1 Ekim 2019 Salı

Bir yılda 34 bin esnaf kepenk kapattı

Haziran 2018-Haziran 2019 döneminde küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) sayısında 34 bin azalma yaşandı. Sadece Kocaeli’de 2 bin esnaf kapısına kilit vururken, bir yılda en fazla KOBİ’nin kepenk kapattığı sektör inşaat oldu.

BOLD – Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfının (TEPAV) Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre, haziran itibarıyla son bir yıl içinde KOBİ’lerin sayısı 34 bin azaldı.

428 BİN KİŞİNİN EKMEK KAPISIYDI

Bununla birlikte bu işletmelerdeki istihdam sayısında da toplam 428 bin kişilik azalma oldu.

TEPAV İstihdam İzleme Bülteni verilerine göre, bu dönemde toplam 4/a sigortalı çalışan sayısı 283 bin kişi azaldı. Buna göre, Haziran 2019´da Haziran 2018´e göre sigortalı ücretli çalışan sayısı en fazla azalan sektör 451 bin azalışla bina inşaatı sektörü oldu.

Bu sektörü 108 bin azalışla bina dışı yapıların inşaatı, 48 bin azalışla özel inşaat faaliyetleri, 27 bin azalışla metalik olmayan ürünlerin imalatı ve 20 bin azalışla fabrikasyon metal ürünleri sektörleri izledi.

Sigortalı ücretli çalışan sayısı son bir yılda en fazla azalan il 93 bin azalışla İstanbul oldu. İstanbul´u 41 bin azalışla Ankara, 34 bin azalış ile İzmir, 25 bin azalışla Bursa ve 18 bin azalışla Konya izledi.

Haziran 2019´da, son bir yıldaki değişimlere bakıldığında yüzde 6.4 ile en fazla artış esnaf ve çiftçi sayısında görüldü. Bu dönemde kamu çalışanı sayısında yüzde 1.3 artış, sigortalı ücretli çalışan sayısında ise yüzde 1.9 azalış yaşandı.

Bu dönemde sigortalı ücretli çalışan sayısı 14 milyon 288 bine geriledi. Mevsimsellikten arındırılmış değerlere bakıldığında Mayıs 2019´a göre sigortalı ücretli sayısında 11 binlik artış gerçekleşti.

Sektörel bazlı değişimlere bakıldığında yıllık en çok artış, 164 bin ile insan sağlığı hizmetleri sektöründe oldu. Bu sektörü 68 bin artışla eğitim ve 48 bin artışla konaklama sektörü izledi.

Çalışan sayısı en hızlı artan sektör yüzde 46.5 ile insan sağlığı hizmetleri sektörü oldu. Bu sektörü yüzde 20.4 artışla diğer ulaşım araçları imalatı, yüzde 15.8 artışla iyileştirme ve diğer atık yönetimi hizmetleri ve yüzde 15.1 artışla sinema filmi ve ses kaydı yayımcılığı sektörleri izledi.

İŞ YERİ SAYISI EN ÇOK KOCAELİ’DE AZALDI

Son bir yılda iş yeri sayısı en çok azalan il 2 bin ile Kocaeli oldu ve bu ili Bursa, Konya, Manisa ve Tekirdağ izledi.

Oransal değişime bakıldığında iş yeri sayısı en hızlı azalan il yüzde 9.5 azalışla Ardahan oldu ve Ardahan’ı Erzincan, Gümüşhane, Hakkari ve Bitlis izledi.

Bu dönemde, Türkiye genelinde iş yeri sayısı, 34 bin rakamının karşılık geldiği yüzde 1.8 oranında azalmış oldu ve 1 milyon 839 bine düştü.

KOBİ iş yeri sayılarının sektörel dağılımlarına bakıldığında 1 yılda en hızlı azalan sektör yüzde 29.5 ile bina inşaatı sektörü olmuştur. Bu sektörü bina dışı yapıların inşaatı ve ev içi çalışanların faaliyetleri sektörleri izledi.

1 yılda elektrik ve doğal gaza tam 10 defa zam yapıldı

medyabold
Devamını Oku »

Davutoğlu yeni partisi için Ufuk Uras’la temasta

Yeni Partisi için kadro oluşturmaya çalışan Ahmet Davutoğlu, ÖDP’nin eski lideri Ufuk Uras’la uzun süren bir görüşme yaptı.

BOLD – Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Eski Genel Başkanı ve 23. Dönem İstanbul Millet Milletvekili Ufuk Uras, AK Parti’den istifa eden ve yeni parti çalışmaları yürüten eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştüğünü açıkladı.

Ufuk Uras sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dün Davutoğlu ile görüştüğünü, ülkenin durumu ve olası senaryolar üzerine ‘kapsamlı bir görüşme yaptığını’ duyurdu. Uras, görüşmenin 3 saat sürdüğünü belirtirken, Davuoğlu’nun yeni çıkacak kitabını kendisi için imzaladığını, “Sayın Davutoğlu, lütfettiler kitaplarını imzaladılar” cümleleriyle aktardı. Uras, Davutoğlu’nun yeni kitabını ilgiyle beklediğini de vurguladı.

medyabold
Devamını Oku »

1 yılda elektrik ve doğal gaza tam 10 defa zam yapıldı

Dün akşam yapılan yüzde 14.9’luk fiyat artışıyla birlikte son bir yılda elektrik ve doğal gaza tam 10 kez zam geldi.

BOLD – Elektrik fiyatlarına yüzde 14.9 zam yapıldı. Artık vatandaşlar doğal gaz ve elektriğe yılda kaç kez zam geldiğini hesaplayamıyor bile!

2018 yılının ağustos ayından bu yana doğal gaza ve elektriğe 5’er kez zam geldi. Toplamda vatandaş 10 defa zam haberi aldı. Tüm bu süre zarfında indirim yapılıp yapılmadığına bakıldığında ise doğal gaz ve elektrik fiyatlarında sadece bir kez indirim uygulandığı görüldü.

Son 1 yıl içinde elektrik ve doğal gaz fiyatına gelen zamlar, kronolojik sırasına göre şu şekilde:

ELEKTRİK ZAMLARI

01 AĞUSTOS 2018

Ağustos ayındaki elektrik zammı akşam saatlerinde duyurulmuştu. Buna göre konutlarda yüzde 9, sanayide ise yüzde 14 olmak üzere elektrik fiyatlarına zam yapılmıştı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) Resmi Gazete’de yayımlanan kararına göre, konutlarda kullanılan elektriğin kilovat saati yüzde 9.57 artış ile 29,578 kuruş olmuştu.

01 EYLÜL 2018

EPDK elektrik fiyatlarını sanayide yüzde 14, konutlarda ise yüzde 9 artırmıştı. Tarife resmi gazetenin mükerrer sayısında gece yayımlanmıştı.

Normalde elektrik fiyatları için 3 ayda bir tarife yenileyen EPDK, 1 Ekim 2018 yerine 1 Eylül 2018’de tarifeleri yenilemişti.

01 EKİM 2018

2018 yılını kapatmadan bu tarihe kadar elektrik fiyatları bir kez daha artırıldı. Meskenlerde kullanılan elektriğe yüzde 9, sanayi için kullanılan elektriğe ise yüzde 18 zam yapıldı.

ENERJİ ŞİRKETLERİNİN BİRİKEN MALİYETLERİ TÜKETİCİYE YANSITILDI

01 TEMMUZ 2019

Tekrarlanan İstanbul seçimi sonrası elektrik fiyatı 1 Temmuz itibarıyla yüzde 14.98 zamlanmıştı.

EPDK, yaptığı toplantı neticesinde kamu ve özel sektör üretim şirketlerinin biriken maliyetlerinin tüketiciye yansıtılmasına karar verilmişti.

01 EKİM 2019 EKİM (BUGÜN)

EPDK tarafından bugün itibarıyla elektriğe yüzde 14.9 zam yapılacağı bildirildi. Kurumdan yapılan açıklamada, söz konusu fiyat artışında bir önceki tarife dönemine göre Elektrik Üretim AŞ’nin (EÜAŞ) toptan satış tarifelerindeki değişimin en önemli etken olduğu kaydedildi.

DOĞAL GAZ ZAMLARI

01 AĞUSTOS 2018

BOTAŞ, doğal gaza konutlarda ve küçük ile orta ölçekli işletmelerde yüzde 9, büyük işletmelerde yüzde 14 zam yapıldığını duyurmuştu.

01 EYLÜL 2018

Doğal gaz fiyatına yüzde 9 zam yapılmıştı.

01 EKİM 2018

BOTAŞ’ın doğal gaza konutta yüzde 9, sanayide yüzde 18.5 zam yaptığı bildirilmişti.

31 TEMMUZ 2019

1 Ağustos’ta da konutlarda kullanılan doğal gaza yüzde 14.97, sanayi bölgeleri için ise yüzde 13.73 zam yapılmıştı.

31 AĞUSTOS 2019

Doğal gaz fiyatına yüzde 14.90 zam yapıldı. Böylece son gelen zam ile birlikte faturaya yüzde 32 zam gelmiş oldu!

SADECE BİR KERE YÜZDE 10 İNDİRİM YAPILDI

Son 1 yıl içinde doğal gaza 5 kez zam yapılırken, bu zamların hemen hepsi gece yarısı tebliğleri ile duyuruldu. Ancak 2018’in sonunda AKP’li cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, elektrik ve doğal gaza indirim yapıldığı duyurmuştu.

Erdoğan, 25 Aralık 2018’de AKP grubunda yaptığı konuşmada, “Yılbaşından itibaren elektrik fiyatlarında konutlarda yüzde 10 indirim yapıyoruz. Konutlarda ve küçük orta ölçekli işletmeler ile ticarethanelerde kullanılan doğal gazın fiyatında da yüzde 10’luk bir indirime gidiyoruz” diye konuşmuştu.

ENERJİ ŞİRKETLERİ BORSADA DEĞER KAZANDI

Elektrik tarifesine son yapılan yüzde 14.9’luk zammın ardından enerji şirketleri hisselerine güçlü alım geldi.

En fazla yükselen hisselerden Akenerji yüzde 8, Enerjisa yüzde 5 civarı primli.

Elektrik tüketimi yoğun çimento sektörü hisseleri ise düşüşte.

Elektriğe yüzde 14,90 zam geldi

medyabold
Devamını Oku »

Cinnet vatan… Jeton için kızının gözü önünde katledildi… “Tütün saramıyorsun” diyen kahveciyi öldürdü

Manisa’da bir baba, kızını götürdüğü lunaparkta jeton tartışmasına girdiği görevli tarafından öldürüldü. Konya’da ise bir kişi, kendisine “Böyle tütün sarılmaz” diyen kahveciye kurşun yağdırdı.

BOLD – Eren Erbahçeciler, dün akşam 21.00’de Manisa’nın Salihli ilçesindeki lunaparka 10 yaşındaki kızını götürdü. Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü Ahmetli Şubesinde çalışan Erbahçeciler ile lunapark çalışanı K.S. arasında, oyun aletlerinde kullanılan jeton nedeniyle tartışma çıktı. K.S., yanındaki tabancayla Eren Erbahçeciler’i göğsünden vurdu. Kızının gözü önünde kanlar içinde yerde kalan Erbahçeciler, kaldırıldığı hastanede can verdi. K.S. cinayetin ardından kayıplara karıştı.

“YANLIŞ SARIYORSUN”

Konya’daki tütün kavgasında ise Murat Yağcı öldürüldü. Olay, dün akşam saat 02.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Yazır Mahallesi Topak Sokak’taki kahvehanenin önünde meydana geldi. Sertaç Efe (38), emlakçılık yapan arkadaşının iş yerine gitti. Bu sırada yan tarafta kahvehane işleten Murat Yağcı (36), komşusu olan emlakçının yanına geldi. Yağcı, sigara içmek için tütün saran Efe’ye “Böyle tütün sarılmaz yanlış sarıyorsun” dedi.

Murat Yağcı

ÇATIŞMA ÇIKTI

Bunun üzerine Yağcı ile Efe arasında tartışma çıktı. Kısa süren tartışmanın ardından oradan ayrılan Efe, bir süre sonra tekrar geri geldi. Aracından inen Efe, kahvehane önündeki Yağcı’ya tabancayla ateş ederek göğsünden vurdu. Yağcı’nın yanında bulunan yakınları Ertekin Kaçın (39) ve Hasan Barış (25) da tabancayla ateş ederek karşılık verdi. Çıkan silahlı çatışmada Efe el ve ayak parmaklarından, Hasan Barış ile o sırada eczaneye giderken yoldan geçen Tunahan Yüncü kalçalarından yaralandı. Murat Yağcı, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.

Şirin Ünal sosyal medyanın kıskacında: #NadirayaNeOldu

medyabold
Devamını Oku »

Mustafa Balbay ile Ahmet Hakan arasında ‘ittifak’ kavgası: “50 kere sordun neyi anlamadın”

Millet İttifakının tartışıldığı programda, Ahmet Hakan Coşkun’ın İyi Parti sözcüsüne defalarca “HDP-CHP ittifakı olursa tutumunuz ne olur” diye sorunca CHP’li Balbay’dan tepki geldi.

BOLD – CHP’li Mustafa Balbay ve İyi Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu dün gece CNN Türk’te Ahmet Hakan Coşkun’un Tarafsız Bölge programının konuğuydu.

Programda Millet İttifakı’nın geleceği tartışıldığı sırada sunucu Coşkun’un İyi Partili Yavuz Ağıralioğlu’na, HDP ve CHP ittifakı söz konusu olursa, İyi Partinin alacağı tavrı sordu.

ZORLAMA ARTIK

Yavuz Ağıralioğlu, soruyu yanıtlamak üzereyken araya Mustafa Balbay girdi. Ahmet Hakan’a, “50 kere sordun. Anlamadın mı. Zorlama artık” diyerek ısrarla aynı soruyu sormasına tepki gösterdi.

Balbay’ın tepkisine sinirlenen Ahmet Hakan, “Ben gazeteciyim. Bana ne sizin ittifakınızdan. Ben konunun netleşmesini istiyorum” diye cevap verdi.

Metrobüste çanta kavgası: Hem sövdü hem dövdü

medyabold
Devamını Oku »

Şule Çet cinayetinden sonra iki sanığın ne konuştuğunu çözecek uzman bulundu

Üniversite öğrencisi Şule Çet’in (23) şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Cinayetin hemen ardından tutuklu sanıklar arasında geçen konuşmanın kamera görüntülerini inceleyecek dudak okuma uzmanı bulundu.

BOLD – Şule Çet davasında kamera kayıtlarındaki görüntülerde yer alan konuşmaları Hacettepe Üniversitesinden emekli olan bir uzman çözümleyecek. Uzmanın, şu anda İstanbul’da bulunan bir üniversitede öğretim üyesi olarak görev yaptığı bildirildi.

Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine bulunan uzman, tutuklu sanıklar Çağatay Aksu ile Berk Akand arasında Şule Çet’in düşmesinden hemen sonra asansör önünde gerçekleşen diyaloğu çözmeye çalışacak.

DEVLETİN 3 KURUMUNDAN OLUMSUZ YANIT

Uzun zamandır aranan dudak okuma uzmanı için mahkeme, 19 Ağustos’ta Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bünyelerinde bu konuda uzman kişi bulunup bulunmadığını sormuştu. MEB, yapılan araştırmalar sonucu bakanlık bünyesinde görev yapan dudak okuma uzmanının bulunmadığını bildirdi.

Mahkemenin daha önce yazı yazdığı TRT ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Kriminal Daire Başkanlığı da bünyelerinde dudak okuma uzmanını olmadığını bildirmişti.

Şirin Ünal sosyal medyanın kıskacında: #NadirayaNeOldu

medyabold
Devamını Oku »

“Fırıncının Karısı” gişenin zirvesine yerleşti

Önceki haftalara göre ciddi bir seyirci artışının görüldüğü 27-29 Eylül hafta sonunun en çok izlenen filmleri belli oldu.

BOLD– Gösterime bu hafta giren “Fırıncının Karısı” isimli komedi Ad Astra ve Amerika’da zirveye yerleşen “Yeti Efsanesi” gibi filmleri geride bırakarak zirvenin sahibi oldu. İşte 27-29 Eylül hafta sonu Box Office Türkiye rakamları…

10. HOBS&SHAW

7.532 izleyici

9. RAMBO SON KAN

8.716 İzleyici

8. MASAL ŞATOSU SİHİRLİ DAVET

10.464 İzleyici

7. SİR-AYET 2

14.211 İzleyici

6. ELEKTRİK SAVAŞLARI

20.559 İzleyici

5. ANNEM

23.686 İzleyici

4. IT CHAPTER TWO

25.660 İzleyici

3. AD ASTRA

43.951 İzleyici

2. YETİ EFSANESİ

49.844 İzleyici

1. FIRINCININ KARISI

56.089 İzleyici

medyabold
Devamını Oku »

Metrobüste çanta kavgası: Hem sövdü hem dövdü

Metrobüste bir kadın ve erkek yolcunun kavgası sosyal medyada gündeme damga vurdu. Kadın yolcu, kendisine “Elimi kaldırmak istemiyorum” diyen erkek yolcuyu söve söve dövdü.

BOLD – İstanbul’da metrobüste bir kadın ve erkek yolcu arasında yaşanan tartışma ve sonrasında çıkan arbede sosyal medyanın gündeminde.

İddiaya göre, erkek yolcu, kadın yolcudan, rahatsız olduğu çantasını biraz çekmesini istedi. Kadın yolcunun olumsuz tepkisi üzerine ikili tartışmaya başladı. Tartışma sertleşti ve kadın yolcu erkek yolcuya vurdu. Bununla da yetinmeyen kadın yolcu erkek yolcuya küfür ve hakaretler savurdu.

Kadın yolcu, metrobüsteki diğer yolcuların uyarılarına da “Benim yaptığım doğru değil de bunun yaptığı mı doğru” diyerek vurmaya devam etti.

‘ÇILDIRTMA BENİ’

Kadın şiddetine maruz kalan erkek yolcu ise, “Kadınsın diye elimi kaldırmak istemiyorum ama çıldırtma beni” diyerek tepki gösterdi. Sosyal medyada da kadına tepki vardı.

Şampiyonlar Ligi’nin yabancısı değiliz bu tip takımlarla oynadık

medyabold
Devamını Oku »

Şirin Ünal sosyal medyanın kıskacında: #NadirayaNeOldu

Şirin Ünal’ın evinde ölü bulunan Nadira Kadirova’yla ilgili delillerin yokedilmesi, şahitlerin ifadelerinin geri çekilmesi sonrası sosyal medyada büyük tepki oluştu.

BOLD – AKP İstanbul Milletvekili emekli general Şirin Ünal’ın evinde intihar ettiği iddia edilen 23 yaşındaki Nadira Kadirova’nın ölümüne ilişkin soruşturmada karartılan deliller, polis baskısıyla konuşmaktan vazgeçen tanıklar nedeniyle sosyal medyada büyük tepki oluştu.

Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşı 23 yaşındaki Nadira Kadirova’nın ölümüne ilişkin soruşturmada onunla son konuşan arkadaşı tanık olarak dinlenmişti. Savcılığın tanık Leyla Niyazova’ya “Siz Nadira Kadirova’yı fuhuşa mı götürüp getiriyormuşsunuz?” diye soru sorarak baskı yaptığının ortaya çıkması üzerine Twitter’da çok sayıda kullanıcı “#NadirayaNeOldu” başlığıyla ilgili tweet atarak olayın aydınlatılmasını istedi.

İNTİHAR ETTİĞİ SİLAH ŞİRİN ÜNAL’A AİT

AK Partili milletvekili Şirin Ünal’ın evinde çalışan 23 yaşındaki Özbek asıllı Nadira Kadirova’nın, bir kaç gün önce çalıştığı evde, patronu Şirin Ünal’ın silahını kullanarak yaşamına son verdiği kamuoyuna yansıdı. 23 yaşındaki Özbekistanlı kadının olaydan bir gün önce bir arkadaşına, “Çok kötü şeyler oluyor. Ben ağabeyimin yüzüne nasıl bakacağım? Ölmek istiyorum” dediği öğrenildi.

“ADLİ TIP’TAKİ İŞLEMLER JET HIZIYLA TAMAMLANDI”

Kadirova’nın ölümüyle ilgili ağabeyi Muhammet Ali Kadirova, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Kardeşimin intihar etmesini gerektirecek herhangi bir durum yoktu. Önümüzdeki günler üniversite sınavı için kursa başlayacaktı. Bildiğimiz kadarıyla Nadira saat 08.48’de milletvekili Ünal’a ait tabancayla kalbine ateş etmiş. Bilkent Hastanesi’ne kaldırılan Nadira kurtarılamadı. Rapora göre 09.50’de ölüm gerçekleşmiş. Kardeşim 4 yıldır Türkiye’de yaşıyordu. Herhangi bir sorunu da yoktu. Bu intihar olayı bizi şaşırttı. Ayrıca Adli Tıp’taki işlemleri milletvekilinin devreye girmesiyle jet hızıyla tamamlandı. Bugün saat 22.00’da cenazesini uçakla ülkemize götüreceğiz.”

TANIĞA FUHUŞ SORUSUYLA BASKI

Kadirova’nın ölümüyle ilgili son olarak savcılık tanık Niyazova’ya “Siz Nadira Kadirova’yı fuhuşa mı götürüp getiriyormuşsunuz?” diye sorarak ölen Kadirova ile tanığı fuhuş yapmakla suçladığı ifade edildi.. Soruya tepki gösteren Niyazova, böyle bir şey olmadığını söyledi.

Niyazova, “Benim Nadira’yı fuhuşa teşvik ettiğim ya da fuhuş yapmasını kolaylaştırdığım iddiaları doğru değildir. Geçimimi Laleli’den aldığım tekstil ürünlerini Özbekistan’a göndererek sağlarım. Buna ilişkin kargo gönderim fişlerimi de gerekirse dosyaya sunabilirim. Nadira benim evimde hiç kalmadı” diye konuştu.

DELİLLER YOK EDİLDİ

Nadira’nın ailesi ise, olaydan sonra ev halkının ellerinde barut izi olup olmadığını belirlemek için swap alınmadığını, Nadira’nın intihar ettiği öne sürelen silahla şarjörünün ayrı ayrı olduğu, ancak söz konusu silahın namlusunda mermi olsa dahi şarjörsüz ateşlenmediğini belirttiler. Bu delillerin ortaya çıkmasından sonra polisin delilleri karartmaya giriştiğini belirten aile ayrıca iki şahidin de susturulduğunu söyledi. Nadira’nın iki arkadaşı emniyetteki ifadelerini polisin ikna etmesi neticesi çektiklerini açıklamışlardı.

“NADİRA’YA  NE OLDU?” SOSYAL MEDYANIN GÜNDEMİNE OTURDU

Fuhuş sorusunun ortaya çıkmasının ardından Twitter’da “#NadirayaNeOldu” başlığı en çok konuşulan konular arasına girdi. Çok sayıda Twitter kullanıcısı Nadira Kadirova’nın ölümünün aydınlatılması için yetkililere çağrı yaptı.

Nadira Kadirova’nın ölümü: Şirin Ünal’ın evinde yokedilen deliller

medyabold
Devamını Oku »

TRT’nin Mansur Yavaş’a ‘salgın’ kumpası Twitter’da deşifre oldu

Ankara’daki mevsimsel ishal salgınını içme suyuna bağlamak isteyen TRT’nin oyununu, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol bozdu.

BOLD – Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, Twitter hesabı üzerinden açıklama yaptı. “Biz ishallerde her yıl bu vakitler sıklık artışı görürüz. Önceki akışta yazdım sebeplerini ama bazı ‘film’ adamlarının neden sık ekrana çıktığını anlayın diye yazıyorum. İshal ile ilişkili konuşmamı isteyen haber kanallarının bir ricası var: Sularla ilişkili olduğunu söylemem” dedi.

Prof. Dr. ​Şenol, bir mesaj daha paylaşarak TRT’yi işaret etti ve şunları aktardı: “Aslında bu teklifi açıkça yapan, yani “İshallerin sebebi sulardır” dememi isteyen ana haber kanalının adını da yazıp sildim sonradan. Zira, bizim vergilerimizden beslenir, amir sözü dinlenir. Ve ne yapsak illa ki söyleyecek dolu yalanları vardır, siz bilin istedim.”

Şenol ayrıca, Ankara’da artan ishal vakalarının sularla bir ilgisi olmadığını belirterek “Viral enterit en sık sebep. İnsandan insana bulaşma ve çevre kaynakları önemlidir” diye konuştu.

O HABERLER ASILSIZ

Ankara’da, ‘sudan kaynaklı salgın hastalık’ olduğu iddialarının ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş açıklama yapmıştı. Ankara’da, sudan kaynaklı salgın hastalık olduğuna yönelik haberlerin asılsız olduğunu vurguladı.

Erdoğan’ı ‘FETÖ’den yargılayacaklar!

medyabold
Devamını Oku »

Fitch: Türkiye yüzde 1.1 değil, yüzde 0.3 “eksi büyüyecek”

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings tarafından yayınlanan Global Ekonomik Görünüm raporunda Türk ekonomisi için 2019 büyüme tahminini eksi yüzde 1.1’den eksi yüzde 0.3’e yükseltti.

Kuruluş, doların yılsonunda 6.00 TL, 2020’de 6.60 TL, 2021 sonunda ise 7.20 TL olacağını öngördü.

BOLD – Türk ekonomisinin 2019 2’nci çeyrekte “beklentilerden daha güçlü bir büyüme” gösterdiğini aktaran, Fitch, 2019 yılının tamamı için GSYH büyüme beklentisini haziran ayında duyurduğu eksi yüzde 1.1’den eksi yüzde 0.3’e yükseltti. Başka bir deyişle, Türkiye’nin küçülme tahminini düşürdü.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu, dolar/TL kurunun 2019 sonunda 6.00, 2020 yılında ise 6.60 olacağının öngörüyor. Fitch’e göre dolar/TL 2021 yılı sonunda ise 7.20 olacak.

“BÜTÜN VERİLER TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DARALDIĞINI GÖSTERİYOR”

Açıklanan PMI ve tüketici güven verilerinin ekonominin daralmakta olduğu ile tutarlı olduklarını belirten Fitch, ancak 2020 yılında geniş çaplı bir toparlanma beklediklerini açıkladı.

İflas ettiği söylenen Ali Ağaoğlu’nu halkın vergisi kurtaracak!

Türk ekonomisinin 2020 ve 2021’de yüzde 4.3 olarak öngördükleri potansiyelin altında büyüyeceğini öngörmeye devam eden belirten kuruluş, 2020’de yüzde 3.1 ve 2021’de yüzde 3.6 büyüme tahmininde kulundu.

“GLOBAL EKONOMİDE BÜYÜME, 2012’DEN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYEYE GERİLEYECEK”

Fitch, global ekonomi için görünümün ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının tırmanmasından kaynaklı olarak ciddi şekilde kötüleştiğine işaret etti ve global ekonomide büyümenin gelecek yıl 2012’den bu yana görülen en düşük seviyeye gerileyeceğini öngördü.

Kuruluş, global GSYH büyümesi için 2019 ve 2020 tahminlerini haziran ayında açıklanan Global Ekonomik Görünüm raporunda yer alan tahminlere göre 0.2’şer puan düşürdü. 2018’de yüzde 3.2 olan global ekonomide büyümenin bu yıl yüzde 2.6’ya yavaşlayacağını tahmin eden Fitch, 2020 yılında ise yüzde 2.5 olmasını beklediğini vurguladı.

En az 16 ülke için 2020 yılı büyüme tahminlerini haziran ayına göre aşağı yönlü revize eden Fitch Ratings, Çin için 2020 büyüme tahminini yüzde 6.0’dan 5.7’ye, Euro Bölgesi için büyüme tahminini yüzde 1.3’ten 1.1’e ve ABD için beklentisini yüzde 1.8’den 1.7’ye düşürdü.

Elektriğe yüzde 14,90 zam geldi

medyabold
Devamını Oku »

30 Eylül 2019 Pazartesi

Elektrik zamları TRT’yi paraya boğacak

Elektriğe üç ayda yapılan yüzde 32 zam, gelirinin yarısına yakınını elektrik faturalarından sağlayan TRT’nin gelirlerini önemli oranda arttıracak.

BOLD – 1 Temmuz ve 1 Ekim’de yapılan yüzde 15’lik zamlarla elektriğe 3 ayda yapılan zam oranı yüzde 32’yi buldu. Bu artış vatandaşı memnun etmese de TRT’nin enerji payından gelen gelirlerini önemli oranda arttıracak.

GELİRLERİN YARISI ELEKTRİK FATURALARINDAN

TRT gelirlerinin yarıya yakınını enerji payı sağlıyor. Alınan cihazlardan gelen bandrol gelirleri de kurumun ikinci büyük gelir kalemini oluştururken, TRT’nin ilan ve reklam gelirleri ise bütçesinin ancak yüzde 6-7’sine tekabül ediyor.

FATURALARIN YÜZDE 2’Sİ TRT’YE

TRT’nin gelirlerinin büyük bir kalemini oluşturan TRT payı, elektrik faturasına yansıyan bir vergi. TRT Gelirleri Kanunları’na ilişkin Bakanlar Kurulu kararıyla TRT giderlerinin karşılanması amacıyla elektrik tüketicilerinden tahsis ediliyor. Aktif enerji tüketim tutarının yüzde 2’si abonelerden TRT adına tahsil ediliyor.

ELEKTRİK PAYINDAN GELEN GELİR 1.5 MİLYARI GEÇECEK

TRT’nin elektrik faturaları üzerinden elde ettiği gelir, kamuoyunda oluşan tepkiler nedeniyle son yıllarda açıklanmıyor. 2016 yılında 841, 2017 yılında 1.1 milyar lira gelir elde eden TRT’nin son gelen zamlarla birlikte elektrik faturalarından elde ettiği gelirinin 1.5 milyar TL’yi geçmesi bekleniyor.

 

Konuşursam yer yerinden oynar!

medyabold
Devamını Oku »

Süper Lig 6. hafta analizi: Derbi tat vermedi, Beşiktaş düşme hattında ve bir fotoğraf karesi

Galatasaray-Fenerbahçe maçında futbol sınıfta kaldı. Beşiktaş küme düşme hattında. Trabzon 4-1’le hayata döndü.

BOLD – Süper Lig’in derbi haftası tamamlandı. Galatasaray evinde Fenerbahçe ile 0-0 berabere kaldı. Trabzonspor ise Beşiktaş’ı 4-1 yenerek haftayı üç puanla kapattı. Siyah-Beyazlı takım ise düşme potasına girdi. Başakşehir uzun bir aradan sonra 5-0’lık Çaykur Rize galibiyetiyle moral buldu. Fenerbapçe Başkanı Ali Koç’un Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’in fotoğrafını çekmesi ise dikkatlerden kaçmadı. Bu güzel görüntü; ‘Derbi öncesi gerilimi yükseltmeye ne gerek vardı?’ dedirtti.

YENİLİRİM KORKUSU DERBİNİN ÖNÜNE GEÇTİ

Süper Lig’in 6. haftasında oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin gündemi bir kaç hafta önceden oluşmaya başladı. Hatta iki kulüp yöneticileri derbiyi etkileyecek açıklamalar yaparak hem camialarını hem de futbolcuları bir şekilde bu maça odakladı. Fenerbahçe’nin yeni kadrosu ile Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi düşünülerek güçlendirilmiş takımı arasındaki mücadele de ciddi bir şekilde merak konusuydu. Bu 90 dakikayı canlı izlemek isteyen taraftarlar biletleri anında tüketti.

52 bin biletli taraftar maçı izleyerek Türk Telekom Arena’da bir rekora imza attı. 90 dakikanın sonucu ekran başındakiler ve tribündekiler için tam bir hayal kırıklığı oldu. İki takımında gol yemeyeyim düşüncesi, daha doğrusu ‘yenilirim korkusu’ ligin en büyük maçlarından birisini vasatın altına düşürdü. Fenerbahçe için deplasmanda alınan bir puan iyi görünse de futbol adına son dönemdeki en tatsız tutsuz derbi olarak kayda geçti.

ALİ KOÇ, MUSTAFA CENGİZ’İN FOTOĞRAFINI ÇEKİYORSA…

Derbi’nin 0-0 bitmesinin ardından Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu, Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, TFF Başkanı Nihat Özdemir bir araya geliyor. Ali Koç, bir Galatasaraylı taraftar Mustafa Cengiz’e sarılırken fotoğrafını çekiyor. Aslında görüntü çok güzel.. Futbolun güzelliği de burada. İnsanları bir araya getiriyor kaynaştırıyor. Fotoğrafı görenler şunu sormadan edemiyor; Neden açıklamalarınızla taraftarı geriyor ve gerilimi körüklüyorsunuz.

Rekabet güzeldir iki tarafı da geliştirir. Fanatik söylemler ve gerginlik ise birilerine ‘bu maç yarım kalır’ dedirtir. Bu fotoğraf ise maç öncesi her şeyin bir yanıltmaca olduğuna kanıttır.

BEŞİKTAŞ KÜME DÜŞME HATTINDA

Geçen sezon Fenerbahçe’nin yaşadıklarının benzerini bu sezon Beşiktaş yaşıyor. Abdullah Avcı ile yeni bir yapılanmaya giren Beşiktaş geride kalan 6 haftada hiç ışık vermedi. Phillip Cocu ile başarılamayan sistem oyunu, Abdullah Avcı ile de şimdilik başarılamamış gözüküyor. 6 haftada 5 puan toplayan Siyah-Beyazlı takım düşme hattında. Başkanı istifa aşamasında, teknik direktörü güvensizlik içinde, taraftarı ise Sergen Yalçın peşinde. Beşiktaş çabuk toparlanırsa 4-1’lik mağlubiyetin telafisi mutlaka olur. Ancak içerideki ‘büyük buhran’ çözülmeden Siyah-Beyazlı kulübün iki yıl önceki şaşalı dönemine dönmesi biraz zor.

TRABZON KREDİ KENDİNE KREDİ AÇTI

Trabzonspor, Beşiktaş’ı kendi taraftarı önünde 4-1 yenerek rahat bir nefes aldı. Üç puanla birlikte üst sıralara çıkan Bordo-Mavili takım, hem kendine hem de Ünal Karaman’a bir kredi açtı. Sezonu erken açmanın getirdiği handikaplar, yeni oyuncular ve sakatlıklar Karadeniz ekibini biraz hırpaladı. Sivas karşısında son dakikada alınan mağlubiyetin hasarı oldukça sarsıcı oldu. Karaman’da farklı galibiyetle bu sarsıcı durumu çabuk atlattıklarını söyledi. Bordo-Mavili takımın hedef konusundaki yolunu alacağı seri galibiyetler belirleyecek. Şimdilik onların için kaybedilmiş bir şey yok.

OKAN BURUK VE BAŞAKŞEHİR UYANDI

Son yıllarda hep zirvede gördüğümüz ve şampiyonluk yarışı içinde olmasına alıştığımız Başakşehir, Abdullah Avcı’nın ayrılması ve Okan Buruk’un takımın başına geçmesiyle bir ray değişikliğine girdi. Çaykur Rizespor’a karşı alınan 5-0’lık galibiyet haftanın en farklı skoru oldu. Devamı gelecek mi? Göreceğiz. Geçen sezon Okan Buruk Rize’de de sonradan açılmıştı.

PUAN DURUMU

 

6. HAFTANIN TOPLU SONUÇLARI

 

7. HAFTANIN MAÇLARI

 

medyabold
Devamını Oku »

Gönül Dili Hâl Şivesi | Çağlayan Dergisi

Beyan bir anahtarsa, o anahtarla açılan ışıktan dünyanın adı gönüldür. Her sözün kıymeti onun gönül ile irtibatıölçüsündedir. Bence dil ve dudakla ifade edilen şeyler sadece gönül beyanının bir gölgesinden ibarettir. Ne var ki, Hak kelâmının bir izdüşümü sayılan gönül dilini de ancak ona açık duranlar ve ondan yükselen nefesleri duyanlar anlarlar. Mantık, muhâkeme, üslup, meânî kurallarına riayet söz cevherinin önemli unsurlarıdır.. evet, beyanın birer rengi, deseni, şivesi kabul edilen hakikat, mecaz, teşbih, istiâre, kinaye… gibi esaslar söze derinlik katan mühim hususlardandır. Her biri ayrı bir süsleme ve sözü sevdirme sanatı sayılan “muhassinât-ı lâfzıye”den cinas, seci’, iktibas… gibi hususların ve “muhassinât-ımâneviye”den tevriye, tıbak, mukabele, hüsn-ü ta’lîl… türünden unsurların ifadeleri renklendirip bediî bir derinliğe ulaştırdığıda muhakkak. Ne var ki, temelde beyanı beyan yapan, onun gönül diliyle irtibatı ve iç ihsasların sesi-soluğu olmasıdır.

Lâfızlar mânâların kalıpları olmaları itibarıyla, bir yere kadar meânî, beyan, bedî’ –şimdilerde bu tabirlere biraz yabancıolabiliriz– kural, kaide ve disiplinlerinin de önemli oldukları söylenebilir; ancak, beyanda aranan gerçek zenginlik ve enginliğin kalb ve ruhun derinliklerinden fışkırıp ortaya çıkmasıyla “mebsuten mütenasip” olduğu da bir gerçektir. İmandan kaynaklanan bir heyecanla mızrap yemiş bamteli gibi inleyen gönüllerdir ki, dinleyenler üzerinde mütemâdî tesir icra eder ve bir aşk u alâkaya vesile olurlar.

Aksine, vicdan mekanizmasına mâl edilememiş, gönül diliyle seslendirilememiş ve hal şivesiyle renklendirilememiş bütün söz ve beyanlar ne kadar yaldızlı olsalar da yine de ruhlar üzerinde mütemâdî tesir icra edemezler. İnsanın iç dünyası her zaman mamur, mabetler gibi pırıl pırıl, arş-ı rahmete açık ve hep O’nunla münasebet heyecanı içinde bulunmalıdır ki, onun dillendirdiği mânâ ve mazmunların çevredeki akisleri de derin ve mütemâdî olsun; gönül gözleri kapalı, ruhu bedenî ve cismanî ihtirasların baskısı altında bulunan birinin başkasına edip eyleyeceği fazla bir şey yoktur. Hayatlarının her faslında O’nu görüyor gibi davranan, O’nun tarafından görülüyor olma mülâhazasıyla oturup kalkan, -Kur’ân ifadesiyle- nerede bulunursa bulunsun, O’nun hâzır ve nâzır olduğunu soluklayan ve görüldüğünde Allah’ı hatırlatan dırahşan çehrelerdir ki, her zaman inandıkları kadar inandırıcı olmuş; hakikatleri ve “Hakikatü’l-Hakaik”ı hissettikleri kadar çevrelerine de duyurabilmiş ve hep sinelerde yankılanan bir ses ve soluk olagelmişlerdir.

Kendi özünden habersiz, mahiyetindeki derinliklere karşı bîgâne, Hak’la münasebetlerinde gerilerin gerisinde birisi oturup kalkıp bülbüller gibi şakısa, dil döküp çevresine destanvârî şeyler sunsa da kat’iyen hiçbir gönle giremez, hiçbir kimse üzerinde müessir olamaz. Çok güzel konuşabilir, konuşmalarıyla teveccüh ve iltifat da toplayabilir, ama muhatapları üzerinde kalıcı bir tesir uyaramaz ve kat’iyen onları Hakk’a yönlendiremez. Allah, kendisine yönlendirmenin şifreli anahtarını gönül diline ve hal şivesine armağan etmiştir. Bugüne kadar ruh ve gönülden yükselmeyen ve insan ledünniyatına ulaşamayan kuru bilgiler, söz ebelikleri, heva ve hevesleri şahlandıran dil ve akıl oyunlarıyla bir şeyler yaptıklarını sananlar kendilerini avutmuş, başkalarını da aldatmışlardır ama kat’iyen sinelerde sürekli yankılanan bir ses ve soluk olma bahtiyarlığına erememişlerdir. Ses-soluk, dil-dudak, kalem ve parmak iç ihsasların emrinde olmalıdır ki, söz gerçek değerine ulaşabilsin.

 



Yazının Kaynağı: Çağlayan Dergisi https://caglayandergisi.com/2019/10/01/gonul-dili-hal-sivesi/
Devamını Oku »

Göç ve Çocuk Ruh Sağlığı | Çağlayan Dergisi

Göç, fertlerin zorunlu ya da kendi isteğiyle yaşadıkları şehirden başka bir şehre veya ülkeye kalıcı veya geçici olarak yer değiştirmesidir. Fizikî, sosyal veya kültürel açıdan bir anda ortaya çıkan değişiklikler, olumlu veya olumsuz bazı sonuçlar doğurur. Özellikle zorunlu göç, uyum problemlerine ve bazı ruh sağlığı sorunlarına yol açabilir.

Göçü üç kategoride değerlendirebiliriz: göç öncesi, göç sırası ve göç sonrası. Göç öncesi dönemde yaşanan travmatik olaylar, şiddete maruz kalma, tutukluluk hali, tecrit edilme, can güvenliği gibi sebepler; ruh sağlığına tesir eden menfîunsurlardır. Göç sırasında fizikî zorluklar ve psikolojik baskı gibi durumlar yaşanabilir. Göç sonrasında ise uyum zorlukları, dil sorunu, geçmişe özlem, zorlu kamp şartları gibi meseleler, ferleri olumsuz olarak etkileyebilir.

Yapılan çalışmalarda göç süreci yaşayan fertlerde, özellikle çocuk ve ergenlerde, travma sonrası stres bozukluğu, uyku sorunları, depresyon, uyum zorlukları gibi ruh sağlığını etkileyen sorunların görülme sıklığı fazladır.[i] Özellikle altı yaş altındaki çocuklarda göçün anlamlandırılması zor olabilir.

Altı Yaş Öncesi Çocuklarda Göçün Anlamlandırılması

Altı yaşına kadar olan dönem, çocuğun zihnî ve idrakî gelişiminin olduğu önemli bir dönemdir. Bu dönemde çocuklar yaşadığı olayların hepsini doğru bilgi olarak alabilir. Bu dönemde yaşanan olaylar çocukluk çağı travması oluşturabilir ve daha sonraki hayatını etkileyebilir. Özellikle göç durumunda fizikî ve hissî ihmal, çocukları olumsuz yönde etkiler. Çocuğun ebeveyninden ayrı kalması, birlikte oyun oynanmaması, fizikî temasın az olması; çocuğun gelişimine menfi tesirde bulunur. Göç öncesi, göç sırası ve göç sonrasında ebeveynlerin de yaşadığı stres sebebiyle farkında olmadan çocuklarını ihmal etmesi sık görülen bir durumdur.

[i] www.nctsn.org/what-is-child-trauma/trauma-types/refugee-trauma/effects.



Yazının Kaynağı: Çağlayan Dergisi https://caglayandergisi.com/2019/10/01/goc-ve-cocuk-ruh-sagligi/
Devamını Oku »

Zübeyir Gündüzalp | Çağlayan Dergisi

Zübeyir Gündüzalp ağabeyimiz 1920 yılında, Konya Ermenek’te doğmuştur. Anne ve baba tarafından Kafkas kökenlidir. Annesinin ismi Seyyide, babasının ise Mehmet’tir. Kur’an-ı Kerim ve İslamî bilgileri, Ermenekli Dr. Tahir Barçın’ın babası Mahmud Nedim Efendiden alır. Mahmud Nedim Efendi, İstanbul’dan icazetli, müderris ve kurra bir zâttı. Bu zât, Zeynelâbidin Hazretlerinin torunlarındandır.

Zübeyir ağabey askerliğini yaptıktan sonra Konya’da memurken Halıcı Sabri ağabeyle tanışır. Küçük Sözler ve Gençlik Rehberi kitaplarını, bir lise talebesi olan Rıfat Filiz ağabeyden alır. Sabri ağabeyin oğlu Feyzi Halıcı’nın tertiplediği Risale-i Nur sohbetlerine dâhil olur. Böylece Konya’da Risale-i Nurları okuyan bir grup teşekkül eder. Bunlar; Muhsin Alev, Ziya Arun, Ziya Nur Aksun, Kâmil Öztürk, Ahmet Atak (Hatip), Feyzi-Mehdî ve Ömer Halıcı’dır.

Zübeyir ağabey Üstad Hazretlerini ilk defa 1945’te, Emirdağ’da ziyaret eder. Üstad ona ders verirken “Mesleğimiz meşakkattir. Meşakkat ise makbuliyet alâmetidir” demiştir. Meşakkatler hayatı boyunca hep kendisini takip etmiştir. Üstad ile görüşmesi ona derinden tesir etmiştir. Bunu şöyle dile getirmişti: “Üstad Hazretlerinin vech-i mübarekini (mübarek yüzünü) çevreleyen heybet ve celâl ifadesinin yanında projektör gibi parlayan fart-ı zekâ (yüksek derecede zekâ) şuleleri parlayan gözlerinin derinliklerinde şefkat, merhamet, rikkat ve asâlet görünüyordu.”



Yazının Kaynağı: Çağlayan Dergisi https://caglayandergisi.com/2019/10/01/zubeyir-gunduzalp/
Devamını Oku »

Evli asgari ücretlinin ekmeğine devlet el koyacak

Yüzde 20’lik vergi dilimine girecek olan evli ve çocuklu asgari ücretlilerin maaşlarından yeni yıla kadar kesinti yapılacak. Asgari ücretlinin ekmek parasına devlet vergi olarak el koyacak.

BOLD – Evli ve çocuklu asgari ücretlilerin maaşları yüzde 20’lik vergi dilimine girdikleri için kesilmeye başlanacak. Asgari ücretlinin 111 ekmek (halk ekmek) parasına devlet el koyacak. Asgari ücretlilerin eline geçen para bu ay 78 liraya kadar azalacak.

BEKARLARDAN EKSTRA VERGİ ALINMIYOR

Asgari ücret ile çalışanların maaşlarına ise 18 bin liraya kadar olan kısmı için yüzde 15, 18 bin lirayı aşan kısmına da yüzde 20 oranında vergi uygulanıyor. Bekarlar için 2.020.91 TL olan asgari ücret için yıl boyunca vergi alınmıyor ancak evli ve çocuklu asgari ücretlilerin biraz daha fazla olan maaşlarından vergi kesintisi yapılıyor. Evli ve çocuklu asgari ücretlilerin maaşları bu aydan itibaren yüzde 20’lik vergi dilimine gideceği için yeni yıla kadar eksik yatacak.

İŞÇİLER 579 EKMEKTEN OLACAK

Gelir vergisi dilimindeki artış dolayısıyla, eşi çalışmayan 3 çocuklu bir işçinin yıllık kaybı 579 ekmek alabileceği 405 TL olacak. 2 çocuklu işçinin 366 TL (522 ekmek), 1 çocuklu işçinin de 268 TL (382 ekmek) oluyor.

VERGİ DİLİMLERİ NE KADAR?

Gelir Vergisi Kanunu’na göre 2019 yılında 18 bin liraya kadar olan ücret gelirlerinde yüzde 15; 18-40 bin lira arasındaki ücret gelirlerinde yüzde 20; 40-148 bin lira arasındaki ücret gelirlerinde yüzde 27; 148 bin lirayı aşan ücret gelirlerinde ise yüzde 35 oranında vergi uygulanıyor.

 

Mustafa Yılmaz’ı “hain” ilan eden polis kim?

medyabold
Devamını Oku »

CHP’den Canan Kaftancıoğlu için kanun teklifi: Sosyal medya paylaşımına dava 6 ayla sınırlı olsun

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Twitter gibi sosyal medya paylaşımlarına dava açma süresinin 6 ayla sınırlandırılması için kanun teklifi hazırladı.

