27 Mart 2020 Cuma

Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan görevden alındı!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı kararname ile gece yarısında görevine son verildi.

BOLD-Koronavirüs salgını krizinin yaşandığı dönemde AKP’nin İstanbul’da yapmakta ısrar ettiği ‘Kanal İstanbul’ projesinin ilk ihalesinin geçtiğimiz günlerde gerçekleşmesi toplumdan tepki toplamıştı. İhale skandalının ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın gece yarısı görevden alınması dikkat çekti.

Resmi Gazete’de yayımlanan “atama kararı”na göre Turhan’ın yerine eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Adil Karaismailoğlu atandı.

Ankara Büyükşehir’den işsiz kalanlara nakit desteği

medyabold
Devamını Oku »

Galatasaray’da başkan yardımcısı Yusuf Günay’da da koronavirüs çıktı

Galatasaray’da İkinci Başkan Abdurrahim Albayrak ve Teknik Direktör Fatih Terim’in ardından 55 yaşındaki Başkan Yardımcısı Yusuf Günay’da da koronavirüsüne rastlandı.

BOLD – Galatasaray Başkan Yardımcısı Yusuf Günay, Twitter hesabından yaptığı açıklama ile koronavirüsü testinin pozitif çıktığını duyurdu. 55 yaşındaki Günay “COVID-19 testim maalesef pozitif çıktı, genel durumum iyi, tedavime devam ediliyor. İyi dileklerini ileten tüm dostlarıma şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı. Sarı-Kırmızılı ekipte daha önce Başkan Mustafa Cengiz’in test sonuçları negatif çıkarken, Teknik Direktör Fatih Terim ve İkinci Başkan Abdurrahim Albayrak’ta ise koronavirüsü testi pozitif çıktı.

GALATASARAY’DAN AÇIKLAMA GELDİ

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, dün yaptığı açıklamada koronavirüsü testinin negatif çıktığını açıklamış ancak Başkan Yardımcısı Yusuf Günay ile ilgili herhangi bir bilgi vermemişti. Sarı kırmızılı kulüpten 3 gün önce yapılan açıklamada, Günay’ın test sonuçlarının çıkana kadar yatarak tedavi olmasına karar verildiği belirtilmişti.

55 yaşındaki Yusuf Günay’ın koronavirüsü test sonuçlarının pozitif çıkmasının ardından Galatasaray’dan şu açıklama yapıldı; “Tedbir amaçlı olarak hastanede tedavi altına alınan Başkan Yardımcımız Sayın Yusuf Günay’ın COVID-19 testi pozitif çıkmıştır.  Tedavisine devam edilen Başkan Yardımcımız Yusuf Günay’a ve ailesine geçmiş olsun diyor, kendisinden bir an önce güzel haberler almayı ümit ediyoruz Tedbir amaçlı olarak hastanede tedavi altına alınan Başkan Yardımcımız Sayın Yusuf Günay’ın COVID-19 testi pozitif çıkmıştır.”

medyabold
Devamını Oku »

Salgının yeni üssü Amerika’dan haberler ve doktor anlatımları

New York Times Gazetesi, Amerika’yı salgının merkez üssü ilan etti. New Yorklu bir doktor hastanelerde yaşadıklarını anlattı: “Cesetleri saklamak için kamyon getirdik”

BOLD – New York Times (NYT) Gazetesi, Amerikan Birleşik Devletleri’nde (ABD) koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısının toplamda 81 bin 321’e çıktığını belirterek, bu sayıyla Çin’i geçerek Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından pandemi ilan edilen salgının merkez üssü haline geldiğini bildirdi. NYT’nin bilim insanlarına dayandırdığı haberinde, ABD’nin Kovid-19’dan en çok etkilenen ülke olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

BİR DİZİ HATA VE KAÇIRILAN FIRSATLAR

Dünya Sağlık Örgütü’nün, “Çin ve Avrupa’dan sonra salgının yeni merkezi olabilir” dediği ABD’de vaka sayısı bir günde yaklaşık 17 bin artarak 85 bin 991’e çıkarak Çin’i geçti. New York’ta ise 39 bin 140 tesit edilmiş vaka bulunurken, 457 kişi hayatını kaybetti.

Haberde, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) dünyadaki en iyi hastalık tespiti yapan kurumlardan biri olmasına rağmen bir dizi hata ve kaçırılan fırsatların, salgının yayılmasına neden olduğu kaydedildi. Salgının Çin’e yayıldığında bile ciddiye alınmadığı belirtilen haberde, vakalarla temas halinde olan sağlık personellerinin ciddi anlamda maske ve koruyucu ekipman sıkıntısı çektiği kaydedildi.

WHO Sözcüsü Margaret Harris, geçen günlerde ABD’nin salgının yeni merkezi olabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

NEW YORKLU DOKTORUN ANLATIMLARI

Doktor Colleen Smith New York’ta hizmet kapasitesinin sınırlarını zorlayan bir acil servisin içinden görüntülerle hastanenin 72 saatini paylaştı.

“Bu gördüğünüz ayakların hepsi Covid-19 hastası” diyerek acilde yan yana yatan onlarca hastanın yatağını gösteriyor. “Sinir bozucu olan şey ise geç kalmış olmamız, bunun olacağını biliyorduk” diyor.

Smith, hastanedeki durumu şu sözlerle özetliyor: “Her geçen gün durum daha da kötüye gidiyor bugün cesetleri saklamak için bir donduruculu kamyonet getirmek zorunda kaldık”.

SOLUNUM CİHAZLARI YETERSİZ

Solunum cihazı bulmaya çalıştıklarını anlatan doktor Smith’in çalıştığı Elmhurst Hastanesi’ne başka hastaneden birkaç saat içinde cihazlar geldi. Ancak sadece beş cihaz gelebilmişti. Bu bir haftadaki üçüncü acil ekipman tedariki oldu. Sağlık çalışanlarının telkinlerine rağmen ABD’li yetkililer ekipman eksikliği yaşandığını reddediyor.

“Şimdi beş tane daha solunum cihazımız var ancak insanlar ölmezse yarın ya da öbür gün yeniden solunum cihazına ihtiyacımız olacak” diyen Smith: “Yetkililer her şeyin iyi olacağını söyleyip duruyor ama bizim açımızdan bakınca olmayacak. İhtiyacım olan desteği alamıyorum. hastalarımla ilgilenmek için ihtiyacım olan malzeme desteğini bile alamıyorum. Ve burası Amerika, güya birinci dünya ülkesiyiz.”

Burası normal günlerde de acil servisi yoğun olan bir hastane. Günde 200 kadar hasta geliyor. Şimdi bu sayı 400’ün üzerinde.

TRAFİK KAZASINDAN GELEN HASTALAR COVİDLİ ÇIKIYOR

Smith, hastalığın sanılandan daha yaygın olduğunu şu örneklerle anlatıyor: “Başta öksürük ve ateş olan hastaları izole ediyorduk. Onların yanında ekstra dikkatli oluyorduk. Ancak şimdi ateşi olmayıp da sadece karın ağrısı şikayetiyle gelen hastaların röntgenlerinde de Covid-19 bulgularına rastlamaya başladık. Mesela araba kazasında yaralanan biri geliyor ve röntgen çektiğimizde akciğerleri ‘corona‘sı varmış gibi görünüyor. Şimdi anlıyoruz ki birçok hastamız aslında Covid-19’du ama biz fark etmedik. 10 asistan ve birçok hemşire hasta oldu. Çoğu doktor semptom gösterse bile test yaptıramıyor. Defalarca virüse maruz kalıyoruz, koruyucu ekipmanımız eksik. Sabah taktığım n95 maskesiyle bütün hastalara bakıyorum. Bugün taktığım maskeyi cuma da takmıştım. Maskelerin bitmesinden endişe ediyoruz.“

Hastane yeni şartlara uyum sağlamaya çalışıyor. Hafif semptomları olan hastalar için dışarıda test çadırı kurulmuş.

“Her geçen gün daha ağır hastalar geliyor” diyen Dr. Smith genç hastaların çoğunun sigara içemeyen sağlıklı bireyler olduğunu söylüyor. “Bu kadar ağır hasta olacağını beklemediğimiz 30-50 yaş arası sıradan insanlar” diyerek şaşkınlığını anlatıyor.

Görüntüler Smith’in uyarılarıyla bitiyor: “Bu bir ay, iki ay, üç ay böle devam ederse ne yaparız bilmiyorum. İhtiyacımız olan malzememiz yok. Bunları söylediğim için başım derde girerse de umurumda değil. İnsanların bilmesini istiyorum. Durum kötü, insanlar ölüyor. Acil servisinde hastalarla ilgilenmek için ihtiyacımız olan malzeme yok.”

Türkiye’nin Libya’ya silah gönderdiğine ilişkin görüntüler BBC’de: Türkiye’nin hayalet gemileri

medyabold
Devamını Oku »

Alman sinema ve eğlence sektörü devletten 400 milyon dolarlık fon istiyor

Alman sinema, TV ve eğlence üretim firmaları, 400 milyon dolarlık koronavirüs kurtarma fonu çağrısında bulundu. Durma noktasına gelen yaşam dolayısıyla en az 500 milyon euro gelir kaybı beklendiği dile getirildi.

BOLD – Firmalardan yapılan açıklamada Alman hükumetinin kültürel organizasyonlar ve ağlar, sinema, dağıtımcılar ve yapımcılara destek fonu ayırması takdir edilirken sektörün teknik alanlarının göz ardı edilmesi eleştirildi.

500 MİLYON EUROLUK KAYIP YAŞANABİLİR

Eğlence sektöründeki teknik birimleri temsil eden VTTF isimli birlik tarafından yapılan açıklamada sektörün halihazırda 15 bin kişiyi istihdam eden ve yıllık 1 milyar euro büyüklüğe sahip olduğu ancak koronavirüs sebebiyle durma noktasına gelen yaşam dolayısıyla en az yüzde 50 yani 500 milyon euro gelir kaybı beklendiği dile getirildi.

VTTF’te göre hızlı ve bürokratik olmayan bir önlem alınmazsa boş kalan stüdyolar, ödenemeyen kiralar ve maaşlar yüzünden 10 bine yakın insan işsiz kalabilir. Grup, Alman Ulusal Kalkınma Bankası kredileriyle sınırsız finansman erişimi sağlanmasının da uzun vadede borç yükü getirerek sektöre daha fazla zarar vereceğini öne sürdü. VTTF’ye göre yapılması gereken, devlet kredi garantilerinin teknoloji şirketlerinin banka kredilerini ve diğer kredi limitlerini güvence altına almak için kullanılması ve böylece kredi gereksiniminin azaltılması.

medyabold
Devamını Oku »

Divan Otel kapılarını sağlık çalışanlarına açtı

Koç Holding, koronavirüsle mücadele çalışmaları kapsamında yoğun mesai harcayan sağlık çalışanlarına yönelik adım attı. Divan İstanbul ve Divan İstanbul City otelleri sağlık personeli hizmetine sunuldu.

BOLD – Koronavirüsle mücadele kapsamında resmi kurumlar yanında özel işletmeler de adım atıyor. Koç Holding de Taksim Divan İstanbul Oteli ile Gayrettepe Divan İstanbul City Oteli’nin sağlık çalışanlarına tahsis ettiğini duyurdu.

ÜLKEMİZE VE TOPLUMUMUZA DUYDUĞUMUZ BİLİNÇLE

Divan’ın twitter hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Divan Grubu olarak bu olağanüstü zor günlerin neferi olan sağlık çalışanlarımızın yanındayız ve onlara minnettarız. Ülkemize ve toplumumuza karşı duyduğumuz sorumluluğun bilinciyle Divan İstanbul ve Divan İstanbul City otellerimizi sağlık çalışanlarının hizmetine sunuyoruz.”

Marketler koronaya karşı ne kadar güvenli?

medyabold
Devamını Oku »

ÖSYM’den sınav takvimine ‘korona’ düzenlemesi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, koronavirüs salgını sebebiyle bütün sınav tarihlerinin gözden geçirildiğini ve yeniden düzenlendiğini söyledi.

BOLD – Koronavirüs tedbirleri kapsamında yurt geneli sınavlarda düzenlemeye gidildi. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, adaylardan hazırlıklarını devam ettirmesini istedi.

ÖNCEKİ YILLARLA AYNI ÇERÇEVEDE OLACAK

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile ilgili de, “Milli Eğitim Bakanlığının önereceği müfredat ve kazanımlara göre önceki yıllarla aynı çerçevede olacak” dedi.

Güncellenen sınav takvimi şu şekilde:

  • YKS 25 ila 26 Temmuz,
  • Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Alan Bilgisi Testi 12 ila 13 Eylül,
  • KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür-Eğitim Bilimleri oturumları 6 Eylül,
  • KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) 20 Eylül,
  • KPSS, önlisans düzeyi 25 Ekim; ortaöğretim düzeyi de 22 Kasım,
  • KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi (DHBT) 27 Aralık,
  • Dikey Geçiş Sınavı (DGS) 9 Ağustos,
  • Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) 16 Ağustos ve 26 Aralık,
  • YDS 27 Eylül; e-YDS’ler 20 ila 21 Haziran, 27 ila 28 Haziran, 4 Temmuz, 22 Ağustos, 29 Ağustos, 17 Ekim, 14 Kasım, 19 Aralık,
  • Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (YÖKDİL) 13 Aralık,
  • İşyeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı Sınavı (İSG) 7 Kasım.

“Komadaki bir insandan farksızım”

medyabold
Devamını Oku »

Marketler koronaya karşı ne kadar güvenli?

Dünya geneli yarım milyon insanı etkileyen koronavirüs salgınına karşı bilhassa kabalık yerlerden uzak durmak gerekiyor. Süpermarketler de ‘yayılma için ideal ortam’ olduğundan kaçınılması elzem ortamların başında geliyor.

BOLD – Koronavirüs, hastalığı taşıyan bir kişinin öksürerek havaya zerrecikler saçmasıyla yayılıyor. Zerrelerin solunması veya indiği yüzeylere dokunulması enfeksiyona yol açabiliyor.

VİRÜSÜN YAYILMASI İÇİN İDEAL BİR ORTAM

BBC Bilim Muhabiri Victoria Gill’in haberine göre Londra Hijyen ve Tropikal Hastalıklar Fakültesi’nden Prof. Sally Bloomfield, süpermarketlerin virüs yayılımı için ‘ideal ortam’ olduğunu belirtiyor.

