7 Nisan 2020 Salı

Turkey’s economy will grow 4.5 percent after corona: Fitch

International ratings agency Fitch is forecasting that Turkey’s economy will start growing from the 3rd quarter of this year.

The Fitch Ratings’ sovereign team director Director Douglas Winslow said Turkey’s economic growth rate is expected to reach 4.5 percent in 2021.

“In the first quarter of this year — before the coronavirus shock — economic growth had accelerated to above 6% … we now anticipate a very sharp contraction in the second quarter, flatter growth in the third quarter, and then recovery in the fourth quarter, as activities begin to normalize after the partial lockdown,” Winslow said, in response to questions put to him by the state-run  Anadolu Agency.

Winslow said that despite a global contraction,  Turkey’s lower interest rate and recovery in private bank lending, which had created strong momentum early in the year, helped Fitch’s updated growth forecast of 0.8 percent for Turkey’s GDP growth in 2020.

Last September The Central Bank of the Republic of Turkey Bank forecast 8.2% inflation for this year. Fitch also projects a 100 basis point cut in Turkey’s interest rates to 8.75% at the end of the year, Anadolu reported.

According to Fitch, Turkey’s net exports will have a negative impact on GDP growth this year as the rating agency forecasts the Eurozone to shrink by 4.2 this year.

As Fitch forecasts the eurozone to shrink by 4.2% this year, Turkey’s reduced net exports will have a negative impact on GDP growth this year but corresponding lower imports are likely to outweigh the effect on the Turkish economy, Winslow added.

Credit rating agency Moody’s revised its prediction for Turkey’s GDP from 3% growth in 2020 to a 1.4% contraction.

Turkey’s exports amounted to $29.4 billion, up 4.3 percent in the first two months of 2020, on a yearly basis despite economic slowdown during the same period. According to Turkey’s Customs and Trade Ministry, Turkey’s imports increased to $21.4 billion in March, a 12.77 percent year-on-year increase, and Turkey’s exports in March totaled $15.5 billion, an 8.01 percent rise compared with the same month in 2017.

The Turkish lira lost ground to the U.S. dollar, dropping 6.7510 to the dollar on Monday –  a level last seen in August 2018. This is due to the Covid-19 pandemic which hit manufacturing and trade in the country.

The Turkish currency has lost about 12% of its value against the dollar this year. Coronavirus killed 574 people and confirmed cases reached to 27069, Turkey’s Health Minister Fahrettin Koca tweeted.

Two million lost jobs in Turkey over coronavirus measures, opposition says

The post Turkey’s economy will grow 4.5 percent after corona: Fitch appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/04/07/turkeys-economy-will-grow-4-5-percent-after-corona-fitch/
Devamını Oku »

TMO 250 bin ton ekmeklik buğday ithal edecek

Toprak Mahsulleri Ofisi, buğday alımı için ihale açtı. 10 Nisan’a kadar teklif verilebilecek ihalelerle 250 bin ton ekmeklik kırmızı buğday ithal edilecek.

BOLD – Buğdayın anavatanı olan Türkiye buğday ithal etmeye devam ediyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) 250 bin ton buğday alımı için ihale açtı.

SEVKIYAT 15 MAYIS’A KADAR TAMAMLANACAK

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) toplam 250 bin ton ithal ekmeklik buğday alımı için bir dizi uluslararası ihale açtı. İhalelere 10 Nisan’a kadar teklif verilebilecek. Sevkiyatın tercihe göre farklı menşeilerden 20 Nisan ve 15 Mayıs tarihleri arasında yapılması isteniyor. İhaleyle kırmızı ekmeklik buğday alınacak. Kırmızı ekmeklik buğdayın bir dizi sevkiyatının 8 Türk limanına yapılması isteniyor.

medyabold
Devamını Oku »

TMO’dan ekmeklik buğday için uluslararası ihale

Türkiye, koronavirüs salgını ve sonrasındaki ekonomik kriz ihtimalini tartışırken Toprak Mahsulleri Ofisi 250 bin tonluk ekmeklik buğday alımı için bir dizi ‘uluslararası’ ihale açtı.

BOLD – Koronavirüs (Kovid-19) salgınının hızla yayıldığı Türkiye’de temel ihtiyaç maddesi ekmek ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı.

İHALELERE 10 NİSAN’A KADAR TEKLİF VERİLEBİLECEK

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) 250 bin tonluk ekmeklik buğday alımı için bir dizi uluslararası ihale açtı. Avrupalı ticaret kaynaklarının verdiği bilgiye göre, ihalelere 10 Nisan’a kadar teklif verilebilecek.

SEVKİYATIN BAZISI SEKİZ TÜRK LİMANINA YAPILACAK

Sevkiyatın tercihe göre farklı kaynaklardan 20 Nisan ve 15 Mayıs arası yapılması talep ediliyor. İhaleyle kırmızı ekmeklik buğday alınacak. Buğdayın bir dizi sevkiyatının 8 Türk limanına yapılması isteniyor.

OFİS DAHA ÖNCE DE İTHALAT İHALESİ İLE 175 BİN TON BUĞDAY GETİRMİŞTİ

TMO, 27 Mart’ta son bulan bir dizi ithalat ihalesi ile de yaklaşık 175 bin ton buğday almıştı.

Evsiz ve kimsesizler korona misafirhanelerine yerleştirilecek

medyabold
Devamını Oku »

“Gerekli tedbirler alınmazsa işsizlik yeni pandemi olabilir” uyarısı

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, kurumların gerekli tedbirleri almamaları durumunda işsizliğin yeni küresel pandemi olabileceği uyarısında bulundu.

BOLD – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (Peryön) Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, Kovid-19 nedeniyle tüm dünyada çalışan nüfusun kaygılarının aynı olduğuna dikkat çekerek, gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda işsizliğin yeni küresel pandemi olabileceği uyarısında bulundu.

SALGINLA EVDEN ÇALIŞMA NORMALLEŞTİ

Kurumların pandemi süresince aldığı ve alması önerilen noktalara da dikkat çeken Öztınaz, “Evden çalışma, uzun yılardır iş dünyasının içinde yer bulan bir modeldi. Ancak geldiğimiz noktada yeni düzenin normalleşen formu olmaya başladı” dedi.

RAKAMLAR ÜRKÜTÜCÜ BOYUTTA

Söz konusu süreçte iş kaybı korkusunun en önemli konulardan biri olduğunu anlatan Öztınaz, “Ekonomik açıdan en zorlu sınavların verildiği bir süreçteyiz. Ve ne yazık ki iş kaybı bu sürecin bir gerçeği olacak. İşsizlik küresel pandemi boyutu kazanabilir. Ülkemiz için ibre şu anda olumsuza dönmese de dünyada son iki hafta içinde gelen rakamlar ürkütücü boyutta” dedi.

SALGIN TEDBİRLERİNE HARFİYEN UYULMALI

Atılacak en önemli adımın salgının önüne geçecek tedbirlere harfiyen uyulması ve dönemin en az hasarla kapatılması olduğunu dile getiren Öztınaz, “Türkiye’de işverenlerin önceliği güvenli ve sağlıklı bir iş yeri temin etme yönünde. Bu nedenle kurumlar öncelikle iş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarıyla risk değerlendirmelerini yaparak tüm çalışanlarının özel durumları da dahil önlemlerini ivedilikle almalı” dedi.

Mahpuslardan Meclis’e mektup yağdı: Tehlike altındayız

medyabold
Devamını Oku »

“Silivri Cezaevi 1 haftada dünyanın en büyük hastanesine çevrilebilir”

Erdoğan’ın sahra hastaneleri açıklamasının ardından CHP’li Gürbüz Çapan’den dikkat çeken bir öneri geldi. Çapan “Silivri Cezaevini boşaltırsanız; 1 haftada 10 bin yataklı hastaneye dönüşür” dedi.

BOLD – İstanbul’daki tehlikeye dikkat çeken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun teklif ettiği öneri hayata geçiriliyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dünkü konuşmasında Türkiye’de koronavirüsün merkezi İstanbul’da iki büyük sahra hastanesinin faaliyete geçirileceğini duyurdu. Sancaktepe’de ve Yeşilköy’deki Atatürk Havalimanın bulunduğu arazide toplam 2 bin kişilik hastane inşasının devam ettiğini bildirdi.

BİR İŞİNİZ HAYRA DOKUNMUŞ OLUR

Bazı siyasiler ise yapılacak sahra hastanelerinin yeterli olmayacağı görüşünde.

CHP’li Gürbüz Çapan, konuyla ilgili bir önerisini sosyal medya hesabından paylaştı. Yeni yargı paketiyle tahliyelerin gündemde olduğu dev kapasiteli Silivri Cezaevini hatırlatan Çapan, ”Atatürk Havalimanı’na ( Yeşilköy ) ve Sancaktepe’ye 45 gün içinde 1000’er yataklı iki sahra hastanesi yapılacakmış. Hızlı bir sterilizasyonla Silivri Cezaevi’ni boşaltırsanız; orası 1 haftada 10 bin yataklı bir hastaneye dönüşür. Bir işiniz de hayra dokunmuş olur böylece” dedi.

HASTANELER ASLİ GÖREVİNİ YAPAR

Çapan açıklamasının devamında “Hem hastalar izole edilir, hem diğer hastaneler asli görevlerine döner… haydi Dünyanın En Büyük Hastanesini kurmak elinizde! Silivri Zindanları İnsanlığa faydalı olma şansı yakaladı!” diye konuştu.

Kız öğrencilerin odasını basan otel sahibi terör estirdi

medyabold
Devamını Oku »

Evsiz ve kimsesizler korona misafirhanelerine yerleştirilecek

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, koronavirüs tedbirleri kapsamında evsiz ve kimsesizlerin kamu kurumu misafirhanelerine yerleştirileceğini ilan etti.

BOLD – Türkiye’de hızla yayılan koronavirüs (Kovid-19) salgınından en çok etkilenebilecek kesimler arasında evsiz, mekansız ve kimsesizler yer alıyor.

BAKANLIK’TAN ‘EVSİZLERE KONAKLAMA PROJESİ’ ADIMI

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu çerçevede ‘Evsizlere Konaklama Projesi’ başlıklı bir önlem hayata geçirdi.

Bakan Zehram Zümrüt Selçuk, 81 İl Müdürlüğünün söz konusu proje dahilinde alacağı önlemleri şu şekilde sıraladı:

MİSAFİRHANE OLMAZSA PANSİYON, OTEL VEYA BAŞKA KONAKLAMA YERLERİ

– Evsiz, mekansız ve kimsesiz kişiler tespit edilerek öncelikli il sınırlarındaki kamu kurumu misafirhanelerine yerleştirilecek. Misafirhanelere yerleştirilememeleri halinde pansiyon, otel vb. yerlerde konaklamaları veya bir mekanın salgın tehdidi kalkıncaya kadar tahsisi sağlanacak.

– Konaklatılma öncesi ve konaklama sırasında periyodik aralıklarla sağlık kuruluşlarından destek alınarak bu kişilerin kontrollerin yapılması, hastalık, bulaşma yolları ve alınabilecek kişisel tedbirler konusunda bilgilendirmenin yapılması sağlanacak.

TEMİZLİK, SAĞLIK, TEMEL GIDA, GİYİM VE DİĞER İHTİYAÇLAR KARŞILANACAK

– Konaklatılan kişilerin temizlik, sağlık, temel gıda, giyim ve diğer ihtiyaçları giderilecek. Giderler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı imkânları çerçevesinde karşılanacak.

– Kaynak tahsisi yapılan ya da vakıf kaynağı ile uygulanan projelerde, ‘Evsizlere Konaklama Projesi’ kapsamında hizmet sunulan kişi ve konaklama bilgileri Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sistemi veri tabanına işlenecek.

ŞÜPHELİ HALLERDE SAĞLIK BİRİMLERİ BİLGİLENDİRİLECEK

– Sağlık Bakanlığı’nın salgın ile ilgili duyuruları takip edilerek, uygulamaya ilişkin talimatlara riayet edilecek. Şüpheli durumlar halinde ivedilikle sağlık hizmet birimlerine bildirilecek.

Kız öğrencilerin odasını basan otel sahibi terör estirdi

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüs paketi yetersiz: İşsizlik arttıracak!

Emek yoğun sektörlerdeki talep düşüklüğü sonucunda işsizliğin artacağına dikkat çeken araştırmacı Ertan Aksoy, bu sektörlerdeki iş yerlerinin 3-4 ay kapalı kalması halinde yeniden toparlanmalarının çok güç olacağının altını çizdi.

BOLD – Ekonomistler Platformundan Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy, koronavirüs salgını sonrası açıklanan paketin yetersiz olduğuna dikkat çekti. Aksoy, talep düşüklüğü nedeniyle işsizliğin artacağını kaydetti.

HALK GIDA STOKLAMAYA YÖNELDİ

Cumhuriyet’ten Barış Doster’e konuşan Ekonomistler Platformundan Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy, koronavirüs nedeniyle halkın gıda stoklamaya yöneldiğini belirterek, market alışverişinde patlama yaşandığını söyledi. Halkın sağlıkları için dezenfektan ürünlerine yöneldiğini belirten Aksoy, “Sağlık ürünleri ve kozmetikte, 2019 Martı’nın son haftasında 715 milyon TL, 2020 Martı’nın son haftasında 932 milyon lira harcandı. Halk, güzellik malzemelerine değil, dezenfektana yöneliyor” dedi.

GİYİM HARCAMALARI YÜZDE 35 DÜŞTÜ

Vatandaşı dışarıdan yemeyi bıraktığını ifade eden Aksoy, “Giyim ve aksesuar harcamalarında büyük düşüş var. Çünkü hem sosyal hayat çok kısıtlı. Aynı dönem aralığında bu alandaki harcamalar yüzde 35 düşerek 856 milyon TL’ye geriledi. Dışarıda yemek çok azaldı. 2019 Martı’nın son haftasında 819 milyon TL, bu yılın mart ayının son haftasında 615 milyon lira harcanmış. Düşüş oranı yüzde 24” dedi.

3-4 AY KAPALI KALIRLARSA TOPARLANMALARI ZOR OLUR

Emek yoğun sektörlerde yaşanan talep düşüşünün işsizliği artıracağını belirten Aksoy, “İşsizlik verileri 3 ay geriden geldiğinden, ne tür bir istihdam kaybı yaşandığını, en erken 3 ay sonra sağlıklı olarak görebiliriz. Emek yoğun ve katma değeri düşük sektörlerde bir iş yerinin 3-4 ay kapalı kalması halinde, onun yeniden toparlanması çok güç olur. Eğer bu işletmeler destek görmezlerse, işsizlik daha da artar. Bu sektörlerde kâr oranlarının da düşük olduğunu unutmamak gerekir” dedi.

Mahpuslardan Meclis’e mektup yağdı: Tehlike altındayız

medyabold
Devamını Oku »

Tarım işçilerine yönelik önlem alınmazsa kıtlık gelir

Onlarca tarım işçisi aynı çadırlarda kalmaya devam ediyorlar. Çiftçilere ve tarım işçilerine yönelik önlem alınmasını isteyen Hamit Kurt, aksi halde kıtlık gelebileceğini açıkladı.

BOLD – Korona günlerinde evde kalma lüksü olmayan çiftçiler ve tarım işçileri salgın döneminde de çalışmaya devam ediyor. Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orkam-Sen) Genel Başkanı Hamit Kurt, çiftçiye yönelik tedbir alınmadığını, çiftçiler ve tarım işçileri arasında salgın çıkması durumunda kıtlık başlayacağını söyledi.

Salgın sürecinde açıklanan tedbirlerin tarım sektörüne hitap etmediğine değinen Kurt, şunları söyledi: “Tedbir paketlerinin içinde ne var; patrona, sermayeye, tüccara teşvik, af, erteleme, yeni fon kaynakları, çiftçiye, üreticiye, yoksul halka ise yeniden borç sarmalı, hak değil, yine vicdana ve acımaya dayalı yardım, sabır ve dua var. Bu yaklaşım çözüm olamayacağı gibi, kaosun daha derinleşmesine sebep olacağı kesindir. Tarım sektöründeki yurttaşa yönelik bir tedbir yok. Örneğin; mevsimlik tarım işçileri, çocuklarıyla zor şartlar altında yaşıyorlar, traktörlerle işe gidip geliyorlar, 3 kişinin kalması gereken çadırda onlarca kişi kalıyor. Canlı taşıması yasak olan traktöre onlarca işçi bindiriliyor. Bu duruma yönelik bir tedbir alınmadı. Bir an önce bu duruma da müdahale edilmelidir.”

TALEPLERİNİ SIRALADI

Kurt, tarım sektöründe alınması gereken tedbirleri şöyle sıraladı: “Küçük aile işletmeler ve tarımsal kooperatifler desteklenerek, üretim kapasiteleri arttırılmalıdır. Mevsimlik tarım işçilerine asgari çalışma koşulları sağlanmalıdır. Özelikle hayvansal ürünlerde dışa bağımlı olmamak için maliyetler düşürülmelidir. Meraların rant için imara açılmasından vazgeçilerek, üretim için kullanılmalıdır. İthalat gümrük vergileri yükseltilerek, çiftçi korunmalıdır. Nisan ayı itibariyle başlayacak ‘Buzağı Desteklemesi’ olmak üzere bütün destekleme başvuruları çiftçi ve üreticilerimizin hasat yapılmış olsa dahi, bütün hakları saklı kalmalıdır. Çiftçilerin bankalara olan borçları 1 yıl faizsiz ertelenmelidir. Ekim yapılmayan tarım arazileri teşviklerle yeniden ekim yapılır hale getirilmelidir. KHK’larla haksız olarak ihraç edilen bütün tarım ve orman emekçileri bir an önce işlerine iade edilmelidir. Liyakat ve meslek gruplarını göz önüne alarak, yeni, özelikle Gıda Denetim personeli yetersiz olan il ve ilçe personel istihdamı sağlanmalıdır. Bu alanda topluma hizmet sunan kamu emekçilerine sağlıklı çalışma koşulları yaratılmalı, gerekli koruyucu ekipmanlar sağlanmalıdır. Bu zor süreçte tarım orman alanında faaliyet gösteren sendikalar, meslek odaları ve diğer sivil toplum örgütleriyle işbirliği içerisinde olunmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı çalışanlarından, isteyen herkese ayrımsız virüs testi yapılmalıdır.”

medyabold
Devamını Oku »

Kılıçdaroğlu: İnfaz yasası ya adaletli bir yasaya dönüşür ya da karşılarında bizi bulurlar

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TBMM’de görüşülecek infaz düzenlemesinin bu haliyle hırsızların heykelini dikme çabası olduğunu belirtti. “Yasa bu haliyle vicdansızdır, adaletsizdir. Ya vicdanlı ve adaletli bir yasaya dönüştürülür ya da karşısında bizi bulurlar” dedi.

BOLD – CHP’nin dünkü MYK toplantısında infaz düzenlemesiyle ilgili de değerlendirmeler yapıldı. Cezaevlerinde 80 bin uyuşturucu, 45 bin hırsızlık, 37 bin terör, 32 bin cinayet, 32 bin yaralama, 27 bin gasp, 22 bin cinsel suç, 3 bin mala zarar, 3 bin dolandırıcı, 3 bin de organize suç örgütü suçlarından hükümlü bulunduğu ifade edildi.

Cumhuriyet’in haberine göre düzenlemenin mevcut haline tepki gösteren Kılıçdaroğlu’nun toplantıda şu değerlendirmeleri yaptığı öğrenildi:

ÖRTÜLÜ AF

Kendisi bir af kanunu olan böyle bir düzenleme ile yolsuzluğun kitabını yazan Murat Ağırel 3 yıl hapiste tutulacak, Ağırel’in kitabını yazdığı yolsuzluk yapan memur ceza almadan serbest kalacak. Bunu hiçbir vicdan kabul etmez. Bu düzenleme örtülü aftır.

HIRSIZLARIN HEYKELİNİ DİKMEKTİR

Devleti soyanları yazanlar içeride, soyanlar dışarıda. Bu düzenleme devletin kendi eliyle, yani Meclis yoluyla hırsızların heykelini dikme çabasına dönüşür.

ERDOĞAN ÇIKSIN ANLATSIN

Yasa özgür medyayı sansürlemek için getiriliyor. Bunu nasıl kabul ederiz? Erdoğan çıksın, savunsun. Bir anlatsın bakalım. Rüşveti yazan gazeteciyi neden hapse atıyor, soyanları neden bırakıyor? Bu, devleti soyanların affıdır.

USULSÜZLÜĞE KILIF HAZIRLANIYOR

Basın İlan Kurumu havuz medyasının finansmanı gibi kullanılıyor. Basın İlan Kurumu ilanı almayan gazeteler cezaevlerine girmeyecekmiş. O gazeteler biliyoruz ki muhalif gazeteler. Basın İlan Kurumu’nun usulsüzlüğüne bu yasayla kılıf hazırlanıyor.

SOYGUNCULARI BIRAKMAK İSTİYORLAR

Cezaevindeki insan devletin teminatı altındadır. Onun hastalanmamasını devlet sağlamalıdır. Mazeret ile yapılanın alakası yok. Muhaliflere en üst düzeyden ceza vermek; soyguncuları, rüşvetçileri dışarı bırakıp onları yazanları hapse atmak istiyorlar.

KARŞISINDA BİZİ BULUR

Yasaya karşı değiliz. Biz yasaya vicdan ve adalet koymak istiyoruz. AKP bunu kabul etmek istemiyor. Yasa bu haliyle vicdansızdır, adaletsizdir. Ya vicdanlı ve adaletli bir yasaya dönüştürülür ya da karşısında bizi bulurlar.”

Mahpuslardan Meclis’e mektup yağdı: Tehlike altındayız

medyabold
Devamını Oku »

Kız öğrencilerin odasını basan otel sahibi terör estirdi

Alanya’da kız öğrencilerin yurt olarak kaldığı Semt Luna Beach Hotel’in sahibi İsmail Ak, zorla girdiği kız öğrencinin odasında öfke kustu.

BOLD- Antalya Alanya’da yurtlarının karantina alanı olarak kullanılmaya başlanmasının ardından bazı öğrenciler çevredeki otellere yerleşmek zorunda kaldı. Semt Luna Beach Hotel’de kalan kız öğrencilerin ise otel sahibi tarafından şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı. Öğrencilerin sosyal medyada paylaştıkları bir görüntüde, adının İsmail Ak olduğu öğrenilen otel sahibi ve bazı çalışanların Sinem Akyüz adlı kız öğrencinin kaldığı odaya zorla girdiği ve öğrencileri tehdit ettiği görülüyor.

KIZ ÖĞRENCİLERİ TEHDİT EDİP ÜZERİNE YÜRÜDÜ

Kız öğrenciye odadaki kedi ve kız arkadaşı yüzünden bağırıp çağıran Ak, ‘Bu şekilde odaya girmeye hakkınız yok diyen öğrencinin de ‘Oda benim senin değil. Ben girerim’ diye bağırarak üzerine yürüyor. Video sosyal medyada büyük tepki topladı.

POLİSİN HAZIRLADIĞI İFADEYİ İMZALADIK

Olayı sosyal medyada da anlatan Sinem Akyüz, İsmail Ak’ı şikayet için gittikleri Cumhuriyet Polis Merkezinden suçlu muamelesi gördüklerini söyledi. Akyüz, karakoldan 6 saat sonra, polislerin hazırladığı ifadeyi imzalamak zorunda kalarak çıkabildiklerini iddia etti.

 

MHP’li Feti Yıldız koronavirüs salgınına yakalandı

medyabold
Devamını Oku »

Ramazan ikramiyeleri ödenmeye başlandı

Salgın önlemleri kapsamında öne çekilen Ramazan Bayramı ikramiyeleri ödemelerine bugün başlandı. Ödemeler emeklilik tahsis numaralarına göre 11 Nisan’a kadar devam edecek.

BOLD – Ramazan Bayramı ikramiyeleri, bugün hesaplara yatmaya başladı. İkramiyeler emeklilerin banka hesaplarına yapılacak.

BANKA VE PTT ŞUBELERİNE YATIRILACAK

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “SSK’lılar 7-10 Nisan Tarihleri Arasında, Bağ-Kur’lular ve Emekli Sandığı Emeklileri de 11 Nisan’da bayram ikramiyesi alacak” denildi. Ödemeler banka ve PTT şubelerine yatırılacak.

MEMUR EMEKLİLERİ 11 NİSAN’DA ALACAK

İkramiyeler 4A (SSK) kapsamında olanlara tahsis numarasının son rakamına göre normalde emekli aylığı aldıkları ödeme günü; 17, 18, 19 Nisan olanlar için 7 Nisan, 20, 21, 22 Nisan olanlar için 8 Nisan, 23, 24 Nisan olanlar için 9 Nisan, 25, 26 Nisan olanlar için 10 Nisan’da;
4B (Bağ-kur) ve (Emekli Sandığı) kapsamında olanlara ise 11 Nisan’da aylık aldıkları Banka / PTT şubelerine yatacak.

Mahpuslardan Meclis’e mektup yağdı: Tehlike altındayız

medyabold
Devamını Oku »

Tutuklu gazteci Aziz Oruç’un eşi Hülya Oruç: Kantinler kapalı, hijyen yok

Cezaevlerindeki durumu paylaştığı için hakkında soruşturma açılan Hülya Oruç, tutuklu gazeteci eşinden aldığı bilgileri aktardı. Kantinlerin kapatıldığını, karantinaya alınanlar olduğunu söyledi.

BOLD – Tüm dünyada koronavirüs (Kovid-19) salgınından kaynaklı ölümler artarak devam ediyor. Vaka ve ölüm sayısı gittikçe artan Türkiye’de salgın nedeniyle tartışmaların odağında ise infaz yasası bulunuyor. Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen infaz düzenlemesinde siyasi tutuklular kapsam dışında bırakıldı. Düzenlemeye tutuklu aileleri tepki gösteriyor. Ağrı’nın Patnos ilçesinde bulunan L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Gazeteci Aziz Oruç’un eşi Hülya Oruç, cezaevlerinde herhangi bir önlem alınmadığını söyledi.

“ZATEN LAĞIM KOKUSUNDA YAŞIYORUZ”

Son görüşmenin 4 Mart’ta gerçekleştiğini kaydeden Oruç, koğuşlarda hiçbir tedbirin alınmadığını aktardı. Tutukluların başlı başına bir hijyen problemi yaşadıklarını ifade eden Oruç, eşinin son görüşmede kendisine, “zaten bizim koğuşta korona dışında hijyen problemi var. Sürekli lağım kokusu ile yaşıyoruz. İstifra, mide bulantısı, ateşlenme ve halsizlikten yatıyoruz’ dediğini aktardı. Salgından kaynaklı hala tedbirlerin alınmadığını aktaran Oruç, “Aylardır hiçbir önlem, tedbir yok. İki haftada toplam 20 dakika konuşmuş oluyorum. Durumu nasıl, ne yapıyorlar, ne haldeler bilmiyoruz. Aziz’in 2 buçuk aydır doktor talebi var. Kabul etmiyorlar. Doktora çıkarılmayan insanların hasta olduğunu nasıl kontrol edilecek. Cezaevleri hiçbir şekilde güvenli değil” diye konuştu.

Tutuklu gazeteci Aziz Oruç

CEZAEVİNDEKİ DURUMU PAYLAŞTI DİYE SORUŞTURMA

Cezaevlerine önlem alınmadığına dair sosyal medyada paylaşım yaptığı için hakkında soruşturma başlatıldığını aktaran Oruç, “Bu devlet hasta tutukluları ölürken bıraktı. Mevcut durumda da bunu yapacaklar. Bu şekilde saklanmak için ‘salgını biz mi getirdik’ diyecekler. Salgını siz getirmediniz ama tutukluları korumak için hiçbir şey yapmadınız” dedi.

KANTİNDEN HİÇBİR ALIŞVERİŞ YAPAMIYORLAR

Eşi Oruç ile dün telefonla görüştüğünü aktaran Oruç, tutukluların 10 günden fazla hiçbir şekilde alış veriş yapamadıklarını belirtti. Sürekli alışveriş fişlerinin geri çevrildiğini dile getiren Oruç, “Aziz ile konuştuğumda durumlarının çok kötü olduğunu söyledi. Bir kalp hastası tutuklunun rahatsızlandığını, 10 gündür kendisinden haber alınamadığını söyledi. Cezaevinde karantinaya alınmış olabileceği düşünülüyor. Aziz cezaevinde hastalık söylentilerinin olduğunu, birkaç kişinin karantinada olduğu duyumu aldıklarını söyledi. Kaç aydır hiçbir önlemin alınmadığını, hijyenik olmayan koşullar içinde yaşadıklarını sürekli tekrarlıyordu” diye belirtti.

Aziz ve Hülya Oruç

SUSKUN KALMAYACAĞIZ

İnfaz yasasından yine siyasi tutukluların yok sayıldığının altını çizen Oruç, şunları söyledi: “Dünyanın her yerinde eleştirilen İran gibi bir ülkede ayrım yapılmadan tutuklular serbest bırakıldı. Yıllardır demokratik bir ülkeden bahsediyor. Fakat kendi kurallarını çizen iktidarlar tarafından yönetiliyoruz. Bizler tutukluların sesi olmaya devam edeceğiz. Susarsak hiç etkili olmayacağız. Herkes cezaevlerindeki sorunların çözümü için sesini yükseltmelidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Portakal hakkında suç duyurusunda bulundu!

medyabold
Devamını Oku »

6 Nisan 2020 Pazartesi

Mahpuslardan Meclis’e mektup yağdı: Tehlike altındayız

Türkiye’nin dört bir yanından tutuklu mahpuslar, TBMM Genel Kurulunu mektup yağmuruna tuttu. Korona günlerinde neler yaşadıklarını neler olabileceğini yazdılar.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu başta olmak üzere birçok tutuklu CHP Miletvekili Sezgin Tanrıkulu’na da mektup gönderdi. Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Cezaevinden öğretmen Ahmet Koçyiğit, Kayseri Bünyan Cezaevinden öğrenci Miyase Nur Ay ve Gümüşhane E Tipi Kapalı Cezaevinden Mustafa Geylani mektuplarında cezaevindeki korona önlemlerini anlattı ve taleplerinin TBMM’ye iletilmesi istedi.

10 KİŞİLİK KOĞUŞTA 24 KİŞİYİZ

10 kişilik koğuşta 24 kişi kaldıklarını belirten Ahmet Koçyiğit, “Koronavirüs nedeniyle kapalı açık görüşler iptal oldu. Bu gidişle bu kısa sürmeyecek. Bize yapılan bu içe kapatma ne kadar çözüm olacak. Dışarıdan gıda geliyor, gazete geliyor, bütün personel dışarıyla temas halinde. Allah muhafaza bir tespit olunması durumunda bütün hapishaneye yayılır.” dedi.

SON PİŞMANLIK FAYDA VERMEZ

44 aydır tutuklu bulunduğu ifade eden Koçyiğit şöyle devam etti: “Eğer iş ciddi olacaksa personel de bizim gibi dışarıya çıkmaması lazım. Personele maske veriliyor ama yetersiz. Sizlerden istirham ediyoruz. Meclis Başkanı ile görüşmeniz, sesimizi duyurmanız. İnfaz yasasının acilen geçirilmesi. En azından bu kadar uzun içeride kalanlara yönelik bir kararın alınıp adli tedbirlerle bırakılması sağlansın. Ev hapsi de olur. Yarın bu kurumlara bir virüs girerse son pişmanlık fayda vermez. Sizler İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyesisiniz. Tüm üyelere bunu söyleyin. Eşimiz, çocuğumuzla görüşmez olduk. Sıkıntı üstüne sıkıntı.”

DEZENFENKTAN VERİLMİYOR, ELLE ARAMA YAPILIYOR

14 Kasım 2017’den itibaren tutuklu olduğunu söyleyen Miyase Nur Ay (25), koğuşta 12 kişi olduklarını, aynı eşyaları, lavaboyu, yemek kepçesini kullandıklarını ve bunların hepsinin kendileri için risk olduğunu yazdı.

Cezaevlerinde her ne kadar tedbir alındığı söylense de durumun pek de öyle olmadığını anlatan Ay, “Sürekli dışarıyla bağlantılı memurlarla muhatap oluyorum. Sürekli onların elle aramalarına maruz kalıyorum. Hastaneye bir mahkum gittiğinde tedbiren karantinaya alınıyor ama hastaneye mahkum getirip götüren memur kendini karantinaya almıyor. Sonra da aynı memur bizlere yemek dağıtıyor. Bizlere dezenfenktan, eldiven ve maske verilmiyor. Bizler cezaevinde çok tehlikedeyiz.” ifadelerini kullandı.

ANNEM, KARDEŞİM HASTA

Annesinin ve kız kardeşinin kronik astım hastası olduğunu, annesinin de bir de akciğer rahatsızlığı bulunduğunu ifade eden Ay, babasının inşaat ustalığı yaparak hem ailesine hem kendisine bakmak zorunda olduğunu vurguladı.

TEDBİR TEHLİKEYE DÖNÜŞTÜ

Nur, mektubunun sonunda dosyasının durumunu anlatarak tahliyesini istedi:

“Yeni çıkacak yasa terör suçlarını kapsarsa söylenen şartlara göre tahliye olabiliyorum. Lütfen bu zor günlerde insan ve suç ayrımı yapılmasın. Benim almış olduğum hüküm İstinaf Mahkemesi tarafından usulen bozulup tekrar tekrar ağır ceza mahkemesine gönderilmiştir. Benim 2 buçuk yıldır tutukluluğum tamamen tedbir amaçlıdır. Ama artık bu tedbir, tehlikeye dönüşmüştür.”

SAĞLIĞIMDAN VE CAN GÜVENLİĞİMDEN CİDDİ ANLAMDA KAYGILIYIM

Mustafa Geylani ise, 4 haftadır Gümüşhane Cezevinde olduğunu, tecride maruz kaldığını ve her türlü virüsü kapacak koşullarda bulunduğunu yazdı: “Sağlık Bakanlığının her gün TV’lerde tekrarlanan 14 kuralın bir tanesini bile uygulayabilecek koşullarım yok. Zaten kir-krom içindeki odamı yıkayacak araç gereç verilmiyor. Verilse bu odayı tek başıma yıkayabilecek fiziki güce sahip değilim.”

52 yaşında, kalp ve tansiyon hastası olduğu belirten Geylani, “Burada kelimenin tam anlamıyla tansiyonum tavan yapmış ama kurum yönetimi bunu ciddiye almıyor. Aşırı yüksek tansiyonumla dalga geçen personel oluyor. Sağlığımdan ve can güvenliğimden ciddi anlamda kaygılıyım” dedi.

AHMET KOÇYİĞİT’İN MEKTUBU

MİYASE NUR AY’IN MEKTUBU

MUSTAFA GEYLANİ’NİN MEKTUBU

 

 

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüs’e yakalanan Rüştü Reçber taburcu oldu

Koronavirüs testi pozitif çıkan ve hastanede tedavi gören eski milli kaleci Rüştü Reçber, taburcu oldu. Milli kaleci tedavisinin kalan bölümünü evinde tamamlayacak.

BOLD – Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını, spor faaliyetlerinin durmasına sebep olmuş, birçok sporcu ve eski sporcuya da bulaşmıştı. Bu isimlerden biri olan eski milli kaleci Rüştü Reçber’di. 46 yaşındaki efsane isim için müjdeli haber geldi. Hakkında hastalığı ağır bir şekilde geçirdiğine yönelik de iddiaların bulunduğu Rüştü Reçber’in hastaneden taburcu olduğu ve evinde izolasyon sürecine devam edeceği öğrenildi. Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim ise Sarı-Kırmızılı kulübün başkan yardımcısı Abdurrahim Albayrak’ta koronavirüs’e yakalanmış tedavileri devam tamamlandıktan sonra taburcu edilmişti.

medyabold
Devamını Oku »

CİSST: Genel af kaçınılmaz

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden Berivan Korkut, Van ve Batman cezaevlerinde patlak veren olaylarla ilgili son ilgileri paylaştı ve infaz konuyla ilgili konuştu.

BOLD – Türkiye’de hızla yayılan koronovirüs (Kovid-19) salgını en çok da cezaevinde bulunan yüz binlerce tutukluyu tehdit ediyor. Tutukluların serbest bırakılmasına dönük henüz somut bir adım atılmazken, AKP-MHP ortaklığıyla hazırlanan ve Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçen İnfaz Kanunu’nda değişikliği kapsayan kanun teklifinde siyasi tutukluların kapsam dışı bırakılması kamuoyunda ciddi bir tedirginliğe neden oldu.

Düzenlemenin Salı günü Meclis’te görüşülmesi planlanırken, cezaevlerinden de art arda isyan haberleri gelmeye başladı. 31 Mart’ta Van M Tipi Cezaevi’ndeki tutukluların ardından, önceki gün de Batman M Tipi Kapalı Cezaevi’nde düzenlemeye tepki amaçlı tutuklular isyan çıktı.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Yönetim Kurulu üyesi Berivan Korkut, komisyondan geçen düzenleme ve son günlerde cezaevlerinde yaşananlara ilişkin konuştu.

BEKLENTİLERİN UZAĞINDA

İnfaz yasasının daha önceki yıllarda da gündeme geldiğini hatırlatan Korkut, Meclis Adalet Komisyon’undan geçen infaz yasa düzenlemesinin beklentilerinin çok uzağında kaldığını söyledi. Korkut, “Kovid-19 salgını ve toplumsal beklentiler göz önünde bulundurulduğunda ayırım yapılmadan cezaevlerindeki doluluğu azaltacak eşitlikçi bir yasa talebi bekleniyordu. Maalesef yasa tasarısı bu beklentilerin çok uzağında kaldığı görülüyor” dedi.

Yasa tasarısının ayrıntılarına bakıldığında birçok muammanın olduğunu belirten Korkut, daha önce var olan infaz yasasının biraz değiştirilip gündeme taşındığına dikkati çekerek, “Daha önce gündem olan bu yasa tasarısı halkın tepkisine neden olacağı düşüncesiyle bir süreliğine askıya alındı. Salgın nedeniyle tekrardan gündeme geldi. Bu yasa düzenlemesi salgından kaynaklı bir yasa tasarısı değil, iki yıldır tartıştığımız yasa tasarısıdır” diye belirtti.

EŞİTLİK İLKESİNDEN YOKSUN

Yasa tasarısının denetimli serbestlik düzenlemesinde de eşitlik ilkesinden yoksun bir şekilde hazırlandığına dikkati çeken Korkut, mevcut tasarıyla hangi kesimlerin cezaevlerinden tahliye edileceğinin de tam olarak belirlenmediğine vurgu yaptı. Salgının çıktığı ilk günden beri genel af taleplerinin olduğunu dile getiren Korkut, defalarca bu taleplerinin yenilenmesine rağmen taleplerinin sonuçsuz kaldığının altını çizdi. Korkut, “Tasarı bizim talep ettiğimiz durumdan uzak olmasına rağmen 90 bin kişinin tahliyesinin önünü açması bizim için olumlu bir adımdır. Çünkü bizim için en önemli unsur tutukluların can güvenliğinin korunmasıdır” ifadelerini kullandı.

GENEL AF MECBURİ

Salgının hızla yayıldığı böylesi bir süreçte genel af taleplerinin yerine getirilmemesinin siyasi partiler arasındaki çekişmelere bağlayan Korkut, tüm siyasi partilere tutukluların can güvenliğini riske atmadan gerekli sorumluluğu gösterme çağrısında da bulundu. Salgından dolayı tutukluların can güvenliğinin risk altında olduğunu ve genel af taleplerinin bu süreçte acil bir mecburiyet olduğunu söyleyen Korkut, “Cezaevlerindeki sayı ciddi boyutta düşürülmediği sürece sosyal mesafenin bu kadar önemli olduğu bir hastalık karşısında alınacak olan her türlü önlem yetersiz kalacaktır. Bu nedenle genel af öncelikli olmalı, infaz yasası sonra düzenlenebilir diyoruz. Bir cezaevinde çıkacak olan isyanın salgının hızla tutuklular arasında yayılmasına neden olacaktır” diye konuştu.

CEZAEVLERİNE YANSIMASI İSYAN OLDU

Tasarının eşitlik ilkesinden yoksun bir şekilde düzenlemesinin cezaevlerine yansıması olduğunu vurgulayan Korkut, Van ve Batman cezaevlerinde yaşanan olayları işaret ederek, “Yaşanan olaylar, yasa tasarısının dışında kalan tutukluların koğuşlarında isyan çıktığı bilgisi mevcut. Bu gerilim daha da yükselecek. Çünkü tutuklular uzun zamandır bu yasa tasarısını bekliyorlardı. Şu ana kadar cezaevlerinde alınmayan önlemlerden dolayı tutuklular ‘tamam bekleyelim genel af olacak’ düşüncesindeydiler. Şimdi olmadıklarını gördüklerinde bu tarz olaylar yaşandı. Ve bu olayların daha da yaşanacağı endişesi bizlerde var” şeklinde konuştu.

‘İSYANLAR YAYILABİLİR’

Cezaevlerinde salgın nedeniyle isyanlar gibi olayların yaşanabilme ihtimalinin yüksek olduğu uyarısında bulunan Korkut, “Kapalı alanlarda kaygı dışarıdan daha da yükselecek. Özellikle cezaevlerinde salgın vakaların ya da salgından dolayı ölümlerin yaşanması tutukluları daha da tedirgin edecektir. Bu durumlar yaşandığı vakit maalesef ki cezaevlerinde isyan olayları ileri ki günlerde sıkça yaşanacaktır” dedi.

‘SORUNU ÇÖZMEYECEK’

Cezaevlerinin kapasitesinin üstünde bir doluluğa sahip olduğunu, çıkan yasa tasarısıyla kapasite fazlalığının cezaevinden çıkarılmayı planlandığına değinen Korkut, “Ama bu kapasite de sorunlar var. Çünkü hapishaneler kapasite dediğimiz bir şekilde doldurulmuş. 130 binlik kapasite 260 bine çıkarılmış durumda. Yani artırılmış kapasite bile kendi içinde salgın için büyük riskler taşıyor. Sayının azaltılması hapishanelerdeki sorunu çözmeyecek. Bu sorun çözülmediği sürece bu tarz olayları yaşamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

HASTA TUTUKLULARIN DURUMU

Cezaevlerindeki hasta tutukluların durumuna da değinen Korkut, salgından dolayı hasta tutukluların hastaneye gitmek istemediğini ifade etti. Korkut, şöyle devam etti: “Hasta tutukluların zaten can güvenliği tehdit altındaydı. Hasta tutuklular kendi rahatsızlıkların dolayı hastanelere de çıkamaz durumda. Çünkü hastaneye çıktıklarında dönüşte 14 gün karantina koğuşlarında kalıyorlar. Hasta tutukluların birçoğu arkadaşlarından yardım alarak yaşamını idame ettirdiğinden dolayı hastaneye gitmiyor. Bu nedenle cezaevlerinde şu an hasta tutukluların tedavileri durmuş durumda. Bu nedenle tartışmasız bir şekilde hasta tutukluları bir an önce tahliye edilmelidir.”

Almanya’da yaşayan KHK’lı nükleer tıpçı, korona çalışması nedeniyle ABD’den davet aldı

medyabold
Devamını Oku »

Japonya’nın paketi 998 milyar, Türkiye’nin 15 milyar dolar olunca insan çok şaşırıyor

Koronavirüsle mücadele paketlerinin ülke yönetiminin yeterliliği ve yetersizliği konusunda bilgi verdiğini savunan Fatih Portakal, Türkiye’de açıklanan paketin kendisini şaşırttığını söyledi.

BOLD- Sosyal medya hesabından ülkelerin koronavirüsle mücadele kapsamında açıkladığı paketlere değinen gazeteci Fatih Portakal Japonya ile Türkiye’de açıklanan rakamları karşılaştırdı. Rakamların ülke yönetiminin yeterliliği ve yetersizliği konusunda bilgi verdiğini savunan Portakal, Türkiye’de açıklanan paketin kendisini şaşırttığını söyledi.

Portakal paylaşımında, ”Salgın belası devlet yönetimlerinin yeterlilik veya yetersizlik anlamında güçlerini de ortaya çıkardı. Mesela yönetimlerin halka yönelik ekonomik destek paketleri. Son Japonya açıkladı 988 milyar dolar. Türkiye’nin paketi 15 milyar dolar olunca insan çok şaşırıyor” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu: Hazine tamtakır, iktidar böyle devam ederse ekonomik ve sosyal buhran olur

medyabold
Devamını Oku »

İrlanda Başbakanı, koronavirüs salgını boyunca sağlık çalışanlarına yardım edecek

İrlanda Başbakanı Leo Varadkar, ülkesinde devam eden koronavirüs salgını sebebiyle asıl mesleği olan doktorluğa geri döneceğini belirterek, bu süreçte sağlık çalışanlarına yardım edeceğini açıkladı.

BOLD – İrlanda Başbakanı Leo Varadkar, ülkesinde devam eden koronavirüs salgını sebebiyle asıl mesleği olan doktorluğa geri döneceğini belirterek, bu süreçte sağlık çalışanlarına yardım edeceğini açıkladı.

Varadkar, 2017’de başbakan seçilmeden önce dört sene boyunca aile hekimi olarak çalışmıştı.

HAFTADA BİR GÜN DOKTORLUK YAPACAK

Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, 41 yaşındaki siyasetçinin haftanın bir günü kendi uzmanlık alanında çalışarak İrlanda Sağlık Servisi Yönetimi’nin (HSE) çatısı altında görev yapacağı belirtildi.

Başbakanlık sözcüsü, “Ailesinin ve arkadaşlarının çoğu sağlık alanında çalışıyor. Kendisi az da olsa bu alanda yardımcı olmak istiyor.” diye konuştu. Sözcü, Başbakanın Avrupa Birliği liderleri arasında Kovid-19 ile bilfiil mücadele eden ilk isim olmak istediği ve haftanın diğer günleri başbakanlık görevine devam edeceği bildirildi.

Varadkar’ın pazar günleri sağlık alanında telefon üzerinden hastalara danışmanlık yapması bekleniyor.

İrlanda Cumhuriyeti’nde 6 Nisan 2020 itibariyle yaklaşık 5 bin koronavirüs vakası görülürken, salgın sebebiyle 158 kişi hayatını kaybetti.

SAĞLIKÇI AİLE

İrlandalı bir hemşirenin ve Hint bir doktorun çocuğu olan Varadkar’ın hayat arkadaşı Matthew Barrett de Dublin’de bir hastanede cerrah olarak görev yapıyor. Varadkar ise siyasete atılmadan önce Dublin’deki St James’s ve Connolly Hastanesi’nde toplam yedi sene çalışmıştı.

Enda Kenny’nin görevi bırakmasının ardından 2 Haziran 2017’de Fine Gael Partisi’nin genel başkanı seçilen Leo Varadkar ülkenin en genç (38 yaşında) ve ilk göçmen kökenli başbakanı olmuştu.

Yunanistan’da ikinci göçmen kampına karantina

medyabold
Devamını Oku »

New York Barosu: Türkiye’deki avukatlar çok zor şartlar altında çalışmaya zorlanıyor

New York Barosu, Avukatlar Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında Türkiye’ye eleştiriler yöneltti. Mesajda, Türkiye’de avukatların çok zor şartlar altında çalışmaya zorlandığı kaydedildi.

BOLD – 15 Temmuz’un ardından yürürlüğe konan olağanüstü hal durumunun insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne zarar verdiği kaydedilen açıklamada, bu uygulamanın 3 yıl sonra kaldırılmasına rağmen bazı hükümlerinin Türk yasalarına eklendiği belirtildi.

New York Barosu mesajında avukatlara eziyetin 15 Temmuz sonrası başladığı ve bugüne kadar devam ettiği vurgulandı. Baro açıklamasında toplu tutuklamaların, sahte yargılamaların ve çok acımasız kararların alındığına dikkat çekildi.

“YARGILAMALAR, MUHALEFETİ BASTIRMAK AMAÇLI”

Eylül 2019 itibarıyla yaklaşık 600 avukatın tutuklandığı kaydedilen açıklamada, 320’sinin suçlu bulunduğu ve 2016 darbe girişiminden bu yana toplam 2020 yıldan fazla cezaya çarptırıldığı belirtildi.

Bu yagılamaların çoğunun terör yasası çerçevesinde yapıldığı ve muhalefeti bastırmayı amaçladığı kaydedildi. Avukatların özel hedef alındığı çünkü terörle suçlanan müvekkillerini savundukları belirtildi.

Türkiye’deki Baroların özgürlüğünün tehdit altında olduğu vurgulanan mesajda en az 14 Baro başkanının ya gözaltına alındığı ya da tutuklandığı belirtildi.

“TÜRKİYE, ULUSLARARASI HUKUKU ÇİĞNİYOR”

Açıklamada Türk hükümetinin uluslararası hukuku çiğneyerek avukatların sorumluluklarını yerine getirmesini engellediği de ifade edildi.

New York Barosu mesajında bütün bu gelişmelerin Türk halkının adalete erişimini engellediği vurgulandı.

Açıklamada, adli profesyonellerin bağımsızlığının özgür bir toplumda hukukun üstünlüğünün en önemli özelliği olduğu kaydedildi.

Türk hükümetinin hukukun üstünlüğüne göre yeniden değerlendirme yapmasının istendiği mesajda avukatların, insan hakları savunucularının ve adli profesyonellerin yargılanmasına son verilmesi çağrısı yapıldı.

Mesajın son bölümünde de “New York Barosu üyeleri Türkiye’de cesur, etrafı kuşatılmış avukatlarla omuz omuza durmaktan onur duyar” ifadeleri yer aldı.

Miçotakis’ten AB’ye: Türkiye’ye maddi destek göçmenleri tutma oranına göre verilsin

medyabold
Devamını Oku »

Liglerin başlaması Temmuz’a sarkar, yeni sezon Ekim ayını bulur

Başakşehir Teknik Direktörü Okan Buruk, liglerin haziranda devam etmesinin düşük bir ihtimal olduğunu söyledi. Yeni sezon ise ekim ayına sarkabileceğini ifade etti. Oyuncuların 4 haftada ancak hazır olabileceğini açıkladı.

BOLD – Süper Lig’de zirve mücadelesi veren Başakşehir’in teknik direktörü Okan Buruk, koronavirüs tedbirleri kapsamında liglere verilen ara sonrası neler yaptıklarını anlattı. Okan Buruk, Liglerin başlaması ile ilgili olarak “Haziran başı erken bir ihtimal. Bana göre o tarihte başlaması zor. Haziran ortası ya da Temmuzun başını bulabilir. Arka arkaya 8 maç oynamak, haftada iki karşılaşma üzerinden kısa bir sürede bitirmek oyuncular için risk yaratabilir. Çünkü uzun bir süre hazırlık yapmadıktan sonra idmanlara başlanacak. Ben kendi adıma erken başlamasını isterim ama her gün her şey değişiyor. Kimse net bir şey söyleyemiyor” ifadelerini kullandı.

YENİ SEZON EKİM AYINA SARKABİLİR 

Temmuz ve Ağustos ayları senaryosu hakkında da fikrini açıklayan Okan Buruk, “Hava sıcaklığı olarak dezavantaj olacağı gerçek. Ama bunu düşünecek durumda da değiliz açıkçası. En gerçekçi şekilde bu sürece adapte olmalıyız. Belki tatil yapamayacağız bu sene. Herkes fedakârlık yapmalı. Belki de sonraki sezonun başlaması Ekim ayını bulabilir” diye konuştu.

FUTBOLCULARI HAZIR TUTMALIYIZ 

Futbolcularıyla düzenli olarak iletişimde kaldıklarını söyleyen genç teknik adam, “Bir Whatsapp grubumuz var. Her gün düzenli olarak iletişim halindeyiz. Neler yapmaları gerektiğini anlatıyoruz. Şu ana kadar sıkıntı yaşamadık. Ne olursa olsun oyuncularımızı hazır tutmak zorundayız. Futbolcunun sağlığı ve gücünün yerinde olması şart. Liglerin tarihi kesinleştikten sonra 4 hafta içinde takımı hazır hale getirebiliriz. Biz zaten yarın başlayacakmış gibi oyuncularımızı ruhen motive ediyoruz” dedi.

GEÇMİŞE BAKIP DEĞERLENDİRME FIRSATI BULDUK

Evde günlerini nasıl geçirdiğini de aktaran Okan Buruk, “Çok şükür sağlıklıyız. Geçmişe bakıp bir değerlendirme fırsatı bulduk. Hayatımızda neler eksik neler fazla, insan hepsini düşünüyor böyle zamanlarda. Özellikle sağlığın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladık. Ailem ve oğlumla bol bol vakit geçiriyorum. Oğlum Yiğit televizyondan derslerini takip ediyor. PlayStation oynuyoruz. Bu sıralar menajerlik ve kariyer planlaması oyunlarında ona yardımcı oluyorum. Ayak tenisi oynuyoruz. Hava güzel olursa bahçeye çıkıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

medyabold
Devamını Oku »

Soylu emniyetteki zorla bağış skandalını doğruladı: Ben buna karışmam

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, polislerden rütbelerine göre Erdoğan’ın kampanyasına bağış yapmaları istendiğine ilişkin iddiaları ‘kendi aralarında yaptıkları şeyler’ diyerek doğruladı.

BOLD- Polislerden rütbelerine göre imza karşılığı Erdoğan’ın başlattığı ‘Biz bize yeteriz kampanyasına bağış toplandığı iddialarını Fatih portakal dün gündeme getirmişti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu çok tartışılan uygulamaya ilişkin konuştu.

İMZALAMAK ZORUNDA DEĞİLLER

Soylu açıklamasında, ”İllerin hatta bölümlerin de kendi aralarında yaptığı şeyler. Devletin yasal bir kampanyası var ve teşkilat içinde bu şekilde destekte bulunmak isteyen arkadaşlar olabilir. Ben buna karışmam. Ancak hiçbir polis de bunu imzalamak zorunda değil” dedi.

Kılıçdaroğlu: Hazine tamtakır, iktidar böyle devam ederse ekonomik ve sosyal buhran olur

 

medyabold
Devamını Oku »

MSB, Suriye harekat bölgelerinde birlik hareketlerini asgari seviyeye indirdi

Milli Savunma Bakanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle Suriye’deki harekat bölgelerinde birlik hareketlerini asgari seviyeye indirdi.

BOLD – Mili Savunma Bakanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle Suriye’de harekat bölgelerinde zorunlu olmadığı sürece personel ve birlik hareketlerinin asgari seviyeye indirildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, ‘‘Suriye’de harekat bölgelerinde görevli birliklerde harekat alanlarının giriş çıkışlarının asgari Ordu Komutanının müsaadesi ile yapılmasına yönelik düzenleme yapılmış, böylece zorunlu olmadıkça personel ve birlik hareketleri asgari seviyeye indirilmiştir’’ ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada ‘‘Harekat bölgelerine doktorlar gönderilerek bizzat yerinde yoğun şekilde bilgilendirici ve farkındalık arttırıcı eğitimler icra edilmiştir.

Yurt içine geçecek personelin 14 gün gözetim altında tutulup, müteakiben içeriye girmesine ve sağlık kontrolünün yapılmasına yönelik tedbirler alınmış, Suriye’den yurt içine ikmal için gelen araçların dezenfektasyonu için KBRN Timleri görevlendirilmiştir’’ denildi.

Yunan yolcu gemisi Venizelos’ta korona karantinası: 382 yolcudan 65’i Türk vatandaşı

medyabold
Devamını Oku »

Yunanistan’da ikinci göçmen kampına karantina

Yunanistan, 53 yaşında göçmen bir erkekte koronavirüs çıkmasının ardından ikinci göçmen tesisini de karantina altına aldı.

BOLD – Yunanistan, 53 yaşında Afgan kökenli göçmen bir erkekte koronavirüs çıkmasının ardından ikinci göçmen tesisini de karantina altına aldı.

Yüzlerce göçmen ve sığınmacıyla birlikte Malakasa kampında yaşadığı belirtilen göçmenin temas kurduğu kişilere testler yapıldığını belirtildi.

Sağlık yetkilileri, göçmenin nasıl enfekte olduğunu izlemek için çalışmalara devam ettiklerini belirttiler.

Yunanistan’da Perşembe günü de Ritsona göçmen kampı 20 sığınmacının pozitif çıkmasının ardından karantina altına alınmıştı.

Sağlık Bakanlığı’na göre Atina’nın 40 kilometre kuzey doğusundaki Malakasa kampı iki hafta boyunca karantinada tutulacak, buradaki polis sayısı da arttırılacak.

Bir maçla İtalya’nın Bergamo’su Çin’in Wuhan’ı oldu

medyabold
Devamını Oku »

Korona Virüsü Bana Neler Anlatıyor? | Çağlayan Dergisi

Hayatı ve hadiseleri ülfet sarmalında değerlendirmek, insanoğlunun bir çıkmaz sokağı. Müspet ya da menfî her anın, hareketin ve davranışın hakikî röntgenini çekebilmek ve ortaya çıkacak teşhise göre isabetli tepkiler verebilmek, “insanlık imtihanımızın” olmazsa olmazı.

Hadiseleri dosdoğru anlayabilme çabası ve keşfedilen hikmet parıltılarıyla, taklitten tahkike uzanan sırlarla dolu hayat yolculuğuna itidalle ve isabetle devam edebilme ciddî gayretimiz; kader denk noktasında, ahiret istikbalimizi belirliyor.

Tahkik yolculuğunda karşılaşacağımız “ayrım noktalarını” fark etmeye çalışırken “hadiselerin bizlere neler söylediğini” anlayabilmek ve bu idrake göre hayat tarzımızı yeniden ele almak, nefis muhasebemizi gerçekten yapabilmek en mühim meselemiz.

İşte bu çerçevede kendisiyle yaşamak zorunda kaldığımız, bir anda hayatımıza giren virüs, hâl diliyle; “Başkalarına değil bana ne anlatıyor?” sorusunun cevabını bulmaya çalışıyorum. Kim bilir gözle görülmeyecek kadar bu küçük misafir, belki benimle beraber, sizlere de benzer şeyler fısıldıyordur:

1- Sen güzeli ve başarıyı kendine çok yakıştırıyor, takdir edilmeyi pek seviyorsun ama yanlışını sana anlatan birisinden rahatsız oluyor ve belli etmesen de için için ona kızıyorsun. Bu huyundan vazgeç, tenkit edildiğin noktalarını sorgula ve düzelt.

2- Karşılaştığın menfî durumlarda, fark ettiğin olumsuzlukların izlerini başkalarında arıyorsun. Artık karşılaştığın yanlışların lekelerini kendi üzerinde ara ve bul. “Bende bu durum yok ki?” deme, çünkü sende de bu hâllerin işaretleri var.

3- Gıybet ve dedikodu yapmaktan vazgeç. İslamî kriterlere göre düşün ve konuş. “Falanların ya da falanın yanlışını çevreme anlatayım ki insanlar ders alsın” diye sürekli günaha giriyorsun, bundan derhal vaz geç. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) birinin yanlışını gördüğünde, bu hâli topluluk içinde ortaya söyler, dinleyenler de kime söylendiğini fark etmez, herkes kendine dersler çıkarırmış. Bazen de hayırhahlık yapar, başkasının olmadığı ve duymadığı bir ortamda ilgili kişiye nasihat eder ve benzer durumlarda da böyle davranılması gerektiğini çevresindekilere ifade buyururmuş. Sen de Resulullah Efendimiz gibi yap ya da sus.

4- Namazlarını vaktinde kıl, rükûnların hakkını ver, Rabbinin huzurunda olduğunu hiç aklından çıkarma ve başka şeyler düşünme.

5- Su-i zan hastalığından kurtar kendini. “Su-i zan edip isabet edeceğime hüsn-ü zan edip yanılmayı tercih ederim” nasihatini esas al.

6- İnternet dünyasında da gıybet ve dedikodu içeren şeyler yazma ve okuma, çünkü yayılma gücü çok fazla olduğu için günahı da çok daha büyüktür.

7- Gözünle, dilinle, kulağınla, belinle, bedeninle, hayallerinle ve düşüncelerinle günah işleme.

8- Çevrendeki insanlara, arkadaşlarına daha çok faydalı olmaya çalış. Bencil ve vurdumduymaz olma. Dertlilerin dertleriyle daha çok ilgilenmeye gayret et.

9- Rabbini gerçekten seversen O da (celle celâluhu) seni çok sever, insanlara da sevdirir. Rabbinin hoşlanmadığı ve rızasının olmadığı gizli veya açık her türlü davranıştan samimi olarak uzak durmaya çalış.

10- Her türlü enaniyetten uzak dur; her türlü gururdan ve övünmeden vazgeç.

11- Peygamber Efendimizi ve Hak dostlarını kendine rehber eyle. Maddî ve manevî her konuda onlara yakınlaşmaya çalış. Beden ve kıyafet temizliğine özen göster.

12- Sen, aciz bir kulsun. Her zaman Rabbine sığın ve dua dua yakararak affını iste, ekstradan lütuflarını dilen.

13- Yaptım veya yaptık diye gizli gizli övünme. Gelen muvaffakiyetleri Rabbinden bil. Tahsis-i nimet olarak gör ve Rabbine şükret. Tevhid ufkunda daha çok yol almaya gayret et.

14- Yaptığın suçlama ve değerlendirmelerde, nefsinin ve şeytanın tesir payının olacağını hiç unutma. Biliyorsun şeytanın en sinsi hüneri, fısıltılarının kendinden geldiğini hissettirmemesi, yalan ve yanlışları hakikatmış gibi göstermeye çalışmasıdır. Rabbine sığınarak tuzaklarla dolu yanlış mülahazaların içinden hakikat incilerini seçmeye azamî gayret göster.

Ey kendisi minicik ama mesajları büyük virüs! Sen, Rabbimizin yarattığı bir virüssün. Mevlamız bizi affetsin, mesajlarını alıp samimiyetle hayata geçirmeyi nasip eylesin ve senin biyolojik hastalık verme misyonundan biz aciz kullarını muhafaza eylesin.

 



Yazının Kaynağı: Çağlayan Dergisi https://caglayandergisi.com/2020/04/06/korona-virusu-bana-neler-anlatiyor/
Devamını Oku »

Gülderen | Çağlayan Dergisi

(Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem için…)

 

Bülbül ol daim dertli nağmeler ede, derdi aza

Nice cevr u cefa etse de gül, âşık bu işve-i naza

 

Deli âşık, hâl-i pürmelalin döker nağmeye saza

Bülbüle dal budak gül dalı, dalın sanar konar saza

 

Ey gül dalı bülbül hüsn-i mutlak ile meftun sana

Bir aşk uğruna heyhat minicik gövden kandı kana

 

Nağâmat-i bülbül sermest eyler sefa-yı gülü

Nazlı nazlı uyanır şarâb eyler dem-i bülbülü

 

Ol demin aktı vâsıl oldu hardan goncaya düştü

Heyhat gonca güle elvan dem-i bülbülden düştü

 

Heyhat ışk-ı bülbül ağır diyet isterdi

Âb-ı çeşmi demiyle al rengin demlerdi

 

Işk-ı bülbül eyler gonca-i gül-tere, rind-i şeydâ

Azmeyler heybet-i goncayı seyr içûn eyler bahane peyda

 

Tâ geceden ötüşür tâ nevme yenilmesin deyû

Yorgunluk gözlerine sürme çeker uyusun deyû

 

Bülbüle heyecan bastı yüreği ağzında göz açtı

Şafakta bâd-ı sabâ okşadı zülf-i goncanı açtı

 

Heyhat goncay-ı bülbül dâmen-i pâkine şâhit yel

Nasıl ol dâmenin mahzenü’l-esrârın dokuna el

 

Gül-i bülbülün harîmine değdi bad-ı saba

Pür-cür’et aralayıp yırttı geçti yaprağın eyledi ardın heba

 

Bülbülün çilesi katmerli rakîbi biter mi sandın

Ol serv-i semen yedi veren gül, sarmaşığa aldandın

 

Kanın şarâb bağrın türâb ettin onunla kaldın

Döne döne feryâd u figânı nazlı güle saldın

 

Meded ey nazlı gül! Karşılık ver yaralı andelîbe

Gerçi sende aşklar çoktur boşa mı dağ düştü içine

 

Salına salına gelirsin ey gonca-ter güller arasından

Bir iltifat kıl azâd eyle deli hezârın ol derin yarasından

 

 

Heyhat goncagül aşkın pazarı daim kızıştıra

Gövdeler, gölgeler meydanda bedeller peşi sıra

 

Rüştün ispat içûn kurulu bin cefalı ibtiladan meydan

Heyhat dil-i mecruha saplı ol hançer-i peykân

 

Sarhoş ede unuttura ol cerahat-i yara teraneler

Defîne-i mâliğe kalbola kudsî sadânla viraneler

 

Gül-ü sadberg bir gamzeder ki mevsim nevbahar

Hiç bir olur mu hazan gülü ol gül-ü âhâr

 

Gülderen gül dere gülistanda ol çehre ruhsâr

Bülbül ol güle meftûn âh bir görse o hâle-i Gülsâr

 

Ey âşıkların Sevgilisi Seyyid-i gülzâr gül deren

Suya düştü siluetin belirdi aks-i cemâl-i bâ kemâlin ceren

 

Heybeti yıkıverdi mevhum saltanatımı ol beren

Yeter al harîmine kemter kulun eyle sırrına eren



Yazının Kaynağı: Çağlayan Dergisi https://caglayandergisi.com/2020/04/06/gulderen/
Devamını Oku »

Garip | Çağlayan Dergisi

Bugün yine cemre düştü

Hava garip, yağmur garip

Gariplere giryan düştü

Zaman garip, mekân garip

 

Yollar garip, sokak garip

Hatırımı soran garip

Gariplerin kapısını

Çalan garip, açan garip

 

Şehitlerim düştü yere

Anne garip, baba garip

Sineleri pare pare

Gözü yaşlı eşler garip

 

Yarım kaldı hayalleri

Çocukların düşü garip

Mezar başında ağlayan

Nişanlının yası garip

 

Yokuşlarda pınar garip

Pınarların başı garip

Giden olmaz, gelen olmaz

Sular akar garip garip

 

Ağaç garip, dallar garip

Baharda çiçekler garip

Mevsimler zemheri oldu

Bülbül ağlar garip garip

 

Köyüm garip, cami garip

Musallada namaz garip

Minareden sesler gelir

Ezan ağlar garip garip

 

Sözüm garip, sazım garip

Anlaşılmaz hâlim garip

Boğazıma düğümlendi

Dilimdeki duam garip



Yazının Kaynağı: Çağlayan Dergisi https://caglayandergisi.com/2020/04/06/garip/
Devamını Oku »

PTT sitesi çöktü ücretsiz maske başvurusu e-devlet’ten yapılacak

Koronavirüs mücadele kapsamında 20-65 yaş arası için ücretsiz maske başvurularının alındığı, “PttAVM.com” adresinin yaşanan yoğunluğu kaldıramadığı ve başvuruların artık e-Devlet üzerinden yapılacağı açıklandı.

BOLD- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın ‘maske satışlarına yakında başlayacağız’ sözleri tepkilere neden olmuştu. Muhalefetten, devletin zorunlu maskeyi vatandaşa ücretsiz vermesi gerektiği yönünde açıklamalar geldi. Aynı günlerde CHP’li belediyelerin ücretsiz maske dağıtımı yapması hükumete geri adım attırdı. Yapılan düzenleme ile maskelerin vatandaşa ücretsiz dağıtılması kararlaştırıldı.

SİTE ÇÖKTÜ

“PttAVM.com” adresi üzerinde maske dağıtımına başlanacağının açıklanmasının ardından PttAVM.com sitesi çöktü. Site, yoğun başvuruya dayanamayınca, başvuruların artık e-Devlet üzerinden alınacağı bildirildi.

Duyuruda, “Sizlere daha sağlıklı hizmet sunabilmek adına, ücretsiz maske taleplerinize ilişkin başvurularınızı en kısa sürede e-Devlet Kapısı üzerinden alacağımızı bildirmek isteriz. Anlayışınız için teşekkür ederiz” ifadelerine yer verildi. Maskelerin, 20-65 yaş arasındaki her yurttaşa ücretsiz olarak dağıtılacağı açıklanmıştı.

CHP’LİLER PTT’DEN DAĞITILMASINA KARŞI ÇIKMIŞTI

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu ve Prof.Dr. Gaye Usluer, PTT üzerinden maske dağıtan AKP’yi siyasi rant elde etmeye çalışmakla suçlamıştı.

Prof Dr. Gaye Usluer: PTT ile maske dağıtmaya çalışan AKP siyasi rant peşinde

 

medyabold
Devamını Oku »

Kılıçdaroğlu: Hazine tamtakır, iktidar böyle devam ederse ekonomik ve sosyal buhran olur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP hükumetinin başlattığı yardım kampanyasının Hazine’nin durumunu gösterdiğini söyledi. “Hazine tamtakır. Daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz” uyarısında bulundu.

BOLD – Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelede sağlık açısından bir başarı elde edebileceğini, ancak ekonomideki sorunlar nedeniyle başarıyı yakalama şansının olmadığını savundu. Kılıçdaroğlu, “Siyasal iktidar bugünkü anlayışını sürdürmeye devam ederse daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz. Çok daha acı tablolarla karşı karşıya kalabiliriz” dedi.

Gazeteci Murat Yetkin’in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, koronavirüs, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı bağış kampanyası ve ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

İKTİDAR TÜKENMİŞLİK SENDROMU YAŞIYOR

Yoksullar için 2 milyar lira ayrıldı… Daha önce yoksulluk envanterinde yer alan 2.111.000 aileye 1.000 lira ödenecek. Peki, Bakanlığın yoksulluk listesinde olmayıp, işinden olan simitçi, sokak satıcısı, kahvede ücretli çalışan ne olacak? Bunların işyerleri kapandı. Milyonlarca kişi işsiz kaldı… Bunlarla ilgili bir önlem alındı mı? Hayır… İşsizliğin doğal olarak yoksulluğu artıracağını hepimiz biliyoruz. Yoksullukla mücadele için “Aile Yardımları Sigortası Yasası”nı çıkaralım dedik. Kabul etmiyorlar. Yılın ikinci yarısı artan ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Yine üzülerek ifade edeyim, siyasal iktidar sorunların arkasından sürükleniyor… Sorunları çözme yerine adeta sorunlara kaynaklık yapan hale geldi…Siyasal iktidarın bir anayasal kurum olan Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplamamasının asıl nedeni de sorunları dinleme tahammülünü artık gösterememesidir. İktidar bir tükenmişlik sendromu yaşamaktadır.

ÇOK DAHA ACI TABLOLARLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ

“(Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüste ikinci dalga uyarısı) Gerçekçi, olmak gerekirse ikinci dalgada hem Türkiye hem de dünya daha tutarlı bir mücadeleyi sürdürecektir. Çünkü kısa bir süre önce yaşadığı gerçeklerden edindiği deneyimler, dersler vardır. Doğal olarak Türkiye’de, ikinci dalgada sağlık açısından bir başarı elde edebilir. Ancak ekonomide derin sorunların yaşandığı bir süreçte ekonomik ve sosyal yaşamda maalesef başarıyı yakalama şansı yoktur. Hele hele siyasal iktidar bugünkü anlayışını sürdürmeye devam ederse… Daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz. Çok daha acı tablolarla karşı karşıya kalabiliriz. Bilim insanlarının yeni bir dünya, ya da düzenden söz etmeleri, sosyal patlamalara dikkat çekmelerinin özünde bu var…Yapılması gereken öncelikle mevcut politikaların değişmesidir. İktidarla vatandaş arasındaki güven büyük yara almıştır. Devlette liyakat sistemi tümüyle çökmüştür. Tarımda ciddi sorunlarımız var. Önümüzdeki süreçte bir kıtlıkla karşılaşırsak şaşırmamak gerekiyor. 11 Ağustos 2018’de Türkiye’nin ekonomik krizden nasıl çıkacağını 13 madde halinde açıklamıştım. O maddeler bugün için de geçerli.”

 BELEDİYELERİN KAMPANYASI ERDOĞAN’I RAHATSIZ ETTİ

Sayın Erdoğan’ın ‘Millî Dayanışma’ adıyla bir bağış kampanyası başlatmasının öncelikli nedeni CHP’li belediyeler. Çünkü CHP’li belediyeler, genel merkezin de koordinasyonunda salgına ve salgının yarattığı mağduriyetlere karşı gerçek bir sosyal devlet anlayışıyla mücadele başlattı. Kimseyi ötekileştirmeyen, bir elin verdiğini diğer bir elin görmediği, bilimsel, vicdani ve ahlaki bir yardım kampanyası yürütüyor, arkadaşlarımız. Bu kampanyalar, Ak Partili kardeşlerimiz de dahil herkes tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Bu durum Sayın Erdoğan’ı rahatsız etti.

HAZİNE TAMTAKIR

Ama bir başka gerçek daha var. Hazinenin durumu… Bu bağlamda bağış kampanyasının bir diğer amacını da anlıyorum… Çünkü Hazine tamtakır… Sayın Erdoğan’ın “tekalifi milliye emirleri”ne yollama yapmasının da nedeni bu… “Memleket yanıyor, hazine tamtakır, para yok, para verin…” Halkın bu kampanyaya geniş katılımını ben de arzularım… En azından işsizlere ihtiyaç sahibi ailelere katkı olsun diye… Ama siyasal iktidar halka bu güveni verebilir mi bilmiyorum. Göreceğiz. Çünkü burada ciddi bir sorun var. Daha önce şehit yakınları için toplanan paraların akıbeti hala belli değil… Çünkü burada ciddi bir sorun var. Daha önce şehit yakınları için toplanan paraların akıbeti hala belli değil…

ACINACAK DURUM

Öte yandan, aynı amaçla CHP’li belediyelerin bağış kabul etmelerinin yasaklanması tamamiyle hukuk dışı, açıkça Belediye Yasasına aykırı… Bazı sivil toplum örgütleri hiçbir yerden izin almaksızın bağış kampanyası açabiliyorken, CHP’li belediyelerin bankadaki bağış hesaplarının bloke dilmesi siyasal iktidar açısından acınacak bir durumdur. Önyargıya, çaresizliğe, çözümsüzlüğe teslim olmaktır, acizliktir.

BAĞIŞLAR VERGİDEN DÜŞÜLÜYOR, KARŞILIKSIZ DEĞİL

Toplanan para, Türkiye’yi yaşadığı açmazdan kurtaramaz. Bu, siyasal iktidarın sorunların derinliğinin farkında olmadığını da göstermektedir. Zaten bağışı yapanların büyük bir kısmı kamu kurumlarıdır. Ayrıca bu bağışların vergi matrahından düşüleceğini de unutmamak gerekiyor… Yani gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri verildiğinde, yapılan bağışların tamamı vergi matrahından indirilecektir. Dolayısıyla vergi yükümlüleri tarafından yapılan bağışlar, gerçek yani karşılıksız bir bağış değildir…”

Akşener: Virüs bizim eve de girdi ama merak etmeyin iyiyim

medyabold
Devamını Oku »

Mehmet Altan: Ölçü hukuk değil, siyasi yamyamlık

Gazeteci-yazar Mehmet Altan, abisi Ahmet Altan’ın 4 yıldır içeride tutulmasının hukuki dayanağı bulunmadığını, bunun adının siyasi yamyamlıktan başka bir şey olmadığını yazdı.

BOLD – Bugünlerde tüm tutuklu yakınlarını tedirgin eden koronavirüsü karşısında cezaevlerinin tehdit altında olduğunu belirten Mehmet Altan, “Azrail’le akit yapmış olan bir katil virüs kol geziyor. Kapasitesini çok fazla aşmış hapishaneler ve ileri yaşta olanlar büyük bir tehdit altında. Hapishanedeki yaşlı insanlar ise iki kere yaşam tehdidi ile karşı karşıya.” dedi.

70 YAŞINDAKİ AHMET ALTAN’I AZRAİL’E TESLİM ETME ÇABASI

Mehmet Altan, p24 sitesinde yayınlanan “Ahmet Altan’ın arşivdeki dosyası” başlıklı yazısında Altan’ın gözaltına alındığı günden bugüne hakkında her türlü algı operasyonu yapıldığını belirterek, konuşulmayan tek şeyin arşivdeki dosyasının içeriği olduğunu belirtti.

Mehmet Altan, abisine 10,5 yıl ceza verilmesinin tek nedeninin yazdığı 3 yazı olduğunu, dosyasının en son hâlini inceleyen Anayasa Mahkemesi Başkanı, Başkan vekili ve üç diğer hukukçu üyenin Altan’ın suçsuz yere tutuklandığını, hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini kayda geçirdiğini bir kez daha hatırlattı.

SESSİZCE İZLİYORLAR

Tüm hukuksuzlukların hukuk fakültelerinin ve hukukçuların gözü önünde meydana geldiğini yazan Altan, “Sessizce izliyorlar. Çünkü ölçü hukuk değil, ölçü siyaset. Siyasi yamyamlık… Hukuku yok sayan siyasi yamyamlık ve bunun amigoluğu bu topraklara maalesef yabancı değil… Siyasi yamyamlık, hukuku konuşturmadan 70 yaşında ve dört yıldır Silivri’deki Ahmet Altan’ı Azrail’e teslim etmek çabası içinde” ifadelerini kulandı.

MEHMET ALTAN’IN YAZISININ TAMAMI

Gözaltına alındığı 10 Eylül 2016 yılından beri Ahmet Altan için her türlü algı operasyonu yapıldı.

Varakpârelerde, söylemediği söz söylenmiş gibi, yazmadığı yazı yazılmış gibi sunuldu.

Siyasallaşmış mahkemeler tekzip müessesini işletmedi.

Varakpâreler yetmezmiş gibi televizyonlardaki mâlum zevat, Ahmet Altan’ın 2012 yılında ayrıldığı Taraf gazetesi manşetleri üzerinden utanmadan hem savcı, hem hâkim oldular, mahkeme kurup hüküm verdiler.

Arsız ve salyalı saldırganlıkları da cabası.

Ama bu düzmece programların hiçbirine, Silivri’de hücresinde savunmasız tutulan Ahmet Altan’ın avukatı çağrılmadı, programa bağlanma isteği ise hep reddedildi.

Müptezel hayâsızlığın merkezi trolleşmeden ise söz etmeye bile gerek yok.

Bunların hepsi hukukun geri dönmesini beklemek üzere, büyük bir soğukkanlılıkla hukuk adına not edildi, arşivlendi.
Bugün çok farklı bir durum var. Azrail’le akit yapmış olan bir katil virüs kol geziyor.

Kapasitesini çok fazla aşmış hapishaneler ve ileri yaşta olanlar büyük bir tehdit altında. Hapishanedeki yaşlı insanlar ise iki kere yaşam tehdidi ile karşı karşıya.

Yeni İnfaz Yasa Tasarısı’nın vicdan, hukuk ve demokratikleşmeyi içermeyeceği anlaşılıyor.

Bugüne kadar söz edilmeyen tek şey, Ahmet Altan’ın Yargıtay’da arşivde bekleyen dosyasının içeriği.

Otoriter rejim hukuk devletinin temel niteliği olan ‘hukuk güvencesini’ yok etti. Anayasa’ya ve Türk Ceza Kanunu’na göre suç sayılmayan her şey suç sayıldı. Cebir ve şiddet ile ilişkisi olmayan insanlar ‘işlemedikleri suçlar’ için savunma yaptılar.

Ahmet Altan da ‘suç olmayan suçlarla’ suçlandı. Nitekim dosyasının en son hâlini inceleyen Anayasa Mahkemesi Başkanı, Başkan vekili ve üç diğer hukukçu üye Ahmet Altan’ın temel, suçsuz yere tutuklandığını, hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini kayda geçirdi.

Herkesin sessizlikle geçiştirdiği ‘suç olmayan’ suçlamalara geri dönüp Yargıtay’da epeydir arşivde bekleyen dosyadan temel ‘suç delilini’ aynen alıyorum:

12/05/2016 tarihli “Mutlak Korku” başlıklı, 14/06/2016 tarihli “Ezip Geçmek” başlıklı ve 10/07/2016 tarihli “Montezuma” başlıklı köşe yazılarını kaleme alan…

Ahmet Altan, yazıyı ve düşünceyi ‘terör’ suçu hâline getiren 220/7. maddesinden suçlandı. Düşünceyi ifade etmek, yazı yazmak, ‘Hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne yardım etmek’ suçu sayıldı. Ve aynı suçtan suçlanan emniyet müdürleri, valiler iki yıl cezaya çarptırılırken bu üç yazı nedeniyle Ahmet Altan 10.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Ahmet Altan’a zulüm etmek için çıldırmış olanların söz etmek istemediği hukuksal tablo bu. Siyaseten düşman kabul ettiğini hukuksuz olarak cezalandırma çıldırması.

Onun için suçlandığı dosyadan söz etmiyorlar, edilmesini de engelliyorlar. Hukuksal güçsüzlüğün ve haksızlığın siyasal barbarlığa dönüştüğü bir canavarlıkla karşı karşıyayız.

Hukuken asla olmayacak bir çaba içinde olmak, hukuk sistematiğini de hukukun o muhteşem mantığını da hiç beklenmeyen düzeylerde bile dinamitliyor…

Dosyada, hukuken hiçbir karşılığı olmayan ama yarın bir gün başkaları için kuvvetli bir iddianame hâline gelebilecek gerekçelere rastlıyorsunuz:

Mesela:

…nihai amacı anayasal düzeni değiştirmek olarak belirginleşen ve bu maksatla Devletin silahlı kuvvetlerine sızan mensuplarınca silahlı bir kalkışma/darbe gerçekleştirme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olarak görüldüğü bir dönemde…

Madem böyle bir ihtimal vardı, neden önlenmedi…

Mesela:

… örgütün, anayasal düzene karşı icra edeceği kalkışma öncesindeki sürece mutad siyasi muhalefet görüntüsü vermeye çalışmak

‘Mutad siyasi muhalefet’ nedir?

‘Mutad siyasi muhalefet görüntüsü vermeye çalışmak’ ne demek?

Aradaki farkı kim, neye göre, nasıl anlıyor ve bu suçlamanın yasalardaki suç maddesi ne? Böyle bir suç hangi yasanın hangi maddesinde yazılı?

Ve hukuken hiçbir karşılığı olmayan bu gerekçeler ‘subut bulan eylem’ sayılıyor.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi de arkasına aldığı bu rüzgâr ile üç yazıya 10.5 yıl hapis cezası veriyor.

Hükümle beraber verilen tahliye sonrasında yargı tarihinde rastlanmayan bir ilk oluyor ve hükme tahliye yönünden itiraz ediliyor.

Başkan’ı hemen bu itiraz sonrası ve verilecek karar öncesinde atanan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden tutuklamaya dönüştürülüyor.

Skandal çünkü  savcının hükümle verilen tahliye kararına karşı böyle bir itiraz yetkisi yok.

Skandal çünkü mahkeme hükümle dosyadan el çeker ve bu hükmü ancak Yargıtay irdeleyebilir. Ne hükmü veren mahkeme ne de yan mahkemesi olan ilk derece mahkemesi dönüp o hükme dokunamaz.

Bunlar herkesin gözü önünde yaşandı.

Hukuk fakültelerinin ve hukukçuların gözü önünde oldu ve değişik örneklerle olmaya da devam ediyor.

Sessizce izliyorlar. Çünkü ölçü hukuk değil, ölçü siyaset.

Siyasi yamyamlık…

Hukuku yok sayan siyasi yamyamlık ve bunun amigoluğu bu topraklara maalesef yabancı değil…

Şimdi siyasi yamyamlık, hukuku konuşturmadan konuyu gargaraya getirerek 70 yaşında ve dört yıldır Silivri’deki Ahmet Altan’ı Azrail’e teslim etmek çabası içinde.

Bu sessizliğe ortak olmamak için bu yazıyı yazıyorum ve eğer hâlâ bir vicdan ve onun somut ifadesi olan hukuk var ise diye de hukuksal durumu yeniden duyuruyorum.

Almanya’da yaşayan KHK’lı nükleer tıpçı, korona çalışması nedeniyle ABD’den davet aldı

medyabold
Devamını Oku »

Turkey to curb some troop movement in Syria as coronavirus cases jump

Turkey said on Sunday it would minimize its troop movements in operation zones in neighboring Syria in response to the coronavirus outbreak as the Turkish death toll and infections in the country rose.

Turkey’s death toll from the COVID-19 disease has risen by 73 to 574 in the last 24 hours, with new confirmed cases jumping by 3,135 to total 27,069, Health Minister Fahrettin Koca said.

Turkey, which is ninth globally in coronavirus cases, has curbed much social movement, mostly sealed its borders and shuttered businesses. In the latest step, the defense ministry said it had set up a new unit to battle the spread of the disease.

Troops deployed in Syria will now enter and exit operation areas only with the permission of the head of the army, the ministry said. “Thus, the movement of staff and troops is minimized, unless it is mandatory,” it added.

Turkey’s military backs Syrian rebels in the northwestern Idlib region where it ramped up a deployment earlier this year. Fighting has calmed since Ankara agreed on a ceasefire with Moscow, which backs Syrian government forces, a month ago.

In Idlib, where about a million people have been displaced by the conflict in recent months, doctors fear the worst if the coronavirus hits, given hospitals lie in ruins and camps overflow with people devastated by nine years of war.

Turkey’s defense ministry said doctors had been sent to operation areas in part to conduct training related to the severe respiratory disease. The Turkish military also oversees Syrian border regions to the east of Idlib.

At home, Turkey’s outbreak has surged in the last few weeks, with new cases climbing daily. On Friday the government issued a stay-at-home order for most Turks under 20, on top of the existing order for over-65s, plus one for mandatory mask use in crowded public places, shops, and workplaces.

On Sunday, the government said residents could apply online for five free masks per week delivered via the post.

Reuters

In Syria camp fearing coronavirus, young teachers adapt again

The post Turkey to curb some troop movement in Syria as coronavirus cases jump appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/04/06/turkey-to-curb-some-troop-movement-in-syria-as-coronavirus-cases-jump/
Devamını Oku »

CNN Türk muhabiri koronavirüs olan kuzeni için yardım çağrısı yaptı

Genç kuzeninin koronavirüse yakalanarak hastalığı ağır geçirdiğini söyleyen CNN Türk muhabiri Ceylan Sever, uygulanacak kök hücre tedavisi için sosyal medyadan yardım istedi.

BOLD- CNN Türk muhabiri Ceylan Sever sosyal medya hesabından kuzeninin koronavirüse yakalandığını duyurdu. Sever, kuzeninin durumunun ağırlaştığını ve tedavi için virüsü yenen bir kişiye ihtiyaç olduğunu belirterek sosyal medyadan yardım çağrısında bulundu.

ATEŞİ HİÇ DÜŞMEDİ

Sever sosyal medya hesabından hasta kuzeni için yaptığı çağrıda, “Kuzenime covid-19 teşhisi kondu. 27 yaşında 1.90 boyunda neredeyse 100 kilo dağ gibi adam.Hiçbir kronik rahatsızlığı yok.Ama nedense çok ağır geçiriyor. İlk günler ateşi düşmedi, ilaçları hep kustu.En son öksürürken kan gelmeye başladı. Yoğun bakıma aldılar. 2. gün entube ettiler” dedi

KÖK HÜCRE NAKLİ

Kuzeninin tedaviye bir türlü cevap vermediğini söyleyen Sever, “Doktorlar, ‘İyileşmiş ve üzerinden 15 gün geçen eski bir covid-19 hastası gerekiyor’ dediler. Kanından aldıkları antikorla kök hücre nakli yapacaklarmış. Lütfen bu kriterlere uyan biri varsa yardımcı olsun, lütfen” diye konuştu.

HER ŞEYİ YAPMAYA HAZIRIZ

Yardım etmek isteyenlerin masraflarını karşılamaya hazır olduklarının altını çizen Sever, “İstanbul’dayız, tedavisi burada yapılıyor. Ancak eğer yardımcı olabilecek biri varsa ve şehir dışı onun için sorun olmayacaksa tüm imkanlarımızı seferber ederiz. Getir götürür ne gerekirse yaparız. Bakın daha çok genç,önünde bir sürü zaman var,hayalleri var. Her şeyi yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

 

 

Görünmeyen mağdurlar: Gündelik temizlikçiler açlığa mahkum

medyabold
Devamını Oku »