27 Haziran 2019 Perşembe

Taşgetiren: ‘Etraf yanıltıyor’ ise Lider yanılmaya açıktır

Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınında bulunanlara yönelik olarak bir yazı kaleme aldı. Taşgetiren, “Etraf yanıltıyor’ yaklaşımı, farkında olmaksızın içinde ‘Lider’in yanılmaya açık olduğu’ düşüncesini saklar” dedi.

Erdoğan’a yönelik olarak “Lider kendi ‘Etraf’ını kendi seçer. Etraf iyi ise iyi seçim yapılmıştır, kötü ise kötü seçim yapılmıştır” diyen Taşgetiren’in “Liderin ‘etraf’ sınavı” başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

‘YETERİNCE KUTSAMAMAK SUÇ HALİNE GELİR’

“….

Gelinen noktada en zor olan şey, herhangi bir sorun çıktığında bu konumdaki bir insanın sorumluluğunu ifade edebilmektir.

Manevi geleneklerimiz içinde “Güçlü insanlar karşısında hakkı söylemek” tebcil edilmiş (yüceltilmiş)tir, ancak bunu yapmanın kahramanlık haline gelmesi, tenkit ne kelime uyarıların bile ucu zindanlara varan yaptırımlarla karşılanması, bizatihi İslam tarihinin gerçekleri arasındadır.

Kutsayarak yukarılara tırmanılacağı kanaatiyle “Etraf” kutsar, “Etraf”ın kutsaması zaman içinde halk kitlelerine sirayet eder, bu defa “Eleştiri” bir tarafa yeterince kutsamamak suç haline gelir.

‘SUÇLU DIŞARDA ARANMALIDIR’

“Etraf”ın kutsaması karşısında etkilenmeyecek insan nadir değil, enderdir. Suçlu bulanacaksa “Dışarda” aranmalıdır.

“Etraf” üstelik, “Lider”e yönelik en masum eleştirileri “Kötü niyet-kıskançlık-düşmanlık” olarak sunmayı hem kendi “irtifa”ları için basamak olarak kullanma hem de “Lider”in etrafını boşaltma amacı için fırsat olarak kullanır. Lider’in etrafı ne kadar boşalırsa onların varlığı daha keskin bir ihtiyaç haline gelecektir. “Sizi bizden başka savunan kalmadı” denebilecek bir nokta, Lider için ne kadar “Zaaf”haline gelmişse, “Etraf” için de o kadar “Belirleyici” konum edinilmiş demektir.

Biliyorum, Ak Parti’nin ve Tayyip Bey’in misyonunu çok önemseyen pek çok dost muhitte, “Etraf” tan şikayet edilir. “Etraf” yanlış bilgiler veriyor, “Lider”i yanlış yönlendiriyordur onlara göre.

‘ETRAFIN YANLIŞ OLUŞMASI ÜLKE İÇİN CİDDİ PROBLEMDİR’

Bu yaklaşımın görmezden geldiği iki husus vardır:

Bir: Etrafın oluşumunda Lider’in iradesinin görmezden gelinmesi. Kimse silah zoruyla girmez oraya. Lider kendi “Etraf”ını kendi seçer. Etraf iyi ise iyi seçim yapılmıştır, kötü ise kötü seçim yapılmıştır. Etrafa giren insanların bir adım öne geçme kurnazlıkları görmezden gelinmeli demiyorum, bunlar olur, ama ülkenin sorumluluğunu bir anlamda “Tek başına” üstlenen, kendisine o yetkilerin verildiği insanın ayak oyunlarını görememesi ve “Etrafın yanlış oluşması” ülke için ciddi problemdir.

İki: Etraf olsa da, onunla istişare edilse de sonunda kararı verecek olan “Lider”in kendisidir. Karar ondan çıkar. Dolayısıyla “Etraf yanıltıyor” yaklaşımı, farkında olmaksızın içinde “Lider’in yanılmaya açık olduğu” düşüncesini saklar.

Bütün bunları dikkate aldığımızda “Lider’in etrafı”nın düşüncesini açıkça iade edebilme dirayetinde “Ortak akıl” üretebilecek, neredeyse “Eşitler”den oluşması gerekir.

kronos
Devamını Oku »

Kulis: Berat Albayrak’ın yerine eski adrese; Naci Ağbal’a gidilecek

Cumhurbaşkanının ekonomi yönetiminde değişikliğe gidebileceği konuşulurken, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda koltuğa Berat Albayrak’ın yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın gelebileceği iddia ediliyor. Bakanlık kulislerinde, şu an Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı​ olarak görev yapan Ağbal’ın yeni görevi için hazırlıklara başladığı konuşuluyor.

ESKİ BAKAN YENİDEN GÖREVE Mİ?

Cumhuriyet’ten Emre Deveci’nin haberine göre cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ne geçilmesinin ardından 9 Temmuz 2018’de birleştirilen Hazine Müsteşarlığı ile Maliye Bakanlığı’nın tekrar ayrılabileceği ve Ağbal’ın tekrar Maliye Bakanı olarak görev yapabileceği de bir diğer olasılık olarak dile getiriliyor. Ağbal, 2009-2015 yılları arasında Maliye Bakanlığı Müsteşarı, 2015-2018 yılları arasında Maliye Bakanı olarak görev yapmıştı.

KÖTÜ BİR EKONOMİK TABLO DEVRALINACAK

Resmi rakamlarda 300 milyar lirayı aşan bankalardaki sorunlu krediler, batık kredilerin devlete yıkılması olasılığı, IMF’nin kapıyı çalması ihtimali, 118 milyar lirayı aşan yıllık bütçe açığı, azalan vergiler ve artan harcamalar nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğuna oturacak kişiyi zor gündemler bekliyor.

kronos
Devamını Oku »

G-20 başladı: Erdoğan, Putin ve Trump’la ‘S-400’leri’ görüşecek

G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak için dün Osaka’ya gelen Erdoğan etkinliğin ilk gününde de yoğun gündemine devam edecek. İlk olarak resmi karşılama ve aile fotoğrafı çekim törenine katılan Erdoğan, ardından G20 liderlerinin katılacağı dijital ekonomi temalı bir yan etkinliğe katılacak. Söz konusu toplantının ardından “küresel ekonomi, ticaret ve yatırımlar” oturumuna katılım göstermesi beklenen Erdoğan’ın sonrasında ise dijital ekonomi ve yapay zeka konularının ele alınacağı “Yenilik” temalı oturuma katılması bekleniyor.

 

PUTİN VE TRUMP İLE GÖRÜŞECEK

Erdoğan’ın akşam saatlerinde ise BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’i kabul etmesi bekleniyor. Erdoğan aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı (ABD) Donald Trump ile de bir araya gelecek. Görüşmelerin ana gündem maddesini S400 savunma sistemleri ve F35 savaş uçaklarının alım süreci oluşturacak.

 

 

kronos
Devamını Oku »

Madonna, silahlı şiddete karşı

ABD’li pop yıldızı Madonna, ülkenin en büyük katliamlarından biri olarak tarihe geçen Orlando saldırısını hatırlatarak bireysel silahlanmayı eleştiren videosunu “rahatsız edici” bulanlara seslendi: “Şiddet gerçekten yaşanıyor. Bu kötü hissetmenize mi neden oldu? İyi, çünkü belki bu konuda bir şey yaparsınız.”

Kültür Servisi‘nin aktardığına göre, Madonna’nın “Madame X” albümünde yer alan “God Control” için çektiği ve ABD’deki bireysel silahlanmanın boyutları konusunda insanların gözlerini açmayı hedeflediği videosu gündeme oturdu.

Madonnna’nın çok konuşulan “God Control” adlı videosunda 2016’da Florida eyaletindeki Orlando şehrinde Pulse adlı gece kulübünde meydana gelen ve 49 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı hatırlatılıyor.

‘ARTIK DURMASI LAZIM’

Madonna’yı söz konusu kulüpte şarkı söylerken gördüğümüz video, “İzlemek üzere olduğunuz hikâye oldukça rahatsız edici. Silah şiddetiyle ilgili çarpıcı görüntüler içeriyor. Ama bu her gün oluyor ve artık durması lazım” uyarısıyla başlıyor.

Videoda saldırı anı canlandırılıyor, ekrandaki haberlerden olay anına ve sonrasındaki protestolara dair gerçek görüntüler paylaşılıyor.

‘İNSANLAR VURULDUĞUNDA BU OLUYOR’

ABD kamuoyu video konusunda ikiye bölünürken, Madonna, görüntülerden rahatsız olduğunu söyleyenlere cevaben “İnsanlar vurulduğu zaman işte bunlar oluyor” dedi.

Madonna, People dergisine yaptığı açıklamada da, “Gerçeği ve acımasızlığı görmek, uyanmanızı sağlıyor. Bu (şiddet), gerçekten yaşanıyor. Tam olarak da buna benziyor. Bu kötü hissetmenize mi neden oldu? İyi, çünkü belki bu konuda bir şey yaparsınız” dedi.

‘UYANMA VAKTİ’

Video ilk gündeme geldiğinde Twitter hesabından da bir paylaşımda bulunan Madonna, “Artık uyanma vakti. Kurbanları onurlandırın ve silah kontrolünü talep edin. Şimdi. Gönüllü olun, ayağa kalkın, bağışta bulunun, elinizi uzatın” ifadelerini kullanmıştı.

kronos
Devamını Oku »

Investigation into enforced disappearance severely lacking: Ankara Bar Association 

A Turkish police investigation into an enforced disappearance has been slammed by the Ankara Association for failing to meet basic regulatory requirements.

A report released by the Association states that the investigation into the case of Mustafa Yilmaz, who allegedly became a target of enforced disappearance in February, has been carried out in a way that does not comply with the minimum legal regulations.

Ankara Bar Association Human Rights Center released the report following an application of Sumeyye Yilmaz, the wife of the physical therapist, who has been missing since February 19.

Underlining that Yilmaz’s abduction is one of the six similar cases that took place in February 2019, the association announced that they will take the case to a court.

According to the report, Yilmaz was abducted by being forced to get into a black Transporter Van and taken away on February 19.

“There is strong doubt that Mustafa Yilmaz disappeared under circumstances that threaten his life,” the report emphasized.

He was released pending trial on charges of being a member of FETO, which is the Turkish government’s designation of the Gulen movement as a terrorist organization, it added.

The Gulen group, led by cleric Fethullah Gulen who lives in the US, is blamed by Ankara for orchestrating the failed military coup against President Recep Tayyip Erdogan’s AK Party government on July 15, 2016.

Although Gulen and his followers deny the allegations, the Turkish government has since detained or arrested nearly 80,000 people, while prosecuting more than 511,000 due to alleged links to the movement, according to the data released by the Interior Ministry.

A number of actions that according to regulations should have been, but were not undertaken by police and the prosecutor during the investigation of Yilmaz’s case, were listed by the Ankara Bar Association in its report.

The police’s failure to check security camera footage in the area where Yilmaz disappeared, is listed among the tasks that they failed to undertake.

It was also indicated that failed to do a proper investigation on the vehicle in which Yilmaz was abducted.

The report further said that Sumeyye Yilmaz was shown video footage by the police showing her husband in a metro station in order to convince her that Yilmaz was not abducted by anyone but only went missing.

It was also stressed in the report that the video footage, which was not added to the case file by the police, was not from the same day when Yilmaz was abducted.

Some of the other actions that the investigation lacked according to the report included looking for potential eyewitnesses in the area where Yilmaz was allegedly abducted, taking statements from his family and friends and informing Turkey’s National Intelligence Organization (MIT) about the case.

“Under these circumstances, it is thought that authorities did not meet their obligations of protecting life and carrying out an effective investigation regarding the abduction of the applicant’s husband Mustafa Yilmaz,” the association concluded.

“Taking into account that abduction is an ongoing violation [of human rights], it is evident that a new investigation must be conducted to make up for the aforementioned deficiencies [of the current investigation],” Ankara Bar Association urged.

The association also requested that the report should be presented to the Ankara Chief Public Prosecutor’s Office for further action.

A pro-Kurdish People’s Democratic Party (HDP) lawmaker brought the issue to the Parliament’s agenda on Thursday, saying that six Turkish citizens were abducted in the capital Ankara since February.

MP Omer Faruk Gergerlioglu gave the names of the six people as Gokhan Turkmen, Yasin Ugan, Ozgur Kaya, Erkan Irmak, Salim Zeybek and Mustafa Yilmaz.

“It is thought that they are being severely tortured,” he added.

The deputy highlighted that the Ministry of the Interior had to date not made any statements following his questions regarding the abduction incidents.

“Given this silence [of the government institutions], what comes to mind?” Gergerlioglu said, implying that the abductions were politically-motivated.

“Unfortunately, this is the reality in Turkey. Torture is a crime against humanity. I request authorities from the [ruling] AKP to answer these claims. These are extremely serious cases and the claims are covered up by the Turkish Parliament,” HDP MP claimed.

Speaking in the Parliament on June 26, the International Day to Support victims of torture, Gergerlioglu insisted that Interior Minister Suleyman Soylu should make a statement to answer for the torture allegations in relation the six abducted men.

Referring to Erdogan’s remarks that his country has “zero tolerance toward torture,” the deputy argued that there are wide-spread, systematic and increasing incidents of torture across Turkey.

Abduction and torture part of war on Gulenists: Report

The post Investigation into enforced disappearance severely lacking: Ankara Bar Association  appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/06/28/investigation-into-enforced-disappearance-severely-lacking-ankara-bar-association/
Devamını Oku »

Turkey’s police view Kurdish songs as terrorist propaganda, singer says

Ciya Senses, the lead singer of the band Koma Gulên Xerzan, has said that police officers told him during his recent detention that they consider Kurdish songs propaganda for a terrorist group, the pro-Kurdish Mezopotamya News Agency (MA) reported.

The Kurdish singer was detained in his house in Istanbul’s Gaziosmanpasa district following a police raid on June 18 on charges that include “making propaganda for a terrorist organization”.

The reason behind his detention is reportedly the songs he performed during the Newroz events of 2018 that were organized in Elazig and Ankara provinces by the pro-Kurdish People’s Democratic Party (HDP) members and some unions.

Senses on Wednesday told MA that police officers from the counterterrorism unit (TEM) raided his house early in the morning of June 18 and took him to the police station.

“They took my statement at the police station. I was kept waiting there for five hours. Then they wanted me to see the prosecutor. I saw that the indictment also includes the songs I performed during the Newroz [events] of 2013,” he added.

The singer also claimed that he was threatened by the police officers during his detention due to his ethnicity.

“The police told me: ‘You [Kurdish people] don’t have the right to live. Even when you sing songs in Kurdish that equals to making terrorist propaganda for us’,” Senses said.

Referring to the authorities from the President Recep Tayyip Erdogan’s Justice and Development Party (AKP) government, the singer said: “This is a politically motivated operation. We [Kurdish singers] know that they detain us upon order.”

He held forth that people should be sensitive towards these kinds of operations that aim to destroy and assimilate Kurdish people and people should support artists of Kurdish origin and their organizations.

Throughout most of the 20th century, successive governments have imposed outright bans or suppression to a high extent on the Kurdish language in Turkey.

As part of a crackdown targeting the Kurdish movement following the failed military coup targeting Erdogan and his AKP in July 2016, the Turkish government has shut down a number of Kurdish language institutes, dailies, websites, and TV channels.

People displaced by Nusaybin counter-terrorism operations have not been rehoused as promised says Pro-Kurdish MP

The post Turkey’s police view Kurdish songs as terrorist propaganda, singer says appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/06/28/turkeys-police-view-kurdish-songs-as-terrorist-propaganda-singer-says/
Devamını Oku »

Ekrem İmamoğlu bugün yeniden Saraçhane’de!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanan Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Kültür Kültür Merkezi’nde gazetecilere açıklama yaptı. İmamoğlu, “İl Seçim Kurulu, İl Başkanlığımıza yarın mazbata ile ilgili süreci belirtti. 18.30’da Saraçhane’de devir teslimi yapmayı planlıyoruz. Sayın Valimizle de konuştuk. 18.30’da sizleri de bekliyoruz, halkımızı da bekliyoruz. Görevimizi teslim alacağız. Biz bir yandan çalışıyoruz, günümüzü dolu dolu geçiyoruz. Teknik çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşallah her şey çok güzel olmaya devam edecek” dedi.

‘DEVİR TESLİMİN NEDEN BUGÜN OLDUĞUNU SORGULAMADIM’

İBB Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, mazbatanın dün verilmemesi ile ilgili de “Bilgim yok. Sanırım rutine dair bir şeyler. Çok sorgulamadım da doğrusu. Belki itiraz olabilir. İlde olduğunu zannetmiyorum ama bazı bağımsız adayların ilçelerde yaptığı başvurulardan bahsettiler. Duyum ama emin değilim. Dolayısı ile gerekçe ile ilgili bir bilgim yok. Planlama böyle yapılmış, saygı duyuyoruz. İnşallah 18.30’da Saraçhane’deyiz” ifadelerini kullandı.

Bu arada, İstanbul Valiliği de devir teslimle ilgili açıklama yaptı.

kronos
Devamını Oku »

‘İmamoğlu gerçekçi projelerle gelirse AK Parti destekler yoksa asla desteklemez’

Japonya’nın Osaka kentinde düzenlenecek G-20 zirvesi öncesi Japon Nikkei gazetesine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşme, Rusya ile S-400 hava ve füze savunma sistemleri anlaşması, 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yenileme Seçimi ve Türkiye ile Japonya arasında müzakeresi süren ekonomik ortaklık anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘TRUMP’IN TÜRKİYE ZİYARETİ KONUŞULUYOR’

G-20 zirvesinde yapacağı temaslara ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüşmesi hususunda, “G-20 zirvesi kapsamında ABD Başkanı Trump ile yapacağım görüşmenin, ikili ilişkilerimizdeki çıkmazı açacağına ve iş birliğimizi güçlendireceğine inanıyorum. Bunun yanı sıra Sayın Trump’ın temmuz içinde Türkiye’ye ziyareti de konuşuluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

‘F-35’TEN ÇIKARILIRSAK ULUSLARASI MAHKEMEYE GİDERİZ’

ABD’nin F-35 savaş uçağı projesinden Türkiye’yi çıkarması ve yaptırım uygulaması durumunda, Türkiye’nin ne cevap vereceğine ilişkin soruya Erdoğan, Türkiye’nin mevcut yol haritasından taviz vermeyeceğinin altını çizerek, “F-35 projesi için zaten 1,25 milyar doları ödedik. Eğer öyle yanlış bir hamlede bulunurlarsa meseleyi uluslararası tahkim mahkemesine götürürüz. Şimdiye kadar yaptığımız ödemeleri geri isteriz.” diye konuştu.

23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yenileme Seçimi’nin sonucunu da değerlendiren Erdoğan, seçimlerin yüksek katılımla ve demokratik olgunlukla gerçekleştiğini belirterek, “Seçimlerin yenilenmesi yasal bir süreçti. Lakin en nihayetinde kazanan Türk demokrasisi oldu.” dedi.

‘KUTUPSUZ SİYASET OLMAZ’

Erdoğan, bu seçimin Türk demokrasisine yönelik karalamaları geçersiz kıldığını vurgulayarak, “Türkiye’de hiç kimse, milletin iradesinin üstünde değildir, hiçbir karar milletin kararından üstün değildir. Türkiye’yi bu demokratik seviyeye getiren ise AK Parti’nin 17 yıllık başarılı iktidarıdır.” diye konuştu.

Türkiye’de kutuplaşmanın nasıl biteceği” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasette her zaman kutuplar mevcuttur. Kutupsuz siyaset olmaz. AK Parti ve müttefiklerimiz bir kutup oluşturdu ve diğer taraf da 4 partiden oluşuyordu. Seçimler bu şekilde yapıldı.” şeklinde cevapladı.

‘GERÇEKÇİ PROJELERLE GELİRSE DESTEKLERİZ’

Erdoğan, partisinin yeni İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile belediye meclisinde iş birliği yapıp yapmayacağı sorusu üzerine ise “İstanbul’un menfaatine yönelik gerçekçi projelerle gelirse tabii ki AK Parti grubu bunu destekleyecektir. Fakat kabul edilemeyecek projelerle gelirse, İstanbul’un menfaati için bu tarz projeleri asla desteklemeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

kronos
Devamını Oku »

Venezuela’da bir darbe girişimi daha engellendi

Kendini geçici devlet başkanı ilan eden Ulusal Meclis (AN) Başkanı Juan Guaido öncülüğündeki muhalefetin sayısız darbe çağrısı ve sınır ihlali girişiminin yanı sıra 2 askeri kalkışmaya sahne olan Venezuela’da başarısız bir darbe planının daha ortaya çıkarıldığı açıklandı.

Başkent Caracas’taki devlet başkanlığı sarayı Miraflores’de düzenlenen basın toplantısında son darbe girişimine ilişkin bilgi veren İletişim, Kültür ve Turizmden Sorumlu Devlet Başkanı Yardımcısı Jorge Rodriguez ayrıca ellerindeki görüntü ve ses kayıtlarını da açıkladı.

BAŞARISIZ BİR DARBE GİRİŞİMİ DAHA

Rodriguez Venezuelalı emekli askerlerin yanı sıra aralarında İsrailli ve Kolombiyalıların da bulunduğu yabancılardan oluşan ve 3 gruba ayrılan darbecilerin 23 – 24 Haziran’da yapmayı planladıkları darbenin başarısızlığa uğratıldığını duyurdu.

Darbecilerin özellikle Caracas’ta 30 Nisan’da Guaido’nun başarısız askeri kalkışmasının da hedefindeki La Carlota Hava Üssü ve Venezuela devlet televizyonu VTV’yi ele geçirmeyi planladıklarını aktaran Rodriguez, grubun Bolivarcı Ulusal İstihbarat Servisinde (SEBIN) tutuklu bulunan eski General Raúl Isaías Baduel’i devlet başkanı olarak ilan etmeyi hedeflediğini iddia etti.

‘HEDEF, KÜBALI DOKTORLAR VE ORDUDAKİ GENERALLERİN ÖLDÜRÜLMESİ’

Rodriguez, darbecilerin bir grubunu Dominik Cumhuriyeti’nde yaşayan Venezuelalı emekli General Jose Baez Torrealba’nın yönettiğini ve bu grubun Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Venezuela Kurucu Meclis Başkanı ve iktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) Birinci Başkan Yardımcısı Diosdado Cabello’yu öldürmeyi amaçladıklarını öne sürdü.

Ellerinde darbecilerin telefon ve video konferanslarına ait 56 saati aşan kayıt bulunduğunu vurgulayan Rodriguez, darbecilerin ülkedeki Kübalı danışmanları, doktorları ve Venezuela ordusundaki generallerin büyük çoğunluğunu öldürmeyi planladıklarını savundu.

Rodriguez, darbecilerin arkasında Kolombiya Devlet Başkanı Ivan Duque ve Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera’nın bulunduğunu iddia etti.

DARBECİLERDEN BAZILARI GÖZALTINA ALINDI

Gruba ait telefon görüşmelerini ve video konferans kayıtlarını da paylaşan Rodriguez darbecilerden bazılarının gözaltında olduğunu kaydetti.

kronos
Devamını Oku »

Türkiye ekonomisine duyulan güven yüzde 11 azaldı

Tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen ekonomik güven endeksi, bu ay geçen yılın haziran ayına kıyasla yüzde 11 azaldı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran 2019 dönenime ilişkin Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı.

Buna göre, ekonomik güven endeksi haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 11 düştü. Haziran 2018’de 93.8 olan ekonomik güven endeksi, bu ay 83.4 seviyesine geriledi.

Haziran ayında tüketici güven endeksi 57.6, reel kesim güven endeksi 99.6, hizmet sektörü güven endeksi 85.4, perakende ticaret sektörü güven endeksi 93.2 ve inşaat sektörü güven endeksi 50.4 değerine indi. Bu endekslerdeki düşüş sırasıyla yüzde 17.8, yüzde 2.8, yüzde 6.4, yüzde 1.2 ve yüzde 33 olarak kayıtlara geçti.

Ekonomik güven endeksinin 100’den küçük olması genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

medyabold
Devamını Oku »

Hasan Şaş’ın şarkılı mesajı Arda transferine mi işaret?

Şarkı söylediği videoyu takipçileriyle paylaşan Hasan Şaş’ın ‘Her şey başladığı yerde biter’ notu Galatasaray taraftarını heyecanlandırdı: Arda mı dönüyor?

BOLD – Galatasaray’da Fatih Terim’in yardımcılığı görevini yürüten eski futbolcu Hasan Şaş Ahmet Kaya’nın seslendirdiği ‘Acılara tutunmak’ adlı şarkıyı söyledi. Hasan Şaş kaydettiği görüntüleri de sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaştı. Eski milli oyuncu paylaşımına şu notu da ekledi, ”Her şey başladığı yerde biter.” Bu mesaja Galatasaray taraftarından Arda’nın yeniden Galatasaray’a döneceği yorumları geldi.

Arda Turan ve Fatih Terim Milli Takım kampında prim tartışması yaşamış ve olay basına yansıyınca Arda Turan kadro dışı kalmıştı. Spor yorumcuları tarafından Arda Turan, Galatasaray’a dönmek istediği ama Fatih Terim’den veto yediği öne sürülüyordu.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’de iki koltuk tartışması: Ya Saray ya Parti

İstanbul seçimlerinin ardından AKP içinde köklü değişim talepleri dillendirilmeye başlandı. Kabine değişikliğinin yanısıra Cumhurbaşkanlığı – Genel Başkanlık modelinin de tartışılması isteniyor.

BOLD- İstanbul seçiminin ardından gözler, “Seçmenin mesajını görmezden gelemeyiz. Nerelerde eksiklik, kopukluk, yanlışlık olduğunu tespit ederek bunları gidermenin yollarını arayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın partide nasıl bir değişim yapacağına çevrilirken; parti içinde değişimin boyutu ve içeriğinin ne olması gerektiği tartışılıyor.

DEĞİŞİM KÖKLÜ VE İKNA EDİCİ OLMALI

Cumhuriyet’in haberine göre, değişimin köklü ve seçmeni ikna edecek boyutta olması gerektiğini dile getiren bazı parti yöneticileri, “Eğer bu yapılmazsa 2023 seçimlerinde dibe vururuz” yorumu yapıyor. Seçimi kaybeden Binali Yıldırım’ın pozisyonu da tartışılıyor.

SEÇMEN 24 HAZİRAN’DA UYARDI, 23 HAZİRAN’DA YUMRUK ATTI

Parti kulislerinde, 24 Haziran’dan beri seçmenin partiyi uyardığına dikkat çekilerek, “24 Haziran’da seçmen Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçti, ama partiyi uyardı. Ancak bu uyarı çok iyi okunamadı. Seçmen, 31 Mart’ta uyarısının dozunu artırdı, 23 Haziran’da ise yumruk attı. Eğer bu mesaj iyi değerlendirilmez ve gerekli adımlar atılmazsa 2023’te dibe vururuz” görüşü dile getiriliyor.

DAMAT VE SOYLU’NUN DURUMU ÖNEMLİ

Kabine revizyonunda ise Erdoğan’ın eleştirilerin hedefinde yer alan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu koruyup korumayacağının önemli olacağı kaydediliyor.

ERDOĞAN PARTİYE YETERİNCE ZAMAN AYIRAMIYOR

Bir süredir yeni sistemle yürütmenin başı olarak tüm devlet işleri nedeniyle yükü ağırlaşan Erdoğan’ın partiye yeterli zaman ayıramadığı, bunun da kopukluklara neden olduğu dile getiriliyor. Parti kulislerinde özellikle 23 Haziran sonrasında “cumhurbaşkanlığı ve genel başkanlık ayrılabilir” önerisi daha sık dile getirilmeye başlandı. Bu görüşe karşın Erdoğan’ın genel başkanlığı bırakmasının mümkün olmadığını söyleyenler çoğunluğu oluşturuyor.

YILDIRIM İKİNCİ ADAMLIK KOLTUĞUNA OTURACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bakanlık, başbakanlık ve TBMM başkanlığı yapan Yıldırım’a mutlaka bir görev vermek isteyeceği dile getirilirken, bu pozisyonun ne olabileceği üzerine kafa yoruluyor. Yıldırım için ağırlıklı olarak cumhurbaşkanlığı yardımcılığı olabileceği konuşulurken, genel başkan vekilliği olasılığı da dile getiriliyor. Ancak bunun için Yıldırım’ın MKYK üyesi olması gerekiyor.

AĞUSTOS AYINDA OLAĞANÜSTÜ KONGRE

Yıldırım’ın görev istemeyerek milletvekili olarak devam etmek isteyebileceği de konuşuluyor. Parti kulislerinde henüz bu konu üzerinde bir değerlendirme yapılmaması ve karar olmamasına karşın olağanüstü kongre olacağı yönünde yoğun bir beklenti dile getiriliyor. Erdoğan’ın, Ağustos ayında olağanüstü kongreye giderek MKYK’yi değiştirebileceği kaydediliyor.

Erdoğan ve Hayati Yazıcı arasında ‘İmamoğlu’nu görevden alma’ gerginliği

medyabold
Devamını Oku »

THY, OPET’le ortaklığını bitiriyor yeni ortaklık kuruyor

THY, havalimanlarında akaryakıt ikmalinin sağlanması için OPET’le kurduğu ortaklığı bitiriliyor. Demirören, SOCAR ve İGA ile yeni şirket kurulacak.

Airporthaber Genel Yayın Koordinatörü Ali Kıdık‘ın duyurduğu habere göre, hava yolları yeni anlaşmasını Demirören Grubu’na ait olan TOTAL, Azerbaycanlı enerji şirketi SOCAR, Cengiz-MAPA-Limak-Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu’nun ortak şirketi İGA ile beraber ortak kurulacak şirketle anlaşacak. THY’nin söz konusu oluşumlarla beraber kuracağı yeni şirkette ortaklık payı yüzde 25 olacak.

