HDP’nin doktor milletvekili Semra Güzel, tutukluların eylemlerini ölüm orucuna çevirdiğini hatırlatarak, “Artık her dakikanın sağlık açısından önem arz ettiği bir tablonun ortaya çıkması demektir” dedi ve adım atılması çağrısı yaptı.

AÇLIK GREVİ EYLEMİNDE 190’INCI GÜN
HDP Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi eylemi bugün 190’ıncı gününde, yani 6 ayı geride bıraktı. Güven’le beraber HDP’li parlamenterler Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç da 3 Mart’tan bu yana eylemde.
Güven, diğer vekiller, cezaevlerindeki tutuklular ve dünyanın farklı yerlerindeki eylemcilerin talebi ortak: İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecridin kaldırılması.
SEMRA GÜZEL: SORUMLU ADALET VE SAĞLIK BAKANLIĞI’DIR
Tutukluların sağlık sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP’nin Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, yaşanabilecek olumsuzluklardan Adalet Bakanlığı ile birlikte Sağlık Bakanlığı’nın da sorumlu olacağını belirtiyor.
“Bu durum Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nı birebir ilgilendiren bir durum. Adalet Bakanlığı hukuki boyutuyla taleplerinden karşılanmasından, Sağlık Bakanlığı da kritik aşamada olan sağlık durumlarından birinci derece sorumludur.”
‘ŞEKER VE KARBONAT VERİLMİYOR’
Aynı zamanda doktor olan Güzel, Mezopotamya Ajansı’ndan Özgür Paksoy’a verdiği demeçte birçok cezaevinde eylemde olan tutuklulara B1 vitamini ile şeker ve karbonatın verilemediğinin altını çizerek, “Bunlar kritik aşamayı daha riskli bir duruma getiriyor” diyor.
Açlık grevinde olanların sağlık durumu açısından geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceğini uyarısında da bulunan Güzel, sözlerini şöyle sürdürüyor:
‘KALICI HASARLAR OLABİLİR’
“Eylemcilerin kompleks B1 vitaminini iki tablet alması gerekiyor. 500 miligram alması gerekiyor. Bir tablet verildiği duyumlarını alıyoruz. Vitaminlerini yeterli olarak almaması durumunda Wernicke-Korsakoff Sendromu (WKS) sonucu nörolojik hasarlar olabiliyor. Kas erimelerine bağlı, gözde görme kayıpları, işitme bozuklukları, kalpte ritim bozuklukları kalıcı hasarlar olabiliyor.”
‘ARTIK HER DAKİKANIN ÖNEMİ VAR’
Açlık grevindeki eylemcilerin eylemlerini ölüm orucuna çevirdiğini hatırlatan Güzel, hükümete adım atma çağrısı yapıyor.
“Açlık grevinde oldukları zaman zaten kritik aşamadaydı. Ölüm orucu demek, sürecin hızlanması anlamına geliyor. Açlık grevine girmeden ölüm orucuna başlasalardı, bu süreç daha uzun olabilirdi. Artık her dakikanın sağlık açısından önem arz ettiği bir tablonun ortaya çıkması demektir. Her an cezaevlerinden tabutların çıkabileceği anlamına gelmektedir.
Derhal bu soruna bir çözüm üretilmeli ve adım atılmalıdır. Yapılması gereken tecridin son bulmasıdır.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder