28 Mayıs 2019 Salı

Karar yazarı: Babacan ülke meselelerine dair dosyalar hazırlıyor

Eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu, dün Diyarbakır’daki iftara katılarak, bazı hükümet politikalarına ilişkin eleştirilerini sürdürdü. AKP içinden bir başka partileşme hareketi içinde olduğu öne sürülen eski Ekonomi Bakanı Ali Babacan ise çalışmalarını daha sessiz yürütüyor.

Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, ‘Ak Parti bünyesinde iki hareketli alan’ başlıklı yazısında, Davutoğlu ve Babacan’ın çalışmalarını ve yaşan süreci yazdı:

‘ABDULLAH GÜL ÖNDE OLMAK İSTEMİYOR’

Her iki hareketin içinde, AK Parti hükümetlerinde önemli görevler üstlenmiş, partinin doğum-gelişme seyrine tanıklık etmiş isimler var. Mahremi biliyorlar. Halen olan bitenleri biliyorlar.

Bir yanda Abdullah Gül, Ali Babacan, Sadullah Ergin, Hüseyin Çelik, Nihat Ergün, Beşir Atalay var. Ekonomi, yargı, çözüm süreci vs’nin ana aktörleri. Bildiğim kadarıyla Abdullah Gül işin ön aktörü değil, olmak da istemiyor, ama katkıda bulunacak.

DAVUTOĞLU’NUN ÇALIŞMALARI

Davutoğlu artık siyasi literatürde “Manifesto” diye anılan bir çıkış yaptı. O manifestodaki her madde bir tür petek kabul ediliyor ve illerde yapılacak toplantılarla “İçinin doldurulması” ön görülüyor. Ankara’da “Devlet yapılanması”, Diyarbakır’da “Kimlik Meselesi”, Konya’da “Din-Devlet-Siyaset ilişkileri…” gibi. Davutoğlu ayrıca entelektüel muhitlerle, kimi kanaat önderleri ile de görüşmeler yapıyor.

BABACAN VE DAVUTOĞLU HAREKETİ BİRLEŞİR Mİ?

Ali Babacan eksenli grup da, ülke meseleleri üzerine dosyalar hazırlıyor. Hem mevcudun analiz edildiği hem gelecek perspektiflerini içeren dosyalar… Ne zaman kamuoyu önüne çıkacaklar? Belki sonbahar…

İki hareket tabii ki birbirlerinin farkında. Karşılarına çıkacak ilk sorunun “Neden ayrı? Birlikte olunmayacak mı?” olacağını da görüyorlar, çünkü buluştukları her platformda ilk karşılaştıkları soru bu. Kapılar kapanmış değil. Rezervlere rağmen Babacan’la Davutoğlu’nun “çok yakın dost olmaları”nın altı çiziliyor.

‘ERDOĞAN ‘DAVA ZAAFA UĞRAMASIN, GELİN’ DER Mİ?’

Acaba Cumhurbaşkanı Erdoğan her iki oluşumun mimarlarını davet edip, “Ne istiyorsunuz, gelin birlikte yapalım, dava zaafa uğramasın” der mi? Oluşumları “Trenden inenler” kategorisi içinde “Fesat girişimleri” olarak mı değerlendirir? Oluşumların buna cevabı ne olur, onlar gemileri yakmışlık duygusu içinde midirler?

Zordur böyle ayrışma dönemleri… Bunu en iyi AK Parti’nin kuruluş seyrinde Fazilet’ten ayrılışı yaşayanlar bilir.

Halkın kaygı duyması da olağandır. Ama “İç onarım”ı başaracak bir murakabe sistemini geliştirmek gibi bir problemimiz de bulunuyor. O problem giderilemezse bu tür sancılar kaçınılmaz olacaktır, bu da böyle bilinmeli.

kronos

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder