18 Mayıs 2021 Salı

Ölmeyi istedim Nazlı! Bu insanlar bize böyle ne yapıyor?

İki gün önce hayatını kaybeden KHK’lı öğretmen Şerif Vatansever’in eşi Nazlı Vatansever, eşinin gözaltı sürecinde gördüğü işkenceleri ve virüs kaptıktan sonra yaşadığı hak ihlallerini Bold Medya’ya anlattı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Cezaevinde koronavirüs kaptıktan sonra iki gün önce hayatını kaybeden Şerif Vatansever’e, 2017’de Yalova Emniyeti’nde işkence yapıldığı ortaya çıktı. En son Yalova Endüstri Meslek Lisesi’nde bilgisayar teknolojileri öğretmeni olarak görev yapan 47 yaşındaki Şerif Vatansever Cemaat soruşturmaları kapsamında 3 Ağustos 2016’da gözaltına alındı, 16 Ağustos 2016’da tutuklandı.

KRONİK HASTALIĞI YOKTU

1 Eylül 2016’da çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Vatansever, örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 4,5 yıldır Kandıra’daki Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde kalan Vatansever’in herhangi bir kronik hastalığı yoktu. Eşinin ifadesiyle gayet sağlıklıydı. Ancak koğuşta koronavirüs kaptıktan bir ay sonra 16 Mayıs 2021’de hayatını kaybetti.

22 Nisan’da Kocaeli SEKA Hastanesi’ne kaldırılan Şerif Vatansever’in ailesi, durumunun ağır olduğunu tam 15 gün sonra, kendi çabalarıyla 5 Mayıs’ta öğrendi. Cezaevini arayan Nazlı Vatansever’e hep “Korkmayın, durumu iyi. Grip gibi geçiriyorlar” denildi. Herhangi bir kronik hastalığı olmayan genç bir öğretmen virüs kaptıktan sonra hapiste ne yaşadı? Hangi ihlallere maruz kaldı henüz bilinmiyor. Testi 15 Nisan’da pozitif çıkmasına rağmen neden bir hafta sonra hastaneye götürüldü. İlaç verildi mi? Cevapsız bırakılan birçok soru var.

5 GÜN İŞKENCE GÖRDÜ

Genç öğretmenin yaşadığı hak ihlalleri bunlarla sınırlı değil. Şerif Vatansever, tutuklandıktan 7 ay sonra, 9 Mart 2017’de tekrar gözaltına alındı. Hapisten çıkarılıp Yalova Emniyeti’ne götürüldü ve burada 5 gün boyunca işkence gördü. Bold Medya’nın ulaştığı darp belgelerine göre 9, 10, 11, 13 ve 14 Mart’ta 5 kez Yalova Devlet Hastanesi’ne götürülen Vatansever’i muayene eden doktor Esengül Toymuş Doğan, Özkan Akar ve Arzu İsmailvelioğlu’nun “Bir başkası tarafından darp veya çarpma” notunu düştüğü resmi belge e-Nabız’a kaydedildi.

Eşinin boş iddialar yüzünden haksızlıklara ve ihmallere kurban gittiğini ifade eden Nazlı Vatansever Bold Medya’nın sorularını cevapladı.

Başınız sağolsun Nazlı hanım, eşiniz ne zaman tutuklandı, hakkındaki iddialar neydi?

3 Ağustos 2016’da Yalova’da gözaltına alındı. 16 Ağustos 2016’da tutuklandı. O gün bugündür cezaevinde. Tutuklandıktan sonra da eşimi hiç rahat bırakmadılar. Bir daha, bir daha gözaltına aldılar. Hapse girdikten 7 ay sonra, 9 Mart 2017’de, Yalova polisi savcılık kararıyla 5 gün daha gözaltında tuttu. 14 Mart 2017 salı akşam üzeri tekrar cezaevine teslim ettiler.

Neden alındı tekrar? 

Hakkında bir tanık vardı. 1 Mart 2017’de bir tanık ifadesi dosyasına giriyor. Çok uğraştılar eşimle. Eşim çok naif bir insandır, konuşacağını düşünüp çok üstüne gittiler. Gerçekten bir şey bilmediğini anlamadılar. Daha sonra 3 tanık daha girmiş dosyasına, hakim onların ifadelerini kabul etmedi, eşimi tarif bile edememişler. Buna rağmen örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 8 yıl 9 ay verdiler. Gelecek şubat ayında denetimli serbestlik hakkı kazanacaktı.

Ne demiş ki tanık? 

Eşimi o kadar methediyor ki… “Şerif abi çok iyi bir insandır, art niyetli değildir, müstear bir ismi bile yoktu, onun üstlerine gidin siz, ben onları tanımıyorum.” deyip aradan sıyrılmış. Kendisi çok anlatmıyordu ama o 5 günlük gözaltıyla ilgili eşimin söylediği tek cümlesi şuydu: “Nazlı ölmeyi istedim, bu insanlar bize böyle ne yapıyor.”

Tam olarak ne yaşadığını sormadınız mı, hiç anlatmadı mı? İşkence mi yapılmış?

Ben sonra bazı arkadaşlarına sordum, eziyet ettiklerini biliyorum. Bana söylediği sadece bu cümle var. Benim eşim kimseye kızamaz, kıyamaz. Bana, “Nazlı seni çok seviyorum ama ne olur kusura bakma, eğer Rabbim razıysa ben burada ölmek istiyorum” derdi. Eşim kendisini ifade edemediğinde köşesine çekilir. O kadar güzel savunmalar hazırladı ki, ama dinlemiyorlar diye susmayı tercih etti mahkemelerde. Kalbi kırıldı. İki çocuğumuz için kendisini topladı, ben de toparlanması için elimden geleni yaptım ama bu hastalık, ihmaller, bomboş iddialar eşimi alıp götürdü.

İŞKENCENİN BELGESİ

Bilgisayar öğretmeni Şerif Vatansever, Yalova’da 5 gün gözaltındayken işkence gördü. 9, 10, 11, 13 ve 14 Mart 2017’de Yalova Devlet Hastanesi’nde yapılan muayenede darp gördüğü bu şekilde resmi olarak kayda geçti. Ölen kişilerin e-devlet, e-Nabız gibi tüm online platformlardaki hesapları kapatılıyor. Vatansever’in darp raporlarına kapatılmadan hemen önce Bold Medya ulaştı.

Eşinizin koronavirüs kaptığını ne zaman öğrendiniz? 

15 Nisan 2021 görüş günümüzdü. Rabbim en azından son bir kez gösterdi bize. “Nazlı odada hastalık var, herkes grip” dedi. Kendisini nasıl hissettiğini sordum. “Grip gibi” dedi. Normalde kronik hastalığı yoktu eşimin. Şubat 1975 doğumlu, 46 yaşındaydı. Hiç hastalandığını bilmiyorum, sağlıklı bir insandı ama 5 yıldır içeride ne yaşadığını bilmiyorum. Sadece kullandığı bir ilaç vardı. Lustral. Cezaevi psikoloğu vermişti. Gece uyuyabilmek için kullandığı sakinleştirici bir ilaçtı. Kandıra’da hastaların doğru dürüst doktora götürülmediğini tahliye olan koğuş arkadaşları söyledi. Eşimin cezaevinde ilaç, vitamin alma olayı çok sıkıntılıydı. İlaç yazdır, vitamin al, kendine dikkat et, takviye alın diyordum ama paralı bile almaya kalksan yok, yalvarıyorsun yok. Durum böyleydi.

Eşiniz 16 Mayıs’ta öldü. Testi ne zaman pozitif çıkmış, hastaneye ne zaman kaldırılmış, size ne zaman haber verildi? 

15 Nisan akşamı PCR  testi pozitif çıktı. 22 Nisan’da Kocaeli Seka Devlet Hastanesine kaldırıldı. Ben 5 Mayıs akşamı kendi gayretlerimle hastanede olduğunu öğrendim. Öncesinde cezaevini haftada iki kez arıyordum. “A8’dekiler grip gibi atlatıyor, merak etmeyin” dediler hep. 6 Mayıs’ta cezaevini arıyorum. “Eşiniz durumu normal.” diyorlar. Eşim hastanedeymiş diyorum, “Sen  nasıl öğrendin, tedbir amaçlı götürdük’ diyorlar. Sonradan öğrendiğime göre 29 Nisan’a kadar eşim tedaviye cevap vermemiş.

Ne zaman yoğun bakıma alındı? Hastaneden bilgi alabildiniz mi, bazıları vermiyor.

7 Mayıs sabahı hastaneyi aradım, bir kadınla görüştüm. “Bugün bazı mahkumlar taburcu olacak, eşinizin durumuna bakayım, size bilgi vereceğim.” dedi. Sonra o hemşire, o kadar üzgün bir ses tonuyla aradı ve dedi ki “Şu an hemen hastaneyi arayın, doktoruna yalvarın, eşiniz hakkında bilgi alın. Bizim hastanemizde yoğun bakım üç aşamalıdır. Eşinizi direkt 3. yoğun bakım servisine yatırmışlar. Durumu ağırdır ki oraya koymuşlardır” dedi. 10 Mayıs’a kadar hep aradım, “Dünkünün aynısı, gönlünüzü rahat tutun. Tedbire binaen oraya alındı” dediler.

Kendisiyle konuşma imkanınız oldu mu?

9 Mayıs’ta konuşabildik. “İki makineye bağlıyım, beynimde pıhtılaşma var, doktorlar onu açmaya çalışıyor, ama iyileşeceğim” dedi. 10 Mayıs’tan sonra değerleri çok yükseldi. Ondan sonra ağırlaştı. Doktor “Oksijen problemi var, akciğerler görevini yapmıyor.” dedi. Genç olması, başka hastalığının olmaması nedeniyle doktorlar hep ümitli konuşuyordu, atlatır diyorlardı. Buradan dönenler oldu bile dediler.

Sonra vücut artık kendisi entübe olmuş, doktor böyle söyledi. 16 Mayıs 2021 Pazar günü 12.10 gibi doktor bey aradı, “Çok zor durumda eşiniz. Değerler hiç iyi değil. Beş kat basınçla hava gönderiyoruz. Ciğerleri harap olmuş durumda. Bu tedaviye cevap vermiyorsa bilmediğimiz bir hastalığı olabilir.” dedi. Aradan bir saat geçmeden ölüm haberini verdiler. Pazar saat 13.00’te ruhunu teslim etti. Eşim hapiste hep kitap okurdu. 1000’den fazla kitap okudu. 15 Temmuz gecesinde ölen insanlara, yapılanlara o kadar üzüldü ki, çok naif bir insandı.

Ölmeyi istedim Nazlı! Bu insanlar bize böyle ne yapıyor? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

KOAH hastası Enes Cengiz cezaevinde ikinci kez korona oldu

Cezaevlerinde koronavirüs vakaları artmaya başladı. 6 aydır tek kişilik hücrede tutulan KOAH hastası Enes Cengiz’in testi ikinci kez pozitif çıktı.

BOLD – Batman Yüksek Güvenlikli T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Veysel Karani Belediyesi eski Eşbaşkanı Enes Cengiz, 6 aydır hiçbir gerekçe sunulmadan tek kişilik koğuşta kalmasına rağmen koronavirüse yakalandı.

“BABAMIN SAĞLIĞI TEHLİKEDE”

Enes Cengiz’in Era Cengiz, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Tek kişilik küçük bir odaya bu kadar baskının yapılması babamın sağlığını tehlikeye atmış durumda. Ve tüm sorumlu Batman Yüksek Güvenlikli Cezaevinin idaresidir. Cezaevi müdürü 11 Mayıs’ta babam için ‘Testi pozitif değil, hastaneye gittiği için izolasyonda’ dediği gün babam Kovid-19 oluşunun 5. günündeydi. 6 aydır tek kişilik odada tutulmasına rağmen ‘Burada tek başına kalan kimse yok’ dedi.” dedi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında 21 Aralık 2016 yılında gözaltına alınan Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) Baykan’a bağlı Veysel Karani Belde Belediyesi Eşbaşkanı Enes Cengiz, sevk edildiği adliyede “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı ve yerine kayyım atandı. Hakkında Siirt 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan Cengiz’e, aynı suçlama ile 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Cengiz, tutuklu bulunduğu Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi’nden 8 ay önce Batman’ın Beşiri ilçesinde bulunan Yüksek Güvenlikli T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Sevk edildiği cezaevinde 2 ay boyunca 3 kişilik koğuşa alınan Cengiz, daha sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden tek kişilik odaya alındı ve 6 aydır tek başına bir odada kalıyor.

Cezaevinde Kovid-19 için yeterli tedbirlerin alınmadığı ve tutukluların bulunduğu odalara haftada 3 kez baskın yapıldığı belirtilirken, tek başına bir odada olan Enes Cengiz koronavirüse yakalandı. 7 Mayıs günü yapılan PCR testi pozitif çıkan Cengiz, haftalık telefon görüşmesinde yaşadıklarını ailesi aracılığıyla anlattı.

“SÜREKLİ BASKIN YAPILDIĞI İÇİN VİRÜS KAPTI”

Cezaevi yönetiminin keyfi uygulamalarda bulunduğunu belirten Enes Cengiz’in kızı Esra Cengiz, “Babam 4 yıl Siirt Cezaevi’nde kaldıktan sonra Beşiri’ye getirildi. Ancak 2 ay 3 kişilik odaya alındı. Daha sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden tek kişilik odaya alındı. Sürekli baskın olduğunu ve eşyalarında dağıtıldığını söyledi. 6 aydır tek başına bir odada kalıyor. Haftada 2 ya da 3 kez baskın oluyor. Yapılan baskınlarda herhangi bir koronavirüs önlemi de alınmadığından kaynaklı babam tek kişilik hücrede virüse yakalanmış. Tek kişilik odaya bu kadar baskın neden yapılıyor” diye sordu.

DUYARLILIK ÇAĞRISI YAPTI

Babasının yetkililerin sorumsuzluğu yüzünden virüse yakalandığını kaydeden Cengiz, “Zaten babamın Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) var. Onun dışında bel ve boyun fıtığı da var. Geçen sene bel fıtığı ameliyatı oldu. Topuk dikeni hastalığına da yakalanmış. Bu hastalıklar virüse yakalanan biri için kritik durum oluşturuyor. Özellikle nefes darlığı için. Cezaevi yönetiminin buna ilişkin acil bir şekilde tedbir alması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Cezaevi uygulamalarının keyfi bir şekilde devam ettiğine dikkat çeken Cengiz, babasına bir şey olması halinde sorumlusunun cezaevi idaresi olacağını kaydederek, kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı.

KOAH hastası Enes Cengiz cezaevinde ikinci kez korona oldu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan 16 kurum kadrosunda doldur boşalt yaptı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kamu kurumlarının kadrolarında değişiklik yaptı. Yeni düzenleme ile bakanlıkların da içinde bulunduğu 16 kamu kurumunun dolu ve boş kadrolarında değişikliğe gidildi.

BOLD – Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararları kapsamında kamu kurumlarının kadro yapılarına dair yeni yönetmelik yayımlanarak yürürlüğe girdi.

“Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Dolu ve Boş Kadrolarda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar (Karar: 2021/231)” adıyla yayımlanan düzenlemeyle 16 kurumun yeni kadro yapısı ilan edildi.

İŞTE KADROSU DEĞİŞEN KURUMLAR

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, TOKİ, TİKA, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü, TÜİK, İŞKUR, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün dolu ve boş kadrolarında değişiklik yapıldı.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/05/20210518-12.pdf. Kararlarla bazı kurumlarda boş kadro sayıları arttırıldı. Bazı bakanlıklarda ise kadrolar dolduruldu.

Erdoğan 16 kurum kadrosunda doldur boşalt yaptı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Saray Kabinesi yok hükmünde

Türkiye’yi çıkardığı kararnamelerle yöneten AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Kabinesi için kararname çıkarmadığı ortaya çıktı. Anayasa hukuku profesörü Kemal Gözler, herhangi bir dayanağı bulunmayan kabinenin yok hükmünde olduğunun altını çizdi.

BOLD – Anayasa hukuku profesörü Kemal Gözler şu anki haliyle “Cumhurbaşkanı Kabinesi”nin, anayasal, yasal ve hatta kararnamesel dayanaktan yoksun olduğunu belirtti. Köklü gelenekleri olan bir devlete bu durumun yakışmadığını vurgulayan Gözler, “Kabine toplantılarına ya son verilmeli ya da anayasal bir dayanağa kavuşturulmalıdır” dedi.

KABİNEYE İLİŞKİN BİR HÜKÜM YOK

Prof. Dr. Kemal Gözler, “anayasa.gen.tr”de kaleme aldığı yazıda bakanların, cumhurbaşkanı başkanlığında toplanıp memleket işlerini görüşmesinin “normal” olmadığını belirterek, “1 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde, ‘Yüksek İstişare Kurulu’, ‘Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’ gibi çeşitli kurullara ilişkin hükümler var. Ama ‘Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ isimli kurula ilişkin hüküm yok. Sadece anayasada ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde değil, diğer Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde ve kanunlarda da Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne ilişkin bir hüküm yok” dedi. Cumhuriyet’ten İpek Özbey’in haberine göre Gözler, “Türkiye’de 9 Temmuz 2018’den önce başbakan ve bütün bakanların katılımıyla oluşan kurula ‘Bakanlar Kurulu’ ismi verilirdi. ‘Bakanlar Kurulu’ lağvedildikten sonra 9 Temmuz 2018’den sonra Cumhurbaşkanı ve bütün bakanların katılımıyla oluşan kurula ‘Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ ismi verilmeye başlandı” dedi.

BİR KÖY BİLE TEK KİŞİ TARAFINDAN YÖNETİLMEZ

Türkiye’de, anayasal ve yasal temeli olsaydı, bu makaleyi yazmayacağını belirten Prof. Gözler, “Burada ‘Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi’ni kuran 21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu’nu hazırlayanlara da bir çift sözüm var: Sanki Türkiye gibi büyük bir ülkenin tek bir kişi tarafından yönetilebilmesi mümkünmüş gibi bir hükumet sistemi tasarladılar! Türkiye’de bir köy bile bir muhtar tarafından tek başına yönetilmez; muhtarın yanında bir ‘ihtiyar heyeti’ vardır. Anayasa değişikliği teklifini hazırlayanlar, bütün yürütme yetkisini, kimseyle paylaştırmaksızın olduğu gibi cumhurbaşkanına verdiler. Oysa bu yetkinin, esasen cumhurbaşkanına verilse de teklif veya onay işlemleriyle veya ihtiyari veya mecburi istişare usulleriyle başka makamlarla paylaştırılması mümkündü. Bunun yapılmasının da ‘Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne veya başkanlık sistemine aykırı bir yanı yoktu” dedi.

KABİNE HERHANGİ BİR KARAR ALAMAZ

Gözler yazısında, kabinenin yasal bir dayanağı olmadığına dikkat çekerek, “Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin varsa aldığı kararlar ‘istişari karar’, yani ‘mütalaa’ olarak da görülemezler. İstişari kararlar dahi, birer idari işlem veya idari işlemin bir parçası veya yerine göre idari işlemin önkoşuludur. İstişari kararlar da kamu gücüne dayanırlar. Dolayısıyla istişari kararların da anayasayla, kanunla veya hiç olmaz ise -koşullarını yerine getirmek kaydıyla- Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle öngörülmeleri gerekir. Benim görebildiğim kadarıyla hukukumuzda ‘Cumhurbaşkanı için istişare usulü’ öngören bir hüküm yoktur” dedi. Gözler, anayasal, yasal ve kararnamesel dayanaktan yoksun Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin herhangi bir karar alamayacağını kaydetti.

AKP’de aşk başkadır

Saray Kabinesi yok hükmünde yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Tayyip Erdoğan esnaf ile faiz lobisi arasında seçimini yaptı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı destek kapsamında 1 milyon 384 binden fazla esnaf ve sanatkara 4 milyar 622 milyon lira yardım yapılacak. Ekonominin bel kemiği olarak nitelendirilen esnafa 4.6 milyar lira verilirken Erdoğan’ın siyasete başladığından beri şikayetçi olduğu faiz lobisine ise 4 ayda 67.5 milyar lira ödeme yapılması dikkat çekti. 

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanlığı, dün 2021 yılı nisan ayı ve ilk dört aylık merkezi yönetim bütçe gerçekleşme sonuçlarını açıkladı. Nisanda bütçe giderleri yüzde 2.1 artışla 110.7 milyar TL olurken, bütçe gelirleri yüzde 43.8 artışla 93.8 milyar TL’de kaldı. Bütçe 16.9 milyar TL açık verdi. Faiz dışı denge ise 1.7 milyar lira fazla verdi. Faiz giderlerine ise nisanda yüzde 9 artışla 18.5 milyar lira, ocak-nisanda yüzde 22.1 artışla 67.5 milyar lira gitti.

VERGİ GELİRLERİ YÜZDE 47 ARTTI

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre geçen yıl salgının ağır etkisi ve ertelemelerle özellikle mart ve nisan aylarında vergi gelirleri düşmeye başlamıştı. Bu yıl aynı dönemde açılmanın da etkisiyle vergi gelirleri hızla arttı. Nisanda vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 55.4 artarak 76.3 milyar lira oldu. Geçen yılın ocak-nisan döneminde 225.2 milyar lira olan vergi gelirleri ise bu yılın aynı döneminde 331.4 milyar liraya çıktı. Vergi gelirleri tahsilatında 4 aylık dönemde geçen yıla göre yüzde 47.2 oranında artış oldu.

GİZLİ ÖDENEKTEN 781 MİLYON LİRA HARCANDI

Nereye harcandığı gizli tutulan “örtülü ödenekten” nisanda 52.7 milyon lira, 4 aylık dönemde ise 781.4 milyon lira harcama yapıldı. Kiralanan araçlar için nisanda 27.9 milyon lira, 4 ayda 93.7 milyon lira ödendi. Hizmet binaları için de 4 ayda 87.7 milyon lira kira ödemesi yapıldı. Hava taşıtı kiralama giderlerinde nisan ayındaki büyük artış dikkat çekti. Bu taşıtlar için martta 2.8 milyon lira kira ödemesi yapılırken, nisanda bu rakam 44.8 milyon liraya fırladı. Salgın nedeniyle organizasyonlar büyük oranda azaltılmış olmasına karşın temsil ve tanıtma giderleri için ocak-nisan döneminde bütçeden 26.8 milyon lira çıktı.

GÖREV ZARARI 27 MİLYAR LİRA

Nisanda 40.9 milyar lira cari transfer gerçekleştirildi. Yıl başından bu yana yapılan cari transfer toplamı 186.6 milyar lira oldu. “Görevlendirme giderleri” olarak gösterilmeye başlanılan görev zararları kapsamında nisanda bütçeden 8.4 milyar lira, 4 ayda ise 30.7 milyar lira çıktı. Sosyal güvenlik kurumlarının 4 aylık görev zararları 27 milyar lirayı aştı. Aralarında kamu bankalarının da bulunduğu mali kurumların aynı dönemdeki görev zararı da 2.3 milyar liraya ulaştı.

Mehmet Ağar, Sedat Peker’e karşı büyük kozunu oynadı

Tayyip Erdoğan esnaf ile faiz lobisi arasında seçimini yaptı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’de aşk başkadır

Cumhuriyet tarihinde tek operasyonda ele geçirilen en büyük miktardaki eroin dosyasına ‘rüşvet görüşmesi yapan savcı’ olarak giren Faruk Sarıoğlu, AKP yöneticisi Emine Zeybek ile evlenerek hakkındaki HSK soruşturmasından kurtulmayı başardı!

BOLD – Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, AKP MKYK Üyesi ve Milletvekili Emine Zeybek ile eşi Faruk Sarıoğlu’nun geçen hafta Hürriyet gazetesinde yayımlanan röportajını, “O söyleşideki sır” başlığıyla köşesine taşıdı. Pehlivan, Faruk Sarıoğlu ismini “Cumhuriyet tarihinde tek operasyonda ele geçirilen en büyük miktardaki eroin dosyasından…” hatırladığını kaydetti.

Pehlivan, şunları dile getirdi:

  • Eş Faruk Sarıoğlu yakın zamana kadar bir savcıydı. Hürriyet’e “Emine için emekli olmuşum avukatlığa başlamışım ben. Hâkim ve savcılığın siyasetten uzak olması gerektiğini düşünenlerdendim” diyordu.
  • 24 Ocak 2019’da Erzurum Emniyet Müdürlüğü bir tırı durdurdu. Operasyonda toplam 1 ton 535 kilogram eroin ele geçirildi. Rakam bir rekordu.
  • İşte o günlerde, bu kritik soruşturmayı yürüten savcı Melih Yıldırım’ın telefonu çaldı. Arayan aynı adliyedeki bir başka savcıydı.
  • Telefondaki ses, tutuklanan uyuşturucu baronu Mehmet Zeki Fidan’ın aslında suçsuz olduğunu savunuyordu. Fidan’ın avukatlarının daha önce baron Zindaşti’yi para karşılığı hapisten çıkardıklarını hatırlatıyordu.
  • Dosyada yardımcı olursa, kendisine de istediği kadar para verileceğini belirtiyordu. Evet, bunları bir cumhuriyet savcısı söylüyordu.
  • Savcı Yıldırım, kendisine yapılan bu ahlaksız teklifi hemen tutanak haline getirdi ve o savcıdan şikâyetçi oldu.
  • Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) da müfettiş görevlendirdi ve soruşturma başlattı.
  • İşte büyük eroin soruşturmasında rüşvet görüşmesi yapmakla suçlanan o savcı kimdi biliyor musunuz?
  • Doğru tahmin ettiniz, bugün AKP yöneticisiyle evlilik söyleşisi veren Faruk Sarıoğlu.
  • Uyuşturucu baronu Mehmet Zeki Fidan, rüşvet teklifini reddeden savcı Yıldırım’ın da sayesinde cezalandırıldı. Faruk Sarıoğlu ise hakkındaki soruşturma sonrası önce AKP yöneticisi Emine Zeybek ile evlendi, sonra savcılığı bırakıp avukat oldu.
  • Ah işte, insan düşünmeden edemiyor. Uyuşturucu meselesi Türkiye’nin gündemindeyken bu söyleşi ne de garip geldi.
  • Neyse, Hürriyet sormadı bari ben sorayım:
  • Sahi, Faruk Sarıoğlu hakkındaki HSK’deki rüşvet soruşturmasının akıbeti ne oldu?
  • Yoksa, aşk her şeyi affeder mi?

AKP’de aşk başkadır yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Süleyman Soylu’ya yakıştı mı yakıştı

Süleyman Soylu, Beypazarı Hükumet Konağı’nın hizmete hazır olduğunu açıkladı. Konağın fotoğraflarını da “Yakıştı mı Yakıştı” etiketiyle paylaştı. Salgın sürecinde 19 milyon 750 bin lira harcanan konağı Soylu’nun yakınının yaptığı anlaşıldı.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Yakıştı” ifadesi ile duyurduğu Beypazar Hükumet Konağı projesinden vurgun çıktı. Projeyi 19 milyon 750 bin liraya üstlenen şirketin yöneticisinin, Soylu’nun 2019 seçimleri sırasında seçim bürosunun açılışını yaptığı AKP’li Nallıhan Belediye Başkanı İsmail Öntaş’ın yeğeni Remzi Öntaş olduğu anlaşıldı. Başkan İsmail Öntaş, aynı zamanda Remzi Öntaş’ın babası Ahmet Öntaş ile bir inşaat şirketinin de ortağı.

YAKIŞTI MI YAKIŞTI!

Bakan Soylu, önceki gün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile Beypazarı Hükumet Konağı’nın hizmete hazır olduğunu belirtti. Soylu, konağın fotoğraflarını da kullandığı paylaşımda “Yakıştı mı Yakıştı” etiketini kullandı. Ancak, çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, “Kovid-19 salgını sürecinde yurttaşlara yeterli destek sağlanamazken yeni bir hükümet konağı inşa edildiğini” belirterek tepki gösterdi. Konak projesini üstlenen şirket ise tanıdık çıktı.

2018’de pazarlık usulü yapılan ve 16 katılımcının teklif verdiği ihaleyi, 19 milyon 750 bin lira teklif ile Taşhan Yapı Mühendislik kazandı. Söz konusu şirketin sahibi olan Remzi Öntaş ise AKP’li Nallıhan Belediye Başkanı İsmail Öntaş’ın yeğeni çıktı. Remzi Öntaş’ın babası Ahmet Öntaş, Nallıhan Belediye Başkanı İsmail Öntaş’ın kardeşi. Bakan Soylu, 2019’daki belediye başkanlığı seçimleri öncesi Nallıhan’da, Başkan Öntaş’ın seçim bürosunun açılışına katılmıştı.

ÖNTAŞ İNŞAAT VE TİCARET

Öte yandan Remzi Öntaş, sosyal medya hesabına göre “Öntaş İnşaat ve Ticaret” adlı şirketin de sahibi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre söz konusu şirketin iki yöneticisi bulunuyor. Biri Remzi Öntaş’ın babası Ahmet Öntaş, diğeri ise Nallıhan Belediye Başkanı İsmail Öntaş. Şirketin internet sitesinde ise şirketin, başta Mili Eğitim Bakanlığı olmak üzere çok sayıda kamu kurum ve kuruluşu ile çalıştığı vurgulanıyor. Sitenin ‘Projeler’ kısmında ise şirketin, birçoğu Nallıhan’da bulunan okullar olmak üzere Ankara’nın Beypazarı, Çamlıdere, Yenimahalle, Sincan ve Etimesgut gibi ilçelerinde okul, yurt, jandarma karakolu, okul pansiyonu, huzurevi ve spor salonu gibi kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin projeleri üstlendiği görülüyor.

Süleyman Soylu’ya yakıştı mı yakıştı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Cumhur İttifakı ve mafya iç içe geçmiş, İçişleri tamamen kirlenmiş

Türkiye’de Mafya-Siyaset-Emniyet üçgenine ilişkin önemli tespitlerde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, AKP ve MHP’yi eleştirdi. “Mafya batağına battılar. Cumhur İttifakı ve mafya iç içe geçmiş. İçişleri Bakanlığı tamamen kirlenmiş” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin MYK toplantısında Mafya-Siyaset-Emniyet üçgenine ilişkin, “Mafya batağına battılar. Cumhur İttifakı ve mafya iç içe geçmiş. İçişleri Bakanlığı tamamen kirlenmiş” ifadelerini kullandı. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, “İç siyasete kesinlikle alet edilmemeli. Bu konunun arkasında birlik ve beraberlik içerisinde duralım” dedi.

CHP MYK dün Kılıçdaroğlu başkanlığında video konferans yoluyla toplandı. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin aktardığına göre, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını kurmayları ile birlikte değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Bu Ak Parti ile CHP arasında bir tartışma ya da polemik değil. Birlik ve beraberlik içerisinde bu konunun arkasında durulması gerekiyor. Bütün konuşmalarımızı ve duruşumuzu buna göre yapalım” dedi. CHP yönetiminin, İsrail’e yönelik kınama içeren bir metin oluşturduğu ve Millet İttifakı yönetimindeki belediyelerle paylaştığı öğrenildi. Bu kapsamda ittifak belediyelerinin Meclis üyeleri, İsrail’e karşı özgür Filistin’in yanında olduklarına yönelik açıklamalar yapması bekleniyor.

Firari suç örgütü elebaşı Sedat Peker’in çektiği videolar da CHP yönetiminin gündeminde yer aldı. Kılıçdaroğlu’nun, “Böyle karmaşık ilişkiler yumağına giren bir iktidardan bir an önce kurtulmak lazım. Tüm kurumlar artık yönetilemiyor, savruluyor. İçişleri Bakanlığı tamamen kirlenmiş. Konu sadece mafyanın açıklamaları ile ilerliyor ama Cumhuriyet savcıları bunu araştırmalı. Açıklamalar mafyadan geliyor olsa da biz bunları duymazlıktan gelemeyiz” dediği öğrenildi.

Cumhur İttifakı ve mafya iç içe geçmiş, İçişleri tamamen kirlenmiş yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

17 Mayıs 2021 Pazartesi

Ne kriz ne salgın bankaların keyfi yerinde!

Halk geçinmek için hükumetin dağıttığı patates, soğana muhtaç hale gelirken bankalar gelirlerini artırmayı bu sıkıntılı süreçte bile artırmayı başardı. Bankaların faiz dışı gelirleri yılın ilk çeyreğinde geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 41.4 oranında artarak 41 milyar 248 milyon lira oldu.

BOLD – Bankalar geçen yıl eriyen faiz dışı gelirlerini yılın ilk çeyreğinde artırmayı başardı. 20 farklı kalemden ve kredilerden elde edilen ücret ve komisyon gibi hizmet bedellerinden geçen yıl 58.6 milyar lira ile 2019’a göre 6.9 milyar lira daha az gelir elde eden bankalar; bu yılın ilk çeyreğinde tabloyu tersine çevirdi. Bankaların faiz dışı gelirleri yılın ilk çeyreğinde geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 41.4 oranında artarak 41 milyar 248 milyon lira oldu.

HİZMETLER İÇİN ALINAN PARA 13.5 MİLYAR LİRA

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) verilerine göre, bankaların kullandırdıkları krediler üzerinden aldıkları ücret ve komisyonların tutarı, yılın ilk çeyreğinde 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 7.9 artarak 4 milyar 436 milyon lira olarak gerçekleşti. Bankaların verdiği hizmetler üzerinden sağladığı gelirler ise söz konusu dönemde yüzde 13.3 artışla 13 milyar 485 milyon lira olarak gerçekleşti.

20 FARKLI KALEMDE ÜCRET ALINIYOR

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre böylece bankalar, 20 farklı kalemden ve kredilerden elde ettikleri ücret ve komisyon tutarı yani hizmet gelirleri yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12.5 artarak 17 milyar 921 milyon lira oldu. Bankacılık sektörünün verdiği hizmetler üzerinden sağladığı gelir, 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 14.1 azalarak 42 milyar 648 milyon liraya, kredilerden alınan ücret ve komisyonlar ise yüzde 0.2 artışla 16 milyar lira olarak gerçekleşmişti.

FAİZ DIŞI TOPLAM GELİR 41.2 MİLYAR LİRA

Toplam faiz dışı gelirler ise yılın ilk çeyreğinde geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 41.4 oranında artarak 41 milyar 248 milyon lira oldu. Faiz dışı gelirler toplamı geçen yılın tümünde 2019’a göre yüzde 3.5 oranında erimiş ve 102.5 milyar lira olarak gerçekleşmişti. Pandemiyle birlikte devreye alınan düşük faizli kredi politikası neticesinde geçen yıl toplam faiz gelirlerini yüzde 0.7 artırabilen bankalar 423.4 milyar lira faiz geliri elde etmişlerdi. 2021’in ilk çeyreğinde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27.6 artışla 126.7 milyar lira faiz geliri elde edildi.

3 AYLIK NET KAR 16 MİLYAR LİRA

Bankacılık sektörünün dönem net kârı yılın ilk çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre 659 milyon lira artarak 16 milyar lira oldu. Kamu bankalarında net faiz geliri azalışına bağlı olarak net kâr 2.3 milyar lira azalarak 3.6 milyar liraya geriledi. Karşılık giderlerindeki düşüş ve karşılık iptallerinin kamu bankalarda kardaki düşüşü sınırladığı belirtiliyor. Özel bankalarda ise net kâr yılın ilk çeyreğinde 2.9 milyar lira artarak 12.4 milyar lira oldu.

Mehmet Ağar, Sedat Peker’e karşı büyük kozunu oynadı

Ne kriz ne salgın bankaların keyfi yerinde! yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Yangında bile vurgun yapıyorlar: 3 Rus uçağına günlük 1.3 milyon ₺

Orman yangınları için daha uygun fiyata yerli seçenekleri görmezden gelen Orman Bakanlığı, Rusya’dan yüksek fiyata uçak kiraladı. Türkiye, 3 Rus uçağına günlük 1.3 milyon lira, 153 gün için toplam 203 milyon lira ödeyecek.

BOLD – Orman Bakanlığı yangın söndürme uçağı kiralama ihalesi açtı. THK’nın bakımı yapılmış uçuşa hazır 5 uçağı bu yıl da ihaleye sokulmadı. 4 firma katıldığı ihale en pahalı teklifi sunan firmaya verildi. Türkiye, 3 Rus uçağına günlük 1.3 milyon lira, 153 gün için toplam 203 milyon lira ödeyecek.

BAKANLIK İHALE SONUÇLARINI GİZLİYOR

Sözcü’den Yusuf Demir’in haberine göre pandemi sonrası daha da ağırlaşan ekonomik şartlar nedeniyle toplumun büyük bölümü nefes alamazken devlet, bütçe kaynaklarını gereksiz harcamaya devam ediyor. Üç yıldır Türk Hava Kurumu’nun bakımları yapılmış göreve hazır 5 yangın söndürme uçağını kullanmamakta ısrar eden Orman Bakanlığı, bu yıl da milyonlarca dolar ödeyerek yurtdışından uçak kiralamaya çalışıyor. Bakanlık, yaz döneminde yaşanacak orman yangınlarıyla mücadele için 5 amfibik uçak kiralamak üzere ilk ihaleyi 29 Ocak’ta düzenledi ancak çok yüksek teklifler geldiği gerekçesiyle iptal etti. 9 Mart’ta ihale yenilendi ancak aradan geçen iki buçuk aya rağmen sonucu açıklanmadı, hâlâ saklanıyor. Bakanlık, ihaleye ilişkin sorularını da yanıtsız bıraktı.

UÇAKLARI ERDOĞAN PUTİN’LE İNCELEMİŞTİ

İhalenin AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rusya’da bizzat Putin’le incelediği, Bakan Bekir Pakdemirli’nin test ettiği Beriyev-200 tipi Rus uçaklarını getirecek firmaya verildiği ortaya çıktı. İhaleye 4 firma ve ortaklık katıldı ancak anlaşılmaz şekilde en pahalı teklifi veren ihaleyi aldı. İhale Türk Hava Kurumu ile CMC iş ortaklığına verildi. Ortaklığın getireceği 3 uçağa, 1 Haziran-31 Ekim arasındaki 153 gün için toplam 203 milyon TL ödeme yapılacak. THK’nın sadece işletme ruhsatı ve uçakların bakımına destek olup küçük bir komisyon alacağı ama asıl gelirin, CMC Savunma Sanayi A.Ş. tarafından tahsil edileceği belirtiliyor. CMC Savunma sektörce çok tanınan bir firma değil. Kamuya yansıyan tek isim Azeri kökenli Yönetim Kurulu Üyesi Fizuli Mollayev.

THK’NIN KATILAMAMA NEDENİ 100 LİTRELİK EKSİKLİK

Geçtiğimiz yıl aynı firmadan kiralanan Beriyev 200 tipi aynı 2 uçağa 120 gün için 84 milyon TL kira ödenmişti. Her bir uçağın günlük kiralama bedeli 350 bin lirayı aşıyordu. Bu yıl ise kiralanan 3 uçağa 153 gün için 203 milyon 107 bin lira ödenecek. Her bir uçak için kiralama maliyeti 67.7 milyon lira olacak. Her bir uçak için yaklaşık maliyet 59.2 milyon TL olarak belirlenmişti. Yaklaşık 30 yıl orman yangınlarıyla başarıyla mücadele eden THK, iki yıldır kendi uçaklarıyla ihalelere katılamıyor. THK’nın elindeki uçaklar 4 bin 900 litre su kapasiteli ancak iki yıldır şartnameye minimum 5 bin litre şartı konuluyor. 100 litre bahane edilerek yerli imkan çöpe atılıyor. Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin uçakların hazır olmadığına ilişkin iddiaları, bizzat THK’nın başına kayyum olarak atanan AKP’li eski Bakan Cenap Aşçı tarafından yalanlanmıştı. THK’nın 5 uçağı 3 yıldır Etimesgut’taki hangardan çıkarılmıyor.

RAKİP FİRMALAR ELENDİ

İhalenin güçlü adaylarından Nil Yapı, Dinç Grup ve Duru Havacılık İş Ortaklığı ihaleye katılmasında sakınca görülmediği halde, ihaleden 27 gün sonra yasaklı listesine sokularak elendi. Düşük teklif veren diğer iki firmanın da (Özden Katering ve Tunç Kurumsal Hizmetler) şartnameye uygun olmadığı belirtiliyor. THK’nın hazır uçaklarını kullanmamakta direnen Türkiye, 3 yıldır orman yangınlarıyla havadan mücadelede planladığı kadar uçak bulamıyor. 2019 yılında hiç uçaksız bir sezon geçiren Türkiye büyük kayıplar vermişti. Geçtiğimiz yıl Bakanlık 4 uçak için ihaleye çıktı ancak 2 uçak tedarik edebildi. Bu yıl da 5 uçak için ihale yapıldı ancak sadece 3 tane bulunabildi. Planlamada iki uçak konuşlandırılması öngörülen Çanakkale ve Muğla’da bu yıl da yangınlarla uçaksız mücadele edilecek.

Mehmet Ağar, Sedat Peker’e karşı büyük kozunu oynadı

Yangında bile vurgun yapıyorlar: 3 Rus uçağına günlük 1.3 milyon ₺ yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Salgında çaresiz kalan halk borç batağına düştü

Borcu borçla kapatmaya çalışan halk, bankalardan aldıkları kredileri ödeyemez hale geldi. Adalet Bakanlığı verilerine göre geçen yıl 766 bin olan yeni dosya sayısı bu yıl 2 milyon 754 bin 926 bin artarak toplam icra sayısı 21 milyon 895 bine yükseldi.

BOLD – UYAP verilerine göre bu yıl 1 Ocak ile 14 Mayıs arasında icra müdürlüklerine gelen dosya sayısında ciddi artış yaşandı. Geçen yıl mayıs ayına kadar icra dairelerine gelen dosya sayısı 766 bin iken bu sayı bu yıl 2 milyon 754 bin 926’ya yükseldi.

2 MİLYON 754 BİN YENİ DOSYA GELDİ

Sözcü’den Mehmet Serbes’in haberine göre CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, salgının derinleştirdiği ekonomik kriz ile birlikte icra dosyalarında büyük artış yaşandığını söyledi. 1 Ocak- 14 Mayıs günleri arasında icra ve iflas dairelerine toplam 2 milyon 754 bin 926 yeni dosya geldiğini belirten Bulut, “Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden alınan verilere göre geçen yıl 1 Ocak- 14 Mayıs günleri arasında gelen dosya sayısı 766 bin 482 bindi” dedi.

BORÇ HALKIN BELİNİ BÜKTÜ

Geçen yıl nisan ayından itibaren üç ay süreyle icra dairelerine başvuruların ertelendiğini hatırlatan Bulut, bu yıl da salgın nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde icra dairelerine gelen dosya sayısının düşük seyrettiğini, sayının çok daha fazla olduğuna işaret etti. İcra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısının da bir yıl öncesine göre 1 milyon 340 bin 599 adet artarak 21 milyon 895 bin 75’e çıktığını aktaran Bulut, “Vatandaş işsiz, evine ekmek götüremiyor. Salgında ekonomik kriz, derin yoksulluk iyice gün yüzüne çıktı. Salgının ekonomide yol açtığı sorunlar neredeyse salgının önüne geçti. Ertelenen vergiler, krediler, SSK ve Bağ-Kur ödemeleri, iş hacminin düşmesi dolayısıyla ödenemeyen kira, elektrik, su, doğal gaz ve stopaj gibi borçlar esnafın belini büktü” dedi.

BORÇLAR KREDİLERLE KAPATILMAYA ÇALIŞILIYOR

Halkın da esnafın da çareyi banka kredilerinde aramaya başladığını belirten Bulut, “Borcu borçla kapatmaya çalışıyorlar. Bankaların verdiği krediler 27 Nisan–7 Mayıs günleri arasında, sadece 645 milyon liralık artışla 3 trilyon 790 milyar liraya çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘ekonomi şaha kalkacak’ demişti. Türkiye ekonomisi, başkanlık sistemi ile yönetilen son 3 yılda ağır tahribata uğradı. Geldiğimiz nokta destek vermediği esnaftan, vatandaştan ‘helallik’ istemek oldu” dedi.

Mehmet Ağar, Sedat Peker’e karşı büyük kozunu oynadı

 

Salgında çaresiz kalan halk borç batağına düştü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Muharrem İnce’nin Memleket Partisi resmen kuruldu

CHP’nin 2018 seçimlerindeki Cumhurbaşkanı adayı eski Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin liderliğindeki Memleket Partisi resmen kuruldu. Partinin Genel Başkanvekili ve Sözcüsü kısa süre önce CHP’den istifa eden Gaye Usluer olurken, CHP’den istifa eden diğer 3 milletvekili de genel başkan yardımcısı yapıldı.

BOLD – Muharrem İnce, partinin kuruluş dilekçesini bugün sabah saatlerinde İçişleri Bakanlığına sundu.

Muharrem İnce’nin liderliğinde resmî kuruluşu gerçekleştirilen Memleket Partisi Kurucular Kurulu üyeleri parti organları seçimi için toplandı. Toplantının ardından yapılan açıklamada Muharrem İnce’nin oy birliği ile genel başkan seçildiği, CHP’den ayrılan Gaye Usluer’in Genel Başkanvekili, Hakkı Akalın’ın ise Genel Sekreterliğe getirildiği belirtildi.

CHP’den istifa eden milletvekilleri Mehmet Ali Çelebi, Hüseyin Avni Aksoy ve Özcan Özel, genel başkan yardımcılığı görevine getirildi. Nurdan Demirbağ ile Serhat Galip de diğer genel başkan yardımcıları oldu.

Memleket Partisinin logosu.

Partide genel başkan danışmanları ise 13 kişiden oluştu. İnce’nin danışmanlığını yapacak isimler şöyle: Yusuf Sel, Alper Karaoğlan, Gürbüz Evren, Bilin Neyaptı, Mehmet Kazancıoğlu, Burak Hasar, İlkay Yıldırım, Ali Tunç Can, Kerem Donat, Mahir Bakan, Özlem Güzey Kocataş, Meryem Şengül Kala ve Ahmet Özalp.

MEMLEKET PARTİSİ MYK ÜYELERİ

Mevlüt Dudu (Genel Sekreter Yardımcısı )
Mert Ünlü (Genel Sekreter Yardımcısı )
Serkan Ufuk Akgün ( Genel Sayman)
Nejat Elaldı ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
Ali Rıza Büyükuslu ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
İpek Özkal Sayan ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
Serkan İleri ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
Çiğdem Bayraktar Ör ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
Fatih Pala ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
Özgün Öztunç ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
Asuman Ali Güven ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
Burak Savtur ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)
Süleyman Ergüner ( Merkez Yönetim Kurulu Üyesi)

Cezaevlerinde aşı bilmecesi: 14 günde 4 kişi koronadan öldü

Muharrem İnce’nin Memleket Partisi resmen kuruldu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Bazıları naz yapsa da erken seçim yükleniyor

‘Helallik’ açıklamamsı sonrası erken seçim tartışmaları da yeniden alevlendi. Muhalefet, Erdoğan ve AKP’nin meşruiyetini sorgulatmak ve cesaretsizliğini göstermek konuyu yine erken seçime bağladı. Erdoğan’ın ise başka siyasi hesapları var. Esnaf ve vatandaşınsa dayanacak gücü kalmadı. Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği’nin anketine göre, esnafın yüzde 84’ünün işiyle birlikte psikolojisi de bozuldu.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın desteksiz tam kapanma kararı sonrası zor durumda kalan esnaftan ‘helallik’ istemesi erken seçim tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından erken seçim çağrısı yaptı. AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, “Yenilen pehlivan güreşe doymazmış” diyerek muhalefetin erken seçim taleplerini hafife alsa da, Kılıçdaroğlu’nun konuşması sonrası on binlerce paylaşımın yapıldığı ‘Hemen Seçim’ etiketi sosyal medyada gündeme oturdu.

MADEM HELALLEŞMEK İSTİYORSUN

CHP’nin Millet İttifakı ortağı İyi Parti’nin lideri Meral Akşener erken seçim konusunda Kılıçdaroğlu’na destek verdi. Akşener, “Madem helalleşmek istiyorsun, korkma, getir sandığı helalleşelim. Zor durumdaki çiftçiyle, esnafla, işsiz genç ile helalleşelim. Milletimizin kutlu iradesiyle helalleşelim” dedi.

MESELE SEÇİME DAYANIYOR

Erdoğan’ın helallik açıklamaları ile ilgili tartışmalara değinen Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu ise, AKP’nin kötü tablo karşısında seçimden yana tavır almak istemediğini belirterek, “Helalleşmek güzel ama helal eden kesimlere bakarak diyorum arkadaş siz seçimler geldiği zaman ne edeceksiniz? Veya helal etmem diyenler… Mesele seçime gelip dayanıyor” dedi.

AKP YÖNETEMİYOR

Erken seçim artık kaçınılmaz olduğunu belirten HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “AKP artık bu ülkeyi yönetemiyor. HDP olarak erken seçim çağrısını bir kez daha yapıyoruz” dedi.

ERKEN SEÇİM KARARINI KİM VERECEK

Yeni sisteme göre erken seçim kararını ya Cumhurbaşkanı ya da Meclis’in beşte üçü alabiliyor. Şu anki Cumhurbaşkanı erken seçim kararı alırsa kendisi aday olamıyor. Meclis’teki değil muhalefet partilerinin toplamı, AKP-MHP toplamı da beşte üçe ulaşamıyor. Yani Erdoğan bir erken seçim kararı verirse bunu Meclis’ten ve muhalefetin oylarıyla geçirmek zorunda. Hal böyleyken ve muhalefet de bu kadar istekliyken Erdoğan neyi bekliyor?

Erdoğan, anket sonuçları bu kadar aleyhindeyken ve görev süresinin de bitmesine daha en az iki yıl varken kaybetme riskinin yüksek olduğu bir erken seçime gitmek istemiyor.

Fakat, pandemi sürecindeki başarısızlık, Ticaret Bakanlığı’ndaki dezenfektan yolsuzluğunun ortalığa saçılması, ekonominin bozulması ve buna bağlı açık intiharlarının sık sık basında yer alması, son olarak da mafya devlet ilişkilerinin bir mafya babasının itiraflarıyla deşifre olması Erdoğan ve AKP’yi zor durumda bırakıyor. AKP, kayıp 128 milyar dolarlık rezervin hesabını da veremedi. Şu dönemde, 20 dolar verip aşı getirilemezken geçilmeyen yollar ve köprülerin yerli müteahhitlerine milyarlar ödendi. Son aylarda yaşananlar AKP’yi halkın gözünden düşürdüğünü gösteriyor.

HELALLİK İSTENEN ESNAF NE DURUMDA

İşin bir de esnaf boyutu var. Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği tarafından Türkiye genelinde yapılan ankete göre esnafın hali içler acısı.

ESNAFIN PSİKOLOJİSİ BOZULDU

Cumhuriyet’te yayınlanan anket, salgın sürecinde yaşadıkları ekonomik zorluklar sebebi ile Erdoğan’ın helallik istediği esnafın yüzde 84’ünün psikolojisinin bozulduğunu gösteriyor.

Esnaf olmanın en büyük zorluğunu yüzde 17 ile geçim sıkıntısı oluşturuyor. Bunu yüzde 13’le vergi sistemi, yüzde 13’le ekonomik kriz ve yüzde 12 ile büyük işletmelere karşı korunmasız olmak takip ediyor. Araştırmaya göre yüzde 82’si kiracı olan esnaf, kira ödemelerini yapmakta zorlanırken, her 10 esnaftan 8’i ciddi gelir kaybı yaşadığını yer alıyor.

ESNAF KREDİYLE AYAKTA

Ankette ayrıca şu veriler de yer aldı: “Her iki esnaftan 1’inin kredi borcu var. Kredisi olanların yüzde 71’i salgın dönemi de kredi çekmek durumunda kaldı. Esnafın, yüzde 23’ü kredilerini ya yapılandırmış ya ödeyemiyor ya da ek kredi çekip ödemeye çalışıyor. Kredisi olanların yüzde 43’ü de yakın zamanda yine kredi çekmeyi düşünüyor. Ayrıca esnafın yüzde 37’sinin kredi dışında elden borç, senet, çek gibi borçları da bulunuyor.”

Muhalefet partilerinin sürekli gündemde tutmalarının nedeni, Erdoğan’ın cesaret edemeyeceği bir tercih olarak göstermek ve meşruluğunu sorgulatmak olsa da erken seçim için şartlar oluşmuş durumda. Erdoğan daha ne kadar naza çekerse çeksin seçim kaçınılmaz görünüyor.

AKP mi muhalefet mi Sedat Peker’den medet umuyor?

Bazıları naz yapsa da erken seçim yükleniyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Bir çifte maaş da Abdülkadir Uraloğlu’na: Durmak yok yolmaya devam

AKP’den milletvekili adayı olan Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu’nun Türk Telekom Mobil İletişim Hizmetleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak da maaş aldığı ortaya çıktı.

BOLD – Halkın büyük çoğunluğu asgari ücret ve emekli maaşıyla geçinmeye çalışırken AKP’de birden fazla maaş alanların sonu gelmiyor. 41 maaş alandan, hem Cumhurbaşkanlığı Sarayı hem kamu bankalarından maaş çekenlere kadar eski AKP’li bakan, milletvekili ve bürokratlar ballı maaşlarla geçiniyor. Huzur hakkı adı altında aylık 250 bin TL’ye kadar maaş alanlar bulunuyor.

HEM KARAYOLLARI HEM TÜRK TELEKOM

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz yeni bir çifte maaş skandalını sosyal medyadan duyurdu. Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu’nun aynı zamanda Türk Telekom’a ait bir şirkette yönetim kurulu başkanı olarak maaş aldığını açıkladı. Yavuzyılmaz, “Durmak yok, yolmaya devam” dedi.

Bir çifte maaş da Abdülkadir Uraloğlu’na: Durmak yok yolmaya devam yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

2,5 milyon yeni iflas dosyası açıldı: Tayyip Erdoğan’a hakkınızı helal eder misiniz?

AKP yönetimindeki Türkiye’de ekonomik kriz derinleşiyor. Bu yılın ilk 4 ayında 2,5 milyona yakın yeni icra ve iflas dosyası açıldı. Yeni dosya sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 500 binden fazla arttı. Muhtarlar vatandaşa gelen icra ihbarnamelerine yetişmek için yeni personel alıyor.

BOLD –  Türkiye İstatistik Kurumu eliyle işsizlik ve enflasyon rakamlarını düşüren AKP Hükumeti, icra ve iflas dosyalarındaki artışı engelleyemiyor. 2021 yılının ilk 2 ayında tüketici kredisini ödeyemeyen 75 bin kişi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen 76 bin kişi bankalar tarafından icraya verildi.

