T24 Yazarı Mehmet Y. Yılmaz, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın ramanzanda boş yere aç kaldığını çünkü yalan söylediğini öne sürdü.
Yılmaz, ‘Çünkü sahih hadislere göre tuttuğu oruç, bu sözleri söylediği için kabul edilebilir bir oruç değil’ iddiasında bulıundu.
Mehmet Y. Yılmaz şunları yazdı:
.. İstanbul BB seçiminin yenilenmesi ile ilgili olarak şöyle konuştu:
“Biz CHP adayının mazbatasının alınıp, AK Parti adayına verilmesini istemedik. Böyle bir şeye asla rıza da göstermeyiz. Burada yapılan iş, birçok kanunsuzluk ve usulsüzlük tespit edilen seçimin, milli iradenin tercihlerini en doğru şekilde yansıtmak üzere tekrarlanmasından ibarettir.”
Üzülerek söylemek ve hatırlatmak zorundayım ki AKP Genel Başkanı boş yere aç kalıyor.
Çünkü sahih hadislere göre tuttuğu oruç, bu sözleri söylediği için kabul edilebilir bir oruç değil:
“Her kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın (c.c.) hiçbir ihtiyacı yoktur.” (Buhari.)
Bu dini vecibemi yerine getirdikten sonra AKP Genel Başkanı’nın neden doğru söylemediğini açıklayabilirim.
Sayın Genel Başkan’ın partisi, bazı yerlerde seçilen belediye başkanlarının mazbatalarının iptal edilmesini ve ikinci sırada oy alan kendi parti mensuplarına verilmesini gönül huzuru içinde kabul etti.
Diyarbakır Bağlar, Van Tuşba, Van Edremit ve Van Çaldıran’da en çok oyu alan adaylara değil, ikinci sırada gelen AKP’li adaylara mazbataları verildi.
Ve her hangi bir AKP yöneticisinin bundan rahatsızlık duyduğunu ya da demokratik olmadığı için ikinci sıradaki adayların mazbatayı almayı reddederek seçimin yenilenmesini istediklerini de duymadık.
Kuşkunuz olmasın ki İstanbul’da da aynı şeyin olmasını isterlerdi ama bu kadarına cesaret edemediler.
AKP Genel Başkanı, İstanbul seçiminde birçok usulsüzlük tespit edildiğini de söylüyor.
Bu nedenle de maalesef yine oruç boşa gitmiş oluyor, çünkü doğru değil.
İstanbul seçimi, YSK’da “sandık kurulu başkanları kamu görevlisi değil” gerekçesiyle iptal edildi.
Çünkü iptal için başka gerekçe bulamadılar, sandığa atılan zarfın içindeki oyları etkilemesine asla imkan olmayan bir gerekçeyle seçimi iptal ettirebildiler.
Siyasal İslam’ın bir propaganda silahı olarak yalanı kullanmasına artık alıştık.
Ancak, onlar yalan söylemekten vazgeçmediği sürece, yalanlarını yüzlerine çarpmak da bizlerin boynunun borcu olsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder