30 Mart 2020 Pazartesi

Büyükçekmece’deki karantina partisine 11 gözaltı

Büyükçekmece’de, yaklaşık 100 kişinin katıldığı ev partisini sosyal medyada hesabından paylaşan 11 kişi gözaltına alındı. Gençlerin avukatı ‘Ortada suç yok kabahat var’ dedi.

BOLD- Elif Kırav adlı kişinin Büyükçekmece’de katıldığı ve sosyal medya hesabından canlı paylaştığı bir ev partisinin görüntüleri büyük tepki toplamıştı. Görüntülerden tespit edilen 11 kişi gözaltına alındı. Valilik konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA

İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada, “Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan Büyükçekmece ilçemizdeki bir adreste düzenlenen eğlence partisine ilişkin görüntülerin incelenmesi neticesinde; partiyi organize ettiği tespit edilen şüpheli M.S ve M.E.Ç, partide DJ’lik yapan şüpheli T.A ve partiye katılanlardan Y.Ü, E.K. (Ş), C.D, Ö.A.Y, Ö.Ö, S.U, Y.K ve ikamet sorumlusu İ.Y isimli şüpheli şahıslar hakkında ‘Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma’ fiili nedeniyle 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu uyarınca adli ve idari işlem başlatılmıştır.” denildi.

BİNA MÜHÜRLENDİ

Açıklamada, “Partinin düzenlendiği Büyükçekmece İlçemiz, Bahçelievler Mahallesi, Zencefil Sokak’ta bulunan bina Zabıta görevlilerince mühürlenerek faaliyetten men edilmiş, diğer katılımcı şahısların tespitine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.” ifadelerine yer verildi

SUÇ YOK KABAHAT VAR

Öte yandan gözaltına alınanlardan M.E.Ç’nin Avukatı Abdullah Burak Akça, “Bir villada bazı vatandaşlarımızın kendi arasında yaptığı bir eğlencenin sosyal medyaya yansıması sonucu toplumumuzda büyük tepki toplamıştır. Bazı şahıslar emniyet müdürlüğünün çalışmaları sonucu Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri alınmıştır. Yaklaşık 10 tanesi ifadeleri alındıktan sonra bırakılmıştır. Müvekkilim M. E.Ç’nin dosya kapsamında işlemleri devam etmektedir. Ortada bir kabahat söz konusudur. Sosyal medyada isnat edildiği gibi bir suç söz konusu değildir.

TİCARİ AMAÇ YOK

Eğlenceden bir ticari amaç güdülmediğini ileri süren Akça, “Olay şahısların kendi arasındaki eğlenceden meydana gelmiştir. Müvekkilim oraya sonradan gitmiştir. Doğum günü kutlaması şeklinde bir eğlencedir. Oraya katılan yaklaşık 100 şahıs vardır” diye konuştu.

Gençler ‘EvdeKal’ı yanlış anladı: Büyükçekmece’de tepki çeken ev partisi

 

medyabold
Devamını Oku »

CHP’li Ağbaba koronadan ölenlerin sayısının gizlendiğini belgeledi

Sağlık Bakanı Cumartesi Günü koronadan Türkiye genelinde 16 kişi öldüğünü açıkladı, oysa e-cenaze verilerinde sadece İstanbul’da 20 kişi öldüğü yazıyordu.

BOLD – CHP’li Veli Ağbaba, Sağlık Bakanının Türkiye’de ölen sayısının 16 olduğunu açıkladığı gün, sadece İstanbul’da koronavirüsten 20 kişinin hayatını kaybettiğini ve isimlerin e-devlet’te yer aldığını duyurdu. Bunun üzerine e-devlet üzerinden cenaze bilgilerine giriş engellendi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba twitter hesabından İstanbul’da 20 kişinin koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiğini ve bu bilgilere e-devlet cenaze bilgileri üzerinden ulaşılabildiğini duyurdu.

Ağbaba, “Koronavirüs nedeniyle İstanbul’da 20 kişi hayatını kaybetti. Bu isimler e-devlette var. Virüs yüzünden 1 ilde 1 günde 20 kişi ölüyor; ama ’81 ilde toplam 16 kişi öldü’ deniliyor. Bu bir skandaldır!! Bu saatten sonra kime nasıl inanacağız?” ifadelerini kullandı.

Veli Ağbaba’nın bu paylaşımının ardından e-devlet cenaze bilgileri sistemine giriş engellendi. Sisteme girmek isteyen vatandaşlar, “Sistemde yaşanan bir teknik aksaklık neden ile işleminiz tamamlanamadı” uyarısı ile karşılaşıyor.

‘GERÇEK BİLGİLER DERHAL AÇIKLANMALI’

Bunun üzerine Ağbaba bir başka paylaşımda bulunarak, “Attığımız ilk twitin hemen ardından e-devlette cenaze bilgileri sistemine giriş yasaklandı. En başından beri ısrarla altını çizdiğimiz ŞEFFAFLIK, artık malesef bitip tükenmiştir. @saglikbakanligi sistem kilitlemeyle uğraşacağına kamuoyuna GERÇEK bilgileri derhal açıklamalıdır!” dedi.

Oğlumun ‘baba’ çığlıklarını duyan yok mu?

medyabold
Devamını Oku »

29 Mart 2020 Pazar

“Virüs değil senin düzenin öldürür” diyen TIR şoförüne gözaltı!

Koronavirüs salgınına karşı başlatılan ‘Evde kal’ kampanyasını ‘geçinebilmek için çalışmak zorunda kalan’ milyonların gözünden eleştiren TIR şoförü Malik Yılmaz, gözaltına alındı.

BOLD – Türkiye’de hızla yayılan koronavirüs salgınına karşı bütün dünya gibi ‘Evde kal’ çağrıları yapılıyor. Ancak çalışmazsa geçim sıkıntısı çekecek milyonlarca insan ‘sağlık mı açlık mı’ ikileminde ‘aç kalmaktansa dışarı çıkarım’ diyerek ekmek parası peşine düşüyor.

ZENGİN DEĞİLİM, ÇALIŞMASAM EKMEK YOK

Sözcü’den Can Çapar’ın haberine göre bu durumu sosyal medya hesabı üzerinden kendi üslubunca anlatan TIR şoförü Malik Yılmaz da “Emekli, memur, zengin değilim. İşçiyim. Çalışmasam ekmek yok” diyerek sosyal bir meseleye işaret etti.

İSKENDERUN’DAKİ EVİNDE GÖZALTINA ALINDI

“Ha senin lafınla evde kalarak açlıktan ölmüşüz ya da virüsten. Ama beni bu virüs öldürmez, senin düzenin öldürür” diyen Yılmaz, paylaşımı sonrası İskenderun’daki evinde gözaltına alındı.

TIR şoförü hakkında ‘Kanunlara uymamaya teşvik’ suçundan işlem başlatıldı.

EMNİYET’E GÖRE HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK EDİCİ VİDEO

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü’nden konuyla ilgili yapılan açıklama ise şu ifadelere yer verildi:

– Sosyal medya üzerinde provakatif paylaşımlar yapan hesap sahipleri hakkında yapılan araştırmalar neticesinde Tik Tok ile yapılıp Twitter üzerinden paylaşılan Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik edici video paylaşımı yapan bir şahsın ilçemiz idaremiz dahilinde ikamet eden M. Y. isimli şahıs olduğu tespit edilmiş olup 29.03.2020 günü saat 11:30 sıralarında ikametinde yakalanmış, mevcutlu olarak adliye ye çıkarılmak üzere gözaltına alınmıştır.

KANUNLARA UYMAMAYA TEŞVİK’TEN İŞLEM

– Şahıs hakkında ‘Kanunlara Uymamaya Teşvik’ suçundan adli işlem başlatılmıştır.

Koronadan ‘egzersiz ve yüksek moral’ ile korunun!

medyabold
Devamını Oku »

Former Turkey keeper Rustu Recber in hospital with coronavirus

Former Turkey goalkeeper Rustu Recber has been taken to hospital after testing positive for the coronavirus and is currently in a “critical period”, his wife said late on Saturday.

“We have taken my husband Rustu to hospital with a COVID-19 diagnosis. While everything was normal, we are still in shock by the sudden and rapidly developing symptoms,” Isil Recber said on her Instagram account, adding that she and her two children had all tested negative.

Rustu, Turkey’s most-capped player having made 120 international appearances, shone as they reached the semi-finals at the 2002 World Cup. He is revered at Turkish giants Fenerbahce, where he played for more than a decade.

Rustu, 46, also had a short spell at Barcelona and retired from the sport in 2012, after a five-year stint with Besiktas.

“We convey our wishes for a speedy recovery to our former national team goalkeeper Rustu Recber who sported our jersey for many years; we wish for him to regain his health as soon as possible and hope to receive good news from him,” Fenerbahce said on Twitter.

“Get well Rustu! We love you and we as Barcelona stand with you!” Barcelona wrote on Twitter in Turkish.

Isil Recber said her husband was isolated at the hospital and that they were not allowed to visit. “This is a critical period and very difficult. May God give speedy recovery to all the patients, including my husband,” she said.

Turkey’s death toll from the coronavirus increased by 16 to 108 on Saturday, as the number of confirmed cases rose by 1,704 to 7,402, Health Minister Fahrettin Koca said.

Reuters

Galatasaray coach Terim says tests positive for coronavirus

The post Former Turkey keeper Rustu Recber in hospital with coronavirus appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/03/29/former-turkey-keeper-rustu-recber-in-hospital-with-coronavirus/
Devamını Oku »

Koronadan ‘egzersiz ve yüksek moral’ ile korunun!

Koronavirüs salgınına karşı vücudu sağlıklı, formda tutmak tıp uzmanlarının en önemli önerisi. Bunun için de egzersiz, doğru beslenme, sigarasız yaşam ve psikolojiyi korumak gerekiyor.

BOLD – Dünya geneli hızla yayılarak 678 bini aşkın kişiye bulaşan koronavirüse (Kovid-19) tıp uzmanları ısrarla elleri sabunla yıkama, sosyal mesafeyi koruma tavsiyelerini dillendiriyor.

SAĞLIKLI BESLENME AĞIR GEÇİRME RİSKİNİ AZALTIYOR

Fakat daha önemlisi hastalığa karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek şeklinde ifade ediliyor. Bu sebeple de sağlıklı ve formda kalacak adımların ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Perioperatif Bakım Merkezi (CPOC) uzmanları, sağlıklı beslenmenin Kovid-19’u ağır geçirme riskini azalttığını vurguluyor.

YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRME İHTİMALİ DÜŞÜYOR

CPOC Direktör Yardımcısı Scarlett McNally, egzersiz yapılması, sigara ve alkolden kaçınılması ve psikolojinin korunması üzerinde duruyor. Bunların virüs kapılması halinde yoğun bakımda tedavi görme ihtimalini azalttığını kaydediyor.

McNally, özellikle risk grubundakilere egzersize başlamaları çağrısı yapıyor ve “Böylece virüse yakalanırlarsa, yoğun bakıma ihtiyaç duyma ihtimalleri azalır” diyor.

FİZİKSEL PERFORMANSI AZ KİŞİLERDE RİSK 5 KAT FAZLA

McNally, salgının başladığı Çin’deki uzmanların “Tıbbi sorunlu, fiziksel performansı düşük insanların, Kovid-19’a yakalandığında daha kötü bir sonucun ortaya çıkması ihtimalinin 5 kat, sigara içenlerinse 3 kat arttığını tespit ettiğini” söyledi.

PİŞİRİLECEK YEMEKLERİ ÖNCEDEN PLANLAMA TAVSİYESİ

İşte CPOC’nin hastalığa karşı önerileri:

Virüs sebebiyle kötü hissetmiyorsanız egzersiz yapın: Tempolu yürüme, bisiklete binme veya koşu, güç ve denge egzersizleri,

İyi beslenin, daha küçük porsiyonlar tüketin ve pişireceğiniz yemekleri önceden planlayın,

Psikolojinizi sağlam tutun, gece iyi uyuyun.

Haluk Levent’in kampanyasına ünlü dostlarından büyük destek

medyabold
Devamını Oku »

Çankırı’da bir köy karantina altına alındı

Çankırı’da bir köy,  yeni tip Koronavirüs şüphesiyle tedbir amacıyla karantina altına alındı.

BOLD-Çankırı’nın Çerkeş ilçesine bağlı Aliözü köyünde, şehir dışından cenazeye gelen bir kişinin dönüşte yaptırdığı testin pozitif çıkması sonrasında köye giriş ve çıkışlar geçici süreliğine durduruldu.

Adrese dayalı nüfus sayımına göre 140 kişinin yaşadığı köyde Jandarma ekipleri tarafından giriş ve çıkışlara kapatıldı. Köyde şimdiye dek herhangi bir vakaya rastlanmazken, sağlık ekipleri de köye giderek vatandaşlara gerekli testleri yaptığı belirtildi.

Bilim Kurulu üyesi Ceyhan: Hastalığın en üst seviyeye ulaşması an meselesi

medyabold
Devamını Oku »

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’dan uyarı: 48 saat hiç çıkma!

Koronavirüs salgını yüzünden İstanbul’un boş kalan Taksim, Sultanahmet Ayasofya Meydanı ve Boğaz kenarından görüntüler paylaşan Vali Yerlikaya, İstanbullulara ’48 saat hiç çıkma’ dedi.

BOLD- Koronavirüs salgını yüzünden İstanbul’un boş kalan Taksim, Sultanahmet Ayasofya Meydanı ve Boğaz kenarından görüntüler paylaşan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbullulara bir dizi uyarılarda bulundu.

EVİNDE KAL İSTANBUL

Salgın yüzünden ‘Evde Kal’ uyarılarını yineleyen Vali Yerlikaya “Meydanlarımızı kuşlara, sahilimizi martılara bıraktık. Bu güzellikleri doyasıya yaşamak ve sevdiklerimizle paylaşmak için, Sağlığın, ailen, sevdiklerin, İstanbul ve ülkemiz için. ’48 saat hiç çıkma’, ‘ Evinde kal İstanbul” dedi.

Vali Yerlikaya, 48 saatin önemine dair herhangi bir açıklama yapmazken, yarın işe gitmek zorunda olan vatandaşlar çağrının pek de gerçekçi olmadığını söyledi.

Gençler ‘EvdeKal’ı yanlış anladı: Büyükçekmece’de tepki çeken ev partisi

medyabold
Devamını Oku »

Fenerbahçe’de Obradovic gidiyor, Jasikevicius geliyor, bütçe düşüyor

Fenerbahçe Beko’da yılda 3 milyon Euro kazanan başarılı koç Zeljko Obradovic ile yollar ayrılıyor. Takımın başına büyük ihtimalle Jasikevicius’u geliyor. Takımın maaş bütçesi ise 10 milyon Euro’yu aşmayacak şekilde planlanıyor.

BOLD – Fenerbahçe Kulübü, ekonomik kriz nedeniyle basketbol takımıyla ilgili önemli kararlar aldı. Sarı-Lacivertli yönetim, koronavirüsü salgını nedeniyle özel uçak ile ülkesi Sırbistan’a dönen Zeljko Obradovic ile yolları ayıracak. Efsane antrenörün salgın krizinin sona ermesinin ardından Türkiye’ye dönerek bir basın toplantısı yapıp veda edeceği öğrenildi. Senelik yaklaşık 3 milyon Euro ücret alan Sırp koçtan önemli tasarruf elde edecek olan Fenerbahçe basketbolu Litvanyalı Sarunas Jasikevicius’a emanet etmeyi planlıyor.  Obradoviç ile 5 kez final four gören Sarı-Lacivertli takım 1 kez de şampiyonluk yaşadı. Bu sezon ise Obradoviç Eurolig’de beklenilen seviyeye takımı taşıyamadı.

BÜTÇE DÜŞECEK ALT YAPI GÜÇLENDİRİLECEK

Fenerbahçe Beko öncelikli olarak ekonomik nedenlerden dolayı bütçeyi kısmak zorunda kalacak. Yeni dönemde 10 milyon Euro’yu aşmayacak bir takım bütçesi oluşturmayı planlayan yönetim, yüksek yıllık ücret alan isimlerle yolları ayıracak. Fenerbahçe Beko, 30 milyon Euro’luk bütçeyle Avrupa’nın en pahalı takımlarından biri. Erkek basketbol dışındaki diğer amatör branşlarda harcama bütçesi daha da kısılacak ve altyapı destekli oyuncularla mücadele edilecek. Obradoviç ile yolların ayrılmasında da bütçe meselesinin önemli olduğu ortaya çıktı. Tecrübeli koç Eurolig’de başarı için bütçenin yüksek tutulmasını istiyor. Sarı-Lacivertli ekip son 5 yılda yaşadığı başarılarda yüksek ve kaliteli oyuncularında etkisi büyüktü. Ancak Anadolu Efes’in daha kısıtlı bükçe ile iki sezonda elde ettiği başarı Fenerbahçe’yi yeni dönemde farklı bir planlamaya yöneltti.

medyabold
Devamını Oku »

Burada 1000 memur var, gardiyanlar botlarıyla odamızı basıyor, koğuşun yarısı hasta

23 aydır İzmir Şakran T1 Cezaevine tutuklu bulunan Ali Uysal, korona günlerinde cezaevinde alınan önlemleri yazdı. Uysal, “1 kişi grip oldu. 5 günde yayıldı. Siz dışarıda biz içeride Allah’a emanet.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Geçen hafta Şakran Cezaevinde 4 siyasi mahkum yüksek ateş nedeniyle hastaneye sevk edilmişti. Büyük bir cezaevi olan Şakran’da yakınları bulunan aileler oldukça endişeli. İçeriden sağlıklı bir bilgi alamadıklarını belirtiyorlar. Eğitimci Ali Uysal, eşine gönderdiği 12 sayfalık mektubunda koğuşun yarısının grip olduğunu, buna rağmen yeterli ve gerekli önlemlerin alınmadığını, gardiyanların aramalarda botlarıyla yatakhaneye rahatça girip çıktığını söyledi.

BURASI GÜVENLİ EDEBİYATI YAPILIYOR

Ali Uysal, 23 Ocak 2020 Pazartesi günü yazdığı mektupta şöyle dedi:

“Güya birtakım önlemler alınıyor görüntüsü var. Ama gerek arama için geldiklerinde gerekse ilaçlama, pat diye giriyorlar içeri ve yatak koyduğumuz alana dahi (ki yatak koymadığımız alan yok zaten) botlarıyla basıyorlar. Ama bu gerizekalı virüsler botların altına bulaşmayı akıl edemedikleri için korkmamıza gerek yokmuş. Burası çok güvenli edebiyatı tam gaz yapılıyor.”

1 KİŞİ GRİP OLDU, 5 GÜNDE KOĞUŞUN YARISINA YAYILDI

Koğuşta bir kişinin grip olduğunu, 5 günde koğuşun yarısına bulaştığını belirten Uysal, “Halsizlik, boğaz gıcıklaması, öksürük şikayetleri var. Bu virüs meselesinden dolayı o kadar dikkatliyiz ki sürekli el yıkamaktan ellerimiz tahriş oldu çoğumuzun. Seccadeye değsek ya da masaya hemen koşup el yıkıyoruz. Başka bir yolu yok. Bu kadar kalabalıkta her an tetikte olmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

MEMURLARIN SAYISI BİN, AYNI MANAV, AYNI KANTİN KULLANILIYOR

Uysal şöyle devam etti: “Gelelim işin sonuç kısmına: O grip olan bir kişinin şikayet ettiği rahatsızlıklar 5 gün içinde koğuşun yarısına yayıldı. İşin realitesi buyken aptal yerine konmaktan rahatsız oluyor insan. İnsan hayatının bu kadar rahat gözden çıkarıldığı ikinci bir ülke var mı acaba? En güvenli dedikleri yere görevli olarak her gün yüzlerce kişi girip çıkıyor. Memurların toplam sayısı 1000’e yakın. Aynı manav, aynı açık cezaevinden yemek, aynı kantin vs. Sistemi izole etmek mümkün değil… Dışarıda siz Rabbime emanet, içeride biz.”

Ali Uysal, koğuşa bir-iki defa dezenfenktan sıkıldığını ve ateşlerinin ölçüldüğünü de belirtti.

Hilal Uysal, eşinin mektubunun iki sayfasını Bold Medya ile paylaştı.

14 KİŞİLİK KOĞUŞTA 24 KİŞİ KALIYOR

Bold Medya’ya bilgi veren Ali Uysal’ın eşi Hilal Uysal, “14 kişilik koğuşta 24 kişi kalıyorlar. Yerde yataklar var. Kışın bile camın açık kalması gerekiyor. Nefes alamıyorlar. Birine çarpmadan bir yere gitmek imkansız. Dar bir alan. Sadece ortak alanda iki masa sığabiliyor. Ramazan’da bile önce bir grup iftar açıyor. Öbürleri namaz kılıyor.” ifadelerini kullandı.

Geçen hafta Şakran T1 Cezaevinde 4 siyasi tutuklunun yüksel ateş nedeniyle hastaneye sevk edildiğini hatırtlatan Hilal Uysal, “Eşimin hastalandığı döneme denk geliyor. Sıkıntım o. Önce 4 kişi ateşleniyor, sonra eşim ve koğuş arkadaşları. Şu an yapılan bir test yok İzmir’de. Negatif çıktı sonuçlar diye açıklama yapıldı ama sonuçlar hemen gelmiyor ki. Bu nasıl oldu. Çok endişeliyiz açıkçası.” dedi.

Cemaat soruşturmaları kapsamında Mayıs 2018’de tutuklanan Ali Uysal, 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor. 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat mezunu olan Uysal, etüt merkezlerinde eğitmenlik yapıyordu.

1,5 YAŞINDAKİ KIZIMLA 7 AY HAPİS YATTIM

Hilal Uysal da eşiyle ayn gün tutuklandı. 1,5 yaşındaki kızı Zülal ile 7 ay Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde kaldı. Hilal Uysal, “Ben oradayken kızım iki kere kaza geçirdi. Ranzadan düştü ve kampüs içerisindeki hastaneye sevk ettiler. İki saat boyunca gözlem altında tutulduk. Doktor yoktu. Kendi çocuğunuzun doktoru kendiniz olacaksınız denildi ve gönderildik.” diye konuştu.

9 YIL SONRA DOĞDU

Uysal, kontrol için 3 ay sonraya gün verildiğini,  şimdi 3,5 yaşında olan kızının 9 yıl süren bir tedaviden sonra dünyaya geldiğini, devam eden tedavilerini mahkemeye bildirmelerine rağmen dikkate alınmadığını da sözlerine ekledi.

Bir öğrencisinin gözünden Mümtazer Türköne

 

medyabold
Devamını Oku »

Gençler ‘EvdeKal’ı yanlış anladı: Büyükçekmece’de tepki çeken ev partisi

Türkiye genel olarak koronavirüs önlemleri çerçevesinde eve kapanırken Büyükçekmece’de bir grup gencin düzenlediği ev partisi görüntüleri sosyal medyada tepki topladı.

BOLD- Koronavirüs salgının ilk görüldüğü 10 Marttan bu yana salgının yayılmasını engellemek için çok sayıda tedbir kararı uygulamaya geçirildi. Bu tedbirler kapsamında 65 yaş ve üzeri vatandaşlara sokağa çıkma yasağı getirilirken şehirler arası seyahatte de izne tabi tutuldu. Alınan önlemler çerçevesinde, haftasonları için piknik, mesire alanları ile sahil kenarlarına gidiş yasaklanırken, eğlence mekanları da ikinci bir duyuruya kadar kapatıldı.

TEPKİ ÇEKEN PARTİ

Öte yandan, Türkiye genel olarak önlemlere uyarken Büyükçekmece’de bir grup gencin düzenlediği ev partisinin görüntüleri sosyal medyada dolaşıma girdi. Elif Kırav adlı sosyal medya kullanıcısının canlı paylaştığı görüntülerde onlarca gencin bir evde sosyal mesafe kurallarına uymadan eğlenmesi tepki çekti.

Sanatçılardan eve kapanan Türkiye için ‘Ey Özgürlük’ düeti

medyabold
Devamını Oku »

Ekonomist Mahfi Eğilmez hükümete çağrıda bulundu: Para basmak gerekiyorsa basın!

Türkiye’nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle karşı karşıya kaldığı ekonomik kriz nedeniyle Ekonomist Mahfi Eğilmez, sosyal medya hesabından “Hükümete açık mektup” yazdı.

Dünyayı saran koronavirüs salgını nedeniyle ciddi bir ekonomik kriz ile karşı karşıya kalındığını vurgulayan Ekonomist Mahfi Eğilmez, “hükümete açık mektup” başlığıyla yaptığı paylaşımda “Yasa gerekiyorsa yasa, para basmak gerekiyorsa para, malzeme gerekiyorsa malzeme. Hemen bugün” uyarısında bulundu.

Eğilmez’in mektubu şöyle:

“Kendi yaşamlarını toplum için hiçe sayarak gece gündüz çalışan bütün sağlık personeline her türlü desteği madden ve manen vermek, onlara yönelik şiddeti önlemek için gereken her şeyi yapmak.

 

İşyeri kapatıldığı için geliri kesilen, üretim durduğu için ürettiğini satamayan, ihtiyaçlarını karşılamayan, borçlarını ödeyemeyen insanlarımıza maddi destek vermek.

 

“Bugün hiçbir konu bunlardan daha önemli değil” diyen Eğilmez, şöyle devam etti:

 

Bugün artık kaç işyerini, kaç üreticiyi kaybettiğimizi konuşmaktan çok kaçını kurtarabileceğimizi düşünmek zamanı. İş işten geçmeden gerekeni yapmalıyız.

 

Yasa gerekiyorsa yasa, para basmak gerekiyorsa para, malzeme gerekiyorsa malzeme. Hemen bugün.

 

Saygılarımla, Mahfi Eğilmez”.

CHP’den korkutan virüs raporu: 11 milyon kişi işsiz kalacak

 

medyabold
Devamını Oku »

Bilim Kurulu üyesi Ceyhan: Hastalığın en üst seviyeye ulaşması an meselesi

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Türkiye’nin koronavirüs salgınıyla ilgili çok kiritik bir dönemde olduğunu belirtti. “Önümüzdeki 5 gün hayli önemli. Kurallara uymayanlar var. İnsanların bilinçlenmesi şart. Yoksa ufuk karanlık” dedi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, koronavirüsle ilgili çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Ceyhan, “Çok kritik bir dönemdeyiz. Hastalığın ‘peak’ noktası yani en üst seviyeye ulaşması an meselesi. Bu nedenle önümüzdeki 5 gün hayli önemli. Hastalığı kontrol etmek için tedbirleri daha sıkı almazsak bu noktadan sonra virüsün yayılmasının kontrol edilebilmesi daha güç hale gelebilir” açıklamasını yaptı.

Korona tehlikesi ne zaman bitecek

Hürriyet yazarı Fulya Soybaş’a konuşan Ceyhan, “Hiç tedbir almadık diyelim, okullar, işyerleri, kafeler açık. O zaman yaklaşık 2 buçuk ayda bu hastalık nüfusun yarısına yani 40 milyon kişiye bulaşırdı. Diyelim ki tüm tedbirler yüzde yüz uygulanıyor. Kimse çok zorunlu haller dışında sokağa çıkmıyor. Virüs ne yapacak? Bulaşacak insan bulamayacağı için ortadan kaybolacak.” dedi.

KURALLARA UYMAYANLAR VAR

Prof. Dr. Ceyhan, Güney Kore örneğini hatırlatarak sosyal izolasyonun tam sağlanması ve kimsenin evden çıkmaması halinde salgının 2 ay içinde bitebileceğini söyledi. Ceyhan, “Biz, verdiğim 2 örneğin arasında bir yerdeyiz. Maalesef insanların yarısı kurallara uymadı (iş nedeniyle dışarı çıkmak zorunda kalanları kastetmiyorum). Halen de kurallara uymayanlar var. İki arada durduğumuz için de salgının ne zaman biteceğini söylemek çok zor. Sokağa çıkma yasağı ya da sıkıyönetim ilan etmeden de alınacak sıkı tedbir ve denetimlerle bu iş çözülebilir. Ama insanların bilinçlenmesi şart. Yoksa ufuk karanlık.”

YAZIN SALGIN BİTMEYECEK

Prof. Dr. Ceyhan hava sıcaklığı arttıkça (haziran-temmuz gibi) virüsün kendi kendine yok olacağı algısının ise yanlış olduğunu dile getirdi.

Savcılık: Melek Çetinkaya’nın adalet yürüyüşü suç değil, ifade özgürlüğü kapsamında

medyabold
Devamını Oku »

Valencia’da 10 futbolcu koronavirüsüne yakalandı

Futbol dünyasında koronavirüsünün en çok bulaştığı takım Valencia oldu. 10 futbolcuda virüs olduğu tespit edildi. İspanyol ekibi, Atalanta ile İtalya’da Şampiyonlar Ligi maçını oynamıştı ve Lombardia bölgesi salgın merkezi oldu.

BOLD – İspanya La Liga ekibi Valencia’da 25 kişinin testlerinin pozitif çıktığı duyuruldu. Radio Marca’ya göre bu 25 kişiden 10’u futbolcu, 15’i teknik ekip ve idari kadroda yer alıyor. Şu ana kadar sadece Mangala, Garay ve Gaya koronavirüse yakalandıklarını açıkladı. Ancak diğer yakalanan 7 futbolcu ile ilgili bilgi aktarılmadı.

BİYOLOJİK BOMBA ETKİSİ

Valencia’nın Atalanta ile oynadığı maçların salgını hızlandırdığı tahmin ediliyor. Prof. Dr. Fabiano Di Marco, “Koronavirüsün ilk görüldüğü Bergamo’dan çok sayıda Atalanta taraftarı otobüslerle, trenlerle Milano’daki maça gitti. Bu biyolojik bir bomba etkisi yarattı ve virüs hızla yayıldı” ifadelerini kullanmıştı. İtalya’nın Lombardiya bölgesinde bulunan Bergamo şehrinin Belediye Başkanı Giorgio Gori de Milano’da oynanan ve 44 bin 236 taraftarın tribünde izlediği Atalanta-Valencia maçının ‘biyolojik bomba etkisi yaparak, Koronavirüs salgınının başlangıcı olduğunu’ dile getirdi.

Virüsün Lombardia bölgesinde yayılmasının nedeni olarak da bu maç gösterildi. Seyircisiz olmasına rağmen özellikle İspanya’dan gelen taraftarların stadın çevresinde takımlarına destek vermek amacıyla toplanması virüsün ciddi bir şekilde yayılmaya neden olduğu iddia edildi.

UEFA BAŞKANI CEFERİN KABUL ETMEDİ: APTALCA ELEŞTİRİLER

UEFA Başkan Aleksander Ceferin, ‘virüsün Avrupa’ya yayıldığı maç’ olarak nitelendirilen Şampiyonlar Ligi’ndeki Valencia-Atalanta karşılaşmasının oynatılmasına dair eleştirilere yanıt verdi. Sloven spor adamı, “Bu maç oynanırken Avrupa’da ligler devam ediyordu. Maç seyircisizdi ancak taraftarlar stadın etrafında toplanmışlardı. Bu İspanyol yetkililerin kontrolünde olan bir şeydi. Ayrıca Milano’ya gidilmesiyle ilgili aptalca eleştiriler duyuyorum. 19 Şubat’ta kimse Lombardia’nın epideminin merkezi olacağını bilmiyordu” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Çinli kaptan İstanbul’da koronadan öldü!

İstanbul Boğazı’ndan geçiş için demir bölgesinde bekleyen Çinli şirketin işlettiği kuru yük gemisinin kaptanı, yeni tip koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti.

BOLD – Dünya geneli 669 bini aşkın insanın canına mal olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) denizcilik sektörünü de vurmaya başladı.

ÖLÜMÜ HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİLDİ

Yüküyle Gine’den yola çıkan Çinli COSCO Shipping Bulker şirketince işletilen Feng De Hai isimli 200 metrelik gemi, önceki gün İstanbul demir bölgesinde ikmal için demirledi.

Gemi kaptanının koronavirüs teşhisiyle hayatını kaybettiği öğrenildi. Ölüm sonrası durum Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne bildirilip gemi karantinaya alındı.

CENAZE NAKİL ŞİRKETİNE TESLİM EDİLDİ

Naaşın ailesine gönderilmek üzere bir cenaze nakil şirketine teslim edildiği öğrenildi.

Öte yandan kuru yük gemisinin seyrine izin verildiği ve varış noktası Ukrayna Dneprobugsky limanına doğru hareket ettiği bildirildi.

Umrecilerin yurttaki karantinası bugün sona eriyor

medyabold
Devamını Oku »

Sanatçılardan eve kapanan Türkiye için ‘Ey Özgürlük’ düeti

Ezgi Yıldırım, Zeynep Halvaşi ve Teyfik Rodos kendi evlerinden, özgürlüğe hasret kalan Türkiye için Zülfü Livaneli’nin ‘Ey Özgürlük’ şarkısına düet yaptı.

BOLD- Koronavirüs salgını yüzünden ‘Evde Kal’ çağrılarına uyan sanatçılar Ezgi Yıldırım, Zeynep Halvaşi ve Teyfik Rodos kendi evlerinden ‘Ey Özgürlük’ şarkısına düet yaptı. Sanatçılara, Serkan Mesut Halili, Ferhat Livaneli ile Erdem Şimşek de evlerinden enstrümanlarıyla eşlik etti. Görüntüleri Ey Özgürlük şarkısını söz ve müzik sahibi Zülfü Livaneli sosyal medya hesabından paylaştı.

SAĞLIKLI VE MUTLU GÜNLERE

Livaneli videoyu, ”Ezgi Yıldırım, Zeynep Halvaşi ve Teyfik Rodos evlerinden Ey Özgürlük’ü söylüyor, sağlıklı ve umutlu günlere” notuyla paylaştı.

Haluk Levent’in kampanyasına ünlü dostlarından büyük destek

medyabold
Devamını Oku »

Bir öğrencisinin gözünden Mümtazer Türköne

Kapatılan Fatih Üniversitesi öğrencisi Muhammed Emin Turgut, 3,5 yıldır Silivri Cezaevinde bulunan hocası Mümtazer Türköne ile ilgili anıları yazdı.

MUHAMMED EMİN TURGUT

BOLD ÖZEL – Oğuz Atay’ın, üniversitedeki hocası Mustafa İnan’ı anlattığı eserini okuduğumda ‘Benim de bir bilim adamım olmalı’ demiştim. 2013 yıllarının son günleriydi. Televizyonda konuşmasını izlerken görev yaptığı üniversiteye gidip derslerine girmeye karar verdim. Sonradan fark ettim ki, meğer lise yıllarımda köşesini okuduğum yazarmış Mümtaz’er hocam. Yıllardır ben Mustafa İnan’ımı okuyormuşum. Çok uzakta değilmiş. Bulmuşum ama farkında değilmişim.

2014 yılında Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu yönetimi İngilizce bölümünü tam burslu kazandım. O hukuk bölümünde ders veriyordu. Hazırlığa başlar başlamaz ben de derslerine dışarıdan katılmaya karar verdim. Öğleden önce siyaset, öğleden sonra hukuk dersleri hayatıma keyif katıyordu. Tek hobim buydu. Bir de yüksek lisans derslerine girmeme müsaade ediyordu. Derslerinin bağımlısı olmuştum.

BANAN SORU SORMAYI ÖĞRETMİŞTİ

Bahsettiği bir divan şiiri olsa gidip o şairin divanını komple okuyup hocaya sorular soruyordum. Hocam bana soru sormayı öğretmişti. Konuğunu konuşturmak isteyen sunucuları izliyordum. Nasıl az konuşup da hocayı konuşturduklarını öğrenmeye çalışıyordum. İnternete Mümtaz’er Türköne yazıp katıldığı tüm programları indiriyor, kalem kağıtla not tutuyordum. Buldum Mustafa İnan’ımı kaçırır mıyım hiç!

Divan şiiri üzerine konuşmak için ahengi güçlü anlamı derin bir şiir seçip okuyordum odasında. Keyiflenerek cevap verişleri beni divan şiirine daha da yönlendiriyordu. Derslerde “Kalemle yapılabilecek her şeyi yapabiliyorum; ancak şiir yazamıyorum.” derdi. Hocam böyle söylediği için ona hiçbir zaman şiir yazdığımdan bahsetmemiştim. Şiir yazamama sebebi olarak “Küçük yaşta çok kaliteli şiirler ezberledim. Onların üzerine çıkamayacağımı bildiğim için yazamıyorum” diye açıklama yapardı.

SAVUNMA ONUN İŞİYDİ

Savunma onun işiydi. Bir konu atar ortaya keyifle kenara çekilirdi. Sınıfın göze göz dişe diş gelmek üzere olduğu an üstünlüğü sağlamak üzere olan tarafı farklı bir savunma mekanizmasıyla tuş ederdi. Ders çıkışlarında bazen odasına geçer, yazdığım yazılar üzerine tartışırdık. Ömrümün en güzel zamanlarıymış. Değerini şimdi daha iyi anlıyorum. Bir keresinde sabah kahvaltısını yapmak için yüksek lisans dersine ara vermişti. Ben yine markaja almak için peşine takıldım. Nazikçe, “Muhammedcim kahvaltı yapacağım” dese de “Afiyet olsun hocam. Ben size rahatsızlık vermeden oturacağım” demiştim.

Konuyu yazmaktan açmıştım. “İnsan yazdığı yazıdaki fazlalıkları atamıyor hocam” demiştim. Biraz merakla devam ettim. “Ben o kelimeleri, o cümleleri yazmak için ağır mesailer harcıyorum. Evladım gibiler hocam. Siz nasıl atıyorsunuz fazla yerleri?” demiştim. Çok hoşuna gitmişti bu betimlemem.

HER PERŞEMBE GÜNLERDEN MÜMTAZER TÜRKÖNE’YDİ

Cemil Meriç’in evine gidip çay içtiği anılarından bahsetmişti. Bizi hocamız çağırsa evine biz de gideriz diye sivrilip konuyu artık sizi okul dışı da rahatsız etmeliyime getiriyordum. “Gel Muhammedcim. Ben sana yemek de yaparım” dedi. Çok mutlu olmuştum.

Dönemin son günüydü. Hocamın okulda olacağı son gün… Tam bir sene her perşembe benim için perşemde değildi. O gün günlerden Mümtaz’er Türköne’ydi. O güne özel gömlek ve pantalonlar pazar akşamından ütülenir. Her ihtimale karşılık gömleğin bir yedeği ve yedeğinin de bir yedeği olurdu. Sıralama hazırdır. Perşembe olur, sabah erken kalkılır. Okula giden ilk araçla okula gidilir. Bazen kütüphanede çakra açmak için kitap okunur. Bazen de derslerinde aldığım notlara göz gezdirilirdi.

24 yaşındaki Muhammed Emin Turgut, eğitimine artık Almanya’da devam ediyor.

HER GÜN ÇANTAMDA 3 KİTAP OLURDU

Ne zaman yanından ayrılsam hep kendimden nefret ederdim. Cehaletim canımı sıkıyordu. Her gün çantamda en az 3 kitap olurdu. Divan edebiyatından, öz saf şiirden ve bir adet deneme veya öykü türü kitaplardan. Bunun dışında bir de o hafta derste konuştuğumuz kitap, konu, olay vb şey ne ise ona dair olan kitap(ları) çantamda taşırdım.

Sondan bir önceki hafta “Hocam ben yazın sizin eksikliğinizi çok hissederim. Sizi çok özlerim. Gazetede odanız var mı? Veya üniversiteye gelecek misiniz? Ben her gün okula geleceğim. Ya da takıldığınız vakıf, enstitü vb. bir yer varsa ben de oraya gelip sizi rahatsız etmek istiyorum.” demiştim. Tüm meramımı döktüm. Büyük bir sabırla dinledi. Hiç düşünmeden de cevap verdi. “Eve gelirsin Muhammedcim.” demiş, telefon numarasını da vermişti.

EN HÜZÜNLÜ DERS

En hüzünlü ders son dersiydi. Hukuk birinci sınıfların dersiydi. “Hukuk fakültesinde olmanız sizi kaliteli insan yapmaz. Siz kaliteli bir bölümdesiniz ama kaliteli insanlar değilsiniz. Kaliteli olan hukuktur. Kaliteli işlerle uğraşmalısınız.” demişti.

Devam ederek “Yaz tatilinde tatile gitmeyin. Gidin bir hukuk bürosuna gönüllü çalışın. Avukatla davalara girin. Gerekirse sadece fotokopi çekip çayları taşıyın. Hatta imkanınız olursa dava dilekçesi yazmayı öğrenin!” demişti. Hukuk öğrencisiymişim gibi “Yazın bir hukuk bürosunda gönüllü dava dilekçesi yaz.” notunu almıştım.

Onlarca büroyu aradım. Gönüllü dava dilekçesi yazmayı öğrenmek ve yazmak istediğimi ekliyordum. Geri dönüşler çok sert ve kırıcıydı. “Hazırlık öğrencisini niye alalım?” diye alay ediyorlardı. Piyasanın vazgeçirme çabalarıyla savaşıyordum. Arayışlarıma biraz ara vermiştim ki Kartal’da yürürken gördüğüm bir avukat bürosunu aradım. Çok sıcak ve içten karşılamıştı beni Çiğdem Hanım. Eşiyle birlikte avukatlık yapıyorlardı. Bana masa hatta oda bile vermişlerdi.

DERSİNE GİDER GİBİ HUKUK BÜROSUNA GİTTİM

Sırada hocama anlatacak anı biriktirmem gerekiyordu. Mümtaz’er hocamın dersine gider gibi büroya gitmeye başladım. Sabah erken ve gayet özenli. Avukat Cihan bey bana kızıyordu. “İş gibi düşünme, öğlen uyanınca gel” diyordu. Hocama anı biriktireceğim de diyemiyordum. İlk dava dilekçemi yazdığım gün 24 Haziran 2014’tü. İşe başlayalı 10 gün olmuştu. Akşam bürodan çıktığımda ayaklarım yere değmiyormuşcasına durağa yürüyordum. Sabah saat sekizden beri telefonu elime almamamıştım. Bakınca bir de ne göreyim.

“Sevgili Muhammed,
Mümkünse bu akşam iftara bekliyorum.
Selamlar
Mümtazer”

Hemen hocamı aradım: “Hocam bir mail gelmiş de bana, bugün mü yollamıştınız” dedim. “Evet bu akşam bekliyorum, geç oldu, kusura bakma” demişti. Yahu ne kusuru, teravih saati arasan desen ki gel geçen iftarı yapalım yine garipsemez gelirdim. Buna mı takılayım dedim içimden.

Adresi alır almaz hazırlıktaki hocalarımı arayıp, hocaya iftara davetliyim, ne yapayım mı diye sormadım! Metro istasyonundan koşarak tek nefeste mi çıkmadım! Evine varınca “Hocam neden aramadınız, numaram mı silindi?” diye de tabii ki ufak da bir naz makamı yaptım. Savunması yine basit ve mükemmeldi: “Muhammed’leri karıştırmışım. Yanlışlıkla başka Muhammed’e mail atmışım. O gelemeyeceğini söyleyince sen olmadığını anladım.” demişti. Hemen kendime bir pay çıkarmıştım. Onun hiçbir davetini geri çevirmeyeceğimi biliyordu 🙂

BENİ YANINA GÖTÜRÜN

Hocamın özgürlüğü elinden alınınca benim de yaşama sevincime ket vuruldu. “Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan” romanının sonunda okul kapanmıyordu ki… Mustafa İnan fikirlerinden dolayı 10 yıl hapse mahkum edilmiyordu ki… On yıl nasıl geçecek diye düşünmekten uyku düzenim bozulmuştu. Artık çantamda en az 3 kitap yoktu. Artık çantam da yoktu. Neden olsun ki? Beni meraklandıracak, hayretlendirecek hoca mı kalmıştı piyasada.

bir gün beni de gözaltına aldılar. Kapatılan bir üniversitenin öğrencisi olmamdan dolayı saçma sapan sorular soran polislere bile hocamı sormuştum. “Mümtaz’er hocamı çıkarırsanız ne istersen iste benden” demiştim. Güldüler. “Ne gülüyorsunuz, adam bilim adamı, çıkarsanıza” diye diretince deli raporunu verdiler kafadan sanırım. “Peki madem onu çıkarmaya gücünüz yetmiyor. Beni yanına götürün. Biraz hasret gidereyim.” dediğimde de dalga geçtiğimi sandıkları için beni ciddiye almamışlardı.

3 KEZ OKUL BIRAKTIM

Mümtaz’er hocamın özgürlüğü gasp edilmeye başlandığı günden beri 3 kez okulu bırakmıştım. Artık yazarlık hevesi, akademisyenlik hevesi, araştırma hevesi diye hiçbir zevkim ve hobim kalmamıştı.

Kızıyla konuşurken ara ara hocamla olan anılarımdan bahseder yüreğimdeki yarayı dağlardım. Onunla olan anılarım, fotoğraflarım ve hatta ders notlarım bile duruyor demiştim. Silmezsem benim de başıma sıkıntı gelebileceğini söylemişti. Silsem bu sefer de tüm dayanaklarım ve umutlarım biterdi. Gelecekse bunlardan zarar gelsin, demiştim.

Tüm bunlardan geriye kalan tek gerçek, Mustafa İnan’ımı kaybetmeme rağmen, ona olan özlemimi ve hayranlığımı kaybetmemiş olmamdı. Her an dışarı çıkabilir diye bekledim ülkemde. Çıktığında Muhammed nerede diye sorar mı bilmem ama sorarsa diye umutlanıp beklemiştim. Nasıl giderdim? Hocam gözüm yollarda kaldı, diyemeden. Mektup yazacak yüz bulamıyordum. Sorsa ne okudun, ne yaptın? Heybem boşken karşısına çıkamazdım.

Bir yandan da “Koskoca yazara nasıl mektup yazılır?” diyordum. Kafamda, belki onlarca belki yüzlerce, mektup yazmıştım. Hatta birkaç kez oturup yazayım demiştim. Utanmıştım. Cevap verirse “Muhammed’cim neden aklına geç geldim” derse ne derim diyordum. Bardak doldu, taştı. Yıllardır kafamda döndürdüğüm tüm diyaloglar bilinçaltıma baskı yapmış sanırım. En sonunda rüyama da girip “Neden yazmadın?”ı zihnim onun ağzından dillendirince vefasızlığımdan şüphe duymamaya başladım. O çıkacak eminim ama ben onu çıkarken artık karşılayamayacağım.

 

medyabold
Devamını Oku »

Umrecilerin yurttaki karantinası bugün sona eriyor

Umreden döndükten sonra Ankara ve Konya’da karantinaya alınan vatandaşların 14 günlük koronavirüs karantina süresi bugün sona eriyor. Umreden dönenlerin yakınları Ankara Gölbaşı’ndaki yurdun önünde bekliyor.

BOLD – Umreden dönenlerin bir bölümü Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı KYK yurtlarında karantina altına alınmıştı. Umrecilerin 14 günlük karantina süreci sona ererken, yakınlarının umrecileri almak için karantinanın yapıldığı yurdun önündeki bekleyişi sürüyor.

TEST SONUCUNU BEKLİYORLAR

Babası ve annesini almak için Tokat’tan gelen Fuat İşeri de şunları söyledi: “Babam ve annemi bekliyorum, umreden geldiler. Süreleri bugün doldu onları bekliyoruz. Sürekli telefonda görüştük tabi ki, şu anda bir sıkıntıları yok. Dün son bir test yapıldı.Onun sonucunu bekliyorlar, birazdan çıkarlar diye bekliyoruz. Her gün ateşleri ölçülüyordu, dün de boğazlarından kültür alındığını biliyorum.”

Mahpus yakınlarının endişesi ‘ZamanDaralıyor AcilTahliye’ etiketi Twitter’da bir milyonu aştı!

medyabold
Devamını Oku »

Gündemdeki soru: Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Turhan’ı neden görevden aldı?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde kabineden ilk giden isim Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan oldu. Turhan’ın Kanal İstanbul ihalesini ertelememesi nedeniyle görevden alındığı iddia ediliyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 10 Temmuz 2018 günü göreve başlayan kabinesindeki ilk değişikliği dün gece yarısı yayınladığı kararnameyle yaptı. Kararnamede ‘Görevine son verilmiştir’ ifadesi kullanılarak adeta cezalandırıldığı iması yapılan Turhan’ın yerine yine Trabzonlu olan hemşehrisi ve Bakan Yardımcısı Adil Karaismailoğlu atandı.

Turhan’ın görevden alınma nedeniyle ilgili kulislerde iki iddia gündeme geldi. Birinci iddia, Turhan Kanal İstanbul’un ihalesini ertelemediği için görevden alındı. İkinci iddia ise koranavirüs önlemleri konusunda ‘pasif’ kaldığı için koltuğunu kaybetti.

İHALE Mİ VİRÜS MÜ?

Sözcü’nün haberine göre, Turhan’ın görevden alınmasına Kanal İstanbul için önceki gün yapılan ve büyük eleştiri alan maskeli ihalenin neden olduğu konuşuldu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Kanal İstanbul ihalesini ertelemedi diye gece 02.00’de bakanı görevden almazlar. Büyük ihtimalle ihaleyi alan firmada bir yanlışlık (!) olmuştur” yorumunu yaptı.

AKP kulislerinde ise asıl gerekçenin Cahit Turhan’ın, virüs önlemlerinde pasif kalması olduğu öne çıktı. Kanal İstanbul’la ilgili son ihalenin daha önce belirlenen takvime göre yürütüldüğü ve bakanın kişisel bir rolünün olmadığı kaydedildi.

TURHAN’A RAĞMEN…

Turhan’ın virüs nedeniyle havayolu, karayolu ve denizyolu ulaşımında erken önlem alamadığı ve yetersiz kaldığı vurgulanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı son 7 tedbir içinde yer alan ‘Yurtdışı uçuşların yasaklanması’ kararı da Turhan’a rağmen alınmış bir karar olarak öne çıkıyor.

YENİ BAKAN İBB’DEN GELDİ

Yeni Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun özgeçmişinde daha çok İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) görevleri dikkat çekiyor. 2018’de İBB’de Genel Sekreter Yardımcılığı yapan Karaismailoğlu, Erdoğan’ın İBB Başkanlığı döneminde de İETT’de çalıştı. Ulaştırma Bakan Yardımcısı olan Karaismailoğlu’nun, Kanal İstanbul Projesi’ni en iyi bilen isimlerden olduğu belirtildi.

Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan görevden alındı!

medyabold
Devamını Oku »

Haluk Levent’in kampanyasına ünlü dostlarından büyük destek

AHBAP’ın kurucusu Haluk Levent’in kampanyasına katılan birçok futbolcu ve dizi oyuncusu, yoksul ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla maddi destekte bulundu.

BOLD- Koronavirüs salgını yüzünden resmi olarak sokağa çıkma yasağı uygulanmasa da, bir çok vatandaş uyarıları ciddiye alarak evlerinde kalmayı tercih ediyor. İşi ile sağlığı arasında tercih yapmak zorunda kalan ve evde kalmayı tercih eden yoksul vatandaşlar için Haluk Levent’in kurucusu olduğu AHBAP derneği kampanya başlattı.

SİZDEN DAHA HAYIRSEVER DEĞİLİM

Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklama ile bu harekete herkesi davet eden ve bu dönemlerin dayanışma günü olduğuna dikkati çeken Haluk Levent, sosyal medya üzerinden, “Ben sizlerden daha hayırsever değilim. Sadece daha koordineliyim. Gelin Ahbap’ları siz de kucaklayın. Gün dayanışma günüdür! Bireysel değil hep birlikte hareket edelim. Sizi seviyoruz ve bekliyoruz” açıklamasında bulunmuştu. Yapılan çağrı çığ gibi büyüdü ve birçok sanatçı, sporcu arka arkaya destek çağrılarında bulundu.

ÇAĞRIYA ÜNLÜLERDEN TAM DESTEK

Haluk Levent’in çağrısına spor camiası, ses sanatçıları ile dizi ve sinema oyuncularından da tam destek geldi. Çukur’un başrol oyuncusu Aras Bulut İynemli, sarkıcı Hande Yener, milli futbolculardan Cenk Tosun, Caner Erkin, Umut Nayir, Mehmet Topal, Mert Günok, Mert Hakan Yandaş ve Gökhan Gönül gibi birçok kişi çağrı sonrası maddi destekte bulunduklarını açıkladı. Haluk Levent desteklerini açıklayan ünlü isimlere tek tek teşekkür etti.

2 AYLIK GIDA PAKETİ 300 LİRA

Konuyla ilgili Demirören Haber Ajansı’na (DHA) özel açıklamalarda bulunan Haluk Levent, “10 bin işinden gücünden olmuş, çalışamayan aileye 2 aylık gıda yardımı yapıyoruz. Bütün sanatçılar ellerinden geleni yapıyorlar. Gıda paketinin 2 aylık maliyeti 300 TL. Aslında daha fazla ama biz indirimler de yaptırdık; un, şeker, mercimek, Türk Kahvesine kadar her şeyi koyduk elimizden geldiğince. Türkiye’nin birçok sanatçı ve futbolcusu katıldı. 8 saatte 7 bin aileye ulaştık, bu gece inşallah 10 bin aileye çıkacağız. Gıda firmaları ve kargolarla anlaştık. Ahbap Derneği’ne yatırılan paraların tamamı 1 hafta içerisinde bu firmalarla birlikle bize başvuran ailelere gönderilecek” diye konuştu.

KIZILAY KARŞILAŞTIRMALARINA CEVAP VERDİ

Öte yandan Levent, AHBAP’ın yaptıklarını överek Türk Kızılayı’na eleştiride bulunanlara da karşılaştırma yapmayın çağrısında bulundu. Levent, ‘Eleştirebilirsiniz ama kan vereceğimiz başka bir kurum yok’ dedi.

 

 

Korona mezarlığı görüntüleri tartışılıyor

medyabold
Devamını Oku »

Turkey violates Libya’s UN embargo and ceasefire deal – BBC

Turkey is continuing to send weapons to war-torn Libya in violation of the United Nations (UN) arms embargo and an agreement reached on January 19 to stop fuelling the civil war by foreign powers, BBC’s investigative journalists reported on Thursday.

The report by BBC Africa Eye allegedly showed Turkey violated the January 19 ceasefire deal in Berlin barely five days later when it dispatched the cargo ship Bana, laden with arms from its port of Mersin.

The ship’s reported destination was the Tunisian port of Gabes. However, the Bana vanished from the radar on January 27 as it approached the coast of Libya because its transponder was allegedly turned off.

In the report, the BBC provided evidence showing where the ship headed following its disappearance from radar as well as evidence of the cargo it was carrying.

A satellite image on January 28 showed the Bana escorted by two other ships off the coast of Libya in the Mediterranean.

Based on dimensions and color schemes of the three ships, the one in the center was determined to be the Bana, while the two other vessels escorting it were G-Class military frigates, which are only used by the Turkish navy across the world, the BBC report said.

A satellite on January 29 picked up the Bana docked at the port of Tripoli, this time without the frigates.

BBC also showed video and photos footage allegedly taken in Bana’s hold and from its bridge, with the dimensions in the images all matching those of the Bana.

The different videos, all with the same configuration of vehicles, filmed in the hold of the Bana and showed a series of weapons, including armored combat vehicles (ACV-15), cannons (GDF), self-propelled howitzers (T-155), anti-aircraft gun (Korkut).

Whereas, those taken in the bridge pictured one of the frigates seen through the bridge window of the Bana.

Further, the report published statements of the Bana crews who were questioned by the Italian authorities when the ship reached the Italian port of Genoa three days after it left Tripoli.

In the police questionings, the crew members confirmed that the Bana was carrying arms. They also added detail to the BBC report, saying that each weapon was guarded by ten Turkish soldiers during loading in Mersin.

In addition, the images taken by the Italians in the Bana evidence that tied up with those in the previous videos filmed when the weapons were still on board, such as a unique pattern of damage left on a ramp from the tracked vehicle.

The Turkish government has not yet responded to the allegations put to it by BBC, the report said.

On February 4, UN Secretary-General Antonio Guterres condemned the behavior of some member states without specifically mentioning the name.

“Meanwhile, Security Council resolutions are being disrespected even before the ink is dry,” the UN chief said, referring to the ceasefire talks on January 19 which were allegedly broken by Turkey’s President Recep Tayyip Erdogan.

Turkey is deemed to be one of the six countries that have sent weapons, money or men into the Libyan civil war.

The foreign players supporting the Libyan National Army (LNA), which holds most of the country under control, are Russia, Egypt, Jordan, and the United Arab Emirates (UAE).

The internationally recognized Government of National Accord (GNA), the other faction of the conflict which holds the capital city of Tripoli, has been backed by Turkey and Qatar.

Until recently, Erdogan had stressed that Turkish forces were not fighting in Libya but rather providing coordination to the GNA.

However, late in February, Erdogan accepted that his country had “several martyrs”, confirming also that there were fighters in Libya from the Syrian National Army, a Turkey-backed rebel group fighting against pro-Damascus forces in northern Syria.

“Those going from Syria, from the Syrian National Army there, have a common goal. They are there within the framework of these common goals… Our brothers who are with us in Syria see being there with us as an honor,” Erdogan asserted at the time.

Then, in a news conference, the Turkish president also slammed a Turkish reporter from FOX TV questioning why the names and positions of the martyrs in Libya were not being announced.

“Firstly, FOX should become a serious media outlet. Stop producing fake news,” Erdogan retorted.

Earlier this month, six journalists were arrested in Turkey for revealing the identity of a Turkish intelligence officer, who apparently died in clashes in Libya.

The six are OdaTV’s editor-in-chief Baris Pehlivan, news director Baris Terkoglu, and reporter Hulya Kilinc, as well as  Murat Agirel from the pro-Turkish daily Yenicag, executive director Ferhat Celik, and editor-in-chief Aydin Keser from the pro-Kurdish daily Yeni Yasam.

Erdogan fumes at reporter over question on Turkish troops killed in Libya

The post Turkey violates Libya’s UN embargo and ceasefire deal – BBC appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/03/28/turkey-violates-libyas-un-embargo-and-ceasefire-deal-bbc/
Devamını Oku »

Avazyan, ‘Kara Efesi Ahmet’ için kampanya başlattı

Gazeteci Arlet Natali Avazyan’ın, babası tutuklu, ileri derece kemik kanseri 9 yaşındaki Ahmet Burhan için sosyal medyada başlattığı #AhmetiSeviyorum kampanyası çığ gibi büyüyor.

BOLD- Hizmet mensuplarına yönelik tenkil soruşturmaları kapsamında annesi ve babası tutuklandıktan sonra kemik kanseri hastalığı ortaya çıkan minik Ahmet Burhan Ataç, artık kanserin son evresinde. Yurt dışı yasağı bulunan annesine zamanında pasaport verilmemesi yüzünden Ahmet Burhan’ın Almanya’daki tedavisine geç kalınmıştı. Türkiye’yi derinden yaralayan bu olay sonrası sosyal medyada Ahmet Burhan ve ailesine destek mesajları yağdı. Siyasilerin de dikkatini çeken bu destek sonrası minik Ahmet’in tutuklu babasının kendisini hastanede ziyaret etmesine izin verilmişti.

AVAZYAN KARA EFESİ İÇİN KAMPANYA BAŞLATTI

Gazeteci ve insan hakları savunucusu Arlet Natali Avazyan sosyal medyada Ahmet Burhan’a moral olması için yeni bir kampanya başlattı. Sosyal medya kullanıcıları paylaştıkları video ve mesajlarla ‘Ahmet’i seviyorum’ dedi. Avazyan’ın, babası hala tutuklu, ileri derece kemik kanseri Ahmet Burhan için sosyal medyada başlattığı #AhmetiSeviyorum kampanyası çığ gibi büyüyor.

Korona mezarlığı görüntüleri tartışılıyor

medyabold
Devamını Oku »

Mahpus yakınlarının endişesi ‘ZamanDaralıyor AcilTahliye’ etiketi Twitter’da bir milyonu aştı!

Türkiye’de hızla yayılmaya başlayan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle cezaevlerindeki 300 bin mahpusun yakınları, sosyal medya üzerinden ‘ZamanDaralıyor AcilTahliye’ etiketiyle endişelerini dile getirdi.

BOLD-Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Türkiye’deki vaka sayısının 7 bin 402’ye yükseldiğini duyurmasının ardından cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü yakınları, Twitter üzerinden endişelerini dile getiren bir sosyal medya kampanyası başlattı.

“ZamanDaralıyor AcilTahliye” etiketiyle başlatılan kampanya kapsamında cezaevlerinde bulunanlar ve özellikle siyasi tutsaklar için tahliye talep edildi. Başta Adalet Bakanlığı’nın, hükümet ve siyasi parti mensuplarının etiketlendiği kampanya da 1 milyon tweetle “ZamanDaralıyor AcilTahliye” diye haykırıldı. Kampanya, kısa sürede toplumun her kesiminden, vicdan sahibi insanların da katılımıyla milyon duvarını çökertti ve bu konuda yaklaşık 1.12 milyon Tweet atıldı.

Korona mezarlığı görüntüleri tartışılıyor

medyabold
Devamını Oku »

Savcılık: Melek Çetinkaya’nın adalet yürüyüşü suç değil, ifade özgürlüğü kapsamında

Savcılık, 15 Temmuz sonrası müebbet hapis cezası verilen Harbiyeli çocukları için Ankara’da adalet yürüyüşü yapan Melek Çetinkaya ve Ayten Güleşçi hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Yürüyüşün ifade özgürlüğü kapsamında olduğu belirtildi.

BOLD –  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararında “Terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden suçun unsurları oluşmamıştır” ifadesi kullanıldı.

Cumhuriyet’in haberine göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişimine katıldığı gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırılan eski Hava Harp Okulu öğrencisi Taha Furkan Çetinkaya’nın annesi Melek Çetinkaya ile benzer durumdaki eski Harp Okulu öğrencisi Yasin Güleşçi’nin annesi Ayten Güleşçi hakkında yürütülen cemaat soruşturmasında takipsizlik kararı verdi.

Ankara’da “adalet” yürüyüşü başlatmak isterken gözaltına alınan ve adli kontrol kararıyla serbest bırakılan Melek Çetinkaya ve Ayten Güleşçi hakkındaki soruşturma tamamlandı. Savclık kararında yasa koyucunun ifade özgürlüğünün kullanılışını garanti etmek saikiyle hareket etmiş olduğu ifade edilerek, “Aksi düşünce terör örgütlerinin amacına hizmet eder. Terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden suçun unsurları oluşmamıştır” denildi.

Ankara’da Güvenpark’ta müebbet hapis cezası alan çocukları ve tutuklu anneler için Adalet Yürüyüşü başlatan Melek Çetinkaya ve Ayten Güleşçi ile birlikte yürüyüşe katılmak isteyen 66 kişi 19 Ocak 2020’de polis tarafından gözaltına alınmıştı.

Tutuklu gazeteci Özcan Keser’den mektup: Yalnızım, yalnız bırakıldım

medyabold
Devamını Oku »

Manisa’da 4.1 şiddetinde deprem

Manisa bu sabah 4.1 şiddetinde depremle sallandı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü, 08.56’da meydana gelen depremin merkez üssünün Akhisar olduğunu belirtti.

BOLD- Manisa bu sabah 4.1 şiddetinde depremle sallandı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 08:56’da Manisa’da 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssü Akhisar olan sarsıntı yerin 10.2 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

Pandemi Uzmanı Yusuf Savran: Türkiye işin ciddiyetinin farkında değil!

medyabold
Devamını Oku »

Korona mezarlığı görüntüleri tartışılıyor

Saime D. isimli kadın Gaziantep’te koronadan hayatını kaybedenler için yapılan mezarlığın görüntülerini yayınladı. Tepki gösteren kadın susturulurken valilik açıklama yaptı.

Gaziantep Valiliği, “kentte yeni tip koronavirüs salgını nedeniye toplu mezar hazırlandığı” iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, annesi vefat eden Saime D. isimli bir vatandaşın, Yeşilkent Mezarlığında daha önceden belediye tarafından hazırlanan sıra mezarları cep telefonuyla çekerek, “Bu mezarların koronavirüs vakalarından hayatını kaybedenler için hazırlandığı, vatandaşların kandırıldığı, ölüm vakalarının çok olduğu” şeklinde şahsi yorumlarını sosyal medya hesabından yayınladığı belirtildi.

BOLD – Koronavirüs salgını nedeniyle kayınvalidesini kaybeden Saime D., Gaziantep’te salgından hayatını kaybedenler için kazılmış mezarların görüntülerini paylaşarak, önlem alınmadığı için hükümete tepkisini dile getirdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yaptığı son açıklamaya göre, Türkiye’de koronavirüs salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 108’e, salgına yakalananların sayısı ise 7 bin 402’ye yükseldi. Fakat salgına ilişkin açıklanan resmi bu rakamlara dair güvensizliği büyüten bir video sosyal medyada paylaşıldı.

Saime D. tarafından paylaşılan görüntülerde, Gaziantep’t ekoronavirüsünden dolayı hayatını kaybedenler için kazıldığı belirtilen yüzlerce mezar yer aldı. Salgından dolayı kaybettiği kayınvalidesinin bu mezarlardan birine defnedildiğini dile getiren yurttaş, sarf ettiği sözlerle gerekli önlemleri almamakla suçladığı hükümete tepkisini gösterdi.

Görüntülerde sesi duyulan kadın, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Bakın koronavirüsten ölen kayınvalidemi gömüyorlar. Bu açılan mezarlar hep koronavirüsten dolayı ölenler için açılmıştır. Vakanın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Memur olanlar anlatamıyorlar ama benim kayınvalidem olduğu için anlatacağım. Rezil olsun bu hükümet, rezil olsun. Önlem almadıkları için rezil olsunlar. Ben memur değilim konuşma hakkım var. Bakın bu videoyu sosyal medyada yayınlayacağım. Hükümetin yaptıkları bunlar. Olağanüstü hal halen ilan etmiyorlar.”

Kayıt yapmayı sürdürdüğü bu anlarda, söz konusu kadının kendisine engel olmaya çalışan görevlilere de tepki gösterdiği duyuluyor.

VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI

Gaziantep Valiliği, “kentte yeni tip koronavirüs salgını nedeniye toplu mezar hazırlandığı” iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, annesi vefat eden Saime D. isimli bir vatandaşın, Yeşilkent Mezarlığında daha önceden belediye tarafından hazırlanan sıra mezarları cep telefonuyla çekerek, “Bu mezarların koronavirüs vakalarından hayatını kaybedenler için hazırlandığı, vatandaşların kandırıldığı, ölüm vakalarının çok olduğu” şeklinde şahsi yorumlarını sosyal medya hesabından yayınladığı belirtildi.

Açıklamada şöyle dendi: Emine D’nin kızı olan Saime D. ise bu defin işleminin gerçekleştiği sırada bu videoyu çekerek yayınlamıştır. İki milyonun üzerinde bir nüfusa sahip olan ilimizde günlük 15 civarında vatandaşımız değişik sebeplerden vefat etmekte olup, görüntülerde yer alan kazılmış mezarlar koronavirüs vakaları için değil normal vefat eden ve aile mezarı olmayan vatandaşların toprağa verildiği sıra mezarlığının görüntüsüdür.”

CHP’li Ağbaba, koronavirüse yakalanan Mehmetçikleri bakana sordu

medyabold
Devamını Oku »

28 Mart 2020 Cumartesi

Loris Karius, alacakları için Beşiktaş’ı FIFA’ya şikayet etti

Fikret Orman yönetimi döneminden de alacakları bulunun Loris Karius, FIFA’ya şikayette bulunarak Beşiktaş’a ihtarname gönderdi. Siyah-Beyazlı kulüp ise ‘kimsenin alacağı  Beşiktaş’ta kalmaz cevabını’ verdi.

BOLD – Beşiktaş’ın Alman file bekçisi Loris Karius alacakları için FIFA’ya başvurdu. Sezon sonu itibariyle Siyah-Beyazlı takımla sözleşmesi bitecek olan Karius alacakları için harekete geçti ve FIFA’ya başvuruda bulundu. Beşiktaş yönetimi ise koronavirüs nedeniyle liglere verilen arada sürecin sona ermesinin ardından oluşacak ekonomik sıkıntıların önüne geçmek için gayret gösteriyor. Siyah-Beyazlı yönetim, yaşanan olumsuzluklara rağmen yeni sezon için çalışmalarını da ihmal etmiyor.
Tüm bunlara karşın kaleci Loris Karius’tan gelen haber kulüpte rahatsızlık yarattı. Alman file bekçisinin alacaklarının ödenmemesi nedeniyle kulübü FIFA’ya şikayet ettiği ortaya çıkarken bu sıkıntılı günlerde FIFA’dan gelen ihtarname yönetimde büyük tepkiye neden oldu.

 

SEZON SONU OLMAYACAK

Beşiktaş’a 2 sezonluğuna kiralık gelen Karius’un sezon sonu takımda kalmayacağını Sergen Yalçın duyurmuştu. Beşiktaş’ın başında çıktığı 4. maç olan 23. haftadaki Trabzonspor mücadelesinin ardından Alman kaleci için “Yola devam etmeyeceğimizi söyleyebilirim” sözleriyle resmen ilan etmişti. Karius’un bu açıklamalardan sonra mı yoksa daha önce mi FIFA’ya başvurduğu belirsizliğini korusa da oyuncunun hem Fikret Orman döneminden hem de Ahmet Nur Çebi döneminden alacaklarının bulunduğu öğrenildi.

KİMSENİN ALACAĞI KALMAZ

Ahmet Nur Çebi yönetiminin önceki dönemden kalan parasının yarısını ödediği sonraki dönemde de alacaklarının birikmesi üzerine 27 yaşındaki futbolcunun kulübü şikayet etmeye karar verdiği öğrenildi. İhtarnameye tepki gösterip siyah-beyazlı kulüpte kimsenin alacağı kalmadığı söyleyen yöneticiler konuyla ilgili “Biz yönetime gelirken kulüp çalışanları kendi tahsil ettikleri paraları alıp giderken oyunculara paralarını ödememişler. Bu sıkıntıları çekiyoruz. FIFA’ya gerekli açıklamaları yazdık. Kimse merak etmesin, tüm futbolcuların alacaklarını kuruşu kuruşuna ödeyeceğiz” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Kız yurdundan canlı yayına tepki: Karantina sonrası gözaltı olacak

Yurt dışından geldikten sonra karantinaya alındıkları Bolu’daki kız yurdunda, daha önce orada kalan öğrencilerin şahsi eşyalarını canlı yayınla sosyal medyadan gösteren kişiler tepki çekti. Yayın yapan iki kişinin karantina süresi bitince gözaltına alınacağı duyuruldu.

BOLD – Koronavirüs salgınına karşı yurt dışından gelen yaklaşık 500 kişi, geçen günlerde 14 günlük karantina için Bolu Hayreddin Tokadi Kız Yurdu’na yerleştirildi.

KIZ ÖĞRENCİLERİN EŞYALARINI GÖSTERDİLER

Yurtta kalan Furkan A. isimli kişi, dün akşam saatlerinde sosyal medya hesabından canlı yayın yaparak okulların tatil edilmesiyle evlerine giden kız öğrencilerin eşyalarını karıştırdı. Şahsi eşyaları takipçilerine gösteren Furkan A. tepkiler üzerine yayını kapattı.

DEVLETE KARŞI KÜFÜRLÜ İFADELERDE BULUNDU

Tepkiler sonrası, aynı yerde kalan başka bir grup da sosyal medya hesaplarından canlı yayın yapıp mekanın kız yurdu olduğunu bilmediklerini iddia etti. Bu sırada yurtta kalan Mehmet Nuri B. isimli kişi devlete küfürlü ifadelerde bulundu.

BOLU BAŞSAVCILIĞI SORUŞTURMA BAŞLATTI

Olay akabinde Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılık açıklamasında “Yurt dışından getirilip Bolu’da yurtta karantina altına alınan öğrencilerin söz konusu paylaşımları nedeniyle soruşturma başlatılmış olup, karantina sonrası gözaltına alınmaları talimatı verilmiştir” denildi.

Ankara Büyükşehir vatandaşa fatura kesmeyecek

medyabold
Devamını Oku »