14 Haziran 2020 Pazar

‘Dönek, Fırıldak, Stepne Bahçeli’ye beraat veren 4 hakime soruşturma

HSK, MHP Lideri Devlet Bahçeli hakkında “dönek”, “fırıldak”, “AKP stepnesi” ifadeleri kullanan kişiye beraat veren ve kararı onayan hakimler hakkında soruşturma açtı

BOLD- Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesi Yargıcı H.M, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında “dönek”, “fırıldak”, “AKP stepnesi” diyen kişi hakkında beraat kararı verdi. H.M. beraat kararının gerekçesinde ‘siyasetçilerin diğer vatandaşlara göre sert eleştirilere karşı toleranslı olmaları gerektiğine’ vurgu yaptı. Beraat kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından da hukuka uygun bulunarak, onandı.

AVUKATI HSK’YA ŞİKAYET ETTİ

Yerel mahkemenin beraat kararının üst mahkeme tarafından onanması üzerine Bahçeli’nin avukatı Nizameddin Kocabey, kararı veren hakimleri HSK’ya şikayet etti. HSK Birinci Dairesi yargıçları, ‘Yaptıkları işler ve davranışlarla görevlerini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısı uyandırmakla’ suçlayarak Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’den soruşturma izni istedi.

BAKAN İZİN VERDİ SORUŞTURMA AÇILDI

Adalet Bakanlığının izni ile, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi, beraat kararı veren yerel mahkeme hakimi ile kararı onayan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi Başkan ve 2 üyesi hakkında soruşturma açtı. Soruşturmada son kararı HSK İkinci Dairesi verecek.

AKP’li trol hesabın Başak Demirtaş’a yönelik çirkin paylaşımına büyük tepki

 

medyabold
Devamını Oku »

“Gergerlioğlu olayın peşini bırakmadı” haberi suç sayıldı

Cezaevlerindeki korona vakalarını takip eden HDP’li Gergerlioğlu hakkında fezleke hazırlayan başsavcıyı HSYK’ya şikayet etti. Gergerlioğlu’nu haber yapmak bile suç sayılmış.

BOLD – HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, cezaevlerinde koronavirüs vakalarına ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle hakkında fezleke hazırlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı hakkında suç duyurusunda bulundu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, hakkında dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle hazırlanan fezlekeleri yargıya taşıdı. Gergerlioğlu, hakkında 3 fezleke hazırlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hamza Yokuş hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikayet dilekçesi sunarak suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda; Yokuş’un “görevi kötüye kullandığı, usul hükümlerini ihlal ederek keyfi bir soruşturmaya imza attığı” belirtilerek, adli ve idari soruşturma açılması talep edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Gergerlioğlu’nun twetter hesabında Sincan Cezaevi’nde tutuklularda koronavirüs görüldüğü yönündeki paylaşımları gerekçe gösterilerek, “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” iddiasıyla 2 fezleke hazırlandı.

‘KOMİK VE HUKUK DIŞI FEZLEKELER’

Konuya dair konuştuğumuz Gergerlioğlu, hakkında hazırlanan 3 fezlekenin de komik ve hukuk dışı olduğunu söyleyerek, ilk gelen fezlekenin HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın konuşmasını dinleyip ona itiraz etmemesi nedeniyle hazırlandığını belirtti. Gergerlioğlu, son iki fezlekenin de virüs vakalarının görülmeye başladıktan sonra konunun Adalet Bakanlığı tarafından gizlenmesine ilişkin yaptığı takipler olduğunu söyleyerek, “Yakından takip ettiğim için cezaevlerinin bu konuda çok riskli olduğun ve biran evvel boşaltılması gerektiğini söylüyordum. Cezaevlerinde de bu vakaların çıkmaya başladığını ifade ettim. Sincan Cezaevi’nden bazı vakalar bildirdik ve bu vakalar hakkında kamuoyuna açıklama yaptım. Bu vakalardan birisi koronavirüs tedavisi altındayken vefat etti, diğer şahsında bir şekilde karantinada olduğu açıklanmıştı yetkililer tarafından” dedi.

‘BİLGİ VERME YETKİM VAR’

Gergerlioğlu, şöyle devam etti: “Bütün bunları duyurmak istemeyen Adalet Bakanlığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bu vakaları duyurduk diye hakkımızda soruşturma başlattı. Bir milletvekiliyim, halkın haber alma hakkı var ve biz de elde ettiğimiz bilgilerle halkı bilgilendirmeye çalışıyoruz. Suç olacak bir tarafı yok. Kimseyi kin, nefrete davet etmiyoruz, ortalığı karıştırmaya çalışmıyoruz. Bizim dediklerimizin doğru olduğu zaten ortaya çıktı. Milleti ilgilendiren konularda açıklama yetkim var. Tedbir alınmasını istemek en doğal hakkımız.”

USULE DE ESASA DA UYULMADI

Gergerlioğlu, olmayan bir suçtan soruşturma açıldığı için Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hamza Yokuş hakkında HSK’ya suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, “Halkı kin ve nefrete teşvik etmediğimiz halde suç uydurma, onurumuzu zedeleyen bir suçlamayla yönelme gibi suç oluşturan fiillerle bir soruşturma başlattı. Biz halkın iradesini temsil eden kişiler olarak bunu kabul edemeyiz. Savcı yeterli incelemeleri yapmadan, delilleri toplamadan ve kendisine bir şikâyet geldiği takdirde böyle bir soruşturma başlatabilir. Buradaki prosedüre de dikkat etmemiş. Şikâyet gelmediği halde re’sen böyle bir soruşturma başlatmış. Usule de esasa da ve hukuka da uyulmamış” diye konuştu.

HABER YAPMAK DA SUÇ

Öte yandan Gergerlioğlu’nun “Gergerlioğlu olayın peşini bırakmadı, gerçeği ortaya çıkardı” başlığıyla yapılan haberi paylaşması da suç sayıldı.

SUÇ UNSURU YAPILAN TWİTLER

Gergerlioğlu’nun fezleke gerekçesi olan twetter paylaşımları şöyle:

“* 24 Mart; Sincan cezaevinde maalesef…70 yaşında bir vatandaş Corona L2 C9 koğuşunda müdür bakanlığı bildirmiş, 2 haftadır konunun aciliyeti için çırpınıyoruz, geçiştiren açıklamalar duyuyoruz @adalet_bakanlık nereye kadar? Adil, eşit infaz ve yargı paketi derhal çıkmalı.

* 25 Mart; Savcılık gerçeği örtme telaşında ama…! Sincan’da mahpus A.Y.70 yaşında C-9 koğuşundan alınmış Bilkent Şehir Hast. Onkoloji Bölümünde şuan karantinada corona, ayrıca L2’de ki revir görevlisi Abuzer isimli kişi de çıkmış. Ayrıca L2’de 4 tane IKM’de belirti var.

* 26 Mart; Kamuoyuna önemli açıklama! Sincan cezaevinde mahpus A.Y. coronavirüs servisinde kamuoyuna bildirdiğim için Ankara Savcılığı hakkımda soruşturma başlatmıştı. Bugün hastaneyi aradım vekil olmama rağmen 1 saat kadar tel bağlamamakta inat ettiler, ısrarım şeklinde 26/03-2020 tarihinde Bilkent şehir hastanesi yetkilisine bağlandım, 23 Mart’ta corona için ayrılan yoğun bakımdaki bölümüme yatırıldığı KOAH hast, do olduğun açıkladılar. Corona (-) dendi, o halde niye hasta takibi yapılan yoğun bakımda?

* 26 Mart; Ayrıca savcılık dünkü açıklamasında hastaneye yattığı bilgisini vermemişti! Yalan atmam ama yalanın ve zulmedinin peşini bırakmam! Sağlık ve adalet bakanına sesleniyorum, bilgi gizlemeyin! TBMM adil ve eşit infaz yasasını hayatlar iyice tehlikeye girmeden çıkarsın!”

 

medyabold
Devamını Oku »

Bir ülke hariç Almanya’da sınırlardan kontrolsüz geçiş başladı

Üç aydır pandemi nedeniyle sınırları kontrol altına alan Almanya’da, bu süreç bitti. Kontrolsüz geçiş bir ülke hariç başladı.

BOLD – Almanya’da koronavirüs pandemisi nedeniyle üç ay önce kapatılan kara sınırları yeniden açıldı. Gece yarısından itibaren sınırlardan kontrolsüz geçişler başladı.

Ancak Avusturya sınırında, kaçak göçmenlerin girişlerinin engellenmesi amacıyla kontrollere devam ediliyor.

Almanya 16 Mart’ta kapattığı sınırlarını komşu ülkeler için açarken, Dışişleri Bakanlığı’nın 160 ülke için uyguladığı küresel seyahat uyarısı sürüyor. Seyahat uyarıları İsveç, Norveç ve Finlandiya’nın yanı sıra İspanya’nın geniş bir kısmını da kapsıyor. Türkiye de seyahat uyarısı getirilen ülkeler arasında.

Öte yandan çok sayıda AB ülkesi de bugünden itibaren sınırlarını açmayı planlıyor. Polonya, Cumartesi gecesi AB üyesi ülke vatandaşları için sınırlarını yeniden açmıştı.

medyabold
Devamını Oku »

Bingöl depreminin ardından artçılar sürüyor

Bir kişinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin de yaralandığı depremden sonra 90’a yakın artçı meydana geldi. Artçılardan bazıları 4’ün üzerinde..

BOLD – Dün saat 17.24’te, Bingöl Karlıova’da meydana gelen 5.7 şiddetindeki depremin ardından artçılar sürüyor.

Yerin 5 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem Karlıova’nın yanı sıra çevre ilçeler ile Bingöl, Diyarbakır, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Tunceli ve Muş’ta da hissedilmişti.

İçişleri Bakanlığı’nca yapılan açıklamada hasarın yoğunlaştığı Dinarbey, Elmalı, Kaynarpınar köylerinde enkaz altında kimsenin bulunmadığını belirtirken, “Bingöl İl merkezinde herhangi bir yıkım veya yaralanma olayı meydana gelmemiştir. Yedisu ilçesinde Elmalı, Kaynarpınar ve Dinarbey köylerinde 8 vatandaşımız göçük altından çıkarılarak hastaneye sevk edilmiştir. Karlıova ilçesi Kaynarpınar Jandarma karakoluna ait gözlem kulesinde meydana gelen hasar sonrası 1 güvenlik korucusu yaralanmış, 1 güvenlik korucusu şehit olmuştur. Kaynarpınar köyünde çatı göçmesi sonucu yaralanan 1 çocuk ambulansla hastaneye sevk edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, deprem bölgesine mobil koordinasyon tırı, 20 ambulans, 12 UMKE aracı, mobil komuta aracı, acil müdahale ünitesi ve lojistik araç sevk edildiği belirtilelerek, “Siirt, Mardin, Batman, Ağrı, Ankara, Bursa ve Malatya illeri teyakkuza geçirilmiştir. Genelkurmay Başkanlığına ait 2 uçak ile Jandarma Genel Komutanlığına ait 2 helikopter teyakkuzda bekletilmektedir. Jandarma Genel Komutanlığı tarafından emniyet tedbirleri, çadır kurma ve yardım faaliyetlerini desteklemek amacıyla 2 tabur (487 personel) görevlendirildi. Muş, Adıyaman ve Şanlıurfa illeri taranmış olup herhangi bir olumsuz durumun olmadığı bildirilmiştir. Enerji Bakanlığından alınan bilgilere göre herhangi bir enerji kesintisi olmamıştır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan bilgilere göre Türk Telekomun sabit şebekesinde ve servislerinde herhangi bir olumsuz durum veya kesinti bulunmamaktadır. 7 mobil baz istasyonu bölgeye sevk edilmiştir” denildi.

Açıklamada, Bingöl’e bin 242 çadır, 3 bin 248 yatak, 3 bin 300 battaniye, 3 bin 300 yastık çarşaf seti ile 2 bin 52 mutfak seti sevk edildiği kaydedilirken, Erzurum’un Çat ilçesine 240 çadır, 105 battaniye gönderildiği aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, beraberinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile birlikte deprem bölgesinde incelemelerde bulunmak üzere Bingöl’e gitti.

medyabold
Devamını Oku »

SILA-İ RAHİM

   Soru: Ra’d suresinde akıl sahiplerinin (ülü’l-elbâb) bir vasfı olarak وَالَّذِينَ يَصِلُونَ مَا اَمَرَ اللّٰهُ بِهِ اَنْ يُوصَلَ “Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyi gözetir, birleştirilmesi gerektiği şeyi birleştirirler.” (Ra’d sûresi, 13/21) buyruluyor. Bu ilahî beyanda nazara verilen “sıla”dan maksat nedir?

   Cevap: Söz konusu âyet-i kerimelerde ülü’l-elbâb’ın beş vasfına dikkat çekiliyor. İlk olarak اَلَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ ifadeleriyle onların Allah’a verdikleri sözde durdukları ifade ediliyor. Hem ruhlar âleminde Cenab-ı Hakk’a verilen “iman etme” sözünün hem de beşerî ilişkilerde verilen sözlerin yerine getirilmesi bu âyetin şümulüne dâhildir. Söz verme meselesinin pozitif yanı emredildikten sonra, وَلَا يَنْقُضُونَ الْمِيثَاقَ ifadeleriyle negatifine de yer veriliyor ve onların verdikleri sözleri bozmayacakları belirtiliyor.

Ardından da وَالَّذِينَ يَصِلُونَ مَا اَمَرَ اللّٰهُ بِهِ اَنْ يُوصَلَ ifadeleriyle Cenab-ı Hakk’ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri birleştirecekleri, gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetecekleri ifade ediliyor.

Daha sonra وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ifadesiyle akıl sahiplerinin Rabbilerine karşı haşyet içinde olduklarına, hayatlarını kemerbeste-i ubudiyet içerisinde hep iki büklüm yaşadıklarına dikkat çekiliyor. Haşyet, Allah’a karşı duyulan bir iç saygının ifadesidir. Ona karşı kalbin ürpermesini ifade eder. Huşu da Allah’ın büyüklüğü ve ululuğu karşısında asa gibi iki büklüm olma demektir. İnsanın huşu ve haşyet sahibi olması, marifetullaha bağlı bir husustur. Nitekim, إِنَّمَا يَخْشَى اللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاءُ “Allah’tan gerektiği tarzda ancak âlimler haşyet duyar.” (Fâtır sûresi, 35/28) âyetinde de bu dile getirilir.

Ardından da وَيَخَافُونَ سُوءَ الْحِسَابِ buyruluyor. Yani onlar, hesabın karşılarına çok kötü bir şekilde çıkmasından da korkarlar, tir tir titrerler.

   İhya Edilmesi Gereken İlahî Emir

Surede sayılan ülü’l-elbâb’ın vasıfları bunlarla sınırlı değil, başka vasıflar da zikrediliyor. Fakat soruda bunların tamamı değil de sadece “sıla” mevzuu sorulduğu için, onun üzerinde bir nebze durmaya çalışalım.

Kelime anlamıyla sıla, birleştirmek demektir. İslami literatürde, insani bağları koruma, iyilik yapma, gözetme, hususiyle akrabalık ilişkilerini sıcak tutma gibi manalarda kullanılmıştır. Önceki ifadelerde, verilen sözlerin yerine getirilip getirilmemesi üzerinde durulduğu için, burada Allah’ın birleştirilmesini, gözetilmesini emrettiği şeylerden anlaşılan ilk mana, verilen sözlerin tutulması, yapılan ahitlerde sabitkadem olunmasıdır. Bunun yanında Allah’la, İnsanlığın İftihar Tablosu’yla, din-i mübin-i İslam’ın emirleriyle kopmayan bir münasebet tesis etme gibi manalar da bu âyetin şümulüne girer. İman esaslarından İslâm erkânına, dinin temel disiplinlerinden füru ahkâmına kadar riayet edilmesi ve yerine getirilmesi emredilen her şeyi bir sıla olarak görebiliriz. Kısaca burada dine ve dinî hükümlere bağlılığın emredildiği söylenebilir.

Daha hususi manada ise buradaki sıladan kastedilen sıla-i rahimdir, yani akraba bağlarının gözetilmesidir. İnsanların birbirinden koptuğu günümüz dünyasında meselenin bu yanı da ayrıca önem arz etmektedir. Maalesef aynı ağacın dalları, budakları, yaprakları veya meyveleri olan insanlar birbirlerinden kopuk yaşıyorlar. Evlatlar, değil akrabalarına karşı vazife ve sorumluklarını yerine getirmek, anne-babalarından dahi kopmuş durumdalar. Hısım ve akrabaların çoğu tanınmıyor bile. Onlara karşı sorumluluklar unutulmuş durumda. Toplum kendi değerlerinden koptuğu ve bu konuda çok ciddi bir gurbet yaşadığı için ne kadar tahşidat yapılsa, insanlar ne kadar rehabiliteye tâbi tutulsa azdır.

Hâlbuki Kur’ân’a bakılacak olursa, çok sayıda âyet-i kerimede anne-baba hakkı ve akrabalık bağları üzerinde hassasiyetle durulduğu görülür. Mesela, وَاعْبُدُوا اللهَ وَلاَ تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبَى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ إِنَّ اللهَ لاَ يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالاً فَخُورًا “Yalnız Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, akrabalara, yetimlere, fakirlere, yakın komşulara, uzak komşulara, yol arkadaşına, garip ve yolculara, elinizin altında bulunanlara da iyilik edin. Bilin ki Allah kendini beğenen ve övünüp duran kimseleri sevmez.” (Nisâ sûresi, 4/36) âyet-i kerimesinde Cenab-ı Hak, Kendisine ibadeti emrettikten hemen sonra anne-babaya ve akrabalara sözü getiriyor ve onlara güzellikle muamele edilmesini, iyilik ve ihsanda bulunulmasını emrediyor.

Bu sebeple bir mü’minde akrabalarına karşı çok ciddi bir sıla hissi bulunması gerekir. En başta anne-baba olmak üzere yakından uzağa hiç kimse sıla-i rahimden mahrum edilmemelidir. Allah (celle celâluhu) kendi hukukundan hemen sonra anne-babanın ve arkasından da akrabaların, onun ardından da aramızda şöyle böyle bir alaka bulunan sair insanların hakkını nazara verdiğine göre, bu haklara mutlaka riayet edilmelidir. Şuursuz taşlar bile baş başa verip sağlam kubbeler, kemerler oluşturduklarında düşmüyor, dökülmüyorlar. Aynen öyle de insanlar da sosyal hayatta en yakın daireden başlamak üzere baş başa verir, maddî ve manevî ihtiyaçlarında birbirlerine destek olurlarsa devrilmezler, dökülmezler.

   Hizmet Sıla-i Rahime Mâni Olmamalı

Yer yer insanın aklına, “Ben nasıl olsa hizmet ediyorum, i’lâ-i kelimetullah gibi mukaddes bir vazifenin arkasında koşuyorum. Bu gibi çok önemli vazifeler dururken anne-baba veya akraba hukuku gibi şeyler olmasa da olur.” gibi şeytanî bir kısım mülahazalar gelebilir. Böylece insan, akrabalık bağlarını gözetme konusunda vurdumduymaz hale gelebilir. Ne var ki bu gibi düşünceleri Kur’ânî mantıkla telif etmek mümkün değildir. Kur’an ve Sünnet’in ısrarla üzerinde durduğu ve tahşidatta bulunduğu bir meseleyi hiç kimse kaldırıp bir kenara atamaz. Şayet Allah (celle celâluhu) Yüce Kitab’ında onların hakkını gözetmeyi emretmişse, mü’min için bu, çok önemli dinî bir mükellefiyettir. Hiç kimsenin Allah’ın hükümlerini değiştirmeye hakkı yoktur. Dolayısıyla mü’mine düşen vazife, onları ziyaret etmek, durumlarına göre ellerini öpmek, dualarını almak ve eğer varsa bir ihtiyaçları bunu gidermektir.

Bir taraftan ara vermeksizin yapılması gerekli olan hizmetlerin yapılması fakat diğer yandan da anne-baba hukukuna riayet edilmesi, akrabaların görülüp gözetilmesi pekâlâ mümkündür. Bunlardan biri diğerine mâni olmamalıdır. Bir taraftan Rabbimizin rızasını kazanma istikametinde din-i mübin-i İslâm’a hizmet etmeli, diğer yandan da yine O’nun hoşnutluğunu elde edebilmek için anne-babaların, nine ve dedelerin, hala ve teyzelerin, dayı ve amcaların rızasını almayı ihmal etmemeliyiz.

Hatta gönüllerimizin ilhamlarını başkalarının sinelerine boşaltabilme adına sıla-i rahim önemli bir vesile olarak görülebilir. Ailelerimizle, akrabalarımızla münasebetlerimizi sıkı tutarak, onlarla hemhal olarak sahip olduğumuz güzelliklerden onların da haberdar olmalarını sağlayabiliriz. Böylece Allah’ın izni ve inayetiyle ziyaretlerimizi daha da bereketlendirir, bire yedi yüz veren başaklar haline getirebiliriz. Sözle olmasa bile hal ve tavırlarımızla onlara bir şeyler ifade edebilir, örnek olabiliriz. Her zaman söylediğimiz gibi temsille ve halle halledilmedik bir mesele yoktur. 

Özellikle günümüzde iletişim vasıtalarının gelişmesiyle birlikte hısım ve akrabaların hâl ve hatırlarını sormak, onların gönlünü almak çok daha kolaylaşmıştır. Onlardan uzakta bulunsak ve her zaman ziyaretlerine gidemesek bile, internet, telefon gibi vasıtalarla sıla-i rahim vazifemizi yerine getirebiliriz. Sesli veya görüntülü aramalarla onlarla konuşabilir, sevgi ve muhabbetlerimizi iletebilir, durumlarından haberdar olabilir ve onların gönüllerini hoşnut edebiliriz.

   Gelmeyene Gitmeli

Konuyla ilgili son bir hususa daha temas etmek istiyorum. Yakınlarımızın bizimle ilişkilerini kesmeleri, sıla-i rahim vazifelerini hakkıyla eda etmemeleri bizim bu vazifeyi ihmal etmemiz adına bir mazeret olamaz. Zira hadis-i şeriflerde, bizimle ilişkisini kesen insanlara karşı yapılacak sıla-i rahimin çok daha faziletli olduğu bildirilmiştir. (Bkz. Buhari, edeb 15; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 24/383)

Keşke herkes bu önemli görevini yerine getirse! Yakınlarını arayıp sorsa, onların ziyaretlerine gitse, büyüklerin ellerinden, küçüklerin de gözlerinden öpse. Ne var ki daha önce de işaret ettiğimiz gibi günümüzde en yakın akrabalar arasında dahi ciddi bir kopukluk söz konusu. Bu sebeple yakınlarımız gelmese de biz gitmeliyiz; onlar halimizi hatırımızı arayıp sormasa da biz onların hal ve hatırlarını sormalıyız. Bir Türk atasözünde de ifade edildiği üzere, iyiliğe iyilik her kişinin işidir; kötülüğe iyilik ise er kişinin işidir.

Sıla-i rahime herkes karşılık verir. Gelene herkes gider. İyilik ve ihsanda bulunana karşılık vermek kolaydır. Karşılıklı olunca iyilik yapmak kolaydır. Bu bir nevi alış-veriş gibidir. Her iki taraf için de kazanç vesilesidir. Fakat bir tarafın kendine düşeni yapmadığı durumlarda iyilik ve ihsanı devam ettirmek hiç de kolay değildir. Eğer kişi karşı tarafın olumsuz tavırlarına rağmen ilişkisini, ziyaretlerini devam ettiriyorsa işte gerçek sıla-i rahim budur. Şayet sılaya karşı yapılan sılada on sevap kazanılıyorsa, böyle bir sılada belki yüz sevap kazanılabilir. Zira bir insanın kendisiyle alakasını kesen, yüzüne bakmayan bir kimsenin ayağına gitmesi nefse çok ağır gelir. Eğer o, her şeye rağmen, kırılıp dökülmesine aldırmadan, sırf Allah rızası için sıla-ı rahim görevini ifa ediyorsa, hiç şüphesiz onun bu ameli Allah katında çok daha hora geçecektir.

Daha da ötesi, bazen telefonlar yüzümüze kapatılabilir, kapıdan kovulabiliriz, yüzümüze karşı istenmediğimiz söylenebilir. Bayramlarda veya özel günlerde gönderdiğimiz bütün tebrik mesajları karşılıksız kalabilir. Bütün bunlara rağmen küsmemeli, darılmamalıyız. Bilakis yeni yeni yol ve yöntemler bularak, farklı üsluplar geliştirerek muhatabımızı yumuşatabilmenin yollarını aramalıyız. Gelmeseler de gitmeli, yedirmeseler de yedirmeli, aramasalar da aramalıyız. Kötülüklerine iyilikle, kabalıklarına yumuşaklıkla mukabelede bulunmalıyız.

Mü’min ahlakı bunu gerektirir. Yiğitlik buradadır. Muhammedî yol budur.

***

(Not: Bu yazı 27 Aralık 2007 ve 10 Temmuz 2012 tarihlerinde yapılan sohbetlerden hazırlanmıştır.)



Yazının Kaynağı: http://www.herkul.org/kirik-testi/sila-i-rahim/
Devamını Oku »

نزاهةُ اللسان

إنَّ الواجب الذي يقع على كاهل مَنْ نذروا أنفسهم لخدمة الإيمان والقرآن في مرحلة شاعت فيها مشاعر الأنانية أكثر فأكثر، وأُثيرت الحوادث السلبية باستمرار، وتطاول الجميع بعضهم على بعض؛ هو احتضانهم البشرية جمعاء بمزيد من الحب والتسامح أكثر من أي وقت مضى، فإن قابلوا هذه النوعية من الأعمال السلبية بمثلها فقد أساؤوا إساءة عظيمة لمجتمعاتهم أنفسهم وللإنسانية قاطبة على حد سواء.

وبما أننا بشر فقد نغضب ونسخط إزاء بعض الأحداث الأليمة، وننهزم لغضبنا وسخطنا، بل إنه قد تنبري في أنفسنا أحيانًا مشاعر الحقد والغضب تجاه فئة من الظالمين والمُعتدين ممن يتجاوزون الحدود في أفعالهم، بيد أنه يجب علينا أن نقمع هذه المشاعر السيئة وألا نسمح لها بالظهور؛ وذلك عبر إيفائنا إرادَتَنا حقَّها، بل ويجب علينا -ما استطعنا- أن نُذيب تلك المشاعر ونقضي عليها بواسطة نظام هضمنا وعفونا المعنوي، فإذا ما تمكنا من السيطرة على غضبنا الذي يفور ويغلي كالحمم البركانية فزنا من ناحية بثواب العبادة، ومن ناحية أخرى لم نشارك في توسيع رقعة الانقسامات والصراعات في المجتمع.

ومن المؤسف أن السبّ والشتم والتجريح صار مألوفًا أو موضةً في يومنا هذا؛ فالجميع لسانهم سليط، وأسلوبهم مؤذٍ وجارح، حتى وإن استحق البعض هذا فإنه لا فائدة أبدًا من الإساءة إليهم بالقول؛ بل إنه يؤدي إلى الضرر، وكما أن السب والشتم في حق المذنبين لا يؤجر عليه المسلم، فإنه ليس فضيلة أيضًا، ولم يرد في القرآن الكريم ولا في السنة الصحيحة ولو بنصف كلمة تشير إلى أن قول: “لعنكم الله” لمن شقّوا سيدنا زكريا عليه السلام بالمنشار، أو لمن قتلوا سيدنا يحيى عليه السلام أمر تعبدي يؤجر عليه المرء.

ليتنا نستطيع أن نوسّع قلوبنا لاحتضان الأشرار والسّيّئين، ونتمنى لهم الخير، فنقول مثلًا: “اللّهم ألقِ الإيمان في قلوب مَن يسيئون إلينا واشرح صدورهم للإيمان والإسلام والإحسان! اللّهم اهدهم الصراط المستقيم!”، إنني أرى هذا تصرّفًا إنسانيًّا، وفكرًا إنسانيًّا، وسلوكًا إنسانيًّا، وعندما يمكن للمرء أن يتصرّف بإنسانية لا ينبغي له أن يتدنى إلى غير ذلك، وعلى سبيل المثال فإذا ما ركلكم أحدهم أو ضربكم فلا يمكن أن يُوصَفَ فِعْلُهُ بالعمل الإنساني، وإذا ما قابلتم إساءَته بمثلها فإنكم تنسلخون تمامًا من إنسانيتكم، وجميعُ النصوص القرآنية والحديثية تحثُّ المؤمنين وتشجعهم على التصرف بطريقة إنسانية.

   حُسْنُ خلق رسولنا صلى الله عليه وسلم

طالعنا في كتب الحديث أن مفخرة الإنسانية صلى الله عليه وسلم بكى حزنًا على موت بعض الناس مثل ابنه إبراهيم، والصحابي الجليل عثمان بن مظعون رضي الله عنه، لكن أيًّا منهم لم يهزه عليه الصلاة السلام بقدر ما هزه استشهاد حمزة رضي الله عنه؛ ذلك أن عينيْ رسول الله صلى الله عليه وسلم فاضتا بالدمع حزنًا حين رأى جسد عمِّه حمزة رضي الله عنه الذي أحبه أكثر من نفسه وقد مُثِّل به في ساحة الحرب يوم أحُدٍ، إلا أنه برغم هذا لم يُكِنّ في صدره بغضًا ولا كرهًا لا لـوحشي الذي غرس حربته في صدر سيدنا حمزة، ولا لهند التي تسببت في هذا، ولا لأبي سفيان أيضًا، وقد انضم وحشي لاحقًا إلى صفوف الصحابة، وحين جاء الوقت أخذ مكانه في الجيش الذي أعدَّه سيدنا أبو بكر رضي الله عنه لمواجهة مسيلمة الكذاب مدعي النبوة، فغرس حربته هذه المرة في صدر ذلك الكذاب.

ولو أن النبي الأكرم أخذ موقفًا ضد وحشي وتحدث ضده، فالأرجح أنه ما كان سيشرف بالإسلام، ولا أن يقاتل ببطولة في اليمامة، وبالمثل لو أن أفراد عائلة بني أمية لم يروا الشفقة والمسامحة والرحمة الواسعة من النبي الأكرم لما كانوا سيدخلون في الإسلام.

لم تكن مسامحة رسول الله صلى الله عليه وسلم وعطفه وعفوه وصفحه موجهة لقاتلي عمه فقط؛ فلقد عفا حتى عن مشركي مكة الذين مارسوا ضده كل أنواع الشر طيلة حياته في مكة، وحرموا عليه ماءً يشربه وطعامًا يأكله، ولم يمنحوه حق الحياة وفرص العيش حيث وُجِد، وأصدروا الأوامر بقتله، ولم يتركوه وشأنه حتى في موطن هجرته بعد أن ترك مكة ورحل عنها، لقد خاف الجميع يوم الفتح من إمكانية محاسبتهم على الجرائم التي ارتكبوها بحقّه من قبل.. كان يدور بخلدهم: “تُرى هل سيقابِل الظلم والتعذيب الذي مارسناه ضدَّه بمثله؟”، بيد أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: “اذْهَبُوا فَأَنْتُمُ الطُّلَقَاءُ[1]، وهذا هو مضمون ما قاله يوسف عليه السلام لإخوته: ﴿لَا تَثْرِيبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ﴾ (سورة يُوسُفَ: 12/92)[2].

أية مروءة هذه! لم ينبس ببنت شفة لهؤلاء الذين ساموه كل أنواع الغلظة والجفاء طوال هذه السنوات، لم يهتم ولم يبالِ بإساءاتهم التي ارتكبوها بحقه، ولم يقف عندها، ولم يتوجه إلى معاقبتهم، بل وحتى إنه لم يتحدث عنها كيلا يُحرجهم، لقد كان سخيًّا كريمًا لأقصى درجة تجاه هؤلاء الذين ندموا بالفعل وكانوا يتشوفون إلى عفوه وصفحه، والواقع أن هذا كان دليلًا على تحلّيه بالأخلاق الإلهية.

أجل، نكرّر فنقول: لا فائدة أبدًا تعود على المرء من الشتم والإساءة إلى هذا أو ذاك، فمثل هذه الكلمات تضيف مزيدًا من السلبيات إلى تلك السلبيات الموجودة بالفعل، وتؤدي إلى تكوُّنِ دائرة مفرغة، والله تعالى يقول: ﴿وَلَا تَسُبُّوا الَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللهِ فَيَسُبُّوا اللهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍ﴾ (سورة الأَنْعَامِ: 6/108)، والقرآن الكريم يحرم سبَّ وشتمَ الأوثان مثل اللات ومناة والعزى وإساف وغيرها التي عبدها مشركو مكة من أمثال أبي جهل وعتبة وشيبة وابن أبي معيط والوليد بن المغيرة؛ إذ يقول: “لا تقولوا للأوثان: خسف الله بكم الأرض، قهركم الله!”، لماذا؟ لأن عبَدَتها سينبَرون هم أيضًا فيقولون في الله ربكم -حاشا وكلا- ما لا يليق من الكلام.

