11 Aralık 2020 Cuma

Tayyip Erdoğan’ın Bakü’de okuduğu şiire Tahran’dan tepki

Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ kutlama törenine katılan Erdoğan’ın okuduğu şiir, İran’ın tepkisini çekti. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, “O, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin egemenliğine karşı konuştuğunu fark etmedi mi acaba” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Dağlık Karabağ savaşı ardından Azerbaycan’ın Azadlık Meydanı’nda düzenlenen Zafer Geçidi Töreni’nde okuduğu şiir nedeniyle İran’ı rahatsız etti. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Twitter hesabından yaptığı açıklamayla Erdoğan’ı eleştirdi.

Bakü’deki konuşmasında Şair Bahtiyar Vahapzade’nin “Topraktan pay olmaz” şiirinden bir bölüm okuyan Erdoğan, “Karabağ’ı 30 yıllık hasretin ardından ana vatanla buluşturan Azerbaycan ordusunun neferlerini tebrik ederek, onları dualarla cepheye gönderen anaların ellerinden öptüğünü” söyledi.

Erdoğan, “Aras, türküsünü daha güçlü çığıracak. Karabağ şikestesini okuyan nefesler daha yüksek daha güçlü çıkacaktır” ifadelerini kullanarak, Aras türküsünün sözlerini okudu:

“Aras’ı ayırdılar

Kum ile doldurdular;

Ben senden ayrılmazdım

Zor ile ayırdılar,

Ay Laçın, can Laçın,

Men sene kurban Laçın”

Sözlerine devam eden Erdoğan, “Güzelliğine kurban olduğumuz Laçın artık özgürdür. Laçın gibi, Şuşa gibi Fuzuli, Cebrail, Zengilan Kubatlı, Ağdam ve Kelbecer de artık özgürdür. Bugün büyük mücahid Ahmet Cevat Bey’in ruhunun şâd olduğu gündür. Bugün Nuri Paşa’nın, Enver Paşa’nın Kafkas İslam Ordusunun yiğit neferlerinin ruhunun şâd olduğu gündür. Bugün Azerbaycan şehitlerinin serdarı Mübariz İbrahimov’un ruhunun şâd olduğu gündür” diye konuştu.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ZARİF’TEN TEPKİ

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a okuduğu şiir nedeniyle tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Zarif şu ifadeleri kullandı:

” Kimse Erdoğan’a, Bakü’de yanlışlıkla okuduğu şiirin, Aras Nehri’nin kuzey bölgelerinin İran’ın ana topraklarından zorla ayrılmasıyla ilgili olduğunu söylememiş!

O, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin egemenliğine karşı konuştuğunu fark etmedi mi acaba? Kimse Aziz Azerbaycan’ımız hakkında konuşamaz.”

ABD’li eski Büyükelçi James Jeffrey’den Erdoğan analizi: Dişinizi gösterene kadar geri adım atmaz

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüse yakalanan 17 yaşındaki lise öğrencisi hayatını kaybetti

Kütahya’da kas hastası lise son sınıf öğrencisi Serdar Mehmet Ay, koronavirüs tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Ay’ın cenazesi Kütahya Şehir Mezarlığına defnedildi.

BOLD – Kovid-19 testinin pozitif çıkan Kütahya Ali Güral Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi Serdar Mehmet Ay (17), tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Serdar Mehmet Ay, Kasım ayında koronavirüs testi pozitif çıkınca Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye alındı. Durumunun ağırlaşması üzerine 25 Kasım’da yoğun bakım ünitesine yatırılan Mehmet Ay, doktorların müdahalesine rağmen dün gece hayatını kaybetti. Ay’ın cenazesi ailesi, arkadaşları ve öğretmenlerinin kıldığı cenaze namazının ardından Kütahya Şehir Mezarlığına defnedildi.

Son dakika... Liseli Serdar Mehmet, koronavirüsten yaşamını yitirdi (2)

Kütahya Valisi Ali Çelik, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden Serdar Mehmet Ay’ın fotoğrafını sosyal medyadan paylaştı. Çelik, “Acımız çok büyük. Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide kas hastalığıyla mücadele eden, 16 gündür Covid-19 tedavisi gören 12. sınıf öğrencilerimizden Serdar Mehmet Ay’ı kaybettik. Öğrencimize Allah’tan rahmet, ailesine ve arkadaşlarına sabırlar diliyorum. Başımız sağ olsun” dedi.

“Beni yavrularımdan ayırmayın”

medyabold
Devamını Oku »

Exclusive: U.S. set to sanction Turkey over Russian defense system – sources

The United States is poised to impose sanctions on Turkey over its acquisition last year of Russian S-400 air defense systems, five sources including three U.S. officials told Reuters on Thursday, a move likely to worsen already problematic ties between the two NATO allies.

The long-anticipated step, which is likely to infuriate Ankara and weigh on Turkey’s relations with the incoming administration of President-elect Joe Biden, is expected to be announced as early as Friday, sources have said.

The sanctions would target Turkey’s Presidency of Defence Industries and its head, Ismail Demir, sources have said. They would be damaging but narrower than the severe scenarios some analysts have outlined.

Two sources familiar with the matter, including a U.S. official speaking on the condition of anonymity, said President Donald Trump had given aides the blessing for the sanctions.

The Turkish lira weakened as much as 1.4% following the news. U.S. sanctions could harm a Turkish economy struggling with a coronavirus-induced slowdown, double-digit inflation, and badly depleted foreign reserves.

A senior Turkish official said sanctions would backfire and hurt ties between the two NATO members.

“Sanctions would not achieve a result but be counter-productive. They would harm relations,” the official said. “Turkey is in favor of solving these problems with diplomacy and negotiations. We won’t accept one-sided impositions,” he said.

The decision will have repercussions far beyond Turkey, sending a message to U.S. partners around the world that might consider buying Russian military equipment and have been warned repeatedly about U.S. sanctions.

Turkey’s leader, President Tayyip Erdogan, had hoped to prove U.S. threats hollow, betting the relationship he developed with Trump would insulate Ankara from punitive U.S. action.

Having forged a working relationship with Erdogan, Trump long opposed U.S. sanctions against Turkey despite the advice of advisers. Officials in his administration internally recommended sanctions against Ankara in July 2019, when the Turkish government started taking delivery of the S-400s, sources familiar with the matter told Reuters.

But sanctions appeared likely even if Trump did not act, the sources said.

The final version of the $740 billion annual U.S. defense authorization legislation, which the Senate is expected to vote on as early as this week, would force Washington to impose sanctions within 30 days.

One of the U.S. officials said one of the reasons Trump was finally willing to move ahead with Turkey sanctions was to “decouple” the issue from the NDAA bill, which carries a provision that would require him to impose measures on Ankara. This way, Trump can avoid looking like his hand is being forced, the official said.

KICKED OUT OF F-35 PROGRAM

Still, the increasing U.S. pressure is not without risk. Washington does not want to push Erdogan even closer to Russian President Vladimir Putin, whose goal is to weaken and divide the NATO alliance.

Russia delivered the ground-to-air S-400s last year and Turkey tested them as recently as October. Ankara said they would not be integrated into NATO systems and pose no threat, and has called for a joint working group on the issue.

But the United States maintained that the S-400 does pose a threat, and announced last year it was removing Turkey from the F-35 fighter jet program over Ankara’s decision.

