18 Ocak 2021 Pazartesi

110 gün işkence gören Zabit Kişi’nin suç duyurusunu sümen altı ettiler

MİT tarafından kaçırılarak aylarca insanlık dışı muameleye maruz bırakılan Zabit Kişi’nin işkencecileri hakkında yaptığı suç duyurusu yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle 2 yıl 7 ay sonra kapatıldı.

BOLD – Ankara’da işkenceye maruz kaldığını söyleyen Zabit Kişi, 5 Nisan 2018’de Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ancak dosya, 17 Kasım 2020’de kapatıldı.

“İFADEME BİLE TENEZZÜL EDİLMEDİ”

Suç duyurusunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Adem Ayyıldız tarafından tam 2 yıl 7 ay 12 gün sonra kapatıldığını söyleyen Zabit Kişi, “Kendi imkanlarımla ulaşabildiğim onlarca belge/evrakları da soruşturma savcısına gönderdim. Hakikat güneş gibi ortadayken iddiam soyut beyaz görülerek başka delil olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya gerek olmadığına karar verildi. Etkin soruşturma kapsamında ifademe bile tenezzül edilmedi.” dedi.

“DEVLET ADINA İŞKENCE YAPTILAR”

Üç yıldır tutuklu bulunduğu Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinden HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na 16 Aralık 2020 tarihli bir mektup gönderen Zabit Kişi, maruz kaldığı işkenceyle ilgili tüm yasal yolları kullanmasına rağmen, kamu gücü kullanılarak soruşturma dosyası kapatıldığı için bu mektubu yazmaya karar verdiğini söyledi.

Bu kararın Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün “Adil karar verin. Dünya yıkılırsa yıkılsın” dediği günlere denk geldiğini hatırlatan Zabit Kişi şöyle devam etti:

“Kanun gereği delilleri toplamakla görevli Cumhuriyet savcısıdır. İşkence iddialarına inandırmam için işkence görüntüsünü savcılığa vermem mi gerekirdi? O zaman da montaj demez miydi? Ya da ne yapmam gerekirdi? devlet vatandaşına işkence yapmaz, yapamaz. Hiçbir canlı türüne reva görülmeyecek işkence ve kötü muameleyi 110 gün boyunca bana yapanlar ne üzücüdür ki, devlet adına yaptılar. Tüm taleplerime rağmen devletin ilgili kurumları lal kesilmiştir. İşkencenin zaman aşımı yoktur.”

Zabit Kişi ve ailesi.

NE OLMUŞTU? 

Cemaat soruşturmaları kapsamında 30 Eylül 2017’de Kazakistan’dan Türkiye’ye getirilen Zabit Kişi 110 gün Ankara’da kayıt dışı gözaltında tutuldu. Bu süreçte ailesine ve avukatlarına hiçbir bilgi verilmedi. Tüm başvurulara rağmen devlet, Zabit Kişi’nin elinde bulunduğunu kabul etmedi. Ailesinin Kazakistan’da yaptığı girişimler sonucu Kazakistan İstihbarat Başkanlığı, Zabit Kişi’nin MİT personeline teslim edildiğini ve THY’nin TT-4010 sefer sayılı 23.32 Almatı-Ankara uçağı ile 30 Eylül 2017’de Türkiye’ye gönderildiği bilgisini içeren resmi bir belge verdi. Zabit Kişi bu tarihten sonra 18 Ocak 2018’de 30 kilo kaybetmiş şekilde Ankara Adliyesi’nde ortaya çıktı.

21 Haziran 2019 cuma günü 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Zabit Kişi, 12 Temmuz 2018’de Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptığı suç duyurusunda gördüğü işkenceleri anlattı. Kişi, Kazakistan’da MİT’e teslim edildiği andan itibaren işkence görmeye başladığını, uçağın içinde kasıklarına aldığı darbe nedeniyle günlerce cinsel organından kan aktığını belirtti.

Ankara’da indirildiği havalimanına araçla 6 dakika mesafede bir yerde bir konteynerin içinde tutulduğunu anlatan Zabit Kişi, çırılçıplak soyulduğunu, vücuduna elektrik verildiğini, günlerce susuz bırakıldığını, cinsel istismara maruz kaldığını, kesintisiz biçimde dövüldüğünü, tuvaletini yaparken seyredildiğini, ölecek duruma geldiğinde vücuduna bilmediği ilaçlar enjekte edilerek tekrar işkenceye devam edildiğini ifade etti.

Zabit Kişi, bu kişilerin uçakta kendilerini MİT olarak tanıttıklarını, işkencenin ardından bilmediği bir yerde Ankara Terörle Mücadele Ekiplerine teslim edildiğini dile getirdi. Teslimin ardından ise kendisi Ankara Terörle Mücadele Şubesine gelmiş gibi belge düzenlendiğini ve ardından tutuklandığını anlattı.

SORU ÖNERGESİ “KABA VE YARALAYICI ” DİYE REDDEDİLMİŞTİ

Ömer Faruk Gergerlioğlu, kendisine daha önce de mektup yazan Zabit Kişi’nin MİT tarafından Kazakistan’dan kaçırılıp Türkiye’ye getirilmesini ve gördüğü işkenceleri 2019 yılında TBMM gündemine taşıdı. Zabit Kişi’nin kendisine yazdığı mektupla birlikte bir araştırma önergesi veren Gergerlioğlu’nun önergesi TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından kaba ve yaralayıcı cümleler barındığı gerekçesiyle işleme alınmayıp iade edildi.

ZABİT KİŞİ’NİN GERGERLİOĞLU’NA YAZDIĞI MEKTUP

KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR

Zabit Kişi işkencede geçen 108 günü anlattı: İntihar edenleri artık yadırgamıyorum

medyabold
Devamını Oku »

Brezilya, CoronaVac ve AstraZeneca’nın Kovid-19 aşılarına acil kullanım onayı verdi

Brezilya’da sağlık sisteminin düzenleyici kurumu ANVISA, Oxford Üniversitesi/AstraZeneca’nın ortak geliştirdiği Kovid-19 aşısına ve Çinli Sinovac şirketinin ürettiği CoronVac’a acil kullanım onayı verdi.

BOLD – Dünyada en fazla vaka sayısının görüldüğü üçüncü ülke, en yüksek can kaybına sahip ikinci ülke olan Brezilya’da kitlesel aşılamanın başlamasının önü açıldı.

Latin Amerika’nın en büyük tıbbi araştırma vakfı Oswaldo Cruz ile Sao Paulo eyaletine bağlı Butantan Enstitüsünün başvurusu neticesinde, 5 saat süren toplantının ardından ANVISA yöneticileri, oy birliğiyle Kovid-19 aşıları CoronaVac ve Oxford-AstraZeneca’nın acil kullanımını onayladı.

Canlı yayınlanan toplantıda, 2 milyon adedi yakın zamanda ülkeye getirilmesi öngörülen AstraZeneca, 6 milyon adedi ise halihazırda ülkede bulunan CoronaVac olmak üzere, ilk etapta 8 milyon aşının uygulanmasının planlandığı belirtildi.

ANVISA, dün, ülkede acil kullanım onayı için başvuru yapılan Rus aşısı Sputnik V’nin, 3. faz klinik deneyleri hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğunu açıkladı.

Kovid-19 salgınından en çok etkilenen ülkeler arasında bulunan Brezilya, toplamda 350 milyondan fazla Kovid-19 aşısını bu yıl almayı planlıyor. Bunlardan 212,4 milyonu AstraZeneca’nın geliştirdiği aşı, 100 milyonu da Sinovac’ın geliştirdiği CoronaVac aşısı olarak öne çıkıyor.

Kararın açıklanmasından kısa bir süre sonra Sao Paulo’da 54 yaşındaki bir hemşire, ülkede aşı olan ilk kişi oldu. Aşılar, ilk etapta sağlık çalışanlarına yapılacak.

Nüfusu 210 milyonu aşan Brezilya’da, 209 bin 296 kişinin hayatına mal olan Kovid-19, bugüne kadar yaklaşık 8,5 milyon kişide görüldü.

DSÖ: Seyahatlerde aşı pasaportu istenmesini tavsiye etmiyoruz

medyabold
Devamını Oku »

Gizli sanık Recep Tayyip Erdoğan

Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, Kobani iddianamesine ilişkin açıklama yaptı. “Ankara Başsavcılığı, yeni Kobani iddianamesinde çözüm sürecini suç sayarak, Erdoğan ve arkadaşlarını da ‘gizli sanık’ yapmış” dedi.

BOLD – Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan muhalif lider Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, 3 bin 530 sayfalık Kobani soruşturması kapsamında hazırlanan iddianameye ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Mezopotamya Ajansının haberine göre Karaman, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Çözüm Süreci nedeniyle yargılanabileceğini öne sürdü.

Karaman, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, 3 bin 530 sayfalık yeni iddianamenin asıl sürprizinin ‘gizli tanık’ değil, ‘gizli sanık’ olduğuna dikkat çekti. Karaman’ın yaptığı paylaşımlar şöyle:

  • 3.530 sayfalık yeni iddianamenin asıl sürprizi ‘gizli tanık’ değil, ‘gizli sanık’ galiba.
  • Ankara Başsavcılığı, yeni Kobani iddianamesinde çözüm sürecini suç sayarak CB Erdoğan ve arkadaşlarını da ‘gizli sanık’ yapmış.
  • Çözüm sürecinde bizzat Devlet’in talimatı ile gerçekleştirilen Kandil’e gidişlerin suç sayılması, Erdoğan ve arkadaşlarını da şimdilik ‘gizli sanık’ yapar.
  • AKP’liler farkında mı? Gelecekte, CB Erdoğan’ın çözüm sürecinden dolayı yargılanmasının altyapısı mı hazırlanıyor?
medyabold
Devamını Oku »

Katledilişinin 14. yılında arkadaşları Hrant Dink’i anlattı

19 Ocak 2007’de Şişli’deki gazete binasının önünde katledilen Hrant Dink’in ölümünün üzerinden tam 14 yıl geçti. Arkadaşları, Dink’in bu topraklardaki insanların bir arada, özgürce ve barış içerisinde yaşaması için çabaladığını dile getirdi.

BOLD – Kaleme aldığı bir yazı nedeniyle ırkçı çevrelerce hedef haline getirilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007 günü Şişli’deki gazete binasının hemen önünde tetikçi Ogün Samast tarafından katledildi. Arkadaşları ölüm yıldönümü öncesi Dink’i anlattı.

İNSANLARIN ÖNYARGILARINDAN UZAKLAŞABİLECEKLERİNİ DÜŞÜNÜYORDU

Mezopotamya Ajansı’ndan Ferhat Çelik’in haberine göre Hrant’la, Agos’un yayın hayatına başlamasına yakın günlerde tanıştığını dile getiren Yazar ve Karikatürist Kemal Gökhan Gürses, “Türkçe yayınlanacak bir gazete idi. Ermenice eki vardı. Halen öyle. Ermeniler ilk kez kapalı cemaat kimliklerini genel toplumuna sunmaya soyunmuşlardı. Hrant’ın amacı da bence buydu. Birbirini duyan ve anlayan, birbiriyle konuşan insanların ön yargılarından uzaklaşabileceklerini düşünüyordu. Son derece açık bir bakışla yapmak istiyordu bunu. ‘Tek yolumuz bir arada yaşamayı savunmak olmalı’ diyordu’ Hrant” dedi.

İLİKLERİME KADAR ANADOLULUYUM

Arkadaşlarından Tatyos Bebek de, Hrant Dink’in bu topraklarda bütün insanların bir arada, özgürce ve barış içerisinde yaşaması için çabaladığının altını çizdi. Bebek, bu çabasını ise yine Dink’in, “Türkiyeliyim, Ermeni’yim ve iliklerime kadar da Anadoluluyum. Bir gün bile ülkemi terk etmeyi, geleceğimi Batı denilen o hazır özgürlükler cennetinde kurmayı, başkalarının bedeller ödeyerek oluşturdukları demokrasilere yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o tür özgürlükler cennetine dönüştürmek temel kaygım oldu” şeklindeki sözleriyle hatırlattı. Bebek, Hrant Dink’in farklılıkları zenginlik olarak gördüğünü vurguladı.

TÜRKİYE’YE DÖNÜŞÜMDE HRANT DİNK KARŞILAMIŞTI

Hrant’ın yakın arkadaşlarından Gazeteci-Yazar Aydın Engin de “1992’de 12 yıl süren siyasal göçmenliğe son verip, Türkiye’ye döndüm. Yasa gereği kesinleşmiş hapis cezalarımın altıda birini yatmak zorundaydım. Uçağın kapısında polislerce alınıp, havalimanı polis merkezine götürülürken beni karşılamaya gelen bir avuç gazeteci arkadaşın arasında kara gözlü, kara saçlı, uzun boylu ve yakışıklı biri hızla sıyrıldı. Polislerin engellemesine zaman bırakmadan omzuma dokundu ve ‘Biz senin yazılarınla büyüdük Aydın Abi, aramıza hoş geldin. Ben Hrant Dink’ dedi. Bir gazeteciye 12 yıllık göçmenlik yaşamından sonra bundan daha büyük nasıl bir ödül verilebilirdi ki?” dedi. Engin, Hrant Dink’in çizgisinin bugün genç Hrantlar tarafından aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi.

ÇOK İÇTEN BİR İNSANDI

Hrant’la 1990’ların sonunda Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin çalışmaları esnasında tanıştıklarını ifade eden arkadaşlarından Emel Kurma da “Hrant çok içten bir insandı. Bu memleketi, bu ahaliyi iyileştirmeye çalışan, yeniden dünyaya gözümüzü açmamızı, birbirimize güvenmemizin yollarını sağlamaya çalışan, ezberlerden kurtulmamızı sağlamaya çalışan insanlardan biriydi Hrant. Onun etkisi ne olursa olsun silinemeyecek bir şey. Öldürülmesinin kahrı da hepimizin üzerinde bir lanet gibi duracak” dedi.

BU YIL Kİ ANMA ONLİNE YAPILACAK

Hrant’ın Arkadaşları İnisiyatifi’nden Bülent Aydın ise, Hrant’ı bir “hakikat anlatıcısı” olarak tanımladı. Bu yılki Hrant Dink anmasının diğer yıllardan farklı olacağını söyleyen Aydın, her yıl Agos Gazetesi’nin eski çalışma ofisinin bulunduğu Sebat Apartmanı’nın önünde yapılan anma töreninin bu yıl pandemi nedeniyle çevrimiçi yapılacağı bilgisini paylaştı. Herkesin 19 Ocak’ta yayınlayacakları internet adresi üzerinden anmaya katılabileceğini ve ‘Buradasın Ahparig’ yazan çevrimiçi pankartlarını Hrant Dink’in öldürüldüğü yere bırakabileceğini belirten Aydın, gün boyunca yapılacak yayınlarda Rakel Dink’in, eşi Hrant Dink’in öldürüldüğü Sebat Apartmanı önünden sesleneceğini belirtti.

AKP Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı: Tam 5 kat arttı

medyabold
Devamını Oku »

Kızı dağa çıkarılan anneye HDP önünde oturması için para teklif edildi

Çocukları dağa çıkarılan ailelere, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturması için polis tarafından para teklif edildiği öne sürüldü. Hanım Sever, kendisine iki defa 10 bin TL para teklif edildiğini belirtti. 

BOLD – İçişleri Bakanlığının yönlendirdiği ailelerin HDP Diyarbakır İl Örgütü binası önündeki bekleyişi sürüyor. HDP önüne kurulan çadırda bekletilenlerin sayısının düşmesi sonrası ailelere para teklif edildiği öne sürüldü. Kızı PKK’ya katılan Hanım Sever’i iki kez arayan polisin, HDP önünde oturması için 10 bin lira para teklifinde bulunduğu belirtildi.

10 BİN LİRA VE YOL PARASI TEKLİF EDİLDİ

Mezopotamya Ajansından İdris Sayılğan’ın haberine göre polislerin 5 ay önce kendisini aradığını ve “Rozerin’den haber var mı” diye sorduklarını aktaran Sever, kendisinin “hayır” yanıtını vermesiyle, polisin kendisini “Seni Diyarbakır’da HDP il binasının önüne götürelim, orada otur belki kızın gelir” diyerek yönlendirmeye çalıştığını ifade etti. Polislerin 2 ay önce bir kez daha kendisini yine telefonla arayarak, HDP Diyarbakır İl Örgütü binası önünde oturması için 10 bin lira ve yol parası teklifinde bulunduğunu dile getiren Sever, bu kez de polislere “Ben ne oraya gelirim ne de öyle bir şeye tenezzül ederim” yanıtını verdiğini kaydetti.

ERDOĞAN ELİNİ VİCDANINA KOYSUN

Çözümün Kürt halkının haklarının tanınmasında olduğuna işaret eden anne Sever, “Barış istiyoruz. Erdoğan elini vicdanına koysun. Artık Kürt çocukları öldürülmesin. Biz sadece Kürt halkının haklarının tanınmasını istiyoruz. İnsanlarımızın tutuklanmasını istemiyoruz. Hepsi de bizim oğullarımız, kızlarımızdır. Kürt halkı artık böyle yaşamasın. Anne ve babalar artık ağlamasın. Yazıktır, günahtır. Anneler gece gündüz ağlıyorlar. Erdoğan hiç mi bunu görmüyor. Artık yeter, bu zulüm son bulmalıdır. Biz onun zulmünü kabul etmiyoruz” dedi.

İmam hatipten arkadaşını köşklerle yaşatıyor: 125 milyon yetmedi 99 milyon daha verecek

medyabold
Devamını Oku »

Aşı olduktan sonra 33 kişinin öldüğü Norveç, Pfizer/BioNTech aşısının güvenli olduğunu açıkladı

Norveç’te bakımevinde kalan 33 kişinin Pfizer/BioNTech’in geliştirdiği koronavirüs aşısını olduktan sonra yaşamını yitirmesinin ardından yetkililer bu ölümlerin aşıyla çok da bağlantılı olmadığını açıkladı.

BOLD – Norveç İlaç Kurumu Tıbbi Direktörü Dr. Steinar Madsen, New York Times’a yaptığı açıklamada, bu kişilerin çok ciddi hastalıklarının olduğunu ve aşı olmasalar da çok uzun bir süre daha yaşamalarının beklenmediğini söyledi.

Madsen, bu hastalarda en olağan yan etkilerin bile ciddi komplikasyonlara neden olduğunu belirterek, Kovid-19’a yakalanmalarının aşı olmalarından çok daha büyük bir risk teşkil ettiğini vurguladı.

Norveç, meydana gelen ölümlerle ilgili inceleme başlattığını bildirdi. Elde edilen ilk bulguların bu hafta içerisinde Avrupa İlaç Kurumu ile paylaşılması öngörülüyor.

DSÖ: Seyahatlerde aşı pasaportu istenmesini tavsiye etmiyoruz

medyabold
Devamını Oku »

AKP Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı: Tam 5 kat arttı

AKP iktidarında cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 5 kat arttı. 2002 yılında 59 bin 429 olan tutuklu ve hükümlü sayısı, 2019’da 291 bin 546’ya çıktı.

BOLD – Son 49 yılda cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlü sayıları zaman zaman düşerken, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2019’a kadar sürekli artış gösterdi. 2002 yılında 59 bin 429 olan tutuklu, hükümlü sayısı, 2019’da 291 bin 546’ya çıktı.

Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi’nin verilerine göre cezaevlerinde 1970 yılında 56 bin tutuklu ve hükümlü varken 1972’deyse sayı 64 bin 889 oldu. 12 Eylül Askeri Darbesinin gerçekleştiği 1980’de 70 bin 172 olan tutuklu ve hükümlü sayısı, 1981’de 79 bin 786’ya çıktı. 2002’de 59 bin 429 olan tutuklu ve hükümlü sayısı 2019’da yaklaşık 5 kat artarak 291 bin 546’ya yükseldi.

MUHALİFLERİN TUTUKLANDIĞI BİR DÖNEM YAŞIYORUZ

AKP’nin iktidara birtakım özgürlük vaatleriyle geldiğini ancak aksine baskının en yoğun yaşandığı dönemin mimarı olduğuna dikkat çeken Avukat Şenal Sarıhan, cezaevlerindeki kalanların artışını BirGün’den Dilan Esen’e değerlendirdi. 2016’daki kalkışmaların muhalifleri tutuklamak için bahane yapıldığını hatırlatan Sarıhan, “2018 ve 2019 yıllarındaki yükseklik şunu gösteriyor: 2016’daki kalkışmanın ardından bütün muhalifler baskıyla karşılaştı, yoğun tutuklama işlemlerinin gerçekleştiği bir dönem yaşıyoruz. 12 Mart ve 12 Eylül Askeri Darbesi’nin yaşamış bir insan olarak bunu görüyorum. Muhalif herhangi bir düşüncenin teröristlikle suçlandığı bir dönemle karşı karşıyayız” dedi. Sarıhan, adil yargılanmaya yönelik umudun giderek azaldığına vurgu yaptı.

HÜKUMET GİBİ DÜŞÜNMEYENLER CEZAEVİNİ BOYLUYOR

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi ise AKP’nin baskıcı bir iktidar olduğuna işaret etti. AKP’nin her geçen gün baskısını artırdığının altını çizen Hakverdi, “Baskıyı artırdıkça iktidar uzaklaşıyor ve baskıyı yine artırıyor. Bu sebeple hükumet gibi düşünmeyen birçok kişi cezaevine alınıyor. İktidar devamlılığını sağlayabilmek için baskıyı artırdığında ekonomi de bozuluyor. Ekonomik sıkıntılar da beraberinde yoksulluğu getiriyor, dolayısıyla suç ve suçlu sayısını artırıyor” dedi.

Mahmud’a özel akademik ilan

medyabold
Devamını Oku »

İmam hatipten arkadaşını köşklerle yaşatıyor: 125 milyon yetmedi 99 milyon daha verecek

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 25 Ağustos 2020’de açılışını yaptığı Ahlat Köşkü için 99 milyon TL daha harcanacak. Bugüne kadar 125 milyon TL harcanan köşkü Erdoğan’ın imam hatip lisesinden arkadaşı yapıyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2021 Yılı Yatırım Programı’nda Ahlat Köşkü ayrıntısı dikkat çekti. Geçen yıl açılışı yapılan köşk için milyonlarca lira daha harcanacak.

İLK YATIRIM ÖDENEĞİ 30 MİLYON LİRA

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre Anayasa Mahkemesi’nin kıyı kanununu ihlal edildiği gerekçesiyle projesine iptal kararı verdiği Ahlat Köşkü için 2019 Yılı Yatırım Programı’nda ödeneği 30 milyon TL olarak belirlenmesine karşın 2019 yılı sonuna kadar 100 milyon TL harcandı. Geçen yıl da 25 milyon TL’lik harcama ile köşkün maliyetinin 125 milyon TL’ye ulaştı.

99 MİLYON LİRA DAHA HARCANACAK

2021 Yılı Yatırım Programı’nda “Ahlat Köşkü ile Devlet Adamları Konukevi Projesi” adı altında 99 milyon TL’lik bir bütçe ayrıldı. Bu bütçenin 89 milyon TL’sinin ise bu yıl kullanılacağı açıkladı. Milyonlarca liralık harcamanın, “Donanım, etüt-proje, makine-teçhizat, 52 bin metrekarelik peyzaj ve 5 bin metrekarelik sosyal tesis” için gerçekleştirileceği belirtildi.

KÖŞKÜ ERDOĞAN’IN ARKADAŞI YAPIYOR

Köşkü, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imam hatip lisesinden arkadaşı Hasan Gürsoy’un Güryapı Taahhüt Şirketi yapıyor. Çamlıca Cami projesini, Cumhurbaşkanlığı Huber Köşkü, Süleymaniye Camii, Galatasaray Üniversitesi, Arkeoloji Müzesi ve Topkapı Sarayı’nın restorasyon işleri ile Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu Okçular Vakfı tarafından da kullanılan Okçular Tekkesi’nin restorasyonu da Hasan Gürsoy’un şirketleri tarafından yapıldı.

Mahmud’a özel akademik ilan

 

 

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye için 150 milyon doz aşıya ihtiyaç var

CHP yönetimi, tüm dünyadan uzmanlarla görüşüp hazırladığı koronavirüs raporunda Türkiye için 150 milyon doz aşıya ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.

BOLD – Aşı uygulamalarının dünyadaki örneklerini inceleyen CHP, bu kapsamda parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Çin, Amerika, İsveç, Almanya ve Türkiye’den enfeksiyon hastalıkları uzmanları, virologlar, halk sağlığı uzmanları, aşı geliştirme uzmanları, biyologlar ve bioteknologlar ile görüşmeler gerçekleştirdi.