لهذا السبب يجب على المؤمن ألا يدنس فمه ولسانه وقلبه بالكلمات القبيحة السيئة، وألا يستثير الآخرين ضده، بل يجب عليه أن يسعى إلى حل المشكلات عبر تمثيل قيمه بشكل مثالي ولائق، ودعوني أذكركم بعبارة لطالما كررناها: “الحال مفتاح لحلول جميع المعضلات”، فالأساس هو أن يمثل الإنسان قيَمَه تمثيلًا سليمًا، وأن يكون قدوة حسنة.

   مقابلة الإساءة بالإحسان

لطالما كان رجائي من الله تعالى بشأن من يكتبون ضدي ويسيئون إليَّ باستمرار أن يأتي الحق تعالى بهم أمامي ذات يوم، ويقدرني على فعل الخير لهم؛ فمثلًا إن أجد سيارة أحدهم تعطلت بينما أمرّ من الطريق، أتوقف وآخذه إلى سيارتي، وأوصله إلى حيث سيذهب، وأقابل بالإحسان الإساءة مثلما أوصى القرآن الكريم وجسَّدَ سيدنا رسول الله صلى الله عليه وسلم، إننا اليوم بأمس الحاجة إلى مثل هذه المعاملة، وبإذن الله تعالى لا نؤذي أحدًا بسبب جوره وتحقيره وإهانته لنا، ولن نكسر بخاطر الآخرين وإن كسروا هم بخاطرنا، ولن نؤلمهم وإن آلمونا؛ لأن القلوب في يومنا تحتاج إلى البناء والتلاحم، وليس إلى التدمير والتفريق.

والواقع أن الظالمين والمتكبرين يستحقون الرأفة والعطف أكثر من الإهانة والإساءة، فالإنسان يتألم لهم حين يفكر في أحوالهم التي سيكونون عليها في الآخرة، فهل يُسَبُّ شِمْرُ بن ذي الجوشن وأبو لؤلؤة المجوسيّ، وابن ملجم أم يؤسَف ويُشفَق عليهم؟! أعتقد أنكم إن تروا حرمانهم من الرحمة في الآخرة يتحرك ضميركم، وتتألم قلوبكم لحالهم.

يجب على الإنسان أن يوفي إرادته حقَّها، وألا يسمح لمشاعر العداوة بأن تحكمه، فإن بدت الكراهية والحقد مرة واستقرّت في صدره فقد يصعب جدًّا اقتلاعُها والتخلّص منها، ومنْ تتلوث خلاياه العصبية بمثل هذه المشاعر السلبية يفكّر باستمرار في الشر، حتى وإن كان يعتقد أنه يتصرّف بعقله، إلا أنه غالبًا ما يتحرّك بتأثير الأحاسيس التي تضخّها فيه تلك المشاعر السيئة، بيد أن الواجب الذي يقع على عاتق من نذروا أنفسهم للقرآن وعشقوه هو أن يتحرّكوا بالعقل والمنطق والمحاكمة العقلية، وأن يتجولوا في المناخات الفسيحة النقية للقلب والروح والضمير.

ولهذا السبب، يجب ألا نسمح للحوادث السلبية أن تحوِّلنا إلى رموز وأساطين للكراهية والبغض، لا ينبغي لنا أن نورث الكراهية والغضب للأجيال القادمة، لا يجب أن نخطئ فنبني هوية أساسها الكراهية.. على العكس، يجب أن نعتمد أساسًا على بناء هوية عِمادُها الحبُّ والاحترام.. قد يخطئ البعض ويضطهدوا ويغدروا، وهناك أمثلة لا حصر لها من هذه الشرور مطوية تكررت خلال مراحل التاريخ، بيد أنه لا ينبغي لنا أن نرتكب الأخطاء نفسها، وإن شوّهوا وأعتموا أيامهم وطالعهم، فلا ينبغي لنا نحن أن نعتم ونشوِّه أيامنا ومستقبلنا.

 ***

[1] متفق عليه.

[2] ابن هشام: السيرة النبوية، 2/412؛ البيهقي: السنن الكبرى، 9/199.



Yazının Kaynağı: http://www.herkul.org/%d8%a7%d9%84%d8%b9%d8%b1%d8%a8%d9%8a%d8%a9/%d9%86%d8%b2%d8%a7%d9%87%d8%a9%d9%8f-%d8%a7%d9%84%d9%84%d8%b3%d8%a7%d9%86/
Devamını Oku »

Demirtaş’tan HDP yürüyüşü için çağrı: Hiçbir provokatöre prim vermeyin

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, HDP’nin Edirne ve Hakkari’den başlatacağı yürüyüşle ilgili provokasyon uyarısı yaptı. “HDP tüm Türkiye için yollarda olacak. Hiçbir provokatöre asla prim vermeyin. İnanıyorum ki, huzur içinde başlayıp huzur içinde sona erecek” dedi.

BOLD –  Edirne Cezaevinde tutuklu Demirtaş’ın sosyal medya hesabından HDP’nin Edirne ve Hakkari’den Ankara’ya yapacağı ‘Demokrasi Yürüyüşü ile ilgili mesajlar paylaşıldı.

Demirtaş, mesajında provokasyonlara prim verilmemesini istedi. Demirtaş, “Bu etkinlik başlarken, benim de herkesten özel bir ricam var: HDP’li olmasanız bile, barış ve kardeşlik için yollara çıkan arkadaşlarımdan desteğinizi ve dualarınızı eksik etmeyin lütfen” dedi. Sosyal medya hesabından Demirtaş ve Abdullah Zeydan’ın cezaevi avlusunda yürürken çekilmiş fotoğrafları paylaşıldı.

Resim

Demirtaş’ın mesajları şöyle:

“1- Herkese merhabalar. HDP, Edirne ile Hakkari’yi demokrasiye ve barışa olan inanç etrafında Ankara’da buluşturmak için yola çıkıyor.

2- Zorlu ve sıkıntılı bir süreçteyiz. Ancak tüm zorlukları, 82 milyon el ele vererek aşabileceğimizi de biliyorum. İşte HDP’nin bu etkinliği, 82 milyon olarak el ele verme çağrısıdır. Bu açıdan, hiç kimse bu etkinliği kutuplaştırma ve gerginlik malzemesi yapmamalıdır.

3- Bu etkinlik başlarken, benim de herkesten özel bir ricam var: HDP’li olmasanız bile, barış ve kardeşlik için yollara çıkan arkadaşlarımdan desteğinizi ve dualarınızı eksik etmeyin lütfen.

4- Unutmayalım ki, HDP tüm Türkiye için yollarda olacak. Kışkırtma ve gerilim derdinde olan hiçbir provokatöre asla prim vermeyin. İnanıyorum ki, bu etkinlik huzur içerisinde başlayıp huzur içerisinde sona erecek.

5- Tüm arkadaşlarımın yolu açık olsun. Türkiye’nin önü açık olsun. Barışın yolu açık olsun. Edirne’den Hakkari’ye, tüm kardeşlerime yürek dolusu selam olsun.”

Başak Demirtaş hakkında çirkin paylaşım yapan AKP’li trole gözaltı kararı

medyabold
Devamını Oku »

Turkey and Russia put off talks expected to tackle Libya and Syria

Russia and Turkey have postponed ministerial-level talks which were expected to focus on Libya and Syria, where the two countries support opposing sides in long-standing conflicts.

Turkish Foreign Minister Mevlut Cavusoglu and his Russian counterpart Sergei Lavrov decided to put off the talks during a phone call on Sunday, the Turkish Foreign Ministry said.

“The two countries deputy ministers will continue contacts and talks in the period ahead. Minister-level talks will be held at a later date,” the ministry said in a statement.

Lavrov and Russian Defence Minister Sergei Shoigu had been set to visit Istanbul for the discussions. The Russian foreign ministry said the discussion will be held on the date of the ministers’ meeting.

The United Nations said this week that warring sides had begun new ceasefire talks in Libya, where Ankara supports an internationally recognized Government of National Accord (GNA), whose forces have in recent weeks repelled an assault on Tripoli by the Libyan National Army (LNA).

Moscow, along with the United Arab Emirates and Egypt, backs the LNA in the long-running Libyan conflict.

In Syria, Russia supports Syrian President Bashar al Assad’s forces, while Turkey backs opposition fighters.

Although a Turkish-Russian brokered deal three months ago produced a ceasefire that halted fighting in northwest Syria’s Idlib, airstrikes have once again hit the region in the last week.

Reuters

Russian hiring of Syrians to fight in Libya accelerated in May, sources say

The post Turkey and Russia put off talks expected to tackle Libya and Syria appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/06/14/turkey-and-russia-put-off-talks-expected-to-tackle-libya-and-syria/
Devamını Oku »

2. Abdülhamit’in torunundan mafyavari sözler: Biz geri dönersek siz…

Osmanlı üzerinden siyaset yapan politikacıları sosyal medya hesabından tehdit eden 2. Abdülhamit’in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, ‘Bizim de söylenecek sözümüz var’ dedi.

BOLD- Yeniden Refah Partisi (YRP) ile siyasete atılan Haneden üyesi 2. Abdülhamit’in torunu, Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, Osmanlı üzerinden siyaset yapan politikacılara yüklendi. YRP kurucular kurulu üyesi ve Genel Başkan Fatih Erbakan’ın Başdanışmanı olan Osmanoğlu, sosyal medya hesabından, ‘Hanedan soyu devam ediyor’ dedi. ‘Söyleyecek sözümüz var’ diyen Osmanoğlu, Osmanlı üzerinden siyaset yapmakla suçladığı politikacıları tehdit etti.

SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR

Osmanoğlu paylaşımında şu ifadeleri kullandı, “Osmanlı üzerinden siyaset yapanlar bilsinler ki OSMANLI Hanedan Soyu devam ediyor. Bizim de söylenecek sözümüz var vakti geldiğinde mutlaka söyleyeceğim.. Dememişmiydim….!!!! Biz geriye dönersek siz deliye dönersiniz.”

Ayasofya ve AKP’nin barutu: “Bunların hepsi tezgâh…”

medyabold
Devamını Oku »

AYM iptal etmişti: Güvenlik soruşturmasına stratejik görev kriteri

AKP, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği, kamuya girişte güvenlik soruşturmasıyla ilgili yeni bir çalışma başlattı. Sadece emniyet, ordu gibi stratejik görevler için arşiv taraması yapılacağı, diğer alımlarda adli sicil kaydının isteneceği belirtildi.

BOLD – Emniyet ve ordu mensupları, Cumhurbaşkanı ve bakanlarla yakın çalışan isimlere yönelik detaylı güvenlik soruşturmalarının devam ettirilmesi öngörülüyor.

15 Temmuz’un ardından çıkarılan 676 sayılı OHAL KHK’sıyla devlet memurluğuna alınacaklarda istenen genel şartlara “güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olma” şartı da eklenmişti. Düzenleme sonrasında, sadece mahkeme kararlarına dayalı bilgiler değil, istihbarat birimlerinin tuttuğu ve çoğu aile üyeleriyle ilgili olan kayıtlardan dolayı da yüzlerce aday kamuya girişte elenmiş, bu nedenle düzenleme kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı. CHP, 2018 yılında düzenlemeyi iptal istemiyle AYM’ye götürmüştü. AYM, vatandaşların kişisel veri niteliğindeki bilgilerinin memuriyete girişte değerlendirmeye tabi tutulmasının anayasaya aykırı olduğuna karar vermiş ve düzenlemeyi iptal etmişti.

TEKLİF TEPKİLER ÜZERİNE GERİ ÇEKİLMİŞTİ

AKP, düzenlemeyi yeniden gündemine alarak, ilk defa ya da yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması, güvenlik soruşturmalarını yapacak mekanizmaların “MİT, emniyet ve mahalli mülki idari amirlikleri” olmasını öngören yasa teklifi hazırlamıştı. Kamuya atanacak kişilerde “anayasaya ve devlete sadakat ve bağlılık, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmamak, örgütlere yardım etmemek, propagandalarını yapmamak” gibi ilkelerin arayan yasa teklifi, Meclis Genel Kurulunda muhalefetin ve kamuoyundan gelen tepkiler üzerine geri çekilmişti.

STRATEJİK GÖREV KRİTERİ

Milliyet’in haberine göre AKP, son gelişmelerle birlikte güvenlik soruşturmalarını yeniden ele alarak, yeni düzenleme için çalışma başlattı. Buna göre, yapılacak düzenlemeyle sadece “stratejik” görevlere getirilenlerin güvenlik soruşturmalarında arşiv taraması yapılacak; kamuya yapılacak diğer alımlarda adli sicil kaydı yeterli olacak. Bu kapsamda emniyet ve ordu mensupları, Cumhurbaşkanı ve bakanlarla yakın çalışan isimlere yönelik detaylı güvenlik soruşturmaları devam edecek.

Davutoğlu: Parti içi darbeye direnmeliydim

medyabold
Devamını Oku »

MSÜ sınavında korkutan yoğunluk! 2 hafta sonra 6 kat büyük YKS var

Askeri öğrencilerin belirlendiği, MSÜ sınavına giren 451 bin adayın sınav merkezleri çevresinde ve toplu taşıma araçlarında oluşturduğu yoğunluk, YKS öncesi vatandaşları tedirgin etti.

BOLD- Normalleşme sürecinin ilk sınavı olan Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı 81 ildeki 94 sınav merkezinde yapıldı. Sınava gelen öğrencilere koronavirüs tedbirleri uygulandı. Adaylara sınavın yapılacağı okullara girişte maske ve el dezenfektanı dağıtıldı. Koronavirüs önlemleri kapsamında binalar sınav öncesi detaylı olarak temizlendi ve dezenfekte edildi.

Sınav binalarının bahçelerine, adaylar ve görevliler dışında hiç kimse alınmadı. Sınav binasına girişte, bina içerisinde ve çıkışta adayların sosyal mesafeyi korumaları için görevliler tarafından yönlendirmeler yapıldı.

SONUÇLAR 7 TEMMUZ’DA

Giriş belgeleri ve kimlik kontrollerinin temas olmadan yapılması sağlandı. Sınav evrakı dağıtan görevliler, lateks eldiven kullandı. Sınav salonlarına geçip sıralarına oturan adaylardan isteyenler, maskelerini çıkarabildi. ÖSYM’nin hazırladığı sınavda yarışan 451 bin adayın sonuçları, 7 Temmuz’da açıklanacak.

SINAV YÜZÜNDEN OLUŞAN YOĞUNLUK

Öte yandan, sınav merkezleri önlerinden sosyal medyaya yansıyan bazı görüntüler, aday ve yakınlarının sosyal mesafe kurallarına pek de uymadığını gözler önüne serdi.

Sınav için toplu taşıma araçlarını kullanan adaylar yüzünden araçlardaki yoğunluk göze çarparken sınav merkezlerinin önü de ana baba günüydü.

Görüntüler sosyal medyada da gündem oldu. 26-27 Haziran tarihine alınan Yükseköğrenim Kurumları Sınavını  (YKS) hatırlatan vatandaşlardan,  6 kat fazla adayın yarışacağı YKS yüzünden bir çok insanın enfekte olabileceğine dair yorumları geldi.

 

 

İkinci dalga konuşulurken Suriyeli gençler Taksim’de böyle eğlendi

medyabold
Devamını Oku »

TİP’den Barış Atay açıklaması: Aracın takla atması hedeflendi

TİP’ten yapılan açıklamada Genel Başkan Yardımcısı Barış Atay’ın aracının tekerine yönelik girişimin sabotaj olduğu öne sürüldü. Emniyetin yaptığı ön incelemede aracın takla atmasının hedeflendiğinin belirtildiği kaydedildi.

BOLD –  Türkiye İşçi Partisi(TİP) ve Hatay Milletvekili Barış Atay, parti çalışmalarında kullandığı araca yapılan sabotaj girişimini sosyal medya hesabından duyurmuştu. .

TİP’ten yapılan açıklamada, valilik ve emniyetin teknik ön incelemesinde araca kasıtlı bir müdahale yapıldığı ve takla atması hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, “Konuyla ilgilenen valilik, emniyet görevlileri ve teknik ön incelemesinde araca kasıtlı olarak müdahale edildiği ve aracın takla atması hedeflendiği belirtilmiştir” ifadeleri yer aldı.

ARACA KASITLI MÜDAHALE EDİLDİ

TİP’ten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Genel Başkan Yardımcımız Barış Atay Mengüllüoğlu’nun ve Hatay İl Örgütümüzün kullandığı araca, lastik bijonları gevşetilerek sabotaj düzenlendiği anlaşılmıştır. Aracı kullanan yoldaşımız bir kaza yaşanmadan durumu fark etmiştir ve kendisinin sağlık durumu iyidir. Konuyla ilgilenen valilik, emniyet görevlileri, teknik ön incelemesinde araca kasıtlı olarak müdahale edildiği ve aracın takla atması hedeflendiği belirtilmiştir.

Yoldaşlarımızın canına kast eden bu alçakça saldırının failleri bilsinler ki hiçbir güç Türkiye İşçi Partisi’ni yolundan döndürmez. Türkiye İşçi Partisi hiçbir karanlık odağın gözdağına boyun eğmez. Failler bulunana ve gerekli cezayı alana kadar konunun takipçisi olacağız.”

AKP’li trol hesabın Başak Demirtaş’a yönelik çirkin paylaşımına büyük tepki

medyabold
Devamını Oku »

Müteahhitlerden Albayrak ve Erdoğan’a teşekkür!

Korona salgını nedeniyle satışların durmasıyla zor bir döneme giren inşaat sektörü, geçtiğimiz günlerde açıklanan kredi destek paketi için Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Berat Albayrak’a teşekkür etti. 

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanı Beraat Albayrak, korona salgını nedeniyle yaşanan ekonomik krizi aşma amacıyla ‘Kredi destek paketi’ adı altında yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdi. 4 kamu bankasının destek verdiği pakette başta konut olmak üzere birçok gayrimenkul ve tüketim kalemlerinde önemli oranlarda kredi düzenlemesi yapıldı.  

Kamu bankasının konut desteği kapsamında sıfır ve 1. el konutlar için azami 12 ay ödemesiz dönemli, 15 yıl vade ve aylık yüzde 0,64 faizle finansman paketi hazırlaması inşaat sektörünü çok sevindirdi. Ekonominin darboğaza girdiği her dönemde hükümetin kurtarmak için ilk el attığı sektör olan inşaat sektörü, son hazırlanan kredi destek paketiyle ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a Marifet iltifata tabidir diyerek çeşitli gazetelere verdiği tam sayfa ilanla teşekkür etti. 

İşte GYODER Yüksek İstişare Kurulu’nun “Marifet iltifata tabidir” başlıklı o ilanı: 

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde atanmış bakanlarımızın her birinin ayrı ayrı geceyi gündüze katarak ülkemiz için çalışmalarını, gayretlerini bu çalışma ve gayretlerin sonuçlarını milletimizin birer ferdi olarak görüyor ve takdir ediyoruz. 

Bugünlerde bütün dünya ile beraber ülkemizi de sarsan derinden etkileyen Covid-19 kaynaklı pandemi sürecinde çalışanından, müteşebbisine kadar her esimin ekonomik zorluklarının aşılması için Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri ile Hazine ve Maliye Bakanımız ardı ardına destek paketleri açıklamışlar, kaynak tahsis etmişdir. Doğrudan destekler, kredi kart borçları, kamunun alacakları dahil borçların ertelenmesi takdir edilecek sosyal destek hamleleriydi. 

Bu hamlelerde ülkemiz insanı, devletinin yanında olduğunu derdiyle dertlendiğini yakından hissetmiştir. Bu anlayış, tarihimiz boyunca Devlet-Millet arasında kurulmuş en güzel gönül köprüsü olmaya adaydır. 

Son olarak pandemi yasakları kalkarken, kapalı kalan işyerlerinin, aksayan üretimin, istihdamın yeniden canlanması için Hazine ve Maliye Bakanlığımız halkımıza daha önce eşi benzeri görülmemiş bir kredi paketini açıklamış, kredi faizlerini aylık yüzde 0,64’e, vadesini 15 yıla kadar uzatmıştır. 

Bu gelişmeyle halkımız gelişmiş ülkerle eş koşullarda alım bireysel yatırım imkanlarına kavuşmuş, moral artmış, statik bekleyen tasarruflar yatırıma yönelmiştir. Tüketici güven endeksi olumlu etkilenecektir. 

Son tüketici kredi paketiyle sadece konut, otomotiv, turizm sektörleri değil, sadece bizim sektör olarak hareketlenmemizle 150’ye varan alt sektör ve tedarik zincirimiz hareketlenecek, istihdam artacak, vergi gelirleri olumlu etkilenecektir ve sonuçta ülkemiz kazanacaktır. 

Kadim kültürümüze Marifet İltifata Tabidir” denilmiştir. Marifeti takdir etmek borcumuzdur. 

Bu zor günlerde ülkemiz için gecesini gündüzüne katarak çalıştığına şahit olduğumuz, son açıklanan ve tüketicinin kredilendirildiği muhteşem kredi paketinin mimarı, Hazine Maliye Bakanımız; Berat Albayrak’a,  bu sürecin şüphesiz lideri, halkımızın refahı, ülkemizin kalkınması için kamu kaynaklarını etkin şekilde sefer eden, inanamadığımız bir enerji ile gecesini gündüzüne katarak çalışan, ülkemizi sadece coğrafyada değil, dünya ölçeğinde saygın bir konuma taşıyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a marifet iltifat ederek, takdir ve teşekkürlerimizi kamuoyu ile paylaşırız. 