RAFLARA, KREDİ KARTLARINA, ATM TUŞLARINA, FİŞLERE HEP DOKUNULUYOR

“Birçok insan raflardaki ürünlere, kasada alışveriş malzemelerinizi koyduğunuz banda, kredi kartlarına, park biletlerine, ATM tuşlarına, fişlere dokunuyor. Burada diğer insanlara çok yakın bir mesafede (ideali en az iki metre) olduğumuzdan söz etmiyorum bile” diyor.

ELLERİ SU VE SABUNLA 20 SANİYE YIKAMA ŞART

Uzmanlara göre riski azaltmanın bazı yolları var:

– Alışveriş öncesi ve sonrası elleri 20 saniye sabunla yıkama veya  dezenfekte etme,

TEMASSIZ ÖDEME TERCİH EDİLMELİ

– Dokunulan her yerde virüs varmış gibi düşünüp alışveriş arabaları ve sepetlerine, paketlere ve ürünlere temas sonrası elleri yüze sürmeme,

– Temassız ödemeyi tercih etme,

YEMEKLER 70 DERECEDE PİŞİRİLMELİ

Öte yandan virüsün yemekle bulaştığına ve yemeklerin iyi pişirilmesinin virüsü öldüreceğine dair bir bulgu yok. Bu yüzden yemek pişirme kurallarına dikkat edilmesi tavsiye ediliyor.

İngiltere Gıda Standartları Kurumu internet sitesinde yiyeceklerin 70 dereceye kadar pişirilmesi ve en az 2 dakika bu sıcaklıkta tutulması öneriliyor.

72 SAAT BEKLETİN VEYA SULANDIRILMIŞ ÇAMAŞIR SUSUYLA YIKAYIN

Prof. Bloomfield’a göre ‘sıfır risk’ diye bir şey yok ve en büyük kaygı, diğer insanların elinin değdiği paketlere dokunmak.

Kutulardaki veya paketlerdeki ürünler için de şu tavsiyede bulunuyor:

‘Bu ürünleri ya 72 saat sonra tüketin ya da plastik ve cam kapları sulandırılmış çamaşır suyuyla temizleyin. Dokunulmuş olabilecek paketsiz gıdaları iyice yıkayın ve kurumaya bırakın.”

SİPARİŞ GETİRENLERE NOT BIRAKIN

Alışverişi eve getirtmek süpermarkete gitmeye kıyasla daha az riskli. Burada tek risk gıdanın ya da paketin üzerinde virüs olması veya teslimatı yapan kişiden virüs kapma ihtimali.

Gıda güvenliği uzmanı Dr. Lisa Ackerley bunun için teslimatı yapacak kişiye, zile basma sonrası geri çekilmesi istenecek bir not bırakılması fikrini veriyor.

Riske açık ya da yaşlı kişilerin ihtiyaçlarının karşılanması için oluşturulan gönüllü grupları için de aynı risk söz konusu.

PLASTİK POŞETLER SADECE BİR DEFA KULLANILMALI

Warwick Tıp Fakültesi’nden Dr. James Gill, “Sulandırılmış çamaşır suyuyla yüzeyler silinirse virüs bir dakika içinde etkisizleşir” diyor.

Kimi uzmanlar, salgın sırasında plastik poşetlerin sadece bir defa kullanılmasını öneriyor.

Diğer taraftan birçok lokanta, işleyişini paket servise göre yeniden düzenledi.

Güvenilir zincir ve lokantaların yiyecekleri profesyonel ve hijyenik koşullarda hazırlama ihtimalinin yüksek olması sebebiyle paket serviste riskin çok az olacağı düşünülüyor.

BOŞ KAPLARI HEMEN ATIN VE ELLERİ YIKAYIN

Prof. Bloomfield paketlerden kaynaklanabilecek riskin asgariye indirilmesi için şunları söylüyor:

“Yiyecekleri temiz bir kaba boşaltın. Boş kapları hemen atın ve ellerinizi yıkayın. Yemeği kaptan tabağa çatal ve bıçak kullanarak aktarın, yemeğe elinizi sürmeyin.

Soğuk ya da çiğ yiyecekler sipariş etmeyin. Örneğin pizza sipariş ettiyseniz ve iyice güvende olmak istiyorsanız, pizzayı birkaç dakika mikrodalgada ısıtabilirsiniz.”

“Sağlık Bakanı Koca’nın verdiği sayılar buzdağının görünen kısmı”

medyabold
Devamını Oku »

Virüs Demirören Medya’ya bulaştı

Demirören Medya’da 2 çalışanda koronavirüs tespit edilmesi sonucu bazı bölümler kapatıldı. İki görevli hastaneye kaldırılırken, vakaların ardından personele yemeğin, dışarıdan sandviç şeklinde getirildiği öğrenildi.

BOLD – Bağcılar’daki Demirören Yayın Holding binasında 2 kişide koronavirüs çıktı. Koronavirüs tespit edilen kişilerin çalıştıkları bölümler kapatıldı.

İKİ KARDEŞTE KORONAVİRÜS TESPİT EDİLDİ

Türkiye’de hızla artan koronavirüs medya çalışanlarını da etkilemeye başladı. Demirören Medya Center’ın stüdyo bölümünde çalışan bir güvenlik görevlisiyle, Kanal D’nin “Stüdyo Cafe” olarak adlandırılan kafeteryasında görev yapan kardeşi, koronavirüs testinin pozitif çıktığı ifade edildi. İki görevli hastaneye kaldırılırken kafeterya ise kapatıldı.

YEMEKLER DIŞARIDAN SÖYLENMEYE BAŞLADI

Vakaların ardından personele yemeğin, dışarıdan sandviç şeklinde getirildiği öğrenildi. Medyaradar’da yer alan habere göre, Demirören Medya Grubu çalışanlarının yaşanan bu gelişmelerden rahatsız olduğu ve yönetimi yeterli tedbirleri almamakla suçladıkları belirtiliyor.

Türkiye’nin Libya’ya silah gönderdiğine ilişkin görüntüler BBC’de: Türkiye’nin hayalet gemileri

medyabold
Devamını Oku »

Bod Dylan’dan 8 yıl sonra yeni şarkı: Murder Most Foul

Müziği efsane ismi, Nobel Edebiyat Ödüllü Bob Dylan 2012’den bu yana ilk kez yeni bir şarkı yayınladı.

BOLD– J.F.Kennedy’ye adanan 17 dakikalık şarkıda şöyle diyor Dylan: “Kasım 63’te Dallas’ta karanlık bir gündü. Yaşamak ve ölmek için iyi bir gündü. ”

8 YIL SONRA İLK ŞARKI

Müziğin efsane ismi Bob Dylan’dan hiç yayınlanmamış bir şarkı dinlemek kolayca rastlanabilecek bir şey değildir. Bu gün o şanslı günlerden biri işte. Efsanevi şarkıcı, 26 Mart’ta JFK’nin dünyadaki son anlarını, korkunç suikastını ve 60’ların başlarındaki karmaşık dünyayı güçlü bir şekilde anlatan “Murder Most Foul” u müzikseverlerle paylaştı.

Dylan yeni parçasıyla birlikte, koronavirüs salgını sebebiyle bir de mesaj paylaştı. “Yıllar boyunca tüm desteği ve sadakati için minnettarlığımla hayranlarıma ve takipçilerime selamlar ve Tanrı sizinle olsun. ”

Dylan, en son 2017’de 30 klasik eserinden oluşan üçlü albümü Triplicate’yi yayınlamıştı. Sanatçının en son yeni eserlerden oluşan albümü ise 2012 tarihli Tempest’ti.

Dylan’ın kulaklarınızın pasını silecek 17 dakikalık müthiş müzik şölenini aşağıdan dinleyebilirsiniz.

medyabold
Devamını Oku »

8 ülkede 50 Türk vatandaşı koronadan hayatını kaybetti

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, 8 ülkede 50 Türk vatandaşının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı.

BOLD – Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, 8 ülkede 50 Türk vatandaşının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2 gün önce tüm dünyayı saran koronavirüs nedeniyle yurt dışında 32 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini açıklamıştı.

Almanya’da 2 Türk daha koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti

medyabold
Devamını Oku »

Afganistan 10 bin mahkumu serbest bırakıyor

Afganistan, 10 bin mahkumu koronavirüs salgını nedeniyle serbest bırakacak. Karardan ciddi sağlık problemleri taşıyanlar, kadınlar, çocuklar, 55 yaşın üzerindeki mahkumlar yararlanacak.

BOLD  – Afganistanlı yetkililer tarafından dün yapılan açıklamada 55 yaş üzerindeki 10 bin mahkumun koronavirüsün yayılmasını önlemek için serbest bırakılacağı belirtildi.

Afganistan Devlet Başkanlığı’ndan bir yetkili, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Devlet başkanımız, koronavirüs nedeniyle birkaç bin mahkumun serbest bırakılmasına yönelik kararı onadı. Mahkumlar yakında bırakılacak” şeklinde konuştu.

Mahkumların serbest bırakılma kararı, Taliban ve IŞİD mensuplarını kapsamayacak. Süreç, 10 gün içerisinde tamamlanacak.

Devlet makamlarının açıklamasına göre aynı zamanda ciddi sağlık problemi taşıyan, kadın, çocuk ve 55 yaş üstü mahkumlar bu karardan yararlanacak.

Dünya Müslüman Alimler Birliği: Mahkumları serbest bırakın

medyabold
Devamını Oku »

“Komadaki bir insandan farksızım”

33 aydır Muğla E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan Muhammed Taze’nin kızlarının, babalarıyla konuşur gibi birbirleriyle yaptığı telefon görüşmesi yürekleri sızlattı. Babanın mektubu ise acıyı ikiye katladı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Babalarının hasretine dayanamayan Hatice ve Demet kardeşler, oyun oynamak yerine onunla telefonda konuştuklarını hayal ediyor.

Muhammed Taze ise son mektubunda “Duygusal anlamda komadaki birinden farksızım” diyor.

Hatice Kübra (5) ve Demet Sare (2,5) arasında geçen diyalog şöyle:

Hatice: Baba ne yapıyorsun, iyi misin
Demet: İyi…
Hatice: Tamam, gelecek misin?
Demet: Tamam gelicem inşallah
Hatice: Bay bay, amin, mektuplarını sevdik.

BODRUM’DA GÖREV YAPIYORDU

Bodrum’da Merter Kolejinde halkla ilişkiler bölümünde çalışan Muhammed Taze, Cemaat soruşturmaları kapsamında 18 Temmuz 2017’de tutuklandı. 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Taze’nin dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

MUHAMMED TAZE’NİN EŞİNE GÖNDERDİĞİ SON MEKTUP:

Canan-Muhammed Taze ve kızları, Muğla Cezaevinde bir görüş gününde.

Tutsak gazetecilerin çocuklarından infaz yasasına tepki: Babalarımızı bize geri verin!

medyabold
Devamını Oku »

“Sağlık Bakanı Koca’nın verdiği sayılar buzdağının görünen kısmı”

Türk Tabipler Birliği, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın günlük açıkladığı koronavirüs salgınına ilişkin sayıların ‘buzdağının görünen kısmı’ olduğunu belirtti. Vakaların bakanlığın resmi web adresinden cinsiyet, yaş ve şehirlerine göre açıklanmasını istedi.

BOLD – Türkiye’de Perşembe gecesi itibarıyla koronavirüse (Kovid-19) bağlı can kaybının 75’e, vaka sayısının da 3 bin 629’a ulaştığı açıklandı. Dünya geneli ise vaka sayısı yarım milyonu, ölümler 23 bini aştı.

TWEETLERLE DEĞİL RESMİ SİTEDEN TAM SAYILARI ÖĞRENELİM

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’deki değişime ilişkin verileri sosyal medya hesabından günlük ilan ediyor. Ancak uzmanların bu aşamada itirazları var.

Türkiye Tabipler Birliği (TTB) vakaların Sağlık Bakanlığı resmi web adresinden cinsiyet, yaş ve şehirlerine göre duyurulmasını talep etti.

TTB, “Testi pozitif hastaların yanı sıra, test sonucundan bağımsız klinik ve radyolojik Kovid-19 ile uyumlu olguların sayısı da verilmelidir” dedi.

HASTALIKLA UYUMLU KİŞİ SAYISI POZİTİF SONUÇLARDAN FAZLA

Bulguları hastalıkla uyumlu ve tedavi gören kişi sayısının testi pozitiflerden kat be kat fazla olduğunu iddiasını da dillendirdi.

TTB’nin ilgili açıklamasında, “Salgının bilançosunu sadece Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın günlük tweetlerinden takip edebiliyoruz. Bakanlığın veya bir başka resmi kurumun web sitesinden ayrıntılı bilgi edinmemiz hala olanaklı değil” ifadelerine yer verildi.

UYGULANAN TEST SAYISI SON DERECE YETERSİZ

Açıklamada ayrıca şu noktalara dikkat çekildi:

– Dün açıklanan rakamlar itibarıyla şimdiye kadar uygulanan test sayısı son derece yetersizdir ve nüfusu bizimle karşılaştırılabilecek büyüklükte bir çok ülkenin neredeyse onda biri kadardır.

– Sağlık Bakanı’nın tweetlerinde açıklanan rakamlar buzdağının görünen kısmıdır. TTB ve sahadaki hekimlerimiz hastanelerde durumun böyle olduğunu çok yakından bilmekte ve takip etmektedir. Klinik özelikleri ve/veya görüntüleme bulguları Kovid-19 ile uyumlu hastaların çoğunda ya test sonucu henüz çıkmamıştır ya da ilk testler negatif sonuçlanmıştır.

Duyarlılığı PCR testlerine göre daha yüksek radyolojik görüntüleme tanıya yardımcı olacaktır.

DUYARLILIĞI DAHA YÜKSEK RADYOLOJİK GÖRÜNTÜLEME KULLANILMALI

– Tanıda kullanılan PCR testlerinin duyarlılığının düşük olduğu, radyolojik görüntülemenin testlere göre çok daha duyarlı olduğu dünya deneyimlerinden çok iyi bilinmektedir. Kişilerin test sonucundan bağımsız, aksi kanıtlanıncaya kadar hasta kabul edilmesi 2 sebeple önemlidir:

TEDBİR SEVİYESİNİN AYARLANMASINA YARDIM EDECEK

1) Sayın Bakan’ın açıkladığı pozitif test sonuçları yanı sıra hastalara ait rakamların kamuoyuna duyurulması toplumun salgının yaygınlık ve ciddiyetini anlamasına yardımcı olacak bireylerin ve kamu idaresinin alacağı önlemlerin seviyesinin ayarlanmasına yardım edecektir.

2) Testi pozitif çıkanlar gibi bu hastaların da kendilerinin ve yakın temasta oldukları sosyal çevrelerinin izolasyonu için gerekli önlemlerin bir an önce devreye alınmasını sağlayacaktır.

KHK’lı sağlık çalışanları dönmek istiyor

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye de almıştı: Çin’in İspanya ve Çekya’ya gönderdiği hızlı test kitleri yüzde 80 hatalı

Çin’in koronavirüsle mücadele kapsamında İspanya ve Çekya’ya gönderdiği test kitlerinin iyi çalışmadığı ortaya çıktı. Türkiye de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) için Çin’den hızlı test kiti almıştı.

BOLD Çin’in koronavirüsle mücadele kapsamında İspanya ve Çekya’ya gönderdiği hızlı test kitlerinin iyi çalışmadığı ortaya çıktı. İspanya ve Çekya’daki laboratuvarlarda Çin’den gelen kitlerin test edildiği ve hata oranının yüzde 80 olduğu belirtildi.

İspanya’da laboratuvar çalışmalarını sürdüren uzmanlar ve mikrobiyologlar Çin’den alınan ve hızlı sonuç veren kitlerin hatalı sonuçlar verdiğini belirtti.

YÜZDE 30 HASSASİYETE SAHİP

İspanya basını testlerin sadece yüzde 30 oranında hassasiyete sahip olduğunu aktardı.

İspanya’da koronavirüs vakalarını inceleyen bir yetkili El Pais gazetesine yaptığı açıklamada “Kitler, testleri pozitif çıkan vakaları beklendiği ölçüde saptayamıyor.” dedi.

“TESTLERİ KULLANMANIN BİR ANLAMI KALMADI”

Gazeteye konuşan bir mikrobiyolog ise söz konusu kitleri kullanmanın bir anlamı kalmadığını dile getirdi.

Çekya’da da benzer yönde bir açıklama gelmişti. Ülkede kriz toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan mikrobiyolog Pavla Svrcinova, kitlerin hata oranının yüzde 80 olduğunu söyledi. Ancak Çekya Başbakanı Yardımcısı Jan Hamacek, Çek basınına yaptığı açıklamada, kitlerin hatalı sonuç vermesini uzmanların yanlış metodolojiyi seçmesine bağladı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Çin hükümetinin koronavirüs ile mücadelede yardım amaçlı olarak Avrupa Birliği’ne 2 milyon cerrahi maske, 200 bin N95 maske ve 50 bin test kiti göndereceğini duyurmuştu.

Çin’den alınan 2 milyon hızlı tanı kitinin ilk partisi Türkiye’ye ulaştı

medyabold
Devamını Oku »

First tender for Istanbul canal project held amid pandemic

Turkey held its first tender on Thursday to prepare to build a huge canal on the edge of Istanbul, a Transport Ministry spokesman said, signaling progress on the project despite widespread criticism over its cost and environmental impact.

The tender is for the planning phase of reconstructing two historic bridges located in the area where the 45-km (28 miles) Kanal Istanbul, championed by President Tayyip Erdogan, is expected to run.

The canal will connect the Black Sea north of Istanbul with the Marmara Sea to the south and is estimated to cost 75 billion lira ($11.6 billion). The government says it will ease shipping traffic on the Bosphorus Strait and prevent accidents there.

But the canal, like many other infrastructure mega-projects built under Erdogan’s 17-year rule, has been criticized by opponents who say it will wreak environmental havoc and pollute freshwater resources.

Five companies bid on Thursday for the planning of the reconstruction of the historic Odabasi and Dursunkoy bridge, state-owned Anadolu news agency said. The valid bids ranged from 408,000 lira ($63,500) to 550,000 lira.

The project, which was effectively on hold after a currency crisis in 2018 drove the economy into recession, came back on the agenda in December, leading to heated exchanges between Erdogan and Istanbul mayor Ekrem Imamoglu, a member of the main opposition party.

Imamoglu said spending resources on the canal while Turkey combats the coronavirus outbreak was “mind-boggling”, adding that 50,000 families had applied to the Istanbul municipality for support due to the economic impact of the pandemic.

“Why don’t we spend our resources for our people instead of spending our resources on Kanal Istanbul, which to us is a weird project?” he said.

Responding to Imamoglu’s comments, the Transport Ministry said in a statement the tender was previously scheduled and did not hinder the government’s efforts to contain the outbreak.

The ministry said Imamoglu’s “political opportunism” was more damaging to the battle against coronavirus, adding that calling for a halt in production and investments at such a time was wrong.

Reuters

Scores of Istanbulites sign petitions opposing Erdogan’s mega canal project

The post First tender for Istanbul canal project held amid pandemic appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/03/27/first-tender-for-istanbul-canal-project-held-amid-pandemic/
Devamını Oku »

Emin Çölaşan’a cezaevinden gönderilen mektup: Bir ankesör hepimizi öldürebilir

Gazeteci Emin Çölaşan “Bir Cezaevi Feryadı” başlıklı yazısında, cezaevinden mektup gönderen bir tutuklunun koronavirüsle ilgili anlatımlarını yayınladı.

BOLD – Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan’ın yayınladığı mektupta, bütün cezaevinin aynı ankesörlü telefonlarla aileleriyle görüştükleri, bir ankesörlü telefonun bütün cezaevine hastalık yayabileceği belirtildi.

Çölaşan’ın yazısı şöyle:

Bir Cezaevi Feryadı

Sevgili okurlarım, herhangi bir cezaevinden herhangi bir hükümlü
tarafından avukatı aracılığı ile gönderilen mektubu biraz kısaltarak
sizlere iletiyorum. Lütfen dikkatle okuyunuz. Bu salgın şu anda yaklaşık
300 bin kişinin yatmakta olduğu cezaevlerine sıçrar ve yayılırsa işimiz
çok daha zorlaşacaktır. Hükümlünün ismini vermiyorum:

“Emin Bey merhaba, geçen hafta (19 Mart günü) yayınladığınız cezaevi
mektubu ile hem insani ve vicdani sorumluluğunuzu, hem de mesleki olarak
da görevinizi ifa ettiniz. Kimsenin yapmadığını yaptınız, elinizi taşın altına
koydunuz! Hem toplumda, hem de basında farkındalık oluşturdunuz. Şimdi
infaz yasası gündeme geldi. Kanayan yaraya ilk siz merhem oldunuz. Keşke
her yazar sizin gibi cezaevindeki sorunlara biraz olsun değinebilse…

Adalet Bakanlığı, sizin yazınızın ardından birçok kez açıklama yaptı. Özetle;
‘Cezaevlerinde tedbir alındı, temizlik malzemesi dağıtıldı’ denildi. Evet,
temizlik malzemesi dağıtıldı ama şu ana kadar sadece bir kere yarım şişe
çamaşır suyu verildi, bir kere de koğuşa gelip etrafa iki fısfıs yapıp gittiler…
Sonuç; yaptık mı yaptık, tedbir aldık mı aldık!

Peki bunlar ne kadar gerçekçi önlemler?

-Açık ve kapalı görüşler iptal oldu, onun yerine ekstra telefon hakkı tanındı.
Allah razı olsun. Peki ben çıktım kullandım telefonu, sonra yandaki koğuş
aynı telefonu kullandı, sonra bir yandaki… Hepimiz aynı ortak telefonu
kullanıyoruz. Hatta bütün cezaevi aynı telefonları kullanıyor. Peki arada bu
telefonları dezenfekte eden var mı? Tabii ki yok. Demek ki tek bir kişide virüs
olsa, bütün mahkumlara bulaştırmak bu kadar kolay. Burada cezaevi
yönetimlerinin suçu veya tedbirsizliği yok. Bakanlıkça temin edilip
gönderilmeyen dezenfektanları nereden bulup uygulasınlar.

-Savunma hazırlamak ve dijital evrakları incelemek için bilgisayar
kullanıyoruz. Klavye, mouse, bilgisayar masası, sandalye… Acaba şu ana
kadar bir kez olsun dezenfekte edildi mi?
-Bilgisayar odasına gidip gelirken koridorda duvara asılmış koronavirüse
karşı alınması gereken 14 başlık adı altında ilanları okuyoruz. Mahkumlar ve
personel bilinçleniyor, çok harika… Lakin maddelerden bir tanesi çok
manidar. Diyor ki; elbiselerinizi 60 ile 90 derece sıcaklık aralığındaki sıcak
suyla yıkayınız. Özür dilerim ama 16, bazıları 24 kişilik koğuşlara
1.5 saat sıcak su verilmekte ve adam başı 5 dakika sıcak su düşmekte. Kişisel
temizliğimizi dahi yeteri kadar yapamazken; 60 derecede sıcak su bulup
elbiselerini yıkayabilen varsa beri gelsin!
-Bir banyo, bir WC, bir lavabonun olduğu 25 metrekarelik ortak alanda 16
kişinin yaşam mücadelesi verdiği yerde sık sık yaşanan su kesintilerinden
bahsetmek istemiyorum. Bu konuda artık çok tecrübeliyiz, koğuşun her yeri
yedek su şişeleriyle dolu!
-Avukat görüşü, revire gitmek, telefon görüşü, bilgisayar için, baş memurla
görüş için her ne olursa olsun koğuştan çıktın girdin, üstün başın her yerin
detaylı olarak infaz koruma memurları tarafından aranır. Tabii ki de işin
doğası gereği arama yapılacak, burası cezaevi. Benim burada anlatmak
istediğim, üzerinde durduğum husus, cezaevinden dışarı çıkan, virüse
istemeden maruz kalan ve cezaevine taşıma olasılığı çok yüksek olan
gardiyanların mahkûmlarla devamlı fiziki temas halinde olduğudur… Acaba
şu ana kadar herhangi bir gardiyana korona testi yapıldı mı? Veya cezaevine
giriş çıkışlarda termal kamera ile kontrol var mı?

Bu husus çok önemli! Sadece biz tutuklu/hükümlüler için değil, gardiyanların
da hayatı büyük risk altında… Her fiziki temas bir izdir ve bu iz bütün
cezaevini geziyor. Her üst aramasından sonra gardiyanların ellerini
dezenfekte etmesi gerekirken biz şu ana kadar böyle bir şeye şahit olmadık.
Televizyondan, gazetelerden izliyoruz. Halkımız iki gün evine kapanıp
duramadı! Can tatlı yani… Her an virüs kapma riski yüzünden artan kaygılar
kapalı ortamlarda panik ataklara sebep oldu. Peki herkesin canı can da
bizimkisi ne? Biz bu dört duvar arasında ne yapalım? Tek bir infaz koruma
memurunun getireceği hastalık mikrobuyla bütün cezaevi hastalanacak.
Elimiz kolumuz bağlı olarak kaçınılmaz sonun geleceği günü bekliyoruz.
Tedirginlik, korku… Psikolojimiz altüst oldu…

İnfaz yasasını çıkarmak için; cezaevine hastalığın yayılması mı bekleniyor? Bu
hastalığı, virüsü kaptıktan sonra cezaevlerini boşaltmanın ne anlamı kalacak?
Uzmanlar tedbir almakta kaybedecek zaman yok diye bas bas bağırıyor.
Bazıları ise ‘dur bir bakalım, sonra boşuna infaz yasası çıkarmış olmayalım,
belki bir şey olmaz’ şeklinde akıl ve mantığın algılamakta zorlandığı yorumlar
yapmakta. İran gibi diktatörlüğün zirve yaptığı bir ülkede dahi cezaevleri
daha virüs görüldüğü anda kapatıldı. Peki ya bizde durum ne?

★★★

Olağanüstü koşullardan geçtiğimiz bugünlerde hayati öneme sahip olan
‘infaz yasası’ talebimizi koronavirüs fırsatçılığı olarak değerlendiren kişiler var.
Üzülerek görüyoruz ki aralarında gazeteciler de var. Bu ne çirkin bir bakış
açısıdır… Nefret ve öfkeden dolayı kişilerin bu denli militanlaşması, gözünün
kör olması, kalbinin katılaşması, vicdanının kuruması ve insanlığını unutması
karşısında ürperiyoruz.

Bu virüs ‘siyasi suçlu, gel böyle’, ‘adli suçlu, sen geri dur’ deyip insan
seçmiyor. Zengin, fakir, sağcı-solcu, ateist-dinci ayrımı da yapmıyor!
Cezaevinde bulunan mahkumlar hastalanıp, cezaevleri toplu mezar haline
geldiği zaman mı farkımıza varılacak?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata
uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar
için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Bildiğimiz kadarıyla bu tutukluların şu anda tutuksuz yargılanmaları önünde
hiçbir yasal engel yok. Adli kontrol şartıyla bugün cezaevinden gönderilebilir.
Ne infaz yasası, ne başka bir şey. Yeter ki siyasetten bağımsız olarak yargı
organlarımız, ölçülemeyecek derecede hayati tehlikeye sebebiyet veren bu
durum karşısında vicdani kanaatlerini ortaya koyarak karar versinler. Bütün
tutuklular adli kontrol şartıyla tutuksuz olarak yargılanmaya devam edebilir.
Adaletin yerine gelmesi noktasında hiçbir aksaklık yaşanmaz.

★★★

Bunun yanında, terör yasasında yapılacak değişiklik yıllardır beklenen bir
konu… Şiddete bulaşmamış, sadece düşüncesinden dolayı insanlar yıllarca
cezaevinde yatmıyor mu? Ayrıca infaz yasasında yapılacak düzenlemeler
sayesinde yaşlılar ve kronik hastalar teknoloji sayesinde elektronik kelepçe
koluna, bacağına takılarak cezasını evinde tamamlasın. Kendisi için belirlenen
konumdan milim dahi kımıldayamaz. Teknolojiyi kullanarak hem cezaevlerini
boşaltırsın hem de hükümlülerin cezalarını tamamlatırsın. Denetimli
serbestlik konusu ise düzenleme bekleyen ayrı bir konu…

-Yeter ki niyet olsun… Samimiyet olsun…
-Koronavirüse karşı hiç olmadığı kadar milli birlik ve dayanışma örneği
sergileniyor. Siyaset üstü bir yaklaşımla tüm partiler alınan tedbirleri ve önlemleri destekliyor.
Çünkü bu mesele siyasi bir çıkardan öte hayati bir meseledir.
-Az öncede bahsettiğim üzere alınan tedbirler cezaevlerinde yetersiz
kalmakta. Her an hastalık mahkumlarda ve gardiyanlarda başlayabilir. Allah
korusun, cezaevlerinde yaşanacak bir salgın sonucu binlerce insanın vefat
etmesinin sorumluluğunu hangi siyasetçi üstelenecek?
-İnfaz düzenlemesinde; pazarda karpuz seçer gibi halen suç ayrımı yapılması
konunun ciddiyetinin farkına varılmadığını, yine göstermelik olarakkamuoyunun oyalandığını veya siyaset gütmekten öteye gidilmediğini düşündürmekte.

Geçen hafta 19 Mart günü yayınladığınız yazıdan sonra mahkumların basın
yayın kuruluşlarına faks/mektup göndermesinin yasaklandığı söyleniyor.
Resmi olarak sesimiz kesildi, fiziki olarak da koronavirüs sebebiyle yakında
soluğumuz kesilmeden siz bizim sesimiz, nefesimiz, soluğumuz olun.
Saygılarımla.

NOT: Bakan Bey’den yeni bir açıklama geldi ‘Cezaevlerinde hiçbir vakamız
yoktur’ diye… Acaba biz uykuda iken birisi gelip koronavirüs testi mi yaptı
bize? Çünkü 14 günde bir olan revir hakkımız dahi iptal edildi. Doktor yüzü
görmüyoruz. Acaba Bakan Bey hangi veriye dayanarak bu açıklamayı yaptı?
Test olmazsa elbette ki vaka olmaz.

Derdi günü kurtarmak olanların yanında bizim derdimiz hayatımızı kurtarmak”

medyabold
Devamını Oku »

Dünya Müslüman Alimler Birliği: Mahkumları serbest bırakın

Dünya Müslüman Alimler Birliği, tüm hükumetlere koronavirüsün (Kovid-19) yayılması nedeniyle mahkumları serbest bırakmaları çağrısında bulundu.

BOLD – Dünya Müslüman Alimler Birliği, tüm hükumetlere yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması nedeniyle mahkumları serbest bırakmaları çağrısında bulundu.

Merkezi Katar’ın başkenti Doha’da bulunan Birlik’ten yapılan açıklamada, “Birlik, tüm hükumetlerden tüm mahkumların ve bunların dışında salgına tutuldukları yerde maruz kalma durumunda olanların serbest bırakılmasını, ülkeden ve kulların üzerinden haksızlık ve zulmün kaldırılması çağrısında bulunuyor” ifadeleri kullanıldı.

Ayrıca açıklamada, her ülkedeki sağlık kurumları tarafından alınan kararlara uyulması ve onlarla iş birliği halinde olunması gerektiği vurgulandı.

BM’den hükümetlere tutuklular için çağrı: herkesi serbest bırakmalı

medyabold
Devamını Oku »

Diyanet umre parasını iade için şart getirdi

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2020 yılı hac ödemeleri taksitleri ve hac işlemlerini ikinci bir duyuruya kadar erteledi. Diyanet ayrıca umre turları iptal edilen umrecilerin ücret iadeleri için talepte bulunmaları şartını getirdi.

BOLD – Suudi Arabistan’ın, koronavirüs salgını nedeniyle umre ziyaretlerini geçici olarak askıya alması ve umre ziyaretlerinin geçici olarak durdurulması ardından Diyanet İşleri Başkanlığı, internet sitesinden 2020 yılı hac ödemelerini erteledi.

TAKSİT ÖDEMELERİ ERTELENDİ

Diyanet’in “Hac Ödemeleri İkinci Bir Duyuruya Kadar Ertelenmiştir” başlıklı duyuruda 2’nci ve 3’üncü taksit ödemelerine ilişkin “2020 yılında hacca gitmek üzere kesin kayıt yaptırıp ilk taksit ödemelerini yaparak 2’nci ve 3’üncü taksit ödemelerini henüz yapmayan hacı adaylarımızın taksit ödemeleri ve hac ile ilgili iş ve işlemler ikinci bir duyuruya kadar ertelenmiştir. Hac ile ilgili iş ve işlemler de (hacı adaylarımızın eğitimleri, valiz, kitap, malzeme dağıtımı, görevli seçimi ve eğitimi gibi konular) ikinci bir duyuruya kadar ertelenmiştir” denildi.

UMRECİLER TALEP EDERSE ÜCRETLERİ İADE EDİLECEK

Sitede ayrıca umre turları iptal edilen umrecilere ücret iade işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin bir duyuru da yer aldı. Duyuruda, koronavirüsten korunmak ve yayılımını önlemek amacıyla umre turlarının ileri bir tarihe ertelenmesi üzerine, bazı kafilelerin umre vizelerinin alınmasına rağmen iptal edilmek zorunda kalındığı bildirildi. Umre vizeleri alınan ve turları iptal edilen umre yolcularından vize ücreti kesintisi yapılmadan ücretlerin iade edileceği belirtilirken, koronavirüs tedbirleri doğrultusunda umreye gidemeyen umrecilerin ücret iadelerinin IBAN hesabına gönderilmesi için talep ekranı açıldı. Talep edenlere ücretleri iade edilecek.

KHK’lı sağlık çalışanları dönmek istiyor

medyabold
Devamını Oku »

UN human rights chief calls for freeing of political prisoners amid coronavirus pandemic

While the Turkish government has excluded political prisoners from a recently proposed amnesty bill, UN High Commissioner for Human Rights Michelle Bachelet called on UN member states to immediately release political prisoners and government critics under detention.

“Now, more than ever, governments should release every person detained without sufficient legal basis, including political prisoners and others detained simply for expressing critical or dissenting views,” Bachelet underlinedyesterday.

In addition to several human right organizations, the Stockholm Center for Freedom has called on the Turkish government not to repeat its mistake and to act in line with its avowed credo that “States are for humans” by including political prisoners as well in its amnesty.

In her statement Bachelet called on governments to take urgent action to protect the health and safety of people in detention and other closed facilities, as part of overall efforts to contain the COVID-19 pandemic.

The high commissioner urged governments and relevant authorities to work quickly to reduce the number of people in detention, noting that several countries have already undertaken some positive actions.

The statement released by the Office of the High Commissioner for Human Rights (OHCHR) underlined that “the State has a particular duty to protect inmates’ physical and mental health and well-being, as set out by the UN Standard Minimum Rules for the Treatment of Prisoners (also known as the Nelson Mandela Rules).” The OHCHR also made clear that measures taken amid a health crisis should not undermine the fundamental rights of people in detention, including their rights to adequate food and water.

“Covid-19 has begun to strike prisons, jails and immigration detention centres, as well as residential care homes and psychiatric hospitals, and risks rampaging through such institutions’ extremely vulnerable populations,” said Bachelet.

“In many countries, detention facilities are overcrowded, in some cases dangerously so. People are often held in unhygienic conditions and health services are inadequate or even non-existent. Physical distancing and self-isolation in such conditions are practically impossible,” she added.

“Governments are facing huge demands on resources in this crisis and are having to take difficult decisions. But I urge them not to forget those behind bars, or those confined in places such as closed mental health facilities, nursing homes and orphanages, because the consequences of neglecting them are potentially catastrophic,” the high commissioner said.

“It is vital that governments should address the situation of detained people in their crisis planning to protect detainees, staff, visitors and of course wider society,” she stressed.

“With outbreaks of the disease, and an increasing number of deaths, already reported in prisons and other institutions in an expanding number of countries, authorities should act now to prevent further loss of life among detainees and staff,” Bachelet said, adding, “Under international human rights law, States have an obligation to take steps to prevent foreseeable threats to public health and have a duty to ensure that all who need vital medical care can receive it.”

“Restrictions on visits to closed institutions may be required to help prevent COVID-19 outbreaks, but such steps need to be introduced in a transparent way and communicated clearly to those affected. Suddenly halting contact with the outside world risks aggravating what may be tense, difficult and potentially dangerous situations,” Bachelet said. She provided examples of alternative measures taken in some countries, such as setting up expanded videoconferencing, allowing increased phone calls with family members and permitting email.

“COVID-19 poses a huge challenge to the whole of society, as governments take steps to enforce physical distancing. It is vital such measures are upheld, but I am deeply concerned that some countries are threatening to impose prison sentences for those who fail to obey. This is likely to exacerbate the grave situation in prisons and do little to halt the disease’s spread,” Bachelet warned.

 

European Commissioner for Human Rights Dunja Mijatović.

 

Dunja Mijatović, European commissioner for human rights, also called on all Council of Europe member states to review the situation of asylum seekers who have been rejected and irregular migrants in immigration detention and to release them to the maximum extent possible.

“The release of the most vulnerable should be prioritised. Since the immigration detention of children, whether unaccompanied or with their families, is never in their best interest, they should be released immediately. The authorities of member states should also refrain from issuing new detention orders to persons who are unlikely to be removed in the near future,” Mijatović stressed in her statement on March 26, 2020.

“In the face of the global Covid-19 pandemic, many member states have had to suspend forced returns of persons no longer authorised to stay on their territories, including so-called Dublin returns, and it is unclear when these might be resumed,” Mijatović said.

“Under human rights law, immigration detention for the purpose of such returns can only be lawful as long as it is feasible that return can indeed take place. This prospect is clearly not in sight in many cases at the moment. Furthermore, immigration detention facilities generally provide poor opportunities for social distancing and other measures to protect against Covid-19 infection for migrants and staff,” she stated.

The post UN human rights chief calls for freeing of political prisoners amid coronavirus pandemic appeared first on Stockholm Center for Freedom.

from SCF
Devamını Oku »

KHK’lı sağlık çalışanları dönmek istiyor

11 bin 500 sağlık çalışanı KHK’yla ihraç edildiler. Korona salgını Türkiye’de patlama noktasına giderken, KHK’lı sağlık çalışanları görev almak için “iade” çağrısı yaptı.

BOLD – Farklı tarihlerde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) 126 bin 300 kişi görevinden ihraç edildi. İhraç edilenlerden 11 bin 500’ü ise sağlık çalışanı. Yine en çok sağlık çalışanının ihraç edildiği sendikalardan biri de Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; KHK’lı sağlık çalışanları yaşanan salgından kaynaklı halk sağlığının daha fazla tehlikeye girmeden bir an önce hukuksuz bir şekilde alındıkları görevlerine iade edilmelerini bekliyor.

YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN BİZİ GÖREVİMİZE İADE EDİN

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştığı 29 Ekim 2016 yılında hakkında herhangi bir adli ve idari soruşturma yokken görevinden alınan SES üyesi Rozerin Çatak, haksız-hukuksuz yere ihraç olan çok sayıda deneyimli ve tecrübeli sağlık çalışanları da bir an önce görevlerine iade edilmesini gerektiğinin altını çizdi. Gelinen süreçte Kovid-19 salgının çok hızlı bir şekilde dünyanın her tarafına yayıldığına dikkat çeken Çatak, “Genelde ülkenin özelde Diyarbakır halkımızın sağlık hizmetine ciddi anlamda ihtiyacı var ve daha da olacak gibi görünmektedir. OHAL İnceleme Komisyonun kararı beklenmeden bir an önce iade olmak ve koronavirüs ile mücadelede aktif görev almak istiyoruz. Yarın çok geç olmadan ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmadan, bir an önce sahada çalışmamız zorunlu hale geldiğini düşünmekteyiz. Sadece Türkiye’de değil tüm sınırları ortadan kaldırarak dünya haklarına da sağlık hizmeti vermek istiyoruz. Şu an tüm dünya salgın durumu ile karşı karşıya ve biz halkları yaşatmak istiyoruz. Sağlık emekçileri çok hızlı bir şekilde görevine iade edilmelidir” talebinde bulundu.

ZORLU SÜREÇTE BİZE GÖREV VERİN

Bir başka KHK’lı sağlık çalışanı Barış Çali ise Kovid-19 salgınına karşı hem iktidar hem de halklar tarafından yeterince ciddiye alınmadığını dile getirerek şunları söyledi: “Ülkede sağlık alanından yapılan kanunsuz ve haksız işten çıkarılmalar, böylesi zorlu bir süreçte sağlık sisteminde çalışabilecek büyük bir kalifiye sağlık emekçisi açığı oluşturmuştur. Bizler SES üyeleri olarak bütün dünyada büyük yıkım ve felaketlere sebep olan, birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olan ve halk sağlığı sorunu olan Kovid-19 virüs tehdidini minimize etmek adına bu zorlu süreçte görev almak istiyoruz. AKP’nin bu salgın durumunu ciddiye alıp, bunu halk sağlığı sorunu olarak görmesi gerekirken, büyük bir ciddiyetsizlikle gerçekleri ters yüz ederek yaklaştığını görmekteyiz. İktidar bir an önce işin ciddiyetini sahiplenip KHK kanunsuzluğundan dönüp hastanelerdeki sağlık elemanı açığını da dikkate alarak bu konuda ivedilikle harekete geçmelidir. AKP hükümeti bu konuda toplumsal barışında zemini olabilecek bir tutum belirleyip ihraç edilen tüm sağlık emekçilerini böylesi zorlu bir süreçte virüsle mücadelenin daha sağlıklı bir hal alması için işlerine iade etmelidir.”

KOVİD TESTLERİ HAKKINDA BİLGİ SAHİBİYİM

Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde (GYEA) sağlık teknikeri olarak çalışan ve 22 Kasım 2016’da 677 KHK ile görevinden ihraç edilen Fatma Kılıç ise hastanenin PCR laboratuvarında çalışan tek laboratuvar teknikeri olduğunu dile getirerek, Kovid-19 testleri hakkında bilgi sahibi olduğunu ve tecrübeli olduğunu dile getirdi. Virüsün yayılımını durdurmak için yapılması gerekenlerden biri de personel sayısını artırmak olduğunu dile getiren Kılıç, Sağlık Bakanlığı tarafından 32 bin sağlık elemanını alacağını sözünü hatırlatarak, “Kaş yapayım derken göz çıkarmak istemiyorlarsa; ihraç ettikleri kalifiye elemanları da işlerine iade edilsin. Çünkü yeni işe başlayacak arkadaşlarımız sahayı tanımıyorlar, onlara verilecek hizmet içi eğitimin yanında birlikte çalışacakları tecrübeli elemanlarında olması elzemdir. Sağlık emekçisi bu süreçte oluşabilecek krizleri yönetebilme yeteneğine de sahip olmalıdır” uyarısında bulundu.

Türkiye kişi başına düşen asker polis sayısında birinci doktor sayısında sonuncu

medyabold
Devamını Oku »