27 Mart 2020 Cuma

UN human rights chief calls for freeing of political prisoners amid coronavirus pandemic

While the Turkish government has excluded political prisoners from a recently proposed amnesty bill, UN High Commissioner for Human Rights Michelle Bachelet called on UN member states to immediately release political prisoners and government critics under detention.

“Now, more than ever, governments should release every person detained without sufficient legal basis, including political prisoners and others detained simply for expressing critical or dissenting views,” Bachelet underlinedyesterday.

In addition to several human right organizations, the Stockholm Center for Freedom has called on the Turkish government not to repeat its mistake and to act in line with its avowed credo that “States are for humans” by including political prisoners as well in its amnesty.

In her statement Bachelet called on governments to take urgent action to protect the health and safety of people in detention and other closed facilities, as part of overall efforts to contain the COVID-19 pandemic.

The high commissioner urged governments and relevant authorities to work quickly to reduce the number of people in detention, noting that several countries have already undertaken some positive actions.

The statement released by the Office of the High Commissioner for Human Rights (OHCHR) underlined that “the State has a particular duty to protect inmates’ physical and mental health and well-being, as set out by the UN Standard Minimum Rules for the Treatment of Prisoners (also known as the Nelson Mandela Rules).” The OHCHR also made clear that measures taken amid a health crisis should not undermine the fundamental rights of people in detention, including their rights to adequate food and water.

“Covid-19 has begun to strike prisons, jails and immigration detention centres, as well as residential care homes and psychiatric hospitals, and risks rampaging through such institutions’ extremely vulnerable populations,” said Bachelet.

“In many countries, detention facilities are overcrowded, in some cases dangerously so. People are often held in unhygienic conditions and health services are inadequate or even non-existent. Physical distancing and self-isolation in such conditions are practically impossible,” she added.

“Governments are facing huge demands on resources in this crisis and are having to take difficult decisions. But I urge them not to forget those behind bars, or those confined in places such as closed mental health facilities, nursing homes and orphanages, because the consequences of neglecting them are potentially catastrophic,” the high commissioner said.

“It is vital that governments should address the situation of detained people in their crisis planning to protect detainees, staff, visitors and of course wider society,” she stressed.

“With outbreaks of the disease, and an increasing number of deaths, already reported in prisons and other institutions in an expanding number of countries, authorities should act now to prevent further loss of life among detainees and staff,” Bachelet said, adding, “Under international human rights law, States have an obligation to take steps to prevent foreseeable threats to public health and have a duty to ensure that all who need vital medical care can receive it.”

“Restrictions on visits to closed institutions may be required to help prevent COVID-19 outbreaks, but such steps need to be introduced in a transparent way and communicated clearly to those affected. Suddenly halting contact with the outside world risks aggravating what may be tense, difficult and potentially dangerous situations,” Bachelet said. She provided examples of alternative measures taken in some countries, such as setting up expanded videoconferencing, allowing increased phone calls with family members and permitting email.

“COVID-19 poses a huge challenge to the whole of society, as governments take steps to enforce physical distancing. It is vital such measures are upheld, but I am deeply concerned that some countries are threatening to impose prison sentences for those who fail to obey. This is likely to exacerbate the grave situation in prisons and do little to halt the disease’s spread,” Bachelet warned.

 

European Commissioner for Human Rights Dunja Mijatović.

 

Dunja Mijatović, European commissioner for human rights, also called on all Council of Europe member states to review the situation of asylum seekers who have been rejected and irregular migrants in immigration detention and to release them to the maximum extent possible.

“The release of the most vulnerable should be prioritised. Since the immigration detention of children, whether unaccompanied or with their families, is never in their best interest, they should be released immediately. The authorities of member states should also refrain from issuing new detention orders to persons who are unlikely to be removed in the near future,” Mijatović stressed in her statement on March 26, 2020.

“In the face of the global Covid-19 pandemic, many member states have had to suspend forced returns of persons no longer authorised to stay on their territories, including so-called Dublin returns, and it is unclear when these might be resumed,” Mijatović said.

“Under human rights law, immigration detention for the purpose of such returns can only be lawful as long as it is feasible that return can indeed take place. This prospect is clearly not in sight in many cases at the moment. Furthermore, immigration detention facilities generally provide poor opportunities for social distancing and other measures to protect against Covid-19 infection for migrants and staff,” she stated.

The post UN human rights chief calls for freeing of political prisoners amid coronavirus pandemic appeared first on Stockholm Center for Freedom.

from SCF
Devamını Oku »

KHK’lı sağlık çalışanları dönmek istiyor

11 bin 500 sağlık çalışanı KHK’yla ihraç edildiler. Korona salgını Türkiye’de patlama noktasına giderken, KHK’lı sağlık çalışanları görev almak için “iade” çağrısı yaptı.

BOLD – Farklı tarihlerde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) 126 bin 300 kişi görevinden ihraç edildi. İhraç edilenlerden 11 bin 500’ü ise sağlık çalışanı. Yine en çok sağlık çalışanının ihraç edildiği sendikalardan biri de Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; KHK’lı sağlık çalışanları yaşanan salgından kaynaklı halk sağlığının daha fazla tehlikeye girmeden bir an önce hukuksuz bir şekilde alındıkları görevlerine iade edilmelerini bekliyor.

YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN BİZİ GÖREVİMİZE İADE EDİN

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştığı 29 Ekim 2016 yılında hakkında herhangi bir adli ve idari soruşturma yokken görevinden alınan SES üyesi Rozerin Çatak, haksız-hukuksuz yere ihraç olan çok sayıda deneyimli ve tecrübeli sağlık çalışanları da bir an önce görevlerine iade edilmesini gerektiğinin altını çizdi. Gelinen süreçte Kovid-19 salgının çok hızlı bir şekilde dünyanın her tarafına yayıldığına dikkat çeken Çatak, “Genelde ülkenin özelde Diyarbakır halkımızın sağlık hizmetine ciddi anlamda ihtiyacı var ve daha da olacak gibi görünmektedir. OHAL İnceleme Komisyonun kararı beklenmeden bir an önce iade olmak ve koronavirüs ile mücadelede aktif görev almak istiyoruz. Yarın çok geç olmadan ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmadan, bir an önce sahada çalışmamız zorunlu hale geldiğini düşünmekteyiz. Sadece Türkiye’de değil tüm sınırları ortadan kaldırarak dünya haklarına da sağlık hizmeti vermek istiyoruz. Şu an tüm dünya salgın durumu ile karşı karşıya ve biz halkları yaşatmak istiyoruz. Sağlık emekçileri çok hızlı bir şekilde görevine iade edilmelidir” talebinde bulundu.

ZORLU SÜREÇTE BİZE GÖREV VERİN

Bir başka KHK’lı sağlık çalışanı Barış Çali ise Kovid-19 salgınına karşı hem iktidar hem de halklar tarafından yeterince ciddiye alınmadığını dile getirerek şunları söyledi: “Ülkede sağlık alanından yapılan kanunsuz ve haksız işten çıkarılmalar, böylesi zorlu bir süreçte sağlık sisteminde çalışabilecek büyük bir kalifiye sağlık emekçisi açığı oluşturmuştur. Bizler SES üyeleri olarak bütün dünyada büyük yıkım ve felaketlere sebep olan, birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olan ve halk sağlığı sorunu olan Kovid-19 virüs tehdidini minimize etmek adına bu zorlu süreçte görev almak istiyoruz. AKP’nin bu salgın durumunu ciddiye alıp, bunu halk sağlığı sorunu olarak görmesi gerekirken, büyük bir ciddiyetsizlikle gerçekleri ters yüz ederek yaklaştığını görmekteyiz. İktidar bir an önce işin ciddiyetini sahiplenip KHK kanunsuzluğundan dönüp hastanelerdeki sağlık elemanı açığını da dikkate alarak bu konuda ivedilikle harekete geçmelidir. AKP hükümeti bu konuda toplumsal barışında zemini olabilecek bir tutum belirleyip ihraç edilen tüm sağlık emekçilerini böylesi zorlu bir süreçte virüsle mücadelenin daha sağlıklı bir hal alması için işlerine iade etmelidir.”

KOVİD TESTLERİ HAKKINDA BİLGİ SAHİBİYİM

Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde (GYEA) sağlık teknikeri olarak çalışan ve 22 Kasım 2016’da 677 KHK ile görevinden ihraç edilen Fatma Kılıç ise hastanenin PCR laboratuvarında çalışan tek laboratuvar teknikeri olduğunu dile getirerek, Kovid-19 testleri hakkında bilgi sahibi olduğunu ve tecrübeli olduğunu dile getirdi. Virüsün yayılımını durdurmak için yapılması gerekenlerden biri de personel sayısını artırmak olduğunu dile getiren Kılıç, Sağlık Bakanlığı tarafından 32 bin sağlık elemanını alacağını sözünü hatırlatarak, “Kaş yapayım derken göz çıkarmak istemiyorlarsa; ihraç ettikleri kalifiye elemanları da işlerine iade edilsin. Çünkü yeni işe başlayacak arkadaşlarımız sahayı tanımıyorlar, onlara verilecek hizmet içi eğitimin yanında birlikte çalışacakları tecrübeli elemanlarında olması elzemdir. Sağlık emekçisi bu süreçte oluşabilecek krizleri yönetebilme yeteneğine de sahip olmalıdır” uyarısında bulundu.

Türkiye kişi başına düşen asker polis sayısında birinci doktor sayısında sonuncu

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye kişi başına düşen asker polis sayısında birinci doktor sayısında sonuncu

Türkiye’de polis başına 211, jandarma başına 92, doktor başına ise 498 kişi düşüyor ve OECD ülkeleri arasında sağlıkta son sırada askeri alanda ise başı çekiyor.

BOLD – Türkiye, Dünya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında kişi başına düşen doktor ve hemşire oranında son sırada, asker ve polis oranında Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında başı çekiyor.

Resmi kaynaklardan yapılan açıklamalardan elde edilen verilere göre 2019 yılı sonu itibariyle Türkiye’de polis başına 211, jandarma başına 92 kişi düşüyor. Askeri alanda 36 OECD ülkesi arasında başı çeken Türkiye, doktor başına 498.2 ve hemşire başına ise 413,2 kişi ile son sırada yer alıyor. Türkiye, geçmişteki tüm bütçe paylaşımında olduğu gibi 2020 yılı bütçesinde de askeri harcamalar, sağlık harcamalarını ikiye katladı.

SAĞLIK İKİYE KATLANDI

2020 yılı bütçesinden Sağlık Bakanlığı’nın 58 milyar 755 milyon 417 bin TL aktarılırken, Milli Savunma Bakanlığı’na 53 milyar 859 milyon 342 bin, Jandarma Genel Komutanlığı’na 22 milyar 968 milyon 117 bin, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne 38 milyar 973 milyon 189 bin ödenek ayırdı. Askeri harcamaların sağlık harcamalarını ikiye katladığı gözlenirken Diyanet İşleri Bakanlığı ise 11 milyar 519 milyon 609 bin TL ödenekle birçok kurumu geride bıraktı.

36 ÜLKE ARASINDA SON SIRADA

Türkiye, 2019 verilerine göre, 1000 kişi başına düşen doktor ve hemşire sayısında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında son sırada. OECD üyesi 36 ülke arasında milli gelire oranla en az sağlık harcaması yüzde 4.2’lik oranla Türkiye’de yapılıyor. ABD, milli gelirinin yüzde 16.9’una ulaşan sağlık harcamasıyla bu alanda ilk sırada yer alıyor.

OECD’nin sağlık raporuna göre, satın alma paritesiyle hesaplanan kişi başına 1227 dolarlık sağlık harcamasıyla Türkiye, bu alanda da son sırada bulunuyor. ABD ise 10 bin 586 dolarlık kişi başına harcamayla ilk sırada. 1000 kişi başına düşen doktor ve hemşire sayısında da Türkiye, sırasıyla 1.9 doktor ve 2.1 hemşire ile son sırada yer alıyor. 1000 kişi başına en çok doktor 6.1 ile Yunanistan’da, hemşire sayısında ise 17.7 ile Norveç ilk sırada.

DOKTOR BAŞINA 498 KİŞİ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı verilere göre, 1 Ocak 2020 itibarıyla toplam 164 bin 594 doktor bulunuyor. Doktorların yüzde 61,4’ü Sağlık Bakanlığı’nda, yüzde 20,4’ü üniversitelerde, yüzde 18,2’si ise özel sektörde çalışıyor. Verilere göre, 101 bin 116 doktor, bakanlığa bağlı hastanelerde görev yapıyor. Türkiye’de bir doktor başına 498,2 kişi düşüyor. Bu sayının OECD ülkelerinde ortalama 341,3 oranında.

HEMŞİRE BAŞINA DÜŞEN KİŞİ SAYISI 413

Yine Bakan Koca’nın aktardığı verilere göre, toplam hemşire sayısı 198 bin 465. Koca, hemşirelerin 132 bin 856’sının Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşlarında, 31 bin 165’inin üniversite hastanelerinde, 34 bin 444’ünün ise özel sağlık kuruluşlarında mesleklerini icra ettiği kaydedildi.

Koca’nın aktardığına göre Türkiye’de 1 hemşire başına düşen kişi sayısının 413,2 iken, OECD ortalaması ise 102 olarak gerçekleşti. Türkiye, bu oranlarla OECD ülkeleri arasında son sırada yer alıyor.

medyabold
Devamını Oku »

Virüs işsizleri İŞKUR önünde uzun kuyruklar oluşturdu

Koronavirüs nedeniyle işlerini kaybeden vatandaşlar, salgın, hastalık dinlemeden İŞKUR önünde işsizlik maaşı için uzun kuyruklar oluşturdu. Vatandaşlar açıklanan paketlerde kendi durumlarına yönelik bir önlemin bulunmamasına tepkili.

BOLD – Koronavirüs salgını nedeniyle işsiz kalan vatandaşlar, Şişli’deki İŞKUR önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Vatandaşlar, hükumetin kendi durumlarını iyileştirici bir paket açıklamamasına tepki gösterdi. İşsizlik parasının çıkıp çıkmayacağını bilmeyenler vatandaşlar hükumetten acil destek bekliyor.

KORONADAN DEĞİL AÇLIKTAN ÖLECEĞİZ

Cumhuriyet’in haberine göre işsizlik maaşı için soğuk havada, sırada beklemek zorunda kalan yurttaşlar, açıklanan onca ekonomik tedbire rağmen kendilerinin güvence altına alınmadığına tepkili. Faturalarını, kiralarını, mutfak masraflarını nasıl ödeyeceklerini kara kara düşünüyorlar. Çalıştığı tekstil firmasının iki hafta önce üretime ara verdiğini, bu süre boyunca ücretsiz izne çıkarıldığını anlatan bir vatandaş, “Kiracıyım, çocuğum var, bütün ödemelerim duruyor. Ne yiyeceğimizi kara kara düşünüyorum. Koronadan değil, açlıktan öleceğiz” dedi.

AİLEME YARDIMCI OLUYORDUM, ŞİMDİ KENDİM GEÇİNEMİYORUM

Başka bir işten çıkarılan vatandaş ise “Hükumetin virüse yönelik açıkladığı ekonomik pakette bizleri güvenceye alan hiçbir önlem yok. Olsa, zaten bu kuyrukta beklemezdik. Zenginler koronayı, biz maddi sıkıntımızı düşünüyoruz” diye konuştu. Salgından önce bir fırın-kafede çalıştığını anlatan genç ise, şimdi işsiz kaldığını, işten ayrılmadan önce yanına aldığı poğaçalarla da günlük gıda ihtiyacının bir kısmını karşıladığını belirterek, “Ailem memlekette. Onlara para yardımı yapıyordum ama şimdi kendim de geçinemiyorum” dedi.

 

Durmuş Yılmaz: Kanal İstanbul’u yapmaya kalkmak ‘belamı arıyorum’ demektir

medyabold
Devamını Oku »

OHAL Komisyonu son rakamları açıkladı; 93 bin 900 kişinin başvurusu reddedildi

Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemleri İnceleme Komisyonu, KHK’larla ihraç edilen kamu görevlileri hakkında verilen kararları açıkladı. Komisyon 126 bin 300 başvurudan 93 bin 900’ünü reddetti.

BOLD –  Komisyon, 126 bin 300 başvurudan 105 bin 100’ünü karar bağladı.

Komisyon, 105 bin 100 başvurudan 11 bin 200’ünün kabul ederken, 93 bin 900’ünü reddetti.

“Hemen acil tahliye” Ailelerden yetkililere Koronavirüs çağrısı!

medyabold
Devamını Oku »

Cezaevlerindeki disiplin cezaları ağırlaştırılıyor; telefon ve televizyon yasaklanacak

AKP’nin hazırladığı yeni infaz taslağı ile cezaevlerindeki disiplin cezaları da ağırlaştırılıyor. Taslak yasalaşırsa telefonda görüşme hakkı olmayanlarla görüşenlere 1 aydan 3 aya kadar mektup, faks, telgraf, TV, radyo ve telefon yasaklanacak.

BOLD – AKP’nin muhalefet partilerine sunduğu infaz taslağında, cezaevlerine yeni disiplin kuralları getiriliyor. Buna göre, “kurum disiplinini bozan, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran” haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmeyecek.

BİK’TEN REKLAM ALAMAYAN GAZETELERE İZİN YOK

Cumhuriyet’in haberine göre yeni taslağın kanunlaşmasıyla birlikte “kurum disiplinini bozan, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran” haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan tüm yayınların hükümlüye verilmesi yasak olacak. ISSN ve ISBN numarası olmayan süreli ve süresiz yayınlar ile Basın İlan Kurumu’nun resmi ilan ve reklamlarını yayımlama hakkı bulunmayan gazeteler, cezaevlerine kabul edilmeyecek. Yabancı dildeki gazete ve dergilerin kabul edilmesinde ise Adalet Bakanlığı yetkili olacak.