2010 yılında THY, Sabiha Gökçen Havalimanı hariç diğer tüm havalimanlarında akaryakıt ikmal hizmeti almak için THY-OPET Havacılık Yakıtları şirketi ile anlaşmıştı.

kronos
Devamını Oku »

Otokoç: ÖTV tek başına yetersiz, başka önlemler gerekli

Ekonomik krizin en çok etkilediği sektörlerin başında otomotiv sektöre geliyor. 2017 yılını yüzde 60’lık daralmayla tamamlayan sektörün yüzü bu yıl da gülmedi. Yılın ilk beş ayındaki daralma yüzde 50’yi buldu.

YIL SONU BEKLENTİSİ YÜZDE 35 DARALMA

Otomotiv sektörünün önde gelen şirketlerinden Otokoç’un genel müdürü Görgün Özdemir, özellikle kurdaki artışların ve faiz oranlarının satışlar üzerinde çok etkisi olduğunu söyledi. Bloomberg HT’ye konuşan Özdemir, yıl sonu beklentisinin yüzde 35’lik daralmayla 400 bin adet civarı olacağını söylerken, bu oranın bayiler açısından çok olumsuz bir tablo ortaya çıkaracağını, finansal olarak güçlü olmayanların kapılarına kilit vurmak zorunda kalacaklarını anlattı.

‘ÖTV TEK BAŞINA ETKİ YAPAMAZ’

Sektördeki büyük şirketlerin tesislerini 1 milyon adetlere göre dizayn ettiklerini, ancak şu an itibariyle işletme maliyetlerini karşılayamaz hale geldiğini de vurgulayan Özdemir “ÖTV desteği önerisi tek başına sektöre etki yapmaz, mutlaka başka önlemlerde alınması gerek” dedi ve ekledi:

‘4 AY ÜST ÜSTE HAVAYOLU YOLCUSU DÜŞTÜ’

Araç kiralama pazarında da daralma devam ediyor. Günlük kiralamalarda havayolu yolcu sayısını takip ediyoruz. İlk defa 4 ay üst üste iç pazarda yolcu sayısının düştü. Bu tabloyla daha önce hiç karşılaşmadık. Bayiler şu ana kadar ana firmaların ve distribütörlerin desteğiyle ayakta duruyor. Sürecin devam etmesi halinde büyük sıkıntılar yaşanacak.

kronos
Devamını Oku »

Kulis: Gül, Babacan’a ‘git, Erdoğan’ın yüzüne karşı söyle’ mi dedi?

Bugünlerde en çok merak edilen konulardan biri Ali Babacan’ın neler yaptığı. Attığı her adımı takip etmek isteyen, fakat gazetecilik yapma imkanı bulmayan birçok insan Babacan’ın adımlarını ancak sosyal medya üzerinden yakaladığı ufak bilgi kırıntılarıyla izlemeye çalışlıyor.

Babacan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret ettiğini de herkes Twitter sayesinde öğrendi. Bu ziyaret, siyasi kulislerde konuşulan yeni oluşumun, sonbahara kalmadan, hızlıca harekete geçeceği izlenimini verdi.

Türk siyaseti bu tarz girişimlerin yabancısı değil aslında. Bu bağlamda “Yenilikçiler” hareketi adıyla yola çıkan ve Türk siyasetinin son 20 yılına damgasını vuran en akılda kalan olayı 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Fazilet Partisi Kongresinde Erbakan Hoca’ya karşı bayrak açmasıydı. Hatırlatmakta yarar var: Fazilet Partisi’nin 1. Olağan Kongresi’nde gelenekçilerin adayı Genel Başkan Recai Kutan ile yenilikçilerin adayı Abdullah Gül yarışmıştı. Kapatılan Refah Partisi’nin lideri Erbakan, kendi seçtiği aday dışında rakip olarak karşısında kimseyi görmek istemiyordu. Bu süreç aslında AK Parti’nin de kuruluşu için atılan ilk adımdı.

“Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etmesi ile bu olay arasında nasıl bir benzerlik olabilir” sorusuna gelince…

Rivayete göre, İslam Kalkınma Bankası’nda çalışırken tatil için geldiği memleketi Kayseri’de arkadaşların ısrarıyla Refah Partisi’nden milletvekili olan Gül, Fazilet Partisi kongresinde Erbakan Hoca’nın adayına karşı parti liderliği için aday olmaya karar verdiğinde, işin belkide en çetrefilli en zor kısmı bunu Erbakan’a nasıl ve kim tarafından söyleneceği olmuş.

Türkiye, ne yazık ki bu tarz yüzleşmelerin öyle kolayca yaşandığı bir ülke değil. Hele siyaset arenasın da ve Siyasal İslamın bayraktarlığını üstlenmiş bir parti içinde liderin emrine karşı çıkıp ben de varım demek ise hiç kolay değil. Buna rağmen Gül, Erbakan Hoca’ya karşı giriştiği mücadeleyi “adaylığımı basından ya da üçüncü bir kişiden öğrenmesi istemem” diyerek Hoca’nın karşısına çıkıp rahatsızlıkları dillendirmiş ve kendisine rakip olacağını yüzüne karşı söylemiş.

Muhtemelen 23 Haziran sonrası daha hızlı hareket etme kararı alan Ali Babacan ve beraberindekiler arasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘artık seninle aynı yolda değiliz’ cümlesini kimin, nasıl söyleyeceği bir tartışma konusu olmuştur. Ali Babacan’ı desteklediği bilinen Gül’ün de muhtemelen Babacan’a bu konuda açık bir tavsiye vermek yerine başından geçen bu olayı anlatarak bir yol gösterdiğini tahmin ediyorum.

Görünen o ki Ali Babacan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı bu görüşmeyle yeni oluşumun belki de en önemli psikolojik adımını attı.

kronos
Devamını Oku »

HDP’li Çiçek: Kürtler demokrasi ittifakı için sandığa gitti

HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Cengiz Çiçek, Kürt halkının üçüncü yolu geliştirmek, demokrasi ittifakına şans vermek ve iktidarı geriletmek için sandığa gittiğini söyledi.

BOLD – CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun, yüzde 9 farkla kazandığı İstanbul seçimlerinde, 31 Mart seçimlerine oranla 23 Haziran’da sandığa giden Kürt seçmen sayısı arttı. Çiçek, Kürtlerin tutumunun iktidara bir mesaj olduğunu dile getirdi.

TEK ADAM DİKTATÖRLÜĞÜNE DUR DENİLDİ

Çiçek şunları kaydetti: “Türkiye halkları tek adam diktatörlüğüne, baskı politikalarına ve anti demokratik uygulamalara dur dedi. İstanbul seçimleri Türkiye’de adaletten yana olanlarla adaletsizliği dayatanların politik bir mücadele hattıydı” ifadelerini kullandı.

BÜTÜN PARTİLER MİLYONLARA KULAK KABARTMALI

MA’nın haberine göre, İstanbul seçim sonuçlarının Türkiye’de demokratikleşmeye dönük toplumsal umudu artırdığına dikkat çeken Çiçek, “17 yıllık AKP, yan yana gelinmez denilenleri de yan yana getirdi. Partiler üstü bir toplumsal buluşmaya sahne oldu. Mühürde ortaklaşanların kalıcı bir demokrasi ittifakında ortaklaşması lazım. Bütün partilerin toplumsal muhalefet dinamiklerine, demokrasiyi talep eden kolektiflere ve milyonlara kulak kabartması gerekiyor” dedi.

PARTİLERİ DEMOKRATİK DÖNÜŞÜME ZORLAYACAĞIZ

Çiçek şunları dile getirdi: “Üçüncü yol dedik, demokrasi dedik. Türkiye’de üçüncü yol ve demokrasi ittifakında toplumsal zeminin dinamiklerinin oluştuğunu görüyoruz. Buradan yola çıkarak partileri, toplumu ve devleti demokratik dönüşüme zorlayacak bir toplumsal hareketi örgütlemeyi düşünüyoruz.”

KÜRTLER BAŞKA BİR OKUMA YAPTI

Tayyip Erdoğan’ın, Öcalan’a yönelik söylemlerini de hatırlatan Çiçek, şunları dile getirdi: “Sayın Öcalan’ın mektubu üzerinden spekülatif yaklaşımların temel amacı belki Kürt halkı özelinde sandıktan soğutmaktı. Ama Kürtler hakim egemen okumanın dışında başka bir okuma yaptı. Çünkü Kürtler Sayın Öcalan’ı çok iyi tanıyor. Daha düne kadar binlerce insan Öcalan için açlık grevindeydi ve Öcalan’ın bir sözüyle bu süreç sona erdi. Yani bu kadar balık hafızalı olmamak gerekiyor.”

HDP ‘Demokrasi ittifakı ve Demokratik Anayasa’ için herekete geçiyor

medyabold
Devamını Oku »

Halkbank’ta görevden alma: Genel Müdür Yardımcısı gönderildi

Halkbank’ta Hazine ve Uluslararası Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Kilimci görevden alındı. Bu görevde daha önce halen ABD’de cezaevinde bulunan Hakan Atilla bulunuyordu.

HERHANGİ BİR GEREKÇE AÇIKLANMADI

Şubat ayında Halkbank Hazine ve Uluslararası Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atanan Erkan Kilimci görevinden alındı. Kilimci, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı görevinden geçen sene ağustos ayında ayrılmış, ardından Kalkınma Bankası’nın yönetim kurulu üyeliğine atanmıştı. Konuya yakın iki kaynağın verdiği bilgiye göre Kilimci bugünden geçerli olmak üzere görevinden alındı. Reuters’tan aktarılan habere göre kaynaklar, Kilimci’nin neden görevden alındığına dair herhangi bir gerekçe belirtilmedi.

ABD yaptırımlarını deldiği iddiasıyla ABD’de tutuklu bulunan Halkbank’ta daha önce aynı koltukta bulunan isim Hakan Atilla’nın 19 Temmuz’da serbest bırakılarak Türkiye’ye dönmesi bekleniyor.

kronos
Devamını Oku »

MHP’li Başkan Meral Akşener’e “sokak karısı” Kaftancıoğlu’na “köpek” dedi

MHP’li Başkan İbrahim Gül, Bahçeli’nin hedef gösterdiği Canan Kaftancıoğlu ve Meral Akşener’e hakaret yağdırdı. Küfürbaz başkan daha önce de Erdoğan’a hakaretler savurmuştu.

BOLD – MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin dünkü grup toplantısında Meral Akşener ve Canan Kaftancıoğlu’nu hedef göstermişti. MHP’nin Hatay Belen Belediye Başkanı İbrahim Gül, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na sosyal medya üzerinden ağır hakaretlerde bulundu. Kaftancıoğlu’na ‘köpek ‘ diyen Gül Akşener için ‘sokak karısı’ ifadelerini kullandı

AĞIR HAKARETLER

MHP’li Gül, Kaftancıoğlu’nu etiketlediği mesajında, “Türk Milliyetçilerini Düşman olarak gören hain zihniyet CHP’yi ele geçirmiştir. Ben Atatürk sevdalısı Cumhuriyet aşığıyım diyen CHP’ye oy veren tüm vatandaşlarımız bu ihaneti görmelidir. CHP İstanbul İl Başkanı Türk düşmanlığında sınır tanımayan bir köpektir. @ccanannnnnn” ifadelerini kullandı. MHP’li Gül, Akşener’in “Kış geliyor” göndermeli mesajının altına ise, “Sen tam bir rezilsin. Hadsizlikte sınır tanımayan sokak karısı dilin kopsun” yazdı

ERDOĞAN’A AĞIR HAKARETLERİ VAR

MHP’li İbrahim Gül’ün arşivinden de Erdoğan’a hakaret mesajları çıktı. MHP’li İbrahim Gül’ün, arşivinde, Erdoğan için, “alçak”, “omurgasız”, “AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Öcalan”, “Öcalan’ın hasbası, İsrail’in yosması, Barzani’nin kankası, salak Bilal’in babası RTE” gibi hakaretler de yer alıyor.

medyabold
Devamını Oku »

Babacan, Gül’den ‘yüzüne karşı kendin açıkla’ tavsiyesi mi aldı? | Deniz İstanbullu

Bugünlerde en çok merak edilen konulardan biri eski bakanlardan Ali Babacan’ın neler yaptığı. Attığı her adımı takip etmek isteyen, fakat sokakta gazetecilik yapma imkanı bulmayan birçok insan Babacan’ın neler yaptığına, Türkiye gibi bir ülkede ancak sosyal medya üzerinden yakaladığı ufak bilgi kırıntıları üzerinden ulaşıyor. Birçok insan Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret ettiği haberini twitter sayesinde öğrendi. Bu ziyaret bana aslında başka bir olayı hatırlatmakla birlikte; bugünlerde sıkça siyasi kulislerde konuşulan yeni oluşum için yola çıkanların sonbahara kalmadan hızlıca harekete geçeceği izlenimini verdi. Türk siyaseti bu tarz girişimlerin yabancısı değil aslında. Bu bağlamda “Yenilikçiler” hareketi adıyla yola çıkan ve Türk siyasetinin son 20 yılına damgasını vuran en akılda kalan olayı 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Fazilet Partisi Kongresinde Erbakan Hoca’ya karşı bayrak açmasıydı. Hatırlatmakta yarar var: Fazilet Partisi’nin 1. Olağan Kongresi’nde gelenekçilerin adayı Genel Başkan Recai Kutan ile yenilikçilerin adayı Abdullah Gül yarışmıştı. Kapatılan Refah Partisi’nin lideri Erbakan, kendi seçtiği aday dışında rakip olarak karşısında kimseyi görmek istemiyordu. Bu süreç aslında AK Parti’nin de kuruluşu için atılan ilk adımdı.

“Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etmesi ile bu olay arasında nasıl bir benzerlik olabilir” sorusuna gelince…

İslam Kalkınma Bankası’nda çalışırken tatil için geldiği memleketi Kayseri’de arkadaşların ısrarıyla Refah Partisi’nden milletvekili olan Gül, Fazilet Partisi kongresinde Erbakan Hoca’nın adayına karşı parti liderliği için aday olmaya karar verdiğinde işin belkide en çetrefilli kısmı bunu Erbakan’a nasıl ve kim tarafından söyleneceğiydi. Türkiye, ne yazık ki bu tarz yüzleşmelerin öyle kolayca yaşandığı bir ülke değil. Hele siyaset arenasın da ve Siyasal İslamın bayraktarlığını üstlenmiş bir parti içinde liderin emrine karşı çıkıp ben de varım demek ise hiç kolay değil. İşte bu yüzden beğenelim ya da beğenmeyelim; Gül’ün, Erbakan Hoca’ya karşı giriştiği mücadeleyi “basından ya da üçüncü bir kişiden öğrenmesi istemem” diyerek aday olmaya karar verdiği ilk anda Hoca’nın karşısına çıkıp rahatsızlıkları dillendirip, kendisine rakip olacağını yüzüne karşı söylediğini hatırlatmakta fayda var.

Muhtemelen 23 Haziran seçimlerinden sonra daha hızlı hareket etme kararı alan Ali Babacan ve beraberindekiler içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘artık seninle aynı yolda değiliz’ cümlesini kimin, nasıl söyleyeceği bir tartışma konusu olmuştur. Ali Babacan’ı desteklediği bilinen Gül’de muhtemelen Babacan’a bu konuda bir tavsiye vermek yerine başından geçen bu olayı anlatarak bir fikir verdiğini tahmin ediyorum.

Görünen o ki Ali Babacan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı bu görüşmeyle yeni oluşumun belki de en önemli psikolojik adımını attı.



DENİZ İSTANBULLU
Yazının Kaynağı: DENİZ İSTANBULLU – kronos news https://kronos25.news/tr/babacan-gulden-yuzune-karsi-kendin-acikla-tavsiyesi-mi-aldi/
Devamını Oku »

Erdoğan ve Hayati Yazıcı arasında ‘İmamoğlu’nu görevden alma’ gerginliği

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı arasında ‘İmamoğlu’nu görevden alma’ gerginliği yaşandığını yazdı.

BOLD- Abdülkadir Selvi’nin Hürriyet’teki köşesinde aktardığına göre Erdoğan, MYK toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Ordu Valisi Seddar Yavuz ile yaşadığı polemiğin ardından ceza alması durumunda görevden alınabileceğini söyledi.

İMAMOĞLU’NUN ÖNÜ KESİLEBİLİR

Selvi yazısında şunları aktardı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli değerlendirmeler yapmış. Erdoğan’ın değerlendirmesinde ‘Eski arkadaşlarımızın ihanetine uğradık. Sırtımızdan hançerlendik’ şeklinde bir bakış açısı hâkimmiş. Cumhurbaşkanı bir ara Ordu Havalimanı’nda yaşanan VİP olayına değinmiş. Seçim kampanyası sırasında da bu konu üzerinde durmuş ‘Yargının vereceği kararı ben şu anda bilemem ama yargının vereceği karar bu işte (İmamoğlu’nun) önünü kesebilir’ demişti. Erdoğan benzer değerlendirmeyi MYK’da yapıyor.”

BELEDİYE BAŞKANI GÖREVDEN ALINAMAZ

Bunun üzerine Hayati Yazıcı, Erdoğan’ın söylediklerinin doğru olmadığını ifade ederek, “Suçlu bulunsa dahi belediye başkanı görevden alınamaz, en fazla kınama cezası verilir” diye itiraz etti. Yazıcı’nın bu sözleri üzerine gerginlik çıktı.

ANTALYA VALİSİ HATIRLATMASI

Selvi yazısında, “Ordu Valisi Seddar Yavuz’u tenzih ederim. Geçmişte Tansu Çiller, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir yüzünden CHP ile koalisyonu bozdu. 28 Şubat sürecinde Menzir, DYP’yi parçalayıp DTP’yi kuran ekip arasında yer aldı. Yasaklar referandumunda Antalya Valisi Bahattin Güney, Özal’ın gözüne girmek için Demirel’i miting meydanına sokmadı. Ama Antalya’da Demirel’i “Kurtar bizi baba” diyen on binler karşıladı” ifadelerini kullandı.

AKP’nin devletin sesine değil, milletin mesajına odaklanmasında yarar olduğunu yazdı.

Babacan, ayrılma isteğini Erdoğan’a dosyayla iletti

medyabold
Devamını Oku »