5 Eylül 2021 Pazar

Avrupa’ya göçenlerin yeni adresi İtalya: Pandemideki en yüksek seviyeye ulaştı

AB Komisyonu’nun hazırladığı bir rapora göre Avrupa Birliği’ne üye ülkelere yasadışı göçte önemli oranda artış var. Türkiye’den Avrupa’ya geçişlerde de son bir buçuk yılın en yoğun dönemi yaşanırken,  göçmenlerin artık Yunanistan yerine daha çok İtalya’yı tercih etmesi dikkat çekiyor.

BOLD – Akdeniz ve Ege Denizi üzerinden Avrupa Birliği’ne (AB) yasa dışı göç, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının dünya geneline yayıldığı geçen yıl mart ayından bu yana en yüksek seviyede.

Almanya’da yayınlanan Welt am Sonntag gazetesinin, AB Komisyonu’nun konuyla ilgili bir raporuna dayandırdığı haberine göre, Türkiye’den yasa dışı bir şekilde AB’ye gelenlerin sayısı, koronavirüs pandemisi nedeniyle uluslararası trafiğin sekteye uğradığı 2020 yılının Mart ayından bu yana geçen hafta en yüksek seviyeye ulaştı.

TÜRKİYE’DEN İTALYA’YA GEÇİŞLER, YUNANİSTAN’A GEÇİŞLERİ GEÇTİ

Yasa dışı göçte dikkat çeken yeni trend ise Türkiye’den Avrupa’ya geçişlerde Yunanistan yerine İtalya’nın tercih edilmesi. Göçmenlerin, Türkiye ile 200 kilometreden fazla kara sınırı paylaşan ve Ege’deki adaları birkaç kilometre ötede bulunan Yunanistan yerine denizden yüzlerce kilometre ötedeki İtalya’yı tercih etmesi ilginç bir gelişmeye işaret ediyor.

Söz konusu habere göre bu yıl Türkiye’den 4 bin 577 kişi deniz ve kara sınırlarını aşarak komşu ülke Yunanistan’a geçiş yaptı.

Aynı zaman diliminde Türkiye’den yola çıkan yasa dışı göçmenlerden İtalya’ya ulaşanların sayısı 4 bin 739 olarak açıklanırken, bunlardan 670’inin geçen hafta geldiği ifade ediliyor.

AB raporunda yer alan verilere göre İtalya’ya, son bir haftada Kuzey Afrika kıyılarından yola çıkarak gelenlerin sayısı da 3 bin 236 kişi oldu; bu da yine 2020 senesinin Temmuz ayından bu yana kaydedilen en yüksek haftalık oran.

ARTAN SAYILARA RAĞMEN SINIRLAR SAKİN

Welt am Sonntag haberinde ayrıca, 2021’de bugüne dek 39 bin 183 göçmenin Akdeniz üzerinden AB’ye yasa dışı giriş yaptığı ve bu rakamın geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 83’lük bir artışa tekabül ettiği vurgulandı. 2019’un aynı dönemi ile karşılaştırıldığında ise artışın yedi kat olduğu görülüyor.

Yine Akdeniz üzerinden İspanya’ya gelen yasa dışı göçmen sayısı da, geçen yılın aynı zaman dilimine kıyasla yüzde 47 artarak 20 bin 500 olarak kaydedildi. Ancak raporda, tüm bu verilere rağmen AB dış sınırlarında durumun, büyük bir sığınmacı akınının olduğu 2015 sonrasına göre sakin olduğu da belirtiliyor.

ALMANYA’YA GÖÇ DE ARTTI

AB Komisyonu raporunun Almanya ile ilgili bölümünde aktarılan verilere göre, 2021 yılının ilk yedi ayında Almanya’ya yaklaşık 72 bin iltica başvurusunda bulunuldu. Bu başvuruları yapanların büyük çoğunluğunun da diğer AB ülkelerinden gelerek, yasa dışı yollarla Almanya’ya girdiği ifade ediliyor. 2021’de Almanya’ya en fazla iltica başvurusu ise 12 bin 200 başvuru ile Temmuz ayında yapıldı. Söz konusu veri, 2020’nin Ocak ayından bu yana en yüksek rakama işaret ediyor. İltica başvurusunda bulunanlar arasında geçen yıl olduğu gibi 2021’de de Suriyeliler ilk sırada yer alırken, Afganistanlılar en kalabalık ikinci grubu oluşturuyor.

Almanya, halihazırda bu ülkede yaşayan 280 bin Afganistanlı ile, Orta Asya dışında en fazla Afgan barındıran ülke durumunda. Gazetede yer alan habere göre uzmanlar, Afganistan’dan başlayacak olası yeni bir göç dalgasında çok sayıda kişinin Almanya’ya gelmeye çalışacağını düşünüyor.

Avrupa Konseyi, Ege’deki geri itmeler konusunda Yunanistan’ı bir kez daha uyardı

Avrupa’ya göçenlerin yeni adresi İtalya: Pandemideki en yüksek seviyeye ulaştı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

A Haber baltayı yine taşa vurdu

A Haber’in İBB garajında ‘tamir bekleyen otobüsler’ olarak servis ettiği görüntülerdeki araçların AKP döneminde alınan ve İstanbul şartlarına uygun olmadığı için çürümeye terk edilen metrobüsler olduğu ortaya çıktı. A Haber’e “Yalan haber merkezi” diyen İBB Sözcüsü Murat Ongun, israfı yeniden gündeme getirdiği için ise A Haber’e teşekkür etti. Geçen ay da AKP’li Fatma Betül Sayan, İBB yönetimini suçladığı paylaşımını silmek zorunda kaldı.

BOLD – A Haber yine bir İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) haberi ile gündemde. A Haber ekibi, İBB garajında çürümeye yüz tutmuş otobüsleri drone ile havadan görüntüleyerek İBB yönetimini eleştirdi.

Kanalın yayınladığı haberden kısa süre sonra gerçek ortaya çıktı. Görüntüye alınanların

YALAN HABER MERKEZİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun A Haber’in çektiği görüntülere sosyal medyadan cevap verdi. Ongun paylaşımında, “Yalan merkezi A Haber yine baltayı taşa vurdu. Drone ile çektiğiniz otobüsler eski İBB yönetimi tarafından 65 milyon avroya alınan, İstanbul’da kullanılamayacağı anlaşıldığı için hurdaya çıkartılıp çürütülen metrobüsler. İsrafı tekrardan belgelediğiniz için teşekkürler” dedi.

YEREL SEÇİMLERDEN BU YANA İBB A HABERİN HEDEFİNDE

A Haber geçen sene de İBB’yi hedef alan bir habere imza atmış, kendi görüntüsü haberi yalanlamıştı. A Haber, su kesintisi yaşandığı iddia edilen bir evde kesintiden dolayı mağdur olduğunu iddia ettiği bir vatandaşla röportaj yaptı. A Haber muhabirinin evin içinde anons yaptığı sırada, evdeki çamaşır makinesinin çalışması dikkat çekti.

AKP’Lİ SAYAN DA PAYLAŞIMINI SİLDİ

Öte yandan 25 Ağustos tarihinde yine İBB’yi hedef alan AKP İstanbul Milletvekili Betül Sayan Kaya, İBB barınaklarında hayvanların bakımsızlıktan öldüğü görüntüleri paylaştı. Ancak görüntülerin AKP dönemine ait olduğu ortaya çıkınca paylaşımını sildi.

A Haber baltayı yine taşa vurdu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

‘Şükret’ diyen imam asgari ücretle çalışsın benden daha sosyalist olur

Bir sokak röportajında Diyanet’in ‘şükret’ fetvalarını eleştiren vatandaş, “‘Şükret’ diyen imam asgari ücretle çalışsın bak o minarede nasıl eylem yapıyor” ifadelerini kullandı.

BOLD – Sokak röportajları halkın nabzını tutmaya devam ediyor. Vatandaşın gündeminde yine zamlar ve kötü ekonomi var. Gelir eşitsizliği ve asgari ücrete dikkat çeken bir vatandaş Diyanet’in Cuma hutbelerinde vatandaşa salık verdiği ‘şükret’ fetvalarını eleştirdi.

Asgari ücretlilere şükretmeyi nasihat eden imamların 7 bin lira maaş aldığını hatırlatan vatandaş, “İmamlar 2 bin 850 liraya çalışsın senden benden daha sosyalist, daha sosyal demokrat olur. ‘Şükret’ diyen imam asgari ücretle çalışsın bak o minarede nasıl eylem yapıyor” ifadelerini kullandı. Vatandaşın sözleri çevredekilerin gülüşmelerine neden oldu.

Adalet Bakanı Gül’den beyaz Toros çıkışı: Statüko beyaz Torosları sever

‘Şükret’ diyen imam asgari ücretle çalışsın benden daha sosyalist olur yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

KHK’lı hakim Gülsüm Coşar, gözyaşlarıyla toprağa verildi

KHK ile ihraç edildikten sonra mülteci olarak bulunduğu Almanya’da rahatsızlanarak vefat eden hakim Gülsüm Coşar, Ankara’da toprağa verildi. Coşar, geride 5 yaşındaki oğlu Yusuf’u ve cezaevinde eşini bıraktı

BOLD – HSYK tarafından mesleğinden ihraç edildikten sonra 5 yaşındaki oğlu Yusuf ile mülteci olarak Almanya’ya geldikten sonra genç yaşta vefat eden hakim Gülsüm Coşar(31), Ankara’da toprağa verildi.

Coşar, Sincan Cimşit Mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Coşar, Almanya’da 1 Eylül tarihinde aniden rahatsızlanarak hayatını kaybetmişti.

KHK İLE ATILDI, EŞİ CEZAEVİNDE

Gaziantep’te hakim olarak görev yapan Gülsüm Coşar, 31.8.2016 günü OHAL KHK’larında yer alan hükümlere dayanılarak HSYK tarafından ihraç edildi. Hakim Coşar’ın savcı olan eşi Aykut Coşar da aynı tarihte ihraç edildi. Savcı Aykut Coşar, daha sonra hakkında açılan davada tutuklandı. 9 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılan savcı Aykut Coşar, halen Gaziantep cezaevinde bulunuyor.

Annesi vefat etti, babası cezaevinde: Gurbet elde bir Yusuf kaldı

KHK’lı hakim Gülsüm Coşar, gözyaşlarıyla toprağa verildi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Cemil Çiçek, Saygılı’nın başvurusunu ‘Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu yok’ diye reddetmiş

Erdoğan Bayraktar’ın itirafları sonrası 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili “Hukuk ne diyorsa onu yaptım” diyen TBMM Eski Başkanı Cemil Çiçek’in, soruşturmayı yürüten polis şefi Yakub Saygılı’nın başvurusunu “Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu diye bir komisyon yok” diyerek reddettiği ortaya çıktı.

BOLD ANALİZ – 17-25 Aralık soruşturması, dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın “Tapeler, teknik takip A’dan Z’ye doğrudur” sözleriyle bir kez daha tartışılmaya başlandı.

Diken’den Altan Sancar’a konuşan Bayraktar, Reza Zerrab’dan rüşvet aldığı belirtilen Zafer Çağlayan, Muammer Güler ve Egemen Bağış’la aynı torbaya konularak istifa ettirilmesine tepki gösterdi. Bayraktar, “Dosyamda Cemil Çiçek, yalvardı onlara. Çiçek de beni sevmez, Erdoğan’ın adamı olduğum için. Çiçek, ‘Erdoğan dosyasını buna sokmayın, bu ayıptır. Onların dosyası başka, bunun dosyası başka’ dedi. Ama beni de o dosyanın içine soktular” dedi.

Odatv’ye konuşan Cemil Çiçek ise, “Erdoğan Bayraktar’ın ne söylediği beni ilgilendirmiyor, ben hukuk ne diyorsa onu yaptım” cevabı verdi. Ancak Cemil Çiçek’in 17-25 Aralık sürecinde hukukun gereğini yerine getirmediğini gösteren bilgi gündeme geldi.

SAYGILI, MECLİS KOMİSYONUNA BAŞVURDU

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürüten polis şefi Yakub Saygılı’nın tutuklu bulunduğu cezaevinden yolsuzluk komisyonunda dinlenmek için yaptığı başvuru dilekçesini, dönemin TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in “Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu” diye bir komisyon yok” diyerek iade ettiği ortaya çıktı. T24’den Arzu Yıldız’ın haberinde, Saygılı’nın ikinci kez komisyona yolladığı mektuba da AKP’li Hakkı Köylü’nün “soruşturma ile alakası yok” cevabı verdiği belirtiliyor.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in Yakup Saygılı’ya verdiği cevap.

ÇİÇEK, BÖYLE BİR KOMİSYON YOK DEYİP REDDETMİŞ

Meclis Yolsuzluk Komisyonuna eski Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı’nın 11.07.2014’te dinlenme talebiyle gönderdiği 7 sayfalık dilekçeye, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in 11.12.2014’te cevap yazarak “Yolsuzluk Araştırma Komisyonu” adı altında bir komisyon bulunmadığı cevabı gönderdiği, Saygılı’nın Çiçek’in tek sayfalık cevabı üzerine yeniden tek sayfalık bir dilekçe göndererek talebini yinelediği kaydedildi. Çiçek’in verdiği cevapta, ““TBMM ile ilgili yazılarınızda ifade edilen “Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu” adıyla bir komisyon bulunmamaktadır. İlgi (a) yazı ekinizde gönderilen dilekçenin 4.sayfası eksik olup ilgi (a) ve (b) yazılarınız ekte iade edilmiştir” denildi.

Çiçek’in reddetmesi üzerine Saygılı’nın bu kez de komisyon başkanı Hakkı Köylü’ye dilekçe ile başvurduğu, Köylü’nün 09.01.2015 tarihinde Saygılı’ya “Dilekçeniz ve ekleri komisyonumuzca yürütülen soruşturma konusu ile ilgili görülmediğinden ilişikte iade edilmiştir” cevabı vererek başvuruyu reddettiği belirlendi.

Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü’nün Yakup Saygılı’ya verdiği cevap.

17-25 Aralık soruşturmasını yürüten, Reza Zerrab, bakanlar ve çocukları hakkındaki delillerin neredeyse tamamını toplayan Mali Şube Müdürü Saygılı’nın dilekçeleri, Meclis Yolsuzluk Komisyonu dosyasına girmeden dosya kapatıldı.

17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasını yürüten İstanbul Emniyeti Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı.

Saygılı’nın 27.11.2014’te gönderdiği ancak Cemil Çiçek’in işleme koymadığı 7 sayfalık dilekçe ve talepleri şöyle:

“-2010 yılında Rıza Sarraf’ın Emniyetin hangi biriminde ne kadar hibede bulunmuştur?

-MİT’in 8 ay önce Rıza Sarraf ve bakanların ilişkisine dair hazırladığı raporun kim tarafından kaleme alındığı, bu raporun savcılığa bildirilip bildirilmediği, raporun sunulduğu Başbakan ve raporu sunanların suçu bildirmeme yetkisi bulunmakta mıdır?

-2013 yılında Rıza Sarraf’ın Dubai’ye gönderdiği yüzlerce kilogram altınlara Atatürk Havalimanında müdahale edildiğinde neler yaşanmıştır? Gümrük görevlileri altın çantalarını açmaya neden korkmuşlardır?

‘Sarraf’la ilgili haberler için hangi bakan devreye girdi?’

-Zafer Çağlayan’ın en kaliteli piyanosunu kim almış ve parasını kim ödemiştir?

-MİT 17 Aralık’ta adı geçenlerden hangilerini dinleyip bu kadar kapsamlı rapor hazırlamıştır konunun TİB’den araştırılması

-İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbaş’ın operasyondan 20 gün önce Mali ve Organize Şube müdürünün görevden alınmasını neden istediği ve yerine kimleri atanacağı…

-Sarraf bakanları devre dışı bırakarak aslında kimle çalışmak istiyordu?Zafer Çağlayan buna nasıl ve neden mani oldu?

-Seçim için adaylığı belli olmamışken Daire Başkanı Engin Dinç ve bazı yetkililer İstanbul İstihbarat ve Mali Şube Müdürlerini arayarak Mustafa Sarıgül hakkında dosya hazırlanmasını isteyecek kadar ileri gitti mi?Şube müdürleri ne yaptı? Mali ve Organize Şubebin daha 17 Aralık ortada yokken tasfiye edilmek istenmelerinin bu olayda takındıkları tavır ile ilgilisi var mı?

-Sarraf ile ilgili medyada çıkacak haberler hangi bakanların devreye girmesi ile engellendi. Bakanlar neden Sarraf için devreye girdi?

-17 Aralık’ta “sıfırlanamayan paralar” olayın aslında ne olduğu, konunun adli tapeleri ve neden sevkiyata el konulmadığı…

-Soruşturma savcısı Celal Kara iddianame hazırlarken neden görevden alındı, soruşturma taslağında kimler vardı?”

Eski Milli Eğitim Bakanı Çelik: Dershanelerin kapatılmasına karşıydım, başbakanı da ikna ettim

Cemil Çiçek, Saygılı’nın başvurusunu ‘Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu yok’ diye reddetmiş yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Eski Milli Eğitim Bakanı Çelik: Dershanelerin kapatılmasına karşıydım, başbakanı da ikna ettim

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bakanlığı döneminde dershanelerin kapatılmasına karşı olduğunu, dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’ı da bu yönde ikna ettiğini söyledi. Çelik, “Bugünkü sınav yapısı devam ettiği sürece ben dershanelerin kapatılmasına karşıyım. Bu gündeme geldiği zaman da ben karşı oldum. Sayın başbakana da o yönde ikna ettim” dedi.

BOLD – Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Milli Görüş’e yakın TV5’te Mustafa Aydın’la Eğitim Dünyamız adlı programda dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Bakanlıktaki teşkilat kanununun eğitim politikasını uygulamada sorunlara neden olduğunu söyleyen Çelik, “Milli Eğitim, Türkiye’nin kanayan yarası” dedi. Bakanlığı sürecinde dershanelerin kapatılmasına karşı çıktığını belirten Çelik, şunları söyledi: “Bugünkü sınav yapısı devam ettiği sürece ben dershanelerin kapatılmasına karşıyım. Bu gündeme geldiği zaman da ben karşı oldum. Sayın başbakana da o yönde ikna ettim. Diyelim ki tamamen kursları da yasakladınız. Bu sefer iki kafadar, üç kafadar öğretmen onlar bir araya geliyorlar okuldaki öğrenciye diyorlar ki annene babana söyle sana bir takviye vermemiz lazım. Onlar onun evine ya da onlarım belli yerleri var oraya gidiyorlar bu sefer merdiven altına iniyor. Siz insanlar meşruiyet içinde yasal zeminde gereksinim duyulan ihtiyaç olan bir şeyi yapmaya müsaade etmezseniz o ihtiyaç ortadan kalkmadığı sürece o yapılır. Bu sefer illegal şekilde yapılır, kaçak yapılır merdiven altına iner. Hiç olmazsa diğerinde devlet vergisini alıyor ve devlet asgari düzeyde de de olsa kontrolü var.

ÇOK ÇABA HARCADIM GÜCÜMÜZ YETMEDİ

Milli Eğitim Bakanlığı’na bana kalırsa en büyük darbeyi vuran şey Milli Eğitim Teşkilat Kanunu’dur. Ben o zaman sayın cumhurbaşkanımız o zaman başbakandı cumhurbaşkanımız ve etkili yetkili olabilecek partiler nezdinde de çok çaba harcadım ama gücümüz yetmedi buna. Teşkilat kanunda ne yapıldı? Hâlbuki ismi değiştirilen, birleştirilen veya ayrılan bakanlar bakanlıklar için bu yapılabilirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın ismi değişmedi bu aslında olmaması gereken bir şeydi. Milli eğitim Bakanlığı’nın kurumsal hafızası olan arkadaşlarımızın hepsi havuza atıldı. En büyük israf insan israfıdır. Havuz dediğim şey şudur Milli Eğitim Bakanlığı’nda müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, genel müdürlüğü yardımcılığı, daire başkanlığı, il ve ilçe müdürlüğü, talip terbiye kurluğu üyeli yapmış binlerce insan özlük hakları garantiye alındığı için onlarda uslu uslu oturup maaşların aldılar.

BAKAN DEĞİŞİNCE SİL BAŞTAN YAPMAK ZORUNDA

Sonraki dönemlerde de ben şunu anlamakta güçlük çekiyorum. Tekrar söylüyorum. İktidar değişince yeni gelen bakan arkadaşlar zihniyet itibariyle uygulanacak program itibariyle pedagojik olmak kaydıyla. Bana göre 60 darbesi büyük bir cinayetti bunu meşrulaştıran öğretmeni talim terbiye kurumda neden tutayım bunu bir örnek olsun diye söylüyorum. Bakan değiştikçe kadro tepeden tırnağa değişince bu sefer yeninde sil baştan yapmak zorunda. Birisi geliyor bir yere oturuyor bir şeye başlıyor, ondan sonra o değişince yeni baştan bir başkası geliyor o, orada yeniden bir şeye başlıyor ne oluyor sonuca gidemiyorsunuz bu sefer. Bu maalesef milli eğitim bakanlığının AK Parti hükümetine mahsusta değil bu konulduğu günden beri kanayan yaralarından birisidir.”

Adalet Bakanı Gül’den beyaz Toros çıkışı: Statüko beyaz Torosları sever

 

Eski Milli Eğitim Bakanı Çelik: Dershanelerin kapatılmasına karşıydım, başbakanı da ikna ettim yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

İstihbarat başkanları görüşecek: Erdoğan, Şam ile yeni bir başlangıç yapmak istiyor

Türk ve Suriye istihbaratlarının yöneticilerinin Irak’ın başkaneti Bağdat’ta biraraya geleceği bildirildi. MİT Başkanı Fidan ile Suriye Ulusal Güvenlik Başkanı Memlük’ün yapacakları görüşmenin iki ülke arasında ‘yeni bir sürecin başlangıcı olabileceği’ belirtiliyor.

BOLD – Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan ve Suriye Ulusal Güvenlik Başkanı Ali Memlük arasında Irak’ın başkenti Bağdat’ta tarihî bir görüşme gerçekleştirileceği bildirildi.

İddia ilk olarak Iraklı güvenlik unsurlarına yakın kaynaklar tarafından ortaya atıldı. Türkiye gazetesi de Türk yetkililerin söz konusu iddiaları doğruladığını yazdı.

Görüşmenin yakın bir tarihte gerçekleşeceği ve önemli konu başlıklarının masada olacağı belirtildi.

PEKİN: YENİ BİR SÜRECİN BAŞLANGICI OLABİLİR

Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski Başkanı Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Bağdat görüşmesi için ‘yeni bir sürecin başlangıcı olabilir’ değerlendirmesinde bulundu. İsmail Hakkı Pekin “Suriye’de iç savaşın çıktığı 2011 yılı ortalarında kopan Türkiye-Suriye ilişkileri nedeniyle her iki tarafın da maddi manevi büyük kayıpları oldu. Birkaç yıldır Rusya ve İran gibi aracı ülkeler üzerinden yürütülen sürecin de çok fazla bir anlamı kalmadı. Hakan Fidan ile başlayan süreç kesinlikle diplomasi ve siyaset kanallarını yeniden aktif hale getirecek. Yeni bir dönem başlayacak” şeklinde görüş belirtti.

Hakan Fidan-Ali Memlük görüşmesinin en önemli konu başlıklarının PKK ve göç meselesi olacağı ifade ediliyor. Bununla birlikte Dera, İdlib gibi Türkiye’yi yakından ilgilendiren bölgeler de bu görüşmede gündeme gelebilir.

“BAĞDAT TEMASINI ÇOK DAHA GÜÇLÜ ADIMLAR İZLEYECEK”

Genelkurmay İstihbarat eski Başkanı Pekin’e göre, bu süreci Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ile yürütülen olumlu ilişkiler kapsamında değerlendirmek gerekiyor.

Pekin, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bağdat temasını çok daha güçlü adımlar izleyecek.”

Türk ve Suriye istihbarat birimlerinin en yetkili iki isminin en son 2020 yılı ocak ayında Moskova’da bir araya geldiği biliniyor.

Biden imzaladı: 11 Eylül saldırılarının belgeleri halka açılıyor

İstihbarat başkanları görüşecek: Erdoğan, Şam ile yeni bir başlangıç yapmak istiyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Avrupa Konseyi, Ege’deki geri itmeler konusunda Yunanistan’ı bir kez daha uyardı

Avrupa Konseyi, Yunan makamlarının denizde göçmenleri kurtarma çalışmaları yürüten sivil toplum kuruluşlarına (STK) para cezası verilmesini öngören yasa tasarısını değiştirmesini istedi.

BOLD – Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatovic, şu anda Yunan parlamenterler tarafından tartışılmakta olan yasa tasarısının “STK’lar tarafından denizde yürütülen hayat kurtarma çalışmalarını ve Ege’deki insan hakları izleme kapasitelerini engelleyeceğini” söyledi.

Yunanistan’ın merkez sağ hükümeti, iki yıl önce göreve başlamasından bu yana sınır kontrollerini sıkılaştırdı ve Afganistan’da devam eden krize yanıt olarak ek kısıtlamalar sözü verdi.

Şu anda mecliste tartışılan Sınırdışı ve İade Yasası’nda yer alan bir hükme göre, sahil güvenlik izni olmadan yürütülen kurtarma operasyonlarına katılan hayır kurumlarının üyeleri bir yıla kadar hapis ve bin euro para cezasına çarptırılabilir ve STK’lar ek para cezası alabilir.

Ayrıca, yasa tasarısının sığınma hakkı, geri göndermenin önlenmesi ve otomatik, geniş çaplı gözaltının önlenmesi üzerindeki etkisi konusunda insan hakları kuruluşları arasında ‘ciddi endişeler uyandırdığı’ vurgulandı.

Mijatovic, açıklamasında, “Parlamento üyelerini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Mülteci Sözleşmesi de dahil olmak üzere Yunanistan’ın yükümlülüklerini tam olarak yansıtmasını sağlamak için bu tavsiyelerden yararlanmaya çağırıyorum.” dedi.

Erdoğan ve Miçotakis, Afganistan’dan göçü görüştü: Sınırlandırılması ortak çıkarımız

Avrupa Konseyi, Ege’deki geri itmeler konusunda Yunanistan’ı bir kez daha uyardı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Uzman bilirkişiler ByLock raporu hazırladı: Münhasır bir uygulama değil

AİHM’nin Tekin Akgün’ün başvurusunda ByLock’un tutuklamaya yeterli delil olmadığı kararı sonrası uygulamanın ‘münhasır’ yani sadece Gülen Hareketi mensuplarınca kullanıldığı iddiası çürütüldü. Adli bilişim uzmanları Levent Mazılıgüney ve Koray Peksayar, hazırladıkları rapoda “İletişim uygulamasının kriptolu olması “münhasır” olduğunu göstermez” tespiti yaptı.

BOLD ÖZEL – AİHM’nin Tekin Akgün’ün başvurusunda ByLock’un tutuklamaya yeterli delil olmadığı kararı vermesi sonrası hükumete yakın medyada programın Gülen Hareketi mensuplarınca münhasır(bir kişi için ayrılmış,özel) olduğu iddiası dile getirildi. Adli bilişim uzmanları Levent Mazılıgüney ile Koray Peksayar, ByLock uygulamasının münhasır olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu hazırladı.

Bilirkişi raporunda, ByLock mobil iletişim uygulaması kullanımı isnatlı yargılamalarda süregelen tartışmalar
uygulamanın “münhasır” olup olmadığı yani yalnızca Gülen Hareketi mensuplarınca kullanıldığı, başkalarınca kullanılmasının mümkün olup olmadığı sorularına cevabı arandı.

Raporda, ByLock’ın kriptolu(şifreli) mesajlaşmaya imkan tanıyan Whatsapp, Telegram, Skype, Signal ve BİP gibi bir uygulama olduğu, mesajlaşma programlarının değişen seviyelerde şifreli iletişim imkânı sağladığı belirtildi. Raporda, “Yaygın kullanılan mobil iletişim uygulamaları arasında kriptolu olmayan uygulama bulunmamaktadır. İletişim içeriklerinin üçüncü taraflarca tespitinin engellenmesi için hemen tüm iletişim uygulamaları değişken seviyelerde şifreleme yöntemleri kullanılır. Elektronik ortamda dolaşımda olan iletişim içeriğinin dinlenilmesinin, değiştirilmesinin, ekleme ve çıkarma yapılmasının kısaca manipülasyona uğramasının engellenmesi için kripto kullanımı yaygın uygulanan bir yöntemdir. İletişim uygulamasının kriptolu olması teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde “münhasır” olduğunu göstermez” denildi.

Raporda, ByLock uygulamasının Nisan 2014-Mart 2016 tarihleri arasında Google Play Store, Nisan 2014-Eylül 2014 tarihleri arasında ise Apple Store mobil uygulama mağazalarından indirilerek kurulması ve kullanılmasının mümkün olduğu ifade edildi. Raporda, ByLock’un indirilip kullanılabilmesi için üçüncü bir tarafın referansına ihtiyaç olmadığı, “Mobil uygulama mağazalarından indirilebilen, kurulabilen ve üçüncü taraf referansı gerekmeden kullanılabilen bir uygulamanın “münhasır” olamayacağı değerlendirilmektedir” görüşü ifade edildi.

AİHM, Tekin Akgün’ün başvurusunda ByLock’un tek başına tutuklamaya yeterli delil olmadığına karar verdi.

Rapordaki tespitler şöyle:

MOBİL UYGULAMA MAĞAZALARINDAN İNDİRİLEBİLİYORDU

“ByLock uygulamasının mobil uygulama mağazalarından indirilip kullanılmasında kullanıcılar açısından bir engel ya da sınırlama bulunmamaktadır.

ByLock uygulamasını geliştirenlerle ilgili FETÖ/PDY üyeliği iddiası teknik bir konu olmayıp yargı mercilerinin sorumluluğunda olduğu değerlendirilmektedir. Ancak uygulama geliştiricileriyle ilgili herhangi bir örgüt üyeliği iddiasının bulunması, geliştirilen uygulamaların yalnızca iddia konusu üyelerine “münhasır” olduğunu göstermez. Benzer şekilde Morbeyin uygulaması geliştiricileri hakkında FETÖ/PDY üyeliği iddiaları olduğu kamuoyuna yansımıştır ancak Morbeyin uygulamaları herkes tarafından indirilip kullanılabilmiştir.

BENZER ÖZELLİKLERE SAHİP ÇOK SAYIDA MESAJLAŞMA PROGRAMI VAR

ByLock uygulamasının “münhasır” olmasına gerekçe olarak belirtilen diğer hususların bir bölümü uygulama geliştirici ya da yöneticilerinin tercihlerinden kaynaklıdır. Benzer özelliklere sahip çok sayıda iletişim uygulaması bulmak mümkündür. Belirtilen özelliklerden birinin ya da birkaçının ya da tamamının bir arada olması mobil iletişim uygulamasının “münhasır” olduğunu teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde göstermez.
Uygulamanın web sitesinin bulunmaması, kendi kendine imzalı sayısal sertifika kullanılması, şifre kurtarma seçeneği olmaması yaygın kullanılan uygulamalarda sık karşılaşılan bir durum olmamakla birlikte kullanıcı sayısı yüksek olmayan çok sayıda uygulama için olağandır. Geliştirici/yönetici tercihi olabilir. Uygulamanın teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde “münhasır” olduğunu göstermez.

WHATSAPP, TELEGRAM, SİGNAL BENZER ÖZELLİKLERE SAHİP

Benzer şekilde tanıtım yapılmaması, VPN kullanım zorunluluğu, kullanıcılara bilgi vermeden uygulamayı kapatma gibi hususlar da geliştirici/yönetici tercihi olabilir. Bu hususlar teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde uygulamanın “münhasır” olduğunu göstermez.

Kullanıcı sayısını artırmak için gayret gösterilip gösterilmediğini kesin olarak bilmek mümkün değildir. Bu husus teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde uygulamanın “münhasır” olduğunu göstermez.
Snapchat, Whatsapp, Telegram, Line, Skype, Twitter, Instagram, Facebook, Signal, Hangouts, vb. uygulamalar yukarıda belirtilen özelliklerden bir ya da birkaçına sahiptir.

“apk” uzantılı android uygulama paketi dosyaları ile hemen her uygulamanın USB/Flash Bellek, SD kart veya bluetooth kullanılarak yüklenmesi mümkündür. Her türlü veri taşıyıcı ile uygulamaların yüklenebiliyor oluşu genellikle uygulamanın değil, mobil cihaz ve işletim sisteminin özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Bu husus uygulamanın teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde “münhasır” olduğunu göstermez.

Line uygulamasına Facebook bilgileriyle, Instagram uygulamasına sadece e-posta ile (kullanıcılar birden çok ve farklı isimlerle e-postalara kolaylıkla sahip olabilirler) kayıt olabilirler. Hotmail hesabı almak ise herhangi bir kimlik doğrulaması gerektirmemektedir. Kayıt esnasındaki kimlik doğrulaması gerekliliği ve gerekmemesi uygulamanın teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde “münhasır” olduğunu göstermez.

Rehberlerin iletişim uygulamalarına açılmaması hemen tüm uygulamalarda tercihe bağlı bir özelliktir.

Kullanıcıların iletişim kurabilmek için karşılıklı onaylama gerekliliği Line başta olmak üzere tercihli olarak birçok iletişim uygulamasında mevcuttur.

Kullanıcıların kendi belirledikleri kullanıcı adlarını kullanabilme özelliği Facebook, Instagram, Twitter, vb. birçok uygulamada mevcuttur.

MESAJLARIN SİLİNMESİ MÜNHASIR OLDUĞUNU GÖSTERMEZ

Mesajların otomatik olarak silinmesi özelliği Snapchat, Telegram, vb. birçok iletişim uygulamasında mevcuttur.
Belirtilen özelliklerin bir veya birkaçının veya tamamının bulunması, uygulamanın teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde “münhasır” olduğunu göstermez.

Mobil uygulama mağazalarından indirilebilen, kurulabilen ve üçüncü taraf referansı gerekmeden kullanılabilen bir uygulamanın “münhasır” olamayacağı değerlendirilmektedir. Tarafımızdan bilinmeyen başkaca bir yöntemle uygulamanın “münhasır” olması sağlanmış ise bu durumun teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti tüm kullanıcıların tüm iletişim içeriklerinin İncelenmesiyle olabilir. Uygulamanın “münhasır” olmadığını gösterecek örgütsel olmayan herhangi bir iletişim içeriğinin olmasının “münhasır” olma iddiasını ortadan kaldıracağı değerlendirilmektedir.

SONUÇ KISMI

İletişim uygulamasının kriptolu olması “münhasır” olduğunu göstermez.

ByLock uygulamasının mobil uygulama mağazalarında bulunduğu zaman diliminde mağazalarından indirilerek kurulması ve kullanılması mümkündür.

ByLock uygulamasını indirip kullanabilmek için (kullanıcı ve uygulama haricinde) üçüncü bir tarafın referansına ihtiyaç duyulmamaktadır.

ByLock uygulamasının mobil uygulama mağazalarından indirilip kullanılmasında kullanıcılar açısından bir engel ya da sınırlama bulunmamaktadır.

ByLock uygulamasının “münhasır” olmasına gerekçe olarak belirtilen hususların bir bölümü uygulama geliştirici ya da yöneticilerinin tercihlerinden kaynaklıdır. Benzer özelliklere sahip çok sayıda iletişim uygulaması bulmak mümkündür. Belirtilen özelliklerden birinin ya da birkaçının ya da tamamının bir arada olması mobil iletişim  uygulamasının “münhasır” olduğunu teknik olarak herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde göstermez.

Mobil uygulama mağazalarından indirilebilen, kurulabilen ve üçüncü taraf referansı gerekmeden kullanılabilen bir uygulamanın “münhasır” olamayacağı değerlendirilmektedir.

ByLock uygulaması kullanılarak ByLock sunucusuna gerçekten bağlantı kurulduğunun ve kullanıma devam edildiğinin eksiksiz tespitinin yapılması için gerekli akıllı cep telefonu incelemesinin, gerekli bağlantı kayıtları  incelemesinin ve ByLock sunucusundan elde edilmiş verilerden yapılan içerik ve kullanıcı kaydı sorgulamasının yapılması gereklidir.

Bu unsurların birlikte varlığında ve aralarında çelişki olmaması durumunda ByLock uygulaması kullanılarak ByLock sunucusuna gerçekten bağlantı kurulduğundan ve kullanıma devam edildiğinden bahsedilebilir.”

AİHM’in ByLock kararı ne anlama geliyor?

Uzman bilirkişiler ByLock raporu hazırladı: Münhasır bir uygulama değil yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Afganistan’da Pençşir’deki güçlerin direnişi sürüyor: Taliban hükumet kurmakta zorlanıyor

Taliban ile ülkede kendisine karşı direnen tek bölge olan Pençşir Vadisi’ndeki Ulusal Direniş Cephesi güçleri arasındaki çatışmalar yeniden tırmandı. Direnişin sürmesi nedeniyle Taliban, yeni hükümetin tanıtımını yine erteledi.

BOLD – Afganistan’da Taliban’ın ele geçiremediği tek vilayet olan Pencşir’in düştüğüne dair haberler yalanlandı. Çatışmaların devam ettiği bildirildi.

Ulusal Direniş Cephesi liderlerinden ve eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Emrullah Salih, Taliban’ın bölgede kontrolü ele geçirdiği iddiasının ‘temelsiz’ olduğunu ve teslim olmayacaklarını söyledi.

Emrullah Salih, Taliban’ın telefon, internet ve elektrik hatlarını kesmesi nedeniyle zor koşullarda mücadele ettiklerini belirtti. Salih, Pençşir’den kaçtığı yönündeki iddiaların da doğru olmadığını ifade etti.

Bölgede Taliban’a karşı mücadele eden Ulusal Direniş Cephesi lideri Ahmed Mesud da sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Allah, hürriyet ve adalet için verdiğimiz mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.

TALİBAN, BÖLGEYİ ELE GEÇİRDİĞİNİ İDDİA ETTİ

Taliban ile Kabil’in yaklaşık 150 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Pencşir vilayetini savunan Ulusal Direniş Cephesi militanları arasında yaklaşık beş gündür çatışmaların sürdüğü ve çatışmalarda yüzlerce savaşçının öldüğü haber veriliyor.

Taliban yetkilileri ülkede kendilerine karşı direnen tek bölge olan Pençşir’de kontrolü sağladıklarını iddia etmiş, Ulusal Direniş Cephesi sözcüsü Ali Nazari ise Taliban’ın geri püskürtüldüğünü öne sürmüştü.

Bir ajansa konuşan Taliban yetkilisi, “Sorun çıkaranlar yenildi ve Pençşir artık bizim komutamız altında” demiş, Reuters haber ajansı da üç Taliban kaynağının bu iddiada bulunduğunu yazmıştı.

İki tarafın iddiaları bağımsız kaynaklarca teyit edilemiyor.

TALİBAN’IN ‘PENÇŞİR DÜŞTÜ’ KUTLAMASI KATLİAMA DÖNÜŞTÜ

Taliban güçlerinin Pencşir Vadisi’ni ele geçirdiği yolundaki haberlerin ardından başkent Kabil’de havaya ateş açılarak düzenlenen kutlamalarda en az 17 kişi hayatını kaybetti, 41 kişi yaralandı.

Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahit ise havaya ateş açarak yapılan kutlamalara tepki göstererek, “Havaya ateş açmamaya itina ederek, bunun yerine Allah’a şükredin. Kurşunlar insanları yaralayabilir, bu yüzden gereksiz yere ateş açmayın.” dedi.

TALİBAN’A PENÇŞİR VADİSİ’NDE KİMLER DİRENİYOR?

Pençşir, Afganistan’da Taliban tarafından ülkede ele geçirilemeyen tek yer. Binlerce direnişçinin vadide toplandığı düşünülüyor.

Eski Afganistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Emrullah Salih, eski Afgan ordusu mensupları ve yerel milislerin de yer aldığı direnişe bölgenin aşiret lideri Ahmed Mesud önderlik ediyor.

Pençşir’in uzun bir direniş geçmişi var. Bölgenin efsanevi komutanı ‘Pençşir Arslanı’ lakaplı Ahmed Şah Mesud, 2001’deki ölümüne dek Sovyet-Afgan savaşında ve daha sonra Taliban’a karşı iç savaşta bölgeyi başarıyla savunmuştu.

Ahmed Mesud da Ahmed Şah Mesud’un oğlu.

TALİBAN, HÜKUMETİN TANITIMINI YİNE ERTELEDİ

Afganistan’da Taliban güçlerinin ele geçiremediği tek bölge olan Pencşir’de süren çatışmalar nedeniyle, Taliban’ın yeni hükümeti tanıtımı yine ertelendi. AFP haber ajansının, Taliban kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, kurulacak hükümete ve üyelerine dair bugün de bir açıklama yapılmayacağı belirtildi.

Afganistan’da efsanevi komutanın oğlu Taliban’a karşı direniş başlattı: Yeni bir iç savaş mı başlıyor?

Afganistan’da Pençşir’deki güçlerin direnişi sürüyor: Taliban hükumet kurmakta zorlanıyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Ahmet Nesin’den suikast uyarısı: Duyum olarak da geldi

Gazeteci Ahmet Nesin, kendisine Türkiye’de bir suikast yapılacağı ile ilgili duyum geldiğine dikkat çekerek, bahçesine helikopter inebilecek durumda olanların kendi tedbirlerini almalarını önerdi.  

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı yapılacak bir erken seçimin kurtaracağını düşünmediğini ifade eden Gazeteci Ahmet Nesin, o yüzden bir olası darbe girişimi ya da direk bir suikast yapılabileceği uyarısında bulundu. Nesin, kendisine suikast yapılacağı konusunda duyum geldiğini kaydetti.

TÜRKİYE SUİKASTE GEBE, HELİKOPTER İNECEK KADAR BAHÇESİ OLANLAR TEDBİR ALSIN

Türkiye’de bir suikast yaşanacağını öne süren Ahmet nesin, “Bu bir duyum olarak da geldi benim uzun zamandır ara sıra yazılarımda çıtlattığım bir şey. Bir suikast kimi zaten her zaman derin devlet içinde var. Tekrar Binali Yıldırım mı olur? Binali Yıldırım’ın öldürülmesi, eski bir başbakan ve Meclis Başkanı… Yeteri kadar ortalığı kaldırır diye düşünüyorum. O yüzden ben uyarıyorum, Erdoğan tarafından bahçesine helikopterle girilebilecek Abdullah Gül dışındaki insanlar kendi özel tedbirlerini alsınlar. Çok açık söylüyorum, Türkiye bir suikasta gebe. Suikast duyumunun geldiğini söyleyebilirim ama isim duyumu gelmedi” dedi.

ERKEN SEÇİM ERDOĞAN’I KURTARMAZ

Erken seçimin Erdoğan’ın kurtaracağını düşünmediğini belirten Nesin, “O yüzden bir olası darbe girişimi, ya da hiç darbe girişimi olmadan direk bir suikast planı düşünüyorum. Türkiye’nin bu Afganlılar gelmeye başlayınca bir şekilde uyuyan hücreler uyanmaya, harekete geçmeye başladı. Durup dururken Kürtlere ilk defa ya ailecek ya siyasi anlamda ya da İzmir’de olduğu gibi evlerinden atılmalar, öldürülmeler ya da bu 7 kişinin öldürülmesi gibi bu şekilde devlet dışında halkın halkla karşı karşıya geldiğini görmemiştik. O yüzden ilginç şeyler oluyor. Bunlar büyük tuzaklar” dedi.

 

 

 

Adalet Bakanı Gül’den beyaz Toros çıkışı: Statüko beyaz Torosları sever

Ahmet Nesin’den suikast uyarısı: Duyum olarak da geldi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

4 Eylül 2021 Cumartesi

Adalet Bakanı Gül’den beyaz Toros çıkışı: Statüko beyaz Torosları sever

15 Temmuz sonrasında panelvan araçlarla adam kaçırmalar arttı. Statükonun beyaz Toros’ları, faili meçhulleri sevdiğini belirten Adalet Bakanı Gül ise, “Ama biz statükoyu, beyaz Toros’ları, siyah Audi’leri, faili meçhulleri 2023’lere taşımak isteyen zihniyetle de mücadele edeceğiz” dedi.

BOLD – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’den ilginç beyaz Toros, siyah Audi çıkışı geldi. TRT’nin dizisinde de işlenen adam kaçırmaların 2023’e taşınmak istendiğini belirten Gül, bu zihniyetle mücadele edeceklerini söyledi.

MERHAMETSİZ ADALET OLMAZ

Aksaray’da Önder İmam Hatipliler Derneği’nce 18’inci İmam Hatipliler Kurultayı’ndan konuşan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “Bizi biz yapan değerlerin başında adaletin ve merhametin geldiği hepimizce malumdur. Bu iki değer, birbirini adeta tamamlar. Merhametsiz, adalet olmayacağı gibi adaletsiz merhamette olmaz. Adalet ve merhamet, yeri ve göğü ayakta tutan temel bir sütundur. Bugün dünyanın dört bir yanında yaşanan zulümlerin temel sebebinin de adaletin küresel anlamda da olmadığının bir sonucudur” dedi.

STATÜKO BEYAZ TOROSLARI SEVER

28 Şubat sürecini hatırlatıp millet iradesine vesayet ve darbe vuranlara adaletle cevap verdiklerini belirten Gül, “Birileri statükodan memnun olur. Neden? Statüko onların ekmek kapısıdır. Ama statükoyla da mücadele edeceğiz. Reformlarımızı bu milletin lehine değiştireceğiz. Statüko, beyaz Toros’ları sever. Statüko, faili meçhulleri sever. Ama biz statükoyu, beyaz Toros’ları, siyah Audi’leri, faili meçhulleri 2023’lere taşıyan, taşımak isteyen zihniyetle de mücadele edeceğiz. Yeni anayasayı milletimizle yapacağız” diye konuştu.

15 TEMMUZ SONRASI 33 KİŞİ KAÇIRILDI

1990’larda Beyaz Toroslorla yapılan adam kaçırmalar 15 Temmuz sonrasında yerini panelvanlara bıraktı. İlan edilen OHAL ve sonrasında muhaliflere yönelik siyah panelvanlarla kaçırma olayları arttı. 15 Temmuz sonrası 33 kişi kaçırılırken bunlardan bazıları bir anda polis merkezinde ortaya çıktı. Yusuf Bilge Tunç, Hüseyin Galip Küçüközyiğit, Gülistan Doku, Mehmet Bal ve Hürmüz Diril’den hâlâ bir haber alınamıyor.

EN SON ALEV ŞAHİN KAÇIRILMAK İSTENDİ

Son olarak kaçırılmak istenen isim ise Düzce’de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden KHK ile ihraç edilen mimar Alev Şahin oldu. Geçen ay kendilerini polis olarak tanıtan kişiler, çevresini sardıkları Şahin’in siyah panelvan araca binmesini istedi. Şahin’in avukatını araması sonrası biri kadın 6 kişi geldikleri siyah panelvana binip hızla uzaklaştı.

AKP DÖNEMİNDEKİ FAİLİ MEÇHULLER AYDINLATILMADI

AKP dönemindeki insan hakları ihlalleriyle ilgili rapor hazırlayan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, AKP döneminde 259 faili meçhul meydana geldiğini kaydetti. Bu faili meçhullerin hiç birinin aydınlatılmadığını vurgulayan Tanrıkulu, diğer insan hakları ihlalleri ile ilgili de şunları kaydetti: “2002 ile 2019 yılları arasında 59 nefret cinayeti işlendi. 2008 yılından itibaren verilerine ulaşılabilen şüpheli asker ölümleri sonucu 367 kişi yaşamını yitirdi. 2002 ile 2019 arasında 23 bin 959 kişi işkenceye ve kötü muameleye uğradı. En fazla işkence olayı 5 bin 671 ile iki genel seçimin yapıldığı, IŞİD’in bombalı saldırılarının gerçekleştiği 2015 senesinde yaşandı. 2002 ile 2019 arasında en az 721 gazeteci tutuklandı.”

 

Baraj yüzde 7’ye düşürülüyor: MHP ittifaktan ayrılıyor mu?

 

Adalet Bakanı Gül’den beyaz Toros çıkışı: Statüko beyaz Torosları sever yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Zırhlı aracın çarptığı 7 yaşındaki çocuk öldü

Şırnak’ın İdil ilçesinde zırhlı aracın çarptığı 7 yaşındaki Mihraç Miroğlu, ağır yaralandı. İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Miroğlu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu dason yıllarda artan zırhlı araçların yol açtığı ölümleri Meclis’e taşıdı.  

BOLD – Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde son yıllarda artan zırhlı araçların yol açtığı ölümlere bir yenisi daha eklendi. Şırnak’ın İdil ilçesinde zırhlı aracın çarptığı 7 yaşındaki Mihraç Miroğlu adlı çocuk yaşamını yitirdi.

BİSİKLET SÜRERKEN ZIRHLI ARAÇ ÇARPTI

Turgut Özal Mahallesi’nde meydana gelen olaya göre Mihraç Miroğlu dün sokakta bisiklet sürerken bir zırhlı polis aracı çarptı. Olayın ardından Miroğlu, İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Miroğlu’nun cenazesi dün akşam saatlerinde ilçe mezarlığında toprağa verildi.

HDP TEPKİ GÖSTERDİ: ARTIK YETER

Mihraç Miroğlu’nun ölümü ile ilgili HDP Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada duruma tepki gösterildi. Yapılan açıklamada, “Bugün İdil’de zırhlı aracın çarptığı 7 yaşındaki #MihraçMiroğlu isimli çocuk katledildi. Kürt illerinde güvenlik güçlerinin, onların kullandıkları araçların karıştığı ölümler kaza değil katliamdır. Bu kaçıncı kaçıncı çocuk, kadın, yaşlı katliamı? Artık yeter” denildi.

GERGERLİOĞLU OLAYI MECLİS’E TAŞIDI

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da Şırnak İdil’de zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren 7 yaşındaki Mihraç Miroğlu’nun ölümünü Meclis’e taşıdı. Gergerlioğlu, Miroğlu’nun ölümünün ardından yeniden tartışılan zırhlı araç çarpmalarını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu. Mihraç Miroğlu’nun yaşamını yitirmesinin ardından, aracı kullanan polis memuru hakkında herhangi bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığını soran Gergerloğlu, zırhlı araç ile yaşanan ölümlerin neredeyse tamamının Kürtlerin yoğunlukta yaşadıkları il ve ilçelerde yaşanmasının rastlantı olup olmadığını sordu.

12 YILDA 63’TEN FAZLA ÇOCUK ÖLDÜ

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nin Raporuna göre; son 12 yılda en 63 zırhlı araç çarpması olayı meydana geldi. Bu vakalardan bazıları ise şöyle:

  • 7 Haziran 2016’da Şırnak’ın Cizre ilçesinde 6 yaşındaki Bünyamin Bayram adlı çocuk zırhlı aracın çarpması sonucu öldü.
  • 24 Temmuz 2016’da Van merkezde İpekyolu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde kirpi tipi zırhlı aracın ezdiği 4 yaşındaki Taha Kılıç hayatını kaybetti.
  • Şırnak, Cizre’de 24 Ekim 2016’da zırhlı polis aracı 5 yaşındaki Hakan Sarak’a çarptı. Polis kaçtı, Sarak kan kaybından öldü.
  • 9 Şubat 2017’de Mardin Dargeçit’te 7 yaşındaki Berfin Dilek, zırhlı polis aracın çarpması sonucu öldü.
  • 4 Mayıs 2017’de Silopi’de zırhlı polis aracının bir eve çarpması sonucu Furkan ve Muhammed Yıldırım adındaki iki kardeş hayatını kaybetti.

Baraj yüzde 7’ye düşürülüyor: MHP ittifaktan ayrılıyor mu?

Zırhlı aracın çarptığı 7 yaşındaki çocuk öldü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan, kurdelayı erken kesen çocuğun kafasına vurdu

Açılışlarda bakan ve milletvekillerine kurdelayı erken kesme konusunda kızan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rize’deki törende kurdelayı erken kesen çocuğun kafasına vurarak tepki gösterdi. Erdoğan, “Niye kesiyon ya?” dedi.

BOLD – Tayyip Erdoğan, Rize’de Salarha Tüneli’nin açılışını çocuklarla birlikte gerçekleştirdi.

Erdoğan’ın kurdelayı erken kesen  küçük bir çocuğun kafasına vurması dikkat çekti. Erdoğan’ın hareketi canlı yayında kaydedilirken, sosyal medyada büyük tepki çekti.

Daha önce de kurdelayı erken kesen bakanlara kızan Erdoğan’ın, “Talimatı vermeden kestiniz” sözleri gündeme gelmişti.

Birleşik Arap Emirlikleri’ne Sedat Peker için takas teklifi

Erdoğan, kurdelayı erken kesen çocuğun kafasına vurdu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Birleşik Arap Emirlikleri’ne Sedat Peker için takas teklifi

AKP hükumetinin suç örgütü lideri Sedat Peker karşılığında iki Birleşik Arap Emirliği ajanını takas etmeyi teklif ettiği, BAE yönetiminin bu teklife olumlu baktığı ifade edildi. Sedat Peker, YouTube yayınlarıyla AKP Hükumetinin uyuşturucu, kara para aklama ve mala çökme olaylarını açıklamıştı.

BOLD – Habertürk yazarı Fatih Altaylı, iktidarın suç örgütü lideri Sedat Peker’in Türkiye’ye iadesi karşılığında iki BAE ajanını iade etmeyi teklif ettiği iddiasını gündeme taşıdı.

İKİ AJAN KARŞILIĞINDA SEDAT PEKER

Altaylı, iktidara yakın bir ismi kaynak gösterdiği köşe yazısında “Dün, iktidara yakın ve kamu geçmişi bulunan bir isim aradı. Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye’nin yeniden başlayan ve hızla samimileşen ilişkilerinden söz etti ve şunu söyledi: “Türkiye Sedat Peker’i Emirliklerden getirmek için uğraşıyor. Bunun için de geçmişte Türkiye’de yakalanan Birleşik Arap Emirlikleri ajanlarını koz olarak kullanmak istiyor. İki ajanın Emirliklere iadesi karşılığında Sedat Peker’in Türkiye’ye verilmesi teklifinde bulundular.” değerlendirmesi yaptı.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ VERMEZ

Kaynağına “Emirlikler ne yanıt verdi buna?” diye sorduğunu yazan Altaylı, “Şimdilik yanıt vermemişler. Ama Türkiye yanıtın olumlu olma olasılığını yüksek görüyormuş. Bana göre Türkiye’nin takas talebi doğru olabilir. Ama BAE’nin Peker’i bu kadar kolay vereceğini pek zannetmem.” tahmininde bulundu.

Erdoğan, 18 Ağustos’ta BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoun Bin Zayed Al Nahyan’ı kabul etti.

ERDOĞAN’IN BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİYLE TEMAS ÇABASI

Öte yandan, AKP Hükumeti ve yandaş yazarlar yıllardır 15 Temmuz gecesinde Birleşik Arap Emirliklerinin yer aldığını öne sürdü. Erdoğan’ın ağustos ayında BAE Ulusal Güvenlik Danışmanı El Nahyan ile görüşmesi sonrası AKP’nin ve yandaş yazarların görüşleri değişti. BAE yönetimi önce Peker’in video yayınlamasını kısıtladı, sonra tamamen yasakladı.

Baraj yüzde 7’ye düşürülüyor: MHP ittifaktan ayrılıyor mu?

Birleşik Arap Emirlikleri’ne Sedat Peker için takas teklifi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Kalbine zıpkın saplanan vatandaş korkuttu

İzmir’in Karaburun ilçesinde balık avı sırasında kalbine zıpkın saplanan kişi, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Araştırma Uygulama Hastanesinde ameliyata alındı. Kalbindeki zıpkın çıkarılan vatandaş, hayati tehlikeyi atlattı.

BOLD – Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, arkadaşlarıyla balık avlamaya giden Oğuzhan Sonügür elindeki zıpkını kazara kalbine sapladı. DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesi Acil Servisi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından kalp ve damar cerrahisi bölümünde ameliyata alındı.

ÇOK AZ RASTLANAN BİR OLAY

Ameliyatı yapan Doç. Dr. Tuğra Gençpınar, Sonügür’ün hastaneye getirildiğinde zıpkının göğüs kafesinden kalbine doğru girdiğini gördüklerini belirtti. Gençpınar, “Açık kalp ameliyatıyla zıpkını oradan çıkardık. Akciğeri delerek girdiği için göğüs cerrahisiyle akciğerde de onarım yapıldı. Meslek hayatımızda çok az rastlayacağımız bu zorlu ameliyatı başarıyla tamamlayarak kalpte ciddi bir onarım yaptık.” dedi.

13 milyon ağaç kesildi: 3’ncü köprü için 456 parsel ormanlık alan daha acele kamulaştırıldı

Kalbine zıpkın saplanan vatandaş korkuttu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Baraj yüzde 7’ye düşürülüyor: MHP ittifaktan ayrılıyor mu?

Erdoğan ve Bahçeli’nin anlaşarak seçim barajını yüzde 7’ye düşürme kararı almalarının yankıları sürüyor. Barajın yüzde 7’ye indirilmesi sonrası MHP’nin Cumhur İttifakından ayrılacağı iddiası ortaya atıldı. AKP ile ortak Anayasa hazırlayan, Seçim Kanunu’nu değiştirmek için kolları sıvayan MHP, ittifaktan ayrılır mı?

BOLD ANALİZ –  Gazeteci Fehmi Koru “Baraj yüzde 7 olarak tescillendi de bu konu neden MHP’yi ilgilendiriyor?” başlığıyla bir yazı kaleme aldı. Yazıda “Siyaseti yakından izleyen bir gözlemcinin söylediği en kestirmeden şu: MHP, ‘Benden bu kadar’ deyip kendisini ittifak dışına atacak…” iddiasında bulundu.

ANKARA GAZETECİLERİ KISA VADEDE AYRILIK GÖRMÜYOR

Siyaseti yakından izleyen Ankara gazetecileri, bu iddianın altının boş olduğu görüşünde. 1 Kasım 2015 seçimlerinde başlayan ve 2018 yılında Cumhur İttifakı ile sonuçlanan AKP-MHP ortaklığı kısa vadede bozulacak gibi görünmüyor. Gerekçe olarak AKP ile seçime gidildiğinde MHP’nin baraj endişesi olmayacağını gösteriyor. MHP yüzde 7’nin altında kalsa bile ortağı AKP barajı geçtiği için MHP milletvekili çıkarabilecek.

ANAYASA ÇALIŞMASI VE SEÇİM KANUNU HAZIRLIĞI

Sık sık Devlet Bahçeli’nin evinde yapılan görüşmelerde Erdoğan’ın MHP ile yola devam etme isteğinde olduğu mesajını kamuoyuna verdiği kaydediliyor. Yine iki partinin güçlendirilmiş Türk tipi başkanlık için Anayasa değişikliği, dar ya da daraltılmış bölge seçim sistemi üzerinde ortak çalıştığı biliniyor. Afgan ve Suriyeli mülteciler hariç hemen her konuda ortak açıklamaya yapan Cumhur İttifakı ortaklarının en azından ilk seçime birlikte gireceği tahmin ediliyor.

BÜROKRASİDEKİ MHP KADROLARI DA BİRLİKTEN YANA

Bürokrasideki MHP kadrolarının da AKP ile birliktelikten yana olduklarına dair bilgiler Başkent kulislerinde konuşuluyor. Özellikle güvenlik bürokrasisindeki MHP kadroları AKP ile ayrılığın kendilerinin konumlarını kaybetme anlamına geldiğine dair MHP genel merkezine mesajlar iletiyor.

Bu durumda MHP’nin Cumhur İttifakından ayrılmasının çok büyük bir krizle olabileceği vurgulanıyor. 2023 Cumhurbaşkanı adayını da Tayyip Erdoğan olarak açıklayan MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhur İttifakından ayrılması zor görünüyor.

Eski Bakan Günay, oylamaya katılmayanlara dikkat çekti: Muhalefet fire vermeseydi Egemen Bağış Yüce Divan’a gidecekti

Baraj yüzde 7’ye düşürülüyor: MHP ittifaktan ayrılıyor mu? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Annesi vefat etti, babası cezaevinde: Gurbet elde bir Yusuf kaldı

15 Temmuz sonrası mesleğinden ihraç edilen, eşinin tutuklanmasının ardından 5 yaşındaki oğluyla yurtdışına çıkan hâkim Gülsüm Coşar(31)’ın mülteci olarak yaşadığı Almanya’da genç yaşta hayatını kaybetmesi yürekleri sızlattı. Annesini kaybeden 5 yaşındaki Yusuf’un tutuklu babası Aykut Coşar’a kavuşması için sosyal medyada tahliye çağrısı yapıldı.

BOLD – Genç hakime Gülsüm Coşar, mülteci olarak bulunduğu Almanya’da rahatsızlanması üzerine kaldırıldığı hastanede 1 Eylül’de vefat etti. Coşar, geride 5 yaşında bir oğul ve cezaevinde bir eş bıraktı.

KHK İLE ATILDI, EŞİ CEZAEVİNDE

Gaziantep’te hakim olarak görev yapan Gülsüm Coşar, 31.8.2016 günü OHAL KHK’larında yer alan hükümlere dayanılarak HSYK tarafından ihraç edildi. Hakim Coşar’ın savcı olan eşi Aykut Coşar da aynı tarihte ihraç edildi. Savcı Aykut Coşar, daha sonra hakkında açılan davada tutuklandı. 9 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılan savcı Aykut Coşar, halen Gaziantep cezaevinde bulunuyor.

GENÇ YAŞINDA HAYATINI KAYBETTİ

Hakim Gülsüm Coşar’a da benzer gerekçelerle 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Hakim Coşar, bu şekilde kendisinin de tutuklanma tehlikesi üzerine üzerine 5 yaşındaki oğlu Yusuf’u da yanına alarak yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Hakime Coşar, rahatsızlanması üzerine kaldırıldığı hastanede 1 Eylül’de vefat etti. Coşar, ardında gurbette 5 yaşında bir oğul, Türkiye’de cezaevinde ise tutuklu bir eş bıraktı.

ANNE ÖLDÜ, BABA CEZAEVİNDE: BU ÇOCUK NE OLACAK?

Gülsüm Coşar’ın 5 yaşındaki oğlu Yusuf, hem annesinin vefatının acısını hem de babasından uzak olmanın üzüntüsünü yaşıyor. Yusuf’un bu durumu sosyal medyada pekçok kişinin vicdanını sızlattı. Hakime Coşar’ın vefatı nedeniyle yetim kalan Yusuf’un cezaevindeki babasına kavuşması için savcı Aykut Coşar’ın tahliye edilmesi çağrıları yapıldı. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Adalet Bakanlığı’nı etiketleyerek, tutuklu baba Aykut Coşar’ın tahliye edilmesini istedi. Gergerlioğlu, “Almanya’da vefat eden, eski Hakime Gülsüm Coşar. Hakime hanımın 5 yaşında bir oğlu vardı. Anne öldü, baba c.evinde.!!! Bu çocuk ne olacak? Babasız mı kalacak?” dedi. Bir başka sosyal medya kullanıcısı ise, “Yusuf için baba, mutlak surette tahliye edilmeli, “Annem cennete gitti” diyen minik yüreğe daha fazla yük yüklenmemeli” ifadesini kullandı.  Hikmet Pınar isimli hesap ise, “Gurbette vefat eden Hakime Gülsüm COŞAR‘ın 5 yaşındaki masum oğlu Bülent Yusuf‘u, bari babasız bırakmayın” diyerek baba Aykut Coşar’ın tahliye edilmesini istedi.

İhraç hâkim genç yaşında gurbette yaşamını yitirdi

Annesi vefat etti, babası cezaevinde: Gurbet elde bir Yusuf kaldı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Biden imzaladı: 11 Eylül saldırılarının belgeleri halka açılıyor

ABD Başkanı Joe Biden, 11 Eylül terör saldırılarıyla ilgili belgelerin halka açılmasını öngören başkanlık kararnamesini imzaladı. Belgeler 6 ay içerisinde halka açılacak.

BOLD – ABD Başkanı Joe Biden, 11 Eylül terör saldırılarıyla ilgili FBI’ın soruşturmalarına dayanan ve bugüne kadar gizli olan belgelerin halka açılmasını öngören başkanlık kararnamesine imza attı.

KARARNAMEYİ İMZALADI, ÇALIŞMA BAŞLATILACAK

Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, ABD Başkanı Biden, imzaladığı kararname ile Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili federal kurumlara 11 Eylül saldırılarıyla ilgili belgelerin açıklanması için çalışma başlatma talimatı verdi. Seçim sürecinde halka bu yönde şeffaflık sözü verdiğini hatırlatan Biden, 11 Eylül 2001’deki terör saldırılarının 20. yıl dönümünde bu sözünü yerine getirdiğini belirtti.

ADIM ATMADIĞI İÇİN ELEŞTİRİLİYORDU

Biden, FBI’ın 11 Eylül saldırılarıyla ilgili yapmış olduğu soruşturmaları kapsayan ve bugüne dek gizli olan belgelerin 6 ay içinde kamuoyuna açılması yönünde talimat verdiğini kaydetti. Amerikan kamuoyunda Biden’ın 11 Eylül kurbanlarına yönelik herhangi bir adım atmadığı gerekçesiyle son dönemde eleştiriler yükseliyordu.

3 BİN KİŞİ SALDIRILARDA HAYATINI KAYBETTİ

ABD’de 11 Eylül 2001’deki terör saldırılarında 4 yolcu uçağı kaçırılmış, uçaklardan ikisi İkiz Kuleler’e çarpmıştı. Kaçırılan bir diğer uçak, başkent Washington’da Pentagon’u hedef alırken dördüncü uçak ise F-16’lar tarafından Pensilvanya kırsalında düşürülmüştü ve yaklaşık 3 bin kişi saldırılar sonucu hayatını kaybetmişti.

 

13 milyon ağaç kesildi: 3’ncü köprü için 456 parsel ormanlık alan daha acele kamulaştırıldı

Biden imzaladı: 11 Eylül saldırılarının belgeleri halka açılıyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan, demiryollarının ihalesini alan şirketin sahibini TCDD’nin başına atadı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TCDD Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu başkanlığına Ulaştırma Bakanlığı’ndan 2020’de TCDD’nin yolcu taşıma ihalesini kazanan Sun Group Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkerim Murat Atik’i atadı. 

BOLD – TCDD Genel Müdürü Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle görevden alınan TCDD Genel Müdürlüğü’ne Sun Group Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkerim Murat Atik getirildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, SPK Başkanvekili Taha Meli Arvas’ı da bir yılını doldurmadan görevden aldı.

Sun Group Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkerim Murat Atik(sol başta)

TCDD’NİN BAŞINA SUN GRUP BAŞKANI ATANDI

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Uygun, Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevden alındı. TCDD Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanlığına 20 Eylül 2019’da getirilen Ali İhsan Uygun’dan boşalan göreve Sun Group Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkerim Murat Atik getirildi. Atik’in sahibi olduğu Sun Group, 28 Aralık 2020’de Ulaştırma Bakanlığı’ndan demiryolları için Türkiye’nin ilk özel yolcu taşıma lisansını alan şirket olmuştu.

ESKİ SABAH YAZARI 1 YILINI DOLDURMADAN SPK’DAKİ GÖREVNDEN ALINDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanvekili Taha Meli Arvas’ı görevden aldı. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Cumhurbaşkanı kararına göre Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanvekili Taha Meli Arvas görevden alındı. Ekim 2020’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Talat Ulussever’in yerine SPK başkan vekili olarak atanan Taha Meli Arvas görevde bir yılını dolduramadı. Sakarya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu olan Arvas, Sabah ve Daily Sabah gazetelerinde köşe yazarlığı yapmıştı.

 

4 yıldır tutuklu olan KHK’lı veteriner Ethem Güllüce’nin oğluna ölümcül ALD teşhisi konuldu

Erdoğan, demiryollarının ihalesini alan şirketin sahibini TCDD’nin başına atadı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Eski Bakan Günay, oylamaya katılmayanlara dikkat çekti: Muhalefet fire vermeseydi Egemen Bağış Yüce Divan’a gidecekti

Erdoğan Bayraktar’ın itiraflarıyla yeniden gündeme gelen 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasında eski bakan Ertuğrul Günay, Yüce Divan oylamasında fire veren muhalefet vekillerine dikkat çekti. Günay, AKP’li bazı vekillerin oylamaya katılmadığını, bazılarının da Yüce Divan yönünde oy kullandığını kaydetti.

BOLD – Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrasında TBMM’de yapılan Yüce Divan oylamasına bazı muhalefet milletvekillerinin katılmadığını açıkladı. Günay 3 muhalefet partisinin de fire verdiğini bunun tutanaklarda görülebileceğini kaydetti.

‘ERDOĞAN KOMİSYON BAŞKANINI ARADI, TOPLANTI ERTELENDİ’

Halk TV yayınına katılan Günay, “Komisyonun eğilimi vardı. Fakat bir erteleme oldu. O erteleme tam kararın komisyonda çıkacağı gün. O zaman başbakandı sanırım, Erdoğan komisyon başkanını aradı, komisyon başkanı bembeyaz bir yüzle gelip toplantıyı erteledi. O bir hafta içinde yeni birtakım girişimler oldu. Ali Bey (Ali Babacan) ‘sağı solu tehdit ettiler’ derken sanıyorum bunu söylemiş olabilir” dedi.

