20 Temmuz 2019 Cumartesi

Çin’de patlama: 9 ölü 5 kayıp

Çin’in Hınan eyaletine bağlı Yima kentindeki bir gaz fabrikasında patlama meydana geldi. Patlamada 10 kişi hayatını kaybetti, 19 kişi yaralandı. Fabrikada bulunan 5 kişiden haber alınamadığı açıklandı.

BOLD – Henan Coal Gas şirketine ait fabrikada gerçekleşen olaya bir cihazın infilak etmesinin sebep olduğu belirtildi. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, yetkililer, kurtarma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Patlama sonrası bölgede 3 kilometrekarelik alanda bulunan binaların zarar gördüğü kaydedildi.

Hürmüz Boğazı’nda sular ısınıyor

medyabold
Devamını Oku »

Erhan Çelik’in gözaltına alınmasını Süleyman Soylu engellemiş!

Rus Büyükelçi Karlov cinayeti görüntülerinin TRT’de yayımlanmasına ilişkin, dönemin TRT Haber sunucusu Erhan Çelik’in evine giden polislerin, İçişleri Bakanı Soylu’nun telefonu üzerine geri çekildiği ortaya çıktı.

BOLD- Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un, 19 Aralık 2016’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde bir sergi sırasında polis Mehmet Mert Altıntaş tarafından vurulmasına ilişkin görüntülerin aynı akşam TRT 1 Haber’de sansürsüz yayımlanmıştı. Görüntülerin yayınlanması da hizmet hareketi ile ilişkilendirilmek istenmiş ve TRT çalışanlarına operasyon yapılmıştı.

OPERASYON SİYASİ MÜDAHALE İLE YARIDA KESİLDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada TRT çalışanlarına yönelik 17 Temmuz’da operasyon yapılmıştı. Kameraman ve montajcıların dahi gözaltına alındığı operasyonun Emniyet’e gelen “siyasi müdahaleyle” yarıda kesildiği ortaya çıktı.

POLİSLER ÇELİK’İN EVİNDE İKEN TELEFON GELDİ

Cumhuriyet’in haberine göre, polis hakkında savcılığın gözaltı kararı çıkardığı dönemin TRT Haber sunucusu Erhan Çelik’in evine gitti. Polislerin arama ve gözaltı işlemine başlayacakları sırada, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Emniyet’i arayarak gözaltını durdurdu ve polisin geri çekilmesini istedi.

SAVCI İVEDİ YAZI İLE OPERASYONU DURDURDU

Bakan müdahalesinin ardından soruşturma savcısı Adem Akıncı’nın da, Erhan Çelik ve operasyonla ilgili Emniyet’e çok ivedi yazı göndererek, bu aşamadan sonra herhangi bir işlem yapılmamasını istedi. Erhan Çelik’in de arasında bulunduğu 4 kişiye bu nedenle gözaltı işlemi yapılmazken, kameraman ve montajcının arasında olduğu alt düzeydeki 6 çalışan bir gece gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakıldı.

EVDE YOK DİYE TUTANAK TUTUP ÇIKIN

Edinilen bilgiye göre, TEM polisleri, 17 Temmuz’da Erhan Çelik’in İstanbul’daki evine gitti. Polisler içeri girdiği sırada Ankara Emniyeti’nden telefon geldi. Ankara Emniyeti’nde görevli üst düzey polis şefi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun aradığını, operasyonu durdurmalarını ve gözaltı işlemini yapmamalarını söylediğini iletti. Görevli polisler ise “Eve girdik, operasyonu tamamlamadan çıkamayız” yanıtını verince, karşıdaki Emniyetçi “o zaman tutanak tutun çıkın” dedi. Polisler, Çelik’in evde olmadığına ilişkin tutanak tutup buradan ayrıldı.

TRT çalışanlarına Karlov suikasti operasyonu

medyabold
Devamını Oku »

‘Türk Reza’nın marifetleri: Alptekin’in ‘karanlık’ trafiği mahkemede

Türkiye’yi yakından ilgilendiren Bijan Kian davasında ilk hafta sona erdi. Dört gün boyunca süren duruşmalara damgasını vuran isim kuşkusuz Ekim Alptekin. Kian’ın avukatlarına göre, ‘Hollanda merkezli Inovo BV’nin sahibi, iş adamı’, ABD savcılarına göre Türk hükümetiyle Beyaz Saray eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in şirketi arasındaki köprü, Bijan Kian ve Michael Flynn’i onca yasa dışı işin içine sokan, gizli FBI dosyalarına sızmaya çalışan, emekli Federal Büro ajanlarına fiziki takip yaptırmaya, eski CIA başkanına adam kaçırtmaya çalışan bir suçlu.

Peki kim Ekim Alptekin gerçekte? Neler yapmaya çalıştı ABD’de? En basit cevabıyla ‘Türk Reza’. Yapıp ettikleriyle, bunları yapış tarzıyla, bir rejim adına, o rejimin parasıyla başka bir ülkede at oynatması, elde etmek istediği sonucu ve kendisini o sonuca götürecek insanları ‘satın alma’ çabasıyla tam bir Türk Reza.

Savcılara göre de dosyası oldukça kabarık. Yasa dışı delil üretmeye teşebbüsten, ABD vatandaşlarına ABD yasalarını çiğnetme dahil pek çok suç var heybesinde.

Washington DC’nin ünlü lobicilerinden, PR uzmanı Jim Courtovich’e göre ‘farklı bir ajandası vardı’ Alptekin’in. Konsoloslukla yakın irtibat halinde çalışıyor, gizli buluşmalar vasıtasıyla Kongre’de oturumlar düzenletmeye, medyada kaynağı belirsiz haberler yayınlatmaya, en nihayetinde de Adalet Bakanlığı’nda soruşturma dosyaları açtırıp Fethullah Gülen’i Türkiye’ye iade ettirmeye çabalıyordu.

Bu amaçla ortaya saçtığı paranın haddi hesabı yok. Emekli FBI ajanı Brian McCauley’i, 19 Eylül 2016’da New York’ta, Türk bakanlarla Flynn’i bir araya getirdiği meşhur ‘Gülen’i kaçırma’ toplantısına götürebilme bedeli 5 bin dolar. Alptekin’in yaklaşık yarım saatlik toplantıya katılması için eski FBI ajanına verdiği para bu.

Yine emekli FBI görevlisi Thomas Neer’e, ABD’de Fethullah Gülen’le irtibatlı olduğu iddia edilen okullarla ilgili bir rapor hazırlayıp sunması için ödenen para 20 bin dolar. Amaç, bu okulların Amerikan halkı nezdinde karalayıp ‘teröre destek verdiği’ne inandırmak. Sonuç? Neer’in kendi ifadesiyle: “Bu okullarla alakalı 80 sayfalık bir rapor hazırladım fakat herhangi bir suça rastlayamadım. Hiçbir şey bulamadım”. Yetinmiyorlar tabii bununla. FBI ajanını en azından bir gazeteye okulları karalayan bir makale yazdırmaya çalışıyorlar. Reddediyor. Sonra alışıldık taleplerden biri geliyor: “Başkası yazsa senin adına?”

Sadece eski FBI ajanlarına saçmıyor parayı Ekim Alptekin. Proje koordinatörünün tarifiyle, “Fethullah Gülen’i terörle irtibatlı gösterip onu mümkün olan en kötü şekilde yansıtacak, radikal bir molla gibi gösterecek ve iade edilmesine yardımcı olacak” bir belgesel çekimine girişiyorlar. Türkiye’den Nedim Şener, Ahmet Zeki Üçok ve İsmail Hakkı Pekin’in getirildiği bu belgeselin dört günlük çekimi için sadece kameramana ödenen para 32 bin dolar. Normal bir çekim ücretinin çok üstünde bir para bu ama içinde ‘gizliliğe riayet’ ücreti de var. Gizli kapaklı çekiliyor çünkü belgesel. Flynn Grubu’nun işin içinde olduğunun bilinmesi istenmiyor. ‘Bağımsız’ bir gazetecinin ‘bağımsız’ bir belgeseli gibi göstermeyi amaçlıyorlar. Flynn’le olan bağı tümden gizliyorlar zaten. Daha doğrusu gizlemeye çalışıyorlar. Türk hükümeti adına çalıştığı bilinse, Amerikan Ordusu’nun üç yıldızlı bir generali olarak söylediklerinin yarısı kadar etki etmez çünkü yazıp çizdikleri. Bijan Kian’ı sanık koltuğuna oturtan yasa dışı işlerin yasa dışı olarak yapılmasının ana sebebi bu. Flynn’i koltuğundan eden ‘Rusya’ gelişmeleri, şirketindeki bütün işlemlerinin mercek altına alınmasını sağlayan diğer alengirli faaliyetleri olmasa da öyle kalacaktı belki. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı’nın Fethullah Gülen aleyhine, Türk hükümeti lehine yazıp çizdiği her şeyi kendi görüşleri sanacaktık. Bu ‘görüşlerin’ parasının bizzat Türk hükümeti tarafından, Ekim Alptekin aracılığıyla ödendiğini bilemeyecektik.

Bu gizliliğin, karanlıkta, bulanık sularda iş yapmanın da bir bedeli var tabii. Flynn Grubu’na bu işler karşılığı ödenmesi kararlaştırılan para 600 bin dolar. İlk aşamada tabii… Alptekin’in istediği yasa dışı deliller üretilebilse ikinci aşamaya geçilecek. İkinci aşamanın ‘hediyesi’ ise tanık ifadelerine göre 5 milyon dolar. Bu Flynn Grubu için. Flynn Grubu aracılığıyla bulunan Sphere Consulting’in Büyükelçiliğe sunduğu detaylı teklifin üzerindeki etiket de 4 milyon dolar. Bu proje hayata geçmemiş ama geçenleri var. Flynn Grubu ve Sphere Consulting’le olan anlaşmalar sonlandı ama başka şirketlerle devam eden başka anlaşmalar, bu şirketlere dökülen milyonlar var. Türkiye Cumhuriyeti, açıktan ya da Flynn Grubu örneğinde olduğu gibi gizliden, yirmiye yakın, hatta bazı kaynaklara göre yirminin de üzerinde lobi şirketiyle çalışıyor ABD’de. İşin bir başka yönü, Bijan Kian davasında yazılı anlaşmalarla, ödeme makbuzları ve banka dekontlarıyla ortaya konan bu rakamlar 2016-2017 yılları için geçerliydi. Şimdi, şartların daha da zorlaştığı 2019 yılında, Türkiye’nin imajı çalkantılı demokrasiden, otoriter diktatörlüğe tümden kaymışken, bizzat yöneticilerinin eliyle yerle bir edilen bu ülke imajını düzeltip günlük güneşlik göstermeye, yüzlerce gazetecinin, doktor ve öğretmenin, akademisyenlerin, kucağında bebekleriyle annelerin hapsedildiği, işkence iddialarının ayyuka çıktığı bir korku imparatorluğunu refah içinde bir tatil beldesi gibi resmetmeye çalışmanın bedeli de bu lobi şirketleri için mutlaka artık daha büyük. Faturalar illa ki artık daha kabarık.

Her şey gizli kapaklı, her şey perde arkasında olduğu için tam olarak bilemiyoruz Türk hükümetinin şu an kaç lobi şirketine, emekli ajan ya da özel müfettişe toplamda ayda kaç milyon dolar ödediğini. Her gün kaç kişinin kapısını yasa dışı taleplerle çaldıklarını bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey varsa o da 2016 sonu 2017 başlarındaki tüm bu yasa dışı işlerin arkasındaki Ekim Alptekin’in artık burada olmadığı.

Yeni Ekim Alptekin kim peki? Onu şimdilik bilmiyoruz. Düşman bellediği insanları son ferdine kadar yok etmeye azmetmiş, bunu da meydan meydan ilan etmiş bir rejimin, kirli kumpaslarının, karanlık komplolarının ve ‘Alptekin’lerinin bitmeyeceğini biliyoruz ama. Türk hükümetinin Washington’ı ‘Reza’sız bırakmayacağını tahmin edebiliyoruz…

Nihayetinde tilkinin kırk hikayesi var, kırkı da tavuk üstüne.

kronos
Devamını Oku »

19 Temmuz 2019 Cuma

Ford’un öfkeli pikabının yeni versiyonu ekimde Türkiye’de

Daha iyi performans ve daha verimli yakıt tüketimi sunan 2.0 litrelik motora sahip Ford Ranger Raptor, bu yıl bitmeden Türkiye’de satışa sunulmuş olacak.

BOLD – Ford, pikap modeli aracı yeni Ranger’a Raptor adını verdi. Öfkeli görünümüyle dikkati çeken bu yüksek performanslı yeni sürüm, 2.0 litre EcoBlue dizel motorla geliyor.

Eski modellere göre daha iyi performans ve daha iyi yakıt ekonomisi sağlayan Raptor’un haricinde Ranger’a yeni motorlar ve yeni teknolojiler de eklendi.

EcoBlue dizel motor, Ranger XLT’de tek turbolu şekilde sunulduğunda 170 beygir gücüne sahip. Çift turbolu Ranger Wildtrack’te ise beygir gücü 213’e kadar çıkıyor. 213 beygirlik motor, aynı zamanda Ranger Raptor’da da kullanılıyor.

2.0 lt EcoBlue motor, 3.2 lt TDCi motora göre fazladan 13 beygir gücüne sahip ve ekstradan 30 Nm tork üretiyor.

Efsane mertebesine ulaşmış Ford F-150’nin Raptor sürümünden esinlenilerek tasarlanan Ranger Raptor, ekim ayında piyasaya çıkacak. 10 ileri otomatik şanzıman ile birleştirilen bu motor, 500 Nm tork değerine sahip.

Araç, 1.252 kg yükleme kapasitesine sahipken, 3.500 kg da römork çekebiliyor. Pikabın tek turbolu sürümü ise 170 beygir güç ve 420 Nm tork üretiyor. Raptor, 100 kilometrede 8.3 litre yakıt tüketiyor.

Tüm bunlara ek olarak yeni Ranger Raptor’da baja, spor, çim, çakıl, kar, çamur, kum, kaya ve normal isimli sürüş modları bulunuyor.

medyabold
Devamını Oku »

Selahattin Demirtaş’tan yeni resim…

Tutuklu muhalif lider Selahattin Demirtaş cezaevinde resim yapmaya devam ediyor. Demirtaş son resmini eşi aracılığı ile kamuoyu ile paylaştı.

BOLD – Başak Demirtaş, Edirne’de tutuklu bulunan eşi Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından sosyal medyada fotoğraf paylaşan Başak Demirtaş, Selahattin Demirtaş’ın çizdiği yeni resmi yayınladı.

ÇOK MORALLİ VE İYİ GÖRDÜM

Eşini ziyaret ettikten sonra haberi sosyal medyadan veren ve fotoğraf paylaşan Başak Demirtaş “Az önce ziyaretten çıktım. Bütün hukuksuzluğa ve adaletsizliğe rağmen Selahattin’i çok moralli ve iyi gördüm. Hepinize çok selamları vardı” ifadelerini kullandı. Demirtaş bu paylaşımından sonra “Bize de bir sürprizi vardı :)” diyerek, Selahattin Demirtaş’ın çizdiği yeni resmi paylaştı.