RADYO, TV DE YASAKLANACAK

İdareye bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmek, disiplin cezası gerektirecek. Bu suçu işleyenlere, 1 aydan 3 aya kadar mektup, faks, telgraf, TV, radyo ve telefon yasaklanacak.

AÇIK’TAN KAPALIYA GÖNDERİLECEKLER

Açık cezaevinde “kınama” dışında aldığı disiplin cezası kesinleşmiş olanlar veya disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar, İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla kapalı cezaevlerine gönderilecek. Hükümlünün geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerlerdeki davranışları da artık disiplin cezasına konu olacak.

AÇIK ZİYARET YASAĞI GETİRİLİYOR

Çocuk cezaevlerinde, kendisine verilmemiş eşyaları, maddi menfaat karşılığı diğer çocuklara kullandıranlara, açık ziyaretlerin 60 güne kadar kapalı şekilde yaptırılması cezası verilebilecek. Aynı ceza idareye ait cihaz ya da sistemleri kasten etkisiz veya çalışamaz hale getiren veya amacı dışında kullanan çocuklara da uygulanabilecek. Cezaların tekrarı halinde çocuk, kapalı ceza infaz kurumlarına bir yıl süreyle iade edilebilecek.

SPORTİF FAALİYETLERE KATILAMAYACAKLAR

Suç örgütlerine ait yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol işaret ve benzeri eşya bulunduran çocuk mahkûmlara, 30 güne kadar sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılmama cezası verilecek. Aynı ceza, başkasına ait eşyaya kasten zarar verenlere de uygulanacak.

“Hemen acil tahliye” Ailelerden yetkililere Koronavirüs çağrısı!

medyabold
Devamını Oku »

26 Mart 2020 Perşembe

Sağlık Bakanına göre İstanbul; İçişleri Bakanına göre Anadolu sorun

Süleyman Soylu “ters bir şey söyleyeceğim” diyerek Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayanları suçlarken; Sağlık Bakanı ise Anadolu’yu övüp İstanbulluları suçladı.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, koronavirüsün yayılımıyla ilgili “ters birşey söyleyeceğim ama” diyerek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde sosyal izolasyon kurallarına uyulmadığını söyledi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise aynı gün içerisinde yaptığı açıklamada tam tersini söyleyerek, Anadolu’da kurallara riayet edildiğini ancak İstanbul’u tutamadıklarını belirtimşti.

Süleyman Soylu: “Ters bir şey söyleyeceğim belki ama Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sıkıntı var. Ankara, İstanbul, İzmir’de şehir çekilmiş durumda.”

Fahrettin Koca: “Anadolu’da büyük ölçüde sağlanıyor (evde kalma) ama İstanbul’u tutamıyoruz. İstanbul’u görüyorsunuz”

medyabold
Devamını Oku »

Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı ertelendi

YÖK Başkanı Yekta Saraç, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı’nın ertelendiğini açıkladı. Saraç, üniversitelerde bahar döneminde de yüz yüze eğitim yapılmayacağını kaydetti.

BOLD – Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ertelendiğini bildirdi. Saraç’ın aktardığına göre, sınav 25-26 Temmuz tarihlerinde yapılacak.

YÖK Başkanı Yekta Saraç, uzaktan eğitim sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Saraç, “Üniversitelerde bahar döneminde yüz yüze eğitim yapılmayacaktır” diye konuştu. Saraç ayrıca, soruların kapsamı ve alanlarının Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte onlardan gelen tekliflere göre şekilleneceğini söyledi.

3 YÖNTEM VAR

Üniversitelerde bahar döneminde de yüz yüze eğitim yapılmayacağını da bildiren Saraç, “Bu sene bahar dönemi eğitim öğretim sürecini sadece uzaktan eğitim, açık öğretim ve dijital öğretimle sürdürmeye karar verdik” dedi.

Saraç, şöyle konuştu: “Uzaktan eğitim, açık öğretim ve dijital öğretimle sunulamayacak program, ders ve uygulamalı dersler yaz aylarında tamamlanacak.”

medyabold
Devamını Oku »

Turkey can enact curfew if coronavirus spread worsens, govt says

Turkey can resort to the “highest measure” of adopting a complete curfew if coronavirus infections continue to spread, the government said on Thursday as it clamped down further on medical tools leaving the country.

Turkey had announced a partial curfew for senior citizens older than 65 over the weekend, but not for the general public as some other hard-hit countries have done.

The highly contagious respiratory disease has killed 59 in Turkey after cases surged in two weeks to 2,433, the world’s nineteenth highest.

“Complete social isolation is always on our agenda,” Interior Minister Suleyman Soylu said on AHaber TV. Asked whether a complete curfew would be announced, he said: “If we cannot prevent the epidemic with these measures, we can, of course, take the highest measure.”

To contain the virus, Ankara has closed schools, cafes and bars, banned mass prayers, and suspending sports matches and flights. President Tayyip Erdogan said Turkey will overcome the coronavirus outbreak in two to three weeks.

Separately on Thursday, the government decreed that companies now need permission from authorities to export medical tools used for respiratory support, given rising domestic demand.

The rule covers the export ventilators and related gear, oxygen concentrators, intubation tubes and intensive care monitors, and other medical equipment. Ankara previously said it would stop exporting locally made face masks.

Turkey’s Higher Education Council said there would be no face-to-face classes in the spring term, distance learning would continue and the university exam would be postponed to July 25-26.

Separately the central government said all municipality meetings in April, May, and June, should be postponed except under extraordinary circumstances.

Reuters

HRW urges Ankara not to exclude political prisoners from amnesty bill

The post Turkey can enact curfew if coronavirus spread worsens, govt says appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/03/26/turkey-can-enact-curfew-if-coronavirus-spread-worsens-govt-says/
Devamını Oku »

Koronavirüs salgınını kontrol altına almak için 4 bin mahkuma af

Etiyopya, cezaevlerindeki koronavirüs salgınını kontrol altına alabilmek için 4 binden fazla tutukluyu serbest bıraktı.

BOLD – Etiyopya, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının önlenmesi için yaklaşık 4 bin mahkuma af çıkardı.

Etiyopya’nın yarı resmi devlet televizyonu FANA’nın haberine göre, Adalet Bakanı Adanech Abiebie, serbest bırakılan mahkumlara ilişkin listenin Cumhurbaşkanı tarafından onaylandığını açıkladı.

Toplamda 4 bin 10 mahkumu kapsayan af listesinde yer alan yabancı mahkumların da ülkelerine gönderileceği aktarıldı.

Ülkede şimdiye kadar 12 Kovid-19 vakası görülürken, federal hükümet memurların evden çalışmasına ilişkin karar almıştı.

BM’den hükümetlere tutuklular için çağrı: herkesi serbest bırakmalı

medyabold
Devamını Oku »

Rusya’ya ait Su-27 savaş uçağı Karadeniz’e düştü

Karadeniz üzerinde seyreden Sukhoi SU-27 tipi Rus savaş uçağı düştü. Rusya Savunma Bakanlığı, uçağın düştüğü alanda gemi ve helikopterlerle pilota ulaşılmaya çalışıldığını duyurdu.

BOLD – Rusya Savunma Bakanlığı, bir Su-27 savaş uçağının Karadeniz’de düştüğünü bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, yerel saat ile 20.10’da Karadeniz üzerinde Kırım’ın 50 kilometre açığında Su-27 savaş uçağının planlı uçuş sırasında radardan kaybolduğu ve bir dakika sonra bölgeden acil durum sinyalinin alındığı ifade edildi.

Güney Askeri Bölgesi’nden Mi-8 model helikopter ve An-26 model uçağın yanı sıra gemilerin arama kurtarma çalışmaları için bölgeye gönderildiği aktarılan açıklamada, “İlk bilgilere göre, uçak denize düştü. Pilotu arama çalışması kötü hava koşulları nedeniyle zorlaştı.” bilgisi verildi.

Rus yetkililer uçağın düşüş sebebinin henüz belirlenemediğini, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.

AB, Yunanistan’dan adalardaki kalabalık mülteci kamplarındaki yoğunluğu azaltmasını istedi

medyabold
Devamını Oku »

Sanayi Bakanlığından koronavirüs tedavi ürünlerine hızlı destek

Fırsatçılığı sona erdirmek için koronavirüs tedavisinde kullanılacak ürünlere hızlıca destek vereceklerini açıklayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, fırsatçılık yaptığı belirlenen firmalara da bundan böyle bakanlık desteği verilmeyeceğini belirtti.

BOLD – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yeni tip koronavirüsle mücadele kapsamında alınan kararları açıkladı. Virüse yönelik ürün projelerine destek sağlayacaklarını belirten Varank, bu kapsamda TÜBİTAK’ın proje beklediğini kaydetti. Varank, aşı üretimi ile ilgili yeni öneri getiren araştırmacıları TÜBİTAK’ın aşı araştırmalarına dahil edeceklerini kaydetti.

FIRSATÇILIK YAPANLARA DESTEK YOK

Fırsatçılık yapan firmaları da bir kez daha uyaran Bakan Varank, “Bu fırsatçıların canını yakacağız. Bu süreçte fırsatçılık yaptığı tespit edilen firmalar, bundan sonra hiçbir şekilde bakanlığımızın desteklerinden yararlanamayacak” ifadelerini kullandı. Virüsün global bir tehdide dönüşmesiyle medikal ekipmanlarda yüksek bir talep artışı olduğunu belirten Varank, “Talebi karşılamak için üreticilerimizle sürekli temas halindeyiz. Vereceğimiz destekleri tam da bu ihtiyacı sağlıklı bir şekilde karşılamak için devreye soktuk. Böylece düzgün ve dürüst işletmeleri destekleyerek fırsatçıların spekülasyon yapmasını engellemiş olacağız” dedi.

KREDİ ÖDEMELERİ 3 AY ÖTELENDİ

KOBİ’lerimizin 30 Haziran’a kadar ödemesi gereken kredilerini 3 ay ötelediklerini belirten Varank, “İşletmelerin ödeyecekleri taksitlerin tamamı bu düzenleme kapsamına alındı. Yani vade sayısı değişmeyecek herhangi bir yasal faiz de uygulanmayacak. KOSGEB paketinin son ayağında ise proje yükümlülüklerine getirdiğimiz dört ay ek süre var. Proje süresi ya da girişimcilik programı kapsamında 11 Mart’a kadar yükümlülüklerini yerine getirmesi gereken işletmelere 4 aya kadar ek süre veriyoruz” dedi.

TÜBİTAK, VİRÜS PROJESİ BEKLİYOR

TÜBİTAK tarafında virüsle ilgili yeni adımları bulunduğunu belirten Varank, “Covid-19’la mücadele kapsamında girişimcilerin ve bilim insanlarımızın getirecekleri projelerin bir an önce hayata geçmesini sağlayacak özel ve hızlı bir program hazırladık. 2 Nisan’a kadar açık olacak bu çağrılar maksimum bir hafta içerisinde değerlendirilecek ve sonuçlandırılacak. Covid-19’un teşhis ve tedavisinde kullanılacak ürünlere; ortam koşullarının iyileştirilmesine yönelik ekipmanlara; hastalığın önlenmesinde etkili koruyucu ürünleri geliştiren AR-GE projelerine; salgının doğrudan veya dolaylı sonuçlarına etki edebilecek bilişim uygulamalarına hızlıca destek vereceğiz. Bu alanlarda çalışanlar TÜBİTAK’ın bu programına hızlıca başvurabilirler” dedi.

TÜBİTAK AŞI ARAŞTIRMALARINA BAŞLADI

Aşı ve ilaç geliştirme projelerindeki temel araştırmalara TÜBİTAK’ın liderlik yaptığını belirten Varank, “31 Ocak’ta TÜBİTAK ve üniversitelerden bilim insanlarımızla aşı geliştirme koordinasyon toplantılarına başladık. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’ne bağlı aşı ve ilaç geliştirme projelerini desteklemek için Covid-19 alt platformunu oluşturduk. Devam eden projelerden spesifik olarak bu virüse karşı dönüştürülebilecek olanları belirledik, destek süreçlerini başlattık. Yeni öneri getiren tüm araştırmacılarımızı sürece kolaylıkla dahil edeceğiz” dedi.

Human Rights Foundation: Tüm vicdan mahkûmları serbest bırakılsın!

medyabold
Devamını Oku »

Kanal İstanbul için ilk ihale yapıldı

Dünya koronavirüs ile mücadelenin çarelerini ararken AKP, Kanal İstanbul’un derdine düştü. Projenin etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınması ve yeniden yapımı ihalesi gerçekleştirildi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çılgın projesi Kanal İstanbul için ilk ihale yapıldı. Projenin etki alanında bulunan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınıp yeniden yapılması için 5 firma teklif verdi.

Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen Kanal İstanbul Etki Alanındaki Tarihi Odabaşı ve Tarihi Dursunköy Köprüleri İhalesi için teklifler kapalı zarf usulüyle alındı.

5 firmanın katıldığı ihalede Artuklu Mimarlık’ın teklifi geçersiz sayılırken, Mukarnas Mimarlık 500 bin lira, Hasan Fehmi Şahin 550 bin lira, Safir Jeoteknik 507 bin lira, Altıparmak Mimarlık 408 bin lira teklif etti.

İŞİN AMACI NE?

İhale için hazırlanan özel teknik şartnamede işin amacı şöyle açıklandı: Kanal İstanbul projesi etki alanında kalan Başakşehir’deki tarihi Odabaşı ve Arnavutköy’deki Dursunköy köprülerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının sağlanması için sağlam bölümlerinin sökülerek taşınması, eksik bölümlerinin tamamlanması ilkesine dayalı projelerinin hazırlanması.

Şartnameye göre köprü civarında araştırma kazıları yapılarak başlangıç ve bitiş noktaları tespit edilecek. İhaleyi alan firma; köprünün sökümü, yapı elemanlarının taşınması, yeniden yapılması ve eksik bölümlerinin tamamlanması işlerini üstlenecek. Köprünün özgün konumuna yakın bir konuma taşınması için alternatif yerleri araştıracak ve köprülerin taşınacağı yeri belirleyecek. Özgün konum ve taşınacağı konumda lazer tarama ve İHA ile çekimler yapılacak. Elde edilen veriler doğrultusunda projeler hazırlanacak.

medyabold
Devamını Oku »

Eşim duruşmada bayıldı, savcı bile başında durdu, karardan vazgeçmediler

6 aydır İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu bulunan Yeliz Kurtok, ileri derecede boyun fıtığı ve kronik bronşit hastası. Birlikte kaldığı kızından ayrıldıktan sonra safra ve mide sorunları çıkan Kurtok’un kişisel ihtiyaçlarını koğuş arkadaşları gideriyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Koronavirüs nedeniyle hem hasta tutuklular hem de yakınları büyük bir endişe ve panik içinde.

10 Ekim 2019’dan bu yana İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu bulunan Yeliz Kurtok, cezaevinde zor günler geçiriyor. İleri derecede boyun fıtığı olan, kronik bronşit hastası Kurtok’un eşi Nizamettin Kurtok, koronavirüsü sebebiyle zaten hasta olan eşinin daha da kötüleştiğini söyledi.

AMELİYATLIK DURUMDA

Nizamettin Kurtok, “Eşim ileri derece boyun fıtığı. Ameliyatlık derecede. Kişisel ihtiyaçlarını koğuş arkadaşlarının yardımıyla giderebiliyor. Doktor, ameliyat olman lazım dedi ama cezaevinde bu mümkün değil. Cezaevine girdikten sonra da safra ve mide rahatsızlığı başladı. Mahkemeler, kızının artık yanında kalamaması gibi sıkıntılardan bu rahatsızlığı oldu.” dedi.

Tedaviler sonrası geç çocuk sahibi olan Yeliz Kurtok, 1 Ocak 2020’de 6. yaşını dolduran kızı Azra’dan ayrılmak zorunda kalınca hastalıkları arttı. Strese bağlı safra ve mide rahatsızlığı ortaya çıktı.

Eşinin cezaevi yemeklerini yiyemediğini belirten Nizamettin Kurtok, “Ketilda yaptıkları domates ve yoğurt çorbası ve bir de meyve ile idare ediyor. Aşırı kilo kaybetti bu süreçte.” diye konuştu.

Yeliz Kurtok ve kızı Azra.

MAHKEMEDE BAYILDI

Mahkemeye getirme süreçlerinin eşini iyice yıprattığını belirten Kurtok şöyle devam etti:

“30 Ocak 2020’de görülen 4. mahkemede bayıldı. Açlık ve yorgunluktan. Sabah 7’de elleri kelepçeli ring arabaları ile 2 saat yol gidip gelme. Nezarette akşama kadar bekleme. O gün savcı bile yarım saat başında bekledi, ilgilendi ama karardan vazgeçmediler. Açlık stres iyice hastalığını ilerletti. Hatta ağrıları için 3 tane kortizon iğnesi vurdular. Mahkeme hastaneden rapor istedi. Sonraki karar mahkemesinde raporu sormadan ve beklemeden 7.5 yıl ceza verip tutukluluğa devam dediler.”

YURTTA ÇALIŞTIĞI İÇİN

Özel bir yurtta memur olarak çalıştığı için Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Yeliz Kurtok, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesince 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karar duruşması 28 Şubat 2020’de görüldü. Kurtok’un dosyası İstinaf Mahkemesinde bulunuyor.

Yeliz-Nizamettin ve Azra Kurtok, Şakran Cezaevinde bir görüş gününde.

Artık dayanamıyorum anne!

medyabold
Devamını Oku »

Sokağa çıkma yasağı uygulanacak mı?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, koronavirüse yönelik alınan tedbirlerle ilgili açıklama yaptı.”Sokağa çıkma yasağı gündemde mi” sorusuna şu yanıtı verdi: “Gerekirse tedbirleri yükseltebiliriz. Daha üst tedbirler almamız gerekiyorsa alırız.”

BOLD – Birçok tedbirin alındığını hatırlatan Süleyman Soylu, sosyal izolasyonu sağlamaya çalıştıklarını belirtti. Soylu şi bilgileri aktardı:

“Üst üste tedbirler alındı. Kendi OHAL’i dediğimiz şey insanların kendi önlemi. Bunu her gün ölçüyoruz. Türkiye’de hayatın yüzde 80’i durdu. Şehirlerdeki toplu taşımanın, hayat akışının yoğunluğunu ölçüyoruz. Şu anda şehirlerarası yolcu otobüslerdeki yolcu oranı yüzde 73 azaldı. Yolculuk seviyesi yüzde 81 azaldı. 4 önlem çok önemli. Bir, sağlık sisteminin ayakta kalması, iki kamu düzeninin devam etmesi, üç sosyal izolasyonun sağlanması, dört gıda temininin devam etmesi. Böylece salgına karşı en önemli tedbirleri almış oluruz. Tedbirleri yükselterek devam ediyoruz. Dünyayı takip ediyoruz. Gıda tedariki temininde dünyada ciddi sorun var… Tam sosyal izolasyon her zaman gündemimizde. Bugünkü tedbirlerle karşılayamazsak, bunu yapabiliriz. Alacağımız tedbirler var. Eğer tedbirlerle salgının önüne geçemeyeceksek bu tedbiri alabiliriz. Burada bir tereddüt yok.”

medyabold
Devamını Oku »

Dilek Tahtalı’nın koronavirüs belirtileri ilk resmi vakadan 3 gün önce

Dün hayatını kaybeden 33 yaşındaki Dilek Tahtalı’nın sosyal medya paylaşımları, koronavirüs belirtilerinin açıklanan ilk resmi vakadan 3 gün önce ortaya çıktığını gösterdi.

BOLD – CHP’li Ramis Topal’ın KOAH hastası yeğeni, İstanbul’da özel bir hastanede çalışan 33 yaşındaki Dilek Tahtalı, dün Bakırköy Dr Sadi konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.

HASTANELERDE YER BULAMADI

BirGün gazetesine konuşan eski CHP Amasya Milletvekili Topal, yeğeni Tahtalı’nın 10 Mart günü rahatsızlandığını, önce Cerrahpaşa’ya, ardından ise Samatya’daki bir hastaneye başvurduğunu söyledi. Her iki hastanede de yer olmadığı gerekçesiyle Dilek Tahtalı’ya yatış verilmediğini belirten Topal, bunun üzerine kendisinin devreye girerek 11 Mart’ta Türkiye Hastanesi’ne yatış sağladığını aktardı. Ramis Topal, Dilek Tahtalı’nın 16 Mart’ta tedavi gördüğü hastaneden Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiğini söyledi.

AİLESİNE BULAŞMAMIŞ

Tahtalı’nın dayısı Dursun Topal da yeğeninin hastaneye yattıktan birkaç gün sonra koronavirüs testi yapıldığını ve sonucun pozitif çıktığını aktardı. Öte yandan Dilek Tahtalı’nın ailesi koronavirüs şüphesi oluşunca karantinaya alınmış. Yapılan testlerde ailede koronavirüse rastlanmamış. Ailenin 14 günlük karantina süresi yarın sona erecek. Özel bir hastanede çalışan Dilek Tahtalı’nın virüsü nasıl kaptığı ise bilinmiyor.

‘GECELERİ UYUTMAYAN ÖKSÜRÜK NÖBETLERİ’

Tahtalı’nın sosyal medya mesajları ise, kendisinde ilk semptomların 7 Mart’ta görüldüğüne işaret ediyor. Türkiye’deki ilk resmi vaka ise 10 Mart’ta ortaya çıkmıştı. Dilek Tahtalı, 7 Mart günü yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmış, “Burun tıkanıklığı-aşırı geniz akıntısı-baş ağrısı-halsizlik-gün sonu başlayıp gece uyutmayan kriz halinde gelen öksürük nöbetleri…”

Tahtalı’nın yaptığı son sosyal medya paylaşımı da 9 Mart’ta. Paylaşımında ateşi olduğunu belirten Tahtalı, şunları yazmış: “Bi düş artık ateş bi bırak yakamı yeter! Dakka da bir sirkeli aspirinli su kürü ılık duş buz gibi hava da balkona çıkmaktan bayılazaaam!”

İLK RESMİ VAKA 10 MARTTA

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ülkedeki ilk vakanın 10 Mart’ta tespit edildiğini ve yurtdışı temaslı olduğunu açıklamıştı. Tahtalı’nın durumu ise, ülkede virüsün 10 Mart’tan önce yayılmaya başladığına işaret ediyor.

“Muhtar gel beni karakoldan al deme vallahi gelmem yeter yahu!”

medyabold
Devamını Oku »

Virüsten ölmediği öne sürülen eczacının çalışanı da öldü

Eczacı İhsan Giray’ın koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiği iddiasının yalanlandığı Beyoğlu’ndaki 50 yıllık Melis Eczanesi’nin çalışanı Ekrem Özdemir de hayatını kaybetti. Çekmeköy’de toprağa verilen Özdemir’in cenazesine sınırlı sayıda kişi katıldı.

BOLD – İstanbul Beyoğlu’ndaki Melis Eczanesi’nin sahibi İhsan Giray’ın koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiği iddiası gündemdeki yerini korurken, eczaneden ikinci bir ölüm haberi daha geldi. Eczacının çalışanının da öldüğü öğrenilirken, her ikisinin de kronik akciğer rahatsızlıkları bulunduğu öne sürüldü.

KORONAVİRÜS İDDİALARI YALANLANMIŞTI

İstanbul Beyoğlu’ndaki 50 yıllık Melis Eczanesi’nin sahibi 89 yaşındaki İhsan Giray’ın koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiği iddia edilmişti. Eczane çalışanı 69 yaşındaki Ekrem Özdemir de hayatını kaybetti. Giray’ın hayatını kaybetmesinin ardından koronavirüs nedeniyle öldüğü iddia edilmişti. İhsan Giray’ın doktor oğlu Serdar Giray ise koronavirüs iddiasını yalanlamıştı.

CENAZEYE SINIRLI SAYIDA KİŞİ KATILDI

Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre Melis Eczanesi’nde çalışan Özdemir ise solunum rahatsızlığı nedeniyle önceki hafta hastaneye yatırıldı. Daha önceden de kronik akciğer rahatsızlıkları bulunduğu öğrenilen Özdemir, tedavilere rağmen önceki gün hayatını kaybetti. Özdemir vefatının ardından Çekmeköy’de toprağa verildi. İhsan Giray’ın ve Ekrem Özdemir’in vefatı akıllara koronavirüs şüphesini getirdi. Özdemir ailesi konuyla ilgili açıklama yapmazken cenaze törenine sınırlı sayıda insan alındığı öğrenildi. Melis Eczanesi ise gün boyunca kapalı kaldı.

Human Rights Foundation: Tüm vicdan mahkûmları serbest bırakılsın!

medyabold
Devamını Oku »

Alevi Örgütleri: İnfaz düzenlemesi tüm tutukluları kapsamalı

Koronavirüs tehlikesine dikkat çeken Alevi örgütleri, “cezaevindeki tüm vatandaşları ayrımsız biçimde kapayacak” infaz düzelemesi talebiyle ortak açıklama yaptı.

BOLD – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Demokratik Alevi Dernekleri, koronavirüs nedeniyle ortak açıklama yaparak, cezaevindeki duruma dikkat çekti.

Hazırlığı yapılan tasarının tüm tutuklulara uygulanması gerektiği belirtilen açıklamada, “Çocuklarımıza örgütlü uyuşturucu satanları, kadınlara cinsel saldırıda bulunanları, kadınları katledenleri, serbest bırakmak kabul edilemez. Tüm dünyayı pençesine alan bir virüs salgını bulunmakta ve mevcut durumda hapishanelerde kapasitesinin çok üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bu haliyle hapishaneler sağlığa uygunluk açısından oldukça sorunlu yerler olup salgının daha hızlı yayılma ihtimali oldukça yüksektir. Cezaevinde tutulan tüm yurttaşların ayrımsız bir şekilde özgür bırakılmasını talep ediyoruz” denildi.

TOPLUMSAL DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Merkezi de, koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Dünya koronavirüs salgını ile sarsılmış vaziyette olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Biz insanlar hakikati korumak zorunda olduğumuzun gerçeği ile yüzleşiyoruz. Nefsani iktidarlar tüm çaresizlikleri ile ortadadır. Koronavirüsü hastalıklı rızasız Finans Kapital sistemin, bilim, dinin ürettiği ve kendisini yeniden inşa etmek istediği bir Biopolitik savaş argümanıdır. Doğal üretim alanları, tarım faaliyetleri merkezi şirketlerin eline geçirilecek, su ve toprak özgünlüğü teslim alınarak nüfus organizasyonu yapılacak. Demokratik Alevi Dernekleri olarak tüm üyelerimizi ve dostlarımızı toplumsal dayanışmada her alanda aktif rol üstlenmelerini toplumsal direncimiz açısından elzem görüyoruz.”

Koronavirüsün Fatih Terim’e nasıl bulaştığı ortaya çıktı

medyabold
Devamını Oku »

“Muhtar gel beni karakoldan al deme vallahi gelmem yeter yahu!”

Sivas’ın Suşehri ilçesine bağlı bir köyde, köyün muhtarı tüm uyarılara rağmen sokağa çıkan 65 yaş üstü köylüleri camiden yaptığı anonsla fırçaladı.

BOLD – Sivas’ın Suşehri ilçesinde bir köy muhtarı 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkma yasağına rağmen gezmelerine isyan etti.

Köylüleri camiden yaptığı anonsla uyaran muhtar, ”Sağlık Bakanlığı sokağa çıkmayın diyor. Siz yine dışarıdasınız. Jandarma dolaşıyor. Toplayacak haberiniz olsun. Ondan sonra bana, ‘Muhtar gel beni karakoldan al’ deme. Vallahi gelmem. Ne ederseniz edin. Yeter yahu!” dedi.

Muhtarın köyün yaşlılarına isyan ettiği videosu sosyal medyada en çok izlenen ve paylaşılan videolardan oldu. İşte o görüntüler:

Human Rights Foundation: Tüm vicdan mahkûmları serbest bırakılsın!

medyabold
Devamını Oku »

Edirne’de suya yüzde 50 koronavirüs indirimi

Edirne Belediyesi, koronavirüs nedeniyle ekonomik olarak zor günler geçiren vatandaşlar için su fiyatlarında indirime gitti. Su faturalarında yapılacak yüzde 50 indirim iki ay geçerli olacak.

BOLD – Edirne Belediyesi, koronavirüs salgını dolayısıyla ekonomik zorluk yaşayan vatandaşlara kolaylık sağlamak için su faturalarında yüzde 50 indirim yapmaya hazırlanıyor. Edirne’de konutlarda kullanılan su ve atık su ücretlerine yüzde 50 indirim yapılacak.

İNDİRİM İKİ AY GEÇERLİ OLACAK

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, koronavirüs tedbirlerinin arttırılması amacıyla Edirne’de konutlarda kullanılan su ve atık su ücretlerine yüzde 50 indirim yapılacağını açıkladı. Gürkan, kararın, 1 Nisan Çarşamba günü düzenlenecek Edirne Belediye Meclisi toplantısında alınacağı ifade etti. Kararın 2 ay süre ile geçerli olacağı ifade edildi.

Human Rights Foundation: Tüm vicdan mahkûmları serbest bırakılsın!

medyabold
Devamını Oku »