BOLD – CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Twitter hesabından 7 yıl önce yaptığı paylaşımlar nedeniyle 9 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilmesi CHP’yi harekete geçirdi. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarındaki paylaşımlar, fikir beyanını içeren her türlü internet yayını, internet gazeteciliği kapsamında işlenen suçlar açısından dava açma süresinin Basın Kanunu ile süresiz yayınlar için öngörülen 6 aylık süre ile sınırlandırılması için kanun teklifi hazırladı.

DAVA AÇMA SÜRESİ 6 AYLA SINIRLANDIRILMALI

Tarafsız Haber Ajansı’nın haberine göre, teklifin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı: “Uygulamada Twitter, Facebook gibi basın yolu kabul edilen, şahsi fikir beyanlarında bulunulan platformlar kapsamında yapılan paylaşımın süresiz yayın olarak kabul edilerek Türk Ceza Kanunu veya Basın Kanunu kapsamında suç olarak kabul edilen yayımlar hakkında da yine aynı şekilde Basın Kanunu kapsamında 6 ay içerisinde dava açılması gerekmektedir.

Bu bağlamda Twitter, Facebook dahil internet siteleri üzerinden yapılan paylaşım ve yayınların 5287 Sayılı Basın Kanunu’na göre 6 içerisinde davasının açılması gerekmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen suçlar açısından; internet ortamında fikir beyanını içeren her türlü internet yayını veya internet gazeteciliği kapsamında işlenen suçlar açısından dava açma süresi, 5187 sayılı Basın Kanunu ile süresiz yayınlar için öngörülen 6 aylık süreyle sınırlandırılması gerekmektedir.”

Mustafa Yılmaz’ı “hain” ilan eden polis kim?

medyabold
Devamını Oku »

Şam Yönetimi, ABD ve Türk askerlerinin Suriye’den çıkmasını istedi

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Suriye sınırları içinde konuşlanan Amerikan ve Türk askerlerinin ‘hemen geri çekilmesini’ talep etti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşan Muallim, taleplerine uyulmaması halinde Suriye rejim güçlerinin müdahalede bulunma hakkı olduğunu söyledi.

BOLD – Birleşmiş Milletler toplantıları için bulunduğu New York’ta açıklamalarda bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, “Bizim yetkimiz dışında, sınırlarımız içinde faaliyet gösteren tüm yabancı güçler, işgalci güçlerdir ve bir an önce geri çekilmek zorundalar” dedi.

Velid Muallim, söz konusu yabancı güçlerin geri çekilmemeleri halinde, Suriye rejim güçlerinin uluslararası hukuk uyarınca karşı bir müdahalede bulunmaya her türlü hakları olduğunu söyledi.

Türkiye ve ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda güvenli bölge kurma çalışmalarına atıfta bulunan Muallim, “ABD ve Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki yasadışı askeri varlığını sürdürüyor” dedi.

Ege’deki faciadan sağ kurtulan 11 kişi taburcu oldu, kaçakçı ise savcılığa sevk edildi

medyabold
Devamını Oku »

İyi Parti Lideri Akşener, taburcu oldu

Yüksek ateş ve mide bulantısı nedeniyle geçtiğimiz cuma günü hastaneye kaldırılan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, taburcu oldu.

BOLD – Rahatsızlığı sonucu Ankara Güven Hastanesi’ne giden ve doktorların müşahade altına aldığı İyi Parti lideri Meral Akşener’e “viral enfeksiyon” teşhisi konulduğu ve doktorların “Dinlenmeniz gerekiyor, dinlenmeden bu hastalık geçmez” uyarısı üzerine hastanede gözetim altına alındığı belirtilmişti.

Akşener, Cuma gününden beri hastanedeydi. İyileşmesinin ardından Akşener bugün taburcu edildi.

Baydar: İYİ Parti AKP-MHP koalisyonuna katılmak için Saray’la anlaştı

medyabold
Devamını Oku »

Yeni parti için Davutoğluculardan ilk somut adım: İstanbul Başkanlık binası tutuldu

Kasım ayın da ilan edilecek, yeni partinin il başkanlığı için, İncirli’deki Kadir Has Üniversitesinin bin 700 metrekarelik eski binasının tutulduğu iddia ediliyor.

BOLD – ‘Medya Notu’ adlı haber sitesi, Ahmet Davutoğlu’nun Kasım ayın da ilan etmesi beklenen, yeni partinin İstanbul’da il başkanlığı için büyük ve geniş bir bina tutulduğunu öne sürdü. Bakırköy, İncirli D 100 karayolu üzerinde bulunan binada daha önce Kadir Has Üniversitesi bulunuyordu. Davutoğlu ekibinin İstanbul İl Başkanlığı binası olarak kiraladığı mülk, bin 700 metrekare büyüklükte. İddia ile ilgili Davutoğlu ekibinden henüz bir açıklama yapılmadı. Ahmet Davutoğlu ve çalışma arkadaşları daha önce Ankara’da bir çalışma ofisi kiralamıştı.

Vatandaş, Erdoğan’ın Torku tükettiğine inanmadı

medyabold
Devamını Oku »

MEB’de 4+4+4 sancısı; fazladan 500 bin öğrenciye okul aranıyor, lisede ikili eğitim gündemde

Eğitim sistemini yaz boz tahtasına çeviren AKP’nin 4+4+4 getirdiği sistemi sonrası okula başlama yaşının düşürülmesi nedeniyle yığılan 500 bin öğrenciye çözüm aranıyor. Milli Eğitim Bakanlığı geçen yıllardan 500 bin daha fazla ortaokul mezunu için ikili öğretim düşünüyor.

BOLD – Siyasi baskı nedeniyle kontenjanları dolmayan imam hatipleri Anadolu lisesine dönüştüremeyen ve kriz nedeniyle de yeni okul yapamayan MEB, ikili öğretimde çare arayacak.

Cumhuriyet’in haberine göre MEB, tüm eğitim bileşenlerinin tepkilerine karşın getirilen 4+4+4 sisteminin faturasını 2020 yılında ödemeye başlayacak. 2012’de geçilen sistemde okula başlama yaşındaki değişikliğin ardından MEB ilk kez lisede artan öğrenci sayısı ile karşılaşacak. Her yıl 1 milyonu aşan öğrenciyi liselere yerleştirmeye çalışan bakanlık, önümüzdeki yıl lise yerleştirmelerinde fazladan yarım milyon öğrenciyi daha mevcut okullara yerleştirecek.

YARIM MİLYONLUK ARTIŞ

MEB kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 2020 yerleştirmeleri için çalışmalara şimdiden başlansa da 500 bin ek kontenjan için yeni okul yapımı mümkün olmayacak. Merkezi sınav planlaması ve yerleştirme için etki değerlendirme simülasyonlarına başlansa da bakanlığın ihtiyaç olan okulları ekonomik kriz nedeniyle yapamadığı öğrenildi. Kriz nedeniyle bütçe kesintisine gidilen MEB’de sadece mevcut inşaatları devam ettirebilecek kaynağa sahip olunduğu, yeni yatırımlara bütçe ayrılamadığı belirtildi.

DÖNÜŞÜME SİYASİ ENGEL

Ek kontenjan arayışındaki bir diğer formül olarak, boş kalan imam hatip ve meslek liselerinin öğrenci tercihleri doğrultusunda Anadolu lisesine dönüştürülmesinin de masada olduğu aktarıldı. Ancak imam hatiplerin kapatılarak dönüştürülmesi önerisine bakanlık bürokratları arasında siyasi baskı nedeniyle karşı çıkıldığı öğrenildi. Bakanlık kaynakları, dönüşümün sağlıklı olarak anlatılamayacağını belirterek mevcut yönetim yapısının tepkilerin altından kalkamayacağını aktardı. Yeni okul yapamayan, mevcut okulları da dönüştüremeyen bakanlık yaklaşık 1.7 milyonu aşan öğrencinin tercihlerini karşılayabilmek için daha çok liseyi ikili öğretime dönüştürmeye başlayacak.

Baydar: İYİ Parti AKP-MHP koalisyonuna katılmak için Saray’la anlaştı

 

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li hukukçu Vahit Bıçak’tan öğrencilere “öldürün” tavsiyesi

Akademisyen Ceren Damar’ın katil zanlısının avukatı, ceza hukuku profesörü Vahit Bıçak’ın, üniversite ve lise öğrencilerine, ‘tacizci hocaları öldürebilirsiniz’ tavsiyesi tepki çekti.

BOLD – Akademisyen Ceren Damar’ın katil zanlısının avukatı Prof Dr Vahit Bıçak’ın sosyal medyadan, öğretmenlerin ya da akademisyenlerin tacizleri konusunda üniversite ve lise öğrencilerine yaptığı uyarılar tepki çekti. AKP’den de bir dönem milletvekili adayı ve aynı zamanda ceza hukukçusu olan Bıçak, öğrencilere yaptığı uyarıda cinsel istismar karşısında saldırganı öldürebileceklerini söyledi.

Öğrencilere bu eylemlerinin ceza gerektirmediğini söyleyen Vahit Bıçak, Ceren Damar’ı öldüren müvekkili Hasan İsmail Hikmet için mahkemede “Müvekkilim cinsel saldırı suçunun mağduru olmuştur” demişti.

MÜVEKKİLİ MAHKEMEDE İFADE DEĞİŞTİRDİ

Akademisyen Ceren Damar Şenel’in katil zanlısı Hasan İsmail Hikmet, geçen cuma günü hâkim karşısına çıktı. Mahkemede ifade değiştiren Hikmet, taciz mağduru olduğunu ve öldürdüğü Şenel ile zorunlu bir birliktelik yaşadığını iddia etmişti.

ÇEKİN VURUN DİYOR

Bıçak’ın paylaşımları tepki çekti. Gazeteci Zafer Arapkirli, “Cinsel taciz filan söz konusu ise, çekin vurun. Ceza almazsınız’ demeye getiriyor” diyerek tepki gösterdi.

Vatandaş, Erdoğan’ın Torku tükettiğine inanmadı

medyabold
Devamını Oku »

Mustafa Yılmaz’ı “hain” ilan eden polis kim?

Siyah Transporter’la kaçırılan KHK’lı fizyoterapist Mustafa Yılmaz’ı sokak ortasında “hain” ilan eden polisin kimliğinin belirlenebilmesi için soru önergesi verildi.

BOLD – Siyah Transporter’la kaçırılan kişilerden KHK’lı fizyoterapist Mustafa Yılmaz’ın doğum gününde annesi Nevin Yılmaz’ın Ankara Sakarya Caddesi’nde yapmak istediği oturma eylemi engellenmiş, polislerden biri Yılmaz’ı hain ilan etmişti.

Eyleme polislerin engel olmak istemesi üzerine HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu araya girmiş ve Mustafa Yılmaz’ın başından geçenleri anlatmıştı. Gergerlioğlu’nun annenin yapmak istediği eylemin meşruluğunu anlattığı sırada bir polis memuru araya girdi ve “Adam hain, yurt dışına kaçmış” dedi.

Gergerlioğlu’nun sert tepki göstermesi ve “Hiçbir kamu görevlisi bir vatandaşı hain ilan edemez, yurt dışında dedikleriniz Ankara Emniyeti’nde çıktı.” sözleri üzerine anne Nevin Yılmaz ve eş Sümeyye Yılmaz gözaltına alınmış, Gergerlioğlu ise fiziki müdahaleyle alandan uzaklaştırılmıştı.

O POLİS KİM?

Konuyu TBMM gündemine bir soru önergesiyle taşıyan Ömer Faruk Gergerlioğlu, o polisin kim olduğunu İçişleri Bakanlığı’na sordu.

Soru önergesinde, ” ‘Adam hain ya! Adam kaçmış yurt dışına! Firar! Buradan gidiyorsunuz. Devlet hainleri savunmaz.’ diyen Polis Müdürü olduğu belirtilen kişi hakkında mahkeme kararı olmayan birine bu ifadeleri nasıl kullanabilmiştir? Bu ifadeler Mustafa Yılmaz’ın kaçırılmasıyla ilgili bilgi sahibi olduğu ve nerede olduğunu bildiği anlamına mı gelmektedir? Tarafımca iletilen kayıp vakaları konusunda halen neden bir cevap verilmemektedir? Gökhan Türkmen, Mustafa Yılmaz ve Yusuf Bilge Tunç nerededir?” dendi. 

Gergerlioğlu’nun soru önergesi şöyle:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu tarafından Anayasanın 98’ inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ ncı ve 99’ uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

24 Eylül 2019 Salı Günü Saat 15.00 sularında, 19.02.2019 tarihinde kaçırıldığı iddia edilen ve halen akıbeti belirsiz olan Mustafa Yılmaz’ın eşi ve annesi yakınlarının kayıp olmasıyla ilgili barışçıl bir farkındalık eylemi yapmak istemiştir.

Ben de bir TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda görevli milletvekili olarak yanlarına gidip destek oldum. Eylem Anayasamızda Madde 34’te koruma altına alındığı şekilde şiddetsiz ve barışçıl şekilde devam ederken kolluk güçleri tarafından engellenmiştir.

Bu engelleme sırasında adı tarafıma Serkan Çakmak olarak iletilen öncesinde kendisinin kahvehaneden çıkan birisi olduğunu sandığım ama Emniyette Müdür olduğu belirtilen şahıs üslupsuz bir şekilde hakkında mahkeme kararı olmayan Mustafa Yılmaz’ı kastederek :

“Adam hain ya! Adam kaçmış yurt dışına! Firar! Buradan gidiyorsunuz. Devlet hainleri savunmaz. ” ifadelerini kullanmıştır.

Bu ifadeler kullanılırken Milletvekili olduğumu belirtmeme rağmen üzerime yürümüş şahsımı tehdit etmiştir. Bu ifadeler youtube.com/watch?v=QNuu26 adresindeki görüntüde net şekilde görülmektedir?

Bu bağlamda;

1- Üç anne bir milletvekilinin Türkiye’nin sorunlarından biri olan zorla kaybolma vakaları konusunda eylem yapması neden engellenmiştir?

2-Anayasa Madde 34 Kapsamında bütün vatandaşların şiddet içermeyen barışçıl eylem yapmak hakkıyken kolluk güçleri kime ya da kimlere güvenerek bu hakkı vatandaşların elinden almaktadır?

3-Kimliğini göstermeyen ve benim üzerime yürüyen şahıs kimdir? Bu kişi atanmış biri olarak seçilmiş bir milletvekiline nasıl bu üslupla davranabilmektedir?

4-HDP Milletvekillerine müdahale konusunda sertlikte bulunulması konusunda gizli bir genelge olduğu iddiası doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa bu genelge hangi hukuki metne dayanmaktadır?

5-“Adam hain ya! Adam kaçmış yurt dışına! Firar! Buradan gidiyorsunuz. Devlet hainleri savunmaz. ” diyen Polis Müdürü olduğu belirtilen kişi hakkında mahkeme kararı olmayan birine bu ifadeleri nasıl kullanabilmiştir? Bu ifadeler Mustafa Yılmaz’ın kaçırılmasıyla ilgili bilgi sahibi olduğu ve nerede olduğunu bildiği anlamına mı gelmektedir?

6-Tarafımca iletilen kayıp vakaları konusunda halen neden bir cevap verilmemektedir? Gökhan Türkmen, Mustafa Yılmaz ve Yusuf Bilge Tunç nerededir?

Kaçırılan Mustafa Yılmaz eyleminde gergin anlar! İşte polisin “Adam hain” çıkışına Gergerlioğlu’nun cevabı…

medyabold
Devamını Oku »

Yasin ASLIYANIK – Tutsak Kuşlar

Sema özgürlüğü süzülü ruhunda
Zirveler ayaklar altında kıyamda
Gittin ya kem baykuşlar öter diyarda
Duyulan akis dağına çarpan yave
&
Yorgun bedenin kafeste esirse de
Keskin bakışta hüzün, yüceler özler
Narin kanadın zulümden incinse de
Gökten gelecek ümidi görür o gözler
&
Yumuk kanatta durmadan kanar yara
Acıtır duyarsın ızdırabı kalpte
Düşteki yuvaya, varsan beyaz kara
Aydınlık yanar ateş gibi içinde
&
Çekerler dik zambak beyazı başını
Hayal tutarsın güçlü pençelerinde
Bırakma gönlünden aşk yakarışını
Bin bir cendereden her vakit geçsende
&
Dağlar sana ağlar bağrında boş yuva
Dönüş bekler pamuk bulutlar ardından
Dolsun âzâd kokan kanada rayiha
Kurtulsun bekleyen hicran yarasından
11 Nisan 2019

 



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/09/30/yasin-asliyanik-tutsak-kuslar/
Devamını Oku »

Bu Soykırım Değildir de Nedir?

Ülkesine ve milletine hizmet etmekten, tüm dünyaya rengi, dili, dini ayırt etmeksizin barış mesajları vermeye çalışmaktan başka bir ideali olmayan eğitim işçisi bir öğretmenim. Bu mefkûreye sahip olduğuna gönülden inandığım özel bir okulda 2009 yılından beri çalışmaktayım. Okulda göreve başladığım andan itibaren ben ve tüm mesai arkadaşlarımla eğitime emek verdik. Ülkemizde ve tüm dünyada barışın hâkim, demokrasinin ve özgürlüğün herkes için olması, yoksulluğun ve sefaletin son bulması için mücadele ettik. Bunları gerçekleştirmenin de en iyi yolunun eğitimden geçtiğine inandık. Bu niyet ve gayretlerimizin meyvesi donanımlı, vatanını ve milletini seven hamiyetperver nesillerdir.

Tüm bu güzel niyet ve gayretlere rağmen 2013 yılından beri bir takım siyasi saiklerle ekonomik, sosyolojik ve psikolojik baskılara maruz bırakıldık, bırakılıyoruz. Anayasal hakların tamamen ortadan kaldırıldığı bir ortamda derdimizi ulaştırabileceğimiz hiçbir merci kalmadı. Yaşadığımız toplumdan tecrit edildik. Basın-Yayın ve medyanın susturulduğu ülkemizde kitleler sindirildi, kandırıldı. Her gün yenisi eklenen yalan ve iftiralarla toplum tesir altına alındı. Yaşanan ve yaşanmaya da devam eden bu olumsuzluklar en nihayet 15 Temmuz tarihinde gerçekleşen darbe girişimi sonrasında zirveye ulaştı. Henüz darbeyi yapanların kim olduğu netleşmemişken olay, bu tür işlerle yakından uzaktan alakası olmayan eğitim gönüllülerine fatura edildi. Ben Sosyal Bilgiler öğretmeniyim. Her zaman demokrasinin, hukuk devletinin taraftarı ve savunucusu oldum. Milli egemenliğin vazgeçilmez olduğunu öğrettim öğrencilerime. Ama gariptir şimdilerde T.C Devletini ve anayasal düzeni yıkmak, demokrasiyi rafa kaldırmak iftirası ile zan altıdayım. Darbe ile asla ve asla alakam olmayıp girişimi evimde televizyondan öğrenmiş iken tüm bu yaşananlar bir ironiden ibarettir. Bana ve benim gibi düşünen eşime, arkadaşlarıma bu iftiranın yakıştırılması son derece insafsızlıktır. Bu durum bizi son derece rencide etmektedir.

Tüm bu yapılanlar yetmezmiş gibi 15 Temmuz tarihinden itibaren soy kırıma maruz bırakılıyoruz. Karakolun önünden geçmeyen sicili tertemiz insanlar hiçbir delile dayandırılmaksızın görevinden uzaklaştırıyor, hapse atılıyor ve işkencelere maruz bırakılıyor. Bunu yakından gören ve yaşayan bir fert olarak yaşadıklarım sizlerle paylaşmak istiyorum. 20 Temmuz’da çalıştığım kurum kapatıldı ve bir günde işsiz kaldım. İş bulabilme ümidi ile gittiğim başka kurumlarda bize kapılarını kapattı zira kendilerinin de baskı altında olduğunu beni işe alırlarsa kendilerini de sıkıntıya girebileceklerini söylediler. Bu gelişmelerden kısa bir süre sonra da 15 yıllık eğitim hayatım ve 12 yıllık mesleki tecrübem bir kenara atılarak lisansım iptal edildi ve öğretmenlik mesleğim elimden alındı. Bu hangi kanun ve nizamla açıklanabilir? Son iki ay okuldan maaşımı ve tazminatımı alamamışken baskılara daha fazla dayanamayıp evimi taşımak zorunda bırakıldım. Kredi ile aldığım evin taksitlerini ödeyemedim ve evi ciddi zarara yol açmasına rağmen satışa çıkardım. Ailemin geçimini sağlayabilmek için arabamı satmak zorunda kaldım. Tüm bu olumsuzluklar bir yana eşimin haziran ayında bir kaza sonucu T12 omuru kırıldı ve yürüyemiyor. Bakıma muhtaç. Moral motivasyonun sürekli zinde tutulup bakımının itinalı yapılması gerekirken bu olaylar ailede en fazla onu etkiledi. İyileşme süreci uzadı. Şu an kayın babamın yanında misafir olarak kalıyorum. Daha ne kadar bu şekilde devam edebiliriz bilemiyorum. Halime de şükrediyorum. Çünkü durumu benden çok daha kötü arkadaşlarım, akrabalarım var. Ülkemizde tarihin en büyük suçlarından birisi ifa ediliyor. Ne yazık ki insanlar seslerini ulaştıramıyor hiçbir yere. Bu soykırım değildir de nedir? Çalışmalarınızın sesimize ses olması temennisi ile…

 



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/09/30/bu-soykirim-degildir-de-nedir/
Devamını Oku »

MHP’li başkan yardımcısından deprem açıklaması: İhmaller geçmişte kaldı

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, depremle ilgili yaşanan ihmallerin geçmişte kaldığını belirterek, deprem vergilerinin akıbetinin sorulmasına kızdı.

BOLD – MHP, İstanbul’da yaşanan 5.8’lik depremin ardından dün Pendik’te olası İstanbul depremini konu alan bir basın toplantısı düzenledi. Cumhuriyet’in haberine göre, toplantıda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, “Yapılması gerekenlerde farklı nedenlerle ihmal yaşandı. Her ne yaşandıysa geçmişte kaldı. Önümüze bakmak zorundayız. Biz hükümetin deprem konusunda samimi ve çok boyutlu bir hazırlıkta olduğunu görüyor ve destekliyoruz” dedi.

DEPREM VERGİLERİNİ SORMAYIN

CHP’nin deprem vergilerinin nereye kullandığını sormasını da eleştiren Yönter, “17 Ağustos 1999’dan sonra toplanan deprem vergilerinin akıbetini soruyor. Deprem üzerinden siyaset ve istismar yapmak vicdansızlık değil mi? CHP depremi neden kullanıyor” ifadelerini kullandı.

Nadira Kadirova’nın ölümündeki tanıklara savcılık ve emniyette baskı

medyabold
Devamını Oku »

Baydar: İYİ Parti AKP-MHP koalisyonuna katılmak için Saray’la anlaştı

Ahval News Yazarı Yavuz Baydar, İYİ Parti’nin önümüzdeki Ocak ayında AKP-MHP koalisyonuna katılmak için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile anlaştığı iddiasını yazdı. Baydar, İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in partiyi Millet İttifakı’nda tutabilme gücününü zayıfladığını kaydetti.

BOLD – Baydar, bugünkü yazısında İYİ Parti ile Erdoğan arasında bir süredir üstü kapılı süren koalisyona katılma pazarlıklarında sona gelindiğini savundu. Baydar’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgilere göre İyi Parti liderleri ile Erdoğan arasında bir süredir üstü kapalı sürmekte olan ‘koalisyona katılma’ pazarlıklarında sona gelinmiş durumda. Buna göre, partinin mali açıdan varlığının dayandığı güçlü isim Koray Aydın ve Ümit Özdağ, İyi Parti’nin üçüncü ortak olarak AKP-MHP koalisyonuna Ocak ayı başında katılmasında Saray ile anlaştılar. Kaynaklarım, İyi Parti lideri Meral Akşener’in bu kaymayı önleyecek ve partiyi Millet İttifakı içinde tutabilme gücünün iyice zayıfladığını aktarıyorlar.

KORAY AYDIN’IN NÜFUZU

Koray Aydın’ın nüfuzu iyice belirginleşiyor. Şunu da eklemekte yarar var: Parti kurulurken temasa geçilen merkez sağdan bazı önde gelen isimler Koray Aydın’ın adını kurucular arasında duyunca ‘tamam, bu kurduğunuz aslında MHP’nin bir türevi, gideceği yer belli’ diyerek teklifleri reddetmişlerdi.

İyi Parti’nin öngörülebilir bir gelecekte, o zaten zayıf mı zayıf erken seçim opsiyonunu da devre dışı bırakacak şekilde ‘yerli ve milli’ koalisyonda fotoğraf vermesi konusunu şimdiden bir yana koyalım.

‘Perşembe’nın gelişi Çarşamba’dan belliydi’ diyeceksiniz. Evet, Millet İttifakı, içinde yeniden tezahür eden eski ve çürük siyaset esnafı unsurları nedeniyle baştan ne denli gevşek olduğunu göstermişti. Şimdi bu gidişatı izleyeceğiz, eğer Akşener itiraz etmezse, ki bu da zayıf bir olasılık….”

Meral Akşener, hastaneye kaldırıldı: İshal salgınına yakalandı

medyabold
Devamını Oku »

Ege’de boğulan 7 mülteciden 4’ünün, kurtarılan 12 kişinden 9’unun kimlikleri belli oldu

Üç gün önce Ege’de boğulan 7 Türk mülteciden 4’nün, kurtarılan 12 kişiden 9’nun kimlikleri belli oldu. Sakız adası açıklarında batan botta 19 kişi bulunuyordu.

BOLD – 27 Eylül 2019 sabahı Türkiye’den Yunanistan’a geçmeye çalışırken boğularak hayatını kaybeden 7 mültecinin kimlikleriyle ilgili Yunan kaynakları henüz resmi bir açıklama yapmadı. Aralarında 4 çocuk ve 1 bebeğin de bulunduğu cenazelerin kaldırıldığı Sakız adasındaki hastaneden alınan bilgiye göre, hayatını kaybeden 7 kişiden 4’ünün kimliği netleşti: Kevser Sezer, Meltem Zenbil, Mustafa Said Zenbil ve Mahir Işık (2,5 aylık).

DOKTOR AĞLAYARAK İNCELEDİ

Morg doktorunun bebeğin vücudunu ağlayarak incelediği belirtildi. Kurtarılan 12 kişiden 8 kişinin isimleri ise Oğuz Zenbil, Bedirhan Zembil, Yusuf Deniz, Arife Deniz, Alp Deniz, Arife Deniz, Büşra Deniz, Fatma Işık, Nazir Işık.

Bottaki diğer 6 kişinin kimliğiyle ilgili henüz bir bilgi bulunmuyor.

55 GÜNLÜK BEBEK

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, sosyal medya hesabından Batmanlı Işık ailesinin fotoğraflarını yayınladı ve “5 çocuk 2 kadının öldüğü Ege faciasından… Biri 55 günlük 2 çocuklu Işık ailesi Batmanlı Fatma ve Bitlisli Nasır… Maalesef 55 günlük bebek suda boğularak hayatını kaybetti. Öncesinde çok acı hikayeleri olan bir aileydi. Allah onlara ve yakınlarına sabırlar versin.” dedi.

Kurtarılanlar arasında bulunan Yusuf Deniz’in Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Yard. Doç. olduğu, 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği öğrenildi. Eşi Arife Yusuf ve 6-7 yaşlarındaki oğlu ile 2-3 yaşlarındaki kızıyla Yunanistan’a geçmeye çalışan Deniz’in ailesinden haber alınamadı. Yusuf Deniz’in eşinin de KHK ile kapatılan Mevlana Üniversitesinde öğretim üyesi olduğu belirtildi.

Batan bottan kurtarılanlardan biri KHK’lı bir akademisyen

medyabold
Devamını Oku »

Vatandaş, Erdoğan’ın Torku tükettiğine inanmadı

Cumhurbaşkanlığı resmi sosyal medya hesabından paylaşılan, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Tarım Kredi Kooperatifi’deki alışverişi, sosyal medya kullanıcılarına inandırıcı gelmedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kısıklı’daki Tarım Kredi Kooperatifi satış mağazasından alışveriş yaptı. Erdoğan’ın alışveriş görüntüleri Cumhurbaşkanılığı resmi sosyal medya hesabından kamuoyu ile de paylaşıldı. Fotoğraflar sosyal medyada çok konuşuldu. Sosyal medya kullanıcıları, fotoğrafların reklam amaçlı paylaşıldığı görüşünde. Yapılan paylaşımlar da Saray’da oturan Erdoğan’ın Tarım Kredi Kooperatifi ürünü Torku’yu tüketmesi inandırıcı bulunmadı.

İşte o paylaşımlardan bazıları:

medyabold
Devamını Oku »