5 Şubat 2021 Cuma

Erdoğan Türkiye’de iktidarı hiçbir şekilde bırakmamaya kararlı!

AKP’nin kutuplaştırıcı söylemi tehlikeli bir boyuta ulaştı. Araştırmacı Sinem Adar, Erdoğan yönetiminin ‘biat’ istediğini belirtti. Boğaziçililerin ‘terörist’ ilan edilmesinin çok tehlikeli olduğunu aktardı.

BOLD – Uygulamalı Türkiye Araştırmaları Merkezi (CATS), Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunuyor. uzmanı Sinem Adar, Erdoğan yönetiminin röntgenini çekti. “Türkiye’yi yönetme iddiasında olan aktörlerin aslında Türkiye’yi yönetemediklerine tanıklık ediyoruz. Türkiye’de iktidarı bırakmamaya kararlı bir yönetim var” dedi. DW Türkçe’ye konuşan Sinem Adar, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dış politikadaki açılım hamleleri ve reform söylemlerini değerlendirdi. Bunların, ikinci bir yaptırım dalgasının önüne geçme hedefli, konjonktürel ve taktiksel adımlar olduğunu belirtti.

KİTLELERİN ŞİKAYETİNDEN ENDİŞE DUYUYORLAR

Adar, Türkiye’yi yönetenlerin kendilerine biat edilmesinde ısrarcı olduklarını ve AKP iktidarının otoriter rejimlerin toplum ve siyaset alanını sindirmek için devreye soktuğu her türlü aracı kullandığını söyledi. Hükumetin artan işsizlik ve yoksulluk nedeniyle toplumun değişik kesimlerinde yükselen hoşnutsuzluk ve şikayetin büyümesinden de endişe duyduğuna işaret etti.

Türkiye’deki siyasal sistemin yerle bir olduğunu söyleyen Adar, şu ifadeleri kullandı:

  • Güçler ayrılığı yok, devlet kurumlarının çalışamadığını, işlemediğini görüyoruz, kurumlarda büyük tahribat var.
  • Bunu iktidarın, Boğaziçi Üniversitesi protestolarına katılan öğrencilerin ‘terörist’ olarak nitelendirildiği, toplumu kutuplaştırmaya yönelik, son derece agresif açıklamalarıyla birlikte düşündüğünüzde, durum tabii ki çok tehlikeli.
  • Koronavirüs salgınıyla birlikte zaten mevcut olan ekonomik kriz daha da derinleşiyor, iktidarın siyasi manevra alanı daralmış durumda.
  • Dışarıya açılım, dış politikada yumuşama ve ülke içinde artan baskılar ilk bakışta tezat oluşturuyormuş gibi dursa da aslında değil.
  • İktidar, hem AB’nin hem de Biden Yönetimi’nin, Türkiye’nin üzerindeki baskısını arttıracağı varsayımı ile dış politikada bir yumuşamaya yönelmiş durumda.
  • Gelişmelere baktığınızda, bugün Türkiye’de, iktidarı hiç bir şekilde bırakmamaya kararlı bir yönetim olduğu çok net bir şekilde görülüyor.
  • Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atamasına gösterilen tepkilere verilen yanıt bunu net bir şekilde gözler önüne seriyor.
  • Bugün ülkeyi yönetenler, kendilerine biat edilmesinde ısrarcı…
medyabold
Devamını Oku »

4 Şubat 2021 Perşembe

Fahrettin Altun’un sahte isimli troll destekçileri deşifre oldu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un sahte isimli troll hesapları deşifre oldu. “farkobVEVO” adlı Twitter kullanıcısı, sahte hesapları tek tek ifşa etti.

BOLD – Fahrettin Altun’un sosyal medya paylaşımının troll hesaplar tarafından yayılmaya çalışıldığı ortaya çıktı. Seküler görünümlü sahte hesaplar, bir Twitter kullanıcısı tarafından açıklandı.

AKP’li Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak atanmasıyla başlayan protestolara, İletişim Başkanı Fahrettin Altun sosyal medyada yayınladığı bir video ile dahil oldu. Altun, “What’s happening at Boğaziçi?” (Boğaziçi’nde ne oluyor?) notuyla İngilizce konuştuğu bir video yayınladı. Altun’un paylaştığı videoya eleştirinin yanı sıra birçok destek mesajı da geldi.

HÜKUMETE SAHTE DESTEK MESAJI

Videoda Altun protestocu öğrencileri “küçük ve radikal bir grup” olarak nitelendirerek “İfade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkıyla ‘ilgiliymiş gibi’ davranmayı bırakalım” ifadelerini kullanmıştı. Altun’un videosunun altından ‘seküler görünümlü’ birçok kişiden hükumete destek mesajları paylaşıldığı görüldü.

Ne var ki, bu hesapların sahte olduğu ortaya çıktı. Hesapları inceleyen “farkobVEVO” adlı Twitter kullanıcısı, “buyernetwork” sitesinden profil fotoğraflarının alındığını ve sahte hesaplar açıldığını tespit etti.

Yaptığı araştırmaları Twitter hesabından fotoğraflar ile birlikte paylaşan  farkobVEVO, araştırdığı hesapların sahte olduğu ve hesaplarda kullanılan fotoğrafların gerçek sahiplerinin ve isimlerinin farklı olduklarını tespit etti.

medyabold
Devamını Oku »

Boğaziçi protestoları artınca Diyanet hutbeyi gençlere ayırdı!

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin başlattığı protestolar devam ederken Diyanet, devreye sokuldu. Cuma hutbesinin konusunu gençliğe ayırıldı. Gençliğin güç ve heyecanın zirvede olduğu dönem olduğu vurgulandı. İyi değerlendirilmediğinde pişmanlıkla anılan yıllara dönüşeceği iddia edildi.

BOLD – Diyanet İşleri Başkanlığı, bugün tüm Türkiye’de cumada okunacak hutbeyi yayınlandı. Diyanet’in hutbenin konusu olarak gençleri seçmesi dikkat çekti.

PİŞMANLIKLA ANILAN YILLARA DÖNÜŞÜR

“Gençlerimiz: En Büyük İmkan ve Zenginliğimiz” başlıklı cuma hutbesinde, “Gençlik, insan ömrünün baharıdır. Hayallerin ve fikirlerin yeşerip geliştiği, güç ve heyecanın zirvede olduğu dönemdir. Gençlik iyi değerlendirildiğinde kişiye dünya ve ahiret saadetini kazandıracak, aksi halde ise pişmanlıkla anılan yıllara dönüşecektir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) “İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin kıymetini bilin!” uyarısında bulunur. Sevgili Peygamberimizin müjdesine göre, Allah’a kulluk bilinciyle yetişen genç, dehşetli kıyamet gününde arşın gölgesi altında korunacaktır” denildi.

AZİZ MİLLETİMİZİN UMUDUSUN

Gençlere “Sen, şimdi hayatının en kıymetli anındasın. Aziz milletimizin ve insanlığın umudusun” diye seslenilen hutbede, “Sen, bu topraklarda imanından aldığın güç ve vatanına olan sevdan ile yürüdüğünde, Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını İslam’a açtın. İstanbul’u fethedip Resûl-i Ekrem’in muştusuna nail oldun. Çanakkale’yi geçilmez kılıp İstiklal mücadelesinde yedi düvele karşı koydun. 15 Temmuz’da devletimizin bekası ve milletimizin selameti için canından cananından geçtin ama vatanını hainlere teslim etmedin” denildi.

MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERE BAĞLI OLARAK YETİŞTİRİLMELİ

“Gençlerimiz, geleceğimizdir, umudumuzdur” denilen hutbede, “Bizi güçlü kılan en büyük imkân ve zenginliğimizdir. Her bir gencimiz bizim için ayrı bir değerdir; ilgiyi, iyiliği, desteği ve sevgiyi hak etmektedir. Onların insanlığa faydalı, millî ve manevî değerlerine bağlı, bilinçli ve ideal sahibi fertler olarak yetişmeleri için hep birlikte gayret gösterelim” ifadelerine yer verildi.

Zalim dediği padişahın Saray’ına sığınan demokrat: Süleyman Soylu

medyabold
Devamını Oku »

Süleyman Soylu ABD’ye kafa attı: Erdoğan kavgaya hazırlanıyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “15 Temmuz’un arkasında Fetö yok” açıklamasının perde arkasında ne var? Gazeteci Adem Yavuz Arslan, yeni dönemde Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin nasıl seyredeceğini analiz etti. Erdoğan yönetiminin kavgaya hazırlandığını belirtti. BOLD

medyabold
Devamını Oku »

Yokluk fonuna dönüşen Varlık Fonunun yeni umudu altın

Mersin Tarsus’ta yapılan gizemli kazının üzerindeki sis perdesi hala dururken Türkiye Varlık Fonundan ilginç bir açıklama geldi. Bünyesinde topladığı kâr eden kamu şirketlerinin tamamını zarara sürükleyen fon, kaynak oluşturmak için 20 ayrı yerde altın arayacak.

BOLD – Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, altın üretimi için 20 ruhsat aldıklarını açıkladı. Altın aramak için çalışmalara başladıklarını söyleyen Sönmez, bu alanda yabancı ortaklıklara sıcak baktıklarını kaydetti.

HEDEF YILLIK 150 TON ALTIN ÇIKARMAK

Bloomberg’e konuşan Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Sönmez, Türkiye Varlık Fonu’nun altın arayacağını açıkladı. Türkiye’nin 9 bin ton altın potansiyeli olduğunu ifade eden Sönmez, “Biz yıllık 42 ton çıkarıyoruz. Bu çok yavaş. Bu rakamı 100-150 tona çıkarmayı amaçlıyoruz. Şu anda 20 ruhsat aldık ve potansiyeli yüksek bölgelerden çalışmalara başladık. Bu alanda yabancı ortaklıklara sıcak bakıyoruz” dedi.

YILLIK 61 MİLYAR LİRALIK KAYNAK OLACAK

Serbest piyasada bir gram altın 411 liradan işlem görüyor. Türkiye Varlık Fonu’nun hedeflediği 150 ton altının çıkarılması halinde yıllık 61 milyar liranın üzerinde bir kaynak oluşturulmuş olacak. Türkiye Varlık Fonu ETİ Maden’i bünyesine katmasının yanı sıra geçen yıl maden aramak için TVF Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. kurdu.

KİME DAĞITILDIĞI AÇIKLANMAYAN KREDİLER İÇİN BİN 650 TON ALTIN GEREKİYOR

Türkiye Varlık Fonu’nun 2018 yılında 641 milyar TL’lik avans ve kredinin 500 milyar TL’sinin şahıslara verildiği ortaya çıktı. Bu şahısların kim ve kaç kişi olduğu, bu kişilere neden yüz milyarlarca TL avans ya da kredi verildiği, hangi amaçla bu paraların kullanıldığı bilgisi ise raporda yer almadı. Kimlere kullandırıldığı belli olmayan 641 milyar liralık avans ve kredinin yerine konması için 11 yıl boyunca 150 ton altın çıkarılması gerekiyor.

BORÇLARIN ÖDENME İÇİN 335 TON ALTIN BULUNMALI

Türkiye Varlık Fonu’nun 2019 yılı denetim raporuna göre Varlık Fonu’nun özkaynaklarında yüzde 11 artış yaşanırken borçlarındaki artış ise yüzde 81’i geçti. 2018’de 75,4 milyar TL olan borçları 2019’da yüzde 81 artışla 136,4 milyar TL’ye çıktı. 2018’de 177,3 milyar TL olan özkaynaklarda ise yüzde 11’lik artış gerçekleşti, 198,4 milyar TL’ye yükseldi. Ayrıca fonun 1 milyar euro banka borcu bulunuyor. Fonun 136.4 milyar liralık borcunu kapatması için 335 ton atın bulması gerekiyor.

ÇAYKUR İÇİN 12 TON, BOTAŞ İÇİN 14 TON ALTIN GEREKLİ

Kâr ederken fona dahil edilen kamu kurum ve kuruluşlarının kısa sürede borca saplanması ise dikkat çekti. Kâr ederken fona dahil edilen Çaykur 1,5 milyar lira zarar ederken banka borcu da 1,4 milyar TL’den 3,4 milyar TL’ye çıktı. Aynı dönemde THY’nin borcu yüzde 107 arttı, TCDD’nin borcu yüzde 349, Kayseri Şeker’in borcu ise yüzde 292,8 yükseldi. 2017’de 3.3 milyar kârla devredilen BOTAŞ’ın zararı ise 5.6 milyar TL. PTT de son iki yılda 900 milyon TL zarar etti. Çaykur’un zararı için 11.9, BOTAŞ’ın zararı için ise 13.6 ton altın gerekiyor.

FONDA HANGİ KURUMLAR BULUNUYOR?

AKP hükumeti tarafından 15 Temmuz’un hemen akabinde Türkiye’nin varlıklarını geliştirmek iddiasıyla kurulan Türkiye Varlık Fonu’na dahil edilen kar eden kurumlar kısa sürede borca saplandı. Fon bünyesinde Borsa İstanbul, BOTAŞ, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Çaykur, Eti Maden, Halkbank, Kayseri Şeker Fabrikası, Platform Ortak Kartlı Sistemler AŞ, PTT, Turkcell, Türksat, THY, Türk Telekom, TCDD, İzmir Limanı, Türkiye Petrolleri, Milli Piyango, Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Türkiye Hayat Emeklilik AŞ, Türkiye Sigorta AŞ, TVF Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ, TVF Maden Sanayi ve Ticaret AŞ, TVF Rafineri ve Petrokimya Sanayi ve Ticaret AŞ ve İstanbul Finans Merkezi gibi kamu kurumları ve iştirakleri toplandı.

SARAY BAĞLANTILI GİZEMLİ KAZI

Mersin’in Tarsus ilçesinde dört evin avlusunda yaklaşık 150 metrekarelik bir alanda 2016 yılında yapılan ve bir yıl süren gizemli kazılar hala gizemini koruyor. Kazı alanı kimsenin görmemesi için mavi branda ve tel örgü ile çevrilmiş, MİT ve özel harekat ekipleri tarafından uzun namlulu silahlarla korunan alana milletvekilleri bile sokulmamıştı. Kazı alanında tonlarca altın olduğu iddia edilmiş ancak kazı çalışmalarına ilişkin sonuç kamuoyu ile paylaşılmamıştı.

Erdoğan’ın Perinçek’le işi bitti mi?

medyabold
Devamını Oku »

Devlet Bahçeli hedef gösteriyor çeteler saldırıyor

Recep Tayyip Erdoğan ve küçük ortağı Devlet Bahçeli, yaptıkları açıklamalarla muhalif yazar ve siyasetçileri hedef haline getiriyor. İktidara yakın çeteler de bu hedef göstermelerin sonucunda saldırılar düzenliyor. İşte o saldırıların perde arkası… BOLD

medyabold
Devamını Oku »

ABD’den Soylu’ya yalanlama: İddiaları tamamen gerçek dışı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, 15 Temmuz’un arkasında ABD olduğu iddiasına Washington’dan yalanlama geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu kaydetti.

BOLD – ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun iddialarının aksine 15 Temmuz’un arkasında Washington’un rolü olmadığını kaydetti. Açıklamada, Soylu’nun “asılsız” ve “sorumsuzca” iddialarının, stratejik ortaklıkla bağdaşmadığına dikkat çekildi.

İDDİALAR GERÇEK DIŞIDIR

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Washington’un 15 Temmuz’da rolü olduğu yönündeki suçlamasını reddetti. Price, yaptığı yazılı açıklamada “ABD’nin Türkiye’de 2016’da meydana gelen darbe girişimiyle hiçbir ilgisi yoktu ve yaşananları derhal kınadı. Üst düzey Türk yetkililerin bunun aksi yönündeki iddiaları tamamen gerçek dışıdır” ifadelerini kullandı.

STRATEJİK ORTAKLIKLA BAĞDAŞMAMAKTA

Sözcü, “Bu açıklamalar ve ABD’nin Türkiye’deki hadiselerden sorumlu olduğuna dair diğer asılsız ve sorumsuzca iddialar, Türkiye’nin NATO müttefikliği ve stratejik ortaklık statüsüyle bağdaşmamaktadır” dedi.

“15 TEMMUZ’UN ARKASINDA ABD’NİN OLDUĞU APAÇIK ORTADA”?

İçişleri Bakanı Soylu, Haber Global’de katıldığı bir programda, 15 Temmuz 2016 ile ilgili “FETÖ mü yaptı 15 Temmuz’u? Candaş Bey, 15 Temmuz’u FETÖ yapmadı, bizi rahat bırakmazlar. Ancak ayakta sağlam durursanız rahat olursunuz, bu kadar basit” diyerek “15 Temmuz’un arkasında sadece FETÖ yok, ABD var” iddiasını dile getirmişti. Soylu ertesi gün Hürriyet’e yaptığı açıklamada da “Amerika’nın 15 Temmuz’un arkasında olduğu apaçık ortada” demişti.

AKP’nin 15 Temmuz ifşaları

 

medyabold
Devamını Oku »

Bakan Hulusi Akar TSK’daki sahte ‘kan durdurucu’ skandalında Savunma Sanayii’ni suçladı

Askerler için TSK’ya sahte ‘kan durdurucu’ alınmasını Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Tedarik bakanlığımızca gerçekleştirilmemiştir” diyerek üstlenmedi. CHP’li Emir ise TSK’ya sahte ürün verip askerin hayatını tehlikeye atan firmalarla ilgili soruşturma başlatılmasını istedi.

BOLD – CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in TSK’da sahte tıbbi ürünlerin kullanılmasına kimin onay verdiği sorusuna, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Tedarik bakanlığımızca gerçekleştirilmemiştir” diye cevap verdi.

AKAR SORUMLULUĞU ÜSTLENMEDİ

Sağlık Bakanlığının “işe yaramayacağı” ve “yan etkileri nedeniyle sahada kullanılmasının uygun olmayacağı” uyarılarına karşın MSB’nin talebiyle 15 bin adet “kanama durdurucu ürün” alındı. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, TSK’nın kanama durdurucu olarak kullandığı belgesiz ve sahte tıbbi ürünleri sordu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Tedarik bakanlığımızca gerçekleştirilmemiştir” diyerek sorumluluğu ihaleyi yapan Savunma Sanayii Başkanlığına (SSB) attı.

“MSB NASIL ONAY VERDİ?”

Akar’ın cevabını eleştiren Emir, “Söz konusu tedarikin SSB tarafından yapıldığını biz zaten söylüyoruz. MSB’nin sahte ve belgesiz ürünlerin kullanımına nasıl onay verdiğini soruyoruz” dedi. Askerin ilkyardım çantasına 15 bin adet belgesiz ve ruhsatsız kanama durdurucunun nasıl konulduğu sorusunun yanıtsız kaldığını belirten Emir, “Buna kimler onay verdi? Testleri yapılmamış taklit bir ürün hem Kara Kuvvetleri Komutanlığı hem de Özel Kuvvetleri Komutanlığı envanterine nasıl ve hangi yolla girmiştir? MSB, bir an önce TSK’ye sahte ürün veren, askerin hayatını tehlikeye atan firmaları kimlerin koruduğunu ortaya çıkaracak soruşturmaları başlatmalı” diye konuştu.

Zalim dediği padişahın Saray’ına sığınan demokrat: Süleyman Soylu

medyabold
Devamını Oku »

Boğaziçi eylemlerine katılan 2 kişi daha tutuklandı

Kadıköy’deki Boğaziçi eyleminde gözaltına alınan ve tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Anıl Akyüz ve Şilan Delipalta hakkında tutuklama kararı verildi. Kararları alkışlarla protesto eden avukatlara polis sert müdahalede bulundu.

BOLD – Kadıköy’de, Boğaziçi eylemlerinde gözaltına alınan ve tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 10 kişiden 2’si hakkında tutuklama kararı verildi. Karara tepki gösteren avukat Feyza Ertürk, “Yapılan tutuklamanın CMK’da da uygulamada da emsali yok” dedi.

SUÇLARI “GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME”

“Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na” muhalefet etme gerekçesiyle tutuklama talebiyle Kartal Adliyesi’ne sevk edilen 10 kişi hakkında karar açıklandı. Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklanmaları talebiyle sevk ettiği 10 kişiden Anıl Akyüz ve Şilan Delipalta’nın “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan tutuklanmasına, 8’inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Hakimlik, salıverilen 8 kişiye ise “konutu terk etmeme”, “yurt dışı çıkış yasağı”, şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmetti.

“TUTUKLAMANIN EMSALİ YOK”

Kararları alkışlarla protesto eden avukatlara polis sert müdahalede bulundu. Karara ilişkin açıklama yapan avukat Feyza Ertürk, “Yapılan tutuklamanın CMK’da da uygulamada da emsali yok. Kararın hiçbir hukuki dayanağı yok” dedi. Tutuklanan Şilan Delipalta kararın ardından yaptığı açıklamada, “Bu memleket ve üniversiteyi susturma çabasıdır. Bu boşa çünkü üniversiteyi de memleketi de susturamayacaklar” dedi. Anıl Akyüz ise “Biz hiçbir zaman başımızı eğmedik. Bundan sonrasında da hem içeride hem dışarıda mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

Zalim dediği padişahın Saray’ına sığınan demokrat: Süleyman Soylu

 

medyabold
Devamını Oku »

AKP’nin revize edilen 2023 hedefleri de tutmadı

AKP’nin en iddialı projelerinden 2011’de açıkladığı 2023 hedefleri, 2019’da revize edilmesine karşın hedeflerin çok gerisinde. Türkiye’yi dünyanın önde gelen ilk 10 ekonomisinden biri haline getirme iddiasında olan AKP’nin politikaları sonrası Türkiye ekonomisi şu an ilk 20’de bile bulunmuyor.

BOLD – Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023 için 2011 yılında farklı hedefler koyan AKP Hükumeti, 2019 yılında bu hedefleri yarıya indirdi. 2023’e artık aylar kala AKP, yarıya indirdiği hedeflerin de çok gerisinde. Dünyanın ilk 10 ekonomisi hedeflenirken, şu an Türkiye ilk 20 ekonomi arasında bile yer almıyor.

GAYRİ SAFİ YURT İÇİ HASILA GİDEREK ERİYOR

2011 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla 2023 hedefi olarak 2 trilyon 64 milyar dolar olacak açıklandı. Bu hedef 2019 yılında 1 trilyon 80 milyar dolar olarak revize edildi. Doların yükselmesi sonrası Gayri Safi Yurt İçi Hasıla giderek düşüyor. 2018’de 797 milyar dolar olan Gayri Safi Yurt İçi Hasıla 2019’da 760 milyar dolara düşerken, geçen yıl sonu itibariyle dolar bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın 730 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

KİŞİ BAŞINA GELİR GİDEREK AZALIYOR

AKP 2011 yılında 2023 yılı için kişi başına milli gelir hedefini 25 bin 76 dolar olarak açıkladı. 2019 yılında yapılan revizyonda bu hedef de 12 bin dolara indirildi. 2019 yılında kişibaşı GSYH Türkiye ortalaması 9 bin 213 dolar olmuştu. 2020 yılında kişibaşı GSYH Türkiye ortalamasının 9 bin doların altında gerçekleşmesi bekleniyor.

İHRACAT HEDEFİ 226 MİLYAR DOLARA İNDİRİLDİ

AKP’nin 2023’te 500 milyar dolar olarak açıkladığı ihracat hedefi, 8 yıl içerisinde 226 milyara indirildi. 2018 yılında 168 milyar 88 milyon dolar olarak gerçekleyen ihracat, 2019’da tarihi bir rekor kırarak 180 milyar 468 milyon dolar oldu. İhracat geçen yıl ise 11 milyar dolar gerileyerek 169,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İŞSİZLİKTE HEDEF İKİ KAT ARTTI

AKP, on yıl önce 2023’te işsizliği yüzde 5’e indireceğini, istihdam oranının da yüzde 50’ye yükselteceğini açıkladı. 2019 yılında yapılan revizyonla bu rakam yüzde 9.9’a çıkarıldı. 2018 yılında işsizlik oranı yüzde 11, işsiz sayısı ise 3 milyon 537 bin olarak açıklandı. 2019 yılında işsizlik oranı yüzde 13,7 olarak gerçekleşti. Resmi işsiz sayısı ise 4 milyon 394 bin kişi oldu. 2020’nin ilk 9 ayında ise işsizlik oranı yüzde 12,7 olarak gerçekleşti. Pandemi nedeniyle işten çıkarmaların yasak olması nedeniyle milyonlarca işsiz bu rakama dahil edilmedi.

 

Cezaevinde iki kez şeker komasına giren ev hanımı Züleyha Doğru’yu koğuşta tek bıraktılar

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’ın Perinçek’le işi bitti mi?

AKP’den ayrılanların iddialarının aksine, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın ‘Vatan Partisi’yle ittifak var mı?’ sorusuna verdiği sert tepki Erdoğan’ın Perinçek’i sildiği yorumlarına neden oldu.

BOLD – AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın Vatan Partisi’yle ittifak var mı? sorusuna, “Bunların hepsi fasa fiso. Lafı güzaf. Biz ülkeyi yıllardır yönetiyoruz. Ülkeyi nasıl yönettiğimizi biliyoruz. Yüzde sıfır küsur oranlarda olan siyasi partilerin yönlendirmesi söz konusu değil. Bugüne kadar bunlara cevap verilmediyse kaale alınmadığı için. Vatan Partisi’nin böyle bir ittifakın içindeyiz demesini dikkate almanın bir anlamı yok” diyerek cevapladı.

VATAN PARTİSİNDEN CEVAP

Dağ’ın ifadelerine Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı: “Vatan Partisi Cumhur İttifakı’nın bir bileşeni değildir. Partimizin böyle bir gündemi, talebi ve açıklaması yoktur. Sn. Hamza Dağ’ın ifadeleri gerçek dışıdır” sözleriyle karşılık verdi. Son açıklamaların ardından, 15 Temmuz sonrası başlayan Erdoğan-Perinçek yakınlaşmasının akıbeti merak konusu.

AKP’li Dağ, Vatan Partisinin her ne kadar kaale alınmadığını söylese de partiden ayrılan AKP’nin bir çok eski etkili ismi ayrılıklarında Perinçek’i işaret etti.

PERİNÇEK DİNLENİYOR

Siyasi hayatına Gelecek Partisinden devam eden eski AKP’li Ayhan Sefer Üstün, partiden ayrılma sebebini şöyle anlattı: “MHP ile ittifakın bize bir faydası yok. MHP, bizim mayamızı bozuyor. Bizi dinlemek varken Perinçek dinleniyor.”

AKP NASIL PERİNÇEK İLE AYNI KULVARDA YÜRÜR

AKP’den istifa eden bir başka isim eski Konya milletvekili Ömer Ünal da bu yakınlaşmaya dikkat çekti. Ünal, “Bugün AK Parti’nin Doğu Perinçek ile birlikte yol yürümesini bana birinin izah etmesi gerekir. Nasıl olur da AK Parti ile Perinçek aynı kulvarda yol yürür? Bizi hangi değer Doğu Perinçek ile aynı çizgide buluşturdu? AK Parti’den istifa etmemin önemli bir sebebidir bu yakınlaşma” dedi.

PERİNÇEK PAYLAŞIMLARI SONU OLDU

AKP Genel Merkezindeki Tanıtım ve Medya Başkanlığı yardımcılığı görevinden kovulan eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar kovulmadan önce Perinçek hakkında paylaşımlarda bulunmuştu.

Tayyar, Perinçek için şunları söyledi: “Cumhurbaşkanımıza ‘İslamcı Kemalist’ diye rol biçen, AK Parti’nin akıl danesiymiş gibi rol çalan Perinçek ve avanesini uyarayım. Sadece FETÖ karşıtlığı sizi değerli kılmaz, ilave meziyetlere ihtiyaç var. Haddinizi bileceksiniz.” Tayyar yalanlasa da kovulmasına bu paylaşımın neden olduğu iddia edildi.

ERDOĞAN’IN MI SİLDİ ?

Geçtiğimiz günlerde Minor Üniversitesinde görevli Doçent Turgay Karagöz Erdoğan’la yürümeyeceğini gören ulusalcıların hem Cumhur İttifakı’nı hem de Perinçek’i terk ettiğini açıkladı. Erdoğan’ın etkisini yitiren Perinçek’i sildiği yorumları yapılıyor.

AKP ile yürümeyeceğini gören ulusalcılar ve Erdoğan’ı bekleyen tehlike

medyabold
Devamını Oku »

Zalim dediği padişahın Saray’ına sığınan demokrat: Süleyman Soylu

Siyasi rakibi olduğu dönemlerde Erdoğan ve AKP hakkında yolsuzluk iddiaları ortaya atan Süleyman Soylu’nun eski halinden eser kalmadı. AKP ve Erdoğan’a yönelik muhalefete aman vermeyen Soylu’nun tavrı Erdoğan’a kendini affettirme çabası olarak görülüyor

BOLD – Boğaziçili öğrenci ve akademisyenlerin rektör protestoları sırasında polisin sert müdahalesi çok tartışılıyor. Sosyal medyada dolaşıma giren bazı görüntülerde, polislerin olayları yatıştırmak yerine öğrencileri tahrik ederek, müdahaleye zemin hazırladıkları görüldü.

Bütün bunlar yaşanırken bir televizyon programına konuk olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gözaltılarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öğrencilerin terör bağlantılarının araştırıldığını söyleyen Soylu, edindikleri son istihbaratları da canlı yayında paylaştı. Soylu, 15 Temmuz’un failleri, HDP-PKK görüşmesi, LGBT’lilerin ifade özgürlüğü gibi polemik yaratacak birçok konuda yeni açıklamalar da yaptı.

SIRADIŞI BAKAN

Soylu’nun, Boğaziçili öğrencilerin rektörlüğü işgal etmesiyle ilgili ‘Halka rağmen Erdoğan’ın karalarını sorgulatmama’ olarak da yorumlanan “Türkiye ayağa kalksa da izin vermem” açıklaması büyük tepki çekti.

Geçmişteki İçişleri bakanlarının aksine katıldığı toplantı ve programlarda yoğun propaganda yapmakla eleştirilen Soylu’nun siyasi kariyerine şekil veren radikal karaları da sıradışı kabul ediliyor.

EN GENÇ BAŞKAN

1990’lı yılların başında Doğru Yol Partisinin (DYP) Gençlik Kolları teşkilatında siyasete atılan Süleyman Soylu, 25 yaşında İlçe Başkanı oldu. Soylu, bu görevle Türkiye’nin en genç başkanı unvanının da sahibi oldu.

2008-2009 yılları arasında DYP’nin devamı niteliğindeki Demokrat Parti’nin (DP) Genel Başkanlığını yapan Soylu, AKP ve Erdoğan’ı birçok kez yolsuzlukla suçladı. Erdoğan’ı padişah, zalim ve hırsız ilan eden Soylu, halka yolsuzluk ve hırsızlıklarının hesabını sorma vaadi verdi.

2010 Referandumunda ‘Evet’ vereceğini açıklamasının ardından selefi Hüsamettin Cindoruk’un girişimleriyle partiden ihraç edildi.

ERDOĞAN DAVETİYLE AKP’YE KATILDI

Soylu, 2012 yılında Erdoğan’ın davetiyle AKP’ye katıldı. 2015 seçimlerine AKP Trabzon Milletvekili olan Soylu, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçişin ardından İçişleri Bakanlığı görevine getirildi. Soylu’nun Erdoğan’dan sonra AKP’nin başına geçeceği yorumları yapılıyor.

Koyu bir AKP’li profili çizen Soylu’nun peşini geçmişi hiç bırakmadı. Sosyal mecralarda AKP ve Erdoğan’a yönelik hakarete varan konuşmaları viral oldu.

Son konuşması üzerinden Soylu analizi yapan gazeteci Can Dündar, Soylu’yu padişah dediği zalimin sarayına sığınmakla suçladı.

DÖNENLERDEN ÇIKMASI BOLUNA DEĞİL

Soylu’nun güce teslim olduğunu vurgulayan Dündar bakan hakkında şunları söyledi: “Gününü göstereceğim dediğiniz adam size gününüzü göstermiş ve teslim almış. Size kuşkuyla bakan padişaha kendinizi affettirmeli, sadakatinizi ispat etmelisiniz. Göze girerken ona sürekli iltifat ederken düşmanlarına eziyet etmelisiniz. En fanatik zalimlerin dönenlerden çıkması boşuna değildir. Soylu bunun bariz bir örneğidir.”

Türkiye’nin terör davaları: 15 dakikada bir duruşma, 2 dakikada 6,3 yıl hapis

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye’nin terör davaları: 15 dakikada bir duruşma, 2 dakikada 6,3 yıl hapis

Yüzbinlerce insanın terör şüphelisi olarak yargılandığı Türkiye’de bir mahkeme salonun kapısında asılı duran duruşma listesi durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’ne AKP’li Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına direnen öğrenciler için “Siz öğrenci misiniz, yoksa rektörün odasını işgale kalkışan terörist misiniz?” dedi. Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin Lideri Devlet Bahçeli de eylemlere destek vermenin teröre destek vermek olduğunu iddia etti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da gözaltına alınan 79 öğrencinin terör örgütleriyle bağlantılarının araştırıldığını açıkladı.

İktidar kanadından gelen ‘terör’ suçlamalarının ardından gözler, bugün öğrencilerin tutuklama istemiyle sevk edildikleri mahkemeye çevrildi.

Mahkeme, tüm öğrencilerin adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Mahkemenin kararıyla Türkiye bir ‘oh’ çekti.

Türkiye’de askerlerden, öğretmenlere, öğrencilerden, siyasetçilere, ev hanımlarından, iş insanlarına yüzbinlerce insan terör davalarında yargılanıyor. On binlerce insan da tutuklu.

Avukat Levent Mazılıgüney, sosyal medya hesabından bir mahkeme kapısında asılı duruşma programının yazılı olduğu belgeyi paylaştı. Belgede her 15 dakikada bir terör yargılanmasının yapılacağı yer alıyor.

HUKUKLA İZAHI YOK

Bu durumun hukukla izahı olmadığını belirten Mazılıgüney: “Ben bireysel aklımla da izah edemiyorum. Tüm vatandaşlar ve siyasi parti temsilcileri adliyelere gelmeli ve ağır cezalarda kimlerin nasıl yargılandığını gözleriyle görmelidir. Özellikle siyasi partiler hariçten gazel okumamalıdır” ifadelerini kullandı.

Terör davalarında kendisi ya da yakınları yargılanan birçok sosyal medya kullanıcısı Mazılıgüney’in paylaşımını yorumladı. Paylaşıma gelen tepkilerde terör davaları ‘canlı yayınlansın’ yorumları ağır bastı.

İLK CELSEDE 2 DAKİKADA KARAR

Terör davalarında eşiyle birlikte yargılanan Hamza Tolu adlı bir öğretmen şunları kaybetti: “Eşimin davası 2,5 dakika sürdü. İlk duruşmada ve tek celse 6 yıl 3 ay. Gerekce benim tutuklanmış olmam ve 2014 öncesi 2 yıl Anafen’de öğretmenlik. Kayseri 4. Ağır ceza. Benim rekorum bu. Bu arada ben beraat ama hanım 6,3. Bylock, Bankasya, şahit vs yok” dedi.

AKP’nin Boğaziçi’nde başörtüsüyle imtihanı

 

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan tansiyonu düşürmüyor: Bu ülkenin üniversitesi olduklarını anlayacaklar

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, gerilimin arttığı kayyum rektör protestoları hakkında konuştu. Boğaziçi üniversitesini ve göstericileri hedef alan Erdoğan “Bu ülkenin üniversitesi olduklarını anlayacaklar” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesinde devam eden protestoların gölgesinde ‘YÖK Anadolu Projesi Tanıtım Toplantısı’nda konuştu. AKP’li Melih Bulu’nun atanmasıyla başlayan protestoları hedef alan Erdoğan “Bu ülkenin üniversitesi olduklarını anlayacaklar” sözleriyle yüksek tansiyonu sürdürdü.

“GERÇEK YÜZLERİNİ ORTAYA DÖKMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Proje kapsamındaki düşüncelerini açıklayan Erdoğan, temel amaçlarının eğitim kurumlarında kalite odaklı faaliyetler yürütülmesi ve bilimsel alanların desteklenmesi olarak açıkladı. Ardından Boğaziçi Üniversitesini isim vermeden hedef aldı ve “Tek tipçi anlayıştan uzaklaşan üniversitelerimiz birbirinin kopyası olmaktan çıkmıştır. Lakin hala devlet ve toplumdan kopuk hükümranlık alanlarını korumanın peşinde olanlar yok değil; ama onlar da bu ülkenin üniversitesi olduklarını, bu millete hizmetle mükellef olduklarını anlayacaklar, kendi kişisel çıkarlarını demokrasi ve özgürlük maskelerinin altında pazarlayanların gerçek yüzlerini ortaya dökmeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

BULU AATAMASININ ARKASINDA DURDU

Erdoğan eski YÖK tartışmalarını anlatıp, üstü kapalı bir şekilde Melih Bulu’yu atamasını da savundu. Erdoğan “Her ile bir üniversite projemiz elbette beraberinde bazı tartışmaları da getirdi. Dönemin YÖK yönetimi dahi, yeni üniversitelere rektör atamamak için engel üstüne engel çıkarmıştı” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Serbest bırakılan Boğaziçili Şeyma Altundal: Aynı gemide değiliz

Boğaziçi eylemcilerinden Şeyma Altundal, mahkeme tarafından serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklama ile dikkat çekti. Mahkeme çıkışında “Devlete değil yalnızca Allah’a kul olduğumuz için buradayız” diyen Altundal katıldığı bir programda AKP’yi kastederek “Aynı gemide değiliz” ifadelerini kullandı.

BOLD – Mahkeme ifadesinin ardından serbest bırakılan Boğaziçili öğrenci Şeyma Altundal, sosyal medyada yer alan açıklamalarıyla beğeni topladı.  Altundal “Devlete değil yalnızca Allah’a kul olduğumuz ve tek otorite onu bildiğimiz için buradayız” dedi. Protestocu Altundal katıldığı bir programda ise “Aynı gemide değiliz” diyerek dikkatleri çekmişti.

Boğaziçi protestolarında gözaltına alınan Şeyma Altundal, medyada başörtüsü sebebiyle ön plana çıktı. Gözaltına alınırken gördüğü şiddeti avukatları ile paylaşan Altundal, polisler tarafından yerde sürüklendiğini ve başörtüsünün açıldığını belirtmişti. Ayrıca Şeyma Altundal, polis aracına ters kelepçe ile bindirildiğini ve başörtüsünü takmasına izin verilmediğini ifade etmişti. Buna karşın hükumete yakın medya ise Altundal’ı ve başörtülü olmasını hedef aldı.

Son olarak, nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen gözaltındaki 30 öğrencinin tamamı da gece yarısı serbest bırakılmıştı. O öğrencilerden biri olan Şeyma Altundal bir açıklama ile mutluluğunu dile getirdi. Sosyal medyada da beğeni toplayan açıklamasında Altundal “Haklarımızı bildiğimiz ve dile getirmekten çekinmediğimiz için buradayız. Devlete değil yalnızca Allah’a kul olduğumuz ve tek otorite onu bildiğimiz için buradayız” dedi.

Diğer yandan Altundal, heyecanından konuşmasını tamamlayamadı. Arkadaşları ise alkışlarıyla ona destek verdi. Çıktığı bir programda ise dikkat çeken sözler kullanan Boğaziçili öğrenci “Biz öğrenciler olarak elbette tarafız. Ama bu taraf, kesinlikle ne Melih Bulu’nun ne sermayedarların ne de Saray’ın tarafı değil. Aynı gemide değiliz” ifadelerini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

Sofraların baş tacı makarna oldu

Zamların vurduğu vatandaş, karnını ekmek ve makarnayla doyurdu. TÜİK’in verilerine göre fiyat artışı son 17 ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, enflasyon sepetinde ekmek ve makarnanın ağırlığı arttı.

BOLD – Zamlara para yetiştiremeyen halk, boğazından kesti. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre, ekmeğin ve makarnanın tüketimi arttı. Dana etinin tüketimi ise azaldı.

TÜİK’in verilerine göre yıllık enflasyon son 17 ayın en yüksek seviyesine çıkarak yüzde 14,97 oldu. Bu artış enflasyon sepetinde de kendisini gösterdi. Market sepetlerinde ekmek ve makarna eskisine göre daha çok yer aldı. Dana eti ise lüks yiyecek sınıfına geçti. Dana etinin yerini tavuk ve sakatat aldı.

SOFRADA MAKARNA VE EKMEK

Pandemi ve son yıllarda ekonomik krizle artan yoksullaşmanın etkisi, gıda sepetinde yer alan maddelerin ağırlıklarındaki değişimde de görüldü. Ekmeğin ağırlığı yüzde 2,17’den yüzde 2,47’e, makarnanın ağırlığı yüzde 0,15’den yüzde 0,16’e, pirincin ağırlığı yüzde 0,30’den yüzde 0,36’ya yükseldi. Öte yandan dana etinin ağırlığı yüzde 2,14’den yüzde 2,01’ye geriledi. Kuzu etinin ağırlığı yüzde 0,97’den yüzde 0,98’ye, tavuk etinin ağırlığı yüzde 0,83’den yüzde 1,14’e, sakatatın ağırlığı yüzde 0,03’den yüzde 0,05’ya yükseldi.

MAKARNA VE EKMEK DE ZAMLANDI

TÜİK verilerine göre, son 1 yılda ekmek fiyatları yüzde 17,78, makarna fiyatları yüzde 20,53 artış gösterdi. Ekmek ve makarnadaki artış oranı yüzde 14,97 olan enflasyon oranının belirgin şekilde üzerine çıktı.

Bununla birlikte Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği geçtiğimiz kasım ayında yaptığı açıklamada, iç satış verilerine göre Türkiye’de makarna tüketiminin yüzde 25 arttığını duyurmuştu. Bu artışın sebebi Kovid-19 sebebiyle insanların gelirinin düşmesi ve evde daha çok vakit geçirilmesi olarak açıklanmıştı.

ENFSLASYON SEPETİNDE GIDA VE SAĞLIK HARCAMALARI ARTTI

Diğer yandan TÜİK her yıl olduğu gibi bu yıl da madde sepetinde güncelleme yaptı. Artan gıda harcamalarının sepet içerisindeki payı da artırıldı. Salgın ve ekonomik kriz nedeniyle geliri azalan milyonların gıda harcamaları artarken giyim, eğitim, lokanta ve otel harcamaları azaldı. Geniş kesimlerde meydana gelen bu değişim TÜİK’in hesaplamalarına da yansıdı. Buna göre, gıda ve alkolsüz içeceklerin ağırlığı yüzde 22,77’den yüzde 25,94’e çıkarıldı. Öte yandan salgın sürecinde önemi artan sağlığın ağırlığı ise yüzde 2,80’den yüzde 3,25’e yükseltildi.

Konut, haberleşme, ev eşyası gruplarının ağırlığı artarken, alkollü içecekler ve tütün, giyim ve ayakkabı, eğitim, lokanta ve oteller gibi grupların ağırlığı azaldı.

ENFLASYON HESABI SENENİN BAŞINDA ŞAŞTI

Açıklanan verilerle birlikte enflasyon yine beklentinin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon ağustos 2019’dan bu yana son 17 ayda görülen en yüksek seviyesine çıktı. Ancak Merkez Bankası’nın 2021 yılı için enflasyon beklentisi yüzde 9,4. Merkez Bankası’nın hedefinin gerçekleşmesi için aylık enflasyonun yıl boyunca yüzde 0,7 düzeyinde gerçekleşmesi gerekiyor. Ancak ocakta aylık enflasyon yüzde 1,68 seviyesinde gerçekleşti.

KIŞ MEYVELERİ CEP YAKTI

Geçen ay en fazla fiyat artışı yüzde 26,77 ile mandalinada yaşandı. Pazarda kilosu 6-7 lira arasında değişen kış meyvesi mandalinanın fiyatı TÜİK’e göre ortalama 5 lira 40 kuruş. Aralıkta ise 4 lira 30 kuruştu. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 25,5 otoban geçiş ücreti, yüzde 21,29 ile salatalık izledi.

2020 yılının ocak ayına göre ise en çok zamlanan meyve portakal oldu. Yine kış meyvesi olan portakalın fiyatı bir yıl içinde yüzde 70’e yakın zamlandı. Daha önce kilo ile alınan birçok meyve tane ile alınmaya başlandı.

medyabold
Devamını Oku »

Almanya’da tek seferlik 150 euro korona yardımı

Almanya’da hükumet, ailelere çocuk başına 150 euro korona yardımı yapma kararı aldı. Yaşlı ve işsizlere de aynı miktarda korona desteği verilmesi kararlaştırıldı.

BOLD – Korona salgınının ekonomik sonuçlarıyla mücadele kapsamında yeni kararlar alan Alman Hükumeti, ailelere bir seferliğe mahsus çocuk başına 150 euroluk ek yardım yapacak. Ayrıca yaşlı ve işsiz yardımı alanlara da bir sefere mahsus olmak üzere yine 150 euroluk yardım yapılacak. Deutsche Welle Türkçe’de yer alan habere göre Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) oluşan koalisyon hükumeti pandemi kısıtlamalarından olumsuz etkilenen işletmelere de desteğini sürdürüyor.

Almanya’da ‘kayıp desteği’ adı verilen bir uygulamayla şirketlerin vergi beyannamelerinde 2020 ve 2021 yılında kaydettikleri zararı daha önceki yıllarda kaydettikleri kâr ile mahsup edebilmesine ve böylece daha az vergi ödemesine karar verilmişti. Hükumet yeni aldığı kararla bu uygulama kapsamına alınabilecek miktarı 10 milyon eurodan 20 milyon euroya çıkardı. Koalisyon ayrıca katma değer vergisinde daha önce 30 Haziran tarihine kadar geçerli olması kararlaştırılan indirimi 2022 yılı sonuna kadar uzatma kararı aldı. Buna göre gastronomi alanında yiyeceklerden yüzde 19 yerine yüzde 7’lik katma değer vergisi alınması uygulaması sürecek. Hükumet ayrıca kültür alanında faaliyet gösteren kişi ve şirketleri desteklemek amacıyla 1 milyar euro tutarında bir kurtarma ve gelecek paketi oluşturulduğunu açıkladı.

DOĞRU YOL BU!

Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz, devletin korona krizi nedeniyle yaptığı harcamaları artırmasının doğru yol olduğunu savundu. Deutschlandfunk radyosuna bir açıklama yapan Scholz “Sorunlar sihirbazlıkla yok edilemez” diye konuştu. “Her şey iyiye gitse bile” 2022 ile 2025 yılları arasında pandemi öncesindeki öngörülere nazaran gelirlerin düşeceğini belirten Scholz, “Ek mali imkanları seferber etmek zorundayız” diye konuştu. Bakan Scholz, sosyal devlet ve yatırım harcamalarını azaltmanın ise yanlış bir tercih olacağına inandığını belirtti.

Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier de hükumetin şirketler ve gastronomi lehine aldığı kararlardan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Firmalara getirilen vergi kolaylıklarının önemli bir adım olduğunu söyleyen Altmaier, “Böylece rekabet edebilirliklerine bağımlı olduğumuz birçok orta büyüklükteki şirketi, ekonominin krizden daha hızlı bir biçimde çıkması için güçlendiriyoruz” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Muhalefet temasta: AKP’ye karşı Boğaziçi ve yeni anayasa mesaisi

Temel Karamollaoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Meral Akşener de Ali Babacan ile bir araya geldi. Gündemde HDP ile görüşme, Boğaziçi protestoları ve yeni anayasa vardı.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu parti genel merkezinde ziyaret etti. Görüşme sonrası ortak açıklama yapan iki lider, yeni anayasa, HDP ve Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili görüşlerini aktardı.

ÇÖZÜLEMEYECEK SORUN YOK

Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Belli konularda farklı düşünebiliriz ama ortak çabalarımız var. Türkiye’nin gerçek gündemi aslında pahalılık. Türkiye’nin bu kutuplaşmadan çıkması lazım. Bu tartışmayı başlatabilmeniz için öncelikle var olan anayasaya uymanız gerekir. Biz mevcut anayasaya uymayan bir kişinin davetine nasıl güveneceğiz? AYM’nin kararlarının uygulanmadığı bir ülkedeyiz biz” ifadelerini kullandı. “Hak arama ve adalet kavramı üzerinden yeni bir düşünceyi, zihniyet değişikliğini gerçekleştirmek zorundayız. Erdoğan bunu kabul eder mi? Edeceğini sanmıyorum” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Önemli olan var olana uyacaksınız ve onu mükemmel hale getireceksiniz. Yasalara saygılı olmamız lazım, hukukun üstünlüğüne inanmamız lazım.”

DEMOKRASİNİN GEREĞİ BU

HDP ile görüşme için bir engel olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Yasalara göre kurulan bütün siyasi partiler zaman zaman bir araya gelmek, konuşmak durumundadırlar. Demokrasinin gereği budur zaten. Bir siyasi partiyi düşmanlaştırmak doğru değildir. Düşmanlaştırmak demokrasiye karşı çıkmak demektir. HDP bir siyasi partidir, bizimle görüşmek isterse görüşürüz. Düşüncelerimizi paylaşırız. Onlar ayrı parti, biz ayrı partiyiz. Şu aşamada bir ittifak, ittifak arayışı söz konusu değil,” şeklinde konuştu.

MELİH BULU’YU KİMSE İSTEMİYOR

Kılıçdaroğlu Boğaziçi Üniversitesi gündemiyle ilgili ise şunları söyledi: “Bütün evlatlar bizim evlatlarımız. Çok iyi koşullarda yetişmelerini isteriz. Atama doğru değildir. Orada hocalar, öğrenciler, mezunlar karşı çıkıyor. Kimse rektörle çalışmak istemiyor. Olmuyorsa ayrılırsınız, gerginliğe ortam hazırlamazsınız. O görevde olmak ne katacak size? Herkesin reddettiği bir görevde olmak size ne katacak? Hepimizin oturup sağ duyu ile düşünmesi lazım. Öğrenciler ne yaptılar Allah aşkına? Toplantı ve gösteri yaptılar. Anayasal hak. Bir büyüklük yap, ayrıl. Yarın çocukların yüzüne nasıl bakacak? Bu çocuklara ben memleketimizin evlatları dedim. Terörist diyorlar, suç. Bir kişinin terörist sayılabilmesi için mahkeme kararı lazım. Dava açılırsa tazminat ödemek zorundalar. Gençler bazen bizim düşündüğümüzden aşırı hareketler de yapabilirler. Bizim bunu anlayışla karşılamamız lazım.”

İSTER AKP İSTER HDP OLSUN…

Temel Karamollaoğlu ise şu bilgileri paylaştı: “Bir diyaloğun başlamış olması iyidir. Konuşmak demek. Farklı görüşlerde bulunan siyasi partilerin meselelerini görüşebilmeleri en önemli adımdır. Meseleleri görüşebilmek Türkiye’nin problemlerinin çözümünde en önemli adım. Bize gelen ister AK Parti olsun, ister HDP olsun, onlarla da bu meseleleri görüşmeyi işin tabiatı olarak normal karşılıyoruz. Anayasadan da diğer yasalardan da önce zihniyetlerin değişmesine ihtiyaç var.”

KAOSU ÇIKARABİLİRSİNİZ AMA YÖNETEMEZSİNİZ!

Kılıçdaroğlu ile Karamollaoğlu’nun bir araya geldiği saatlerde DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener de buluştu. Ortak basın toplantısı düzenleyen ikili, Erdoğan iktidarını eleştiren açıklamalar yaptı.

Akşener, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestolar için “Kaosu çıkarabilirsiniz ama yönetemezsiniz” dedi. 80 öncesi dönemin öğrencilerinden olduğunu hatırlatan Akşener şunları söyledi: “Sayın Erdoğan o dönem top oynuyordu, ben içinden geliyorum. Gençlerin sinir uçlarıyla oynadığınız zaman doğru değildir” dedi. İyi parti lideri şöyle devam etti: “20 yıldır iktidar olan siyasi parti, bu arkadaşı doğru bulup milletvekili yapmamış. Ama 150 yıllık bir üniversitenin rektörlüğüne atandı. Boğaziçi içerisinde AKP’ye oy veren kimse mi yok? Elbette var. O hocalardan biri değil. Dışarıdan, aday adayı olup vekil seçtirilmemiş bir şahıs atandı. Fikirlerini söyleyen Boğaziçi öğrenciler, bu ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından terörist ilan edildi. Genç arkadaşlarıma, ‘terörist kulübüne’ hoş geldiniz diyorum.”

YENİ ANAYASA YENİ BİR SÜREÇ!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısını da değerlendiren Akşener, “Bir yeni anayasa kavramı var. Sıfırdan bir anayasa yapmak gibi bir iddia ise o zaman ikinci cumhuriyetin kuruluşu anlamını taşır ki, bunun cevabını almamız gerekiyor. Neye tekabül ettiğine dair bir durum yok. Yine bir yün yumağı attılar, insanları bu işe dolaştırıp gariban çiftçinin bebeğine mama alamayan kadının üretim dışı kalmış sanayicinin derdinin konuşulmadığı yeni bir süreç olarak okuyorum” değerlendirmesinde bulundu.

UYMADIĞINIZ ANAYASAYI NEDEN DEĞİŞTİRİYORSUNUZ?

Ali Babacan da “Hükümetin haftanın düşmanları panosu var. Çözüm üremedikçe haftanın düşmanını ilan ediyorlar” dedi. Yeni anayasa çağrısına ilişkin olarak da şunları belirtti: “Zaten uymadığınız bir anayasayı değiştirmekle niye uğraşıyorsunuz ki? Türkiye’de şu an derin bir işsizlik sorunu var, yoksulluk var. İntiharları yeniden gündemimize getirdi. Hayat pahalılığı herkesi yakıyor. Hükumetin yapması gereken bunlara çözüm üretmek. Bıraksınlar anayasayı. Uymadıkları anayasayı değiştirseler ne değiştirmeseler ne. Gündem değiştirme oyunlarına asla düşmememiz lazım” görüşlerini ifade etti.

medyabold
Devamını Oku »

Doku ve sperm örnekleri Ümitcan Uygun’un DNA’sıyla uyumlu çıktı

Ankara’da evinde şüpheli şekilde ölü bulunan Aleyna Çakır’da tespit edilen doku ve sperm örneğinin, baş şüpheli Ümitcan Uygun’un DNA’sı ile uyumlu olduğu belirlendi.

BOLD – Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi raporu ile Ankara’da evinde ölü bulunan Aleyna Çakır’da tespit edilen doku ve sperm örneğinin, Ümitcan Uygun’un DNA’sı ile uyumlu olduğu belirlendi.

Ankara’da, Aleyna Çakır’ın ölümüyle ilgili baş şüpheli olmasına rağmen gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan ve uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Ümitcan Uygun, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Çakır’a şiddet uyguladığı anlara ait görüntüleri ortaya çıkan Ümitcan Uygun gözaltına alınmıştı. Uygun, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Çakır’ın kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Adli Tıp raporu istenmişti. İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor savcılığa gönderilmişti. Raporda Çakır’ın otopsisinde dış muayenesinde ası dışında vücudunda tespit edilen belirtilerin ölüm meydana getirecek nitelikte olmadığı, iç muayenesinde kafatasında kırık, kafa içi kanama, iç kanama, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanmasına rastlanılmadığı ifade edilmişti.

medyabold
Devamını Oku »

Gökhan Açıkkollu’nun adını taşıyan su kuyusu Togo’da hizmete açıldı

15 Temmuz’un simge isimlerinden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun adına Togo’da yaptırılan su kuyusu hizmete açıldı. Gökhan öğretmenin eşi Tülay Açıkkollu ise “Çok duygulandım. Akan her damla suda eşimin adının yaşayacak olmasının verdiği mutluluk anlatılamaz” sözleriyle duygularını anlattı.

BOLD – Fransa’da faaliyet gösteren Time To Help, Gökhan Açıkkollu adına Togo’da yaptırdığı su kuyusunu hizmete açtı. Haberi sosyal medya hesabından paylaşan Gökhan öğretmenin eşi Mümine Tülay Açıkkollu  “Çok duygulandım.Akan her damla suda eşimin adının yaşayacak olmasının verdiği mutluluk anlatılamaz. Rabbim vesile olanlara cennette kevserler nasip etsin inşallah.Eşimin yaşarken hayal edip yapmak istediği şeylerden birisi vefatından sonra gerçeklemiş oldu” ifadelerini kullandı.

Gökhan Açıkkollu 15 Temmuz’dan bir hafta sonra 23 Temmuz 2016’da gözaltına alınmış ve 13 gün boyunca gözaltında gördüğü ağır işkencenin ardından vefat etmişti.

medyabold
Devamını Oku »