12 Haziran 2020 Cuma

Ölüm listesi hazırlayan Sevda Noyan’ın 6 yıla kadar hapsi istendi

Ülke TV’de katıldığı programda, “15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık. Bizim aile 50 kişiyi götürür. Bizim sitede hâlâ 3-5 var, benim listem hazır” sözleriyle tepki çeken yazar Sevda Noyan’a dava açıldı. Noyan’ın tehdit suçundan 6 yıla kadar hapsi istendi.

BOLD – Ülke TV’de Esra Elönü’ün sunduğu “Arafta Sorular” isimli programa katılan Sevda Noyan, “15 Temmuz kursağımızda kaldı. Vallahi yapamadık istediklerimizi. Boş bulunduk. Yanlış anlaşılmasın, doğru anlaşılsın. Bizim aile şöyle bir 50 kişiyi götürür, onu söyleyeyim yani. Biz çok donanımlıyız bu konuda, maddi manevi olarak. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim hala sitede var 3-5. Benim listem hazır açıkçası” ifadelerini kullanmıştı.

Noyan hakkında çok sayıda kişi suç duyurusunda bulunmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu, Noyan hakkında soruşturma başlatarak, şüpheli sıfatıyla ifadesini almıştı.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Noyan’ın “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde Noyan hakim karşısına çıkacak.

Bekçi devleti: Silah kullanacaklar, gösterilere müdahale edecekler

medyabold
Devamını Oku »

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’dan Metin Topuz kararına tepki

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, ABD İstanbul Başkonsolosluğu eski çalışanı Topuz hakkında verilen hapis cezası kararına sert tepki gösterdi. Pompeo, kararın hızlı bir şekilde kaldırılmasını istedi.

BOLD – İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince Perşembe günü silahlı terör örgütüne yardım etmek iddiasıyla, 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Topuz ile ilgili açıklamalarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, mahkeme kararının “derin bir rahatsızlık” verdiğini belirtti.

ABD olarak, Türk mahkemesinin verdiği kararın “hızlı bir şekilde kaldırılmasını” beklediklerini dile getiren Bakan Pompeo, söz konusu kararın, “Türk kurumlarına duyulan güvenin altını oyduğunu ve ABD-Türkiye ilişkilerinde gerekli olan güven duygusunu da zedelediğini” ifade etti.

“SUÇLAMALAR MESNETSİZ, GÜVENİLİR DELİL YOK”

Daha önce ABD Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamaya benzer bir şekilde Mike Pompeo da, Metin Topuz hakkındaki suçlamaların “mesnetsiz” olduğunu savundu.

Pompeo, ‘’ABD, Metin Topuz’u bir terör örgütüne yardımdan 8 yıl 9 aya mahkum eden mahkeme kararını destekleyen güvenilir bir delil görmemiştir’’ dedi.

ABD Dışişleri Bakanı, ‘’Bu mahkumiyet Türkiye’nin kurumlarına olan inanca ve Türk-Amerikan ilişkilerinin temelindeki hassas güvene zarar veriyor’’ ifadesini kullandı.

Pompeo Twitter üzerinden paylaştığı açıklamasında da, mahkemenin Metin Topuz kararından ” derin rahatsızlık” duyduğunu ve bu adımın Türk-Amerikan ilişkilerine zarar verdiğini kaydetti. Pompeo, kararın süratle tersine çevrileceğini umduklarını belirtti.

ABD’NİN ANKARA BÜYÜKELÇİLİĞİNDEN AÇIKLAMA

ABD Ankara Büyükelçiliği de Metin Topuz’un silahlı terör örgütüne yardım’ suçlamasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasıyla ilgili, “Bugünkü kararın derin hayal kırıklığı içindeyiz” açıklaması yaptı.

ABD Ankara Büyükelçiliği’nin Twitter hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

Sayın Topuz’un resmi görevlerine ilişkin iddialar, yerel çalışanlarımızın ABD hükümeti adına ve ikili ilişkilerimizi geliştirmek amacıyla yürüttükleri önemli çalışmaların kapsam ve mahiyetini çarpıtmaktadır. Sayın Topuz, yaklaşık 30 yıldır iki ülke yetkililerinin, vatandaşlarının takdirini kazanan önemli çalışmalar yapmıştır. Talimatlarımız doğrultusunda, Türkiye-ABD kolluk kuvvetleri arasındaki işbirliğini geliştirmiş, her iki ülkedeki insanların güvenliğine katkıda bulunmuştur. ABD’li yetkililer, Metin Topuz’a yönelik davada İstanbul’daki tüm duruşmaları izlemişlerdir. Bugünkü kararın derin hayal kırıklığı içindeyiz. Bu kararı destekleyecek inandırıcı bir delil görmediğimiz gibi, kararın süratle üst mahkeme tarafından bozulmasını diliyoruz.”

TÜRKİYE’NİN WASHINGTON BÜYÜKELÇİLİĞİ’NDEN YANIT

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin bu açıklamasına, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği Twitter hesabından yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, ”ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin Sayın Topuz’la ilgili hukuki kararı eleştiren ve bu bağlamda mahkemenin güvenilirliğini sorgulayan açıklaması, yargının bağımsızlığına bir müdahale teşkil etmenin yanında, yabancı diplomatik misyonların rolleri ve sorumluluklarını belirleyen yerleşik kurallar ve uygulamalarla da uyuşmamaktadır” denildi.

Büyükelçiliğin açıklamasında, ”ABD Büyükelçiliği’ne, bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarına saygı göstermeyi ve hukuki işlemlere müdahale etmekten kaçınmasını tavsiye ediyoruz” ifadesi kullanıldı.

ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı

medyabold
Devamını Oku »

AYM kararı yok sayıldı: Nezarette işkence cezasız kaldı

Gezi olayları sırasında gözaltına alınan kişinin nezarette dövülmesiyle ilgili Anayasa Mahkemesi, yeniden soruşturma kararı verdi. AYM kararından sonra açılan dava yedi yıl sonra cezasızlıkla sonuçlandı. Polise verilen para cezası ertelendi.

BOLD – Mahkeme, suçlu bulduğu polis memuruna önce 3 bin lira para cezası verdi ancak bu cezayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında erteledi.

Anayasa Mahkemesi kararıyla açılan davada ise, ilk soruşturmada bilirkişinin nezarethanedeki kamera kayıtlarında olmamasına rağmen darp edilen kişinin polise hakaret ettiğine ilişkin rapor düzenlediği ve darp görüntülerini raporuna almadığı ortaya çıktı.

KAFAMI DUVARA VURDULAR

Diken’in haberine göre, İzmir’de Gezi eylemlerinden sonra gözaltına alınan Hüseyin Kaya, tutuklandıktan sonra avukatı aracılığıyla savcılığa başvurdu ve işkence gördüğü iddiasıyla terörle mücadele şubesinde görevli polislerden şikayetçi oldu. Kaya ‘gözaltına alındığı ilk gün bir polis tarafından işkence yapılmakla tehdit edildiğini, yatağını almaları nedeniyle yerde yatmak zorunda kaldığını, 14 Temmuz 2013 gecesinde yaklaşık 10 polis memuru tarafından sürüklenerek nezarethaneden çıkarıldığını, kolundan tutularak kafasının duvara vurulduğunu, tekme ve tokatlarla darp edildiğini ve hakarete maruz kaldığını ve bütün bu işkencelerin kameranın bulunmadığı yerde yapıldığını’ öne sürdü.

SAVCI, POLİS RAPORUYLA TAKİPSİZLİK VERDİ

Savcılığın yürüttüğü soruşturmada, mesleği belirtilmeyen bir bilirkişinin hazırladığı rapora ve polis tutanaklarına dayanılarak takipsizlik kararı verildi. Takipsizlik kararında, polisin hazırladığı tutanaklara atıf yapılarak şikayetçi Kaya suçlandı. Takipsizlik kararında Kaya’nın kendisine zarar verdiği iddia edildi. Raporda, ‘Görevlilere karşı sürekli olarak tehdit ve hakarette bulunduğu, görevlilere direndiği, nezarethaneye zarar verdiği, görevlilerce herhangi bir müdahalenin yapılmamasına rağmen ‘Vurma diyorum sana, vurma lan’ diye asılsız ithamlarda bulunduğu, rahatsız olduğunu beyan etmesi üzerine hastaneye götürülmesine rağmen tedaviyi kabul etmediği, nezarethanede yatağı kaldırıp, yatak tahtasını söküp eline alarak yatağın üzerinde oturduğu, lavabo ihtiyacı için nezarethaneden çıkarıldığında tekrar nezarethaneye girmemek için direnmesi nedeniyle orantılı güç kullanılıp nezarethaneye sokulduğu, doktor raporu için nezarethaneden çıkarılmak istendiğinde direnmesi nedeniyle kendisine orantılı güç kullanıldığı’ iddia edildi.

AVUKATI AYM’YE BAŞVURDU

Kaya’nın avukatı Nezahat Paşa, takipsizlik kararının kaldırılması için mahkemeye yapılan itirazın reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuruda ‘soruşturmada teşhis yaptırılmadığı, şikayetçinin beyanın alınmadığı, tanıkların dinlenmediği, kamera kayıtları savcılıkça izlenmeksizin polis olup olmadığı belirtilmeyen bir bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ile yetinildiği, kamera kayıtlarının CD ortamına şüpheliler tarafından aktarıldığı ve görüntülerde kesintiler bulunduğu’ belirtildi ve ‘işkence ve kötü muamele yasağı’nın ihlal edildiği savunuldu.

AYM: BAŞINI KİM DUVARA VURDU?

Anayasa Mahkemesi 2. Bölümü’nün 2016 yılında verdiği kararda, sağlık raporuna göre başvurucunun gözaltında olduğu süre içinde başından yaralandığı ancak bunun ne şekilde olduğuna ilişkin ne bilirkişi raporunda ne de savcılığın takipsizlik kararında bir belirleme olmadığı belirtildi. Kararda, ‘dosyada yer alan ve kamera görüntülerinden alındığı belirtilen fotoğraflardan başvurucunun kafasını vurma şekline ilişkin bir çıkarım yapılamadığı’ vurgulandı. AYM bu nedenle ‘devletin etkili soruşturma yapma usul yükümlülüğünün ihlal edildiğine’ karar verdi ve soruşturmanın yeniden açılması için dosyanın İzmir başsavcılığına gönderilmesine karar verdi.

BASİT YARALAMA DAVASI AÇILDI

İzmir başsavcılığı, AYM kararı doğrultusunda yaptığı soruşturmada atanan bilgisayar uzmanı yeni bilirkişi, önceki bilirkişi raporunun aksine şikayetçinin polislere hakaret ettiğine ilişkin herhangi bir bulgu olmadığını ve kafasının duvara vurulduğunu belirtti. Savcılık da bilirkişi raporunda Uzun’un kafasına vurduğu belirtilen polis memuru Y.U. hakkında ‘basit yaralama’ suçundan dava açtı. Y.U yaptığı savunmada iddiayı reddetti ve ‘Kaya’nın gözaltına alındığı suçun terör suçu olduğunu ve görevlilere sürekli zorluk çıkardığını’ söyledi.

İŞKENCECİ POLİSE İYİ HAL ERTELEMESİ

Yapılan yargılama sonunda İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi, polis memuru Y.U’yu suçlu buldu ancak ‘basit yaralama’ suçundan sadece 3 bin lira adli para cezasına mahkum etti. Mahkeme, sanık polisin ‘sakıbasız olduğu ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaate varıldığı’ gerekçesiyle bu cezayı da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında erteledi. Yedi yıl süren yargı süreci sonunda suçlu bulunan polis memuru ceza almadan kurtuldu.

Patlayan gözaltı dalgası özellikle kadınları hedef alıyor

medyabold
Devamını Oku »

Bakanlık şehir hastanelerinin kiralarını neden gizledi?

2019 yılı mali tablolarını yayınlayan Sağlık Bakanlığı, şehir hastanelerine ödenen kira bedellerine burada yer vermedi. Astronomik kiraları ile gündeme gelen şehir hastanelerinin kiralarının gizlenmesi dikkat çekti.

BOLD – Sağlık Bakanlığı 2019 yılı dönem sonu mali tablolarını açıkladı. Ancak tablolarda Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) yöntemiyle yapılan şehir hastanelerine ödenen milyarlarca liralık kira bedellerinin yer almadığı ortaya çıktı.

KİRALAR NEDENİYLE SAĞLIK HARCAMALARI ARTMIŞ GÖRÜNÜYOR

Cumhuriyet’ten Tuncay Mollaveisoğlu’na konuşan Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız, Sağlık Bakanlığının kira gelirlerini tabloya yazıp devasa hastane kira giderlerini yazmamasını ‘sansür’ olarak niteledi. Bacaksız, milyarlarca lirayı bulan kira ödemeleri yüzünden Türkiye’nin sağlık harcamalarının artmış gibi göründüğüne dikkat çekerken, ihaleler yoluyla müteahhitlere aktarılan kaynakların sağlığa ayrılan bütçeyi yuttuğunu söyledi.

KİRA GELİRLERİ VAR, GİDERLERİ YOK?

Başkan Bacaksız, Sağlık Bakanlığının yayımladığı 2019 yılı dönem sonu mali tabloları üzerinde yaptıkları incelemelerde kamuoyunun bilgisine sunulması gereken bilgilerin gizlendiği sonucuna vardıklarını bildirdi. Sağlık Bakanlığının mali tablolarının gelirler bölümünde kira gelirleri yer almasına karşılık giderler bölümünde kira giderleri başlığının bulunmadığına işaret eden Bacaksız, “Bu tablolar yıllık ödemeleri milyar doları bulan şehir hastaneleri kira giderlerini sansürleme çabası mıdır” diye sordu.

HANGİ KURULUŞA 140 MİLYON LİRA AKTARILDI?

Bacaksız, yayımlanan mali tablolarda bakanlığın 2019 yılı giderlerinin 51 milyar 514 milyon TL, gelirlerinin ise 5 milyar 557 milyon TL olduğuna işaret ederken giderlerde ilk sırayı 21.5 milyar lirayla personel ödemeleri, ikinci sırayı 13.5 milyar lirayla mal ve hizmet alımları, üçüncü sırayı da 12.5 milyar lirayla hizmet alımlarının oluşturduğuna dikkat çekti. Bacaksız, geçen yıl kâr amacı gütmeyen kuruluşlara 140 milyon lira para transfer edildiğini, ancak bu transferin hangi kuruluşlara yapıldığının da açıklanmadığını söyledi. Bacaksız, bilançoların kamuoyuna şeffaf bir şekilde sunulması çağrısı yaptı.

HİZMET ALIM GİDERLERİ 12 KAT ARTMIŞ

Bacaksız, 2015 yılında giderlerin sadece 2 milyar lira, mal ve hizmet giderlerinin 175 milyon lira, hizmet alımlarının 38.4 milyon lira olduğuna işaret ederek, “2015 yılında hizmet alımlarının tüm giderler içindeki payı yüzde 1.9 iken, 2019 yılında bu pay yüzde 24’e fırlamıştır. Hizmet alımı ödemelerindeki büyük artışın sebebi KÖİ modeli ile uygulamaya konulan şehir hastanelerine ve Sağlık Bakanlığı hizmet binasına yapılan kira ödemeleri midir?” diye sordu.

Patlayan gözaltı dalgası özellikle kadınları hedef alıyor

medyabold
Devamını Oku »

Istıranca’da 30 binden fazla ağaç katledilebilir

Kırklareli Istranca Ormanları’nda faaliyet gösteren şirket, işlettiği kalker ocağı için kapasite artırımı talep etti. İstek kabul görürse 31 bin 824 ağacın kesilmesi planlanıyor. Bölge halkı gelişmeye tepkili.

BOLD – Kapaklı Köyü yakınlarındaki kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi kapasite artırımı isteğinde bulundu. Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre projenin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporunda ilgili şirketin 23,34 hektarlık alanı 98,7’ye çıkarma talebi belirtildi. Artırım arzulanan bölgede meşe ve gürgen ağaçları bulunuyor. Raporda, ‘kesilecek ağaç miktarının beş katı kadar ağaç dikileceği’ ifade edildi.

DAHA GELEN PROJELER VAR YAPILANA DAĞ DAYANMAZ

ÇED’i henüz tamamlanmayan projeye bölge sakinleri tepkili: “Bu dağı, ormanı eski haline getirmek için kaç yıl gerekir ve kaç para harcamak lazım?” Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Göksal Çidem de şunları kaydetti: “Daha gelen projeler var. Yapılana dağ dayanmaz. Böyle giderse Istrancalar sadece Bulgaristan’da kalacak. 31 bin 824 ağacın kesilmesine olur ve onay veren, sakınca görmeyenlere hatırlatmak istedim. Yargı önünde 5 kat fazla ağaç dikileceği taahhüt edilse bile değişen ekosistemin yeniden yerine getirilmesi mümkün değil. Bir dağı, ormanı yok ederek 10-15 yılda kaç para kazandılar?”

İstanbul’da şehir hastanesinin ambulansı çalındı

medyabold
Devamını Oku »

Twitter removes state-linked accounts backed by Ankara, Beijing, and Moscow

Twitter on Thursday said it removed more than 180,000 accounts tied to influence operations that deceptively spread messages favorable to the Chinese, Russian, and Turkish governments.

Twitter, along with researchers who analyzed the accounts, said the networks were largely an echo chamber of fake accounts without much further traction.

The company suspended a core network of 23,750 highly active accounts, as well as a larger network of about 150,000 “amplifier” accounts used to boost the core accounts’ content for Beijing’s interests, including spreading false information on the coronavirus outbreak.

The company also removed two state-backed operations which it attributed to Russia and Turkey, both focused on domestic audiences.

Twitter took down 7,340 accounts primarily targeted at domestic audiences within Turkey, disclosing all their posts and profiles to the archive.

“The collection of fake and compromised accounts was being used to amplify political narratives favorable to the AK Party, and demonstrated strong support for President Erdogan,” the company statement read.

The company’s technical analysis points to the youth wing of the party according to the statement.

Twitter said that the network it discloses included accounts critical to President Erdogan but this is due to the accounts being hacked by the pro-Erdogan network.

The company’s statement added that Ankara-backed accounts were also used for commercial activities, such as cryptocurrency-related spam.

There was no immediate reaction from the Erdogan administration to the closure of the accounts or Twiter’s allegations that the government was operating fake accounts aimed at spreading false information.

Removed Russian-backed accounts’ activities included “promoting the United Russia party and attacking political dissidents.” Twitter disclosed all 1,152 accounts and associated media through its public archive.

The Chinese network had links to an earlier state-backed operation dismantled last year by Twitter, Facebook, and Google’s YouTube that had been pushing misleading narratives about political dynamics in Hong Kong, the company said.

The new operation likewise focused heavily on Hong Kong, but also promoted messages about the coronavirus pandemic, exiled Chinese billionaire Guo Wengui, and Taiwan, the researchers said.

Twitter, along with other American social media companies such as Facebook and Instagram, is blocked in China.

However, over the past year, a large number of Chinese diplomats and diplomatic missions set up Twitter or Facebook accounts, often using them to attack Beijing’s critics around the world.

Last month, Twitter flagged a tweet written in March by a Chinese government spokesman that suggested the U.S. military brought the novel coronavirus to China, as the social media platform ramps up fact-checking of posts.

Reuters, IPA

Turkey had highest request for content removal on Twitter

The post Twitter removes state-linked accounts backed by Ankara, Beijing, and Moscow appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/06/12/twitter-removes-state-linked-accounts-backed-by-ankara-beijing-and-moscow/
Devamını Oku »

Trump authorizes sanctions over ICC Afghanistan war crimes case

President Donald Trump on Thursday authorized U.S. economic and travel sanctions against International Criminal Court employees involved in an investigation into whether American forces committed war crimes in Afghanistan.

In announcing the president’s executive order, Trump administration officials said the Hague-based tribunal threatens to infringe on U.S. national sovereignty and accused Russia of manipulating it to serve Moscow’s ends.

“We cannot, we will not stand by as our people are threatened by a kangaroo court,” Secretary of State Mike Pompeo said in announcing the move.

“I have a message to many close allies in the world. Your people could be next, especially those from NATO countries who fight terrorism in Afghanistan right alongside us,” he said.

In a statement, the ICC said Washington’s move was the “latest in a series of unprecedented attacks on the court.”

“These attacks constitute an escalation and an unacceptable attempt to interfere with the rule of law and the Court’s judicial proceedings,” the ICC said.

Foreign Minister Stef Blok of the Netherlands, a member of the Western security alliance, wrote on Twitter he was “very disturbed” by the U.S. stance, saying his nation supported the ICC, which he described as “crucial in the fight against impunity.”

The sanctions that can be imposed under the order include freezing the U.S. assets of those who help the ICC investigate or prosecute American citizens without U.S. consent, as well as barring them and their families from visiting the United States.

Neither Pompeo nor any of the top officials who were present at the announcement – Defense Secretary Mark Esper, national security adviser Robert O’Brien and Attorney General William Barr – took questions from reporters.

ICC prosecutor Fatou Bensouda wants to investigate possible crimes committed between 2003 and 2014, including alleged mass killings of civilians by the Taliban, as well as the alleged torture of prisoners by Afghan authorities and, to a lesser extent, by U.S. forces and the CIA. The ICC investigation was given the go-ahead in March.

The ICC decided to investigate after a preliminary examination by prosecutors in 2017 found reasonable grounds to believe war crimes were committed in Afghanistan and that the court has jurisdiction.

Rights activists assailed Trump’s move. Andrea Prasow, the Washington director for Human Rights Watch, said the action “demonstrates contempt for the global rule of law” and represents a “blatant attempt at obstruction.”

‘Low point’

The ICC was established in 2002 by the international community to prosecute war crimes, genocide, and crimes against humanity. It has jurisdiction only if a member state is unable or unwilling to prosecute atrocities itself. The United States has never been a member of the court.

The U.S. action is the latest under Trump taking aim at an international body. Trump, who has promoted an “America First” policy, late last month said he would end the U.S. relationship with the World Health Organization.

Afghanistan is a member of the ICC, though Kabul has argued that any war crimes should be prosecuted locally.

Speaking at the U.S. announcement, Barr said the Justice Department “has received substantial credible information that raises serious concerns about a long history of financial corruption and malfeasance” in the ICC prosecutor’s office. He provided no details.

He also said the court was being manipulated by Russia but did not elaborate on how.

John Bellinger, the State Department’s former top lawyer under Republican former President George W. Bush, said the two sides could have avoided the conflict but chose not to.

“It’s unfortunate that the long-running U.S. dispute with the ICC has reached this new low point. … It’s not surprising that the Trump administration has reacted forcefully with threatened sanctions, especially in an election year,” he said.

The Trump administration imposed travel restrictions and other sanctions against ICC employees a year ago.

Reuters

Israeli minister says still no consensus with U.S. on West Bank annexations

The post Trump authorizes sanctions over ICC Afghanistan war crimes case appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/06/12/trump-authorizes-sanctions-over-icc-afghanistan-war-crimes-case/
Devamını Oku »

Cemaat soruşturmalarında yargılanan iş adamının evini yağmaladılar

Yargı süreci devam eden iş adamı Gökhan Akdemir’in evi yağmalandı. Yağmacılar, eşyaları, kapıları, mutfak dolaplarını bile söküp götürdü.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Hakkında Cemaat soruşturmaları kapsamında yargı süreci devam eden Tatlıcı Köse’nin kurucusu iş adamı Gökhan Akdemir’in evi komşularının gözü önünde güpegündüz yağmalandı. Evdeki tüm eşyalar hatta banyo ve mutfak dolapları bile sökülüp götürüldü.

EVİ SİLAHLI POLİSLERCE BASILDI

Gökhan Akdemir, Tarsus-Mersin bölgesinde pastaneleri ve gübre fabrikası bulunan bir iş adamıydı. 15 Temmuz’dan iki ay önce 10 Mayıs 2016’da polis evini bastı ve çocuklarının gözü önünde yere yatırılıp vücuduna silah dayandı.

12 yaşındaki oğlu Orhan, olaydan yaklaşık 1,5 yıl sonra çektiği videoda o gün yaşadıklarını kendi bakış açısıyla gözyaşları içinde paylaşmıştı.

Akdemir, üç gün gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakıldı ancak iki ay sonra gerçekleşen 15 Temmuz sonrası hakkında tekrar yakalama kararı çıkartılınca Türkiye’yi terk etti.

ORTAĞI PASTANELERİNE EL KOYDU

Gökhan Akdemir’in asıl mesleği ise pastanecilikti. Tarsus’ta  ‘Tatlıcı Köse’ markasıyla 5 şubesi bulunuyordu. Sürekli ağır vergi cezaları gönderilmesi ve iktidarın tüm mal varlıklarına bloke koyma ihtimali nedeniyle Akdemir, pastanelerdeki payını güvendiği ortağı Murat Tutuk’a kağıt üzerinde devretti. Ancak Murat Tutuk, Akdemir yurt dışına çıkınca üzerinde emanet olarak bulunan pastanelerin tamamına el koydu.

MAL VARLIĞINA EL KONULDU FABRİKASI İFLAS ETTİ

Akdemir’in süreç içerisinde sahibi olduğu  çok sayıda gayrimenkule el konuldu ya da bloke edildi. Sahibi olduğu gübre fabrikası iflas ettirildi, çalışanları işsiz kaldı.

Geçtiğimiz hafta ise Mersin Çamlıyayla’daki üç katlı yayla evi yağmalandı. Akdemir yağma olayını şöyle anlattı:

“Yağma güpegündüz olmuş. Bir araba ve iki pikap evin önüne yanaşmış. Bütün eşyaları yüklemişler. Evin iç kapılarını sökmüşler, mutfak ve banyo dolaplarına kadar ne varsa sökmüşler. Evde hiçbir şey kalmamış. Alt katı toplantılar için ayrıca döşemiştim. Orada ne var ne yok onlar da yağmalanmış.”

 

Akdemir ailesinin teras kapısı kırılarak içeri girilip evi yağmalandı.

“BUNLARIN MALLARI HELAL DİYE YAĞMALAMIŞLAR”

“Muhtemelen bunların malları helal diye yağmalamışlardır. Komşuların sessizliği de utanç verici. Güpegündüz evin yağmalandığını görüyorlar korkudan sesleri çıkmıyor. Sonra bana akrabalar üzerinden haber gönderdiler de öyle öğrenebildim yağmayı. Komşularım beni severdi, sevilen insandım, ama seslerini çıkartamamışlar. Başımıza iş gelir korkusuyla. Plakaları bile söyleyemiyorlar.”

Akdemir ailesinin ortağı tarafından yağmalanan pastanesinde çekilmiş bir fotoğrafı.

EŞİ GÖZALTINA ALINDI

Ailesinin gözleri önünde yere yatırılıp kafasına silah dayandığını unutamayan Akdemir, olanlara 12 ve 9 yaşındaki çocuklarının da şahit olduğunu belirtiyor. Yurt dışına çıkış kararını bu nedenle aldığını belirten Akdemir, sonrasında ailesinin hedef alındığını belirtiyor:

“Ben gidince ailemi tehdit etmeye başladılar. Eşim Arya gözaltına alındı. 2 yaşında bebek vardı. 9, 12 yaşındaki çocuklar zaten evin basılmasına, yere yatırılıp kafama silah dayanmasına şahit olmuşlardı. Onları da ülkeden çıkarmam gerekti.”

Akdemir ailesinin evinin iç kapıları da sökülüp götürüldü.

“TAKSİ EHLİYETİ ALDIM HAYATA YENİDEN BAŞLAYACAĞIM”

Tüm mal varlığını kaybeden, eşyaları dahi yağmalanan Akdemir şimdi hayata yeniden başladığını söylüyor:

“İsveç devletinin verdiği sosyal yardımla ayakta durduk. Şimdi bir taksi ehliyeti aldım. Taksiciliğe başlayacağım. Hayatımızı yeniden kuracağız.”

Akdemir ailesinin evindeki mutfak dolapları da sökülüp götürüldü.

ORHAN AKDEMİR’İN AĞZINDAN O GECE

Ailenin 12 yaşındaki oğlu Orhan Akdemir, evlerini polis basması, babasının başına silah dayanmasını olaydan 1.5 yıl sonra çektiği bir videoda anlattı. Polis geldiği sırada arkadaşlarıyla Playstation oynadığını anlatan Orhan’ın dilinden o gece şöyle:

“Merhaba ben Orhan bugün bir topluluğun, adını çok vermek istemiyorum. Bugüne kadar yapılan zulümleri anlatacağım, artık canıma tak etti. Videolarını izliyorum, duygulanıyorum. Çok şükür halime diyorum. Öncelikle kendi yaşadıklarımı anlatayım. Bugünler olmamıştı, 10 Mayıs’tı evimiz basılmıştı. O gün de misafir vardı. Hırsız polis oynuyorduk. Ben hırsız karakterindeydim. Oyunu durdurdum kapıyı açmaya gittim. Kapıyı açtım polis gelmiş. 50-60 kişi gece 2’ye kadar her şeyi aradılar. Ben kapıyı açtığımda bana bile ‘yat yere, yat yere’ dediler. Ellerinde silahlar. Ben de ağlaya ağlaya arka odaya koştum. Sonra ağlama Orhan dedim. Git bak babana ne yapıyorlar. Oradan bağırma sesleri geliyordu. Salona gittim. Babanız yerde, elleri kelepçeli, sırtına silah dayanmış. Düşünsenize babanızı öyle bir durumda görüyorsunuz. Ve babam dedi ki korkma geçecek. O durumda bile babanızın size öyle diyebildiğini düşünsenize. Düşünün ne kadar üzücü. Biz topluluk 160 ülkede bayrak dalgalandırmaya gidiyorlar, okul açıyorlar, bilmediği yerlere gidip şehit oluyorlar. Siz hala bu insanlara zulmediyorsunuz. Ben 18 aydır görmüyorum babamı. Çok bir süre değil herhalde, bilmiyorum. Güçlü olmaya çalışıyorum, aileme bakabilmeye çalışıyorum…. Sizden bir şey isteyeceğim. Ne olur bu durumdaki insanlara haberlerden duyup da küfretmeyin. Yok şunu yapmışlar, yok böyle olmuş, reis sen çok yaşa… Böyle kötü kelimeler lütfen sarf etmeyin. Haberlerden duyduğunuz her şeye inanmayın. Benim ilerideki görevim de böyle masum insanlar olursa onları kurtarmak için kurum yapmak. Neyse.. Bakın o kadar üzgünüm ki konuşamıyorum, dilimden kelimeler çıkmıyor.”

 

Evin yağmalanmadan önceki hali.

Yağmacılar evdeki parkeleri götürdü.

medyabold
Devamını Oku »

Hüda Kaya’dan Diyanet’e: Müslümanları temsil eden bir kurum değilsiniz!

28 Şubat mağduru HDP Milletvekili Hüda Kaya, Diyanet İşleri Başkanlığının Müslümanlar adına ahkam kesemeyeceğini vurguladı. Hırsızlar ve çocuk istismarcıları hakkında konuşmasını söyledi.

BOLD – HDP Milletvekili Hüda Kaya, Diyanet İşleri Başkanlığının şikayeti üzerine Ankara Barosu’na yönelik başlatılan soruşturmaya tepki gösterdi. Kaya, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi baroların da bir konu hakkında düşüncesini söyleme hakkına sahip olduğunu ifade etti.

“KENDİNİZİ KUTSALLARIN SAHİBİ İLAN EDEMEZSİNİZ”

“Diyanet bizim adımıza ahkam kesemez” diyen Kaya, “Diyanet, diyanetliğini yapacaksa, din adına konuşacaksa hırsızlık için, çocuk tecavüzleri için konuşmalı. Kuran kurslarında tecavüze uğrayan erkek çocukların hakkını savunmalı” ifadesini kullandı. Kaya, sözlerinin devamında Diyanet’in kendisini temsil etmediğini ve güven vermediğini ifade ederek şöyle konuştu:

“DÜŞÜNCE HAKKI, ÖZGÜRLÜK İÇİN KONUŞMALI”

“Biz muhâfazakârız, biz aile kutsiyetine sahip çıkıyoruz diye kendinizi kutsalların sahibi gibi ilan edemezsiniz. AKP Genel Başkanının da LGBTİ+ için söylediği sözleri gidin internetten okuyun. Diyanet işler bir Müslüman olarak beni temsil eden bir kurum değildir. Meşru değildir. Çocuklarımızın bile öğrettiği din derslerini aldırabilecek kadar güvene sahip değildir. Diyanet bizim adımıza ahkam kesemez. Diyanet kendi düşüncesini söylüyorsa barolarda düşüncelerini söyleme hakkına sahiptir. Mezhepçi, Emevici düşünceyi İslam adına bu topluma dayatma hakkına sahip değilsiniz. Diyanet, Diyanetliğini yapacaksa, din adına konuşacaksa hırsızlık için, çocuk tecavüzleri için konuşmalı. Kuran kurslarında tecavüze uğrayan erkek çocukların hakkını savunmalı. Yolsuzluklar için, haksız yere katledilen insanlar için konuşmalı. Kuran’da insani hakların temeli olan düşünce hakkı, özgürlük için konuşmalı. Tüm kötülükleri tek bir noktada yoğunlaştırması diyaneti meşru kılmaz.”

Patlayan gözaltı dalgası özellikle kadınları hedef alıyor

medyabold
Devamını Oku »

Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya yine gözaltına alındı

Müebbet hapis cezasına çarptırılan askeri öğrencileri gündeme getiren Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya, polislere “Ben oğlumu istiyorum” derken gözaltına alındı.

BOLD – Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya, müebbet verilen askeri öğrencileri gündeme getirmeye devam ediyor. Ankara Yüksel Caddesi’nde yaşananları tek tek anlatarak yürüyüş yapan Çetinkaya, dün yine gözaltına alındı. Daha önce de birkaç kez polis tarafından sürüklenip bırakılan Çetinkaya, bu kez gözaltı işlemine tabi tutuldu.

“19 YAŞINDAKİ ASKERİ ÖĞRENCİ DARBE YAPABİLİR Mİ”

Çetinkaya yürüyüş yaparken şunları söyledi: “15 Temmuz’da darbe yaptınız’ diye 19 yaşındaki askeri öğrencilere müebbet hapis cezası verildi. Çocuklarımızın masum olduğunu söyledik. 19 yaşındaki askeri öğrencinin, 5 günlük erin, kursiyer teğmenin, astsubayların, uzman çavuşların darbe yapamayacağını söyledik. Maalesef hakimlere savcılara dinletemedik. Sizlere soruyorum hey halk! 19 yaşındaki askeri öğrenciler, erler darbe yapabilir mi?”

“5 GÜNLÜK ERLERE MÜEBBET VERDİLER”

Darbe olduğunda benim oğlum 19 yaşındaydı. Terör saldırısı var diyerek komutanları İstanbul’a yola çıkardı. Mala ve cana zarar vermediler, ateş etmediler. Halkıyla birlikte İstiklal Marşı okudular. Buna rağmen 329 Hava Harp Okulu öğrencisine, kursiyer teğmenlere, uzman çavuşlara, 5 günlük erlere müebbet cezalar verildi. Bizim çocuklarımız 4 yıldır cezaevinde. Dedik ki ‘eğer bizim çocuklarımız suçluysa gelin bu mahkemeleri canlı yapalım. Darbeyi kim yapmış herkes görsün.’ Bunu söylememize rağmen bizim mahkemelerimizi canlı yapmadılar. Çocuklarımızın masumiyetinin delillerini sunmamıza rağmen bizim çocuklarımıza müebbet verdiler.”

“TSK EMANETE HIYANET ETTİ”

“Hulusi Akar bizim çocuklarımıza sahip çıkmadı. Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal bizim çocuklara sahip çıkmadı. Bizim çocuklarımızı 13 yaşında Işıklar Hava Askeri Lisesi’ne teslim ettik. TSK o zaman bize ne dedi. ‘Sizin çocuklarınız bize emanet’ dedi. TSK emanete hıyanet etti. Bizim çocuklarımız 7 kişilik koğuşlarda 45 kişi kalıyorlar ve 28 kişilik yemek veriliyor.”

“LÜTFEN GELMEYİN” DERKEN ALINDI

Çetinkaya “Ben artık çok yoruldum ve bıktım. Evladımı istiyorum. Lütfen gelmeyin. Ben çocuğumu istiyorum. Adalet istiyorum, hak istiyorum.” derken polisler tarafından böyle alındı. O sırada çekim yapan Yüksel TV muhabiri Nazan Bozkurt’un da görüntü alması polis tarafından engellendi.

Mersin KOM’da gözaltında bulunanlar virüs kaptı! Şube karantinaya alındı

medyabold
Devamını Oku »

Fanatik taraftar Muslera’nın adını çocuğuna verdi

Fernando Muslera, bir taraftarın yeni doğan oğluna ‘Ege Muslera’ adını vermesini Instagram’da teşekkür ederek paylaştı.

BOLD – Galatasaray’da 9 yıldır forma giyen ve Sarı-Kırmızılı taraftarının sevgilisi haline gelen Fernando Muslera’nın ismi yeni doğan bir bebeğe verildi. Türk futbolunda takım ayırt etmeden hakkı verilen ve sevilen bir ikon haline gelen tecrübeli file bekçisi, sosyal medya hesaplarından bir paylaşım  yaparak bunu sevenleri ile paylaştı.

Galatasaray ile 4 şampiyonluk yaşayan Uruguaylı file bekçisi isminin bir bebeğe verilmesini inanılmaz olarak değerlendirdi ve teşekkür etti. Taraftar çocuğunun adını “Ege Muslera” koydu. Muslera da bebeğe verilen yeni kimlik kartını kendisini takip edenlerle paylaştı.

medyabold
Devamını Oku »

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Siyasi Partiler Yasası için talimat

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP ve MHP’nin gündeme getirdiği siyasi partiler yasasıyla ilgili kurmaylarına çalışma yapılması talimatı verdi. Kılıçdaroğlu, “Milletin vekilini millet seçmeli” dedi.

BOLD – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamasıyla gündeme gelen Siyasi Partiler Yasası değişikliği CHP Parti Meclisi (PM) toplantısında gündeme geldi.

Gelecek ve DEVA partilerinin seçime girmesinin engellenmesi tartışmasına neden olan değişiklikle ilgili Kılıçdaroğlu, kurmaylarına yeni bir yasa teklifi çalışması yapılması talimatı verdi.

Cumhuriyet’in haberine göre, Kılıçdaroğlu çalışmanın temelinin ise “Milletin vekilini millet seçmeli” olarak yapılması gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda siyasi partiler yasasında parti içi demokrasinin güçlendirilmesine ilişkin düzenlemelerin yanı sıra yüzde 10 barajının düşürülmesine yönelik seçim yasasıyla ilgili de çalışma yapılabileceği ifade edildi.

İŞSİZLİK VURGULANMALI

PM’de ekonomide yaşanan gelişmeler de ele alındı. Kılıçdaroğlu’nun toplantıda, “İşsizlik ve yaygınlaşan yoksulluk daha fazla vurgulanmalı. Aile Destek Sigortası halka daha iyi anlatılmalı” dediği belirtildi. Kılıçdaroğlu’nun çiftçinin durumunun Meclis gündemine taşınması konusunda da kurmaylarını uyardığı öğrenildi.

AKP’den yeni kurulan partilerin önünü kesme planı: 3 aşamalı seçim barajı!

medyabold
Devamını Oku »

Patlayan gözaltı dalgası özellikle kadınları hedef alıyor

Son günlerde Gülen Cemaati ve Kürtlere yönelik artan operasyonlarda kadınlar ve yaşlıların hedef alınması dikkat çekiyor. Annelerini arayan çocuklar, hamile kadınlar, 60 yaşında tutuklananlar..

BOLD – Son günlerde Gülen Cemaati ve Kürtlere yönelik operasyonlar artış gösterdi. Operasyonlarda özellikle kadınların tutuklanması dikkat çekiyor. Urfa’nın Suruç ilçesinde, H.K. adlı bir kişinin verdiği ifade doğrultusunda 9 Haziran’da gözaltına alınan Mehmet Tavas ve Kıymet Tavas dün çıkarıldıkları mahkemece örgüt üyeliği suçlamasıyla PKK üyesi oldukları iddiasıyla tutuklandı. Tavas çiftinin tutuklanmasından kaynaklı Bülent (5), Mehmet Ali (8), Ruken (10), Bekir (13) ve Elif Tavas (16) adlı çocukları ebeveynsiz kaldı. Tutuklama sonrası 5 çocuk babaanneleri Zeynep Tavas’a (65) bırakıldı.

BABAANNE DE YAŞLI VE HASTA

Babaanne Tavas, kendisinin de yaşlı ve hasta olduğunu belirterek, çocuklara bakamayacak durumda olduğunu söyledi. Bir an önce gelini ile oğlunun serbest bırakılmasını isteyen Tavas, “Anne ve babalarını istiyorlar. Bırakılsınlar. Hiçbir suçları yok. Pamuk ekmişti, oğlum tarlasında çalışıyordu. Bir anda felaketi yaşadık. Benim bir çalışanım yok. Ben tek başıma nasıl bakayım. Oğlumun kaldığı ev kira. Ne yapacağım bende bilmiyorum” dedi.

‘ANNEMİZ NEREDE’ DİYE SORUYORLAR

Çocukların yaşlarının halen küçük olduğunu ve bundan kaynaklı anne ve babayla kalmaları gerektiğine vurgu yapan Mehmet Tavas’ın kardeşi İbrahim Halil Tavas ise, “Bu çocuklar sabah uyandıklarında dışarı çıkıp ağlıyorlar. Anne ve babalarını arıyorlar. Çocuklar ‘Annemiz nerede’ diye soruyor. Biz de hastaneye gittiler diyerek avutuyoruz çocukları. Abim ve yengemi ‘ifadelerini alacağız’ diye götürdüler bir daha geri gelmediler” diye konuştu.

HAMİLE KADIN TUTUKLANDI DURUMU AĞIRLAŞIYOR

Mersin’de ise yine Kürtlere yönelik başka bir operasyon gerçekleşti. 6 kişiyle birlikte 4 gündür gözaltında olan 1,5 aylık hamile Sohbet Aslan gözaltındayken 2 kez hastaneye kaldırıldı. Riskli bir hamilelik geçiren Aslan, nezarette nefes almakta zorlandığını söyledi. Aslan aynı zamanda bacağından engelli.

‘NEFES ALAMIYORUM’
Avukatıyla gözaltında görüşen Aslan, “Neden gözaltında olduğumu bilmiyorum. Hiçbir şekilde ifademiz alınmadı. Benimle birlikte gözaltına alınanların hiçbirini tanımıyorum. Hem fiziksel engelliyim hem de 1.5 aylık hamileyim. Nefes almakta zorlanıyorum. 2 kez rahatsızlandığım için hastaneye götürüldüm” dedi.
İl Jandarma Komutanlığında tutulan 6 kişinin şu ana kadar ifadeleri alınmazken, soruşturma dosyasına da kısıtlılık kararı konuldu. Gözaltında bulunanlardan İlham Yükol’ün de yüzde 52 engelli olduğu belirtildi.
70 YAŞINDA 6. TUTUKLAMA
Silvan ilçesinde köylerinden zorunlu göçe maruz kaldıktan sonra 1992’den 2020 yılına kadar sayısız kez gözaltına alınan 70 yaşındaki Tutuklu Yakınlarıyla Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) yöneticisi Şafii Hayme, 9 Haziran’da evi basılarak 6’ncı kez tutuklanıp cezaevine gönderildi.
70 yaşındaki Şafii Hayme, son tutuklama kararı ile 6’ncı kez tutuklanmış oldu. 1992 yılında Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bulunan köyleri, korucular tarafından yakıldıktan sonra kent merkezine yerleşen Hayme, 1992’den 2020 yılına kadar sayısız kez gözaltına alındı.
1998’DEN 2020’YE
Safii Hayme, 1998 yılındaki gözaltıdan sonra ilk kez tutuklandı. Hayme, cezaevinde 1 yıl kaldıktan sonra tahliye oldu. Daha sonra 1999’da tutuklanan Hayme, bu kez bir yıldan kısa bir süre cezaevinde kaldı. 1999’dan sonra sadece 8 yıl özgür kalan Hayme, 2007 yılında tekrar tutuklanarak 6 ayı cezaevinde geçirdi.
2 yıl sonra 2009 yılında tekrar tutuklanan Hayme, bu kez 1 buçuk yıl tutuklu kaldı. 2010 yılında tekrar evi basılan Hayme, beşinci kez cezaevine konuldu. Diyarbakır Cezaevi’ne gönderilen Hayme tutuklu iken, 3 oğlu da tutuklanarak aynı cezaevine gönderildi. 3 buçuk yıl sonra baba tahliye olurken, 3 oğlunun tutukluluğu devam etti.
2 OĞLU TUTUKLU
2013 yılında tahliye olan Şafii Hayme’nin, bir çocuğu 2015’te tahliye olurken, şu anda biri Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde, diğeri ise Bolu F Tipi Cezaevi’nde olmak üzere iki oğlu tutuklu bulunuyor. 5 kez yaklaşık 7 buçuk yıl cezaevinde kalan Şafii Hayme, son olarak 9 Haziran günü gözaltına alınıp altıncı kez tutuklanarak Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Kaynak: MA
medyabold
Devamını Oku »

Bekçi devleti: Silah kullanacaklar, gösterilere müdahale edecekler

TBMM’de bekçilere geniş yetkiler veren yasa AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edildi. Yasaya göre, bekçiler artık zor ve silah kullanabilecekler. Gösteri ve yürüyüşlerde polis gelinceye kadar müdahale edebilecek.

BOLD –  TBMM Başkanlığı’na sevk edildiği günden bu yana iktidar ve muhalefeti çoğu kez karşı karşıya getiren Bekçiler Yasası, önceki gece Genel Kurul’da kabul edilerek, yasalaştı. Yasayla bekçilere önemli yetkiler verildi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Birileri bekçiyi tekçi yapmak istiyor. Tek adamın görevlisi yapmak istiyor. Tekçi olmayın” tepkisi gösterdi..

“Genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak üzere” emniyet ve jandarma teşkilatları bünyesinde, silahlı kolluk olarak çarşı ve mahalle bekçilerinin istihdam edilmesine imkan tanıyan yasa ile birlikte bekçilere sağlanan önemli yetkiler şöyle:

ELLE ARAMA YAPABİLECEK, ZOR VE SİLAH KULLANABİLECEK

– Zor ve silah kullanma yetkisine sahip olacak.

– Durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dahil gerekli tedbirleri alabilecek.

– Haklarında tutuklama veya yakalama kararı çıkarılmış kişileri gördükleri takdirde yakalayacak ve genel kolluk kuvvetlerine teslim edecek.

– Görev saatleri içinde görevlendirildikleri bölgede devriye hizmeti yürütecek, görev bölgeleri içinde bulunan konut, iş yeri ve araçlar gibi malların korunmasında sahipleri tarafından noksan alınan tedbirleri tamamlattıracak, şüpheli durum veya kişileri bağlı bulundukları kolluk birimlerine bildirecek.

EYLEME MÜDAHALE EDEBİLECEK

– “Kamu düzenini bozacak” mahiyetteki gösteri, yürüyüş ve karışıklıkların önlenmesi amacıyla genel kolluk kuvvetleri gelinceye kadar önleyici tedbirleri alacak.

– Uyuşturucu madde imal edildiği, satıldığı veya kullanıldığından, kumar oynandığından ya da fuhuş yapıldığından şüphe edilen yerleri bağlı bulundukları genel kolluk birimlerine bildirecek.

– Halkın sükûn ve istirahatini bozanları ve başkalarını rahatsız edenleri engelleyecek, sokak, geçit ve meydanları tıkayarak trafiğe mani olan taşıtları ve diğer engellerin kaldırılmasını sağlayacak.

– Görev bölgesi ve çalışma saatleri ile sınırlı olmak kaydıyla kişileri ve araçları; bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak gibi amaçlarla durdurabilecek.

BİRİLERİ BEKÇİYİ TEK ADAMIN GÖREVLİSİ YAPMAK İSTİYOR

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, teklifin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından yerinden söz alarak, “bütün bekçilerin, yazar Orhan Kemal’in eserindeki Bekçi Murtaza gibi devletine sadık ve eşit görev yapan gerçek bekçiler olmasını” istediklerini söyledi. Özel, “Birilerinin onlardan istediği gibi bekçi olmamalarını bekliyoruz” dedi. Özel, TBMM’de dün yaptığı basın toplantısında ise bekçilerin vatandaşın bekçisi olması gerektiğini belirterek, “Birileri bekçiyi tekçi yapmak istiyor. Tek adamın görevlisi yapmak istiyor. Tekçi olmayın” diye konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da teklifin görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, AKP’li milletvekillerini işaret ederek, “Kimin ne zaman demokrasi kahramanı olacağını bilemiyoruz. Bu gruptaki milletvekilleri, Ahmet Davutoğlu’nu ayakta alkışlıyordunuz. Adamı darbeyle görevden aldınız, selam vermez oldunuz” görüşünü dile getirdi.

MHP’Lİ KILAVUZ ÖZÜR DİLEDİ

Genel Kurul’da, geçen salı gecesi Özgür Özel’e saldıran ve yumruk atan MHP Milletvekili Olcay Kılavuz, dün, Özel’i telefonla arayarak özür diledi. Özel’den helallik isteyen Kılavuz’un ayrıca aynı gün saldırıya uğrayan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile de görüştüğü belirtildi.

Twitter, AKP’nin 7 bin 340 trolünün hesabını kapattı, arşivlerini ifşa etti

medyabold
Devamını Oku »

Vatandaş güvenli liman olarak doları görüyor

Dolar kurundaki hareketlilik devam ediyor. Dolar 7.26 TL seviyelerinden 6.80’ler seviyesine kadar gerilemesine karşın vatandaşların dövize yönelişi sürüyor. Son bir haftada döviz mevduatları 349 milyon dolar arttı.

BOLD – Haftalık banka ve para istatistiklerine göre 30 Mayıs-5 Haziran haftasında vatandaşların yabancı para mevduatları 349 milyon dolar artış gösterdi. Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları ise 202 milyar 4 milyon dolara yükseldi.

DÖVİZ HESAPLARINDAKİ ARTIŞ SÜRÜYOR

Merkez Bankası Haftalık Banka ve Para İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları 5 Haziran ile biten haftada, 29 Mayıs ile biten haftaya göre 1 milyar 795 milyon dolar artarak, 200 milyar 209 milyon dolardan 202 milyar 4 milyon dolara yükseldi. Söz konusu dönemde vatandaşların döviz hesaplarında artış görüldü. 5 Haziran ile biten haftada vatandaşların döviz hesapları, 29 Mayıs ile biten haftaya göre 349 milyon dolar artarak, 120 milyar 910 milyon dolardan, 121 milyar 259 milyon dolara yükseldi.

TSK kontrolü altındaki bölgelerdeki insan hakları ihlallerinden sorumlu tutulabilir

medyabold
Devamını Oku »

İstanbul’da şehir hastanesinin ambulansı çalındı

İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nden hasta nakil ambulansı çalındı. Hırsızlığın anlaşılmasının ardından polis, kovalamaca sonucu şahsı yakalayabildi.

BOLD – İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nden gece saatlerinde hasta nakil ambulansı çalındı. Polis ekipleri ambulansı çalanı kovalamaca sonucu yakaladı.

AMBULANSIN ÇALINDIĞI DAHA SONRA ANLAŞILDI

Hastane bahçesinde bekleyen hasta nakil ambulansı kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından çalındı. İhbar üzerine çok sayıda polis ekibi hemen harekete geçerek, çalınan ambulansın izini bulmaya çalıştı. Kısa süre sonra izi bulunan ambulansı polis kovalamaya başladı. Yaklaşık yarım saatlik kovalamacının ardından Büyükdere Caddesi üzerinden, Kağıthane’ye yönelen ambulans, Çeliktepe Mahallesi, İsmet İnönü Caddesi üzerinde polis ekiplerince sıkıştırılarak yakalandı.

POLİS HAVAYA ATEŞ AÇTI

Şahıs ambulansı durdurduktan sonra polis ekipleri, havaya ateş açtı. Sıkışan şahıs, ekiplere teslim oldu. Daha sonra polis şahsı gözaltına alarak emniyete götürdü. Şahsın emniyetteki işlemleri sürerken, çalınan ambulans polis eşliğinde hastaneye teslim edildi.

TSK kontrolü altındaki bölgelerdeki insan hakları ihlallerinden sorumlu tutulabilir

medyabold
Devamını Oku »

Normalleşme ile salgın unutuldu, tedbirlere uyulmuyor

Koronavirüs vakalarının arttığı illerin başında gelen Diyarbakır’dan gelen pazar görüntüleri sosyal mesafenin unutulduğunu ve salgın tedbirlerinin uygulanmadığını ortaya koydu. Vatandaşlar sosyal mesafe kuralına dikkat etmiyor.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da koronavirüs vaka sayılarında kısmi artış olduğu açıklamasının ardından, Diyarbakır’da insan hareketliliğinin yoğun olduğu yerlerde sosyal mesafeye dikkat edilmedi ortaya çıktı.

SON BİR HAFTADA VAKALAR ARTTI

Diyarbakır’da son 1 haftada 300 kişinin hastalığa yakalanmasının ardından, sokağa maskesiz çıkmak yasaklandı. Koronavirüsle mücadelede 1 Haziran itibariyle hayata geçen kontrollü normalleşme süreciyle kentte oluşan rehavetin vaka sayılarının artışına neden olduğu belirtilirken, kentin işlek noktalarında maske kuralına büyük oranda uyulduğu ancak ara sokaklarda ve parklarda uyulmadığı görüldü. Vaka sayısındaki artış tedirginliğe yol açarken, insan hareketliliğinin yoğun olduğu pazar ve benzeri yerlerde sosyal mesafe kuralına dikkat edilmediği gözlemlendi.

Mersin KOM’da gözaltında bulunanlar virüs kaptı! Şube karantinaya alındı

medyabold
Devamını Oku »

Twitter 7 bin 340 AKP trolünün hesabını kapattı arşivlerini ifşa etti

Twitter, AKP ile ilişkili olduğu belirlenen 7 bin 340 trol hesabın 5 GB’lık tweet arşivi ve 821 GB’lık medya arşivini kamuya açıkladı.

BOLD – Twitter, AKP gençlik örgütlenmesiyle bağlantılı 7 bin 340 hesabı kapattığını açıklamıştı. Şimdi de Mayıs 2020 itibarıyla Türkiye’de hükumetle ilişkili olduğu iddia edilen 7 bin 340 hesabın, 5 GB’lık tweet arşivi ve 821 GB’lık medya arşivi kamuya açıklandı.

TROL HESAPLAR İFŞA EDİLİYOR

Twitter, devletler ile bağlantılı hesaplar tarafından gerçekleştirdiği belirtilen enformasyon operasyonlarını ifşa ettiğini açıkladı. Çin, Rusya ve Türkiye hükumetleri ile ilişkili olan 32 bin 242 hesabın, halkın erişimine açıldığı belirtildi. Sektörde böylesine bir ifşanın ilk defa gerçekleştiğini belirten Twitter, tespit edilen bu hesapların ve tweetlerinin platformdan kaldırıldığını ifade etti. Bu araştırmanın Avustralya Strateji Politikaları Enstitüsü (ASPI) ve Stanford İnternet Gözlemevi (SIO) ile yapıldığı aktarıldı.

ERDOĞAN’A GÜÇLÜ DESTEK VERİYORLAR

Araştırmanın Türkiye ile ilgili kısmında “2020’nin başında tespit edilen bu bir dizi bağlantılı hesabın koordineli ve gerçek olmayan aktivitelerinin asıl hedefi Türkiye’deki kullanıcılar. Platformumuzun teknik altyapısı ve hesap davranışlarından yola çıkan analizimiz, bu sahte ve ele geçirilmiş hesapların AKP lehine siyasi bir anlatım yaratmaya çalıştığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güçlü bir destek verdiğini gösterdi. Bugün bu 7 bin 340 hesabı açıklıyoruz” denildi.

AKP GENÇLİK KOLLARIYLA BAĞLANTILILAR

Teknik işaretlerin, partinin gençlik kollarıyla bağlantılı ve merkezi bir ağın ele geçirilmiş birçok hesapla ilişkili olduğunu gösterdiği belirtilen açıklamada, “Bunun sonucu olarak bugün ifşa ettiğimiz ağ içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükumetini eleştiren hesaplar da var. Bu ele geçirilen hesaplar, düzenli olarak yukarıda belirtilen devlet aktörleri tarafından hack ve ele geçirme çabalarının hedefi olmuştur. Bu geniş ağ aynı zamanda kripto para birimleriyle ilişkili spam gibi ticari aktiviteler için de kullanıldı” denildi.

Mersin KOM’da gözaltında bulunanlar virüs kaptı! Şube karantinaya alındı

medyabold
Devamını Oku »

Turizm sektöründe kayıp büyük

Her yıl nisan ayında sezonu açan Antalya’daki otellerin büyük kısmı hâlâ sezonu açamadı. Büyük oranda havayoluna bağlı olan oteller, Temmuz ayında yüzde 50 kayıp bekliyor.

BOLD – Turizm sektörünün salgından çıkış süresi uzuyor. 2020’ye rekor rezervasyonlarla başlayan ve martta koronavirüs salgınından ağır darbe yiyen turizm sektörü, havayolu şirketlerinin de açıkladığı planlar doğrultusunda 2019 rakamlarını 2023’te yakalaması öngörülüyor.

SEZON HENÜZ AÇILMADI

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’a konuşan Antalya Belek’te faaliyet gösteren Ela Quality Resort Genel Müdürü Ufuk Gezgin, normal şartlarda nisan ayında açılış yapılan sezonu henüz açamadıklarını belirterek, yeni normalleşme içinde yönlerini bulmaya çalıştıklarını söyledi. Haziran ayının normalde yoğun geçen Belek bölgesinde bir otel dışında tamamen kapalı olduğunu ve 1 Temmuz sonrasında açılışların hızlanacağını belirtti.

YÜZDE 50 KAYIP BEKLENİYOR

Yüzde 98 oranında havayoluna bağlı olduklarını belirten Gezgin, “Bu yıl Antalya’ya gelecek turist sayısı yüzde 50 düşebilir. Ancak 2023’te 2019 rakamlarına ulaşabiliriz” dedi. Gezgin, krizle birlikte her şey dahil sisteminin bir anda bitmesinin mümkün olmadığını, büfelerin cam arkasında kalacağını ve misafir ile temasının kesileceğini ifade etti.

Mersin KOM’da gözaltında bulunanlar virüs kaptı! Şube karantinaya alındı

medyabold
Devamını Oku »

Müyesser Yıldız casusluk suçlamasından tutuklandı

Casusluk suçlamasıyla gözaltına alınan gazeteciler Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel’in hakimlik sorgusu tamamlandı. Müyesser Yıldız delilleri karartma ihtimali nedeniyle tutuklanırken, İsmail Dükel ise serbest bırakıldı.

BOLD – Casusluk suçlamasıyla 4 gün önce gözaltına alınan OdaTV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve TELE 1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel’in hakimlik sorgusu tamamlandı. Müyesser Yıldız ve astsubay E.B. tutuklandı. İsmail Dükel serbest bırakıldı.

TUTUKLAMA GEREKÇESİ, DELİLLERİ KARARTMA ŞÜPHESİ

Mahkeme, tutuklama gerekçesi olarak Türk Ceza Kanunu’nun 329’uncu maddesindeki “devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgeleri açıklama” suçunun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunması, delilleri karartma ihtimali ve kaçma şüphesini gösterdi.

Mersin KOM’da gözaltında bulunanlar virüs kaptı! Şube karantinaya alındı

medyabold
Devamını Oku »