MUHALEFET PARTİLERİ FİRE VERDİ

Bakanların Yüce Divan’a sevk edilmesiyle ilgili TBMM’de yapılan oylamada hem iktidarın hem de muhalefetin fire verdiğini belirten Günay, “Benim gördüğüm iki taraf da fire verdi oylamada. Komisyonun Yüce Divan’a sevk etmesi ya da etmemesi konusunda Genel Kurul’da oylama yapılırken Adalet ve Kalkınma Partisi’nden bir grup yukarının iradesine rağmen gitmeleri doğrultusunda oy verdi. Ama muhalefetin 3 partisi de fire verdi, gitmesinler diye oy verdi: Tutanaklara bakarsanız görürsünüz” dedi.

BAĞIŞ ÇOK AZ FARKLA YARGILANMAKTAN KURTULDU

Meclis’te Egemen Bağış için yapılan Yüce Divan oylamasında 517 oy kullanıldı. TBMM’de muhalif vekil sayısı 223 idi. Ancak muhalefetten 215 milletvekili salonda hazır bulundu. Bu oyların 255’i ret, 245’i kabul, 7’si çekimser, 6’sı boş ve 4’ü geçersiz olarak açıklandı. Böylece TBMM’deki üçüncü oylamada, ilkinde olduğu gibi salondaki vekil sayısı yeniden 517 oldu. Bağış için yapılan oylamada fire sayısı 48 olarak not edildi.

ÇAĞLAYAN’DA FİRE SAYISI 38 OLDU

Zafer Çağlayan hakkındaki TBMM’deki ilk oylama sonucunda, 517 oy kullanıldı ve bunun 264’ü ‘ret’, 242’si ‘kabul’, 7 çekimser, bir boş ve 3 geçersiz oy olduğu açıklandı. AKP’den en az 27 milletvekili Yüce Divan’a gidilmesi gerektiği yönünde oy kullanmış oldu. Dönemin AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal ise fire sayısını 38 oy olarak açıkladı.

MUAMMER GÜLER’DE AKP’NİN FİRESİ 48’E ÇIKTI

TBMM’de ikinci oylama, Muammer Güler hakkında yapıldı. Bu oylamada, 513 oy kullanıldı ve bunun 241’i kabul, 258’si ret, 6 çekimser, 4 boş ve 4 geçersiz oy olduğu açıklandı. Bu ikinci oylamada, oy kullanımında 4 kişi eksilmesi dikkat çekti. Bu oylamada AKP’de toplam fire sayısı 48’i buldu.

BAYRAKTAR’DA AKP’NİN FİRESİ AZALDI

Eski Bakan Erdoğan Bayraktar için yapılan Yüce Divan oylamasında ise, 515 oy kullanıldı. Bunun 219’u kabul, 288’i ret, 3 çekimser, 3 boş ve 2 geçersiz çıktı. TBMM’deki Bayraktar için yapılan oylamada AKP’nin fire sayısı 14’e düştü. Böylece AKP içerisinde Yüce Divan’a gönderilmemesi yönünde en çok desteklenen kişi Bayraktar oldu.

 

4 yıldır tutuklu olan KHK’lı veteriner Ethem Güllüce’nin oğluna ölümcül ALD teşhisi konuldu

Eski Bakan Günay, oylamaya katılmayanlara dikkat çekti: Muhalefet fire vermeseydi Egemen Bağış Yüce Divan’a gidecekti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Merkel, selzedelere 30 milyar Euro bütçe ayırdı: Erdoğan, IBAN verdi

“Almanya bizi kıskanıyor” diyerek miting meydanlarında oy toplayan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Almanya’dan kötü haber geldi. Almanya Başbakanı Merkel, sel felaketinin yaşandığı Almanya’nın Rheinland-Pfalz eyaletinin yaralarının sarılması için 30 milyar Euro bütçe ayrıldığını duyurdu. Erdoğan hükumeti ise selzedeler yardım için halka IBAN vermişti.

BOLD ANALİZ – 26 Eylül Pazar günü yapılacak seçimler sonunda görevi bırakacak olan Almanya Başbakanı Merkel, Temmuz ayında sel felaketinin yaşandığı Almanya’nın Rheinland-Pfalz eyaletindeki Ahr vadisini ziyaret etti.

Ziyareti sırasında Ahr vadisinde incelemelerde bulunan Merkel, 133 kişinin hayatını kaybettiği bölgedeki yaraların sarılacağını söyledi. Bölgenin yeniden ayağa kalkması için 30 milyar Euroluk bir bütçenin ayrıldığını açıklayan Merkel, bütçenin yetmemesi halinde ise daha fazla para aktarılacağını kaydetti. Peki bu para Türk Lirası olarak ne kadar ediyor?

Almanya Başbakanı Merkel, 170’e yakın kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin yaşandığı bölgeyi ziyaret etti.

TÜRKİYE BÜTÇESİNİN 4’TE BİRİNİ SELZEDELERE AKTARDI

Erdoğan’ın ortaya attığı ve AKP’li seçmenin inandığı ‘Almanya bizi kıskanıyor’ sözü Merkel’in bu açıklamasıyla alt üst oldu. Türkiye’nin 2021 bütçesi 1 trilyon 101 milyar TL olarak belirlendi. Almanya’nın sel bölgesine yapacağı yardımın bugünkü Euro kuruyla karşılığı ise 296 milyar 13 milyon liraya ulaşıyor. Türkiye bütçesinin dörtte birine ulaşan yardımı Almanya sadece sel bölgesine veriyor.

Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde meydana gelen selde 78 kişi hayatını kaybetti.

DEPREMDE, SELDE, YANGINDA HALKA IBAN VERİYOR

Merkel, sel felaketine uğrayan bölgeler için kararlaştırılan 30 milyar Euroluk 300 milyar liraya yakın yardımın önümüzdeki hafta federal mecliste onaylanacağını da açıkladı. Türk tipi başkanlık sistemiyle Türkiye’yi yöneten AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise depremde, selde, yangında halka IBAN vererek yardım topluyor. Son olarak Kastamonu Bozkurt ilçesindeki sel felaketinde de vatandaşlara IBAN numarası dağıtıldı. Halk ödediği vergiden ayrı olarak bir de Erdoğan’ın verdiği IBAN’a para yatırmak zorunda kalıyor.

CENGİZ HOLDİNG’E DESTEK VE TEŞVİK YAĞIYOR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Beşli Çete olarak adlandırdığı yandaş müteahhitlere ise AKP Hükumeti ihale ve destek yağdırıyor. Daha dün yayımlanan Resmi Gazetedeki Cumhurbaşkanı kararı ile Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz Holding’e fabrika arazisi, personel maaşı desteği, enerji desteği, SSK primi desteği, sıfır vergi desteği gibi teşvikler açıklandı.

 

Merkel, selzedelere 30 milyar Euro bütçe ayırdı: Erdoğan, IBAN verdi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan, Rize’de protesto edildi

Memleketi Rize’de geniş güvenlik önlemleri içerisinde İyidere-İkizdere Yolu ve Tünelleri açılış törenine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören sonrası bir grup vatandaş tarafından protesto edildi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’den ayrılırken İkizdere’de bir grup tarafından protesto edildi. Cengiz İnşaat’ın taş ocağına karşı çıkan eylemciler, “Direne direne biz kazanacağız. Biz halkız, biz kazanacağız” dedi.

NE KADAR KOMÜNİST VARSA ALIP GETİRİYORLAR

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, İyidere-İkizdere Yolu ve Tünelleri Açılış Töreni için memleketi Rize’ye geldi. Erdoğan’ın Rize’deki açılış töreninde yaptığı konuşma hemşehrilerinin tepkisini çekti. İkizdere’de taş ocağına karşı direnen köylüler ile ilgili Erdoğan, “İkizdere’de lojistik tesislerini yapıyoruz, bunlar Ankara’dan geliyorlar, durdurmak için gayret sarfediyorlar. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ne kadar sol varsa, komünist varsa alıp buraya geliyorlar. Siz bizim önümüzü kesemeyeceksiniz. Biz bu tesisleri, yolları yapacağız. Sizin gücünüz bunların önünü kesmeye yetmez” dedi.

DİRENE DİRENE BİZ KAZANACAĞIZ

Erdoğan, “Bu malum Millet İttifakı diye zillet ittifakı var ya, ben inanıyorum ki bunlara en büyük dersi Rize, hemşerilerim verecektir” dedi. İkizdereliler Erdoğan’ı gece yarısı konvoyu geçerken protesto etti. Protestoya katılanlara jandarma müdahale etti. Eylemciler “Direne direne biz kazanacağız. Biz halkız, biz kazanacağız” dedi.

 

4 yıldır tutuklu olan KHK’lı veteriner Ethem Güllüce’nin oğluna ölümcül ALD teşhisi konuldu

Erdoğan, Rize’de protesto edildi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

13 milyon ağaç kesildi: 3’ncü köprü için 456 parsel ormanlık alan daha acele kamulaştırıldı

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu için 456 parsel daha Cumhurbaşkanı Kararı’yla kamulaştırıldı. Bugüne kadar 13 milyon ağacın kesildiği otoyol için kamulaştırma kararı verilen bölgelerin önemli bir bölümü de ormanlardan oluşuyor.

BOLD – İstanbul’un en yoğun ormanları üzerinde bulunan ve 13 milyon ağacın kesildiği Kuzey Marmara Otoyolu için yeni kamulaştırma kararı çıktı. 3. köprü güzergahında yine milyonlarca ağacın kesileceğine kesin gözüyle bakılıyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’nda, “Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamındaki ekli kroki ile listede güzergahı, bulunduğu yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından  acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir” denildi.

ÖMERLİ, HADIMKÖY, SAZLIBOSNA, İKİTELLİ, KAYABAŞI…

Kararında ekinde yer alan ve kamulaştırılacağı açıklanan listede önemli bir bölümü yine ormanlık alanda yer alan tam 456 parsel arazi yer alıyor. Ömerli, Hadımköy, Sazlıbosna, Firuzköy, Ispartakule, Hoşdere, İkitelli, Kayabaşı, Şahintepe, Şamlar, Karaağaç, Bahsayış ve Nakkaş’taki kamulaştırılacak alanlara ait parsel numaraları kararda tek tek sıralandı.

Merkez Bankası kaç baz puan faiz indirecek?

 

13 milyon ağaç kesildi: 3’ncü köprü için 456 parsel ormanlık alan daha acele kamulaştırıldı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »