15 Ocak 2021 Cuma

“Ben sıramı bekleyeceğim aşı önce sağlık çalışanlarına yapılmalı”

Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin aksine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüs aşısı için sırasını bekleyeceğini açıkladı. Erdoğan ve Bahçeli, ‘devlet büyüklerine’ tanınan ayrıcalıkla sıraları gelmediği halde aşı olmuşlardı.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘örnek olmak’ bahanesiyle siyasi liderlere aşı konusunda tanınan ayrıcalığı reddetti. CHP lideri, “Sıramı bekleyeceğim” dedi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs aşılama kampanyasında örnek olmaları için devlet büyüklerinin de aşı olabileceğini açıklamıştı. Bu açıklama ardından dün AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP MKYK üyeleri aşı oldu. Bugün de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin aşı olduğu açıklandı.

Kılıçdaroğlu’dan ise Sağlık Bakanı’nın çağrısına ret geldi. Sabah saatlerinde Kılıçdaroğlu’nun katıldığı radyo programında, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşı için tüm siyasi parti liderlerine çağrı yaptığı hatırlatdı. Ne zaman aşı olacağı sorulan Kılıçdaroğlu, “Dün akşam Sayın Sağlık Bakanı aradı, aşı olmak için çağrıda bulundu. Tabii dedim. Hekimler aşı olmamızı istiyorlar, biz de doğal olarak aşı oluruz. ‘Ben de gerekirse refakat ederim’ dedi. Ben de aşı olacağım” diye konuştu. Planlamayı ne zamana yaptığı sorulan Kılıçdaroğlu, “Henüz karar vermedim ama bugün yarın olacak” ifadesini kullandı. “Kameralar olacak mı” denmesi üzerine de Kılıçdaroğlu, “Bence kameraya çok fazla gerek yok, zaten aşı olacağız” açıklamasında bulundu.

Kılıçdaroğlu daha sonra, CHP’nin “Sen Varsan Biz Varız” programında yaptığı konuşmada, “Aşı için davet geldi, Sayın bakan aradı. Ben de vatandaş Kemal Kılıçdaroğlu olarak sıramı bekleyeceğim. Önce sağlık çalışanlarının aşı olması lazım” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Hulusi Akar’dan ABD’ye S-400’ler konusunda diyalog çağrısı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD’ye Rus S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle yaşanan sorunları diyalog yoluyla çözme çağrısı yaptı.

BOLD – Ankara’nın Rus S-400 hava savunma sistemlerinden vazgeçmesinin zor olduğunu belirten Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, soruna diyalog yoluyla bir çözüm bulunmasını ümit ettiğini söyledi. Ankara’da yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Akar “Geldiğimiz noktadan geriye dönmek son derece sorunlu bir durum. (ABD’yi) yaptırım gibi tehdit edici bir dilden uzaklaşmaya davet ediyoruz” dedi.

“Sorunlara diyalog yoluyla çözüm bulunmasını istiyoruz” diyen Akar “ABD tarafı çözüm bulmak istiyorsa, çözüm teknik düzeyde çalışmalar yaparak bulunabilir” diye konuştu. Akar “Diyalog olmadan yaptırım gibi şeylerle, tehditkâr dille bir yere varılması mümkün değildir” dedi.

RUSYA’DAN YENİ S-400 ALIMI

Akar basın mensuplarına yaptığı açıklamada Türkiye’nin Rusya’dan ikinci parti S-400 savunma sistemleri alımı konusunda da görüşmelerde bulunduğunu söyledi. S-400’lerin NATO sistemlerinin ya da F-35’in çalışmasına sorun teşkil edeceği görüşüne katılmadığını belirten Akar, Türkiye’nin F-35 programına dönmek istediğini ifade etti.

ABD geçen yılın aralık ayında Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle Türkiye Savunma Sanayii Başkanlığı’na yaptırım uygulama kararı almıştı.

Söz konusu yaptırım, Türkiye Savunma Sanayii Başkanlığına (SSB) yapılacak tüm Amerikan ihracatının yasaklanmasını, SSB Başkanı İsmail Demir ile üç çalışanın hesaplarının dondurulması ve vize sınırlaması getirilmesini içeriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Rus hava savunma sistemleri Türk toprakları üzerinde bulunduğu sürece yaptırımların kalkmayacağını açıklamıştı.

Yunan Parlamentosu Fransa’dan 18 Rafale savaş uçağı alımına onay verdi

medyabold
Devamını Oku »

ABD Başkanı Trump’ın oğlu Donald Trump Jr ifadeye çağrıldı

ABD’nin başkenti Washington’da savcılık, 20 Ocak’ta başkanlık görevi sona erecek Donald Trump’ın oğlu Donald Trump Jr’ı ifadeye çağırdı.

BOLD – Washington Savcılığı, Donald Trump’ın oğlu Donald Trump Jr’ı ifadeye çağırdı. Savcılık ofisinden bir yetkili, ifadeye çağırma kararının Trump’ın başkanlığı kazandığı dönemde düzenlenen bir törene ilişkin toplanan bağışların usulsüz kullanımıyla ilgili olduğunu söyledi.

Mahkeme kayıtlarına göre savcılık, Trump’ın başkanlığını kutlamak amacıyla 2017’de kendisine ait bir otelde düzenlenen tören için toplanan paraların suistimal edildiği iddialarıyla ilgili olarak Trump Organization adlı vakfa soruşturma başlattı. Soruşturmada, tören için toplanan 1 milyon dolardan fazla bağışın usulsüz şekilde kullanıldığı suçlaması bulunuyor.

Soruşturmayı yürüten savcılar, toplanan bağışların uygunsuz biçimde kullanıldığına ilişkin bu hafta başında yeni deliller elde etmişti. Mahkeme kayıtlarına göre tören için yapılan otel rezervasyonu Donald Trump Jr’nin özel asistanı tarafından yapıldı. Aralık ayında da Trump’ın kızı Ivanka Trump 5 saati aşkın bir süre sorguya çekilmişti.

Azledilmesi onaylanan Trump için son sözü Senato söyleyecek

medyabold
Devamını Oku »

Bilim insanları en korkunç filmi seçti

Bilim insanları, fiziksel reaksiyonları gözleyerek korku filmlerini inceledi. En korkunç filmler listesinin bir numarasında ise sürpriz bir film yer alıyor.

BOLD– Bir grup bilim insanı korku filmleri izleyenlerin gösterdikleri fiziksel tepkileri gözleyerek en korkutucu filmleri sıraladı. İlk sırada sürpriz bir şekilde 2012 yapımı “Sinister” yer aldı.

EN ÇOK KORKUTAN FİLMLER

Playtuşu’nun haberine göre Reddit kullanıcıları ile işbirliği yapan bilim insanları, ortalama kalp atış sıklığını korku filmlerindeki değişimlerle birlikte inceledi. Film sırasında en yüksek ve en düşük atış noktalarını gözlemleyen çalışmaya göre listenin bir numarasında 2012’de vizyona giren Ethan Hawke’lı Sinister yer alıyor.

Insidious, The Conjuring, Hereditary, Paranormal Activity gibi türün çok başarılı yapımlarını geride bırakan Sinister’ın ilk sırada olması şaşırtıcı bulundu. Listenin tamamını ve Sinister’ın fragmanını aşağıda bulabilirsiniz.

medyabold
Devamını Oku »

Yunan Parlamentosu Fransa’dan 18 Rafale savaş uçağı alımına onay verdi

Yunan Parlamentosu, hükümetin Fransız yapımı 18 adet Rafale savaş uçağı alım projesine onay verdi. Atina uçak alımlarıyla Türkiye’ye karşı hava sahası üstünlüğü kurmayı hedefliyor.

BOLD – Yunan Parlamentosu’nda yapılan oturumda 2,5 milyar euroya mal olacak 6’sı yeni 12’si ikinci el 18 Rafale savaş uçağının satın alınmasını öngören yasa tasarısı kabul edildi.

Hükümetin Eylül ayında açıkladığı dev savunma programı kapsamındaki Rafale alımları, Yunanistan’ın Ege ve Akdeniz hava sahasında Türkiye’ye karşı üstünlük sağlama hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

18 savaş uçağından 12’sinin şu an Fransa Hava Kuvvetlerinin kullanımında olduğu, diğer altı uçağın üretiminin Dassault Aviation firması tarafından yapılacağı belirtildi.

Yunan hükümeti, uçakların teslimatına bu yılın ortasında başlanacağını ve iki yıllık bir süreye yayılacağını bildirdi. Savaş uçakları ve uçaklarla uyumlu Meteor güdümlü füzelerinin Yunanistan’a 2,5 milyar euroya mal olması bekleniyor.

“HER YÖNE NET BİR MESAJ”

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panayotupulos

Mecliste yapılan oylamada iktidara iki büyük muhalefet partisi de destek verdi. Hükumet sözcüsü Hristos Tarantilis, “Bu program, silahlı kuvvetlerimizin caydırıcılık kabiliyetinin ivedilikle pekiştirilmesi yönündeki hükümet eylemlerinin bir parçasıdır” açıklamasını yaptı.

Savunma Bakanı Nikos Panayotupulos da oylamanın ardından yaptığı açıklamada, parlamentodan geçen tasarının “her yöne net bir mesaj ilettiğini” savundu.

Meclisten geçen uçak alımı için anlaşmanın Yunan ve Fransız savunma bakanları tarafından bu ay içinde Atina’da imzalanması bekleniyor.

ATİNA, 24 F-35 SAVAŞ UÇAĞI ALMAYI PLANLIYOR

Yunanistan, 24 adet F-35 savaş uçağı satın almak üzere Kasım ayında ABD’ye niyet mektubu göndererek resmi başvuru yapmıştı.

Doğu Akdeniz ve Ege’de artan gerilim sonrası Atina yönetimi, 2021 için bütçeden silahlanmaya ayırdığı payı 5 kat artırma yoluna gitmişti.

Savunmaya 2021 için 5,49 milyar euro, savunma harcamalarındaki silahlanma kalemlerine ise 2,5 milyar euro pay ayırdığını açıklayan Atina’nın askeri harcama planı son 11 yılın en yüksek düzeyine ulaşmıştı.

Eylül ayında Başbakan Kiryakos Miçotakis tarafından açıklanan 11,5 milyar euroluk dev savunma programıyla, önümüzdeki beş yıllık dönemde Yunan ordusunun modernizasyonu hedefleniyor. Program kapsamında dört yeni fırkateyn alımı, dört fırkateynin modernizasyonu, dört donanma helikopteri, karadan havaya füzeler, insansız hava araçları alımıyla F-16 savaş uçağı filosunun 2027’ye kadar modernizasyonu planlanıyor. Yunan hükümeti ayrıca tam zamanlı görev yapacak 15 bin profesyonel askerin beş yıl içinde orduya alınmasını öngörüyor.

12 MİL TASARISI MECLİSE GELİYOR

Yunanistan’ın, İyon Denizi’ndeki kara sularını 12 mile çıkarmasını öngören yasa tasarısının da önümüzdeki hafta meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Yunan hükümeti, Ege’yi kastederek 12 mil hakkının diğer Yunan egemenlik alanları için de geçerli olduğuna vurgu yapmıştı.

Hükümet sözcüsü Tarantilis Pazartesi günü yaptığı açıklamada İyon Denizi’ndeki kara sularının 12 mile yükseltilmesinin tarihi bir karar olduğunu belirterek “Yunanistan 1947’den beri ilk kez topraklarını genişletiyor. Yunan Cumhuriyeti, diğer egemenlik alanlarında da haklarını kullanma hakkını saklı tutmaktadır” demişti.

Türkiye, TBMM’nin 1995 yılında aldığı kararla Yunanistan’ın Ege’de kara sularını 12 mile çıkarmasını savaş nedeni sayacağını ilan etmişti.

Yunanistan’dan Türkiye’ye mülteci suçlaması

medyabold
Devamını Oku »

Kerime öğretmenin çığlığı: Ruhen ve bedenen iflasın eşiğine geldim

Birlikte tutuklanan ve bir yıldır iddianame yazılmasını bekleyen iki çocuk sahibi Kerime ve Ömer Özaydoğdu çiftinin yaşadıkları yürek sızlattı.

BOLD – Bir yıl önce bugün tutuklanıp Afyon E Tipi Cezaevine konulan muhasebe finansman öğretmeni Kerime Özaydoğdu, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na gönderdiği mektubunda bir yıldır yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Ailece çekilmiş son fotoğrafı da mektubuna ekleyen Özaydoğdu, “Bu fotoğraf Mart 2020’de çekildi. Çocuklar anne babalarını bir yıl içinde ilk ve son kez yan yana görebildiler. Eşim de tutuklu. Bir yıldır iddianamemiz yazılmadı. Annem 5 çocuğa bakıyor. Tahliye istiyoruz artık, ayrılık çok zor” dedi.

“KIZ KARDEŞİM DE HAPİSTE”

15 Ocak 2020’de tutuklanan Kerime Özaydoğdu’nun matematik öğretmeni olan eşi Ömer Özaydoğdu da aynı cezaevinde tutuklu. Üç kız kardeş olduklarını söyleyen Kerime Özaydoğdu, ortanca kardeşi Meryem Demirci’nin Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde tutuklu olduğunu belirtti. Kerime Aydoğdu, eşinin 3 kardeşinin de ihraç edildiğini, hapis ve gözaltı süreci yaşadıklarını ifade etti. Eşinin büyün abisi Ahmet Özaydoğdu’nun ise, hakkında açılan davalardan dolayı üzüntüden böbrek hastası olduğunu, tedavi görürken hastanenin 7 . katından atlayıp intihar ettiğini söyledi. (Ahmet Özaydoğdu’nun, kardiyolog olan kardeşi Necdet Özaydoğdu, bu ölümün intihar değil, denge kaybı sonucu olduğunu geçen yıl açıklamıştı.)

12 yaşındaki oğluna, 9 yaşındaki kızına ve tutuklu kız kardeşinin 9 yaşındaki kızına annesinin ve kız kardeşinin baktığını söyleyen Kerime Özaydoğdu, “Kız kardeşimin kendisinin de 2 çocuğu var. Şu an 5 çocuğa anne-babalık yapıyorken bir de eniştemin İstinaf’tan onaylanan cezası ve işsizlik iyice belimizi büktü sayın velilim.” diye yazdı. Kendisinin de anti-depresan kullanmaya başladığını söyleyen Kerime Özaydoğdu, ruhen ve bedenen iflasın eşine geldiğini vurguladı.

“ÇOCUKLARIMA EN SON BİR YIL ÖNCE SARILABİLDİM”

Hem Afyon hem de Erzurum’da açılan dosyalar nedeniyle hangi ilde yargılanacaklarına karar verilemediğini ve iddianamelerinin yazılamadığını söyleyen Özaydoğdu şöyle devam etti:

“Uzun tutukluluk süremizi çoktan doldurduğumuz halde eşimle hala tutukluyuz. Tutuksuz yargılanıp çocuklarımızın geçimini temin etmek zorundayız. Çocuklarıma en son Mart 2020’de size gönderdiğim fotoğrafı çektirme süresi içinde olmak üzere 30 dakikalık bir açık görüşte sarılabildim. Anne ve babalarını bir yıl içinde ilk ve son kez burada yan yana görebildiler. Pandemi süreci başladığı için aylarca kapalı görüş bile yapamadık. Çocuklarımızın bize en ihtiyacı olduğu dönemde onların yanında olamamak ne kadar zor bilemezsiniz.”

KERİME ÖZAYDOĞDU’NUN GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUBUN ORİJİNALİ

4. evre kanser hastası Leyla Kurt: Simasını unutmamak için eşimin fotoğrafını karşıma astım

 

medyabold
Devamını Oku »

20 yıllık AKP iktidarının utancı: Yoksulluk intiharları!

TÜİK verilerine göre ekonomik sebepler yüzünden yaşanan intiharların toplam intiharlar içindeki payı 2018’de yüzde 7.3 iken 2019’da yüzde 9.4’e yükseldi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisine (İSİG) göre sadece iş yeri içinde veya işe bağlı olarak intihar edenlerin sayısı 2020’nin ilk 8 ayında 54 kişi oldu.

BOLD ÖZEL – FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın konuğu olan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yoksulluk nedeniyle yaşanan intiharlara dikkat çekti. Babacan “Bu ülkede yoksulluk intiharı diye bir kavram oluştu” ifadesini kullandı. Babacan’nın dikkat çektiği o intihar vakalarına son örnek Ankara’da yaşandı. Bir esnaf Ankara Kalesi surlarından aşağıya atlayarak intihar etti.

2020’NİN İLK 8 AYINDA 54 KİŞİ İNTİHAR ETTİ

Son yıllarda yükselen işsizlik ve enflasyonun yanı sıra Türk Lirası’ndaki değer kaybı yoksulluğun boyutlarını artırdı. TÜİK’in açıklanan son verilerine göre, Türkiye’de  4 milyon 16 bin bin kişi işsiz. Ancak Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi‘ne (DİSK-AR) göre bu rakam  9.8 milyon. Ekonomik açıdan iç açıcı olmayan tablo pandemi süreciyle  ile birlikte intihar olaylarını daha da artırdı.

İNTİHAR VAKALARINDA KORKUTAN ARTIŞ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2002’den bu yana ülke genelinde toplam 4 bin 801 kişi geçim sıkıntısı yüzünden intihar etti. Aynı sebepten intihar edenlerin son 5 yıldaki sayısı da bin 370 kişiye ulaştı. 2018 Ağustos’ta yaşanan kur artışıyla derinleşen ekonomik kriz, sadece son 2 yılda 566 vatandaşı intihara sürükledi. Ülke genelinde ekonomik sebepler yüzünden yaşanan intiharların toplam intiharlar içindeki payı 2018’de yüzde 7.3 iken 2019’da yüzde 9.4’e yükseldi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’ne göre sadece işyeri içinde ve/veya işe bağlı olarak intihar edenlerin sayısı 2020’nin ilk 8 ayında 54 kişi oldu.

PANDEMİDE 100 MÜZİSYEN İNTİHAR ETTİ İDDİASI

2020 yılına ait veriler henüz açıklanmadı. Ancak artan intihar olayları, pandemi döneminde daha da sık gündeme geldi. Sadece sanat dünyasında yüzlerce kişinin intihara teşebbüs ettiği iddiası 2020 yılında günlerce konuşuldu. CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, koronavirüs kısıtlamalarından sonra 100 müzisyenin intihar ettiğini söyledi. Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası Onursal Başkanı Mehmet Çırıka bu iddianın gerçeği yansıtmadığını belirtse de sendikanın yönetim kurulu üyesi Hasan Aldemir iddiayı doğruladı. Aldemir, “Müzisyenlik meslek tanımı içinde görülmüyor, ek gelir olarak müzisyenlik yapanlar da var. Bu yüzden de resmi rakamlar elde etmek mümkün değil!” diyerek bu bilgilere sendika olarak ulaştıklarını ifade etti.

AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI HER AY KATLANIYOR

Türk-İş’in açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Aralık 2020 sonuçlarına göre; açlık sınırı yani sadece sağlıklı beslenmesi için dört kişilik bir aileye 2 bin 592 lira para gerekiyor. Yoksulluk sınırı olarak belirlenen gıda harcaması ile birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim ve  sağlık ihtiyaçları harcamalarının toplam tutarı ise 8 bin 436 TL olarak açıklandı.

MUTFAK MASRAFI CEP YAKIYOR

Araştırma sonuçlarına göre dört kişilik bir ailenin aylık mutfak masrafları bir yıl öncesine göre 427 TL arttı. Temel ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama da bin 392 TL artış gösterdi. Verilere göre  son bir ayda bir aile bütçesinin sadece mutfak harcamalarına 73 TL ek maliyet yükü geldi. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 19,75 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 16,16 olarak hesaplandı.

İŞSİZ YAŞAMAKTANSA ÖLÜMÜ SEÇTİLER

onedio.com son zamanlarda medyada yar alan intiharları derledi. İşte o korkunç manzara:

  1. Denizli’de bir sağlık merkezinde çalışırken işten atılan 26 yaşındaki Osman Karul, işsizlik nedeniyle girdiği bunalımın ardından hayatına son verdi.
  2. Denizli’nin Pamukkale ilçesinde yaşayan 21 yaşındaki U.Z.Ş, geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti. U.Z.Ş’nin bir süredir işsiz olduğu öğrenildi.
  3. Gebze ilçesinde yaşayan ve dış cephe işiyle uğraşan 39 yaşındaki Levent Akar, borçlarını ödeyemediği ve geçinemediği için iş yerinde yaşamına son verdi.
  4. Antalya’da işsiz olduğu için bunalıma girdiği iddia edilen jeofizik mühendisi 38 yaşındaki Ercan Özer, oturduğu apartmanın 9’uncu katındaki evin penceresinden atlayarak yaşamını sonlandırdı.
  5. İş bulamadığı için maddi sıkıntı yaşayan Hasan M. isimli şahıs, Bolu’da bir inşaat halindeki binanın çatısına çıkarak geçtiğimiz nisan ayında intihar etmek istedi.
  6. Uzun süredir işsiz olduğu öğrenilen A.Y isimli kişi, Hatay Valiliği önünde ‘Çocuklarım aç’ diyerek kendini yaktı. İntihara kalkışan vatandaşa yangın tüpleriyle müdahale edildi, fakat A.Y. hastaneye götürülürken hayatını kaybetti.
  7. Konya’da iki çocuk babası olduğu belirtilen tır şoförü Mevlüt Çankaya, Konya Kamyon Garajı’nda intihar etti. Sosyal medyada TIR şoförünün maddi sıkıntılar nedeniyle intihar ettiği öne sürüldü.
  8. Kocaeli Darıca’da bir süredir işsiz olan 3 çocuk babası İlyas Yazgan bunalıma girerek hayatına son verdi.
  9. Şırnak’ın Cizre ilçesinde Nezir Kılıç isimli vatandaş, Cizre Kaymakamlığı binasının penceresine çıkarak intihar etti.
  10. Tekirdağ’da Saffet G. isimli vatandaş evde yalnız olduğu esnada ailesine not yazarak yaşama veda etti. Saffet G’nin ailesine “Ben hakkımı size helal ediyorum. Siz de bana hakkınızı helal edin. Biliyorum, sizi çok üzdüm. İşsizlikten bunaldım” şeklinde not bıraktığı öğrenildi.
  11. Çorlu’da günlük yevmiye ile çalışan ve salgın dönemi işsiz kalarak borçlarını ödeyemeyen Muhammed Bedir intihar etti.
  12. Bir de intihar girişimleri vardı… Ankara, Kızılay Meydanı’nda bir vatandaş “Cumhurbaşkanına sesleniyorum, işsizim sokakta yaşıyorum, adalet bu mu?” diyerek intihar etmek istedi.
  13. Trabzon’da işsiz olduğu belirtilen bir vatandaş, belediye binası önünde kendini yakmaya çalıştı.
medyabold
Devamını Oku »

TDK’den Kürtçe ile ilgili taleplere cevap: Sözlük var…

TDK, Kürtçeye ilişkin çalışmaların da yapılması içeren 10 maddelik talep listesinden sadece sözlükle ilgili olana ‘Zaten var’ açıklamasıyla karşılık verdi.

BOLD– Kürt Dil Platformu, Türk Dil Kurumu’na (TDK) Kürtçeyle ilgili çalışmalar yapılması amacıyla yaptığı başvuruya yanıt geldi. Platform Sözcüsü Şerefhan Ciziri’ye iletilen yanıtta 10 maddeden sadece Türkçe-Kürtçe sözlük konusunu yanıtlayan TDK, Kürtçe-Türkçe, Türkçe-Kürtçe Sözlük’ün 2014 yılından bu yana yayınlandığını ifade etmekle yetindi.

KÜRTÇE ÇALIŞMALARI TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNDİ

Yeni Yaşam Gazetesi’nin haberine göre Diyarbakır’da 8 Ocak’ta basın toplantısı düzenleyen Kürt Dil Platformu, Türk Dil Kurumu’ndan Kürtçe ile ilgili 10 maddelik çalışma talebinde bulundu. Türk Dil Kurumu’ndan Diyarbakır’da Kürtçe şubesi açılmasını, Uluslararası Kürtçe Sempozyumunun düzenlenmesini, üç ayda bir “Kürtçe Dil Bilgisi” dergisinin çıkarılmasını ve Kürtçe-Türkçe sözlük yayınlaması gibi talepler içeren açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

“PZK (Platforma Zimanê Kurdî-Kürt Dil Platformu) olarak; TDK’nin (Türk Dil Kurumunun) Türkçe için kuruluşundan beri kapsamlı çalışmalar yaptığını bilmekteyiz. Sadece Türkiye Türkleri için değil, dünyada yaşayan Türkler için yaptığınız çalışmaları yakından takıp ediyoruz; fakat buna rağmen devlet yöneticileri tarafından her seferinde ’Cumhuriyetin kurucu unsurları’ olarak ifade edilen Kürtler için şimdiye kadar sadece bir Türkçe – Kürtçe sözlük yayımlamanızı, yeterli görmediğimizi önemle dile getirmek istiyoruz.”

Kürt Dil Platformu’nun bu taleplerine karşılık TDK “Türkçe-Kürtçe, Kürtçe-Türkçe” sözlüğün 2014 yılından bu yana yayınlandığını söylemekle yetinip diğer taleplerle ilgili bir açıklama yapmadı.

medyabold
Devamını Oku »

Avrupa’da göçmenler için adalet zamanı: İki ülkeden kritik kararlar

Danimarka ve Hollanda’dan göçmenleri sevindirecek iki haber geldi. Danimarka’nın eski Göç Bakanı, Yüce Divan’da yargılanacak. Lahey’deki Adalet Divanı’ndan da  çocuk mültecilerle ilgili önemli karar alındı.

BOLD – Danimarka’da eski göç bakanının sığınma talebinde bulunan çiftleri ayırmaktan Yüce Divan’a gönderilmesi gündemde. Avrupa Adalet Divanı ise çocuk sığınmacılar için olumlu bir karara imza attı.

Danimarka’da iktidardaki Sosyal Demokrat Parti, 2015 ila 2019 yılları Göç Bakanı olarak görev yapan Inger Stoejberg’ın Yüce Divan’da yargılanması için Parlamento Genel Kurul oturumuna sunulacak önerge için “evet” oyu kullanacağını açıkladı. Bu açıklamanın ardından, 1995 yılından bu yana ilk kez bir bakanın görev sırasında işlediği suçtan dolayı Yüce Divan’da yargılanmasının önü açılmış oldu.

UZMANLARIN UYARISINA RAĞMEN…

Göçmenlere karşı sert söylemleriyle tanınan eski bakan, görevi sırasında yayınladığı kararnameyle, sığınma talebinde bulunan çiftleri ayırmakla suçlanıyor. Danimarka medyası, ayrılmaları istenen 23 evli çift içinde eşlerden birisinin yaşının 18’in altında olduğunu, bazılarının bir veya birden fazla çocuğu olduğu duyurmuştu. Geçen ay parlamentonun görevlendirdiği avukatlar, mülteci merkezlerindeki çiftleri ayırmanın yasa dışı olduğu yolunda rapor hazırlamış ve eski bakanın yargılanması için gerekli yasal dayanağın bulunduğu yönünde görüş bildirmişti. Avukatlar ayrıca eski bakanın, çalıştığı uzmanların da kendisini, bu konuda hukuka aykırı davrandığı konusunda uyardıklarını rapor etti.

PARA CEZASI YA DA 2 YILA KADAR HAPİS

Eski bakanın, parlamentoda yargılanması için onay çıkması ve suçlu bulunması halinde para cezası veya 2 yıla kadar hapsi istenebilecek. Danimarka’da ilk defa 1849 yılında kurulan ve şu ana kadar ülke tarihinde 5 bakanı yargılandığı mahkeme, 15 yüksek yargı üyesiyle, parlamentonun seçtiği 15 milletvekilinden oluşuyor. Danimarka Yüce Divanı, şu ana kadar sadece iki bakanı suçlu buldu.

AVRUPA ADALET DİVANINDAN REFAKATSİZ SIĞINMACILAR KARARI

Avrupa Adalet Divanı, Hollanda’nın reşit olmayan bir sığınmacıyı ülkesine gönderilmeden önce yollanacağı ülkedeki koşulları dikkate almamasının Avrupa hukukuyla bağdaşmadığına hükmetti.

Lüksemburg’da bulunan Avrupa Adalet Divanı, Hollanda’nın 18 yaşından küçük refakatsiz bir sığınmacının sınır dışı edilmesine karar vermeden önce, gönderileceği ülkede kalacak yeri olup olmadığına bakmamasını AB kanunlarına aykırı olarak değerlendirdi.

Hakimler, iadesine karar verilen ülkede kalmasına uygun bir yerin olup olmadığına bakmamanın, sığınmacı gencin 15 yaşında olması gerekçesiyle de açıklanamayacağını vurguladılar.

Yüksek mahkemenin hakimleri ayrıca ülkeleri, tanımladıkları sürece uygun prosedürden sonra bir sınır dışı kararı alınması halinde de bunun en kısa sürede uygulanmasını, reşit olmayan sığınmacıların 18 yaşına basmalarının beklenmemesi gerektiğini de belirtti.

Yunanistan’dan Türkiye’ye mülteci suçlaması

medyabold
Devamını Oku »

AKP’yi eleştiren Öykü Serter’e isimsiz ihbarla soruşturma açıldı

İzmir’de 30 Ekim 2020’de yaşanan deprem sonrası iktidara hırsızlık, haksızlık, yolsuzluk eleştirileri getiren ünlü sunucu Öykü Serter hakkında soruşturma başlatıldı.

BOLD – Sunucu Öykü Serter, İzmir depreminin ardından yaşananlara ilişkin AKP’yi eleştirdi. Sabah’tan Dilek Yaman Demir’in haberine göre, Serter hakkında araştırma raporu düzenlendi. Raporda Serter’in yaptığı paylaşımların görüntülerine yer verildi. Serter’i kimliği belirsiz bir kişinin ihbar ettiği belirtildi. Serter hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Sunucuyla ilgili emniyetin hazırladığı raporun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği belirtildi.

Serter, İzmir depremi sonrası yaşananlara tepkisini dile getirmiş ve şunları ifadeleri kullanmıştı:

  • Bu şiddette bir depremde o evler yıkılmayıp sapasağlam kalsaydı bize mucize aslında gel gör ki, bu toprakların yokluk ve ölüm güzellemeleri, akıl, bilim ve teknolojiyle çözümlenebilecek insan odaklı meselelerin kadere yüklenmesi, siyaseten bu milletin duygusallığının suistimal edilmesi bize üç yaşındaki Aydan’ın hayata uzanan elinin mucize olduğu kabulünü mecbur kılıyor.
  • Peki… Deprem Allah’tan ama insana verdiği akıl da… Birini kullanmadan diğerine sığınamazsınız. Sen tedbirini al gerisi Allah’tan deriz. Yani o evlerin yaşanamaz olduğunu bile bile yaşanan bu acıların suçunu Allah’a atıp tertemiz sıyrılamazsınız. Kadere rıza başka bir şey…
  • Depremle ilgili önergeleri reddeden, imar barışında imzası, yetkisi, etkisi olan herkes sorumlu. Herkes bu masum insanların ölümünün sebebi, katili…
  • Deprem vergilerini çalan – evet çalan (hesabını veremiyorsanız çalınmıştır!) herkes bu acının müsebbibi, bu saatten sonra bu iktidara, idarecilere, yetkilere hesap sormayan herkes de başına geleceklere razı olmuş demektir.
  • Artık kendimize gelelim, yeter diyelim; öfkemize sahip çıkalım. Bu halkın aklıyla, duygusallığıyla, imanıyla dalga geçer gibi oynadığınız, suistimal ettiğiniz yeter!”
  • İktidarı ayrı, muhalefeti ayrı… İtişiyormuş gibi yapıp el ele bu milletin burnundan getirdiniz; fakirleştirdiniz.
  • Sarayın günlük harcaması 10 milyon, İzmir’e çıkan ödenek 5 milyon! Sadaka mı veriyorsunuz bu nedir Allah aşkına?
  • Milletin a…koyacağız diyen Cengiz’in affedilen vergisi 425 milyon!
  • Şu yardımlaşmayı, dayanışmayı gördükçe bizi bizle bırakın, biz kendimizi kurtarırız, yaşatırız, yönetiriz, neyimiz varsa paylaşırız.
  • Bu birlik beraberlikten şov malzemesi çıkarmayı, enkaz üstüne çıkıp bonus toplamayı, yarın hava soğuk değil, yağmur da yok açıkta kalın, diyebilen bakan utanmazlığını, halkımız da çürük binalarda oturmasalarmış arsızlığını, ‘Ayda’nın acıyan yeri yok, köfte ayran istiyor’ diyen şuursuz bakanlarını da al git ey iktidar.
medyabold
Devamını Oku »

Almanya’da İslam karşıtlığıyla mücadele teklifine Federal Meclis’ten ret

Almanya’da Sol Parti’nin (Die Linke) Ayrımcılığa Karşı Mücadele Yasası’na Müslümanların da eklenmesi yönünde verdiği kanun teklifi Federal Meclis’te reddedildi.

BOLD – Almanya’da Ayrımcılığa Karşı Mücadele Yasası’na Müslümanların da eklenmesi için Sol Parti (Die Linke) teklif verdi. Kanun teklifi Federal Meclis’te iktidardaki Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile muhalefetteki liberal Hür Demokrat Parti (FDP) ve sağ popülist Almanya için Alternatif’in (AfD) oylarıyla reddedildi. Yeşiller ise çekimser oy kullandı.

Sol Parti’nin din politikaları sözcüsü Christine Buchholz, Almanya’da Müslümanların dezavantajlı konumda bulunmayı sürdürdüğüne işaret etti.  “Türk ya da Arap ismine sahip olanlar ev bulmakta, iş bulmakta sorunlarla karşılaşıyorlar. Bu durum, özellikle de başörtülü kadınlar açısından geçerli” diye konuştu.

Buchholz, güvenlik güçlerinin de dış görünüme göre yapılan kimlik kontrolleriyle Müslüman karşıtı önyargılara katkıda bulunduğunu belirtti.

Siyasetin Müslümanlara yönelik nefrete karşı daha faal olması gerektiğine vurgu yapan Buchholz, bunun için Ayrımcılıkla Mücadele Yasasında reforma, ek danışmanlık hizmetlerine ve Müslüman dini cemaatlerinin devletçe tanınmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Polisin kampüslere girmesine üniversitelilerden çok sert tepki: Sokağa döküldüler

medyabold
Devamını Oku »

Polisin kampüslere girmesine üniversitelilerden çok sert tepki: Sokağa döküldüler

Yunanistan’da üniversite öğrencileri, kampüslere polis güçleri konuşlandırmak isteyen hükumeti protesto için sokaklara döküldü. Muhalefetten de iktidara tepki geldi.

BOLD – Yunanistan’da üniversite öğrencileri, hükümetin kampüslere polis güçleri yerleştirme planına karşı sokaklara indi. Atina, Selanik ve Patras kentlerinde gösteri düzenleyen öğrenciler, “Polis kampüslerden dışarı” sloganları attı. Atina’da bir caddeyi kapatmaya çalışan öğrencilere polis müdahale etti, polisle öğrenciler arasında küçük çaplı olaylar çıktı.

Yunanistan’da Eğitim Bakanlığı ile polisin de bağlı olduğu Vatandaşı Koruma Bakanlığı, kampüslerde asayişi sağlamak üzere bin kişilik polis gücü oluşturma planını açıklamıştı. Polis memurlarının ateşli silah taşımaması, ancak cop ve biber gazı ile donatılması öngörülüyor.

Hükumet sözcüsü Hristos Tarantilis, Yunanistan’da üniversitelerin çalışmalarının on yıllardır personele yönelik şiddet olayları ve çatışmalar nedeniyle sekteye uğradığına, kongreler gibi etkinliklerin ertelenmek zorunda kaldığına işaret ederek “Bazı şeylerin artık değişmesi gerekiyor. Şiddet ve hukuksuzluklar nedeniyle üniversiteler gelişimde zorluk çekiyor” dedi.

Yunanistan’da askeri cunta döneminde 1967-1974 yılları arasında polisin üniversite öğrencilerine uyguladığı şiddet ve cinayetler nedeniyle üniversitelere polisin girmesi ülke kamuoyunda son derece hassas bir konu.

Muhalefet, Başbakan Kiryakos Miçotakis hükumetini, koronavirüs bahanesiyle üniversitelerdeki gösterileri engellemeye çalışmak ve göstericilere karşı polis zoru kullanmakla suçluyor.

Korona Türkiye’de hak ihlalleri ve hukuksuzluklara bahane oldu

medyabold
Devamını Oku »

Bedelli Tuğgeneral Gültekin Yıldız: Askerliğimi fazlasıyla yaptım!

Rütbesi tuğgenerale denk gelen Kara Harp Okulu Dekanı Prof. Gültekin Yıldız’ın askerliğini bedelli olarak yaptığı ortaya çıktı. 10 yıldır askeri kurumlarda ders veren Yıldız, “Askerliğimi fazlasıyla yaptım” dedi.

BOLD – 15 Temmuz 2016 sonrası AKP’nin kurduğu Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Kara Harp Okuluna Haziran 2020’de dekan olarak atanan Gültekin Yıldız, askerliğini bedelli olarak yaptı. Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre, Dekan Gültekin Yıldız’ın rütbe karşılığının okul komutanı ile aynı olduğu ve Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerinden ve kamu konutlarından okul komutanı gibi istifade edebileceği belirtildi. 2020’de profesör unvanı alan Gültekin Yıldız, 13 Haziran 2020’de MSÜ Kara Harp Okulu Dekanı olarak atandı. Ancak Yıldız’ın, askerliğini bedelli olarak yaptığı öğrenildi. Yıldız, doktorasını bitirdikten sonra bedelli askerlikten faydalandığını belirtti.

Okul komutanının tuğgeneral rütbesinde olması nedeniyle kanun gereği kendi görevinin tuğgeneral rütbesine denk geldiğini kaydeden Yıldız, “Birlik yönetmiyorum, üniforma giymiyorum. MSÜ’de çalıştığım için rütbe karşılığı veriliyor. Benim görevim, buradaki eğitimin bilimsel olarak yürümesine katkı sağlamak. Askeri bir görevim yok” ifadelerini kullandı. “2010 yılından beri askeri kurumlarda ders veriyorum. Askeri okullarda geçirdiğim süre, normal bir yedek subayın süresini geçti. Askerlikse, askerliğimi fazlasıyla yaptım diye düşünüyorum” dedi.

Muhalefet yüzde 50’yi geçiyor

medyabold
Devamını Oku »

Yunanistan’dan Türkiye’ye mülteci suçlaması

Yunanistan, Türkiye’nin Ege’deki Yunanistan’a ait adalarda bulunan ve iltica başvurusu reddedilen bin 450 sığınmacıyı geri kabule yanaşmadığını iddia ederek konuyla ilgili Avrupa Birliği (AB) nezdinde girişimde bulunduğunu açıkladı.

BOLD – Yunanistan Göç Bakanı Notis Mitarakis, Yunanistan’a ait Ege adalarındaki göçmen kabul merkezlerinde iltica başvurusu reddedilen bin 450 kişiyi Türkiye’ye iade etmeye çalıştıklarını ancak Türkiye’nin 2016 yılında göç anlaşmasına rağmen bu kişileri kabul etmediğini açıkladı. Ankara’yı Avrupa Birliği ile yapılan göçmen anlaşmalarına saygı göstermeye çağıran Göç Bakanı Notis Mitarakis, konuyla ilgili Avrupa Komisyonu ve AB sınır kuruluşu Frontex’e talepte bulunulduğunu duyurdu.

“TÜRKİYE, KORONAVİRÜS NEDENİYLE GERİ KABULE YANAŞMIYOR”

Yunan Bakan Mitarakis, Türkiye’nin 2016’da AB ile imzalanan Mülteci Mutabakatı çerçevesinde Türkiye’den Yunanistan’a geçen sığınmacıları geri kabul etme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak koronavirüs salgını nedeniyle geri kabule yanaşmadığını belirterek “Türkiye’nin AB ile ortak mutabakat uyarınca sığınmacıları geri kabul etmesini bekliyoruz” dedi. Yunan bakan, söz konusu sığınmacıların büyük bölümünün Midilli, diğerlerinin de İstanköy, Sisam ve Sakız adalarında bulunduğunu belirtti.

“KOŞULLAR ARTIK UYGUN”

Türkiye’ye geri gönderilen sığınmacı sayısı koronavirüs salgını nedeniyle geçen yıl büyük ölçüde azalmıştı. Yunan bakan, koronavirüs test prosedürleri ve yeni teknolojiler sayesinde koşulların şu an geri kabulleri yeniden başlatmak için uygun olduğunu ileri sürerek “Türkiye’nin birincisi, kıyılarından ülkemize ve AB’ye ulaşmak için yola çıkan teknelerin geçişini engellemek için, ikincisi sığınmacıların geri kabulü için çabalarını artırmasını bekliyoruz” dedi.

Türkiye ile AB arasında 2016’da imzalanan Mülteci Mutabakatı uyarınca Türkiye, topraklarından Yunanistan’a geçen ve iltica başvuruları reddedilen sığınmacıları geri kabul etme yükümlülüğünü üstlenmişti. AB ise karşılığında Türkiye’ye sığınmacılar için kullanılmak üzere 6 milyar euroluk mali destek, Türk vatandaşlarına vize kolaylığı ve Türkiye’ye geri gönderilen her bir sığınmacı için Türkiye’de yasal olarak ikamet eden bir sığınmacının Avrupa’ya alınması yükümlülüğünü kabul etmişti.

Yunanistan resmi verilerine göre şu an Ege’deki Yunan adalarında 17 bin sığınmacı bulunuyor. Bir yıl önce Midilli, Sakız, Sisam, Leros (İleryoz) ve İstanköy adalarında toplam 42 bin sığınmacının tıka basa dolu kamplarda yetersiz koşullarda yaşamaya terk edilmesi uluslararası eleştirilere yol açmıştı.

Türk pasaportu 2020’de 2 sıra geriledi: En güçlüsü Japonya

medyabold
Devamını Oku »

14 Ocak 2021 Perşembe

Muhalefet yüzde 50’yi geçiyor

Cumhur İttifakı’nın toplam oy oranı yüzde 49,6’ya geriledi. Muhalefet partileri yüzde 50’yi geçti. MHP, barajı aşamazken HDP ve İyi Parti yüzde 10’u aştı.

BOLD – KONDA Araştırma Şirketi, 2020’nin son ayında yaptığı anket çalışmasını tamamladı. Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre seçmenlerin hangi partiye oy vereceğine ilişkin kamuoyu yoklamasında, Cumhur İttifakı’nın oy oranının yüzde 50’nin altında kaldı. Ankete katılanların yüzde 39,8’i oyunu AKP’ye vereceğini ifade etti. CHP’ye oy vereceğini söyleyenlerin oranı yüzde 22,2 oldu. HDP’nin oy oranı yüzde 10,7’yi bulurken İyi Parti’nin yüzde 10,5’e ulaştığı görüldü. Cumhur İttifakı’nın ‘küçük ortağı’ MHP, ittifak haricindeki partiler için belirlenen yüzde 10’luk seçim barajının altında kaldı. MHP’ye oy vereceğini ifade edenlerin oranı yüzde 9,8 olarak belirlendi. Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi ile AKP’den ayrılan isimler tarafından kurulan Gelecek Partisi ve DEVA Partisi gibi diğer partilerin toplam oy oranı ise yüzde 6,9 olarak tespit edildi.

SANDIĞA GİDECEĞİNİ SÖYLEYENLER ARTIYOR

KONDA’nın anketi, 2018 yılında yapılan genel seçimlerde yüzde 53,3 oy oranına sahip Cumhur İttifakı’nın yüzde 49,6’ya gerilediğini ortaya koyarken muhalefetin ise çoğunluğu yakaladığı görüldü. Ankete göre, AKP ve MHP dışındaki partilerin bir arada seçime girmesi durumunda alacakları toplam oy oranı yüzde 50,3 olarak tespit edildi. Yüzde 0,1’lik pay ise hata payı olarak kabul ediliyor. KONDA, AKP ve MHP ittifakının son 4 ayda kan kaybı yaşadığını ve anketlerde muhalefet partileri karşısında gerilediğini kaydetti. Ankete göre ayrıca, Aralık ayında sandığa gideceğini ifade edenlerin sayısında da diğer aylara göre artış yaşandı.

Tutuklulara cezaevlerinde hijyen malzemesi verilmiyor: Su bile yok!

medyabold
Devamını Oku »

Tutuklulara cezaevlerinde hijyen malzemesi verilmiyor: Su bile yok!

Koronavirüs test yaptıramayan, gerekli tedaviyi olamayan tutuklular, temizlik için hijyen malzemelerine de ulaşamıyor. Su sorunu da yaşayan tutuklular, cezaevlerinde yeterince temiz ortamın sağlanmamasından şikayetçi.

BOLD – Tutuklu ve hükümlüler hijyen ürünlerine ulaşmakta zorluk yaşıyor. Cezaevlerindeki sorunlar her geçen gün artarken kamuoyu buradaki koronavirüs vaka sayısına bile ulaşamıyor, tutuklular demokratik kitle örgütlerine yaptıkları başvurularda, yeterince temiz ortamın sağlanmadığını dile getiriyor.

TEMİZLİK MALZEMESİ İÇİN KAMPANYA BAŞLATILDI

Tutuklu ve hükümlülerin yaşadıkları sorunlara dikkat çeken 14 hak ve demokratik kitle örgütü, mahpusların temizlik malzemelerine erişebilmeleri için kampanya başlattı. Türk Tabipleri Birliği, İstanbul Tabip Odası, Diyarbakır Tabip Odası, Ankara Tabip Odası, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Genel Merkez, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası İstanbul Şubeleri, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, İstanbul Diş Hekimleri Odası, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Hak İnisiyatifi, Çağdaş Hukukçular Derneği, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin organize ettiği kampanyaya 23 demokratik kitle örgütü de destek verdi.

SUYA ERİŞİMDE DE SORUNLAR YAŞANIYOR

Tutukluların yaşadığı sıkıntıları ve kampanyanın amaçlarını BirGün’e anlatan Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği İzleme Değerlendirme Koordinatörü Hilal Başak Demirbaş, sabun, deterjan gibi temizlik malzemelerinin mahpuslara ücretsiz ve periyodik olarak sağlanmasını istediklerini söyledi. Pandeminin başında cezaevlerinin daha sık dezenfekte edildiğini ancak bunun daha sonra değiştiğini belirten Demirbaş, “Temizlik malzemesi verilmesinin azaldığını, maddi durumu olmayan mahpusların bu ihtiyaçlarını karşılayamadığını görüyoruz. Bu sebeple bu ihtiyaçların karşılanması önemli. Suya erişimle ilgili sorunlar yaşanıyor. Kalabalık koğuşlar nedeniyle temizlik sağlanamıyor” dedi.

KAÇ TUTUKLU POZİTİF BİLİNMİYOR

Cezaevleriyle ilgili resmi bilgiler edinemediklerini vurgulayan Demirbaş, “Kaç mahpus pozitif ya da tedavisi sürüyor gibi bir sayısal veriye sahip olmak mümkün değil. Aileler ise idarenin yeterince bilgi vermediğini söylüyor. Belirti gösteren mahpuslar, test olmak istediklerine rağmen yapılmadı. Revirlerde doktor bulunamıyor” dedi.

İstanbul Valiliğinden kar uyarısı: Zorunlu olmadıkça çıkmayın

medyabold
Devamını Oku »

Yargıdan umudunu kesen halk çözüm için Saray’a başvuruyor

Hakkını yargıda alamayacağını düşünen halk, başvurusunu Saray’a yapıyor. Geçen yıl CİMER’e yapılan başvuru bir önceki yıla kıyasla yüzde 90 arttı. Devlet kurumlarındakilerin talimat almadan iş yapmadıklarını vurgulayan CHP’li Antmen, halkın CİMER’de de çözüm bulamadığını belirtti.

BOLD – Türkiye’de kurumlara güven giderek azalıyor. Hakkını yargı önünde aramaktan vazgeçen halk, Saray’a başvuruyor. 2020’de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvurularda, bir önceki yıla kıyasla yüzde 90 artış yaşandı. Merkeze bir yılda tam 6 milyona yakın başvuru gerçekleşti.

ALTUN, CİMER’İ KATILIMCI DEMOKRASİ İÇİN ÖRNEK GÖSTERDİ

BirGün’den Yaren Çolak’ın haberine göre İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Türkiye Polis Radyosu’nda İpek Açar’ın hazırlayıp sunduğu “Can Cana” programına konuk oldu. CİMER’in katılımcı demokrasinin en güzel örneklerinden biri olduğunu savunan Altun, “Bu konuda çok iddialıyız. CİMER’i devlet-vatandaş ilişkilerine olan katkısı nedeniyle dünya iletişim tarihinde devrim olarak nitelendirilecek bir yapı olarak değerlendiriyorum” dedi. CİMER’de çok güçlü bir etkileşim olduğunu söyleyen Altun, 2020’de CİMER’e bir önceki yıla kıyasla yüzde 90 düzeyinde artışla 6 milyona yakın başvuru yapıldığı bilgisini verdi.

HALK İŞİNİ CİMER’İN ÇÖZECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

Ekonomik sıkıntıların arttığını ancak liyakatsız yöneticiler nedeniyle vatandaşın derdinin çözülmediğini vurgulayan CHP’nin hukukçu milletvekillerinden Alpay Antemen ise “Bu kadar çok başvuru yapılmasının sebebi, vatandaş işini yargıya götürerek çözemiyor vatandaş yargıya gitmek yerine CİMER’de işinin çözülebileceğine inanıyor. Ancak ne yargı ne de CİMER çözmüyor” dedi.

SARAY’DAN TALİMAT GELMEDEN İŞ YAPILMIYOR

Adliyelere güvenin azaldığını vurgulayan Antmen, “Bunun birinci nedeni davalar bitmiyor. İkincisi de liyakatsız yöneticiler, ama CİMER’den de hayır yok. Türk idari sisteminde tek adama bağlanma nedeniyle bir ilçedeki ilçe müdürü kültür vs ilçedeki yerel idarecilerle devlet görevlileri dahi saraydan emir ve talimat almadan hiçbir işi doğru düzgün yapmıyorlar. Devletin tüm kademelerinde AKP’li olmak şartı olduğu için vatandaşların işi çözülmüyor. Devlet yönetimindeki acizlik ve tek adam rejimi insanları hak aramaya itiyor” dedi.

İstanbul Valiliğinden kar uyarısı: Zorunlu olmadıkça çıkmayın

medyabold
Devamını Oku »

Aşıda kaos: Halk randevu aldı ama aşı bulunmuyor

Koronavirüs aşısı ile ilgili randevu sistemi devreye girdi. Aşı olmak için randevu alanlar ise büyük şok yaşadı. Bazı hastanelerde uzun kuyruklar oluşurken aşı olmadığı için çok sayıda kişi geri gönderildi.

BOLD – Koronavirüse karşı uzun süredir beklenen aşılama süreci başladı. İlk gün 280 binden fazla sağlıkçı aşı yaptırdı. Bazı hastanelerde uzun kuyruklar oluştu. Sınırlı sayıdaki aşı nedeniyle aşı için randevu alanlar elleri boş döndü.

AŞILAR AİLE MERKEZLERİNE ULAŞMADI

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ı haberine göre Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Bilim Kurulu üyelerinin canlı yayında aşılanmasının ardından Türkiye’de uzun süredir beklenen koronavirüse karşı aşılama süreci başladı. Sürecin sorunlarla başladığını aktaran Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Sezen, “Yine bir kaosa uyandık. Plansız bir şekilde aşılama başladı. Aşılar illere gitmiş ama illerde aile sağlığı merkezlerine ulaşmamış. Bazı aile sağlığı merkezlerine ulaşan aşılar, sadece oradaki çalışanlara yetecek kadar” dedi.

RANDEVULAR HABERSİZ DEĞİŞTİRİLİYOR

Bakanlığın kendilerinden habersiz randevu planını da değiştirdiğini belirten Sezen, “Şimdi bir SMS gönderildi bize, randevu planlarımıza müdahale etmişler. Bizden habersiz hasta randevu programımıza bir kişiye günde 24 sağlık çalışanı düşecek şekilde aşı randevuları eklenmiş. Ama bizim elimizde randevuya gelecek sağlık çalışanına aşı yok” ifadelerini kullandı.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA AŞI YOK

“Bir yandan hasta bakacaksınız, bir yandan aşı yapacaksınız gibi bir durum oldu” diyen Sezen, “Bizim önerimiz, talep ettiğimiz kadar aşı gelsin, bunları randevulara göre yapalım. Şimdi hasta randevum var ama bu randevu sırasında sağlık çalışanları da aşılanmayı bekliyor. Üstelik aşı da yok” dedi. Sene ayrıca aşı yapılacak saatlerde sadece aşılamanın yapılıyor olması gerektiğini kaydetti.

SİSTEM ÇÖKTÜ RANDEVU ALAMADILAR

Kendisi de aşılanmak için randevu almak isteyen sağlık çalışanlarından Ankara Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Gamze Burcu Gül ise “Akşamdan itibaren sistem açıldı. Uzun bir süre arıza verdi ve randevu alamadık. Sadece Şehir Hastanesi randevu veriyordu. Aile hekimleri için ‘işlem yapılamıyor’ uyarısı alıyorduk. Alo 182’yi arayarak randevu almayı denedik, sistemleri çökmüştü. Saat 13.30’a kadar ulaşamadım. Sonrasında aile hekimimden randevu aldım. Sabah 09.00’da aile hekimimi aradım, ‘Aşınız var mı’ diye sordum. ‘Ne aşısı?’ karşılığını aldım. Aşı yapılacağından haberleri yoktu” dedi.

İstanbul Valiliğinden kar uyarısı: Zorunlu olmadıkça çıkmayın

medyabold
Devamını Oku »

Endonezya’da 6.2 büyüklüğünde deprem: En az 30 ölü

Endonezya’nın Sulawesi adasında meydana gelen depremde en az 30 kişi hayatını kaybetti. Yüzlerce yaralı olduğu bildirildi. Uzmanlar, tsunami uyarısında bulundu.

BOLD – Endonezya’nın Sulawesi adasında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde en az 30 kişi hayatını kaybetti, 600’den fazla kişi de yaralandı. Arama kurtarma ekipleri, enkaz yığınlarını kaldırabilmek için kullanılan ağır iş makinalarının yetersizliğinden çalışmaların zorlukla sürdüğünü söylüyor. Depremde yıkılan bir hastanenin enkazında onlarca hasta ve sağlık çalışanlarının kaldığı bildiriliyor. Cuma sabaha karşı meydana gelen daha küçük bir depremin ardından sabah saatlerinde 6.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Bölgede elektrik ve iletişim hatları kesildi. Cuma günü meydana gelen depremin derinliğinin 10 kilometre olduğu ve depremin merkez üssünün kuzeydoğudaki Majene şehrine altı kilometre mesafede olduğu belirtildi. Yetkililer, şu ana kadar 26 artçı sarsıntı kaydedildiğini belirterek, olası artçı sarsıntıda çökme riskine karşı bölge halkının yüksek binalardan kaçınması uyarısı yaptı. Depremin ardından yüzlerce kişi evlerini terk etti. İki büyük depremin ardından artçıların devam edebileceğini söyleyen uzmanlar, uyarı olmasa da tsunami tehlikesinin olduğunu ifade ediyor.

2018’de yine merkez üssü Sulawesi olan bir deprem meydana gelmiş; 2 bin kişi hayatını kaybetmişti. Takımadalardan oluşan 260 milyon nüfuslu Endonezya tarihi, depremlerle dolu. 2004’teki bir depremin ardından meydana gelen tsunamide 120 bini Endonezya’da olmak üzere bölgede 226 bin kişi hayatını kaybetmişti. Aynı yıl 9.1 büyüklüğündeki depremin ardından da tsunami meydana gelmiş; 170 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Türk pasaportu 2020’de 2 sıra geriledi: En güçlüsü Japonya

medyabold
Devamını Oku »

Turkey begins administering Sinovac shot to health workers

Turkey began administering the COVID-19 vaccine developed by China’s Sinovac to health workers on Thursday, as it rolls out a nationwide vaccination programme against the disease that has killed more than 23,000 people in the country.

Turkey has reported more than 2.3 million infections since March and still reports around 10,000 new cases and 170 deaths each day after a month of weekend lockdowns and nightly curfews.

At a research hospital in Istanbul, 30 clinics were set up to administer the vaccine. Health workers, who book appointments online, were given a first dose and monitored for a short time before leaving. A second dose will be given 28 days later.

Surgeon General Nurettin Yiyit said the hospital could vaccinate around 1,800 people per day and that its 3,500 staff, including nurses and janitors, could be vaccinated in two days.

“We spent around 10 months in white overalls, supporting people as they struggle for life. Health workers know very well that this situation cannot be taken lightly and that the vaccine is needed,” Yiyit said.

Health workers will be vaccinated in a few days and the process will move onto the next group, which includes those aged over 65.

People older than 50 and suffering a chronic illness, plus some in specific sectors or high-risk environments, will follow. A third group includes young adults and other categories, with a fourth group covering the rest.

Turkey has ordered 50 million doses of Sinovac’s CoronaVac and has received 3 million. It is in talks for Russia’s Sputnik V vaccine, and the shot developed by Pfizer and BioNTech, and is working to develop one domestically.

Trials from around the world have shown varying results for the Chinese vaccine, which Indonesia began administering on Wednesday, including late-stage clinical data from Brazil showing an efficacy rate of only 50.4%.

Last month, Turkish researchers said CoronaVac showed a 91.25% efficacy based on an interim analysis of 29 cases. A fuller analysis can take place when they reach 40 cases.

Turkey’s trials will continue as it moves ahead with the mass inoculation, the trials coordinator told Reuters.

A poll in December by Turkiye Raporu showed nearly 35% of Turks did not want to get vaccinated, while nearly 30% said they would only get a domestically developed vaccine.

“There is a serious inclination among health workers to get vaccinated. We have a social responsibility because our getting vaccinated will encourage others,” Yiyit said.

Reuters

Turkey reports 9,537 new coronavirus cases, 181 deaths

The post Turkey begins administering Sinovac shot to health workers appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2021/01/14/turkey-begins-administering-sinovac-shot-to-health-workers/
Devamını Oku »