İktisatçı Mahfi Eğilmez: Geniş işsizlik oranı yüzde 23,1

medyabold
Devamını Oku »

Davutoğlu: Parti içi darbeye direnmeliydim

AKP’den istifa ederek Gelecek Partisi’ni kuran Ahmet Davutoğlu, AKP’de genel başkanlık görevinden istifa ettirilmesi sürecine ‘parti içi darbe’ dedi. 2015’teki AKP kongresinde Erdoğan’ın hazırlattığı tek listeye ise “Israr edip kendi listemi kongreye götürmeliydim” dedi.

BOLD – Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, gazeteci Murat Yetkin’e AKP genel başkanlığı ve başbakanlık görevinden ayrılması süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Davutoğlu, “Kongre listesinin Erdoğan’ın talimatıyla hazırlandığını gördüm. Arkadaşlara güvenimde yanıldığımı parti içi darbede fark ettim. Siyasetin bu kadar ilkesizleşeceğini tahmin edemezdim. Olağan kongrede ısrar edip kendi listemi kongreye götürmeliydim” ifadesini kullandı.

Yetkin, “Davutoğlu’nun ‘Keşke yapmasaydım’ dediği konu, 12 Eylül 2015 olağan kongre öncesinde Yüksekova ve Iğdır’da otuzu aşkın güvenlik görevlisinin şehit edildiği terör saldırıları dolayısıyla gittiği bölgeden Ankara’ya dönüp AK Parti Kongresinde tek liste olarak çıkacak adayların -Erdoğan’ın talimatıyla- çoktan hazırlanmış olduğunu görünce, bunu kabullenmiş olması.” ifadesini kullandı.

BU KADAR İLKESİZLEŞECEĞİNİ TAHMİN EDEMEZDİM

Davutoğlu, şunları söyledi: “Orada bitmişti aslında. Ama listede, benim de listeye alacağım arkadaşların çoğunlukta olduğunu görünce karşı çıkmadım. Ülke sathında yürütülen terörle mücadele kritik bir aşama içindeyken ve 1 Kasım seçimlerine giderken iki adaylı bir kongre mücadelesi ile partide bölünmüşlük görüntüsü vermek istemedim. Kongre listesinin Erdoğan’ın talimatıyla hazırlandığını gördüm. Arkadaşlara güvenimde yanıldığımı parti içi darbede fark ettim. Siyasetin bu kadar ilkesizleşeceğini tahmin edemezdim. Olağan kongrede ısrar edip kendi listemi kongreye götürmeliydim.”

SÖZÜN BİTTİĞİ NOKTA

İstifa sürecinde AKP’nin MKYK toplantısında yaşadıklarını anlatan Davutoğlu, “Ancak o listede olan ve benim de güvendiğim arkadaşlara güvenimde yanıldığımı 29 Nisan 2016’da MKYK’da düzenlenen parti-içi darbede fark ettim. 12 Eylül 2015’te yapılan olağan kongrede ısrar edip, kendi listemi Kongreye götürmeliydim. Ancak siyasetin bu kadar ilkesizleşeceğini ve şahsiyetlerine güvendiğim arkadaşlarımın bir talimatla inanmadıkları bir metne imza atacaklarını hesap edemedim, edemezdim de. Bu sözün bittiği bir noktadır” dedi.

ALTIN ÇAĞ YOK

Davutoğlu, AKP’nin altın çağı diye bir şeyin olmadığını belirterek, şunları söyledi: “Türkiye tahayyülümü sordunuz, önceki Türkiye tahayyülümden farklı olup olmadığını… Şüphesiz ki farklı. Türkiye tahayyülümde “AK Parti’nin altın çağına dönmek” gibi bir şey yok; ayrıca bugün için mutlaka referans alınması gereken öyle bir Altın Çağ da yok zaten. Hayatın diyalektiğine aykırı, aynı suda iki defa yıkanamazsınız. Bugün tahayyülümdeki Türkiye, özgürlük ve güvenlik dengesini kurabilmiş bir Türkiye’dir. Herkesin düşüncesi, inancı, etnik ya da kültürel aidiyetini rahatça ve korkmadan, güvenlik içinde taşıyabileceği bir vatandaşlık kavramıdır tahayyülüm. Partimizin adını o yüzden Gelecek Partisi koyduk, artık geleceğe bakalım diye.”

LİSTEYİ, TAYYİP BEY’İN BİLGİSİ DAHİLİNDE BİNALİ BEY HAZIRLADI

Yetkin yazısına şöyle devam etti: “O gün seçilen Parti listesi birkaç ay sonra Davutoğlu’nun altını oyup tasfiye edecekti. Sözünü bu defa müsaadeyle kesip. “Siz terörle mücadele için Anadolu’da şehit cenazelerine katılırken bu listeyi kim hazırladı?” diye sordum. “Herkesçe malum bir konu” dedi. “Ama kim?” diye üsteledim, “Bilinen hikâye büyük ölçüde doğru, “Tayyip [Erdoğan] Beyin bilgisi altında” Binali [Yıldırım] Bey” dedi.

AKP’li trol hesabın Başak Demirtaş’a yönelik çirkin paylaşımına büyük tepki

medyabold
Devamını Oku »

“İki teste 600 lira aldılar! Bu coğrafyada paranız yoksa ölürsünüz”

Özel bir hastanede yaptırdığı Kovdi-19 testi için kendisinden para alındığını söyleyen Enver Aysever, “Bu coğrafyada paranız yoksa ölürsünüz” ifadelerini kullandı.

BOLD- Halk TV sunucusu gazeteci ve yazar Enver Aysever, pandemi dönemindeki rutinlerini sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaştı. Çok fazla dışarıya çıkmadığını söyleyen Aysever, geçen hafta hem Kovid-19 hem de antikor testi yaptırdığını anlattı. Testlerinin negatif çıktığını ve hasta olmadığını belirten Aysever, ”Ancak bu ileride olmayacağımız anlamına gelmez. İşe gitmek hariç genelde evdeyim” ifadelerini kullandı.

Öte yandan testlerini özel hastanede yaptırdığını söyleyen Aysever testlere para ödediğini belirterek, ”Özel hastanelerde test ücretli. İki test için toplam altı yüz lira aldılar. Bu da not olarak dursun. Bu coğrafyada paranız yoksa ölürsünüz!” ifadelerini kullandı.

Mevsimsel gribe de test uygulanacak

medyabold
Devamını Oku »

İkinci dalga konuşulurken Suriyeli gençler Taksim’de böyle eğlendi

Taksim’de aralarında Arap turistlerinde bulunduğu bir grup maskesiz Suriyelinin, sosyal mesafe kurallarını hiçe sayan, müzikli, danslı eğlencesi sosyal medyaya yansıdı.

BOLD- Havaların ısınmasının ardından özellikle İstanbul’da hayat pandemi öncesi haline döndü. Türkiye’de yeniden yükselişe geçen vaka artış sayıları yüzünden, Kovid-19 salgınında 2. dalganın yaşanabileceği tartışılırken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan dün bir kere daha tedbirler konusunda gevşememe uyarısı geldi.

TEDBİRLER KONUSUNDA GEVŞEMEME UYARISI

Atılan normalleşme adımları sonrası, tedbirlerde gevşemeler olduğunu düşünen Bilim Kurulu üyeleri de televizyon kanallarından maske ve sosyal mesafe kurallarına riayet edilmesi konusundaki uyarılarını arttırdı.

TAKSİM’DE TEPKİ ÇEKEN EĞLENCE

Öte yandan dün Taksim’de aralarında Arap turistlerinde bulunduğu bir grup Suriyelinin müzikli danslı eğlencesi sosyal medyaya yansıdı.

Çoğu maske takmayan gençlerin sosyal mesafe kurallarına da uymadıkları görülüyor. Görüntüler 2. dalga endişesi yaşandığı bu günlerde büyük tepki topladı. Sosyal medya kullanıcıları, çok sayıda polisin nöbet tuttuğu Taksim’de gençlere müdahale edilmemesini eleştirdi.

Kocaeli’nde korkutan vaka artışı: Asker uğurlamasına gidenlerde korona tespit edildi

medyabold
Devamını Oku »

Başak Demirtaş hakkında çirkin paylaşım yapan AKP’li trole gözaltı kararı

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yönelik cinsiyetçi çirkin paylaşımda bulunan AKP’li trol hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.  

BOLD – Vedat Yazıcı isimli şahıs AKP’li sosyal medya hesaplarının kullandığı yeşil top simgeli twitter adresinden tutuklu siyasetçi Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yönelik ahlak dışı paylaşımlarda bulunmuş ve sosyal medya da tepki toplamıştı.  

Adalet Bakan Abdülhamit Gül, söz konusu paylaşıma Twitter hesabı üzerinden tepki göstererek “Başak Demirtaş’a yönelik çirkin paylaşımı kınıyor, bu ahlaksız ve tahkir edici eylemi en ağır şekilde lanetliyorum. Bir insanın onuru, iffet ve haysiyeti her şeyin üzerindedir. Hukuk, bu terbiyesiz ve provokatif sözlere karşı gereğini yapacaktır.” paylaşımında bulundu. 

Sosyal medya da gündem olması ve tepkilerin ardından Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı bir açıklama yaptı. Başsavcılık ilgili kişinin kimliğinin tespit edildiği ve hakkında gözaltı kararı verilerek soruşturma başlatıldığını duyurdu.  

Kültür ve Turizm Bakanlığının evine el koyduğu 87 yaşındaki Sıttıka teyze kalp krizi geçirdi

medyabold
Devamını Oku »

“Beni bu virüs değil, senin düzenin öldürür” diyen TIR şoförü hala işsiz!

Korona salgını nedeniyle Türkiye’nin aldığı ekonomik tedbirleri eleştiren TIR şoförü Malik Baran Yılmaz, işsiz kaldığını ve hala iş bulamadığını söyleyerek yardım talep etti.  

BOLD – Türkiye’de ilk korona vaka sayılarının ortaya çıktı haftalarda alınan önlemlere tepki amaçlı “Beni bu virüs değil, beni senin bu düzenin öldürür” dedikten sonra gözaltına alınan TIR şoförü Malik Baran Yılmaz, o günden bu yana iş bulamadığını belirterek yeni bir video çekerek TikTok üzerinden yardım çağrısında bulundu. 

Gözaltına alındıktan sonra bir daha iş bulamadığına dikkat çeken Yılmaz “Bana yardımcı olabilecek birileri varsa çok sevinirim. Ne iş yapacağımın hiçbir önemi yok, elimden her iş geliyor. Ailemi kimseye muhtaç etmeyip geçindirdikten sonra her işi yapmaya hazırım” dedi. 

Yılmaz paylaştığı videoda şunları söyledi: 

“Merhaba ben Malik Yılmaz. Beni TIR şoförü olarak tanıdınız ama artık öyle değil. İnternete attığım videodan sonra işten çıkarıldım. O günden beri işsizim. İskenderun’da başvurmadığım yer kalmadı. Virüsten dolayı ya da çekindikleri bir şey mi var bilmiyorum ama o günden beri iş bulamadım. Bana yardımcı olabilecek birileri varsa çok sevinirim. Ne iş yapacağımın hiçbir önemi yok, elimden her iş geliyor. Ailemi kimseye muhtaç etmeyip geçindirdikten sonra her işi yapmaya hazırım.” 

İktisatçı Mahfi Eğilmez: Geniş işsizlik oranı yüzde 23,1

medyabold
Devamını Oku »

İş insanı Gurbanoğlu’na tanık ifadesiyle 15 yıl hapis cezası istendi

İş insanı Mubariz Gurbanoğlu hakkında cemaate üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, iki tanığın Gurbanoğlu hakkındaki iddialarının dışında delil bulunmuyor.

BOLD – Mubariz Gurbanoğlu’nun Koza İpek Holding’in sahibi Akın İpek’le yaptığı telefon görüşmeleri de suçmuş gibi gösterildi.

İddianamede, Gurbanoğlu’nun yönetim kurulu başkanı olduğu Palmali Holding adına kayıtlı GSM hatları üzerinden Koza İpek Holding’in sahibi Akın İpek’le 17- 25 Aralık sürecinden sonra da 65 kez iletişim kaydının olduğu öne sürüldü.

Cumhuriyet’in haberine göre Gurbanoğlu’nun yüz yüze görüştüğü Fethullah Gülen’e ait kişisel eşyaları alıp kurmuş olduğu müzede sergilediği iddia edildi. Gurbanoğlu’nun örgüt suçundan işlem tesis edilen veya bu yönde hakkında araştırma yapılan çok sayıda kişiyle de para transferlerinin mevcut olduğu öne sürüldü.

İddianamede M.E. isimli tanığın ifadesine yer verildi. M.E ifadesinde, “15 Temmuz darbe girişiminden bir iki hafta önce ofisteki bir konuşmada Mubariz Gurbanoğlu ‘Bunların hepsi gelip geçici. Hoca efendi gelecek’ diyerek elini kalbine götürüp, birkaç kez vurdu” dedi.A.A. isimli tanık ise ifadesinde Gurbanoğlu’nun Fethullah Gülen’i 2009 veya 2010 yıllarında ziyaret ettiğini belirtti.

“7 aylık hamile kızım bir haftadır hapiste tek başına!”

medyabold
Devamını Oku »

Besiciler milyonlarca lira dolandırıldı; Bilal Erdoğan’ın kurduğu vakfın başkanı ifade verdi

Bilal Erdoğan’ın eşinin dayısı Mehmet Fatih Çıtlak’ın Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca besicilerin 50 milyon lira dolandırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığı ortaya çıktı.

BOLD – Dolandırma iddialarına ismi karışan İnsan ve İrfan Vakfı’nın kurucuları arasında Bilal Erdoğan da bulunuyor. Mehmet Fatih Çıtlak’ın hakkındaki iddiaları reddettiği belirtildi.

Cumhuriyet’in haberine göre dolandırılarak 19 milyon zarara uğratıldığını iddia eden Mahmut Çelik, “Mehmet Fatih Çıtlak’ın da katıldığı 3 toplantı yaptık. İnsan ve İrfan Vakfı’na ait et şubeleri açılacağı ve 200 şehit ailesinin bu işte çalıştırılacağı söylendi. Bu süreçte Bakırköy Başsavcı Vekili, BBDK Başkanı gibi isimleri hep beraber ziyaret ettik. Dolandırıldığımı anlayınca şikâyetçi oldum” dedi.

ERDOĞAN’A YAKINIZ

Kendilerini “Sancaktepe’de bulunan Donuksa Gıda isimli firmanın” yetkilileri olarak tanıtan Hamit Avcı, Yusuf Aydın, 2 yıl önce hayvan alım satımı yapan tüccarlarla iletişime geçti. İddiaya göre, Avcı ve Aydın, AKP’de önemli bir siyasi konumda bulunduklarını, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a da çok yakın olduklarını ileri sürdü. Yusuf Aydın, besicilere, kendisininErdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a, “sütoğlu” kadar yakın olduğu iddiasında bulundu. Soruşturma dosyasındaki ifadelere de yansıyan iddiaya göre, besiciler temin ettikleri tonlarca eti bu firmaya teslim etti. Başlangıçta ödenen paralar bir süre sonra durdu.

DEVLET YETKİLİLERİYLE TOPLANTILAR YAPILDI

Kendilerine verilen milyonlarca liralık çeklerin karşılıksız çıkması üzerine dolandırıldıklarını anlayan besiciler şikâyetçi oldu. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Kendisi gibi et ticareti yapan Cahit Demirel tarafından arandığını ve söz konusu kişilerle tanıştırıldığını dile getiren Çelik, “12 yıllık AKP üyesiyim. Devlet yetkilileriyle toplantılar yapıldı. İlk zamanlar ödemeler düzenli yapıldı. Sonrasında karşılıksız çekler verdiler. Dolandırılacağımız hiç aklımdan geçmedi. Şikâyetçi oldum” dedi.

BDDK BAŞKAN YARDIMCISI KREDİ VAAT ETTİ

Çelik, İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesinde şunları söyledi: “İrfan Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Fatih Çıtlak, Vakfın Dış Sorumlusu Yusuf Aydın, vakıf görevlisi Hamit Avcı, Yaşar Eti, Fatih Dündar, Hakan Adıgüzel ve Cahit Demirel ile tanıştım. Bu kişiler vakfın adına toptan et işi yapmayı önerdi. Beni İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü’nün katılımıyla gerçekleşen bir toplantıya çağırdılar. Bu toplantıda şehit aileleri için bir projeden bahsedildi. Toplantının kaydının Emine Erdoğan’a gönderileceği söylendi. Daha sonra beni Bakırköy Başsavcı Vekili Z.K’nin yanına götürdüler. Bu projeyi onun yanında da anlattılar.

DOLANDIRILDIM

Projeye göre, söz konusu vakfa ait et şubeleri açılacağı ve 200 şehit yakınının bu işte çalıştırılacağı söylendi. Vakfın Donuksa Gıda üzerinden bu işi yapacağı söylendi. Daha sonra beni Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BBDK) Başkan Yardımcısı’nın yanına götürdüler. Yapacağımız işi anlattılar. BBDK Başkanı ise bu iş için 12 milyon kredi çıkabileceğini söyledi. Gelinen süreçte bu işe girdim ve dolandırıldım. Suç duyurusunda bulundum. Ancak uzunca bir süre dosyam açılmadı. Ölümle tehdit edildim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir mektup yazdım. Bunun üzerine polisler gelip ifademi aldı.”

ŞEHİT AİLELERİNE YARDIMCI OLACAĞIZ DEDİLER

Şüpheliler arasında yer alan ve tutuklanan Yusuf Aydın, sulh ceza hâkimliğinde verdiği ifadesinde Mehmet Fatih Çıtlak ve Hamit Avcı’yı suçladı. Çıtlak ve Avcı arasında ticari bir ilişki olduğunu belirten Aydın, “Ben kimseyi dolandırmadım. Çıtlak ve Avcı, ticari ilişkilerinde beni kurban seçtiler. Bana şehit ailelerine yardımcı olacağız dediler. Benim bu ticarette bir işim yok” dedi. Şüpheli Mehmet Fatih Çıtlak Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na, “Donuksa Gıda isimli firma ile hiçbir bağım yok. Vakfımızın herhangi toptan bir et alım işi yoktur. Sadece Kurban Bayramında Afrika’ya yardımlarda bağış almışlığı vardır. Zaten vakıfların ticaret yapma yasağı vardır. Benim bu olaylarla bir işim yoktur” şeklinde ifade verdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının evine el koyduğu 87 yaşındaki Sıttıka teyze kalp krizi geçirdi

medyabold
Devamını Oku »

Kocaeli’nde korkutan vaka artışı: Asker uğurlamasına gidenlerde korona tespit edildi

Kocaeli’nde ardı ardına yaşanan korona vakaları nedeniyle il genelinde endişe arttı. Asker uğurlamasına giden 3 kişi de korona tespit edilmesi dikkat çekti.  

Türkiye’de korona salgını sonrası alınan tedbirlerin ardından kontrollü yeni dönem başladı. Sosyal hayattki birçok yasağın kalkmasının ardından vaka sayısındaki düşüş durarak artışın tekrar artma eğilime geçtiği gözlemlendi.  

Kocaeli’de 3 kişide Kovid-19 çıkmasının ardından Dilovası ilçesinde 150 kişinin yaşadığı Elmacık Dereyolu Sokak karantina altına alındı. Dün de Gebze ilçesinde koronavirüs testleri pozitif çıkan 20 kişinin yaşadığı 1788 Sokak karantina altına alınmıştı. 

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde asker uğurlamasına giden 3 kişide koronavirüs tespit edildi, bunun üzerine 150 kişinin yaşadığı sokak karantinaya alındı. 

ASKER UĞURLAMASI!

Büyük çoğunluğu yakın akraba olan Elmacık Dereyolu Sokak’ta 7 Haziran’da askere giden bir genci uğurlamak isteyenler Gebze Otogarı’na gitti. Daha sonra asker uğurlamasına katılan aynı aileden 3 kişide koronavirüs tespit edildi. 

Pozitif vakalar tedavi altına alınırken, İlçe Sağlık Müdürlüğü kararı ile yoğunlukla akrabalarının yaşadığı, 35 hanelik 150 nüfuslu Elmacık Dereyolu Sokak karantina altına alındı. 

GİRİŞ-ÇIKIŞLAR YASAKLANDI 

Alınan karar sonrasında jandarma ekipleri, sokağa giderek güvenlik önlemi aldı. 

Bariyer çekilerek giriş çıkışları kapanan sokakta 14 gün karantina kalacak vatandaşların ihtiyaçları, Kaymakamlık, Vefa Destek Grubu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Dilovası Belediyesi ekiplerince karşılanacak. 

NE OLMUŞTU? 

Dün de Kocaeli’nin Gebze ilçesinde koronavirüs testleri pozitif çıkan 20 kişinin yaşadığı sokak karantinaya alınmıştı.  

Gebze Gaziler Mahallesi 1788 Sokak’ta yaşayan 20 kişi, yaşadıkları rahatsızlıklar nedeniyle hastaneye başvurmuştu. Hastanede yapılan incelemeler sonrasında 20 kişinin koronavirüs testleri pozitif çıkmıştı.  

Aynı sokakta yaşayan kişilerin testlerinin pozitif çıkması sonrasında İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararı ile 1788 Sokak karantinaya alınarak giriş çıkışlar yasaklanmıştı. Koronavirüs testi pozitif çıkan kişilerin temaslı olduğu kişilerin belirlenebilmesi için çalışma başlatılmıştı. 

