13 Aralık 2019 Cuma

Ceren Özdemir’in katiline bir kez ağırlaştırılmış, iki kez de müebbet hapis

Ordu’da 20 yaşındaki balerin Ceren Özdemir’i öldüren Özgür Arduç hakkındaki iddianame tamamlandı. İddianamede Arduç için bir kez ağırlaştırılmış, iki kez de müebbet hapis cezası istendi. Ceza indirimi uygulanmaması talep edildi.

BOLD – Ceren Özdemir’in katiline istenen ceza belli oldu. Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları 3. Sınıf Öğrencisi Ceren Özdemir’in öldüren Özgür Arduç hakkında iki farklı iddianame hazırlandı. Ağırlaştırılmış müebbet istendi.

Ceren Özdemir, 3 Aralık’ta Özgür Arduç tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.

JİTEM de aklandı: Tüm sanıklara beraat

medyabold
Devamını Oku »

Zarar eden TRT faturayı zorla emekli edilenlere kesti

Kurum dışına yaptırılan dizilere milyonluk bütçe veren ve geçen yıl 92 milyon lira zarar eden TRT, zararın nedeni olarak kurumdan zorla emekli edilen bin 786 kişiye ödenen kıdem tazminatlarını gösterdi.

BOLD – TRT’nin 2018 yılı hesap bilgileri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklandı. Geçen yıl elektrik katkı payı, bandrol ve reklam olmak üzere toplam 2 milyar 657 milyon 5 bin lira gelir elde eden TRT, bu gelirine rağmen 2018’i 92,1 milyon TL zararla kapattı. Zararın gerekçesi olarak kurumdan emekli edilen bin 786 kişiye ödenen kıdem tazminatları gösterildi.

2.4 MİLYAR HALKIN CEBİNDEN ÇIKTI

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan Kamu İşletmeleri 2018 raporunda yer alan TRT ile ilgili bilgileri kamuoyuyla paylaştı. TRT’nin onca gelire rağmen zarar etmesini kötü ve basiretsiz yönetime bağlayan Sertel, TRT’nin gelirinin yalnızca yüzde 10’unun reklamlardan, yüzde 90’ının ise halkın cebinden karşılandığını belirtti.

BANDROL GELİRİ 1,7 MİLYAR LİRA

TRT’nin gelirleri ile ilgili de bilgi paylaşan Sertel, “689,8 milyon TL’si elektrik katkı payı, 1 milyar 703 milyon lirası bandrol geliri, 264,7 milyon TL’si de reklam geliri olmak üzere TRT’nin 2018 yılı toplam geliri 2 milyar 657 milyon 5 bin lira olarak gerçekleşti. Eski parayla ifade etmek gerekirse 2 katrilyon 657 trilyonluk gelire rağmen TRT’nin brüt satışları 2 milyar 700 milyon olarak gerçekleşmiş ve 2018 yılı faaliyet zararı 92,1 milyon olmuştur” dedi.

BELLİ SAYIDAKİ YAPIMCI ZENGİN EDİLİYOR

TRT’den insanların zorla emekli edildiklerini hatırlatan Sertel, “Önce insanları bir anda emekliye zorlayacaksın sonra da ‘Bu nedenle zarar ettik’ diyeceksin. Soruyorum; bu nasıl bir yönetim anlayışı? TRT, kamu ve halkımız için adeta bir kara delik. Bu kara delik; belli sayıda kişi ve yapımcıyı zengin etmek uğruna ne verirsek yutuyor” dedi.

Baransu davasında eski eşi konuştu: Maalesef annem ihbar etmiş

medyabold
Devamını Oku »

Hindistan’da Müslümanları hedef alan ayrımcı yasa kanunlaştı

Hindistan’da komşu ülkelerden gelen 6 dini gruba vatandaşlık yolunu açan ve aynı konumdaki Müslüman göçmenleri dışarıda bırakan “vatandaşlık yasasında değişiklik öngören tasarı” kanunlaştı.

BOLD – Yürürlüğe giren kanun kapsamında ülkeye yasa dışı yollardan giren göçmenlerin vatandaş olmasını engelleyen 64 yıllık Vatandaşlık Yasası değişmiş oldu.

Değişikliğe göre, özellikle Pakistan, Bangladeş ve Afganistan’da dini baskıdan kaçan Budist, Sih, Jain, Parsi, Hindu ve Hristiyanlar, kimliklerini ve Hindistan’da 6 yıldan uzun süredir yaşadıklarını kanıtlamaları halinde vatandaşlık elde edebilecek. Aynı pozisyondaki Müslümanlar ise yasanın dışında tutuldu.

Dünyada en çok Müslüman nüfusa sahip ikinci ülke Hindistan’ın, 200 milyon Müslüman’ı ikinci sınıf vatandaş haline getirmek ve birçoğunu vatansız bırakmak için attığı bir adım olarak görülen kanun, Müslümanların sınır dışı edileceği veya hapse atılacağı gerekçesiyle çokça eleştirilmişti.

YASAYA TEPKİLER

Hindistan Ulusal Kongresinin (INC) eski lideri Rahul Gandi, Twitter’dan yaptığı açıklamada, tasarının, Başbakan Narendra Modi ve İçişleri Bakanı Amit Şah yönetiminin kuzeydoğu eyaletlerini etnik olarak temizlemeye yönelik bir girişimi olduğunu kaydetmişti.

Gandi, hükümetin adımını, kuzeydoğuya, oradaki halkların yaşam tarzlarına ve Hindistan fikrine saldırı olduğunu belirtmişti.

Tüm Hindistan Müslüman Meclisi Birliği (AIMIM) Başkanı ve Haydarabad Milletvekili Asaduddin Uveysi, tasarının, Hindistan anayasasının temel yapısını ihlal ettiği değerlendirmesinde bulunmuştu.

Tasarı aleyhinde kuzeydoğu eyaletlerinde çok sayıda protesto gösterisi düzenlenmişti.

Assam eyaleti genelinde on binlerce kişi tasarıyı protesto etmek için yolları kapatmış, yer yer göstericiler ve güvenlik güçleri arasında çatışmalar çıkmıştı. Eyaletin başkenti Guvahati’de düzenlenen gösteriler sırasında polisin ateş açması sonucu 2 sivil yaşamını yitirmişti.

Manipur, Tripura, Meghalaya ve Mizoram gibi kuzeydoğu eyaletlerinde de protestolar yaşanmıştı.

Yunanistan’ın Meriç’ten geçen göçmenleri Türkiye tarafına ittiği görüntüler ortaya çıktı

medyabold
Devamını Oku »

Başakşehir en büyük sürprizi gerçekleştirdi, Gladbach utanarak veda etti

Başakşehir’in Almanya Bundesliga lideri Gladbach’ı Avrupa Ligi dışında bırakması şaşkınlık yarattı. Sonuç gecenin en büyük sürprizi olarak değerlendirildi.

BOLD – UEFA Avrupa Ligi’nde temsilcimiz Medipol Başakşehir’in deplasmanda Alman ekibi Borussia Mönchengladbach’ı Crivelli’nin son dakikada attığı golle 2-1 yendi. Grup lideri olarak bir üst tura çıkan Başakşehir’in bu başarısı Avrupa’da da geniş yer buldu. Gecenin en büyük sürprizlerinden biri olarak değerlendirildi.

KAPANIŞTA GLADBACH TİYATROSU

Almanya’nın Frankfurter Allgemeine gazetesi, “Kapanış maçında Gladbach Tiyatrosu” başlıklı haberinde, Alman ekibinin hafta sonunda Bayern Münih karşısında aldığı 2-1’lik galibiyetin ardından rotasyonlu bir kadroyla maça çıkmasına dikkat çekti. Alman ekibinin mücadelenin büyük kısmını kontrol altında tuttuğu ifade edilirken, “Ancak Gladbach için her şey son birkaç dakika içinde değişti. Hayal kırıklığı çok büyük” ifadeleri kullanıldı.

DRAMATİK BİR FİNALİN ARDINDA BAŞARISIZ OLDU

Almanya’nın Welt gazetesi de, “Gladbach, Avrupa Ligi’ne utanarak veda etti” başlığıyla okuyucularına duyurduğu haberinde, Wolfsburg ve Frankfurt gibi Alman ekiplerinin Avrupa’da yollarına devam ettiğini ancak Bundesliga lideri Borussia Mönchengladbach’ın kupaya veda ettiğini yazdı. Gladbach’ın Avrupa kupalarına grup aşamalarında veda eden ilk Alman takımı olduğuna dikkat çekilirken, şu ifadeler yer aldı: “Borussia Mönchengladbach, Avrupa Ligi’nin grup aşamasında dramatik bir finalin ardından başarısız oldu.”

GLADBACH ORTADAN KALDIRILDI

“Gladbach ortadan kaldırıldı” başlığını kullanan İspanya’nın önde gelen gazetelerinden olan Marca ise, Mönchengladbach’ın elenmesini günün en büyük sürprizi olarak seçti. Ayrıca Başkaşehir’in zorlu bir maçın ardından rakibini mağlup ederek herkesi şaşırttığı belirtildi.
İtalya’dan Tuttomercato da, “Gladbach’a Başakşehir darbesi” başlığıyla verdiği haberde, Başakşehir’in Almanya’da aldığı galibiyetin dikkat çekici olduğunu vurguladı. Haberde, Crivelli’nin golüyle galip gelen Başakşehir’in Bundesliga lideri Mönchengladbach’ı kupanın dışına iterek inanılmaz bir şekilde grupta zafer kazandığı ifade edildi.

medyabold
Devamını Oku »

Former AKP premier challenging Erdogan by forming rival party

Turkey’s former Prime Minister Ahmet Davutoglu has officially applied to form a new political party, which is expected to rival  Turkish President Recep Tayyip Erdogan’s ruling party, Turkish media reported on Thursday.

The former PM took the expected step after months of preparations together with 154 founding members of the party, which will reportedly be called the Future Party (FP), Gelecek Partisi in Turkish.

The delegation, which lodged the set-up application for the breakaway party in the interior ministry, included former heavyweight figures from the ruling Justice and Development Party (AKP), Ayhan Sefer Ustun, Selcuk Ozdag, Feramuz Ustun, Izzettin Kucuk, Nedim Yamali, and Yesim Karadag.

Davutoglu is expected to make the official announcement of the formation at a news conference at Ankara’s Bilkent Hotel on Friday, according to media reports.

The FP has some prominent figures as founding members, including journalist Etyen Mahcupyan, former AKP Istanbul head Selim Temurci, the Alevi Cultural Association chair Genel Başkanı Dogan Demir, former Higher Education Board (YOK) chair Yusuf Ziya Ozcan and Nihal Olcok.

Olcok, the widow of Erol Olcok, who was a close friend to Erdogan and killed with his son on the night of July 15 during a coup attempt in 2016, had raised some criticism against the president’s AKP.

The list of the founding members consists of only 31 women who are mostly former AKP seniors.

The FP’s stated political stance recalls the principles of Motherland Party (ANAP), former President Turgut Ozal’s ruling party in the 1980s and 1990s, which tried to combine liberalism, nationalism, conservatism and social democracy, according to daily SoL.

Last Saturday, Davutoglu called on the AKP seniors to declare their assets in reaction to fraud allegations by  Erdogan. Thus, Davutoglu’s up-to-now careful criticism of Erdogan’s one-man rule had turned into severe corruption accusations.

Erdogan accused Davutoglu of bank fraud through financial dealings for Istanbul Sehir University (ISU). Davutoglu was one of the founders of the ISU, which is struggling to repay a loan totaling 417 million lira ($72 million). The state-owned Halkbank took the university to court in an attempt to recoup the loan. This led to the ISU assets being frozen.

Davutoglu first served as an advisor to Erdogan during his terms as foreign minister and prime minister between 2014 and 2016.

The ex-PM later fell out with Erdogan and resigned from his post in 2016 shortly after a declaration called “the Pelican file” by an influential think tank close to Erdogan. The Pelicanists had listed Davutoglu’s dissent points with the president.

Davutoglu started criticizing the Erdogan regime openly since April following the local election that saw Erdogan’s AKP lose control of the country’s many cities, including Istanbul and Ankara.

Davutoglu finally resigned from the AKP in September, two months after former Deputy Prime Minister Ali Babacan.

Babacan has formed a party that will join Turkey’s political landscape within weeks, according to a source close to the politician.

In October, Babacan said in his first televised interview after his resignation that Turkey was in a “dark tunnel” and warned of the dangers of “one-man rule.”

The two Erdogan allies-turned-rivals are taking the stage while Erdogan’s AKP grapples with an economic downturn and high unemployment.

In a recent survey by the private pollster PIAR, which questioned public opinion about two AKP-breakaway parties, as many as 7.7 percents of those surveyed said they would cast their votes for Babacan’s probable party, with 3.4 percent supporting Davutoglu in a possible parliamentary election in Turkey.

Davutoglu’s main obstacle in his new career will be his “turning a blind eye to the democratic backsliding that happened in the country partly under his watch,” Berk Esen, an academician from Bilkent University, told Al-Monitor.

“The fact that now he is challenging Erdogan, it seems for many people disingenuous,” the academic added.

Imamoglu would oust Erdogan in presidential election: opinion poll

The post Former AKP premier challenging Erdogan by forming rival party appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/12/13/former-akp-premier-challenging-erdogan-by-forming-rival-party/
Devamını Oku »

Enes Kanter’in harika oyunu Celtics’e galibiyet için yetmedi

Enes Kanter’in 20 sayı 9 ribaund ile harika oynadığı maçta Boston Celtics, Doğu Konferansının iddialı takımlarından Philadelphia’ya 115-109 mağlup oldu.

BOLD- NBA’de bu gece oynanan ve Doğu Konferansının zirveye yakın iki takımını karşı karşıya getiren maçta gülen taraf Philadelphia 76ers oldu. Enes Kanter’in 24 dakikadaki, 20 sayı, 9 ribaund, 2 top çalma, 2 blokluk olağanüstü performansı Celtics’e yetmedi. Boston Celtics maçı 115-109 kaybederken, Enes Kanter’in müthiş performansı hem taraftarlarından hem de takım arkadaşlarından alkış aldı.

Enes Kanter’in oyunda olduğu sürelerde çok etkili olamayan Philadelphia’nın süper yıldızı Joel Embiid, Kanter’in oyunda olmadığı dakikalarda maça damgasını vurdu. Boston’un kendi evindeki 10 maçlık galibiyet serisine son veren Philadelphia’nın yıldız oyuncusu, 36 dakika süre aldığı maçı 38 sayı, 13 ribaund, 6 asist, 1 blok ile tamamladı.

DOĞU KONFERANSINDA SIRALAMA DEĞİŞTİ

Philadelphia’da 9 dakika süre alan Furkan Korkmaz ise maçı 7 sayı, 3 ribaunt ile tamamladı. Bu karşılaşmanın sonrasında Boston Celtics Doğu Konferansında 3.sıradaki yerini Philadelphia’ya bıraktı. Dün gece oynanan maçlardan sonra Doğu ve Batı Konferanslarında son sıralama ise şöyle:

medyabold
Devamını Oku »

Sezen Aksu&Şanışer düeti liste başı oldu

Sezen Aksu’nun rap müziğin sevilen isimlerinden Şanışer ile yaptığı düet müzik lisltelerinde hızla bir numaraya yükseldi.

BOLD– 2018 yılında tanışan Şanışer ve Sezen Aksu bir düet yapmaya karar vermesiyle başlayan süreç “Kara Geceler” isimli şarkının ortaya çıkmasını sağladı. Müzikseverler şarkıyı çok beğendi.

MİNİK SERÇE VE GENÇ RAPÇİ
Geçtiğimiz aylarda Susamam şarkısıyla herkesin beğenisini toplayan Şanışer şimdi de Minik Serçe ile yaptığı düetle gündemde. Söz ve müziğini Şanışer’in yazdığı Kara Geceler ikilinin uyumu özellikle dikkate değer. Düzenlemesi de Şanışer tarafından yapılan şarkıya Onno Tunç’un kızı Ayda Tunçboyacı da keman çalarak katkıda bulundu.

ŞARKININ SÖZLERİ

İnançlarıma zorlu yolum gömülü
Karanlık…
Korkmuyorum, kokluyorum ölümü
Kokluyorum ölümü
Devletler yıkılıyor ben
Kanayan ellerimle tekrar yokluyorum ölümü
Şakaklarından vuruyorum kinimi
Avam, legal haplar…
Yutuyorum birini
Yazıp uyutuyorum kinimi
“Gülümse geçer” diyorlar
Küfredesim geliyor, tutuyorum dilimi
Yutuyorum birini, içime pek sinmiyor
Uyutuyorum kinimi, içimde sessiz bi’ yol
Derdim eksilmiyor, nasıl bi’ zaman bu?
Doğru kimsenin umurunda değil ama sorsan herkes Rap dinliyor
Adil olmak sade şarkılara fiil
Hatta an gelir çare olmaz sancılara şiir
Artık tek umursadığımız artı para şekil çünkü
Kendimize tapıyoruz, tanrılara değil
Kara Geceler, kara geceler
Bozulur acılar yavaş yavaş…
Bozulur heceler
Acı yine bana düşer
Şimdi, bulutlanmış soğuk havalar yorgun
Çok kavga ettim soruna falan doydum
Döktü yoluma yalan soysuz,
Bilmedim koruma makam koltuk,
Bu yüzden ödedim boyuma kadar borcu
Olsun! Olsun divanelerin onur
Hüzündür bizimki gibi hikâyelerin sonu
Cihan öyle adaletsiz bir cenk meydanıdır ki
Zaferler kumandanın, ölümler piyadelerin olur
İnsan en yakınından yenilir sevince,
Bu yüzden gönlüm artık mesafeleri korur (Bütün ifadeleri sorun)
Kalbimi kıranlardan özür beklemem zaten hep bi’ bahaneleri olur
Geçmiş kendimle hep mücadele bi’ ömür
Başarmak önemli değil, denemek bi’ onur
Çirkin şeyler yaşamaktan korkmam
Çünkü güzel şarkıların genelde çirkin hikâyeleri olur
Kara Geceler, kara geceler
Bozulur acılar yavaş yavaş…
Bozulur heceler
Acı yine bana düşer

medyabold
Devamını Oku »

JİTEM de aklandı: Tüm sanıklara beraat

Ergenekon ve Balyoz’dan sonra JİTEM de aklandı. 2011 yılında açılan Ankara Jitem Davası, hakim değişimlerinin ardından bugün tüm sanıkların beraatiyle sonuçlandırıldı.

BOLD – Aralarında avukat, siyasetçi ve işadamlarının bulunduğu 19 kişinin zorla kaybedilip öldürülmesine ilişkin açılan ve kamuoyunda “Ankara JİTEM Davası” olarak bilinen davanın karar duruşması, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, Mahmut Yıldırım’ın dosyasının ayrılmasına; sanıkların tamamının beraatine karar verdi. Karara tepki gösteren müşteki avukatları, “Bu bir devlet politikasıdır” dedi.

PERVİN BULDAN’IN EŞİ DE ÖLDÜRÜLENLER ARASINDA

Ankara ve çevresinde 1993-1996 yılları arasında 19 kişinin öldürülmesine ilişkin açılan ve kamuoyunda “Ankara JİTEM Davası” olarak bilinen dava Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 23’üncü kez görülmeye başlandı. Duruşmaya, öldürülen 19 kişi arasında yer alan Savaş Buldan’ın eşi HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve çok sayıda HDP milletvekili katıldı.

SANIKLARDAN BİRİ BİLE GELMEDİ

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre; “Cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek” suçlamasıyla yargılanan sanıklar duruşmaya katılmazken savcı mütalaasını okudu. Tanıkların dosyadaki ifadelerini okuyan savcılık, “Tanıkların ifadeleri denetime tabi tutulamayacak derecededir” dedi. Bugüne dek yakalanamayan ve ‘Yeşil’ kod adıyla bilinen sanık Mahmut Yıldırım’ın dosyasının ayrılmasını talep eden savcılık ölen Ahmet Yıldırım hakkında da düşme kararı talep etti. Savcılık geriye kalan tüm sanıklar yönünden beraat kararı verilmesini talep etti.

“CEZASIZLIK DEVAM EDİYOR”

Savcılığın mütalaasını ardından konuşan mağdur avukatları mağdur avukatları, “Davanın açılmasına karşı çıkanların iddialarının aynısı iddia makamının mütalaasında da belirtilmiş” ifadeleriyle savcının mütalaasına itiraz etti. Mağdur avukatlarından Murat Yılmaz, “Bu mütalaa hiç şaşırtıcı değil. Bu ülkede cezasızlık politikası devam ediyor” dedi.

Mağdur avukatlarından Nuray Özdoğan ise “Siyasi içerikli cinayetlerin aydınlatılmasında uluslararası kararlar devleti yükümlü kılar. Hali hazırda bu çeteler devlet içinde olduğu için bu davanın yürümeyeceği belliydi. Cinayetlerin aydınlatılmasına dönük etkin bir yargılama yapmalıydınız. Aydınlatmaya dönük karar veremeyecekseniz zaten sürdürmeyin. Bu yargılama sürdürülemeyecekse buna dönük adım atmalısınız” diye konuştu.

MAHKEMEYİ PROTESTO ETTİLER

Sanık avukatlarının mütalaaya ilişkin beyanları sırasında mağdur avukatlarının büyük bir kısmı ve HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan’ın da aralarında bulunduğu HDP milletvekilleri, mahkemeyi protesto ederek duruşma salonundan çıktı.

Sanık avukatları mütalaaya katıldıklarını ifade ederek müdafilerin beraat etmesini talep etti.

TÜM SANIKLARIN BERAATİNE

Mahkeme heyeti avukatların beyanlarının ardından kararını açıkladı. Sanık Ahmet Demirel’in ölümü nedeniyle atılı suçların düşmesine karar veren mahkeme heyeti Lazem Esmaeılı ve Asker Smıtko’nun ölümüne ilişkin suçlanan tüm sanıkların dosyalarının ayrılmasına karar verdi.

Mahkeme heyeti 17 kişinin ölümüne ilişkin ise suçlanan tüm sanıkların beraatine karar verdi.

CUMARTESİ ANNELERİ: BU CİNAYETLERİ KİM GERÇEKLEŞTİRDİ?

Kayıp yakınlarının faillerini sormak için her hafta bir araya gelen Cumartesi Anneleri, mahkemenin beraat kararına tepki gösterdi. Cumartesi Anneleri yaptığı açıklamada, “Ceza yargılamasının amacı hakikati ortaya çıkarmaktır. Söyleyin o zaman; Polis Özel Harekat envanterinde bulunan silahla işlenen bu cinayetleri kim gerçekleştirdi?” dedi.

DAVANIN SANIKLARI ARASIND AĞAR DA VAR

Duruşmanın sanıkları şu şekilde:

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Eski Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, MİT’çi eski Yarbay Korkut Eken ve özel harekat timi polisleri Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Seyfettin Lap, Enver Ulu, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Yusuf Yüksel, Abbas Semih Sueri, Lokman Külünk, Mahmut Yıldırım, Nurettin Güven, Muhsin Korman.

ÖLDÜRÜLEN 19 KİŞİ

Öldürülen 19 kişinin ismi şu şekilde: Namık Erdoğan, Metin Vural, Recep Kuzucu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım, İsmail Karaalioğlu, Yusuf Ekinci, Ömer Lutfi Topal, Hikmet Babataş, Medet Serhat, Feyzi Aslan, Salih Aslan, Lazem Esmaeili, Asker Smitko, Faik Candan, Abdulmecit Baskın, Tarık Ümit.

SORUŞTURMA 2011’DE BAŞLADI

O dönemde öldürülen ya da zorla kaybedilen 19 kişiyle ilgili soruşturma süreci ilk 2011 yılında başladı. O süreçte sanıklardan Ayhan Çarkın itiraflarda bulunarak, işlenen cinayetleri keşiflerde birebir gösterdi.

MİT’İN KİLİT İSMİ 29 KİŞİLİK ÖLÜM LİSTESİNİ SUNDU

Üstünde gizlilik kararı bulunan davanın ilk duruşması ise 16 Mayıs 2014’te yapıldı. Tutuklu sanığın olmadığı dava kapsamında eski MİT Güvenlik Daire Başkanı Mehmet Eymür kendisine verilen 29 kişilik infaz listesini mahkemeye sundu.

JİTEM davasının son günü

medyabold
Devamını Oku »

Trump ile Times’ın yılın kişisi seçtiği Greta Thunberg arasında Twitter atışması

ABD Başkanı Donald Trump, Time dergisinin çevre eylemcisi Greta Thunberg’i yılın insanı seçmesini eleştirdi ve İsveçli genç kızın “rahatlayıp”, sinemada bir film görmesi gerektiğini söyledi.

BOLD –  Trump, Twitter hesabında “Çok gülünç. Greta Öfke Kontrolü sorunu üzerinde çalışmalı, daha sonra bir arkadaşıyla eski moda güzel bi filme gitmeli! Rahatla Greta, Rahatla!!” dedi.

Thunberg ise yanıtını dakikalar sonra verdi ve Twitter’daki biyografisini “Öfke kontrolü sorunu üzerinde çalışan bir genç. Şu anda bir arkadaşıyla eski moda güzel bir film izliyor” yazdı.

Sosyal medyada verilen yanıtlarda Trump’a tepki gösterildi ve ABD Başkanı’nın yaptığının “zorbalık” olduğunu söyledi, ancak bazı ünlü Twitter kullanıcıları da Trump’a destek verdi.

TRUMP: ÇOK NEŞELİ BİR GENÇ KIZ

ABD Başkanı Donald Trump, New York’ta Eylül ayında düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Zirvesinde oldukça öfkeli ve duygusal bir konuşma yapan 16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg için ‘çok neşeli genç bir kıza benziyor’ ifadelerini kullanmıştı.

Thunberg’in New York’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye gelişini izlerken yüzünün aldığı şekil o dönemde çok konuşulmuştu.

TIME, 2019 yılının en etkili kişisi olarak Greta Thunberg’i seçti

medyabold
Devamını Oku »

“En azından Ahmet Davutoğlu’nun diploması var”

17 yaşında ABD’de üniversite bitiren İsmail Günaçar, Ahmet Davutoğlu’nun liderliğindeki Gelecek Partisi’nin Kurucular Kurulu’nda en genç üye… Günaçar, Davutoğlu’nun iyi bir liderlik yapacağını, en azından diplomasının olduğunu belirtiyor.

BOLD – Yeni partisi için kuruluş başvurusunu dün İçişleri Bakanlığına yapan Ahmet Davutoğlu, Ankara’da Bilkent Otel’de tanıtım toplantısı düzenledi. Yeni partinin ismi “Gelecek Partisi” olarak açıklandı.

Davutoğlu’nun partisinin en genç Kurucular Kurulu Üyesi İsmail Günaçar, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Günaçar, “Davutoğlu’nun Erdoğan’dan farkı sizce ne olacak” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Davutoğlu bilime önem veren birisi, en azından diploması var kendisinin. Bizim gençlerimize sahip çıkan ve dünyaca tanınan biri olduğu için bize liderlik yapabilecek birisi.”

Baransu davasında eski eşi konuştu: Maalesef annem ihbar etmiş

medyabold
Devamını Oku »

Ulaştırma Bakanlığı 460 bin kredi kartı bilgisinin çalınmasıyla ilgili incelemeyi sürdürüyor

Türkiye bankalarına ait 460 binden fazla kredi kartı bilgisinin çalındığı iddiaları ile ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından yapılan açıklamada, bankalarla iletişime geçildiği ve incelemelerin sürdüğü belirtildi.

BOLD – Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, banka kodu (Bank Identification Code) denilen ilk 6 haneli kod ile kişi isimlerinin yer aldığının görüldüğünü, kart bilgilerinin tamamının sızdırılmasının söz konusu olmadığını söyledi.

Bankalarla iletişime geçildiğini ifade eden Sayan, “Arkadaşlarımız titizlikle çalışmalarını sürdürüyor. Bütün alışveriş sitelerinde kullanıcıların güvenlik önlemi almasını önemsiyoruz. Alışverişlerde sanal kart kullanımını ve bunun limitini kendinizin belirlemesini şiddetle tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) de haberlerin düzenleyici otoriteler, kart çıkaran kuruluşlar ve ilgili tüm paydaşlarca titizlikle takip edildiğini duyurarak iddiaları reddetmedi.

BKM, banka kartı ve kredi kartları kanun ve yönetmeliklerine göre ülkedeki tüm ödeme kartlarının ve kullanıcıların dolandırıcılık risklerine karşı güncel uluslararası standartlarla korunduğunu kaydetti.

“Türkiye’de 460 bin kredi kartı bilgisi çalınarak karaborsada satışa sunuldu”

medyabold
Devamını Oku »

Almanya’da patlama…

Almanya’nın Sachsen Anhalt Eyaleti’ndeki Blankenburg şehrinde bir apartmanda çok şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlamada en az 25 kişinin yaralandığı bildirildi.

Detaylar geliyor…

İngiltere’de Johnson açık ara seçimi kazandı, anamuhalefet lideri Corbyn istifa kararı aldı

medyabold
Devamını Oku »

Baransu davasında eski eşi konuştu: Maalesef annem ihbar etmiş

Beş yıldır Silivri’de tutuklu bulunan gazeteci Mehmet Baransu’nun yargılandığı davada eski eşi Esra Konur mahkemede ifadelerini değiştirdi: “Polisler inceletmeden imzalattılar.”

BOLD – “Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri” temin edip yayınladıkları iddiasıyla Mehmet Baransu, Yasemin Çongar, Ahmet Altan, Yıldıray Oğur ve firari sanık Tuncay Opçin’in yargılanmasına devam edildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Mehmet Baransu getirildi. Diğer sanıklar ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada şikayetçiler Dursun Çiçek ve Suat Aytın da hazır bulundu. Balyoz davasında yargılanıp beraat eden Ahmet Yavuz, Süha Tanyeri ve Cemal Temizöz davaya katılma talepleri olduğunu belirterek salonda bulundu.

KATILMA TALEPLERİNİN REDDİNE KARAR VERİLDİ

Mahkeme, Cemal Temizöz, Süha Tanyeri ve Ahmet Yavuz’un katılma taleplerinin reddine, önceki celselerde katılmalarına karar verilen Dursun Çiçek ve Suat Aytın’ın aralarında bulunduğu kişilerin ise katılan sıfatlarının devamına karar verdi.

“MEHMET’LE İNGİLİZCE KURSUNDA TANIŞTIK”

Duruşmada Mehmet Baransu’nun eski eşi Esra Konur tanık olarak dinlendi. Konur ifadesinde, “İstanbul’da bir İngilizce kursunda Mehmet ile tanıştık. Ben öğrenciydim, kendisi de yeni mezundu. 2001 yılında evlendik. Tanıştığımız dönemde Mehmet’in FETÖ irtibatı izlenimi yoktu. Evlendikten bir hafta sonra dil öğrenmek için Amerika’ya gittik. 3 yıl sonra döndük. Ben FETÖ’yle ilgili bir duruma şahit olmadım” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, tanık Esra Konur’a savcılık ve polisteki ifadesini hatırlattı. Konur, “Ben öyle bir tutanağı okumadım, öyle bir şey söylemedim” dedi.

“CEMAATLE İLGİLİ SOMUT BİR ŞEY GÖRMEDİM”

Konur, “Cemaatle ilgili hiçbir somut bir şey görmedim. Amerika’ya biz dil öğrenmek için gittik. Mehmet ağır işlerde de çalıştı Amerika’da. Evet Türkiye’de Cihan’da da çalıştı. Taraf Gazetesine geçti. Tuncay Opçin’le görüştüğünü biliyorum Mehmet’in ancak ben sadece bir kez hastanede gördüm. Benim gözümle gördüğüm bir şey yok” diye konuştu.

“İÇERİĞİNE BAKMADAN TUTANAK İMZALADIM”

Evinin deposundaki aramalara ilişkin ise Esra Konur şunları söyledi: “Boşandığımız gün, Mehmet’i birlikte oturduğumuz evin sığınağındaki eşyaları almaya çağırdım. Bir kısmını aldı. Bir kısmı kaldı. Kalan eşyaları görevliyle beraber sığınağa indirdik. Maalesef ki, annem ihbar etmiş. ‘Burada belgeler var’ demiş. Polisler arama yaparken biz baştan sona kadar orada yoktuk. Avukatlarım şahitlik etmemiştir. Bir gün önce Mehmet gözaltına alınmıştı, çocuklar iyi değildi. Ben çocuklarımın yanındaydım. Ondan sonra sayfalarca tutanak imzaladım. İçeriğine bakmadım” dedi.

HAKİM: İFADENİ TEHDİTLE Mİ DEĞİŞTİRDİN

Mahkeme başkanı, tanık Esra Konur’un savcılık ve polis ifadesini okuyarak, “Evlilik yıllarında Mehmet Baransu’nun cemaatin içinde yer aldığını, firari sanık Tuncay Opçin’den belge ve para aldığını söylediğini” hatırlattı. Ardından başkan, “Şu an ifadenizi değiştirmenizde FETÖ’den aldığınız tehditlerin bir etkisi var mı?” diye sordu. Konur, “Hayır öyle bir durum yok ” dedi.

TANIKLAR: BİR BAĞLANTISINI GÖRMEDİK

Duruşmada, sanık Mehmet Baransu’nun eski eşi Esra Konur’un babası Ömer Konur ve aramanın yapıldığı evin apartman görevlisi Bülent Çakmak da tanık olarak dinlendi. Her iki tanık da sanık Mehmet Baransu’nun Cemaatle ile ilgili bir bağlantısını görmediklerini söyledi. Tanık ifadelerinden sonra sanık Mehmet Baransu, “Tutukluluğa ilişkin hiçbir talebim yok. Taleplerimi yazılı olarak vereceğim ” dedi. Sanık Baransu’nun avukatı Yahya Engin ise, “Bu Balyoz darbe girişimiyle alakalı bir dava değil. Burada belgeler gerçekse bu bir suçtur. Suçu bildirmemekte suçtur. Bu belgeler sahteyse zaten suç konusu bir şey yoktur. Kamera kayıtları yok, tutanak yok. 4 yıl 9 aydır tutukludur. Tutukluluk süresi cezayı çok aşmıştır. Müvekkilim bu dosyada suçsuzdur. Tahliyesini talep ediyorum” dedi.

TUTUKLULUĞU SÜRECEK

Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Baransu’nun tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyayı mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine hükmetti. Sanıklara esas hakkında savunma yapabilmek için süre vererek, duruşmayı 8 Nisan 2020 tarihine erteledi.

medyabold
Devamını Oku »

Yunanistan’ın Meriç’ten geçen göçmenleri Türkiye tarafına ittiği görüntüler ortaya çıktı

Yunan askerlerinin göçmenleri Türkiye sınırına ittiğini gösterdiği iddia edilen görüntüler ortaya çıktı. Kayıtlarda askeri üniformalı, yüzleri maskeli kişilerin şişme botlarla bir grup göçmeni, kıyıya bıraktığı görülüyor.

BOLD – Alman Der Spiegel dergisi, ulaştığı görüntülerin Meriç Nehri’nin Türkiye sınırında kaydedildiğini öne sürdü. Haberde ayrıca, şu an görevde olan ve mesleği bırakmış 6 polisin, Yunanistan’ın Meriç Nehri üzerinden göçmenleri sistematik olarak Türkiye’ye geri yolladığını itiraf ettiğini yazdı.

Daha önce de gündeme gelen benzer iddiaları Atina yönetimi reddetmiş, ülkeye sığınan mültecilere adil sığınma hakkı verilmeden kimsenin sınır dışı edilmediğini savunmuştu.

Güvenlik kameralarının yanı sıra cep telefonlarıyla da kaydedilen 11 videoda, söz konusu maskeli grubun nehrin Yunan kesimini nasıl geçtiği görülmüyor.

3 AN ÖNCE KAYDEDİLDİ

Görüntülerde kıyıya bırakılan kişilerin Peştuca dilinde konuşması bu kişilerin Afgan veya Pakistanlı olma ihtimalini güçlendiriyor. Yapılan araştırmalar videoların kayıt tarihinin 17 Eylül 2019 olduğuna işaret ediyor.

Kayıtları inceleyen İngiliz adli araştırma grubu Forensic Architecture, görüntülerin Meriç Nehri’de aynı gün kaydedildiğinden emin.

Kuruma göre, görüntülerdeki kişilerin Yunan aksanıyla İngilizce konuşması, şişme botun Yunan sahil güvenliği tarafından da kullanılan Nissan Navara olması gibi hususlar da Yunanistan’a yönelik iddiaları teyit eder nitelikte.

Yunanistan’a ait Ege adalarındaki sığınmacı sayısı 40 bini aştı

medyabold
Devamını Oku »

Partisini tanıtan Davutoğlu’ndan Saray’a vesayet göndermesi

Partisinin tanıtan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, her türlü vesayetten arındırılmış demokratik bir parlamenter sistemi savunduklarını söyleyerek, lider kültü ve edilgen kadrolar anlayışına dayanan siyaset tarzını reddettiklerinin altını çizdi.

BOLD – AKP ile yollarını ayıran eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, kurduğu Gelecek Partisi için kameraların karşısına geçti. “Bizim bir Geleceğimiz var” sloganıyla çıkan partisini tanıtan Davutoğlu, her türlü vesayetten arındırılmış demokratik bir parlamenter sistemi savunduklarının altını çizdi.

BASKILARA RAĞMEN BİR ARAYA GELDİK

Ankara Bilkent Otel’de yapılan tanıtım töreninde Davutoğlu’nun yaptığı konuşmada satır başları şöyle:

Bugün “Gelecek milletimizindir, gelecek Türkiye’nindir” diyerek partimizin kuruluşunu ilan ediyoruz. İlk adımını samimiyetle ve kararlılıkla attığımız bu kutlu yürüyüşün halkımız, ülkemiz ve insanlık için hayırlı olmasını diliyorum. Bütün baskılara ve oluşturulmaya çalışılan korku atmosferine rağmen cesaretle, samimiyetle ve basiretle omuz omuza vererek, Cumhuriyetimizin 100. yılına hazırlandığımız bu dönemde, ülkemize demokratik ve müreffeh bir gelecek ufku çizmek için bir araya geldik.

SUSMAYA DEĞİL KONUŞMAYA GELİYORUZ

Zamanı geçmiş eski sözleri tekrar etmeye değil, ‘yeni şeyler söylemeye’ geliyoruz. Yeni şeyleri ancak geçmişten ilham alarak geleceği inşa edecek olanlar söyleyebilirler. Yeni şeyleri ancak korkulardan ve tabulardan kurtulmuş olanlar söyleyebilirler. Yeni şeyleri ancak bugüne inançları ve yarına umutları olanlar söyleyebilirler. Susmaya değil konuşmaya, şikâyet etmeye değil çözüm üretmeye, bağırmaya değil sakince ve muhabbetle hitap etmeye, surat asmaya değil tebessüm etmeye geliyoruz.

KAPSAYICI BİR YENİLENMEYE İHTİYAÇ VAR

Cumhuriyetimizin 100. yılına yürürken küreselleşme ile birlikte tarihi akışın büyük bir ivme kazandığı, geleneksel değerlerin bütün dünyada yeniden keşfedildiği, modern yapıların ve anlayışların yeni bir dönüşüm süreci içine girdikleri kritik bir tarihi eşikte, kapsayıcı bir yenilenme ihtiyacına cevap oluşturmak üzere yola çıkıyoruz.

GELENEĞE SAYGILI ÖZGÜRLÜKÇÜYÜZ

Bu çerçevede; nesiller aşan ortak aklın ürünü olan değerlerin korunması bağlamında geleneğe saygılı, birey hakları, vatandaşlık hukuku ve milli egemenlik bağlamında modern ve çağdaş, sınır aşan teknolojik etkileşim ve yerküredeki her gelişmeye açık olan bir gelecek vizyonu bağlamında küresel bir siyaset anlayışını benimsiyoruz. Siyasetimizin temel felsefesi, geleneğe saygılı özgürlükçülüktür. Geleneğe bağlılığımız statükoculuk değil, modernliğimiz geleneksel değerlerimizden kopuş değil, küreselliğimiz teknolojik değişim karşısında insani özü ihmal eden bir edilgenlik değildir.

HEDEFİMİZ ÖZGÜRLÜKLERİ SAĞLAYAN BİR HUKUK DÜZENİ

Siyasetimizin temeli, insan onurunu korumak ve yüceltmektir. İnsanı ve onurunu varoluşumuzun temeli, bütün siyasi mekanizmaları, kuralları, kurumları ve teamülleri birer araç olarak görüyoruz. Devletin asli sorumluluğu vatandaşlarının onurlu bir hayat sürmelerine zemin oluşturacak siyasi, kültürel ve ekonomik şartları sağlamaktır. Hedefimiz can ve mal güvenliğini, inanç ve ifade özgürlüğünü, örgütlenme, eleştiri ve gösteri özgürlüğünü tam anlamıyla sağlayan bir hukuk düzenidir.

GAZETECİLERİN KEYFİ GÖZALTINA ALINMADIĞI BİR DÜZEN İNŞA EDECEĞİZ

Dünyada otoriter ve popülist eğilimlere yöneliş olduğu bir dönemde kendi özgür iradesine malik, onurlu ve başı dik insanların yaşadığı bir ülke inşa etmeliyiz. Basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğünü şiar edinmiş demokratik bir toplumun temel ihtiyacıdır. Bunu yok etmek, usulsüz ve baskıcı metotlarla basında tekelleşmeye yönelmek, Türkiye’nin zihni kapasitesini daraltmaktadır. Basının baskı altında olmadan, sansür ya da oto sansürün uygulanmadığı, gazetecilerin keyfi gözaltı ya da tutuklamalara ve yargılamalara maruz kalmadığı bir düzen inşa edeceğiz.

TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ TÜKETMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ

Ülkemiz uzunca bir süredir terör tehditleriyle karşılaşmaktadır. Türkiye’nin hem yurt içinde hem de yurt dışında terörizmle güçlü bir mücadele yürütmesi bir zorunluluktur. Ancak Türkiye terörle mücadele konusunda her yönüyle eşsiz bir tecrübeye sahiptir. Bu çerçevede, terör ve terörle mücadele söylemi Türkiye’nin enerjisini tüketen, toplumsal uyumunu zedeleyen ve dış politika esnekliğini körelten bir tuzak olmaktan çıkarılmalıdır. Türkiye’nin bu husustaki acı tecrübelerinin ışığında, özgürlükleri korumayı ana vazife gören ve güvenlik açığı üretmeyen bir güvenlik anlayışının hâkim kılınmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

TEK TİPÇİ EĞİTİME KARŞIYIZ

Kaliteli bir eğitim için, öğrencilere herhangi bir resmî veya tanımlanmış ideolojinin dayatılmasını reddediyoruz. Eğitimi insan devşirme alanı olarak değil, nitelikli insan yetiştirme alanı olarak görüyoruz. Eğitimde evrensel değerleri ve insan haklarını merkeze alan, farklılıkları bir zenginlik olarak gören, tek tipçi değil, tüm kesimleri kucaklayan demokratik ve çoğulcu bir yaklaşımı benimsiyoruz.

SİYASİ İLETİŞİM İLKEMİZ NEZAKET

Siyasi söylem ilkemiz gerçekçi vizyonerliktir. Özgün kavramları tüketen popülist hamasetten de, ümit ve vizyon içermeyen edilgen bir söylemden de uzak duracağız. Var olan gerçeklik ile gelecek vizyonu arasında söylem-eylem tutarlılığı sağlanacaktır. Yenilenme adına geçmiş tecrübe birikimimizi reddetmeyecek, geçmişe saygı adına da arkaik görüşlere fırsat tanımayacağız. Siyasi iletişim ilkemiz nezakettir. Siyaset dilimiz insan onuruna ve özel hayatın mahremiyetine saygı temeline dayanmaktadır. İnsan onuruna doğrudan saldırı niteliği taşıyan tahkir, küçük görme, aşağılama, hakaret ve nefret dili aramızda barınamaz ve hangi gerekçeyle olursa olsun meşru gösterilemez.

İSRAFA KARŞI TASARRUFU SAVUNUYORUZ

Siyasi davranış ilkemiz ahlâki tutarlılık ve şeffaflıktır. Göründüğümüz gibi olup, olduğumuz gibi görüneceğiz. Kibre karşı tevazuyu, israfa karşı tasarrufu, şahsi çıkara karşı kamu çıkarını savunuyoruz. Güç ve iktidar sahibi olmak ayrıcalık değil, ağır bir sorumluluktur. Her türlü açık ve örtülü yolsuzlukla mücadele ve siyasi etik konusunu, ahlâki dokumuzun korunması ve adil gelir dağılımına dayalı sosyo-ekonomik dengenin sağlanması açısından bir zorunluluk ve önşart olarak görüyoruz.

YOLSUZLUKLAR KÖKÜNDEN ENGELLENMELİ

Yolsuzlukların kökünden engellenmesi için kamu adına yapılan her türlü işlem, kamu denetimine açık olmalıdır. Bu ancak şeffaflık ilkesi ile sağlanabilir. Hem devlet yönetiminde hem de siyasette şeffaflığı ve hesap verilebililirliği kamu ahlakımızın en temel ilkeleri olarak benimsiyoruz. Sivil toplum kuruluşları her yönüyle şeffaf olmalı, kayıt dışı ekonomi tümüyle tasfiye edilerek finansal kaynak akışlarına tam anlamıyla şeffaflık getirilmeli, hukuki süreçlerdeki görevlendirmeler tam bir şeffaflık içinde yapılmalıdır.

SİYASİLERİN AİLE FERTLERİ AYRICALIĞA SAHİP OLMAMALI

Siyasi etik bağlamında özel hayat alanı olan birey ve aile mahremiyetine mutlak şekilde saygı gösterilmeli ve siyasal alanın dışında tutulmalıdır. Diğer taraftan; özel kalması gereken aile ilişkilerinin kamusal ve resmi alana yansıtılması ise, hem aile hayatına zarar vermekte hem de hukuki ve sosyal sorumluluk alanının dışına taşan ilişkilerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Kamu görevi yürütenlerin aile mensupları ne özel bir ayrıcalığa sahip olmalıdır ne de yıpratıcı bir eleştiriye muhatap kılınmalıdır.

İMAR RANTLARI ACİLEN VERGİLENDİRİLECEK

Siyasi ahlâk ve şeffaflık ilkeleri kişisel ahlâka güven ile teminat altına alınamaz. Bu çerçevede siyasi ahlâk, şeffaflık, siyasetin finansmanı ve imar rantlarının vergilendirilmesi yasaları acilen çıkarılacaktır. Siyasi icraat ilkemiz ortak akıl ve katılımcılıktır. Demokratik kültür, oy verme işlemi ile başlayan ve biten bir yetki devrine değil, hayatın her alanına sirayet etmesi gereken bir davranış biçimine dayanır. Ortak aklın gelişmesini teşvik eden düşünce özgürlüğü, seviyeli eleştiri ve samimi özeleştiri ahlâkı, siyasi hareketimizin zihni temelidir.

LİDER KÜLTÜNE DAYANAN SİYASETİ REDDEDİYORUZ

Parti olarak lider kültü ve edilgen kadrolar anlayışına dayanan siyaset tarzını red ediyoruz. Bunun Türkiye’ye ve siyasete nasıl irtifa kaybettirdiğini trajik örnekler üzerinden deneyimliyoruz. Bunun yerine, partimiz irade sahibi ve sorumlu liderlik, güçlü kadrolar, kollektif akıl ve dinamik kitle etkileşimini esas almaktadır.

YARGININ KONTROL ALTINA ALINMASI ÇABASI EN BÜYÜK SUÇ OLACAK

Yargının kontrol altına alınması çabası hangi gerekçeyle ve kim tarafından yapılırsa yapılsın en büyük suç olarak görülmelidir. Adalet fikrini sarsan en önemli sapma, tek tek vicdanlarıyla hükmetmesi gereken hâkim ve savcıların kolektif kimliklerle anılması ve hazırladıkları iddianamelerde, yaptıkları soruşturmalarda ve verdikleri hükümlerde bu kolektif kimliğin ve mahalle baskısının tesirinde kalmalarıdır. Hâkimlerin adalet dağıtırken muhataplarının kimliklerine, kökenlerine ve özelliklerine karşı kör ve sağır olmalarını teminat altına alacak şartlar oluşturulacak ve gerekçe ne olursa olsun “suçların şahsiliği” ilkesinden taviz verilmeyecektir.

DEVLET ÖFKE İLE DEĞİL HAKKANİYETLE HAREKET ETMELİ

Toplumsal düzen ve devlet öfke ile değil, hakkaniyet temelinin üzerine oturtulmuş adalet terazisiyle hareket ettiği zaman ayakta kalabilir. Demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yargı bağımsızlığı esastır. Bu bağımsızlık, diğer anayasal güçler ile ilişkilerde olduğu kadar, kendi içinde oluşabilecek örgütlenmelere karşı da korunacak ve juristokrasi (yargıçlar iktidarı) benzeri oluşumların önüne geçilecektir.

GÜCÜN TEKELLEŞMESİ BİRÇOK SAPMAYI DOĞURUR

Güç yozlaşması ve gücün tekelleşmesi birçok sapmayı doğurur. Buna karşı çare, güçler ayrılığı ilkesine dayalı demokratik hukuk devletidir. Güçler ayrılığı ilkesine dayanan yeni anayasal düzenimizde demokratik hukuk devleti ve milli irade perspektifiyle denetlenmeyen hiç bir güç olmayacaktır. Güçler ayrılığı garanti altına alınmalıdır. Bunun için yasama erki; yürütme ve yargı erkleri karşısında dengeleyici bir özerkliğe sahip kılınacaktır.

TBMM’NİN SİYASAL ETKİNLİĞİ ARTTIRILACAK

Son anayasa değişikliği ile işlevini ve önemini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya olan TBMM’nin siyasal etkinliği mutlak surette artırılacaktır. Yürütme erkinde yetki-sorumluluk dengesinin hiç bir tereddüde mahal vermeyecek bir açıklıkta ortaya konması, yönetimde etkinlik ve hesap verilebilirlik ilkelerinin hayata geçirilmesi açısından bir zarurettir. Yürütme erki de yasama ve yargı erki gibi anayasal denetime açık olacaktır.

YENİ ANAYASA SIFIRDAN YAZILACAK

Türkiye’nin en eski tartışmalarından birisi ülkemizin tam demokratik, özgürlükçü ve sivil yeni bir anayasaya kavuşmasıdır. Demokratik bir anayasa olmadan Türkiye’nin müreffeh ve demokratik bir geleceği olmayacaktır. Partimiz, milletimizin hak ettiği yeni anayasanın mümkün olan en geniş katılımla sıfırdan yazılması gerektiğini savunmaktadır.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKUMET SİSTEMİ DEMOKRATİK KRİTERLERİ KARŞILAMIYOR

Türkiye’nin çözülemeyen bir diğer sorunu, hükumet sistemidir. Hükumet sistemleri ile demokrasi arasında doğrudan ilişki bulunmaktadır. Hükumet sistemini demokratik olmasını temin edecek üç önemli kriter mevcuttur: Hukuk devleti ilkesine riayet, hak ve özgürlüklerin anayasal güvence altına alınması ve denge/denetleme mekanizmalarının varlığı. Hangi hükumet sistemi olursa olsun, sistemlerin demokratikliği bu kıstaslarla belirlenir. Ülkemizde yıllarca uygulanan Parlamenter Sistem’in de, 2016 Referandumuyla benimsenen Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’nin de bu demokratik kriterleri karşıladığını söylemek mümkün değildir.

VESAYETTEN ARINDIRILMIŞ BİR PARLAMENTER SİSTEMİ SAVUNUYORUZ

Bu çerçevede, ülkemizin tarihi tecrübesi ve mevcut yapısını göz önünde bulundurarak, her türlü vesayetten arındırılmış demokratik bir Parlamenter Sistemi savunuyoruz. Devlet mimarisinin yeniden tanziminde temel ilkemiz süreklilik içinde değişimdir. Devlet yeniden tanzim edilirken statükoculuğa dayalı kurumsal asabiyet terk edilecek, ancak kurumsal kültür ve hafıza özenle korunacaktır. Kamu yönetiminde etkinliğin, kurumsallaşmanın ve şeffaflığın sağlanması, Türkiye’nin en önemli meselelerinden biridir.

SEÇİM BARAJINA SON VERİLECEK

Bu çerçevede, seçim sistemine ilişkin temel ilke ve kurallar anayasal güvence altına alınmalıdır. Mevcut haliyle baraj sistemi, seçim öncesi ittifakları zorunlu kılarak siyasetin dinamizmini yok etmektedir. Temsilde adalet ilkesini hayata geçirmek üzere seçim barajı uygulamasına son verilmelidir. Devlet yönetiminde temel ilkemiz ehliyet, liyakat ve emanettir.

MÜLAKAT SİSTEMİ KALDIRILACAK

Kamu hizmetine giriş, kalış ve yükselişin kayırmacılık, nepotizm ve farklı çıkarlar sebebiyle aşındırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Ayrıca siyasi, dini, mezhebi, kültürel, bölgesel, sosyo-ekonomik zümre aidiyetlerinin, kamu istihdamında avantaj veya dezavantaj oluşturmasının önüne geçeceğiz. Kamuya personel istihdamında ve meslek içi yükselme ve nitelikli görevlere seçilmelerde mevcut bulunan mülakat sistemi kaldırılacak, yerine objektif kriterlere dayalı sınavlar yapılacaktır.

NATO İLE İLİŞKİLER KORUNACAK

Bugün küresel kırılganlıkların ve bölgesel çatışmaların oluşturduğu bir jeopolitik ortamda bulunan ülkemizin, bir istikrar adası olma hüviyetini korumanın, en önemli vazifelerimizden birisi olduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede ABD ile inişli çıkışlı seyreden ilişkilerimiz kurumsal ve süreklilik arzeden bir çerçeveye oturtulacak, NATO bünyesindeki ittifak ilişkilerimiz ve AB üyeliği yönündeki stratejik perspektifimiz korunacak. Türkiye, Batı ile yaşadığı sorunları yine Batı içerisindeki tartışmaların öncüsü olarak, orada müttefikler bularak daha etkin bir şekilde çözebilir.

EKONOMİ DERİN BİR KRİZİN İÇERİSİNDE

Bugün, Türkiye ekonomisi derin bir krizin içerisindedir. Enflasyon, işsizlik ve faizler çift haneli, büyümemiz ise eksidir. Kişi başına gelirimiz 10 bin doların altına inmiş ve gerilemeye devam etmektedir. Sanayi üretimimiz yüzde 4’leri bile bulamamaktadır. Paramız yabancı paralar karşısında tarihi değer kayıpları yaşamaktadır. Gençlerimizin yüzde otuza yakını işsiz durumdadır.

TEK DERTLERİ İKTİDARDA KALMAK

Türkiye’yi yönetenlerin iktidarda kalmanın dışında başka bir gündemleri bulunmamaktadır. Türkiye derdi olmayanların, millet derdi kalmayanların, adalet meselesi olmayanların milletimizin geleceği için söyleyecekleri de kalmamıştır. Onun için hep geçmişi konuşuyorlar. Onun için hep aynı şeyleri söylüyorlar. Onun için adaleti, hukuku, hakkaniyeti, şeffaflığı, dürüstlüğü, ahlakı, eşitliği duyunca rahatsız oluyorlar.

BUGÜNÜ YÖNETEMEYENLER HEP GEÇMİŞE SIĞINDI

Türkiye yeterince geçmişte yaşadı. Türkiye’nin bugününü yönetemeyenler de hep geçmişe sığındılar. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına ulaşmak üzere olduğumuz bu zaman diliminde, ülkemizin sorunlarının çözümü güçlü bir gelecek tasavvuruyla mümkündür. Türkiye’nin geçmişte bırakması gereken sorunlardan beslenenlerin, ortaya çıkardığı karamsar tablo baştan aşağı değişecektir.

Baransu davasında eski eşi konuştu: Maalesef annem ihbar etmiş

medyabold
Devamını Oku »

Avrupa Birliği: Türkiye-Libya anlaşması üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ediyor

Avrupa Birliği, Türkiye ile Libya arasında imzalanan mutabakat muhtırasının üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini, deniz hukuku sözleşmesine aykırı olduğunu ve üçüncü ülkeler için yasal sonuç doğuramayacağını açıkladı.

BOLD – Brüksel’de dün iki günlük zirve için bir araya gelen Avrupa Birliği (AB) liderleri, Türkiye’nin Libya ile 27 Kasım’da imzaladığı ve 8 Aralık’ta yürürlüğe giren “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası”nı sert dille eleştirdi.

AB’ye üye 27 ülkenin devlet ve hükumet başkanlarının Perşembe gecesi üzerinde uzlaşmaya vardığı ortak metinde, imzalanan mutabakatın geçerliliğinin bulunmadığı ve Yunanistan gibi üçüncü ülkeleri bağlamayacağı vurgulandı.

ÜÇÜNCÜ TARAFLARI BAĞLAMAZ

Yunanistan’ın itirazları sonucu konuyu görüşen Avrupa Birliği, Türkiye ile Libya arasında imzalanan mutabakat muhtırasının üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini, deniz hukuku sözleşmesine aykırı olduğunu ve üçüncü ülkeler için yasal sonuç doğuramayacağını açıkladı.

Liderler, Avrupa Birliği’nin açık bir şekilde Yunanistan ve Güney Kıbrıs hükumetiyle bu konuda dayanışma içinde olduğunu belirtti.

TÜRKİYE-LİBYA DENİZ YETKİ ANLAŞMASI

Resmi Gazete’de yayımlanan kararda 27 Kasım’da İstanbul’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükumeti Arasında Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası”nın yürürlülük tarihi 8 Aralık 2019 olarak belirlenmişti.

Mutabakat Muhtırası nedeniyle Atina ile Ankara arasında ipler gerilmiş, Yunanistan Libya Büyükelçisini sınır dışı etmişti.

Yunanistan, Türkiye’nin mutabakatla Girit adası ve On İki Adanın yakınındaki bölgede hak iddia ettiğini belirterek Birleşmiş Milletlere (BM) şikayet başvurusunda bulunmuştu.

Bu bölgenin kendi kıta sahanlığı içinde bulunduğunu savunan Türkiye dün, mutabakatın tescili için BM’ye gönderildiğini açıklamıştı. Yunanistan Türkiye’nin adımının BM Deniz Hukuku Sözleşmesini ihlal ettiğini savunuyor. Türkiye ise bu anlaşmaya taraf değil.

Reuters: AB, Türkiye-Libya deniz sınırı anlaşmasına karşı çıkacak

 

medyabold
Devamını Oku »

Rusya, 18 ton Türk narını geri gönderdi

Rus Tarım Ürünleri Denetim Ajansı Rosselhoznadzor’un 18 ton Türk narını Akdeniz meyve sineği larvası içerdiği için geri gönderdiği bildirildi.

BOLD – Rus Tarım Ürünleri Denetim Ajansı Rosselhoznadzor’un Belarus sınırına yakın Bryansk ve Smolensk bölgelerindeki temsilciliğinin 18,1 ton Türk narının kontrol noktasından Rusya’ya girmesini engellediği bildirildi.

Rus Interfax haber ajansının haberine göre narlar Akdeniz meyve sineği larvası içeriyordu.

Moskova bölgesinde pazara sürülmesi planlanan narların Akdeniz meyve sineği larvası içerdiğinin tespitinin ardından üretici şirkete iade edildiği bildirildi. Rusya’dan Türkiye’ye geçtiğimiz aylarda domates dahil bazı tarım ürünleri geri gönderilmişti.

Rusya’ya yapılan tarımsal ihracatın en önemli bölümünü yaş meyve ve sebze ihracatı oluşturuyor.

Erdoğan, telefonda görüştüğü Putin’i Libya konusunda ikna etmeye çalıştı

medyabold
Devamını Oku »

Sinemalarda 7 yeni film var

Bu hafta Türkiye’deki sinemalarda 4’ü yerli 7 yeni film vizyona giriyor.

BOLD– Jumanji devam filmi “Next Level” ve Umur Turagay’ın yönettiği gerilim filmi “Güzelliğin Portresi” haftanın dikkat çeken filmleri… İşte 13 Aralık 2019’da vizyona giren filmler…

JUMANJI: NEXT LEVEL/ JUMANJİ: YENİ SEVİYE

Jake Kasdan’ın yönettiği filmin başrollerinde yine Dwayne Johnson, Kevin Hart ve Jack Black var. Uyumsuzlardan oluşan ekip Jumanji’ye bu sefer içlerinden birini kurtarmak için geri dönüyor. Fakat, bu sefer şartlar çok daha çetindir.

GÜZELLİĞİN PORTRESİ

Umur Turagay’ın yönettiği filmde Burçin Terzioğlu, Serkan Keskin, Birkan Sokullu gibi önemli oyuncular var. Genç Nisan, babasından aldığı tuhaf bir haber üzerine yıllardır görmediği baba evine dönmek zorunda kalır. Burada karşılaşacağı gizemlerle başa çıkabilmek için geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

IL TRADITORE/ HAİN

Cannes özel seçkisinde yer alan ve Marco Bellocchio’nun yönettiği Il traditore, 1980’li yıllarda Sicilya’da mafya liderleri arasındaki sonu gelmeyen savaş ve intikam sonrası mafya ilişkilerini açığa çıkarmak adına muhbirlik yapan gangster Tommaso Buscetta’nın gerçek hikâyesini konu ediniyor.

AMAN REİS DUYMASIN

Bir mafya dizisinin karakterleri tatile çıkarsa ne olur? Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisindeki yeraltı dünyası isimleri tatile çıkar. Küçük bir tatil kasabasına yerleşen ekibin başına umulmadık olaylar gelir ve sonunda kodese düşerler. Tek korkuları ise Hızır Çakırbeyli’nin yaşananları duymasıdır.

ELMA DERSEM ÇIK

Popüler yazar Aşkım Kapışmak’ın aynı adlı kitabından sahneye aktardığı gösterisi şimdi de sinema perdesinde…

GÜZEL AŞK

Şeyh Galib’in ünlü mesnevisi Hüsn ü Aşk’tan uyarlanan animasyonu Selim Sener üstleniyor.

SEVİMLİ SİHİRBAZLAR

Eğlenceyi çok seven Sihirbaz Dave ve arkadaşları kasabayı satın alıp yerine alış veriş merkezi kurmak isteyen Bay Karıncayiyene karşı mücadele ediyor.

medyabold
Devamını Oku »

ABD Senatosu’nun “Ermeni Soykırımı” kararına Ankara’dan tepki: Siyasi bir gösteri

ABD Senatosu’nun 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanıyan kararına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “”Karar siyasi bir gösteriden ibaret” şeklinde cevap verdi. Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da Senato’nun kararına tepki gösterdi.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, tasarının kabul edilmesinin ardından tepkisini Twitter’dan dile getirdi.

Çavuşoğlu, “Karar siyasi bir gösteriden ibaret. Hukuki bağlayıcılığı ve geçerliliği yok. Tarihi siyasi amaçlar için kullananlar gerçeklerle yüzleşmek istemeyen korkaklardır.” ifadelerini kullandı.

DIŞİŞLERİ: BAĞLAYICI DEĞİL

Türk Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada kararın bağlayıcılığı olmamasına vurgu yaptı.

Açıklamada “ABD Senatosu’nun 1915 olaylarıyla ilgili 12 Aralık 2019 tarihli kararı her türlü tarih bilincinden ve hukuki temelden yoksundur. Bağlayıcılığı ve geçerliliği de bulunmamaktadır. Senato’nun bu kararı, tarihin nasıl siyasileştirilebileceğinin utanç verici örneklerindendir. Ancak, tarihi siyasi amaçları için kullananlar gerçekleri gözardı ederek hedeflerine asla ulaşamayacaktır” denildi.

Dışişleri Bakanlığı bu kararın Türk-Amerikan ilişkilerine etkisine de dikkat çekti ve “Bu karar, aynı zamanda Türkiye-ABD ilişkilerinin geliştirilmesi yönündeki çabaları da sekteye uğratmayı hedefleyen tahripkar bir teşebbüstür. Türkiye’nin bölgesindeki hayati çıkarlarını korumak için verdiği mücadele bu tür haksız ve izansız kararlardan etkilenmeden kararlılıkla devam ettirilecektir” ifadelerini kullandı.

İLİŞKİLERDE UZUN SÜRECEK HASAR OLUŞTURACAK

Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörü Fahrettin Altun da peş peşe paylaştığı İngilizce mesajlarda “ABD Kongresi’nin bazı üyelerinin davranışı Türk-Amerikan ilişkilerine zarar veriyor. Tarih bu kararları ABD Kongresi’nin bazı üyeleri tarafından Türkiye aleyhinde atılan sorumsuz ve mantıksız adımlar olarak not edecektir. Bu Kongre üyeleri iki ülke arasındaki ilişkilerde uzun sürecek hasara yol açan sorumlu taraf olarak tarihe geçecekler” ifadelerini kullandı.

Fahrettin Altun, “ABD Kongresi’nin bazı üyelerinin son aylarda NATO müttefiki Türkiye’nin bakış açısı ve hassasiyetlerini görmezden gelmek için her çabayı gösterdiğini” savundu.

DİASPORA VE ERMENİSTAN’DAN SENATÖRLERE TEŞEKKÜR

Ermeni lobi organizasyonu Armenian Assembly Twitter hesabından yaptığı açıklamada Senatör Menendez ve Cumhuriyetçi senatör Ted Cruz’a teşekkür etti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Twitter’da yaptığı paylaşımda ABD Senatosu’nun 1915 olaylarının “Ermeni soykırımı” olarak tanınmasına yönelik karar tasarısını oy birliğiyle kabul etmesini “adalet ve gerçeğin zaferi” olarak niteledi. Paşinyan dünya üzerinde yaşayan Ermeniler adına Senato’ya teşekkür etti.

‘Ermeni soykırımı’ tanıyan yasa tasarısı, ABD Senatosunda kabul edildi

medyabold
Devamını Oku »

İngiltere’de Johnson açık ara seçimi kazandı, anamuhalefet lideri Corbyn istifa kararı aldı

İngiltere seçimlerini Başbakan Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Parti kazandı ve mecliste çoğunluğu sağladı. İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn istifa edeceğini açıkladı.

BOLD – İngiltere’de Başbakan Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Parti, oyların yüzde 43’ten fazlasını alarak Avam Kamarası’nda çoğunluğu sağladı.

JOHNSON: BREXİT’İ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

Boris Johnson, Uxbridge and South Ruislip seçim bölgesindeki sonucun açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada halkın hükümetine güçlü bir yetki verdiğini söyledi.

Johnson, “Halk Muhafazakar Parti hükümetine güçlü bir yetki verdi, Brexit’i gerçekleştireceğiz” dedi.

İngiltere, 31 Ocak 2020’de birlikten ayrılacak ancak Avrupa Birliği ile yapılan Brexit Anlaşması’nın meclisten geçmesi gerekiyor. Bir önceki Başbakan Theresa May, Brexit anlaşmasını meclisten 3 kez geçirme girişiminde bulunmuş ve başarılı olamayayınca yaz aylarında istifa etmişti.

CORBYN: HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIĞIMIZ BİR GECE

Oy oranı yüzde 32’de kalan İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn ise bir sonraki seçimde partisinin başında olmayacağını açıkladı. Londra’daki seçim bölgesi Islington North’dan yine milletvekili seçilen Corbyn, sonucun duyurulmasından sonra yaptığı konuşmada, “İşçi Partisi için çok hayalkırıklığı yaşadığımız bir gece” dedi.

MUHAFAZAKAR PARTİ, ÇOĞUNLUĞU SAĞLADI

İngiltere’de mecliste çoğunluğu sağlamak için 326 milletvekili yeterli. Muhafazakar Parti, 650 milletvekilinin bulunduğu Avam Kamarasında hesaplamalara göre 360’dan fazla milletvekili çıkaracak ve mecliste tek başına çoğunluğu sağlayacak.

İngiltere’de seçimde partilerin oy oranları ve çıkaracakları milletvekili sayılarıyla ilgili son hesaplamalar şöyle:

İngiltere’deki erken genel seçimde partilerin oy oranları ve şu ana kadar çıkardıkları milletvekili sayıları şöyle:

  • Muhafazakar Parti %43,4 ve 364 milletvekili
  • İşçi Partisi % 32,6 ve 203 milletvekili
  • Liberal Demokrat Parti % 11,3 ve 11 milletvekili
  • İskoç Ulusal Partisi % 3,9 ve 49 milletvekili
  • Yeşil Parti % 2,7 ve 1 milletvekili
  • Diğer partiler 22 milletvekili

Seçim sonuçlarına göre Muhafazakar Parti, 1987 yılından beri en büyük seçim başarısını kazanmış oldu.

Yeni Zelanda’da Whakaari Yanardağı patlamasında ölü sayısı 16’ya yükseldi

medyabold
Devamını Oku »