25 Nisan 2019 Perşembe

Demirtaş: KCK ile hükümetin desteği ve onayıyla görüştük

Dünkü duruşmada hakkında düzenlenen fezlekelerdeki çelişkilere ve hukuka aykırılıklara dikkat çeken Demirtaş başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Süleyman Soylu olmak üzere hükümet yetkililerinin kendisine yönelik ifadelerine cevap vermişti. Demirtaş bugünkü duruşmada savunmasına devam ediyor:

“10 yıldır bize yapılan her şeyin arkasında AKP vardır. Neden? Türkiye’nin çıkarları için mi? Toplumun çıkarları için mi? Hayır. Koltukları için. Rant için. Çıkarları için.

‘BİZİ İMRALI’YA 23 DEFA DEVLETİN SAHİL GÜVENLİK GÜÇLERİ GÖTÜRDÜ’

Beni, ‘Sayın Öcalan’ dediğim için, ‘Onunla görüşülsün’ dediğim için yargılıyorsunuz ama devletin sahil güvenlik güçleri, partimin heyetini 23 defa Marmara’daki İmralı Adasına götürdü. Bunların sekizinde bizzat ben vardım.

‘DEFALARCA KANDİL’E HÜKÜMETİN BİLGİSİ, DESTEĞİ VE ONAYIYLA GİTTİK’

Defalarca Kandil’de KCK üst yönetimiyle görüşmeye gittik. Tamamı da Hükümetin bilgisi, desteği ve onayıyla gerçekleşti. Kara yoluyla gidişlerimizde, Sınıra kadar da İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik personelinin korumasında gittik. Dönüşte de Hükümet ile görüştük. Şimdi de, İmralı’da ve Kandil’de dafalarca görümeler yaptığımız kişilere 2010’da, 2011’de ‘sayın’ demişim diye, ‘onlarla görüşülsün’ demişim diye yargılanıyorum. İşte ilkesizlik budur.

Çözüm sürecine karşı olan bir çok milletvekili ve bürokrat sıcak yataklarında yatarken bizler, yüz binlerce kilometre yol kat ediyorduk. Canımızı ortaya koyuyorduk. Ve bugün bizi, bundan dolayı yargılıyorsunuz.

‘BARIŞ GÖRÜŞMELERİ ÇÖKÜNCE TERÖRİST OLARAK TUTUKLANDIM’

Daha önce de söyledim; barış sağlansaydı herhalde duruşma salonunda olmazdım. Fakat barış görüşmeleri çökünce, terörist olarak tutuklanıp içeri alındım. Peki bu durum Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çıkarlarına uygun mudur? Hayır. AKP’nin çıkarlarına uygundur.

‘ELÇİYE YÖNELİRSEN İTİBARINI YİTİRİRSİN’

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yaptığı işe, verdiği söze sadık olduğunu gösteremediği sürece, yeni olası barış girişimlerinde saygınlığını yitirmiş olacak. Çünkü bu tür barış görüşmelerinde, sürecin içinde olan kişiler ‘elçi’dir. Arabulucudur. Akil insandır. ‘Elçiye zeval olmaz’ tabiri vardır. Bu, insanlık tarihi boyunca dikkat edilmiş bir diplomatik, ahlaki ve etik bir kuraldır. Düşmanın bile olsa barış görüşmeleri yapan elçilere yönelirse saygınlığını, itibarını yitirirsin.”

kronos

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder