3 Nisan 2020 Cuma

Uluslararası Af Örgütü: Türkiye-Yunan sınırında iki sığınmacı öldürüldü

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye-Yunanistan sınırında Mart ayında Yunan güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu iki sığınmacının hayatını kaybettiğini açıkladı. Örgüt, olaylarla ilgili kapsamlı bir soruşturma talep etti.

BOLD – Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Ankara’nın Avrupa’ya gitmek isteyen sığınmacıları durdurmayacağını açıklamasının ardından Mart ayının başında Türkiye-Yunanistan sınırında yaşanan olaylara ilişkin bir rapor yayınladı.

Af Örgütü, Yunan güçlerinin sınırı geçmeye çalışan sığınmacı ve göçmenlere gerçek mermi ve göz yaşartıcı gazla müdahalesi sonucu en az iki erkeğin hayatını kaybettiğini, bir kadının ise hâlâ kayıp olduğunu bildirdi.

KAYIP KADININ ÖLDÜĞÜ DÜŞÜNÜLÜYOR

Örgütün Avrupa Araştırma Direktörü Yardımcısı Massimo Moratti, “Güvende olmak için Türkiye’den Yunanistan’a yola çıktılar, ancak o kadar ciddi bir şiddetle karşı karşıya kaldılar ki en az iki kişi oldukça trajik bir biçimde katledildi” ifadelerini kullandı.

Hayatını kaybedenlerden birinin 43 yaşındaki Pakistan vatandaşı Muhammed Gülzarı, diğerinin ise 22 yaşındaki Suriyeli Muhammed El-Arab olduğu bildirildi. Söz konusu iki sığınmacının 2-4 Mart tarihleri arasında Pazarkule-Kastanies sınır kapıları arasındaki tampon bölgede Yunanistan’a geçmeye çalışırken öldürüldükleri kaydedildi. Kayıp olan kadının da hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Bazı sığınmacı ve göçmenler de, Yunan sınır güçleri tarafından dövüldüklerini ve paralarına el konulduktan sonra Türkiye’ye geri gönderildiklerini kaydetmişti.

Yunanistan ise göçmenlerin üzerine ateş açıldığı iddialarını reddediyor.

EGE ADALARINDAKİ KAMPLAR BİRAN ÖNCE BOŞALTILMALI

Uluslararası Af Örgütü, sınırı geçmeye çalışan yüzlerce sığınmacının da Ege adalarında gözaltında tutulduğunu ve iltica başvurusunda da bulunamadığını belirtti.

Örgüt, Atina’ya sığınmacıları güvenli bir konaklama için gereken hijyen koşullarını sağlamayan bu kamplardan bir an önce tahliye etmesi çağrısı yaptı.

Yunanistan’da başkent Atina yakınlarında Ritsona göçmen kampında 20 kişide koronavirüs tespit edilmesinin ardından kamp dün karantinaya alınmıştı.

Yunanistan, Ritsona göçmen kampını karantinaya aldı

medyabold
Devamını Oku »

Müftülerden Erdoğan’ın bağış kampanyasına zoraki katılım talebi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın koronavirüsle mücadele kapsamında başlattığı bağış kampanyasına bazı müftüler personellerinin katılmasını zorunlu kıldı. Alt limit olarak 250 TL belirlenirken, yapılan bağışın makbuzları da istendi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı kampanyaya, kamu kurumlarından yapılacak katkıyı büyütmek için çalışanlar üzerindeki baskı artıyor. Bazı il ve ilçe müftüleri, kampanyaya bağış için personele, “Dekontları bize ulaştırın” mesajı attı.

KURUMLAR BAĞIŞ İÇİN YARIŞIYOR

BirGün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlattığı, “Biz Bize Yeteriz Türkiye’m” isimli bağış kampanyası, kamu kurumlarının gösteriş yarışına dönüştü. Resmi verilere göre, 1 Nisan itibariyle 552 milyon 529 bin TL bağış toplanan kampanya kapsamında bazı kurum yöneticilerinin personele, “bağış yapın” baskısını artırdığı öğrenildi.

ALT SINIR 250 TL OLARAK BELİRLENDİ

Ankara’da bir ilçe müftüsünün, personele “Kıymetli hocalarım, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Kovid-19 salgınıyla mücadeleye yönelik devletimiz gerekli her türlü tedbiri almaktadır. Bu süreçte, ekonomik olarak sıkıntı çekebilecek vatandaşlarımıza yardımcı olmak için Cumhurbaşkanımızca başlatılan yardım kampanyasına ilçe müftüsü olarak ben de bir maaşımla destek oldum. Teşkilat mensupları olarak, en az 250 TL olmak üzere kampanyaya katkı sağlayalım” diye mesaj gönderdi.

YAPILAN BAĞIŞIN DEKONTU İSTENDİ

İlçe müftülükleri bünyesinde bir kişinin, personelin kampanyayı destekleyip desteklemediğinin takibini yapmakla görevlendirildiği iddia edildi. İlçe müftüleri, bağış yapan personelin bağış dekontunu görevliye WhatsApp üzerinden iletmesini istedi. Tek seferde 250 TL bağış yapmak istemeyen personele, “Bağış miktarını aylara bölerek, taksitler halinde de yapabilirsiniz” önerisinde bulunuldu.

İnfaz paketi bugün görüşülecek: Kapsamın genişlemesi gündemde

medyabold
Devamını Oku »

Yunanistan bir aylığına askıya aldığı iltica başvurularını yeniden başlattı

Türkiye’nin göçmenlere sınırlarını açmasıyla birlikte geçtiğimiz ay bir aylığına iltica başvurularını askıya alan Yunanistan bu uygulamayı sonlandırdığını duyurdu.

BOLD – Yunanistan’ın Göçten Sorumlu Bakanı Notis Mitarachi, “1 Nisan’dan itibaren iltica taleplerini askıya alma konusu geçerli değil, normal prosedürlere dönüş yaptık” dedi.

Mitarachi, “Mart ayında başvuruları olağanüstü durumdan dolayı ülke güvenliğini korumak amacıyla askıya almak zorunda kaldık” diye konuştu.

GEÇEN AY GEÇENLER DE İLTİCA BAŞVURUSU YAPABİLECEK

İçişlerinden sorumlu Avrupa Birliği Komiseri Ylva Johansson durumu memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, “Yunan hükumeti mart ayında ülkeye gelenlerin de iltica başvurusu yapma hakkına sahip olduğunu söyledi.” şeklinde konuştu.

Johansson, Yunanistan’da bulunan birçok çocuk göçmenin bu haftadan itibaren Almanya, Fransa, Portekiz, Finlandiya, Litvanya, Hırvatistan ve İrlanda’ya gönderileceğini söyledi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), Yunanistan’ın sığınmacıların iltica başvurularını askıya almasının uluslararası hukuka göre hiçbir yasal dayanağı olmadığını bildirmişti.

Yunanistan, Ritsona göçmen kampını karantinaya aldı

medyabold
Devamını Oku »

Muhalif belediyelere ‘yasak’ AKP yanlısı İsmailağa’ya ‘serbest’

AKP hükumeti, CHP’li belediyelerin koronavirüs için bağış toplamasını engellemek için banka hesaplarını bloke ederken İsmailağa cemaati yardım kampanyası başlattı.

BOLD – İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya Büyükşehir Belediyeleri koronavirüsten (Kovid-19) etkilenenlere yardım için bağış kampanyaları başlattı. Ancak AKP iktidarı ‘devlet içinde devlet olmaz’ diyerek yerel yönetimlerin bankalardaki yardım hesaplarına bloke koydurdu.

Öte yandan hükumete yakın kesimlerin yardım kampanyalarına ise AKP kanadından engel çıkartılmıyor. İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı da salgın sebebiyle yardım kampanyası başlatan gruplar arasında yer aldı.

İHTİYAÇ SAHİBİ 10 BİN AİLEYE GIDA VE TEMİZLİK YARDIMI

Kampanya için “İsmailağa’dan koronavirüs sebebiyle mağdur durumdaki 10 bin ihtiyaç sahibi aileye gıda ve temizlik malzemesi yardımı! Faziletleri bol Şa’bân-ı Şerîf’te kampanyamıza desteklerinizi bekliyoruz”  çağrısı yapıldı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ocak’ta İsmailağa Cemaati’nin önde gelen isimlerini ziyaret etmişti.

ERDOĞAN’A GÖRE YASALAR MÜSAADE ETMİYOR

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, belediyelerin bağış kampanyaları için “Devlet içinde, devlet olmanın anlamı yoktur. Kampanyalar sadece devletimizin açıkladığı birimler tarafından yürütülmektedir. Takibi İçişleri Bakanlığı, valiliklerimiz vasıtasıyla yürütülmektedir. Belediyeler böyle kampanyalar açacak olursa, devlet içinde devlet olur. Yasalar da buna müsaade etmiyor” demişti.

SOYLU VAZİFESİ GEREĞİ İŞKİLLENMİŞ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da belediye kampanyalarını “Bu kadar herkes kendi gözüne parmağını sokuyorken, son iki günde yardım kampanyası bahane edilerek bir şeyler yapmasından tam da içişleri bakanı vazifem olarak işkillendim” diye hedefe koymuştu.

Enflasyon rakamları açıklandı: İTO’nun “Yüzde 72 zamlandı” dediği kolonyanın fiyatı TÜİK’e göre yüzde 1.94 arttı

medyabold
Devamını Oku »

İdare Mahkemesinden Haydarpaşa ve Sirkeci Garları itirazına ret

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının ihalesinin iptali için açtığı dava İstanbul 11. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. İBB, davayı şimdi Danıştaya götürmeye hazırlanıyor.

BOLD – İstanbul 11. İdare Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, (İBB) Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının ihalesinin iptali için açtığı davayı reddetti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kararı Danıştaya götüreceklerini söyleyerek, aylardır bekletilen kararın salgın zamanı açıklanmasının ise çok manidar olduğunu belirtti.

KARAR 2’YE KARŞI 1 OYLA ALINDI

İstanbul 11. İdare Mahkemesi, İBB’nin Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının ihalesinin iptali için açtığı davayı, 2’ye 1 alınan kararla reddetti. İBB’den yapılan açıklamaya göre, karara itiraz eden hakim ihale ilanı ile ihale şartnamesi arasında çelişki bulunduğunu, çelişkili kuralların rekabeti engellediğini, iş deneyim belgesinin ortaklıktaki her şirket tarafından verilmesinin gerekli olmadığını şerh düştü ve ihalenin iptali gerektiğini savundu. İBB, mahkemenin bu ret kararını Danıştaya taşıyacak.

TARİHİ VE KÜLTÜREL VARLIKLARI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun konuya ilişkin Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Mahkeme, Haydarpaşa ve Sirkeci garları ile ilgili ihaleye itirazımızı reddetti. İstanbullular adına, şehrin tarihi, kültürel ve doğal varlıklarını korumaya devam edeceğiz ve kararı Danıştaya götüreceğiz. Aylardır bekletilen kararın salgın zamanı açıklanması ise çok manidardır” dedi.

İnfaz paketi bugün görüşülecek: Kapsamın genişlemesi gündemde

medyabold
Devamını Oku »

Fatih Terim’den kendisine hakaret edenlere suç duyurusu

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıklamasının ardından Twitter üzerinden kendisine hakaret içerikli ifadeler kullanan kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.

BOLD – Koronavirüs testinin pozitif çıkmasının ardından bir süre hastanede tedavi gören Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, hastalığı sosyal medya üzerinden kendisine yönelik hakaret içerikli paylaşımlar yapan 3 Twitter kullanıcısı hakkında suç duyurusunda bulundu.

Fatih Terim’in avukatı Rezan Epözdemir tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan suç duyurusu dilekçesinde, Terim’in 23 Mart’ta koronavirüsü hastalığına yakalandığını duyurmasının ardından üç twitter kullanıcısının ayrı ayrı yaptığı paylaşımlarında itibar ve saygınlığının zedelendiği, küfür edildiği ve terör örgütleriyle bağlantılı olduğu yönünde iftira atıldığı belirtildi. Mahkemeye sunulan dilekçede, “Hakaret, iftira ve halkı kin ve düşmanlık” suçlarından soruşturma açılması talep edildi.

2 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Tamer Samet Ş’nin, 4 Mayıs 2019 tarihinde Fatih Terim’e sosyal medya hesabı Twitter üzerinden hakaret ettiği belirtildi. Fatih Terim’in şikayeti üzerine yapılan soruşturmada, şüpheli Tamer Samet Ş’nin ifadesinde şikayete konu sözleri kendisinin bir anlık öfkeyle yazdığını ve pişman olduğunu söylediğine yer verildi. “Hakaret” suçunun uzlaşmaya tabi suçlardan olması nedeniyle dosyanın uzlaştırmacıya verildiği, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından şüpheli hakkında “Sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle hakaret” suçundan 3 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. İddianameyi kabul eden İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi, taraflara davetiye gönderdi. İlk duruşma,11 Haziran’da yapılacak.

medyabold
Devamını Oku »

Mekke ve Medine’de sokağa çıkma yasağı ilan edildi

Suudi Arabistan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Mekke ve Medine’de sokağa çıkma yasağını 24 saat uygulama kararı aldı.

BOLD – Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Mekke ve Medine’de ikinci bir emre kadar tam gün sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu.

Kamu ve özel sektörde hayati öneme sahip kurumlarda çalışanların yasaktan muaf tutulacağı belirtilirken, iki kentin sakinlerine 06.00 ile 15.00 saatleri arasında sadece ikamet ettikleri mahalleden sağlık ve gıda temini gibi temel ihtiyaçların giderilmesine izin verileceği kaydedildi.

Her iki kentte de temel ihtiyaçların satışını yapan yerler, eczaneler, benzin istasyonları ve bankalar dışında ticari faaliyetlerin yasaklandığı bilgisi verilen haberde, Mekke ve Medine’nin giriş-çıkışlara kapalı olması durumunun da sürdüğü iade edildi.

Ülkede Kovid-19’la mücadele kapsamında, 25 Mart’ta Riyad, Mekke ve Medine illeri giriş-çıkışlara kapatılmış, ülke genelinde uygulanan kısmi sokağa çıkma yasağının başlangıç saati de 15.00’e çekilmişti.

Suudi Arabistan genelinde 23 Mart’tan itibaren 21 gün süreyle 19.00-06.00 saatlerinde kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanması kararı alınmıştı.

Kabe’de tavaf geçen ay durdurulmuş, sadece vakit namazlarının kılınmasına izin verilmişti.

Suudi Arabistan yönetimi, bu yıl hac konusunda kararın gelecek aylarda koronavirüsle ilgili gelişmelere bağlı olduğunu açıklamıştı. Ancak Suudi medyasında haccın bu yapılamayacağı haberleri yer almıştı.

Koronavirüs önlemlerine uymayanları ‘vurun’ emri

medyabold
Devamını Oku »

TFF açıkladı; Ligler en erken Haziran başında oynanabilir

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), liglerin en erken Haziran ayı başında oynanabileceğini açıkladı.Takımların hazırlık süreci ve salgının gidişatı nedeniyle bu federasyon bu kararı aldı.

BOLD – Türkiye Futbol Federasyonu, resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada ligin kaderi ile ilgili duyuru yaptı ve tamamlanması için çaba verildiği vurgulandı. Açıklamada, “Bu durumda takımlarımızın hazırlık süreci de göz önünde bulundurulduğunda liglerimiz en erken Haziran ayı başında oynanabilecektir.” ifadeleri kullanıldı.

TFF’DEN YAPILAN AÇIKLAMA ŞU ŞEKİLDE

“Bilindiği üzere Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında düzenlenen “Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı”nın ardından, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında yeni tip koronavirüs salgınına ilişkin sportif tedbirlerin belirlenmesi amacıyla 19 Mart’ta yapılan toplantıda liglerin ertelenmesi kararı alınmıştır.

UEFA İLE ORTAK HAREKET

Federasyonumuz tarafından o tarihten bu yana koronavirüs ile ilgili oluşan şartlar gözlemlenmekte olup, gelişmeler Gençlik ve Spor Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu ve UEFA ile koordineli bir şekilde değerlendirilmektedir. Önceliğimiz daima sporcularımız, futbola hizmet eden tüm bireylerimiz ve taraftarlarımızın sağlığıdır.Bu nedenle tüm çabamız, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın koordinasyonunda, Bilim Kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda insan hayatı önceliğinden taviz vermeden, UEFA ile de ortak hareket ederek liglerimizde 2019-2020 sezonunun sağlıklı bir şekilde tamamlanmasını sağlamak içindir.

NE KADAR GECİKME OLURSA OLSUN SEZONUN TAMAMLANMASI

Nitekim UEFA’nın 55 üye ülke Federasyonu ile 1 Nisan Çarşamba günü video konferans yöntemiyle yaptığı toplantıdaki tavsiyesi ve beklentisi de bu yöndedir. UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Avrupa Kulüpler Birliği Başkanı Andrea Agnelli ve Avrupa Ligler Birliği Başkanı Lars-Christer Olsson imzalı dün gece tüm paydaşlar ile paylaşılan ortak mektupta da ne kadar gecikme olursa olsun sezonun tamamlanmasının önemi ve önceliğinin altı çizilmiştir. Ayrıca kulüplerin oyuncuları ve diğer sözleşmeleriyle ilgili UEFA’yla temasta olunup konu hakkında UEFA’nın oluşturduğu çalışma gruplarının tavsiyeleri de dikkate alınacaktır.

EN ERKEN HAZİRAN AYI BAŞINDA OYNANABİLECEKTİR

Bu kapsamda liglerle ilgili süreç; devletimizin kararları, Bilim Kurulu’nun tavsiye raporları, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın koordinasyonuyla UEFA’nın da görüşleri doğrultusunda Mayıs ayının ilk haftasında TFF Yönetim Kurulu tarafından yeniden değerlendirilecektir. Bu durumda takımlarımızın hazırlık süreci de göz önünde bulundurulduğunda liglerimiz en erken Haziran ayı başında oynanabilecektir. Federasyonumuzun gelişmelere göre yukarıda belirtilen tüm şartlara uygun olarak 10 alternatifli senaryosu, planı ve programı da hazırdır.”

medyabold
Devamını Oku »

Akşener’den Erdoğan’a tepki: Yeni Cami’de dilenip Sultanahmet’te sadaka dağıtamazsınız

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koronavirüs salgını nedeniyle başlattığı bağış kampanyasında 550 milyon lira toplandığının açıklanmasını eleştirdi. “Devletin vatandaşına harcayacağı 550 milyon lirası yok mu” dedi.

BOLD – Erdoğan’ın İtalya’ya, İspanya’ya yardım gönderdiğini hatırlatan Akşener, “Ama bu iki ülkenin hükumetleri kendi vatandaşına IBAN gönderip yardım toplamıyor. Yeni Cami’de dilenip, Sultanahmet’te sadaka dağıtamazsınız” diye konuştu.

Gazeteci Murat Yetkin’e konuşan Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle:

DEVLETİN 550 MİLYON LİRASI YOK MU?

“Sayın Erdoğan’ın açıkladığı bağış kampanyası ve bu kapsamda toplanan 550 milyon liralık para hükumetin ekonomik olarak sıkışmış olduğunun bir başka göstergesi. Yani devletin vatandaşı için harcayacak 550 milyon lirası yok mu da, bu parayı vatandaşın kendisinden toplamaya çalışıyoruz? Bu sorunun cevabı yok. Sayın Erdoğan İtalya’ya İspanya’ya yardım uçağı, yardım gemisi gönderdiğimizi söylüyor ama bu iki ülkenin hükumetlerinden hiçbiri kendi vatandaşlarına IBAN gönderip yardım toplamıyor. Yeni Cami’de dilenip, Sultanahmet’te sadaka dağıtamazsınız.

HÜKUMET KRİZİN EKONOMİK YÜKÜNDEN KAÇIYOR

(Sokağa çıkma yasağı) Benim değerlendirmem, bu kaçışın birincil sebebinin ekonomik olduğu yönünde. Çünkü zorunlu karantinayı veya sokağa çıkma yasağını hükumet ilan ettiği takdirde, bu durumun insanlarımıza getireceği ekonomik yükü karşılamak, oluşacak zorlukları da yine ekonomik olarak hafifletmek zorunda. Bu bir hukuki zorunluluk. Ama görüyoruz ki hükumet, itinayla krizin ekonomik yükünden kaçınmaya çalışıyor. Daha önce S400’lere 4 milyar dolar, Suriyelilere 40 milyar dolardan fazla harcadık. Sayın Erdoğan “gerekirse Suriyeli sığınmacılara bir 10 yıl daha bakarız” demişti. Hal böyleyken ve hükumet de gereken ekonomik adımları atmadığına göre, bu kaynaklar ya çarçur edilmiş, ya da bir başka problem nedeniyle vatandaşlarımıza harcanmak istenmiyor.

ERDOĞAN’IN ÖFKESİNİN FATURASINI VATANDAŞ ÖDÜYOR

(Belediyelerin yardım kampanyası) Ben de bu kampanyalara 3’er emekli maaşımla katkı sağladım. Ne var ki Sayın Erdoğan, her zamanki düşmanlaştırıcı tavrıyla, böyle güzel inisiyatifleri desteklemek, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri ile iş birliği yapmak yerine, onlara alternatif kampanya başlatmayı ve İstanbul ile Ankara’nın kampanya hesaplarını dondurmayı tercih etti. Vatandaşın hayrına iş yapanları sevmez Sayın Erdoğan… Çünkü oluşacak bir potansiyel siyasi rantı kaptırmayı istemez. Oysa ben eminim ki, İstanbul ve Ankara şu an AK Parti’de olsaydı, bizzat kendisi bu kampanyasını yerel yönetimler üzerinden yapıp, bir de ballandıra ballandıra anlatıyor olurdu. Kendisinin bu tip davranışlarına artık şaşırmıyorum, ama yenemediği öfkesinin faturasını bu vatandaş ödüyor, ona üzülüyorum. ”

İnfaz paketi bugün görüşülecek: Kapsamın genişlemesi gündemde

medyabold
Devamını Oku »

Ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi Helin Bölek yaşama veda etti

288 gündür ölüm orucunda olan Grup Yorum üyesi Helin Bölek hayatını kaybetti. Grup Yorum, sosyal medyadan çağrı yaptı: “Herkesi direniş evine şehidimizi sahiplenmeye çağırıyoruz.”

BOLD – Ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi Helin Bölek 288 günün ardından öldü. Bölek’in hayatını kaybettiğini açıklayan Grup Yorum, sosyal paylaşım sitesi Twitter’da şu açıklamayı yaptı: “Tüm halkımıza çağrımızdır! Herkesi Küçükarmutlu direniş evine çağrıyoruz. Helin, bizler için ölümü göze aldı ve şehit düştü. Bizlerin de görevi onu son kez uğurlamaktır. Ayçe İdillerden Helinlere… Devrimci sanatçılık büyümeye devam ediyor!”

Geçtiğimiz günlerde ölüm orucunda olan Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in kaldığı evi basan polisler, iki ismi zorla hastaneye götürmüştü. İçişleri Bakanlığı ise ölüm orucunu bırakmaları halinde talepler konusunda görüşebileceklerini açıklamıştı. Pek çok sanatçı ise pazarlıksız şekilde taleplerin kabul edilmesi çağrısı yapmıştı.

 

medyabold
Devamını Oku »

Selahattin Demirtaş için koronavirüs nedeniyle tahliye talebi

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları, hiper tansiyon hastası Demirtaş’ın koronavirüs salgınında risk grubunda olduğunu belirterek tahliye başvurusunda bulundu.

BOLD – Yaklaşık üç buçuk yıldır Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları, koronavirüs salgınını gerekçe göstererek tahliye talebinde bulundu.

Avukatlar, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere uzmanların koronavirüs salgınında risk grubunda bulunan hipertansiyon hastalarının evden çıkmamasını istediğini hatırlatarak, müvekkillerinin bir an önce tahliye edilmesini istedi.

Avukatlar Demirtaş’la ilgili tahliye dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:

“Bilindiği gibi Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 1 Nisan Çarşamba günü kapsamlı bir açıklama yapmıştır. Bu açıklamada, koronavirüs salgınıyla ilgili çeşitli veriler paylaşmıştır. Bu verilerden bazıları, virüs nedeniyle yoğun bakımda olan hastaların yüzde 63’ünün, yaşamını yitirenlerin de yüzde 69’unun hipertansiyon hastası olduğu şeklindedir.

TUTUKLULUĞU KALDIRILSIN

Müvekkilimiz Selahattin Demirtaş’a, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hipertansiyon tanısı konulmuştur. Daha önce solunum ve kalp rahatsızlıkları sebebiyle ameliyat da geçiren Demirtaş’ın bu hastalıkları devam etmekte, kendisi çeşitli ilaçlar kullanmaktadır. Dolayısıyla Demirtaş, Bakan Koca’nın açıkladığı hayati risk grubundadır.Bu nedenle, 6 yıldır süren ve kendisinin şüpheli bile olmadığı soruşturma dosyasındaki tutukluluğunun kaldırılması gerekmektedir.”

CHP’li Engin Altay: Düşünce suçlusu içeride kalsın, gaspçılar çıksın olmaz

medyabold
Devamını Oku »

Koronadan eşi ve bebeğini kaybeden Recep Aydın: Evde kalın

Eşini ve 8 aylık bebeğini koronavirüsten kaybeden Recep Aydın ve diğer iki çocuğu karantina altında. Recep Aydın, herkesten tedbirlerini artırmalarını istedi.

BOLD – Kocaeli’de koronavirüs nedeni ile 8 aylık hamile eşini ve bebeğini kaybeden ve kendisi de hastalık sonrası tedavisini evinde sürdüren baba, “Yaşadıklarım 40 yılıma bedel, eşim ve bebeğim vefat etti ve soğuk yüzünü göremedim” dedi.

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yaşayan Recep Aydın ve 8 aylık hamile olan eşi 38 yaşındaki Betül Aydın’ın kaldırıldıkları Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan koronavirüs test sonuçları pozitif çıktı.

Hastanede tedavi altında alınan çiftten kronik bronşit hastası olduğu öğrenilen Betül Aydın, 3 gün süren müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Betül Aydın’ın 8 aylık bebeği ise ameliyatla kurtarılarak İstanbul’da özel bir hastanede tedavi altına alındı. Olaydan iki gün sonra Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören baba Recep Aydın ise 14 gün süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Kuvöz ile İstanbul’da sevk edildiği özel hastanede tedavi altına alınan 8 aylık bebek ise tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

YAŞADIKLARIM 40 YILA BEDEL

Olayın ardından konuşan baba Recep Aydın, “Sokağa çıkanlara, araçları, hamamları kahvehanelere döndürenlere sözüm var; ‘Hastanede dört duvar arasında bekleyeceğinize evinizde oturup bekleyin. Ben, eşimi kaybettim, çocuğumu kaybettim, çok çektim. Bende belirti olarak sadece vücut ağrısı oldu. 6 gün hastanede yattım. Yaşadıklarım 40 yılıma bedel. Eşim ve çocuğum vefat etti ve soğuk yüzünü göremedim. 2 çocuğum 5 gün sonra taburcu oldu. Durumları iyi, evde karantina altındayız. Hepimiz maske takıyoruz. Geçtiğimiz Cuma günü eşimle hastaneye gittim, çantası ile eve geldim. Küçük çocuğumuzu yarın aile mezarlığında eşimin olduğu yerde toprağa vereceğiz” dedi.

KHK’lı sağlıkçılar meslektaşları için el işi koruyucu üretti

medyabold
Devamını Oku »

Enflasyon rakamları açıklandı: İTO’nun “Yüzde 72 zamlandı” dediği kolonyanın fiyatı TÜİK’e göre yüzde 1.94 arttı

Koronavirüs karantinası dönemi Mart ayına ilişkin enflasyon oranları açıklandı. Yıllık enflasyon yüzde 11,86’ya çıktı. TÜİK’e göre, İTO’nun “yüzde 72 zamlandı” dediği kolonyanın litre fiyatı sadece yüzde 1,94 oranında arttı.

BOLD – Türkiye’de 11 Mart’ta ilk koronavirüs (Kovid-19) vakası görülmesi sonrası başlayan karantina dönemine ilişkin enflasyon rakamları kamuoyuna duyuruldu.

YILLIK ENFLASYON YÜZDE 11,86’YA ULAŞTI

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre Mart’ta yıllık enflasyon yüzde 11,86 noktasına ulaştı.

Verilerde en dikkat çeken değişimse kolonya fiyatlarında yaşandı. Koronavirüs salgını sebebiyle talep patlaması görülen kolonya fiyatları TÜİK’e göre sadece 1,94 liralık artışla 24,70’den 25,18’e çıktı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Mart’ta kolonyaya yüzde 72 zam geldiğini ilan etmişti.

KONUT’TA ARTIŞ YÜZDE 15,31 SEVİYESİNİ GÖRDÜ

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar sırasıyla, yüzde 40,19 ile alkollü içecekler ve tütün, 17,21 ile çeşitli mal ve hizmetler ve 15,31 ile konut oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu ana gruplar sırasıyla, yüzde 6,18 ile giyim ve ayakkabı, 6,72 ile eğlence ve kültür ve 7,69 ile ev eşyası oldu.

418 MADDEDEN 288’İNİN FİYATINDA ARTIŞ YAŞANDI

Ana harcama grupları itibarıyla azalış gösteren diğer grup ise yüzde 0,05 ile haberleşme oldu.

2020 Mart’ta artışın yüksek olduğu gruplar sırasıyla, yüzde 2,78 ile sağlık, 1,95 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve 1,24 ile çeşitli mal ve hizmetler oldu.

Endeksteki 418 maddeden, 98’inin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 32 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 288’inin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

ON İKİ AYLIK ORTALAMA YÜZDE 12,61

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) 2020 Mart’ta bir önceki aya göre yüzde 0,77, bir önceki yılın Aralık’ına göre 1,12, bir önceki yılın aynı ayına göre 11,65 ve 12 aylık ortalamalara göre 12,61 artış oldu.

Biri KOAH ve veremli üç hastayı aynı koğuşa koydular

medyabold
Devamını Oku »

İşçilere “Çalışırken virüs kaparsam sorumluluk bana aittir” taahhütnamesi imzalatıldı

İstanbul’da bir inşaat firması, Çekmeköy’de inşaatı devam eden bir şantiyesinde çalışan işçilere, koronavirüs kapmaları durumunda tüm sorumluluğun kendilerine ait olduğunu kabul ettiren bir taahhütname imzalattı.

BOLD – Türkiye’de koronavirüs salgınının hızını yavaşlatmak için çok sayıda önlem alınırken, özel sektörde çalışanlara ise işlerine devam etmeleri konusunda çeşitli baskılar uygulanıyor. Koray İnşaat’ın İstanbul Çekmeköy’de inşaatı devam eden Koray Kasaba 4. Etap Şantiyesi’nde çalışan işçilere, çalışırken koronavirüs kapmaları durumunda ‘tüm sorumluluğun kendilerine ait olduğunu’ kabul ettiren bir taahhütname imzalatıldı.

ZORLA İMZALATMA SES KAYITLARINA DA YANSIDI

BBC Türkçe’ye konuşan inşaat işçileri, bu taahhütnameyi imzalamayı kabul etmeyenlerin istifaya zorlandığını ifade etti. Ayrıca işçilerin BBC Türkçe’ye gönderdiği ses kaydı ve videolarda, işverenin işçileri taahhütnameyi imzalama konusunda ikna etmeye çalıştığı, imzalamayan işçilerin ise istifa ya da ücretsiz izin dilekçesi vermesini talep ettiği görülüyor. BBC Türkçe’nin ulaştığı Koray İnşaat, işçilerin imzasına sunulan bu belge ve şantiyedeki olumsuz çalışma koşullarına dair iddialara ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadı.

“MECBUREN İMZALAMAK ZORUNDA KALDIM”

Şantiyede üç aydır çalıştığını belirten bir işçi, “Taahhütnameyi okuduktan sonra, ‘Ben bunu imzalamam, benim canım satılık değil’ dedim. Sonra patronlar hepsi birden üstüme yüklendi. İstifa kâğıdı imzalatmak istediler, onu da imzalamadım. ‘Eğer taahhütnameyi imzalamazsan burada kalamazsın’ dediler. Beni şantiyeden atmak için zabıta çağırdılar. Mecburen taahhütnameyi imzalamak zorunda kaldım.”

ARALARINDA KORONAVİRÜS ŞÜPHELİSİ DE VAR

Bir başka işçi ise koronavirüs şüphesiyle hastaneye gittiğini ancak test yapılmadığı için şantiyeye dönüp çalışmaya devam ettiğini belirterek, “Yatakhane ve yemekhane çok pis durumda. İmzalattıkları taahhütnamede yazan hiçbir temizliği yapmıyorlar. Banyo yaptığımız yer çok kötü, birçok gün yıkanmak için sıcak su bulamıyoruz. Şu an altı kişi kaldığımız konteynırları da dört kişiye düşüreceklerini söylemişlerdi ancak henüz bir adım atılmadı. Sadece iki günde bir ateş ölçüyorlar” dedi.

“VİRÜS BULAŞIRSA SORUMLU BENİM”

İşçilerin imzasına sunulan belgede şu ifadeler yer alıyordu: “…Kamp alanı/odalar ve yıkanma yerini kendi istek ve irademle kullandığımı, kampta kalmak istediğimi, bu dönem içinde işverenlikçe ülkemizin içerisinde bulunduğu bu olağanüstü duruma ilişkin alınan tedbirlere harfiyen riayet edeceğimi, işverenlikçe belirtilen kurallara uymamamdan veya sair şartlardan dolayı işyerinde bulunduğum dönem içinde kendime olası bir koronavirüs bulaşması vakasından dolayı olabilecek tüm zararlardan dolayı tamamen kendimin sorumlu olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederim.”

İnfaz paketi bugün görüşülecek; paketin genişlemesi gündemde

 

 

 

 

 

 

 

 

medyabold
Devamını Oku »

Turkey’s GDP forecast to shrink 2.3 percent on coronavirus impact: BAML

Bank of America Merrill Lynch (BAML) has revised Turkey’s economic growth forecast downwards for 2020 due to the impact of the COVID-19 pandemic.

BAML had previously projected a 2.5 % growth outlook for Turkey but is now predicting that the economy will contract by 2.3 percent as a result of the pandemic.

BAML forecasts the world economy will shrink by 2.7 percent this year.

The firms’ top economists commented that there was a shift from globalization to localization and other global macro trends underpinning economic growth.

They said the past three decades had seen Turkey experience economic growth fuelled by the benefits of globalization such as an unchecked, cross-border free flow of goods, people and capital that rewarded cheap labor and low consumer prices.

The United Nations (U. N.) is more optimistic.

“The global economy could shrink by up to one percent in 2020 due to the COVID-19 pandemic, and may contract even further if restrictions on economic activities are extended without adequate fiscal responses, ” a recently released UN Department of Economic and Social Affairs analysis states.

Turkey’s economy fell into its first recession in a decade at the end of 2018 and the currency depreciated in the same year causing severe stress to Turkey’s financial systems. The country trying to keep wheels of the economy turning despite the worsening fallout from COVID-19 pandemic.

On April 2, Turkey had more than 17,000 confirmed coronavirus cases and 277 had died as a result of the virus.

Although many small businesses in the service sector are closed, banks, insurance firms have switched to working from home, while in the manufacturing sector many firms are still operating.

The badly hit tourism sector which generates approximately $30 billion in revenue annually is set to take a big knock, especially as the country’s peak tourist starts this month and ends in September – with no sign of the tourist arrivals.

An estimated 2.5 million workers in the sector are likely to lose a big portion of their income this year.

Economists say the Turkish government’s 100 billion lira ($15 billion) rescue package announced last week, will not save the economy as Turkey’s exports slid by an annualized 18 percent in March, dropping to $13.4 billion.

Pressure for Turkey lockdown grows, Erdogan vows to sustain economy

The post Turkey’s GDP forecast to shrink 2.3 percent on coronavirus impact: BAML appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/04/03/turkeys-gdp-forecast-to-shrink-2-3-percent-on-coronavirus-impact-baml/
Devamını Oku »

Biri KOAH ve veremli üç hastayı aynı koğuşa koydular

Hasta ve engelli oldukları için bakıma muhtaç 3 kişi, Metris’te aynı koğuşa konuldu. Birbirlerine bakmaları istenen tutukluların aileleri duruma tepki gösterdi.

BOLD – Koronavirüs (Kovid-19) tehdidine rağmen cezaevlerinde tutulmaya devam edilen yüzlerce hasta tutuklunun durumu kritik. İki eli olmayan 32 yaşındaki Ergin Aktaş, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) hakkında 5’inci kez verdiği, “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmiyor. Aktaş, cezaevinde geçirdiği 9 yıl sonucunda Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve tüberküloz (Verem) hastalıklarına yakalandı. AKP’nin Meclis’e getirdiği tasarıda kapsam dışında kalan binlerce kişiden biri olan Aktaş, salgın riskine rağmen halen Metris R Tipi Cezaevi’nde tutuluyor.

‘OĞLUM KAN KUSUYOR’

Oğlunun durumunun her geçen gün daha da kötüye gittiğini söyleyen Tahsin Aktaş, MA’ya verdiği demeçte; oğlunun hastalığından kaynaklı yüksek ateş, terleme ve halsizlik şikayetlerinin yanı sıra sürekli kan kustuğunu belirtildi. Oğlunun kişisel ihtiyaçlarını gideremeyecek durumda olduğuna dikkati çeken baba Aktaş, “Koronvirüs her geçen gün yaygınlaşırken, halen hasta tutukluların bırakılmaması endişe verici. Oğlumun iki eli yok, KOAH ve tüberküloz hastası. Dürt duvar arasında kaldığı her gün durumu daha da ciddileşiyor. Kan kusuyor. Geçtiğimiz gün aradığında kan kustuğunu anlattı” dedi.

ÜÇ HASTAYI BİR KOĞUŞA KOYDULAR

Hasta tutuklu Aktaş ile aynı koğuşta kalan 2 tutuklunun da hasta olduğunu dile getiren baba Aktaş, “Koğuşta 3 kişi kalıyorlar. Birlikte kaldığı kişiler de hasta. Bunlardan biri tekerlekli sandalyede, diğeri ise sırt üstü yatıyor. Bu üç hasta ne kadar birbirine bakabilir? Bunlar birbirine bakacak durumda değil. Virüsün cezaevlerine yayılmasından korkuyoruz” diyerek, endişesini paylaştı.

KAMUOYUNA ÇAĞRI

Oğlunun temiz ve hijyenik bir ortamda kalması gerektiğine işaret eden Aktaş, “Oğlum cezaevinde kendine bakamıyor. Zaten doktorlar daha önce de kalacağı yerin çok temiz olması gerektiğini ve birilerinin sürekli onunla ilgilenmesi gerektiğini belirtmişti. Adalet Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkilere sesleniyorum. Tüm hasta tutukluları serbest bırakın” dedi. Durumun ciddiyetini yineleyen Aktaş, kamuoyuna da duyarlılık çağrısı yaptı.

Tanılar sisteme Covid 19 olarak girilmiyor iddiası

medyabold
Devamını Oku »

İnfaz paketi bugün görüşülecek; paketin genişlemesi gündemde

AKP ve MHP’nin ortak hazırladığı infaz yasası teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’nda bugün görüşülecek. Teklife “üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım” suçunun da düzenleme kapsamına alınacağı belirtiliyor.

BOLD – İnfaz yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda bugün ele alınacak. Düşünce ve siyasi suçların kapsam dışı bırakıldığı infaz yasasında değişiklik öngören yasa teklifinin kapsamının genişlemesi eğilimi var.

Sözcü’nün haberine göre hukukçular, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun infaz düzenlemesi kapsamında olduğunu belirtti. Ancak, sadece bu suçtan mahkum edilip cezaevinde olan yok. Birden fazla suç işleyen ve bu suçlar arasında cumhurbaşkanına hakaret de olanlar var. Bu kişilerin diğer suçları infaz indirimine giriyorsa tahliye edilecekler. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçuna 1 yıldan 4 yıla kadar hapis öngörülüyor. Bu suçtan mahkumiyet kararı verilen sanık sayısı, son 4 yıllık dönemde 5683’e yükseldi.

“Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım” suçunun da teröre karışmamış kişiler açısından  fikir ve ifade özgürlüğü çerçevesinde kapsama alınması tartışılıyor. Hiçbir terör örgütü ile bağlantısı olmadığı halde özellikle gazeteciler ve sanatçılar hakkında yazdıkları yazı/haber ya da attıkları sosyal medya mesajları nedeniyle bu maddeden işlem yapıldı.

TERÖR BAŞKA İFADE BAŞKA

Fikrini ifade edenler hakkındaki bu durumun, “Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım” kapsamında değil, düşünceyi açıklama ve ifade hürriyeti olarak ele alınması değerlendiriliyor.

Abdullah Gül’den ceza indirimi çağrısı: Düşünce suçlarını ve gazetecileri de kapsamalı

medyabold
Devamını Oku »

CHP’li Engin Altay: Düşünce suçlusu içeride kalsın, gaspçılar çıksın olmaz

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AKP ve MHP’nin infaz teklifiyle ilgili konuştu. Düşünce suçlarının kapsam dışı bırakılmasına tepki gösteren Altay, “Düşüncesini ifade edenler içeride kalsın, gaspçılar çıksın olmaz” dedi.

BOLD – Sözcü’ye konuşan Altay, partisinin infaz değişikliğiyle ilgili görüşünü açıkladı. Altay, “Askerimize, polisimize kurşun sıkan, bombalayan hiç kimsenin affedilmesini doğru bulmayız. Kadına ve çocuğa cinsel tacizde bulunan, kadına şiddet uygulayan ve uyuşturucu baronları da affedilemez” ifadelerini kullandı.

Düşünce suçlularının cezaevinde kalmasını kabul etmeyeceklerini söyleyen Altay, Ama gasp, darp, dolandırıcılar salıverilip, konuşan, düşüncesini söyleyen, yazan, tweet atan, haber yazan içeride kalmaya devam ederse olmaz. Düşüncesini ifade edenler içeride kalsın, gaspçılar çıksın olmaz” dedi.

‘Biz bize yeteriz’ yardım kampanyasında toplanan para miktarı açıklandı

medyabold
Devamını Oku »

Özel okullar vermedikleri hizmetin ücretini talep ediyor

Koronavirüs salgını nedeniyle eğitime ara verildi, yavaşlayan ekonomi nedeniyle birçok veli, çocuklarının özel okul taksitlerini ödemekte güçlük çekiyor. Özel okullar ise hizmet vermedikleri dönemin de ücretini velilerden talep ediyor.

BOLD – Koronavirüs tedbirleri kapsamında 23 Mart’ta ilk ve orta dereceli okullar, uzaktan eğitim sistemine başladı. Devlet okulunda ya da özel okulda okuyan öğrenciler, evlerinden internet ve televizyon aracılığıyla eğitim alırken, özel okullara kayıtlı öğrenciler ise gitmedikleri okullarının taksitlerini, servis ve yemek ücretlerini ödemeye devam ediyor.

AİLELERDEN VERİLMEYEN HİZMETİN BEDELİ İSTENİYOR

Cumhuriyet’ten Kübra Köklü’ye konuşan Eğitim-İş Sendikası Başkanı Orhan Yıldırım, özel okullara çocuklarını gönderen vatandaşların şu günlerde okul taksitlerini ödemekte zorlandığını belirtti. Ekonomik krizle birlikte devletin özel okullardaki öğrenci başına yaptığı 4 bin TL’lik yardımın kesildiğini hatırlatan Yıldırım, “Özel okullar sene başında ailelerden okul taksitlerini, yemek ve servis ücretlerinin tamamını peşin aldı. İkinci dönem neredeyse öğrenciler, hiç okula gitmedi. Ancak taksitler ödenmeye devam ediyor. Okullar tarafından aileler aranıp ücretler isteniyor” dedi.

BAKAN, VELİLERİN DEĞİL, ÖZEL OKULLARIN YANINDA

Milli Eğitim Bakanı’nın özel okulları olduğunu ve bu yüzden de yurttaşın değil, özel okul sahiplerinin yanında durduğunu savunan Yıldırım, “Özel okullar öğrenciye vermediği hizmetin parasını nasıl alabilir? Hadi aldın, bir kısmını iade etmezsiniz. Bakanın bu konuyla ilgili çalışma yapması gerekiyor. Yurttaşlara yıllık ücret üzerinden paraları iade edilmelidir. Özel okulların ayakta kalmaları için de çalışma yapması gerekiyor. Özel okulların bazılarının bu süreçte iflas edeceğini biliyoruz” dedi.

OKULLAR DA VELİLER DE MAĞDUR

Hem özel okulların hem de çocuklarını özel okullara gönderen ailelerin mağdur olduklarını belirten eski CHP milletvekili ve eğitimci Güldal Okuducu da “Özel okullar ailelerden vermedikleri hizmetin ücretini istiyor. Aileler, okul taksitlerini, servis ve yemek ücretini nasıl ödeyeceğim diye düşünmekten psikolojisi bozulmuş durumda. Devlet hiçbir şey yapmıyor. Özel okullar da bir yandan haklı, kapılarını tamamen kapatmamak için velilere baskı uyguluyor. Şu süreçte kimsenin mağdur olmamasını sağlamak devletin elinde” dedi.

MUHASEBE SÜREKLİ ARIYOR

Çocuğunu özel okula gönderen ve salgın nedeniyle mağduriyet yaşadığını söyleyen bir veli ise yemek ücreti olarak yıllık 3 bin lira ödediğini ancak okula gidilmemesine karşın ikinci dönemin ücretini iade etmediklerini belirtti. Okul taksitlerini borç alarak ödemeye çalıştığını söyleyen veli, “Okulun muhasebesi sürekli arıyor ya da mesaj atarak para istiyor. Yıllık okul ücreti 17 bin TL. Borç alarak taksit ödemeye çalışıyorum” diye konuştu.

Koronavirüs nedeniyle vefat sayısı 356’ya, vaka sayısı da 18 bin 135’e tırmandı

medyabold
Devamını Oku »

Tanılar sisteme Covid 19 olarak girilmiyor iddiası

Sağlıkçılarda korona vakası sürekli artarken, SES Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, tanıların tamamının sisteme Kovid-19 olarak girilmediğini ileri sürdü.

BOLD – İstanbul’da Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde koronavirüsü (Kovid-19) ile mücadele eden Prof. Cemil Taşçıoğlu’nun yaşamını yitirmesi, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 601 sağlık çalışanının koronavirüs testinin pozitif çıktığı yönündeki açıklaması, sağlık çalışanlarını bekleyen büyük tehlikeyi gözler önüne serdi.

MA’ya konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, Türkiye’de resmî olarak ilk vakanın tespit edildiği 10 Mart’tan bu yana toplam 106 bin civarında test yapıldığını ve 16 bin kişinin testinin pozitif çıktığını hatırlattı. İlk günden beri çok test yapılmasında ısrar ettiklerini belirten Güldiken, halen bölgede günlük kaç test yapıldığının net olmadığını söyledi. Güldiken, maalesef yeterli ve gerekli ciddiyetin gösterilmediğini, hükümetin halen günü kurtarma peşinde olduğunu belirtti.

KHK’LI 15 BİN İHRAÇ GÖREVE İADE EDİLSİN

Sağlık emekçilerinin salgına yakalanması ve yaşamını yitirmesini yetkililerin ihmalkarlığından kaynaklandığını ifade eden Güldiken, alkışlamaların eksikliklerin üzerini örtme çabası olduğunu söyledi.

15 bin civarında haksız hukuksuz olarak ihraç edilen sağlık emekçisine dikkat çeken Güldiken, “Tüm dünya sağlıkçılara ihtiyaç olduğunu ve bu konuda çağrılar yaparken, hükümet halen siyasi refleksle hareket ediyor. Çok sayıda sağlık çalışanına ihtiyaç olacak. Maalesef gelişen tablo onu gösteriyor. Bir an önce ihraç edilenlerin koşulsuz görevlerine iade edilmeleri gerekiyor. Ekipman eksikliği asla konuşulmayacak düzeyde giderilmelidir. Yeterli ekipmanı olan Sağlık emekçisi de kendini güvende hissedecektir” ifadelerini kullandı.

TANILAR SİSTEME NASIL GİRİYOR?

Kendilerine uygulanan ambargodan kaynaklı sağlık emekçilerinin vaka sayısı ve yaşamını yitiren kişi sayısında net bir bilgiye sahip olamadıklarını kaydeden Güldiken, “Sayılar net alınmıyor ama kentte 30’dan fazla pozitif vaka, 150’den fazla tedavi gören vaka olduğunu ve 6 da vefat olduğunu biliyoruz. Bu sayıların net olmama nedeni ise tanıların hepsinin sisteme Kovid-19 olarak girilmemesidir” dedi.

İtalya’da Corona’dan ilk cinayet!

medyabold
Devamını Oku »