SON 5 YILDA KREDİ BORCU ÖDEYEMEYENLER

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de icra dosyalarındaki artışa yönelik Meclis Başkanlığı’na önerge sundu. Buna göre son 5 yılda bankalara 2 milyon 357 bin kişi tüketici kredisini,  2 milyon 475 bin kişi kredi kartı borcunu ödeyemedi. İcra dairelerindeki dosya sayısı da 22 milyona ulaştı

ÇİFTÇİDEN ESNAFA HERKES ZORDA

Üreticiler ve çiftçiler tarlasını, bağını, bahçesini ve traktörünü sattığı halde borçlarından kurtulamıyor. Esnaftan çiftçiye, işçiden sanayiciye toplumun tüm kesimleri pandemi döneminde iyice yoksullaştı. AKP lideri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, esnaflardan helallik istemişti.

2,5 milyon yeni iflas dosyası açıldı: Tayyip Erdoğan’a hakkınızı helal eder misiniz? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Müebbet verilen Harbiyeli Burak Cansever’in annesi öldü

Beş yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu olan Harbiyeli Burak Cansever’in annesi Elmas Cansever, stres nedeniyle demans hastalığına yakalandı ve 55 yaşında hayata gözlerini yumdu.

BOLD – Müebbet hapis cezasına çarptırılan askeri öğrenci Burak Cansever’in annesi Elmas Cansever hayatını kaybetti. Doktorların ifadesine göre stres nedeniyle demans hastalığına yakalanan Cansever 55 yaşındaydı.

Elmas Cansever’in ölüm haberini Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya sosyal medya hesabından duyurdu. Cansever’in oğluna çok üzüldüğünü belirten Çetinkaya, “Bir anne daha evladına hasret gitti.” dedi.

15 Temmuz Sultanbeyli Davası’nda yargılanan ve müebbet hapis cezasına çarptırılan Burak Cansever, 5 yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

 

Müebbet verilen Harbiyeli Burak Cansever’in annesi öldü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Muhalefet sorunca Soylu savcılığa başvurdu: Sedat Peker’in iddiaları araştırılsın

Sedat Peker’in Youtube’de yayınladığı iddiaları muhalefetin de gündeme getirmesi üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu avukatı aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından iddiaları araştırmasını istedi. Soylu, Peker hakkında hakaret ve iftira iddiasıyla suç duyurusunda da bulundu.

BOLD – Süleyman Soylu’nun avukatı tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuruda, Sedat Peker’in açıklamalarının dedikodudan ibaret asılsız iddialar olduğu öne sürüldü.

Organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla ilgili iddialarında yeni bir gelişme yaşandı. Peker’in iddialarını yazılı açıklamayla yalanlayan İçişleri Bakanı Soylu’nun avukatı bugün Ankara Başsavcılığına başvurarak iddiaların araştırılmasını istedi.

Dilekçede, Sedat Peker ve ve örgüt üyelerine yönelik başlatılan soruşturmadan kısa süre önce polis tarafından operasyon yapıldığı hatırlatıldı. Soylu’nun bilgisi dahilinde yapılan operasyon sonrası Sedat Peker’in algı yapmaya yönelik uydurma videolar yayınladığı savunulan dilekçede “Peker’in videolarıyla Süleyman Soylu ve aile bireylerinin yıpratılması, netice de kolluk kuvvetlerinin moral ve motivasyonunun olumsuz olarak etkilenmesinin amaçlandığı çok açıktır” denildi.

Dilekçede, “Gelinen aşama şüphelinin bu uydurma senaryolara dayalı tüm hakaret ve iftiraları ile ilgili Sayın Başsavcılığınızca kapsamlı araştırma ve soruşturma yapılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur” denildi.

Dilekçede, şunlar kaydedildi: “Söz konusu videoda iddia edilen, DYP Genel Başkanlığı adaylığı sürecinde müvekkilimin kongre salonuna, teşkilat binalarına sokulmadığı, şüphelinin de o süreçte müvekkilime yardım ettiği, şüpheliye korumanın müvekkilim tarafından verildiği, hakkında dosya hazırlandığına dair müvekkilim tarafından şüpheliye haber verildiği, müvekkilimin İstanbul’u kendisinin yönetmediğini, başkaları tarafından yönetildiğini söylediği, şüphelinin yurt dışına kaçışı sürecinde haber aldığı, yurt dışından dönüşüne dair kendisine söz verildiği iddiaların araştırılmasını talep ediyoruz.”

Anne öldü, baba 4 yıldır hapiste, geride ise 2 çocuk kaldı!

Muhalefet sorunca Soylu savcılığa başvurdu: Sedat Peker’in iddiaları araştırılsın yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Anne öldü, baba 4 yıldır hapiste, geride ise 2 çocuk kaldı!

Dört  yıldır tutuklu olan edebiyat öğretmeni Yusuf Coşkun’un ALS hastası eşi Yeşim Coşkun, dün saat 15.00’te hayatını kaybetti. 18 ve 13 yaşında iki çocuk sahibi olan Yeşim Coşkun, bugün öğle vaktinde Ordu Yıldızlı Köyü’nde defnedildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Babaları yaklaşık 4,5 yıldır tutuklu olan Coşkun kardeşlerin annesi, ALS hastası Yeşim Coşkun hayatını kaybetti.

KOMADAYKEN ZİYARET EDEBİLDİ

Eşi hapse girdikten sonra Als hastalığına yakalanan 44 yaşındaki Yeşim Coşkun, uzun zamandır tedavi görüyordu. Tekerlekli sandalyeye mahkum olduktan sonra ‘Eşim beni bu halde görmesin’ diye hapisteki kocasını ziyarete gidemeyen Coşkun, 4-5 ay önce beyin kanaması geçirdi ve komaya girdi. Yusuf Coşkun, savcılığın özel izniyle eşini en son o zaman görebildi. Anneleri ölen, babaları da hapiste olan Coşkun çiftinin çocukları köyde artık anneanneleriyle yaşıyor.

Cemaat soruşturmaları kapsamında Ocak 2017’de tutuklanan Yusuf Coşkun (45) önce Bitlis Cezaevine gönderildi. Bir buçuk yıldır Diyarbakır Cezaevinde kalan Yusuf Coşkun, en son Bitlis Yavuz Sultan Selim Eğitim Kurumları’nda yöneticilik yapıyordu. 13 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Coşkun’un Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

 

Anne öldü, baba 4 yıldır hapiste, geride ise 2 çocuk kaldı! yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP mi muhalefet mi Sedat Peker’den medet umuyor?

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in Birleşik Arap Emirlikleri’nden yayınladığı YouTube videoları 15 milyonu geçerek izlenme rekorları kırdı. AKP’lilerin kirli ilişkilerini ortaya saçan Peker’in açıklamalarına Saray çevresinden “Muhalefet Sedat Peker’den medet umuyor” eleştirileri geldi. Peki Peker’den AKP mi yoksa muhalefet mi medet umdu?

BOLD ANALİZ – Mafya lideri Sedat Peker’in 5 bölüm olarak yayınlanan iddiaları devletin içinde yaşanan güç çatışmalarını gözler önüne serdi. AKP, Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik iddialarını belgeleriyle çürütmek yerine muhalefet partilerini hedef aldı.

7 HAZİRAN SEÇİMLERİNİ KAYBETTİ PEKER DEVREYE GİRDİ

Muhalefet partilerini “Mafyatik bir şahsın hezeyanlarından medet ummakla” suçlayan AKP ve Saray çevresi 2015 yılında Sedat Peker’in mitinginden medet ummuştu. 7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP’nin oyları yükselmiş AKP tek başına iktidar olamamıştı. Devletin koruma verdiği suç örgütü lideri Peker, AKP’yi desteklemek için 12 Ekim 2015 tarihinde Rize’de miting yapmıştı. Mitingle beraber Türkiye’de oluşturulan şiddet ortamında gidilen 1 Kasım 2015 seçimlerinde AKP yüzde 49,7 oy alarak yeniden tek başına iktidar olmuştu.

HİÇBİR AKP’Lİ PEKER’E SES ÇIKARMADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmini asan Peker, “Barış için Akademisyenler İnisiyatifi” üyesi 1128 akademisyene yönelik “Adeta dünyanın şah damarları kesilmişçesine oluk oluk hepsinin kanlarını akıtacağız” tehditleri savurmuştu. Bu meydan okumaya AKP’li hiçbir yetkili eleştiri yöneltmemişti.

ÇAKICI’NIN 3 TEHDİT MEKTUBU AKP’Yİ MEMNUN ETTİ

Peker’in tehdit mesajlarına “Burası bir hukuk devleti, vatandaşları tehdit edemezsin” itirazı yükselmeyen AKP ve Saray çevresi mafya lideri Alaattin Çakıcı’nın mektubuna da ses çıkarmadı. Alaattin Çakıcı’nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit eden 3 mektubu da AKP’li yetkililer tarafından memnuniyetle karşılandı.

AKP mi muhalefet mi Sedat Peker’den medet umuyor? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Portland Play-Off’ta: Enes Kanter galibiyeti kanserden ölen Prof. Dr. Cihat Gürkan’a adadı

NBA’de normal sezon sora ererken Doğu ve Batı Konferansı’nda Play-Off eşleşmeleri belli oldu. Son maçta Denver’ı 132-116 yenen Portland, 6. sıradaki yerini korudu ve Play-Off’a direkt kalmayı başardı. Double-double yapan Enes Kanter galibiyeti, ABD’de kansere yenik düşen KHK’lı Prof. Dr. Cihat Gürkan’a adadı.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD NBA

NBA’de heyecanın zirveye çıktığı, sıralamaların ince hesaplara bağlı olduğu normal sezon, bu sabaha karşı oynanan karşılaşmaların ardından tamamlandı. Batı Konferansında Play-Off’a direkt katılabilmek için mücadele eden Portland Trail Blazers, son 12 maçında 10 galibiyet elde ederek büyük bir başarıya imza attı ve 6.sırada yer alarak hedefine ulaştı. Portland Trail Blazers kendi evinde oynadığı son maçında Denver Nuggets’ı 132-116 mağlup etti. Benchden gelerek 22 dakika süre alan Enes Kanter karşılaşmayı 14 sayı, 15 ribaund, 1 blok ile double-double yaparak tamamladı. “Mr.double-double” lakabıyla tanınan yıldız oyuncu normal sezonda 34 maçta sayı ve ribauntlarda çift hanelere ulaşarak büyük bir başarıya imza attı.

FURKAN KORKMAZ DEVAM, CEDİ OSMAN TAMAM DEDİ

Doğu konferansı’nda Furkan Korkmaz’ın takımı Philadelphia 76ers sezonu lider bitirirken, sezonun flaş takımı Brooklyn Nets 2.sırayı aldı. Normal sezonu 13. sırada tamamlayan Cedi Osman’ın takımı Cleveland Cavaliers Play-Off’a kalmayı başaramadı ve erken tatile çıktı. Hafta içinde yapılacak olan Play-in maçlarının ardından konferanslarında Play-Off’a yükselecek son takımlarda belli olacak. Batı Konferansı Play-off’larındaki son iki bilet için mücadele edecek 4 takım; Los Angeles Lakers, Golden State Warriors, San Antonio Spurs ve Memphis Grizzlies. Doğu Konferansı’nda ise Boston, Washington, Charlotte ve Indiana arasından iki takım Play-in maçlarının ardından Play-Off’lara yükselecek.

MR. DOUBLE-DOUBLE ENES KANTER SEZONUN TÜM MAÇLARINDA OYNADI

Maç trafiği oldukça yoğun olan NBA’de bu sezon pandemiden dolayı takımlar zaman zaman bir maçın ardından 24 saat geçmeden ikinci maça çıktılar. Bu yoğunluk nedeniyle ortaya çıkan yorgunluk ve sakatlıklardan dolayı oyuncular bazı maçlarda süre alamadı. Yaklaşık 500 oyuncunun yer aldığı NBA’de sadece 11 oyuncu 72 maçın tamamında kendisine yer buldu. 11 oyuncudan birisi olan ve sezonu double-double ortalamasıyla tamamlayan temsilcimiz Enes Kanter, ayrıca Portland takımında tüm maçlarda oynayan tek oyuncu olarak tarihe geçti. Yıldız oyuncu bu sezon aldığı hücum ribaundlarıyla toplamda 2 bin 162 rakamına ulaşarak NBA tarihinde bu alanda 71. sıraya yükselerek büyük bir başarıya imza attı. Normal sezonda bir çok maçta kenardan gelmesine rağmen ofansif ribaund sıralamasında sezonu 2. sırada tamamladı.

ENES KANTER, GALİBİYETİ PROF. DR. CİHAT GÜRKAN’A ADADI

Portland Trail Blazers’in aldığı her galibiyeti Türkiye’de hukuksuzluğa uğrayan kişilere adayarak yaşanan zulmü dünya kamuoyuna duyurmaya çalışan Enes Kanter, normal sezonun son zaferini Prof Dr. Cihat Kağan Gürkan’a adadı. Başarılı oyuncu Denver Nuggets maçından sonra Twitter hesabından paylaştığı mesajında, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı, Prof. Dr. Cihat Gürkan’ın hukuksuz bir şekilde ihraç edildikten sonra Erdoğan’ın zulmünden kaçarak ABD’ye geldiğini ancak yaşadığı sıkıntıların ardından kansere yenik düşerek dün hayatını kaybettiğini yazdı. Başarılı oyuncu mesajını Denver Nuggets zaferini ona adıyorum diyerek tamamladı.

Portland Play-Off’ta: Enes Kanter galibiyeti kanserden ölen Prof. Dr. Cihat Gürkan’a adadı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Cezaevlerinde aşı bilmecesi: 14 günde 4 kişi koronadan öldü

Cezaevlerinde kaç kişinin koronavirüs olduğu bilinmiyor ancak son günlerde Kovid-19 kaynaklı ölümlerdeki artış dikkat çekiyor. Cezaevlerinde son iki haftada 4 tutuklu koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Kovid-19 kaynaklı ölümler, kapalı ve kalabalık koğuşlarda yeterli hijyen, korunma ve tedavi imkanı bulunmayan tutuklu ve hükümlülerin aşılanmadığı sorusunu gündeme getirdi.

BOLD ANALİZ – Kovid-19 pandemisi Türkiye’de her gün çok sayıda insanın canını alırken, AKP hükumetinin yeterli sayıda aşı temin edememesi nedeniyle virüse karşı aşılama da oldukça yavaş ilerliyor. Türkiye’de Kovid-19 aşısının iki dozunu da yaptıranların sayısı 10 milyon 810 bin 583’te kaldı. Toplam nüfusun yaklaşık yüzde 13’üne denk gelen rakam yeterli bulunmuyor. Uzmanlar toplumsal bağışıklık için nüfusun en az yüzde 70’inin aşılanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kovid-19, kalabalık koğuşlarda yeterli hijyen, oksijen ve tedavi imkanının bulunmadığı cezaevlerinde de çok sayıda kişinin ölümüne neden oldu. Adalet Bakanlığının açıklamasına göre cezaevlerinde 9 tutuklu ve hükümlü Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. İnsan Hakları Derneğinin verilerine göre ise 17 kişi koronavirüsten öldü. Cezaevlerinde kaç vaka olduğu ise bilinmiyor. Son günlerde cezaevlerinden Kovid-19 kaynaklı ölüm haberlerindeki artış yaşanmaya başladı.

Son iki haftada cezaevlerinde 4 tutuklu ve hükümlü koronavirüse yakalanarak öldü. Afyon Bolvadin Cezaevinde tutuklu Ali Orhan4 Mayıs’ta,  Çanakkale Cezaevinde tutuklu Yrd. Doç. Halil Şimşek 5 Mayıs’ta, Silivri Cezaevinde tutuklu eski Yarbay Erdal Kılınç 12 Mayıs’ta, Kocaeli Cezaevinde tutuklu Bilgisayar Öğretmeni Şerif Vatansever 16 Mayıs’ta koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.

AŞILAMA ÖLÜMLERİN ÖNÜNE GEÇEBİLİR

Cezaevlerinde Kovid-19 nedeniyle yaşanan ölüm haberleri tutuklu ve hükümlülerin aşılanıp aşılanmadığı sorusunu gündeme getirdi. Tutuklu ve hükümlüler, yeterli test ve tedavi imkanından mahrum şekilde havasız ve hijyenin olmadığı kalabalık koğuşlarda tutuluyor. Dolayısıyla bu koğuşlarda koronavirüs hızla yayılıyor. Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin hızla aşılanmasıyla Kovid-19 kaynaklı ölümlerin önüne geçilebilir. Adalet Bakanlığının verilerine göre cezaevlerinde 283 bin 516 tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Cezaevlerindeki ölümler 283 bin kişinin aşılanmasıyla büyük ölçüde önlenecek.

CEZAEVLERİNE AŞI BİR AY SONRA ULAŞTI

Türkiye’de ilk koronavirüs aşısını 13 Ocak 2021’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca oldu. Cezaevlerindeki aşılama ise Adalet Bakanlığının açıklamasına göre 18 Şubat 2021’e başladı. Yani aşı Türkiye’ye geldikten yaklaşık 1 ay sonra tutuklu ve hükümlüler aşılanmaya başlandı. Kaç tutuklu ve hükümlünün aşılandığı ise resmi rakamlar açıklanmadığından bilinmiyor.

ÖLÜMLERDEN YETKİLİLER SORUMLU

Adalet Bakanlığı, Bilim Kurulunun tavsiyelerine göre aşılama yapıldığını belirtiyor ancak cezaevlerinden gelen haberler tutuklu ve hükümlülere aşı vurulması bir yana Kovid-19 testine dahi ulaşamadıkları yönünde. Cezaevlerinde suçluluğu dahi kanıtlanmamış binlerce tutuklu ve hükümlü, bir an önce aşılanarak virüse karşı korunma hakkına sahip. Cezaevlerinde Kovid-19 kaynaklı ölümler mahpusların aşılanmadığını gösteriyor. Alınmayan önlemler nedeniyle yaşanan her ölümden başta cezaevi yetkilileri olmak üzere Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve AKP iktidarı sorumlu bulunuyor.

Cezaevinde korona isyanı: Siz yaşatmak nedir bilmez misiniz?

Cezaevlerinde aşı bilmecesi: 14 günde 4 kişi koronadan öldü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye AB savunma projesinde yer almak için başvurdu

Türkiye‘nin, AB ülkelerinin savunma alanında ortak çalışmalarına çerçeve oluşturan Yapılandırılmış Daimi İşbirliği (PESCO) projesinde yer almak üzere başvurduğu ileri sürüldü. Türkiye ile ilgili kararda Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın tepkisi belirleyici olacak.

BOLD – Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin savunma alanında yoğun işbirliğine çerçeve oluşturan Yapılandırılmış Daimi İşbirliği’nin (PESCO) bir projesinde yer almak üzere resmen başvurdu.

Alman Welt am Sonntag gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre Türkiye, yer almak istediği PESCO projesinin koordinasyonundan sorumlu olan AB ülkesi Hollanda’ya bu konuda geçen hafta resmi başvuru yaptı.

Türkiye’nin yer almak istediği milyarlık projenin ‘askeri hareket kabiliyetinin iyileştirilmesini’ içerdiği bildiriliyor. Hollanda, askeri birliklerin ve askeri araç ile teçhizatın Avrupa içinde naklinin iyileştirilmesine dair projeninin koordinasyonunu yürüten üye ülke.

Kasım 2020’den bu yana AB üyesi olmayan ülkeler de PESCO projelerine katılabiliyor. PESCO 24 AB üyesi ülkesi müşterekliğinde yürütülüyor.

AB ÜYESİ OLMAYAN ÜLKELER HANGİ ŞARTLARLA KATILABİLİYOR?

Avrupa Birliği dönem başkanlığını Almanya’nın yönettiği 2020’nin ikinci yarısında, AB üyesi olmayan ülkelerin de PESCO projelerinde yer alabilmesinin önü açılmıştı.

AB üyesi olmayan ülkelerin belli siyasi, yasal ve maddi kriterleri yerine getirmesi şartıyla projelere dahil olması mümkün. Bu kriterlerin başında da söz konusu ülkenin AB’nin değerlerini paylaşması, ayrıca AB ülkeleri ile iyi komşuluk ilişkileri ilkeleri çerçevesinde davranması, ortak güvenlik ve savunma çıkarlarıyla çelişecek adımlar atmaması şartı bulunuyor.

Mayıs ayı başında Brüksel’de düzenlenen AB ülkeleri savunma bakanları toplantısında Türkiye’nin dahil olmak istediği projeye ABD, Kanada ve Norveç’in de katılabilmesi yönünde izin çıkmıştı. PESCO projeleri, katılımcı ülkelerin tamamı veya bir kısmının iştiraki ile yürütülebiliyor. AB Konseyi de projeye dahil olmak isteyen AB üyesi olmayan ülkelerin gerekli şartları yerine getirip getirmediğini denetlemekle yükümlü.

2017 yılında kurulan PESCO, proje üyesi ülkelere savunma kabiliyetlerini işbirliği içinde geliştirme, operasyonel hazırlık yürütme ve askeri kuvvetlerin katkılarını artırma imkanı tanıyor. PESCO kapsamında şu ana kadar eğitim, kara formasyon sistemleri, deniz ve hava sistemleri, siber güvenlik gibi alanlarda biri tamamlanmış, 46 da süren proje bulunuyor.

GÜNEY KIBRIS VE YUNANİSTAN’IN TAVRI BELİRLEYİCİ OLACAK

Geçen yıl Doğu Akdeniz’deki gerilimlerin yaşandığı göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin AB’nin ortak savunma projesine iştirak için başvuruda bulunmasına Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ın tepkisinin ne olacağı merak konusu. Welt am Sonntag gazetesine konuşan, adını vermek istemeyen diplomatlar, “Türkiye ile PESCO çerçevesinde yapılacak bir işbirliğinin AB ile NATO arasındaki işbirliğini iyileştirimesi dışında Türkiye ile Güney Kıbrıs ve Yunanistan arasında da normalleşme sağlamasını umut ediyoruz” dedi.

PESCO, Avrupa Birliği’nin güvenlik ve savunma alanındaki hareket kabiliyetini iyileştirme ve söz konusu alanlardaki zaafiyetin kapatılması amacını hedefliyor. Avrupa’da askeri birliklerle araç ve teçhizatların nakliye ve hareketliliğini kapsayan ve Türkiye’nin de dahil olmak üzere başvurduğu iddia edilen proje 46 PESCO projesinden sadece biri.

Avrupalı yetkililere göre, birliğin koyduğu şartlar dolayısıyla Rusya ve Çin, PESCO projelerinde yer alamaz. Son dönemde Avrupa Birliği ile ilişkileri bozulan Türkiye’nin de yer almaması gerekiyor. Avrupalı diplomatlar Türkiye’nin projeleri alınması durumunda kapının bütün ülkelerin katılımına açılmış olacağını belirtiyor.

EURACTIV sitesi, Kasım ayında yaptığı haberde Türkiye’nin Güney Kıbrıs’la problemleri çözülmediği sürece, Doğu Akdeniz’de de Yunanistan ve Fransa ile yaşadığı gerilim dinmeden Türkiye’nin PESCO projelerine alınmamasının kararlaştırıldığını iddia etmişti.

Türkiye’nin projeye katılımını ‘Truva Atı’ gibi gören Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın Ankara’nın başvurusuna karşı çıkması bekleniyor.

Arabistan Türkiye’nin verileri inandırıcı bulunmuyor

Türkiye AB savunma projesinde yer almak için başvurdu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Avrupalı turist 2014’ten beri Türkiye’den kaçıyor

Ekonomik krizde bütün umudunu turizmden gelecek paraya bağlayan AKP Hükumeti, Avrupalı turistleri etkilemek için her yolu deniyor. Ancak, Türkiye İstatistik Kurum verilerine göre Avrupalılar 2014 yılından bu yana Türkiye’den kaçıyor.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 6 Mayıs’ta Almanya’da “Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız” sözleri Türkiye’de yaşayanlardan büyük tepki çekti. Arkasından 14 Mayıs’ta Kültür ve Turizm Bakanlığı reklam filminde turizm çalışanlarına takılan maskelere İngilizce olarak ‘Aşılandım keyfini çıkar’ yazdı.  Tepkiler üzerine bu reklam yayından kaldırıldı.

ARAPLARA GÖRE SEKTÖR ŞEKİLLENDİ

Birgün gazetesinden Ozan Gündoğdu’nun haberine göre Avrupalı turistler sadece Kovid-19 pandemisiyle Türkiye’den kaçmadı. 2010’lu yılların başından itibaren Avrupalı turistler Türkiye’ye olan ilgisini kaybetti. Türkiye’de turizm sektörü giderek artan oranda Körfez Ülkeleri’nden gelen turistlere göre organize edildiği için AB üyesi ülkelerinden gelen turistler çekildi.

AVRUPALI TURİSTİN DERDİ DEMOKRASİ VE GÜVENLİK

TÜİK Turizm İstatistikleri başlıklı çalışmasına göre 2019’da Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 2011’e kıyasla yüzde 44 oranında artış kaydetmiş durumda. 2011’de yabancı turist sayısı 31,3 milyonken, 2019’da bu sayı 45,1 milyona kadar çıktı. Bu haliyle 2019’daki turist sayısında rekor kırılmış oldu. Ancak turist sayısının yüzde 44 arttığı aynı dönemde Avrupa ülkelerinden gelen turist sayısı yüzde 2,7 oranında azaldı. 2011’de bu ülkelerde 15,6 milyon turist Türkiye’ye gelirken, turist sayısında rekor kırılan 2019’da aynı ülkelerden gelen turist sayısı 15,2 milyona geriledi.

2014 YILINDA 16,4 MİLYON, 2017 YILINDA 9.9 MİLYON AVRUPALI GELDİ

Avrupa ülkelerinden gelen turist sayısı rekoru 2014’te kırıldı. O yıl bu bölgeden Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 16,4 milyona ulaştı. İlerleyen 3 yılda bu sayı 10 milyonun altına kadar indi. 2017’de aynı bölgeden gelen yabancı turist sayısı 9,9 milyona düşmüştü. 2017’den itibaren TL’nin sert şekilde değer kaybetmesiyle birlikte Türkiye “ucuz tatil fırsatı” olarak değerlendirildi ve Avrupalı işçi sınıfının yeniden ilgisini çekmeye başladı. 2017’den sonra Avrupalı turistlerin ilgisi toparlanmaya başladıysa da 2014 sayılarına ulaşılamadı. 2020’ye gelindiğinde ise tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi turist sayısının dibi görmesine neden oldu.

Avrupalı turist 2014’ten beri Türkiye’den kaçıyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Eminağaoğlu: Mafya kanunları işliyor yargı oturmuş seyrediyor

Eski YARSAV Başkanı ve Savcı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Sedat Peker’in iddialarıyla ilgili soruşturma başlatılmamasını yargının AKP’ye bağımlı olduğunu gösterdiğini söyledi. “Yargı oturmuş bunu seyrediyor. HSK, tarihinin en bağımlı dönemini yaşıyor. Ticaret Bakanı’nda görüldüğü gibi, AKP’den asla hesap sorulamıyor” dedi.

BOLD – Eski Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in videolarındaki ağır iddialarına henüz hiçbir savcı tarafından soruşturma açılmamasına tepki gösterdi.

Gazete Kolektif’ten Miray Mert’e konuşan, Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, yaşananları adeta bir mafya dizisine benzeterek bu dizideki karakterlerin ve rollerin gerçek olduğunu belirtti. Anayasa’nın AKP iktidarı için bağlayıcılığının kalmadığını, hukuk ve yargının, AKP’yi denetleyemeyecek, hesap soramayacak hale getirildiğini belirten Eminağaoğlu, Peker’in videolarıyla ilgili şunları söyledi:

KİRLİ İLİŞKİLER ORTAYA KONULUYOR

“Türkiye’de televizyonlar yayınladıkları dizilerle halkı ekranlara bağlamıştı. Bu yetmezmiş gibi şimdi de adeta bayramda gösterime giren yeni bir dizi gibi, bu mafya dizisinin her seferinde yeni bir bölümü, her bölüm hakkında da dizi kahramanlarının beyanları gündemde. Diğer dizilerden farkı ise bu dizideki karakterler gerçek ve bu karakterler kendi gerçek rollerini oynuyor. Kirli ilişkiler ortaya konuluyor. İşin en ilginç yani özellikle yargı oturmuş bunu seyrediyor. Evet bu anlatım şaka değil gerçek ve de içler acısı, yaşanan gerçekler de keşke bu kadar olsa. Yaşananlar, izlenenler ve bir kısmı toplum önüne konulan ilişkiler, bu ilişkilerin iktidar dahil güç odakları ile bağlantıları.

YARGI, TARİHİNİN EN BAĞIMLI DÖNEMİNİ YAŞIYOR

Anayasa’nın AKP için neredeyse bağlayıcılığın kalmaması bir yana, hukuk sistemi ve yargı öyle bir hale sokulmuş durumdaki, AKP iktidarını sınırlandıramıyor ve denetleyemiyor. Türkiye’de mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıç güvencesinden sorumlu ve görevli olan organ HSK. 13 üyesi olan bu Kurul’un 13 üyesinin 13’ü de partili Cumhurbaşkanı ve de Cumhur İttifakı’nın sayısal çoğunluğuyla TBMM tarafından belirlenmiş durumda. HSK, tarihinin en bağımlı dönemini yaşıyor. Yargı organlarının, başsavcılıkların bu yaşananlar karşısında doğrudan soruşturma açması gerekirken, tüm bu yaşananları seyreden iktidar gibi yargının da yaşananları seyretmesi demek, yargının bağımsız olmadığı, hatta iktidara ne kadar bağımlı olduğu ve iktidarın da yaşanan ilişkilerin ne kadar içinde olduğu demek. Aksi halde bu sürecin yargı tarafından seyredilmesi düşünülebilir mi? Bir hukuk devletinde bu süreci seyreden savcı ve başsavcıların görevde kalması veya böyle hareketsiz kalan o savcı veya başsavcılara HSK’nın soruşturma açmaması, soruşturma açmayan HSK üyelerine bile soruşturma açılmaması düşünülebilir mi? Yani yargı hele de 2017 Anayasa değişikliği sonrası HSK’dan alıp ilgili başsavcılıklardan çıkarsak tepeden tırnağa bağımsızlığı elinden alınmış durumda.

YARGI SUSTU MAFYA ÖNE ÇIKTI

Her sınırlandırılamayan, denetlenemeyen iktidar gibi AKP iktidarı da, mafya ile söz düellosuna girerek, onlara koruma bile tahsis ederek, süreci seyrederek, onlara alan ve ortam yaratarak, hatta açık davranmayıp, ilişkileri konusunda anayasal organlar önünde hesap vermeyip kaçarak olabildiğince kirlenmiş durumda. İddialar karşısında alnım ak, veremeyecek hesabım yok demeden, ancak çatışma ve sataşma dili ile gündemin değiştiriliyor. Bu arada Peker’in açıklamaları karşısında yargı susunca yine mafya öne çıkıyor ve mafyadan devlet yasalarıyla değil mafya hesap sorar; mafya, mafya kanunları ile hareket eder, mafya kendi ilişkilerini ortaya dökmez misali mafyadan mafyaya cevaplar bile söz konusu oluyor.

YARGI AKP’LİLER İLE İLGİLİ ADIM ATMIYOR

Geçmişteki ve şimdiki İçişleri Bakanları da iç işlerini, iç düzeni sağlayan değil aksine bozan açıklamalardan ve bu çerçevedeki ilişkilerden de geri durmayınca devlet kanunları işlemiyor o zaman da sanki mafya kanunları işliyor. Daha çok yakın bir zamanda Ticaret Bakanı konusunda da görüldüğü gibi, AKP’den asla hesap sorulamıyor. Hatta hukuk düzeni içinde söz konusu olamayacak bir iş AKP üzerinden gerçekleştirildiğinde, hatta bir şekilde AKP’ye bulaştığında, hesap sormak bir yana neredeyse adeta meşruiyet kazanıyor. Türkiye’de hukukun üstünlüğünün yerini gücün hukuku almış durumda. Tüm bu ilişkilere bakınca görülenin tek adama dayalı parti devleti yaratan AKP iktidarında devletin hukuk düzenin işlemez hale geldiği, hesap sorulamayan bir iktidarın ortaya çıkıyor. FETÖ ile ilgili yaşananlar, diğer yandan çıkar amaçlı suç örgütü konularında yani mafyatik ilişkilerde yaşananlar, işte Peker ve Çakıcı konularında yaşananlar, 128 milyar dolar konusunda yaşananlar, öne çıkan ihaleler ve daha birçok konularda yaşananlar… Tüm bunlarda yargı ya hiç adım atmıyor ya da hukukun dışında ve mağduriyet yaratacak biçimde, sonradan her şeyin boşa çıkmasına yol açacak biçimde adımlar atıyor. Diğer yandan ise iktidar gücü karşısında hukuk ve demokrasi içinde hareket eden herkes üzerinde yargı da kullanılarak baskılar yaratılıyor.”

Soylu’nun zengin danışmanı ‘yabancı servisler’e sığındı

Eminağaoğlu: Mafya kanunları işliyor yargı oturmuş seyrediyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »