8 Haziran 2019 Cumartesi

Hakkari’de yaralanan asker şehit oldu

Hakkari sınırında bir üs bölgesine teröristler tarafından yapılan saldırıda yaralanan Piyade Uzman Çavuş Celal Hayta, tedavi gördüğü Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (GATA) şehit oldu.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, “Hakkari sınırında bir üs bölgemize 4 Mayıs 2019 tarihinde bölücü teröristler tarafından yapılan saldırı sonucu yaralanan kahraman silah arkadaşımız, tedavi gördüğü Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 8 Haziran 2019 tarihinde şehit olmuştur” denildi.

medyabold
Devamını Oku »

Para yok Milli Eğitim Bakanlığı durdu

Yerel seçim sürecinden aylardır çıkamayan Türkiye’de uygulanan seçim ekonomisinin ilk kurbanı Eğitim oldu. Parasızlıktan okul inşaatları durdu, Bakanlığın pekçok projesi komple iptal.

BOLD – Ekonomik krizin üstüne bitmeyen İstanbul seçimleri eklenince Hükümet uzun süredir seçim ekonomisi uyguluyor. Kesilen ilk kaynak ise eğitimden oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, devam eden okul inşaatı projelerini durdurdu, öngörülen yeni projeler ise tamamen iptal edildi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, “Tasarruf tedbirleri” kapsamında rafa kaldırdığı projelerin yanında, ödenek yetersizliğinden iptal edilen çok sayıda proje de var. İptal edilen projelerin başında, Ortöğretim Genel Müdürlüğü’nün, “Okulum Türkiye Projesi” var.

Dokuzuncu sınıf öğrencilerini kapsayan ve okul dışı öğrenme ortamlarının eğitim amaçlı kullanılarak öğrencilerin yaşayarak öğrenmelerini katkı sağlamak amacıyla kurgulanan proje tamamen iptal edilmiş durumda.

SADECE BİR İLDE 13 OKUL İNŞAATI DURDU

Şırnak’ın ilçelerine bağlı bazı köylerde geçtiğimiz yıl yapımına başlanılan 13 okulun inşası “bütçe yetersizliği” gerekçesiyle durduruldu.

Yapımı yarıda bırakılan okullardan bazılarının Silopi’ye bağlı Cumhuriyet Mahallesi, İdil’in Pınarbaşı (Ayirşer), Güçlükonak’ın Fındık Beldesi, Cizre’nin Çavuş Köyü (Ernebat) ile Uludere’nin bazı köylerinde bulunduğu öğrenildi.

Sadece bir ilde 13 okul inşaatı durdurulurken, Türkiye’nin genelinde hemen her ilde süren okul inşaatları da benzer biçimde durduruldu. Aynı tasarruf tedbirlerinin öğretmen alımında da uygulanabileceği ve atama sayısının düşürülebileceği belirtiliyor.

medyabold
Devamını Oku »

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda turizm sezonu başlıyor

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Uluslararası Uzay İstasyonu’nu 2020’nin başında turizme açacağını duyurdu.

NASA’dan yapılan açıklamada, istasyonun “30 güne kadar özel astronot misyonları”na açılacağı bildirildi.

Yılda en fazla iki özel seyahat yapılabilecek, her bir yolculuk kişilere yaklaşık 60 milyon dolara mal olacak.

NASA, Roscosmos, ESA, CSA ve Japon Uzay Araştırma Ajansı’nın (JAXA) ortak işlettiği Uluslararası Uzay İstasyonu’nda uzay araştırmaları ve temel bilim deneyleri yürütülüyor.

medyabold
Devamını Oku »

Muhalefete ‘ağır silahlarla’ tehdit: Öldür derse öldürürüz…

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün’ün elini öpen kişelerden AKP’li Önder Gökçekaya silahlı bir paylaşım yaptı.

Sözcü‘nün aktardığına göre Gökçekaya, 2 elinde 2 ayrı silahla verdiği pozu “Soylu Bakanım’ın emirlerini bekliyoruz… Vur derse vururuz, öldür derse öldürürüz… Terörist bize vız gelir tırıs gider…” ifadesiyle paylaştı.

Gökçakaya, dün ise yine yumrukçu Sarıgün ile fotoğrafını paylaşıp, Ekrem İmamoğlu’na hitaben “Yollarım Osman dayıyı” diye yazmıştı.

kronos
Devamını Oku »

Baskı ve tehdit iddiası: Dündar, ortak yayına moderatörlük yapmayacak

Gazeteci Uğur Dündar, Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım’ın canlı yayın buluşması için kendisini tercih etmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, moderatörlük yapmayacağını belirtti. Dündar, “Moderatörlüğüm üzerinden her iki adaya ve demokrasimize zarar verebilecek bir takım hazırlıklar yapıldığını görüyor ve bu sebeple 50 yıldır ödünsüz bağlı kaldığım evrensel yayıncılık ilkeleri gereği moderatörlük yapmama yönünde aldığım kararı kamuoyuna saygıyla arz ediyorum.” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN BANTTAN İSTEDİ

Eski siyasetçilerden Feyzi İşbaşaran bir kulis bilgisini aktarırken, Erdoğan’ın Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasında yapılacak açık oturumun canlı değil, programın önceden çekilip banttan yayınlanmasını istediğini aktardı. Dündar’ın “Bu önerdiğiniz açık oturum değil, banttan yayınlanacak bir açık oturumun moderatörlüğünü yapmam” dediği öğrenildi.

Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Uğur Dündar, şunları kaydetti:

Tarihi 31 Mart seçimleri öncesinde, Sn.B.Yıldırım ve Sn.E. İmamoğlu’nun katılacağı açık oturumun moderatörlüğü için her iki adayın da ismim üzerinde uzlaşmaları, onurla sürdürdüğüm 50 yıllık meslek hayatımın manevi madalyalarından biri olmuştur.

Halkımızın yıllardır Türkiye’nin en güvenilir ismi olarak tarafıma gösterdiği güvenin, siyasi kutuplaşmanın zirveye çıktığı bu dönemde ve böyle önemli bir konuda her iki aday tarafından paylaşıyor olması son derece anlamlı ve değerlidir. Her iki adaya da teşekkür ediyorum.

Kendime ve toplumuma karşı duyduğum sorumluluğun bilinciyle, bu açık oturumda adaletin terazisini milim saptırmayacağıma ve geçmiştekilerde olduğu gibi, her iki tarafın da yayın sonrasında teşekkürleriyle karşılaşacağıma en ufak şüphem yoktur. Bunlarla birlikte moderatörlüğüm üzerinden her iki adaya ve demokrasimize zarar verebilecek bir takım hazırlıklar yapıldığını görüyor ve bu sebeple 50 yıldır ödünsüz bağlı kaldığım evrensel yayıncılık ilkeleri gereği moderatörlük yapmama yönünde aldığım kararı kamuoyuna saygıyla arz ediyorum.

DÜNDAR’I CANLI YAYIN TEHDİDİ Mİ DURDURDU?

Gazeteci Uğur Dündar, teklifi kabul etmemesi için tehditler aldığını açıkladı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Dündar, “Dünden beri öyle şeyler yazılıyor ki! Komplolar, tuzaklar, tezgâhlar, kumpaslardan söz ediliyor. Moderatörlüğü kabul etmemem öneriliyor, hatta tehdit eden bile çıkıyor! Bunları yazıp çizenler sanırım benim Türkiye’nin en kıdemli televizyoncusu olduğumu, 50 yıldır bu işi yaptığımı unutuyor!” dedi.

Partisi tarafından görevden alınan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İstanbul adaylarının yapması beklenen canlı yayına ilişkin Binali Yıldırım ile görüştüğünü belirterek aralarında geçen diyaloğu şöyle aktardı:

“Sayın Başbakanım ben Uğur Dündar’ın moderatörlüğünde Kılıçdaroğlu ile tartışmaya çıktım, Uğur Dündar bana her türlü oyunu oynadı. Nasıl güveneceksiniz?’ dedim. Yıldırım ise ‘Ben istiyorum ki hiçbir bahaneleri kalmasın. Ben Allah’ın izniyle kendime güveniyorum’ dedi.”

Gökçek’in yaptığı paylaşıma yanıt veren Uğur Dündar ise “Gökçek böyle yazdığına göre ben o oturumu son derece adil yönetmişim demektir. Nitekim Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile, Sayın Erdoğan da Sayın Baykal ile yaptığı tartışmalardan sonra bana teşekkür etmişlerdir. Melih Bey aynaya baktığında neden kaybettiğini anlar” ifadelerini kullandı.

kronos
Devamını Oku »

Soylu’ya ‘Akıllı ol’ diyen Sivaz: Geçmişte Soylu ile tokalaştık, bana mesaj attı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Trabzon Havalimanı’nda ‘Akıllı ol’ diye seslendikten sonra hakkında terör örgütleriyle bağlantılı olduğuna dair haberler yapılan Mehmet Ali Sivaz, hakkındaki iddiaları yalanlarken, geçmişte AK Parti’ye oy verdiğini ve Soylu ile de tokalaştığını anlattı.

Medya Blok‘tan Fırat Yeşilçınar‘a açıklamalarda bulunan ve “Trabzon evladı olarak Trabzonlulara yapılan hakaretlerden dolayı ses çıkarmak istedim” diyen Sivaz, şunları söyledi:

“Ben herhangi bir parti üyesi değilim. Hatta geçmişte AK Parti’ye oy verdim. Ailem de halen AK Parti’li. Belediye seçimlerinde adamımıza oy verdik. Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaş istediği adamı istediği yere getiriyorsa, hata varsa da akıllı ol diyebilmeli.

Süleyman Soylu benimle ilgili bir bilgiye ulaşamaz. Basın üzerinden yalan, dolan, uydurma… Süleyman Soylu’yu ben geçmişte karşılaşan biriyim. Kendisiyle tokalaşan bir insanım. Kendisinin bana mesaj atmışlığı bile oldu.”

kronos
Devamını Oku »

Soylu’nun hedefi Koç: Gezi’de otel, bugün uçak tahsis ediyorlar

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, muhtarlarla yaptığı toplantıda “Gezi’de otel tahsis edenler bugün İmamoğlu’na uçak tahsis ediyorlar” diyerek Koç Holding’i hedef aldı. CHP’nin İstanbul adayını eleştiren Soylu, “Daha dün musakka hesabı yapıyordun. Dedin ki ‘Ben antrikot yemiyorum.’ Bugün saltanat sürüyorsun özel uçaklarla. Koç’un özel uçağı, altına tahsis edilmiş.” ifadelerini kullandı.

SOYLU’DAN ‘İT’ ISRARI

Bağcılar’da muhtarlarla bir araya gelen Soylu, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’nun VIP salonuna alınmamasını gündeme getirerek, “CHP Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valimizden ve Ordu’daki polis teşkilatı mensuplarımızdan özür dilemesini bekliyorum. Çok net. Yani bir valiye hareket etmek, ‘it’ demek, bu bizim ne devlet ne de millet geleneğimizde var. Ondan sonra da sessizliğe bürünmek, zaten bunun nasıl olduğu televizyonlarda net bir şekilde açıklandı.” diye konuştu.

Ordu Valisi Seddar Yavuz’un bugün konuya ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Soylu, “Yapılması gereken kamuoyundan, o arkadaşlarımızdan özür dilemektir.” dedi.

‘GEZİ’DE OTEL, BUGÜN UÇAK’

Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Daha dün musakka hesabı yapıyordun. Dedin ki ‘Ben antrikot yemiyorum.’ bugün saltanat sürüyorsun özel uçaklarla. Koç’un özel uçağı, altına tahsis edilmiş. Kusura bakmayın, ben bir şey görüyorum, beni kim kınarsa kınasın Gezi olaylarında otel tahsis edenler bugün uçaklarını tahsis ediyorlar. Gezi olaylarında Deutsche Welle’yi tahsis edenler Alman televizyonunu, bugün televizyonlarını tahsis ediyorlar. Gezi olaylarında BBC Türkçeyi İngiliz televizyonunu tahsis edenler bugün televizyonlarını tahsis ediyorlar. Gezi olaylarında Kandili harekete geçirenler bugün Kandili hareket geçiriyorlar.”

kronos
Devamını Oku »

Hazin Bayram

Veysel Aliosmanoglu
Hazin Bayram
Yine bizlere hazin bir bayramdır bugün
Duvarlar ardında inleyen candır bugün
Koymadı  bunca masumu hürriyete
Zalime ferah, bize hicrandır bugün
Devri alemde inleyen müslümandır bugün
Gözlerden akan her yaş garibandır bugün
Kim demiş İslam hükmeder bu devlete
Na hak yere hükmeden kadıyandır bugün
Nerde gölgesinde huzurla uyunan ulu çınar
Anasütü gibi  adalet yudumlanan saf pınar
Kaldımı yüreklerde kokuşmamış  bir vicdan
Terazi hep menfaatten yana tartandır bugün
Ne çok kin beslemiş gafiller mazlumlara
İntikam hırsıyla müminleri düşürdü dara
Haramdı can-ü mal-ı müminin mümine
Namusumuz tarumar eden münafıkandır bugün
İftarımız hicran, bayramlar kurbandır bugün
Haneler matem dolu yuvalar aşiyandır bugün
Veysi gel ağlayalım oturup hakikat bağında
Güller budanmış, bülbüller perişandır bugun
Yine bizlere bir hazin bayramdır bugün


Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/06/08/hazin-bayram/
Devamını Oku »

Üzülme..!

Tâhâ Yâsîn Yıldız
Üzülme..!
Yâd ederiz ağlanan bayramları gülerek,
Anlatıp belki bir gün, mesrûr, ufku süzerek.
Bahta hiç düşmese de, neşve şâyet burada,
Rızâya tâlibiz biz, hâlimiz yok küsecek..
Bulmasak da bir devâ, yaramıza sürecek,
Yaşarız n’eyleyelim, devâ-yı gam sürerek,
Orda bâkî teselli, kâm recâsı güderek,
Kime nasîb düşünme, sen yarına güller ek…
twitter.com/Muhelhil
4 Haziran 2019


Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/06/08/uzulme/
Devamını Oku »

Fenerbahçeli Şener Galatasaray’a imza atıyor

Galatasaray, Fenerbahçe ile sözleşmesi biten Şener Özbayraklı’nın transferini resmen bitirmeye hazırlanıyor.  Transfer çalışmalarına start veren Galatasaray, Çaykur Rizespor’dan Vedat Muriç’in ardından bir hamle daha yaptı ve Fenerbahçe ile sözleşmesi sona eren Şener Özbayraklı ile prensip anlaşmasına vardı.

Fenerbahçe’de Ersun Yanal tarafından kadroda düşünülmeyen Şener Özbayraklı ile masaya oturan sarı-kırmızılı kulüp milli futbolcu ile 2+1 yıllık sözleşme üzerinden anlaşmaya vardı.

ŞENER’LE TÜRK LİRASI ÜZERİNDEN ANLAŞILDI

Fenerbahçe’den yıllık 1.5 milyon euro maaş alan Şener ile Türk Lirası üzerinden prensip anlaşmasına vardı. Sözleşmede garanti ücret, maç başı, şampiyonluk primi ve performans primi yer alacak.

Şener Özbayraklı, bugün gerçekleştirilecek sağlık kontrollerinin ardından Galatasaray ile sözleşme imzalayacak. Galatasaray’ın, Şener Özbayraklı’dan sonra Ryan Babel ve Jimmy Durmaz transferlerini duyurması bekleniyor. 29 yaşındaki sağ bek Şener Özbayraklı geçen sezon Süper Lig’de Fenerbahçe ile sadece 9 maça çıkıp 592 dakika sahada kaldı.

medyabold
Devamını Oku »

İşkence Karşıtı Dünya Koalisyonu, Ankara ve Halfeti işkencelerinin soruşturulmasını istedi

İşkence Karşıtı Dünya Koalisyonu, Halfeti ve Ankara’daki işkence vakalarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup göndererek, iddialara ilişkin bağımsız ve baştan sona soruşturma yapılmasını istedi.

BOLD- İsviçre Cenevre’de bulunan İşkence Karşıtı Dünya Koalisyonu (OMCT) Urfa’nın Halfeti ilçesinde ve Ankara Emniyet’inde ortaya çıkan işkence ve kötü muameleye ilişkin Türkiye’ye 6 Haziran’da mektup gönderdi.

ERDOĞAN, SOYLU, BOZDAĞ VE YILDIRIM’A MEKTUP

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve AKP Milletvekili Binali Yıldırım, Anayasa Komisyon Başkanı Bekir Bozdağ ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu isimlerine gönderilen mektupta işkence iddialarının araştırılmasını istendi.

İŞKENCE FAİLLERİ SORUMLU TUTULMALI

OMCT Avrupa Yürütmesi tarafından kaleme alınan mektupta, kamuoyuna yansıyan işkence bilgilerine yer verilerek, “İşkencenin ve diğer zalim, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezanın Türkiye iç ve dış hukuku çerçevesinde yasak olduğunu hatırlatmak isteriz. Tüm faillerin sorumlu tutulmasını sağlamak için tüm güvenilir işkence iddiaları hakkında derhal, bağımsız ve baştan sona soruşturmalar yapılmasını istiyoruz” denildi.

GÖRÜNTÜLER İŞKENCEYİ İSPATLIYOR

Mektupta, şu görüşlere yer verildi: “İnternette dolaşan görüntülerin ve görgü tanıklarının da ifadeleri göstermektedir ki, bu kişiler gözaltı esnasında yere yatırılmış, ters kelepçe yapılmış ve saatlerce bu şekilde yerde bekletilmiştir. Yine iddialara göre, polis memurları bu vatandaşları tekmelemiş, yumruklamış ve silah kabzaları ile darp etmiştir. İddiaya göre darp, vatandaşların sorgu için götürüldükleri Urfa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube’de de devam etmiştir.”

DİPLOMATLARA EMNİYETTE İŞKENCE

Mektupta, “Ayrıca, 27 Mayıs 2019 tarihinde, Ankara Barosu, Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Mali Suçlar Soruşturma Bürosunda gözaltında tutulan düzinelerce işten çıkarılmış diplomatın işkence vakası hakkında bir bildiri yayınladı. Tutuklananların altı tanesinin ifadesini içeren rapora göre, tutuklular sorgu esnasında psikolojik baskıya maruz kalmış ve itiraf imzalamaya zorlanmıştır” denildi.

CİNSEL İŞKENCE İLE TEHDİT EDİLDİLER

Mektupta ayrıca şu ifadeler yer aldı: “Altı kişiden beşi, gözaltında tutuldukları süre zarfında işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını bildirmiştir. Avukatlarına, karanlık bir odaya alındıklarını, duvara dayandıklarını, kelepçelendiklerini ve yerde sürünmeye zorlandıklarını, dövüldüklerini, kafalarına copla vurduğunu ve cinsel işkenceyle tehdit ettiklerini söylemişlerdir. İşkencecilerin yüzlerini karanlıkta göremediklerini, ancak tutuklulardan birinin bu kişilerin kendilerini ‘dışarıdan profesyonel bir ekip’ olarak tanımladıklarını duyduğunu bilinmektedir.”

BAĞIMSIZ VE BAŞTAN SONA SORUŞTURMA YAPILMALI

Mektup şu ifadelerle son buldu: “İşkencenin ve diğer zalim, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezanın Türkiye iç ve dış hukuku çerçevesinde yasak olduğunu hatırlatmak isteriz. Bu nedenle, halen gözaltında tutulanların güvenliğini ve fiziksel bütünlüğünü sağlamak ve derhal bağımsız tıbbi bakım sağlamak için gerekli tüm önlemleri almanızı tavsiye ediyoruz. Ayrıca, tüm faillerin sorumlu tutulmasını sağlamak için tüm güvenilir işkence iddiaları hakkında derhal, bağımsız ve baştan sona soruşturmalar yapılmasını istiyoruz.”

Halfeti’de tutuklanan kadınlar korkunç işkenceleri anlattı

medyabold
Devamını Oku »

Cübbeli’den Perinçek’e: Kendisine dua ediyorum, aynı gemideyiz

Ahmet Mahmut Ünlü, katıldığı bir televizyon programında Doğu Perinçek için “Ben ona teşekkür ediyorum, dua ediyorum. Ermeni meselesinde vatanımızı savundu. Memleketimize, milletimize bir fayda getirdiysen tamam. İtikatı şusu busu. Gerçi ‘Ben ateist değilim, Müslümanım’ dedi. Böyle bir beyanını da geçen de gördüm. Mühim değil. Velev ki vatanımıza milletimize sahip çıkan adam imansız olsun. O Allah’la arasındaki sorun. Ama biz aynı gemideyiz. Bu geminin deliklerini tamir edip su almaması için canımıza malımızla fedakarlık edeceğiz” demişti.

PERİNÇEK: CÜBBELİ KENDİMİZE GÜVENİMİZİ ARTTIRIYOR

Doğu Perinçek Ulusal Kanal’da katıldığı programda Ünlü’nün sözlerini değerlendirdi. Perinçek, Ünlü’yü “vatansever” olarak tanımladı. Ünlü’nün sözlerini “olumlu” bulduğunu söyleyen Perinçek, “Bu bizim kendimize güvenimizi artırıyor” dedi. Aydınlık gazetesi de Ünlü’nün sözlerini “Doğu Perinçek’e dua ediyorum” başlığıyla yayınlandı.

Cübbeli Ahmet Hoca ise; Perinçek’in sözlerini sosyal medya hesabından “Sayın Doğu Perincek’ten Vatanını Seven Cübbeli Ahmet Hoca Gibi Dindarlar Hakkında Vatan Bilincini Öne Çıkaran Önemli Bir Açıklama” notuyla paylaştı.

kronos
Devamını Oku »

NBA’de Toronto tarih yazmaya hazırlanıyor

NBA final serisinin 4. maçında Golden State Warriors’ı 105-92 yenen Toronto Raptors evinde oynayacağı 5. karşılaşmayı kazanması halinde tarihindeki ilk NBA şampiyonluğunu yaşayacak.

Deplasmanda üst üste iki maçı kazanarak final serisinde 3-1 öne geçen Raptors, salı gece Toronto’da oynanacak maçı kazanması halinde şampiyonluk yüzüklerini takacak.

WARRİORS SON İKİ SEZONUN ŞAMPİYONUYDU

Son 4 yılda 3 şampiyonluk elde eden ve son iki sezonu zirvede kapatan Warriors ise bütün umutlarını 5. maça bıraktı. Warriors, sakatlıktan dönecek olan yıldız oyuncusu Kevin Durant ile birlikte şampiyonluk yarışından kopmadığını göstermek için son kozlarını ortaya koyacak.

Karşılaşmayla hızlı başlayan Warriors, ilk çeyreği 23-17 önde kapatırken, ikinci çeyrekte geçiş hücumlarını daha iyi değerlendiren Raptors soyunma odasına giderken farkı 4 sayıya (46-42) düşürdü.

Üçüncü çeyrekte ise yıldız oyuncu Kawhi Leonard önderliğinde baskıyı artıran Raptors, 37-21’lik üstünlük kurdu ve son çeyreğe 67-79 önde girdi. Son çeyrekte de daha disiplinli bir oyun çıkaran Toronto takımı sahadan 105-92 galip ayrıldı.

Kawhi Leonard, Warriors’un yıldızı Stephen stephen Curry karşı üstünlük sağladı.

KAWHİ LEONARD YILDIZLAŞTI

Raptors’ın all-star forveti Kawhi Leonard, 36 sayı ve 12 ribauntla “double double”a imza attı. Bu sezon play-off’larda 14. kez 30 sayı barajını geçen Leonard; Michael Jordan, Hakeem Olajuwon, Allen Iverson, Kobe Bryant ve LeBron James’ten sonra bunu başaran 6. NBA oyuncusu oldu. Warriors’ta Stephen Curry 27 sayı, 6 asist, Klay Thompson 28 sayı ve Draymond Green 10 sayı, 12 asist, 9 ribauntla mücadele etti.

TORONTO’DA BÜYÜK HEYACAN

Tarihinde ilk defa NBA finaline çıkan Raptors ile son 4 yılda 3 şampiyonluk elde eden Warriors, ilki 1947 yılında yapılan NBA final serisinin 72. şampiyonu olmak için mücadele ediyor. Son iki sezonun şampiyonunu devirerek kupayı Kanada’ya getirecek. 4. maçtaki galibiyet sonrası Toronto’da şampiyonluk heyecanı güçlü bir şekilde yaşanmaya başladı.

Dört galibiyete ulaşan ekibin şampiyonluğunu ilan edeceği final serisinde Toronto Raptors seride 3-1 öne geçti. Warriors tarihinde 6 kez (1947, 1956, 1975, 2015, 2017, 2018) şampiyonluğa ulaşırken, Raptors’ın şampiyonluğu bulunmuyor.

Toronto Raptors ile Golden State Warriors arasındaki NBA Final serisinin beşinci maçı, 11 Haziran Salı TSİ 04.00’da oynanacak.

medyabold
Devamını Oku »

Mahçupyan: Yeni parti için sonbaharda harekete geçilecek

Etyen Mahçupyan’ın The Economist’te yayınlanan “Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi partisi içinde bir isyanla karşılaşabilir” başlıklı makalesinde, Gül ve Babacan’ın sonbaharda harekete geçeceği belirtildi.

‘SONBAHARDA HAREKETE GEÇECEKLER’ 

Makalede Ahmet Davutoğlu’nun yayınladığı ve AKP’ye ciddi eleştiriler yönelttiği “manifesto”ya da yer veren Mahçupyan, Gül ve Babacan’ın yeni parti için bu yılın başında hazır olduğunu ama 31 Mart yerel seçimlerinin sonrasını bekleme kararı aldıklarını söyledi. Mahçupyan, “Sonbaharda harekete geçecekler” ifadelerini kullandı.

THE ECONOMİST: İSTANBUL SEÇİMİ BELİRLEYİCİ OLACAK

The Economist ise böyle bir adıma dair gelişmelerin, İstanbul’da tekrarlanacak belediye başkanlığı seçimine bağlı olduğu yorumunu yaptı. Dergi, “Erdoğan için ülkenin en büyük kentini ilk seferde kaybetmek acı vericiydi. Üç ay içinde ikinci defa kaybetmek ise bir meşruiyet krizine yol açacak kadar utandırıcı olabilir. AKP içinde kendisini eleştirenler, seslerini yükseltme cesaretini bulabilir” ifadelerini kullandı.

‘ERDOĞAN’IN KARŞILAŞTIĞI EN CİDDİ MEYDAN OKUMA’ 

Economist dergisi, Türkiye’de yeni bir muhafazakâr partinin AKP desteğinde kayda değer bir hasar yaratmasının beklenmediğini belirtse de, “Erdoğan bu girişimi en başından engelleyebilir. Fakat hayata geçerse, partisi içinden karşılaştığı en ciddi meydan okuma olacaktır” diye yazdı.

kronos
Devamını Oku »

Rusya kendi Chernobyl dizisini çekecek

HBO’nun büyük ses getiren beş bölümlük mini dizisi Chernobyl’e Rusya cephesinden büyük tepki var. Öyle ki Ruslar kendi Chernobyl dizilerini çekmeye bile düşünüyorlar.

BOLD- HBO’da beş bölüm halinde yayınlanan Chernobyl büyük beğeni topladı. Ödül sezonunda “en iyi mini dizi” başta olmak üzere birçok ödül alması beklenen dizi Rusları ise epeyce kızdırmışa benziyor.

ÇARPITMA VE SABOTAJ İDDİALARI

Dizinin bütünüyle uydurma olduğunu iddia eden Ruslar kendi tezlerini anlatmak için yeni bir Chernobyl dizisi çekecekler. Olayları Rus bakış açısından anlatılacağı, dizi CIA’in sabotajının Çernobil’de nasıl bir felakete dönüştüğünü anlatacak

medyabold
Devamını Oku »

VİP tartışması büyüyor Süleyman Soylu’dan Akşener’e “stajyerde olsa bakanlık yaptı”

AKP’li İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, söylemleri ve tavırları nedeniyle siyasetin gündeminde kalmayı başarıyor. Bakan Soylu, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, Ekrem İmamoğlu’nun VİP salonuna alınmaması talimatı veren Ordu Valisi Seddar Yavuz’a yönelik eleştirilerine cevap verdi.

Doğruyol Partisi’nin iktidar ortağı olduğu dönem İçişleri Bakanlığı yapan Meral Akşener’e “Stajyerde olsa bakanlık yaptı” diyen Süleyman Soylu, valilerin görevlerinin ne olduğunu anlattı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Gaziosmanpaşa’da Karadeniz Mahallesi Trabzonlular Derneği tarafından organize edilen programa katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu’da VIP salonuna alınmamasına ilişkin açıklama yapan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e verdiği cevap sosyal medyada gündem oldu.

Ordu’da Ekrem İmamoğlu’nun VİP’e alınmamasının ardından Vali Seddar Yavuz’a hakaret ettiğini iddia eden Bakan Soylu, “Ne oldu o güzel güzel güzel pıtırcıklar, o kucaklamalar. Sen Selahattin Demirtaş’a güzellemeler methiyeler dizeceksin, bu devletin valisine “it” diyeceksin.” dedi.

Meral Akşener’in Ordu Valisi Yavuz hakkında yaptığı açıklamaları okuduğunu belirten Bakan Süleyman  Soylu, “Meral Akşener de konuşma yapmış. Stajyer de olsan 6 ay İçişleri Bakanlığı yaptın. Sen devletin valisi ne demektir, hangi sorumluluklar ile bu görevi yapar bilmiyor musun? Vali kafasına göre iş yapamaz. Ama bir valiye birisi it diyecek, sen onu hiç tenkit etmeyeceksin, döneceksin valiyi tenkit edeceksin. Yazıklar olsun.” Sözleri dikkat çekti.

medyabold
Devamını Oku »

İSPARK’daki zarar Sayıştay raporlarında

Sayıştay Raporu’na göre İSPARK’ta, otoparklardaki reklam üniteleri usulsüz işletilmiş, onlarca ruhsatsız otopark faaliyete alınmış, milletvekillerine ise bedava otopark olanağı tanınmış.

İSPARK’IN İŞLETTİ 225 OTOPARKTAN SADECE 54’Ü RUHSATLIYMIŞ 

Raporda, “İSPARK’ın işlettiği açık ve kapalı otoparklardan bazılarının ruhsatsız olarak faaliyetlerine devam ettikleri tespit edilmiştir. Bu itibarla, İSPARK tarafından işletilen açık ve kapalı otoparkların İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ruhsatlandırılması gerekmektedir. 225 adet açık ve kapalı otopark İSPARK A.Ş. tarafından işletilmekte olup bunlardan yalnızca 52 adedi ruhsatlandırılmış, 74 adedinin ise ruhsatlandırılmasına ilişkin dosya açılmış olmasına karşın halihazırda ruhsatlandırma işlemleri tamamlanmamıştır. Geriye kalan otoparklar ise ruhsatsız bir şekilde faaliyetlerine devam etmektedir” tespiti yapıldı

REKLAM PANOLARININ İŞLETİLMESİNİ İSPARK YAPMAMIŞ  

Sözcü’den Ali Ekber Ertürk’ün haberine göre raporda, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin belediye iştirakleri olan Metro İstanbul A.Ş. ve Otobüs A.Ş. bünyesinde bulunan otopark alanlarının işletmesinin İSPARK’a devredilmesine karşın, bu alanlardaki reklam panolarının işletmesinin İSPARK tarafından yapılmadığına dikkat çekildi. Raporda otoparklardaki bazı reklam ünitelerinin ise söz konusu iştirakler tarafından işletildiği ya da işletmesinin bu kuruluşlar tarafından devredildiği bilgisine de yer verildi.

ÜCRETSİZ OTOPARK ZARARI 2.7 MİLYON LİRA 

Sayıştay raporunda otopark hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaya ilişkin de önemli usulsüzlükler yapıldığı tespit edildi. 2017 yılında ücretsiz otopark dolayısıyla İSPARK’ın uğradığı zararın 2 milyon 776 bin 508 lira olduğu belirtildi.

MİLLETVEKİLLERİNE ÜCRETSİZ OTOPARK 

Raporda “Büyükşehir belediyesinin 2017 Yılı Ücret Tarifesi’nde mevzuata aykırı düzenlemelere yer verilmiş olup son seçim dönemi milletvekillerinin 1 aracı, İBB sınırları dahilindeki muhtarların 1 aracı, İBB meclis üyeleri ve ilçe meclis üyelerinin ise 3 araca kadar İSPARK’a bildirmeleri ve sisteme kaydettirmek koşulu ile otoparklardan ücretsiz yararlanabilecekleri belirtilmiştir” değerlendirmesi yapıldı.

kronos
Devamını Oku »

Yıldırım’ın Dündar tercihi, sosyal medyada böyle yorumlandı: Havuz medyası için bir utanç

Binali Yıldırım’ın bile rakibi Ekrem İmamoğlu ile yapacağı canlı yayın için Uğur Dündar’ı seçmesi sosyal medyada TRT ve havuz medyasına güvenin kalmadığına yorumlandı.

BOLD- Cumhur İttifakı’nın İstanbul adayı Binali Yıldırım rakibi Ekrem İmamoğlu ile canlı yayına çıkma teklifine olumlu yanıt vermişti. Canlı yayın için parti yetkilileri gerekli ayarlamalar için temasa dahi geçmişlerdi. Kanal için TRT olacağı bile haber yapılmıştı. Kastamonu’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldırım konuyla ilgili şunları söyledi, ‘Bir stüdyoda çekilsin. Programı kimin yöneteceği konusu benim için fark etmez. Mesela tecrübeli olması bakımından Uğur Dündar’ı tercih ederim. Ama başka birini istiyorlarsa ona da eyvallah’ Yıldırım’ın bu konuşmasına Uğur Dündar’dan olumlu yanıt geldi.

Yıldırım’ın Uğur Dündar tercihi sosyal medyada günü konusu oldu. Yıldırım’ın, TRT ve halk arasında ‘havuz’, ‘yandaş’ gibi isimlerle anılan hükümet yanlısı televizyonları ve gazetecileri tercih etmemesi, iktidar lehine hemen hemen her gün aynı başlıkla çıkan medya kuruluşları için çöküş sinyali olarak yorumlandı.

ANAAKIM MEDYA İÇİN HAZİN TABLO

Gazeteci İsmail Saymaz Yıldırm’ın Uğur Dündar tercihinin anaakım medya için hazin bir tablo olduğunu belirtti. Saymaz, ‘Binali Yıldırım, “Adaylar tartışmasını bağımsız stüdyoda yapalım. Tartışmayı Uğur Dündar sunsun” dedi. Bu, anaakım medya açısından hazindir. Yıldırım bile TRT dahil, ana akımın halk gözünde tarafsız olmadığını düşünüyor. Güvenir kişi olarak, anakımdan “sürülen” Dündar’ı istiyor’ ifadelerini kullandı.

UTANÇ VESİKASI

Hükümet yanlısı gazetecilere en sert tepkilerden biri de İyi Parti Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Aslan’dan geldi. Aslan Yıldırım’ın, moderatörlük için Uğur Dündar’ı tercih etmesinin yandaş medya için utanç vesikası olduğunu söyledi. Aslan’ın paylaşımı şöyle, ‘Binali Yıldırım, Ekrem İmamoğlu ile çıkacağı tartışma programını modere etmesi için Uğur Dündar’ı istemesi 17 yıldır üç kuruşa kırk takla atıp şereflerini satan yandaş medya mensupları için tarihe geçecek bir utanç vesikasıdır! Peşinden koştuğunuz iktidar işte sizi böyle satar!’

NE DÜŞÜNDÜLER ACABA

Yıldırım’ın, Uğur Dündar tercihi için Saadet Partili Ali Aktaş da sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Uğur Dündar’ın daha önce Necmettin Erbakan’ın hayatını anlatan bir program yaptığı için partiden ödül aldığını söyleyen Aktaş, ‘Erbakan Haftası’nda Uğur Dündar’a ödül verdi” diye başımızın etini yiyen Ak Partililer Binali Yıldırım’ın açık oturuma moderatör olarak Uğur Dündar’ı istemesi sonrasında ne düşündüler acaba?’ diye sordu.

Hükümete yakın medya kuruluşlarına bir eleştiri de Berna Laçin’den geldi. Laçin, Binali Yıldırım’ın adil ve tarafsız duruş için Dündar’ı tercih ettiğini savundu.

– Kendileri bile saygı duymuyor

– Gidin kendinizi yüksek yerden atın

medyabold
Devamını Oku »

Atinalı Müslümanlar Eylül ayında camilerine kavuşacak

Yunanistan’ın başkenti Atina’da inşa edilen ve 2017’den beri açılması bekleen camide ilk namazın Eylül ayında kılınacağı açıklandı.

Camiyi gezdiren Eğitim ve Din İşleri Bakanı Kostas Gavroglu, Müslüman cemaatinin temsilcileriyle bir araya geldi.

BOLD-Yunan hükümetinin inşa ettiği Atina Camisi, Avrupa’daki birçok caminin aksine özel işletmeye değil kamuya ait olacak.

2017’DE BİTİRİLEN CAMİNİN İBADETE AÇILMASI BÜROKRATİK ENGELLERE TAKILDI 

2006’da başlatılan cami projesi için 967 bin dolar bütçe ayrıldı. 2017’de tamamlanan Atina Camisi, bürokratik sorunlar nedeniyle ibadete açılamadı.

Atina’daki Müslümanlar onlarca yıldır geçici ibadethanelerde ve bina altı mescidlerde namaz kılmak zorunda kalıyordu.

Aralarında Pakistan, Suriye, Afganistan, Mısır, Bangladeş ve Türk kökenlilerin bulunduğu yaklaşık 200 bin Atinalı Müslüman için bu cami oldukça önemli. Ancak yaklaşık 850 metrekare büyüklüğünde 350 kişi kapasiteli caminin minaresi ya da kubbesi bulunmuyor.

1833’TEN BERİ ATİNA’DA RESMİ BİR CAMİ BULUNMUYOR 

Müslümanlar, Yunanistan nüfusunun yüzde ikisini oluşturuyor.

Başka şehirlerde cami bulunsa da, 1833’te Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetinin sona erdiği Atina’nın resmi bir camisi olmadı.

Osmanlı döneminden kalan camiler de farklı amaçlar için kullanılıyor. 

Atinadaki Müslümanların en büyük sorunlarından biri de müslüman mezarlığı eksikliği.

Yunanistan, Almanya’dan 320 milyar euro tazminat istedi

medyabold
Devamını Oku »

2018’de Avrupa’ya geçmeye çalışan 18 mülteciden biri boğularak yaşamını kaybetti

Ortadoğu’da yaşanan savaş, baskı ve zulümler nedeniyle insanların milyonlarca insanın göç etmek zorunda kalması, Avrupa’nın son 5 yıldır en büyük sorunlarından birisi haline geldi.

NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) Bahar Genel Kurulu’na sunulan “Sınır Güvenliği” raporunda yer alan bilgilere göre 2015’te 1 milyondan fazla göçmen Türkiye ve Kuzey Afrika üzerinden Avrupa’ya geçtiği ifade edildi.

Avrupa’da göçmen krizine neden olan bu sayı, Türkiye ve Libya ile yapılan anlaşmalar ve alınan güvenlik önlemleri sonucu 2018’de 113 bine kadar geriledi. Alınan “sınır güvenliği” önlemleri birçok mültecinin yaşamına da mal oldu. 2018 yılında deniz yoluyla Avrupa’ya geçmeye çalışan her 18 mülteciden biri boğularak yaşamını yitirdi.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Slovakya’nın başkenti Bratislava’de geçen hafta sonu yapılan NATO PA Bahar Genel Kurulu toplantısında NATO PA’nın İngiliz Lordlar Kamarası üyesi Thomas Michael Jopling tarafından hazırlanan “Sınır Güvenliği” raporu kabul edildi.

Raporda NATO’nun sınır güvenliğinde doğrudan rol oynamadığı, ancak sınırlardaki siyasi ve güvenlik gelişmelerinden etkilendiği belirtilirken sınır güvenliği için alınan önlemlerin temel haklar ve insan hakları alanlarında soru işaretleri doğurduğuna dikkat çekildi.

Raporda, mülteci krizinin zirve noktasına ulaştığı 2015 yılında Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz rotasından 885 bin, Libya ve Tunus’un da içinde bulunduğu Orta Akdeniz rotasından 153 bin olmak üzere 1 milyondan fazla mültecinin Avrupa’ya ulaştığı belirtilirken, AB ile Türkiye’nin 2016’da üzerinde uzlaştığı mülteci mutabakatı ve İtalya’nın Libya ile yaptığı anlaşmalar sonucunda mülteci akışının büyük ölçüde durduğuna dikkat çekildi.

52 BİN MÜLTECİ TÜRKİYE ÜZERİNDEN AVRUPA’YA GEÇTİ

2018’de 52 bin mülteci Türkiye üzerinden geçerek Avrupa’ya ulaştı. Orta Akdeniz rotası üzerinden ise 23 bin mülteci Avrupa’ya geçti ve sayı 113 binde kaldı. NATO gemilerinin de AB’nin dış sınırlarını korumak için görev yapan Frontex gemileriyle Ege’de mülteci geçişini kontrol altında tutmak için görev aldığı kaydedilen raporda, “Avrupa’ya geçiş sayıları kriz öncesindeki seviyelere dönmüş durumda. Ancak Avrupa’nın benzer ölçekte büyüklükte bir krize hazırlıklı olup olmadığı belirsiz” tespiti yapıldı.

Yunanistan sınırında bu kez Irak ve Mısırlı göçmenler geri itildi

medyabold
Devamını Oku »

Etyen Mahçupyan: ‘Gül ve Babacan partiyi sonbaharda kuracak’

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun danışmanlığını da yapan yazar Etyen Mahçupyan, Abdullah Gül ile Ali Babacan’ın kuracakları iddia edilen yeni parti için sonbaharda harekete geçeceklerini ileri sürdü.

BOLD- Yeni parti kuracakları iddia edilen eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski ekonomi Bakanı Ali Babacan’la ilgili haberler dünya gündeminde de yer bulmaya başladı.

ERDOĞAN PARTİ İÇİ İSYANLA KARŞILAŞABİLİR

The Economist’te yer alan ‘Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi partisi içinde bir isyanla karşılaşabilir’ başlıklı makalede, Gül ve Babacan’ın sonbaharda harekete geçeceği belirtildi.

Ayrıca aynı makalede açıklamalarına yer verilen Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde danışmanlığını yapan yazar Etyen Mahçupyan, Gül ve Babacan’ın yeni parti için bu yılın başında hazır olduğunu ama 31 Mart yerel seçimlerinin sonrasını bekleme kararı aldıklarını söyledi. Mahçupyan, “Sonbaharda harekete geçecekler” ifadelerini kullandı.

İKİNCİ DEFA KAYBETMEK MEŞRUİYET KRİZİNE YOL AÇAR

The Economist ise böyle bir adıma dair gelişmelerin, İstanbul’da tekrarlanacak belediye başkanlığı seçimine bağlı olduğu yorumunu yaptı.

Dergi, “Erdoğan için ülkenin en büyük kentini ilk seferde kaybetmek acı vericiydi. Üç ay içinde ikinci defa kaybetmek ise bir meşruiyet krizine yol açacak kadar utandırıcı olabilir. AK Parti içinde kendisini eleştirenler, seslerini yükseltme cesaretini bulabilir” ifadelerini kullandı.

EN CİDDİ MEYDAN OKUMA OLACAK

Economist dergisi, Türkiye’de yeni bir muhafazakâr partinin AKP desteğinde kayda değer bir hasar yaratmasının beklenmediğini belirtse de, “Erdoğan bu girişimi en başından engelleyebilir. Fakat hayata geçerse, partisi içinden karşılaştığı en ciddi meydan okuma olacaktır” diye yazdı.

Ve Davutoğlu yeni parti açıklamasını yaptı: Yeni bir hâle ihtiyaç var

medyabold
Devamını Oku »

Documentarist 12. İstanbul Belgesel Günleri 15 Haziran’da başlıyor

Documentarist İstanbul Belgesel Günleri’nin 12.’si, 15-20 Haziran 2019 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. Gösterimler Aynalı Geçit, Vault34/Yeşilçam Sineması ve Kadıköy Sineması’nda yapılırken, yan etkinlikler ise Yapı Kredi Kültür Sanat’ta izleyici karşısına çıkacak.

“Konuk Ülke Sudan” bölümünde “Talking About Trees” gösterilecek.

KONUK ÜLKE SUDAN
15-20 Haziran’da 12. kez düzenlenecek olan Documentarist, yine dünya gündemiyle yakından ilgili bir seçkiyle izleyici karşısına çıkıyor. İçinde bulunduğumuz günlerde sürekli kanlı isyan haberkleriyle gündeme gelen Sudan’a Documentarist’te özel bir bölüm ayrılmış.

“Konuk Ülke Sudan” bölümünde bu sene 69. Berlin Film Festivali’nde ödül alan “Ağaçlardan Bahsetmek” (Talking About Trees) ve bu belgeselde sözü edilen Sudan Film Grubu’nun 1970 ve 80’lerde çektiği filmlerden titizlikle bir araya getirilmiş bir seçki restore edilmiş kopyalarıyla sunulacak.

ONUR KONUĞU MCALLISTER
Her yıl Türkiye’de pek tanınmayan bir belgeselciyi ağırlama geleneğini bu yılda sürdüren Documentarist’in 2019 için seçtiği isim ise İngiliz belgeselci Sean McAllister. Sinemayı kendi kendine öğrenmiş olan McAllister kamerasını içinden geldiği çok alt tabaka bireylerine yöneltiyor.

Yönetmenin son filmi “Kuzeyli Bir Can” (A Northern Soul) dahil, çeşitli festivallerde ödüller almış eserleri, Documentarist haftası boyunca İstanbul seyircisiyle buluşacak. McAllister ayrıca Karakterle İçli Dışlı Belgesel Yapma Sanatı başlıklı bir sinema dersi verecek.

TÜRKİYE PANORAMADA YENİ İSİMLER

Documentarist 2019’un Türkiye Panorama bölümü için 30’u aşkın film seçildi. Bu isimlerin yarısı adını ilk kez duyuracak olan belgeselciler. Her sene verilen Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü de bu yeni yönetmenlerden birine gidecek. JvdK Yeni Yetenek Ödülü Jürisi’nde bu sene Pınar Selek, Emine Yıldırım, Hüseyin Karabey, Liliana Dulce Marinho de Sousa ve Taylan Mintaş yer alıyor.

Çocuklar için bir stop-motion atölyesinin de gerçekleştirileceği Documentarist’le ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

medyabold
Devamını Oku »

Acun’dan transfer dansı

Mesut Özil ve Amine Gülşe çiftinin düğününe katılan Acun Ilıcalı’nın gecenin sonunda Özil ile karşılıklı dans etti.
Son günlerde Fenerbahçe’ye verdiği destekle gündemde olan Ilıcalı’nın bu dansı taraftarı da heyecanlandırdı.

BOLD- Arsenal’in yıldız oyuncusu Mesut Özil, eski Türkiye güzeli ve oyuncu nişanlısı Amine Gülşe ile İstanbul’da evlendi. Çiftin nikah şahitliğini Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı. Düğüne birçok ünlü isim davet edildi. Davetlilerden Acun Medya’nın sahibi Acun Ilıcalı da küçük kızıyla katıldı davete. Gecenin en çok konuşulan olayı Acun Ilıcalı ile Mesut Özil’in dansı oldu. Ilıcalı dans esnasında sık sık Mesut Özil’e cep telefonundan bir şeyler göstermeye çalıştı.

Son zamanlarda mali konularda sıkıntı yaşayan Fenerbahçe Spor Kulübüne verdiği destekle gündeme gelen Acun Ilıcalı’nın bu tavırları taraftarı heyecanlandırdı. Sosyal medya kullanıcıları tarafından Acun’un dansı Özil’i Fenerbahçe’ye transfer için ikna etme çabaları olarak yorumlandı.

medyabold
Devamını Oku »

ABD: Türkiye’ye ‘S-400’ler için iki ay süre

Bloomberg, “Pentagon Şefi Vekili, NATO müttefikinin Rus hava savunma sisteminde vazgeçmemesi bağlamında, ABD’nin 31 Temmuz’da Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programındaki katılımına son vereceğini Türk mevkidaşına bildirdi” diye yazdı.

Bununla birlikte Shanahan’ın, Türkiye’nin S-400 tutumunu değiştirmesi için zamanı olduğu uyarısında bulunduğu aktarıldı. Shanahan’ın, Savunma Bakanı Hulusi Akar’a yazdığı mektubunda, S-400 alımının, “Türkiye’yi Rusya’ya aşırı stratejik ve ekonomik bağımlılığa ittiğini ve çok güçlü Türk savunma sanayisinin potansiyelini bozacağını” yazdığı ifade edildi.

TÜRKİYE YAPTIRIMLARLA KARŞI KARŞIYA 

Washington’ın Ankara’ya iki seçenek sunduğu, bu seçenelerin S-400 anlaşmasını haziranın ilk haftasının sonuna dek Rusya ile S-400 anlaşmasını iptal etmesi ya da yaptırımların ve F-35 programının iptal edilmesinin de dahil olduğu uygulamalarla karşı karşıya kalması olduğu belirtildi.

Diğer yandan 12 Haziran’da Brüksel’de F-35 alıcılarıyla yapılması planlanan toplantıya Türkiye’nin katılmayacağını söyleyen Shahanan, bu kararı “F-35 programının programatik yönetim faaliyetlerine Türkiye’nin katılımının düzenli bir şekilde durdurulmasını kolaylaştırmak” şeklinde gerekçelendirdi.

ABD’DEN AKAR’A MEKTUP 

Milli Savunma Bakanlığı, Shanahan’ın, Akar’a iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik konularını kapsayan bir mektup gönderdiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Shanahan, mektubunda, mevcut sorunlara stratejik ortaklık çerçevesinde ve kapsamlı güvenlik iş birliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönünde beklentisini dile getirdi, görüşmelere devam edilmesinin önemini ifade etti.

kronos
Devamını Oku »

Türkiye ile Kırgızistan arasındaki Büyükelçi Fırat gerilimi tırmanıyor

Türkiye, Kırgızistan’ın önceki gün Türkiye’nin Ankara Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat’ın Kırgızistan içişlerine karışması gerekçesiyle verdiği notaya karşılık verdi.

Kırgızistan Ankara Büyükelçisi Kubanıçbek Ömüraliyev, Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak Türkiye’nin Kırgızistan’ın içişlerine karışmasının söz konusu olmadığı iletildi.

Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Ömüraliyev’e, Kırgızistan’ın şikayetçi olduğu Türkiye’nin Kırgızistan Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat’ın görev sorumluluğu içerisine hareket ettiği ve Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ilişkinin her zamanki gibi kardeşlik anlayışıyla yürütülmek istendiği aktarıldı.

Kırgızistan, Büyükelçi Fırat’ın Kırgızlarla Ahıska Türklerinin kavga ettiği Orok köyüne gitmesi nedeniyle Türkiye’ye nota vermişti.

Büyükelçi Fırat daha önce de bir iftar yemeğini terk etmesiyle gündeme gelmişti.

Fırat, 7 Mayıs tarihte Bişkek’te düzenlenen iftara Gülen hareketi üyelerinin davet edilmesi üzerine “Biz burada 35 milyon dolara cami yaptıralım, siz bizi teröristlerle aynı masaya oturtacaksınız” demiş ve iftarı terk etmişti.

Kırgızistan’dan Ankara’ya nota: İçişlerimize karışma

medyabold
Devamını Oku »

HDP’li Kurtulan: Yıldırım’ın Kürdistan söylemi İstanbul seçimlerine yönelik

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Binali Yıldırım’ın “Kürdistan ve Dersim” açıklamasının İstanbul seçimlerine yönelik olduğunu vurguladı.

BOLD-Kurtulan, “Bu söz iki oy almaya hizmet ediyor. Ama Kürtlerin de öyle verecek oyu olduğunu düşünmüyorum. Kürtler cevabını sokakta buna gülerek veriyor” dedi.

KÜRDİSTAN DEDİ, KÜRTÇE KURS VAAT ETTİ

AKP ve MHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Binali Yıldırım, Diyarbakır’a yaptığı ziyarette, “Kürdistan mebusu” ve “Bu ülkede bir Dersim hadisesi var. Dersim hadisesinden dolayı devlet adına özür dileyen bir iktidar var” demişti. Yıldırım, İstanbul’da seçilmesi halinde Kürtçe kurslar açacağını da vaat etmişti.

AKP’DE AKLI SELİM DÜŞÜNEN İNSAN YOKMU?

Yıldırım’ın açıklamasının bariz bir şekilde 23 Haziran’daki İstanbul seçimlerine yönelik olduğunu dile getiren Kurtulan, iktidarın zaman zaman böyle söylemlerde bulunduğunu belirtti. Kurtulan, “Geçmişte belki kendilerince bir alt yapısı, bir anlamı vardı. Toplumun böyle bir beklentisi vardı. Konjonktürel olarak toplum bu tür söylemleri duyma ihtiyacındaydı. Şuan ki durum o kadar bariz ki gerçekten insan üzülüyor. Yani ‘AKP’de hiç mi biraz aklı selim düşünen bir insan yok mu?’ diye düşünüyor insan” ifadelerini kullandı.

SONUNUZ DEDELERİNİZ GİBİ OLUR DEDİLER

Gelinen aşamada Kürtlerin bu kadar seçime endeksli ve menfaate dayalı bir söyleme karşılık vermeyeceğini vurgulayan Kurtulan, “Daha geçen haftalarda Dersim tabelasının indirilmesine dair Meclis’te konuştuğumuz da iktidar ve ortağı tarafından büyük tepkilere maruz kaldık. Dersim’de tabelasına sahip çıkarken, tehdit edildik. ‘Dedelerinizi düşünerek, hareket edin sonunuz dedeleriniz gibi olur’ dediler. Bitlis’te tabela indirdiler” dedi.

KÜRTLER CEVABI SOKAKTA GÜLER VERİYOR

İçerisinde Kürdistan kelimesinin geçtiği önergelere dahi Meclis çatısı altında tahammül edilemediğine dikkat çeken Kurtulan, “Kürdistan kelimesinin bulunduğu tüm önergelerimiz ‘kaba, yaralayıcı, kırıcı’ denilerek geri dönüyor. Binali Bey Meclis Başkanı iken de öyleydi, şimdi de öyle. Bu söz iki oy almaya hizmet ediyor valla Kürtlerin de öyle verecek oyu olduğunu düşünmüyorum. Kürtler cevabını sokakta buna gülerek, veriyor” diye ekledi.

KÜRTLERİN KENDİNİ EZENE VERECEK OYU YOK

MA’ya konuşan Kurtulan, şunları söyledi: “Binali beyin tek doğru sözü Kürtlerin oyunun hiç kimsenin tekelinde olmadığı sözüdür. Evet doğru Kürtler artık kendini tercih ediyor. Kürtlerin sağa, sola, kendisini ezene verecek oyu olmadığını, tercihini bu yönde kullanmayacağını artık herkesin anlaması gerekiyor. Binali bey boşa zaman harcamış, keşke başka yerden başlasaydı, bu kadar seçim odaklı insanlarla dalga geçer gibi bir politika ile oraya gitmesi kendini gülünç durumuna düşürüyor.”

Temelli: ‘Binali Yıldırım’ın Kürdistan söylemi samimiyetsiz’

medyabold
Devamını Oku »

Nagehan Alçı: Tuhaf bir şeyler oluyor Ankara’da

Ortada “yeni bir durum” olduğunu iddia eden Nagehan Alçı, “Kimi odaklar bu yeni durumu doğmadan sakatlamak istiyor” ifadesini öne sürdü. Alçı’nın “Tuhaf bir şeyler oluyor Ankara’da…” başlığıyla bugün yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

“Şu sıralar herkes İstanbul seçimlerine odaklanmış durumda olduğu için gözlerden kaçıyor ama Kürt meselesinin çözümü bağlamında Türk devleti içinde ben tuhaf itişmeler gözlemliyorum.

Son gelişmeler üzerinde düşünelim… AK Parti-MHP ittifakının İstanbul adayı Binali Yıldırım Diyarbakır’da müthiş özgürlükçü bir miting yaptı. O mitingde Kürdistan kelimesini telaffuz etti. PKK’yı da iki defa Kürt yurttaşların kullandığı şekliyle ifade etti.

Biliyorsunuz, bir süre önce de Abdullah Öcalan ile avukatları düzenli görüşmeye ve kamuoyuna bu yolla mesaj iletmeye başladılar. Öcalan ile Türk devleti arasında yeni bir durum oluşuyor.

Herkes Devlet Bahçeli’den bu gelişmeye karşı çıkmasını beklerken bilakis Bahçeli son derece sağduyulu bir tavırla Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesini desteklediğini ifade etti. Bir tabu yıkıldı.

Fakaat… Tüm bunlar olurken tuhaf şekilde şu da oldu: Bitlis’te Kürtçe tabelalar indirildi. Bir yandan Kürt halkı ile kucaklaşmak için önemli adımlar atan Binali Yıldırım, diğer yanda Eski Türkiye’yi hatırlatan ve adeta hem AK Parti’ye hem Binali Bey’e siyasi suikast niteliğinde bir olay. Normal olmayan ve çok karanlık bir gelişme bu.

Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesinden ve Türkiye’nin Kuzey Suriye’de hassasiyetlerine dikkat edilmesi gerektiğini söylemesinden birkaç gün sonra devletin içinde kıpırdanmalar ve hareketlilik başladı.

Kimi odaklar bu yeni durumu doğmadan sakatlamak istiyor. Kürtleri rahatsız edecek kamusal icraatları kasten yapıyorlar. Bu konuda detay veremem ama bana güvenin, devlet içinde vaziyet aynen böyle.

Bu tablonun özeti aslında şu: AK Parti şu an tek başına iktidar değil ve ülkeyi yönetirken koalisyon içinde olduğu kimi “devlet güçleri” Kürt meselesinin özgürlükçü yöntemlerle çözülmesini istemiyor.

Bu zinde güçler ya da sıklıkla kullandığım, daha isabetli tabirle “iyi saatte olsunlar” bu meselenin çekiç-çivi metaforuyla çözüleceğine inanıyor.

Bizler Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine bürokratik vesayet tamamen bitsin ve seçilmiş siyasi iktidar devlet içinde tek otorite olsun diye destek verdik ama mevcut durum maalesef böyle değil.

Haftaiçi bayramlaşma vesilesiyle konuştuğum AK Parti’nin ileri gelen ve Erdoğan’a çok yakın isimleri de sanki 2006-2007 ortamına dönülmüş havada konuşuyorlar.

Çok üzücü ama “Devlet içinde devlet” kavramının AK Parti çevrelerinde yeniden telaffuz edildiği bir dönemdeyiz.”

kronos
Devamını Oku »

Uğur Dündar: Ortak yayın demokrasimizi güçlendirecektir

AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Binali Yıldırım’ın Ekrem İmamoğlu ile çıkacağı televizyon yayını için “Bir stüdyoda çekilsin. Programı kimin yöneteceği konusu benim için fark etmez. Mesela tecrübeli olması bakımından Uğur Dündar’ı tercih ederim. Ama başka birini istiyorlarsa ona da eyvallah” sözlerine Uğur Dündar yanıt verdi. Dündar, “Böyle bir sorumluluk bana tebliğ edilirse son derece adil olacağımdan beni tanıyan ve takip eden kimsenin kuşkusu yoktur” dedi.

‘DUYDUĞU GÜVEN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM’

Independent Türkçe’ye konuşan Dündar, “Sayın Binali Yıldırım’a bana duyduğu güven için teşekkür ederim” dedi ve ortak yayının demokrasimizi güçlendireceğine inanıyorum ifadesini kullandı. Dündar yayın hakkında şunları söyledi:

“Türkiye’de iki lider arasındaki son canlı yayın tartışması 2002 seçimlerinden hemen önce, en yüksek oyu alacağı anketlerde ortaya çıkan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal arasında gerçekleşmişti ve onu ben yönetmiştim. Yayından sonra her iki lider bana içtenlikle teşekkür etmişlerdi. O yayının son derece dürüst ve adil bir yayın olduğu iki liderin de ortak görüşüydü.

‘ÖRNEĞİN TRT İSTANBUL STÜDYOLARI OLABİLİR’ 

Dündar, “Ben yarım asırdır televizyonculuk yapıyorum, yıllarca TRT’de çalıştım. 1990’larda da siyasi parti liderlerinin katıldığı açık oturumları ben yönetirdim” dedi. Programın bir stüdyoda yapılması fikrine destek veren Dündar, “Tabii ki bir ortak yayın düşünülmeli. Örneğin TRT İstanbul Televizyonu’nun stüdyoları kullanılabilir ve isteyen kanallar ortak yayınla bu programı seyircilerine yansıtabilir” dedi.

kronos
Devamını Oku »

7 Haziran 2019 Cuma

Dilek İmamoğlu: Büyük farkla kazanacağız

Dilek İmamoğlu, İptal edilen seçimin ardından üzüldüklerini ancak 23 Haziran’da büyük bir farkla eşinin seçimi kazanacağını söyledi. Kampanya sürecinde eşine yardımcı olduğunu anlatan Dilek İmamoğlu, “Bize yapılan dönüşler çok güzel. Sevgi katlanarak büyüyor. Birçok programa ve mitinge katılıyorum. Tüm mitinglerde sevgiyi ve insanların gözlerindeki umudu görebiliyorum” dedi.

Ekrem İmamoğlu’nun tüm projelerinin İstanbul için oluşturulan çok özel çalışmalar olduğunu belirten İmamoğlu, “Ben artık herkesin tüm projelerden eşit oranda faydalanmasını istiyorum” ifadesini kullandı.

Eşinin özellikle kadın, anne ve çocuklar üzerine düşündüğü projelere daha çok önem verdiğini anlatan Dilek İmamoğlu İlayda Kaya’nın sorularını yanıtladı. İmamoğlu’nun Cumhuriyet‘te yer alan açıklamalarının bir bölümü şöyle:

31 Mart’a kadar süren kampanya süreci ve 31 Mart gecesi sizin ve çocuklarınız açınızdan nasıl geçti?

Ekrem, adaylığı kesinleştikten sonra yoğun bir çalışma temposu içine girdi. Dolayısıyla biz de onunla beraber bu tempoya girmiş olduk. Çocuklarımız bu süreci çok büyük olgunlukla karşıladılar. Hatta babalarına destek verdiler. Özellikle ortanca oğlumuz Semih’in verdiği destek ve babasının o yönde aldığı manevi güç çok fazlaydı. Güzel şeylerin olacağından ve 31 Mart’ta seçimi kazanacağımızdan emindik. Ekrem’in enerjisine, çalışma performansına, iletişim gücüne güveniyordum. Beylikdüzü’nde bir tecrübemiz olmuştu. Seçimi alma yönünde herhangi bir sürprizle karşılaşmadık. 31 Mart gecesi çok stresli geçti. Çünkü bize ıslak imzalı tutanaklar geliyor ve sisteme işleniyordu. Ekrem, kamuoyunu bilgilendirmek adına art arda açıklamalar yapıyordu. Bizim için 31 Mart gecesi çok yorucu ve oldukça uzundu.

Eşinizin İBB’de 18 günlük başkanlığının ardından mazbatası alınınca neler hissettiniz?

Üzüldük. Bu üzüntü sadece kendi adımıza yaşadığımız bir üzüntü değildi. Bu tüm İstanbullular adına yaşadığımız üzüntüydü. Bu tek kişilik bir mücadele de değildi. Tüm İstanbul halkıyla yapılan mücadeleydi. İstanbul halkının çoğunluğu size oy veriyor ve siz seçimi kazanıyorsunuz. Sonra temsil hakkını sizin elinizden alıyorlar. Kötü bir duygu. Bir bakıma da 31 Mart sonrası her şey katlanarak daha güzel oldu. Ekrem İmamoğlu sevgisi, insanların bu davaya olan inancı katlanarak büyüdü. Bizim gibi, oy verenler de büyük haksızlığa uğradı. Oy verenler bunun bilincinde.

23 Haziran için yeni bir kampanya süreci var. Bu süreç nasıl ilerliyor?

23 Haziran seçimi için geri dönüşler çok güzel. Hepimizi çok mutlu ediyor. Ekrem İmam-oğlu sevgisi katlanarak büyüyor. Ekrem’le birlikte birçok programa ve mitinge katılıyorum. Her yerde o sevgiyi, insanların gözlerindeki umudu görebiliyorum. 23 Haziran’da çok büyük bir farkla seçimi kazanacağız. Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz ve bu ülkenin hukuk sistemine güvenmek zorundayız. Bu nedenle aynı süreç 23 Haziran’da yaşanmamalı. Seçimi kazanan ertesi gün görevine başlamalı.

Bir kadın ve anne olarak sizi en çok etkileyen vaat ya da proje hangisiydi?

Ekrem’in tüm projeleri İstanbul için oluşturulan çok özel çalışmalar. Ben artık herkesin tüm projelerden eşit oranda faydalanmasını istiyorum. İstanbul ve Türkiye genelinde artık bunu görmeyi hedefliyorum. Beylikdüzü’nde hayata geçirdiğimiz ‘İş’te Destek’ projemiz oldukça ses getiren ve pek çok kadının hayatına dokunan özel bir çalışma oldu. Bu projemiz çalışmak isteyen ancak evde küçük çocuğu veya bakmakla yükümlü olduğu yaşlısı olan, tam zamanlı çalışamayan kadınlara yönelikti. Biz bu proje ile kadınların yarı zamanlı olarak çalışmasına olanak sağladık. Kadınlar çalışma saatlerini kendileri ayarlayabildi. Proje Beylikdüzü’nde çok olumlu dönüşler aldı. Bu projeyi İstanbul’a, hatta tüm Türkiye’ye yaymayı hedefliyoruz. Kadınların hayatını kolaylaştıran, onları iş hayatına dahil eden çok özel bir proje.

kronos
Devamını Oku »

Mafia Methods and Abduction as a Political Tool in Turkey

Due to their power-based structure, organized criminal groups have always interacted with politicians. Mafia leaders have long used their power and massive wealth to develop and maintain close ties with politicians. While some politicians worry about the mafia’s extensive power, others want to use it to advance their own political agenda. In fascist Italy, Mussolini did not like the organized power of mafia groups. During his visit to Piana dei Greci, a town near Palermo, a prominent local Mafioso, Don Francesco, looking at Mussolini’s escorts, told him that: “You are with me, you are under my protection. What do you need all these cops for?” Rather than being pleased, Mussolini felt humiliated and outraged. Immediately after the visit, Mussolini appointed Cesari Mori to purge the Sicilian mafia, which he saw as an organized threat against his regime. From 1924 to 1928, Mori arrested thousands of Mafiosi; many of them were brutally tortured and killed in the prisons of the fascist regime.

Interestingly, when the allied forces invaded Italy in 1943, they realized that the Mafiosi were the only well-organized anti-fascist social group in the country. To fill the authority gap after the defeat of the fascist regime, the Allied Military Government for Occupied Territories (AMGOT) allowed the Mafiosi to assume critical public positions in Sicily. All of a sudden, Mafiosi who had been brutally purged by the fascist Mussolini regime took over government power in Sicily. They remained influential in Italian politics for decades afterwards. Historically, similar political engagement of mafia groups also took place in Russia with the Vory V Zakone and in China with the Triads (14K) Society.

A symbiotic relationship between mafia groups and governments continues to this day in different parts of the world. One recent example is the Erdogan regime, which effectively uses mafia figures to further its political agenda, allowing the mafia to instill fear in the regime’s opponents. For example, Sedat Peker, a well-known mafia figure in Turkey, made several public speeches to that end. In one of them, he referred to the supporters and signatories of the Academics for Peace Petition on the Kurdish problem, saying, “We are going to shed blood in streams and bathe in your blood.”.

Erdogan’s government also allows government agencies to employ mafia methods to crack down on the regime’s opponents. Through intelligence agencies, non-profit organization affiliates, and government institutions, Erdogan and his repressive government have spread their influence across many other countries around the world. They do this in order to enlarge their manhunt for people allied with the Gulen Movement. On July 15th, 2016, then-President Erdogan falsely blamed the Movement of instigating a coup d’état and alleged that Gulenists were an armed terrorist organization. These accusaions were seen as a false-flag operation by many observers within the country and around the world. Nevertheless, the Turkish government began a major crackdown during which Approximately 170,000 individuals have been persecuted without any tangible evidence. The Erdogan regime has violated customary international law and human rights, denying people their fundamental freedoms. Many countries, especially developing nations, have been forced to cooperate with Turkish agencies to commit these unlawful activities.

Moreover, more than 80 of Erdogan’s opponents, living in 18 different countries around the world were illegally abducted by the Turkish National Intelligence Organization and brought to Turkey.  Turkish government officials have also been involved in illegal abductions within Turkey. Allegedly, the Turkish Intelligence illegally seized Turkish citizens without any official charge, releasing them only after weeks of detention and repeated torture sessions. Thereafter, the police officially arrested the victims on the basis of information obtained during their illegal detention. In Germany, Erdogan’s regime also uses a Turkish nationalist boxing gang called Osmanen Germania (Ottomans from Germany) to instill fear in the Turkish citizens who oppose Erdogan. In 2016, close to 1,500 German police conducted a raid aimed at Osmanen Germania, in what German authorities labeled a major setback to organized crime.

For many years, Turkey has been struggling to join the EU. The need for expansion of democracy and violations of human rights have always been on the table as issues to be addressed. Nevertheless, the situation has worsened to the point that today, Turkey seems to have turned into a third world dictatorship, employing mafia methods against its citizens, particularly the opposition. That will undoubtedly have serious consequences for its relationships with the countries in the Middle East and Europe, creating new regional security problems.

Kadir Akyuz, is an Assistant Professor of Criminal Justice at the University of Bridgeport’s School of Public and International Affairs. He earned his Ph.D. in Criminal Justice from Sam Houston State University. He has 18 years of law enforcement experience with the Turkish National Police. Prof. Akyuz also worked in the UN peacekeeping missions in Kosovo and Liberia in 2003 and 2006. His research interests are terrorism, political violence, and police studies.

Njeri Muturi, co-author of the article is a master’s student at the University of Bridgeport. She recently received a Woman Leader in Higher Education Scholarship Award from the American Council of Education (ACE) Women’s Network. She plans to pursue international human rights and humanitarian work, particularly in the areas of social justice and gender equality within organizations that support women and children.



from Politurco.com| Informs and Inspires by Facts and Analyses http://www.politurco.com/mafia-methods-and-abduction-as-a-political-tool-in-turkey.html
Devamını Oku »

‘Vatandaşlarımız bizlere kırgın, kızgın ya da küsmüş olabilir. Ancak…’

Numan Kurtulmuş, Ordu’nun Ünye ilçesinde düzenlenen yemekte İstanbul’da bulunan dernek başkanları, üyeleri ve vatandaşlarla “Hemşehri Buluşması“nda bir araya geldi.

‘SEÇİMLER KEYFE GELEREK YENİLENMEDİ’

İHA’nın haberine göre,  Kurtulmuş Atatürk Parkı Sosyal Tesislerinde düzenlenen yemekte konuştu. Burada Kurtulmuş, “Türkiye’nin her yerinde seçimler oldu. Yapılan seçimlere itirazlar da oldu. Kimi yerlerde oylar sayıldı kimi yerlerde ise seçim yenilendi. Bu seçimlerin arasında İstanbul seçimleri de var. İstanbul seçimi keyfe gelerek yenilenmemiştir. Seçim sandıklarında yapılan usulsüzlükler yolsuzluklar ve bir takım ali cengiz oyunlarının ortaya çıkmasıyla yenilenmek durumunda kalmıştır” ifadelerini kullandı.

‘İSTANBUL’U BUNLARIN YAPTIĞI İTTİFAKA BIRAKMAMALIYIZ’

Partililerine çağrı yapan Kurtulmuş sözlerine şöyle devam etti:

Biz milletin sözünün ya da kararının dışında ve onun üstünde hiç bir karar tanımaz hiç bir söze ise itibar etmeyiz. 2002 seçimlerinden bu yana AK Parti’ye oy veren seçmenlerin oranı yüzde 65’ti. Bu oy veren vatandaşlarımızın bizlere şu an kırgın, kızgın ya da küsmüş olabilirler. Ancak İstanbul gibi bir şehri bunların yaptığı ittifaka bırakmamalıyız ve onlara teslim etmemeliyiz.”

kronos
Devamını Oku »

Suriye’nin kuzeybatısında muhaliflerle rejim güçleri arasındaki çatışmalar şiddetlendi

Suriye’nin kuzeybatısında muhalifler Suriye Ordusu’na düzenlediği saldırıda 21 rejim askerini öldürdü.  

BOLD-Hamanın kuzeyi ve İdlib bölgesinde Suriye Ordusu son haftalarda önemli ilerlemeler kaydetti. 

Suriye Ordusu’na karşı saldırıya geçen Hayat Tahrir Eş-Şam militanları, Hama’nın kuzeyinde İdlib sınırındaki Jibeen köyü yakınlarında rejim güçlerine büyük zayiat verdirdi. 

Muhaliflerin bölgede düzenlediği saldırıda 21 Suriye askeri öldü.  

İDLİB’DE ÇATIŞMALAR NİSAN AYINDAN BERİ DEVAM EDİYOR 

Hama’nın kuzeyindeki İdlib bölgesinde Rus uçaklarının desteğindeki Suriye Ordusu, Nisan ayından beri muhaliflere yönelik saldırılarını arttırdı.

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, bölgede ilerleyen ve stratejik noktaları ele geçiren Suriye Ordusu’na karşı muhaliflerin karşı saldırılar gerçekleştirdiğini bildirdi.

Bu arada İdlib bölgesine yönelik Suriye Ordusu’nun hava saldırıları da sürüyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, hava saldırılarında 1 sivilin öldüğünü açıkladı.

İdlib’de Nisan ayının sonundan beri Suriye Ordusu’nun düzenlediği hava saldırılarında 300’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Bombardımanlar nedeniyle sadece Mayıs ayında yaklaşık 270 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

İdlib’den Türkiye sınırına akın başladı 600 bin yeni mülteci gündemde

medyabold
Devamını Oku »

Adayı Dersim ve Kürdistan çıkışı yaptı, mitil atan Bahçeli kayıp

Binali Yıldırım İstanbul’daki Kürt seçmenin oyunu alabilmek için seçim çalışmalarına Diyarbakır’da devam etti. Kürdistan ve Dersim çıkışı sonrası sosyal medyada Bahçeli’den açıklama beklentisi başladı.

BOLD- Cumhur İttifakı liderleri 31 Mart’ta ‘beka’ söylemiyle kampanya yürütmüş, İyi Parti ve CHP’nin oluşturduğu Millet İttifakına ‘zillet’ yakıştırması yapmışlardı. İstanbul’da aday göstermeyen HDP’nin Kandil’in emri ile Ekrem İmamoğlu’nu desteklediği bile söylenmişti. Ekrem İmamoğlu’na oy vermenin “Kandil’i ve PKK’yı” desteklemek olduğu iddia edilmişti.

DERSİM VE KÜRDİSTAN ÇIKIŞI

İstanbul’daki Kürt nüfusunun oylarını alabilmek için Binali Yıldırım dün seçim çalışmaları için Diyarbakır’daydı. Binali Yıldırım’dan Dersim ve Kürdistan çıkışı geldi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul adayı Binali Yıldırım 23 Haziran’daki seçim çalışmalarına dün Diyarbakır’da devam etti. TRT Haber ve TRT Kürdi ortak yayınına katılan Yıldırım gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Yıldırım konuşmasında Dersim konusuna da değinerek, ‘Dersim hadisesinden dolayı devlet adına özür dileyen bir iktidar var. Buna rağmen Dersim adını ağzına alamayan ve yaptıkları bu fahiş yanlışı bile ikrar edemeyen, kabullenemeyen bir CHP var’ diye konuştu.

Diyarbakır’da temaslarına devam eden Yıldırım AKP İl Başkanlığı’nda partililerle bayramlaştı, il binası önünde vatandaşlara hitap etti. Konuşmasının bir bölümünde Kürtçe konuşan Yıldırım’dan Kürdistan çıkışı da geldi. Yıldırım, ‘İstiklal mücadelesini başlatırken Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni toplayan Gazi Mustafa Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcileri arasında Kürdistan mebusu da Lazistan mebusu da vardı. Kardeşliğimizi bozmak isteyenlere asla prim vermeyeceğiz’ ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ SESSİZ

Binali Yıldırkım’ın Dersim ve Kürdistan çıkışının ardından Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sessizliğini koruyor. Bahçeli İstanbul seçimleri için 23 Haziran’a kadar 81 il başkanı ile İstanbul’da seçim çalışmalarına katılacağını belirterek ‘İstanbul’a mitil atacağım’ demişti.

Seçim çalışmalarında pek görünmeyen ve Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’daki çıkışı karşında da henüz bir açıklama yapmayan Bahçeli sosyal medyada günün konusu oldu. Gazeteciler başta olmak üzere birçok sosyal medya kullanıcısı Bahçeli’den açıklama beklendiğine dair paylaşımlarda bulundu.

MİTİLİ NEREYE ATTIYSA KAYBOLDU

Gazeteci İsmail Saymaz ‘Binali Yıldırım mitili Kürdistan’a attı’ diyerek Bahçeli’ye de gönderme yaptı.

Gazeteci Çağlar Cilara Binali Yıldırım’ın sözlerine değinerek ‘Bahçeli mitili nereye attıysa kayboldu’ dedi.

CHP’li vekil Mahmut Tanal da Bahçeli’nin bir konuşmasını paylaşarak 31 Mart’tan bu zamana ne değişti diye sordu.

medyabold
Devamını Oku »

Temelli: ‘Binali Yıldırım’ın Kürdistan söylemi samimiyetsiz’

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’da Kürdistan ifadesini kullanmasını samimiyetsizlik olarak niteledi. AKP’nin seçim hesabı ile Diyarbakır’da Kürdistan var, İstanbul’da Kürdistan yok diyebildiğini belirtti.

BOLD- Temelli, “Samimi değiller, bir yandan Kürdistan diyorlar, diğer taraftan Bitlis’te, Tatvan’da Kürtçe tabela kaldırıyorlar. Kürdistan demekle bu halk size oy vermez” dedi.

ERDOĞAN BENİM ÜLKEMDE KÜRDİSTAN YOK DEMİŞTİ

Temelli, 31 Mart seçiminden önce AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Benim ülkemde Kürdistan yok” sözlerini hatırlattı. MA’ya konuşan Temelli, AKP’nin halklarla barışık olmayan bir iktidar olduğunu, kavramları ve değerleri de işine geldiği gibi kullandığını kaydetti. Temelli, “Günlük siyasetin içinde kendi siyasetlerine uygun olduğu sürece bazı söylemleri çok rahat kullanır. Kendi hesabına gelmediği zamanda bu söylemleri terk eder. Bu sözleri Yıldırım kullandı, daha önce Erdoğan da kullandı. Erdoğan yeri geldiğinde inkar da etti” ifadelerini kullandı.

AKP’YE DEĞİL DEMOKRATİK BİR İTİFAKA İHTİYAÇ VAR

AKP’nin Kürtleri seçimden seçime hatırladığına dikkat çeken Temelli, şunları söyledi: “Kürt meselesi bir kavşaktır. Türkiye’nin en temel meselesi Kürt meselesidir. Türkiye’de demokrasi sorunu, emek sorunu, ekonomik kriz yani tüm bunlar çözülecekse bu kavşaktan geçmek zorundasınız. Bunları görmezden gelerek Kürtleri seçimden seçime hatırlamak AKP’nin alıştığımız taktiklerinden birisidir. Bunun kendi hesabına evirme telaşında olduğunu bütün çıplaklığı ile ortadır. Demokratik bir müzakere, demokratik bir açılım için ise AKP’ye değil demokratik bir ittifaka ihtiyacımız var.”

ÖCALAN’IN 2013 SÖYLEMİNE BAĞLIYIZ

Öcalan’ın 2013 yılında ortaya koyduklarına sıkı sıkı bağlı olduğunu yineleyen Temelli, “Dolmabahçe önemlidir. 2013’den 2019 geçen 6 yıla ilişkin değerlendirilmeler var. HDP üstüne düşeni tam yapmamış olabilir. Ama karşımızda savaş politikası ile tekçi bir iktidar modeli var. AKP bunu terk etmediği sürece demokrasiye katkı sağlayamaz. Kendi içlerinde dahi parti kurma çalışması tartışması başlamışsa demektir ki Türkiye’yi demokratikleştirmesi beklenemez. HDP’nin eksiklerini düzeltmesi için çalışması gerekiyor ki bunları da yapıyor. Çünkü HDP’siz bir demokratikleşmeden bahsedilemez” diye konuştu.

İSTANBUL SEÇİMİ REJİMİN GİDİŞATINI BELİRLEYECEK

Temelli, 23 Haziran’da sadece İBB başkanının belirlenmeyeceğine işaret etti. Temelli, şunları kaydetti: “Hukuksuzluğa Türkiye’nin her yerinden tepki oluştu. Gerekçeli kararlarda dahi bir şey olmadığını gördü herkes. Dolayısıyla bütün bu hukuksuzluğa karşı bir itiraz olacaktır. İstanbul seçimi bir referandum olacaktır. Demokrasi mi tekçi rejim mi? Demokrasi mi faşizm rejimi mi? İşte bu oylanacak. Erdoğan oylanacaktır. O yüzden telaşla Diyarbakır’a geliyorlar. Kürtleri keşfediyorlar! Samimi değiller bir yandan Kürdistan diyorlar, diğer taraftan Bitlis’te Van’da tabela kaldırıyorlar. Telaş sarmış dört bir yanlarını, Kürdistan’ı zikretmeleri bundan. İstanbul sonuçları rejimin gidişatını belirleyecektir.”

KÜRDİSTAN DEMEKLE BU HALK SİZE OY VERMEZ

Temelli, ülkede 25 milyon Kürt olduğunu ve bunların yarısının seçmen olduğunu söyledi. “Kürdistan demekle bu halk size oy vermez” diyen Temelli, “7 Haziran’ı hatırlayın o zaman daha rahat herkes Kürdistan diyordu. Görüşmeler vardı. Tüm bunlara rağmen halk HDP’yi destekledi. HDP seçmeni günlük siyasi tavır ile tercihlerini belirlemez. Bu halkın hafızası çok tazedir. Afrin’de olanlar, Kobanê’de olanlar, Kürt kentlerinde yaşananlar belleklerde çok tazedir. Tüm bunlar tazeliğini koruyor. Toplumsal barış iktidar tarafından dinamitlendi” şeklinde konuştu.

“Beka” söylemi tutmayınca AKP ağız değiştirdi: Yıldırım’dan Diyarbakır’da Kürdistanlı mesaj

medyabold
Devamını Oku »

Dolar/TL hattında bayram bitti: Yeniden yükselişte

Dolar/TL, piyasaların kapalı olduğu Salı günü yaklaşık iki ayın en düşüğü olan 5.6605’e kadar geriledikten sonra bu sabah yeniden 5.85 seviyelerini gördü.

ABD’YLE İLİŞKİLER PİYASALARDA BASKI YARATIYOR

Piyasaların bayram tatili öncesinde yarım gün açık olduğu pazartesi günü 5.87 seviyelerinde olan dolar/TL Salı günü 5.66’ya kadar gerilese de tekrar yönünü yukarı çevirdi. ABD ile ilişkilere yönelik endişeler bu sabah itibariyle TL’de bir miktar baskı yarattı.

Geçen hafta Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Rus hava savunma sistemi S-400’ün teslimatının Haziran ayına yetişmeyebileceği açıklaması ile piyasalarda başlayan iyimserlik, Akar’ın ABD’li mevkidaşı ile ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile telefonla görüşmesi ile artmıştı. Piyasalar sürecin G20 toplantılarında bir ikili görüşme ile devam edip etmeyeceğini de izliyor.

Öte yandan Erdoğan birkaç gün önce S-400’lerde geri adım atmanın söz konusu olmadığını tekrarladı.

DOLAR YENİDEN YÜKSELİŞTE

Dolar/TL bu sabah 5.8545’e kadar çıktı. Kur, saat 10:15 itibariyle 5.8456 seviyesine yer aldı.

Euro/TL ise 6.59 seviyelerinde işlem görüyor.

kronos
Devamını Oku »

Trump-Macron temasında gündem Ortadoğu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Normandiya Çıkarması’nın 75. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen törene katılan ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü.

Fransa’da Caen Valiliğinde bir araya gelen ikili görüşmeden önce basına ortak açıklama yaptı. Macron, ABD ile Afrika, Orta Doğu ve uluslararası konularda iş birliğinin önemini dile getirdi.

‘BREXİT’İN SONUCUNUN İYİ OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’

Fransa’dan önce ziyaret ettiği İngiltere’deki temaslarına değinen Trump, “İngiltere Kraliçesi olağanüstü bir kadın. İngiltere ile olağanüstü ilişkilerimiz var. İngiltere’deki gelişmelerden haberimiz var. Brexit dolayısıyla ülkenin nereye gittiğini bilmiyorum ama sonucun iyi olacağını düşünüyorum” dedi.

TRUMP: BAŞKAN OLDUĞUMDAN BERİ İRAN TERÖRİST

Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemediğini vurgulayarak, “Başkan olduğumda İran terörist bir ülkeydi ve halen öyle” ifadelerini kullandı. Trump, bu konuda Fransa ile aynı görüşü paylaştıklarını kaydetti. Trump, İran’ın kendisiyle görüşmek istediğini ve görüşmeye hazır olduğunu söyledi.

kronos
Devamını Oku »

Pentagon: S-400 alımı ABD için kabul edilemez riskler yaratıyor

ABD Savunma Bakan Yardımcı Vekili Andrew Winternitz, “Türkiye’nin S-400 alımı ABD için kabul edilemez riskler yaratıyor” dedi.

Washington’da “Avrupa Birliği’nin savunma politikası” konulu forumda konuşan ABD Savunma Bakan Yardımcı Vekili Andrew Winternitz, Türkiye’nin Rus’dan S-400 hava savunma sistemi alımının ABD için kabul edilemez riskler yarattığını belirtti.

‘NATO TAAHHÜTLERİYLE BAĞDAŞMIYOR’

ABD’nin bu konuyla ilgili sürekli Ankara’yla konuştuğunu söyleyen Winternitz, Ankara’nın bu sistemden vazgeçeceğini umduklarını söyledi. Winternitz, “Bu tartışmayı sürdürüyoruz” diyerek, Türkiye’nin S-400 alımının, “NATO kapsamındaki taahhütlerle bağdaşmadığını” belirtti.

kronos
Devamını Oku »

Yeni Huawei telefonlara Facebook, WhatsApp ve Instagram yüklenmeyecek

ABD merkezli teknoloji devi Google’ın geçtiğimiz günlerde Huawei’yle ortaklığını bitirmesinin ardından bir başka hamle de sosyal medya devi Facebook’tan geldi.

Facebook, yeni Huawei telefonlara daha önceki gibi önceden yüklenmiş olan Facebook, WhatsApp ve Instagram uygulamalarının yüklenmeyeceğini açıkladı.

Karar zaten Huawei telefon ile uygulamaları kullanan kullanıcıları etkilemiyor. Yapılan açıklamaya göre, Huawei telefonu ile hali hazırda bu uygulamaları kullananlar, uygulamaları kullanıp güncelleme almaya devam edecek.

ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz haftalarda ABD merkezli şirketlerin “ulusal güvenlik tehdidi teşkil eden” ülkelerden telekomünikasyon ürünleri almasını engelleyen kararnameyi imzalamasının ardından Google, Çin merkezli Huawei ile işbirliğini sınırlandırma kararı almıştı.

medyabold
Devamını Oku »

Soylu’nun hedefinde Kaftancıoğlu, HDP ve LGBTİ’ler…

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 23 Haziran’da yenilenmesi kararı alınan İstanbul seçimlerine ilişkin yaptığı açıklamada bu kez CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yu hedef aldı.

Soylu, “Neydi o kadının ismi? İstanbul İl Başkanı, Canan” ifadelerini kullanırken konuşmasının devamında “Sonra HDP gelecek bir payını alacak, LGBT’si de gelecek bir tarafında olacaklar. Kadın diyecek ki bizim dinimize, inancımıza aykırı laflar söyleyecek, bizi küçük düşürecek, bizi örümcek görecek. O kafasıyla beraber” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Of-Hayrat Birleşik Makililer Eğitim ve Kültür Derneği’nin bayramlaşma programına katıldı.

‘HDP’LE İSTANBUL’U YÖNETECEKLER’ İDDİASI

AA’nın aktardığına göre burada konuşan Soylu’nun açıklamaları şöyle:

İstanbul’un ulaşımında hatta ötekileştirilmesinde ciddi bir sabıkaları var. Şimdi gelecekler İstanbul’u, neydi o kadının ismi? İstanbul İl Başkanı, Canan, öbür tarafta Sezai ile HDP’nin, öteki tarafta Kılıçdaroğlu’yla beraber burada İstanbul’u yönetecekler. Bir şey söyleyeyim. O zaman kendi kendimize şu soruyu sorarız; Doğu ve Güneydoğu’da bu mücadeleyi niye yaptık? Sonra HDP gelecek bir payını alacak, LGBT’si de gelecek bir tarafında olacaklar, onlar gelecek bir tarafında olacaklar, ötekiler gelecek başka bir tarafında olacaklar. Allah’ınızı severseniz, kadın diyecek ki bizim dinimize, inancımıza aykırı laflar söyleyecek, bizi küçük düşürecek, bizi örümcek görecek. O kafasıyla beraber. HDP gelecek bir tarafından ortak olacak sonra? “

kronos
Devamını Oku »

AKP’li belediye Tatvan’da kendi astığı Kürtçe tabelayı kaldırdı

Geçtiğimiz günlerde Bitlis Belediyesi binasındaki Kürtçe tabelanın kaldırılmasının yankıları sürerken tartışma yaratacak bir karar da, daha önce HDP’li 9 meclis üyesinin açığa alınmasıyla gündeme gelen, Bitlis’in Tatvan ilçesi belediyesinden geldi.

2015’TE O TABELA ASILMIŞTI

Bitlis News’ten Sinan Aygül’ün haberine göre, Tatvan Belediyesinin çarşı merkezindeki binasında bulunan ve Nisan 2015’te AKP’li Belediye Başkanı Fettah Aksoy tarafından asılan ‘Şaredariya Tetwanê’ yazılı tabela kaldırıldı. Kaldırılan tabelanın yerine ‘Tatvan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’ yazılı başka bir tabela takıldı.

AKP’Lİ BELEDİYENİN ASTIĞI İLK VE TEK KÜRTÇE TABELAYDI

Kürtçe tabelanın yer aldığı bina, Tatvan Belediyesi yeni hizmet binasına taşındığından beri ek bina olarak aktif şekilde kullanılıyor. Binada bir başkanlık makamının yanı sıra zabıta, numarataj, anons memurluğu ve vezne gibi birimler de yer alıyor.

Tatvan Belediyesi tarafından sökülen ve AKP’li bir belediyenin astığı ilk ve tek ‘Kürtçe Tabela’ olması özelliğini taşıyan tabelanın niçin kaldırıldığına ilişkin belediye yönetiminden şimdiye kadar herhangi bir açıklama yapılmadı.

 

kronos
Devamını Oku »

Paylan, İmamoğlu’na da Topal Osman’ı hatırlatmak zorunda kaldı

AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin Topal Osman’ı övmesinin ardından, CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nan da Giresun’da “Topal Osman’a bağlıyım” ifadesini kullanması üzerine HDP Milletvekili Garo Paylan tepki gösterdi.

AKP’li Canikli, Giresun Belediyesi tarafından düzenlenen bayramlaşma programında, “Topal Osman Ağa’nın Kurtuluş Savaşı döneminde Pontuslulara karşı, bu bölgeyi Pontuslulaştırmak isteyenlere karşı verdiği mücadelenin bir benzeri şu anda yine biz torunları tarafından bu mücadelenin verilmesiyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullanmıştı.

‘RUMLARI, ERMENİLERİ, KÜRTLERİ KATLETTİ’

Bunun üzerine HDP’li Paylan şu tepkiyi vermişti: “AKP‘li Canikli’nin övdüğü Topal Osman; Karadeniz’de Rum ve Ermenileri, Koçgiri’de Kürtleri katleden talancı bir çete lideridir. Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey’i öldürmesi üzerine, meclis idamına karar vermiştir. AKP’li Canikli; bir katili, bir çeteciyi dedesi sayıyor.

‘TOPAL OSMAN’A BAĞLIYSA İŞİMİZ ÇOK ZOR!’

Paylan, Ekrem İmamoğlu’nun da Giresun’daki konuşmasında “Topal Osman’a bağlıyım” dediğini belirterek, tarihçi Ayşe Hür’ün ‘Çağımızın Bir (Başka) Kahramanı: Topal Osman’ başlığıyla 2016 yılı başında Birikim dergisinde kaleme aldığı yazıyı hatırlattı. Paylan twitter hesabındaki paylaşımında, “İmamoğlu, Topal Osman’a, işlediği insanlık suçlarını bilerek bağlıysa işimiz zor. Bilmeden bağlıysa, ekteki yazıyı okuyup bağlılığını gözden geçirsin derim. Zor! İşimiz çok zor!” diye yazdı.

kronos
Devamını Oku »

TBMM 1 yılda 503, Erdoğan 1880 düzenleme yaptı

Cumhurbaşkanlığı sisteminin yürürlüğe girmesinin üzerinden bir yıl geçti. Yeni sistemde yapılan düzenlemeler TBMM’nin ne kadar etkisizleştirdiği ortaya koydu.

BOLD – Son bir yılda Meclis 503 maddelik düzenleme yaparken, Cumhurbaşkanlığı ile bin 880 maddelik düzenlemeye imza attıı.

Yeni sistemle hükümetin Meclis’e yasa tasarısı göndermesi uygulaması kaldırılarak milletvekillerine yasa önerisi verme yetkisi getirildi, ancak bu da teoride kaldı. Muhalefet milletvekillerinin verdiği yasa önerileri komisyonların gündemine bile alınmazken, AKP’li milletvekillerinin verdiği yasa önerileri de hükümetten gelen metinlere imza atmak şeklinde oldu.

ERDOĞAN 37 KARARNAME ÇIKARDI

Cumhuriyet’tin haberine göre 1 yıllık süreçte yeni sistemin en tartışmalı konularından biri olan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisi kapsamında Erdoğan, bin 880 maddelik 37 kararname çıkardı. İlk kararnameler yeni sistemin yürürlüğe girmesinden 1 gün sonra 10 Temmuz’da yayımlandı. Bugüne kadar çıkarılan kararnamelerde daha bir ay bile geçmeden değişiklikler yapılması dikkat çekti.

YASALARIN 11’İ ULUSLARARASI ANLAŞMA

Yeni sistemle birlikte “daha etkin ve güçlü olacağı” söyleminin sık sık kullanıldığı TBMM’de ise 1 yıla yaklaşan sürede 11 uluslararası anlaşma dahil 503 maddelik 32 yasa önerisi kabul edildi. Kabul edilen yasa önerilerinin çoğunluğu da “torba teklif” olarak Meclis gündemine getirildi. Meclis, yeni sisteme geçildiği ilk aylarda gündemde yasa önerisi bulunmadığı, daha sonra da 31 Mart yerel seçimleri nedeniyle çalışmalarına ara verdiği için etkin olarak çalışamadı.

32 YASA ÖNERİSİ DE HÜKÜMETTEN GELDİ

Yeni sistemin savunanların en büyük argümanlarından biri “Artık iktidardan Meclis’e yasa tasarısı gelmeyecek, milletvekilleri yasa teklifi verecek. Kuvvetler ayrılığı daha güçlü olacak” teziydi. Ancak bu süreçte Meclis’ten geçen 32 yasa önerisi için AKP’li milletvekilleri, hükümetten gelecek teklif metinlerini bekledi. Bakanlıklarda oluşturulan ve kabine toplantılarında görüşüldükten sonra AKP grubuna gönderilen metinler üzerinde çalışma yapıldıktan sonra milletvekillerinin imzasına sunuldu.

VEKİLLER TEKLİFİN İÇERİĞİNİ İMZALADIKTAN SONRA ÖĞRENDİ

Birçok AKP’li milletvekili, altına imza attığı yasa önerisinde neler öngörüldüğünü kendileriyle yapılan toplantılarda öğrendi. Muhalefet milletvekillerinin verdiği yasa önerileri ise gündeme bile alınmadı.

Erdoğan’ın yok dediğine Binali var diyor

medyabold
Devamını Oku »

Konyalı ve Ankaralı iki Kürt Danimarka Parlamentosu’nda

Danimarka seçimlerinde sol ve sağ partiler arasında kıyasıya bir rekabet yaşandı. Sol blok seçimden zaferle çıkarken Türkiye kökenli iki kişi parlamentoya girdi.

BOLD – Danimarka’da dün gerçekleşen seçimlerde 300 bin seçmen ilk kez oy kullandı.

Sandıklardan gelen resmi olmayan sonuçlara göre, Sosyal Demokrat Partinin başı çektiği, Sosyal Liberal Parti (Radikale Venstre), Sosyalist Halk Partisi ve Birlik Listesi’nden (Enhedslisten, Kızıl-Yeşiller) oluşan sol blok seçimlerden zaferle çıktı.

OĞUZ VE ASLAN PARLAMENTO’DA

Danimarka genel seçimlerinde Sosyalist Parti adayı Konyalı Kürt Halime Oğuz ve Demokratik Sosyalist Partisi adayı Ankaralı Kürt Laris Aslan Parlamento’ya seçildi.

Danimarka’da dün yapılan genel seçimlerden, resmi olmayan sonuçlara göre sol partiler zaferle çıktı.

Rûdaw’a konuşan Halime Oğuz, “6 yaşından beri Danimarka’da yaşıyorum. 10 yıldır Sosyalist Parti saflarında siyaset yapıyorum. Lars Aslan ile birlikte iki Kürt parlamentoya seçildik. Partim 179 sandalyeden 14’ünü kazandı” dedi.

1979 yılında Konya’da doğan Halime Oğuz, Edebiyat Fakültesi siyaset ilişkileri bölümünü mezunu.

Halime Oğuz, “Larıs Aslan Demokratik Sosyalist Partisi’inden seçildi. Babası Ankara Kürtlerinden annesi ise Danimarkalı. Demokratik Sosyalist Partisi de seçimlerde 48 sandalye kazandı” diye konuştu.

179 sandalyaye sahip Danimarka Parlamentosu’nda, 175 sandalye Danimarka’dan seçilirken Danimarka Krallığı’na bağlı Faroe Adaları ile Grönland da parlamentoya ikişer temsilci gönderiyor.

medyabold
Devamını Oku »