TÜRKİYE AŞI KONUSUNDA GERİ KALDI

Türkiye’nin aşı konusunda diğer ülkelere oranla geride kaldığını ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, yapılan görüşmelerin ardından hazırladığı raporda, “Ülkemizde aşının işe yaraması için çocuklar dahil yaklaşık 70 milyonun aşılanması, bunun için de en az 150 milyon doz aşının olması gerekiyor. Bu 150 milyon doz aşının 1 yıl içinde yapılması durumunda pandemi süreci rahatlayacaktır” dedi. İlgezdi, bu aşılama için yeterli aşının olmadığını ve yakın gelecekte de bunun için bir çaba harcanmadığını kaydetti.

PANDEMİ DERİN SORUNLARA YOL AÇTI

Pandeminin toplumda derin sorunlara yol açtığını ve AKP’nin pasif aşı politikası nedeniyle bu sorunların çözülmesinin henüz beklenmediğini belirten İlgezdi, “Sadece belirli kesimleri aşılayıp, süreci garanti altına alamazsınız. Şeffaflıktan uzak, yeterli miktarda ve çeşitlilikte aşının olmadığı, aşı planlamalarının yapılmadığı bir ortamda, aşılamaların da yeterli düzeyde olamayacağı açıktır. Afrika ülkelerinde, insanlar bu virüsü hala taşıyor, bu virüsü hala sirküle ettiriyorsa ve bu virüsten hala hastalanıp ölüyorlarsa, bu mutasyonların çıkmayacağı ve bu mutasyonların tekrar yayılıp bir pandemiye neden olmayacağının garantisi yoktur” dedi.

Mahmud’a özel akademik ilan

medyabold
Devamını Oku »

Saldırı sonrası ateş püskürdüğü Erdoğan’a teşekkür etti

Gelecek Partili Selçuk Özdağ, uğradığı silahlı saldırı sonrası ateş püskürdüğü AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile hastane odasında telefonla görüştü. Özdağ, Erdoğan’a duyarlılığı için teşekkür etti.

BOLD – Tayyip Erdoğan, MHP’yi hedef alan açıklamalarının ardından saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ı telefonla arayarak olayla ilgili bilgi aldı, geçmiş olsun dileklerini iletti. Saldırı sonrası “Sayın Cumhurbaşkanı ve Bahçeli’ye sesleniyorum; korkmuyorum, susmayacağım. Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” diyen Özdağ da olay gecesi kendisini arayan Erdoğan’a teşekkür etti.

Hürriyet’in aktardığına göre Özdağ, şunları söyledi: “‘Neler oluyor, ne yapıyorsunuz Selçuk Bey’ dedi. Ben de olayı kendisine anlattım. Devlet Bahçeli bir şeyler söylemişti, ben de ‘üslubu dairesinde cevaplar verdim’ dedim. Sonra evimin önünde ikisi silahlı, ikisi sopalı dört kişinin saldırısına uğradığımı anlattım. Birinin şoförüme silah çektiğini, bir diğerinin elindeki sopayla arkamdan ayaklarıma vurup beni düşürmeye çalıştığını, sonra uzun süre dövüştüğümüzü, şoförüm silah çekince de kaçtıklarını söyledim. Bana, silahı kimin kullandığını sordu, ben de şoförümün arabamdaki ruhsatlı silahımı kullandığını anlattım. Geçmiş olsun dediler. Ben de duyarlılıkları için kendilerine teşekkür ettim.”

Selçuk Özdağ hastaneden Erdoğan ve Bahçeli’ye meydan okudu

medyabold
Devamını Oku »

17 Ocak 2021 Pazar

İstanbul’a 855 milyon liralık Saray Kütüphanesi: 2024’te bitecek

Cumhurbaşkanlığı 855 milyon TL’ye İstanbul’a 122 bin metrekarelik Millet Kütüphanesi yaptıracak. Sadece bu yıl için 250 milyon TL’lik bütçe ayrılan projenin 2024 yılında tamamlanması planlanıyor.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı 855 milyon TL’ye İstanbul’a ‘Millet Kütüphanesi’ yaptıracak. 2021 Yılı Yatırım Programı’nda yer alan bilgilere göre, sadece bu yıl için 250 milyon TL’lik bütçe ayrılan projenin 2024 yılında tamamlanması planlanıyor.

MİLLET KÜTÜPHANESİ’NİN İKİNCİSİ OLACAK

BirGün’den Seda Balmumcu’nun haberine göre Cumhurbaşkanlığı 855 milyon liraya İstanbul’da da bir ‘Millet Kütüphanesi’ yaptıracak. Saray’da yer alan Millet Kütüphanesi’nin 2’ncisini yapmaya hazırlanan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nin açılışında kütüphanenin Rami Kışlası restorasyon projesi kapsamında inşa edileceğini söylemişti.

KÜTÜPHANE ALANI 122 BİN METREKARE

Resmi Gazete’de yayımlanan 2021 Yılı Yatırım Programı’na göre, dört yılda 855 milyon lira harcanacak Cumhurbaşkanlığı İstanbul Millet Kütüphanesi için sadece bu yıl 250 milyon lira kaynak ayrıldı. 855 milyon liralık projenin 2024 yılında tamamlanması planlanıyor. 2021 Yılı Yatırım Programı’nda yer alan bilgiye göre, projede 122 bin metrekarelik kütüphane ve 106 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılacak.

Furkan Vakfı: Karanlık bir yerden düğmeye basıldı

medyabold
Devamını Oku »

2020’de halka 4 Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapacak kadar ceza kesildi

Maske takmama, sokağa çıkma gibi idari para cezaları AKP hükumeti için bir kaynak haline geldi. Geçen yıl kesilen para cezalarının toplamı 15.8 milyar TL oldu. Bu para ile yaklaşık dört Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılabiliyor.

BOLD – Geçen yıl halka kesilen para cezaları zirve yaptı. Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, geçen yıl için bütçeye gelir kaydedilen para cezalarının toplamı, 2019 yılına kıyasla yüzde 9.8 artarak 15.8 milyar lira ile son 10 yılın en yüksek rakamına ulaştı. Geçen yıl 11.8 milyar lira para cezası geliri hedefleniyordu.

CEZALARDAN BU YIL 19.2 MİLYAR LİRA GELİR BEKLENİYOR

Para cezalarının detaylarına bakıldığında ise 2020’de 2019 yılına göre, içinde maske kullanmama, trafikte kırmızı ışıkta geçme gibi cezaların da yer aldığı idari para cezaları yüzde 44.6 artarak 9.1 milyar lirayı aştı. Buna karşın vergi cezaları yüzde 20.5 düşerek 5.7 milyar TL, yargı para cezaları yüzde 16.8 düşerek 539 milyon lira oldu. Diğer para cezaları da yüzde 57.2 artışla 434 milyon liraya yükseldi. Öte yandan 2021 yılı bütçesine konulan para cezası geliri hedefi ise 19.2 milyar lira olarak belirlendi. Bunun içinde trafik para cezalarının payı 6 milyar TL olarak tahmin edildi.

10 YILDA HALKA 93 MİLYAR TL CEZA KESİLDİ

Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki para cezalarının son 10 yıllık geçmişine bakıldığında, dikkat çekici bir büyüklüğe ulaşıldığı da görülüyor. 2020 itibarıyla son 10 yılda kesilen toplam para cezaları büyüklüğü 93.3 milyar liraya ulaştı. Ayrıca yine son yıllarda para cezaları önemli bir bütçe gelir kalemine de dönüştü. 2019’da bütçe gelirleri içindeki payı yüzde 1.64 olan toplam para cezaları, 2020’de de yüzde 1.53 pay aldı.

Furkan Vakfı: Karanlık bir yerden düğmeye basıldı

medyabold
Devamını Oku »

Mahmud’a özel akademik ilan

Gaziantep Üniversitesi öğretim görevlisi alım ilanında, TÜGVA Gaziantep il temsilcilerinin özellikleri tek tek sıralandı. Şartları sağlayıp ön elemeyi geçerek 20 Ocak’taki sınava girmeye hak kazanan tek isim TÜGVA Gaziantep İl Temsilcisi Mahmud Tekin oldu. 

BOLD – Gaziantep Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapacak akademisyen ilanında aranan şartların Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Gaziantep İl Temsilcisi Mahmud Tekin’e özel hazırlandığı öne sürüldü. Tekin, ön elemeyi geçen tek kişi olarak 20 Ocak’taki sınava girmeye hak kazandı.

EN AZ İKİ YIL DERS VERME ŞARTI İSTENDİ

Cumhuriyet’ten Çağatan Akyol’ın haberine göre Gaziantep Üniversitesi’nde 29 Aralık 2020 tarihinde çeşitli bölümlere akademisyen alınacağı duyuruldu. Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda ise Elektrik ve Otomasyon Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışacak anabilim dalı öğretim görevlisi ilanı açıldı. Öğretim görevlisi olarak ders verecek akademisyende aranan şartlar arasında, “Fizik Mühendisliği lisans mezunu ve aynı alanda tezli yüksek lisans yapmış olmak, yükseköğretim kurumlarında en az iki yıl ders vermiş olmak” maddesi yer aldı.

ŞARTLARI SAĞLAYAN TEK KİŞİ TÜGVA İL TEMSİLCİSİ

Üniversitenin aynı gün açtığı başka bir öğretim görevlisi ilanında ise mesleğinde en az 10 yıllık deneyim aranması dikkat çekti. İddiaya göre Elektrik ve Otomasyon Bölümü’ne alınacak akademisyen özelliklerini taşıyan kişi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın Yüksek İstişare Kurulu üyesi olduğu TÜGVA Gaziantep İl Temsilcisi Mahmud Tekin. Şartları sağlayıp ön elemeyi geçerek 20 Ocak’taki sınava girmeye hak kazanan tek kişi de yine Mahmud Tekin oldu. Üniversitenin açtığı öğretim görevlisi ilanının Tekin’e özel olduğu öne sürüldü.

ÖNCEKİ TEMSİLCİ DE ÖĞRENCİ İKEN ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ YAPILDI

Gaziantep Şahinbey Belediyesi CHP’li meclis üyesi Uğur Kalkan, “TÜGVA Gaziantep il temsilcileri çok şanslı. AKP’li Şahinbey Belediyesi önceki temsilciyi öğrenciyken özel kalemden devlet memuru yapmıştı. Gaziantep Üniversitesi ilanına da şimdiki temsilcinin şartları uyuyor” dedi.

Furkan Vakfı: Karanlık bir yerden düğmeye basıldı

medyabold
Devamını Oku »

Zarar eden TCDD’nin personeline maaş ödeyecek gücü kalmadı

Demiryollarındaki trenleri işleten ve Devlet Demiryolları’na bağlı olarak hizmet veren TCDD Taşımacılık, 2019 yılında 1 milyar 87 milyon 52 bin 678 TL zarar etti. Kurumun personeline maaş ödeyecek durumunun olmadığı Sayıştay raporlarına yansıdı. 

BOLD – Sayıştay Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık Anonim Şirketi’ne ilişkin denetim raporunu yayınladı. 11 bin 886 personelin çalıştığı TCDD Taşımacılık’ın personeline maaşları bile ödeyecek gücünün olmadığı ortaya çıktı.

ÖDENEKLERİN ÜZERİNDE MASRAF YAPILDI

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre şirkette çalışan 11 bin 886 personele 1 milyar 180 milyon lira yıllık ödeme yapılırken bu tutarın 24.2 milyon TL’si memurlara, 552.2 milyon TL’si sözleşmeli personele ve 603.4 milyon TL’si işçilere ödendi. Hizmet alımı kapsamındaki personele ise toplam 155.9 milyon TL ücret verildi. Sayıştay’ın raporuna göre TCDD Taşımacılık, 2019’da hizmet işleri kapsamındaki 161 milyon 808 bin TL’lik ödeneğe rağmen, 225 milyon 701 bin TL harcama yaptığı tespit edilerek, ödeneklerin üstünde masrafı olduğu belirtildi. Harcamanın 55 milyon lirası temizlik, 62 milyon lirası koruma ve güvenlik, 7 milyon 981 bin lirası araç kiralama, 67 milyon 775 bin TL ise diğer hizmet alımları için kullanıldı.

KAZA GİDERLERİ DE TCDD TAŞIMACILIK’A FATURA EDİLDİ

Sayıştay denetçileri TCDD Taşımacılık ile TCDD arasında tren kazalarındaki sorumluluk oranının belirlenmesinde ihtilafa düşüldüğü bilgisine de yer verildi. Sayıştay raporunda, “Mutabakat sağlanamadığı ve çoğunlukla kaza giderlerinin TCDD’ye fatura edilememesi sonucu TCDD Taşımacılık bu masrafı üstlenmek zorunda kalmıştır” denildi. Raporda ayrıca 2019’da engelli vatandaşlarca ücretsiz satın alındığı halde kullanılmayan 124.7 bin adet biletin parasal değerinin 3.4 milyon TL olduğu belirtildi.

Furkan Vakfı: Karanlık bir yerden düğmeye basıldı

medyabold
Devamını Oku »

‘İşçiye zam esnafa destek’ başkanı kızdırdı: Bu şehrin sahibi benim!

Konya’nın Tuzlukçu ilçesinin CHP’li Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, işçi maaşını 4 bin 500 liraya yükseltti, esnafa 1000’er lira yardım dağıttı. AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise bunların kendinden habersiz yapıldığını gerekçe gösterip Başkan Akbuğa’ya tepki gösterdi.

BOLD – Konya’nın 7 bin 500 nüfuslu ilçesi Tuzlukçu’nun CHP’li Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, belediyede çalışan 48 işçinin en düşük maaşını 4 bin 500 liraya yükseltti, ilçedeki 65 esnafa da 1000’er lira dağıttı. CHP’li belediyenin bu tutumu, AKP’li belediyelerin bulunduğu ilçelerde işçi ve esnafın isyanına yol açtı. AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da kendinden habersiz zam yapılıp para dağıtılmasına tepki gösterdi.

“SENİN PARAN ÇOK, SEN YAPARSIN”

Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre Konya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin son toplantısında, Akbuğa, büyükşehirin yetkisinde olan vatandaşın tarlasının zarar görmemesi için su deposu yolunun yapılmasını istedi. Bu talep kabul edilmedi. Akbuğa ile meclis Üyesi Seyit Yıldırım, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile görüşmek için randevu istedi. Görüşmede Altay, “Başkan kafana göre zam yapıyorsun, esnafa para dağıtıyorsun. 30 belediye başkanı “Asgari ücreti ne kadar yapalım” diye bana danıştı. Bir tek sen danışmadın. Sende para çok, o yüzden bizim yapacağımız işleri de sen yaparsın” dedi.

“BEN BU ŞEHRİN SAHİBİYİM”

Akbuğa’nın “Başkan, benim amirim değilsin, bana verdiğin bir lira yok. Ama her ay belediye payının yüzde 40’ı sana gidiyor. Beni sorgulayamazsınız. Ama ben, para verdiğim için paranın nerelere harcandığını sorgularım” sözü üzerine Altay, “Danışmadan nasıl bu kadar zam yaparsın, esnafa para dağıtırsın? Ben bu şehrin sahibiyim. Konya benden sorulur” dedi. Akbuğa ise “Kendinizi bu memleketin sahibi gibi görüyorsunuz. Memleketin sahibi 83 milyon insan. Konya’nın sahibiyim diyorsunuz. Konya’nın sahibi 2 milyon 400 bin kişidir. Haddini bil, misafirim. Bana bu şekilde davranamazsınız. Yazıklar olsun” dedi.

Furkan Vakfı: Karanlık bir yerden düğmeye basıldı

 

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li belediye 27 milyona yaptırdığı golf sahasını işletecek birini arıyor

Samsun’da AKP’li belediye tarafından deniz kenarına 27 milyon liraya yaptırılan 150 futbol sahası büyüklüğündeki 18 delikli golf sahası, 5 yıllığına Golf Federasyonuna kiraya verildi. Anlaşmayı pandemi nedeniyle iptal olunca saha, belediyenin elinde kaldı.

BOLD – AKP’li Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin 27 milyon liraya yaptırdığı ve tanıtımı için servetler döktüğü golf sahası, pandemi nedeniyle işletilemeyince belediyeye devredildi. Belediye, golf sahasını işletecek birini arıyor.

6 YIL ÖNCE 27 MİLYON LİRAYA MAL OLDU

Sözcü’den İsmail Akduman’ın haberine göre Samsun Büyükşehir Belediyesi, 2015 yılında deniz üzerine dolgu yöntemiyle golf sahası yapmak için çalışma başlattı. Eski AKP’li Başkan Yusuf Ziya Yılmaz’ın ilk adamını attığı proje, belediyeye 27 milyon liraya mal oldu. 150 futbol sahası büyüklüğündeki 18 delikli golf sahası için 30 tanınmış Rus blogger Samsun’a getirilip tanıtımı yapıldı. Bir sonraki başkan AKP’li Mustafa Demir zamanında tesis 5 yıllığına Golf Federasyonu’na kiraya verildi. Federasyon 1 yıl kadar işlettiği golf sahasının anlaşmasını pandemiyi neden göstererek bozunca, saha belediyeye devredildi.

“BELEDİYE GOLF İŞLETMECİLİĞİ YAPMAZ”

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Belediye Meclis toplantısında golf sahasının akıbeti gündeme geldi. Demir, tesislerin yıllık zararının 3 milyon lira olduğunu belirtip, “Belediye golf işletmeciliği yapmaz. Belediyenin böyle bir tesisi üstüne alması hata. Belediye işletsin diye bunu yaparsanız, bu büyük ziyandır. İşletmeye adam arıyoruz. Birini bulsak plaket vereceğiz” dedi.

Furkan Vakfı: Karanlık bir yerden düğmeye basıldı

medyabold
Devamını Oku »

Aşırı sağcı Wilder’in seçim vaadi: Suriyelileri kovmak

Hollanda’da Marttaki genel seçimlere hazırlanan aşırı sağcı PVV lideri Geert Wilders’in seçmene vaadi, Suriyelileri sınır dışı etmek ve Müslüman ülkelerden gelen göçü engellemek.

BOLD – Avrupa’da yükselen aşırı sağcı ve ırkçı politik akımların öncülerinden Hollandalı Özgürlük Partisi (PVV) Lideri Geert Wilders, 17 Mart’ta yapılacak genel seçimlere hazırlanıyor. BBC Türkçe’de yer alan habere göre, seçim stratejisini ‘İslamlaşmayla mücadele’ üzerine kuran Wilders, genel seçimlere ilişkin programını da açıkladı.

Genel seçime 50 kişilik bir aday listesi ile giren ana muhalefet partisi PVV’nin seçim bildirgesinde yine İslam karşıtı görüşler içeriyor.

MÜSLÜMAN GÖÇMEN AKINI DURDURMA SÖZÜ VERDİ

Buna göre Geert Wilders, iktidara gelirse Suriyeli sığınmacıları derhal sınır dışı edecek. Aşırı sağcı lider Wilders, seçmene ülkesi Hollanda’ya Müslüman ülkelerden gelen göçü engelleme sözü de verdi.

Hollanda’da son yerel seçimlerde büyük sıçrama kaydeden diğer aşırı sağcı Demokratik Forum Partisi’ndeki (FvD) bölünme, seçmenlerin yeniden Wilders’e yönelmesine neden oldu.

Dünyada göçmenlerin tercih ettiği iki ülke: ABD ve Almanya

medyabold
Devamını Oku »

Selçuk Özdağ’a yapılan saldırıda 2 şüpheye gözaltı

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a evinin önünde saldıran silahlı ve sopalı saldırganlardan 2’sinin yakalandığı açıklandı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

BOLD – Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın evinin önünde silahlı ve sopalı saldırıya uğramasına ilişkin olarak 2 kişinin gözaltına alındığını duyuruldu.

ÖZDAĞ TABURCU OLDU

Öte yandan, Ankara’da evinin önünde uğradığı saldırı sonucu yaralanan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu oldu.

DAVUTOĞLU: FAİLLER NEREDE?

Özdağ’ın taburcu olduğunu sosyal medyadan duyuran Davutoğlu, “Selçuk Özdağ taburcu oldu. 48 saat geçti failler, azmettirenler hala ortada yok! Bir gün önce Mardin’de Türkiye’ye deli gömleği giydiremezsiniz demiştim. Birileri ise “Bu hareketin delisi çoktur” diyor. Laf kalabalığını bırakıp cevap verin: Terör Ankara’da, failler nerede?” diye yazdı.

Üç Kurt: Bahçeli, Çakıcı ve lider

 

medyabold
Devamını Oku »

Dünyada göçmenlerin tercih ettiği iki ülke: ABD ve Almanya

BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi tarafından hazırlanan “Uluslararası Göç 2020 Raporu” yayınlandı. Rapora göre koronavirüs salgını yüzünden dünyada göç edenlerin sayısı 2020 yılında iki milyon kişi azaldı. Dünyada en fazla göçmen ise ABD ve Almanya’da yaşıyor.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi (DESA) tarafından hazırlanan “Uluslararası Göç 2020 Raporu” yayınlandı. Uluslararası göçmenlerin göç tercihlerinin başında, ekonomik açıdan gelişmiş ülkelerin tepesinde yer alan ABD ve Almanya bulunuyor.

Koronavirüs salgını yüzünden dünyada göç edenlerin sayısının azaldığının belirtildiği rapora göre, 2020 yılında göç edenlerin sayısı iki milyon kişi azaldı.

DESA tarafından hazırlanan raporda, uluslararası göçün son yirmi yılda rekor düzeyde arttığı kaydedildi. Raporda, 2000 yılında dünyada göç edip kendi ülkelerinin dışında yaşayanların sayısının toplamda 173 milyon kişi olarak tespit edildiği, 2020 yılına gelindiğinde ise kendi ülkeleri dışında yaşayan kişilerin sayısının 281 milyon kişiye çıktığı açıklandı.

YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELERDE YAŞAYAN HER 6 KİŞİDEN BİRİ GÖÇMEN

Rapora göre, dünyada en fazla göçmenin yaşadığı ülke 51 milyon kişiyle ABD, ikinci sırada ise 16 milyon göçmenin yaşadığı Almanya yer alıyor.

DESA raporuna göre, göç edilen ülkeler sıralamasında Suudi Arabistan 13 milyon göçmenle üçüncü, Rusya 12 milyon göçmenle dördüncü ve İngiltere 9 milyon göçmenle beşinci sırada. Avrupa’da 89 milyon, Kuzey Amerika’da 59 milyon, Kuzey Afrika ve Batı Asya’da ise 50 milyon göçmen yaşıyor.

Raporda, yüksek gelirli ülkelerin tüm uluslararası göçmenlerin yaklaşık üçte ikisine ev sahipliği yaptığı 2020 yılı itibariyle, dünya çapındaki tüm uluslararası göçmenlerin yüzde 65’inin gelir düzeyi yüksek ülkelerde yaşadığı belirtildi.

2020 yılı itibariyle 182 milyon kişinin kendi ülkelerinde yaşamak yerine gelir düzeyi yüksek ülkelerde yaşamayı tercih ettiği belirtildi. Dünya genelinde göçmenlerin, yüksek gelirli bir ülkede ikamet eden her altı kişiden birini oluşturduğu kaydedildi.

KORONAVİRÜS SALGINI GÖÇÜ ETKİLEDİ

Raporda, 2020 yılında koronavirüs salgınının, uluslararası göç de dahil olmak üzere dünyada her türlü insan hareketliliğini büyük ölçüde etkilediği, dünya çapında, ulusal sınırların kapatılması ve uluslararası kara, hava ve deniz yolculuğundaki ciddi aksamalar nedeniyle yüz binlerce kişinin yurt dışına çıkma planlarını iptal etmek veya ertelemek zorunda kaldığı kaydedildi. Yüzbinlerce göçmenin salgın hastalık nedeniyle mahsur kalıp kendi ülkelerine tatil amaçlı da olsa dönemediği belirtildi.

EN FAZLA GÖÇ HİNDİSTAN’DAN

Dünyada en fazla göç veren ülkenin Hindistan olduğu açıklandı. 18 milyon Hintlinin kendi ülkelerinin dışında yaşadığı belirtildi. Rus ve Meksikalıların 11’er milyon kişiyle en fazla ikinci göç veren ülkeler olduğu, bu ülkeleri 10 milyon kişiyle Çin ve 8 milyon kişiyle Suriye’nin izlediği kaydedildi.