Koronavirüs vaka sayısı 3 gündür artıyor: Ölü sayısı 4.792

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li trol hesabın Başak Demirtaş’a yönelik çirkin paylaşımına büyük tepki

Vedat Yazıcı adlı sosyal medya kullanıcısının, Edirne’de tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yönelik sosyal medyadaki çirkin paylaşımları büyük tepki topladı.

BOLD- AKP’li sosyal medya hesaplarının kullandığı, yeşil top simgeli Vedat Muti adlı hesaptan tutuklu siyasetçi Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yönelik ahlak dışı paylaşımlar yapıldı. Çirkin paylaşıma toplumun her kesiminden tepki yükseldi. Sosyal medyada ‘Başak Demirtaş seninleyiz’ etiketiyle yapılan paylaşımlarda Demirtaş’a destek mesajları yağdı.

KAÇACAK DELİK ARAYACAKLAR

Çirkin paylaşıma tepki gösteren TİP Hayat Milletvekili Barış Atay, ”Bu ve bunun gibi aşağılık, ahlaksız, namussuzlar gün gelecek kaçacak delik arayacaklar. Sonuna kadar ‘Başak Demirtaş seninleyiz” paylaşımında bulundu.

Geçenlerde AKP’deki görevinden istifa eden Şamil Tayyar da Başak Demirtaş’a sahip çıktı. Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Tayyar, “Selahattin Demirtaş’ın eşi için ahlaksızca paylaşım yapan kişi provokatördür, yasal işlem yapılmalıdır. İnanıyorum, toplumun birleşme yerlerine jilet atanların son dönemde artan provokatif oyunu yine bozulacaktır” ifadelerini kullandı.

Siyasi ve gazetecilerin yanı sıra çok sayıda sosyal medya kullanıcısı da çirkin saldırıyı kınadı. Vedat Yazıcı adlı kişiye ait olduğu iddia edilen hesaptan Başak Demirtaş’ın yanı sıra birçok kadına da saldırı içerikli ifadelerin kullanıldığı öğrenildi. Saldırgan hesap, Twitter tarafından askıya alındı. Yazıcı hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu da öğrenildi.

medyabold
Devamını Oku »

ABD polisi bir siyahi şüpheliyi daha sokakta öldürdü: Saniye saniye kaydedildi

Atlanta kentinde bir restorana ait park alanındaki aracında uyuyan 27 yaşındaki siyahi Rayshard Brooks, kendisini gözaltına almak isteyen polisler tarafından vurularak öldürüldü.

BOLD- ABD’deki geniş katılımlı protestolara rağmen, polis şiddeti bir türlü son bulmuyor. Politik kriz haline gelen ırkçılık karşıtı gösterilerin fitilini ateşleyen George Floyd’un öldürülüşünün ardında ABD polisi bir siyahi şüpheliyi daha ortasında öldürdü.

İKİ POLİSLE BOĞUŞTU

Georgia eyaletine bağlı Atlanta kentinde polis, bir fast-food restoranına ait park alanında arabasının içinde uyuyan 27 yaşındaki siyahi Rayshard Brooks’u araçtan indirerek gözaltına almak istedi. Siyahi şüpheli kendisini gözaltına almak isteyen polislere direndi. Polislerle bir süre sokak ortasında direnen adama polis, önce şok tabancası ile müdahale etmek istedi. Polisin elindeki şok tabancasını tutan Brooks ile iki polis arasından boğuşmaya başladı.

KAÇARKEN VURDULAR

Polis, kaçmayı başaran Brooks’un gerçek htabanca ile vurarak öldürdü. Olay çevrede bulunanlar tarafından sabiye saniye kaydedildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının evine el koyduğu 87 yaşındaki Sıttıka teyze kalp krizi geçirdi

 

medyabold
Devamını Oku »

Mevsimsel gribe de test uygulanacak

Türkiye’deki korona salgınının seyri ile ilgili açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sonbaharda görülen mevsimsel griplere de test uygulayacaklarını söyledi.  

BOLD – Korona salgınında 1 Haziran sonrası ‘Yeni Normal’ sürece giren Türkiye’de vaka sayılarında yeniden artış olmaya başladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 1 Haziran sonrasındaki süreci “Dalgalı denizde limana yanaşmaya çalışan deniz gibiyiz. Dikkat etmezsek yüksel dalga bizi kıyıdan uzaklaştırır” sözleriyle anlattı. 

“MÜHİM OLAN ÖLÜM SAYILARININ AZALMASI” 

Sağlık Bakanı Koca “Yeni normali bulma döneminde vaka sayılarında inişli çıkışlı seyir olabilir. Mühim olan ölüm sayılarının azalması ile yoğun bakım ve solunum cihazına bağlı hasta sayısının da sağlık sistemi bakımından yönetilebilir sınırlarda kalması” dedi.  

Bakan Koca vaka sayılarında genel artış eğiliminden çok, taziye, asker uğurlaması gibi yakın temaslar nedeni ile ani ve çoğunlukla lokal artışlar olduğunu söyledi. 

Sağlık Bakanı Koca sonbaharda görülen mevsimsel gribin Covid-19’dan ayrışması için belli başlı yakınması olan her kişiye test yapılacağını duyurdu. 

“LOKAL ARTIŞLAR OLUYOR” 

“Hali hazırda vaka sayısındaki artış kadar artışın nedenleri de bizim için öncelikli gösterge” diyen Koca, “Bugün itibariyle vakalarda genel artış eğiliminden ziyade taziye, asker uğurlaması gibi yakın temaslar nedeni ile ani ve çoğunlukla lokal artışlar olduğunu görüyoruz. Başlı başına bu örnekler bile “maske-mesafe” ve hijyen kriterlerine uyumun ne kadar gerekli olduğunu teyit ediyor.” dedi.  

TÜRKİYE’NİN BAĞIŞIKLIĞI 

TÜİK’le birlikte, bilimsel yöntemlerle belirlenen örnekler üzerinden ülke genelinde antikor testlerine başladıklarını anlatan Koca, “Böylece toplumun genel bağışıklık oranını göreceğiz. Altını çizmek isterim ki sürü bağışıklığı için halkın yüzde 65’inin hastalığı atlatmış olması lazım. Ki bu gerçekçi değil. Nitekim her şeyi serbest bırakan İsveç’te bile bağışıklık oranı yüzde 7 civarında, bizde ise bu oranın yüzde 2-2,5 civarında olmasını öngörüyoruz. Bu veriler analiz edildiğinde de her bir vatandaşımız için temel tedbirlerin sürdürülebilir olmasının kaçınılmazlığını göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.  

Vakıfbank yönetimine atanan Yerlikaya’nın sahte diplomadan yargılandığı ortaya çıktı

medyabold
Devamını Oku »

13 Haziran 2020 Cumartesi

İktisatçı Mahfi Eğilmez: Geniş işsizlik oranı yüzde 23,1

Türkiye için gerçek işsiz sayısının geniş işsizlik olarak tanımlanan başlık altında toplananların sayısı olduğunu belirten iktisatçı Mahfi Eğilmez, iş aramayanlar ve mevsimlik işçiler dahil edildiğinde geniş işsizlik oranının yüzde 23,1 olduğunu yazdı.

BOLD – Eski Hazine Müsteşarı ve iktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı istihdam ve işsizlik verilerini değerlendirdi. İstihdamın düşmesine karşın işsiz sayısının da düştüğüne dikkat çeken Mahfi Eğilmez, işsizlik oranına iş aramayanlar ve mevsimlik işçiler eklendiğinde geniş işsizlik oranının yüzde 23,1 olduğunu dile getirdi.

GERÇEK İŞSİZ SAYISI GENİŞ İŞSİZLİK ORANIDIR

Eğilmez’in web sitesinde yayınladığı “Geniş İşsizlik Oranı” başlıklı yazısında Türkiye için gerçek işsiz sayısının geniş işsizlik olarak tanımlanan başlık altında toplananların sayısı olduğunu belirterek, “Tabloya göre bunu hesaplamak için resmi işsiz sayısına çalışmaya hazır olduğu halde iş aramayanlar ile mevsimlik çalışanların eklenmesi gerekir. Bu şekilde bulunan işsizler toplamına geniş işsizler diyoruz. Aynı miktarı işgücüne de ekleyerek geniş işgücünü bulabiliriz. Geniş işsiz sayısını geniş işgücüne böler 100 ile çarparsak geniş işsizlik oranının yüzde 23,1 olduğunu görüyoruz. Bu oran açıklanan resmi işsizlik oranından (yüzde 13,2) 10 puan daha yukarıdadır. Eğer hesabı böyle yapmazsak o zaman istihdamın azaldığı yerde işsizlik de azalıyor gibi yapay sonuçlara ulaşırız ki bu kendi kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir” dedi.

Koronavirüs vaka sayısı 3 gündür artıyor: Ölü sayısı 4.792

medyabold
Devamını Oku »

Emniyet, bekçilere silah kullanma eğitimi verecek

Emniyet Genel Müdürlüğü, yetkileri arttırılan bekçileri eğitime alacak. Kurs kapsamında bekçilere “silah kullanma, durdurma, kimlik sorma, kontrol, yakalama ve muhafaza altına alma yetkisi, zor kullanma yetkisi, suça el koyma” gibi uygulamalar yer alıyor.

BOLD – Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), yeni atanan 8 bin 242 çarşı ve mahalle bekçisinin 1 Temmuz’dan tarihinden itibaren 3 aylık eğitime alınacağını duyurdu. Bekçiler ayrıca atandıkları illerde de 2 aylık uygulamalı eğitime tabi tutulacak.

EĞİTİMLER 3 GÜN SÜRECEK

Emniyet Genel Müdürlüğü yaptığı yazılı açıklamada, Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi TBMM Genel Genel Kurulu’nda kabul edilerek kanunlaştığını hatırlattı. Açıklamada, “Söz konusu kanunla çarşı ve mahalle bekçilerimizin görev, yetki ve sorumlulukları ile ilgili olarak yapılan yeni düzenlemeler doğrultusunda sahada görev yapan tüm çarşı ve mahalle bekçilerimize yönelik olarak, insan hakları, davranış ilkeleri ve etkili iletişim, durdurma, kimlik sorma, kontrol, yakalama ve muhafaza altına alma yetkisi, zor kullanma yetkisi, silah kullanma yetkisi, suça el koyma yetkisi, disiplin mevzuatı konularında, görevlerini ifa ettikleri illerinde, branşlarında uzman amirler tarafından 15-17 Haziran 2020 tarihleri arasında 3 tam gün sürecek eğitim verilecektir” denildi.

YENİ BEKÇİLERE 5 AY EĞİTİM

Açıklamada, “Ayrıca teşkilatımıza yeni atanan 8 bin 242 çarşı ve mahalle bekçisi de 1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren Polis Akademisi Başkanlığı tarafından 3 aylık eğitime alınacaktır. Bu 3 aylık eğitim akabinde ise atandıkları illerinde de 2 aylık uygulamalı eğitime tabii tutulacaklardır” denildi.

Koronavirüs vaka sayısı 3 gündür artıyor: Ölü sayısı 4.792

medyabold
Devamını Oku »