27 Aralık 2020 Pazar

CHP’lileri soruşturan bakanlık AKP’li başkanları koruyor

CHP’li isimler için soruşturma izni verilirken adı yolsuzluk iddiaları ile gündeme gelen birçok AKP’li eski belediye başkanı adeta korunuyor. Eski başkanlara soruşturma açılabilmesi için İçişleri Bakanı ya da valiler izin vermiyor.

BOLD – Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerinde önceki dönemlere ilişkin yolsuzluk iddiaları gündeme gelirken, birçok suç için soruşturma açılabilmesi adına İçişleri Bakanı ya da valilerin izni gerekiyor. CHP’li isimler için soruşturma izni verilirken AKP’li başkanlara ise aynı sistem uygulanmıyor.

YETKİLİ AMİRİN SORUŞTURMA İÇİN İZİN VERMESİ GEREKİYOR

Kamu görevlileri yönünden yolsuzlukların soruşturulmasında iki ayrı kanun uygulandığını belirten ve bu konuda önemli çalışmaları olan bir hukukçu, “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’na göre; vali ve kaymakamlar hariç, irtikâp, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma suçlarına iştirak etmekten sanık olanlar hakkında savcılıklarca re’sen soruşturma yapılır. Bir memurun yargılanabilmesi için yetkili amirin soruşturma izni vermesi gerekiyor” dedi.

BAKANLIK MÜFETTİŞ GÖNDERİP DENETLEMELİ

Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre; rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele kapsamında savcılık tarafından re’sen soruşturma başlatılabildiğini hatırlatan hukukçu, “Belediye başkanları hakkında idari soruşturma İçişleri Bakanlığı denetim elemanlarınca yürütülür. Suç işlendiği tespit edilirse durum savcılığa bildirilir. Savcılık gereğini yapar. Belediye müfettişlerinin belediye başkanı ve meclis üyeleri hakkında denetim ve soruşturma yetkileri bulunmadığından, bunlar tarafından bir suçu işlendiğinin tespiti halinde durum, İçişleri Bakanlığı’na ya da valiliğe intikal ettirilerek denetim elemanı istenir. Bakanlık müfettişleri bir suç tespiti halinde durumu savcılıklara bildirilir” dedi.

SAVCININ İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA HAKKI BULUNUYOR

Belediye başkanı ya da meclis üyeleri ile memurların birlikte suç işledikleri konusunda savcılıklara suç duyurusunda bulunulması halinde, İçişleri Bakanlığı’ndan izin isteneceğini hatırlatan hukukçu, “İçişleri Bakanlığı uygun görürse soruşturmacı görevlendirir. Ön inceleme sonunda görev suçu tespit ederse ilgilisi hakkında ‘soruşturma izni verilmesi’ni önerir. İçişleri Bakanı uygun görürse soruşturma izni verir. Hakkında soruşturma izni verilen bu karara idari yargı nezdinde itiraz eder, itiraz kabul edilirse dosya işlemden kaldırılır. İtiraz reddedilirse dosya gereği için savcılığa gönderilir. Savcılığın, bu karara karşı idare mahkemesinde dava açma hakkı bulunuyor” dedi.

BOLD Medya’yı susturma operasyonu ve sosyal medyayı bekleyen tehlike

medyabold
Devamını Oku »

Roboski katliamında ölen 34 sivil 9’uncu yılında anılıyor

28 Aralık 2011’de Roboski faciasında hayatını kaybedenler mezarları başında anılacak. Törende HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın dava süreciyle ilgili önemli açıklamalar yapması bekleniyor.

BOLD – 9 yıl önce yaşanan Uludere faciasının yıldönümü sebebiyle, mezarlıkta anma töreni yapılacak. Törene başta HDP heyeti olmak üzere geniş bir katılım olması bekleniyor.

Saat 13.00’de yapılacak anmada konuşacak olan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın, Roboski davası sürecine ilişkin önemli bilgiler paylaşacağı belirtiliyor.

Roboski olayı nedir?

28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünde Türk Silahlı Kuvvetlerinin F-16 savaş uçaklarıyla yaptığı bombardıman sonucunda 34 sivil hayatını kaybetmişti. Olayda ölenlerin 28’i Encü ailesine mensuptu, Servet Encü yaralı olarak kurtuldu. Resmî makamlar, ölenlerin PKK’lı olduğu istihbaratı ile vurulduğunu açıklamış, ancak sonradan bu kişilerin kaçakçılık yapan bölge halkı olduğu ortaya çıkmıştı.

Genelkurmay Başkanlığı olay sonrası yaptığı açıklamada 28 Aralık 2011 tarihinde saat 18.39’da tespit edilen grubun PKK’nın kullandığı yolları kullanması sebebiyle vurulmasına karar verildiğini ve operasyonun gerçekleştiğini belirtti. 16 Mayıs 2012 tarihinde olayın, Amerika Birleşik Devletleri’nden paylaşılan istihbarat nedeniyle gerçekleştiği belirtilse de daha sonra yapılan açıklamalarda bu bilgi yalanlandı.

medyabold
Devamını Oku »

Ödüllü kısa film “Diktatörler Ölmez” Youtube’da

Tiyatro oyuncusu yazar ve yönetmen Serkan Öztürk’ün 2019 ve 2020’de birçok ödül kazanan kısa filmi “Diktatoren Sterben Nicht” (Diktatörler Ölmez) yayınlandı.

BOLD– Türkiye’de Dünya Tiyatro’daki oyunlarıyla ver Sürgün İnek filmindeki müfettiş rolüyle dikkat çeken ve şu anda yut dışında bulunan Serkan Öztürk’ün yazıp yönettiği ve uluslararası festivallerde on beş ödül alan kısa film, Almanya’da ve Almanca çekilmişti.

Yapımcılığını Maestro Prodüksiyon’un yaptığı, “Diktatörler Ölmez” Global India International Film Festivalinden “Best Cinematography” ve Los Angeles Best Shorts Competition yarışmasından “special mention” ödüllerini kazanmasıyla dikkat çekti.

Türkçe ve İngilizce alt yazılarının da eklendiği kısa film, 27 Aralık 2020 tarihi itibariyle ‘916 Film’ YouTube kanalında izleyicilerin beğenisine sunuldu.

medyabold
Devamını Oku »

Dünyada aşılama başladı ancak Türkiye’de belirsizlik sürüyor

Koronavirüs aşısını tedarik eden birçok ülke kurulan merkezlerle aşılama çalışmalarına başlarken Türkiye’de belirsizlik sürüyor. Daha önce aralık ayı başında geleceği açıklanan Çin aşısı da sürekli erteleniyor.

BOLD – Türkiye aşılama konusunda diğer ülkelerin gerisinde kaldı. Birçok ülke aşılamalara başlarken, hükumet Pfizer ile BioNTech’in geliştirdiği Kovid-19 aşısından 550 bin, Çin’li ilaç şirketi Sinovac’ın geliştirdiği koronavirüs aşısından ise ilk etapta 4,5 milyon doz alındığını açıklandı ancak şu an için Türkiye’ye gelen aşı bulunmuyor.

AŞILAMADA TÜRKİYE DÜNYANIN GERİSİNDE KALDI

BirGün’den İsmail Arı’ya konuşan CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, Türkiye’nin Kovid-19 aşısında ve aşılama çalışmalarında dünyanın gerisinde olduğunu vurguladı. “Sağlık Bakanlığı, bu beceriksizliğinin üstünü de, uluslararası onaylı Alman aşısı için riskli diyerek örtmeye çalışıyor” dedi. Pfizer ile BioNTech’in geliştirdiği aşı ile ABD’de geliştirilen Moderna’nın koronavirüs aşısının Çin aşısına kıyasla bir adım önde olduğunu belirten Emir, “Türkiye uzunca bir süre Çin’den Kovid-19 aşısı alınacağını belirterek bunun üzerinde durdu. Aşının getirilme aşamasında da ertelemeler ve gecikmeler oldu. Türkiye’nin aşı kaynağını çoktan çeşitlendirmesi gerekiyordu” diye konuştu.

AŞILAMA MERKEZİ KURULACAĞI İLE İLGİLİ AÇIKLAMA YOK

BioNTech’in aşısı için önden hazırlık yapılmamasını eleştiren Emir, “Birçok ülke aylar önce ön sözleşme imzaladı ve sipariş verdi. Sağlık Bakanlığı, şu anda alabildiği tek aşı olan Çin aşısını sürekli metheden ama bunun bilimsel olarak kaynağını da açıklayamayan bir pozisyonda. Çin aşısının 60 yaş üzerindekiler için etkinliği çalışılmış değil. 60 yaş üzerindeki kişiler ve kronik rahatsızlığı olanlar BioNTech’in aşısıyla aşılanmalı. Ayrıca, Türkiye’de aşılamanın mevcut sağlık altyapısıyla yapılacağı anlaşılıyor, çünkü aşılama merkezi kurulacağı yönünde bir açıklama yok. Zaten aşı da hızla gelemeyecek bunu Sağlık Bakanlığı da görüyor” dedi. Emir, bakanlığın bir an önce aşılama takvimini açıklanması gerektiğini kaydetti.

BOLD Medya’yı susturma operasyonu ve sosyal medyayı bekleyen tehlike

medyabold
Devamını Oku »

Pandemi hastanesi önce korona rakamlarını açıkladı sonra da sildi

Pandemi hastanesi olarak hizmet veren Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi, Kovid-19’dan ölen ve tanı konulan hastaların sayısını açıkladıktan kısa süre sonra bu duyuruyu sildi.

BOLD – Afyonkarahisar’da pandemi hastanesi olarak hizmet veren Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Hastanesi 19 Mart’tan 18 Aralık tarihine kadar Kovid-19 sebebiyle vefat edenlerin ve tanı konulan hastaların sayısını açıkladı. Üniversite hastanesi daha sonra açıklamayı siteden kaldırdı.

11 BİN HASTADAN 251’İ ÖLDÜ

Kaldırılan açıklamada, toplam 430 hastanın yoğun bakımda hizmet aldığı belirtilirken, kesin tanı ile poliklinikte hizmet verilen hasta sayısının 10 bin 968 olduğu açıklandı. Hastanede Kovid-19 olası şüphelisi 251 hastanın vefat ettiği bildirildi. Hastanede hali hazırda toplam 53 hastanın Kovid-19 pozitif tanısı ile takip edildiği belirtildi.

SAYILAR DÜŞTÜ, ANCAK HASTANELER DOLU

BirGün’den Berkay Sağol’a konuşan CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Yalçın Görgöz, Afyonkarahisar’da özellikle son hafta vaka sayılarının düştüğünü söyleyerek, “Vaka sayılarının düştüğünü biz de Sağlık Bakanlığı uygulamasının üzerinden de görüyoruz. Ancak hastanelerimiz hala dolu durumda. Afyon Devlet Hastanesi ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ndeki arkadaşlarımızla görüştüğümüz zaman hastanelerin yoğun bakımlarının hâlâ dolu olduğunu öğrendik” dedi.

DAĞ KÖYLERİNDE BİLE VAKALAR GÖRÜLDÜ

Küçük ilçelerde de vakaların çıktığını belirten Görgöz, “Nisan, mayıs aylarında hatta ağustos ve eylül aylarında bile vaka görülmeyen dağ köylerimizde aralık ayında pozitif vakalar görüldü. Bolvadin’de ve Emirdağ’da insanlar bu durumu normalleştirdi bile. Kısıtlamalar yetersiz. Fabrikalar açık ve emekçiler çalışıyor. Yalnızca akşam 21.00 ve hafta sonu alınacak yasaklar bu salgının önüne tamamen geçemez” dedi.

BOLD Medya’yı susturma operasyonu ve sosyal medyayı bekleyen tehlike

medyabold
Devamını Oku »

2020’de yine yandaşın yüzü güldü: 42 milyar liralık kıyak!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bu yıl yaptığı 42 milyarlık ihale, pazarlık usulü ile yandaş firmalara verildi. Duruma tepki gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, ihaleyle yandaş şirketlere kaynak aktarıldığını söyledi.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2020 yılı içerisinde hızlı tren, metro, tramvay yapım ve inşaat işlerinden oluşan projelerle ilgili ihalelerin neredeyse tamamının kapalı olarak, istisna kabul edilen pazarlık usulüyle yapıldığını açıkladı. Akın, tutarının 42 milyar TL’yi bulduğunun tahmin edildiğini söyledi.

İHALELER KAMUOYUNDAN GİZLENDİ

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre CHP’li Akın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesindeki Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) tarafından 2020 yılı içerisinde ilansız ve belli firmaların davet edilmesi yöntemiyle gerçekleştirdiği ihalelerle ilgili bir derleme hazırladı. Rapora göre bu yıl içinde AYGM tarafından yapım ve inşaat işlerini kapsayan pazarlık usulüyle 12 ihale pazarlık usulüyle gerçekleştirdi. İhaleler ilansız ve belli firmaların davet edilmesiyle düzenlendi. 12 ihaleden yalnızca 4’ü kamuoyuyla paylaşıldı. Pazarlık usulüyle yapılan ihalelerin toplam tutarının yaklaşık 42 milyar TL olduğu tahmin ediliyor.

İHALELER YANDAŞ FİRMALARA VERİLDİ

Mevzuata göre sonuçları kamuoyuna açıklanan pazarlık usulüyle yapılan 4 ihalenin toplam tutarı 1 milyar 446 milyon TL olurken, burada en büyük payı iktidara yakınlığıyla bilinen Cengiz Holding aldı. Cengiz Holding, açıklanan pazarlık usulü ihalelerde 1,37 milyar TL ile en büyük paya sahip oldu. Sonuçları açıklanmayan pazarlık usulüyle yapılan ihalenin toplam tutarının ise yaklaşık 40.5 milyar TL olduğu tahmin ediliyor. Söz konusu 8 ihalede aslan payını iktidara yakınlığıyla bilinen firmalar aldı. Buna göre Kolin, Kalyon, Cengiz firmalarına toplamda 4 farklı projeyle 11 milyar 770 milyon TL büyüklüğünde ihale verildi.

İHALELERİ KEYFİ DAĞITMAK İÇİN ÇABA GÖSTERDİLER

CHP Genel Başkan Yardımcısı Akın, AKP’nin kamu ihale mevzuatını hiç sevmediğini, bu nedenle sürekli değiştirdiğini belirterek, “İhaleleri keyfine göre dağıtmak için çok çaba gösterdiler. 2003’ten bu yana 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu defalarca değiştirildi. Kanuna uymak yerine kendilerine kanunu uydurdular. Böylece adrese teslim ihaleler devreye sokuldu. İstisnayı usul haline getirdiler. Pazarlık usulü ile verilen ihaleler de bunun sonucudur. Halkın parasını bu usulle yandaşlara veriyorlar” dedi.

BOLD Medya’yı susturma operasyonu ve sosyal medyayı bekleyen tehlike

 

medyabold
Devamını Oku »

Kapısına kilit vurulan Olay TV internetten yayına devam edecek

İktidarın baskısı sonrası kapatılan Olay TV’nin akıbeti belli oldu. Olay TV’nin sosyal medya hesabı tvhaberi.com olarak değişirken, “Değişim başlıyor, habercilik fabrika ayarlarına dönüyor” denilmesi dikkat çekti.

BOLD – 26 günlük yayın hayatının ardından iktidar baskısı olduğunu öne sürerek ekranı karartan Olay TV’nin sosyal medya ve internet sitesindeki ismi @tvhabericom, “Haberciliğin fabrika ayarları” olarak değişti.

26 GÜN YAYINDA KALDI

İş insanı Cavit Çağlar’ın sahibi olduğu Olay TV, Bursa’daki merkezini İstanbul’a taşıyarak 30 Kasım tarihinde yeniden yayına başladı. Çok sayıda deneyimli gazeteciyi kadrosuna katan kanal, siyasi iktidarın uyguladığı baskı sonucu yalnızca 26 gün yayında kalarak 25 Aralık Cuma günü ekranını karattı. Çağlar, mevcut yatırım ve kadrodan tümüyle vazgeçerken, kanalın bir diğer ortağı olan Hüseyin Köksal, aynı kadroyla yola devam etmek için yeni bir frekans arayışına girdi.

HABERCİLİK FABRİKA AYARLARINA DÖNÜYOR

İşsiz kalan 180 çalışanın umutlu bir haber bekleyişi sürerken, kanalın dijitaldeki ve Twitter’daki adı da değişti. Daha önce @olaytvcom ismiyle haber paylaşımı yapan hesabın yeni adı @tvhabericom, Haberciliğin Fabrika ayarları olurken, internet haberleri de tvhaberi.com adresi üzerinden yayımlanmaya devam ediyor. Paylaşımda “Değişim başlıyor, habercilik fabrika ayarlarına dönüyor” denilmesi dikkat çekti.

BOLD Medya’yı susturma operasyonu ve sosyal medyayı bekleyen tehlike

medyabold
Devamını Oku »

Eskişehir Büyükşehir de asgari ücreti 3 bin 350 liraya çekti

AKP’nin asgari ücret kararı gelmeden CHP’li belediyelerden dikkat çeken açıklamalar geliyor. Daha önce Ankara ve Adana Büyükşehir Belediyelerinin belirlediği 3 bin 100 liralık asgari ücreti Eskişehir Büyükşehir Belediyesi 3 bin 350 TL’ye çıkardı. 

BOLD – Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla belediyede personelindeki en düşük maaşın 3 bin 350 TL olduğunu açıkladı.

ASGARİ ÜCRET YARIN BELLİ OLUYOR

2021 yılı için geçerli olacak asgari ücreti belirleyecek olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu son toplantısını yarın yapacak. Toplantı sonrasında da 2021 yılında uygulanacak olan asgari ücretin açıklanması bekleniyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yılbaşından sonra belediyede uygulanacak olan asgari ücreti 3 bin 350 TL olarak açıkladı.

EN DÜŞÜK MAAŞ 3 BİN 350 TL OLACAK

Belediyenin çeşitli birimlerinde çalışan işçilerin fotoğraflarıyla paylaşımda bulunan Büyükerşen, “Emek en yüce değer! Yarın açıklanacak asgari ücret ne olursa olsun, şehrimiz için yaz, kış, gece, gündüz demeden çalışan belediye personelimizin alacağı en düşük maaş ocak ayı itibariyle 3 bin 350 TL’den az olmayacak. Bu şehre kattığınız tüm güzellikler için sizlere minnettarım” dedi.

BOLD Medya’yı susturma operasyonu ve sosyal medyayı bekleyen tehlike

medyabold
Devamını Oku »

Dallas rakibi Clippers’a NBA tarihinin en büyük farkını attı

NBA’de dün gece oynanan maçta, Dallas Mavericks, rakibi Los Angeles Clippers karşısında ilk yarıyı 50 sayı farkla (77-27) önde kapattı. Bu fark, NBA tarihinin en farklı ilk yarı skoru olarak kayıtlara geçti.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD NBA

Dünyadaki tüm Basketbolseverlerin ilgiyle takip ettiği NBA’de dün tarihi bir gece yaşandı. Bir tarafta sezonun ilk iki maçını kaybetmiş olan Luka Doncic’li Dallas Mavericks, diğer tarafta ise sezonun ilk maçında LeBron James’li, Anthony Davis’li son şampiyon Lakers’ı yenmiş, ikinci maçında ise geçen sezon Batı Konferansı’nda final oynamış olan Jamal Murray’li, Nikola Jokic’li Denver Nuggets’a fark atmış olan Los Angeles Clippers vardı.

Son maçta sakatlanan takımın yıldızı Kawhi Leonard’ın yokluğunun Clippers’ı olumsuz etkileyeceği tahmin ediliyordu ancak tarihi bir farkın yaşanacağı kimsenin aklına gelmedi. Sonuçta takımda Paul George ve Serge Ibaka gibi tecrübeli NBA yıldızları vardı.

Dallas Mavericks karşılaşmaya oldukça hızlı başladı. Genç yıldızı Luka Doncic önderliğinde hem savunmada hem de hücumda çok etkili olan Dallas Mavericks, maçın ilk çeyreğini rakibi karşısında 36-13 önde tamamladı. Bu çeyrekte Luka Doncic, rakip takımın toplamı kadar yani tam 13 sayı attı. Ayrıca 6 ribaund alan Doncic, dörtte asist yaptı.

İkinci çeyrekte Dallas rüzgârı fırtınaya döndü ve Clippers’ı adeta parkeden sildi. Karşılaşmanın ilk yarısı sona erdiğinde, skor tabelasında 77-27 yazıyordu ve 50 sayılık bu fark NBA tarihinde daha önce hiç görülmemişti. Bu alanda bir önceki rekor, Golden State Warriors’a aitti. Warriors, 1991 yılında, Sacramento Kings karşısında ilk yarıyı 47 sayı farkla 88-41 önde tamamlamıştı.

SON ÇEYREKTE DALLAS FRENE BASTI

Soyunma odasından hızlı dönen Los Angeles Clippers, 3. çeyreğe hızlı başladı. 10-0’lık seri yakalayarak farkı 40 sayıya düşüren Los Angeles ekibi biraz ümitlense de ilerleyen dakikalarda kontrolü ele alan Dallas Mavericks aradaki farkı tekrar açmayı başardı. Bir ara farkı 57 sayıya kadar (120-63) çıkaran Dallas Mavericks, Luka Doncic başta olmak üzere yıldızlarını 4. çeyrekte benche çekerek frene bastı. NBA tarihinin en farklı biten beş karşılaşması arasına girebilecek olan maçı Dallas Mavericks 51 sayı farkla (124-73) kazandı.

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu AKP’lilere o günleri hatırlattı: Yılmam, boyun eğmem, Allah’tan başka kimseden korkmam

Kapatma davasının açıldığı 2008 yılında AKP’lilerin hakları için mücadele ettiğini hatırlatan Gergerlioğlu, Soylu’yu işaret ederek, “O gün size ağız dolusu küfrü ediyordu” dedi.

BOLD – İnsan hakları savunucusu HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM Genel Kurulda milletvekillerine seslendi.

Karakol ve cezaevlerindeki kadınlara yönelik ‘Çıplak arama’ işkencesini gündeme getirdiği için iktidar milletvekilleri ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hedefinde olan Gergerlioğlu’nun konuşması sırasında ortam gerildi.

MAZLUMDER Başkanlığı yaptığı sırada başörtüsüne özgürlük eylemlerinde polisten dayak yediğini söyleyen Gergerlioğlu, hayatının insan hakları mücadeleleriyle geçtiğini belirtti.

BAŞÖRTÜSÜNÜN İÇİNİ BOŞALTANLAR

Başörtüsü mücadelesinde vicdan mücadelesi verdiğini belirten Gergerlioğlu: “Bana kimse başörtü mücadelesi anlatmasın. Ben yıllarımı başörtüsü mücadelesine verdi. Ama siz başörtüsünün içini boşaltanlar bunu anlayamaz” diye konuştu

Kendisine tehditler savuran AKP’li milletvekilleriyle mahkemede hesaplaşacağını belirten Gergerlioğlu, ” Yılmam, boyun eğmem, Allah’tan başka kimseden korkmam” ifadelerini kullandı.

İLK KARŞI AÇIKLAMAYI BEN YAPTIM

Gergerlioğlu ayrıca, AKP’lilere 2008 yılında açılan kapatma davasına karşı verdiği mücadeleyi hatırlattı. Gergerlioğlu, “Ayhan Bilgen’le MAZLUMDER’deyken 367 krizine karşı sonuna kadar mücadele ettik. 2008’de AKP’ye kapatma davası açılmıştı, ben MAZLUMDER Genel Başkanıydım. İlk karşı açıklamayı ben yaptım. Bugün, hani Bakanınız var ya, ona buna küfrediyor, o gün size ağız dolusu küfrediyordu” diye konuştu.

Ömer Gergerlioğlu TBMM’deki konuşmasını sosyal medya hesabından, “TBMM’de insan hakları kavramı ve insan hakları savunuculuğunu anlatmaya çalıştım. Umarım bu toplumda insan hakları paydasında sorunlarımızı çözebilelim, tek derdim bu. Yoksa, adalet değil, zulüm devam eder” notuyla paylaştı.

Ülkece iyi değiliz: Polis amca geldi mi cezasını kesti mi…

medyabold
Devamını Oku »

Vaka sayısı düşüyor vefat sayısı artışta: Koronavirüsten bugün 254 kişi hayatını kaybetti

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre bugün hayatını kaybeden 254 kişiyle birlikte toplam can kaybı 19 bin 878’e yükseldi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyuyla paylaştı. Buna göre, son 24 saatte hayatını kaybeden 254 kişiyle birlikte toplam can kaybı 19 bin 878’e yükseldi.

Bugün yapılan 172 bin 113 test sonucunda semptom gösteren 2 bin 806 kişiyle birlikte toplam 14 bin 205 yeni vaka tespit edildi. Türkiye’de toplam vaka sayısı 2 milyon 147 bin 578 oldu.

Bugün iyileşen 21 bin 196 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 2 milyon 15 bin 230’a yükseldi.

Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 4.1, toplam ağır hasta sayısının ise 4 bin 309 olduğu açıklandı.

Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 50.8, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 68.2 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 40.0 olarak duyuruldu.

TEST TALEBİ AZALIYOR

Verileri sosyal medya hesabından değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: “Bugün tespit edilen 2.806 hastamız var. Vaka ve hasta sayımız düşmeye devam ediyor. Temaslı sayısı ve test talebi de azalıyor. Tedbir ve kısıtlamaların etkisini yakında kayıplarımızda da görmeyi ümit ediyoruz. Mücadele sürekliliği başarıyı kalıcı kılacak” dedi.

Erdoğan’ın avukatı da yolunu böyle buluyor

medyabold
Devamını Oku »

Ülkece iyi değiliz: Polis amca geldi mi cezasını kesti mi…

Bir trafik polisi memurunun hatalı park yapan araç sahiplerine şarkı eşliğinde ceza keserken çekilen neşeli görüntüleri sosyal medyada viral oldu.

BOLD – Sosyal medyaya yansıyan Trabzon’dan bir  görüntü ‘ülkece iyi değiliz’ yorumlarına neden oldu. Gazeteci Zafer Arapkirli’nin de paylaştığı görüntülerde, bir trafik polisi memurunun şarkı söyleyerek park halindeki araçlara ceza yazdığı görülüyor. O anlarda polise bir şey sormaya çalışan bir sürücünün de, polisin tuhaf halleri yüzünden kararından vazgeçtiği görülüyor.

Yoldan geçen diğer sürücülerin dikkatini çeken ve kayda alarak sosyal medyada paylaştıkları görüntü kısa sürede viral oldu.

Erdoğan’ın avukatı da yolunu böyle buluyor

medyabold
Devamını Oku »

Türk-İş’in asgari ücret beklentisi: 3 bin TL altında olmamalı

Yeni yılda geçerli olacak asgari ücret için Türk-İş beklenen ücret teklifini açıkladı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay “İşveren ve hükümet, asgari ücretle ilgili 3 bin liranın altında bir teklif getirmemelidir” dedi.

BOLD – Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yarın yapacağı son toplantı öncesinde Türk-İş teklifini açıkladı. Türkiye’nin en büyük işçi sendikası olan Türk-İş’in Genel Başkanı Ergün Atalay, “İşveren ve hükumet, asgari ücretle ilgili 3 bin liranın altında bir teklif getirmemelidir. Çünkü 3 bin liranın altındaki teklif, insanları mutlu edecek bir teklif olmaz, çalışanları mutlu edecek bir teklif olmaz. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na 3 bin liranın üzerinde bir teklif getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Asgari Ücret Komisyonu dördüncü ve son toplantısını yarın saat 10.30’da gerçekleştirmesi ve 2021 yılında uygulanacak asgari ücretin yarın açıklanması bekleniyor.

Diğer yandan bir önceki toplantıda TÜİK, asgari ücret hesaplamasında dikkate alınan bekar bir çalışanın aylık asgari geçim tutarını hafif işler için 2 bin 339, orta işler için 2 bin 507 ve ağır işler için 2 bin 792 olarak belirledi. TÜİK’e göre ağır statüdeki bir işçinin geçim maliyeti yıllık yüzde 19.77 arttı.

ASGARİ ÜCRET NASIL BELİRLENİYOR?

Asgari ücreti, 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor. Komisyonda işçi, işveren ve devlet kanadı 5 kişi ile temsil ediliyor. Görüşmelerde ilk toplantı Bakanlık’ta yapılıyor. İşçi ve işveren taraflarının ev sahipliğinde yapılan iki toplantının ardından dördüncü ve son toplantı yine Bakanlık’ın ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor.

medyabold
Devamını Oku »

Hürriyet’teki suçlamaya CHP vekillerden ‘ortak açıklama’ kararı

Fatih Çekirge’nin, CHP’li Muğla milletvekillerinden birinin Pınar Gültekin’in ailesi arayarak davadan vazgeçilmesini istediği iddiaları için CHP Muğla milletvekillerinden ortak açıklama yapma kararı geldi.

BOLD – Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, Muğla’da bar işletmecisi Cemal Metin Avcı tarafından katledilen üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in ailesinin davadan vazgeçmeleri için bir CHP’li Muğla milletvekil tarafından arandığını iddia etti. Baba Gültekin’in arandığını söyleyen Çekirge’nin iddialarına CHP’nin Muğla milletvekillerinden yalanlama geldi.

Haber sitesi Gercekgundem.com’a konuşan CHP Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin, Burak Erbay, Suat Özcan ve Mürsel Alban’ın konuya ilişkin ortak açıklama yapacakları belirtildi.

Konuyu sabah gazeteden okuyup öğrendiklerini söyleyen Burak Erbay: ” Arkadaşlarımızla kendi aramızda konuştuk. Yakın bir zamanda ortak bir açıklama yapacağız” dedi.

HİÇBİR İNSAN BUNU YAPMAZ

Konuyla ilgisini olmadığını anlatan Mürsel Alban ise: “CHP içinden aradılarsa ki ihtimal vermiyorum. Benim üç kızım, annem var. Aradılarsa vicdani olarak ben kabul etmiyorum. Kimse zan altında bırakılmasın. Kimse bir an önce açıklansın” ifadelerini kullandı.

Çekirge’nin iddialarını yalanlayan Suat Özcan da: “Ben kendi adıma konuşuyorum. İlgim alakam yok. Diğer arkadaşlar olduğuna da ihtimal vermiyorum” diye konuştu.

Parti olarak her zaman mağdur ailelerin yanında olduklarını söyleyen Süleyman Girgin, “Böyle bir olaydan dolayı ben hiçbir milletvekilinin aileyi aradığına inanmıyorum. Böyle bir şeyi hiçbir milletvekilimiz yapmaz. Bırakın hiçbir milletvekili hiçbir insan yapmaz” ifadelerini kullandı.

NE OLDU

Muğla’nın Ula ilçesinde, 16 Temmuz günü kaybolan 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in 5 gün sonra Menteşe ilçesindeki ormanlık alanda cesedi bulundu. Soruşturma sonunda cinayeti Gültekin’in eski erkek arkadaşı, bar işletmecisi Cemal Metin Avcı’nın işlediği ortaya çıktı.

Erdoğan’ın avukatı da yolunu böyle buluyor

 

medyabold
Devamını Oku »

Gazeteci Mengü’den Cavit Çağlar’a ‘Olay’ yorum: A Haber ne yayınlıyorsa aynısını yayınlasın

Gazeteci Nevşin Mengü, AKP’nin baskısıyla Olay TV’yi kapatan işinsanı Cavit Çağlar’a yüklendi. Mengü “Hiç ekip getirmek için uğraşmasın, A Haber ne yayınlıyorsa aynı frekanstan aynısını yayınlasın.” diyerek tepki gösterdi.

BOLD – Olay TV’nin kapatılmasıyla ilgili konuşan gazeteci Nevşin Mengü, “Ne İzmir Marşı çalındı ne Mehter Marşı çalındı” diyerek iş insanı Cavit Çağlar’a da tavsiyede bulundu: “Hiç ekip getirmek için uğraşmasın, A Haber ne yayınlıyorsa aynı frekanstan aynısını yayınlasın.”

30 Kasım’da yayına başlayıp 26 gün sonra kapanan Olay TV’yle ilgili tartışmalar devam ediyor. Kanalın önemli isimlerinden Nevşin Mengü, YouTube kanalında perde arkası gelişmeleri anlattı. Kronos34.news’in haberine göre Mengü, Cavit Çağlar’ın kanalda baskı gördüğünü anlattığını ancak kanal kapandıktan sonra kendisinin de yayından rahatsız olduğunu dile getirdiğini kaydeden Mengü, “Hangisi doğru?” diye sordu.

Nevşin Mengü’nün Olay TV’nin kapanmasıyla ilgili anlattıkları şöyle:

Öncelikle şunu söyleyeyim: Cavit Çağlar, “Bursa’da 35 yıl kesintisiz yayın yaptım. Olay TV’nin kapanmasından dolayı çok üzgünüm. Yollarımızı ayırdığımız tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum, başarılar diliyorum” demiş. Ben de kendisine başarılar diliyorum, sağ olsun. Asıl kendisine başarılar, bundan sonra…

“RTÜK İZİN VERMİYOR, ASIL SIKINTI ORDA BAŞLIYOR”

Ne oldu? Türkiye’de televizyon açmak için diyelim ki paranız var cebinizde, milyonlarınız var. Diyorsunuz ki ben medyaya yatırım yapacağım, burası büyüyecek, reyting kanalı açacağım. RTÜK’e gidiyorsunuz. RTÜK size lisans vermiyor. Asıl sıkıntı bu. Her şey burda başlıyor. Bu Sözcü gazetesinin de başına geldi. Sözcü gazetesi bir televizyon frekansı aldı, bir yerel frekans, adını değiştirmek istiyor. Bir yıl oldu Sözcü başvuralı, bir yıl. Ve bir yıldır RTÜK bu isim değişikliğini gündemine almıyor. Bu RTÜK 90’lı yıllarda irticai yayınlarla mücadele etmek için kurulmuştu, şimdi acayip bir şeye dönüştü. Burdan ne dersi alıyoruz biliyor musunuz: Devlet nasıl olsa bizim elimizde diye bir odak kendine göre yasalar yapıyor, kendine göre düzenlemeler yapıyor, işler değişiyor, o baskısı yasalar, baskıcı düzenlemeler dönüyor, o yasaları, düzenlemeleri yapanları vuruyor. Demokrasi 101. Vallahi şu 40 senelik hayatım, Türkiye’de demokrasinin neden önemli olduğunu anlamakla geçti. Maalesef. O aşamadayız. Böyle RTÜK diye bir kurumun olması, ne ya Zambiya mı burası. E tabii ki bir kuruluş olur, frenkans mrekans düzenler de böyle bakkal açacak olsan RTÜK’ten izin alıyorsun.

“ÇAĞLAR’IN LİSANSI VARDI, O YÜZDEN ONUNLA ÇIKILDI YOLA”

Hani soruyorsunuz ya “Vay efendim Cavit Çağlar’a güven olur mu?” diye. Biz de biliyoruz, herhalde. Fakat bir sıkıntı var. RTÜK, kanal açmak istiyorum diyorsunuz, ha bu bizim istediğimiz gibi yayın yapmaz, baş ağrıtır, sana lisans vermiyor. Gündemine bile almıyor başvurunu. Mesele bu. Onun için bir yatırımcı, televizyon kurmak isteyen bir yatırımcı ne yapıyor biliyor musunuz, gidiyor halihazırda mevcut, lisansı olan bir kanal arıyor. Lisansı olsun ki hiç uğraşmayayım diyor. Lisansı olan bir kanal arıyor, mesele bu. Cavit Çağlar o yüzden bu işin içerisinde. Genel Yayın Yönetmenimiz Süleyman Sarılar zaten yayında anlattı. Hüseyin Köksal, bir işadamı, parası var, televizyon açmak istiyor adam. Gitse, sıfırdan televizyon açmaya kalksa RTÜK ohooo bunu ne gündemine alır, ne bilmem ne olur. Para yatırır beklersin. Onun için Cavit Çağlar’la bu işe, aile dostuymuş Cavit Çağlar, bu işe giriyor. Zaten Olay TV var, Cavit Çağlar’ın bir televizyonu var, RTÜK lisansıyla filan uğraşmaya gerek yok, hemen yayına başlanabiliyor diye Cavit Çağlar’la bu yola çıkıldı.

“HDP YANLISI YAYIN YAPILDI” DİYORLAR, YALAN

Evet Cavit Çağlar’ın anladığım kadarıyla en başından beri çekinceleri vardı. Fatih Altaylı’ya o dönem “Yorum yaparsa kulağından tutar atarım”, onu dedi, bunu dedi. Fakat anlaşılan daha sonra Hüseyin Köksal ikna ettiler Cavit beyi, biz habercilik yapacağız diye. Biz hakikatten de habercilik yaptık. Allah aşkına yani. Ben ana haber bültenimde, bu derneklerle ilgili düzenlemeyle ilgili eleştiriler gündeme geldiğinde, ben yayına bu düzenlemeyi hazırlayan AK Parti milletvekili Abdullah beyi yayında ağırladım. Yarım saat anlattı adam, bu yasayı bunun için yaptık, şunun için yaptık diye. Yani yalan söylüyorlar. Bu kanal yok HDP yanlısı yayın yaptı filan. Bunlar yalan, oralara geleceğim.

“ÇAĞLAR KANAL YÖNETİMİNE ‘İLETİŞİM BAŞKANLIĞI BANA KIZIYOR’ DEDİ”

Cavit Çağlar’ın kanalın yönetimine söylediği şey, “Ya ben çok baskı altındayım, bana baskı yapıyorlar. İletişim Başkanlığı bana kızıyor, aman böyle devam etmesin.” Cavit bey, “Baskı geldi bana” dedi bizim kanalın yönetimine. Şimdi “Yok efendim bana baskı gelmedi, ben kendim memnun kalmadım” diyor. Hangisi doğru, hangisi yalan? Ben bunu bilemem ama kanalın yönetimine “Bana baskı var, kadroyu değiştirelim” diyor. Cavit Çağlar bu kadro değişikliğini kendi kendine yaptığını söylüyor.

“ÇAĞLAR, TAHA DAĞLI’YI TANIMAZ, KİM ÖNERDİ ONA?”

Konuşmuş o arkadaşla Taha Dağlı diye bir arkadaş, tanımıyorum, Kanal 7, Ülke TV’de Dış Haberler Müdürlüğü yapmış. Herhalde ondan tanımıyorum. Genelde bu tip kanallarda dış haberler hep ofiste çalışırlar, masa başı, sokaktan muhabirlikten gelenler birbirimizi tanırız. Farklı kanallardan da olsak. Taha Dağlı diyor ki “Cavit Çağlar beni ofisine davet etti, yayından rahatsızım dedi, bir nevi kandırıldığını söyledi” diyor. Şimdi diyor ki Cavit Çağlar ben kendi kendime karar aldım. Yav kendi kendine karar aldıysa Cavit Çağlar nerden tanır Taha Dağlı’yı? Cavit Çağlar yıllardır piyasada olmayan, kenarda takılan bir iş insanı. Yıllardır medyada değil. NTV’yi kurdum diyor. NTV’yi kurduğu zaman Taha Dağlı gazeteci bile değil. Taha Dağlı’yı filan tanımaz Cavit Çağlar. Bir kere burda bir tutarsızlık var. Taha Dağlı, Ahmet Gemici, beş altı kişi daha gelecekmiş onunla beraber. Bunları Cavit Çağlar tanımaz. Bilemiyorum bunu kim önerdi Cavit beye, belki kendisi sormuştur İletişim Başkanlığı’na, “Kimi getireyim?” diye. Bu da olabilir. Şimdi Cumhurbaşkanlığı İletişim’de çalışanlar da diyorlar ki bizimle hiçbir alakası yok. İsmini vermemi istemez şimdi o bürokrat arkadaş ama Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda çalışan arkadaş diyor ki “Bizimle hiçbir alakası yok bu meselenin. Bizimle alakalı olduğu düşünülmesinden de rahatsızız” diyor. Belki Cavit bey kendi kendine “Aman bunlar böyle yayıncılık yapıyor, benim başıma iş gelecek” dedi ve bir öneri istedi. Kendi kendine artık İletişim Başkanlığı mı kimse iktidardan tanıdığı kimse belki onlardan bir öneri istemiştir. Hepsi olabilir, bilmiyorum. Cavit Çağlar bir gün doğruyu söylerse öğreniriz.

“‘VERİN LİSANSIMI’ DEDİ, BİZ DE VERDİK HADİ BAY BAY DEDİK”

Taha Dağlı, Ahmet Gemici’yi getirmek istiyor kanalın başına, Hüseyin bey de kabul etmiyor. Normal bir yayıncılık yapılmasını istiyorum ben, açılışı mehter marşları filan garip garip şeyler değil de normal bir habercilik yapılmasını istiyorum diyor. Bunun üzerine anlaşamıyorlar. Cavit Çağlar da “O zaman verin benim lisansımı gidin” diyor Türkçesi. Biz de verdik lisansını, “Senin senin olsun, yolun açık olsun, hadi bay bay” dedik, yani ne yapalım.

“DİGİTÜRK, OLAY TV’Yİ PLATFORMA ALMADI, OYALADI”

Şimdi, Hüseyin bey bir şeyler yapacak, kafasında bir şeyler var. Adamcağız medyada yatırımcı olmak istiyor. Boş şans valla, bu devirde izlenmek öyle kolay değil.

Birisi izlenme oranlarını sormuş. Olay TV’nin izlenme oranları çok yüksek değildi. Neden? Çünkü Olay TV Digitürk’e giremedi. Bakın background bilgi anlatıyorum. Çeki filan vesairesi yazıldı Digitürk’e, verildi. Digitürk şu an Katarlılarda, başında “inşallah brother, maşallah brother”, ha bugün ha yarın, ha inşallah, ha maşallah, Digitürk’e çıkamadı. Ne kadar çok platformda olursanız o kadar çok izleniyorsunuz. Oyaladılar Olay TV’yi Digitürk almadı, TV BU biz doluyuz dedi, işin bu tarafları da var. Bir kanal alacaksın, hem RTÜK’ün iznine takılmaman lazım, yoksa geçmiş olsun izin falan vermiyor. Hem de o aldığın kanal Digitürk’te olacak, şurda olacak, burda olacak, kılı kırk yaracaksın.

“HDP MECLİS’TE YASAL PARTİ, ONU DA VERDİK TÜM PARTİLERİ DE. NASIL HDP YANLISI YAYIN OLUYOR?”

Cavit Çağlar diyor ki “HDP yanlısı yayın yaptılar.” Kim HDP yanlısı yayın yapmış? Orda şunu söylüyorlar: HDP Grup Toplantısı yayınlandı. Biz şöyle bir karar almıştık, Meclis’te grubu olan bütün partilerin toplantısı yayınlanacak. Bakın HDP, adamlar seçilmiş, Meclis’te arkadaşlar. Biz de görüntüleri Meclis TV’den aldık zaten. Devletin meclis TV’si yayınlıyor yahu. Devletin yayınladığı frekanstan aldık, HDP grup toplantısını yayınladık. Cumhurbaşkanı’nın her açıklamasını yayınladık, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu konuştuğu zaman yayınladık, Meclis’teki bütün partilerin grup toplantılarını yayınladık. Böyle bir şey olabilir mi? Ooo HDP yayınladılar. Çok acayip bir şeymiş gibi. Bu parti, HDP, şu an Meclis’te olan, legal bir parti.

Baskıcılık nerde başlıyor biliyor musunuz? Vatandaşların beyninde başlıyor bu. Sanki HDP yayınladılar deyince meşrulaşıyor. Aa evet ya HDP yayınladılarsa tamam. İş oraya götürülüyor. Bütün Meclis’teki partilerin grup toplantıları yayınlandı. HDP yanlısı yayın ne demek? Fatma Şahin çıktı, Ak Partili Belediye Başkanı, çıktı saatlerce konuştu. Bunlar yalan. HDP yayın mayın yapılmadı, normal haber neyse o yapıldı. Bu kadar basit. Kimse için de ne İzmir Marşı çalındı ne Mehter Marşı çalındı. Haber neyse o verildi. Tunç Soyer’i yayına aldık. Sonra Tunç bey, “Niye Nevşin bu kadar hesap sordu” diye alınmış. Neyse sorduk biz. Kimseyi pohpohlamadık. HDP yanlısı manlısı yayın yapılmadı, ben bunu kesinlikle kabul etmem. Kimse yanlısı bir yayın yapılmadı.

“CAVİT BEY HİÇ UĞRAŞMASIN EKİP GETİRMEKLE, A HABER NE YAYINLIYORSA YAYINLASIN”

Cavit Çağlar diyor ki “yeni ekip getirip yoluma devam edebilirim.” Aman helali hoş olsun, getirsin yeni ekibi. Muhtemelen yeni ekibi getirdiği zaman Digitürk’te de yayın izni verilir, D-Smart’ta da açılacak. Ne olacak? E böyle 50 tane kanal var, ne izleniyor. Aç sırayla hepsi birbirinin aynısı. Bence Cavit bey hiç öyle yapmasın, hiç uğraşmasın ekip getirmeyle. Alsın A Haber ne yayınlıyorsa, aynı frekanstan yayınlasın, hiç uğraşmasın yeni ekiple falan. Onca millete maaş verecek falan. “TMSF üzerinden bana baskı yapılmadı” diyor. Bilemiyorum. Kanal içerisinde, yönetimine söylediği şeyler başka.

Gazeteci Mengü, Olay TV’nin kapatılma süreci ile ilgili kısa bir belgesel de hazırladı.

medyabold
Devamını Oku »

İsrail’le yakınlaşmak isteyen Erdoğan’a Hamas’tan mektup: Siyonizme fayda sağlar

İsraille ilişkileri daha iyi bir noktaya taşımak istediğini açıklayan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Hamas’tan tepki geldi. Erdoğan’a bir mektup yazan Hamas lideri İsmail Heniyye İsrail ile normalleşmenin yalnızca Siyonizm’e fayda sağlayacağını söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’le ilişkileri iyileştirme konusunda yaptığı açıklamalar Hamas’ta rahatsızlığa sebep oldu. Hamas lideri İsmail Heniyye tepkisini Erdoğan’a bir mektup yazarak dile getirdi.

İsmail Heniyye tarafından kaleme alınan mektupta, İsrail ile “normalleşme”nin yalnızca Siyonizm’e fayda sağlayacağı ifade edildi. Milli Gazete’den Bekir Şirin’in haberine göre; İsmail Heniyye, İsrail ile “normalleşme”yi suç sayan yasa çıkarılması talebinde de bulunduğu mektubunda, Filistin halkının meşru haklarını savunan, işgale direnme, toprakları özgürleştirme ve geri dönme hakkını savunan yasaların çıkarılmasını istedi.

Heniyye, mektupta, “Normalleşme yolundan yararlanan tek taraf işgalcilerdir. En çok kaybeden ise normalleşen ülkelerin kendisidir” ifadelerini kullandı. Mektubun Ankara’ya ulaşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail rejimiyle ilişkilere dair sarf ettiği sözler ise dikkat çekti.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ ?

Erdoğan, Cuma namazının ardından dikkat çeken açıklamalar yapmıştı. Erdoğan, “İsrail ile istihbari noktada münasebetimiz kesilmiş değil. En tepe noktadaki kişilerle bazı sıkıntılar yaşıyoruz. En tepe noktadaki kişilerle bu tür sıkıntılar olmasa, ilişkilerimiz çok farklı olabilirdi. Ülkelerin toprak bütünlüğüne yönelik yaklaşım noktasında bizim İsrail ile ayrıştığımız noktadır. Yoksa gönlümüz arzu eder ki onlarla da münasebetlerimizi daha iyi bir noktaya taşıyalım” ifadelerini kullanmıştı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’ın avukatı da yolunu böyle buluyor

Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel’in, vekaletinin bulunmadığı halde Erdoğan’a hakaret davalarında, karardan sonra sanıklardan 4 bin 80 lira vekalet ücreti talep ettiği ortaya çıktı.

BOLD – Cumhurbaşkanına hakaret davasında davalının avukatı olan Oğuzhan Cenan, dava dosyasında vekaletnamesi bulunmayan Ahmet Özel’in, Avukatlık UYAP Sistemi üzerinden karara bağlanan davaya vekaletname vermek için 26.12.2020 tarihinde saat 15.55’de vekalet pulu ve harcı yatırdığını tespit etti.

İddiaları gündeme CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır getirdi. Sözcü gazetesinde yer alan habere göre, CHP’li Başarır, söz konusu örnek davada dosyada vekaletnamesi bulunmadığı halde Cumhurbaşkanı avukatı sıfatıyla görünen Ahmet Özel’in haksız, hukuksuz ve usulsüz bir şekilde 4 bin 80 TL vekalet ücreti aldığını söyledi.

Başarır daha önce de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret edildiği gerekçesiyle re’sen yürütülen soruşturmalar ve açılan davalara ilişkin, ilgili mahkeme tarafından gönderilen tebligatın, Cumhurbaşkanı’na değil de vekaletnameleri olmadığı halde avukatlarına gönderilmesini Meclis gündemine taşıdı.

KİMBİLİR KAÇ DAVADA YAPILDI

Özel’i sert sözlerle eleştiren Başarır: ” Ben hak etmedim bu parayı, o nedenle almayacağım’ diyerek tüm kamuoyundan özür dilemek yerine kurnazlık yaparak karara bağlanmış davaya vekaletname sunmuştur. Sırf 4 bin 80 TL’lik vekâletname ücretini almak için tüm halkımızı, adaleti kandırma yoluna gitmiştir. Bu bir sahteciliktir. Özrü kabahatinden büyüktür. Bu bir suçtur ve kapatılamaz. 2014 yılından bu zamana kadar Cumhurbaşkanına hakaretle ilgili 63 bin 41 kişiye soruşturma açıldı. Açılan bu soruşturmalardan 9 bin 554 kişi mahkûm oldu. Kim bilir kaç davada bu usulsüz işlem yapıldı?” diye sordu.

Çıplak arama mağdurlarının Özlem Zengin’e tepkisi sürüyor: Kimse oturduğu yerden ahkam kesmesin

 

medyabold
Devamını Oku »

İstanbul’da karaborsaya düşen mezar yerleri 2 milyon TL’ye kadar alıcı arıyor

Yıllık ortalama 70 bin kişinin hayatını kaybettiği İstanbul’da mezarlıkların dolu olması yeni bir sektör oluşturdu. Kimisi internet ilanıyla kendine ait mezar yerini satışa çıkarırken, kimisi mezar yeri için 2 milyon lira istiyor. Uzmanlar ise mezar yeri satışının yasak olduğu konusunda uyarıyor.

BOLD – Megakent İstanbul’da özellikle merkezi mezar yerlerinin yüzde 100 doluluğa yaklaşmasını fırsat bilenler kendilerine ait olan mezar yerlerini internetten satışa çıkardı. Kimisi 2 milyon liraya mezar yeri satarken kimisi “Ekonomik şartlarım iyi olmadığı için mecburiyetten satıyorum” dedi.

DİKKAT ÇEKEN MEZARLIK İLANLARI

Birgün’ün haberine göre her yıl ortalama 70 bin kişinin hayatını kaybettiği İstanbul’da mezar yeri bulmak da zorlaştı. Karacaahmet, Zincirlikuyu, Aşiyan, Edirnekapı’daki mezar yerleri ise neredeyse yüzde 100 doluluğa yaklaştı. Hal böyle olunca kimileri, yıllar önce aldıkları ya da akrabalarından miras kalan yerleri fahiş fiyatlarla internet üzerinden satışa çıkardı. İlanlarda ‘Sabancı Mezarlığı’na çok yakın, ‘yeşillikler içinde’ gibi ibareler yer alırken 2 milyon liraya mezar yeri satan bile var.

İnternet üzerinden mezar yeri satan biri, ekonomik şartları iyi olmadığı için böyle bir yola başvurduğunu anlattı: “Kızım master kazandı şu andaki ekonomik şartlarım iyi olmadığı için mecburiyetten satıyorum. Ben de mezar yeri satmaktan dolayı çok memnun değilim. Hoş bir şey değil belki ama aklıma sadece o geldi. Tek kişilik mezar yeri. 100 bin liradan satışa koydum ama pazarlık yapılabilir. Resmi olarak mezarlık yeri satışı yasak ancak biz sadece noter üzerinden size kullanım hakkı vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

Bir başka kişi ise 150 bin liraya satışa sunduğu mezar yerinin ‘Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’ne komşu’ olduğunu belirtti. İnternette benzer şekilde birçok ilan bulmak da mümkün.

KANUNEN MEZARLIK SATIŞI YASAK

Belgeyi kişinin kendisi ya da varislerinin kullanabileceğini anlatan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Mezarlıklar Daire Başkanı Dr. Ayhan Koç, “Verdiğimiz o tahsis belgeleri üzerinde böyle bir satışın olmayacağını net bir şekilde belirtiyoruz. Vatandaşların ellerindeki ‘mezar yeri kullanım belgeleri’ tapu olarak geçiyor ancak bu tapu değil, kullanım belgesi. Kullanım belgesi kime aitse o kişi kullanır. Bunun devri, satılması söz konusu olamaz” dedi

Kadir Has Üniversitesi’nden Hukukçu Doç. Dr. Nilay Arat, “Mezar yerinin üçüncü bir kişiye satışı hukuken mümkün değil” dedi ve uyardı: “Mezar yerini ilgili kamu tüzel kişiliğinden değil üçüncü kişilerden aldığını iddia eden kişi buna bağlı hak elde edemez. Sonrasında mezarlığı onarmak/inşa etmek istediğinde zaten belediyeden ‘mezar inşaat izni belgesi’ alması gerekecek. Ruhsatı alması da mümkün olmayacak. Tahsise ve ruhsata aykırı tutum Belediye Kanunu ve Kabahatler Kanunu kapsamında bir idari yaptırımla karşılaşacak.”

medyabold
Devamını Oku »

Trump, ekonomi paketini imzalamadı, milyonlarca Amerikalı işsizlik yardımlarını kaybetti

ABD’de Başkan Donald Trump, koronavirüs salgınının ekonomiye neden olduğu zararı hafifletmesi için Kongre’nin üzerinde uzlaştığı ekonomik paketi imzalamadı. Milyonlarca Amerikalı, işsizlik yardımlarını kaybetti.

BOLD – ABD Kongresi’nde aylarca süren müzakerelerin sonunda kabul edilen 900 milyar dolarlık ekonomik yardım paketi Trump’tan veto yedi. Veto milyonlarca ABD vatandaşını işsizlik yardımından etti.

Ekonomik pakette yılda 75 bin dolardan az kazanan Amerikalılara 600 dolarlık ödeme de yer alıyordu. Trump, Amerikalıların 2 bin dolar almasını istediğini belirtiyordu ancak Kongre’deki Cumhuriyetçiler bunu kabul etmediler.

Trump Cumartesi akşam saatlerinde paylaştığı Twetter mesajında duruşunu savundu ve salgın nedeniyle bir kez daha Çin’i suçladı.

14 MİLYON İŞSİZ AMERİKALI ETKİLENECEK

Trump’ın yasa tasarısını imzalamaması nedeniyle milyonlarca Amerikalı geçici olarak işsizlik yardımlarını kaybetti. Yaklaşık 14 milyon Amerikalı’nın bu karardan etkilenmesi bekleniyor.

Ekonomik paket 1.4 trilyon dolarlık federal bütçeyle kabul edilmişti. Eğer Kongre üyeleri Salı gününden önce geçici bir bütçe üzerinde uzlaşamazsa kısmi bir hükumet kapanması başlayacak. Bu söz konusu federal bütçe ekonomik paketi içermeyecek ve Trump’ın bunu da imzalaması gerekecek.

Trump’ın kararı Kongre üyelerini şaşırtmış durumda. Maliye Bakanı Steven Mnuchin Trump’ın karşı çıktığı 600 dolarlık ödemeleri önermişti. Birçok kişi Trump’ın bu rakama neden şimdi itiraz ettiğini sorguluyor.

20 Ocak’ta görevi devralacak olan Joe Biden, Trump’ın yasa tasarısını imzalamamasını sorumsuzluk olarak niteledi.

 

Halkbank’ın ABD’de üst mahkemeye yaptığı başvuru da reddedildi

medyabold
Devamını Oku »

Hulusi Akar: Hafter unsurları saldırırlarsa meşru hedef olarak görülecektir

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Halife Hafter ve destekçilerinin Türk unsurlarına saldırı girişiminde bulunması halinde meşru hedef olarak görüleceğini söyledi. Akar, Avrupa Birliği’nin İrini Operasyonu’nu da eleştirdi.

BOLD – Libya’daki Görev Grubu Komutanlığı’nı ziyaret eden Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin Birleşmiş Milletler tarafından tanınan meşru hükümet olduğunu vurgulayarak, “Libya’daki temel sorun darbeci Hafter grubu ve onu destekleyenlerdir, problem buradan kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’nin Libya’da savaşan taraflara yönelik silah ambargosunun denetlenmesi için başlattığı İrini Operasyonu’nu da eleştiren Milli Savunma Bakanı, “Libya’nın meşru hükumeti ile herhangi bir koordinasyon yapılmadan, işbirliğine gidilmeden ve BM’nin bu konuda açık ve net bir kararı olmadan başlatıldığını” söyledi. Akar, “Bu, taraflı, yanlı ve meşruiyeti tartışmalı bir harekât. Dolayısıyla bunun kabul edilmesi mümkün değil” diye konuştu.

Akar “savaş suçlusu, cani ve katil” olarak nitelendirdiği Hafter ve destekçilerini de hedef altı. Bakan Akar, “Hafter ve destekçileri bilmelidirler ki Türk unsurlarına yapılacak herhangi bir saldırı girişiminde katil Hafter unsurları her yerde meşru hedef olarak görülecektir” ifadelerini kullandı.

Akar, şöyle konuştu: “Bu savaş suçlusu, cani, yani katil Hafter ve destekçileri bilmelidirler ki Türk unsurlarına yapılacak herhangi bir saldırı girişiminde katil Hafter unsurları her yerde meşru hedef olarak görülecektir. Bunu akıllarına soksunlar. Böyle bir hareketi yaptıktan sonra kaçacak yer bulamazlar. Dolayısıyla herkes aklını başına toplasın. Burada bir ateşkes sağlanmış, bu ateşkes çerçevesinde siyasi görüşmeler yapılıyor. Bu siyasi görüşmelerle bir çözüm bulunmaya çalışılıyor. Dolayısıyla buradaki mesele herkesin bu siyasi çözümün bulunmasına katkı sağlamaktır. Bunun dışında yapılacak her türlü hareket yanlıştır. Libya’nın birliği, bütünlüğü ve Libya’nın Libyalılara ait olduğu esastır.”

Hafter’den Türkiye’ye tehdit: Savaşa hazır olun

medyabold
Devamını Oku »

Çıplak arama mağdurlarının Özlem Zengin’e tepkisi sürüyor: Kimse oturduğu yerden ahkam kesmesin

Tüm çıplak arama ifşalarına karşın Türkiye’de çıplak arama olmadığını ileri süren AKP’li Özlem Zengin’e kadınların tepkisi sürüyor.

BOLD – Uşak’ta 30 üniversite öğrencisi kadının çıplak arama mağdur olduğunun açıklanmasından sonra, Türkiye’de farklı kesimler de çıplak aramayı ifşa etmeye başladı. Tepkilerin ortak hedefinde ise çıplak aramayı inkar eden AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin var.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre iki kez çıplak aramaya maruz kalan Şehriban Zuğurli, çıplak aramanın Türkiye cezaevlerinin realitesi olduğunu söyledi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Şehriban Zuğurli, ilk çıplak aramaya Ekim 2017’de Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde, ikincisine ise 2019’da Diyarbakır T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde maruz kaldı.

Sincan Cezaevindeyken gardiyanların giysilerini çıkarmasını istemesi üzerine bunu kabul etmeyen Zuğurli, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Prosedür olduğunu ve çıplak arama yapmadan koğuşa almayacaklarını dile getirdiler. Direndiğim, karşı durduğum takdirde zorla beni soyacaklarını söylediler. Ve dediklerini de yaptılar. Üç dört gardiyan birden üzerime doğru gelip beni soymaya çalıştı. Ben direndikçe karşılığında şiddet uyguladılar. Adres ne kadar farklı olsa da Diyarbakır’da da aynısını yaşadım. Çıplak arama Türkiye cezaevlerinin realitesi.”

“BU TÜR UYGULAMALARI ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ”

AKP Milletvekili Özlem Zengin’in söylemlerine tepki gösteren Zuğurli, “Buradan seslenmek istiyorum, hangi kadın başına böyle bir durum gelmişse, kalkıp ‘yaşadım’ desin. ‘Türkiye’de çıplak arama yoktur’ diyerek, gerçekleri terörize edemezsiniz. Bugün yoksulluk yok, işsizlik yok diyenlerden bir farkı yoktur bu söylemin. Biz biliyoruz ki yoksulluk da, işsizlik de, çıplak arama da var bu ülkede. Çıplak arama insanlık onurunu zedeleyen ayaklar altına alan eril zihniyetin ürünüdür. Bu tür uygulamaları asla kabul etmeyeceğiz ve her zaman karşısında olacağız” diye belirtti.

“ANCAK KENDİ TABANLARINI KANDIRABİLİRLER”

4 yıl önce iç çamaşırlarıyla otur kalk işkencesine maruz bırakılan Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Bahar Karakaş Uluğ ise, AKP’li Zengin’in sözlerini hatırlatarak, “Türkiye’de her şey oluyor, kimse oturduğu yerden ahkam kesmesin. Ancak kendi tabanlarını kandırabilirler. Uluslararası kamuoyunda itibarlarını korumak için bunları söyleyebilirler ama artık tuz koktu. Bir kadına yapılmış bu harekete karşı tüm kadınlar ortak mücadele etmeli” ifadelerini kullandı.

“UTANÇ VERİCİ GERÇEKLİK”

Tartışmaları değerlendiren Diyarbakır Barosu Avukatı Berivan Turan da, çıplak arama uygulamasının varlığını reddetmenin abesle iştigal olacağını söyledi. Turan, “ Çıplak aramanın ülkenin utanç verici gerçeği” dedi. Türkiye’nin pek çok cezaevinde özellikle siyasi tutuklular başta olmak üzere çıplak aramanın yıllardır uygulandığını kaydeden Turan, ‘detaylı arama’ adı altında yapılan çıplak aramanın, tüzük ve yönetmelikler esas alınarak uygulandığını belirtti. Turan, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 34’üncü maddesi, yalnızca hükümlüleri kapsayan bir düzenleme olmasına rağmen uygulamada tüm tutuklulara karşı çıplak arama yapıldığını belirtti. Turan, şunları söyledi: “Yine yönetmelik maddesine göre; çıplak arama için cezaevi güvenliğinin tehlikeye sokulabileceğine ilişkin makul şüphe ve ciddi emarelerin olması ve bu uygulamaya varana kadar aşamalı olarak diğer arama yöntemlerinin tüketilmesi gerektiğini biliyoruz. Ancak ne yazık ki bu esasların hiçbirine riayet edilmeksizin, çıplak aramanın keyfi bir biçimde Türkiye’nin pek çok yerinde uygulandığı aşikârdır.”

medyabold
Devamını Oku »

Kocasını dövüp, sokağa attı

Aile içi şiddetin mağduru bu sefer erkek oldu. Kıskançlık krizine giren kadın, kocasının kafasını oklavayla yarıp kolunu ısırdı. Ardandan da sokağa çıkma yasağına rağmen kocasını sokağa attı.

BOLD – Aile içi şiddette bu sefer roller değişti. Bursa’da eşi tarafından darp edilen koca Zinnur B., sokağa atıldı.

Hürriyet’in haberine göre Bursa’da kıskançlık krizi geçiren karısı tarafından oklava ile darp edilen, kolu ısırılan ve kısıtlamaya rağmen sokağa atılan adam yaralandı. Kadın şiddetine maruz kalan gözü yaşlı koca, ”Geçen akşamda dövdü, darp etti, kolumu ısırdı alsınlar götürsünler” dedi.

KAFASINI YARDI, KOLUNU ISIRDI

Olay, merkez Osmangazi ilçesi Muradiye Mahallesi Beşikçiler Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Zinnur B.(41) ile karısı Meral B.(38), kıskançlık meselesi yüzünden tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesiyle Meral B., mutfaktan aldığı oklava ile kocası Zinnur B.’ye saldırdı. Zinnur B.’nin kolunu da ısıran Meral B., başı yarılan kocası Zinnur B.’yi, sokağa çıkma kısıtlamasına rağmen, sokağa attı.

Sokakta kalan yaralı Zinnur B., durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Zinnur B.’ye olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Polis ekipleri, kocasının şikayetçi olduğu Meral B.’yi karakola götürmek istedi. Polis ekiplerine bir süre kapıyı açmayan Meral B., daha sonra kapıyı açarak polis ve sağlık ekiplerine tepki gösterdi. Meral B., ekiplere ‘’Sizi sevmiyorum, o da benim sırtıma vurdu, gidin bu evden’’ diye tepki gösterip, kapıyı ekiplerin üzerine kapattı.

 ‘’GEÇEN AKŞAM DA DÖVDÜ”

Yaklaşık yarım saat süren ikna çabasının arından Meral B., ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. Basın mensuplarına yaşanan olayı anlatan Zinnur B., ‘’Karım tarafından darp edildim. Psikolojik sorunları var. Kıskançlık sebebiyle kavga ettik. Kolumu ısırdı, beni darp etti. Geçen akşam da aynısı yaptı. Alsınlar götürsünler bu kadını’’ diye konuştu. Ayrıca Zinnur B.’nin göz yaşlarına hakim olamadığı görüldü. Polis ekipleri, olayla ilgili soruşturma başlattı.

medyabold
Devamını Oku »

Japonya, mutasyonlu koronavirüse karşı kapılarını kapatıyor

Japonya, mutasyonlu yeni tip koronavirüse karşı, farklı ülkelerden gelecek oturum izni olmayan yolculara ocak sonuna kadar kapılarını kapatacak.

BOLD – Japonya’da, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) daha hızlı bulaşan türünün yayılmasının engellenmesi için 28 Aralık’tan itibaren yabancı uyrukluların ülkeye girişi yasaklandı. Ülkede ikameti bulunmayanlar, gelecek ay sonuna kadar ülkeye kabul edilmeyecek.

Japon vatandaşları ile ülkede oturma izni bulunan yabancılara ise ülkeye girişlerinde 14 günlük karantina uygulanacak.

Koronavirüsün yeni türünün tespit edildiği ülke ve bölgelerden kısıtlama kapsamında gelecek, oturumu bulunan yolculardan, çıkışlarından 72 saat önce alınmış negatif test sonucu istenecek. 30 Ocak sonrası gelen yolcular ise varış noktalarında virüs testine girmek zorunda kalacak.

Pazartesiden itibaren yeni vize verilmesi durdurulacak. Hali hazırda vize almış olanların ülkeye girişine izin verilirken, vize başvurusu öncesi son 14 günde İngiltere ve Güney Afrika’ya gitmiş olanlar kabul edilmeyecek.

Geçici seyahat kısıtlamasından, iş insanı ve öğrenci kabulüne yönelik özel program kapsamında daha önce anlaşılan Tayland, Vietnam, Güney Kore ve Tayvan dahil 10 ülke etkilenmeyecek.

Japon Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı, ülkedeki havalimanlarında karantinada tutulan ve İngiltere’ye son zamanlarda seyahat ettiği belirtilen 5 kişide Kovid-19’un daha hızlı yayılan türünün tespit edildiğini açıklamıştı. Japonya, oturumu bulunan yabancılar ile vatandaşları haricinde İngiltere’den iş, eğitim ve turizm gibi seyahatleri askıya almıştı.

Avrupa ülkelerine aşı dağıtımı yapıldı, aşılama yarın başlıyor

medyabold
Devamını Oku »

CHP’li Erdoğdu: Pandemi yardımının 5 bin katı yolsuzluk ve rüşvete gitti

CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu çarpıcı rüşvet ve yolsuzluk rakamları açıkladı. AKP iktidarı döneminde 5 trilyon doların rüşvet ve yolsuzluk yoluyla buharlaştığını ileri süren Erdoğdu, bu paranın pandemi döneminde vatandaşa hibe edilen paranın 5 bin katı olduğunu söyledi.

BOLD – Gündemden düşmeyen yolsuzluk ve rüşvet iddialarında CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, ilginç rakamlar açıkladı. Erdoğdu’nun verdiği rakamlara göre geride kalan son 20 yıl içinde Türkiye’nin 5 trilyon doları yolsuzluklar ve rüşvet sebebiyle buharlaştı.

“BİR MEMLEKET NASIL YIKILIR?”

Cumhuriyet’in haberine göre Erdoğdu, Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun Teklifi’nin Meclis’teki görüşmeleri sırasında söz aldı. Ancak kanun teklifiyle ilgili değil yolsuzluk ve rüşvet hakkında konuşan Erdoğan “Bu mesele memleketimizin bekası ile ilgilidir. Çocuklarımızın geleceği ile ilgilidir. Bir memleket nasıl yıkılır? Memleket; savaşta yıkılır mı? Hayır. Memleket, memleketse yıkılmaz. Bir memlekete felaket ile mi yıkılır? Hayır. Memleket memleket millet millet ise yıkılmaz. Bir memleket çürümeyle, yozlaşmayla yıkılır.” dedi.

MİLLİ GELİRİN YÜZDE 5 İLA 10’U YOLSUZLUK VE RÜŞVETE GİDİYOR

Türkiye’de milli gelirin kaba bir hesapla 800 milyar dolar civarında olduğunu ve en iyi ihtimalle bile bu gelirin yüzde 5 ila yüzde 10’unun rüşvet ve yolsuzluğa gittiğini açıklayan Erdoğdu “Kabaca hesap edecek olursak son 20 yıl içerisinde 1 trilyon dolarımız rüşvet ve yolsuzluğa gitmiştir. Rüşvet ve yolsuzluk öyle bir hastalıktır ki 1 birim rüşvet 5 birim kamu zararına yol açar.” ifadesini kullandı.

Bu hesap üzerinden Türkiye’nin yolsuzluk ve rüşvet faturasını açıklayan CHP Milletvekili “Yani kabaca 5 trilyon dolarımız, son 20 yılda rüşvet ve yolsuzlukla buharlaştırılmıştır. 5 trilyon dolar ne demek biliyor musunuz? Bütün pandemi boyunca milletimizin hibe 1 milyar dolardı. Bunun 5 bin katı son 20 yılda rüşvet ve yolsuzlukla elimizden alınmış servettir. Bugün memleketimizde yolsuzluk suç değil. Son 20 yıla bakın üst düzey rüşvete, yolsuzluğa bulaşmış 5 kişi var mı ceza gören? Bu memlekette yolsuzluk artık ayıp değil. Yolsuzluk yapanlar reklamlar verip bize hava basıyor. Ayıp, günah değil bu memlekette yolsuzluk. Fetva ile yolsuzluk aklandı bu memlekette” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Avrupa Birliği ülkelerinde ilk koronavirüs aşıları yapıldı

Avrupa Birliği’nde koronavirüs aşılarının yapılmasına koordineli bir biçimde başlandı. Almanya, Macaristan ve Slovakya’da ilk aşılar, teslimattan hemen sonra yapıldı. Diğer üye ülkelerde de aşılama işlemlerine başlandı.

BOLD -Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun koronavirüse karşı Pfizer ve BioNTech firmalarının ortak geliştirdiği aşıyı hafta içi onaylamasının ardından, cumartesi günü aşıların üye ülkelere dağıtımına başlandı.

BioNTech/Pfizer aşısının ilk uygulaması Macaristan, Almanya ve Slovakya’da teslimattan hemen sonra gerçekleştirildi.

Macaristan’da ilk aşılar başkent Budapeşte’deki bir hastanenin çalışanlarına uygulanırken, Slovakya’da aşıyı ilk yaptıran 60 yaşındaki salgın hastalıklar uzmanı Vladimir Krcmery oldu.

Almanya’da ise Magdeburg kenti yakınlarındaki Halberstadt beldesinde bir yaşlı bakım merkezinde kalan 101 yaşındaki Edith Kwoizalla ülkede Kovid-19 aşısı yaptıran ilk kişi oldu.

Alman medyasında yer alan haberlerde, yaşlı bakım merkezinde 50 kişiye, Biontech ile Pfizer şirketinin ürettiği aşıdan yapıldığı, bunlardan 10’nun çalışanlar olduğu ifade edildi. Almanya’da 80 yaşın üzerindeki kişiler ile risk altında bulunan hemşire ve hastane personeli aşı önceliğine sahip.

Avrupa Birliği’nde ilk teslimat her ülke için 10 bin doz ile sınırlı tutuldu. Aşılama programında kimlere öncelik verileceğine Brüksel değil yerel hükümetler karar veriyor. Yaklaşık 450 milyon nüfuslu Avrupa Birliği’nde, salgının başından bu yana en az 16 milyon vaka rapor edildi, 336 bin kişi hayatını kaybetti.

Avrupa ülkelerine aşı dağıtımı yapıldı, aşılama yarın başlıyor

medyabold
Devamını Oku »

Evsiz vatandaşa polis 3 bin 150 TL ‘sokağa çıkma yasağı cezası’ kesti

Antalya’da sokaklarda yaşayan evsiz Ali Çiftçi’ye 3 bin 150 lira sokağa çıkma yasağı cezası kesildi. Olayın ardından devreye giren Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ali Çiftçi’yi barınma evine yerleştirdi.

BOLD – Antalya’da 32 yaşındaki Ali Çiftçi’ye sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettiği gerekçesiyle 3 bin 150 TL cezai işlem uyguladı. Polisin “Yasak olduğunu bilmiyor musun, neden sokaktasın?” sorusuna Çifçtçi, “Biliyorum ama gidecek yerim yok” diye cevap verdi. Polis memuru, Çiftçi’ye’e 3 bin 150 lira ceza uyguladı.

Cumhuriyet’in haberine göre olayın sosyal medyada yer alması üzerine Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek harekete geçti. Evsiz Çiftçi, belediyenin barınma evine yerleştirilirken Böcek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla “Zabıta ekiplerimiz, kalacak yeri olmadığı için ceza yemesiyle gündeme gelen Ali kardeşimizi bulup belediyemize ait Bimekan Barınma Evimize yerleştirdi. Kimsenin mağdur olmaması için 7/24 görev başında olan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. #BizBirlikteGüçlüyüz” dedi.

Bu gelişmenin ardından Emniyet Genel Müdürlüğü yeni bir adım attı. Emniyetin resmi Twitter hesabında, “Polisimiz burada görevini yapıyor. Ancak bu olayın içeriğine göre davranmamız lazım geldiğini kabul ediyoruz. Ali Çiftçi’yi tekrar bulduk. Gerekli desteği ve barınmasını sağladık, helalleştik… Memleketine intikal ettireceğiz. Polis arkadaşımız da üzgün. Düzeltir, özür dileriz.” ifadeleriyle bir açıklama yapıldı.

medyabold
Devamını Oku »

Küçülen Türkiye ekonomisi 2021’de 20 büyük ekonomi listesinden çıkıyor

İngiliz Ekonomi ve İş Dünyası Araştırmaları Merkezi’nin (CEBR) raporuna göre, dünyanın 17. ekonomisi olan Türkiye 2020’de 20. sıraya ve 2021’de 22. sıraya gerileyecek. Çin ise ABD ekonomisini beklenenden beş yıl önce 2028’de geçerek “dünyanın en büyük ekonomisi” olacak.

BOLD – AKP iktidarının bir hayali daha sona erdi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefinden daha da uzaklaşıldığı ortaya çıktı.

TÜRKİYE EKONOMİSİ GERİLEYECEK

Türkiye, ekonomi liginin 17’inci sırasında yer alıyordu. Ancak İngiltere merkezli Ekonomi ve İş Dünyası Araştırmaları Merkezi (CEBR) tarafından yayımlanan yıllık Dünya Ekonomi Ligi Tablosu raporuna göre Türkiye 2020’de 20’i sıraya geriledi. CEBR’e göre Türkiye’nin gerileyişi önümüzdeki yıl da devam edecek ve 21’inci sıraya düşecek.

ÇİN 2028’DE 1 NUMARA OLACAK

Diğer yandan aynı raporda dikkat çeken bilgiler de yer aldı. CEBR’e göre Çin Halk Cumhuriyeti’nin 2028 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ni geçerek dünyanın en büyük ekonomisi olacağı öngörülüyor. CEBR’nin yıllık raporunda, Çin’in koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan ekonomik krizi ABD’ye oranla daha hızlı ve güçlü bir şekilde atlatacağı belirtildi. Buna gerekçe olarak da koronavirüsün ABD’yi Çin’den daha fazla olumsuz etkilemesi gösteriliyor.

Raporda Çin’in ekonomik büyümesinin 2021’den 2025’e kadar ortalama yüzde 5,7 ve 2026-2030 döneminde yüzde 4,5 oranında olacağı öngörülüyor.

HİNDİSTAN, 2030’DA JAPONYA’YI GEÇECEK

Japonya’nın bir süre daha dünyanın en büyük üçüncü ekonomik gücü olmaya devam edeceği öngörüsünde bulunan CEBR, 2030’ların başında Hindistan’ın Japonya’yı geçeceğini, Almanya’nın da dördüncülükten beşinciliğe gerileyeceği öngörüsünde bulunuyor.

 

Halkbank’ın ABD’de üst mahkemeye yaptığı başvuru da reddedildi

medyabold
Devamını Oku »

Cezaevinde dayak yiyen hasta tutuklunun çığlığı: Beni öldürecekler, sesimi duyurun

Hasta tutuklu Lütfi Koç yeni nakledildiği Afyon Cezaevinde ağır şekilde darp edildi. Telefonda ailesinden yardım isteyen Koç, “Beni burada öldürecekler, sesimi duyurun” dedi.

BOLD – Cezaevinde işkence ve darp olaylarına bir yenisi daha eklendi. Afyon Cezaevine yeni nakledilen hasta tutuklu Lütfi Koç, ağır şekilde darp edildi. Telefon görüşmesi sırasında ailesine yaşadığı sıkıntıları anlatan Koç, sesinin duyurulması için ailesinden yardım istedi.

HASTA TUTUKLUYA GARDİYAN DAYAĞI

Kronos34.news’ten Tuba Demir’in özel haberine göre İzmir Menemen Cezaevi’nde hükümlü bulunduğu dönemde ciddi sağlık sorunları yaşayan ve 18 ay boyunca tedavisi yapılmayan Lütfi Koç rapor alma işlemleri tamamlanmak üzereyken sevk edildiği Afyon Cezaevi’nde şiddete ve kaba dayağa maruz kaldı.

GÖZÜNE KAN İNDİ

Lütfi Koç, yakınları ile yaptığı telefon görüşmesinde darp nedeniyle gözüne kan indiğini, kasık fıtığı ağrılarının şiddetlendiğini söyledi. Savcılığa suç duyurusunda bulunmasına rağmen sonuç alamadığını, doktorların da kendisine rapor vermediğini belirten Koç yakınlarından yardım istedi.

“DİLEKÇELERİME YANIT ALAMIYORUM”

18 Aralık 2020 tarihinde sevk edildiği Afyon Cezaevi’ndeki sağlık kontrolünün ardından rahatsızlıklarını söylemesine ve ayakta duramamasına rağmen darp ve şiddete maruz kalan Lütfi Koç “Beni öldürecekler, sesimi duyurun. Dilekçelerime yanıt alamıyorum, dilekçeler muhtemelen iletilmiyor. Benim yerime sizler gerekli yerlere başvurun” dedi.

BEYNİNDE İKİ KİST OLUŞTU

Cemaat operasyonları kapsamında bir yurtta çalıştığı gerekçesiyle ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla ceza alan Lütfi Koç 20 ay İzmir Menemen Cezaevi’nde kaldı. Beyninde iki kist oluşan ve kasık fıtığı problemleri yaşayan Koç’un tedavisi 18 aydır gerçekleştirilmiyor. Sevk nedeniyle Lütfi Koç’un tüm işlemlerini sil baştan yapması anlamına geliyor. Yüzde 100 engelli çocuğu da bulunan Lütfi Koç, gördüğü şiddet ve darp sonrası cezaevinde ölüm tehdidi altında olduğunu belirtti.

medyabold
Devamını Oku »

Lübnan’da korkutan gelişme: Suriyeli mültecilerin çadır kampı ateşe verildi

Bir grup Lübnanlı ile Suriyeli mültecilerin kavgası endişe verici gelişmelere sebep oldu. Kavga sonrası mültecilerin yaşadığı çadır kent ateşe verildi. Olaylarda yaralananlar olduğu belirtiliyor.

BOLD – Lübnan’da Suriyeli mültecilerin yaşadığı çadır kentten kaygı verici haberler geldi. Ülkenin kuzeyinde bir grup Suriyeli mülteci ile Lübnanlılar arasında yaşanan kavga büyüdü. Kavganın ardından çok sayıda mültecinin barındığı çadır kent ateşe verildi.

LÜBNANDA MÜLTECİ KAMPI KUNDAKLANDI

Evrensel’de yer alan habere göre ülkenin kuzey kesiminde yer alan Trablusşam kentine bağlı Minye bölgesinde akşam saatlerinde bir grup Suriyeli mülteci ile Lübnanlılar arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesi ve daha sonra silahlı kavgaya dönüşmesi sonucu en az 3 kişi yaralandı. Silahlı kavgadan bir süre sonra ise bölgedeki Suriyeli mültecilere ait kamplardan biri Lübnanlı bir grup tarafından kundaklandı.

YARALILAR VAR

Ateşin kısa sürede tüm kampa yayılması üzerine çadır kampta yaşayan çok sayıdaki Suriyeli mülteciden bazıları Trablusşam’a, bazıları ise çevredeki tarlalara kaçtı. Ateşe verilen kampta bazı mutfak tüplerinin patladığı ve yaralıların olduğu belirtiliyor. Bir süre sonra olay yerine gelen itfaiye araçları ateşi söndürmeye başlarken, emniyet ve askeri birlikler ise bölgeyi çembere aldı.

Suriyeli mültecilerin kaldığı çadır kampın alev alev yandığına dair görüntüler sosyal medyaya düştükten sonra bölge halkından bazıları, sokakta kalan Suriyeliler için evlerini açtığını duyurdu.

Olayla ilgili Lübnan’dan henüz resmi açıklama gelmedi. Diğer yandan ülkede 1,5 milyon Suriyeli mültecinin yaşadığı belirtiliyor.

medyabold
Devamını Oku »

Sahte diplomalı Yerlikaya’nın kardeşine şeref aylığı ayrıcalığı

AKP’nin şeref aylığında kesintiye gittiği sporculara mahkemeden de ret kararı geldi. Ancak diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Cumhurbaşkanı danışmanı Hamza Yerlikaya’nın kardeşi Muttalip Yerlikaya’nın hem şeref aylığındaki kesinti kaldırıldı, hem de yapılan kesintiler faiziyle geri ödendi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı danışmanı Hamza Yerlikaya’nın sahte diplomasının ardından şimdi de kardeşi Muttalip Yerlikaya’ya şeref aylığında torpil yapıldığı iddiası gündemde.

KARDEŞ YERLİKAYA’YA AYRICALIK

Cumhuriyet’in haberine göre Muttalip Yerlikaya’nın başvurusu üzerine mahkeme, şeref aylığından yapılan kesintinin başvuru tarihinden işletilerek yasal faiziyle ödenmesi ve şeref aylığı üzerindeki kesintinin kaldırılmasına karar verdi. Şeref aylığından kesinti yapılan ve ret kararı verilen diğer sporcular ise duruma tepki gösterdi.

ŞEREF AYLIĞI NEDİR?

Mevzuata göre dünya şampiyonluğu başarısı elde etmiş olan sporculara devlet tarafından şeref aylığı bağlanıyor. Yasada yer alan düzenlemeye göre şeref aylığı; dünya şampiyonluğunda başarı derecesine göre asgari ücret tutarının yüzde 140 ile yüzde 100’ü arasında değişen tutarlarda sporculara veriliyor. Ancak geçen yıl itibarıyla dünya şampiyonluğuna sahip pek çok sporcuya ödenen asgari ücret seviyesindeki tutar 900 TL’ye indirildi.

MİLLİ SPORCULARA RET KARARI

Gençlik ve Spor Bakanlığı’yla görüşmesinden sonuç alamayan sporcular konuyu yargıya taşımak zorunda kaldı. Sporcular, şeref aylığının mevzuatta belirtilen tutarlar üzerinden ödenmesini talep etti. Mahkemeye başvuran sporculara art arda “ret” kararları gelirken; sahte diploma skandalıyla gündeme gelen Cumhurbaşkanı danışmanı Hamza Yerlikaya’nın kardeşi Muttalip Yerlikaya hakkında farklı bir karar çıktı.

1993’te İran’da yapılan Ordulararası Dünya Güreş Şampiyonluğu’nda birinci olan Muttalip Yerlikaya’nın açtığı davada mahkeme, şeref aylığından yapılan kesintinin başvuru tarihinden işletilerek yasal faiziyle ödenmesi ve şeref aylığı üzerindeki kesintinin kaldırılmasına karar verdi. Dünya şampiyonluğu başarısı elde etmiş ve şeref aylığı kesintisi olan diğer sporculara ise mahkemeden “ret” kararları verildi. Şeref aylığı kesintisi yaşayan sporcular; Yerlikaya haklı bulunurken kendilerinin haksız bulunmasına tepki göstererek bu durumun “çifte standart” olduğuna dikkat çekti.

ÇİFTE STANDAT TEPKİSİ

Dünya şampiyonluğu olan bir güreşçi; yaşananların sporcular için büyük bir ayıp olduğunu belirterek “Hiçbir gerekçe sunulmadan aylığımız kesildi. Üstelik bu durumla ilgili ‘Sayın Bakan ile görüşmek istediğimizde bize mahkemeye gidin’ denildi. Gerçekten şeref aylığı ile geçinen dünya şampiyonu olmuş arkadaşlarımız var” değerlendirmesinde bulundu. Şampiyon güreşçi “Bizim zorumuza giden durum: Hamza Yerlikaya ve Ercan Yıldız; güreşin içinden gelmiş, aynı kamp ortamında bulunmuş, aynı odada kalmış kendi arkadaşlarına, beraber alın teri döktüğü arkadaşlarına bunu yapıyor. Bu durumla karşılaşınca şoke olduk” diye konuştu.

medyabold
Devamını Oku »

26 Aralık 2020 Cumartesi

Elazığ’da 5.3 büyüklüğünde deprem

Elazığ sabah saatlerinde meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Çevre illerden de hissedilen deprem büyük paniğe sebep olurken, yapılan çalışmalarda ilk belirlemelere göre can veya mal kaybı olmadığı açıklandı.

BOLD – AFAD’dan yapılan açıklamaya göre Elazığ’da 5.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin yaklaşık olarak 16 kilometre derinlikte gerçekleştiği bildirildi.

DEPREM ÇEVRE İLLERDE DE HİSSEDİLDİ

Depremin, Diyarbakır ve Malatya’da da hissedildiği öğrenildi. Dün öğlen saatlerinde de merkez üssü Sivrice olan 4.1 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti. Deprem Elazığ’ın dışında Diyarbakır, Malatya, Şanlıurfa, Bingöl, Tunceli’de de hissedildi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yaptığı açıklamada ”Elazığ merkezde saat 09.37’de 5.3 büyüklüğünde, 15,94 km derinlikte bir deprem meydana geldi. Şu ana kadar olumsuz bir durum yok. Tüm ekiplerimiz sahada taramalarına devam ediyor. Bilgilendirmeye devam edeceğiz.” İfadelerini kullandı. Diğer yandan Elazığ Valisi Erkaya Yırık ise, ”Şu ana kadar olumsuz bir durum yok. Olumsuz bir tespit olmamakla birlikte ekiplerimiz taramalarını sürdürüyorlar. Herhangi bir tespit halinde bu durum vatandaşlarımızla paylaşılacak. Bize dünkü depremin ardından uyarı şeklinde bir bilgi yoktu ama burası 24 Ocak’taki depremin ardından hareketli bir bölge. Devletimiz o depremin yaralarını sarmaya çalışıyor.” dedi.

KANDİLLİ 5.6 OLARAK AÇIKLADI

AFAD ve bakan Soylu’nun açıklamasına karşın Kandilli Rasathahanesi Elazığ merkezde meydana gelen depremin büyüklüğünü ise 5.6 olarak açıkladı.

medyabold
Devamını Oku »

Kalça kemiği parçalanan kadın tutuklu, “klozet var” denilerek karantina koğuşuna gönderildi

Hapse girmeden önce kalça kemiğinden ameliyat olan ve sürekli ilaç kullanması gereken Sümeyya Aksoy’un sağlığı, cezaevinde maruz kaldığı hak ihlalleri nedeniyle tehlikede.

BOLD ÖZEL – Kasım 2017’den bu yana Gebze Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan ev hanımı Sümayya Aksoy (43), cezaevinde yaşam tehlikesiyle karşı karşıya. Hapse girmeden önce kalça kemiğinden iki kez ameliyat olan Aksoy, sağlık hizmetlerinden yoksun kalınca kalça kemiği tamamen parçalandı.

Oğlu Saim Aksoy’un verdiği bilgiye göre koronavirüs nedeniyle bir yıldır muayene edilmeyen Aksoy’un sürekli kullanması gereken ağrı kesiciler verilmedi. Üçüncü kez ameliyat olması gereken Aksoy, cezaevi koşulları nedeniyle ameliyat da olamıyor. Saim Aksoy, annesinin koronavirüs olan ya da olma ihtimali olan mahkumların bulunduğu koğuşa alınarak hayatının daha da tehlikeye atıldığını vurguladı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Sümeyya Aksoy hem 17-25 Aralık soruşturmalarında şube müdür yardımcısı olan Kazım Aksoy’un eşi olduğu için hem de mesajlaşma programı Bylock gerekçe gösterilerek 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Annesinin durumunu Twitter adresinden duyuran Saim Aksoy, Başta HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu olmak üzere milletvekillerinden ve insan hakları savunucularından yardım istedi. Saim Aksoy’un ifadeleriyle annesi Sümeyya Aksoy’un cezaevinde yaşadığı hak ihlalleri:

BABAMI TUTUKLAYAN İRADE HIRSINI ALAMAYINCA ANNEMİ DE TUTUKLADI

“Ben mağdur bir anne ve babanın mağdur oğlu Saim Aksoy. 17-25 Aralık soruşturmalarında şube müdür yardımcısı olan babamı tutuklayan irade, hırsını alamadığından birçok emniyet mensubunun eşi gibi annem Sümeyya Aksoy da tutuklandı ve 3 senedir Gebze Kadın Kapalı Ceza infaz kurumunda. Annemin sağ kalça kemiği tamamen parçalanmış, her iki kalça kemiğinde de ciddi anlamda kireçlenme mevcut. Acil ameliyat olması gerekiyor ancak cezaevi koşulları elvermediği için ameliyat olamıyor.

3 KİŞİLİK KOĞUŞTA 10 KİŞİ KALIYORLAR

Üç kişilik rutubetli koğuşta 10 kişi aylarca kalmış, buradaki rutubetten dolayı hastalığı ilerlemiş, ardından yine üç kişilik koğuşta 10 kişi kalacak şekilde başka bir koğuşa gönderilmiştir. Bu koğuşta klozet olması annemi bir nebze rahatlatmıştır. Zira, annemin klozet olmayan bir yerde bulundurulması hastalığı sebebi ile işkenceye dönüşmektedir. Bu durum kurum tarafından da bilinmektedir.

Ancak birkaç gün önce herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin başka bir koğuşa gönderilmiş, klozet olmadığı için günlerce yemek yememiş su dahi içmemiştir. Kalabalık koğuş olduğundan klozet yapılması için talepte bulunulmuş ancak aradan geçen zamana rağmen halen sonuç alınamamıştır.

Haklı talepleri üzerine annem, mevcut koğuşun fiziki koşullarını insanca yaşamaya uygun hale getirilmek yerine, klozet olduğu belirtilen karantina koğuşuna alınmış ve artık burada kalacağı kendisine söylenmiştir. Karantina koğuşu karışık bir koğuş olmakla birlikte hem hijyen açısından annemi zorlamakta hem de koronavirüs olanların/olma ihtimali olanların sürekli getirildiği koğuş olduğu için sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır.

HASTANEYE GİDİP GELMESİ İŞKENCE

Bir an önce hastalığına uygun asgari koşullara sahip, sağlık açısından uygun ve klozetin olduğu bir koğuşa götürülmesi için talepte bulunduk ancak ne yazık ki halen bir sonuç alamadık. Kısacası annemin hastalığı sebebiyle zaruri olan asgari fiziki koşullara sahip bir yerde tutulması talebini bir klozet sorunu haline getirip annemi koronavirüs olan ya da olma ihtimali olan mahkumların bulunduğu koğuşa alarak çözme yoluna gittiler.

Bununla birlikte, kurum doktoru mahkumları kovid-19 sebebi ile yaklaşık bir yıldır muayene etmediği gibi annemin sürekli kullanması gereken ilaçları da ısrarla vermemektedir. Annem ilaçları alamadığı için de dayanılmaz acılar çekmektedir. Koronavirüs sebebi ile hastaneye her gidiş geliş de işkence haline geldiğinden (14 gün karantina koğuşunda kalındığı için, karantina koğuşunun pisliği ve sağlık açısından ciddi risk içermesi sebebiyle), sırf orada kalmamak için hastaneye gidemiyor.

KURUM DOKTORU YÜZ YÜZE MUAYENE YAPMIYOR

Kurum doktoru da bu durumdan haberdar olmasına rağmen asla yüz yüze muayene yapmıyor. Talep edilen ilaçlar basit ağrı kesici bile olsa doktor tarafından yazılmıyor, yazılsa dahi tek bir adet olacak şekilde ilaç veriliyor. Ancak ağrının geçmemesi halinde ilaç olmadığı için ağrıya katlanmak zorunda kalınıyor.

Bir yıldır bu süreç devam etmekte. Tüm talep ve yazılan dilekçelere rağmen asla düzenleme yapılmamakta, asgari koşulları temine yönelik bir iyileştirmeye gidilmemektedir. Ayrıca koğuşlar üç kişilik olduğu için ve 10 kişi kaldığından dolayı yerde yatılıyor, koğuş içinde yürüyecek mesafe dahi kalmıyor.

Haksız şekilde cezaevinde tutulan ve en temel insani şartlarsan yoksun olarak yaşamak zorunda bırakılan birçok kişiden biri olan annemin bu durumunu, diğer birçoğu gibi yaşatılan eziyetleri bir evlat olmanın gereği olarak duyurmak için bu konuda yardımcı olmanızı rica ediyorum.”

“Sakın ağlama anne, babam şehit oldu”

medyabold
Devamını Oku »

Eski milletvekilinden çıplak aramayı protesto etmek için oturma eylemi

Cezaevlerindeki çıplak arama dayatmasına bir tepki de eski milletvekili Mahmut Alınak’tan geldi. İki gündür Kandıra F Tipi Cezaevi önünde çadır kurup oturma eylem yapan Alınak’ın amacı hak ihlallerine dikkat çekmek.

BOLD – Eski milletvekili ve avukat Mahmut Alınak, çıplak arama başta olmak üzere ceza evlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek için Kandıra F Tipi Cezaevi’nin önünde 3 gün boyunca sürecek “insan hakları nöbeti” başlattı. Dün başlayan nöbet yarın sona erecek.

www.baskahaber.com sitesinde yer alan habere göre cezaevi önüne çadır kuran Alınak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Çıplak arama işkencesi ve cezaevlerinde hak ihlallerine karşı nöbet tuttuğunu kaydeden Alınak, “1980 döneminde ben de işkence gördüm cezaevinde. Bir avukat olarak hak ihlallerine dikkat çekmek için bu eylemi başlatıyorum” dedi. “Kocaeli Hasta Tutsaklar İnisiyatifi” üyeleri de Alınak’ı ziyaret ederek nöbetinde desteklediklerini açıkladı.

Bu sırada askerler Alınak’ın çadırı kaldırmasını istedi. Alınak ise, “İsterseniz kaldırın ancak ben nöbetime devam edeceğim” dedi. Alınak, TBMM’de 18. dönemde Kars, 19. dönemde Şırnak milletvekili olarak görev yapmıştı.

“Sakın ağlama anne, babam şehit oldu”

medyabold
Devamını Oku »

Bakan Koca’dan mutasyonlu koranvirüs açıklaması: Rastlamadık

Düzenli olarak yapılan incelemelerde İngiltere’nin rapor ettiği gen mutasyonuna rastlamadıklarını ifade eden Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, incelemelerin devam edeceğini söyledi.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İngiltere’de görülen ve hızla yayılan mutasyona uğramış yeni tip koronavirüsle ilgili açıklama yaptı. Bakan Koca, yeni tip koronavirüse Türkiye’de rastlanmadığını söyledi.

ÖRNEKLER DÜZENLİ İNCELENİYOR

Halk Sağlığı referans laboratuvarının düzenli olarak Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen örnekleri incelediğini ifade eden Koca, bu verilerin Dünya Sağlık Örgütü ile de paylaşıldığını dile getirdi. Bakan Koca, yapılan incelemelerde, İngiltere tarafından rapor edilen koronavirüs mutasyonuna rastlamadıklarını aktaran Koca, çalışmaların devam edeceğini belirtti.

GEN MUTASYONUNA RASTLANMADI

Mutasyona uğramış koronavirüsle ilgili düzenli incelemelerin devam edeceğini belirten Bakan Koca, “Mutasyon tedbir uygulamaları kapsamında son dönemde İngiltere’den ülkemize gelen ve test sonucu pozitif çıkan kişilerin PCR örnekleri ile ülkemizin çeşitli bölgelerinden örnekler referans laboratuvarımızda tam gen sekanslama yöntemi ile incelenmiştir. Ne son dönemde yurda ilgili ülkelerden giriş yapan PCR pozitif vakalardan alınan numunelerde ne de yurdun çeşitli bölgelerinden toplanan örneklerde İngiltere’nin rapor ettiği gen mutasyonuna rastlanmamıştır” dedi.

Tutsak çocukların hikayesi ‘Aperture’ şimdi Youtube’da

medyabold
Devamını Oku »