22 Mart 2021 Pazartesi

Lebalep kongrelerin faturası ağır oldu: Harita kırmızıya dönüyor

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı haftalık salgın haritasında birçok ilin kırmızıya döndüğü görüldü. 70 ilde salgın vakaları artarken, akıllara AKP’nin her ilde yaptığı lebalep dolu etkinlikler geldi. 

BOLD – Son açıklanan salgın haritasına göre 70 ilde Kovid-19 vakaları arttı. Çok yüksek riskli il sayısı ise 25’ten 39’a çıktı. İstanbul’un ardından Ankara ve İzmir de çok yüksek riskli il kategorisine dahil oldu. Harita kırmızıya büründü.

ÇOK YÜKSEK RİSKLİ İLLERİN SAYISI ARTTI

Salgında üçüncü dalga uyarıları artarken, vaka sayıları her geçen gün artmaya devam ediyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı İllere Göre Haftalık Vaka Sayısı Haritası’na göre tam 70 ilde vaka sayısı arttı. İstanbul’da her 100 bin kişide 178.25 olan vaka sayısı son haritada yüzde 41 oranında artarak 251.12’ye fırladı. Ankara’da 100 bin kişiye düşen vaka sayısı 68,53’ten 107,99’a, İzmir’de ise 78,57’den 111,47’ye yükseldi. Üç büyük il ‘çok yüksek riskli iller’ kategorisine girdi. Çok yüksek riskli il sayısı 25’ten 39’a çıktı.

KARADENİZ’DE VAKA ARTIŞI SÜRÜYOR

Samsun, Sinop, Giresun ve Ordu’daki kötü gidişat da devam etti. Haftalık verilere göre Samsun, Giresun, Sinop, Balıkesir ve Yalova 100 bin kişide en çok Kovid-19 vakası görülen iller oldu. Ayrıca, Bilecik, Bolu, Eskişehir, Kütahya, Antalya, Malatya, Erzincan ve Iğdır gibi iller de çok yüksek riskli kategorisine dahil oldu. En düşük riskli illerin Uşak, Bitlis, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Hakkari ve Urfa olduğu görüldü. Uzmanlar, özellikle Doğu illerinde, az test yapıldığı için daha az vaka tespit edildiğini ifade ediyor.

HASTANELERDEKİ KOVİD-19 SERVİSLERİ DOLUYOR

İstanbul’da vaka sayısının çok hızlı bir şekilde arttığını belirten İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, BirGün’den İsmail Arı’ya yaptığı açıklamada, “İstanbul geçen hafta çok yüksek riskli il kategorisine girdi ve Cumhurbaşkanı önlemleri değiştirmeyeceğiz diye açıklama yaptı. İstanbul’daki vaka artışı bize Ekim ve Kasım ayındaki artışı hatırlatıyor. Hastanelerde Kovid-19 servisleri yavaş yavaş doluyor. Önümüzdeki haftalarda hem günlük vaka sayılarının hem de günlük ölüm sayılarının daha da artmasını bekliyoruz” dedi.

YAKINDA BÜTÜN ÜLKE KIRMIZIYA BOYANACAK

“Hızla yeni bir pike doğru gidiyoruz. Yakında bütün ülke kırmızıya boyanacak” diyen Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Muharrem Baytemür ise, “Hastanelerde yoğun bakımlar dolmaya başladı. Gazi Üniversitesi Hastanesi ile Ankara Şehir Hastanesi’nin doluk oranlarında ciddi bir artış var. Günlük filyasyon oranı kentte 4 bini geçti ve önceki aylarda günlük 400- 500 civarındaydı” dedi.

İZMİR’DE VAKA SAYISI ÜÇ KAT ARTTI

İzmir’de günlük vaka sayısının 700 civarında olduğunu açıklayan ve Şubat ayı sonlarında ise günlük vaka sayısının 270- 280 civarında olduğunu belirten İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı ise, “İzmir’de vaka sayısı dört haftada yüzde 160 oranında arttı. Sadece son hafta bile vaka sayısı yüzde 42 arttı. Kentlerin durumuna ilişkin 14 günde bir değerlendirme yapılması gerekiyordu. Artışlar devam ettiği halde bu değerlendirmeler ne Türkiye’de ne de İzmir’de yapılmadı” dedi.

VİRÜSÜN YAYILMASINDA KONGRELER ETKİLİ OLDU

En fazla vakanın görüldüğü Samsun’da gerekli önlemlerin alınmadığını belirten SES Samsun Şube Başkanı Aysel Ocak, “Samsun’da ve Karadeniz kentlerinde en az 10 günlük kapanma ve kentler arası seyahat kısıtlaması önerdik ama önerimiz dikkate alınmadı. Önerilerimiz dikkate alınmış olsaydı vaka sayısı bu kadar artmayacaktı bulaş zinciri kırılacaktı. Samsun’daki vaka artışında kentler arası geçiş, mutasyonlu virüsün yayılması ve düzenlenen kongreler etkili oldu. Samsun’da vaka sayısının artmasının karşısında bu göstermelik önlemlerin alınmasının dışında bir adım atılmıyor. Hastanelerde ciddi bir yığılma söz konusu” dedi.

15 Temmuz’dan 4 hafta önce ‘tarafını seç’ dediler

medyabold
Devamını Oku »

AKP’nin önceliği kur değil enflasyonu düşürebilmek!

Merkez Bankası Naci Ağbal’ın görevden alınmasının ardında uluslararası piyasalarda 8,52 TL’ye kadar çıkan dolar kuru ile ilgili konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, önceliklerinin kurdan ziyade enflasyon olduğunun altını çizdi.

BOLD – Asya piyasalarının açılmasıyla 8.52’ye kadar fırlayan dolar kuru ile ilgili sessizliğe bürünen Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, beklenen açıklamayı sabah piyasalar açıldıktan sonra yaptı. Elvan, “Makroekonomik çerçeve enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar kararlılıkla sürdürülecek” dedi.

ÖNCELİK ENFLASYONDA KALICI DÜŞÜŞ

Dolar kurundaki hızlı yükseliş sonrası açıklama yapan Elvan, makroekonomik istikrarın ön koşullarının fiyat istikrarı ve finansal istikrar olduğunu belirterek, “Bu alanlarda istikrar olmaksızın; güçlü, kaliteli ve sürdürülebilir bir büyümeye ulaşmak mümkün değildir. Uygulamakta olduğumuz ‘enflasyonda düşüşü önceliklendiren’ makro politika çerçevesi, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar kararlılıkla sürdürülecektir” dedi.

PİYASALARIN SAĞLIKLI İŞLEYİŞİNİ ÖNEMSİYORUZ

Maliye politikalarının, para politikasını tamamlayıcı yönde fiyat istikrarını desteklemek amacıyla uygulamaya devam edeceklerini belirten Elvan, “Piyasaların etkin ve sağlıklı işleyişini son derece önemsiyoruz. Bu kapsamda serbest piyasa mekanizmasından herhangi bir taviz kesinlikle söz konusu olmayacak, liberal kambiyo rejiminin uygulanmasına kararlılıkla devam edilecektir. Reform paketimizde yer alan eylemler de, yapısal temellerimizi daha da güçlendirecek, olası şoklara karşı direncimizi artıracaktır” dedi.

15 Temmuz’dan 4 hafta önce ‘tarafını seç’ dediler

medyabold
Devamını Oku »

Kenan Evren 1, Recep Tayyip Erdoğan 71 kez yaptı

TBMM, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tamamen devre dışı bırakıldı. 1980 darbesi sonrası Kenan Evren, sadece bir kararname yayımlarken Erdoğan’ın yayımladığı kararname sayısı ise 71’e ulaştı.   

BOLD – 1980 darbesi sonrası kullanılmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın elinde Meclis’i tamamen bypass etme aracına dönüştü. Kenan Evren 1 kararname yayımlarken Erdoğan 71 kararname yayımladı. Erdoğan, kararnamelerle Meclis’ten daha fazla madde çıkardı.

KARARNAME İLE MECLİS BYPASS EDİLİYOR

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre 12 Eylül 1980 darbesi sonrası Kenan Evren’e Cumhurbaşkanlığı teşkilatında düzenleme yapmak üzere tanınan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlama yetkisi, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne resmen geçişle birlikte ülkeyi yönetmeyi sağlayacak kadar geniş bir hareket alanına sahip oldu. 10 Temmuz 2018’de Erdoğan tarafından yayımlanan 1 no’lu kararname ile cumhurbaşkanlığı teşkilatında düzenleme yapıldı, sonra da hız kesmeden sayıları arttı. “Meclis bypass ediliyor” iddialarına karşı kararname sayısı artırılarak yayımlanmaya devam edildi.

2 BİN 311 MADDELİK KARARNAME YAYIMLADI

TBMM’de istediği yasal düzenlemeleri gerçekleştirme konusunda sayısal bir eksikliği olmamasına karşın komisyonlar ve Genel Kurul sürecinde zaman kaybetmeye tahammülü olmayan Erdoğan, 27’nci yasama döneminde 2 bin 311 maddelik 71 kararname yayımladı. Bunlar arasında İstanbul Sözleşmesinin feshi, üst kademe kamu yöneticileri ile kamu kurum ve kuruluşlarında atama usulleri, Milli Saraylar, Uzay Ajansı, Merkez Bankası üyeliği, Sözleşmeli ve iş mevzuatına tabi personel, suç mağdurlarının desteklenmesi gibi kararnameler bulunuyor.

KARARNAMELERLE TBMM’DEN DAHA FAZLA MADDE ÇIKARDI

CHP’nin Anayasa Profesörü olan milletvekili İbrahim Kaboğlu’nun derlemelerine göre, TBMM’de 27’nci dönemin başından bu yana 2 bin 110 maddelik 160 teklif yasalaştı. 92’si antlaşma, 6’sı bütçe olan yasalardan geriye kalan 62’sinden 38’i de torba kanun olarak gündeme geldi ve kabul edildi. Buna karşın 2 bin 311 maddeyi içeren 71 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı. Birbiri ile ilgisi olmayan konuların tek başlık altında toplandığı kararnamelerde de görüldü. 71 kararnameden 500 maddeyi içeren 29’u torba kararname olarak yürürlüğe konuldu.

15 Temmuz’dan 4 hafta önce ‘tarafını seç’ dediler

medyabold
Devamını Oku »

21 Mart 2021 Pazar

Gece yarısı kararnamesinin faturası ağır oldu: Dolar 8,38’i gördü

Naci Ağbal’ın görevden alınmasının ardında uluslararası piyasalarda TL, dolar karşısında yüzde 16 değer kaybetti. Muhalefet, kısa sürede 8,38 TL’yi bulan doların hızlı yükselişinden hesapsız kararlar alan Erdoğan’ı suçluyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı kararnamesiyle Naci Ağbal’ı aniden Merkez Bankası Başkanlığı’ndan alması döviz kurunu uçurdu.

Asya’da ilk kotasyonlarda dolar/TL yüzde 16 yükseliş kaydetti. Haftayı 7,21 sevilerinde kapatan dolar 21:38 itibarıyla 8,3880 TL’ye kadar çıktı.

Görevden alınan Ağbal’ın yerine Şahap Kavcıoğlu getirilmişti.

CHP ERDOĞAN’I SUÇLADI

CHP’den konuya ilişkin ilk tepki Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi’den geldi. Hakverdi, kur atağından Erdoğan’ı suçlayarak: “Dolar yükseliyor, alım gücü düşüyor, yoksul daha da yoksullaşıyor, parası pul oluyor. Peki sorumlu kim? Tabi ki Saray’da oturan erk sahibi tek adam. Baş sorumlu Erdoğan yarın gazel okumaya başlar; Dış mihraklar, ezanımıza bayrağımıza saldırdılar, Eeey Amerika bilmem ne” dedi.

BIKMADINIZ MI?

Doların yükselişine İyi Parti’den de tepki gecikmedi. Kur atağını AKP’nin yanlış politikalarına bağlayan İyi Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray da “Bıkmadınız mı?” diyerek tepkisini dile getirdi.

SEN KAZANDIN BİZ KAYBETTİK

Liberal Parti de sosyal medya hesabından, kur artışıyla ilgili Erdoğan’ı suçlayan bir paylaşımda bulundu. Erdoğan’ın 24 Haziran seçimleri öncesi yaptığı “24’ünde bu kardeşinize yetkiyi verin, ha ondan sonra şu faizle şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz” konuşmasını paylaşan Liberal Parti yetkilileri “Sen kazandın biz kaybettik” dedi.

Kur artışı sosyal medyada da gündem oldu. ‘Dolar’ etiketine kısa sürede 80 bine yakın yorum geldi.

medyabold
Devamını Oku »

AST’den Türkiye’deki kadın cinayetleri ve tutuklu kadınlar için sanal protesto

İnsan hakları kuruluşu Advocates of Silenced Turkey, YouTube üzerinden düzenlediği sanal eylemde Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, tutuklu kadınlar ve kadın cinayetlerini protesto etti.

BOLD – Amerika merkezli insan hakları kuruluşu Advocates of Silenced Turkey’in (AST) aktivistleri, bugün Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerini online düzenlenen programla protesto etti.

Programda cezaevlerinde yaşanan mağduriyetler ve erkek şiddetine maruz kalan binlerce kadının durumu ele alındı.

YouTube üzerinden 15 bin kişinin canlı izlediği program yaklaşık 1 saat sürdü. Programda Türkiye cezaevlerinde hukuksuz yere tutuklu olan 5 bine yakını kadın ve 780 bebeğe dikkat çekildi.

Programda kadın cinayetlerinin son yıllarda 3 katına yükseldiği Türkiye’de, sadece 2020 yılında 300 kadın öldürülmesi gündeme getirildi.

Ayrıca AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın feshettiği kadınlara yönelik ‘İstanbul Sözleşmesi’ de protesto programında yer aldı.

15 Temmuz’dan 4 hafta önce ‘tarafını seç’ dediler

medyabold
Devamını Oku »

15 Temmuz’dan 4 hafta önce AKP’liler ‘tarafını seç’ dedi

Almanya’da yaşayan ünlü boksör Ünsal Arık, 15 Temmuz’dan 4 hafta önce bir AKP’linin savaşın başlayacağını söyleyerek, kendisinden tarafını seçmesini istediğini anlattı.

BOLD – Almanya’da yaşayan ve AKP’ye yönelik muhalif açıklamalarıyla bilinen boksör Ünsal Arık, 15 Temmuz darbe girişimi öncesi yaşadığı ilginç bir olayı paylaştı.

SAVAŞIN BAŞLAYACAĞINI SÖYLEDİ

Arık, tanıdığı bir AKP’linin kendisine olacakları haber verdiğini ve tarafını seçmesini istediğini söyledi. Arık paylaşımında şunları kaydetti: “Sır gibi sakladım ama AKP’de aday adayı olmuş biri 15 Temmuz darbesi olmadan 4 hafta önce beni aradı ve olacakları anlattı. Savaşın başlayacağını söyledi. Toplantıları Dortmund’a oldu! Sustum ama korktuğumdan değil. Kime anlatırım, kim ne yapabilir bana çamur atmadan onu düşündüm.”

OKUYORSAN ELİMDEKİ KOZU BİLİYORSUN!

Hemen ardında yaptığı bir başka paylaşımda ünlü boksör elinde koz olduğunu da belirterek şu ifadeleri kullandı: “‘Her hamlene dikkat et doğru tarafı seç. Ben bir kaç güne seni arayacağım’ dedi. Ama ben altı gün sonra ilk defa Alman televizyonuna çıktım, Ünsal Arık ismi patlama yaptı ve onlar şunu anladı: ‘Bu çocuk asla bizden biri olmaz.’ Bu mesajı okuyorsan elimdeki kozu biliyorsun!”

BIÇAKLI SALDIRIYA UĞRAMIŞTI

Arık, AKP’nin insan hakları ihlallerine karşı sık sık sosyal medya hesabından tepkisini dile getiriyor. AKP’lileri rahatsız eden açıklamaları yüzünden Arık, ölümle tehdit edildiği mesajlar alıyor. Kurşunla tehdit edilen, arabasının lastikleri kesilen ve telefonla tehditler alan Arık, geçen Aralık ayında da bıçaklı saldırıya uğradı.

İtalyan faşist yönetimi Ömer Muhtar’a bunu yapmadı

medyabold
Devamını Oku »

Kılıçdaroğlu’ndan Ömer Faruk Gergerlioğlu’na destek telefon

‘Adalet Nöbeti’ sırasında Meclis’ten polis zoruyla çıkarılan Ömer Faruk Gergerlioğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini arayarak skandalı kınadığını söyledi.

BOLD – Milletvekilliği düşürüldükten sonra Adalet Nöbetine başlayan Ömer Faruk Gergerlioğlu bu sabah gözaltına alındı. Zorla Meclis’ten çıkarılan ve 6 saat gözaltında tutulan Gergerlioğlu serbest bırakıldı.

Gergerlioğlu’nun olaylı şekilde gözaltına alınması, toplumun her kesiminden büyük tepki topladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Gergerlioğlu’nu arayarak yaşanan skandalı kınadığını söyledi. Gergerlioğlu, Kılıçdaroğlu’yla konuşmasını sosyal medya hesabından duyurdu.

ZULME KARŞI ORTAK PAYDA

Gergerlioğlu paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu beni aradı, skandalı kınadı. Sağolsun, teşekkür ederim. Zulme karşı ortak payda çok önemlidir” dedi.

İtalyan faşist yönetimi Ömer Muhtar’a bunu yapmadı

medyabold
Devamını Oku »

Hangi AKP’linin tövbekar oğlu kumarda 5 milyon dolar kaybetti?

Odatv, daha önce kumarhanede çekilen görüntüleriyle gündeme gelen, AKP’li meşhur bir siyasetçinin oğlunun Kıbrıs kumarhanelerinde 5 milyon dolar kaybettiğini yazdı.

BOLD – Odatv yazarı Hürrem Elmasçı, AKP’li meşhur bir siyasetçinin kumar bağımlısı oğlunun Kıbrıs’ta 5 milyon dolar kaybettiğini yazdı.

PEK GÜÇLÜ BABA DEVREYE GİRMİŞ

Siyasetçinin ismini açıklamayan Elmasçı, okuyucuya bazı ipuçları vermeyi tercih etti. AKP’li meşhur siyasetçinin kumarbaz oğlunun daha önce de gazetelere manşet olduğunu söyleyen Elmasçı, “Sadece Ankara’da değil, uzak diyar kumarhanelerinde çekilmiş fotoğrafları düştü medyaya da yer yerinden oynadı hani. Sonra, “Kurtuldu” dediler, öyle duydum. Siyaseten pek güçlü baba devreye girmiş, kulağını çekmiş; hatta ‘yukarıdan’ çok mühim biri daha da uyarmış da onun ismini vermeyeyim şimdi… Ailesi adaklar adanmış, tütsüler filan yapılmış… Arkadaş çevresi değiştirilmiş…Neler neler…” ifadelerini kullandı.

BİNALİ YILDIRIM’IN OĞLU MU?

Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım, 2016 yılında Singapur’un en büyük kumarhanesinde kumar oynarken görüntülenmişti. Elmasçı’nın verdiği ipuçları Erkan Yıldırım’a da uyuyor.

İŞTE O YAZI

Elmasçı’nın yazısının tamamı şöyle: “Kumar fena çocuklar. Ne merettir kumar; yıkar geçer, kor düşürür ocaklara. Kendini değil, etrafındaki her şeyi yakar/yutar ayol…

Pek meşhur Ak Partili politikacının oğlu epeydir düşmüş bu tuzağa…

Duyardım bilirdim, çok konuşuldu zamanında Ankara’da bizim çevrelerde. Üstelik

sadece Ankara’da değil, uzak diyar kumarhanelerinde çekilmiş fotoğrafları düştü medyaya da yer yerinden oynadı hani.

Sonra, “kurtuldu” dediler, öyle duydum. Siyaseten pek güçlü baba devreye girmiş, kulağını

çekmiş; hatta “yukarıdan” çok mühim biri daha da uyarmış da onun ismini vermeyeyim şimdi… Ailesi adaklar adanmış, tütsüler filan yapılmış… Arkadaş çevresi değiştirilmiş…Neler neler…

Evli, çocuklu yazık… Ailesi nasıl perişan olmasın.

Delikanlı artık casinolara bir daha adım atmaz, uzak durur dediler de… Lakin işte, olmamış pek öyle…

Kıbrıs’a dadanmış…

Geçen bizim üst komşu Şadiye Hanımlar görmüş, masa başında… Kıbrıs’ta herkesin dilindeymiş ayol. Sizin anlayacağınız müdavim olmuş… Her hafta sonu artık gemiyle mi,

uçakla mı bilmem ben! İyi gazeteci Kıbrıs’a giriş tarihlerini çıkartır, hepsini bu yaşımda ben mi yapacağım…

Kimdir nu genç adam derseniz? İsim vermem, veremem başımı belaya sokmayın şimdi benim!

Amma ne derler bilirsiniz kuzum; kumarda sadece kasa kazanır! Gerisi hikayedir…

Bu genç adam geçen günlerde Kıbrıs’ta bir kumarhanede tam 5 milyon dolar kaybetmiş iyi mi?

Ayol yazıktır günahtır! Vallahi, politikacı baba delirmiş diyorlar bilmiyorum, zor ki ne zor.

Aman gizli kalsın diye de çabalıyormuş üstelik birisi duymasın diye özellikle… Baba, yeni açıklanacak bakanlar kuruluna girmek için kimleri devreye sokarken, bak şu çocuğun babasına yaptığına…

Ne diyeyim Rabbim tez zamanda herkesin evladını her türlü bağımlılıktan kurtulmasını nasip etsin…”

İtalyan faşist yönetimi Ömer Muhtar’a bunu yapmadı

medyabold
Devamını Oku »

Biden’dan Erdoğan’ın çekilme kararına ilk yorum: Ani ve temelsiz

Erdoğan’ın bir gece yarısı kararnamesiyle uluslararası bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını değerlendiren Biden: “Aniden ve temelsiz yere çekilme kararı derin bir hayal kırıklığı yaratıyor” dedi.

BOLD – ABD Başkanı Joe Biden, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı sonrası açıklama yaptı.

Çekilme kararına “Derin bir hayal kırıklığı” diyen Biden, Erdoğan’ın adımını “Küresel çapta kadına karşı şiddete son vermeyi amaçlayan hareket için cesaret kırıcı bir geri adım” olarak niteledi.

ARTIŞA TANIKLIK EDİYORUZ

Beyaz Saray’ın internet sitesinden yayımlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden aniden ve temelsiz yere çekilme kararı derin bir hayal kırıklığı yaratıyor. Dünya çapında, bu sözleşmeyi ilk imzalayan ülke olarak Türkiye’deki kadın cinayetlerindeki artış da dahil, aile içi şiddet vakalarında artışa tanıklık ediyoruz. Ülkelerin, kadınlara karşı şiddete son vermeye bağlılıklarını güçlendirmeleri ve yenilemeleri gerekir, kadınları korumayı ve saldırganlardan hesap sormayı amaçlayan uluslararası sözleşmelerden çekilmeleri değil.”

DAHA FAZLASINI YAPMAMIZ GEREKİYOR

Cinsiyet temelli şiddetin her ülkenin sorunu olduğunu belirten ABD Başkanı Biden: “Geçtiğimiz birkaç haftada, Gürcistan’daki trajik cinayetler de dahil, kadınlara karşı korkunç ve gaddarca saldırıların birçok örneğini gördük. Ve, günlük olarak cinsiyet temelli şiddettin hayaletinin gölgesinde yaşamanın her yerdeki kadınlara daha geniş anlamda verdiği zararı gördük. Bu hepimizin canını yakıyor ve kadınların şiddetten muaf bir şekilde hayatlarını sürdürebildiği toplumlar yaratmak için hepimizin daha fazlasını yapmamız gerekiyor” dedi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de 20 Mart’ta yayımlanan Karar’a göre, Bakanlar Kurulu Kararı ile 2011’de onaylanan ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ feshedildi.

Avrupa Konseyinin ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ İstanbul’da imzalandığı için uluslararası camiada ‘İstanbul Sözleşmesi’ olarak biliniyor.

Türkiye, 2011 yılında kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve onaylayan ülkeydi. Toplamda 46 imzacısı bulunan Sözleşme, 11 ülkenin onayıyla 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girmiş ve Temmuz 2019 itibariyle 34 devlet ve Avrupa Birliği tarafından da onaylanmıştı.

İMZALAYAN VE ÇEKİLEN İLK ÜLKE OLDU

Sözleşme, uluslararası hukukta kadına karşı şiddetin, kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın sonuçları olduğuna vurgu yapan ilk sözleşme olma özelliğine sahip.

Türkiye, söz konusu anlaşmayı imzaladıktan sonra, anlaşmadan çekilen ilk ülke oldu.

Sözleşmenin en erken yürürlüğe girdiği ülkeler Türkiye’nin yanı sıra Arnavutluk, Andorra, Avusturya, Bosna Hersek, Danimarka, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan, İspanya oldu.

Avrupa Birliği ise sözleşmeyi 13 Haziran 2017 tarihinde imzaladı.

İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan Avrupa Konseyi üyesi bazı devletler, onu onaylamayarak uygulamaya koymadı.

Macaristan, Bulgaristan, Slovakya ve Letonya gibi bazı ülkeler İstanbul Sözleşmesini onaylamayı reddediyor.

SÖZLEŞMENİN AMACI

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlandı.

Taraf devletlerden beklenen öncelikli olarak kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak; şiddet mağduruna ve failine karşı destek politikaları oluşturmak.

Sözleşme kapsamında taraf devletlerin tüm ilgili organlar, kurumlar ve örgütlerle iş birliği içerisinde olması ve koordinasyon biriminin kurulması öngörülüyor.

Bunun yanında kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak da sözleşmenin amaçları arasında.

Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi kararına AB, Avrupa Konseyi, Almanya ve Fransa’dan tepki

 

medyabold
Devamını Oku »

İtalyan faşist yönetimi Ömer Muhtar’a bunu yapmadı

Meclis’te namaz kılmak için abdest almak üzereyken zorla gözaltına alınarak ibadet hakkı gasp edilen Ömer Faruk Gergerlioğlu’na destek çığ gibi. Bir sosyal medya kullanıcısı 1931’de İtalyan faşist yönetiminin tutuklu direniş lideri Ömer Muhtar’ın ibadet hakkına duydukları saygıya atıfta bulunarak, Gergerlioğlu’nun gözaltına alınma şekline tepki gösterdi.

BOLD – Ömer Faruk Gergerlioğlu, sabah saatlerinde Meclis’te sabah namazı kılmasına izin verilmeden gözaltına alındı. Gergerlioğlu, poliste verdiği ifadede, “Kendimi orada ifade etmek özgürlüğüm ve ibadet özgürlüğüm ihlal edilmiştir. Güç kullanılmak suretiyle darp edildim” dedi.

Gergerlioğlu’nun gözaltına alınması ve gözaltına alınma şekli sosyal medyada da geniş yankı buldu. Sosyal medya kullanıcıları ‘Halkın vekili gözaltında’ etiketine yaptıkları paylaşımlarla Gergerlioğlu’na yapılanlara tepki gösterdi.

Mert adlı bir sosyal medya kullanıcısının, İtalya’da tutuklanan Ömer Muhtar ile Türkiye’de gözaltına alınan Ömer Faruk Gergerlioğlu karşılaştırması ise viral oldu.

Mert adlı kullanıcı paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “İdama götürülürken İtalyan askerlerinden namaz kılmak için izin alıp abdestini alan Ömer Muhtar. Abdest alırken Türk polisleri tarafından gözaltına alınan Ömer Gergerlioğlu. Siz nasıl bir şerefsiz çıktınız biz nasıl ifritten bir döneme denk geldik”. Ömer Muhtar ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun görsellerinin kullanıldığı paylaşım büyük ilgi gördü.

ÖMER MUHTAR KİMDİR

Uşi Antlaşması’yla Osmanlı Devleti hakimiyetinin resmen sona ermesinin ardından, işgalci İtalya’nın Libya’daki milliyetçi kuvvetler ve Berka’daki Senusilerle yaptığı uzlaşma görüşmeleri sonuçsuz kaldı. Senusilerin aşiret lideri olan Ömer Muhtar, İtalyan Faşistlerin Libya’yı sömürgeleştirme politikasına karşı 1923’te Berka’da yeni bir direniş hareketi başlattı.

Ömer Muhtar, ülkedeki aşiretlerden topladığı gerilla güçleriyle başarılı baskınlar gerçekleştirerek İtalyan kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdi. Mısır ve Sudan’dan gelen yardımların kesilmesine karşın, Bedevi köylülerin yardımıyla direnişini 1931’e değin sürdürdü. 11 Eylül 1931’de bir çarpışmada yaralanarak İtalyanlara esir düştü.

General Rodolfo Graziani’nin başkanlığında bir savaş mahkemesince ölüme mahkum edildi ve Saluk’ta asıldı.

Gergerlioğlu: Darp edildim ve ibadet özgürlüğüm ihlal edildi

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu’nun ifadesine takım elibiseli esrarengiz kişiden müdahale: Bazı bölümler çıkarıldı

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun bugün poliste verdiği ifadesine adı gizlenen ‘takım elbiseli esrarengiz bir kişinin’ müdahale ettiği ve ifadesindeki bazı bölümlerin Gergerlioğlu’nun itirazına rağmen çıkarıldığı ortaya çıktı.

BOLD – Mecliste bulunduğu HDP Meclis Grubu’nda erken saatlerde sabah namazı kılmasına izin verilmeden gözaltına alınan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun poliste verdiği ifadesine adı açıklanmayan ‘takım elbiseli bir kişinin’ müdahale ettiği ve bazı bölümlerin Gergerlioğlu’nun itirazına rağmen çıkarıldığı ortaya çıktı.

GERGERLİOĞLU: SİVİL GİYİMLİ BİR ŞAHIS İFADEME MÜDAHALE ETTİ

Gergerlioğlu, serbest bırakıldıktan sonra Periscope yayınında Ankara’da Emniyeti’nde ifade verirken yaşananları anlatmış ve sivil giyimli bir kişiden bahsetmişti.

Gergerlioğlu, verdiği ifadelere müdahaleyi şu şekilde anlattı:

“İfademiz de bir skandaldı. Bana yapılan darpları anlattığım bölümü ifadeye yazdırmak istemediler. Git başka suç duyurusu yap dediler. 6-7 saat bunun tartışmasını yaptık. Sivil giyimli bir şahıs benim ifademe müdahale etti ve verdiğim ifadeyi sildirdi. Amirlerinden bir talimat alıyordu herhalde. Sildiren kişinin adını, sicilini sorduk, tutanağa yazalım dedik, yazdırmadı. böyle esrarengiz işler döndü. Avukatlar hayatta böyle şeyler görmediklerini söyledi.”

“KÜÇÜK DÜŞÜRÜLMEK İÇİN PİJAMA VE TERLİKLE GÖZALTI İFADESİ ÇIKARILDI”

Gergerlioğlu’nun ifadesinde çıkarılan bölümün ne içerdiğini ise insan hakları savunucusu Kerem Altıparmak, Twitter hesabından açıkladı.

Kerem Altıparmak,  Gergerlioğlu’nun ‘toplumun gözünün önünde küçük düşürülmek için pijama ve terliğiyle gözaltına alındığını’ ifade eden bölümün takım elbiseli esrarengiz kişi tarafından ifadeden Gergerlioğlu’nun itirazına rağmen çıkarıldığını belirtti. Altıparmak, bu duruma ilişkin Avukat Sercan Aran ile birlikte tutanak düzenlediklerini ve tunanağı Gergerlioğlu’nun da imzaladığını kaydetti.

Kerem Altıparmak, Twitter hesabından şunları yazdı:

“Bugün sayın (Ömer Faruk Gergerlioğlu) ifadesini verirken, ismini açıklamayan takım elbiseli bir kişi, ifadesinde kendisine yönelik muameleye ilişkin bölümün çıkarılmasını talep etti. İfade bu nedenle saatlerce tamamlanamadı. Sonunda da ifadeden Ömer beyin rızası hilafına o bölüm çıktı. Bu bölümü (Avukat Sercan Aran) ile el yazısıyla tutanağa ekledik, Ömer bey imzaladı. O bölümde bir insanın toplumun gözünün önünde küçük düşürülmek için pijama ve terliğiyle gözaltına alınması yazılı. Utanılacak bir şey yapıyorsanız, sansürlemek yerin utanılacak davranışınızı düzeltin!”

Gergerlioğlu: Darp edildim ve ibadet özgürlüğüm ihlal edildi

medyabold
Devamını Oku »

Avrupa’da Gergerlioğlu’na destek eylemleri

Meclis’te adalet nöbeti tuttuğu için bu sabah gözaltına alınan Ömer Faruk Gergerlioğlu için Paris, Berlin, Amsterdam, Frankfurt ve Padernborn’da eylemler gerçekleştirildi.

BOLD – Avrupa’ya sürgüne zorlanan KHK’lıların kurduğu Avrupa Adalet İnisiyatifi, bu sabah TBMM’de gözaltına alınan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu için eylemler başlattı. Avrupa Adalet İnisiyatifi’nin Youtube kanalından canlı yayınlanan eylemler, Paris, Amsterdam, Berlin, Frankfurt ve Padenborn’da gerçekleştiriliyor.

Canlı yayın linki: https://www.youtube.com/watch?v=GX9kIq7vm00

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına AB, Almanya ve Fransa’da tepki

Türkiye’nin AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yayınladığı kararname ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine Avrupa Birliği, Almanya ve Fransa tepki gösterdi. Açıklamalarda bu adımın insan hakları alanında gerileme olduğu belirtildi. Avrupa, Ankara’yı karardan dönmeye çağırdı.

BOLD – Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı Kararı ile çekilmesi uluslararası alanda tepki çekmeye devam ediyor.

Avrupalı liderler, ‘kadınları şiddetten korumak için tasarlanmış’ uluslararası bir anlaşmadan çekilme kararını eleştirdi ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kararla ilgili yeniden düşünmeye çağırdı.

Almanya ve Fransa’nın aralarında olduğu ülkeler kararı ‘insan haklarında gerileme’ olarak değerlendirdi.

MAAS: GERİYE DOĞRU ATILMIŞ BİR ADIM

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmesini eleştirdi. Maas, bunun ‘geriye doğru atılmış bir adım ve Avrupa’ya gönderilen yanlış bir mesaj’ olduğunu söyledi.

Heiko Mass Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması geriye doğru atılmış bir adım ve Avrupa’ya gönderilen yanlış bir mesajdır. Çünkü bu adım cinsiyet eşitliğini dünya genelinde geriye itme çabalarının izinden gidiyor. Hiçbir gelenek kadınların şiddetten korunmasını tartışmaya açmayı meşru kılamaz” dedi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı da bu gelişmenin ‘tüm Avrupa’ya ve Türkiye’deki kadınlara kötü bir sinyal olduğunu’ kaydetti. Berlin, kararı ‘ne kültür, ne din ne de gelenek kadına yönelik şiddeti görmezden gelmek için bir bahane olamaz’ şeklinde değerlendirdi.

ALMAN BAKAN: YANLIŞ ZAMANDA YANLIŞ KARAR

Almanya’nın Avrupa işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Michael Roth da Türkiye’nin kararına tepki gösterdi.

Roth, “İstanbul Sözleşmesi kadınları ve çocukları pandemi döneminde belirgin şekilde artış gösteren ev içi şiddetten korumak için Avrupa Konseyi’nin önemli bir hukuki aracıdır. Türkiye’nin sözleşmeden çıkması yanlış zamanda verilen yanlış bir karardır” dedi.

FRANSA DIŞİŞLERİ: DERİN ÜZÜNTÜ DUYUYORUZ

Fransa Dışişleri Bakanlığı, sözleşmeyi ilk onaylayan Türkiye’nin cinsiyete dayalı şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi’ni terk etme kararından derin üzüntü duyduğunu açıkladı.

Bakanlık sözcüsü Agnes von der Mühll, “Fransa, Türk yetkililerin, 2011 yılında ilk Türkiye’nin onayladığı Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararından derin üzüntü duymaktadır” dedi.

Bakanlıktan Cumartesi gecesi yapılan açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve bununla mücadelede bugüne kadarki en başarılı uluslararası mekanizmayı temsil ettiği belirtildi.

Bu kararın en başta, Fransa’nın tüm dayanışmasını ifade ettiği Türk kadınlarını etkileyeceği vurgulanan açıklamada, “Bu karar daha genel kapsamda, kadın haklarının da bir parçası olduğu insan haklarına saygı açısından yeni bir gerilemeye işaret ediyor. Dünya genelinde kadın hakları ihlalleri geliştikçe, Fransa her tür toplumsal cinsiyet temelli ve cinsel şiddete karşı mücadeleyi harekete geçirmeye ve taahhüt etmeye devam edecek” ifadesine yer verildi.

BORRELL: TÜRKİYE’Yİ KARARINDAN DÖNMEYE ÇAĞIRIYORUZ

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye’nin kararından dönmesini istedi.

Ankara’nın bu adımıyla “dünya çapında tehlikeli bir mesaj verdiğini” belirten Borrell, “İstanbul Sözleşmesi dünya genelinde kızlar ve kadınların yasal koruma altına alınmasının güvencesi. Türkiye’nin sözleşmeden çekilme kararına anlam veremiyoruz. Bundan derin bir üzüntü duyuyoruz. Türkiye’yi kararından dönmeye çağırıyoruz” dedi.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de “Kadınlara yönelik şiddet tolere edilemez. Kadınlar korunmaları için güçlü bir yasal çerçeveyi hak ediyor. İstanbul Sözleşmesi’ni destekliyorum ve imzacı tarafları sözleşmeyi onaylamaya çağırıyorum” dedi.

TÜRKİYE RAPORTÖRÜ AMOR: İNSAN HAKLARINDAN GERİ GİDİŞ

Avrupa Parlamentosunun (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği haberi ile uyanmanın kendisini dehşete düşürdüğünü yazdı.

Amor, “Bu, görevdeki Türk hükümetinin gerçek yüzü; hukukun üstünlüğünü tamamen gözardı etmek ve insan haklarından geri gidiş. Umarım AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel başka bir alaydan önce bunu görebilir” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE, İLK İMZALAYAN VE ONAYLAYAN ÜLKE İDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de 20 Mart’ta yayımlanan Karar’a göre, Bakanlar Kurulu Kararı ile 2011’de onaylanan ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ feshedildi.

Avrupa Konseyinin ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ İstanbul’da imzalandığı için uluslararası camiada ‘İstanbul Sözleşmesi’ olarak biliniyor.

Türkiye, 2011 yılında kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve onaylayan ülkeydi. Toplamda 46 imzacısı bulunan Sözleşme, 11 ülkenin onayıyla 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girmiş ve Temmuz 2019 itibariyle 34 devlet ve Avrupa Birliği tarafından da onaylanmıştı.

ÇEKİLEN İLK ÜLKE OLDU

Sözleşme, uluslararası hukukta kadına karşı şiddetin, kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın sonuçları olduğuna vurgu yapan ilk sözleşme olma özelliğine sahip.

Türkiye, söz konusu anlaşmayı imzaladıktan sonra, anlaşmadan çekilen ilk ülke oldu.

Sözleşmenin en erken yürürlüğe girdiği ülkeler Türkiye’nin yanı sıra Arnavutluk, Andorra, Avusturya, Bosna Hersek, Danimarka, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan, İspanya oldu.

Avrupa Birliği ise sözleşmeyi 13 Haziran 2017 tarihinde imzaladı.

İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan Avrupa Konseyi üyesi bazı devletler, onu onaylamayarak uygulamaya koymadı.

Macaristan, Bulgaristan, Slovakya ve Letonya gibi bazı ülkeler İstanbul Sözleşmesini onaylamayı reddediyor.

SÖZLEŞMENİN AMACI NEDİR?

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlandı.

Taraf devletlerden beklenen öncelikli olarak kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak; şiddet mağduruna ve failine karşı destek politikaları oluşturmak.

Sözleşme kapsamında taraf devletlerin tüm ilgili organlar, kurumlar ve örgütlerle iş birliği içerisinde olması ve koordinasyon biriminin kurulması öngörülüyor.

Bunun yanında kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak da sözleşmenin amaçları arasında.

Avrupa Konseyi: Türkiye’nin çekilmesi yıkıcı bir haber

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu: Ahlaksızca bir gözaltı yapılmıştır, Bahçeli emir verdi, Şentop organize etti

BOLD – Serbest bırakılan Ömer Faruk Gergerlioğlı ilk açıklamasını yaptı. Ankara’daki nevruz kutlamalarına katılmak için yola çıkan Gergerlioğlu, arabadan yaptığı Periscope yayınında “Ahlaksızca bir gözaltı yapılmıştır. Meclis Başkanı bunu organize etmiştir. Bahçeli emretmiştir. Tak diye emretmiş, şak diye yapılmıştır.” dedi.

Gergerlioğlu: Darp edildim ve ibadet özgürlüğüm ihlal edildi

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu: Darp edildim ve ibadet özgürlüğüm ihlal edildi

Sabah saatlerinde mecliste sabah namazı kılmasına izin verilmeden gözaltına alınan Ömer Faruk Gergerlioğlu, poliste verdiği ifadesinde, “Kendimi orada ifade etmek özgürlüğüm ve ibadet özgürlüğüm ihlal edilmiştir. Güç kullanılmak suretiyle darp edildim” dedi.

BOLD – HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, sabah saatlerinde HDP Meclis Grubu’nda gözaltına alındı.

İfadesinin alınması ve sağlık kontrolünün ardından serbest bırakılan Gergerlioğlu’nun poliste verdiği ifade ortaya çıktı.

İfadesinde gözaltı sırasında güç kullanılarak darp edildiğini belirten Gergerlioğlu, sol ön kolunda ekimozlar oluştuğunu, boynunda kas ağrıları bulunduğunu, sağ el ikinci parmağını da bükmekte zorlandığını söyledi.

NAMAZ KILMAMA VE ÜSTÜMÜ GİYMEME İZİN VERMEDİLER

Gergerlioğlu, gözaltına alınışını şu şekilde anlattı:

“Ayrıca gözaltına alındığım sıradaki hususları eklemek istiyorum. Sabah tuvalete gidip daha sonra ellerimi yıkamak için çıktığımda orada bir kısım meclis polisinin beklemekte olduğunu gördüm. Elimi yıkadım ve abdest aldım. Polislere sabah namazını kılmak istediğimi ondan sonra da giyinerek işlem yapabileceklerini söyledim. Dar olan sabah namazı vakti ile bir an önce namazımı kılmak istedim. Ve üzerimi giymek istediğimi ifade ettim. Karakolda kılarsınız dediler ama karakola kadar sabah namazı vaktinin geçeceği ve kılamayacağımı söyledim. İzin vermeleri halinde namazımı kılıp üzerimi giyerek daha sonra gidebileceğimi söyledim.

“KAMUOYUNA UYGUNSUZ GÖRÜNTÜM SERVİS EDİLMEK İSTENDİ”

Gergerlioğlu, ayağında terlikleri ile elbiselerini giyinmesine izin verilmeyerek uygunsuz bir görüntüsünün kamuoyuna servis edilmek istendiğini söyledi.

Gergerlioğlu, ifadesinde devamla şunları kaydetti:

“Ancak izin vermeyip koluma hızlıca girerek beni koşar adım götürmeye başladılar. Elbiselerimi ve ayyakabımı giyemeyerek terliklerim ile çıkmak zorunda kaldım. Beni çekiştirdiler ve asansörden indiğimizde merdiven tırabzanlarına elimi tutarak ‘ne yapıyorsunuz’ dedim. Buna rağmen güç kullanarak beni polis otosuna bindirdiler. Üzerimde pijamalarım ve ayağımda terlikler var iken bu yapıldı. Sanırım kamuoyuna uygunsuz bir görüntümün servis edilmesi için özellikle yapıldı.”

“GÜÇ KULLANMAK SURETİYLE DARP EDİLDİM”

Ömer Faruk Gergerlioğlu, gözaltı sırasında güç kullanmak suretiyle darp edildiğini ve ibadet özgürlüğünün engellendiğini söyledi.

Gergerlioğlu, “Ayrıca ibdadet özgürlüğüm de ihlal edilmiştir ve bu güç kullanma esnasında da sol ön kolumda ekimozlar oluşmuştur. Boynumda kas ağrıları vardır. Sağ el ikinci parmağımı da bükmekte zorlanıyorum. Doktor raporumda şikayetlerimin bir kısmı vardır. Olayın sıcaklığı geçtikten sonraki hissetiğim parmağımı bükmekte zorlandığım doktor raporunda yoktur. Kendimi orada ifade etmek özgürlüğüm ve ibadet özgürlüğüm ihlal edilmiştir ve güç kullanılmak suretiyle darp edildim. Ceza hukuku açısından hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Yaptığım fiiller ve sözler hukuka aykırı değildir. Ayrıca hukuka aykırı olarak yakalamam yapıldığı için davacı ve şiayetçiyim” dedi.

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu serbest bırakıldı

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu’ndan gözaltı sonrası ilk paylaşım: Nerede kalmıştık

Ankara Emniyeti’nde 6 saat gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılan Gergerlioğlu, ilk tweetini oğluyla birlikte çektirdikleri fotoğraf ile birlikte paylaştı.

BOLD – Sabah namazı vaktinde abdest alırken gözaltına ve 6 saat sonra serbest bırakılan Ömer Faruk Gergerlioğlu hak mücadelesine devam ediyor. HDP’li Hüda Kaya, Hüseyin Kaçmaz ve oğlu Salih Gergerlioğlu’nun hastaneden aldığı Ömer Faruk Gergerlioğlu, ilk tweetini paylaştı. Herkesin Nevruz’unu kutlayan Gergerlioğlu, “Nerede kalmıştık.” dedi.

17 Mart’ta milletvekilliği düşürüldükten sonra TBMM’de Adalet Nöbetine başlayan Ömer Faruk Gergerlioğlu, bu sabah saat 06.30 civarı gözaltına alındı. Gergerlioğlu sabah namazını kılmadan önce abdest almak üzere lavaboya girdiği sırada onlarca polis geldi.

GERGERLİOĞLU: “BİZ BU GÖRÜNTÜLERİ 90’LARDA GÖRDÜK”

Gergerlioğlu, lavabodan çıkarıldıktan sonra polislere, “Namazımı kılayım, üzerimi değiştireyim öyle gidelim” demesine rağmen polis gözaltı işlemini başlattı. Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu ve Hüseyin Kaçmaz’ın da itirazlarına rağmen Gergerlioğlu, pijamaları ve terlikleri varken zorla götürüldü. Gergerlioğlu, “Biz bu görüntüleri 90’larda da gördük” diyerek tepki gösterdi.

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu serbest bırakıldı

medyabold
Devamını Oku »

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu serbest bırakıldı

Milletvekilliği düşürülen HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, bekleyişini sürdürdüğü TBMM’de HDP grup odasında gözaltına alınmıştı. Gergerlioğlu, ifadesinin alınmasının ardından sağlık kontrolüne götürüldü. Gergerlioğlu’nun ardından serbest bırakılması bekleniyor.

BOLD – Milletvekilliği düşürülen HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, hakkında açılan soruşturma kapsamında bekleyişini sürdürdüğü TBMM’de HDP grup odasında sabah saatlerinde gözaltına alınmıştı. Meclis’ten çıkarılan Gergerlioğlu, sağlık kontrolü için hastaneye sevk edildi.

Gergerlioğlu’nun ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılması bekleniyor.

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun oğlu Salih Gergerlioğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Hastaneye gidiyoruz. Kontrollerin ardından serbest bırakılacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

HDP: 27 yıl sonra aynı utanç

medyabold
Devamını Oku »

HDP: 27 yıl sonra aynı utanç

Halkların Demokratik Partisi (HDP), bu sabah gözaltına alınan Gergerlioğlu’yla ilgili TBMM Başkanı’nın MHP’nin talimatını yerine getirdiğini söyledi ve 27 yıl önce yapılanları hatırlattı.

BOLD – HDP, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Meclis’te gözaltına alınmasına ilişkin olarak, “Kocaeli Milletvekilimiz Ömer Faruk Gergerlioğlu, bu sabah yüzlerce kişiden oluşan bir polis ordusu tarafından TBMM’de yaka paça zorla gözaltına alınmıştır. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gün önce attığı tweetleri kendisine talimat olarak gören savcılığın harekete geçmesi, Türkiye’de yargının geldiği noktayı açıkça göstermektedir. Yargı, talimatla hareket eden emir erine dönüşmüştür. Talimatla hareket eden savcılar, talimatla hareket eden hakimler ve bu talimatları veren siyasilerle beraber bu ülkeye en büyük kötülüğü yapmışlardır. Bizim açımızdan tablo oldukça açıktır.” açıklamasını yaptı. HDP, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop’un MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatı yerine getirdiğini belirtti.

HDP’den yapılan yazılı açıklamada, “Hukuksuz bir şekilde vekilliği düşürüldükten sonra Meclis’te, milyonların vicdanını temsil etmek için demokratik direnişini sürdüren milletvekilimizin haklı mücadelesi tüm Türkiye’de karşılık bulmuştur. Türkiye’nin dört bir yanından Gergerlioğlu’nu ziyarete gelen kurumlar, siyasetçiler oldu. Akın akın Meclis’e gelen demokrasiden ve özgürlüklerden yana olan kurum temsilcileri ile halkımızdan gelen destek, HDP’nin bir bina değil bir fikir olduğu, bu fikir etrafında Türkiye halklarının kenetlendiğini bir kez daha gösterdi.” denildi.

Açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“AKP/MHP iktidarının rahatsız olduğu durum budur. Bahçeli’nin tahammül edemediği bu sahiplenmedir. Tahammül edilemeyen tüm saldırılara rağmen halkın bağrından bir türlü kopartılamayan HDP’dir.

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun dokunulmazlığının kaldırıldığı gün partimize yönelik açılan kapatma davası ise iktidarın faşist ve darbeci karakterini bir kez daha ortaya koymuştur. MHP kongresinden bir gün önce milletvekilliği gasp edilen ve aynı gün partimize karşı gerçekleştirilen darbenin devamı olarak Newroz günü sabah namazını kılmak için abdest alırken yüzlerce polisin ablukası altında, elbiselerini ve ayakkabılarını dahi giyemeden haydutça gözaltına alınan Gergerlioğlu direnişinin 5. günündeydi.

“Aynı utanç Tüm Türkiye’ye 27 yıl sonra AKP-MHP tarafından yeniden yaşatılmıştır”
AKP-MHP iktidarı demokrasi düşmanı, darbeci bir iktidardır. Karşımızda devletin tüm imkânlarını halka zulmetmek, baskı uygulamak için kullanan bir iktidar vardır. Meclis koridorları 94 darbesine benzer bir darbe sürecine tanıklık etmiş, aynı utanç Tüm Türkiye’ye 27 yıl sonra AKP-MHP tarafından yeniden yaşatılmıştır.

Devlet Bahçeli’nin AKP-MHP iktidarının sözcülüğünü yaparak kapatma ile ilgili çağrılarını yerine getiren Saray’a bağlı savcılar düzmece parti kapatma iddianameleri hazırlamakla birlikte Meclis’ten milletvekillerini de utanç verici bir şekilde gözaltına alan yalan ve kurmaca kararlar imzalamaktadır. Aslında bu ‘yakalama tutanağının’ içeriği yapılan işlemin ne kadar büyük bir kurgu olduğunun da kanıtıdır.

“Gergerlioğlu’nun yaka paça gözaltına alınmasına onay veren Şentop, siyasi parti genel başkanının talimatını 24 saat geçmeden yerine getirmiştir”
Meclis’te devam eden adalet eyleminden birinci derecede sorumlu Meclis Başkanı’dır. Sayın Gergerlioğlu’nun yaka paça gözaltına alınmasına onay veren Şentop, bir siyasi partinin genel başkanının talimatını aradan 24 saat geçmeden yerine getirmiştir. 83 milyonu temsil eden Meclis’in Başkanı’nın bu tutumu ülke demokrasi adına utanç vericidir.

Savcılık sabah saatlerinde yapılan bu darbenin üzerini örtmek için gerçekleşmemiş olayları, gerçekmiş gibi göstererek iktidarın kara propagandasına hizmet etmiştir. Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürüldüğü gün Genel Kurul’dan Meclis’te bulunan grubumuza gidişimizin her anı görüntülerle sabittir. Bu görüntülere en kolay şekilde ulaşacak olan Meclis Başkanı Mustafa Şentop olmasına rağmen o da bu kara propagandanın bir parçası olma yolunu seçen bir açıklama yayınlamış ve bizim için tarafsızlığını tamamen yitirmiştir.

Bu yapılan pervasızlık karşısında Meclis’teki ve dışarıdaki muhalefet partilerinin alacağı tutum çok büyük bir önem kazanmıştır. Açık bir şekilde bu darbeyi kınamak, bunun karşısında cesurca durmak, aynı zamanda siyasi partilerin varoluş sebebidir. Tüm muhalefet bu konuda tarafını belli etmelidir. Bu tarihsel sorumluluktan hiç kimse kaçamaz. Yoksa bugün HDP’ye olanlar yarın tüm muhalefetin başına gelecektir. Buna hiç şüpheniz olmasın. O zaman itiraz edecek kimseleri bulamayabilirsiniz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun bu sabah saatlerinde Meclis’ten zorla çıkarılması çağrısının da parti kapatma davasının da Bahçeli tarafından yapılmış olması elbette AKP-MHP ittifakının birlikte sürdürmek istediği oyunun bir parçasıdır. İktidar Türkiye haklarını seçeneksiz bırakmak ve ülkeyi topyekûn bir karanlığa mahkum etmek istemektedir. Ancak Türkiye hakları hiçbir zaman seçeneksiz olmayacaktır. HDP her koşul ve şart altında Türkiye siyasetindeki stratejik konumunu koruyacak ve Türkiye haklarına seçenek sunacak güce ve kudrete sahiptir. Newroz günü Saray rejimi tarafından gerçekleştirilen bu darbe politikaları bizlere ancak direniş ateşini daha güçlü yakma motivasyonu vermektedir. AKP-MHP iktidarının partimize karşı sistematik saldırıları ve ülkeyi bataklığa dönüştürme çabalarına her ne olursa olsun direnmeye devam edeceğiz. HDP bu ülkeyi düzlüğe çıkaracak ve demokrasi tesis edecek yegane güçtür.

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye, Suriye’nin kuzeyine 17 ay sonra hava operasyonu düzenledi

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin açıklamasına göre Türkiye 17 ay sonra ilk kez Suriye’nin kuzeyine hava operasyonu düzenledi.

BOLD – Londra’da bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türkiye’nin 17 ay sonra ilk kez Suriye’nin kuzeyine hava operasyonu düzenlediğini duyurdu.

Gözlemevi’nden yapılan açıklamada bir Türk savaş uçağının cumartesi akşam saatlerinde Ayn İsa yakınlarındaki Sayda köyünde bulunan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mevzilerini bombaladığını açıkladı.

AYN İSA ÇEVRESİNDE ÇATIŞMALAR

Böylece Türkiye YPG’nin elinde bulunan bölgeye, Barış Pınarı Harekatı’nı başlattığı Ekim 2019’dan bu yana ilk kez hava operasyonu düzenledi. Askeri harekat sonucunda sınır boyunca 120 kilometrelik bir hat Türkiye’nin eline geçmiş ancak Ayn İsa çevresi ve kent YPG’nin kontrolünde olmayı sürdürmüştü.

Stratejik açıdan önemi bulunan kentin geri alınması için Türkiye ile YPG’nin çoğunluğunu oluşturduğu SDG arasında çatışmaların yeniden başladığı gelen bilgiler arasında.

Milli Savunma Bakanlığı da bugün Twitter hesabından bir paylaşımda bulunarak “Barış Pınarı bölgesindeki Komandolarımıza ateş açan PKK/YPG’li teröristlere anında karşılık verilerek, saldırıda bulunan 8 PKK’YPG’li terörist etkisiz hâle getirildi” açıklamasını yaptı.

ABD’li 38 senatörden Biden’a ‘Ermeni soykırımı’ mektubu

medyabold
Devamını Oku »

Twitter, Türkiye’ye temsilci atayacak: Açık interneti korumaya ve savunmaya kararlıyız

AKP’nin sosyal medyayı kontrol etmek için çıkardığı tartışmalı sosyal medya yasasına sonunda Twitter da boyun eğdi. Dünyada en çok kullanılan sosyal medya platformlarından Twitter, Türkiye’ye temsilci atayacağını bildirdi.

BOLD – Sosyal medya platformu Twitter resmi blog hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye’de platformu kullanan herkesin kullanımına açık kalmasını sağlamak için tüzel kişilik oluşturmaya karar verdik” ifadesini kullandı.

Türkiye’de en çok kullanıcıya sahip 5 sosyal medya uygulamasından biri olan Twitter’ın da temsilci atayacağını duyurmasıyla Türkiye’de en çok kullanıcıya sahip sosyal medya uygulamalarının hepsi temsilci atamış oldu.

Açıklamada, “Açık İnternet’i korumaya ve savunmaya kararlıyız. Bu çalışmanın bir parçası olarak da çevrim içi hizmetler için bölgesel ve küresel standartların oluşturulması çağrısında bulunmaktayız. Küresel ve parçalı olmayan yapıların; çevrim içi toplulukları ve onların haklarını koruduğuna ve çevrim içi toplulukların interneti tüm dünyada aynı şekilde deneyimleyebilmelerini sağladığına inanıyoruz. Buna ek olarak, açık ve rekabetçi bir ortamda, daha küçük şirketler, büyük şirketlerle birlikte çalışmanın yanı sıra gelişebilirler” ifadelerine yer verildi.

Türkiye’de 1 Ekim 2020’de yürürlüğe giren tartışmalı sosyal medya yasası kapsamında Türkiye’de yoğun kullanılan Facebook, Instagram (Facebook), LinkendIn, VKontakte (VK), YouTube (Google), Dailymotion, TikTok, Spotify, Netflix ve Amazon Prime Video gibi dijital teknoloji şirketleri, Türkiye’de temsilcilik açmaya karar veren şirketler arasında yer almıştı.

Reklam yasaklarının başlama sürecinde ise Türkiye’de temsilci atamayan sadece Twitter, Pinterest ve Periscope kalırken, Twitter da kısa süre sonra uygulamaya konulacak bant genişliği daraltma cezası öncesinde temsilci atayan sosyal medya platformları arasına katıldı.

Periscope’un da mart ayında dünya genelinde faaliyetlerini durduracağını açıklaması ile Türkiye’de Pinterest dışında temsilci atamayan sosyal medya şirketi kalmamış oldu.

TÜRKİYE, TWİTTER’I EN ÇOK KULLANAN ÜLKELERDEN BİRİ

Statista’da yer alan verilere göre, 2021 Ocak ayı itibarıyla dünyada Twitter’ı en çok kullanan ülke 69,3 milyon ile ABD olurken, Türkiye 13,6 milyon Twitter kullanıcısı ile listede 7. sırada.

We Are Social ve Hootsuite tarafından hazırlanan ‘Digital 2021’ raporuna göre ise Twitter, Youtube, Instagram, WhatsApp ve Facebook’un ardından Türkiye’de en çok kullanılan 5. sosyal medya uygulaması olarak dikkati çekiyor.

Bu kararla birlikte Türkiye’de en çok kullanılan platformlardan biri olan Twitter, kısa süre sonra uygulanacak bant genişliği daraltma cezasını almamış olacak.

Avrupa Konseyi: Türkiye’nin çekilmesi yıkıcı bir haber

medyabold
Devamını Oku »

Google, Türkiye’de kullanıcılarını ağırlıklı olarak iktidar yanlısı haber kuruluşlarına yönlendiriyor

Uluslararası Basın Enstitüsü tarafından yayınlanan Türkiye’nin ‘Dijital Medya Raporu’, Google’ın kullanıcılarını ağırlıklı olarak, iktidar yanlısı haber kuruluşlarına yönlendirdiğini ortaya koydu. Ancak bir de olumlu gelişme var.

BOLD – Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) tarafından yayınlanan ‘Dijital Medya Raporu’ Türkiye’deki dijital medyaya ilişkin 2 önemli gerçeği ortaya çıkardı. Birincisi arama motoru Google, kullanıcılarını ağırlıklı olarak, iktidar yanlısı olarak nitelenen haber kuruluşlarına yönlendiriyor. İkincisi, bağımsız medyanın dijital erişimi, yine iktidar yanlısı denilen medyanınkiyle kıyaslanabilir bir hacme ulaştı.

Merkezi Viyana’da Uluslararası Basın Enstitüsü’nün Türkiye’de ‘Yeni Ana Akım’ Yükseliyor (Ve Desteğe İhtiyacı Var) başlıklı rapor, IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkan Yardımcısı Emre Kızılkaya ve Gazeteci Burak Ütücü tarafından kaleme alındı.

GOOGLE, ARAMALARIN % 90,6’SINI 3 İKTİDAR YANLISI MEDYA KURULUŞUNA YÖNLENDİRİYOR

Uluslararası Basın Enstitüsü’nün dijital medya raporuna göre Google, yüzde 84’lük payla Türkiye’de arama motoru pazarına hakim.

Rapor, “En yüksek arama hacmine sahip olan haberlerle ilgili aramalarda Google, kullanıcıların yüzde 90,6’sını üç adet iktidar yanlısı haber kuruluşuna yönlendiriyor. Arama motorundan farklı bir algoritmaya sahip olan Google Haberler ise iktidar medyasına yüzde 73,8, bağımsız medyaya ise yüzde 26,2 oranında yer veriyor. Özetle Google; yaygın dijital erişimleri, yoğun sosyal medya etkileşimleri ve kullanıcı tarafında artan talebe rağmen bağımsız medyaya, iktidar medyasına kıyasla çok daha az dijital trafik ve reklam geliri sağlıyor” tespitini yapıyor.

“BAĞIMSIZ MEDYANIN ETKİLEŞİMİ DAHA FAZLA”

Rapora göre, halk daha çok iktidar medyasını tıkladığı için Google algoritması da iktidar yandaşı medya kuruluşlarını öne çıkarmıyor.

Bağımsız medyanın iktidar medyasına kıyasla sosyal medyada etkileşimi yüzde 16 daha fazla. Haberleri daha çok konuşuluyor, daha çok paylaşılıyor. Facebook’ta bağımsız medyaya ait paylaşımlar iktidar medyasına kıyasla beş kat daha fazla.

Yani kamuoyunun ya da kullanıcıların ilgisi bağımsız medyaya daha yüksekken, Google bariz bir şekilde iktidar medyasını öne çıkartıyor.

Ayrıca takipçi sayısındaki artıştan viral içerik sayısına dek hemen her boyutta ve platformda bağımsız medya iktidar medyasından önde. Sadece etkileşim değil erişim açısından da iktidar yanlısı medya son dönemde yerinde sayarken bağımsız yayıncılar erişimlerini hızla arttırıyor.

Raporda, “Türkiye’de bağımsız medyanın dijital erişimi (33,5 milyon aylık kullanıcı), iktidar yanlısı medyanınki (47,8 milyon kullanıcı) ile kıyaslanabilir bir hacme ulaştı” deniliyor.

‘Güldür Güldür Show’ neden hedefte?

medyabold
Devamını Oku »

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’tan Gergerlioğlu açıklaması: Gözaltı için talimat verdim

Hak ihlallerini gündeme getirdiği için dokunulmazlığı kaldırılan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gözaltına alınması için TBMM Başkanlığı’nın talimat verdiğini söyledi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Gergerlioğlu’nun TBMM’de Adalet Nöbeti duymasından duyduğu rahatsızlığı belirtti.

BOLD – Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, 17 Mart’ta milletvekilliği düşürülen HDPli Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Meclis’te gözaltına alınmasıyla ilgili polise talimat verdiğini söyledi.

Şentop’un yazılı açıklaması:

“27. Dönem Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun terör örgütü propagandası yapmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.2.2018 tarihli, E.2017/490 K.2018/80 sayılı kararının istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleştiği hususu, Cumhurbaşkanlığı’nın 11 Mart 2021 günlü, 10608 sayılı yazısı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na bildirilmiştir. Bunun üzerine Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında verilen ve Anayasa’nın 76’ncı maddesi uyarınca milletvekili seçilmeye engel teşkil ettiği anlaşılan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü 17.3.2021 günlü 60’ıncı birleşiminde, saat 15.19 civarında TBMM Genel Kurulu’nun bilgisine sunulmuş; böylece Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliği Anayasa’nın 84’üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince düşmüştür.

Daha sonra oturumu yöneten Başkanvekilince milletvekili sıfatını kaybeden Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Genel Kurul Salonu dışına çıkması gerektiği belirtilmiş ve TBMM İdare Amirleri göreve davet edilmiştir. Devam eden süreçte Ömer Faruk Gergerlioğlu Genel Kurul Salonu dışına çıkmamış, TBMM Genel Kurulu çalışmalarına devam edememiş ve 17.3.2021 günlü 60’ıncı birleşim, TBMM İçtüzüğü’nün 68’inci maddesi uyarınca saat 16.05’te kapanmıştır. Birleşim kapanma saati olan 16.05’ten sonra Ömer Faruk Gergerlioğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grubu üyesi yaklaşık 30 milletvekili ile birlikte ellerinde çeşitli sloganların yazılı olduğu dövizlerle Genel Kurul Salonunda beklemeye devam etmişler ve saat 19.26’da Genel Kurul salonundan çıkış yapmışlardır.

TBMM Genel Kurulu Salonu’ndan çıkış yapan Ömer Faruk Gergerlioğlu, HDP Grubu mensubu bazı milletvekilleri ve danışmanlar ile beraber TBMM Ana Bina 2. Katta bulunan HDP Grup toplantı salonuna geçiş yapmışlardır. Genel Kurul Salonundan parti grubu toplantı salonuna geçiş esnasında kalabalık içerisindeki bazı kişilerin “biji serok apo” sloganları attığı tespit edilmiştir. 18.3.2021, 19.3.2021, 20.3.2021 tarihlerinde TBMM’den ayrılmayan Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun söz konusu tarihlerde değişik zaman dilimlerinde sosyal medya platformları üzerinden canlı yayınlar yaptığı ve video yayınları gerçekleştirdiği, basın açıklamaları yaptığı, aralarında bazı milletvekillerinin TBMM’ye kayıtsız (hukuka aykırı) şekilde girişini sağladıkları kişilerin de bulunduğu çok sayıda ziyaretçiyi kabul ettiği ve bu eylemlerini Anayasa Mahkemesi’nin hakkında vereceği karara kadar kesintisiz şekilde sürdüreceğini çeşitli vesilelerle beyan ettiği hususları tespit edilmiştir.17.3.2021 – 20.3.2021 tarihlerini kapsayan süre zarfında, TBMM İçtüzüğü’nün 167’nci maddesi hükmü uyarınca, ‘eski milletvekili’ sıfatıyla TBMM Yerleşkesi’nde bulunmasına binaen Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında TBMM Başkanlığı’nca gerekli tutanaklar tutulmuş, başka herhangi bir işlem gerçekleştirilmemiştir. Diğer taraftan söz konusu tutanaklar TBMM Genel Sekreterliği tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmiştir.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.3.2021 tarihli yazısıyla, hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun ifadesinin alınması için Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne talimat verilmiştir. Bu talimat kapsamında, TBMM İçtüzüğü’nün 164’üncü ve 170’inci maddeleri hükmü gereğince Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun TBMM Koruma Dairesi Başkanlığı’nda görevli polis memurları aracılığıyla yakalanarak Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memurlarına teslim edilmesine ve bu suretle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.3.2021 günlü, soruşturma yazısının gereğinin yerine getirilmesine TBMM Başkanlığı’nca izin verilmiştir.

Anayasaya göre milletvekilliği kesin hüküm ile sona ermiş ve milletvekili sıfatı taşımayan bir kişinin Meclis’i eylem alanı olarak kullanmaya kalkması kabul edilemez. Tamamen Anayasa ve TBMM İçtüzüğü hükümlerinin gereği olarak yapılan bir işleme karşı TBMM çatısı altında bir eylemin devamına ve Meclis’in terörize edilmeye çalışılmasına müsaade edilmeyeceği bilinmelidir. Hiç kimse, milletimizin temsil makamı olan TBMM’yi hukuk dışı bir propagandanın parçası kılamaz. Bunu yapmaya kalkanlara karşı gereği, hukuk dahilinde yapılır ve yapılmıştır.”

“YALAN ÜZERİNE GÖZALTI ZULÜMDÜR”

Şentop’un açıklamasına AKP’den Deva Partisi’ne geçen Mustafa Yeneroğlu tepki gösterdi. Yeneroğlu, 2016 yılında çekilen görüntüler üzerinden Gergerlioğlu’nun gözaltına alınmasını “Her zaman ve her şartta hakikat yargı mensuplarının onurudur. Bir savcı ne şartta olursa olsun, hakikatin dışına çıkamaz! Çıkınca adalet değil, zulüm dağıtır. Bu görüntüler 3.5.2016’ya ait. Sn. Gergerlioğlu ile alakasız. Yalan üzerine gözaltı zulümdür!” diye değerlendirdi.

 

Bahçeli hedef göstermişti: Ömer Faruk Gergerlioğlu abdest alırken gözaltına alındı

MHP’den açıklama: Gereği yapıldı, yatağıyla atıldı, yeni adresi cezaevi

medyabold
Devamını Oku »

MHP’den açıklama: Gereği yapıldı, yatağıyla atıldı, yeni adresi cezaevi

Devlet Bahçeli’nin hedef gösterdiği Ömer Faruk Gergerlioğlu ile ilgili MHP’den ilk açıklama MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’den geldi. Yönter, Gergerlioğlu’nun yeni adresinin cezaevi olduğunu söyledi.

BOLD –  MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gergerlioğlu’nun yer yatağı ile beraber Meclis’in kapısının önüne koyulması mümkündür” çağrısının karşılık bulduğunu belirterek, “Gergerlioğlu Gazi Meclis’ten yatağıyla birlikte atıldı” paylaşımını yaptı.

“KOĞUŞUNDA RANZAYA SERSİN YATAĞINI”

Gergerlioğlu’nun soyadını bilerek yanlış yazan ve dalga geçen Yönter, “Ö. Faruk Gergeroğlu’nun yeni adresi artık cezaevi. Sayın Genel Başkanımızın çağrısı karşılık buldu, Gergeroğlu Gazi Meclis’ten yatağıyla birlikte atıldı. Artık yeni koğuşunda ranzaya değil yere serer yatağını. Gergeroğlu, senin neren doğru ki soyadın bile doğru olsun ya da doğru yazılsın. Bizim için her şeyin yanlış. İstersen Gerenoğlu olsun yeni soyadın. Senin gibi ucube bir bölücü liderimize laf edemez. Varlığı yanlış olanın soyadı zaten yanlıştır Gergeroğlu. Gerenoğlu’na gereği yapılmış. Ne Mutlu Türk’üm Diyene.” ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ’Nİ NE DEMİŞTİ?

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesini “adalet ve hukukun harfiyen uygulanması” olarak nitelendiren MHP lideri, Gergerlioğlu’nun Meclis’te başlattığı eyleme de tepki göstererek, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’u “göreve çağırdı”. Bahçeli dünkü paylaşımında, “Yer yatağı derhal kaldırılmalı, milletvekilliği düşürülen kirli şahıs Gazi Meclis’ten behemehâl çıkarılmalıdır. Taviz, teslimiyeti getirir. Teslimiyet ise boyun eğmedir. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur. Şayet TBMM Başkanı’nın yetkisi bu konuda sınırlıysa, süratle hazırlanacak bir maddelik kanun teklifinin Genel Kurul’da kabulüyle birlikte Gergeroğlu’nun yer yatağı ile beraber Meclis’in kapısının önüne koyulması mümkündür ve konu acildir” demişti.

Bahçeli hedef göstermişti: Ömer Faruk Gergerlioğlu abdest alırken gözaltına alındı

medyabold
Devamını Oku »

20 Mart 2021 Cumartesi

Ömer Faruk Gergerlioğlu abdest alırken gözaltına alındı

Ömer Faruk Gergerlioğlu, Adalet Nöbeti’nin 5. gününde TBMM’de gözaltına alındı. Polis, Gergerlioğlu’nun abdest alırken pijamalarıyla götürdü.

BOLD – Milletvekilliği düşürüldükten sonra TBMM’de Adalet Nöbetine başlayan Ömer Faruk Gergerlioğlu, saat 06:30 civarı gözaltına alındı. Gergerlioğlu sabah namazını kılmadan önce abdest almak üzere lavaboya girdiği sırada 100’e yakın polis geldi.

Gergerlioğlu, lavabodan çıkarıldıktan sonra polislere, “namazımı kılayım, üzerimi değiştireyim öyle gidelim” demesine rağmen polis gözaltı işlemini başlattı.

Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu ve Hüseyin Kaçmaz’ın da itirazlarına rağmen Gergerlioğlu, pijamaları ve terlikleri varken zorla götürüldü.

Gözaltına alınan Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Kavaklıdere Polis Karakoluna götürüldüğü öğrenildi.

Gergerlioğlu’nun gözaltına alınma nedeninin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yeni bir soruşturma kapsamında olduğu belirtildi. Soruşturmada, Gergerlioğlu’nun Meclisi terk etmediği, hala “milletvekili gibi davrandığı, sosyal medya üzerinden basın açıklamaları yaptığı, canlı yayınlar yaptığı, kamu binasında hakkı olmadan durması” suç sayıldı.

Milletvekili Hüseyin Kaçmaz gözaltı anlarını anlattı. Kaçmaz, gözaltına engel olmak istedikleri için kendilerinin de polis müdahalesine maruz kaldığını söyledi. Kaçmaz, kollarındaki morlukları gösterdi. HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, “Yine AKP- MHP faşist ruhunun ülkeye dayattığı hukuksuz uygulamalar sonrası, barbarca görüntülerin yaşanabileceğini bir kez daha gördük. Ömer Hocamızın vekilliğinin hukuka aykırı düşürülmesinden sonra kendisinin bu haksız, hukuksuz karara karşı sürdürdüğü eylemin 5. Gününde sabah namazı için uyanıp lavaboya girdiğinde aniden yüzlerce polis koridoru kuşatma altına alındı. Ömer Hocamız abdest alınırken, kendisine tebligat yapılmadan, kıyafetlerini giyilmesine müsaade edilmeden, sürükleyerek götürüldü. Barbarlık vardı.” dedi.

DEVLET BAHÇELİ “MECLİS’TEN ÇIKARILMALI” DEMİŞTİ

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesini “adalet ve hukukun harfiyen uygulanması” olarak nitelendiren MHP Başkanı Devlet Bahçeli, Gergerlioğlu’nun Meclis’te başlattığı eyleme de tepki göstererek, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’u göreve çağırdı.

Bahçeli dünkü paylaşımında, “Yer yatağı derhal kaldırılmalı, milletvekilliği düşürülen kirli şahıs Gazi Meclis’ten behemehâl çıkarılmalıdır. Taviz, teslimiyeti getirir. Teslimiyet ise boyun eğmedir. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur. Şayet TBMM Başkanı’nın yetkisi bu konuda sınırlıysa, süratle hazırlanacak bir maddelik kanun teklifinin Genel Kurul’da kabulüyle birlikte Gergeroğlu’nun yer yatağı ile beraber Meclis’in kapısının önüne koyulması mümkündür ve konu acildir” ifadesini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdogan sacks another cenbank chief after sharp Turkey rate hike

President Tayyip Erdogan abruptly sacked Turkey’s central bank chief on Saturday, two days after a sharp interest rate hike to head off inflation, replacing him with a former ruling party lawmaker and critic of tight monetary policy.

It was the third time since mid-2019 that Erdogan – who has repeatedly called for low rates – has ousted a bank governor. Analysts predicted the lira would tumble when markets reopened as the bank’s credibility took another hit.

Outgoing governor Naci Agbal, appointed less than five months ago, had won market praise by aggressively raising the policy rate by 875 basis points to 19%, the highest of any big economy.

His shock removal, announced in the early hours Saturday, comes after the bank hiked rates by a more-than-expected 200 points on Thursday in a “front-loaded” move meant to head off inflation near 16% and a dipping lira.

The country’s Official Gazette announced that Erdogan had replaced him with Sahap Kavcioglu, a former member of parliament for Erdogan’s ruling AK Party (AKP). The former banker has publicly criticized Agbal’s hawkish policy.

“While interest rates are close to zero in the world, opting for a rate hike for us will not solve economic problems,” he wrote in a column in Yeni Safak newspaper last month.

Rate hikes will “indirectly cause inflation to rise,” he added – echoing Erdogan’s unorthodox view of monetary economics, which has dogged the major emerging market economy for years.

A lack of monetary independence has exacerbated Turkey’s boom-bust growth and record dollarization, and helped keep inflation in double digits for most of the last four years, economists say. The lira has lost half its value since 2018.

“This implies the government will once again try to stimulate the economy by low rate policies,” said Selva Demiralp, director of the Koc University-TUSIAD Economic Research Forum, in Istanbul.

“Such a priority has a high potential to backfire by causing extreme pressures on the lira and contracting the economy even further,” she said.

RAPID TURNOVER

Kavcioglu, the fourth central bank chief in five years, is known among local bankers but little among mainstream economists and foreign investors.

Before being elected in 2015 in Turkey’s northeast AKP stronghold, he was deputy general manager at state lender Halkbank as part of a more than 25-year career in banking.

A trader at one local bank predicted Kavcioglu would deliver a rate cut before the next scheduled policy meeting in April.

“There is now a very real chance that Turkey is heading for a messy balance of payments crisis,” Jason Tuvey, an analyst at Capital Economics, wrote in a note.

Since Agbal’s appointment on Nov. 7, the lira had rebounded more than 15% from a record low beyond 8.50 to the dollar. Some $20 billion of foreign funds also trickled into Turkish assets, reversing years of outflows.

But even though Erdogan appointed Agbal as part of what he called a new market-friendly economic era, the president continued to urge lower rates. In announcing reforms this month, he said price stability should be “put aside”.

Early on Saturday, Agbal thanked Erdogan on Twitter “for all the posts he has found me fit for and appointed me to until today… I also convey my gratefulness for removing me from my post as of today.”

Agbal, also a long-time AKP member, had regularly repeated his determination to get inflation down to a 5% target by the end of 2023 and promised to hike again if needed.

“If you abandon a tight policy stance … at an early stage, past experiences show that inflation moves upward again,” Agbal told Reuters last month in his first interview as governor.

His removal continues the rapid turnover at the bank.

In July 2019, Erdogan sacked governor Murat Cetinkaya for not bringing interest rates down swiftly. He dismissed Cetinkaya’s replacement, Murat Uysal, in November last year after the lira slumped to its record low.

Reuters

Turkey’s Erdogan quits European treaty on violence against women

The post Erdogan sacks another cenbank chief after sharp Turkey rate hike appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2021/03/20/erdogan-sacks-another-cenbank-chief-after-sharp-turkey-rate-hike/
Devamını Oku »