14 Aralık 2020 Pazartesi

Her şeye karar veren Saray memurun izinleri konusunda topu bakanlığa attı

Pandemi ile mücadelede görev alan birçok kamu çalışanı yıllık izinlerini kullanamadı. Bununla ilgili karar çıkmazsa kalan izinler yeni yılla birlikte iptal olacak. Her konuda kararname yayımlayan Saray, izinlerin devredilmesi kararını bakanlığa bıraktı.

BOLD – Salgın nedeniyle birçok memur yıllık izin kullanamadı. Düzenleme yapılmaması halinde geçen yıldan kalan izinler 1 Ocak’ta iptal olacak. Cumhurbaşkanlığı, salgın nedeniyle kamu çalışanlarının kullanamadıkları izinlerin gelecek yıla devredilmesinde topu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına attı.

İZİN HAKLARI 1 OCAK’TA DÜŞECEK

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre Devlet Memurları Yasası’nın “yıllık izinlerin kullanılışı” başlıklı maddesi şöyle: “Madde 103: Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer.” Bu düzenlemeye göre memurların 2019’da hak ettikleri ancak kullanamadıkları izinleri 1 Ocak’ta yanacak. Memur-Sen’e bağlı Büro Memur Sen, Cumhurbaşkanlığı’na başvurarak, kamu görevlilerinin geçen yıldan hak ettikleri ancak kullanamadıkları yıllık izinlerinin 1 Ocak’ta iptal olacağına dikkat çekti.

SARAY TOPU BAKANLIĞA ATTI

Pandemiyle mücadelenin asli unsuru olan kamu görevlilerine dinlenme haklarının sağlanamamasının hak mağduriyetlerine neden olacağını belirten sendika, salgın nedeniyle kullandırılmayan yıllık izinlerinin, 2021 yılına devredilmesini istedi. Cumhurbaşkanlığı ise kararı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bıraktı. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünün, Büro Memur-Sen’e gönderdiği yazıya göre, konu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na iletildi. Cumhurbaşkanlığı bakanlıktan “konunun değerlendirilerek uygun görülmesi halinde gerekli mevzuat çalışmalarının yürütülmesi ve/veya teklifte bulunulmasını” istedi.

Kanser hastası iş adamı Ali Kara’yı cezaevine attılar

medyabold
Devamını Oku »

Trump Türkiye’ye yaptırımları da içeren tasarıyı Çin’e yarayacağı gerekçesiyle veto edecek

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’nin geçen yıl Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle ABD’nin uygulamayı planladığı yaptırımları da içeren tasarıyı veto edeceğini açıkladı.

BOLD – ABD Başkanı Trump, Türkiye’ye S-400 yaptırımlarını da içeren savunma bütçesini veto edeceğini açıkladı. Yasa, Kongre’nin her iki kanadında üçte ikinin üzerinde çoğunlukla kabul edilmişti.

Kararını Twitter üzerinden duyuran Trump’ın gerekçesi Türkiye’yle ilgili değil. Trump, “Yeni savunma tasarısının en büyük kazananı Çin olacak. Veto edeceğim” diyerek tasarının Çin’e yarayacağını ileri sürdü.

Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa Tasarısı (NDAA) adıyla oylanan tasarı, Temsilciler Meclisi’nde ve Senato’da ezici bir çoğunluğun desteğiyle kabul edilmişti.

Türkiye’ye CATSAA yaptırımlarını içeren tasarı, Senato’dan 3’te 2 çoğunlukla geçmişti. Eğer Senato tekrar aynı oranla tasarıyı geçirirse Trump’ın ikinci bir veto hakkı bulunmuyor ve yaptırımlar devreye giriyor.

NDAA çerçevesinde, Trump’tan yaptırımları 30 gün içerisinde yürürlüğe sokması talep ediliyor. Trump şimdiye kadar CAATSA yaptırımlarını devreye sokmaya yanaşmamıştı.

Savunma bütçesi ve dış politikada izlenecek rotayla ilgili önemli maddeler içeren yasa ayrıca Rus doğal gazını Avrupa’ya taşıyan TürkAkım ve Mavi Akım 2 boru hattı projelerinin de yaptırımlar kapsamına alınmasını öngörüyor.

TRUMP’IN YASAYA İTİRAZLARI

Trump daha önceki açıklamalarında yasayı, Afganistan ve Almanya’dan asker çekme planlarını bloke ettiği ve sosyal medya platformlarına kullanıcılarının içeriklerinden sorumlu tutulmama güvencesi tanıdığı gerekçeleriyle veto edeceğini açıklamıştı.

Amerikan iç savaşında köleliğin kaldırılmasına karşı çıkan Konfederasyon güçlerine bağlı generallerin adını taşıyan askeri üslerin isminin değiştirilmesi de Trump’ın karşı çıktığı maddeler arasında.

740,5 milyar dolarlık savunma yasası Demokratlar’ın çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi’nden 78’e karşı 335 ve Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato’dan 13’e karşı 84 oyla geçmişti.

Kongre’nin her iki kanadında üçte ikilik çoğunluğun üstüne çıkılması, Trump’ın veto imkanını pratikte ortadan kaldırıyor. Trump’ın yine de veto yetkisini kullanacağını açıklamasının ardından yasa yeniden Kongre‘ye gidecek. Eğer Senato tekrar aynı oranla tasarıyı geçirirse Trump’ın ikinci bir veto hakkı bulunmuyor ve yaptırımlar devreye giriyor.

Türkiye’ye yaptırım öngören tasarı ABD Senatosu’nda kabul edildi

medyabold
Devamını Oku »

13 Aralık 2020 Pazar

Yapılandırmalar da işe yaramadı: Halk borcunu ödeyemiyor

Hükumet, halkın kamuya biriken borçlarını tahsil edip yeni kaynak oluşturmak için sık sık vergi ve sigorta prim borçlarına ilişkin yapılandırmalar çıkarırken, bunun pek işe yaramadığı ortaya çıktı. Yapılandırılan kamu borçlarının yalnızca yüzde 32,9’u tahsil edilebildiği belirlendi.

BOLD – Salgın nedeniyle çıkarılan torba yasa ile bazı alacakların yapılandırılması devam ediyor. Bu bağlamda SGK, BAĞ-KUR, vergi idarelerinin alacağı olan tüm vergi ödemeleri ve KYK borçları yapılandırma kapsamına giriyor. Kanun kapsamında bugüne kadar 2,7 milyon kişi yapılandırma başvurusunda bulundu.

YAPILANDIRILAN BORÇLARIN 3’TE BİRİ ÖDENDİ

Meclis Plan Bütçe Komisyonu’nda konuşan Gelir İdaresi Başkan Yardımcı Ayşe Dilbay, 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun ile kesinleşen alacakların 13,8 milyar lirasının yapılandırıldığını belirtti. Yapılandırılan bu miktarın 5,6 milyar lirası ise tahsil edildi. 2018 yılında çıkarılan 7143 sayılı yeniden yapılandırma kanunu ile 49,6 milyar lira tutarındaki vergi yapılandırmasında 25,8 milyar lira, 48,6 milyar lira prim alacağında ise 6,6 milyar lira tahsilat yapıldı. Bu düzenlemede 98,2 milyar liralık vergi ve prim borcu yapılandırılırken, ödeme oranı yüzde 32,9’da kaldı.

PRİM BORÇLARINDA ÖDEME YÜZDE 16’DA KALDI

165 milyar lira prim yapılandırılması yapılacak SGK Başkan Vekili İsmail Yılmaz da 165 milyar lira tutarındaki SGK alacağının yapılandırılacağı bilgisini verdiği komisyonda, pandemi döneminde ödenmeyen, kapsama giren borçların yaklaşık 20 milyar lira olduğunu söyledi. Yılmaz, “6736 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma 43,7 milyar lira, 10 milyar 137 milyon lira tahsilat, tahsilat oranımız yaklaşık yüzde 24. 7020 sayılı Kanun kapsamında 7 milyar 649 milyon liralık bir yapılandırma, burada da 1 milyar 747 milyon liralık bir tahsilat, tahsilat oranımız yüzde 22,45. 7143 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma tutarımız 48,6 milyar lira, şu ana kadar tahsil edilen tutar 6,6 milyar lira, bu da yaklaşık yüzde 16 civarında” dedi.

Yuvarlamanın bedeli millete 16 milyar liraya mal oldu

medyabold
Devamını Oku »

Şiddet mağduru kadın, zanlının tahliyesine tepkili: Ölmek istemiyorum

İstanbul’da ayrılmak istediği erkek tarafından darp edilen Tuğba Erçakar, zanlının adli kontrolle serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Hayatından endişe ettiğini söyleyen Erçakar, “Ölebilirim, ölmek istemiyorum” dedi.

BOLD – İstanbul Şişli’de Tuğba Erçakar isimli kadını, kendinden ayrılmak istediği için darp eden zanlı M.H.B, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şiddet görüntülerini sosyal medya hesabından paylaşan Tuğba Erçakar ise “Serbest bırakılması üzücü. Ölebilirim, ölmek istemiyorum” diyerek tepki gösterdi.

ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİ SOSYAL MEDYADA

Evrensel’in haberine göre M.H.B. tarafından 9 Aralık’ta arkadaşı C.A’nın evinde darbedilen Erçakar, failin adli kontrol kararıyla serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Şiddet görüntülerini sosyal medya hesabından “Sesimi duyurmak istiyorum” diyerek paylaşan Erçakar, “Kız arkadaşımın evindeydim. Ayrılmak istediğim erkek arkadaşım zorla eve girerek beni ölüm tehditleriyle ‘Bu evden çıkamayacaksın’ diyerek darp etmeye başladı. Polisi aradık. Kameranın sesi kapalıydı ama bana ‘Seni burada öldüreceğim tamam mı’ diyor. Ölüm korkusuna soktu. Uyuyamıyorum. Çeneme vurdu, yemek yiyemiyorum. Ağzım açılmıyor. Kafamı yıkamıyorum” diye konuştu.

“YAŞAMAK İSTİYORUM”

Failin serbest bırakılmasına tepki gösteren Erçakar, “Serbest bırakılması üzücü. Tabii ki ben bırakılmasını istemem. İki gün sonra kafasına koyup, uzaklaştırma kararı da olsa bunu yapan onu da yapar. Ölebilirim yani, ölmek istemiyorum. Yaşamak istiyorum” dedi.

TAHLİYEDEN SONRA TEHDİTE DEVAM ETTİ

Diğer yandan çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan M.H.B., ise tehditlerine devam ettiği için 2’nci kez gözaltına alındı. M.H.B., Şişli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğindeki işlemlerinin ardından akşam saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Soruşturmayı yürüten savcılık tarafından 1 günlük ek gözaltı kararı verilmesi üzerine şüpheli emniyete tekrar götürüldü. M.H.B’nin adliyeye tekrar sevk edileceği öğrenildi.

medyabold
Devamını Oku »

Kanser hastası iş adamı Ali Kara’yı cezaevine attılar

Hem kanser hem de şeker hastası olan iş adamı Ali Kara, 34 gün önce cezaevine konuldu. Tutuklandığında boğazının sol yanındaki lenf bezleri şiş olan Kara, 45 ay bu halde hapiste yaşayacak.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Cezaevindeki kanser hastalarının sayısı artıyor. 15 yıldır lenfoma tedavisi gören Ali Kara (64), bir ay önce tutuklanıp Rize Kalkandere L Tipi Cezaevine gönderildi. Cemaat soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Kara’nın dosyası Yargıtay tarafından onaylandığı için hapse konuldu. Tutukluluğuna itiraz için Anayasa Mahkemesine 15 gün önce başvuru yapan Ali Kara, cezanın ertelemesi için tedbir kararı da istedi. Aynı zamanda şeker hastası olan ve insülin kullanan Ali Kara’nın taleplerine olumsuz cevap verilirse 45 ay hapiste yaşamak zorunda kalacak.

Kereste ticaretiyle uğraşan Ali Kara’ya Hizmet Hareketi’ne yakın olan şirketlere ortak olduğu gerekçesiyle Mart 2014’te soruşturma açıldı. 15 Temmuz’dan sonra ise anayasal düzeni bozmaktan yargılandı. Her iki davadan da beraat eden Kara, örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Kara’ya ifadesi alınırken ‘kurban aldın mı, verdin mi, kurban listesi yapmışsın, gazete abonesi yapmışsın’ diye soruldu.

“ŞİŞLİKLERİ İNMEDİ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ÇÖKMÜŞ DURUMDA”

Bold Medya’ya konuşan oğlu İzzet A. Kara, “Babamızı almaya geldiklerinde lenf bezleri şişti. Kemoterapi alınca o şişlikler iniyor ama bu kez inmedi.” dedi. Babasının en son kemoterapiyi geçen haziran ayında aldığını ifade eden oğul Kara, “Ocak ayında başladı, 28 günde bir kür aldı. Bu tedavi normalde 3-4 senede bir oluyor. Cezaevinde şartlar itibariyle bu süre kısalabilir. Bağışıklık sistemi çökmüş durumda. 24 kişilik koğuşta kalıyor. Babam çok sabırlıdır. Yaşadığı sıkıntıları dışarı vuran bir insan değil. Orada ne halde bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ali Kara’ya 2006’da lenf kanseri teşhisi konuldu. Daha sonra şeker hastalığı ortaya çıktı. Lenf bezleri şişince kemoterapiye başladı. Kemoterapi etkisini kaybedince Ali Kara’nın boğazının her iki yanındaki nodüller bu şekilde şişiyor.

“YEĞENLERİMİN PSİKOLOJİSİ BOZULDU”

Abisiyle birlikte 10 yaşındayken Muş’ta kereste ticaretine başlayan Ali Kara, daha sonra işine Rize’de devam etti. Babasının Rize’nin sevilen, saygın iş insanlarından biri olduğunu belirten İzzet A. Kara onun kahvaltı masasında, torunlarının gözü önünde sanki kaçacakmış gibi götürülmesine çok üzüldüklerini ifade ediyor.

Savcı bey ile görüştükleri ifade eden Kara şöyle devam etti: “Savcıyla konuştuk. Babamızın suçsuz olduğunu biliyoruz ama 11 Kasım çarşamba günü kendisi gidecekti. 10 Kasım salı günü sabah 11’de baskın yapar gibi, sanki kaçıyormuş gibi, kahvaltı masasında, torunlarının gözü önünde aldılar. Sırf medyaya ‘4 firari fetöcüyü yakaladık’ diyebilmek için. Yeğenlerim polis gördüğü zaman ellerini kulaklarına götürüyor, bizi mi alacaklar diye. Çocukların psikolojisi inanılmaz bozuldu.”

LÖSEMİ ATLATMIŞTI

Ali Kara ile birlikte aynı dosyada yargılanan ve aynı gün tutuklanan Rize’nin esnaflarından 55 yaşındaki Musa Serdar’ın da daha önce lösemi atlattığı belirtiliyor. İlik nakli olduktan sonra iyileşen Musa Serdar da 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

ALİ KARA’NIN KANSER RAPORLARI

Cezaevinde bir kanserli daha: Yasin Akaslan 9 aydır hapiste

medyabold
Devamını Oku »

Bill Gates’e göre salgın sonrası normalleşme 2023’te

Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, koronavirüs sonrası normalleşme tarihine ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Bill Gates’e göre dünya 2022 sonrasına kadar normale dönmeyecek.

BOLD – Aşılamanın yeterli miktarda yapılamaması durumunda bu hastalığın tekrar görüleceği uyarısında bulunan Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, 2023 kadar dünyanın normale dönemeyeceğini ileri sürdü.

2 YIL DAHA NORMALE DÖNÜŞ YOK

Koronavirüs salgınının bitiş tarihi ile ilgili yeni açıklama yapan Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, koronavirüs aşısının vurulmaya başladıktan sonra bile salgının belirli süre devam edeceğini söyledi. Vakfıyla aşılama çabalarına milyonlar bağışlayan Gates, ABD’nin ve dünyanın 2022 sonrasına kadar normale dönmeyeceğini söyledi.

HASTALIK TEKRAR GÖRÜLEBİLİR UYARISI

Aşılamanın yeterli miktarda yapılamaması durumunda bu hastalığın tekrar görüleceğini belirten Gates, bazı önlemlerle 12 ila 18 ay sonra hastalıktan kurtulunabileceğini kaydetti. ABD’de kapanma gibi bir dizi önlemleri öneren Gates’in açıklamaları bazı Amerikalıları kızdırdı.

Yuvarlamanın bedeli millete 16 milyar liraya mal oldu

medyabold
Devamını Oku »

Salgın nedeniyle iş yeri kapatılan esnaf isyan etti: Biz ne yiyeceğiz?

Koronavirüs salgını nedeniyle yeni tedbirler alan hükumet bu kapsamda kafeterya, kıraathane ve oyun salonu gibi iş yerlerini kapattı. Geçinemediği için iş yerine devren satılık ilanı asan esnaf ise “Biz ne yiyeceğiz diye düşünmüyorlar mı” diye isyan etti.

BOLD – Koronavirüs salgınına tedbirler kapsamında kafeterya, kıraathane ve oyun salonu gibi işyerleri kapatılırken Diyarbakır’da kimi esnaf, işyerini devren satışa çıkardı. Yaşadıkları zorluğa rağmen kendilerine yardım edilmemesine tepki gösteren esnaf, “Biz ne yiyeceğiz diye düşünmüyorlar mı” diye sordu.

ERDOĞAN “UNUTMADIK” DEMİŞTİ

Geçtiğimiz günlerde AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Üretimi ve istihdamı sürdürmek için gereken her tedbiri aldık. Çiftçiyi, esnafı asla unutmadık. Bunun yanında kiralarda vesaire düzenlemeye gidiyoruz” açıklama yaptı. Koronavirüs salgınında alınan yeni tedbirler doğrultusunda kafeterya, kıraathane ve oyun salonları gibi dükkanlar kapatılırken hafta sonu ise tamamen sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Diyarbakır’da bazı kafeterya ve kıraathanelere devren kiralık ya da satılık ilanı asıldı. Yaklaşık bir yıldır süren pandemi sürecini ve alınan son tedbirleri Diyarbakır esnafıyla konuştuk.

DİĞER ÜLKELERDE DESTEK VAR BURADA YOK

Evrensel’den Fırat Topal’a konuşan kıraathane işletmecisi Ahmet Ün, esnafa herhangi bir desteğin sağlanmadığını her geçen gün borçlandıklarını ifade ederek, “Pandemide ne bir destek verildi ne de başka bir şey. 10 yıllık birikmişimi bir yılda bitirdim, borçluyum şimdi. Kıraathaneler kapandı, kapansın tamam hastalık var. Biz ne yiyeceğiz diye düşünmüyorlar mı? Dünyanın her yerinde esnafa destek var burada yok ama Almanya bizi kıskanıyor. Dükkanımın kirasını ödeyemiyorum, kim gelip ödüyor? Her şey vatandaşın cebinden çıkıyor. Tedbir almak bu değil, çıkıp demesinler tedbir alıyoruz. Tedbiri devlet değil biz alıyoruz” dedi.

SAHİBİ KAPALI DÜKKANIN KİRASINI İSTEDİ

İsmini vermek istemeyen kafeterya işletmecisi ise kapatmanın eşiğinde olduğunu belirterek, kısıtlama kararının, her geçen gün borçlarını katladığını ve ödemeleri noktasında zor günler geçirdiğini ifade etti. İşletmeci, “Resmi olarak kapalı olan dükkanımın kirasını sahibi istedi. Benim dükkanım kafe, paket servisi yok, kapalıyım satacak bir şey yok. Bekçi aradı 300 TL bekçiye ödemem lazım, ödeyemiyorum. Bu durum esnafın sorunu değil hükumetin sorunudur” dedi.

VATANDAŞLAR FATURA İÇİN ÇALIŞIYOR

30 yıldır gıda toptancısı olan Nazım Gerilakan, pahalılık karşısında vatandaşın alım gücünün fazlasıyla düştüğünü ve bu durumun da işlerini fazlasıyla etkilediğini belirterek, hükumetin pandemi sürecinde bu konuda ne esnafa ne de vatandaşa destek sunduğunu ifade etti. Gerilakan, “Geçen yıl 100 TL olan şimdi 200 TL. İnsanlar temel ihtiyaçların en temeline kalmış durumda. Un, şeker, yağ… Her şey pahalı, biz bile eskiden eve giderken 1 kg tatlı alıp giderdik. Şimdi o bile lüks” dedi. Vatandaşın aldığı maaşın büyük bölümünün faturalara gittiğini ekleyen Gerilakan, “Esnaf da bu durumda etkileniyor elbette. Pandemi sürecinde devletin esnafa destek anlamında hiçbir katkısının ne duyduk ne gördük” dedi.

Mahkeme Başkanının Saray’la görüşmesi açık mikrofondan ifşa oldu

medyabold
Devamını Oku »

Filyasyon ekibindeki sağlık çalışanlarına hastanede yemek verilmedi

Filyasyon ekibindeki iki sağlık çalışanına görevli oldukları hastanede yemek verilmedi. Yemekhaneye giden sağlık çalışanları,“Geçici görevdesiniz, yemek hakkınız yok” denilerek yemekhaneden çıkarıldı.

BOLD – Dikili Devlet Hastanesi’nde çalışan diş hekimi B.D. ve anestezi teknisyeni B.K., geçici olarak filyasyon ekibinde görevlendirildi. Karınlarını doyurmak için hastaneye giden iki sağlıkçıya “yemek hakkınız yok” denilerek yemek verilmedi.

KADROLARININ BULUNDUĞU HASTANEDE YEMEK VERİLMEDİ

Cumhuriyet’ten Mehmet İnmez’in haberine göre İzmir’in Dikili ilçesinde filyasyon ekibinde görevli iki sağlık çalışanına hastanede yemek verilmedi. Dikili Devlet Hastanesi’nde görevli anestezi teknisyeni B.K ile diş hekimi B.D salgın döneminde geçici olarak filyasyon görevinde görevlendirildi. Hastane yakınlarında çalışırken yemek için kadrolarının bulunduğu hastaneye giden B.K ve B.D’ye yemek hakları olmadığı söylendi.

HASTANE YÖNETİMİNDEN ŞİKAYETÇİ OLDULAR

Hastane yönetimi, iki sağlıkçıyı “Geçici görevdesiniz yemek hakkınız yok” diyerek, onlarca sağlık çalışanının önünde yemekhaneden çıkardı. B.K ve B.D, tutanak tutarak hastane yönetimi ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne verdi. Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Önemli olan arkadaşlarımızın yiyeceği iki kaşık yemek değil, davranış şekildir. Yaşanan can sıkıcı olay ve bu davranışa karşı Sağlık Bakanımız ve İzmir İl Sağlık Müdürümüzün gerekli girişimi yapacağı inancındayız” dedi.

Mahkeme Başkanının Saray’la görüşmesi açık mikrofondan ifşa oldu

medyabold
Devamını Oku »

Yuvarlamanın bedeli millete 16 milyar liraya mal oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “yatıp yuvarlanacaksınız” dediği Millet Bahçeleri, halka pahalıya mal oldu. Çevre Bakanı Murat Kurum, 278 millet bahçesinin yatırım değerinin 16 milyar lira olduğunu söyledi.

BOLD – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, TBMM Genel Kurulu’nda, bakanlığının 2021 yılı bütçesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurum, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim vaadi olan millet bahçelerinin maliyetinin 16 milyar lira olduğunu belirtti.

7 BAKANLIĞIN BÜTÇESİNDEN FAZLA

Kurum’un açıklamasına göre millet bahçelerine ödenecek toplam tutar 16 milyar lira olacak. Sözcü’de yer alan habere göre; 16 milyar liralık tutar, Türkiye’deki 7 bakanlığın 2021 yılı için ayrılan bütçesini de geride bırakıyor. Millet bahçelerinin, bir yıllık bütçesini geride bıraktığı bakanlıklar ise şöyle:

  • Ticaret Bakanlığı: 6 milyar 585 milyon
  • Dışişleri Bakanlığı: 5 milyar 786 milyon
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: 3 milyar 999 milyon
  • İçişleri Bakanlığı: 10 milyar 665 milyon
  • Kültür ve Turizm Bakanlığı: 6 milyar 16 milyon
  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: 11 milyar 918 milyon
  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: 3 milyar 378 milyon.
KANAL İSTANBUL İÇİN ADIM ATILACAK

Çevre Bakanı Murat Kurum, Meclis konuşmasında, “Türkiye’nin en çevreci projesi” diye tanımladığı Kanal İstanbul için de adımların atıldığını söyledi. Kurum, “Cumhuriyet tarihimizin en büyük dönüşüm projesini hayata geçiriyoruz. İstanbul Boğazımızı koruyacak, millet bahçeleriyle, ekoloji koridorlarıyla Türkiye’nin en çevreci projesi olacak Kanal İstanbul Projesi’nin adımlarını atıyoruz” dedi.

Mahkeme Başkanının Saray’la görüşmesi açık mikrofondan ifşa oldu

medyabold
Devamını Oku »

Yuvarlamanın bedeli millete 16 milyar liraya mal oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “yatıp yuvarlanacaksınız” dediği Millet Bahçeleri, halka pahalıya mal oldu. Çevre Bakanı Murat Kurum, 278 millet bahçesinin yatırım değerinin 16 milyar lira olduğunu söyledi.

BOLD – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, TBMM Genel Kurulu’nda, bakanlığının 2021 yılı bütçesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurum, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim vaadi olan millet bahçelerinin maliyetinin 16 milyar lira olduğunu belirtti.

7 BAKANLIĞIN BÜTÇESİNDEN FAZLA

Kurum’un açıklamasına göre millet bahçelerine ödenecek toplam tutar 16 milyar lira olacak. Sözcü’de yer alan habere göre; 16 milyar liralık tutar, Türkiye’deki 7 bakanlığın 2021 yılı için ayrılan bütçesini de geride bırakıyor. Millet bahçelerinin, bir yıllık bütçesini geride bıraktığı bakanlıklar ise şöyle:

  • Ticaret Bakanlığı: 6 milyar 585 milyon
  • Dışişleri Bakanlığı: 5 milyar 786 milyon
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: 3 milyar 999 milyon
  • İçişleri Bakanlığı: 10 milyar 665 milyon
  • Kültür ve Turizm Bakanlığı: 6 milyar 16 milyon
  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: 11 milyar 918 milyon
  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: 3 milyar 378 milyon.
KANAL İSTANBUL İÇİN ADIM ATILACAK

Çevre Bakanı Murat Kurum, Meclis konuşmasında, “Türkiye’nin en çevreci projesi” diye tanımladığı Kanal İstanbul için de adımların atıldığını söyledi. Kurum, “Cumhuriyet tarihimizin en büyük dönüşüm projesini hayata geçiriyoruz. İstanbul Boğazımızı koruyacak, millet bahçeleriyle, ekoloji koridorlarıyla Türkiye’nin en çevreci projesi olacak Kanal İstanbul Projesi’nin adımlarını atıyoruz” dedi.

Mahkeme Başkanının Saray’la görüşmesi açık mikrofondan ifşa oldu

medyabold
Devamını Oku »

Altın Adam İbrahim Çolak, Tarih yazmaya devam ediyor

2019 Dünya Cimnastik Şampiyonası’nda Türkiye’ye ilk altın madalyasını kazandıran İbrahim Çolak, Avrupa Şampiyonası’nda birincilik kazanan ilk Türk sporcu olarak tarihe adını altın harflerle yazdırdı.

MUHAMMET ALİ TOKSOY

BOLD– Mersin’in ev sahipliğinde düzenlenen ve 5 gündür devam eden Avrupa Erkekler Artistik Cimnastik Şampiyonası sona erdi.  Büyük Erkek Milli Takımımız Avrupa ikincisi olarak tarihinde ilk kez madalya kazanırken, bireyselde iki altın, bir bronz madalya kazandı.

Cimnastikte ilk Avrupa Şampiyonumuz; İbrahim Çolak

Halka aletinde altın madalya kazanan İbrahim Çolak, Türkiye’ye, Avrupa Cimnastik şampiyonası  tarihindeki ilk altın madalyayı kazandırdı. 2019 Dünya Artistik Cimnastik Şampiyonası’nda birinci olarak Türkiye’ye ilk altın madalyasını kazandıran İbrahim Çolak, yine halka aletinde altın madalya kazanarak Avrupa Şampiyonası tarihinde Türkiye’nin ilk birinciliğini elde ederek çok büyük bir başarıya imza attı.

Dünya Şampiyonası’ndan sonra ciddi bir sakatlık geçiren ve tam olarak düzelmeden Avrupa Şampiyonasına katılan İbrahim Çolak ayrıca turnuvanın Parlayan Yıldız Ödülü’nü kazandı.

Türkiye’nin ikinci altını Ferhat Arıcan’dan

İbrahim Çolak’ın halka aletinde altın madalya almasından kısa bir süre sonra milli sporcumuz Ferhat Arıcan’da Paralel Bar’da şampiyon olarak Türkiye’ye ikinci altın madalyayı kazandırdı. Ferhat Arıcan kendine ait olan hareketlerini de sergilediği performansıyla jüriden 15100 puan aldı. Ferhat Arıcan, aynı zamanda Kulplu Beygir’de 3. sırayı alarak Türkiye’ye birde bronz madalya kazandırdı.

Avrupa Cimnastik Şampiyonası Bireysel Sıralama
Yer aleti

1. Artem Dolgopyat (İsrail) – 15000 puan

2. Aurel Benovic (Hırvatistan) – 14600 puan

3. Yahor Sharamkour (Belarus) – 14533 puan

Kulplu beygir

1. Matvei Petrov (Arnavutluk) – 14566 puan

2. Filip Ude (Hırvatistan) – 14533 puan

3. Ferhat Arıcan (Türkiye) – 14433 puan

Halka

1. İbrahim Çolak (Türkiye) – 15000 puan

2. Vinzenz Hoeck (Avusturya) – 14800 puan

3. Igor Radivilov (Ukrayna) – 14766 puan

Atlama masası

1. Igor Radivilov (Ukrayna) – 14733 puan

2. Yahor Sharamkour (Belarus) – 14700 puan

3. Artem Dolgopyat (İsrail) – 14483 puan

Paralel bar

1. Ferhat Arıcan (Türkiye) – 15100 puan

2. Petro Pakhniuk (Ukrayna) – 14766 puan

3. Robert Tvorogal (Litvanya) – 14500 puan

Barfiks

1. Robert Tvorogal (Litvanya) – 14800 puan

2. Tin Srbic (Hırvatistan) – 14600 puan

3. Alexander Myakinin (İsrail) – 14200 puan

medyabold
Devamını Oku »

Bakan Karaismailoğlu’dan ‘yalan’ itirafı: Söyleyince özür diliyorum

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Genel Kurul’da kendisini eleştiren CHP’lilere “Siz yalan söyleyince bir şey değil, ben yalan söyleyince özür diliyorum” dedi.

BOLD – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Çin’e törenle gönderilen fakat Maltepe’den Halkalı’ya geri dönen ihracat treni yüzünden bir süredir muhalefetin eleştirilerinin hedefindeydi. Karaismailoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerine katılarak konuşma yaptı.

Bakan Karaismailoğu, TBMM Genel Kurulu’nda Ulaştırma Bakanlığı’nın bütçesi ile ilgili yaptığı konuşma sırada yalan söylediğini itiraf etti.

Bakan Karaismailoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda Ulaştırma Bakanlığı’nın bütçesi ile ilgili yaptığı konuşma sırasında CHP’li vekilleri yalan söylemekle itham etmesi üzerine “Siz yalan söyleyince bir şey değil, ben yalan söyleyince özür diliyorum” dedi.

HDP’den Soylu’ya ‘Ohhh’ cevabı: “Zehir Zıkkım Olacak”

 

medyabold
Devamını Oku »

HDP’den Soylu’ya ‘Ohhh’ cevabı: “Zehir Zıkkım Olacak”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Meclis’te yaptığı konuşmaya HDP’nin resmi sosyal medya hesabından “Zulümle abad olanın sonu berbad olacak” cevabı geldi.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Meclis’teki bütçe konuşması sırasında HDP’li belediyelere kayyumu savunması Meclis’teki gerilimi artırdı. “Ohhh! Paralar PKK’ya gitmiyor millete gidiyor” diyen Soylu’yu HDP’liler masalara vurarak protesto etti.

Soylu’nun sözleri kayyum uygulamalarına karşı olanların da tepkisini çekti. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarla vatandaşlar, seçilmişlerin yerine atılan kayyumların Soylu başta olmak üzere AKP’li siyasilere aldıkları yüzbinlerce liralık hediyeleri hatırlatarak, ‘Zehir Zıkkım Olacak’ dedi.

HDP’nin hesabından yapılan paylaşımda ise şu ifadeler kullanıldı: “Oh çektikleri bu yolsuzluk, talan düzenidir. Halk iradesini zorbalıkla, Kürt düşmanlığı ile gasp etmeleridir. Halkımız her zamanki gibi iradesine sahip çıkıyor. Zulümle abad olanın sonu berbad olacak, yedikleri.”

Soylu’nun belediyelere kayyumu savunan sözleri Meclis’i karıştırdı: Ohhh paralar millete gidiyor!

medyabold
Devamını Oku »

TRT muhabirine Suriye’de kurşun yağmuru: 38 yaşındaki muhabir hayatını kaybetti

Suriye’in Sufeyra bölgesinde geçen yaz saldırıya uğrayan, TRT Arapça’da telifle çalışan Hüseyin Hattab, El Bab ilçesinde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.

BOLD – TRT Arapça’da telifle çalışan Hüseyin Hattab, El Bab ilçesinde silahlı saldırıya uğradı. Maske takan, kimliği belirsiz motosikletli saldırganların Hattab’ı kurşun yağmuruna tuttuğu öğrenildi.  Hayatını kaybeden Hattab, geç saatlerde düzenlenen cenaze töreni ile Suriye’deki yakınları tarafından toprağa verildi.

TRT Muhabirinin neden öldürüldüğü henüz bilinmezken, Hattab’ın, üç ay önce de Sufeyra ilçesinde saldırıya uğradığı öğrenildi. Güvenlik güçleri saldırıların bağlantısını araştırıyor.

TRT Arapça’nın yanı sıra birçok uluslararası kanala da haber  sağlayan 38 yaşındaki Hattab’ın ölümü ile ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

https://boldmedya.com/2020/12/13/trt-mevlana-yazmayi-beceremedi/

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüsten 218 kişinin daha hayatını kaybettiği açıklandı

Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük koronavirüs tablosuna göre, bugün hayatını kaybeden 218 kişiyle birlikte toplam can kaybı 16 bin 417’ye çıktı.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyuyla paylaştı. Buna göre, son 24 saatte yapılan 181 bin 199 test sonucuna göre, semptom gösteren 5 bin 103 hastayla birlikte 26 bin 919 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vaka sayısı 1 milyon 836 bin 728’e çıktı. Can kaybı da 218 artarak 16 bin 417’ye yükseldi.

AĞIR HASTA SAYISI 5 BİN 973

22 bin 215 hastanın daha sağlığına kavuşmasıyla iyileşenlerin toplam sayısı 1 milyon 603 bin 780’e ulaştı. Öte yandan hastalardaki zatürre oranı yüzde 3.1, ağır hasta sayısı 5 bin 973 oldu.

HASTANE DOLULUK ORANLARI

Sağlık Bakanlığı’nın günlük paylaştığı tabloda hastanelerin doluluk oranları da yer alıyor. Buna göre yatak doluluk oranı yüzde 55.1, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 72.1 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 41.7 oldu.

BAKAN KOCA’DAN AÇIKLAMA

Verileri sosyal medya hesabından değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bugün tespit edilen 5.103 hastamız var. Ağır hasta sayısındaki artış hızı azalmaya devam ediyor. Hasta sayımızdaki artış hızı da azalıyor. Aşıdan etkin olarak fayda sağlayıncaya kadar kapalı ve kalabalık ortamlardan sevdiklerimiz için uzak duralım” dedi.

Dün Meclis’te maskesiz konuşan AKP’li vekil bugün korona olduğunu açıkladı

 

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’a hakaret’te büyük artış

‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ten 63 bin 41 kişiye dava açıldığını açıklayan CHP’li Sevda Erdan Kılıç “Hukuk reformu yapacak olanlarla, Adaletsizliğin kitabını yazanlar aynı kişiler” dedi.

BOLD – CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyon Üyesi Sevda Erdan Kılıç ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ suçlamasıyla açılan davalardaki son durumu açıkladı.

9 BİN 554 MAHKUMİYET

Sosyal medyadan konuyla ilgili bilgi paylaşan Kılıç şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 63 bin 41 vatandaş hakkında dava açıldı, 9 bin 554 kişi ise mahkum oldu. Yargı sopasını milletin tepesinde ne kadar sallarsanız sallayın; bizler ve halkımız gerçekleri,doğruları bedeli ne olursa olsun,sonuna kadar söylemeye devam edeceğiz.”

Kılıç ayrıca, İzmir’de infaz koruma memuru Ali Yaşar’ın hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan başlatılan soruşturmada “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmesine rağmen memurluktan çıkarıldığını paylaştı.

ADALETSİZLİĞİN KİTABINI YAZANLAR…

Kılıç konuyla ilgili paylaşımının devamında da şunları kaydetti: “Hukuk reformu yapacak olanlarla, Adaletsizliğin kitabını yazanlar aynı kişiler.”

Dün Meclis’te maskesiz konuşan AKP’li vekil bugün korona olduğunu açıkladı

medyabold
Devamını Oku »

TRT Mevlana yazmayı beceremedi

Almanya’da Mevlana’nın adının verildiği cadde ile ilgili haber hazırlayan TRT, haber içinde kullandığı bir altyazıda, “Mevlana’nın sözleriyle…” yerine “Mevla’nın sözleriyle…” ifadelerini kullandı.

BOLD – Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunda (TRT) son günlerde sık sık yaşanan altyazı (KJ) skandallarına bir yenisi daha eklendi.

Almanya’nın Monheim Rhein kentindeki bir caddeye ‘Mevlana Rumi’ adı verildi. Konuyu haberleştiren TRT Haber, Belediye Başkanı Daniel Zimmermann ile yapılan röportajı söz konusu haberde kullandı.

Haberde Belediye Başkanının sözleri KJ ile de verildi. KJ’de yer alan yazıda, “Mevlana’nın sözüyle..” yerine “Mevla’nın sözüyle…” ifadesi kullanıldı.

Öte yandan, bu olay Mevlana’nın adını yazamayan TRT’deki ilk skandal değil. Daha önce de AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu yıl 10 Kasım’da Anıtkabir Özel Defterini imzalarken yaptığı konuşmanın haberinde, TRT Haber’in KJ’sinde büyük puntolarla “Devletin zirvesi Atanıtkabir’deydi” diye yazıldı.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinliğinde konuşan Erdoğan’ın konuşması sırasında KJ’de ‘Öööööööiiiiiillllll’ yazısı verildi.

Bilal Erdoğan’ın okul arkadaşı İbrahim Eren’in Genel Müdürlüğünü yaptığı TRT yönetimi, 15 Temmuz sonrası yapılan ihraçlar ve yapılan yandaş memur alımlarıyla kurumu iktidar yanlısı bir çizgiye çekmek ve yayın kalitesini düşürmekle suçlanıyor.

Mahkeme Başkanının Saray’la görüşmesi açık mikrofondan ifşa oldu

medyabold
Devamını Oku »

Dün Meclis’te maskesiz konuşan AKP’li vekil bugün korona olduğunu açıkladı

TBMM’de süren bütçe görüşmeleri sırasında dün Süleyman Soylu’dan önce kürsüye çıkan Selami Altınok, sosyal medya hesabından Kovid-19 testinin pozitif çıktığını duyurdu.

BOLD – AKP Erzurum Milletvekili Selami Altınok bütçe görüşmeleri sırasında dün TBMM Genel Kurulda kürsüye çıktı. Kurulda hazır bulunan milletvekillerine seslenen Altınok, bugün koronavirüs olduğunu açıkladı.

TBMM’de İçişleri Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü sırada kürsüye çıkan Altınok maske kullanmadı. Aynı kürsüde daha sonra, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu dahil birçok isim konuşma yaptı.

Paylaşımında sevenlerinden hayır duası isteyen Altınok şunları kaydetti: “Kovid-19 test sonucum pozitif çıkmıştır. Hamdolsun, şu an iyi durumdayım ve tedavim doktorlarımızın tavsiyesi doğrultusunda evde devam ediyor. Hayır dualarınızı eksik etmemenizi istirham ediyorum. İrtibatlı olduğum dostlarımızın dikkatli olmalarını hususen rica ediyorum.”

 

KHK’lılara ‘ağaç kökü yesinler’ diyen AKP’li Osman Zabun kansere yakalandı

 

medyabold
Devamını Oku »

Mahkeme Başkanının Saray’la görüşmesi açık mikrofondan ifşa oldu

Müyesser Yıldız, 15 Temmuz yargılamaları sırasında açık unutulan mikrofondan 2 üye hakimin geciken Mahkeme Başkanı için, “Başkan Cumhurbaşkanı danışmanıyla görüşüyor” ifadelerini kaleme aldı.

BOLD – Türkiye, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin yaptığı konuşmada yargıya verdiği talimatı tartışırken, OdaTv muhabiri Müyesser Yıldız ilginç bir yazı kaleme aldı.

15 Temmuz yargılamalarını yakından takip eden Yıldız, mahkeme salonlarında yaşananları sık sık kamuoyu ile paylaşıyor.

Müyesser Yıldız’ın, Erdoğan’ın Demirtaş için yargı mensuplarına yaptığı çağrı ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün Meclis kürsüsünde ‘Yargıya talimat vermedik’ açıklamalarının ardından kaleme alınan bu yazısı, siyaset ve yargı arasındaki ‘talimat’ tartışmalarını körükleyecek gibi.

Yıldız yazısında, Sincan Cezaevi içerindeki mahkeme salonunda devam eden bir duruşma sırasında açık unutulan mikrofondan 2 üye hakimin geciken Mahkeme Başkanı için, “Başkan Cumhurbaşkanı danışmanı ile görüşüyor” ifadelerinin salondakiler tarafından duyulduğunu kaleme aldı.

Yıldız, yargılanan zanlıların bu durum karşısında reddi hakim talebinde bulunduğu fakat taleplerinin kabul edilmediğini de belirtti.

Yıldız’ın yazısı şöyle:

“Yer: Sincan Cezaevi içindeki duruşma salonu.

Dava: 15 Temmuz darbe teşebbüsü.

Tarih: 20 Ekim 2020.

Sanıklar yerlerini alır.

Mahkeme heyetinden iki üye hakim ve savcı da kürsüye gelir.

Mahkeme Başkanı beklenir.

Bekleme uzun sürünce, üye hakim, diğer üyeye, “Başkan nerede?” diye sorar.

Açık olduğu bilinmeyen mikrofondan, üye hakimin verdiği şu cevap duyulur:

“Başkan Cumhurbaşkanı danışmanı ile görüşüyor.”

Gerek duruşma salonundaki sanıklar gerekse de duruşmaya cezaevinden Sesli ve Görüntülü Sistem (SEGBİS)’le bağlanan sanıklar tepki gösterir. Reddi hakim talebinde bulunurlar.

Ancak böyle bir olay yaşanmamış gibi duruşmaya devam edilir.

Sonrasında sanıklar reddi hakim talebini Mahkemeye yazılı olarak iletir, ayrıca Başkan hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) suç duyurusunda bulunur.

Olayı, Cezaevi kanalıyla Mahkemeye gönderilen bir dilekçeden özetleyelim.

25 Kasım tarihli dilekçesinde bir sanık, daha önce iki kez, iki gerekçeyle Mahkeme Başkanı hakkında reddi hakim talebinde bulunduğunu hatırlatıp, ikinci gerekçesini şöyle açıklar:

“Başkanın, Cumhurbaşkanı danışmanı ile görüşüp, talimat aldığı, dolayısıyla bağımsızlığını yitirdiği…”

Devamında şunu belirtir:

“Mahkeme 24 Kasım 2020 tarihli oturumun açılışında reddi hakim talebimin reddine karar verdiğini açıklamış, ancak yapılan açıklamada sadece birinci gerekçeme atıfta bulunulmuş, ikinci gerekçem ve talebime ise değinilmemiştir. Başkan ile aynı gün yaptığım görüşmede, bu gerekçem ve talebim ile ilgili istersem yeniden reddi hakim talebinde bulunabileceğim söylenmiştir. O nedenle talebimi yineliyorum.”

Peki yenilediği talep dilekçesinde neler anlatır? Şunları:

“Mahkeme Başkanı’nın bağımsızlığını yitirdiği, talimatla iş yaptığı gerekçesiyle kendi hakkında reddi hakim talebinde bulunuyorum. Talebime gerekçe olan olayı özetle sunuyorum: Bir sanığın Ekim ayı içinde savunma yaptığı gün, Başkanın geç kalması üzerine üye hakim ….. ….., üye hakim …. ….’e başkanın nerede olduğunu sormuştur. Hakim …. …. kendisine cevaben, ‘Başkan Cumhurbaşkanı danışmanı ile görüşüyor’ demiştir. Devam etmekte olan bir davanın Başkanlığını yapan …. …..’ın bu davranışı Anayasa’nın 138. maddesinde belirtilen ‘Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna, hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, mevki veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere talimat veremez. Tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında yasama meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru soramaz. Görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare mahkeme kararlarını hiçbir şekilde değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez’ prensiplerine aykırıdır.”

OLAYIN AÇIKLIĞA KAVUŞMASI İÇİN

Dilekçenin son bölümünde ise şu dikkat çekici taleplerde bulunur:

1- Bu konu ile ilgili olarak HSK’ya başuru yaptım. O yüzden reddi hakim talebimle ilgili kararınızı, HSK’nın kararını açıklamasından sonra almanızı…

2- Olayın açıklığa kavuşturulması maksadıyla, Başkanın bu mahkemeye atandığı günden bugüne kadar olan şahsi cep, makam cep telefonları, sabit ev telefonu ile Mahkeme’nin Ankara Adliyesi ve Sincen Cezaevi Kampüsü’ndeki makam odası telefonu ile kendisine tahsisli diğer mahkeme telefonlarının HTS kayıtlarının dosyaya kazandırılmasını…

3- Mahkeme salonunda kayıt yapan kameraların ve tavandan aşağıya sarkıtılan mikrofonların Ekim ayı içinde duruşmaların yapıldığı günlere ait kayıtlarının dosyaya kazandırılmasını…

BEN SIRTIMI CUMHURBAŞKANI DANIŞMANINA DAYAMADIM

Bu dilekçeden yaklaşık 10 gün sonra sanıkların son sözleri alınır.

Dilekçenin sahibi sanık, yine bu olaydan söz edip, son söz olarak şunları söyler:

“Ben sırtımı Allah’a dayadım. Sizin gibi Cumhurbaşkanı danışmanına dayamadım. Kimin arkasının sağlam olduğunu göreceğiz.”

Mahkeme heyetinin tepkisi mi? Sessizlik!..

Evet, hukuk reformunun konuşulduğu ve beklendiği,

Erdoğan’ın, “Anayasanın 138. maddesi beni ne kadar muhatap alıyorsa, aynı şekilde benim dışımdakileri de muhatap alıyor. 138. maddeyi eze eze kullananlara karşı gereğini niye yapmıyorsunuz? Gereken adımları niye atmıyorsunuz? Size birilerinin talimat verme hakkı var mı? Benim ne kadar talimat verme hakkım yoksa, ana muhalefetin de talimat verme hakkı yok. Bunun dışındakilerin de talimat verme hakkı yok, ama bu talimatlar verilirken niçin gereğini yapmıyorsunuz? Bunu söylemek zorunda kaldım, çünkü atılan adımlar karşısında yargının bu denli sesiz kalmasını ben kabullenemiyorum” diyerek, yargıya seslendiği günlerde, yurdum mahkemesinde de bunlar yaşandı.”

CHP’lilerden Fahrettin Altun’un 5 maaşına videolu tepki: Ne ettin Fahrettin?

medyabold
Devamını Oku »

Danıştay, Kovid-19’un meslek hastalığı sayılması için açılan davayı reddetti

Kovid-19’un meslek hastalığı sayılmasıyla ilgili yargıda açılan davada sağlık çalışanlarını üzen bir karar verildi. Danıştay, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun koronavirüsün meslek hastalığı saymayan genelgesinin yürütmesinin durdurulması talebini reddetti.

BOLD – Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’nın açtığı davada Danıştay, koronavirüsün meslek hastalığı sayılmamasını öngören SGK genelgesinin yürütmesinin durdurulması talebine reddetti.

Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) sitesinde yer alan bilgilere göre koronavirüs nedeniyle şimdiye kadar 243 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Kovid-19’u meslek hastalığı saymayan genelgesinin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Danıştay’da dava açtı. Dava dilekçesinde, pandemi koşullarında çalışan kişilerin salgına yakalanmaları durumunda iş kazası kapsamına alınmamaların hiçbir izahının olmadığı belirtildi. Mevzuata aykırı olduğu ifade edilen genelgenin iptal edilmesi gerektiği kaydedildi.

SGK, Danıştay 10. Dairesi’ne gönderdiği savunmada, Kovid-19’unun tüm dünyanın maruz kaldığı bir risk olması nedeniyle meslek hastalığı ya da iş kazası sayılmasının mümkün olmadığı savunuldu. Salgına karşı sadece işverenlerin değil, toplumun tamamı tarafından önlem alınması gerektiği kaydedilen savunmada, davanın reddi istendi.

DANIŞTAY REDDETTİ

Danıştay 10. Dairesi, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Covid-19’u meslek hastalığı saymayan genelgesinin yürütmesinin durdurulması talebini reddetti. 10. Daire, sendikanın iptal istemini ise daha sonra karara bağlayacak.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Kovid-19 nedeniyle vefat eden işçi ve kamu çalışanlarını vazife malulü sayarak aylıklarını bağladıklarını söylemişti.

Sağlık Bakanlığı, e-nabız ihalesini bakan yardımcısının oğluna verdi

medyabold
Devamını Oku »

Ahmet Şık’ın Eski İstanbul Başsavcısı İrfan Fidan’ın eşini darp ettiği paylaşımına erişim engeli

Bağımsız Milletvekili ve gazeteci Ahmet Şık’ın isim vermeden eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan’ın eşini darp, rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla yaptığı paylaşımlara başsavcılığın talebiyle erişim engeli getirildi.

BOLD – Ahmet Şık’ın isim vermeden bir yüksek yargı mensubu hakkındaki iddia ve haberlere İstanbul Başsavcılığının talebiyle kişilik haklarını zedelediği gerekçesiyle erişim engeli getirildi.

Bağımsız Milletvekili ve gazeteci Ahmet Şık, koltuğundan olan üst düzey bir yargı mensubunun eşini darp ettiği, kadının şikayetinde yargı mensubu hakkında yolsuzluk/rüşvet iddialarının da gündeme geldiğine dair iddialarda bulunmuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi ile İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği Şık’ın twitleri ve haberlerin yayından kaldırılmasına karar verdi. Başsavcılığın aynı zamanda kamu görevlisine hakaret ve iftira suçlarından Şık hakkında soruşturma başlattığı kaydedildi. Kararda paylaşım ve içeriklerin gerçeği yansıtmadığı savunulurken, kişilik haklarını zedelediği belirtildi. Ancak Ahmet Şık’ın paylaşımlarında gerekse bunlara dayanılarak yapılan haberlerde bir isim belirtilmemişti. İsim kullanılmadan yapılan bu haberlerin “kimin kişilik haklarını zedelediği” sorusu gündeme geldi.

KİMİN KİŞİLİK HAKLARI İHLAL EDİLMİŞ?

Hukukçu Kerem Altıparmak, erişim yasağını sosyal medya hesabından eleştirdi. Altıparmak, “”Şimdi ne kadar ilginç değil mi, Ahmet Şık isim vermeden bir iddia ileri sürüyor, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da kişilik hakları ihlali var diye engelleme getirtiyor. Kimin kişilik hakları ihlal edilmiş, Başsavcılık makamının mı? Eğer öyleyse, nasıl? Değilse Başsavcılığa ne? Dahası Başsavcılığın tüzel kişiliği mi var? Nasıl olup da kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürebiliyor? Eğer bir kişi burada kendisinin kast edildiğini ileri sürüyorsa gitsin o talep etsin, burada ceza hukukunu ilgilendiren bir durum söz konusu değil ki” ifadelerini kullandı.

FİDAN: İTİBARSIZLAŞTIRMA OPERASYONU

Öte yandan Yargıtay’a atandıktan sonra göreve başlamadan Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olan eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, eşine şiddet uyguladığı yolsuzluk olaylarına karıştığı iddiaları hakkında ‘itibarsızlaştırma operasyonu’ dedi. Cumhuriyet’e konuşan Fidan, hakkındaki haberlerle ilgili suç duyurusunda bulunacağını belirtti. Ancak Fidan, kim ya da kimler hakkında suç duyurusunda bulunacağı sorusunu cevapsız bıraktı. Hâkimler Savcılar Kurulu, Şık’ın twitleri üzerine “Kurulumuz sekreteryasında bu içerikte bir dilekçenin bulunmadığı hususu kamuoyuna saygı ile duyurulur” açıklaması yapmıştı.

BAZI YARGITAY ÜYELERİ ADAYLIKTAN ÇEKİLECEK

Yargıtay’da yeni Anayasa Mahkemesi üyesi belirlemek için 17 Aralık’ta seçim yapılacak. AYM üyesi Burhan Üstün’ün emekliye ayrılması nedeniyle yapılacak seçim için eski İstanbul Başsavcısı İrfan Fidan’ın da aralarında bulunduğu 8 Yargıtay üyesi aday oldu. Ancak adaylardan bazılarının çekileceği ifade ediliyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Yargıtay’da 2 Aralık tarihinde yapılması gereken seçimlerin Fidan’ın aday olması için 17 Aralık’a ertelendiğini belirterek, AYM üyeliğine aday olan bazı muhafazakar isimlerin adaylıktan çekileceğini belirtmişti.

Sağlık Bakanlığı, e-nabız ihalesini bakan yardımcısının oğluna verdi

medyabold
Devamını Oku »

10 öğrenciden 4’ü EBA’yı yetersiz buldu: Yeni konuları öğrenemiyoruz

Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenler, veliler ve öğrenciler arasında düzenlediği anketin sonuçları uzaktan eğitim sistemi EBA’nın yetersizliğini ortaya koydu. Rapora göre öğrencilerin yüzde 38’i EBA’nın ders içeriklerini yetersiz buluyor. Öğrencilerin yüzde 62’si uzaktan eğitimin gelecek yıl devam etmemesini istedi.

BOLD – Milli Eğitim Bakanlığı, pandemi döneminde EBA ile verilen uzaktan eğitimi 10 öğrenciden 4’ünün yetersiz bulduğu ortaya çıktı. Öğrencilerin yüzde 62’si ‘uzaktan eğitim seneye devam etmemeli’ cevabı verdi.

Birgün’ün haberine göre MEB’in ‘Küresel Salgın Döneminde Uzaktan Eğitim’ başlıklı çalışmasına 41 bin 430 öğrenci, 25 bin 667 öğretmen, 2 bin 197 okul yöneticisi ve 24 bin 489 veli olmak üzere toplamda 93 bin 783 kişi katıldı. Çalışmayla ilgili hazırlanan raporda, öğrencilerin yüzde 49’nun ders videolarını televizyon ve telefondan takip ettiği belirtildi. Öğrencilerin yüzde 58’i yeni konuları ders anlatım videolarından öğrenemediklerini kaydetti.

Araştırmayla ilgili raporda şu sonuçlar dikkat çekti:

EBA, TELEVİZYON VE TELEFONDAN İZLENİYOR

■ Öğrencilerin ise yüzde 38’i EBA ders içeriklerini yeterli bulmuyor.

■ Öğrencilerin yüzde 49’u ders videolarını televizyon ve telefondan takip ediyor.

■ Öğrencilerin yüzde 32’si “Ders anlatım videoları yeni şeyler öğrenmeme yardımcı oluyor” görüşüne katılmadıklarını belirtti.

■ Videoları takip eden öğrencilerin yüzde 58’i yeni konuları ders anlatım videolarından öğrenemediklerini ifade etti.

■ Ders anlatım videolarını anlaşılır bulmadığını belirten öğrenci oranı yüzde 37.

■ Öğrencilerin yüzde 62’si “Uzaktan eğitim seneye devam etmemelidir” dedi.

■ Öğretmenlerin yüzde 77’si süreç öncesinde canlı ders sunumuna ilişkin eğitim almadıklarını belirtti.

ÖĞRETMENLER: YENİ KONULARI ANLATAMIYORUZ

■ Türk dili ve edebiyatı, biyoloji, matematik, kimya, fizik, Fransızca, görsel sanatlar, Almanca, İngilizce ile müzik branşlarında öğretmenlerin yüzde 50’sinden fazlası canlı derslerde yeni konuları anlatmakta güçlük çektiklerini aktardı.

 

medyabold
Devamını Oku »

Sağlık Bakanlığı, e-nabız ihalesini bakan yardımcısının oğluna verdi

CHP Milletvekili Murat Emir, Sağlık Bakan Yardımcısı Sebahattin Aydın’ın oğlunun ortağı olduğu şirketin vatandaşların sağlık bilgilerinin bulunduğu e-nabız uygulaması da dahil olmak üzere bakanlıktan çok sayıda ihale aldığını söyledi.

BOLD – CHP Milletvekili Murat Emir, e-nabız işi dahil birçok Sağlık Bakanlığı ihalesinin, Sağlık Bakanlığı Yardımcılığına atanan Medipol Üniversitesi eski rektörü Sebahattin Aydın’ın oğlunun ortak olduğu şirkete verildiğini iddia etti.

Emir, “İhalelerin hepsi yağlı ballı, ihalelerin hepsi davet usulü, hiçbiri gerçek ihale değil. Yargı bırakmadınız memlekette. Adalete de hesap vermeyebilirsiniz ama Allah’a nasıl hesap vereceksiniz?” ifadelerini kullandı.

TBMM Genel Kurulu’nda Sağlık Bakanlığının 2021 yılı bütçe görüşmeleri üzerine CHP Grubu adına konuşan Murat Emir, Medipol Üniversitesi rektörüyken Sağlık Bakan Yardımcılığına atanan Sabahattin Aydın’la ilgili önemli bir iddiada bulundu. Aydın’ın Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olduğu dönemde eşi Sibel Aydın’ın Bilbest Bilişim Sağlık adında bir şirket kurduğunu belirten Emir, şirketin vatandaşların sağlık verilerinin girildiği E-nabız uygulamasını işini de yaptığını kaydetti. Emir, şunları söyledi: “Sabahattin Aydın, sayın bakanın çok sevdiği ve Medipol’den transfer ettiği bakan yardımcısı. Aydın, 2003’te Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olur. O sırada eşi Sibel Aydın bir şirket kurar. Şirketin adı Bilbest Bilişim Sağlık Limited Şirketi. Bu şirket Sağlık Bakanlığının yazılım işlerini almaya başlar. O sırada bu gündeme gelince Sibel Aydın, notere gider ve ortaklığını bitirir ve o sıradaki müsteşar yardımcısı üstündeki yükü atmış gibi görünür. Bize göre ahlaki açıdan uygun olmayan bir şey.

ALDIĞI İHALELER SAYMAKLA BİTMEZ

O sırada bu işler yürür gider. 2010’da sayın Bakan Yardımcısı, müsteşarlığı bırakınca bu sefer aynı şirkete bu arada bakanlığın bütün kamu ihalelerini alan, milyon dolarları götüren bu şirkete bu sefer oğlu Muhammed İkbal Aydın tekrar ortak olur. Buradan ne anlıyoruz. Bu bir hülleli işlemdir. Yani müsteşar yardımcısı, eşinin, kendisinin, oğlunun malı götürdüğü fark edilmesin diye hülle yapmış ve birini atamış oraya. Görevi bitince de oraya tekrar oğlunu getirmiştir. Bu şirketin aldığı ihaleler saymakla bitmez. Hasta Yönetim Sistemi, Hasta Bilgi Sistemi, kamu bölge hastanelerinin ihaleleri, en son 2015’te e-nabız bu şirket tarafından yapılıyor.

BU PARA HELAL Mİ?

İhalelerin hepsi davet usulü, yağlı ballı, hiçbiri gerçek ihale değil. Şimdi bu para helal para mı? Çıkıp bu soruya cevap vermeyeceksiniz. Birçok soruma cevap vermediğiniz gibi. Yargı bırakmadınız memlekette.”

İBB Mezarlıklar Daire Başkanı: Gasilhaneler yetmiyor

medyabold
Devamını Oku »

Soylu’nun belediyelere kayyumu savunan sözleri Meclis’i karıştırdı: Ohhh paralar millete gidiyor!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Meclis’teki bütçe konuşması sırasında HDP’li belediyelere kayyumu savunması Meclis’teki gerilimi artırdı. “Ohhh! Paralar PKK’ya gitmiyor millete gidiyor” diyen Soylu’yu HDP’liler masalara vurarak protesto etti.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığın 2021 yılı bütçe görüşmeleri sırasında HDP’li belediyelere atanan kayyumların icraatlarını anlatırken yaptığı konuşma Meclis’i karıştırdı.

Süleyman Soylu, Yüksekova’ya ve Şemdinli’ye yeni kaymakamlık binası yapılacağını belirterek, “Ohhh! paralar PKK’ya gitmiyor, millete gidiyor. Oh, oh! Not alın not, not” ifadelerini kullandı. HDP’li milletvekilleri Soylu’nun konuşmasını ellerini masalara vurarak protesto etti. Meclis’te tansiyonun yükseldiği anlarda AKP’liler ve HDP’li vekiller birbirlerinin üzerine yürüdü.

HAYSİYETSİZLER HESABINI VERECEKSİNİZ

Soylu’nun konuşması sırasında HDP grubuna dönerek PKK saldırılarında hayatını kaybeden sivillerin fotoğrafını göstererek ‘haysiyetsiz’ ifadesini kullandı. Konuşması AKP ve MHP milletvekillerince alkışlanan Soylu, şöyle konuştu: “Sizin az buçuk haysiyetiniz olsa şu siviller için bir gün başsağlığı dilerdiniz. Haysiyetsizler, haysiyetsizler, haysiyetsizler. Bu çocukların hesabını vereceksiniz, bu çocukların hesabını vereceksiniz. Terörist onlar. Bunlar emekçi, hiç utanmıyorsunuz değil mi? İşçi bunlar, işçi. Alın teriyle para kazanmak isteyenler. PKK’nın kölesi olmuşsunuz. Sayın Engin Altay, biraz önce burada bir cümle ettiniz, dediniz ki ‘Siz HDP’yi kriminalize etmeyin’. HDP’yi biz kriminalize etmiyoruz, etmeyiz de zaten. HDP’yi kim kriminalize ediyor biliyor musunuz? Lütfen, bazen üstü örtülü, açık, beraber olduğunuz HDP’yi korumak için böyle bir söz söylemeyin. HDP’yi kriminalize eden PKK terör örgütünün kendisidir.”

HDP’DEN SOYLU’YA ‘HAYSİYETSİZ’ TEPKİSİ

Daha sonra söz alan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Soylu’nun sözlerine tepki gösterdi. Oluç, şunları söyledi: “Biraz evvel burada bir şov izledik. Her sene İçişleri Bakanı buraya gelip, bu Meclis’te aynı şovu yapıyor. Bu şovu yapmasının nedeni iktidar içi mücadelesinin, bizlerin üzerinden sürdürerek mevzi kazanmaktır. HDP Grubu ve milletvekilleri 6,5 milyon seçmeni, aileleriyle beraber 20 milyon yakın insanı temsil etmektedirler. Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye demokrasi güçlerinin temsilcisidirler. İçişleri Bakanı Soylu, Kürt halkına ve Türkiye demokrasi güçlerine, bizim üzerimizden haysiyetsiz demiştir. 20 milyon kere aynen iade ediyoruz size.”

İBB Mezarlıklar Daire Başkanı: Gasilhaneler yetmiyor

medyabold
Devamını Oku »

Şair Ataol Behramoğlu, 65 yaş üstüne yasağa dava açtı

Ünlü şair Ataol Behramoğlu, koronavirüs yasakları kapsamında 65 yaş üstü için uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının durdurulması için dava açtı. Behramoğlu, yasağın anayasanın ve temel insan haklarının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti.

BOLD – Şair Ataol Behramoğlu, 65 yaş üstü için uygulanan sokağa çıkma yasağının kaldırılması için dava açtı.

Davayla ilgili Cumhuriyet’e açıklama yapan Behramoğlu, kısıtlamanın bilimsel bir gerekçesi olmadığını kaydetti.65 yaş ve üstü vatandaşların, yöneticilerin oyuncağı olmadığını belirten Behramoğlu, “Bu yaş gruplarından insanları, lütfedilip izin verilen saatlerde topluca gördüğümde, yalıtılmış, toplum dışına atılmış görünümleri beni üzüyor” dedi.

Behramoğlu, şunları söyledi: “Başka hiçbir ülkede böyle bir uygulama yoktur. Bir grup insanın bu keyfi uygulamayla yaşam haklarını sınırlamak haksızlıktır. Üstü örtülü olarak da olsa, ‘zaten şunun şurasında ne kadar ömrünüz var, dışarıda ne yapacaksınız, oturun oturduğunuz yerde’ demektir. Evde oturma döneminde bu yaş gruplarından insanlar arasında Kovid kaynaklı ölümlerde eksilme olmadığı gibi normal ölümlerinde artış olduğundan kuşku duymuyorum.”

CHP’lilerden Fahrettin Altun’un 5 maaşına videolu tepki: Ne ettin Fahrettin?

medyabold
Devamını Oku »

İBB Mezarlıklar Daire Başkanı: Gasilhaneler yetmiyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanı Dr. Ayhan Koç, İstanbul’da pandemi sürecinde ‘bulaşıcı hastalık’ kaynaklı ölümlerin sayısının 15 bini aştığını açıkladı. “Bulaşıcı hastalıklar için ayırdığımız gasilhaneler yetmiyor. Bir yıllık defin için 350 dönümlük araziye ihtiyaç var” dedi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı, koronavirüs kaynaklı ölümlerin sayısıyla ilgili çelişkili açıklamalar yaparken İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanı Ayhan Koç, ölüm sayısındaki artışla ilgili rakamları bildirdi.

Cumhuriyet’in haberine göre Kovid-19 kaynaklı ölümlerin net olarak açıklanması gerektiğini kaydeden Koç, “Sağlık Bakanlığındaki orijinal raporlarda enjeksiyon çeşidi, bulaşıcı hastalıkların neden kaynaklandığı yazar. Onlar da açıklanırsa, bu vefatlardan kaçının koronavirüs kaynaklı, kaçının diğer hastalıklardan kaynaklı olduğu ortaya çıkmış olur. O zaman da bir problem kalmaz” dedi.

SALGIN SÜRECİNDE İSTANBUL’DA 15 BİN 102 KİŞİ ÖLDÜ

Pandemi sürecinde İstanbul’da bulaşıcı hastalık nedeniyle 15 bin 102 kişinin yaşamını yitirdiği kaydeden Koç, “ölüm sayılarının yarısına yakını ise bu son 3 ay içerisinde gerçekleşti. Geçen sene bulaşıcı hastalıktan vefat eden kişi bilgisi bizde hiç yok. Pandemi öncesi bulaşıcı hastalık işaretlenmiş ne kadar ölüm var acaba diye baktım, bir tane bile ‘bulaşıcı hastalık’ ibaresi işaretlenmiş ölüm nedeni göremedim. Pandemiden sonra işaretlenmeye başlanmış. Bulaşıcı hastalıktan ölen kişilerin tek artış sebebi Kovid-19, başka bir sebep yok şu an varsa da bunu Sağlık Bakanlığı kategorize ederek açıklasın” ifadelerini kullandı.

CENAZELER İKİ KAT ARTTI

“Ölüm sayısı artmadı, aynı gidiyoruz” açıklamasının da doğru olmadığını ifade eden Koç, şunları söyledi: “İstanbul’da Mart, Nisan Mayıs ayında artışa geçen bulaşıcı hastalık kaynaklı vefat sayıları, yazın azaldı. Ekim, Kasım ayında artışlar başladı şu anda da devam ediyor. Her yıl günlük ortalama 200 cenaze varken, bu yıl Kasım ayında cenaze sayısı 400’ü nasıl buldu, bunu nasıl açıklayacağız? Bir ayda 11 bin 500 kişi yaşamını yitirdi, geçen yılların Kasım ayı ortalaması ise 6 bin vefattı. 2020 yılındaki Kasım ayındaki önceki yıllara göre artan 5 bin 500 ölümün, bir önceki yıla göre iki katı artan cenazelerin bir açıklaması olmalı. Bizde öyle bir açıklama yok, bilmiyoruz.”

BULAŞICI HASTALIKTAN ÖLENLERE GASİLHANELER YETMİYOR

Sosyal medyada dolaşan gasilhane görüntüleriyle ilgili de konuşan Koç, “Görüntüler Alibeyköy’de, Çekmeköy’de, Büyükçekmece’de çekildiyse doğrudur, çünkü sadece bulaşıcı hastalıktan gelen ölümlerin çoğu oralarda yıkanıyor. İhtiyaç oldukça bulaşıcı hastalıktan vefat eden kişiler aslında hemen hemen her gasilhanede yıkanıyor ama kabinleri ayırdık. Şöyle ki üç tane kabin varsa bir tanesini bulaşıcı hastalıklara ayırdık. Çünkü sadece bulaşıcı hastalıklar için ayırdığımız gasilhaneler yetmiyor” dedi.

VEFATLAR İÇİN 350 DÖNÜMLÜK ARAZİYE İHTİYAÇ VAR

İstanbul’da mezarlık arazisine de ihtiyaç duyduklarını belirten Koç, “Herhangi bir nakil olmazsa İstanbul’da ölen insanları defnetmek için yıllık ortalama 300-350 dönüm araziye ihtiyaç var. Bulaşıcı hastalık vefatlarından sonra bu arazi ihtiyacı da iki katına çıkmış oldu” diye konuştu. Koç, İstanbul’da koronavirüsten vefat edenler için ayrılmış özel bir mezarlık bulunmadığını belirtti.

Yoksulluk korkunç rakamlara ulaştı: 15 milyon kişi yardımla yaşıyor

medyabold
Devamını Oku »

Yoksulluk korkunç rakamlara ulaştı: 15 milyon kişi yardımla yaşıyor

AKP’li bakanların açıklamalarının aksine Türkiye’de vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısı rakamlara yansıdı. Yaklaşık 15 milyon kişi, gıdadan kömüre eğitimden sağlığa kadar 44 farklı yardımla ayakta kalmaya çalışıyor. Yardımla geçinenlerin sayısı, sigortalıların sayısına yaklaştı.

BOLD – Aile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un “Türkiye’de yoksulluk sorun olmaktan kalktı” açıklamasını bakanlığının verileri yalanladı. Türkiye’de 2,5 milyon hanen yardımlarla yaşıyor.

Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (AÇSHB) aracılığıyla yapılan yardım türü ve tutarları yıldan yıla artıyor. Devletten değişik isimlerde yardım alanların sayısı Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’ndan aylık alanların sayısını geçti, neredeyse aktif sigortalı sayısına yaklaştı. TÜİK Sosyal Koruma İstatistikleri’ne göre 2018’de 14 milyon 389 bin kişiye toplam olarak 442.6 milyar TL sosyal yardım harcaması yapıldı. .

En az 15 milyon vatandaşa yapılan yardımların sayısı 43’e ulaştı. Yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması gerektiğini belirten emekli Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Esen, lütuf yerine, sosyal bir hak niteliği kazandırılması gerektiğini kaydetti. Ülkemizdeki dar gelirli ve muhtaç konumdaki kişilere yapılan sosyal yardımların her yıl nitelikli olarak arttığını belirten Esen, TÜİK Sosyal Koruma İstatistikleri’ne göre 2018’de 14 milyon 389 bin kişiye toplam olarak 442.6 milyar TL sosyal yardım harcaması yapıldığını vurguladı.

Esen, araştırma sonuçlarıyla ilgili şunları söyledi:

BÜTÇENİN YÜZDE 10.5’İ

“AÇSHB tarafından 2019’da sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri kapsamında (Emeklilik Sigortası finansman açığı, işveren prim indirimi vb. ödemelerle birlikte) toplam 105.3 milyar TL harcama yapılmıştır. AÇSHB, 105.3 milyar TL giderle, büyüklük itibarıyla genel bütçeli kamu idareleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Bu tutar genel bütçe toplam giderlerinin yüzde 10.5’una karşılık geliyor.

PANDEMİ DÖNEMİNDE ARTTI

AÇSHB giderlerinde büyümenin önümüzdeki yıllara da devam edeceği anlaşılmaktadır. Nitekim, 2020’de uygulanan Pandemi Sosyal Destek Programı (Aylık alan ve başvuruda bulunan ihtiyaç sahibi ailelere 1.000’er TL olarak yardım yapılması) ödemeleri nedeniyle, AÇSHB transfer giderleri; 2020’nin ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48.3 artışla 74 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2019’da Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü aracılığıyla toplam 55 milyar TL harcama yapılmıştır.

YARDIMLA YAŞAYAN HANE SAYISI 2 MİLYON 501 BİN

Büyük bölümü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla düzenli ve süreli olarak yapılmış yardımlardan yıl içinde toplam 3.282.975 hane yararlanmıştır. Düzenli yardımlardan yararlanan hane sayısının 2 milyon 501 bin 106. Düzenli yardım alan hane sayısı, Emekli Sandığı veya Bağ-Kur kapsamında emekli aylığı alanları sayısını geçti ve aktif sigortalı olanların sayısına yaklaştı.

Emekli Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Esen, yardımlar konusunda Sayıştay’ın yaptığı denetimlerde ortaya çıkan usulsüzlüklere de dikkat çekti. Esen’in Sayıştay’ın raporlarından aktardığı tespitler şöyle:

SAYIŞTAY KEYFİLİĞİ TESPİT ETTİ

– Kamu idaresince fazla ve yersiz ödendiği tespit edilen alacaklar, mevzuata aykırı olarak silinmekte ve alacak işlemleri “kişilerden alacaklar hesabında” izlenmiyor.

– Harcama birimlerince açılan banka hesapları muhasebe birimlerince yeterince takip edilmiyor.

– AB fonlarından gelen tutarların girişi ve yararlanıcı kurum ve firmalara aktarımı işlemleri, Bakanlık muhasebe sistemine kaydedilmiyor.

– Bakanlığa bağlı birimlere yapılan bazı bağışlar kayıt yapılmadan kabul ediliyor.

– Sağlık Bakanlığı engelli sağlık kurulu raporu veri tabanında kaydı bulunmayan kişiler ile kaydı olup ağır engelli veya tam bağımlı olma koşulunu sağlamayan kişiler için evde bakım ödemesi yapılıyor.

– 18 yaşını tamamlamış olan ve gerekli şartları taşıdığına dair belgeleri sistemde yer almayan bazı gençler için sosyal ve ekonomik destek ödemesi yapılmış.

– Sosyal ekonomik destek ödemelerinde kullanılan Yönetim Bilgi Sistemi’nde yer alan tutarlar ile ödeme tutarları arasında uyumsuzluk bulunuyor.

CHP’lilerden Fahrettin Altun’un 5 maaşına videolu tepki: Ne ettin Fahrettin?

medyabold
Devamını Oku »

12 Aralık 2020 Cumartesi

CHP’lilerden Fahrettin Altun’un 5 maaşına videolu tepki: Ne ettin Fahrettin?

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve eşi Fatmanur Altun’un 5 maaşıyla ilgili  ‘hayır hasenata harcadım’ açıklamasına CHP’den videolu tepki geldi. CHP’liler, Altun ve eşinin maaşla ilgili savunmasına ‘Ne ettin Fahrettin’ başlıklı videoyla tepki gösterdi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM kürsüsünden Fahrettin Altun ve eşi Fatmanur Altun’un 5 maaş aldığına dair iddiayla ilgili CHP’lilerin hazırladığı video, birçok partilinin sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Kılıçdaroğlu, Meclis’te yaptığı konuşmada isim vermeden hükumet üyelerini işaret ederek, “Onların bazıları ve onların bazı adamları bir maaş yetmiyor, iki maaş yetmiyor, üç maaş yetmiyor, dört maaş yetmiyor, beş maaş alıyor. Yahu bu kadar işsizlik varken birilerinin bu kadar maaş almasını; üstelik yüksek maaş almasını sizin vicdanınız kabul ediyor mu?” ifadelerini kullanmıştı.

Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamalarına Fahrettin Altun ve eşi Fatmanur Altun tepki gösterdi. Fahrettin Altun, Whatsapp grubundan Borsa İstanbul’dan aldığı maaşı hayır ve hasenat işlerine harcadığını söyledi. Fatmanur Altun ise THY Yönetim Kurulu üyeliğinden aldığı maaştan feragat ettiği açıklaması yaptı.

CHP’li hesapların paylaştığı videoda Fahrettin Altun ve eşine, “İddialar asılsızsa neden üzerinize alınıp savunmaya geçtiniz” sorusu yöneltildi.

KHK’lılara ‘ağaç kökü yesinler’ diyen AKP’li Osman Zabun kansere yakalandı

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye, asgari ücretle çalışan sayısında Avrupa birincisi

Yeni asgari ücreti belirleme toplantıları devam ediyor. Açlık sınırının da altında kalan mevcut asgari ücret ise, çalışanların genel maaşı olmuş durumda. Türkiye, 10 milyonu bulan asgari ücretli çalışan sayısı ile Avrupa birincisi durumunda.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, asgari ücret seviyesinde, asgari ücretin altında ve biraz üstünde çalışan kişilerin sayısının 10 milyonu bulduğuna dikkat çekti. Tanal, bu sayı ile Türkiye’nin Avrupa birincisi olduğunu vurguladı.

ASGARİ ÜCRET DÖVİZ ARTIŞINA GÖRE BELİRLENMELİ

CHP’li Mahmut Tanal, yıl sonuna gelinmesi ile birlikte başlayan asgari ücret tartışmalarına yönelik açıklamalarda bulundu. Asgari ücret toplumu haline dönüştüğümüze yönelik yapılan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) araştırmasına dikkat çeken Tanal, “Asgari ücretli çalışan oranında Avrupa birincisiyiz! Asgari ücret seviyesinde, asgari ücretin altında ve biraz üstünde çalışan kişilerin sayısı 10 milyonu buluyor” dedi. CHP’li Tanal, asgari ücretin belirlenmesinde enflasyon oranının ve dövizin artışının da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydetti.

KHK’lılara ‘ağaç kökü yesinler’ diyen AKP’li Osman Zabun kansere yakalandı

medyabold
Devamını Oku »

Uşak’ta çıplak aramaya maruz kalan kız öğrenciler yeniden gündemde

Dört ay önce Bold Medya’nın duyurduğu Uşak’ta çıplak aramadan geçen kız öğrenciler TBMM’de yeniden gündeme geldi.

BOLD – Uşak’ta gözaltında çıplak aramaya maruz kalan üniversite öğrencileri Türkiye’nin gündemine 4 ay sonra girdi. HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun daha önce birçok kez dile getirdiği olayı TBMM’de yeniden gündeme getirdiği video dünden beri paylaşım ve izlenme rekoru kırıyor.

TBMM kürsüsünde “Uşak Emniyet Müdürlüğünde ne oldu biliyor musunuz?” diye soran Gergerlioğlu, “30 üniversite öğrencisi genç kadın çıplak aramaya maruz tutuldu. Açık söyleyeyim, emniyette “Külotunuzu çıkarın, oturun kalkın bakalım.” dendi ve yaptırdılar, yazıklar olsun.” ifadelerini kullandı.

“BU İDDİA DERHAL SORUŞTURULMALDIR”

Gergerlioğlu’nun paylaşımından sonra genç kızlara yapılanları yeni fark eden yazar Emre Kongar, tarihçi Ayşe Hür, kadın hakları savunuculuğu yapan Mor Dayanışma Derneği ve T24 gibi haber siteleri Gergerlioğlu’na destek verdi. Cumhuriyet gazetesi yazarı Emre Kongar, “Asıl me too ifşası. Bu iddia derhal soruşturulmalıdır!” dedi. Ayşe Hür, “Bu ülkede 1970’lerden beri kadınlara -hele de siyasetle uğraşan kadınlara- karakollarda, sorgu ve işkence odalarında, hapishanelerde yapılan sistematik taciz ve tecavüzleri ne kadar az konuştuk ve hala ne kadar az konuşuyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BU ZİHNİYETİN KARŞISINDA OLACAĞIZ”

Mor Dayanışma ise “Eylül ayında yapılan soruşturma sonrası Uşak Emniyeti’nde 30’a yakın kadına uygulanan çıplak aramayı HDP milletvekili ve İnsan Hakları İnceleme Komisyon üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu yeniden meclis gündemine taşıdı ve soru önergesi verdi. Erkek egemen sistemin İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere yasal kazanımlarımıza ve kadın hareketine dönük saldırıları, şiddet faillerini aklatan ve şiddeti meşrulaştıran söylemleri kadınlara dönük yaklaşımlarını net olarak ortaya koyuyor. Kolluk kuvvetine geniş yetki veren, çocuk istismarcılarına af tasarısına imza atan, bekçi yasasını gündeme sokan eril aklın kadın iradesine tahammülü olmadığını biliyoruz. Çıplak arama ile kadınları sindirme yoluna giden, şiddeti meşrulaştıran bu zihniyetin karşısında olacağız.” açıklamasında duyurdu.

NE OLMUŞTU?

Uşak Üniversitesi’nde okuyan 23’ü kız öğrenci ile 4’ü farklı mesleklerden 27 kişi, Cemaat soruşturmaları kapsamında 31 Ağustos 2020’de gözaltına alındı. Pandemi nedeniyle online derslere devam eden öğrenciler farklı illerden toplanıp Uşak’a getirildi. Uşak KOM, Uşak TEM ve çevredeki karakollara dağıtılan öğrencilerden bazılarına UŞAK KOM’da çıplak arama yapıldı.

5 gün gözaltında kalan öğrenciler 4 Eylül’de Uşak Adliyesinde mahkemeye çıkarıldı. Öğlen 13.30’da başlayan mahkeme 18.00’de bitti ve 22 öğrenci yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. 1’i öğrenci olmak üzere 5 kişi ise tutuklandı.

Öğrenciler 5 gün boyunca avukatlarıyla sadece resmi ifadeleri alınırken görüşebildi. Onun dışında özel görüşmek isteyenlerin talepleri reddedildi. Öğrencilerle “özel mülakat” adı altında resmi olmayan, psikolojik baskının çok fazla olduğu görüşmeler yapıldı. Bir öğrenci bu sorgu sırasında 3 kez bayıldı, dışarı çıkarılıp hava aldırıldıktan sonra sorgusuna devam edildi.

Serbest bırakıldıktan 3 gün sonra kendini ancak toparlayabilen bir kız öğrenci (kimliği güvenlik gerekçesiyle gizli tutuldu) Uşak KOM ve İzmir Bozyaka Karakolu’nda yaşadığı iki çıplak arama olayını ilk kez Bold Medya’ya anlattı.

Kadın polisler tarafından 2 kez çıplak aramadan geçirilen öğrenci, külotunu dizine kadar indirdiklerini ve otur-kalk hareketi yaptırdıklarını söyledi. Sevinç Özarslan’a konuşan öğrencinin ifadeleri tam olarak şöyle:

“Arama yapılırken soyunduk. Üst tarafımda bady ve üst iç çamaşırı kaldı. Yani üst iç çamaşırımı kaldırıp sırtıma ve ön tarafıma baktılar. Sütyenimizi kaldırarak elle kontrol ettiler. Eldivenle yaptılar bunu. Saçıma baktılar. Toka, yüzük vs. demir, metal varsa aldılar. Altta pantolonu tamamen çıkarttırıyorlar. İç çamaşırınızı dizlerinize kadar indirip otur kalk yaptırdılar. Dokunma yok ama ben body’yi biraz aşağı doğru indirip mahrem yerimizi kapattım ama bazı arkadaşlara ona bile müsaade etmediler. Evet, külodumuzu indirmek zorunda kaldık ve ayaktayken otur kalk pozisyonu yaptırdılar (derin bir nefes alıyor)… Sebebini bilmiyorum. Bunu herkese yapıyorlarmış. Uşak’ta da yaptılar. Ben belden aşağıyı body ile saklayabildim, beni görmediler diyebilirim ama o bile psikolojik olarak çok yoran ve kıracı bir durumdu.”

Bold Medya’nın duyurduğu olay daha sonra HDP Milletvekili ve insan hakları savunucu Ömer Faruk Gergerelioğlu tarafından gündeme getirildi. Euronews, Halk TV gibi basın kuruluşları, insan hakları örgütleri kız öğrencilerle görüşmek istedi. Ancak öğrenciler utandıkları, çekindikleri, en çok da korkutuldukları için daha fazla kimseyle görüşmek istemediklerini söyledi. Öğrenciler yaşadıkları travmayı hala daha atlatamadı. Aradan 4 ay geçmesine rağmen çıplak aramadan geçen öğrencilerin durumu gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.

Kız öğrencilere işkence: Külotunu indirip otur-kalk yaptırdılar!

30 kız öğrenci 3 gündür gözaltında!

Kadınlar çıplak arama dayatmasını anlatıyor: Kurbağa gibi zıplattılar!

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüsten ölenlerin sayısı 16 bini geçti

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ın açıkladığı resmi koronavirüs verilerine göre bugün koronavirüsten ölen 222 kişi ile birlikte toplam vefat eden kişi sayısı 16 bin 199’a ulaştı. Entübe edilen ağır hasta sayısı ise 5 bin 961.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugün 29 bin 136 kişiye vaka, 5 bin 203 kişiye Kovid-19 tanısı konulduğunu belirterek, 222 kişinin daha hayatını kaybettiğini açıkladı.

BUGÜN 222 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verilerini, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından paylaştı. Koca, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 222 kişinin daha yaşamını yitirdiğini, 29 bin 136 kişiye vaka, 5 bin 203 kişinin koronavirüs hastası olarak tespit edildiğini bildirdi.

TOPLAM VAKA SAYISI 1 MİLYON 809 BİN 961

Bakan Koca’nın paylaştığı verilere göre koronavirüs nedeniyle toplam 16 bin 199 kişi yaşamını yitirirken, koronavirüs vaka sayısı ise 1 milyon 809 bin 909’a yükseldi. Tabloya göre, toplam test sayısı 20 milyon 898 bin 517, toplam ağır hasta sayısı 5 bin 961, toplam iyileşen hasta sayısı 1 milyon 581 bin 565, bugünkü test sayısı 189 bin 65 olarak kayıtlara geçti.

KOCA: SEVDİKLERİMİZİ KORUYALIM

Twitter üzerinden paylaşım yapan Koca, ”Bugün tespit edilen 5.203 hastamız var. Ağır hasta sayısındaki artış hızının durağan olması sevindirici. Kısıtlamalara tam uyum ve tedbirlere riayetle mücadelemizi sürdürelim. Aşının yaygın uygulaması ve etkisinin görülmesine kadar sevdiklerimizi koruyalım ” dedi.

Türkiye’nin 12 Aralık 2020 güncel koronavirüs tablosu ise şöyle:

 

KHK’lılara ‘ağaç kökü yesinler’ diyen AKP’li Osman Zabun kansere yakalandı

medyabold
Devamını Oku »