Lockheed Martin’s F-35 stealth fighter jet is the most advanced aircraft in the U.S. arsenal and is used by NATO members and other U.S. allies.

The U.S. State Department could still change plans and widen or narrow the scope of planned sanctions against Turkey.

However, sources said the announcement of the sanctions in their current form was imminent.

Reuters

EU to approve sanctions over Turkish gas drilling – draft statement

The post Exclusive: U.S. set to sanction Turkey over Russian defense system – sources appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/12/11/exclusive-u-s-set-to-sanction-turkey-over-russian-defense-system-sources/
Devamını Oku »

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının yeni filmi: Direniş Devlet

Fahrettin Altun’un başında olduğu Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığının Direniş Devlet adlı bir film çektiği öğrenildi. İstanbul’da çekileceği belirtilen filmle ilgili İstanbul Valiliği, kurumlara yazı göndererek çekim için kolaylık sağlanmasını istedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’nın çekeceği Direniş Devlet adlı film projesi, İstanbul Valiliğinin İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine gönderdiği yazı üzerine ortaya çıktı.

İstanbul Valiliğinin İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine gönderdiği yazıda, filmin 10 Aralık 2020 ile 31 Ocak 2021 tarihleri arasında İstanbul’da çekileceği kaydedildi.

Gazeteci Sinan Tartanoğlu’nun ulaştığı yazıya göre İstanbul Valiliği, İstanbul’daki kurum ve kuruluşlara çekim faaliyetlerinde kolaylık sağlanması talimatı verdi. Yazıda İstanbul’da belirlenecek alanlarda insansız hava aracı çekimlerinin de yapılacağı, film çekim ekibine, koronavirüs salgını nedeniyle sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı gün ve saatlerde şehir içi ulaşım için bürokratik kolaylığın sağlanması istendi.

Tacizle suçlanan yazar intihar etti

medyabold
Devamını Oku »

Silivri’de yeni bir ‘sandalye’ dramı

Silivri Cezaevinde tutuklu MS hastası Albay Mustafa Özcan Çay’ın sağlık durumu ağır. Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Çay’ın, el ve kollarının istemsiz hareket ettiği ve tuvalet ihtiyacı için kullandığı sandalyeden düştüğü belirtiliyor.

BOLD – Birkaç gün önce askeri öğrenci Muhammed Ali Taş’a yapılan işkenceyle gündeme gelen Silivri Cezaevinde bir insanlık dramı daha yaşanıyor. Multipl Skleroz (MS) hastası albay Mustafa Özcan Çay’ın durumu çok ağır.

www.15Temmuzinfo.net’te yer alan bilgiye göre tekerlekli sandalyeye mahkum olan Çay, sağlık noktasında tükenmiş durumda. El ve kolları istemsiz hareket ediyor. Bacaklarını kullanamıyor ve yürüyemiyor. Lavabo ihtiyacını tek başına gideremiyor. Koğuş arkadaşları tarafından kantinden alınan sandalyenin içerisini kesip oluşturulan düzeneği kullanan Çay’ın iki gün önce ihtiyacını giderirken sandalyenin kırıldığı, hastanın lavaboda düştüğü belirtiliyor. Gözleri de artık görmeyen Çay’ın bağırsaklarında da enfeksiyon başladığı ifade ediliyor.

Ahlaksız savcıdan sorguda hamile kadına skandal sözler

medyabold
Devamını Oku »

Varlık Fonundan Milli Piyango açıklaması: Vergi kaybı yok şans oyunları gelirini artırdık

Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, Demirören grubu bünyesindeki Şisal Şans Oyunları şirketine devredilen Milli Piyango’da KDV gelirinin sıfırlanmasıyla ilgili konuştu. Vergi kaybı olmadığını savunan Sönmez, Milli Piyango’nun şans oyunlarından elde ettiği gelirin arttığını öne sürdü.

BOLD – Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, Habertürk TV’de Milli Piyango’da KDV gelirlerinin sıfırlanmasıyla ilgili iddialara cevap verdi.

Milli Piyango’da vergi kaybı olmadığını söyleyen Sönmez, “Bir vergi kaybı yok. Yüzde 10 şans oyunları vergisi var. 10 yıllık bir işletmeye teklif verdiğinizde ciro 900 milyon olsaydı kamuya 552 milyon kalacaktı. Bizim modelde 703 milyon kalıyor. Şans Sisal’in yüzde 9.5’tan fazla gelir kazanma ihtimali yoktur. Bunun üzerinden de KDV’sini ödemektedir. Bu gelirin KDV’si ödenmektedir. KDV konusunda istisna TVF’nin ilgili kanundan gelen istisnasıdır. Bu istisna da TVF’ye gelir yaratması için tanınmıştır. Bunun şirketin (Şans Sisal) gelirlerine bir yansıması yok” dedi.

TVF Genel Müdürü Sönmez, Milli Piyangonun KDV gelirinin sıfırlanmasıyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Milli Piyango’yu özelleştirmedik, birinden hizmet aldık. Türkiye’de ilk defa uygulanan bir model değil. İddaa’da da benzer bir yapı uygulanmıştı. Toplamda yüzde 40’larda olan kamu payı yüzde 25’lere indirilerek 4 katı bir kamu faydası yaratıldı. Esasında daha önce iki defa özelleştirilmesi denenen Milli Piyango’yu biz göreve geldiğimize ‘Türkiye Varlık Fonu bunu herhangi bir tarafa devretmeyecektir’ dedik. Bunun bir hizmet alımı modeliyle, herhangi bir taşerona verdiğiniz bir işletme modeliyle yapılmasının daha doğru olduğunu düşündük.

ŞİSAL YÜZDE 10 ÜZERİNDEN KDV ÖDEDİ

1 Ağustos’tan bugüne olan Milli Piyango işlemlerinde toplamda yüzde 27’lik bir kamu payı artışı var. Geçen sene 964 milyon TL ciro yaparken bizim dönemimize 2 milyar TL ciro yapmıştır. Toplam vergilere baktığınızda toplam kamu payı 703 milyon TL oldu, bunun yüzde 37’si vergiler. Vergilere baktığınızda şans oyunları vergisi, veraset intikal vergisi, bir de yüzde 9.5 olan Şans Sisal komisyonu üzerinden KDV ödendi. Bunların toplamı 261 milyon TL. Varlık Fonu’na kalan 442 milyon TL’yi de katarsak toplamda 703 milyonluk bir kamu payı yaratıldı. Bu rakam geçen sene baktığınızda 552 milyon TL’ydi. 1 Ağustos – 30 Kasım arasında hasılat yüzde 107 arttı.”

MİLLİ PİYANGONUN CİROSUNU ARTIRDIK

Şans oyunlarında gelirin geçen seneye göre arttığını söyleyen Sönmez, şöyle konuştu: “Çok yakından izliyoruz ama rakamlara baktığınızda onu görmüyorsunuz. Rakam söyleyeyim. 1 Ağustos – 30 Kasım arası geçen seneki ciro 964 milyon TL, bu seneki ciro 2 milyar TL. Biz ne yaptık: Ortalamada yüzde 59 ikramiye veriliyor, daha önceki modelde yüzde 45’lerdeydi. Yani biz Milli Piyango’yu İtalya ve Yunanistan’da olan noktaların biraz daha altında da olsa büyüterek uluslararası standartlara yaklaşmaya çalışıyoruz. Bir kere bütün MP oyunlarından elde edilen tüm ciro Varlık Fonu’nun Halk Bankası hesaplarına geliyor. Bu çok önemli. Varlık Fonu lisansın sahibidir ve lisansın bütün geliri de TVF’ye gelmektedir. TVF bunun üzerinden komisyonu, vergileri ve ikramiyeyi ödemektedir. Bunun altını çizmek istiyorum.

Kovid-19 döneminde 400 bin esnaf kepenk kapattı

medyabold
Devamını Oku »

“Beni yavrularımdan ayırmayın”

Çocuklarına yaklaşık 2 saatlik uzaklıktaki Edirne Cezaevine tutuklu bulunan Özlem Demirtaş zorunlu sevk nedeniyle başka bir şehre gönderiliyor. Üç küçük çocuğu olmasına rağmen tutuklanan anne Demirtaş, şimdi onları hiç görememe riskiyle karşı karşıya.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

27 Ekim 2020’de tutuklanıp Edirne Kadın Kapalı Cezaevine gönderilen Özlem Demirtaş, cezaevindeki zorunlu nakil nedeniyle Çorlu’da halalarının yanında yaşayan 3 çocuğunu bir daha görememe riskiyle karşı karşıya.

Bugünkü telefon görüşünde ailesine durumu anlatan Özlem Demirtaş, “Eski olduğu için bu cezaevini boşaltıyorlar. Zorunlu sevk var. Çorlu’ya yakın cezaevlerini talep ettim ama kimsenin talebini kabul etmediler. Hep başka yerlere gönderdiler. Beni uzak bir şehre gönderirlerse bir daha yavrularımı nasıl göreceğim.” dedi. Bir buçuk aydır anne-babalarından ayrı kalan üç kardeşin ise psikolojileri bozulmuş durumda. Halaları Zehra Demirtaş’ın verdiği bilgiye göre Tarık geceleri uyanıp anne diye ağlıyor, uyuyamıyor. Telefon görüşlerinde annesiyle konuşamıyor. Burak ve Elif ise çok üzgün.

“NE OLUR BANA DUA EDİN”

Mobilya ve dekorasyon işleri öğretmeni Mehmet Demirtaş ve yurt idareciliği yapan eşi Özlem Demirtaş 44 gün önce Edirne’de gözaltına alınıp tutuklandı. Burak (9), Elif (5) ve Tarık (2) adındaki çocukları ise cezaevine 1,5-2 saat uzaklıkta ikamet eden halalarına teslim edildi. Ayda iki kere anne-babalarını görmeye gidebilen Demirtaş kardeşlerin, anneleri eğer uzak bir şehre sevk edilirse yanına gitmeleri zorlaşacak. Belki hiç ziyarete gidemeyecekler.

Çorlu’ya yarım saat uzaklıktaki Tekirdağ, Muratlı ve Silivri cezaevlerine nakil olmak istediğini dilekçeyle cezaevi yönetimine ileten Özlem Demirtaş’a henüz bir cevap verilmedi. Diğer mahpusların da bu talepleri bugüne kadar dikkate alınmadı. Şu anda karantinada bulunduğunu söyleyen Özlem Demirtaş, “Koğuşta bir kişinin testi pozitif çıktı. Bizi de karantinaya aldılar. Test yaptılar, ben negatif çıktım. 14 gün sonra beni de sevk edecekler. Ne olur bana dua edin, uzak bir yere göndermesinler. Çocuklarımdan ayrılmayayım. Yakın bir yere versinler.” ifadelerini kullandı.

“AYDA İKİ KERE ÇOCUKLARINI GÖRSÜNLER DİYE YALVARACAK DURUM GELDİK”

Bold Medya’ya konuşan hala Zehra Demirtaş, “Adalet Bakanı Abdülhamit Gül dün bir açıklama yaptı, tutuksuz yargılama esastır dedi. Üç çocuğun annesi babası bir anda tutuklandı. Tutuksuz yargılanabilecekken tutuklu yargılanmalarını kabul etmiş durumdayız. Şimdi ise yeter ki ayda iki keri çocuklarını görebilsin diye yalvaracak duruma geldik. Bu çocuklara yazıktır, günahtır.” diye konuştu.

Anne ve babayı cezaevine gönderip üç çocuğu ortada bıraktılar

 

 

 

 

 

Anne ve babayı cezaevine gönderip üç çocuğu ortada bıraktılar

medyabold
Devamını Oku »

Ahlaksız savcıdan sorguda hamile kadına skandal sözler

Sözde terör davalarına bakan savcı İbrahim Keskin, sorguladığı hamile kadını gayri meşru bir ilişkiyle itham etti. Savcı, “Evlilikleriniz düzmece. Eşinden hamile olduğuna inanmıyorum. Bu düzmecede bana sıra ne zaman gelecek” diyerek hakaret etti.

BOLD – İnsan hakları ihlalleri konusunda Türkiye’nin karnesi tartışılırken insanlık onurunu hiçe sayan bir olay daha ortaya çıktı. Samsun Bafra’da hamile bir kadının ifadesini alan Başsavcı İbrahim Keskin, çocuğun başka bir erkekten olduğunu ileri sürüp “Bana sıra ne zaman gelecek” diye sordu.

Samsun’da tüp bebek tedavisi gören Nigar Kocabaş ve eşi Fatih Kocabaş 12 Ekim 2016 günü doktor randevuları için yola çıktı. Ancak yolda polisler Fatih Kocabaş’ı örgüt üyeliği suçlamasıyla gözaltına aldı. “Acı bir tebessümle vedalaştık” diyen Nigar Kocabaş da eşinden bir buçuk ay sonra gözaltına alındı.

“EVLİLİĞİNİZ DÜZMECE, BU DÜZMECEDE BANA SIRA NE ZAMAN GELECEK?”

Emniyette ifadesi alınmayan Nigar Kocabaş, o dönem Bafra Başsavcısı olan Keskin’in talimatıyla doğrudan savcılığa götürüldü. Savcının bizzat ifade almak istediği hamile kadın 3 saat süren ifade boyunca ayakta bekletildi. Savcı, Nigar Kocabaş’ın avukatını ifade sırasında içeri almak istemedi. Avukat ısrar edince almak zorunda kaldı. İfade sırasında ise savcı çok ağır hakaretlerde bulundu.

Nigar Kocabaş’ın utanarak anlattığı o ifadede savcı şu cümleleri kurdu: “O masum günahsız çocuğun arkasına sığınma. Yaptıklarınızı o çocuk temizleyemez. Yine gündem mi aldınız da çocuk yaptınız. Sizin evlilikleriniz zaten düzmece, hepsi planlanmış, organize. İnanmıyorum, eşinden hamile olduğuna. Ne bileyim ben onun kocandan olduğunu. Bu düzmecede bana sıra ne zaman gelecek?”

Avukat “Müvekkilime bel altı hakaret ediyorsunuz” diyerek müdahale etmek istedi ama savcı insanlık onurunu zedeleyen sözlere devam etti. O anlarda “Sesimi çıkaramadım.” diyen Kocabaş, “Savcı, seni kocanın gözünün önünde sorguya çekerim. Ne oldu sıçanlar gibi dağıldınız. Girdiğiniz deliklerden teker teker bulunacaksınız. Seni kodese, kocanın yanına tıkayım. Bir birinizi teselli edersiniz. Aşkımızın meyvesi diye hapiste doğurursun çocuğunu. Orada seversiniz” ifadesiyle yaşadıklarını hatırlattı.