Dünyada 2020 yılında, çatışma veya şiddet sonucu uluslararası düzeyde yerinden edilmiş kişilerin beşte birini 6 milyon 700 bin kişiyle Suriyelilerin oluşturduğu, küresel olarak ikinci en büyük mülteci sayısının 5 milyon kişiyle Filistinliler olduğu belirtildi.

Suriye’den göç eden mültecilerin yaklaşık üçte ikisinin komşu ülkeler Türkiye, Lübnan ve Ürdün’de yaşadığı, bu ülkeler dışında Almanya, Kuzey Afrika ve Batı Asya bölgesindeki bazı ülkelerin de Suriyelilere ev sahipliği yaptığı belirtildi.

AB Lipa kampında yaşananlar için Bosna-Hersek yönetimini suçladı

medyabold
Devamını Oku »

Soylu’nun annesi de koronavirüse yakalandı

Eşi ve kızıyla yakalandığı koronovirüsten 3 haftalık tedavi süreci sonrası kurtulan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun annesinin de 1,5 aydır tedavi gördüğü öğrenildi.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun annesi Servet Soylu’nun koronavirüse yakalandığı ortaya çıktı.

YOĞUN BAKIMA ALINDI

Yaklaşık 1,5 aydır İstanbul’daki bir hastanede koronavirüs tedavisi gördüğü öğrenilen Servet Soylu’nun yakın zamanda da yoğun bakıma alındığı kaydedildi.

SÜLEYMAN SOYLU 3 HAFTA TEDAVİ GÖRDÜ

Geçen Ekim ayında kızı ve eşiyle birlikte koronavirüse yakalanan Süleyman Soylu 3 haftalık tedavinin ardından görevinin başına döndü. Sosyal medyadan yaptığı paylaşımlarda tedavi sürecinin zor geçtiğini vurgulayan Soylu, takipçilerinden tedbirlere riayet konusunda hassas davranmalarını istemişti.

Avrupa’da Kovid-19 aşısı sonrası yaşanan ölümlere soruşturma başlatıldı

 

medyabold
Devamını Oku »

Piyango Demirören’e vurdu: Azerbaycan’ın Devlet Piyango şirketini devralıyor

Azerbaycan hükumeti, Demirören Şans Oyunları Yatırımları A.Ş.’nin devlete ait piyango şirketi Azarlotereya’yı devralacağını açıkladı. Demirören grubu daha önce de Türkiye’de Süper Toto ve Milli Piyango’yu devralmıştı.

BOLD – Türkiye’de devraldığı Milli Piyango ve şans oyunlarındaki tartışmalarla gündemden düşmeyen Demirören Grubu, şimdi de Azerbaycan Devlet Piyango şirketini devralıyor.

Demirören Şans Oyunlari Yatırımları A.Ş.’nin yan kuruluşu YMT Şans BV, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Cumartesi günü imzaladığı kararla önümüzdeki beş ay içinde Azerbaycan devlet piyango şirketi Azarlotereya’yı yönetmeye başlayacak.

Kararnamede, ülkedeki oyun endüstrisinin yatırım ve yeni teknoloji çekmesi için kamu-özel ortaklığı yoluna başvurulacağı belirtildi.

İstanbul merkezli Demirören ve İtalyan ortağı Sisal SpA, 2019 yılında Türkiye’nin devlet şans oyunları şirketi Milli Piyango’yu ihale yoluyla almıştı.

Demirören’e kıyak üstüne kıyak: Milli Piyango’nun vergisi sıfırlandı

medyabold
Devamını Oku »

DSÖ: Seyahatlerde aşı pasaportu istenmesini tavsiye etmiyoruz

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durum Komitesi, Kovid-19 salgını nedeniyle uluslararası seyahatler için “aşı pasaportu şartı” getirilmesine sıcak bakmadığını duyurdu.

BOLD – DSÖ Acil Durum Komitesi, “Mevcut aşıların bulaşmayı engellemekteki etkisi henüz bilinmediği için”, yolculardan aşı olduğuna dair kanıt istenmemesi tavsiyesinde bulundu.

Komite, seyahatlerde DSÖ’nün mevcut kılavuzuna ve bilinen uygulamalara uyulmasını önerdi.

Birçok ülkede yaygın kullanıma sokulan koronavirüs aşıları, hastalığı ağır geçirmeyi önlemeleri bakımından etkili bulunsa da, hastalığı bulaştırma bakımından henüz bir sonuç vermiş değil.

Şimdiye kadar İngiltere, İzlanda, Danimarka, Belçika ve İspanya gibi ülkelerde aşı pasaportu ya da bağışıklık sertifikası gibi uygulamalar gündeme gelmişti.

Kimi teknoloji firmaları da aşı ve bağışıklık bilgilerinin tutulduğu elektronik sertifikaları kullanıma sokmak üzere mobil uygulama tasarımları geliştirmeye başladı.

Avrupa’da Kovid-19 aşısı sonrası yaşanan ölümlere soruşturma başlatıldı

medyabold
Devamını Oku »

İnsan kaçırma Freedom House gündeminde: Türkiye illegal geri getirmelerde lider

Özgürlük Evi (Freedom House) Araştırma Direktörü Nate Schenkkan, Türkiye’ye insan hakkı ihlalleri konusunda ağır eleştirilerde bulundu. Yabancı ülkelerden kendi vatandaşlarını illegal şekilde geri getirdiğine dikkat çeken Schenkkan, iktidarın özellikle mali, siyasi ve insani yardıma muhtaç olan ülkelerin durumunu, baskı aracı olarak kullandığını belirtti.

BOLD – İnsan hakları ve özgürlükler konusundaki yazılarıyla ön planan çıkan Arnavutluk merkezli “exit.albania” haber sitesi, AKP’ hükumetinin birçok ülkede resmi iade işlemleri dışında uyguladığı illegal “geri getirmeleri” sayfalarına taşıdı.

Özgürlük Evi (Freedom House) Araştırma Direktörü Nate Schenkkan, Türkiye’yi, yabancı ülkelerden kendi vatandaşlarını yasal yollar dışında ‘illegal şekilde’ geri getirme konusunda dünya lideri olarak tanımlıyor.

Schenkkan, AKP hükumetinin, bu gayri yasal yolu özellikle Türkiye’nin mali, siyasi ve insani yardımına muhtaç olduğu ülkelerde uyguladığını belirtiyor. Bu uygulama özellikle 2016’dan beri Hizmet Hareketi mensuplarına karşı kullanılıyor.

Arnavutluk merkezli “exit.albania” haber sitesi, Balkanlarda Arnavutluk ve Kosova’dan 10 Hizmet Hareketi mensubunun son yıllarda Türkiye’ye yasal yollara başvurulmadan ve hukuki süreç işletilmeden bu şekilde gönderildiğini hatırlattı.

Haber sitesi, Türkiye’ye illegal yollardan götürülen Hizmet hareketi mensuplarının ülkeye varışlarında yasal hukuki süreçler tam olarak işletilmeden hapse atıldığını kaydetti. Son olarak Arnavutluk’ta Türk vatandaşı Harun Çelik, 1 Ocak’ta iltica talebinde bulunmasına rağmen Türkiye’ye gönderilmişti.

Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki Avrupa Birliği delegasyonu, Harun Çelik’in yasal prosedürler işletilmeden ve Arnavutluk’un yasal sorumlulukları hiçe sayılarak geri gönderilmesine tepki göstermişti.

Çelik’le birlikte seyahat eden Selami Şimşek adlı Türk vatandaşı da aylardır Arnavutluk’ta tutuluyor ve Tiran yönetiminin bu kişiyi de illegal yollardan Türkiye’ye vermesinden korkuluyor.

Selami Şimşek de Çelik gibi Arnavutluk yönetimine Türkiye’ye gönderilmesi halinde hayatının tehlikede olacağını belirterek iltica talebinde bulundu ancak mahkeme talebi kabul etmedi. Şimşek, kararı bir üst mahkemeye götürdü.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan bir raporda, Arnavutluk hükumeti, “ülkeler arası insan kaçırmalar ve Türk vatandaşlarının zorla geri gönderilmesine” suç ortağı olmakla ve Türkiye ile “gizli” anlaşmalara taraf olmakla suçlanmıştı.

Hollanda: Dini kuruluşlara yurt dışından para akışını yasaklamak mümkün değil

medyabold
Devamını Oku »

Davutoğlu: Erdoğan tasfiye edilecek ve otoriter rejim kurulacak

Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yapılan saldırıyı yorumlayan Ahmet Davutoğlu dikkat çeken ifadeler kullandı. Gelecek Partisi lideri Davutoğlu “Sayın Erdoğan tasfiye edilecek ve otoriter rejim kurulacak. Gelecek Partisi bunun için engellenmeye çalışılıyor” dedi.

BOLD – Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın uğradığı saldırıyı değerlendirdi. Karar TV’de konuşan Davutoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tasfiye edileceğini ve otoriter bir rejim kurulacağını iddia etti.

Davutoğlu “Sayın Erdoğan’ı ve AK Parti’de hala kaldığına inandığım kitleleri uyarıyorum. Sayın Erdoğan tasfiye edilecek ve muhafazakarların bundan sonra başı dik biçimde dolaşamayacakları biçimde otoriter rejim kurulacak. Gelecek Partisi bunun için engellenmeye çalışılıyor” dedi.

“ERDOĞAN’I UYARIYORUM”

“Sayın Erdoğan bundan sonraki seçimi kazanmış olsa bile etrafı öyle bir kuşatılmış olacak ki bundan sonra Türkiye’de demokrasiden bahsetmek mümkün olmayacak” diye konuşan Davutoğlu, “Sayın Erdoğan’ı dostu ve arkadaşı olarak uyarıyorum. Böyle bir bağ kalmadı aramızda ama… Bir dikta rejimi kurulacak, o zaman Erdoğan’ın yanında olacağız. Çevresindeki hiç kimse yanında olmayacak” ifadelerini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

Bıçakla eşinin boğazını kesti ardından aynı bıçakla intihar etti

Malatya’da imam nikahı ile yaşayan çift evlerinde ölü olarak bulundu. Yapılan araştırmada Hüseyin Ördek’in önce eşi Nergis Beyaz’ı boğazını keserek öldürdüğü sonra da aynı bıçakla intihar ettiği anlaşıldı.

BOLD – Malatya’da, evlerinde yaralı halde bulunan imam nikahlı çift, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. Yapılan araştırmada şiddetli geçimsizlik nedeniyle çıkan kavgada Hüseyin Ördek’in, önce tartıştığı eşi Nergis Beyaz’ı öldürdüğü sonra da intihar ettiği ortaya çıktı.

Cumhuriyet’in haberine göre olay, dün akşam saatlerinde Yavuzselim Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarında meydana geldi. 4 katlı apartmanın en üst katında oturan Hüseyin Ördek ve Nergis Beyaz arasında iddiaya göre, maddi geçimsizlik nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma büyüyerek, kavgaya dönüştü.

İddiaya göre Hüseyin Ördek, mutfaktan aldığı bıçakla Nergis Beyaz’ın boğazını kesti. Ördek ardından aynı bıçağı kendi boğazına sapladı. Bu sırada kendi odasından, oturma odasına giren 7 yaşındaki çocuk, annesiyle babasının kanlar içerisinde yerde olduğunu görünce bağırmaya başladı. Çocuğun sesini duyup gelen komşular hemen durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.

Hastaneye kaldırılan çift, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Ördek ve Beyaz çiftinin Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemleri sürerken, çocuk ise Çocuk İzleme Merkezi’nde (ÇİM) koruma altına alındı.

medyabold
Devamını Oku »

Endonezya’da Sulawesi depreminde hayatını kaybedenlerin sayısı 77’ye yükseldi

Endonezya’nın Batı Sulawesi eyaletinin Mamuju ve Majene kentlerinde 15 Ocak’ta meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 77’ye ulaştığı bildirildi. Bu arada ülkedeki Merapi Yanardağı son 6 saatte 36 kez lav püskürttü.

BOLD -Endonezya Ulusal Afet Yönetim Ajansı, Batı Sulawesi eyaletinin Majene kentinde 15 Ocak’ta meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 77’ye ulaştığını duyurdu.

Ajans, bölge genelindeki 826 yaralıdan 201’inin tedavisinin hastanede sürdüğünü bildirdi.

Depremde 28 bine yakın kişinin de hasar gören evlerini terk ettiği bildirildi. Depremde evleri zarar gören bazı vatandaşların deniz seviyesinden yüksek dağ eteklerinde çadır kurarken, kimilerinin de afet yardım merkezlerine sığındığı kaydedildi.

Meteoroloji İklim ve Jeofizik Kurumu (BMKG), 15 Ocak’ta yerel saatle 01.28’de, merkez üssü Majene kentinin 6 kilometre kuzeydoğusu olan ve 10 kilometre derinlikte meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin Palu ve Makasar kentlerinde de hissedildiğini açıklamıştı.

MERAPİ YANARDAĞI 6 SAATTE 36 KEZ LAV PÜSKÜRTTÜ

Bu arada Endonezya’nın Orta Cava eyaletindeki Merapi Yanardağı’ndan son 6 saatte 36 kez lav püskürdüğü bildirildi.

Volkanoloji ve Jeolojik Afet Azaltma Merkezinden (PVMBG) yapılan açıklamada, patlamalarda püsküren yoğun kül ve dumanın yanardağın kraterinden 50 metre yüksekliğe ulaştığı ifade edildi.

Açıklamada, yerel saatle 00.00 ile 06.00 arasında yanardağdan 36 kez lav püskürdüğünün gözlemlendiği belirtilerek, lav kütlesinin yanardağın güneybatı yönündeki yamacından bin 500 metre kadar aşağı indiği bilgisi paylaşıldı.

Yanardağdaki volkanik hareketlilik nedeniyle bölgeden daha önce tahliye edilenleri geri gönderme planları olmadığını belirten yetkililer, “turuncu” alarm seviyesindeki yanardağın çevresinde 5 kilometreye kadar faaliyette bulunulmaması uyarısı yapıyor.

Cava Adası’nda bulunan 2 bin 968 metre yüksekliğe sahip Merapi Yanardağı’nın 2010’da lav püskürtmesi sonucu 347 kişi hayatını kaybetmişti.

ENDONEZYA FELAKETLERLE BOĞUŞUYOR

Birçok deprem, tsunami ve aktif yanardağ patlamasının yaşandığı Ateş Çemberi diye tabir edilen enlemlerde yer alan Endonezya’da son bir ayda birçok doğal felaket ve kaza yaşandı.

Ülkede son bir ayda meydana gelen uçak kazası, toprak kayması, sel ve deprem sebebiyle yaşamını yitirenlerin sayısı en az 170’e çıktı.

Geçtiğimiz haftalarda Kuzey Sulawesi ve Güney Kalimantan eyaletinde yaşanan sel felaketlerinde en az 5 kişi hayatını kaybederken, Batı Java eyaletinde yaşanan toprak kayması sonucu en az 29 kişi yaşamını yitirmişti.

Ülkede 9 Ocak’ta Java Denizi’ne düşen uçakta ise 62 kişi hayatını kaybetmişti.

 

Avrupa’da Kovid-19 aşısı sonrası yaşanan ölümlere soruşturma başlatıldı

medyabold
Devamını Oku »

Rüşvetle suçlanan Güney Kore eski devlet başkanı Geun-hye’nin 22 yıllık hapis cezası onaylandı

Güney Kore Yüksek Mahkemesi, eski devlet başkanı Park Geun-hye’ye rüşvet, görevi suistimal ve diğer suçlardan verilen 22 yıl hapis cezasını onadı. Bir önceki devlet başkanı Lee Myung-bak Park da yine rüşvet suçundan 17 yıla mahkum olmuştu.

BOLD – Güney Kore’nin ilk muhafazakar kadın lideri Park Geun-hye, hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet suçlamaları nedeniyle 2017’de görevinden azledildi. Tutuklu bulunan devlet başkanı Park, farklı suçlardan hüküm giyerek mahkum oldu.

Savcıların geçen yıl temmuzda Park’ın cezasının indirilmesine ilişkin karara yaptığı itirazı değerlendiren mahkeme, eski Devlet Başkanı’nı “haraç almak” ve bazı görevleri suistimal suçlarından akladı. Park için istenen 25 yıl hapis cezası 22 yıla indirildi.

Eski Devlet Başkanı , daha önce dava dosyasından ayrılan, seçim yasalarını ihlal ve zimmete para geçirme suçlamalarının cezalarını ayrıca çekecek.

Park, daha önce Ulusal İstihbarat Teşkilatına ait örtülü ödenekten zimmetine para geçirdiği için 6 yıl ve seçim yasalarını ihlal ettiği için 2 yıl hapis cezası almıştı.

68 yaşındaki Park, suçlamalar nedeniyle Mart 2017’de görevinden azledilmiş, ardından tutuklanarak hapse atılmıştı. Hakkındaki suçlamaların siyasi olduğunu savunan eski Devlet Başkanı, yargıya güvenmediği gerekçesiyle duruşmalara katılmamıştı.

Ülkede bir önceki devlet başkanı Lee Myung-bak da yine rüşvet suçundan hüküm giyerek 17 yıl hapse mahkum olmuştu.

Trump, Kongre’yi basan göstericilerle yürümekten son anda vazgeçmiş

 

medyabold
Devamını Oku »

Joe Biden ilk iş olarak kararnamelerle Trump’ın bazı kararlarını kaldıracak

ABD’nin seçilmiş başkanı Joe Biden, Çarşamba günü ayağının tozuyla bir düzine kararname imzalayarak Müslümanlara uygulanan seyahat yasağını kaldıracak ve ABD’yi Paris İklim Anlaşması’na döndürecek.

BOLD – ABD Başkanlığı görevini 20 Ocak’ta devralacak olan Joe Biden, göreve gelir gelmez selefi Donald Trump’ın aldığı bazı tartışmalı kararlardan geri adım atacak.

Biden’ın Beyaz Saray personel şefi olarak atayacağını açıkladığı Ron Klain, Cumartesi günü yeni üst düzey Beyaz Saray çalışanlarına yazdığı bildiride, Biden’ın henüz ilk görev gününde yaklaşık bir düzine başkanlık kararnamesi imzalamayı planladığını bildirdi.

ACİLEN 4 KARARNAME İMZALAYACAK

Klain, söz konusu kararnamelerin odak noktasında, “acilen ele alınması gereken dört kriz” olarak nitelendirildiği koronavirüs pandemisi, iklim değişikliği, ekonomi ve ırkçılık olacağını belirtti.

Bu çerçevede Biden, göreve gelir gelmez, ABD’yi Trump’ın çekildiği Paris İklim Anlaşması’na geri döndürecek başkanlık kararnamesini imzalayacak.

Buna ek olarak Biden, yine Trump’ın, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bazı ülke vatandaşlarının ABD’ye girişini yasaklayan hamlesini bertaraf edecek bir kararnameye imza atacak.

Biden’ın ilk görev gününde atacağı adımlardan bir diğeri de, federal binalarda ve eyaletler arası yolculuklarda maske takma zorunluluğu getirmek olacak.

TRUMP’IN YOL AÇTIĞI HASARI TAMİR EDECEĞİZ

Yazdığı bildiride Klain, “Müstakbel Başkan Biden, görev süresinin ilk 10 gününde bu dört krize ilişkin kararlı bir şekilde harekete geçecek, diğer acil ve geri döndürülemez zararları önleyecek ve Amerika’nın dünyadaki konumunu eski haline döndürecek” ifadelerini kullandı.

Klain, “Biden yalnızca Trump yönetiminin ülkede yol açtığı ağır hasarı telafi etmek için değil, aynı zamanda ülkemizi ileriye taşımaya başlamak için harekete geçecek” dedi.

Hakkında ikinci kez azil soruşturulması başlatılan Donald Trump, 20 Ocak’ta yapılacak devir teslim törenine katılmayacağını açıkladı. Böylece Trump, 152 yıldır söz konusu törene katılmayan ilk ABD Başkanı olacak.

YENİ DIŞİŞLERİ BAKANI BLINKEN

Obama döneminde Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcılığı ve Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevlerini sürdüren Antony Blinken, ABD’nin yeni dışişleri bakanı olacak. Blinken’ın yardımcılığı görevine ise Wendy Sherman ve Victoria Nuland getirilecek. Obama yönetiminin İran ile yürüttüğü 2015 nükleer anlaşmasında müzakereleri yürüten isim olan Sherman, Bill Clinton döneminde Kuzey Kore ile yürütülen balistik füze görüşmelerinde de yer almıştı. Nuland ise Ukrayna krizi döneminde Avrupa İlişkilerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı idi.

ABD’de güvenlik güçleri Joe Biden’ın yemin töreni öncesinde 50 eyalette alarmda

medyabold
Devamını Oku »

Ekonomi yazarı İbrahim Kahveci: Erdoğan Naci Ağbal’a yolu gösterdi

Karar Gazetesi’nin yazarlarından İbrahim Kahveci, ekonomiyi yakından ilgilendiren bir iddiada bulundu. Kahveci, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın enflasyon ve faiz açıklamasından sonra Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın gönderileceğini ileri sürerek “Naci Ağbal’a yol gözüktü” dedi.

BOLD – Karar Gazetesi ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’la ilgili kritik bir iddia ortaya attı. İddiaya göre AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağbal’ı yakında Merkez Bankası Başkanlığı’ndan alacak.

TV5’te yayınlanan ve moderatörlüğünü Hasan Basri Akdemir’in yaptığı Ekonomi ve Ötesi programında konuşan Kahveci, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın enflasyon ve faiz açıklamasından sonra Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın gönderileceğini söyledi.

Erdoğan’ın, “Kur istikrarı, enflasyonla mücadelede oldukça önemli bir yer tutuyor ama değerli arkadaşlar; domates, patates, leblebi, çekirdek, bütün bunlarla beraber biz mücadele ederiz diyorsanız kusura bakmayın bir yere varamazsınız. Asıl iş faizi düşürmek suretiyle enflasyonu aşağıya düşürmektir. Faiz enflasyonla doğru orantılıdır, ne kadar aşağı çekerseniz o da aşağı gelir çünkü biz bunu yaşadık” ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan’ın sözlerini yorumlayan Kahveci, 7 Kasım 2020’de göreve başlayan yeni Merkez Bankası başkanı için “Naci Ağbal’a yol gözüktü” dedi.

AĞBAL GİDİCİ Mİ?

Kahveci, şunları söyledi:

“Naci Ağbal’a yolu gösterdi… En azından yol göstermese bile bütün faiz sorumluluğundan Cumhurbaşkanı kendini temizledi. Geçmiş dönem Berat Albayrak’ın yapmış olduğu 130 Milyar dolarlık kayıp döviz falan, bunlardan kendini temizledi. Türkiye iki büyük fantezi yaşadı son iki yılda; Sayın Cumhurbaşkanı’nın faiz fantezisi 2 Trilyon liraya mal oldu. Burada hesaplarını verdik, açıkladık… Sayın Berat Albayrak’ın da döviz fantezisi 130 Milyar dolara mal oldu bu ülkemize. Şimdi, döviz kalmamış. Dövizin kalmamış, eksi 50 Milyar Dolar. Berbat durumdasın. Ne yapıyorsun? Yüksek faiz vererek döviz kazanmak durumundasın. Çalışarak kazanamıyorsun, üreterek kazanamıyorsun.”

medyabold
Devamını Oku »

ABD’de güvenlik güçleri Joe Biden’ın yemin töreni öncesinde 50 eyalette alarmda

ABD’de Joe Biden’ın 20 Ocak’ta yapılacak yemin töreni öncesinde başkent Washington ve 50 eyaletinin tamamının başkentlerinde güvenlik yetkilileri, Başkan Trump yanlısı gösteriler için alarma geçmiş durumda. Bu arada sahte akreditasyon kartı taşıyan bir şüpheli, dolu silahıyla Kongre binasının etrafında yakalandı.

BOLD – Demokrat Partlili Joe Biden’ın 20 Ocak’ta görevi devralacağı tören öncesi başkent Washington dış dünyaya neredeyse kapatıldı.

6 Ocak’ta Kongre’de yaşananlara benzer olayların olmaması için eyalet başkentlerinde önemli noktalar bariyerlerle kapatıldı, binlerce Ulusal Muhafız bu şehirlere yerleştirildi.

Başkent Washington’ın caddelerini de binlerce Ulusal Muhafız askeri doldurmuş durumda. Güvenlik önlemlerinin seviyesinin eşi görülmemiş bir boyuta ulaştığı başkentte, şehre açılan tüm köprülerin ve otoyolların ulaşıma kapatılacağı açıklandı. Kongre ile Washington Anıtı arasındaki “National Mall” adı verilen alan ve anıtlar da gelecek haftaya kadar kapatıldı.

Sadece akreditasyonu olan kişi ve araçların detaylı aramaları yapıldıktan sonra giriş yapmalarına izin verilen başkentte, perşembe gününe kadar birçok sokak ve cadde yaya ve araç trafiğine kapalı olacak.

Diğer yandan Washington’daki binlerce mağaza ve dükkanın, muhtemel olaylardan zarar görmemek için dışarı bakan kısımlarını kalın tahta tabakalarla kapattıkları görüldü.

FBI’DAN POLİS BİRİMLERİNE UYARI

Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Cumartesi gününden başlayarak Joe Biden’ın yemin ederek başkanlık görevine resmen başlayacağı 20 Ocak’a kadar tüm 50 eyaletin başkentlerinde silahlı protesto eylemleri düzenlenmesi ihtimali konusunda polis dairelerini uyardı.

Seçim sonuçlarını uzun süre boyunca kabul etmeyen ve seçime hile karıştığını iddia eden Başkan Donald Trump’ın destekçilerinin, 6 Ocak’ta Kongre’nin işgal edildiği olaylardan sonra yeniden eylem hazırlığında olduğu yönünde ihbarlar alınıyor.

Güvenliği arttırmak için Ulusal Muhafız birliklerini çağıran eyaletler arasında Michigan, Virginia, Wisconsin, Pennsylvania ve Washington bulunuyor. Teksas da 20 Ocak’taki yemin törenine kadar eyalet meclisini kapattı.

KONGRENİN 4 KOMİSYONUNDA OLAYLARI İNCELEME KARARI

ABD Kongresi’nin dört komisyonunun Demokrat liderleri de Kongre’de yaşanan olaylarla ilgili inceleme başlattıklarını, FBI ve diğer istihbarat ve güvenlik dairelerine mektup yazarak, olaylar öncesinde tehditler konusunda nelerin bilindiği, bu bilgilerin paylaşılıp paylaşılmadığı ve dış etkenlerin herhangi bir rolünün olup olmadığı konularında bilgi talep etti.

Mektupta, Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu Başkanı Adam Schiff, İç Güvenlik Komisyonu Başkanı Benni Thompson, Denetleme Komisyonu Başkanı Carolyn Maloney ve Adalet Komisyonu Başkanı Jerrold Nadler’ın imzası yer alıyor.

ABD İSTİHBARATINDAN ORTAK BÜLTEN

ABD hükumetinin yayınladığı Çarşamba günü tarihli bir istihbarat bülteninde, 6 Ocak’taki olayların başarılı olduğu algısının, hükümet karşıtlığı, ırkçı ve partizan eğilimlerden etkilenen ülke içindeki aşırılıkçıları cesaretlendirebileceği uyarısı yapıldı.

FBI, İç Güvenlik Bakanlığı ve Ulusal Terörle Mücadele Merkezi tarafından hazırlanan Ortak İstihbarat Bülteni’nde, seçimlere hile karıştığı yönünde “doğru olmayan söylemlerin” aşırıcı gruplar için katalizör vazifesi görebileceği tehlikesine de dikkat çekiliyor.

DOLU SİLAHIYLA KONGRE BİNASI ETRAFINDA YAKALANDI

ABD’de Biden’ın yemin töreni öncesinde güvenlik önlemleri artırılırken, sahte akreditasyon kartı ve dolu silahıyla bir şüphelinin Kongre binası etrafında polis tarafından tutuklandığı bildirildi.

Kongre polisi, yerel saatle cuma akşamı Kongre binası etrafındaki güvenlik kontrol noktasında bir şüpheliyi gözaltına aldı.

Kontrol sırasında polise gösterdiği akreditasyon kartının sahte olduğu anlaşılan kişinin aracında yapılan aramada dolu bir Glock marka tabancanın yanı sıra 509 merminin olduğu ortaya çıktı.

Söz konusu kişinin kayıtsız silah ve mühimmat taşımak da dahil birkaç suçtan tutuklandığı bildirildi.

ABD Kongresinde 6 Ocak’ta yaşanan baskında 1’i polis 5 kişi hayatını kaybetmiş, onlarca kişi yaralanmıştı.

Demokratların “isyana teşvik” ile suçladığı ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik azil maddesi, Temsilciler Meclisindeki oylamada kabul edilmişti. Trump’ın Kongre olayları kapsamında suçlu olup olmadığına Senatoda yapılacak oylamada karar verilecek.

Trump, Kongre’yi basan göstericilerle yürümekten son anda vazgeçmiş

medyabold
Devamını Oku »

Üç Kurt: Bahçeli, Çakıcı ve lider

Kamuoyu Ülkücü kökenli 3 isme yapılan son saldırıları tartışıyor. ‘Saldırıların arkasında MHP mi var?’ sorusu tartışılırken gazeteci Cevheri Güven, dikkat çeken bir video yayınladı. Güven; Devlet Bahçeli, Bahçeli’nin danışmanı olan eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ve organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı arasındaki ilginç bağlantıları anlattı.

BOLD – Türkiye 24 saat içinde ülkücü kökenli 3 isme yapılan saldırıya sahne oldu. TV programcısı Avukat Afşin Hatipoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu saldırıya uğradı. Kamuoyunda saldırının arkasında MHP’nin olduğu yorumları yapılsa da MHP, iddiaları yalanladı. Youtube kanalında Haftanın Analizi isimli programda olayları ve iddiaları ele alan gazeteci Cevheri Güven dikkat çeken ilişkileri gündeme taşıdı. 1998 ve 2005 yılları arasında MİT Müsteşarı olan Şenkal Atasagun’un MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 10 yıldır danışmanlığını yaptığını ve suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı ile de iyi ilişkileri olduğunu belirten Güven “Bu isimler bugünün Türkiye’sini nasıl etkiliyor?  Ve geçmişte bu isimler birlikte neler yaptılar?” diye sordu.

medyabold
Devamını Oku »

Hollanda: Dini kuruluşlara yurt dışından para akışını yasaklamak mümkün değil

Hollanda’daki cami ve derneklere Müslüman ülkelerden yapılan yardımların yasaklanması talebine hükumetten olumsuz cevap geldi. Hollanda hükumeti, kanunen cami ve derneklere yapılacak yardımlarının yasaklanamayacağını belirtti.

BOLD – Hollanda Temsilciler Meclisi ve hükumet, bir süreden beri yurt dışından mali destek alarak faaliyetlerine devam eden camiler ve derneklerle ilgili alınacak önlemleri tartışıyor.

Hollanda Meclisi’nde, bu amaçla oluşturulan “Özgür Olmayan Ülkelerden Gelen İstenmeyen Etkileri Soruşturma Komisyonu” raporunu tamamladı. Rapora göre Türkiye ve Körfez ülkeleri, Hollanda’daki İslami kurum ve kuruluşları farklı şekillerde etki altına alıyor.

“YURT DIŞINDAN GELEN PARA RADİKALLEŞMEYE YOL AÇIYOR”

Hollanda’da hazırlanan rapora göre Kuveyt ve Suudi Arabistan başta olmak üzere, yurtdışından gelen para akışı, camilerin radikalleşmesine yol açıyor. 30’dan fazla caminin yurtdışından destek aldığı belirlendi.

Soruşturma komisyonu üyesi, iktidar ortağı Özgürlük ve Demokrasi İçin Halk Partisi (VVD) Milletvekili Bente Becker, Türkiye, Suudi Arabistan ya da Körfez ülkelerinden Hollanda’daki camilere para akışının yasaklanmasını istemişti.

Becker, cami ya da hafta sonu Kuran kurslarında, kadın ve kız çocuklarının haklarının ihlali gibi sorunlu davranışlar varsa, bunların da hükümet tarafından araştırılıp, yasaklanmasını önerdi.

Meclisteki siyasi partilerin çoğunluğu bu önerilere destek verdi. Ancak Hollanda hükumeti, camilere yurtdışından para akışının yasaklanmasının, yasal olarak mümkün olmadığını bildirdi.

YASAĞI DELMEK MÜMKÜN

Sosyal İşler Bakanı Wouter Koolmees, “Hollanda’daki bir Müslüman mezarlığını, yurtdışından gelen parayla finanse etmek sorun değil” dedi.

Koolmees’e göre, yurtdışından Hollanda’ya ne kadar para geldiği de belli değil. Hollandalı bakan, “Para akışını şeffaf hale getirmek de mümkün değil. Başka bir Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke aracılığıyla da Hollanda’ya para göndererek, yasağı delmek mümkün” dedi.

Hükumet, Hollanda’daki cami ve derneklerde düzenlenen izinsiz Kuran kurslarının denetlenmesi ve camilere istenmeyen yabancı para akışının önlenmesi için AB makamları ile daha çok iş birliği yapılması için daha fazla çaba harcanacağını açıkladı.

Hollanda’da çocuk yardımı krizi büyüyor, hükumet istifa etti

medyabold
Devamını Oku »

Adem Yavuz Arslan: Nereden çıktı bu kadar ‘Fetö’cü general’?

15 Temmuz olaylarının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nden yaklaşık 26 bine yakın askeri personel ihraç edildi. Resmi açıklamaya göre generallerin yüzde 50’si, kurmay subayların yüzde 73’ü ve askeri öğrencilerin tamamı ihraç edilenlerin arasında. 15 Temmuz ve hala cevaplanamayan soruları ele alan gazeteci Adem Yavuz Arslan “Nereden çıktı bu kadar ‘Fetö’cü general?’ diye sordu.

BOLD – 15 Temmuz’un üzerinden 4,5 yıl geçti ama çok temel sorulara dair sis perdesi hala aralanamadı. TSK’dan şimdiye kadar 26 bin civarında personelin ihraç edildiğinin altını çizen gazeteci Adem Yavuz Arslan Youtube kanalında “Çoğunluğu askeri okul öğrencisi yada zorunlu askerlik yapan askerlerden oluşan 8 bin küsür (TSK’nın mevcudunun yüzde 1.5′) asker olaylara karışmışken şu ana kadar TSK bünyesindeki her iki generalden birisi ve kurmay subayların yüzde 73’ü ihraç edildi. Resmi söyleme göre bu generaller ‘fetöcü’. Ancak kimse ‘Bu isimler Cemaatçi ise neden darbeye katılmadı, neden direndi?’ diye sormuyor. Yada nasıl oluyor da 4,5 yıl sonra yeni isimler ‘fetöcü’ diye tutuklanıyor” diye sordu.

 

medyabold
Devamını Oku »

Alman Dışişleri Bakanı Maas Türkiye’yi ziyaret edecek

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, pazartesi günü Türkiye’ye resmi bir ziyaret düzenleyecek. Görüşmelerde Türkiye ile Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz gerginliğinin ele alınması bekleniyor.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanlığı, pazartesi günü Türkiye’yi ziyaret edecek olan Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir görüşme yapmasının planlandığını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, görüşmede öncelikli olarak Doğu Akdeniz gerginliği ele alınacak.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan da görüşmenin içeriği ile ilgili yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, “Alman Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Heiko Maas 18 Ocak 2021 tarihinde ülkemize bir çalışma ziyareti gerçekleştirecektir. Yapılacak görüşmelerde, ikili ve bölgesel konuların yanı sıra Türkiye-AB ilişkilerinin ele alınması öngörülmektedir” ifadeleri yer aldı.

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan ile 2016’da son bulan istikşafi görüşmelerin 61’inci turunun 25 Ocak 2021 tarihinde İstanbul’da yapılacağını bildirmişti. Doğu Akdeniz gerginliği son dönemde Türkiye ile AB arasındaki anlaşmazlıkların başında geliyor.

Merkel’in partisinde seçimi Armin Laschet kazandı

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye gıda enflasyonunda OECD birincisi ve dünya ikincisi oldu

Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında yüzde 20,6’lık gıda enflasyonu ile birinci oldu. Dünyada ise Arjantin’in ardından ikinci sırada. Diğer yandan gıda fiyatları dünyada son 10 yılda yüzde 17 düşerken, Türkiye’de yüzde 225 arttı.

BOLD – Dünyada düşen gıda fiyatlarına rağmen, resmi rakamlarda yüzde 20,6’yı bulan gıda enflasyonu Türkiye’yi liderliğe taşıdı. Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında en yüksek gıda enflasyonu olan ülke oldu.

GIDA ENFLASYONU VATANDAŞI ZORLUYOR

Sözcü’nün haberine göre tüm dünyada salgının ekonomileri tahrip etmesi nedeniyle sıfıra yakın enflasyonun yaşandığı bir ortamda Türkiye, tüketici ve gıda fiyatlarındaki artışla şampiyon olmayı başardı. Aralık 2020 itibarıyla yılda yüzde 14.6’ya ulaşan tüketici ve yüzde 20.6’ya ulaşan gıda fiyatları artışıyla Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında Arjantin’in ardından ikinci sıraya yerleşirken, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında lider konumuna yükseldi.

OECD verilerine göre tüm dünyada enflasyon şampiyonu ise Arjantin. Arjantin’de 2020 Aralık itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 35.8, gıda fiyatlarındaki artış oranı ise yüzde 40.4’e ulaşıyor.

SARIBAL: GIDA FİYATLARI 10 YILDA YÜZDE 225 ARTTI

Diğer yandan CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün verilerine göre dünya gıda fiyatlarının pandemi nedeniyle son 7 aydır yükseldiğini belirterek, “Dünyada gıda fiyatları 2011 yılındaki tarihi zirveye rağmen son 10 yılda yüzde 17 düşerken, bizde yüzde 225 arttı” dedi. Şu anda dünyada tarımsal ürünleri stoklamaya doğru bir gidiş olduğuna dikkat çeken Sarıbal, şunları söyledi:

“Bunun iki önemli nedeni var: Kuraklık ve salgın. Kuraklık nedeniyle verim kayıplarının yaşanacağını öngören ve dışa bağımlı olan devletlerin ithalata yönelmesiyle tarımsal emtia fiyatları artmaya devam ediyor. Bu artışın yukarı yönlü olmaya devam edeceği gözükmektedir. Çünkü biz yeterli üretmiyoruz ve üretim için tohum, gübre, zirai ilaç, akaryakıtta dışa bağımlıyız. Girdileri biz belirlemeyince çıktı fiyatlarını da kontrol edemiyoruz.

Ülke içinde yeterli üretim olmayınca dışa bağımlı kalıyorsunuz. Dünyada tarımsal girdiler ve tarımsal ürünlerde fiyatlar yükseldikçe içeride üreticiye pahalı girdi ve tüketiciye de pahalı gıda olarak dönüyor. Tüm bunların nedeni AKP’nin 18 yıl boyunca uyguladığı ithalata dayalı tarım politikalarıdır.”

medyabold
Devamını Oku »

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Jeffrey: S-400 ilişkilere en büyük darbeyi vurdu

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, S-400 krizinin Türkiye-Amerika ilişkilerine bugüne kadarki en büyük darbeyi indirdiğini belirtti. Jeffrey, Washington’da eskiden Türkiye’yi takdir eden çevrelerin de artık karşı tarafa geçtiğini söyledi.

BOLD – ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Atlantik Konseyi adlı düşünce kuruluşunun “Biden Yönetimi ve Türkiye: İkili İlişkilerde Değişim mi?” başlıklı online panelinde konuştu.

James Jeffrey, 20 Ocak’ta yemin ederek başkanlık görevine resmen başlayacak olan Joe Biden yönetiminde ilişkilerin geleceği konusunda çok iyimser olmadığını belirtti.

“İLİŞKİLER GÖRDÜĞÜM EN DÜŞÜK SEVİYEDE”

Jeffrey, “Şunu söyleyebilirim ki ilişkiler Türkiye’de ilk görev aldığım 1983 yılından bu yana gördüğüm en düşük seviyede” dedi. Bunun dört nedeninin bulunduğuna değinen Jeffrey, bunlardan birincisi olarak Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 füze savunma sisteminin yarattığı krizi gösterdi.

Jeffrey, “S-400/F-35 meselesinin ABD için ne kadar ciddi bir varoluşsal sorun olduğunu Türk dostlarıma binlerce kez söyledim. Türkiye’nin bugüne kadar yaptığı hiçbir şey, ki buna 1974 Kıbrıs Harekatı da dahil, ilişkilere bu kadar darbe vurmadı çünkü Washington’da kimse bu kararı savunamıyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE ÇOK YALNIZLAŞTI”

İlişkileri olumsuz etkileyen bir diğer unsur olarak da, Ankara’nın diplomatik etki gücünü kaybettiği görüşünü dile getiren Jeffrey, kendisinin de Türkiye’de görev yaptığı dönemde, AKP iktidarının erken dönemlerinde izlenen “komşularla sıfır sorun” politikasının zamanla “sıfır dost” niteliğine büründüğünü ve Türkiye’nin bölgesinde “çok yalnızlaştığını” belirtti.

Merkel’in partisinde seçimi Armin Laschet kazandı

medyabold
Devamını Oku »

Trump, Kongre’yi basan göstericilerle yürümekten son anda vazgeçmiş

ABD Başkanı Donald Trump’ın 6 Ocak günü Kongre binasını basan göstericilerle birlikte yürümek istediği ancak Gizli Servis’in uyarıları üzerine bundan son anda vazgeçtiği ortaya çıktı. Bu arada Facebook ve Instagram, Trump’ın hesaplarını yeniden kullanıma açtı.

BOLD – ABD’deki kongre baskınından dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. İddiaya göre göstericilerle birlikte yürüme kararı alan Trump’ı Gizli Servis son anda vazgeçirdi.

Kasım ayında yapılan başkanlık seçimini kaybeden Donald Trump, bu yenilgisini kabul etmeyerek taraftarlarıyla birlikte 6 Ocak günü başkent Washington’da miting düzenlemiş ve ardından mitinge katılanlar kongre binasını basmıştı.

Konuşması sırasında “Beraber Pennsylvania Caddesi’ni yürüyeceğiz” diyen Trump, daha sonra Beyaz Saray’a dönmüştü. Beş kişinin hayatını kaybettiği olayların büyümesi üzerine Trump, göstericilerden geri çekilmelerini istemişti.

Reuters haber ajansına konuşan ve isminin verilmesini istemeyen bir kaynak, Trump’ın o gün eylemcilerle birlikte Kongre binasına yürümek istediğini söyledi. Ancak başkanı korumakla görevli Gizli Servis, bunun riskli olacağı ve başkanın hayati güvenliğinin sağlanamayacağı uyarısını yaptı.

Bunun üzerine Trump, yürüyüşe katılmaktan vazgeçti ve Kongre’de yaşananları Beyaz Saray’da canlı yayınlardan takip etti.

“DANIŞMANLARI KENDİSİNE GÖRÜNMEK İSTEMİYOR”

Bu arada Amerikan medyasına konuşan Beyaz Saray’dan kaynaklar, hükumet çalışanlarının görev süresinin son günlerinde Trump’tan kaçındığını öne sürdü.

Beyaz Saray’da öfkeli olduğu ve yalnız kaldığı belirtilen Trump’ın, kaybettiği seçim hakkında “gerçekleştirilmesi mümkün olmayan talepler” istediği gerekçesiyle kendisine yakın isimlerin dahi onu görmekten çekindiği iddia edildi.

Çok sayıda Beyaz Saray yetkilisinin istifa ettiği dönemde çalışanların idari işleri yürütmekte zorluk çektiği ifade edildi.

ABD tarihinde Temsilciler Meclisi tarafından iki kez azledilen ilk başkan olan Trump’ın görev süresi dolmadan önce kendisi ve ailesi için af çıkarıp çıkarmayacağı merak ediliyor. Trump’ın azil süreci kapsamında görev süresi dolsa bile Senato’da yargılaması yapılabilecek.

TRUMP’IN FACEBOOK VE INSTAGRAM HESAPLARI YENİDEN AÇILDI

Başkent Washington’da yaşanan Kongre baskınında taraftarlarını kışkırttığı gerekçesiyle bazı sosyal medya hesapları askıya alınan ABD Donald Trump’ın Facebook ve Instagram resmi hesapları yeniden kullanıma açıldı.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg 7 Ocak tarihinde, Trump’ın Facebook ve Instagram hesaplarını aktif olarak kullanmasının büyük risk olduğunu belirterek ‘barışçıl yönetim değişimi’ gerçekleşene kadar askıda kalacağını açıklamıştı.

Cuma gününden itibaren Trump’ın söz konusu hesapları açılırken, bu platformlarda henüz herhangi bir paylaşım yapılmadığı görüldü. Facebook ve bünyesinde barındırdığı Instagram platformlarından da konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Trump’ın Twitter ve Youtube engelleriyse hala devam ediyor. Bir başka sosyal medya platformu Snapchat ise Trump’ın hesabını bir süreliğine askıya alıp daha sonra da kalıcı olarak kapatmıştı.

Trump, görevi 20 Ocak’ta seçimi kazanan Demokrat Joe Biden’a devredecek.

Azledilmesi onaylanan Trump için son sözü Senato söyleyecek

medyabold
Devamını Oku »

Vatandaşın parası ‘itibar’a gidiyor: İki yeni saray için 740 milyon TL

Cumhurbaşkanlığının Marmaris’teki yazlık sarayı 640.5 milyon Bitlis Ahlat’taki kışlık sarayı ise 99 milyon liraya mal ocak. 2021 Yatırım Programı’na göre bu yıl Cumhurbaşkanlığı’nın yazlık-kışlık iki yeni sarayına, Ankara’daki sarayın bakımına ve yeni taşıtlara toplam 448 milyon 688 lira harcanacak.

BOLD – Tüm kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerin 2021 yılında yapacağı yatırımlara ödenek izni veren 2021 Yılı Yatırım Programı açıklandı. Programa göre Cumhurbaşkanlığı bu yıl yazlık-kışlık saraylar ile Ankara’daki sarayın bakım onarımı ve taşıt alımı için toplam 448 milyon 600 bin lira harcayacak.

Sözcü’nün haberine göre bugüne kadar 620 milyon 500 bin lira harcanan Marmaris Okluk Devlet Konukevi, 20 milyon lira daha ödeme yapılarak hizmete açılacak. Bitlis’teki Ahlat Köşkü’ne de bu yıl 89 milyon lira ödenek ayrıldı. Ahlat’ın toplam yatırımı ise 99 milyon lira olacak. Kışlık saray 5 bin 631 metrekare sosyal tesis ve 52 bin 949 metrekare peyzaj alanından oluşuyor.

SARAY HARCAMALARI KATLANIYOR

2021 Yılı Yatırım Programı’na göre Cumhurbaşkanlığının halen devam projelerine 250 milyon, yeni projelere de 198.6 milyon olmak üzere genel bütçeden toplam 448 milyon 600 bin lira ödenek kullandırılacak.

‘’Yazlık saray” olarak bilinen Marmaris Okluk Devlet Konukevine, ilave bir masraf çıkmaması halinde bu yıl 20 milyon lira daha harcama yapılarak bitirilip Cumhurbaşkanlığının hizmetine açılması öngörülüyor. Yazlık sarayın inşasına 2018 yılında başlanmış ve o tarihte 150 milyon liraya mal olacağı öngörülmüştü.

Ancak projenin genişletilmesiyle yatırım maliyeti 640.5 milyon liraya çıktı ve 2020 yılı sonuna kadar da 620.5 milyon liralık harcama yapıldı. Yazlık saray, 37 bin 682 metrekare sosyal tesis ve 879 bin 677 metrekare peyzaj alanından oluşuyor.

3 MİLYAR LİRAYI AŞTI

2016 yılında yatırım programına giren ve 650 milyon liraya tamamlanacağı hesaplanan Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı sarayının içinde yer alan ‘ek hizmet binasının’ toplam 3 milyar 53 milyon 800 bin liraya mal olacağı da ortaya çıktı. Ek hizmet binası için bugüne kadar 2 milyar 972 milyon 800 bin lira harcandı. Programa göre, bu yıl da 81 milyon lira daha harcanarak bina tamamlanacak.

SARAY’YA 47 YENİ TAŞIT ALINACAK

Cumhurbaşkanlığı bu yıl içinde satın alacağı zırhlı araçlar dahil 47 adet yeni taşıt ile mevcut kara ve hava taşıtlarının bakım onarımı ve makine teçhizat gibi giderleri için bu yıl bütçeden 183 milyon 600 bin lira para harcayacak. Ayrıca özel geliştirilmiş yazılım için de 15 milyon lira harcama yapılacak. Cumhurbaşkanlığı, Ankara ve İstanbul’daki saray ve binaların bakım ve onarımı için de bu yıl 60 milyon lira daha harcayacak. Böylece 5 yılda bina bakım onarımına ödenen para 275.7 milyon lirayı bulacak.

medyabold
Devamını Oku »