7 Aralık 2020 Pazartesi

İzmir’de gözaltına alınan Mesut Tunç’un koronavirüs testi pozitif

İzmir’de dört gün önce gözaltına alınan 66 kişi arasında bulunan Mesut Tunç koronavirüs teşhisiyle Alsancak Devlet Hastanesine kaldırıldı.

BOLD ÖZEL – Evine gelen 11 erkek, 1 kadın polis tarafından gözaltına alınan Mesut Tunç’un (43) koronavirüs testi pozitif çıktı. 5 Aralık 2020 İzmir Emniyeti’nde test yapılan Tunç, iki gündür Alsancak Devlet Hastanesi mahkum odasında yatıyor. Düne kadar hakkında bir bilgi alamayan ailesine doktor dün öğlen itibariyle durumunun iyi olduğunu ve yoğunluk nedeniyle başka bir hastaneye sevk edileceğini söyledi. 14 yaşında bir oğlu bulunan Tunç, eşi ve çocuğu da karantinaya alındı.

3 Aralık 2020 perşembe akşamı 22.00’den 03.00’e kadar evi aranan Mesut Tunç, bir haftadır grip nedeniyle evinde dinleniyordu. Daha önce bir ekoloji dergisinde grafiker olarak çalışan Mesut Tunç’un Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alındı. Tunç’un hakkındaki iddialar henüz bilinmiyor.

“REFORMUN ADI TERS KELEPÇE Mİ?”

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının Hizmet Hareketi gönüllülerine yönelik yürüttüğü soruşturmada 3 Aralık 2020 perşembe akşamı 66 kişi gözaltına alındı. Aralarında kadınların da bulunduğu birçok insan sağlık kontrolüne ters kelepçe ile götürülmesine milletvekilleri tepki gösterdi.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “ Yapacağınızı iddia ettiğiniz reformun adı ters kelepçe mi? Yurdun her yerinde, her gün herkese gözaltı, kötü muamele, hakaret! İnsan hakları eylem planı mı, ihlal planı mı amaçlıyorsunuz? Bırak reformu, bize adam gibi yargı verin, var olan yasayı uygulayın yeter!” dedi. 

Mesut Tunç

İzmir’de sağlık muayenesine götürülen kadınlara ters kelepçe

 

İzmir’de sağlık muayenesine götürülen kadınlara ters kelepçe

 

 

medyabold
Devamını Oku »

Geçtiğimiz ay tarihin en sıcak kasım ayı olarak kayıtlara geçti

Avrupa Birliği (AB) Kopernik İklim Değişikliği Servisinin hava ve yüzey sıcaklıklarını analiz ettiği rapor, Kasım 2020’nin 1981-2010 arasındaki ortalamadan 0,8 derece daha sıcak geçtiğini ortaya koydu.

BOLD – AB Kopernik İklim Değişikliği Servisi, Kasım 2020 sıcaklığının 2019 kasımında ölçülenin 0,1 derece üzerinde olduğunu, Avrupa’da eylül-kasım sıcaklıklarının, standart referans döneminin 1,9 derece üzerinde seyrettiği, ayrıca bundan önce en sıcak dönemin yaşandığı 2006’daki ortalama sıcaklığın 0,4 derece üstüne çıktığı vurgulandı.

Kopernik İklim Değişikliği Servisi yöneticilerinden Carlo Buontempo, “rekor sıcaklıkların, küresel iklim değişikliğinin uzun süreli ısınma eğilimiyle tutarlı” olduğunu söyledi.

Buontempo, “İklim risklerini yatıştırmayı önceleyen tüm karar vericiler, bu kayıtları tehlike çanları olarak görmeli ve 2015 Paris Anlaşması’nın uluslararası taahhütlerine nasıl en iyi şekilde uyulacağını her zamankinden daha ciddi biçimde düşünmelidir.” ifadesini kullandı.

Dünya Meteoroloji Örgütü geçen hafta yayınladığı yıllık iklim raporunda 2020’nin, 2016 ve 2019’dan sonra rekor derecede sıcak geçen üçüncü yıl olma yolunda ilerlediğini açıklamıştı.

2020 ‘en sıcak ikinci yıl’ olarak tarihe geçti

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan uzun süre gücü elinde tutamaz, tek çıkış yolu erken seçim!

Türkiye’de her şeyin kötüye gittiğini belirten Selahattin Demirtaş, bu kaos ortamında, iktidarın bütün gücü uzun süre elinde tutabileceğini düşünmediğini söyledi. Demirtaş, Erdoğan’ın tek çıkış yolunun erken seçim olduğunun altını çizdi.

BOLD – Dört yılı aşkın bir süredir cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş, iktidarın demokratikleşme kapasitesinin son derece zayıf olduğunu belirterek, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tek çıkış yolunun erken seçim olduğuna dikkat çekti.

SERBEST KALMA SİYASİ KOŞULLARA BAĞLI

Avukatları aracılığı ile DW Türkçe’den Bülent Mumay’n sorularını yanıtlayan Demirtaş, serbest kalmakla ilgili bir umudunuz olup olmadığı sorusuna, “Bu, tümüyle siyasi koşullara ve gelişmelere bağlıdır. Bizler kişisel özgürlüğümüz için değil, toplumun özgürlüğü ve demokrasi için mücadele ediyoruz. Siyasi mahkumların özgürlüğü de bu mücadelenin başarısı ile bağlantılıdır” dedi. Cezaevinde günlerini daha çok, okuyarak ve yazarak geçirdiğini, kitap çalışmaları bulunduğunu söyleyen Demirtaş, tüm zamanının hücrede geçtiği için salgına yakalanmamak için kişisel tedbir alma imkanı bulunmadığını ifade etti.

MUHALEFETİN GÜÇLÜ BİR ALTERNATİF OLUŞTURACAĞINA İNANIYORUM

Siyaseti halen çok yakından takip ettiğini belirten Demirtaş, ülkenin mevcut durumu ile ilgili ise şunları söyledi: “Ekonomik, siyasi ve sosyokültürel açıdan ciddi krizler yaşanıyor ve gidişatın düzeleceğine dair de hiçbir somut gelişme görünmüyor. Maalesef Türkiye’de her şey çok daha kötüye gidiyor. Toplumun içinde bulunduğu durum derin bir umutsuzluk ve mutsuzluk hali. Burada, umudu var etmek ve çözüm üretmekle sorumlu olan muhalefettir. Ben, muhalefetin bir araya gelerek güçlü bir alternatif oluşturacağına ve umudu somut hale getireceğine inanıyorum” dedi.

ERDOĞAN İÇİN DURUM GİDEREK ZORLAŞIYOR

Erdoğan’ın daha ne kadar uzun süre gücü elinde tutabileceği ile ilgili soruya Demirtaş, “Erdoğan açısından siyasi durumun giderek zorlaştığı görülüyor. Mevcut gelişmeler, erken seçimi giderek zorunlu kılıyor. Çünkü sürdürülebilir bir krizden söz etmiyoruz. Yapısal ve giderek derinleşen ciddi bir kriz hali yaşıyoruz. Bu kaos ortamında, iktidarın bütün gücü uzun süre elinde tutabileceğini düşünmüyorum. Zaten bu nedenle, tek çıkış yolu olarak erken seçimin ihtimal dahilinde olduğunu düşünüyorum” dedi.

REFORMLAR İÇİN SOMUT ADIMLAR ATMALI

Erdoğan’ın hukukta reform ve demokratik değişiklikler vaatleri ile ilgili Demirtaş, “Siyaseti niyetler üzerinden okuyamayız. Ancak somut adım ve gelişmelere göre değerlendirme yapabiliriz. Hükumetin geçmiş pratiklerine baktığımızda, demokratikleşme kapasitesinin son derece zayıf olduğunu söyleyebiliriz. Fakat toplumun acil sorunlarının çözümü için doğru ve inandırıcı adımlar atılırsa buna da kimse karşı çıkmaz. Erdoğan’ın gerçekçi olup olmadığını vaatlerinden değil, somut adımlarından anlayabiliriz. Bunu da hep birlikte göreceğiz” dedi.

Kaldırıma gömüldükleri ortaya çıkan cenazeler 3 yıldır verilmiyor

medyabold
Devamını Oku »

Silah satışı yüzde 8.5 arttı: Listenin başında yine ABD bulunuyor

Dünyada geçen yıl silah satışları yüzde 8,5 oranında arttı. En çok silah satışı yapan 25 şirketin sıralandığı listede başı ABD çekti. Dünya genelinde satılan toplam silahların yüzde 61’i ABD’de üretildi.

BOLD – Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından açıklanan yıllık rapora göre küresel silah satışları 2019’da yüzde 8,5 oranında artış gösterdi. Buna göre söz konusu 25 şirketin toplam cirosu 361 milyar dolar olarak belirlendi.

SADECE 5 FİRMANIN SATIŞ BEDELİ 166 MİLYAR DOLAR

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre Stockholm’de açıklanan raporda, dünya genelinde en fazla silah satışını 12 şirket ile ABD’nin gerçekleştirdiğine işaret edildi. Buna göre 2019 yılında dünya genelinde satılan toplam silahların yüzde 61’i ABD’de üretildi. Sadece Lockheed Martin, Boeing, Northrop Grumman, Raytheon ve General Dynamics fabrikalarında üretilen silahların toplam satış bedeli 166 milyar dolar oldu.

ÇİN’İN SİLAH PAZARINDAKİ PAYI YÜZDE 16

Listenin ikinci sırasında yer alan Çin ise dünya genelindeki silah satışlarının yüzde 16’sını gerçekleştirdi. SİPRİ’nin mercek altına aldığı dört Çinli silah üreticisinin yıllık cirosunu yüzde 4,8 oranında arttırdığı belirtildi. SİPRİ araştırma görevlisi Nan Tian, Çin’de gerçekleşen silah satışlarının ağırlıklı olarak iç piyasaya yönelik olduğunu belirterek ülkede ordunun modernizasyon süreci nedeniyle silah satışlarında artış olduğunu kaydetti.

RUSYA’NIN PAYI AMBARGO NEDENİYLE GERİLEDİ

SİPRİ’nin hazırladığı listenin üçüncü sırasında ise Rusya bulunuyor. Rusya’nın küresel silah piyasasındaki pazar payı ise yüzde 3,9 olarak belirlendi. Raporda, Ukrayna ile yaşanan askeri gerilim ve Kırım’ın ilhakı nedeniyle uygulanan ambargoların Rusya‘nın silah satışlarını gerilettiğine işaret edildi. Listede yer verilen iki Rus silah üreticisinin bir yılda toplam 634 milyon dolar gelir kaybına uğradığı ifade edildi.

6 AVRUPA ÜLKESİ CİROSUNU 3.9 MİLYAR DOLAR ARTIRDI

Listede yer alan 6 Batı Avrupalı silah üreticisinin ise silah piyasasındaki yerinin yüzde 18 olarak saptandığı belirtildi. Bu şirketler İngiltere, İtalya ve Fransa’da bulunuyor. Almanya’dan silah üreticileri ise 25 şirketin sıralandığı listede tek başına yer almadı. Alman iştirakli Airbus listede bulunuyor. Buna karşın Almanya’nın en büyük silah fabrikası Rheinmetall 2019’da cirosunu 3,9 milyar dolar artırdı.

Kaldırıma gömüldükleri ortaya çıkan cenazeler 3 yıldır verilmiyor

medyabold
Devamını Oku »

Polonya’dan özür dileyince “hain” ilan edilmişti, 50 yıldır Almanya O’nu konuşuyor

Almanya başbakanı Willy Brandt’in 50 yıl önce Polonyalılar huzurunda diz çöktüğü an ve o anın fotoğrafı hala gündemde. Dönemin başbakanı Brandt, Varşova’da diz çökerek Nazi rejiminin işlediği suçlardan 25 yıl sonra af dileyerek bir tabuyu yıkmıştı. Almanya o günü hala törenlerle anıyor.

BOLD – Nazi rejiminin yönettiği Almanya, Polonya’yı işgal ederek 3 milyonu Yahudi olmak üzere yaklaşık 5 buçuk milyon insanı katletti. İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 25 yıl geçmişken Almanya başbakanı Willy Brandt, iki ülke arasında yeni bir başlangıç yapmak üzere 1970 yılı Aralık ayı başında Polonya’ya gitti.

ALMANYA BAŞBAKANI NEDEN DİZ ÇÖKTÜ?

Brandt, 7 Aralık sabahı Varşova Gettosu’ndakilerin Nazilere başkaldırısını sembolize eden anıtın önünde diz çöktü ve çelenk bıraktı. Fotoğraflardan ıslak olduğu anlaşılan granit taşın üzerine çöken Brandt, başını öne eğerek özür diledi. O anları anlatan Brandt “Alman tarihinin en karanlık noktasında ve öldürülen milyonlarca insanın sırtımıza yüklediği o ağır yük ile eğildim. Sözün bittiği yerde insanlar ne yaparsa, onu yaptım. Almanları affetmeleri için dua ettim” ifadelerini kullanmıştı.

Sadece 30 saniye süren tarihi an, yıllar sonra bile araştırma konusu olmaya devam ediyor. Wrocklaw Üniversitesi tarih bölümü profesörü Krzysztof Ruchniewicz, Polonya hükümetinin de ilk başta Brandt’ın diz çökmesine şaşırdığını anlatıyor. Ruchniewicz’e göre, Polonya’da hükümeti yönetenler, bunun barış için bir adım olduğunu düşündü, doğru yorumladı. Ancak parti propagandasında Brandt’ın bu adımı Almanya’nın olumsuz imajını değiştirmeye vesile olarak görülmedi.

POLONYA BASINI TARİHİ ANI GÖRMEDİ

Profesör Ruchniewicz’e göre halkın o dönemki tepkisini ölçmek zor. Çünkü Polonya gazeteleri tarihi anı haber yapmadı ve halk özürden uzun süre haberdar olmadı. Almanya’da ise Brandt’ın hareketi tarihçi Kristina Meyer’e göre tam bir tabu yıkılmasıydı. Willy Brandt Vakfı’nda çalışan Meyer, Brandt’ı, Alman toplumuna ve Almanya’nın kendi Nazi tarihiyle hesaplaşmasına bakışta bir “değiştirici” olarak niteliyor ve o zamanlar Almanların çoğunun Naziler döneminde işlenen suçlar nedeniyle af dilemeye hazır olmadığını aktarıyor. Yapılan anketlerde Batı Almanya’da yaşayan her iki kişiden birinin, Brandt’ın tarihi diz çökme eylemini “abartılı” diye nitelediğini hatırlatıyor.

BUGÜNKÜ ALMANYA’NIN TEMELLERİ ATILDI

DW Türkçe’de yer alan yazıya göre tarihçiler bu adımı Polonya’daki ve Demokratik Almanya Cumhuriyeti’ndeki barışçıl devrimlere ve iki Almanya’nın birleşmesine götüren ilk adım olarak niteliyor.

Willy Brandt, diz çöktüğü o Polonya ziyaretinde Varşova Anlaşması’nı da imzaladı. Almanya bu anlaşmayla İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği toprakları ve yeni sınırları tanımış oldu. O zamanlar muhalefette olan muhafazakar Hristiyan Birlik partileri (CDU ve CSU) ve aşırı sağcılar Brandt’ı “vatan haini” ilan etti.

Polonya’da altı yıldır milliyetçi-muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi’ne (PiS) göre, Willy Brandt’ın Varşova’daki diz çöküşü “boş bir sembolik hareket” idi. Son yıllarda “İkinci Dünya Savaşı’nda öldürülen Yahudiler kadar Polonyalılar da öldü, ancak ABD veya İsrail’de yaşayan Yahudiler tazminat alırken Polonyalılar almadı. Almanlar, Polonya’dan özür diliyormuş intibası uyandırmaya çalıştı.” tezi daha yüksek sesle dillendiriliyor. Tarihçi Prof. Ruchniewicz göre de Brandt’ın uzlaşı amaçlı sembolik öneme sahip hareketi ile ortaya çıkan unsurlar bugün hâlâ içselleştirilemedi.

Almanya’da Varşova’daki diz çöküş anısına iki euroluk para basıldı. Yıldönümü vesilesiyle pul piyasaya sürülüyor ve sempozyumlar ile konuşmalar öngörülüyor. Polonya hükümeti ise Brandt’ın Varşova’daki diz çöküşünün yıldönümünde hiçbir program planlamadı.

medyabold
Devamını Oku »

Gercüş’teki cinsel istismarla ilgili 27 kişi hakkında sosyal medya soruşturması başlatıldı

Batman Gercüş’te 27 erkeğin bir çocuğu cinsel istismara maruz bıraktığı iddia edildi. Gizlilik kararı ve yayın yasağı getirilen olayla ilgili sosyal medyada yapılan paylaşımlardan dolayı 27 kişi hakkında soruşturma başlatıldı.

BOLD – Batman Gercüş’te 27 erkeğin bir çocuğu cinsel istismara maruz bıraktığı iddia edildi. Konuyla ilgili gizlilik kararı ve yayın yasağı getirildi. Emniyet, olayla ilgili sosyal medya paylaşımlarını gerekçe göstererek 24 kişi hakkında adli süreç başlattı.

SORUŞTURMA KAPSAMINDA BİR KİŞİ TUTUKLANDI

Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı bir köyde 15 yaşında P.Ö’nün, karın ağrısı şikayeti ile gittiği hastanede hamile olduğu ve tecavüze uğradığı ortaya çıktı. Çocuğun şikayeti üzerine aynı köyden M.A. ve V.A. adlı iki erkek cinsel istismar suçlamasıyla gözaltına alındı. Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturma kapsamında M.A. isimli erkek tutuklandı.

OLAYLA İLGİLİ KAMU GÖREVLİSİ ŞÜPHELİ YOK

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gizlilik kararı getirdiği olayla ilgili yaptığı açıklamada, “Gercüş Cumhuriyet Başsavcılığınca, mağdur ve şüphelinin iddiaları/beyanları doğrultusunda tüm deliller toplanmakta, titizlikle değerlendirilmektedir. Soruşturma kapsamında şüphelilerden M.A. 13.11.2020 tarihinde tutuklanmıştır. Soruşturmaya konu olay hakkında Gercüş Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.11.2020 tarihli kararı ile gizlilik ve yayın yasağı kararı verilmiş olup, bazı medya kuruluşlarınca yayınlanan paylaşım ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Soruşturmada şu ana kadar kamu görevlisi olan herhangi bir şüpheli tespit edilmemiştir” denildi.

27 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Emniyet Genel Müdürlüğü, istismarla ilgili, sosyal medyada dezenformasyon yaptıkları iddiasıyla 27 kişi hakkında adli süreç başlatıldığını açıkladı. EGM’den yapılan yazılı açıklamada, “Yürütülen sanal devriye faaliyetleri kapsamında; 05/12/2020 tarihinde Batman İli Gercüş ilçesinde meydana gelen cinsel taciz olayını bölücü örgütün müzaheretiyle tamamen algı operasyonu üzerinden sosyal medyada dezenformasyon yapan 27 şahıs tespit edilerek adli süreç başlatılmıştır. Türk Polis Teşkilatı olarak ülkemizin huzur ve güvenliği için suç ve suçlularla mücadelemizi her alanda sürdürdüğümüz gibi sanal ortamda da sürdürmeye devam edeceğiz” denildi.

Kaldırıma gömüldükleri ortaya çıkan cenazeler 3 yıldır verilmiyor

medyabold
Devamını Oku »

Halkın borcu arttı, geçinemiyor, işten çıkarılma korkusu var

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yaptığı araştırma halkın borçlarının arttığını, geçinemediğini, işten çıkarılma korkusu içinde olduklarını ortaya koydu.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul İstatistik Ofisi’nin, “İstanbul Barometresi” araştırmasının ikincisi, halkın borçlarının arttığını, geçinemediğini, işten çıkarılma korkusu içinde olduklarını ortaya koydu.

HALK EKONOMİNİN KÖTÜLEŞECEĞİNİ BEKLİYOR

23 Kasım-1 Aralık 2020 aralığında 850 İstanbul sakini ile telefon üzerinden görüşülerek hazırlanan rapora katılımcıların yüzde 60.2’si kasım ayında geçinecek kadar para kazanamadığını; yüzde 87.6’sı ise 5 bin TL tutarında beklenmedik acil bir harcamayı kendi imkânları ile karşılayamayacağını belirtti. Katılımcılarının yüzde 55.1’i ülke ekonomisinin kötüleşeceğini, yüzde 55.3’ü de kendi ekonomisinin yakın dönemde kötüleşeceğini düşünüyor.

İŞ BULMA ÜMİTLERİ YOK

Katılımcıların ekim ayına göre borç alma oranı artarak yüzde 44’e çıkarken, borç verme oranı ise azalarak yüzde 3.2’ye düştü. Kredi kartı kullanan İstanbullunun sadece yüzde 36’sı kredi kartı ekstresinin tamamını ödeyebiliyor. Asgari tutarı ödeyenlerin sayısı yüzde 33.2, kredi kartı borcunu hiç ödemeyenlerin sayısı ise yüzde 18.6 oldu. Katılımcıların yüzde 28.7’si işten çıkarılma korkusu yaşıyor. İş arayanların yüzde 75’i yakın dönemde iş bulamayacağına inanıyor. Yüzde 59.1, indirim marketlerinden alışveriş yapıyor.

Kaldırıma gömüldükleri ortaya çıkan cenazeler 3 yıldır verilmiyor

medyabold
Devamını Oku »

6 Aralık 2020 Pazar

Yeniden başlayan icralar esnafı iflasa sürüklüyor

Daha önce ertelenen icralar yeniden başladı. Salgın nedeniyle iş yapamayan esnafı icra memurları ziyaret ediyor. Esnaf, icraların yeniden ertelenmesini talep ediyor.

BOLD – Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, pandemi sürecinde binlerce esnafın icra memurlarıyla karşılaştığını belirterek, tüm icraların pandemi süreci bitene kadar durdurulmasını talep etti.

ESNAF KARA LİSTEYE ALINMAMALI

“Kazancı olmayan esnafımızın bir de icra geldiğinde ayakta durma şansı kalmıyor” diyen Palandöken, “Bu icralar esnafımızın kara listeye düşmesine neden oluyor. Kredi almakta zorlanan esnafımızın yeniden kara listeye girmesinin mutlaka önüne geçilmeli” dedi.

MALLAR HACZEDİLEREK PİYASA DÜZELMEZ

Köprü, otoyol geçiş ücretleri, mal alınan şirkete olan borçlar, kira borçları, kredi borçları için gelen icra işlemlerinin esnafın bu dönemde tamamen batmasına neden olduğunu belirten Palandöken, “Esnaf zaten mart ayından bu yana hep borcunu borçla kapattığı için zor günler geçiriyor. Özellikle genelge ile işyeri kapatılan esnafın bu dönemde zaten bir kazancı yokken, çektiği kredileri ödeyemezken icraya verilen borcunu da ödeyecek gücü yok. Piyasalardaki dengeler esnafın tamamen batmasına neden olacak şekilde mallarını haczetmekle düzelmez” dedi.

Hastaneler hizmet veremiyor: Kovid-19 dışı ölümler de arttı

medyabold
Devamını Oku »

Kaldırıma gömüldükleri ortaya çıkan cenazeler 3 yıldır verilmiyor

Bitlis’in Yukarıölek Mahallesi’nde bulunan Garzan Mezarlığı’ndan çıkarılan 282 cenazenin, daha sonra İstanbul’da kaldırım altına defnedildiği ortaya çıktı. 21 cenaze ailelerine verilirken, 261 cenaze ise hâlâ ailelerine teslim edilmedi.

BOLD – Bitlis’in Yukarıölek Mahallesi’nde bulunan Garzan Mezarlığındaki 282 cenaze, 8 ile 17 Aralık 2017 tarihleri arasında çıkarıldı. Uzun süre nereye götürüldükleri bilinmeyen cenazeler, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda çıktı. Aileler, aradan geçen 3 yıla rağmen cenazelerini alamadı.

CENAZELER KALDIRIM ALTINA GÖMÜLDÜ

Adli tıptaki incelemenin ardından cenazelerin, kaldırıma defnedildikleri ortaya çıktı. Mezopotamya Ajansı’ndan Mehmet Aslan’a konuşan 1991’de PKK’ya katılmasının ardından kayıp olan oğlunu arayan Şehmus Tekin, köylerinin yıkılmasının ardından 1994’te İstanbul’a göç ettiklerini ve o günden sonra oğlundan haber alamadığını belirterek, “En son üç yıl önce İstanbul’dan 13 kişi ile birlikte Bitlis’e gidip orada kan örneği verdik. Ölü mü sağ mı bilmiyoruz. Her ihtimale karşı kan örneği verdik. Ancak Garzan Mezarlığını yıktılar. Daha sonra cenazeleri buraya getirip küçük kaplar içine koydukları kemikleri, kaldırım altına gömdüler” dedi.

CENAZELERE BU MUAMELENİN TARİHTE EŞİ YOK

Garzan Mezarlığı’nın yıkılması ve cenazelerin alınıp bir plastik kap içerisinde Kilyos’ta kaldırıma gömülmesinin tarihte eşi ve benzerinin olmadığını söyleyen Tekin, dünyanın hiçbir savaşında cenazelere yönelik böyle bir uygulamanın görülmediğini ifade etti. Tekin, “Bunun eşi benzeri var mı? Zaten vurup öldürmüşler, bir de üstüne cenazeleri vermemelerinin anlamı ne? Bugüne kadar kimsenin cenazelere bu muameleyi yaptığını görmedik. Buna ne diyeceğimi bilmiyorum” dedi.

CENAZELER AİLELERİNE VERİLSİN

Cenazelerin kaldırımdan çıkarılarak ailelere verilmesini isteyen Tekin, “O cenazeler orada olduğu sürece, bedenimizde ruh olduğu sürece, bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu zulümden vazgeçsinler. Biz de birbirimize kin gütmeyi bırakalım. Artık yeter. Bugüne kadar 21 cenaze ailelere verildi. Geri kalan cenazelerin de teslim edilmesi gerekiyor. Bunun başka bir yolu yok. Her bir cenazeye bir mezar yapıp oraya defnetsinler” diye seslendi.

Batman Gercüş’te ikinci Musa Orhan olayı mı?

medyabold
Devamını Oku »

Hastaneler hizmet veremiyor: Kovid-19 dışı ölümler de arttı

Artan koronavirüs vakaları nedeniyle hastaneler hizmet veremez hale geldi. Birçok ildeki hastanelerde bulunan ameliyathaneler bile yoğun bakıma dönüştürüldü. Bu durum tedavi olamayan koronavirüs dışı ölümleri artırdı.

BOLD – Salgın nedeniyle hastanelerin dolmasının ardından kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hastalıklarla ilgili ölümler arttı. Hastalananlar, hastaneye gitmek istemiyor, gidenler ise yer olmadığı için hizmet alamıyor.

HASTANELERDE YER YOK

BirGün’den İsmail Arı’ya konuşan Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, koronavirüs vaka sayılarının hızla tırmandığını söyledi. Dr. Antmen, Mersin’de de özellikle kamu ve üniversite hastanelerinin neredeyse tamamen dolduğunu belirterek, “Hastanelerin servislerinde ve yoğun bakımlarında yer yok. Hastalar acil servislerde ve gözlem odalarında bekliyor. Hastanede yatması gereken hastalar yer boşalırsa ve kendilerine sıra gelirse Kovid-19 servisine alınıyor” dedi.

KOVİD-19 DIŞI ÖLÜMLER ARTTI

Mersin’de günlük bin 500 civarında vaka olduğunu belirten Antmen, “Pandeminin başından beri Mersin’de 200’e yakın doktor ve toplamda da bin civarında sağlıkçı koronavirüse yakalandı. Şu an çok ciddi bir sağlık krizi yaşanıyor. Hastanelerin bazı servisleri kapatıldığı ve Kovid-19 hastalarına ayrıldığı için koronavirüs hastaları dışındaki hastalara bakmak da zorlaştı. Bu nedenle son aylarda Kovid-19 kaynaklı olmayan ölümler de arttı” dedi.

HASTALANANLAR “SALGIN BULAŞIR” DİYE HASTANEYE GİTMİYOR

Birçok servisin Kovid-19 servisine çevrilmesi nedeniyle kalp krizi geçiren veya böbrek yetmezliği gibi hastalıkları olanların hastanelerde yer bulamadığını, tedavilerinin aksağını ve bu nedenle de buna benzer vakalarda da ölüm oranlarının arttığını belirten Antmen, “Kalbi ağrıyan, nefes alamayan, böbrek yetmezliği olan hastalar krize girdiği halde ya hastaneye gitmiyor ya da çok geç gidiyor. İnsanlar, ‘hastanede koronavirüs bulaşır’ ve hastanelerde yer bulamam korkusu yaşıyor. Bu nedenle de Kovid-19 dışındaki ölümler artıyor” dedi.

Batman Gercüş’te ikinci Musa Orhan olayı mı?

medyabold
Devamını Oku »

AKP’nin İstanbul yolsuzluklarının kutusu açıldı: İlk dosya savcılıkta

Ankara’nın ardından İstanbul’da da AKP dönemine ilişkin belediyede gerçekleşen yolsuzluk ve usulsüzlüklere ilişkin dosyalar yargıya taşınmaya başlandı. İlk dosyada Ulaştırma Bakanı’nın da bulunduğu 23 kişi hakkında suç duyurusu yapıldı.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, AKP dönemine ilişkin yolsuzluk dosyalarını açmaya başladı. Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da aralarında bulunduğu 8 İBB görevlisi, hak edişlerin usule uygun yapmadığı ve kamuyu 15 milyon 458 bin+KDV tutarında zarara uğratmakla suçlanıyor.

İMAMOĞLU SEÇİLİNCE FATURA YARIYA İNDİ

Yargıya taşınan ilk büyük yolsuzluk dosyası, 2018’de İBB’nin kendi şirketi Medya A.Ş’ye ihale ettiği tanıtım işleri ile ilgili seçim döneminde yapılan ödemeler oldu. İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Bilgi İşlem Müdürlüğü’nce 30 Ekim 2018’de gerçekleştirilen “Yatırım organizasyonlarının tanıtım ve medya çalışmaları işi” ihalesi kapsamında iştirak şirketi ile 26 Kasım 2018’de 26 milyon 585 bin liralık sözleşme imzalandı. İmamoğlu’nun mazbatasını aldığı gün yani 17 Nisan 2019’da Medya A.Ş’ye, ihale kapsamında ödeme için 13 milyon 629 bin liralık fatura kesilmesi tartışma oluşturmuştu.

ULAŞTIRMA BAKANI DA DOSYA KAPSAMINDA

Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre; Teftiş Kurulu raporunda, işlerin tamamına yakınının sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun yerine getirilmediği, hak edişlerin usule uygun yapılmadığı ve yapılan 15 milyon 458 bin+KDV tutarındaki ödemenin kamu zararı yarattığı belirlendi. Bu nedenle AKP döneminin İBB Genel Sekreter Yardımcısı, ihale ve harcama yetkilisi olan şu anki Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da aralarında bulunduğu 8 İBB görevlisi, eski Medya A.Ş genel müdürü Abdurrahman Tığ’ın da adının yer aldığı 6 şirket görevlisi ile alt yüklenici şirketin 9 yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Batman Gercüş’te ikinci Musa Orhan olayı mı?

medyabold
Devamını Oku »

Tepkiler üzerine av izni iptal edildi

ABD’li iş insanına verilen yaban keçisi avlanma izni, kamuoyundan gelen yoğun tepkiler sonrasında iptal edildi. Doğa Koruma ve Milli Parklar 15. Bölge Müdürlüğü ise belgeye rağmen haberin asılsız olduğunu savundu.

BOLD – CHP Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu, ABD’li iş insanı Bradley Garrett Van Hoose için Tunceli’de yaban keçisi vurabilmesi adına verilen geçici avcılık belgesinin iptal edildiğini açıkladı.

AV İZNİ İPTAL EDİLDİ

Sosyal medya hesabından açıklama yapan CHP Milletvekili Polat Şaroğlu, Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan ile görüştü, izin belgesinin iptal edildiğini duyurdu. Şaroğlu, “Son günlerde basında yer alan, Tunceli Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü tarafından ABD’li bir iş insanına 1 adet dağ keçisi vurma izni verildiği yönündeki haberler üzerine Tunceli Valisi Sayın Mehmet Ali Özkan ile yaptığım görüşme neticesinde söz konusu izin belgesinin iptal edildiği ve avlanmanın yapılmayacağı bilgisini kamuoyunun dikkatine sunarım” dedi.

MAÇOĞLU DA TEPKİ GÖSTERDİ

Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu da dağ keçisini avlamaya gelecek avcı için Twitter hesabından, “Bizim için doğadaki hiçbir cana asla paha biçilemez… Dürbünlü silahı ve 50 mermisiyle dağ keçisini katletmek için gelecek olan kişiye sesleniyorum. Yarın köylüler ve duyarlı tüm dostlarla orada seni bekliyor olacağım…” mesajını paylaşmıştı.

DOĞA KORUMA YALANLAMA YOLUNA GİTTİ

İzin belgesine karşın av ihalesini Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 15. Bölge Müdürlüğü, yalanlama yoluna gitti. Amerikalı bir avcının yaban keçisi avı yaptırılacağına dair haberler hakkında açıklama yaptı. DKMP 15. Bölge Müdürlüğü, açıklamasında Tunceli’de bir Amerikan vatandaşına yaban keçisi avı yaptırılacağı haberlerinin asılsız olduğunu savundu.

Batman Gercüş’te ikinci Musa Orhan olayı mı?

medyabold
Devamını Oku »

Batman Gercüş’te ikinci Musa Orhan olayı mı?

Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı bir köyde, 15 yaşındaki bir çocuğa yönelik tecavüz olayına bazı kamu personellerinin de adının karıştığı iddia ediliyor.

BOLD – Batman’ın Gerçüş ilçesine bağlı bir köyde, 15 yaşındaki bir çocuğun karın ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede hamile olduğunun ortaya çıkması üzerine soruşturma başlatıldı.

KAMU PERSONELLERİ KONUYOR İDDİASI

Genişletilen soruşturmada uzman çavuş, polis ve korucuların da aralarında bulunduğu 27 erkekten yalnızca 11’inin dosyaya eklendiği iddia edildi.

Jin News’in görgü tanıklarına dayandırdığı habere göre, Gercüş merkezde bulunan bir tekstil atölyesinde çalışan çocuk ve iki kadın tekstil atölyesinin servis şoförü E.T. tarafından bölgedeki uzman çavuş ve polislerle tanıştırıldı. Uzman çavuş ve polisler, 8 ay boyunca kadınları ve 15 yaşındaki çocuğu iş çıkışı atölyeden alarak başka yerlere götürdü.

Jin News’e konuşan bir görgü tanığı da şunları söyledi: “Uzman çavuşa ait bir kafe ve bakkal var. Buraların işletmesini M.A.G. isimli bir kişi yapıyor. M.A.G.’nin okulun yanında da bir kafesi vardı ve okuldaki çocukları tacize maruz bıraktığının duyulmasının ardından bu kafeyi kapattı. Uzman çavuş, M.A.G., servis şoförü olan E.T. bir de bu tekstilin sahibi de işin içinde. Kadınları uzman çavuşlarla tanıştırıyorlar. Aracılık ediyorlar, paylarını alıyorlar.

2 DEFA DAHA HAMİLE KALDI

Gebe kalan 15 yaşındaki çocuk daha önce 2 defa gebe kalmış kıza bebeği düşürtmüşler. Bu üçüncü gebeliğidir. İlçede çok kişi biliyor bu durumu ama işin içinde uzman çavuşlar olunca konuşmaktan korkuyor herkes. Bizim bildiğimiz iki kadın ve bir çocuk var ama kesin daha çok kadın var para karşılığı cinsel ilişkiye zorlanan. Olayın içinde polislerin de adının geçtiğini duyduk.”

OLAYI ARAŞTIRAN MUHABİRE YAKIN TAKİP

Bu arada, olayı araştırmak için ilçede bulunan Jin News muhabiri, uzman çavuşa ait olduğu belirtilen kafeden su aldıktan sonra özel harekat polisleri tarafından takip edildi. Polisler, takip ettikleri muhabire, “Kimsin, niye buradasın, neyi araştırıyorsun, ilçeye neden geldin” diye sordu.

BAŞSAVCILIK YALANLADI

Olayın gündeme gelmesinin ardından Başsavcılık açıklama yaparak, iddiaları yalanladı. Gizlilik kararının getirildiği olayla ilgili Başsavcılığın açıklaması şöyle:

“Gercüş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan mağdur çocuk P.Ö.’nün cinsel istismara maruz kalması olayı hakkında kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması yapılması uygun görülmüştür. Mağdur çocuk, 12.11.2020 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza müracaat ederek kendisine tecavüz edildiğini ve hamile kaldığını beyan etmiştir.

Olay Gercüş ilçesi sınırlarında gerçekleştiğinden, soruşturma dosyası 17.11.2020 tarihinde Gercüş Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Gercüş Cumhuriyet Başsavcılığınca, mağdur ve şüphelinin iddiaları/beyanları doğrultusunda tüm deliller toplanmakta, titizlikle değerlendirilmektedir. Soruşturma kapsamında şüphelilerden M.A. 13.11.2020 tarihinde tutuklanmıştır.

Soruşturmaya konu olay hakkında Gercüş Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.11.2020 tarihli kararı ile gizlilik ve yayın yasağı kararı verilmiş olup, bazı medya kuruluşlarınca yayınlanan paylaşım ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Soruşturmada şu ana kadar kamu görevlisi olan herhangi bir şüpheli tespit edilmemiştir. Konu ile ilgili soruşturma süreci titizlikle devam ettiği hususları, kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

İKİNCİ MUSA ORHAN OLAYI MI?

Öte yandan konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yapan Ömer Faruk Gergerlioğlu, yetkililerin tecavüzü doğruladığını belirterek şunları kaydetti: “2. Musa Orhan olayı mı? Batman Gercüş’te aralarında kamu görevlilerinin de olduğu şahısların küçük yaşta bir çocuğa tecavüz ettiği iddiaları var. Resmi yetkililer tecavüzü doğruluyor, kamu görevlisi iddialarını yalanlıyor.”

4 aylık evli olduğu eşini öldürdü

medyabold
Devamını Oku »

İran’ın dini lideri Ali Hamaney öldü mü?

Sosyal medyada sağlık durumunun ağırlaşan İranlı dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği ölmeden önce de yetkilerini oğluna devrettiği iddia edildi.

BOLD – İran dini lider Ayetullah Ali Hamaney hakkında henüz hiçbir açıklama yapmazken sosyal medyada İranlı liderin öldüğü iddiaları dolaşıyor.

İran’da askeri ve siyasi bir çok görevde bulunan 81 yaşındaki Hamaney’in yetkilerini oğluna devrettiği de iddialar arasında.

ALİ HAMANEY KİMDİR

İran İslam Devrimi’nin gerçekleşmesinin ardından İslam İnkılabı Yüksek Şurası üyeliğine atanan Hamaney, 1979 yılında İran Savunma Bakan Yardımcısı oldu. Hamaney, Tahran milletvekili olarak da İran Meclisinde de görev yaptı.

Tam 8 yıl süren komşu Irak ile yapılan savaşta önemli askeri görevler alan Hamaney, 27 Haziran 1981 tarihinde bir camide yaptığı konuşma sırasında düzenlenen bombalı saldırıda ağır yaralandı ve bir elini kaybetti.

1981 yılından 1985 tarihine kadar İran Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Hamaney, 3 Haziran 1989 tarihinde Ayetullah Humeyni’nin vefat etmesinin ardından yeni dini lider olarak seçildi.

Komünist Başkan kapitalist avcıya karşı

 

medyabold
Devamını Oku »

CHP asgari ücretin en az 3 bin 100 lira olmasını istiyor

Yeni yılda asgari ücret önerisini yaptığı yazılı açıklama ile kamuoyuna duyuran CHP, zammın yanında asgari ücretliden alınan verginin kaldırılmasını istedi.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), asgari ücret önerisini yaptığı yazılı açıklama ile kamuoyuna duyurdu. Buna göre CHP, asgari ücretin yeni yılda en az 3 bin 100 lira olması gerektiğini belirtti.

ÇALIŞANIN YÜZDE 4’Ü ASGARİ ÜCRETLİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bahsettiği, ekonomik krizin faturası, acı reçetenin asgari ücretliye kesilmemesi gerektiğinin altının çizildiği açıklamada: “Açlık sınırının altına mahkum edilen emekçi refaha ermeli. Ülkemizde çalışanların yüzde 43’ü asgari ücret ile geçiniyor. Ülkemiz için asgari ücret bir taban değil, temel geçim kaynağı haline gelmiştir. Acı reçeteyi asgari ücretle geçinen vatandaşlara kesemezsiniz. Açlık sınırının altına mahkum edilen emekçinin daha iyi geçinebilmesi için asgari ücret önerim en az 3 bin 100 lira” denildi.

Geçmişteki asgari ücretin alım gücüne dikkat çekilen açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “2000’de bir asgari ücret ile 13 gram altın alınabiliyordu, 2010’da 10 gram, bugün ise 5 gram. İşçiyi yoksullaştırdılar. İşçimiz daha iyi şartları hakkediyor. Elektriğe, doğalgaza yapılan zamlar. Enflasyon rakamları. Bunların hepsi asgari ücretle geçinen vatandaşlarımızı ilgilendiriyor. Asgari ücrete en az bu zamlar kadar zam yapılmalı!”

VERGİ DE ALINMAMALI

Zammın yanı sıra asgari ücretliden vergi de alınmamalı denilen açıklamada: “Saray’da israf ve şatafat devam ederken alın teri ile çalışan milyonlarca insanımız açlık ve sefalete terk edilemez. İnsanca yaşam için asgari ücret önerim en az 3 bin 100 liradır” ifadeleri kullanıldı.

Koronavirüsten bugün 195 kişi daha hayatını kaybetti

medyabold
Devamını Oku »

2020 yılının en iyi 15 gerçek suç belgeseli

Gerçek hayatın kurgudan çok daha korkutucu olabileceğini hep birlikte yaşayıp gördüğümüz 2020 yılında yayınlanan gerçek suç belgesellerinin en iyilerini derledik.

BOLD– Abartılı efektler, yüksek müzik, kan vs. ile dolu korku filmlerini ya da dizilerini izleyemiyorsanız ama şöyle biraz da gerilim arıyorsanız gerçek suç belgeselleri tam size göre. Üstelik bu yapımlar, bizi insan doğasının en karanlık yanlarıyla yüzleştirdiği için kurgusal yapımlardan daha korkutucu bile olabiliyor.

Gerilim dolu bir yıl olan 2020, gerçek suç belgeselleri açısından verimli geçti. Bu yıl içinde yayınlanan en iyi 15 suç belgeselini sizler için derledik… Gergin seyirler ve elbette sağlıkla kalın…

KILLER INSIDE: THE MIND OF AARON HERNANDEZ (NETFLIX)

Üç bölümlük bu belgesel dizi, Amerikan Futbol Ligi oyuncusu Aaron Hernandez’in örnek gösterilen bir sporcu olarak yükselişi, şöhret olması, ardından 2013 yılında Odin Lloyd cinayeti nedeniyle hapis cezasına çarptırıldıktan sonra intihar etmesinin anlatıldığı ibretlik bir insan öyküsü.

TED BUNDY: FALLING FOR A KILLER (AMAZON PRIME)


Modern tarihin en popüler ve en tehlikeli seri katili Ted Bundy’nin konu edildiği bu belgeselde, Bundy’nin kız arkadaşı ve onun elinden sağ kurtulmayı başaran diğer birkaç kişi, 30’dan fazla kadını öldüren bu korkunç adam hakkındaki sessizliklerini ilk kez bozuyor.

THE PHARMACIST

Bu dokunaklı belgesel Louisianalı eczacı Dan Schneider’in oğlunun katilini bulma arayışının nasıl olup da kasabasındaki afyon krizini besleyen bir ilaç fabrikasıyla mücadeleye dönüştüğünün ilginç hikâyesi.

INTERROGATION (CBS ALL ACCESS)

Annesini öldürdüğünden şüphelenilen genç bir adamın 30 yıla yayılan suç dosyası gibi çarpıcı konuların ele alındığı belgesel, gerçek dava dosyalarından alınan sorgulamaları içeriyor. Dizi formatı da içeren yapımda Peter Sarsgaard, David Strathairn ve Vincent D’Onofrio başrolde.

WHO KILLED MALCOLM X? (NETFLIX)

Bu belgesel dizisi; gazeteci, yazar ve aktivist Abdur-Rahman Muhammad’ın Malcolm X suikastının ardındaki karanlık noktaları aydınlatmaya adadığı 30 yılı aşkın sürenin hikâyesi.

THE TRIALS OF GABRIEL FERNANDEZ (NETFLIX)

Hemen uyaralım bu yapım sinirlerinizi fena halde bozabilir. Kaliforniya, Palmdale’den sekiz yaşındaki Gabriel Fernandez, banyoda düştüğü söylenerek hastaneye kaldırılıp hayatını kaybettiğinde doktorlar küçük çocuğun uzun zaman boyunca sistematik bir suistimale maruz kaldığını fark eder. Sonrasında yaşananlar ise zavallı bir çocuğun nasıl göz göre göre ölüme sürüklendiğinin acıklı ve öfkelendirici öyküsüdür.

TIGER KING: MURDER, MAYHEM, AND MADNESS (NETFLIX)

Netflix’in 2020’de en çok izlenen içeriklerinden biri olan belgesel serisi, Oklahoma’daki GW Hayvanat Bahçesi’nin eksantrik sahibi Joe Exotic ve bakımı altındaki büyük kedileri etrafında gelişiyor. Joe ve Big Cat Rescue CEO’su ve avukatı Carole Baskin arasındaki sert rekabet, Exotic’in Baskin’i öldürmesi için bir tetikçiyi işe aldığı iddiası sonucu federal bir cinayet davası haline gelir.

HOW TO FIX A DRUG SCANDAL (NETFLIX)

Netflix’in kriminal sisteme odaklanan bu dizisi, kanıtlarla oynayarak on binlerce uyuşturucu davasının reddedilmesine yol açan adli laboratuar kimyagerleri Sonja Farak ve Annie Dookhan’ı anlatıyor.

ATLANTA’S MISSING AND MURDERED: THE LOST CHILDREN (HBO)


Atlanta’da 1979’dan 1981’e kadar 30’dan fazla siyah çocuğun öldürülmesi veya kayıplara karışmasıyla ilgili çözülmemiş bir davayı anlamlandırmaya çalışan bu belgesel ABD’de siyah olmanın anlamına dair de çok şey söylüyor.

THE INNOCENCE FILES (NETFLIX)

“Masumiyet Projesi” sivil oluşumun çalışmalarına dayanan dizinin her bölümünde farklı bir kişinin, adalet sistemindeki çarpıklıklar yüzünden yıllarını demir parmaklıklar ardında geçirmesinin öyküsü anlatılıyor.

TRIAL BY MEDIA (NETFLIX)

Dizinin her bölümünde farklı bir medyatik dava ele alınıyor ve medyadaki haberlerin davaların sonucu üzerinde nasıl etkili olduğu irdeleniyor.

JEFFREY EPSTEIN: FILTHY RICH (NETFLIX)

ABD’li ünlü polisiye yazarı James Patterson’un aynı adı taşıyan 2016 tarihli ilk kurgu dışı kitabına dayanan dört bölümlük dizide, ABD başkanlarıyla ve İngiltere Kraliyet ailesiyle güçlü ve karanlık ilişkileri olan Jeffrey Epstein’ın bu gücünü kullanarak çoğu reşit olmayan onlarca kızı suiistimal etmesi, bizzat olayın mağdurları tarafından anlatılıyor.

I’LL BE GONE IN THE DARK (HBO)

Golden State Killer diye bilinen bir adam 1970 ve 1980’ler boyunca Kaliforniya’yı tam anlamıyla terörize etmişti. Bu belgesel, gerçek suç yazarı Michelle McNamara’nın en az 13 cinayet, 50 tecavüz ve 120 hırsızlıktan sorumlu Golden State Katilinin kimliğini ortaya çıkarma arayışını anlatıyor.

UNSOLVED MYSTERIES (NETFLIX)

1987’den itibaren 15 sezon boyunca yayınlanan ve çok sevilen program yepyeni bölümleriyle Netflix’e geri döndü. Orijinal programın mimarları tarafından hazırlanan serini her bölümünde; çözülemeyen cinayetlerden açıklanamayan doğaüstü fenomenlere kadar farklı gizemler anlatılıyor. İlginç olan ise program sonunda verilen iletişim bilgilerine gelen ihbarlar sayesinde bugüne kadar birçok suç dosyasının çözülmüş olması.

FEAR CITY: NEW YORK VS THE MAFIA (NETFLIX)

Mafya dünyasının sinema filmlerinin ötesindeki gerçek yüzünü ortaya koyan bu belgesel dizisi, 1970’lerden itibaren New York’u bir suç ve korku şehrine çeviren Gambino, Colombo, Bonanno, Lucchese ve Genovese suç ailelerinin FBI tarafından takip edilmesi ve ardından ortadan kaldırılmasını anlatıyor.

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüsten bugün 195 kişi daha hayatını kaybetti

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre, bugün hayatını kaybeden 195 kişiyle birlikte toplam can kaybı 14 bin 900 oldu.

BOLD – Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyuyla paylaştı. Buna, göre, son 24 saatte hayatını kaybeden 195 kişiyle birlikte toplam can kaybı 14 bin 900 oldu.

Bugün yapılan toplam 174 bin 761 test sonucuna göre ise semptom gösteren 6 bin 93 kişiyle birlikte toplam 30 bin 402 yeni vaka tespit edildi. Türkiye’de toplam hasta sayısı böylece 539 bin 291 oldu.

Bugün iyileşen 4 bin 11 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 431 bin 253’e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 3.3, toplam ağır hasta sayısının ise 5 bin 805 olduğu açıklandı.

Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 55.7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71.7 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 40.1 olarak duyuruldu.

Verileri sosyal medya hesabından değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: “Bugün tespit edilen 6.093 yeni hastamız var. Ağır hasta sayısındaki artış hızı azalma eğiliminde. Tedbirler ve kısıtlamaların etkisini görmeyi ümit ediyoruz. Tedbirlere uymak hepimiz için insani bir görevdir. Kısıtlama olmadan da kalabalıklardan uzak durun” ifadelerini kullandı.

Komünist Başkan kapitalist avcıya karşı

medyabold
Devamını Oku »

Komünist Başkan kapitalist avcıya karşı

Belli bir miktar ücret karşılığı dağ keçisi avlamasına izin verilen ABD’li iş insanına seslenen Tunceli Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu, “Orada seni bekliyor olacağım” dedi.

BOLD – Av turizmi kapsamında Türkiye’de yaşayan yaban hayvanlarının, para karşılığı yerli ve yabancı avcılar tarafından avlanmasına izin veriliyor. Tarım ve Orman Bakanlığının izni dahilinde nesli tehlikede olan dağ keçileri, geyiklerin avlanması daha önce basına yansıdı.

Son olarak Bradley Garrett Van Hoose adlı iş insanına, Salördek’te bir dağ keçisini vurmak için izin verilmesi Tunceli Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu’nun tepkisini çekti.

O KİŞİYE SESLENİYORUM

Komünist Başkan olarak da bilinen Maçoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Van Hoose’a meydan okudu. Maçoğlu şu ifadeleri kullandı: “Bizim için doğadaki hiçbir cana asla paha biçilemez… Dürbünlü silahı ve 50 mermisiyle dağ keçisini katletmek için gelecek olan kişiye sesleniyorum. Yarın köylüler ve duyarlı tüm dostlarla orada seni bekliyor olacağım.”

Fahrettin Altun’dan ‘kötü insanlara’ mesaj

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li vekilin çoban kardeşi kaymakam sürdürdü

Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesi Kaymakamı Gürbüz Saltaş’ın, AKP’li vekilin kardeşinin yasak merada hayvan otlatmasına izin vermediği için başka ilçeye sürüldüğü iddia edildi.

BOLD – Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçe Kaymakamı Gürbüz Saltaş, Denizli’nin Acıpayam ilçesine sürüldü. Yer değişikliğine ilişkin yerel basında ilginç bir iddia ortaya atıldı.

Kanal Maraş sitesinin iddiasına göre, Kaymakam Saltaş yasak olmasına rağmen merada hayvan otlatan AKP’li Öçal’ın çoban kardeşine izin vermedi. Öçal’ın kardeşi de merayı kapatan Kaymakam Saltaş’ın ilçeden gönderilmesi için il yönetimine siyasi baskı yaptı. Kaymakam Saltaş AKP Kahramanmaraş Milletvekili Habibe Öçal’ın kardeşinin isteği üzerine, Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu’nun girişimleri sonucu sürüldü.

Fahrettin Altun’dan ‘kötü insanlara’ mesaj

 

medyabold
Devamını Oku »

Turkey in weekend lockdown with coronavirus cases at record highs

Turkey has entered its first full weekend lockdown since May as deaths from coronavirus more than doubled in less than three weeks to hit record highs, with daily infections now among the highest numbers recorded globally.

The daily death toll rose to a record high of 196 on Saturday, bringing the total since the beginning of the pandemic to 14,705. Official daily deaths were in the 70s at the end of October.

Opposition politicians have expressed skepticism however about whether the official death toll reflects the true picture in the country of 83 million people. They have questioned how the numbers in Istanbul could be almost as high as those reported for the whole nation.

On Saturday Turkey recorded 31,896 new cases, including asymptomatic ones, down from Friday’s 32,736, the highest daily number reported by Ankara since the beginning of the pandemic in March.

For four months, Turkey only reported daily symptomatic cases, but it has reported all cases since Nov. 25. Historical data for all positive cases and the cumulative total are still not available.

Turkish television showed largely empty squares and streets on Saturday in the largest city Istanbul, the capital Ankara and the third-largest city Izmir, with only a few people and vehicles out and about.

Interior Minister Suleyman Soylu was quoted as saying by state-owned Anadolu news agency that most people were obeying the lockdown rules.

Turkey’s COVID-19 death toll hits new records Turkey’s COVID-19 death toll hits new records

Turkey now ranks fourth globally for the number of daily new cases, behind only the United States, India, and Brazil – all countries with far larger populations than Turkey.

Turkey last imposed full weekend lockdowns in large cities in May. It announced nationwide weekend curfews last month, but the measures failed to halt the rise in new cases and deaths.

President Tayyip Erdogan announced the full weekend lockdown on Monday, as well as a curfew on weekdays. He said measures against the coronavirus were being taken to minimize the impact on the economy.

The lockdown and curfews exclude some sectors, including supply chains and production.

Turkey’s economy contracted 9.9% year-on-year in the second quarter due to the coronavirus restrictions. It rebounded in the third quarter, growing 6.7% after the restrictions were lifted.

Economists expect the new measures to have a lesser impact on growth in the final quarter than they did in the second.

Turkey has signed a contract to buy 50 million doses of COVID-19 vaccine from China’s Sinovac Biotech Ltd. It is expected to begin vaccinations this month, prioritizing health workers.

Reuters

Turkey records 32,736 daily coronavirus cases – ministry

The post Turkey in weekend lockdown with coronavirus cases at record highs appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/12/06/turkey-in-weekend-lockdown-with-coronavirus-cases-at-record-highs/
Devamını Oku »

Egyptian rights group head hopes release will help other prisoners

The head of a leading Egyptian human rights group who was held for two weeks on terrorism charges said on Saturday he hoped that the campaign to secure his release would help others still jailed on similar allegations.

Activists saw the detention last month of Gasser Abdel Razek, executive director of the Egyptian Initiative for Personal Rights (EIPR), and two of the group’s other staff, as the latest escalation of a broad crackdown on political dissent under President Abdel Fattah al-Sisi.

Egypt’s foreign ministry had said EIPR was operating illegally, an accusation the group denies. There has been no official statement from public prosecutors since Abdel Razek’s release, and officials could not be reached for comment.

The arrests, which came after EIPR hosted a briefing on human rights for 13 senior diplomats in Cairo on Nov. 3, sparked rare public criticism from Western states and an international campaign on social media.

Abdel Razek said he was unclear why he had been held beyond the officially stated charges of belonging to a terrorist group, spreading false news, and misusing social media – accusations made in the past against figures from across the political spectrum.

Abdel Razek said it would be “business as usual” for EIPR.

“We’re hitting the third decade of the 21st Century, human rights work will continue in Egypt and elsewhere,” he said in an interview at his home in Cairo.

“I’m hoping that our speedy release would have some sort of effect on the hundreds of people that are going through the same situation.”

While the total is unclear, rights groups say tens of thousands have been detained in a clampdown on political opposition since Sisi ousted the Muslim Brotherhood from power in 2013.

Sisi has said Egypt holds no political prisoners, that security is paramount and that the government is promoting human rights by working to provide basic needs such as jobs and housing. The president and his backers say the detentions over recent years are necessary to stabilize Egypt.

The three EIPR staff were freed on Thursday. Patrick Zaki, an EIPR researcher who was a graduate student in Italy before his arrest in February, remains in jail.

Abdel Razek said he had been very cold for the first few nights in solitary confinement in Cairo’s Tora prison but had not suffered any physical mistreatment.

“It’s a great feeling to be around my kids, my wife, and friends, but it’s very painful to leave the people behind, so let’s hope we can pressure to get them all out.”

Reuters

Acting leader of Egypt’s Muslim Brotherhood arrested in Cairo

The post Egyptian rights group head hopes release will help other prisoners appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/12/06/egyptian-rights-group-head-hopes-release-will-help-other-prisoners/
Devamını Oku »

Endonezya’yı sarsan skandal: Bakan rüşvet dolu bavullarla teslim oldu

Endonezya, Sosyal İşler Bakanı Juliari Peter Batubara’nın karıştığı rüşvet skandalıyla sarsıldı. Pandemi sebebiyle halka dağıtılan paraları zimmetine geçirdiği ortaya çıkan Endonezyalı bakan, yaklaşık 9 milyon liralık rüşvet paralarıyla teslim oldu.

BOLD – Endonezya Sosyal İşler Bakanı Juliari Peter Batubara’nın Koronavirüs salgını sebebiyle halka dağıtılan yardımları zimmetine geçirdiği ortaya çıktı. Yolsuzluğu ortaya çıkaran Endonezya Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, Batubara’nın Kovid-19 yardım paketlerini hazırlayan şirketlerle gizlice anlaştığını tespit etti.

BAVULLAR İÇİNDE 17 MİLYAR RUPİAH

Skandalın ortaya çıkmasının ardından Endonezyalı bakan bavullar dolusu parayla teslim oldu. Bavulların içindeki 17 milyar rupiah yaklaşık yaklaşık 9 milyon lira para görevlilerce teslim alındı.

YARDIM PAKETİ BAŞINA PARA

İddiaya göre dağıtılan her yiyecek paketi için Endonezyalı bakanın hesabına para yatırıldı. Soruşturma kapsamında bavullar dolusu paranın yanı sıra bakanın lüks otomobillerine de el konuldu. Endonezyalı bakanın müebbet hapisle yargılanacağı belirtiliyor.

medyabold
Devamını Oku »

Fahrettin Altun’dan ‘kötü insanlara’ mesaj

Dünya Kadın Hakları Gününde CHP’ye yüklenen Saray’ın İletişim Daire Başkanı Fahrettin Altun, “Cesur insanları susturarak, gündem değiştirmeye çalışarak suç ortaklığınızı gizleyemezsiniz” dedi.

BOLD – Saray’ın İletişim Daire Başkanı Fahrettin Altun sosyal medya hesabından 5 Aralık Dünya Kadın Hakları günü dolayısıyla bir mesaj paylaştı.

İletişim Başkanlığının, 25 Kasımda başlattığı kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturma amaçlı kampanyaya ilişkin, ‘Saklama Görmezden Gelme’ paylaşımını da alıntılayan Altun, şiddeti meşrulaştırmaya çalışanlara seslendi.

CHP’ye göndermede bulunan Altun paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Kadına karşı şiddet, taciz ve istismarı suçun failine bakarak meşrulaştırmaya çalışan kötü insanlar. Cesur insanları susturarak, gündem değiştirmeye çalışarak suç ortaklığınızı gizleyemezsiniz. Zira güneş balçıkla sıvanmaz!”

Erzurum’da suç makinesi baba eski eşi ve iki kızını öldürdü

medyabold
Devamını Oku »

Erzurum’da suç makinesi baba eski eşi ve iki kızını öldürdü

Erzurum’da ayrıldığı eşi ve birlikte yaşadığı iki kızını vuran Raci Arslan, kaçarken köşeye sıkışınca başına silah dayadı. İkna edilemeyen Arslan vurularak durduruldu.

BOLD – Erzurum’un Yakutiye ilçesi Kurtuluş Mahallesinde Raci Arslan’ın eski eşi Gülçin Karabıyık (50) ile birlikte yaşayan 2 oğlu, öğlen saatleri ekmek almak için sokağa çıktı. Eve döndüklerinde babaları Raci Arslan’ı elinde silahla evden çıkarken gören çocuklar, eve girdiklerinde anne ve kız kardeşlerinin kanlar içinde yer yattıklarını gördü.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, anne Gülçin Karabıyık (50) ile kızı Cansu Arslan’nın (17) öldüğünü, Burçin Arslan’ın ise (24) yaralandığını tespit etti. Burçin Arslan da kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

BAŞINA SİLAH DAYADI

Kaçmaya çalışan Raci Arslan’ın ise, Gölbaşı semtinde olduğu tespit edildi. Polisleri karşısında görünce aracından inen Arslan, cinayette kullandığı silahını başına dayayarak yolda yürümeye başladı. Zanlının peşinden giden çok sayıda polis, çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Polisin tüm çabasına rağmen teslim olmayan Raci Arslan, özel harekat polisleri tarafından sağ el ve karın boşluğundan vuralarak etkisiz hale getirildi. Raci Arslan, olay yerine gelen ambulansla Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Eski eşi ve 2 kızını öldüren zanlının sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

Olay ile ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

medyabold
Devamını Oku »

Babacan ve Akşener’den KHK tepkisi: İnsanlar açlığa mahkum edildi

Deva Partisi lideri Ali Babacan ve İyi Parti lideri Meral Akşener’den KHK’lara bir tepki daha geldi. Babacan KHK’lar için “Hem hukuki değil, hem vicdani değil” ifadesini kullanırken Akşener, KHK mağdurlarının adım adım işe iadelerin yapılması gerektiğini söyledi.

BOLD – Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ruşen Çakır’ın Medyascope TV’de sorularına cevap verdiği söyleşide KHK’ları eleştirdi. KHK uygulamasının, evrensel hukuk çerçevesinden gayet sıkıntılı bir uygulama olduğuna işaret ederek Babacan “Bağımsız ve tarafsız bir yargı kararı olmadan sadece idari bir kararla insanların işten atılması, toplumdaki itibarlarının sıfırlanması hem vicdani değil, hem hukuki değil.” ifadelerini kullandı.

BABACAN: KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİL

Yargı sürecinde beraat ya da takipsizlik almış kişiler hakkında bile hukuksuzluğun devam ettiğine vurgu yapan Babacan “Hele hele mahkemeye gitmiş mahkeme tarafından beraat etmiş ya da savcılıklar tarafından takipsizlik kararı verilmiş kişilerin hâlâ itibarlarının, özlük haklarının iade edilmemesi kabul edilemez. Burada hukuk ve adalet çizgisi içinde; bağımsız, tarafsız yargı kararlarına göre hareket etmek lazım. İnsanların bir yargı süreci olmadan, bağımsız ve tarafsız bir çalışma olmadan tamamen yoksulluğa ve açlığa mahkûm edilmesi, mahkemede haklı çıktıkları hâlde bu uygulamanın devam etmesi kuşkusuz kabul edilebilir bir durum değil.” dedi.

AKŞENER: HEMEN PARMAKLAR SALLANIYOR

Meral Akşener ise Karar TV’de gazeteciler Taha Akyol ve Elif Çakır’a konuk olduğu programda KHK’la tepki gösterdi. Beraat kararı ve takipsizlik alanlar başta olmak üzere KHK mağdurlarının adım adım işe iade edilmesi gerektiğini belirten Akşener “Birçok insan açlığa mahkum şu anda… Bu acı tabloların ortadan kaldırılması lazım. Bunu söylediğiniz zaman hemen parmaklar sallanıyor. Ama sallanırsa da sallansın. Hukuk eşit olarak uygulanmak durumunda, adalet herkese lazım ve eşit olması gereken bir kavram.” ifadelerini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

Adem Yavuz Arslan: Türkiye çöküyor, Erdoğan reform söylemleriyle çıkış arıyor

Youtube kanalında gündemi yorumlayan gazeteci Adem Yavuz Arslan, Türkiye’nin tüm alanlarda büyük bir çöküş yaşadığını ileri sürdü. Arslan’a göre Erdoğan, reform söylemleri ile bir çıkış yolu arıyor.

Adem Yavuz Arslan, Youtebe kanalındaki yorumunda kritik sorulara cevap aradı. Erdoğan’ın çıkış stratejisini mercek altına alan Arslan, “Erdoğan yeni döneme dair kimlerle neyin pazarlığı içinde? Ak Parti siyasi ömrünü nasıl tamamladı? Ergenekon-Perinçek-MHP ittifakıyla nereye kadar yürüyecek? ve CHP lideri Kılıçdaroğlu’na tehditlerin amacı ne?” sorularını sordu.

medyabold
Devamını Oku »

TSK’dan 15 Temmuz 2016’dan bu yana 20 bin 612 personel ihraç edildi

Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde yaşanan kıyımı açıkladı. Resmi rakamlara göre 15 Temmuz 2016’nın ardından 20 bin 612 personel ordudan ihraç edildi. Ayrıca 3 bin 560 personel hakkındaki adli ve idari süreç de devam ediyor.

BOLD – Milli Savunma Bakanlığı (MSB) yaptığı yazılı açıklama ile neredeyse her gün yeni bir operasyon yapılan Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) kıyımı gözler önüne serdi.

Resmi rakamlara göre sözde terör örgütü gerekçesi ile 15 Temmuz 2016’dan bu yana TSK’dan 20 bin 612 personel ihraç edildi. İhraçların yanı sıra 3 bin 560 personel hakkında başlatılan adli ve idari süreç de devam ediyor.

Diğer yandan açıklamada Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulunda Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma (SUTASAK) eğitimlerini tamamlayarak 04 Aralık’ta mezun olan, 1723 teğmenin Kara Kuvvetleri saflarına katıldığı bilgisi de paylaşıldı.

medyabold
Devamını Oku »

Milli helikopter motoru çalışmayınca törende “sabote” polemiği yaşandı

İlk milli helikopter motoru TEİ-TS1400’ün teslimi ve tasarım merkezinin açılış töreninde kriz yaşandı. Motorun çalışması geç gerçekleşti. Bunun üzerine şirket yetkilisi “Töreni sabote etmek isteyenlere hakkımızı helal etmiyoruz” dedi.

BOLD – İlk milli helikopter motoru, teslim töreninde geç çalışınca ortaya ilginç görüntüler çıktı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da canlı bağlantı ile katıldığı törende kısa süreli bir panik yaşanırken şirket yetkilisinin “Töreni sabote etmek isteyenlere hakkımızı helal etmiyoruz” sesi canlı yayında duyuldu.

Törende motor iddiaya göre ilk önce çalışmadı. Bu sırada yaşanan panikte şirket yetkililerinden birisinin, “Töreni sabote etmek isteyenlere hakkımızı helal etmiyoruz” sözleri paniğe damga vurdu.

Törende bir süre sonra motor sesi duyuldu. Bu esnada TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit ise “Sayın Cumhurbaşkanım motor test ekibini tekrar canlı yayında görmek istiyoruz. Bu şirketi bize cumhurbaşkanımız önerdi. Ben uzun yıllar boyunca, gece gündüz demeden bu motorun çalışmasında defalarca engelleme girişimlerini geçerek başaran bu ekibimizin alın terini şu anda burada TEI’ye teslim etmekten büyük onur duyuyorum” dedi.

Akşit’in konuşması sırasında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “Tamam geç oraları” dediği duyuldu. Gerginliğin, motorun çalışma anının ve sesinin ekrana verilememesi nedeniyle yaşandığı iddia edildi.

Diğer yandan canlı yayın anında yaşanan kriz sosyal medyada da en çok paylaşılan görüntüler arasında yer aldı.

 

medyabold
Devamını Oku »

Anketten değişim talebi çıktı: Yüzde 84 hukuk, ekonomi ve demokraside reform istiyor

Metropoll’ün araştırmasına göre halkın yüzde 84’ü hukuk, ekonomi ve demokrasinin durumundan rahatsız ve köklü değişim gerektiğini düşünüyor. Ankete göre, vatandaşın yüzde 64’ü ekonomideki kötü gidişattan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ve hükumeti sorumlu tutuyor.

BOLD – Kamuoyu araştırma şirketi Metropoll, ‘ekonomi, hukuk ve demokraside köklü dönüşümler gerekli midir?’ sorusuna yüzde 84 ‘evet’ cevabı verdi. ‘Değişim gerekli’ diyenlerin oranı yüzde 68,9, kısmi iyileşme gerekli diyenler yüzde 15,4 oldu. Değişime gerek yok diyenlerin oranı ise yüzde 9’da kaldı.

AKP VE MHP SEÇMENİ DE DEĞİŞİM İSTİYOR

Araştırmaya göre iktidar ortakları da değişimin gerekli olduğuna inanıyor. AKP’li seçmenin yüzde 49,2’si köklü değişim, yüzde 26,7’si ise kısmi iyileşme isterken yüzde 14,7’si değişime ihtiyaç olmadığı cevabını verdi. MHP’lilerin yüzde 79,5’i değişim gerekli diye cevap verirken CHP’li seçmenin yüzde 84,7’si, İYİ Partili seçmenin yüzde 85,8’i, HDP seçmeninin de yüzde 89,6’sı köklü değişim istedi.

EKONOMİDE FATURA ERDOĞAN VE HÜKUMETE KESİLDİ

Metropoll Araştırma Şirketi, Türkiye’nin Nabzı Kasım ayı anket sonuçlarını açıkladı. Araştırmada ‘ekonomideki kötü gidişten kimin sorumlu olduğu’ sorusu da yönetildi. Halkın yüzde 30’u ekonomideki kötü gidişten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, yüzde 23,6’si hükümeti, yüzde 10,8’i Berat Albayarak’ı, yüzde 4,7’si dış güçleri, yüzde 3,6’sı pandemiyi, yüzde 2,5’i ise muhalefet partilerinin sorumlu gördüğü cevabını verdi.

AKP’LİLER DE EKONOMİNİN DURUMUNDAN ERDOĞAN’I SUÇLUYOR

‘Ekonomideki kötü gidişten kimi sorumlu tutuyorsunuz?’ sorusuna AKP’li seçmenlerin yüzde 15,2’si Erdoğan’ı, yüzde 14,3’ü hükumeti, yüzde 10,7’si Berat Albayrak’ı, yüzde 10,2’si dış güçleri, yüzde 8’i pandemiyi sorumlu tuttu.

MHP’li seçmenin yüzde 28’i Erdoğan, 22,9’u hükumeti, 19,1 Berat Albayrak’ı sorumlu tuttu. Erdoğan’ı sorumlu tutanlarda en yüksek oran yüzde 54,1 ile CHP seçmeni oldu. HDP seçmeninin yüzde 47,9’u Erdoğan’ı, yüzde 30,1’de hükumeti sorumlu tuttu.

medyabold
Devamını Oku »

Volkswagen Ceo’su Diess: Türkiye’de yatırımdan vazgeçme sebebi siyasi

Alman otomotiv devi Volkwagen’in Türkiye’de 1 milyar euroluk yatırımdan vazgeçme sebebinin ekonomik değil siyasi sebepler olduğu ortaya çıktı. Volkswagen Ceo’su Herbest Diess şirket hissedarlarının ve iş konseyinin siyasi sebeplerle Türkiye’de fabrika kurulmasına karşı olduklarını açıkladı.

BOLD – Türkiye’nin 1 milyar euro yatırım ile kurulacak otomobil fabrikasını siyasi sebeplerle kaybettiği anlaşıldı. Volkswagen Manisa’da kurulması planlanan fabrikadan Temmuz ayında vazgeçtiğini açıklamış, gerekçe olarak da koronavirüs salgını sebebiyle yaşanan talep düşüklüğü göstermişti.

DİESS: HİSSEDARLAR TÜRKİYE’DE SİYASİ DURUMDAN ENDİŞELİ

Alman ekonomi dergisi WirtschaftsWoche’e konuşan Volkswagen CEO’su Herbert Diess, Türkiye’de kurulması planlanan fabrika projesinden vazgeçme nedenlerinden birisinin ülkedeki siyasi durum olduğunu söyledi. Diess, şirketin iş konseyinin siyasi nedenlerden dolayı Türkiye’de fabrika kurulmasına karşı olduğunu, ayrıca şirket hissedarlarının da Türkiye’deki siyasi durumdan endişe duyduğunu aktardı.

Alınan karara üzüldüğünü belirten Diess, iş konseyinin desteği olmadan fabrika kurma projesini, yönetim kurulunda kabul ettiremeyeceklerini ifade etti. Diess, “Ben orada fabrika açılması taraftarıydım ve hâlâ da öyleyim, Türkiye’de yeni fabrikayı açabilirdik ve orada koşulların düzelmesine katkımız olabilirdi. Türkiye jeo-stratejik açıdan Avrupa’nın vazgeçebileceği bir ülke değil.” ifadesini kullandı.

”DAHA İYİSİNİ YAPABİLİRDİK”

Alman yönetici, “Ben AB ve Alman hükümeti ile Türkiye konusunda farklı düşünüyorum. Biz Türkiye’yi AB’ye entegre edip, bu ülkedeki gücümüzü artırma konusunda daha iyisini yapabilirdik.” ifadesini kullandı.

İPTALİN GERÇEK GEREKÇESİ PANDEMİ DEĞİL

Volkswagen, Temmuz ayında Manisa’ya kurulması planlanan fabrika projesinden vazgeçtiğini açıklamıştı. Şirket açıklamasında 1 milyar euro yatırım ile kurulması planlanan projenin iptal edilmesine “koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan talep düşüklüğünü” gerekçe göstermişti.

Markanın Passat ve platform kardeşi Skoda Superb modellerinin üretilmesini de planladığı Manisa fabrikası, daha çok lojistik ve ucuz işgücü nedenleri ile ön plana çıkmıştı. Manisa’da kurulması planlanan fabrikanın yıllık 300 bin araç üretim kapasitesine sahip olması ve yaklaşık 4 bin kişilik istihdam yaratması öngörülüyordu. 2020 yılı sonunda yapımına başlanması planlanan fabrikanın 2022’de üretime geçmesi bekleniyordu.

medyabold
Devamını Oku »

50 milyon dozluk Çin aşısının ilk partisi Türkiye’ye geldi

Çin aşısının güvenliği konusundaki tartışmalar devam ederken, 50 milyon dozluk anlaşmanın ilk partisi İstanbul’a geldi. Aşıların soğutucu konteynerlar ile dağıtıma başlandı.

BOLD – Türkiye’nin 50 milyon doz alımı için imza attığı Çin aşısı Sinovac’ın ilk partisi, Çin’e ait bir kargo uçağı ile İstanbul’a indi.

Sinovac, testlerinin tam olarak yapılmadığı ve uluslararası geçerli bir sertifikaya sahip olmadığı için eleştiriliyor. Eleştiriler devam ederken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Çin ile aşı anlaşmasına imzaların atıldığını açıklamıştı.

Sağlık Bakanı Koca yaptığı açıklamada Çin’den 50 milyon doz aşı alınacağını belirtirken aralık ayında asgari 10 milyon doz aşının alınacağını açıklamıştı.

Patronlardunyası’nın haberine göre Çin’den sipariş edilen 50 milyon doz aşının vurulmasına 11 Aralık 2020 günü başlanacak. İstanbul’a getirilen ilk parti aşının soğutucu konteynerlar ile dağıtımına başlandı.

Diğer yandan Washington Post, Sinovac’ın kurucusu ve icra kurulu başkanı Yin Weidong, 2016 yılında çıkarıldığı bir mahkemede “2002 ile 2011 yılları arasında aşı incelemelerini denetleyen, düzenleyici bir yetkili olan Yin Hongzhang ve eşine 83 bin dolardan fazla rüşvet verdiğini buna karşılık Yin Hongzhang’un Sinovac’ın aşı sertifikalarının onaylanmasını hızlandırdığını itiraf ettiğini yazdı.

medyabold
Devamını Oku »

5 Aralık 2020 Cumartesi

Sağlık sendikaları: Kovid-19 servisleri dolu, yataklar VIP hastalara veriliyor

Sağlık sendikaları, Kovid-19 vakaları sebebiyle yer kalmayan yoğun bakım servislerinde yatakların VIP ve özel hastalara ayrıldığını açıkladı. İddiaya göre yatak arayan hastalar, diğer hastaların ölmesini ya da taburcu edilmesini bekliyor.

BOLD – Kovid-19 tablosu gerçek vakaların açıklanmasıyla biraz daha netleşti. Türkiye vaka sayısında dünyanın en önde gelen ülkeleri arasına girerken sağlık sendikalarından çarpıcı bir iddia geldi. Vaka sayıları sebebiyle artık yoğun bakım ünitelerinde yer bulunamadığı belirten sendikalar, yatakların başhekimliklerin talimatıyla VIP ve özel hastalar için ayrıldığını ileri sürdü.

İddiayı dile getiren Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Zekiye Bacaksız “Siyasi iktidarın atadığı liyakatsiz bazı yöneticilerinin, yoğun bakımda boşalan yoğun bakım yatağına öncelikle ‘torpilli’ hastanın yatırılması talimatı verdiği bilgisi tarafımıza ulaşmıştır” ifadelerini kullandığı. Sağlık bakanlığı ise iddiaların doğru olmadığını ileri sürdü.

BACAKSIZ: TORPİL İDDİALARI SON ZAMANLARDA ARTTI

“Ulaştığımız bilgileri kamuoyuyla paylaşalım ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da bunları soruştursun istedik ama Bakan Koca bunu yapmadı” diyen Bacaksız, BirGün’e yaptığı açıklamada, “Yoğun bakım servislerinin dolmasıyla beraber yoğun bakım yataklarında torpil yapıldığı duyumları son zamanlarda arttı ve bu çok tehlikeli bir şey. Bize bu tür ‘torpil’ bilgileri çoğunlukla İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerden geliyor” dedi.

“BU İNSANLIK SUÇUDUR”

İddialar konusunda bakan Koca’nın gerekli hassasiyeti göstermediğini belirten sendika başkanı Bacaksız, “Hastanelerin başhekimliklerini İl Sağlık Müdürlükleri veya siyasetçiler arıyor. Başhekimlikler ise ‘VIP hasta var, özel hasta var ve yatak ayıracağız’ diyor. Hatta başhekimliklere, ‘Şu kişi aradı, şu siyasetçinin yakını, bu kişinin hastası ve yatak ayırın’ diye talimatlar geliyor ve bu şekilde yoğun bakım yatakları ‘torpilli hastalar’ için ayrılıyor. Bu hekimlik mesleğine müdahale etmektir bu ve insanlık suçudur. Yeri geliyor günde 15 – 20 yurttaş sendikamızı arıyor. Bize, ‘Sağlık Bakanlığı’na ulaşamıyoruz, hastamız yatması gerekiyor ve bize yardımcı olur musunuz?’ diye soruyorlar. Yurttaşlar hastanelerde yatak bulamıyor.” ifadelerini kullandı.

VAHİM ÖRNEKLER

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi Eşbaşkanı Kubilay Yalçınkaya ise pandemi sürecinde yapılan uygulamalardan çarpıcı örnekler verdi. Yalçınkaya “Bürokrasiden bir kişinin hastanelerde boş yatak bulamadığını ve hasta eşine kendi ilişkileriyle bir hastanede yatak bulduğunu biliyorum. Yurttaşların, hastaların boş yatak bulamadığı bir dönemde filyasyon ekiplerinin VIP hastalar için, ayrıcalıklı kişiler için seferber edildiğini ve bu kişilere düzenli test yapıldığını biliyoruz. Geçen günlerde Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir yurttaşa, ‘Birkaç saat bekleyin. Vefat edecek bir hastamız var ve boşalan yatağa sizi alalım’ dendiğini duyduk. Ankara’da bir saha araştırma yaptık ve Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi’nde, Dışkapı Hastanesi’nde, Yenimahalle Devlet Hastanesi’nde, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Ankara Şehir Hastanesi’nde hiç boş yatak olmadığını gördük. Ankara’da durum bu kadar vahim.” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Ulaştırma Bakanlığının 2,8 milyar lirası bulunamıyor

CHP Milletvekili Murat Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Ar-Ge fonunda biriken 3,1 milyar liranın 2,8 milyar lirasının kayıp olduğunu iddia etti. Emir ayrıca BTK’nın fona aktardığı 547 milyon liranın bakanlığın kayıtlarına 48 milyon lira eksikle 499 milyon TL olarak geçirildiğini de ileri sürdü.

BOLD – CHP Milletvekili Murat Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Ar-Ge fonundaki paraların buhar olduğunu açıkladı. Emir’in iddiasına göre fonda biriken 3,1 milyar liranın 2,8 milyar lirası kayıp. Emir diğer yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na Ar-Ge fonu için aktarılan paranın eksik kaydedildiği de ileri sürdü.

AR-GE PARALARI BULUNAMIYOR

Birgün’de yere alana habere göre Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesindeki kayıp para iddiasını TBMM gündemine taşıdı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gelirlerinin her yıl yüzde 20’sinin ulaştırma ve bilişim teknolojilerindeki Ar-Ge projelerinde kullanılmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ar-Ge fonuna aktarıldığını belirten Emir, fonda biriken para ile ilgili TBMM’ye yazılı soru önergesi sundu.

‘PARAYA HAZİNE EL KOYDU’ İDDİASI

Ar-Ge fonu ile karayolu, demiryolu, elektronik haberleşme, bilişim, havacılık ve uzay teknolojileri ile ilgili araştırma ve geliştirme projelerinin desteklenmesinin amaçlandığını vurgulayan Emir, şunları söyledi:

“BTK gelirlerinden 2018 yılında 547 milyon TL, 2019 yılında da 877 milyon TL kaynak aktarıldı. Bu şekilde Ar-Ge fonunda biriken para 3 milyar TL’yi aştı. Bu para, ‘Çağrı usulüne göre destek başvurusu alınmadığından proje başvurusu alınmamıştır’ bahanesiyle her yıl bir sonraki senenin bütçesine aktarıldı. Ancak, biz bunun kağıt üzerinde yapıldığını biliyoruz. Bu yıl için söz konusu biriken paranın 153 milyon TL’si Türksat 6A uydusu için, 143 milyon TL’si de bir türlü faaliyete geçemeyen, daha internet sitesini bile kuramayan Uzay Ajansı için aktarıldı. Geriye kalan 2,8 milyar TL ise kağıt üzerinde bir sonraki senenin bütçesine aktarıldı. Fakat biz bu paranın da ortada olmadığını, Hazine’nin bütçe açıklarını kapatmak için bu paraya el koyduğunu biliyoruz.”

BAKAN DA SORUYA CEVAP VEREMEDİ

Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun, “Kayıp paraya” ilişkin soruya kanun numarasını göndererek yanıt verdiğini hatırlatarak “Çünkü Bakan’ın da verecek cevabı yok. Çünkü bu tür fonlarda biriken paraların Hazine tarafından bir kara delik gibi gittikçe büyüyen bütçe açıklarının kapatılması için kullanıldığını Bakan da biliyor, biz de çok iyi biliyoruz. Bu kaynakların kullanımı ve bütçeye aktarılması sırasında bir usulsüzlük daha tespit ettik. BTK, faaliyet raporunda Ar-Ge fonu için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına 547 milyon TL aktarıldığı belirtiliyor ancak bakanlığın kayıtlarında söz konusu miktar 499 milyon TL olarak gözüküyor. Para aktarılırken 48 milyon TL de buhar olmuş. Aradaki 48 milyon TL’nin nereye gittiği, kimler tarafından nereye harcandığı da belli değil. Ortada bir usulsüzlük olduğu çok açık. Ulaştırma Bakanı’nın derhal bu usulsüzlüğün nereden kaynaklandığını kamuoyuna açıklamasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

Yargıdan iki basın kuruluşuna sansür geldi

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), sansür uygulanan basın kuruluşlarına yenilerini ekledi. Mahkeme kararlarının ardından Jin News ve Gazete Yolculuk’un internet sitelerine erişim engeli getirildi.

BOLD – Jin News haber ajansının yayın yaptığı “jinnews12.xyz” internet adresi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından bir kez daha erişime engellendi. BTK mahkeme kararının ardından erişimini engellediği diğer basın kuruluşu ise ‘gazeteyolculuk.net’ sitesinden hizmet veren Gazete Yolculuk oldu.

Evrensel’de yer alan habere göre Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı ile siteye getirilen erişim engeline dair BTK’den şu açıklama yapıldı:

“Bu internet sitesi (jinnews12.xyz) hakkında; Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 04/12/2020 tarih ve 2020/4213 D.İş sayılı karara istinaden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından koruma tedbiri uygulanmaktadır.” Bununla birlikte ajansa yeni adresi olan jinnews15.xyz bağlantısından erişilebiliyor.

Gazete Yolculuk da Twitter hesabından “İnternet sitemiz gazeteyolculuk.net adresi Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karara istinaden BTK tarafından erişime engellendi. Sansüre karşı gerçeğin devrimci sesi susmayacak: En yakın zamanda yeni adresimiz ile yeniden yayında olacağız! #SansüreSon” mesajını paylaştı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li başkan, aç vatandaşın evine gıda yerine TV gönderdi

Gaziantep’te ekonomik sorunlarla boğuşan ve evinde televizyon olmaması nedeniyle yasaktan habersiz ayakkabı boyamak için sokağa çıkan vatandaş sosyal medyanın gündemi oldu. AKP’li başkan, aç vatandaşın evine gıda yerine televizyon gönderdi. 

BOLD – Gaziantep’te evinde televizyon olmadığı için sokağa çıkma yasağından haberi olmayan ve ayakkabı boyamak için sokağa çıkan bir vatandaş gündeme oturdu. Vatandaş, evinde 4 çocuğu olduğunu, aç olduğunu ve ekmek parası için çalışmak zorunda olduğunu söyledi. AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ekonomik sorunları olan vatandaşa televizyon hediye edildiğini açıkladı.

TV HEDİYE EDİLDİĞİ AÇIKLAMASI TEPKİ ÇEKTİ

Fatma Şahin konuyla ilgili sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Arkadaşlarımızla konuştum. Konuyla ilgileniyorlar. Orhan Özcan kardeşimiz bundan böyle TV haberlerini izleyebilecek, pandemi kısıtlamalarından haberdar olacak kısmetse…” dedi. Şahin’in bu açıklamaları, sosyal medyada tepkiyle karşılandı.

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

 

medyabold
Devamını Oku »

Çin için yola çıkan ‘ilk ihracat treni’ Maltepe’den geri döndü

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından törenle Çin’e uğurlanan ilk ihracat treni Maltepe’den Halkalı Garı’na geri döndü. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Bakan Karaismailoğlu’nu şov yapmakla suçladı. 

BOLD – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katıldığı törenle İstanbul’dan Çin’e uğurlanan ilk ihracat treni, Maltepe istasyonundan Halkalı Garı’na geri çekildi. Bakanlığın gizlediği gelişmeyi kamuoyuna Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) duyurdu.

“ÇİN’E GÖNDERİYORUZ” DİYE TÖREN YAPTIRILDI

BTS’den yapılan açıklamada, Çerkezköy’deki BSH firmasından, vagonlara buzdolabı yüklü konteynerler yüklenerek oluşturulan trenin Kazlıçeşme istasyonuna getirildiği belirtilerek, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na, ‘Çin’e tren gönderiyoruz’ diye tören yaptırılmış, tren Marmaray’dan geçirilmiş, Maltepe istasyonunda tren üstüne asılı pankartlar sökülmüş ve tren, geri Halkalı Gar’a getirilmiştir” denildi.

İSTANBUL TRAFİĞİNİ AKSATTI

İnsanların bir an önce evlerine yetişme telaşını yaşadığı anlarda “şov” yapma uğruna trafiğin aksatıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Pandemi döneminde yolcu birikmesine, sosyal mesafenin ortadan kalmasına, hastalığın yayılma oranının artmasına ve yolcu memnuniyetsizliğine yol açmıştır” denildi.

BAKAN GÖREVE ÇAĞRILDI

Yapılanlarır Türkiye’yi uluslararası kamuoyu nezdinde zor durumda bıraktığı belirtilen açıklamada, “Ülkemizin itibarını sarsan, ‘yapılmayan bir taşıma’ nedeni ile kurumu zarara uğratan, yolcu taşımacılığında aksamaya neden olan, pandemi koşullarında halkın sağlığını tehlikeye atan TCDD ve TCDD Taşımacılık Aş Yöneticileri hakkında gerekli değerlendirme yapılması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz” denildi.

 

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

medyabold
Devamını Oku »