24 Mayıs 2021 Pazartesi

Gökyüzünde gazeteci avı: Belarus muhalif gazeteciyi ‘hava korsanlığı’ ile gözaltına aldı

Belarus muhalif bir gazeteciyi gözaltına almak için ‘hava korsanlığına’ benzer bir taktik uyguladı. Yunanistan’dan Litvanya’ya giden Ryanair yolcu uçağını hava sahası üzerindeyken aldatmaca bir gerekçeyle zorla Minsk’e indirdi ve muhalif gazeteciyi gözaltına aldı.

BOLD – Belarus yönetimi, Yunanistan’ın başkenti Atina’dan hareketle Litvanya’nın başkenti Vilnius’a giden Ryanair’e ait bir yolcu uçağını başkent Minsk’e iniş yapmaya zorladı ve uçakta bulunan muhalif gazeteci Raman Pratasevich’i tutukladı.

SAHTE BOMBA İHBARI İLE MİNSK’E İNDİRİLDİ

FR4978 sefer sayılı uçak Atina’dan Vilnius’a gidiyordu. Uçak, Litvanya sınırına varmadan rotasını doğuya Minsk’e çevirdi. Yunanistan ve Litvanya uçakta 171 yolcu bulunduğunu duyurdu.

Uçağa yapılan sahte bomba ihbarının ardından Ryanair uçağına havada Belarus hava kuvvetlerine ait bir MiG-29 savaş uçağı eşlik etmeye başladı ve uçak başkent Minsk’e indirildi. Uçakta bulunan muhalif gazeteci, Nexta grubunun eski editörü Roman Protasevich, uçak yeniden havalanmadan önce gözaltına alındı ve hemen sonra polis tarafından uçaktan alındı.

Uçakta bulunan diğer yolcular, genç gazetecinin tutuklanmadan önce korktuğunu ve titremeye başladığını ve ülkesinde kendisi aleyhinde idam cezası bulunduğunu söylediğini aktardı.

Ryanair’e ait uçak Litvanya’nın başkenti Vilnius’a planlanan varış saatinden yaklaşık yedi saat sonra, yerel saatle 21.25’te vardı.

UÇAĞIN ROTASI NASIL DEĞİŞTİRİLDİ?

Ryanair yazılı açıklamasında ‘mürettebatın Belarus (Hava Trafik Kontrol) tarafından olası bir güvenlik tehdidi nedeniyle uyarıldığını ve en yakın havaalanı Minsk’e zorunlu iniş yapma talimatı verildiğini’ söyledi.

Flightradar24 adlı uçuş takip internet sitesinin rota seyrine göre ise uçak rotayı değiştirdiği sırada Minsk’e değil Vilnius’a daha yakın bir konumdaydı.

Ryanair, Minsk’te yapılan kontrollerde ‘ters bir durum tespit edilmediğini’ belirtti ve uçağa yerel saatle 20.50’de Minsk’ten havalanması için onay verildiğini ifade etti.

Şirket, “Ryanair ilgili ulusal ve Avrupalı güvenlik kurumlarını bilgilendirdi, Ryanair’in kontrolü dışında gerçekleşen gecikmeden dolayı bütün yolculardan özür dileriz” dedi. Ryanair açıklamasında muhalif gazeteci Protasevich’ten bahsetmedi.

BATIDAN SERT TEPKİ: DEVLET TERÖRÜ

Avrupa Birliği (AB) liderleri, Nato ve ABD, muhalif gazeteci Roman Protasevich’in gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi.

AB liderlerinin Belarus’a olayla ilgili nasıl bir karşılık verileceğini bugün görüşmesi bekleniyor. AB’nin üst düzey bir yetkilisi olayı ‘kaçırma’ olarak nitelendirdi, ABD Dışişleri Bakanlığı da “şok edici bir eylem” dedi.

Bazı Avrupa Birliği üyesi ülkeler olayı ‘devlet terörü’ olarak nitelendirdi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, “tuhaf eylemlerin ciddi sonuçları olabileceği” uyarısında bulundu.

Litvanya Devlet Başkanı Gitanas Nauseda, AB’ye çağrıda bulunup “Belarus’a yeni yaptırımlar uygulansın” dedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen “zalimce ve yasa dışı bir hareket … sonuçları olacak” dedi.

Ryanair’in merkezinin bulunduğu İrlanda’nin Başbakanı Micheal Martin, olayla ilgili “kesinlikle kabul edilemez” açıklaması yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken “şok edici bir eylem” sözleriyle kınadı ve Joe Biden hükümetinin atılacak adımları ‘ortaklarıyla işbirliği halinde yürüttüğünü’ ifade etti.

ABD’nin Belarus Büyükelçisi Julie Fisher da, Twitter hesabından paylaştığı mesajda ‘Lukaşenko’nun sahte bomba ihbarı ile bir gazetecinin gözaltına alınması için savaş uçağı göndermesinin tehlikeli ve tiksindirici’ olduğunu söyledi.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, AB liderlerinin Pazartesi günü zirvede “bu olağandışı olayı görüşeceklerini ve bunun sonuçları olacağını” ifade etti.

Nato Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de olayı “ciddi ve tehlikeli” olarak değerlendirdi. Uluslararası soruşturma talep etti.

Letonya ve Litvanya, Belarus hava sahasının ‘tehlikeli’ ilan edilmesi çağrısında bulundu, Letonya Dışişleri Bakanı Edgars Rinkevics ise hava sahasının bütün uluslararası uçuşlara kapatılması gerektiğini söyledi.

BM Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), “kaygı verici” olarak nitelediği zorunlu inişin “Chicago Sözleşmesi’ne aykırı olabileceği” yorumunu yaptı. Chicago Sözleşmesi, hava sahalarının ve uçakların güvenliğini belirleyen kuralları oluşturuyor.

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, “Bir sivil yolcu uçağını kaçırmak benzeri görülmemiş bir devlet terörüdür, cezasız kalmamalıdır” dedi.

Protasevich’in serbest bırakılması çağrısında bulunan siyasetçiler arasında, geçen sene düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerinde Alexander Lukaşenko’ya sandıktan yenik düşen Belarus muhalefet lideri Svetlana Tikhanovskaya da var. Tikhanovskaya, seçimlere hile karıştırıldığını iddia ediyordu.

Geçen yıl Ağustos’ta yeniden devlet başkanı seçilen 66 yaşındaki Lukaşenko, 1994’ten bu yana iktidar koltuğunda. Lukaşenko, seçimlerden sonra muhaliflere karşı baskıları artırdı. Birçok muhalif gözaltına alındı, Tikhanovskaya dahil birçokları da ülkeyi terk etti.

Belaruslu muhalif lider Svetlana Tsikhanouskaya, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, BM Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nü (ICAO) acil göreve çağırarak, “Rejim, gazeteci ve aktivist Raman Pratasevich’i tutuklamak için Ryanair uçağını Minsk’e inmeye zorladı. Kendisi Belarus’ta ölüm cezasıyla karşı karşıya. Raman’ın derhal serbest bırakılmasını, ICAO’nun soruşturma yürütmesini ve Belarus’a yaptırım uygulanmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

RAMAN PRATASEVİCH

Belaruslu muhalif gazeteci Raman Pratasevich

Sürgündeki muhalif lider Tsikhanouskaya’nın, Belarus’ta ‘ölüm cezasıyla karşı karşıya olduğunu’ dile getirdiği Protaseviç’in ‘gazeteci, fotoğrafçı, blog yazarı ve aktivist’ olduğu belirtiliyor.

Protaseviç, geçen yılki tartışmalı devlet başkanlığı seçimlerinin ardından Lukaşenko karşıtı protestoların düzenlenmesine katkı sağlayan muhalif yayın organı Nexta’da editör olarak görev yaptı. Minsk yönetimi Nexta’yı ‘aşırılıkçı’ olarak kabul ediyor.

Belarus hükümeti, Protasevich’i geçen yıl ‘terörist faaliyetlere karışan kişiler’ listesine eklemişti.

Ayrıca 27 yaşındaki Protaseviç, ‘hükümete karşı nefreti kışkırtmak’ da dahil olmak üzere birçok başka cezai suçlamayla karşı karşıya.

İddianame kabul edildi, 6 kişinin kaçırılmasına yardımcı olanlar yargılanacak

 

Gökyüzünde gazeteci avı: Belarus muhalif gazeteciyi ‘hava korsanlığı’ ile gözaltına aldı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

“Erkan Yıldırım Venezuela’ya ‘cami işi’ için kendi imkanlarıyla gitti”

Sedat Peker’in uyuşturucu ticaretiyle suçladığı AKP’li Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ı, AKP’li Milletvekili Serkan Bayram savundu. Skandal Venezuela ziyaretiyle ilgili “Filistin Camisinin yapım süreci vardı. Hayırsever iş adamı olarak müteşekkir olduk” dedi.

BOLD – Suç örgütü lideri Sedat Peker, Youtube’daki 7’nci videosunda AKP Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın 2020’de uyuşturucu ticaretinin güzergahını değiştirmek için Venezuela’ya gittiğini iddia etti. Peker videoda “4 ton 900 kilo kokain yakalandıktan sonra yeni güzergah kurmak için Venezuela kim gitti? Eski başkanımız Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım… O mal yakalandıktan sonra bu senenin başında, şubat ayında gitti 4 gün kaldı” dedi.

Peker’in iddiaları üzerine Binali Yıldırım, oğlunun Venezuela’ya test kiti ve maske dağıtmaya gittiği açıklaması yaptı. Peker’in açıklamalarının ardındın AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram’ın, 7 Aralık 2020 tarihli sosyal medya paylaşımında Erkan Yıldırım’ın da olduğu görüldü. Bayram’ın fotoğrafı, “Türkiye Venezuela Parlamentolar Arası Dostluk Grubu heyetimiz ile birlikte Caracas’ta Türkiye Maarif Vakfı okullarını ziyaret ettik” mesajıyla paylaştı. Bayram’ın mesajı Türkiye’nin Karakas Büyükelçiliği tarafından da paylaşıldı.

HAYIRSEVER İŞ ADAMI MÜTEŞEKKİR OLDUK

ANKA’ya konuşan AKP İstanbul Milletvekili ve Türkiye-Venezuella Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Serkan Bayram, şu bilgileri paylaştı: “Erkan Bey de kendi imkanları ile gelmişti, resmi heyetin içinde değil. Sosyal projeleri vardı. Filistin Camisi’nin yapım süreci vardı. Oraya destek olundu. Maarif Vakfının okulunun resmidir, o. Hastane vardı, pandemi nedeniyle sıkıntıları vardı. Hayırsever iş adamı olarak müteşekkir olduk. Denk geldik, ondan sonra da dönüldü” açıklaması yaptı. Binali Yıldırım’ın söylediği gibi test kiti ve maske dağıtımından bahsetmeyen Bayram, Peker’in iddialarıyla ilgili ise, “Terör örgütü üyesi, ülkemize iktidarımıza bu tip hezeyanlar içinde isnatlarda bulunuyor. Milli güvenlik tehdidi haline gelmiştir. Bu kimsenin yanına kar kalmaz, çamur at izi kalsın mantığı ile bir yere varılmaz.”

Devlet 5 ton kokaini soruşturacak adam gönderemezken Erkan Yıldırım nasıl gitti?

“Erkan Yıldırım Venezuela’ya ‘cami işi’ için kendi imkanlarıyla gitti” yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Peker’den Saray’a örtülü mesaj

Sadettin Tantan, organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker’in Cumhurbaşkanlığı’na üstü örtülü “Beni kullanın” mesajı verdiğini söyledi. Peker’in tasfiye edilmesi gereken isimleri halkın önüne koyduğunu vurguladı.

BOLD – Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, suç örgütü lideri Sedat Peker’in bombalı suikast sonucunda katledilen gazeteci Uğur Mumcu, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın oğlu ve pek çok konudaki iddialarıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı’na üstü örtülü “Beni yabancı servislere terk ettirmeyin, beni siz kullanın” mesajı verdiğine dikkat çekti. Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre Tantan, “Peker, yurt dışından iddialarda bulunuyor. Konuşurken, Cumhurbaşkanlığı’na hiç toz kondurmuyor. Aksine Cumhurbaşkanlığı’nın önünü açıyor. Tasfiye edilmesi gereken isimleri masanın, halkın önüne koyuyor” dedi.

O ÖRGÜTÜ YÖNLENDİREN İRADE KİM?

Eski Bakan Tantan, Peker’in yayımladığı son videoyu ve Mumcu’nun katledilmesini değerlendirdi. İstanbul’da 17 Ocak 2000’de Beykoz’da bir hücre eve yapılan Hizbullah baskını sonrasında, hücre evlerinde onlarca cesedin bulunduğu, hücre evlerinden alınan disketlerin çözümlerinin yapıldığını anlattı. Ardından, Uğur Mumcu Uzun Takip (UMUT) operasyonun başlatıldığını işaret eden Tantan, bu operasyon sonucunda Mumcu’nun faillerinin birçoğunun yakalandığını ifade etti. Ancak Mumcu cinayeti ile ilgili “O örgütü yönlendiren irade kim tartışmasının hala devam ettiğini” vurgulayan Tantan, o günkü İran istihbaratı yetkililerinin Türkiye’deki faaliyetlerine bakılması gerektiğinin altını çizdi.

BÜYÜK PLAN İŞLİYOR

Bugün Türkiye’nin “hukuk devletinden uzaklaştığı ve tek kişinin görüşüne kitlendiği için derebeylere teslim olduğuna” dikkat çeken Tantan, “İçişleri Bakanlığı ya da AKP iktidarı Peker’e ve suç örgütlerine karşı ne tür bir adım atmalı” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Atamaz. Şunun için atamaz. ABD’den icazet alan, Türkiye’de siyasi parti kurup, iktidara getirilen, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) önüne getirilen bir yapı. Nedir BOP’un içeriği? Bütün kurumların içini boşaltmak. Altını kirletmek. İnanç değerlerini kirletmek. Toplumun değerlerini çökertmek. Bütün bunlar yapıldı mı, yapıldı. Tek bir kişi Türkiye’yi değiştirip dönüştürdü. BOP çerçevesinde bunlar aynen uygulamaya konuldu.”

Peker’den Saray’a örtülü mesaj yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Susurluk-JİTEM davasının akıbetini Peker’in konuştuğu gün öğrendiler

Mehmet Ağar, Korkut Eken ve İbrahim Şahin hakkındaki beraat kararlarının bozulduğu Susurluk-JİTEM davasında karar 5 Nisan’da verildi. Ancak karar, UYAP’a 27 Nisan’da yüklendi. Davanın tarafı avukatlar ise kararı, Sedat Peker’in konuştuğu gün öğrendi.

BOLD – 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlere ilişkin Susurluk-JİTEM davasında, aralarında Mehmet Ağar, Korkut Eken ve İbrahim Şahin’in de bulunduğu 18 sanık hakkındaki beraat kararını bozan istinaf mahkemesinin kararı ne zaman tebliğ ettiği tartışma konusu oldu.

T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre, 5 Nisan’da verilen karar, UYAP’taki mevcut kayıtlara göre 27 Nisan’da sisteme yüklendi. Ancak davanın tarafı avukatların büyük bölümü, Mayıs ayındaki kontrollerinde bile kararı göremediklerini söyledi. Sisteme göre 27 Nisan’da verilen karar, bazı avukatlara birkaç gün önce tebliğ edilmesiyle ortaya çıktı. Kararın öncelikli olarak iletildiği üç avukattan ikisinin cezaevinde olduğu anlaşıldı. 5 Nisan tarihli kararın verilmesinden 10 gün önce, Adalet Bakanlığı’nın Ankara Başsavcılığı kanalıyla, davanın akıbetini sorduğu da ortaya çıktı.

SEDAT PEKER’İN AÇIKLAMALARI

Susurluk-JİTEM davasındaki kararın, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in, 90’lı yıllarda işlenen cinayetlere yönelik itiraflarıyla çakışması, zamanlama konusunda tartışma yarattı. Karar, Peker’in açıklama yaptığı 23 Mayıs’ta verilmedi ancak kararın varlığından avukatlar 23 Mayıs’ta haberdar olabildi.

Alınan bilgiye göre, Bölge Adliye Mahkemesinin (istinaf) karar metnindeki ifadesine göre hüküm 5 Nisan’da verildi. Duruşmasız yapılan inceleme sonunda verilen kararın yazımı kayıtlara göre 22 gün sürdü. Karar, 27 Nisan’da sisteme yüklendi. Ancak karardaki ve UYAP’taki bu bilgilere rağmen avukatlar, kısa süre önce yaptıkları kontrollerde dahi UYAP’ta kararı göremediklerini belirtiyor. Buna göre ya sistemden kaynaklı sorunlardan dolayı avukatlar kararı göremedi ya da söylenen tarihte karar UYAP’a yüklenmedi ancak yüklendiği tarihte, 27 Nisan tarihinde yüklenmiş gibi gösterildi.

ÖNCE CEZAEVİNDE AVUKATLARA GÖNDERDİLER

Karar, avukatlara birkaç gün önce tebliğ edilmesine rağmen hemen açığa çıkmadı. Bu tebliğ yapılan az sayıda avukattan ikisinin cezaevinde olmasından kaynaklandı. Dışarıdaki onlarca avukat yerine karar, cezaevindeki avukatlara öncelikli gönderildi. Bu yüzden de kararın varlığı ve içeriği, 23 Mayıs’ta açığa çıktı.

Bir diğer ayrıntı ise bakanlığın davaya ilgisi. Dosyadaki belgelere göre, Ankara Başsavcılığı, karardan 12 gün önce, 24 Mart 2021’de, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, istinaf mahkemesindeki dosyanın akıbetini sordu. Bu yazıdan 12 gün sonra 5 Nisan 2021’de ise istinaf mahkemesi, beraat kararlarını bozdu.

Susurluk-JİTEM davasının akıbetini Peker’in konuştuğu gün öğrendiler yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

23 Mayıs 2021 Pazar

Çocuklarını ve eşini Ege Denizi’nde kaybeden Gülfem Yeni gözaltına alındı

Yaklaşık üç yıl önce eşini ve iki evladını Ege Denizi’nde kaybeden Gülfem Yeni Çanakkale’de yapılan Cemaat operasyonlarında gözaltına alındı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Eşi Gökhan Yeni ve iki küçük çocuğunu, 28 Temmuz 2018’de Ege Denizi’nde kaybeden Gülfem Yeni bu akşam saat 20.00’de Çanakkale’de gözaltına alındı. 21 Mayıs Cuma Günü, Çanakkale’de yapılan Cemaat operasyonlarında 84 kişi gözaltına alındı. Aralarında Gülfem Yeni’nin de olduğu bazı kişiler ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

Bu akşam evinde arama yapılan ve dijital materyallerine el konulan Gülfem Yeni ikinci kez Çanakkale Emniyeti’ne götürüldü. Çocuklarını ve eşinin acısını daha atlatamayan Yeni’nin arama sırasında sinir krizi geçirdiği “Yeter artık peşimizi bırakın” diye ağladığı ve bağırdığı öğrenildi.

VEFAT EDEN EŞİNİ VE ÇOCUKLARINI SORDULAR

Eşini ve çocuklarını kaybettikten sonra Cemaat soruşturmaları kapsamında hakkında dava açılan ve 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Gülfem Yeni tutuksuz yargılanıyordu. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor. İkinci kez neden gözaltına alındığı henüz bilinmeyen Yeni’nin gözaltı süresinin uzatılması için bu sabah sulh ceza hakimliğine çıkarılacağı belirtiliyor. Gülfem Yeni’ye cuma günü yapılan ilk gözaltı sırasında yaptığı bazı telefon görüşmeler ve “Eşin, çoluk çocuğun nerede?” diye soruldu.

AYVALIK’TAN MİDİLLİ ADASI’NA GİDİYORLARDI

Gülfem Yeni, eşi Gökhan Yeni (31) ile 2,5 yaşındaki oğlu Burhan ve 8 aylık kızı Nurbanu ile 28 Temmuz 2018’de Türkiye’den ayrılmaya karar verdi. Ayvalık’tan Midilli Adası’na geçmek için bir tekneye bindiler. Tekne adaya varamadan alabora oldu. Toplam 16 kişinin olduğu teknede 7 kişi hayatını kaybetti. Bartın Kız Meslek Lisesinde edebiyat öğretmenliği yapan Hasan Aksoy, eşi Sena Aksoy ve 3 yaşındaki oğlu Yusuf Baha’yı da aynı gece kaybetmişti. Olaydan sonra tutuklanan Hasan Aksoy hala Mersin Tarsus Cezaevinde bulunuyor.

Gülfem Yeni’nin cenazede ayakta zor durabilmişti.

Gökhan Yeni ve çocuklarının cenazeleri Amasya’da defnedildi.

“Çoluk çocuğumun ölmesine sebep olanlar Bartın’daki işkencecilerdir”

Çocuklarını ve eşini Ege Denizi’nde kaybeden Gülfem Yeni gözaltına alındı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Trol Fatih Tezcan JİTEM davası hakimlerini hedef gösterdi

Fatih Tezcan, Mehmet Ağar’ın da yargılandığı JİTEM davasındaki beraat kararlarını bozan İstinaf hakimlerinin hakkında bilgi topladığını ilan etti. Tezcan’ın hangi sıfatla bilgi topladığını soran vatandaşlar, sosyal medyada Adalet Bakanı Gül’e müdahale et çağrısı yaptı.

BOLD – İstinaf mahkemesi, Susurluk JİTEM davasında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın da bulunduğu sanıklar hakkında beraat kararlarını bozdu. Ağar ve diğer sanıklar yeniden yargılanacak. 5 Nisan’da oy birliği ile alınan karar, bazı avukatlara bugün tebliğ edildi. Sedat Peker de bu cinayetlere ilişkin bugün önemli açıklamalarda bulunmuştu.

BAĞLANTILARINI ARAŞTIRIYORUZ

AKP’li sosyal medya trolü Fatih Tezcan, Ağar’ın da yargılandığı JİTEM davasını bozan hakimleri hedef gösterdi. Hakimler hakkında bilgi toplamaya başladığını söyleyen Tezcan, “5 Nisan 2021 tarihinde Mehmet Ağar ve diğer sanıkların beraat kararlarını bozan İstinaf Mahkemesi kararına ve Heyetin isim listesine ulaştım. Heyet Başkanı Hâkim M.H.Y’yı ve üye hâkimler A.S ve A.A’nın bağlantılarını araştırıyoruz. Bilgisi olanlar için İhbar Hattı: 05398629999” ifadelerini paylaştı.

KENDİNE ADALET BAKANI DEMESİN

Tezcan’ın paylaşımı büyük tepki topladı. Vatandaşlar Tezcan’ın hangi sıfatla hakimler hakkında bilgi topladığını, Adalet Bakanlığını da etiketleyerek sordu. Bir sosyal medya kullanıcısı, “Adalet Bakanı var mı bu ülkede? Varsa kendisine Adalet Bakanı demesin” dedi.

JİTEM davası şu cinayetleri kapsıyor: Namık Erdoğan, Metin Vural, Recep Kuzucu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım, İsmail Karaalioğlu, Yusuf Ekinci, Ömer Lütfi Topal, Hikmet Babataş, Medet Serhat, Feyzi Aslan, Lazem Esmaeılı (İranlı), Asker Smıtko (İranlı), Tarık Ümit, Salih Aslan ve Faik Candan.

PEKER’İN 1990’LARDAKİ CİNAYETLERE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

Sedat Peker, ‘Hayata korkusuzca bakanlar ölümden korkmazlar’ başlığını verdiği ve bugün yayınladığı 7. videosunda 1990’larda yaşanan cinayetlere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

1990’larda öldürülen Kürt mafya babaları konusuna değinen Sedat Peker, bu isimlerin PKK’ya yardım ettiği için öldürülmediğini iddia etti. Peker, Mehmet Ağar’ın bu kişilerden para aldığını ve Ağar’ın bu kişileri geçmişini temizlemek için öldürttüğünü ileri sürdü.

Peker’in bu konudaki sözleri de şöyle oldu:

“Bu Mehmet Ağar var ya Mehmet Ağar. Emniyet müdürlüğü döneminde en iyi arkadaşları, Behçet Cantürk’ü, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan… Hepsinden para alıyordu. Ağar en son siyasete girince, hayali cumhurbaşkanlığı, geçmişini temizlemek için Milli Güvenlik Konseyi’ne (Kurulu demek istiyor – MGK) bir sunum yaptı, o zaman Tansu Çiller’i ikna etti, sonra Milli Güvenlik Konseyi’ni, devletler kendi gelecekleri için bu tip eylemler yapabilir şeklinde sözlü karar çıkarttırıp sonra başladılar öldürmeye. Vallahi vatan millet için yapmadı, kendi geçmişini temizlemek için.

“SAVAŞ BULDAN VE ARKADAŞLARI DEVLETİ YÖNETENLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ”

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da Sedat Peker’in ‘faili meçhul’ cinayete kurban giden eşi Savaş Buldan hakkında yaptığı açıklamayla ilgili Twitter’dan bir mesaj paylaştı.

JİTEM davasında Mehmet Ağar ve diğer sanıklar hakkında beraat kararları bozuldu

Trol Fatih Tezcan JİTEM davası hakimlerini hedef gösterdi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye Sedat Peker’i yandaşlarsa 2 yıl sonraki seçimleri konuşuyor

Gündemi kasıp kavuran Sedat Peker videolarındaki mafya-devlet-medya ilişkileri iddialarına yayınlarında yer vermeyen ana akım medyada, 2023 seçimlerinde CHP-HDP ittifakı olasılığı tartışılıyor.

BOLD – Sedat Peker’in Youtube kanalında yayınladığı videolar gündemi belirlemeye devam ediyor. Peker’in son videosu ilk gün 8 milyon izlenmeye ulaştı. Videolardan önce onbinlerle ifade edilen ‘Reis Sedat Peker’ kanalının abone sayısı yarım milyonu geçti. Yedinci video 200 bin beğeni topladı.

IMDb’YE GİRDİ

Sedat Peker’in yedincisini yayınladığı video serisi, dünyanın en popüler film ve dizi veritabanını bünyesinde barındıran Uluslararası Film Veritabanı’na (Internet Movie Database – IMDb) girdi.

Türkiye’nin ikinci Susurluk vakası olarak kabul edilen Sedat Peker videoları, siyaset-mafya-medya üçgenindeki kirli ilişkileri gözler önüne seriyor. Sözlüklerde ve sosyal mecralarda Peker’in iddiaları konuşuluyor. ‘Sedat Peker 7’, ‘Yenileceksiniz’, ‘Venezuela’ etiketleri gündemi domine etti.

MEDYANIN GÜNDEMİ FARKLI

Yandaş kanallarla Habertürk, CNN Türk, ve TRT Haber’de yayınlanan programlarda ise iddialara ilişkin tek kelime yer almıyor. Habertürk, yarın gerçekleştirecek Süleyman Soylu söyleşisinin tanıtımında, Soylu ile konuşulacak konuların arasında Peker’in iddialarına yer vermedi.

YER YERİNDEN OYNAMIŞ…

Ayrıca, Habertürk’te bu akşam yayınlanan Kübra Par’ın sunduğu programda konuklarla 2023 seçimleri konuşuldu. Peker’in iddialarının gündeme gelmediği programda CHP’nin HDP ile ittifak ihtimali masaya yatırıldı.

Bir sosyal medya kullanıcısı, “Ülkede yer yerinden oynamış şunların konuştukları şeye bak… yazıklar olsun!” ifadeleriyle yayına tepki gösterdi.

Sedat Peker’in videoları Uluslararası Film Veritabanı IMDb’ye girdi

Türkiye Sedat Peker’i yandaşlarsa 2 yıl sonraki seçimleri konuşuyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Devlet 5 ton kokaini soruşturacak adam gönderemezken Erkan Yıldırım nasıl gitti?

Sedat Peker’in Erkan Yıldırım hakkındaki 5 ton kokain iddialarının ardından babası Binali Yıldırım’dan cevap geldi. Binali Yıldırım oğlunun Venezuela’ya test kiti ve maske götürdüğünü söyledi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise koronavirüs nedeniyle bölgeye uyuşturucu iddialarını araştıracak kimseyi gönderemediklerini söylemişti.

BOLD – Sedat Peker, bugün yayınladığı son videoda, uyuşturucu ticaretine bulaşan yeni siyasetçi yakınlarının isimlerini verdi. Peker, Güney Amerika’dan getirilen 5 ton kokainin yeni güzergahı ile ilgili Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ı işaret etti.

Sedat Peker, Erkan Yıldırım hakkında, “Kokain işini anlatayım. Yeni güzergah kurmak için Venezuela’ya kim gitti? Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım. Ocak ayında 4 gün, Şubat ayında 4 gün Venezuela’da kaldı.

Binali Bey’in böyle bir şeyin içinde olduğunu düşünmüyorum ancak ilk zamanlar Erkan Yıldırım hakkında çektikleri kasetleri, kumar kasetleri değil başka kasetler rüşvettir vs., daha sonra bunu bu işe yönlendirdiler bu işin aparatı haline geldiler. Türkiye’ye gelişi gidişi tüm organizasyonun ağları bu şekilde.

Neden kokain yakalanamıyor neden kokainleri Erkan Yıldırım’ın direkt gemisiyle ilgili de değil başka gemiler de koordinasyon alıyor. Peki Mehmet Ağar bunun neresinde. Mehmet Ağar da bu senkronizenin tam ortasında.

Erkan Yıldırım Süleyman Soylu dostluğuna bakın. Erkan Yıldırım’ın Süleyman Soylu’nun çevresinde bu konularla ilgili dostluğuna bakın.

Bir de diyorlar devleti zora sokmak için anlatıyor. Hayır ben devleti zora sokmak için anlatmıyorum” dedi.

BİNALİ YILDIRIM’DAN PEKER’E CEVAP

AKP Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in oğlu Erkam Yıldırım hakkında ortaya attığı iddialarla ilgili açıklama yaptı.

İHTİYAÇ SAHİPLERİNE TEST KİTİ GÖTÜRDÜ

İddiaların iftira olduğunu ve şiddetle reddettiklerini söyleyen Yıldırım, “Bizimle uyuşturucuyu yan yana getirmek tümüyle hakarettir, tümüyle reddediyoruz. Unutmayın ki çamur atanın önce kendi elleri kirlenir. Oğlum Venezuela’ya gitmiştir.

Orada bahsedildiği gibi Ocak’ta, Şubat’ta değil, geçen sene aralık ayında gitmiştir. Ve Kovid’le mücadele amacıyla ihtiyaç sahiplerine test kiti, maske gibi malzemeler götürüp dağıtmıştır.

O esnada Venezuela’da seçim olduğu için Türkiye Dostluk Grubu da oradaydı. Bazı sosyal medya paylaşımlarında resmi heyetle gittiği ifade ediliyor. Resmi heyetle gittiği gerçek dışıdır, kendi imkanlarıyla kendisi biletini alarak, kendisi masraflarını karşılayarak o ziyareti gerçekleştirmiştir” ifadelerini kullandı.

DEVLET GÖREVLİSİ GİDEMEDİ

Öte yandan, Sedat Peker’in devlet görevlilerinin de adının karıştığı 5 ton kokain iddialarına Süleyman Soylu televizyon ekranlarında cevap vermişti. Soylu, geçen Temmuz ayında yakalanan ve Türkiye’ye geldiği resmi makamlarca açıklanan kokainin soruşturulması için devlet görevlilerini pandemi dolayısıyla gönderemediklerini söylemişti. Bugün Soylu’nun sözlerini yorumlayan Sedat Peker, “Un değil ulan bu, kokain” diyerek tepki gösterdi.

Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda pandemi yüzünden devlet görevlilerinin gidemediği Güney Amerika ülkelerine Erkan Yıldırım’ın hangi sıfatla gittiği soruldu.

Yakınlarına zulüm yapılacağını söyleyen Sedat Peker’in kardeşine operasyon

Devlet 5 ton kokaini soruşturacak adam gönderemezken Erkan Yıldırım nasıl gitti? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Yandaşlar AA muhabirinin sorusunu Karlov suikastıyla bir tuttu

AA muhabiri Musab Turan’ın, AKP’li 2 bakana Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddiaları sormasına yandaşlardan koro halinde tepki geldi.

BOLD – Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili iddialarnı bakanlar Mustafa Varank ve Bekir Pakdemirli’ye soran AA muhabiri Musab Turan, AK troller ve yandaş yazarlar tarafından anında kripto fetöcü olmakla suçlandı.

Muhabir Turan’ın abisinin KHK ile ihraç edilen polisler arasında olduğu, ablasının da örgüt üyesi olduğu iddiaları sosyal medyada ve yandaş gazetelerde yayınlandı. Hakkında soruşturma bile yokken AA muhabiri Musab Turan abisi ve ablası üzerinden suçlu ilan edildi. Ancak Turan hakkında somut bilgi ve suçlamalara yer verilemedi.

Turan’ı hedef alan sosyal medya paylaşımları ve köşe yazılarında, yandaş yazarlar ve troller ortak dili kullandı. Kamikaze, uyuyan hücre, kripto fetöcü ve provokasyon kelimeleri, sosyal medya paylaşımlarında ve yazarların köşelerinde kullanılan ortak kelimeler oldu. Aynı kelimelerle algı operasyonuna başlanması, operasyonun aynı noktadan ve talimatla yönetildiği izlenimlerini güçlendirdi.

AHMET HAKAN: KÜÇÜK ÇAPTA RUS BÜYÜKELÇI SUİKASTİ GİBİ

Programına düzenli olarak AKP yandaşlarını davet eden Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan da tartışmalara farklı bir bakış açısından katıldı. AA muhabiri Turan’ın sorusu için “Umudunu kaybetmiş bir FETÖ’cü eylemine benziyor” dedi. Daha da ileri giderek AA muhabirinin soru sorması için “Küçük çapta Rus büyükelçi suikastı gibi“ ifadesini kullandı. Hakan “Bu muhabirin FETÖ’cü olup olmadığını bilmiyorum. Ama yaptığı şey… Tam olarak umudunu kaybetmiş bir FETÖ’cü eylemine benziyor. Bu muhabirin FETÖ ile zerre alakası olmayabilir. Ama yaptığı şey… Küçük çapta Rus Büyükelçi suikastı gibi. Sabbah’ın fedailerini andırıyor gibi” yorumuna yer verdi.

AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci de olayı Hakan gibi Karlov suikastına benzetti. Birinci, “Çağlayan Adliyesi’nin kapısında bildiri okuyan savcı, ha Rus büyükelçiye suikast yapan hücre, ha AA muhabiri Musab Turan’ın soru dışında her şeye benzeyen, güdümlü beyanları. FETÖ, espiyonaj tekniklerini kullanan bir terör örgütüdür“ ifadeleri ile paylaşımda bulundu.

BİTMEDİĞİNİ GÖRDÜK

Gazeteci Cem Küçük de benzer ifadeler kullandı. Karlov suikastını hatırlattı. Küçük “FETÖ’nün bitmediğini FETÖ’cü muhabir üzerinden gördük. Talimatla Rusya’nın Ankara büyükelçisini öldüren FETÖ’cüyle Musab Turan aynı örgütün elemanları. Ama kazanamayacaklarını biliyorlar” dedi.
Gazeteci Toygun Atilla da “Kamikaze FETÖ operasyonlarını hep birlikte izleyeceğiz” ifadesini kullanarak sosyal medya hesabında paylaşımda bulundu.

Sedat Peker: Kokainin yeni rotası için Venezuela’ya Binali Yıldırım’ın oğlu gitti

Yandaşlar AA muhabirinin sorusunu Karlov suikastıyla bir tuttu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Yakınlarına zulüm yapılacağını söyleyen Sedat Peker’in kardeşine operasyon

YouTube videolarıyla Türkiye’yi sallayan Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker ve yanındaki Yunus Olcay, Muğla’nın Fethiye ilçesindeki bir villada polis operasyonuyla gözaltına alındı. Peker son yayınladığı videoda hedef gösterdiği İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yakınlarına zulüm yapacağını iddia etti.

BOLD – Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan adli arama izni talep edildi.

Talep üzerine verilen karar doğrultusunda Atilla Peker’in otomobilinde, bugün öğle saatlerinde yapılan aramada 1 ruhsatsız tabanca ile 2 şarjör mermi ele geçirildi.

Bulunduğu villada gözaltına alınan Atilla Peker ve yanındaki Yunus Olcay’ın, polisteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

KUTLU ADALI SUİKASTI VE ATİLLA PEKER

Sedat Peker bugün yayınladığı son video da gözaltına alınan kardeşi Atilla Peker ile ilgili iddialar da paylaştı. Mehmet Ağar’dan Kutlu Adalı cinayeti için talimat aldığını söyleyen Sedat Peker, bu cinayet için kardeşi Atilla Peker’i görevlendirdiğini söyledi. Fakat Sedat Peker bu suikastta kendisi ve kardeşinin parmağı olmadığını ileri sürdü.

Peker kardeşi Atilla Peker’in gözaltına alınmasının ardından açıklama yaptı. Adalı suikastında Mehmet Ağar ve Korkut Eken’in isimlerini de verdiğini hatırlatan Peker, “Devletin kutsallığına inanmış olan şahsım tarafından bunu söylemek çok acı. Ancak namusu maaşı kadar olan bazı bürokratlar; Korkut Eken’le Mehmet Ağar’ı neden gözaltına almıyorsunuz, sadece benim kardeşimi alıyorsunuz?” dedi.

YAKINLARIMA ZULÜM YAPILACAK

Öte yandan, Sedat Peker hedefe koyduğu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yakınlarına yönelik harekete geçeceğini söyledi. Kendisine yakın isimlere zulüm yapılacağını ileri süren Peker, Soylu’yu uluslararası suçları ifşa etmekle tehdit etti.

Sedat Peker: Kokainin yeni rotası için Venezuela’ya Binali Yıldırım’ın oğlu gitti

Yakınlarına zulüm yapılacağını söyleyen Sedat Peker’in kardeşine operasyon yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Sedat Peker’in videoları Uluslararası Film Veritabanı IMDb’ye girdi

Organize suç örgütü liderliğinden hükümlü Sedat Peker’in YouTube kanalından yayınladığı ve milyonların izlediği videolar Uluslararası Film Veritabanı IMDb’de listelenmeye başladı.

BOLD – Sedat Peker’in yedincisini yayınladığı video serisi, dünyanın en popüler film ve dizi veritabanını bünyesinde barındıran Uluslararası Film Veritabanı’na (Internet Movie Database – IMDb) girdi.

“Sedat Peker vs AKP” başlığı kullanılan sayfada Peker’in bugüne kadar yayımladığı videolar hakkında kısa bilgiler veriliyor.

Peker’in videoları için kullanılan tanıtım metninde “Türkiye’de hükümetle derin bağları olan mafya liderinin dışlandığı”, “Peker’in mafya ve hükümet arasındaki karanlık bağlantıları çıkararak kendisine yapılan yanlışlar dolayısıyla intikam almak istediği” yazıyor.

Sayfada Peker’in videolarının türünün “biyografi, suç, reality show” şeklinde olduğu ifade ediliyor.

YouTube altıncı videosunun ardından Sedat Peker’in hesabına “onay işareti” vermişti.

Sedat Peker: Kokainin yeni rotası için Venezuela’ya Binali Yıldırım’ın oğlu gitti

Sedat Peker’in videoları Uluslararası Film Veritabanı IMDb’ye girdi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

İtalya’da teleferik kazası: 12 ölü

İtalya’nın İsviçre sınırındaki Maggiore Gölü üzerinde hizmet veren bir teleferiğin kablosunun kopması sonucu, teleferikteki en az 12 kişinin hayatını kaybettiği öğrenildi.

BOLD – İtalya’nın kuzeyinde yer alan Maggiore Gölü yakınlarında bir teleferik kabininin yere çakılması sonucu 12 kişi öldü, iki çocuk da ağır yaralandı. Kazaya hattaki bir kablonun kopmasının neden olduğu öğrenildi.

Milano şehrinin yaklaşık 90 kilometre kuzey batısında kalan bölgede yaşanan kaza sonrası çok sayıda ambulans, sağlık ekibi ve helikopter bölgeye sevk edildi.

İtalyan haber ajansı ANSA’nın aktardığı bilgilere göre, bölgede hizmet veren Stresa Mottarone teleferiği, Maggiore Gölü’ndeki ünlü Stresa kasabasından yabancı ve yerli turistleri 20 dakikada deniz seviyesinden yaklaşık bin 400 metre yüksekteki Mottarone dağının tepesine götürürken kaza yaptı.

Verbani adlı ormanlık alana düşen teleferiğin uzun ağaçların bulunduğu bir alana düşmesi sebebiyle arama kurtarma çalışmalarını yavaşlattığını belirtiliyor.

Stresa Mottarone teleferiği pandemi sebebiyle aylarca hizmet dışı kalmış, İtalya’daki Kovid-19 kısıtlamalarının kaldırılması sebebiyle 24 Nisan’da yeniden kullanıma açılmıştı. Kayak tutkunları ve dağcılar arasında oldukça popüler olan teleferik 2016 yılında bakıma alınmıştı.

Japonya’da hızlı tren bir dakika gecikince sürücüye soruşturma açıldı

İtalya’da teleferik kazası: 12 ölü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Sedat Peker’in Uğur Mumcu suikastı açıklamalarına aileden ilk tepkiler

Sedat Peker’in Mumcu suikastında dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ı suçlayan ifadelerinin ardından Mumcu’nun eşi ve kızından art arda açıklamalar geldi.

BOLD – Organize suç örgütü liderliğinden hükümlü Sedat Peker, bugün yayınladığı 7. videosunda, Mehmet Ağar’ın Uğur Mumcu cinayetinden sorumlu olduğunu ileri sürdü. Peker, Ağar’ın suikastın ardından Mumcu ailesini söylediği: “Bir tuğla çekersem duvar yıkılır” cümlesini hatırlattı.

Peker’in, Mumcu cinayetine ilişkin iddiaları şöyle: “Görüşüne katılırsınız katılmazsınız bence şehittir. Namuslu adamdı, şerefli adamdı. Her şeyden önce dürüst adamdı. Neden öldürüldü? Öldürüldüğü zaman yazdığı yazılara bakın. Hep terör bölgelerinde terör tarlaları olur, uyuşturucu satışları olur ve silah ticareti. Uğur Mumcu şehit ediliyor olay yerine ilk gelen kim? Saldırıdan sonra olay yerine ilk giden Mehmet Ağar’dır” dedi.

ÇEKİN TUĞLAYIN YIKILSIN DUVAR

Sedat Peker’in açıklamaları ardından Mumcu ailesinden de tepkiler geldi. Peker’in sözlerinin ardından, Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir mesaj paylaştı.

Suikastın aydınlatılması çağrılarını hatırlatan Güldal Mumcu: “Senelerdir Uğur Mumcu cinayetinin aydınlatılması için kim ne biliyorsa anlatsın, işin ucu kime dokunuyorsa dokunsun dedik. Bu görüşümüzü korumaya devam ediyoruz. Çekin tuğlaları yıkılsın duvar altında kim kalırsa kalsın” diye yazdı.

ONARILMAZ YARALAR AÇAR

Peker’in Uğur Mumcu suikastına ilişkin iddialarına Mumcu’nun kızı Özge Mumcu Aybars’tan da tepki geldi. Sosyal medyadan görüşlerini paylaşan Özge Mumcu, “Bir ülkede devletin güvenliği ile hukukun güvenliği eş anlamlıdır. Devlet güvenliği adına hukuk güvenliğinin ortadan kaldırılması demokrasi ve hukuk devleti için ileride onarılmaz yaralar açar. Bu gibi dönemlerde daha soğukkanlı olunmasında sayısız yarar bulunmaktadır. Dikkatler, gazetelere ve gazetecilere değil, saldırana ve saldırganın örgütüne çevrilmelidir” ifadelerini kullandı.

JİTEM davasında Mehmet Ağar ve diğer sanıklar hakkında beraat kararları bozuldu

Sedat Peker’in Uğur Mumcu suikastı açıklamalarına aileden ilk tepkiler yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

ABD’li ünlü savunma dergisi: 300 savaş pilotunu ihraç eden AKP hava kuvvetlerini sabote etti

Ünlü Amerikan savunma dergisi ‘The National Interest’ Türkiye’de 15 Temmuz’un ardından hava kuvvetlerinde yaşanan tasfiyeleri ve sonrasında ortaya çıkan tabloyu yazdı.

BOLD – İki ayda bir yayınlanan ‘The National Interest’ dergisinde yer alan ve Michael Peck tarafından kaleme alınan yazıda Türkiye’de 15 Temmuz tasfiyeleri sonrası Hava Kuvvetleri’nde oluşan büyük zaafiyet ayrıntılarıyla anlatıldı. Yazıda, “Türkiye hükümeti hava kuvvetlerini o kadar kötü bir şekilde tasfiye etti ki, F-16 uçaklarını zar zor uçurabiliyor” ifadeleri kullanıldı.

Savaş pilotlarını hapse atan bir ulusun sadece para israf etmekle kalmayazağını belirten Peck, aynı zamanda son derece değerli bir kaynağı sarf ettiğini vurguladı.

Türk hükumetinin açığı kapatmak için yurtdışına baktığını hatırlatan yazar, Washington’un Türk pilotlarının Amerika Birleşik Devletleri’nde temel uçuş eğitimi almasına izin vermesine rağmen ABD’nin uçuş eğitmenlerini Türkiye’ye gönderme talebini geri çevirdiğini ifade etti.

BİR F-35 PİLOTUNU YETİŞTİRMENİN MALİYETİ 11 MİLYON DOLAR

Savaş pilotları yetiştirmenin ucuz olmadığını vurgulayan Peck, “ABD Hava Kuvvetleri, F-35 gibi bir uçağı uçurmak için yeni bir pilot yetiştirmenin 11 milyon dolara mal olduğunu tahmin ediyor. Ve bu, yıllardır uçmakta olan deneyimli bir pilotun paha biçilmez deneyimini hesaba da katmıyor. Bu nedenle ABD Hava Kuvvetleri, deneyimli savaş pilotlarını elinde tutmak için yarım milyon dolarlık bonuslar sunmaya isteklidir.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ ‘GÜLÜNÇ’

Türk Ordusu’nun 15 Temmuz 2016’da AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘sözde’ devirmeye çalıştığının ‘iddia edildiğini’ belirten yazar sözlerini şöyle sürdürdü:

“İddiaya göre kelimesi bir nedenle kullanıldı. (Türk Ordusu) Sivil hükümetleri devirme konusunda profesyonel olmasına rağmen (1960 ile 1997 arasında dört başarılı darbe ile), 2016 çabası gülünçtü. Askerler, Boğaz Köprüsü’ne barikatlar dikerek İstanbul’u izole etmeye çalıştılar ancak yalnızca tek bir yönde şeritleri kapattılar. Youtube videosu Leopard tanklı askerlerin polise ve sivillere teslim olduğunu gösteriyordu. Erdoğan tatilden İstanbul’a geri dönerken, iki Türk Hava Kuvvetleri F-16 uçağı görüş alanındaydı – ancak onu (Erdoğan’ın uçağını) vurmayı başaramadılar.”

Sözlerini darbe planının gülünçlüğü ve darbenin başarısızlığıyla ilgili alaycı ifadelerle sürdüren Peck, “Ve gururlu Türk ordusunun Soğuk Savaş’ta NATO’nun Sovyetlere karşı güney kalesi olması gerekmiyor muydu? Öyleyse, Kremlin’in Boğaz’ı hiç ele geçirmemiş olması şaşırtıcı.” diye yazdı.

“SAHTE BAYRAK OPERASYONU”

15 Temmuz’a şüpheyle yaklaşanların ‘darbenin Türk hükümeti tarafından, laik Türk generalleri ve sürgündeki din adamı Fethullah Gülen’in gizli takipçilerini bastırmak (veya kışkırtmak) için bir mazeret sağlamayı (veya kışkırtmayı) amaçlayan bir sahte bayrak operasyonu (false flag operation)’ olduğunu ifade ettiğini kaydeden Peck, “Her iki durumda da darbe bir saatten kısa bir sürede başarısız oldu ve ardından Erdoğan hükümeti intikamını aldı.” diye yazdı.

300’DEN FAZLA F-16 PİLOTU GÖREVDEN ALINDI

15 Temmuz’dan sonra çok sayıda kıdemli ve sahada görevli subayın tasfiye edildiğini hatırlatan yazar, “300’den fazla F-16 pilotu görevden alındı… Bu, Erdoğan’ın ve birçok gazeteciyi hapse atan neo-Osmanlıcı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin giderek otoriterleşen yönetimini güçlendirdi. Ancak şaşılacak bir soru ortada kaldı: Türkiye’nin savaş uçaklarını uçuracak kim kaldı?”

Peck, yine alaycı ifadelerlerle “Suriye’de savaş şiddetlenirken ve Türk ordusu kuzey Suriye’nin bazı kısımlarını ele geçirirken pilot kadronuzu yok etmek pek uygun bir zaman gibi görünmüyor” ifadelerini kullandı.

EMEKLİ PİLOTLAR TEHDİT EDİLDİ VE GÖREVE ÇAĞRILDI

Türk hükumetinin açığı kapatmak için yurtdışına baktığını hatırlatan Michael Peck, Türk pilotlarının Amerika Birleşik Devletleri’nde temel uçuş eğitimi almasına izin vermesine rağmen ABD’nin uçuş eğitmenlerini Türkiye’ye gönderme talebini geri çevirdiğini ifade etti.

Türkiye’nin bu konuda Pakistan’dan talepte bulunduğunu ve Pakistan’ın da ABD ile imzaladığı anlaşmalara aykırı olduğu için Ankara’ya bu konuda yardımda bulunamadığını kaydetti.

Yazar sözlerini şöyle sürdürdü: “Atlantik Konseyi raporuna göre, Türk hükümeti, bir çaresizlik belirtisi olarak kararname çıkardı. Kararnamede 330 eski pilot, dört yıllığına Hava Kuvvetleri pilotluğu görevine dönmemeleri durumunda pilotluk lisanslarının iptal edilmesiyle tehdit edildi.”

“Türk Hava Kuvvetleri eskiyor”

ABD’li ünlü savunma dergisi: 300 savaş pilotunu ihraç eden AKP hava kuvvetlerini sabote etti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

15 yaşından küçük çocuğu olan anneler artık hapse girmeyecek mi?

Dördüncü yargı paketine göre 15 yaşından küçük çocuğu olan anneler hapse girmeyecek. Ancak bu kanununun ayrım gözetmeksizin herkesi kapsayıp kapsamadığı bilinmiyor.

BOLD – AKP, 11 maddelik yeni yargı paketini Meclis’e sunmak için hazırlanıyor. Cezaevlerinde görüntülü konuşmanın kaydedilmesi, mahpuslara e- posta ile haberleşme hakkı ve 15 yaşından küçük çocuğu olan, cezası 10 yıldan az annelerin cezaevine girmemesi paketin içinde yer alıyor.

Çocuğun babasının ölmüş olması ya da cezaevinde olması durumunda annenin de işlediği bir suç nedeniyle cezaevine girmesi önlenecek. İnfazı ileri bir tarihe ertelenecek. Bu düzenleme 10 yıldan az ceza alan mahkumlar için geçerli olacak. Ayrıca bu durum, cezaevinde doğum yapan anneleri de kapsayacak.

Ancak bu kanunun Cemaat ve Kürt soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve ‘terörist’ damgası vurulan kadınlara uygulanıp uygulanmayacağı bilinmiyor. 5275 Sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre hamile kadınlar ve yeni doğum yapmış kadınlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz. Bu kanun Cemaat ve Kürt soruşturmaları kapsamında tutuklanan kadınlara ‘terörist oldukları iddiasıyla uygulanmıyor.

KATALOG SUÇLAR DARALTILACAK

Hürriyet’ten Gizem Karakış‘ın haberine göre icra daireleri aracılığıyla çocuk teslimi uygulamasına son verilecek. Ayrımcılık ve nefret suçu için TCK’da yeni düzenleme yapılacak.

Düzenlemede, eşe karşı işlenmiş suçlardaki ağırlaştırıcı sebepler boşanan eşi de kapsayacak şekilde genişletilecek. Bir kadını fiziki ya da haberleşme yoluyla ısrarlı bir şekilde takip eden kişiler cezalandırılacak. ‘Tutuklamada ölçülülük ve orantılılık’ ilkeleri doğrultusunda, katalog suçlar daraltılacak. İstinaf ceza dairelerine bozma yetkisi verilecek.

11 maddelik infaz paketi çalışmalarında da sona geldi. Pakette yer alan en önemli iki madde, mahpusların görüntülü konuşmalarının kaydedilmesi ve elektronik posta ile haberleşme hakkı verilmesi. Paketteki bazı başlıklar şöyle:

– Ceza infaz kurumlarındaki izleme kurullarının raporları Kamu Denetçiliği’ne ve Türkiye İnsan Hakları Eşitlik Kurumu’na da gönderilecek.

– Cezasını çeken ya da koşullu salıverilen yabancı uyruklular, sınır dışı edilecek.

– 15 yaşından küçük çocuğu olan anneler cezaevine girmeyebilecek. Çocuğun babasının ölmüş olması ya da cezaevinde olması durumunda annenin de işlediği bir suç nedeniyle cezaevine girmesi önlenecek. İnfazı ileri bir tarihe ertelenecek. Bu düzenleme 10 yıldan az ceza alan mahkumlar için geçerli olacak. Ayrıca bu durum, cezaevinde doğum yapan anneleri de kapsayacak.

– İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan, cezaevi nakillerinde ödeme gücü olmayanların ücretini devlet karşılayacak.

15 yaşından küçük çocuğu olan anneler artık hapse girmeyecek mi? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

JİTEM davasında Mehmet Ağar ve diğer sanıklar hakkında beraat kararları bozuldu

İstinaf mahkemesi, Susurluk JİTEM davasında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın da bulunduğu sanıklar hakkında beraat kararlarını bozdu. Ağar ve diğer sanıklar yeniden yargılanacak. 5 Nisan’da oy birliği ile alınan karar, bazı avukatlara bugün tebliğ edildi. Sedat Peker de bu cinayetlere ilişkin bugün önemli açıklamalarda bulundu.

BOLD – İstinaf mahkemesi, aralarında Mehmet Ağar, İbrahim Şahin ve Korkut Eken’in olduğu 19 sanığın, 18 faili meçhul cinayetten yeniden yargılanmasına karar verdi. Sanıklar hakkındaki beraat kararı bozuldu.

Kararda sanık Ayhan Çarkın’ın aşamalardaki beyanlarının dosya kapsamındaki diğer bildirim ve deliller ile teyit edilip edilmediğinin, bu beyanların maddi olay-olaylar ile uyuşup uyuşmadığının karar yerinde tartışılmamasına dikkat çekildi.

Kararda şu ifadeler yer verildi:

“Olaylarda ele geçen kovan ve mermi çekirdeklerinin menşei, kullanımlarına ilişkin aidiyetleri, bunların ve diğer maddi olguların birbirleri ile ilişkisi, itham edilen failler, hedef alınan maktuller, organizasyon, oluş ve netice itibariyle olaylar arasında bir irtibat bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi,

Sadece sanık Ayhan Çarkın’ın beyanları arasında var olduğu bildirilen bir kısım farklılıklara işaret edilmek; ancak maddi olaylarla uyuşan bildirimlerinin ise irdelenmemek suretiyle, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, Sanıklar hakkında beraat kararları verildiği sırada uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,

İddianamede ve gerekçeli karar başlığında adı yazılı olan maktul Hikmet Babataş’ın 28.04.1996 tarihinde öldürülmesi olayı ile ilgili idianamede bir olay anlatılmadığı, dava açılmadığı ve maktulün öldürülmesi olayına ilişkin bir hüküm verilmediği anlaşıldığından, adı geçen maktul ile mirasçıları katılan/müştekiler Ersin, Fatma, Yaşar ve Anıl Babataş’ın isimlerinin gerekçeli karar başlığında yazılarak karışıklığa sebebiyet verilmesi,

İddianamede ve gerekçeli karar başlığında adları yazılı katılan/müştekilerSemih Tufan Gülaltay, Ümit Bahçacı ve Ruşen Örs’ün bildirdikleri olayların yargılama konusu olaylarla ilgisinin ve maktuller ile yakınlıklarının da olmadığı gözetilmeden katılan/ müştekilerin isimlerinin gerekçeli karar başlığında yazılarak karışıklığa sebebiyet verilmesi.”

1990’LARDA ÖLDÜRÜLEN 18 İSİM

JİTEM davası şu cinayetleri kapsıyor:

Namık Erdoğan, Metin Vural, Recep Kuzucu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım, İsmail Karaalioğlu, Yusuf Ekinci, Ömer Lütfi Topal, Hikmet Babataş, Medet Serhat, Feyzi Aslan, Lazem Esmaeılı (İranlı), Asker Smıtko (İranlı), Tarık Ümit, Salih Aslan ve Faik Candan.

PEKER’İN 1990’LARDAKİ CİNAYETLERE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

Sedat Peker, ‘Hayata korkusuzca bakanlar ölümden korkmazlar’ başlığını verdiği ve bugün yayınladığı 7. videosunda 1990’larda yaşanan cinayetlere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

1990’larda öldürülen Kürt mafya babaları konusuna değinen Sedat Peker, bu isimlerin PKK’ya yardım ettiği için öldürülmediğini iddia etti. Peker, Mehmet Ağar’ın bu kişilerden para aldığını ve Ağar’ın bu kişileri geçmişini temizlemek için öldürttüğünü ileri sürdü.

Peker’in bu konudaki sözleri de şöyle oldu:

“Bu Mehmet Ağar var ya Mehmet Ağar. Emniyet müdürlüğü döneminde en iyi arkadaşları, Behçet Cantürk’ü, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan… Hepsinden para alıyordu. Ağar en son siyasete girince, hayali cumhurbaşkanlığı, geçmişini temizlemek için Milli Güvenlik Konseyi’ne (Kurulu demek istiyor – MGK) bir sunum yaptı, o zaman Tansu Çiller’i ikna etti, sonra Milli Güvenlik Konseyi’ni, devletler kendi gelecekleri için bu tip eylemler yapabilir şeklinde sözlü karar çıkarttırıp sonra başladılar öldürmeye. Vallahi vatan millet için yapmadı, kendi geçmişini temizlemek için.

“SAVAŞ BULDAN VE ARKADAŞLARI DEVLETİ YÖNETENLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ”

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da Sedat Peker’in ‘faili meçhul’ cinayete kurban giden eşi Savaş Buldan hakkında yaptığı açıklamayla ilgili Twitter’dan bir mesaj paylaştı.

 

Buldan, “Yıllardır hep söyledik şimdi yine söylüyoruz. Savaş Buldan ve arkadaşları devleti yönetenler tarafından öldürüldü. Cinayeti işleyenler göstermelik yargılandı ve beraat etti. Şimdi yeniden başa dönüyoruz ve yargılanmaları için girişimde bulunacağız.” ifadelerini kullandı.

SAVAŞ BULDAN CİNAYETİ

Savaş Buldan, 2 Haziran 1994’te İstanbul’da bulunan Çınar Oteli’nden, polis kimlikli, polis yelekli ve telsizli sekiz kişi tarafından Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’la birlikte kaçırıldı ve sonrasında öldürüldü. Buldan ve arkadaşlarının cesetleri, 4 Haziran 1994’te Bolu’nun Yığılca ilçesi Melen Çayı kenarında bulundu. İşkence yapıldığı, vücudunda yanık izleri görüldüğü, derisinin soyulduğu, göğsüne ve başına kurşun sıkıldığı otopsi raporu ile belgelendi.

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın bulunduğu 19 kişi hakkında, Savaş Buldan, Behçet Cantürk, Namık Erdoğan gibi isimlerin de öldürüldüğü faili meçhul cinayetler hakkında “cürüm işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün faaliyeti çerçevesinde adam öldürmek” gerekçesiyle hapis cezası istenen bir dava açıldı. Ancak davanın 2019’daki karar duruşmasında bütün sanıklar beraat etmişti. İstinaf mahkemesinin 5 Nisan’da aldığı kararla beraatler de bozuldu.

Sedat Peker: Kokainin yeni rotası için Venezuela’ya Binali Yıldırım’ın oğlu gitti

JİTEM davasında Mehmet Ağar ve diğer sanıklar hakkında beraat kararları bozuldu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu cezaevinde şiir yazdı: Hangi kelepçe sıkar ruhunu

2 Nisan’dan bu yana Sincan Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan insan hakları savunucusu ve HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu hapiste bir şiir yazdı.

BOLD – Milletvekilliği düşürüldükten sonra tutuklanan ve Sincan Cezaevine gönderilen HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu “Çıplak kafeslerden yükselen ses” adlı bir şiir yazdı. Gergerlioğlu şiirini, haftalık telefon görüşmesinde oğlu Salih Gergerlioğlu’na okuyup kayıt altına aldırdı.

Bir haber sitesinin twetini paylaştığı için hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla hapis cezası verildikten sonra milletvekilliği düşürülen HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 2 Nisan’dan bu yana tutuklu bulunduğu Sincan Kapalı Cezaevi’nde bir şiir kaleme aldı.

“Çıplak kafeslerden yükselen ses” adını verdiği şiiri haftalık telefon görüşmesinde okuyan Gergerlioğlu’nun şiiri oğlu Salih Gergerlioğlu tarafından Twitter’dan paylaşıldı.

Gergerlioğlu’nun şiiri şöyle:

“Çıplak kafeslerden yükselen ses
Çıkar ya akbabalar üstüne

Yakalar ya zincirler güvercini

Alır elinden kanatlarını

Atar seni uzun duvarların

Homurdanan çelik kapıların arkasına

Avuçlar da o çırpınan yüreğini

Koparıp ram etmek ister

Kanatlanınca kuşu

Çekiştirir o zalim el kuyulara

Hangi taş yener

Serçelerin cıvıltısını

Hangi kelepçe sıkar ruhunu

Hangi kapı kapatır sevdanı

Hangi duvar aşar hülyanı

Hangi mengene tutar

Ruhu bedene sığmayanları”

Gergerlioğlu cezaevinde şiir yazdı: Hangi kelepçe sıkar ruhunu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Portland, Play-off’lara galibiyetle başladı, Enes Kanter galibiyeti Samanyolu Koleji’ne adadı

NBA’de Play-Off heyecanı 4 maçla başladı. Batı Konferansı’nda Denver Nuggets ile eşleşen Portland Trail Blazers serinin ilk maçını deplasmanda 123-109 kazanmayı başardı. Enes Kanter ilk play-off galibiyetini, hukuksuzca kapatılan ve Türkiye’nin en başarılı okullarından biri olan Samanyolu Koleji’ne adadı.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD NBA

NBA’de normal sezon ve Play-in maçlarının sona ermesinin ardından basketbolseverlerin büyük bir heyecanla beklediği Play-Off müsabakaları başladı. Doğu Konferansı’nda Milwaukee Buck geçen sezonun NBA Finalisti Miami Heat’i uzatmada 109-107 ile geçerken, Brooklyn Nets’de Boston Celtics’i 104-93 yenerek seride 1- 0 öne geçti. Batı Konferansının ilk play-off maçında Dallas Mavericks, Los Angeles Clippers’ı deplasmanda 113-103 yenmeyi başardı. Dallas’ın genç oyuncusu Luka Doncic, 31 sayı, 10 ribaund, 11 asistle triple-double yaparak karşılaşmanın yıldızı oldu. Clippers’ta Leonard’ın 26, P. George’un 23 sayısı galibiyet için yeterli olmadı.

PORTLAND, DENVER’I KENDİ EVİNDE UZAKTAN VURDU

Batı Konferansı’nın 2. maçında Denver Nuggets ile Portland Trail Blazers karşı karşıya geldi. İki takım daha önce 2019 play-off yarı finalinde eşleşmiş, Portland Trail Blazers büyük bir çekişmeye sahne olan seriyi 4-3 kazanarak Batı Konferansı’nda finale yükselmişti. O sezonun rövanşı olarak da görülen eşleşmenin ilk maçı normal sezonu 3.sırada bitiren Denver Nuggets’ın evi Staples Center’da oynandı. Covid-19 kısıtlamalarının azaltılmasının ardından Denver bu sezon ilk kez yaklaşık 8000 taraftarının desteğini alarak maça çıktı.

Portland, normal sezonun MVP sıralamasının zirvesinde bulunan ve 8,3 asist ortalamasıyla oynayan Jokic’e bu sezonun en etkili savunmasını yaptı ve 1 asistte tutmayı başardı. Portland Trail Blazers’in galibiyetinin şifresi ise 3 sayı çizgisinin ardından kullandığı 40 atıştan 19’unda isabet bulmasıydı. Denver’ın koçu Michael Malone, ”Hafta boyunca 3 sayı çizgisini nasıl koruyabileceğimizi konuştuk ama bunu başaramadık” açıklamasında bulundu. Portland’ın yıldız oyuncusu Damian Lillard ise 34 sayı 13 asistle maça damgasını vuran isim oldu. Normal sezonu double-double ortalamasıyla tamamlayan Enes Kanter 15 dakika süre bulduğu karşılaşmayı 2 sayı 4 ribaund ile tamamladı. Yıldız oyuncu pota altında etkili savunmasıyla takımının galibiyetine katkıda bulundu. Serinin 2.maçı 25 Mayıs Salı günü 05:00’da (TSİ) yine Staples Center’da oynanacak.

ENES KANTER GALİBİYETİ SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARINA ADADI

Enes Kanter, normal sezonda Portland Trail Blazers’in aldığı her galibiyeti Türkiye’de hukuksuzluğa uğrayan kişilere adayarak yaşanan zulmü dünya kamuoyuna duyurmaya çalışmıştı. Play-off’larda küçük bir değişiklik yapan yıldız oyuncu Enes Kanter, Denver Nuggets’la oynadıkları serinin ilk galibiyetini ‘evim’ olarak nitelediği Samanyolu Koleji’ne adadı. Maçtan sonra Twitter hesabından paylaştığı mesajında, “Samanyolu Lisesi benim evimdi. Uluslararası Bilim Olimpiyatları’nda yüzlerce madalyası bulunan Türkiye’nin en başarılı okullarından birisiydi. Okulum, 2016 yılında Diktatör Erdoğan tarafından 1284 okulla birlikte yasadışı olarak kapatıldı. Bugünün zaferini Samanyolu Koleji’ne adıyorum” ifadelerini kullandı.

Portland, Play-off’lara galibiyetle başladı, Enes Kanter galibiyeti Samanyolu Koleji’ne adadı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Sedat Peker: Kokainin yeni rotası için Venezuela’ya Binali Yıldırım’ın oğlu gitti

Suç örgütü lideri Sedat Peker 7’inci videoyu yayınladı. Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı suikastleri için Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i işaret etti. Ancak Peker’in bomba iddiası eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’a ilişkin geldi. Kokainin yeni rotası için Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın Venezuela’ya gittiğini söyledi.

BOLD – Sedat Peker yedinci videoda, yeni uyuşturucu hattıyla ilgili iddialarda bulundu, yeni isimler gündeme getirdi.

Uyuşturucu trafiğinde paranın Kıbrıs’ta Halil Falyalı üzerinden yürüdüğünü iddia eden Sedat Peker, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın kokainin yeni rotası için Venezuela’ya gittiğini ve Karakas Limanı’nda özel bir bölüm kiralamak için görüşmeler yürüttüğünü ileri sürdü. Peker, Erkan Yıldırım’ın kaset şantajı ile bu işin içine çekildiğini ima etti, Mehmet Ağar’ın ise uyuşturucu ticareti işinin tam ortasında olduğunu söyledi.

Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı suikastleri için Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i işaret etti.

PEKER’DEN GRAFİKLERLE MESAJ

Peker, Soylu’nun, “Kızım kızım diyor gösterin videoyu kızına ne yapılmış. Karısının iç çamaşırına sığınan aciz, edepsiz” sözlerinin ardından, yanıt vereceğini söylediği videoyu yayınladı.

Sedat Peker’in masasında yine not kağıtları vardı ancak bu kez kitaplar masa yerine, bir şema bulunan yazı tahtasının altındaydı.

Şemada İran’dan çizilen oklar 3 noktaya işaret ediyordu: Oklardan birincisi Mersin, diğeri Sabiha Gökçen ve  üçüncüsü de ‘S.D’yi işaret ediyordu. Peker, çizilen okların ne anlama geldiğine ilişkin bir ifade kullanmadı.

Yazı tahtasının altındaki kitaplar ise Oral Çalışlar’ın İslam’ın Doğuşu ve İlk Ayrılıklar ile Mümin Sekman’ın Her Şey Seninle Başlar-Kişisel Kurtuluş Savaşınızı Başlatın idi…

Organize suç örgütü lideri olmaktan hakkında arama kararı bulunan Sedat Peker, 7. videosuna ‘Hayata korkusuzca bakanlar ölümden korkmazlar’ başlığını vermişti.

Sedat Peker, videoda şu açıklama ve iddialarda bulundu:

“ÇOK, ÇOK CİDDİ KONULARA GİRİŞ YAPMAYA BAŞLAYACAĞIZ”

“Bugün çok ama çok ciddi konular bölümüne giriş yapmaya başlayacağız” diyen Sedat Peker, “Ben herkese sizin kurduğunuz uyuşturucu yolunu anlatacağım. Artık parça parça değil avuç içi avuç içi koparacağım. Avuç içi avuç içi koparacağım” ifadelerini kullandı.

“SUÇ ÜSTÜ YAKALANMIŞ BİR İNSANIN EZİKLİĞİ VAR ÜSTÜNDE”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TRT Haber’de katıldığı canlı yayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sedat Peker, “Şimdi televizyona çıkmışsın. Seni rezil rezil rüsva edeceğim. Orada oturmuşun, vücut dili okuyanların hepsi, ‘psikolojisi, suç üstü yakalanmış bir insanın ezikliği hali vardı üzerinde’ diyor.” dedi.

Orman ve Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a sorduğu Süleyman Soylu sorusu sonrası işine son verilen Anadolu Ajansı Muhabiri Musab Turan’a ilişkin konuşan Peker, “Ciğeri yanmış adam (AA muhabiri) söylüyor. Yarın onu da FETÖ’cü bulursunuz. O onu aramış, o onu aramış, o da onu aramış… Zaten yedinci aramada, bir köyde en sade yaşayan bir insan bile dünyada her insanı silsileyle aramış oluyor. Onun matematiği var da uzun uzun burada anlatmayayım şimdi onu. Devletin ruhunu yok ettiniz.” diye konuştu.

PEKER’DEN SOYLU’YA: MAHALLEDE OKEY MASASI KURACAK ADAM TOPLAYAMAZSIN

“Parti desteğiyle, basın desteğiyle siz bu kadar insan topluyorsunuz. Basın desteği yok, teşkilat yok, bir satır yazıyla ben sizin topladığınız kalabalığı topladım, sen mahallede okey masası kuracak adam toplayamazsın o sevimsiz suratınla. Vicdan ya, yarım saat orada uyuşturucu konusunu (Süleyman Soylu’nun TRT’deki yayını) anlatmışsın. Benim hayatım, uyuşturucu satanların ölümüyle suçlanmakla geçti. Oraya çıkıp onları söyleyip, benim bu şekilde seni rezil edeceğimi düşünemedin mi? BTK’dan devamlı yazdırıyorsunuz ya, siteler kapansın diye. Ne oldu kapattınız bir tanesini, ne oldu?”

TRT Haber’deki yayın sırasında Süleyman Soylu’ya soru soran gazetecileri de eleştiren Peker, “Seni karşında oturanlar robottu, gazeteci değildi biliyorsun değil mi? Onlar adına ben üzüldüm, ekmek parası ne yapsınlar.” dedi.

“EVİMDEKİ ARAMAYA KADIN POLİSLER SONRADAN GELDİ”

“Bir yalanı söylerken bilmiyor musun yalanın ömrü kısadır. Ben en başından beri ne söyledim? Evime arama yapmaya geldiklerinde kadın polis yoktu, diğer polis memurları görevini yaptı onlardan Allah razı olsun dedim. İki tanesi, özellikle yaşlı olan biri, eşimi silahla duvara iten, bir de çocukların odasına girip silah doğrultan polisten bahsettim, o görüntüleri niye vermiyorsun? Milletin kandıracaksın he? Ben o iki bayan polis kardeşimize teşekkür etmedim mi? Eve bayan polis sonradan geldi demedim mi, milletin aklıyla dalga geçiyorsun.”

“SANA İNANAN YÜZDE 9”

“Bak millet seni nasıl gömdü. Organize suç örgütü lideri karşısında, sana inanan yüzde 9 çıkıyor. Sizin parti anketleri 30 bin denekle yapılıyor, 300 bin küsür insanının verdiği oy. Yüzde 91, onun suç örgütü dediği insana inanıyor.”

“YENİ UYUŞTURUCU ROTASI NEDİR, SİZE DELİLLERİYLE İSPATLARIYLA ANLATACAĞIM”

“Çapın yok. Televizyonda tehdit ediyorsun ya. Oradan çıktıktan sonra da bu tehditlerine devam etmiş. Alabiliyorlarsa alsınlar. Ben sizin kurduğunuz uyuşturucu yolunu anlatacağım herkese, daha çok anlatacağım, böyle parça parça değil avuç içi avuç içi koparacağız… Nasıl bir güç, o gücü anlatacağım, yeni uyuşturucu rotası nedir, size delilleriyle ispatlarıyla anlatacağım…”

“NİYE WHATSAPP’TAN KONUŞUYORSUN”

Hadi ve Süleyman Özışık kardeşlere yapılan polis operasyouna değinen Sedat Peker, “Bir de gazetecilere operasyon yaptırmışsın, komikliğe bak.

Sana sözüm olsun. Bugüne kadar üzdüğün, çocuklarım ve eşim dahil, tüm çocuk ve anneleri için, devletin şerefli makamından ayrıldığında yüzleşeceğiz. Bu dünya böyle sürmez. Boynuna köpek tasması takıp seni sokaklarda gezdireceğim. Kolpacı. Yan yana yürümekle olmuyor bu işler.

Sana sözüm olsun, bugüne kadar üzdüğün bütün çocuklar ve onların anneleri için devletin o şerefli makamından ayrıldığında bir gün yine yüzleşeceğiz, bu dünya böyle sürmez. Kolpacı, alıp gelsene düşkün Abdulkadir’i.

Sen adam değilsin. Bu yüzden bakan da değilsin. Anlatacağım, şimdi yangınlar geliyor. Küçük koparacağım. Canın birden yanmasın.

Sıra bende, kütle kütle koparacağım….

Gazetecilerin HTS kayıtlarını, telefon trafiklerini açıklamıyorsun? Kaç kere konuşuyorsun? Devletin bakanısın neden Face Time’dan, WhatsApp’tan, niye müdürünün telefonundan konuşuyorsun gazetecilerle, Reşat babayla, onla bunla…” diye sordu.

FAS’A İNSANSIZ HAVA ARACI HİDE EDİLMESİ

Kendisinin Fas’tan Türkiye’ye iade edilmesi için Fas devletine insansız hava aracı hibe edildiği veya çok düşük ücretle verildiği iddialarını hatırlatan Sedat Peker, “Fas’a insansız hava aracı hibe edilmiş mi, gazeteciler araştırsanıza veya çok çok düşük paralarla verilmiş mi? Sizin namusunuz maaşınız kadar. Temiz toplumcular, ortalığı velveleye verdiniz, Aydın Doğan indirsin milyar dolarlık işleri, Dinç Bilgin indirsin. Sizin temiz toplumunuz bu… Gerçek hümanist insanları sarıp sarmalamalıyız. Süslü sülü devamlı temiz toplum diyor ya, devam indiriyor (parayı kastediyor)… İndir sülü indir. Baktım iş işler Fas’ta da karıştı, tam uçuş izni aldık, iptal uçuş izni bir anda, ben tabi uçağa binmeyip yürüdüm insanların arasında. Neyse sonunda geldik buraya (Birleşik Arap Emirlikleri)… Gidecek ülke bırakmadılar.” diye konuştu.

“SURİYE İLE KALMAZ, ÖBÜR TARAFA GEÇERİZ, O ZAMAN ÖYLE ŞEYLER OLUR Kİ..”

“Bir de beni seven insanları toplayıp böyle zulüm etmeyi planlıyormuşsun. Allah’a yemin olsun sülü, şurayı oku (Arkasındaki tahtadaki şema; İran-Mersin-Sabiha Gökçen Havalimanı, S.D .yazan), Suriye ile kalmaz o tarafa geçeriz, o zaman öyle şeyler olur, devletin aleyhine söylemem uluslararası hukuk önümde, ama beni seven insanları toplayıp ezip döveceklermiş, yapın, kibrit kutusuna sokacam sizi, adam nasıl küçülüyor göreceksiniz.

“UYUŞTURUCU HATTINI VENEZUELA’YA KAYDIRDILAR”

Sedat Peker’in gündeme getirdiği en ciddi iddialar ise kokainin yeni rotası ve Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım ile ilgiliydi. Peker, Erkan Yıldırım’ın işin içine kaset ve şantajla sokulduğunu iddia etti.

Peker, kokainin yeni rotasının ABD’nin çok etkin olması nedeniyle Kolombiya’dan Venezuela’ya kaydığını ve Dominik Cumhuriyeti üzerinden Türkiye’ye getirildiğini söyledi.

Kokainin bilinenin aksine Avrupa’da Türkiye’den daha ucuz olduğunu ifade eden Peker, Türkiye’ye getirilen uyuşturucunun Suriye’deki Lazkiye Limanı üzerinden daha pahalı olduğu Ortadoğu’ya gönderildiğini söyledi. Kokainin para trafiğinin ise Kıbrıs’taki Halil Falyalı üzerinden işlediğini iddia etti.

Peker, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kokainle ilgili anlattılar ya, ben size gerçeğini anlatayım. Kokain önce Kolombiya üzerinden geliyordu. ABD DEA (Drug Enforcement Administration – Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi) orada çok etkili, orada sistemi döndüremeyeceklerini anlayınca yeni bir güzergah çalışması yaptılar. Venezüela’da DEA kontrolü yok, Kolombiya’dan kokaini bu ülkeye geçirmek çok kolay. Oradan gelen mal Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidiyor deniliyor ya, hayır, Avrupa’da ucuz kokain, burada pahalı, asıl en pahalı olduğu yer Ortadoğu. Suriye Lazkiye Limanı da DEA’nın kontrolünde değil. 4 ton 900 kilo kokain yakalandıktan sonra yeni güzergah kurmak için Venezuela’ya kim gitti? Eski başkanımız Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım… O mal yakalandıktan sonra bu senenin başında, şubatta ayında gitti 4 gün kaldı. Karakas Limanı var, Venezuela’nın en büyük limanı, ordan kuru yük gemileri doğrudan Türkiye’ye gelebiliyor, ama konteynir gemileri Dominik üzerinde durma yapıp, o şekilde devam edebiliyor. Şimdi Dominik üzerinde de yakalanmalar artacak, çünkü yeni güzergah burası. Ben bizim liman çok önemli dedim ya, herkes oraya gemi giremez dedi. Ben gemi girer mi dedim, kokain Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra 30-35 metrelik uzun yolculuk yapan yatlarla, 500 kilo, 1 ton, 2 ton kokainler o şekilde dağılıyor. Özellikle ama Suriye Lazkiye üzerinden de yapılıyor.

KOKAİNİN PARA TRAFİĞİ

“Şimdi para trafiği nasıl oluyor? Kıbrıs, Halil Falyalı, tüm para trafiği buradan dönüyor. Halil Falyalı denen şahıs, 20 sene önce hiç bir şeyi olmayan adam şimdi Kıbrıs’ın sahibi. Halil Falyalı’nın Türkiye’de 10 tane dosyası var, neden Halil Falyalı’yı Türkiye’ye getirmiyorsunuz. Tüm yasadışı bahis işleri ondan geçiyor, devletin resmi raporlarında var. DEA almak istiyor, o da alamıyor, uyuşturucu işinden dolayı başka ülkeler de almak istiyor. Erkan Yıldırım-Halil Falyalı, birazdan geleceğiz uyuşturucu işine… Erkan Yıldırım Kıbrıs’a gittiğinde Halil Falyalı’nın ya otelinde ya casinosunda misafiri. Binali beyin böyle bir organizasyonun içinde olduğunu düşünmüyorum. Ama ilk zamanlar Erkan Yıldırım’la ilgili çektikleri kasetleri, kumar kasetleri değil, rüşvettir şeydir, daha sonra bunu işe yönlendirdiler ve bu işin aparatı haline getirdiler. Kokainin Türkiye’ye gelişi gidişi, tüm organizasyon bu şekilde. Neden kokain yakalanamıyor, Erkan Yıldırım’ın direkt gemisiyle ilgili de değil, başka gemiler koordinasyon ediyor.”

“5 TON KOKAİN… KARAKAS LİMANI’NDA ÖZEL BÖLÜM KİRALANDI MI?”

“Sülüman, hadi sen bizim şu arkadaşları bir alsana, bana destek olacaklarmış diye 600 küsür kişiyi dinliyorsun ya, bir alsana. Nasıl uyuşturucu hattı? Sayın savcı Kolombiya’ya, Venezuela’ya yazı yazacaksınız. O mal yakalandığı tarihten 3-4 ay sonra Erkan Yıldırım oraya geldi mi? Ocak ve şubat ayında Karakas limanına gidip özel bir bölüm kiralamak için görüştü mü, kiralandıysa kimin üzerine? Sevkiyat başladı. Pisliğin, pisliği iğrençsiniz. Uyuyan devi uyandırdınız.”

“MEHMET AĞAR BU ORGANİZASYONUN TAM ORTASINDA”

“Peki Mehmet Ağar bu organizasyonun neresinde, tam ortasında. Erkan Yıldırım, Süleyman Soylu dostluğuna bakın. Erkan Yıldırım’ın Süleyman Soylu’nun çevresinde bu konularla ilgili dostluğuna bakın. 5 ton kokain yakalanmış, hastalık vardı (korona) vardı, o yüzden polis yollayamadım (Süleyman Soylu) diyor. 5 ton kokain, özel uçağı kaldırsana bir tane Türkiye’den. Buna da gerek yok, sayın savcılar zahmet etmesin ben yazdırayım: İlgili makama, Adalet Bakanlığı üzerinden Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla Kolombiya Dışişleri Bakanlığı ile ilgili makama ulaştırılmak üzere… Şu şu tarihte ülkenizde yapılan uyuşturucu operasyonuyla ilgili ülkemizin adı geçmekte. Geminin varacağı yer burasıdır, bu konuyla ilgili bilgi belgeleri ivedilikle göndermesiniz talep ederiz…
Yav sülü postacılık bitti, adam göndermene gerek yok.”

“Devleti zora sokmak için anlatmıyorum. 5 ton kokain yakalanmış, (Soylu), ‘Hastalık vardı ondan polis yollayamadık’ diyor. İnsanların aklı ile dalga geçiyor. Lan bu 5 ton kokain, un değil. Kaldırsana özel uçağı Türkiye’den. Buna da gerek yok ki..”

“KUTLU ADALI’YI KORKUT EKEN ÖLDÜRTTÜ”

“Rahmetli Uğur Mumcu… 1996, Kutlu Adalı cinayetine değineceğiz dedik, söz namustur. Biz o zaman Korkut Eken, Mehmet Ağar hep beraberiz. Korkut abinin odasının, Mehmet Ağar’ın odasının yanında. Çok iyi dinleyin burayı. Genciz, vatanseveriz, işte şu PKK’ye yardım ediyor ama genelde işadamlarını yönlendiriyorlar, faili meçhullerden ziyade. Onları da anlatacağım, bugün yetişmez. Bana dedi ki, Kıbrıs’ta bir adam var, evet abi dedim, bu dedi Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor, genciz o zaman, bizi bi doldur boşalt…. Dedi ki, iki tane bana profesyonel lazım. Dedim ki abi sana öz kardeşimi vereceğim, Atilla Peker’i dedim, uzmandır dedim. THY bilet hard disklerini (eski kayıtlarını) atmıyor, bakabilirler, biletlerden bakabalirler; Korkut Eken, Atilla Yıldırım bu cinayetten ne kadar önce gittiler. Allaha şükürler olsun, onun (Kutlu Adalı) kanını bize nasip etmedi, namuslu adam, bugünleri görmüş adam, bunun için çalışmış, Rumlara falan satacağı yok ülkeyi… Hep böyle yapıyorlar vatanseverlik, vatanseverlik, milleti coşturuyorlar herkesi birbirine sokturuyorlar. Allaha şükürler olsun, geldiler 3-4 gün sonra, denk gelememişler, Korkut abiyle konuştuk, dedi sonra tekrar gideceğiz. Sonra orada bunlara bağlı olan başka bir ekip öldürmüş, karşılaştık Korkut abiyle, halloldu dedi. Atilla Peker kanser ameliyatı oldu evde yatıyordu. Allaha yemin olsun böyle oldu. Kumarın, uyuşturucu işinin git gide Kıbrıs’ı ele geçirdiğini görüyor Kutlu Adalı, bunlarla ilgili çalışma yapıyor, Kıbrıs’ı Rumlara sattı diyorlar, yav adam zaten Denktaş’la mücadele arkadaşı, hep devlet için yapıyor.

“AĞAR KENDİ GEÇMİŞİNİ TEMİZLEMEK İÇİN ÖLDÜRTTÜ BU İSİMLERİ…”

1990’larda öldürülen Kürt mafya babaları konusuna değinen Sedat Peker, bu isimlerin PKK’ya yardım ettiği için öldürülmediğini iddia etti. Peker, Mehmet Ağar’ın bu kişilerden para aldığını ve Ağar’ın bu kişileri geçmişini temizlemek için öldürttüğünü ileri sürdü.

Peker’in bu konudaki sözleri de şöyle oldu:

“Bu Mehmet Ağar var ya Mehmet Ağar. Emniyet müdürlüğü döneminde en iyi arkadaşları, Behçet Cantürk’ü, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan… Hepsinden para alıyordu. Ağar en son siyasete girince, hayali cumhurbaşkanlığı, geçmişini temizlemek için Milli Güvenlik Konseyi’ne (Kurulu demek istiyor – MGK) bir sunum yaptı, o zaman Tansu Çiller’i ikna etti, sonra Milli Güvenlik Konseyi’ni, devletler kendi gelecekleri için bu tip eylemler yapabilir şeklinde sözlü karar çıkarttırıp sonra başladılar öldürmeye. Vallahi vatan millet için yapmadı, kendi geçmişini temizlemek için.

“UĞUR MUMCU ŞEHİT EDİLDİĞİNDE, KATİL EN ÖNCE GELİR… MEHMET AĞAR…”

Peker, Uğur Mumcu cinayetinde de Mehmet Ağar’a işaret etti:

“Uğur Mumcu, görüşüne katılırsınız katılmazsınız. Bence şehittir. Namuslu adam, dürüst adam… Neden öldürüldü? Öldürüldüğü zaman yazdığı yazılara bakın. Terörden beslenen, terör lordları. Bunun üzerine çalışması. Terör bölgelerinde uyuşturucu tarlaları olur, satışları olur ve silah ticareti. Uğur Mumcu şehit ediliyor, yanına ilk gelen kim, katil en önce gelir Mehmet Ağar. Eşine diyor ki, ‘Ben buradan bir tuğla çekersem devlet aşağı iner.’ Bu meşhur sözdür, devletin içinde yaşayanlar bunu bilirler. Uğur Mumcu, temiz adam, saf adam, tek başına bir adam. Derin PKK de var, unutmayın… Mehmet Ağar’ın yaptığı tüm işler kendi cebi içindi, yav bana işadamını arattırıyorlardı PKK’ye para veriyor diye. Yav abi bu adam Çorumlu nasıl PKK’li olur deyince, yav para veriyormuş diyor… Sonra biz adamı arıyoruz. Telefon açtık, küfür kıyamet. Sonra adam Ağar’ın yanına iki James Bond çanta para ile gidiyor… Bir de para lordları, uyuşturucudan silahtan beslenen. Uğur Mumcu, terörü yazıyor ama terörden beslenenleri yazınca adamı tak şehit ettiler.”

Soylu ve Peker arasındaki gerilim bahislere konu oldu

Sedat Peker: Kokainin yeni rotası için Venezuela’ya Binali Yıldırım’ın oğlu gitti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Tutuklu öğretmen Yaşar Yıldırım koronavirüs nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı

İki hafta önce bir kişinin hayatını kaybettiği Karaman M Tipi Cezaevinde koronavirüs vakaları artmaya devam ediyor. Dört yıldır tutuklu olan öğretmen Yaşar Yıldırım dün yoğun bakıma servisine alındı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Dört yıldır Karaman M Tipi cezaevinde tutuklu bulunan ve 16 Mayıs 2021’de koronavirüs teşhisi konulan Türkçe öğretmeni Yaşar Yıldırım dün Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi  yoğun bakım servisine kaldırıldı. Bilinci açık olan ve gerektiğinde oksijen verilen Yıldırım’ın bir hafta 10 gün daha hastanede kalacağı belirtiliyor.

Karaman’da yayınlanan yerel gazetelere göre geçtiğimiz haftalarda Karaman M Tipi Cezaevinde adli koğuşlarda kalan bir mahpus koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti, birçok koğuş da karantinaya alındı.

Virüsün cezaevinde artık yayıldığını ifade eden Yaşar Yıldırım’ın eşi Serpil Yıldırım, “Bayramın 3. günü, 15 Mayıs’ta eşimi hastaneye götürmüşler. Pazar günü beni Sağlık Müdürlüğü’nden aradılar. Eşimin testinin pozitif olduğunu öğrendim. Hemen cezaevini aradım. Durumunu sordum. Sağlık Bakanlığı’ndan ilaçlar getirildiğini, kendilerine teslim edildiğini, şu anda karantinada gözetim altında olduklarını söylediler. İlgileniyorlar diye daha da görüşmedim.” dedi.

“BİLİNCİ AÇIK, ENDİŞELENMEYİN DEDİLER”

Eşinin dün yoğun bakıma kaldırıldığını belirten Yıldırım “Perşembe günü doktorla görüşebildim. Doktor bey, ‘Eşinizin geldiğinde solunum problemi vardı. Şimdi biraz daha iyi ama bir hafta 10 gün daha burada kalması gerekiyor. Cuma günü hastaneye gittiğimde daha iyi olduğunu ifade ettiler. Dün aradığımda ise yoğun bakıma alındığını öğrendim. Yoğun bakımdaki görevli ‘Hasta yeni geldi, bilinci açık, endişeleneceğiniz bir şey yok. İhtiyaç olduğu zaman oksijen desteği alıyor’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Eşiyle en son 12 Mayıs Çarşamba günü konuştuğunu ifade eden Yıldırım, “O zaman sesi iyi geliyordu ama bilemiyorum. İnşallah çok ciddi bir şey yoktur. Artık kimsenin dediğine de çok güvenmiyorum. Şu anda Karaman M Tipi Cezaevinde Kovid-19’lu birçok hasta var. Yerel gazeteler de yazdı. Biz bir yıldan fazladır açık görüş yapamıyoruz, yanlarına gidemiyoruz, görüşmüyoruz, Kovid-19 bulaşmasın diye. Bütün cezaevini virüs nasıl sarıyor, anlamıyoruz. ” diye konuştu.

“NEDEN BİZE HABER VERİLMİYOR?”

Tutuklu ailelerinin en büyük sorunu ne cezaevlerinden ne de hastaneden yakınlarının sağlık durumlarına dair doğru dürüst ve sağlıklı bilgi alamamaları. Yetkili memurlar telefonda “Durumu iyi” deyip kapatıyor. Doktorların büyük çoğunluğu ise Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklu olan hastaların ailelerine bilgi vermeye korkuyor.

Defalarca cezaevini aramasına rağmen ancak 3-4 gün sonra eşinin hastanede olduğunu öğrenebildiğini ifade eden Serpil Yıldırım, “19 Mayıs çarşamba günü eşim beni arayacaktı. O gün saat 12’ye kadar bekledim, aramayınca endişelendim. Bekleyin arar dediler. Akşama kadar aramadı. Tekrar cezaevini arayınca, yarın arayacağını belirttiler. Ertesi gün yine öğlene kadar aramadı. Tekrar yetkilileri aradığımda bu kez eşimin hastaneye kaldırıldığını söylediler.” dedi.

Yıldırım şöyle devam etti: “Direkt hastaneye gittim. Doktor 3-4 gündür eşimle ilgilendiklerini söyledi. Eşim hastaneye götürüleli birkaç gün olmuş, ben telefon bekliyorum, hastanede olduğu bana söylenmiyor, hastaneye götürülürken haber verilmiyor. Hiçbir şeyden habersiz öyle telefon bekliyorum. Hastaneye götürülürken bize haber verilmesi gerekmiyor mu? Yasalarda, kanunlarda bu yok mu?” ifadelerini kullandı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 8 Mart 2017’de tutuklanan 43 yaşındaki Yaşar Yıldırım, en son Iğdır’daki Kafkas Eğitim Kurumları’nda görev yapıyordu. Zaman gazetesi aboneliği, Bank Asya hesabı, çocuklarının kapatılan okullarda okuması, yurt dış gezileri ve Bylock kullandığı iddiasıyla 12,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Yıldırım’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Tutuklu öğretmen Yaşar Yıldırım koronavirüs nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Gazze’de ateşkes devam ediyor: İsrail ile Hamas arasında müzakereler yoğunlaştı

11 gün süren ağır çatışmaların ardından İsrail ile Hamas arasında yürürlüğe giren ateşkesin kalıcı hale gelmesi için arabuluculuk çabaları yoğunlaşıyor. ABD Dışileri Bakanı Blinken de bölgeyi ziyaret edecek.

BOLD – Ortadoğu’da sağlanan ateşkesin kalıcı hale gelmesi için Mısır’ın arabuluculuğundaki müzakerelerin sürdüğü bildirildi. Hamas’tan yapılan açıklamada, Mısır delegasyonunun İsrail ile Gazze Şeridi arasında gidip geldiği, müzakerelerde Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere yardımın öne çıktığı belirtildi.

ABD Başkanı Joe Biden’in iki devletli çözüm çağrısından sonra, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in bölgeye gideceği bildirildi. Beyaz Saray’a yakın kaynaklara dayandırılan bilgiye göre, Blinken’in bölgede çarşamba günü İsrail, perşembe günü de İsrail’in işgali altında bulunan Batı Şeria’daki Filistin Özerk Yönetimi ile temaslarda bulunacağı kaydediliyor.

Reuters haber ajansına konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Blinken’ın ziyaretinin Mısır’ın ve ABD’nin arabulucuğu ile varılan ateşkesi sağlamlaştırma amacı taşıdığını aktardı. Aynı kaynak, Blinken’ın Gazze’yi ziyaret etmeyeceğini, Batı Şeria’da bulunan Mahmud Abbas ile görüşeceğini söyledi.

ABD VE AB İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMÜ SAVUNDU

ABD Başkanı Joe Biden, Ortadoğu sorununun çözümünün en doğru yolunun iki devletli çözüm olduğunu söyledi. Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Biden, her iki tarafın radikallerinden de çatışmayı durdurmalarını talep etti. ABD Başkanı, çatışmaların durdurulmasının Batı Şeria’daki Filistinlilerin güvenliği için şart olduğunu da belirtti. Biden ayrıca, Arap veya Yahudi olmasından bağımsız tüm İsrailli vatandaşların eşit muamele görmesi gerektiğini savundu. ABD Başkanı Filistinlilerden ise İsrail’i tanımalarını talep etti ve “’İsrail’in bağımsız devlet olarak varlığı meşrudur’ denmediği sürece barış tesis edilemez” diye konuştu.

Avrupa Birliği (AB) de bölgede süren ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, iki devletli çözüm için müzakere masasına geri dönülmesini talep etti.

ATEŞKESE BÜYÜK ÖLÇÜDE UYULUYOR

İsrail ile Hamas arasında varılan ve perşembeyi cumaya bağlayan geceden itibaren yürürlüğe giren ateşkese büyük ölçüde uyulduğu bildiriliyor. Böylece hem İsrail hem de Gazze Şeridi’nde insanların ‘normal hayata’ yavaş yavaş dönmeye çalıştığı bildiriliyor.

Ateşkesin devam etmesi için Mısır arabuluculuğunda görüşmeler de sürüyor.

Sağlık kurumu yetkilileri, hayatını kaybedenlerin toplam sayısının 248 olduğunu duyurdu. İsrail tarafında ise Hamas’ın roketatarlı saldırılarında 13 kişi öldü.

Doğu Kudüs’te Cuma günü, Filistinliler ve İsrail polisi arasında yaşanan gerginliğe karşın, Hamas ateşkesi bozacak bir adım atmadı.

BM’DEN ATEŞKESE BAĞLI KALINMASI ÇAĞRISI

Bu arada Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, ortak bir açıklama yaparak, İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasına tamamen uyulması çağrısında bulundu.

BM Güvenlik Konseyinin ortak yazılı açıklamasında, 11 günlük krizin ardından varılan ateşkes anlaşmasından duyulan memnuniyet ifade edildi.

“Güvenlik Konseyi, (taraflara) ateşkese tamamen uyulması çağrısında bulundu.” ifadesinin kullandığı açıklamada, Mısır, diğer bölgesel aktörler, BM ve Orta Doğu Dörtlüsü’nün sürece olan katkısının takdir edildiği belirtildi.

Ateşkes anlaşmasından önce BM Güvenlik Konseyi’nde ateşkes için ortak açıklama çabalarına ABD katılmamış, Konsey o günlerde ortak bir açıklama yapamamıştı.

Gazze’de ateşkes sağlanmasına rağmen Mescid-i Aksa’da yine olaylar çıktı

Gazze’de ateşkes devam ediyor: İsrail ile Hamas arasında müzakereler yoğunlaştı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »