkıntıları vatan hasretiyle nasıl yandıklarını ve yeri geldiğinde her şeylerini bırakarak geriye bile bakmadan yurda nasıl dönmek zorunda kaldıklarını anlatırdı. Bu yüzden evlenirken mal varlığı adına hiçbir şeyi yoktu. Ailemin desteğiyle evlendik. Sevgi dolu bir yuvamız, Allah’ın emaneti üç kızımız oldu. Eşim ve ben onları vatana millete hayırlı evlat olma düşüncesiyle yetiştirdik, büyüttük. Çok şükür mürüvvetlerini de görmek nasip oldu. Tam sekiz tane gözümüzün nuru torunumuz oldu. Artık yaş iyice ilerleyip emekli olduktan sonra eşim elden ayaktan düşmüş devlete muhtaç bir birey olmak istemediğini, kendisinin evlatlarını okutmak istese de maddi imkansızlıklardan dolayı okutamadığımız için başkaları bizim çektiğimiz sıkıntıyı çekmesin diye, pırıl pırıl gözleriyle okumak isteyen ama ailesinin okutmaya gücü yetmeyen öğrencilere yardım eden bir dernekte gönüllü olarak çalışmaya başladı.
Yardıma ihtiyacı olanlarla imkanlarımızı paylaşmanın ona huzur verdiğini söylerdi.Onun sevincine ortak olmak için ben de derneğe üye oldum. Emekli maaşı bizi bile zor idare ettiği için öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bir tanıdığının yanında pazarda sebze satıyordu. Darbe sonrası hayatımız tepetaklak oldu. İhtiyacı olanın elinden tuttuğumuz için dernek üyeliğinden soruşturma geçirdik. Ben denetimli serbestlik ile bırakıldım fakat eşim tutuklandı; ilerlemiş yaşına kronikleşen hastalıklarına rağmen.
Size anlatmak istediğim asıl konu ise geçen gözüme çarpan bir haber. IŞİD üyesi ve sempatizanı olduğu delillerle kesinleşmiş biri serbest bırakılmış, gerekçe olarak da sözlerinin samimiyeti ve ikametgahının sabit olması gösterilerek! Bu olaydan anladığım şu; ülkene faydası dokunan ihtiyacı olanla ekmeğini paylaşan potansiyel suçlu ilan edilirken, birçok insanın canına kasteden, bir çok ailenin ocağına ateş düşüren insanların beyanı samimi kabul ediliyor. Bu hangi hukuka sığar bu hangi düşünce anlayışıyla bağdaşır. Kim terörist bilemedim. Belki ben yaşlı olduğum için anlayamıyorum. Sayın bakanlarımız mecliste beni temsil ettiğini iddia eden sayın milletvekilleri biriniz bana bunun izahını yapabilir misiniz?

 



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/08/18/kim-terorist-bilemedim/
Devamını Oku »

Diş Kiralarını da İstiyorlar!

Ülkemizde yaşanan cadı avı sürecinden nasibini alan bir iş adamıyım. İnşaat malzemeleri satan bir şirketin ortaklarından birisiyim. Şahsıma atılmış olan bir iftira neticesinde bir sabah evimin polisler tarafından basılması hayatımın akışını bir anda tersine çevirdi. Düzenli olarak vergimi ödediğim ve hayatımın hiçbir noktasında hiçbir şekilde karşı tavır almadığım devletim beni terör örgütüne üye olmakla suçluyordu. Hiçbir sabıkası olmayan, iş yaptığı insanlar tarafından sevilip sayılan vergisini veren hayatında eline silahın “s” sini dahi almamış bir terörist! Yerseniz. Emniyette ve savcılıktaki ifademde iddiaları reddetmeme ve aleyhimde bana gösterebilecekleri bir delil olmamasına rağmen tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildim. Hakkımda kesinleşmiş herhangi bir hüküm olmamasına rağmen mal varlığıma tedbir, banka hesaplarıma da bloke konuldu. Böylelikle ben içerideyken ailemin geçimini sağlayabileceği bir maddi imkanları da kalmamış oldu. Cezaevine girdikten sonraki ilk mahkememizde hâkim aleyhimdeki delilleri yetersiz görmüş olacak ki beni serbest bıraktı. Fakat bu arada tam 10 ayım cezaevinde geçmiş oldu. Bu süre içerisinde ortağı olduğum şirketimize de el kondu ve bu zaman zarfındaki şirketin vergi ve SSK borçları da bizden talep edildi. Tam bir diş kirası meselesi! Tam bir hukuksuzluk aymazlık ve utanmazlık örneği! İnsanların hayatını mahvetmek bu kadar kolay olmamalı diye düşünüyorum. Bu hukuksuzluğu yapanların bir gün mutlaka adaletin karşısında hesap vereceği inancındayım. Fakat o gün gelene kadar yaşanan bu sıkıntıların dillendirilmesi bu hukuksuzlukları yapanlara belki bir nebze engel olur kanaatiyle yazıyorum bunları. Allah masumların yardımcısı olsun.

 



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/08/18/dis-kiralarini-da-istiyorlar/
Devamını Oku »

Dayanacak Gücümüz Kalmadı

Baştan aşağı bir komplo olan düzen içerisinde binlerce masum işinden oluyor, malına el konuluyor en insani hakları bile elinden alınıyor. Burası Türkiye maalesef. 15 Temmuz darbe girişiminde hiçbir alakası olmayan insanlar hayattan kopartılmaya, gelecekleri karartılmaya devam ediyor. Eşim de bunlardan birisi.  Balıkesir’in bir ilçesinde İmam Hatip Lisesinde memur olarak çalışıyordu. Gayet mütevazı bir hayatımız vardı. 3 çocuğumuzu hayırlı bir evlat olsun diye yetiştirmekten başka bir gayemiz yoktu. Eşim hayır yapmayı seven bu uğurda her şeyini feda edebilen biriydi. Ama gelin görün ki kendisinin bile TV’den öğrendiği darbe girişiminden sorumlu tutulup ve bir sabah onlarca polisle evimize baskına geldiler. Şu ana kadar hiçbir adli sicil kaydı bulunmayan eşim vatanına ihanet gibi en ağır suçlama ile tutuklanıp cezaevine koyuldu. Cezaevinde 10 kişilik koğuşta 25 kişi kalıyorlar ve en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlar. Komşularımız tarafından dışlandık ve toplumdan tecrit edildik. Hiçbir gelirimiz yok millete el açıp yardım beklemekten başka. Artık dayanacak gücümüz kalmadı ve adaletin tecelli edeceği günü sabırsızlıkla bekliyorum.

 



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/08/18/dayanacak-gucumuz-kalmadi/
Devamını Oku »

Bir Baba Olarak İçim Yanıyor

Her insanın bir hayali vardır. Benim hayalim de ülkemde, yani Türkiye’de huzur ve refah olsun, herkes birbirine dost ve kardeş olsun idi. Bu uğurda birçok hayır faaliyetlerinin içerisinde gururla bulundum. Ama nereden bilebilirdim ki ülkemde iyilik yapmak, yardım etmek, burs vermek, kurban kesmek suç haline gelecek ve insanlar bunlardan dolayı tutuklanacak. Oğlum ve ben bizim gibi düşünen iyiliksever ve fedakâr insanlarla hep insanlığın hayrına çabaladık.  Evladım kendi halinde internet kafe işleten, hiç bir gayri meşru işle ilgisi olmayan tertemiz bir gençti. 15 Temmuz darbesi olduğu gece kafesinde çalışıyordu. Darbeyi oda, herkes gibi TV’den öğrenmişti ama devlet oğlumu darbeci olarak yaftalayıp 1 hafta sonra gözaltına aldı ve hiçbir gerekçe söylemeden tutukladı. Evlenme planları yaparken kendini cezaevinde buldu. Bir baba olarak içim yanıyor bu ülke nasıl bu hale geldi hala anlamıyorum. Bizler vatanımıza hep hizmet ettik karşılık olarak hor ve hakir görüldük biz bunu hak etmiyoruz.

 



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/08/18/bir-baba-olarak-icim-yaniyor/
Devamını Oku »

Perinçek’ten Metin Feyzioğlu’na: Gurur duyuyoruz

Baroların tepkisini çeken Saray’daki adli yıl açılış törenine katılma kararı alan Metin Feyzioğlu’na Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’ten destek geldi.

BOLD- Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek politik gündemin en sıcak konusu Saray’daki adli yıl açılış töreni hakkında düşüncelerini Ulusal TV’de izleyicileriyle paylaştı. Birçok baronun katılmama kararının ardından gözler Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na çevrilmişti. Feyzioğlu Saray’daki açılışa katılacağını duyurdu.

FEYZİOĞLU CUMHURİYET GELENEĞİ SÜRDÜRÜYOR

Yargıtayın düzenlediği adli yıl açılış törenlerinin Cumhuriyet’in geleneklerinden biri haline geldiğini belirten Perinçek, Barolar Birliği de bu törenlere her zaman en üst düzeyde katıldığını ve Barolar Birliği Başkanının da törende konuşma yaptığını söyledi.

Metin Feyzioğlu’nu bu Cumhuriyet geleneğini sürdürdüğünü söyleyerek savunan Perinçek Barolar Birliğinin yönetiminin törene katılım konusunda birlikte karar aldığını öne sürdü.

SALDIRILAR ONDAN TOZ ALAMAZ

Saray’da düzenlenen açılışa katılımın son derece doğru bir karar olduğunun altını çizen Perinçek, konuşmasının devamında ”Hukukumuza, adaletimize, Cumhuriyetimize, vatanımıza hizmet eden doğru bir uygulamadır. ‘Devlete siper oluyorsun’ diyerek Metin Feyzioğlu’na hücum ediyorlar. Tabii Milli Devlet’e siper olacak, elbette Cumhuriyetimize Metin Feyzioğlu hep siper olmuştur. Hepimiz siperiz ve siper olmaya devam edeceğiz. Sayın Metin Feyzioğlu bizim üniversitemizin yetiştirdiği çok büyük bir değerdir. Ben de Ankara Hukuk Fakültesi’nde öğretim kadrosunda bulundum ve Sayın Metin Feyzioğlu o kadronun bizden sonraki kuşakları çok seçkin parlak temsilcisidir. Onunla gurur duyuyoruz. Türk Ceza Hukuku’na yaptığı hizmetler, Ankara Hukuk Fakültesi’ne ve Hukuk Bilimi’ne yaptığı hizmetler dolayısıyla Feyzioğlu’ndan herkes söz etmektedir. Onu gururla her zaman anıyoruz ve bu saldırıların ondan bir toz bile alamayacağını çok iyi biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Geçen sene yine Saray’da düzenlenen ‘Yargı Reformu’ toplantısına katılan Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun avukatlara yeşil pasaport verileceğini açıklayan Erdoğan’ı uzun süre coşkulu bir şekilde alkışlaması yüzünden çok eleştirilmişti.

Adalet Bakanlığından sürgün gazeteciler için yeni bir ‘teknik ekip’

medyabold
Devamını Oku »

63 kişinin öldüğü Afganistan’daki saldırıyı IŞİD üstlendi

Afganistan’da dün gece meydana gelen bombalı intihar saldırısında 63 kişi hayatını kaybetti, 182 kişi yaralandı. Saldırıyı IŞİD üstlendi.

BOLD- Afganistan’ın başkenti Kabil’de bir düğün salonunda dün gece yerel saatle 22.40’ta intihar saldırısında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 63 kişi hayatını kaybetti, 182 kişi yaralandı.

İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasret Rahimi, patlamanın Kabil’in 6. güvenlik bölgesindeki düğün salonu Kasri Dubai’de olduğunu açıkladı.

İntihar saldırısı, Taliban ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında sürdürülen barış ve ABD askerlerinin ülkeden çekilmesi görüşmelerinin 9. turunun planlandığı bir dönemde gerçekleşti.

Taliban, Şii azınlığın yaşadığı bölgede düzenlenen olayla bağlantısı olmadığını duyurdu.

Saldırıyı Irak Şam İslam Devleti Örgütü (IŞİD) üstlendi.

TALİBAN BU SALDIRININ GÜNAHINDAN KENDİNİ SIYIRIMAZ

Euronews’in haberine göre bugün bir açıklama yapan Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani, saldırıdan Taliban’ı sorumlu tuttu. Gani, “Taliban teröristlere zemin hazırladığı için bu barbar saldırının günahından kendini sıyıramaz.” dedi.

Taliban liderinin kardeşi 2 gün önce Pakistan’da camiye düzenlenen saldırıda öldü. Düğün salonuna yapılan bombalı saldırı Pakistan’da bir camiye düzenlenen saldırıdan iki gün sonra gerçekleşti. 16 Ağustos’ta yaşanan patlamada Taliban liderinin kardeşinin de aralarında bulunduğu en az 4 kişi hayatını kaybetmişti.

Taliban’a yakın kaynaklar örgütün lideri Hibatullah Akhunzasda patlama esnasında camide olmadığını ancak caminin Taliban mensuplarınca ziyaret edildiğinin bilindiğini söyledi. Patlamayı henüz hiçbir örgüt üstlenmedi.

medyabold
Devamını Oku »

Tarkan’ın Kaz Dağları için yazdığı ‘Uyan’ sosyal medyayı salladı

Kaz Dağlarındaki doğa katliamına dikkat çekmek için söz ve müziği Tarkan’a ait Boğaziçi Gençlik Korosunun seslendirdiği ‘Uyan’ adlı şarkı sosyal medyada büyük beğeni topladı.

BOLD- Söz ve müziği doğaya ve tarihe olan duyarlılığıyla bilinen şarkıcı Tarkan’a ait şarkının düzenlemesini Masis Aram Gözbek yaptı. Kaz Dağlarındaki ağaç katliamına tepki olarak bestelenen ‘Uyan’ adlı şarkıyı Boğaziçi Gençlik Korosu seslendirdi.

Gözbek’in yönetimindeki Boğaziçi Caz Korosu ve Boğaziçi Gençlik Korosu tarafından seslendirilen ‘Uyan’ isimli şarkı, sosyal medyada büyük beğeni topladı.

Tarkan da şarkıyı sosyal medya hesabından “Bir olur geliriz üstesinden, her şey mümkün eğer inanırsan” notuyla paylaştı. Tarkan daha önce de baraj suları altında kalan Hasankeyf için şarkı söyleyerek doğal ve tarihi güzelliklerin korunmasına dikkat çekmeye çalışmıştı.

AKP’li müdür yardımcısından selin vurduğu İstanbullulara ‘Oh olsun’ mesajı

medyabold
Devamını Oku »

Pochettirho: VAR’a aşığım; Guardiola: Aynı şeyi yaşamak zor

Bu sezon Premier Lig’de uygulanmaya başlayan VAR sistemi Manchester City-Tottenham maçında Pochettino’yu sevindirirken Pep Guardiolo’yı yine üzdü.

BOLD – Premier Lig’de dün Manchester City ile 2-2 berabere kalan Tottenham’da Teknik Direktör Mauricio Pochettino, VAR sistemine uyum sağlamaları gerektiğini söyledi. City çalıştırıcısı Guardiola ise aynı şeyi tekrar yaşamalarının zor bir durum olduğunu söyledi.

Tottenham’ın menajeri Mauricio Pochettino, Manchester City ile 2-2 berabere kaldıkları maçın ardından açıklamalarda bulundu. Maçın son bölümünde Manchester City’den Gabriel Jesus’un golünün VAR sisteminin uyarısıyla iptal edilmesini esprili bir şekilde yorumlayan Pochettino, “VAR’a aşığım” ifadelerini kullandı.

ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE DE AYNISI OLDU

Tottenham geçen sezon şampiyonlar Ligi’nde de Manchester City’i VAR sayesinde eleyerek finale çıkmıştı. Sterling’in golüyle Manchester City, Tottenham karşısında 5-3 öne geçmiş ancak son dakikalarda gelen bu gol VAR tarafından iptal edilmişti. Finale adını yazdıran taraf Tottenham olmuştu.

BAŞKA MAÇLARDA BİZ DE HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAYACAĞIZ

Pochettino sözlerini, “VAR’ı artık kabul etmeliyiz. Daha önce biraz eleştirdim ama kabul etmek gerekiyor. Şimdi bize faydası oldu. Şüphesiz başka maçlarda biz de hayal kırıklığı yaşayacağız. Ancak bu, kabul edilmesi gereken bir kuraldır” şeklinde tamamladı.

GUARDİOLA: AYNI ŞEYİ TEKRAR YAŞAMAK ÇOK ZOR

Manchester City – Tottenham maçın son bölümünde Gabriel Jesus’un golünün VAR ile iptal edilmesini değerlendiren Pep Guardiola ise “Geçen sezon bu hikayenin bittiğini düşünmüştüm. Ancak yine aynı şeyi yaşadık. Hakem ve VAR, golü iptal ediyor. Karar doğru olabilir ama aynı şeyi tekrar yaşamak çok zor. Gerçekten çok zor oldu” ifadelerini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

Yandaş gazete KHK TV’yi hedef aldı

BOLD – Akit Gazetesi OHAL döneminde çıkarılan hukuksuz KHK’lar ile mesleklerinden atılan binlerce kişinin hakkını savunmak için kurulan YouTube kanalı KHK TV’yi hedef aldı. “Şimdi de Youtube kanalı kurdular; fitneye oradan devam edecekler.” iftirasını atan Akit’e ise çok sayıda tepki geldi.

Akit haberde sahte muhabir ismi de kullanarak da ‘yapılan yalan ve iftira haberinin’ amacını da ispatlamış oldu. Akit haber de ayrıca kanalın logosunun da HDP logosuna benzediği iddiasında da bulundu.

Sosyal medyada mağdurların haklarını savunmak için kurulan KHK Platformu ise twitter hesabından Akit’in haberine tepki gösterdi. Platform, “Yapılan haber burada ne muhabir (uydurmuşlar) var ne başka bir şey, hedef gösteriyorlar. Ne yapsalar biz kazanacağız.” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li müdür yardımcısından selin vurduğu İstanbullulara ‘Oh olsun’ mesajı

Seçim mağlubiyetini hazmedemeyen AKP’li Müdür Yardımcısı Meral Çevik’in, selden zarar gören İstanbullar için kullandığı ifadeler sosyal medyada büyük tepki çekti.

BOLD- İstanbul’daki dün başlayan şiddetli yağış ve ardından meydana gelen sel özellikle Eminönü bölgesinde büyük mağduriyetlere neden oldu.

Bir kişinin hayatını kaybettiği selde birçok dükkan da kullanılamaz hale geldi. Sosyal medyada da selden zarar gören İstanbullulara geçmiş olsun mesajları paylaşıldı.

Selin ardından Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan müdür yardımcısı Meral Çevik sosyal medyada skandal bir paylaşım yaptı.

Sel felaketini yerel seçimlere bağlayan Çevik ev ve iş yerleri su altında kalan İstanbullular için “Zerre üzülmedin, layık oldukları manzara ile karşılaştılar” ifadelerini kullandı. AKP’li müdür yardımcısı Meral Çevik, İstanbul’daki yağışla ilgili Twitter’dan yaptığı paylaşım tepki topladı.

Çevik’in tepki çeken paylaşımı şöyle, “Vallahi İstanbul’a zerre üzülmedim” diyen Çevik, “Her şey çok güzel olacak dediler ve layık oldukları manzarayla karşılaştılar. Kendi düşen ağlamaz”

Paylaşımı yoğun tepki toplayan Çevik, sosyal medya hesabını gizledi.

MHP’li Enginyurt’tan EYT’lilere ağır hakaret: Ne adam denir ne insan

medyabold
Devamını Oku »

Terim istifayı veto etti, Hasan Şaş görevinin başında

Denizlispor maçından sonran yaşanan olayların ardından istifasını veren Hasan Şaş, Fatih Terim’in istifayı veto etmesinin ardından görevine geri döndü.

BOLD – Galatasaray’ın yardımcı antrenörü Haşan Şaş, Denizlispor maçında yaşanan olaylar sonrası gelen tepkiler üzerine istifa ettiğini açıklamıştı. İstifa kararını Teknik Direktör Fatih Terim’den habersiz alan Şaş, bugün tecrübeli teknik adamla yaptığı görüşme sonrası görevine geri döndü.

Hasan Şaş, geri dönüş kararını da yine sosyal medyadan duyurdu. Fatih Terim ile çekilmiş fotoğraf ile birlikte Hasan Şaş’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle: “Bazen zor zamanlarda ihtiyacın olan sadece şefkattir. O şefkat ki hayatını adadığın renklerden, gençliğinden, emeklerinden, hayallerinden ayrılmana izin vermez.

Hiç hata yapmamış, hiç yüzün düşmemiş, hiç hayal kırıklığı yaşamamış gibi yoluna devam etmeni, birşey olmamışcasına tekrar çalışmanı sağlar o şefkat. Üzülürken üzdüğüm, kırılırken kırdığım herkesten hem özür dilerim hem teşekkür ederim. Bugün yeniden sarı kırmızı başarılar için daha çok çalışacağım ilk gün. Allah utandırmasın.”

GALATASARAY KULÜBÜ DE AÇIKLAMA YAPTI

Galatasaray Kulübü’de Hasan Şaş’ın istifası ve geri dönüşü sonrası bir açıklam ayayınladı. Açıklama şöyle:  “Yönetim Kurulumuz, Teknik Heyetimiz ve Futbol Takımımız, büyük Galatasaray camiası ile birlikte 23. şampiyonluk yolunda yürümeye devam etmektedir. Bu kapsamda Futbol A Takımı Yardımcı Antrenörümüz Hasan Şaş da Galatasaray ailesinin mensubu olarak görevinin başındadır. Antrenörümüz Hasan Şaş’a Yukatel Denizlispor maçı sonrasında yapılan art niyetli, planlı ve haksız saldırıların failleri hakkında yasal işlem başlatacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.

Galatasaray’da Hasan Şaş baskılara dayanamadı ve istifa etti

medyabold
Devamını Oku »

Kanada’dan İzmir Barosuna Kaz Dağları teşekkürü

İzmir Barosunun Kaz Dağları için Kanada Başbakanına gönderdiği mektup için Başbakan Justin Trudeau’nun ofisinden teşekkür ve cevap geldi. Söz konusu mektup dikkatle inceleniyor denildi.

BOLD- Kaz Dağları’nda Kanadalı şirket Alamos Gold’un orman katliamına neden olan madencilik faaliyetleri ile ilgili İzmir Barosu, 14 Ağustos’ta Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Kanada baroları ve hukuk örgütleri ile siyasi parti temsilciliklerine birer mektup göndererek, bölgedeki doğa katliamına karşı birlikte mücadele çağrısı yapmıştı.

Kanada Başbakanlık Ofisinden İzmir Barosunun mektubuna cevap geldi. İzmir Barosuna yollanan cevapta, Kaz Dağları konusunda kendilerine yapılmış başvurunun dikkatle incelendiği bildirildi.

Başbakanlık Ofisi iletişim sorumlusu M. Bredeson imzalı metinde, İzmir Barosunun mektubunun, Kanada Uluslararası Ticareti Çeşitlendirme Bakanı James Gordon Carr’a iletildiği ve Bakan Carr’ın konuyu ayrıca değerlendireceği belirtildi.

BAŞBAKAN TEŞEKKÜRLERİNİ SUNDU

Açıklamada, Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun İzmir Barosu’nun Kaz Dağları’ndaki altın madeni çalışmaları hakkındaki kaygılarını iletmesinden son derece memnun olduğu belirtilerek, mektup için baroya teşekkürleri sunuldu.

1500 yıllık tarihi Küçük Ayasofya Camii sular altında

medyabold
Devamını Oku »

Barbaros Şansal kendisini öldürmek isteyen taksiciyi yazdı: Güvende miyiz?

Kendisini öldürmeyi isteyen taksiciden kimliğini saklamak zorunda kalan ünlü modacı Barbaros Şansal, taksi şoförünün kendisi hakkındaki kan donduran düşüncelerini okurlarıyla paylaştı.

BOLD- Moda Tasarımcısı Barbaros Şansal, bindiği taksi şoförünün kendisini tanıyamamasının nasıl hayatını kurtardığını yazdı.

T24 ‘deki köşesinde bir taksi şoförü ile başından geçen olayı anlatan Barbaros Şansal okurlarına “Güvende misiniz?” diye sordu.

Barbaros Şansal, bindiği taksinin sürücüsünün kendisine “Seni bir yerden tanıyor muyum?” diye sorduğunu ve kendisinin de olumsuz cevap verdiğini anlattı. Daha sonra taksicinin “Bir i*ne modacı var. Adı Barbaros Şansal, ona benzettim. Tanıyor musun?” dediğini ifade etti.

NE GÜZEL BENZETTİLER

Barbaros Şansal ardından taksicinin söylediklerini şöyle aktardı: “Bizim ülkücüler onu havalimanında ne güzel benzettiler ama. Yurt dışına kaçmış it. Keşke gelse de benim arabama binse. Önce bir güzel tecavüz ederim. Sonra ver Allah ver, eşek sudan gelene kadar döverim. Sonra da öldürür yol kenarına atarım.”

KORKMADIM, KAYGILANDIM

Barbaros Şansal yaşadıklarını 18 yıl sonra nefret dilinin getirdiği nokta olarak niteledi. Yazısında şoförün sözlerinin kendisini korkutmadığını ama kaygılandırdığını belirten Şansal, bu olaydan bir gün sonra da Sarıyer meydanında saldırıya uğradığını anlattı.

Aydın Ünal’dan AKP’lilere çağrı: Sustukça yutulma sırası size gelecek!

medyabold
Devamını Oku »

“Çizgi ve Sahaf Günleri” 22 Ağustos’ta Kadıköy’de

Kadıköy’ün ilk uluslararası festivali KADFEST “Çizgi ve Sahaf Günleri” olarak 22-27 Ağustos tarihleri arasında devam edecek.

BOLD– 22-28 Temmuz tarihleri arasında “Açık Havada Sinema Günleri” etkinliği ile başlayan KADFEST, 40 sahafın ve birçok çizerin katılacağı “Çizgi ve Sahaf Günleri”yle devam edecek.

KİTAPLAR VE ÇİZGİLER MODA’DA BULUŞACAK

22 Ağustos-27 Ağustos tarihleri arasında Moda’da bulunan karşılıklı iki okul, İstanbul Kadıköy Lisesi ve Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin bahçeleri etkinliklerin ana mekanı olacak. Bunun yanı sıra Kadıköy’de bulunan birçok özel mekan da etkinliklere ev sahipliği yapacak. “Çizgi ve Sahaf Günleri”nde gerçekleştirilecek etkinlikler ve mekanlar ise şöyle…

  • KADIKÖY KARTPOSTALLARI
    Sarkis Karamanik
    İstanbul Kadıköy Lisesi A Sergi Alanı
  • OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE İLK SAYILARIYLA MİZAH DERGİLERİ
    Selahattin Öztürk
    İstanbul Kadıköy Lisesi B Sergi Alanı
  • RAKU’NUN MANGALARI
    Raku İchikawa
    Barış Manço Evi
  • YABANİ ÇİZGİ ROMAN DERGİSİ
    Barış Manço Kültür Merkezi
  • MİTLERİN 50 TONU
    Jul
    Bayan Yanı Artproject Cafe
  • KEDİ KIZ, TARZAN VE ZAGOR
    Bane Kerac
    Yeldeğirmeni Sanat
  • KARMAŞIK OLMAYAN BİR DÜNYANIN BASİTLEŞTİRİLMESİ
    Rudi Klein
    Karikatür Evi
  • NÂZIM HİKMET PORTRELERİ
    Karikatürcüler Derneği
    Gençlik Sanat Merkezi

Etkinliklerle ilgili ayrıntılı bilgiye Kadıköy Belediyesi’nin KADFEST sayfasından ulaşabilirsiniz.

medyabold
Devamını Oku »

1500 yıllık Küçükayasofya Camii sular altında

Sonuncusu AKP döneminde olmak üzere 3 kez restorasyon geçiren tarihi Küçük Ayasofya Camiini su bastı. Küçük ve mütevazı görüntüsünün aksine mimarisiyle yeni bir çağ açan Küçük Ayasofya, minberine kadar su doldu.

BOLD-  Çamlıca’ya cami inşa edip gösteriş yapanlar, ‘ecdadımız, anlı şanlı tarihimiz’ diye her fırsatta övünenler 1500 yıllık Küçük Ayasofya Camiini korumaktan aciz kaldı.

Sultanahmet Meydanının günaybatısından denize doğru inerken tren yolunun hemen yanında kalan tarihi camiyi dünkü (17 Ağustos 2019) yağmurda su bastı.

Aşırı yağışların etkisinde kalan caminin minberine kadar sel suyu doldu. Cami cemaati ve vatandaşlar camiye dolan suyu boşaltmak için yoğun çaba sarf etti.

3 RESTORASYON GEÇİRDİ

Bizans İmparatoru I. İustinianos ve karısı Theodora tarafından 527-536 yılları arasında ‘Sergios ve Bachos Kilisesi’ adıyla yaptırılan ve II. Beyazıt Döneminde (1500 yıllarında) Topkapı Sarayı Dar’üssaade Ağası Hüseyin Ağa tarafından camiye dönüştürülen Küçükayasofya Camii, İstanbul’un en eski Bizans Dönemi yapısı olarak biliniyor.

İstanbul’un Kadırga Limanı ile Cankurtaran semtleri arasında yer alıyor ve Cami, türbe, zaviye, medrese, sıbyan mektebi ve hamamdan oluşan, küçük ve mütevazı bir yapı. Üç büyük kültürün başkenti olmuş İstanbul’un en eksi yapılarından biri olan, özgün mimari özellikleri ile günümüze ulaşabilen Küçük Ayasofya, 1497’de Sultan II. Beyazıt döneminde camiye çevrildi.

Tarihte pek çok onarım gören Küçük Ayasofya, 1937 ve 1955’teki iki büyük restorasyon geçirdi. AKP hükümeti tarafından başlatılan tarihi cami ve medreselerin restorasyonları kapsamında 2003 yılında tekrar onarıma alındı ve çalışmalar 2007 yılında tamamlandı. Fakat görünen o ki giriş kısmı biraz çukurda kalan caminin restorasyonu sırasında şiddetli yağmurlar hesaba katılmadan yapılmış, bu haliyle yapı yeniden restore edilmesi gerekecek.

medyabold
Devamını Oku »

Adalet Bakanlığından sürgün gazeteciler için yeni bir ‘teknik ekip’

Adalet Bakanlığı, ABD ve Avrupa ülkelerinden iadesini istediği ama cevap alamadığı sürgün gazeteciler ve Hizmet Hareketi gönüllüleri için yeni bir ekip kurdu.

BOLD- Adalet Bakanlığı, sürgüne zorlanan gazeteciler için yeni bir ‘teknik ekip’ kurdu. Üst düzey bürokratlardan oluşan ekip ülkeri dolaşıp muhataplarıyla yüz yüze görüşecek ve gazetecilerin iadesini isteyecek.

Oluşturulan ekip, sürgün gazetecilere AKP hükümeti tarafından atfedilen, işlemedikleri suçlayıp kanıtlayacak ve iadelerini isteyecek.

Yeni bir ekibinin kurulması kararı, 3-9 Ağustos 2019 tarihleri arasında Ankara ve Samsun’da gerçekleştirilen 11. Büyükelçiler Konferansından sonra alındı.

“Sahada ve Masada Güçlü Diplomasi” temasıyla düzenlenen konferansa katılan büyükelçiler, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile bir araya gelip sözkonusu ülkelerin, sürgün gazetecilerin ve Hizmet Hareketi gönüllülerinin iadesine sıcak bakmadığına ilişkin görüşleri paylaştı.

Ekip, başta ABD ile Avrupa ülkeleri olmak üzere iade talep edilen 94 ülkeye ziyaret gerçekleştirip 15 Temmuz’u anlatacak ve 618 ismin iadesini tekrar talep edecek.

Yeni Şafak’ın haberine göre Türkiye, Fethullah Gülen Akın İpek, Osman Hilmi Özdil, Ekrem Dumanlı, Tuncay Delibaşı, Mustafa Özcan, Abdullah Aymaz, Adil Öksüz, Zekeriya Öz, Celal Kara gibi isimlerin iadesini istedi. Özellikle Almanya’dan birçok kez talepte bulundu. Amerika’dan sadece Fethullah Gülen’in 7 kez iadesi talep edildi. Ayrıca 54 ülkeden de 154 gönüllünün geçici tutuklanması talep edildi. Ancak ne Almanya ne Avrupa ülkeleri bu taleplere cevap vermedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türk hükümetinin bu konuda inandırıcı olmadığını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eylül 2018’de Almanya’ya yaptığı ziyaretinde gerçekleştirilen basın toplantısında “Gülen Hareketinin terör örgütü olduğuna dair somut bir bilgi bulunmuyor” diyerek yüzüne söylemişti.

ADB ve Avrupa ülkelerinin önemli bir kısmı Türk hükümetinin iade taleplerine cevap vermezken Arnavutluk, Kosova, Kazakistan, Malezya, Afganistan başta olmak üzere bazı Asya ülkelerinden Hizmet Hareketi gönüllüleri kaçırılarak özel uçakla Türkiye’ye getirildi.

Milliyet gazetesi yazarı Tunca Bengin 18 Temmuz 2019’da yazdığı köşesinde MİT’in son üç yılda 18 ülkeden 100 civarında Hizmet Hareketi gönüllüsünü kaçırarak Türkiye’ye getirdiğini vurgulamıştı.

MİT yurt dışında suikast hazırlığı yapıyor!

6 Türk’ün kaçırılmasında MİT’e yardım eden 22 Kosovalı polis hakkında soruşturma başlatıldı

medyabold
Devamını Oku »

MHP’li Enginyurt’tan EYT’lilere ağır hakaret: Ne adam denir ne insan

Cemal Enginyurt, MHP’ye düşmanlık yapmakla suçladığı EYT’lilere, ”Üç kuruşluk şahsi menfaatini vatan, devlet, bayraktan önde tutana ne adam denir ne de insan” diyerek hakaret etti.

BOLD- Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasası olarak bilinen düzenlemenin, daha önce bu yasa için söz veren MHP’nin oyları ile TBMM’de takılması EYT’li vatandaşların tepkisini çekmişti.

Yasanın iptalinin ardından sosyal medyada MHP’li isimler ile EYT’li vatandaşlar arasında süregelen tartışmalar yaşanıyor. MHP’nin öne çıkan isimleri sosyal medyada EYT’lilerin hedefi haline geldi.

ÜÇ KURUŞ MENFAAT İÇİN

MHP’nin yasaya önce ‘evet’ sonra ‘hayır’ demesinin ardından başlayan tepkiler partinin önde gelen isimlerinden Cemal Enginyurt’u çileden çıkardı. Enginyurt sosyal medya hesabından ‘EYT’liler her dakika MHP düşmanlığı yapıyor’ diyerek EYT’lileri CHP ile işbirliği yapmakla suçladı.

Enginyurt daha sonra yaptığı paylaşımla EYT’lilere ağır hakaretlerde bulundu. MHP’li Enginyurt’un paylaşımı şöyle ”Üç kuruşluk şahsi menfaatini vatan, devlet, bayraktan önde tutana ne adam denir ne de İNSAN.”

Mustafa Boydak: Moralimiz motivasyonumuz yerinde

medyabold
Devamını Oku »

Mustafa Boydak: Moralimiz motivasyonumuz yerinde

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuksuz yargılanan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) eski Başkanı ve Boydak Holding eski yöneticilerinden Mustafa Boydak, ‘Moral ve motivasyonumuz yerinde’ mesajı verdi.

BOLD- Kayseri’de yürütülen ve neredeyse tüm Boydak ailesinin gözaltına alındığı soruşturmalar kapsamında Boydak Holding de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF)’ye devredilmişti.

Tutuksuz yargılanan Mustafa Boydak el konulan şirketlerinin derhal sahiplerine iade edilmesi çağrısı yaparak sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı, ”Moralimiz motivasyonumuz yerinde, TMSF bankalara baksın”

Aydın Ünal’dan AKP’lilere çağrı: Sustukça yutulma sırası size gelecek!

medyabold
Devamını Oku »

Fazıl Say Kaz Dağları için çalıyor

Ünlü piyanist Fazıl Say, bugün Kaz Dağları için bugün Kirazlı Balaban Mevkii ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ kamp alanında bugün bir konser verecek. Yüzlerce katılımın olduğu konsere İstanbul’dan tiyatro sanatçıları da otobüs tutarak gitti.

BOLD- Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say, metalik madencilik faaliyetleri nedeniyle büyük tehdit altında bulunan Kaz Dağları için bugün sahneye çıkıyor. Konsere Çanakkale, İstanbul ve diğer çevre illerden otobüslerle katılım oldu.

Çanakkale Belediyesinin vatandaşları alana ulaştırmak için kaldırdığı otobüsler birden fazla polis kontrol noktasından geçirildi. Konsere gitmek üzere yola çıkan 20’den fazla otobüs tek tek durdurulup kimlik kontrolü yapıldı. Mudanya Belediyesi bandosu gelenleri marşlarla karşıladı.

Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı su toplama havzasında yürütülen metalik madencilik faaliyetlerine karşı doğaseverlerin tek ses olduğu ve yaklaşık bir aydır sürdürülen “Su ve Vicdan Nöbeti”ne destek her geçen gün büyüyor.

İstanbu Şehir Tiyatroları oyuncuları da Fazıl Say Kaz Dağları konserine otobüs tutarak gitti.

medyabold
Devamını Oku »

İmamoğlu: Meteorolojiden uyarı geldiğinde İstanbul’da yağış başlamıştı

Selin vurduğu Eminönü’nde inceleler yapan Ekrem İmamoğlu AKOM’daki verilere göre meteorolojiden yağış başladıktan sonra ‘orta şiddetli’ yağış uyarısı geldiğini söyledi.

BOLD- İstanbul’da dün yaşanan selin ardından nerede olduğu merak konusu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu selin vurduğu Eminönü’nde bugün incelemelerde bulundu. İmamoğlu incelemeler sırasında gazetecilerin sorularını da cevapladı.

AKOM’daki verileri tekrar kontrol ettirdiğini söyleyen İmamoğlu, ”Bize uyarı 12.30’da geldiğinde İstanbul’da yağış başlamıştı. 15 dakika sonra da baş edilmez 114 kiloyu bulan yağış miktarına erişilmişti. Meteoroloji’den ikaz çok gecikmiş. Uyarıda bile orta şiddet diye rapor edilmiş, yaklaşık 40 kilonun altında diye ikaz geçilmiş ama çok büyük bir fark var arada. Burada gecikme olması bizi üzdü. Tabi Eminönü’nün tarihi yarımada olması sebebiyle de altyapı sorunu var. Bütün bunlar bütüncül ele alınması gereken konular” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, “Tatile çıktı” haberleriyle ilgili sorulan soru üzerine “Boş konuşan boş konuşuyor zaten, makamı ne olursa olsun. İmamoğlu neden tatildeymiş, bak sen… Bizim tatilimiz de şeffaf. İki gün Hacıbektaş’taydık. İki gün de ailemizle olduk. Bu tarihte afet olursa elbette koşar geliriz.” dedi.

Yargıtay Genel Sekreteri’nden personele ‘Saray görev emri’

medyabold
Devamını Oku »

Aydın Ünal’dan AKP’lilere çağrı: Sustukça yutulma sırası size gelecek!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski gözdesi, Pelikan mağduru metin yazarı Aydın Ünal, parti içerisine yuvalanmış ”Pelikan adlı örgüt derhal tasfiye edilmeli, sıra size de gelecek” diyerek eski dostlarını uyardı.

BOLD- Pelilkancılar olarak bilinen Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi adlı sivil toplum kuruluşunun hedefindeki isim Erdoğan’ın eski metin yazarı Aydın Ünal, sosyal medya hesabından bir dizi paylaşımda bulundu.

Ünal paylaşımında kaybedecek bir şeyi olmayan dava delisi biri olduğunu vurgulayarak Pelikancılara meydan okudu. ‘Uyumlu’ olup makamını korumak yerine kavga etmeyi ve kaybetmeyi göze aldığını söyleyen Ünal AKP içinde yuvalanmış Pelikan adlı örgütü için, ”Bu tehlikeli örgüt ağababalarıyla birlikte derhal tasfiye edilmelidir” diye konuştu.

Ünal paylaşımının sonunda ”Susma sustukça ikbal değil, yutulma sırası sana gelecek” sözleriyle AKP içinde ‘uyumlu’ olmayı tercih edenlere de mesaj verdi.

Ünal’ın paylaşımlarına AKP’li Mustafa Yeneroğlu’ndan olumlu cevap geldi. Yeneroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ”İtibar suikastını meslek edinmiş tacirler yine Aydın abiye saldırmış ve özel hayatını ifşa etmek durumunda bırakmışlar. Sadece 4 yıldır tanıdığım ve adam gibi adam olduğuna kefil olduğum Aydın abiye üzülmekten ziyade sessiz dostları adına ve genel halimize üzülüyorum” dedi.

Babacan ve Davutoğlu’dan Erdoğan’ı korkutan plan

medyabold
Devamını Oku »

Tutuklu kanser hastasına cezaevi aracında işkence

10 yıldır kanser hastası olan ve üç yıldır cezaevinde bulunan polis memuru Mustafa Koray Mehirli, Adana sıcağında cezaevi aracında kaldıkları kötü muameleyi mektubunda yazdı.

BOLD ÖZEL – Tutuklu kanser hastası Mustafa Koray Mehirli, kontrol için götürüldüğü Mersin Şehir Hastanesi önünde resmen işkenceye maruz bırakıldı.  Yaşadıklarını Kurban Bayramından önce ailesine gönderdiği mektupta anlatan Mehirli, bir arkadaşıyla birlikte konulduğu cezaevi aracında, su dahi verilmeden, WC ihtiyaçları giderilmeden, 40 derece sıcakta saatlerce bekletildi.

Tek kişilik hücreler şeklinde olan ve ‘tabut’ diye adlandırılan cezaevi araçları özellikle hastalar, hamileler, yaşlılar için büyük bir işkence. Adana’nın sıcağında kanser hastası bir insanın bekletilmesi 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanununa aykırı.

Mehirli mektubunda o günü şöyle anlattı: “Arkadaş ameliyat oldu geldi, pansumanlarını ben yapıyorum, elimden geldiğince. Hastaneden birlikte geldik çarşamba günü, o gün ne rezillik çektik. Belki de cezaevi arabalarının en kötüsüyle gittik. Öyle bir arabayla gittiğimiz yetmiyormuş gibi bir de hastaneye gidip gelene kadar arabanın içinde beklettiler. Doktora götürürken arabanın arabadan indirip doktora gösterdiler, dönüşte tekrar arabaya koydular. O sıcakta ne çektik yaa… Rabbim bizlere böyle eziyet edenlerden hakkımızı ve intikamımıı alsın inşallah. Saatlerce ellerimiz kelepçeli bir şekilde, daracık yerde, ne tuvalet, ne su, Rabbimin yardımıyla dayandık çok şükür.”

Cemaat soruşturmaları kapsamında 29 Temmuz 2016’da tutuklanan Mustafa Koray Mehirli, 15 Kasım 2018’de Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında 7 yıl 13 ay, 15 gün hapis cezasına çarptırıldı ve Mersin Tarsus Cezaevine gönderildi.

2009 yılında tiroid kanseri teşhisi konulan ve o günden beri düzenli ilaç tedavi gören polis memuru Mustafa Koray Mehirli (47), 3 yıldır cezaevinde bulunuyor, hastalığı nedeniyle düzenli kontrole gitmesi ve ilaç tedavisi alması gerekiyor. Ama cezaevi şartları ve imkanları dahilinde bu tedavi aksadığını eşi F. Mehirli daha önce BOLD’a anlatmıştı.

10 yıldır kanser hastası, 650 gündür cezaevinde

medyabold
Devamını Oku »