DÜŞÜK ÖNLEYİCİ İLAÇLARI VERİLMEDİ

Nigar Kocabaş ifadesinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcının hakaretleriyle büyük şok yaşayan Nigar Hanım üzerine bir de cezaevinde çıplak aramaya maruz kaldı. Ayakkabısına, üzerinde metal süsleme olunca el konuldu ve cezaevindeki ilk gününde koridorlarda çıplak ayak ile yürütüldü. Tüp bebek tedavisi ile hamile kalan Nigar Hanım’ın düşük tehlikesi de vardı. İlaç kullanamadığı için kanamaları artan Nigar Hanım “Düşüğü engellemek için düzenli ilaç kullanıyordum. Onları benden aldılar. Kullanma zamanı gelince getireceklerini söylediler ama hiç vermediler” dedi.

SAVCI İMZALARI BEĞENMEDİ EVRAKTA SAHTECİLİK DAVASI AÇTI

Cezaevi doktoru düşük tehlikesi olduğunu raporladıktan sonra Nigar Hanım adli kontrol şartıyla tahliye oldu. Kocabaş, 5 Mayıs 2017’de oğlu Mehmet Said’i kucağına aldı. Ama Nigar Hanım’ın sevinci yine yarım kaldı. Hakkında bu kez evrakta sahtecilikten dava açıldı. İmza karşılığı tahliye olduğunu hatırlatan Nigar Hanım, “Soruşturmayı açan savcı iki ayrı evraktaki imzalarımı karşılaştırmış, aynı kişi olmadığına karar vermiş. Benim bunu bilinçli yaptığımı düşünmüş. ‘O dönem yaşadığım şeyler kolay şeyler değildi. Elim kaymıştır.’ dedim. Savcı gönderilen ifadeyi beğenmedi ve kabul etmedi. Bu kez savcı imzaların bilişime gitmesi için benden imza örneklerinin alınmasını talep etti. 20 tane A-4 kağıdına sağ elimle oturarak, çömelerek, ayakta ve ayrıca sol elimle oturarak, çömelerek ve ayakta imza attım hem de kelime yazdım” ifadelerini kullandı.

KÜÇÜK SAİD KUMANDALI ARABA BEKLİYOR

Örgüt üyeliği gerekçesi ile 7 yıl 1 ay ceza alan Nigar Hanım “Eşim 8 yıl ceza aldı ve tutukluluğu devam ediyor. Bende yeniden cezaevine girecektim. Oğlum için Türkiye’den ayrılmaya karar verdim” sözlerini kullandı. Eşinden istemeyerek ayrılmak zorunda kalan Nigar Hanım oğlunun babasından uzak büyümesine çok üzüldüğünü belirtti. Anne Nigar Kocabaş, oğlunun en büyük hayalinin babasının ona uzaktan kumandalı bir araba alması olduğunu söyledi.

medyabold
Devamını Oku »

ABD’den BioNTech/Pfizer aşısına onay

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Danışma Kurulu, BioNTech/Pfizer ortaklığında geliştirilen koronavirüs aşısının acil durumda kullanılmasına onay verdi. FDA’in aşının kullanılmasına yeşil ışık yakmasıyla birlikte ABD’de aşılama sürecinin başlaması bekleniyor.

BOLD – FDA danışma kurulu dün sabah saatlerinde BioNTech/Pfizer’in onay başvurusunu değerlendirmek üzere toplandı. Youtube üzerinden de canlı olarak yayınlanan oturumda bağımsız uzmanlardan oluşan danışma kurulu çeşitli sunumları dinledi.

Danışma kurulu, toplantı gününe kadar, Pfizer’in aşısına ilişkin araştırmalardan elde edilen ham verileri incelemiş, hafta başında yayınlanan ayrıntılı analizlerde aşının başarı kriterlerini karşıladığı belirtilmişti.

FDA danışma kurulu gün sonunda yaptığı oylamada, 4’e karşı 17 oyla BioNTech/Pfizer’in aşısının 16 yaş ve üstü kişilerde güvenli ve etkili olduğuna onay verdi. Oylamada danışma kurulunda yer alan uzmanlardan biri ise çekimser kaldı.

FDA, 8 Aralık’ta yaptığı ön açıklamada, Pfizer ve BioNTech’in geliştirdiği Kovid-19 aşısının “güvenilirliğini ve etkinliğini” doğrulamış, yüzde 95 etkili olduğu belirtilen aşının ilk dozdan yaklaşık 10 gün sonra Kovid-19’a karşı güçlü koruma sağladığı kaydedilerek aşının 21 gün arayla 30 mikrogramlık iki doz şeklinde uygulanması önerilmişti.

FDA, BioNTech/Pfizer’in aşısına ilişkin kapsamlı onay başvurusunu da önümüzdeki yılın Nisan ayına kadar yapmayı planlıyor.

BNT162b2 olarak bilinen Pfizer/BioNTech aşısı geçen hafta çarşamba İngiltere’de, bu çarşamba da Kanada’da onaylanmıştı.

FDA 17 ARALIK’TA MODERNA AŞISI KONUSUNDA KARAR VERECEK

FDA danışma kurulu, 17 Aralık’ta da Moderna ilaç firmasının geliştirdiği aşı için onay başvurusunu değerlendirmek üzere toplanacak.

ABD’de ilk aşamada yaklaşık 21 milyon sağlık çalışanı ve bakım evleri sakinlerinin; daha sonra da zaruri sektörlerde görev yapanlarla 65 yaş üstü kişilerin aşılanması bekleniyor.

Bu ay sonuna kadar ilk parti olarak 6,4 milyon doz aşının dağıtılması ve iki doz aşılama uygulaması nedeniyle ilk etapta 3 milyon kişiyi kapsaması planlanıyor.

ABD ve Almanya’da koronavirüs rakamlarında rekorlar kırılıyor

 

medyabold
Devamını Oku »

KHK ihraçlarıyla ilgili AİHM kritik karara imza atacak

AİHM, Ankara’da Kalkınma Ajansında çalışırken 667 sayılı KHK ile ihraç edilen Hamit Pişkin’in başvurusunu gelecek hafta esastan görüşecek. İltisak ve irtibat iddiasıyla ihraç edilen Pişkin’in davasında AİHM’nin vereceği karar KHK’lılar için emsal teşkil edecek. İnsan Hakları Hukukçusu Kerem Altıparmak, “AİHM ihlal kararı verirse OHAL ihraç rejimi çöker” değerlendirmesi yaptı.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM), Ankara’da Kalkınma Ajansında çalışırken 667 sayılı KHK’ya dayanılarak idari kararla ihraç edilen Hamit Pişkin’in başvurusunu önümüzdeki hafta esastan görüşecek.

AİHM, işten çıkarılması ve devamındaki yargısal süreçteki usulü güvencelere uyulmaması nedeniyle Pişkin’in özel hayata saygı ve adil yargılanma haklarının ihlal edilip edilmediği hususunda Türk hükumetinden savunma istemişti.

AİHM’nin Pişkin’in davasında vereceği karar, 15 Temmuz sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal(OHAL) rejiminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler(KHK) ile ihraç edilen kamu görevlileriyle ilgili esastan vereceği ilk karar olma özelliği taşıyacak.

BUNU YAPARSA OHAL İHRAÇ REJİMİ ÇÖKER

İnsan Hakları Hukukçusu Kerem Altıparmak, AİHM’nin vereceği kararın KHK’lılar açısından önemine işaret etti. AİHM’nin ihlal kararı vermesi durumunda OHAL ihraç rejiminin çökeceğini savunan Altıparmak, kararının irtibat ve iltisak iddiasıyla verilen ihraç kararlarını da etkileyeceğini söyledi. Altıparmak, sosyal medya hesabından şu değerlendirmeleri yaptı: “AİHM’in gelecek hafta vereceği Pişkin/Türkiye kararı esastan vereceği ilk OHAL ihraç kararı. Bu iltisak, irtibat meselesine ne diyeceği gerçekten büyük merak konusu. Başvurucu KHK’li değil. Ankara Kalkınma Ajansından 667 KHK uyarınca idari kararla ihraç edilmiş. Başvuruda kanunsuz suç ve ceza olmaz (md.7) ilkesinin de ihlal edildiği ileri sürülüyor. Bakalım AİHM ihraç kuralını (iltisaklı, irtibatlı olma) bir ceza hükmü sayacak mı? Sayarsa bu kuralın geri yürütülmesini ihlal sayacak mı? Bunu yaparsa tüm OHAL ihraç rejimi çöker.”

AİHM 4 YILDIR KAYBETTİĞİ GÜVENİ TEKRAR KAZANABİLİR

Ceza Hukukçusu Dr. Gökhan Güneş de, AİHM’nin kararının önemine değinerek, “AİHM’nin artık kuruluş amacını hatırlayarak AİHS’in 6, 7,8 ve 13. maddelerinden ihlal kararı vermesi ve 4 yıldır kaybettiği güveni tekrar kazanma noktasında bir adım atmasıdır” dedi. Sosyal medya hesabından konuyu değerlendiren Güneş, şunları kaydetti: “Bu başvuruda AİHM, işten çıkarılması ve devamındaki yargısal süreçteki usulü güvencelere uyulmaması nedeniyle başvurucunun özel hayata saygı ve adil yargılanma haklarının ihlal edilip edilmediği hususunda Hükümetten savunma istemişti. Ayrıca, AİHM’in başvuruyu etkili başvuru hakkı (AİHS md. 13) yönünden de inceleyeceği anlaşılmaktadır. Peki AİHM nasıl bir karar verecektir? Hükümete savunma için yöneltilen sorularda atıf yapılan AİHM’in yerleşik içtihatları (Denisov/Ukrayna ([BD] ve Özpınar/Türkiye) dikkate alındığında, Sözleşme’nin 6. ve 8. maddelerinin ihlaline karar verilmesi yüksek ihtimaldir. Bununla birlikte, dosyada öne çıkan bir diğer husus, başvuranın “irtibat ve iltisak” gerekçesiyle işten çıkarılmasına ilişkin yargılamanın cezai yönünün olup olmadığının; yani işten çıkarmayla aslında başvurana bir anlamda cezai bir suçlamanın yöneltilip yöneltilmediğinin de değerlendirilecek olmasıdır. AİHM’in yargılamanın cezai özellik taşıdığına hükmetmesi halinde, kanunsuz ceza olmaz (AİHS md. 7) yasağının da ihlali gündeme gelecek ve bu ihlal, Türkiye’nin 30 yılı geçen AİHM serüveninde 7. madde altında aldığı 6. ihlal kararı olacaktır. Bu maddenin ihlaline karar verilmesi, 20 Temmuz 2016 tarihinde başlayan “OHAL rejiminin” de çökmesi anlamına da gelecektir. Bunların dışında, irtibat ve iltisak isnadıyla başvuranın işten çıkarılması nedeniyle, yargılamanın cezai özellik taşıyıp taşımadığından bağımsız olarak, başvuranın masumiyet karinesinin ihlal edildiğine karar verilmesi sürpriz olmayacaktır. AİHM’den beklenen, artık kuruluş amacını hatırlayarak AİHS’in 6, 7,8 ve 13. maddelerinden ihlal kararı vermesi ve 4 yıldır kaybettiği güveni tekrar kazanma noktasında bir adım atmasıdır. ”

Aytaç Ünsal’ın babası oğluna Edirne’de yapılan işkenceye isyan etti: Yaşamak için nereye gidelim

medyabold
Devamını Oku »

ABD’li eski Büyükelçi James Jeffrey’den Erdoğan analizi: Dişinizi gösterene kadar geri adım atmaz

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi ve eski Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Türkiye’den ayırmamız gerekiyor. Siz Erdoğan’a dişlerinizi gösterene kadar o geri adım atmaz” dedi.

BOLD – Bir dönem ABD’nin Ankara, ardından da Bağdat Büyükelçisi olarak da görev yapan Jeffrey, al Monitor’a verdiği mülakatta, Joe Biden yönetiminin Erdoğan’a yaklaşımının nasıl olması gerektiği sorusunu yanıtladı.

Jeffrey, “Biden için en büyük zorluk Çin, Rusya, Kuzey Kore, İran’la yapılan nükleer anlaşma (JCPOA) ve iklim olacak. Bunlar en büyük beş mesele. Türkiye ise altıncı sırada geliyor. Çünkü Türkiye ilk beşin ikisini doğrudan etkiliyor: İran ve Rusya. Sekiz veya dokuzuncu sırada ise terörizmle mücadele var.” ifadelerini kullandı.

“ERDOĞAN, ÇILDIRACAK KADAR KİBİRLİ, ÖNGÖRÜLEMEZ”

AKP’Lİ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “büyük güç” konusunda iyi bir düşünceye sahip olduğunu dile getiren Jeffrey, “Herhangi bir boşluk gördüğü yerde harekete geçiyor. Erdoğan’la ilgili diğer mesele de çıldıracak kadar kibirli, öngörülemez ve kazan-kazan çözüm yolunu kabul etmiyor olması.” ifadesini kullandı.

“EKONOMİLERİNİ YIKMAYA HAZIRDIK”

“Biden yönetimi Erdoğan’a nasıl yaklaşmalı?” sorusunu yanıtlayan Jeffrey: Erdoğan, siz ona dişlerinizi gösterene kadar geri adım atmaz. Ekim 2019’da Suriye’nin kuzeydoğusundaki ateşkesi müzakere ettiğimizde yaptığımız buydu. Ekonomilerini yıkmaya hazırdık. Rus uçağı düşürüldükten sonra Putin’in yaptığı buydu. Ruslar İdlib’de Türklere iki kez güçlü mesaj verdiler. Bir Türk taburunu hedef aldılar ama sonuç Rusların istediği gibi olmadı.” dedi.

Alman ve Yunan vekillerden Merkel’e mektup: Türkiye’ye denizaltı satışını durdurun

medyabold
Devamını Oku »

Almanya’da bir eyalet daha Aleviliği dini inanç grubu olarak tanıdı

Almanya’da Aleviliğin diğer din ve inanç gruplarıyla eş düzeyde tanınması ve aynı haklara sahip olması yönünde yeni bir adım atıldı. Yaklaşık bir milyon Türkiye kökenli göçmenin yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya (NRW), Alevilik inancını “bir din ve inanç toplumu” olarak tanıma kararı aldı.

BOLD – Ülkedeki Alevilerin çatı örgütü Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), daha önce Hamburg eyaletiyle 2012’de, Aşağı Saksonya eyaletiyle 2013’de, Bremen eyaletiyle de 2014’de ve son olarak geçen yıl Rheinland-Pfalz eyalet hükümetiyle “Hak Eşitliği Anlaşması” imzalamıştı.

Bu anlaşmalara göre, söz konusu eyaletlerde, AABF tarafından belirlenen öğretmenler Alevilik dersi verebiliyor, Aleviler kendi inançlarının Aşure Günü, Nevruz ve Hz. Ali’nin doğum günü gibi dini günlerinde izin alabiliyor. Hastanelerde, hapishanelerde Alevilere yönelik ibadethane gibi hizmetler sunulurken, üniversitelerde Alevi öğretisiyle ilgili kürsü açılması hedefleniyor. Bavyera, Berlin, Baden-Württemberg ve Saarland eyaletlerinde de, anlaşma olmaksızın Alevilik dersleri veriliyor.

NRW’DEKİ ANLAŞMA DİĞERLERİNDEN BİR ADIM İLERİDE

Almanya’nın nüfus yoğunluğu açısından en büyük eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti hükümetinin aldığı karar, diğer eyaletlere kıyasla Alevilik inancını anayasal güvence altına alarak bir adım daha ileriye gidiyor ve”Hıristiyan kiliselerinin ve Musevilerin anayasal olarak hangi hak ve yetkileri varsa, Aleviler de aynı haklara sahip olacak” diyor.

“Devletçe kamu yararına çalışma ve faaliyet yürütme hakkı” başlığı altında alınan karara göre, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde Cemevleri, kiliselerle eşit statüde temsil edilecek. Alevilik, diğer din ve inanç grupları gibi eşit haklara sahip olacak ve Alevilerin hakları, devletin güvencesinde olacak.

Alevileri temsil eden örgütler, ekonomik anlamda kilise kurumlarının faydalandığı fon ve mali ayrıcalıklardan faydalanabilecek.

Alınan kararı “dünya Alevi tarihinde bir ilk” olarak tanımlayan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı ve Avrupa Aleviler Konfederasyonu Eş Başkanı Hüseyin Mat, uygulamanın örnek teşkil edeceğini ve Alevilerin, diğer eyaletler de aynı statüye kavuşacağını düşündüğünü belirtti.

AABF’in verilerine göre, Almanya’da yaklaşık 900 bin, Avrupa’daysa bir buçuk milyon Alevi yaşıyor.

DİTİB’İN DE BENZER TALEPLERİ VAR

Almanya’da çeşitli İslami kurum ve cemaatler “kamu tüzel kişiliğine sahip dini cemaat ve resmi din” olarak tanınmak için yıllardır mücadele veriyor. Bu taleplerin amacı, Alevilerin elde ettiği haklar gibi, devlet okullarında inanca dayalı İslam din dersi sunulması, üniversitelerde İslam ilahiyatı fakültelerinin kurulması, İslami defin imkânları ve bayramlarda okul ve işten tatil alınabilmesi, hastane, hapishane ve orduda İslami hizmetlerin verilmesi, devlet televizyonların yönetim kurullarında Müslümanların temsili.

Bu hakların bir çoğu eyaletlere göre kısmen tanınmış durumda. Almanya’da en büyük İslami çatı örgütü Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ve diğer Sünni ağırlıklı Müslüman çatı örgütlerinin ortak hedefi, tüm bu talepleri, Almanya çapında resmi çerçeveye oturtmak, yani devletle cemaatler arasındaki işbirliğinin resmileştirmek.

DİTİB İLE ALMAN DEVLETİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER BOZULDU

Ancak son yıllarda Alman kurumlarıyla Sünni çatı örgütleri arasındaki ilişkilerde sorun yaşanması bu konudaki beklentileri geciktirdi. 3 milyonu Türkiye kökenli olmak üzere yaklaşık 5 milyon Müslüman’ın yaşadığı 82 milyon nüfuslu ülkede, 2 bin 400 camiden 900’ünü yöneten DİTİB’e üye camilerde çalışan bazı imamların, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Hizmet Hareketi gönüllüleri hakkında rapor tutup Diyanet’e yollaması ve bir camide çocuklara asker üniforması giydirilmesi, Alman siyaseti ve kamuoyunda tepkilere yol açmıştı.

Bunun üzerine birçok eyalette, DİTİB’in üstlendiği İslam dersi ve danışmanlık hizmeti gibi Alman tarafıyla yürütülen ortak projeler bir süre dondurulmuştu. Hükumet imamların yurtdışından getirilmesi uygulamasına son verilmesini ve Almanya’daki öğretim kurumlarında yetiştirilmesini hedefliyor.

Son olarak geçen nisan ayında, Rheinland-Pfalz eyaletinde, eyalet hükümetiyle DİTİB arasında, İslam dinine bağlı cemaatlere, dini cemaat statüsü tanınmasını öngören bir anlaşma imzalandı.

Anlaşmaya göre, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne, gelecek yıl içinde dini cemaat statüsü tanınacak, tüm eyalette Müslüman öğrencilere İslam dini dersi verilebilecek, üniversitelerde İslam ilahiyatı bölümü kurulacak ve Müslümanların kamusal hayata katılımları güçlendirilecek.

Almanya, Suudi Arabistan’a silah ihracatı yasağını 2021 sonuna kadar uzattı

medyabold
Devamını Oku »

Trump Türkiye’ye ‘hafif’ S-400 yaptırımlarını her an açıklayabilir

ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın almasıyla ilgili yaptırımları bugün açıklayabileceği bildirildi. ABD basınında yer alan haberlerde, yaptırımların hafif olmasının beklendiği belirtildi.

BOLD – Financial Times gazetesi, konuya yakın bir kaynağın, Trump yönetiminin Kongre’nin olası tepkisini hafifletmek amacıyla yaptırımları “mümkün olan en hafif halinde tutmak” istediğini bildirdi.

Gazeteye konuşan bir kaynak, Trump’ın Senato’nun kısa bir süre içerisinde oylaması beklenen savunma yasa tasarısında tanımlanan sert yaptırımlara karşı “ön almak istediğini” ifade etti.

ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını da içeren 740 milyar dolarlık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa Tasarısı’nı (NDAA) bu hafta içinde ezici bir çoğunlukla kabul etti. Tasarının Senato’da da üçte ikinin üzerinde bir çoğunlukla kabul edilmesi halinde Trump’ın da veto yetkisi ortadan kalkmış olacak.

Amerikan Kongresi, Rus hava savunma sistemleri nedeniyle uzun süredir Ankara’ya yaptırım uygulanması için Donald Trump yönetimine baskı uyguluyordu.

ERDOĞAN, AİLESİ VE BANKALAR HEDEF ALINMAYACAK

Wall Street Journal gazetesi, Trump’ın yürürlüğe sokmayı planladığı yaptırımların bazı kişi ve kuruluşları hedef almasının beklendiğini belirtti.

Foreign Policy’nin web sitesinde yer alan ve konuya yakın iki kaynağa dayandırılan haberde de yaptırım paketinin “yumuşak olmasının” beklendiği aktarıldı.

Habere göre, yaptırımların Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailesi ya da bankalar yerine, Savunma Sanayii Başkanlığı ve kurumun Başkanı İsmail Demir’e yönelik olacağı tahmin ediliyor.

Analistlere göre yaptırım kararı, ocak ayında göreve gelecek seçilmiş Başkanı Joe Biden ile Ankara arasında zaten gergin olan ilişkilerde daha da gerilime neden olabilir.

“YAPTIRIMLAR GERİ TEPER”

Bu arada Washington’ın yaptırım açıklayabileceği yönündeki iddiaların basına sızmasının ardından üst düzey bir Türk yetkili, söz konusu yaptırımların geri tepeceği uyarısında bulundu.

Reuters’ın haberine göre adı açıklanmayan Türk yetkili, “Yaptırımlar herhangi bir sonuca varmaz, aksine ters etki yapar. İlişkilere zarar verir. Türkiye, sorunların diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesinden yana. Tek taraflı dayatmaları kabul etmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

TEMSİLCİLER MECLİSİ YASAYI KABUL ETTİ

ABD Temsilciler Meclisi, önceki gün Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa (NDAA) Tasarısı’nı kabul etmişti.

Kabul edilen NDAA tasarısının Türkiye kısmında, Ankara’nın S-400’leri teslim almasının ABD Hasımlarına Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Rusya ile önemli bir işlem olarak kabul edildiği ve NDAA’nın yasalaşmasından sonra 30 gün içinde Türkiye’de S-400 alımına müdahil olanlara CAATSA yaptırımlarının uygulanması talep ediliyor.

Tasarıda, başkanın CAATSA kapsamında belirtilen 12 maddeden en az 5’ini uygulaması, yaptırımların “ithal edilen malları” kapsamaması isteniyor.

“İmzalamayacağım” dediği Türkiye’ye yaptırımlarına onay verdi

medyabold
Devamını Oku »

“Cumhur İttifakı hiçbir ankette yüzde 45’i geçemiyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel, AKP ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın oy oranının hiçbir kamuoyu yoklaması ve ankette yüzde 45 bandını geçemediğini açıkladı. Açıkel, “Cumhur İttifakı’nın 5-6 puana yakın kaybı olduğunu görüyoruz” dedi.

BOLD –  CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel, Cumhur İttifakının oy oranıyla ilgili yapılan anketleri paylaştı.

Cumhuriyet’in haberine göre Türkiye’nin tek adam rejiminin kötü yönetimi yüzünden hak etmediği derin bir buhran yaşadığını kaydeden Açıkel, “Saray mevcut Kovid-19 krizine ve derinleşen sosyal ve ekonomik krize çare olmaktan çok uzak, hiçbir inandırıcılığı olmayan yapay gündemlerle ve samimiyetten uzak reform söylemleriyle yurttaşlarımızı oyalamaya çalışıyor” dedi.

FARK KAPANMIYOR AKSİNE AÇILIYOR

Son dönemde gerçekleştirilen güvenilir tüm kamuoyu araştırmalarında Cumhur İttifakı’nın oyunun yüzde 45 bandına düştüğünü belirten Açıkel, “Derin buhrandan ötürü, Cumhur İttifakı’nın 5-6 puana yakın kaybı olduğunu görüyoruz. Millet İttifakı ve diğer siyasi partilerin oy toplamı ise yüzde 50’in üzerinde. Aradaki 5-6 puanlık fark kapanmıyor, aksine açılıyor” ifadesini kullandı. Açıkel, yapılan kamuoyu araştırmalarında özellikle Cumhur İttifakı’na oy veren dindar, muhafazakâr, milliyetçi ve Kürt seçmen gruplarında kararsız seçmenlerin yükselişte olduğuna dikkat çekti.

Adalet Bakanlığı personeli 29 kişiye gözaltı: Yine ters kelepçe

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüse yakalanan CHP’li Veli Ağbaba hastaneye kaldırıldı

Koronavirüse yakalanan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın durumunun ağırlaşması üzerine Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Hastanesine kaldırıldığı belirtildi.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 28 Kasım’da Kovid-19’a yakalanması sonrası evde tedavi görüyordu.

Evde karantinası sürerken akciğerlerinde tutulum ve kalbinde de çarpıntı oluşması üzerine Ağbaba, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde tedavi altına alındı.

CHP Malatya İl Başkanı Enver Kiraz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Genel Başkan Yardımcımız ve milletvekilimiz Veli Ağbaba’yı hastanede ziyaret ettim. Kovid19 nedeniyle akciğerlerinde oluşan tutulumdan dolayı tedavisi hastanede devam ediyor. Ziyaretler yasak, herkese selamları var en kısa zamanda sağlığına kavuşmasını diliyorum” dedi.

Sağlıkçılar: Saptanmayan vakalarla hasta sayısı çok daha yüksek

medyabold
Devamını Oku »

Aytaç Ünsal’ın babası oğluna Edirne’de yapılan işkenceye isyan etti: Yaşamak için nereye gidelim

Edirne’de yurt dışına kaçtığı iddiasıyla gözaltına alınan avukat Aytaç Ünsal, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ünsal’ın babası Nihat Ünsal, oğlunun yüzünde morluklar olan fotoğrafını paylaşarak avukat Ünsal’ın gözaltına alınırken işkence yapıldığını belirtti. Baba Ünsal, “Tedavi gören hasta bir insanı örseleyerek bu hale getirdiniz. Lütfen bana söyleyin yaşamak için nereye gidelim” dedi.

BOLD – Edirne’de, önceki gün yurt dışına kaçma iddiasıyla gözaltına alınan Aytaç Ünsal’ın işkence gördüğü belirtildi. Baba Nihat Ünsal’ın Twitter hesabından oğlunun yüzünde ve gözünde darp edildiğini gösteren fotoğrafını paylaştı.

Ölüm orucu eyleminin 217’nci gününde tahliye edilen Avukat Aytaç Ünsal, dün tutuklanarak Edirne Cezaevine gönderildi.

TEDAVİ GÖREN BİR İNSANI BU HALE GETİRDİNİZ

Ünsal’ın babası Nihat Ünsal, sosyal medya hesabından oğlunun gözaltında darp edilip işkence gördüğünü belirtti. Oğlunun fotoğrafını paylaşan Nihat Ünsal, şunları kaydetti: “Avukat oğlum Aytaç Ünsal 3 Eylül 2020’de ölüm orucunu sonlandırdı. Tedavi için götürdüğümüz hastane yönetimine baskı yaparak tedaviyi engellediniz, İstanbul Hakimevine taşındık orada da rahat bırakmadınız gece saat 01’de arandık ve orada kalamayacağımız söylendi. Bu nedenle oğlumu tedavi için eve götürdük, oraya da uzun namlulu silâhlarla uyduruk gerekçelerle baskın yaptınız. Şimdi de fotoğrafta görüldüğü üzere tedavi gören hasta bir insanı örseleyerek bu hale getirdiniz. Bir baba olarak LÜTFEN BANA SÖYLEYİN YAŞAMAK İÇİN NEREYE GİDELİM.”

İŞKENCE YAPILDI

Aytaç Ünsal’ın üyesi olduğu Halkın Hukuk Bürosu’ndan yapılan yazılı açıklamada ise, Ünsal’a gözaltında işkence yapıldığı ifade edildi. Açıklamada, “Gözaltına alınması sırasında araçtan zorla indirilerek yere yatırılmış ve işkence yapılmıştır. Yüzünde yaralar bulunmaktadır, kolları ve bacakları ezikler içerisindedir. Aytaç’ın tedavi sürecinde kullandığı ve elzem olan ilaçlar halen kendisine verilmemiştir” denildi. Ünsal hakkında infaz durdurma kararı olduğu hatırlatılan paylaşımda “Aytaç Ünsal’ın tutuklanması, açık bir şekilde sağlığını tehlikeye atmak demektir. Aytaç Ünsal hakkında sağlığının iyi olmaması nedeniyle infaz erteleme kararı verilmiştir. Ancak infaz erteleme nedeni ortadan kalkmamıştır. Aytaç Ünsal’ın tedavi süreci halen devam etmektedir. Aytaç Ünsal hakkında verilen infaz erteleme kararının kaldırılması kararı açık bir şekilde hukuka aykırıdır” ifadeleri kullanıldı.

Avukat Aytaç Ünsal Edirne’de gözaltına alındı

medyabold
Devamını Oku »

Kovid-19 döneminde 400 bin esnaf kepenk kapattı

Koronavirüs salgınıyla birlikte zor günler geçiren yüz binlerce esnaf, kirasını, SGK primini, işçi maaşlarını ödeyemeyip kepenk kapattı. Esnaf, sayının artmaması için geri ödeme süresi gelen kredi ödemelerinde taksitlerin ötelenmesini talep ediyor. 

BOLD – Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 400 bini geçkin esnafın kepenk kapattığını ifade ederek, hükumeti göreve çağırdı.

BORÇ VE FATURALARI ÖTELENMELİ

Düzenlediği basın toplantısında esnafın sıkıntılarını ve çözüm önerilerini sıralayan Gürer, koronavirüs kısıtlamalarıyla birlikte iflas noktasına gelen işyeri sayısının 400 bini aştığını belirtti. Mağduriyet yaşayan esnafın sosyal güvenlik primleri ve vergi borçlarının ötelenmesi gerektiğini söyleyen Gürer, “Kiralarında kolaylık sağlanmalıdır. Doğalgaz, su ve elektrik faturaları ötelenmelidir. Pandemi sürecinde ‘destekleme’ adı altında kredi verilerek borçlandırılan esnaf, işyerleri yeniden kapandığı için bu kredilerin geri ödemesini yapamamaktadır. Geri ödeme süresi gelen esnafa kredi ödemelerinde de destek sağlanmalı, taksitler ötelenmelidir” dedi.

Erdoğan’ın hedefindeki iş adamı Akın İpek konuştu: Bedelini ödetmek için uğraşıyorum!

medyabold
Devamını Oku »

Kaynak arayışlarını sürdüren AKP’li belediye camileri satışa çıkardı

Borç batağındaki AKP’li Trabzon Düzköy Belediyesi, borcuna karşılık Maliye’ye camileri devretti. Belediyenin kararına tepki gösteren Düzköylüler, satış kararını protesto etmek için eylem yapacak.

BOLD – Trabzon Düzköy Belediyesi, vergi borcuna karşılık iki cami ile öğretmen lojmanını Maliye’ye devretti. AKP’li Başkan Yılmaz Ankara, “Mecburduk” dedi.

CHP’Lİ ÜYELER İTİRAZ ETTİ

Sözcü’den İsmail Saymaz’ın haberine göre AKP’li Trabzon Düzköy Belediyesi, tartışmalı bir kararla gündeme geldi. Düzköy Belediye Meclisi, geçen 3 Aralık’ta toplandı. Meclis, vergi borcuna karşılık Orta Mahallesi Merkez Camisi ile Cevizlik Mahallesi Camisi’ni, ayrıca Doğankaya Mahallesi’nde bulunan öğretmen lojmanının Maliye Bakanlığı’na devrine oy çokluğuyla karar verdi. Dört CHP’li meclis üyesi karara itiraz etti.

AKP’Lİ BAŞKAN, “MECBURDUK” DEDİ

Düzköy Belediye Başkanı Yılmaz Ankara, Maliye’ye 2.5 milyon TL borçlarının olduğunu, dört çöp arabası hariç bütün varlıklarına haciz konulduğunu söyledi. Borca karşılık iki cami ile 20 yıl önce halk tarafından yapılmış fakat artık kullanılmayan öğretmen lojmanını Maliye’ye vererek mahsuplaştıklarını söyledi. AKP’li Başkan Ankara, “Maliye, dört çöp arabası dışında her şeye haciz koydu, mecburduk” dedi.

HALK EYLEM YAPACAK

Halk, belediyenin kararına tepki gösterdi. Düzköylüler, satış kararını protesto etmek için öğretmen lojmanı önünde bugün bir araya gelecek. Mahalle sakinleri, “Öğretmen lojmanını süt satarak, çocuklarımızın ekmeğinden kısarak yaptık satılmasına izin vermeyiz” dedi.

Erdoğan’ın hedefindeki iş adamı Akın İpek konuştu: Bedelini ödetmek için uğraşıyorum!

medyabold
Devamını Oku »

Adalet Bakanlığı personeli 29 kişiye gözaltı: Yine ters kelepçe

Ankara merkezli 10 ilde Adalet Bakanlığı çalışanlarına yönelik operasyonda 33 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Aralarında infaz koruma memuru, cezaevi katibinin de bulunduğu farklı birimlerde çalışan 29 kişi gözaltına alındı.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Adalet Bakanlığı çalışanı ihraç ve aktif görevdeki 33 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce aralarında infaz koruma memuru, cezaevi katibi ve farklı birimlerde görevli olarak çalışan 19’u aktif görevde, 14’ü ihraç edilmiş 33 şüphelinin yakalanması için operasyon düzenlendi.

Ankara merkezli İstanbul, İzmir, Balıkesir, Amasya, Bolu, Aksaray, Gaziantep, Isparta, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, 29 şüpheli gözaltına alınırken 4 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

TERS KELEPÇELİ GÖTÜRÜLDÜLER

Ankara’da gözaltına alınan şüphelilerin ters kelepçeli halde Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi. Gözaltına alınanlar daha sonra Ankara Emniyetine götürüldü.

Tacizle suçlanan yazar intihar etti

medyabold
Devamını Oku »

Servislerde yatak kalmadı, hastalar sedyede sıra bekliyor

Koronavirüs salgını her geçen gün artmaya devam ediyor. Birçok hastanede koronavirüs dışında hizmet verilmemesine karşın servis ve yoğun bakımlarda yer kalmadı. Hastalar sedye üzerinde yatakların boşalmasını bekliyor.   

BOLD – Türkiye’de koronavirüs hızla arttığı şehirlerden Samsun’da Tabip Odası Başkanı Dr. Funda Furtun, sedye üzerinde yatak sırası bekleyen hastalar olduğunu açıkladı.

Cumhuriyet’ten Cemil Ciğerim’e konuşan Samsun Tabip Odası Başkan Dr. Funda Furtun yatak ve servis sayılarında sıkıntı yaşadıklarını belirterek, orta ve ağır vakalar için yatak ve servis sayılarının artırılmasına rağmen yetmediğini bildirdi. Furtun, “Acillerde özellikle Eğitim Araştırma ve Gazi Devlet Hastanesi’nde yatış için yer bekleyen sedyede hastalar var. Bu dönem şehir dışı yoğun bakım sevkleri kapatıldı. Buna rağmen yoğun bakım yatağı için halen sıkıntı devam ediyor. Vaka sayıları fazla olduğu için hastalara ilaç ulaştırmada gecikmeler var. Artış hızı özel tedbirler gerektiriyor. Minimum 14 gün azami kısıtlama tavsiye ediyoruz” dedi.

Türkiye’ye bir yaptırım da AB’den

medyabold
Devamını Oku »