KİTAP YAZIYOR RESİM ÇİZİYOR BESTE YAPIYOR

Demirtaş tutukluluğu süresince sanattan da kopmadı. Cezaevinde bulunduğu süre zarfında kitap yazmaya, resim çizmeye ve beste yapmaya devam etti.

Demirtaş: On binlerce insan yürütmenin talimatı ile işten atıldı

medyabold
Devamını Oku »

Darbecilerle gerçek anlamda mücadele edilse AKP’lilerin yüzde 60’ı tutuklanır!

Saadet Partisi tarafından hazırlanan video ile 15 Temmuz kumpas darbesinin siyasi ayağının ortaya çıkarılmamasına dikkat çekildi. 15 Temmuz mağduriyetlerine yer verildi.

BOLD – Darbecilerle ‘gerçek anlamda’ mücadele edilmediğinin altının çizildiği videoda kimin telefonunda ByLock uygulaması çıktı ise tutuklansa, AKP’lilerin yüzde 60’ının hapse gireceği öne sürüldü. Adalet vurgusu yapıldı.

KİMSE KONUŞMUYOR DİYE ACI GERÇEKLER DEĞİŞMEZ

Saadet Partisi’nin resmi Twitter hesabından paylaşılan “Kimse konuşmuyor diye acı gerçekler değişmez” başlıklı videoda, darbe girişimi sırasında kaydedilen görüntülere ve yapılan haber yayınlarından alıntılara yer verildi.

DARBENİN SİYASİ AYAĞI NEDEN ARAŞTIRILMIYOR?

Videoda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP’li bakanların hizmet hareketine bir dönem dizdikleri methiyeler de yer aldı. TBMM’ne getirilen darbenin siyasi ayağı araştırılsın önergelerinin AKP-MHP tarafıdan reddedildiğine dikkat çekildi.

BYLOCK KRİTER ALINSA AKP’NİN YÜZDE 60’I HAPSE GİRER

15 Temmuz mağduriyetlerine de yer verilen videoda daha sonra Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun konuşmalarından bazı bölümler sunuluyor. Bu alıntılardan birinde Karamollaoğlu “Kimin telefonunda olursa olsun ByLock çıktıysa biz bunu hapse atarız bunu gerçek manada uygulasınlar AKP’nin yüzde 60’ı hapse girer” ifadelerini kullandı.

Temel Karamollaoğlu: ’15 Temmuz’dan sonra olan garibana oldu’

medyabold
Devamını Oku »

Uzun namlulu silahla çatışma: 1 ölü

Kontrolsüz silahlanmanın arttığı Türkiye’de basit konularda bile artık silahlar devreye giriyor. Son olarak Diyarbakır’da arazi kavgasında uzun namlulu silahlar kullanıldı.

BOLD – Diyarbakır’da, aralarında arazi anlaşmazsızlığı bulunan iki grup arasında çıkan kavgada 1 kişi hayatını kaybetti. Kavgada uzun namlulu silah kullanılması dikkat çekti.

HALDE SİLAHLI ÇATIŞMA

Silahlı kavga, Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi Yenihal Caddesi üzerinde bulunan Diyarbakır Hali’nde meydana geldi. Bir süredir aralarından arazi anlaşmazsızlığı bulunan iki grup, sebze ve meyve hali içerisindeki komisyoncunun önünde tartıştı.

YARALI KURTARILAMADI

Tartışma büyüyerek silahlı ve sopalı kavgaya dönüştü. Uzun namlulu silahın da kullanıldığı kavgada bir kişi ağır yaralandı. Yaralı ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadı.

OLAY BİTTİ, POLİS GELDİ

Polis ise olay mahalline kavga sonrasında geldi. Olayla ilgili tahkikat başlatan polis ekipleri, kavga karışan kişileri belirlemek için güvenlik kameralarını incelemeye aldı.

15 Temmuz gazisine Savcı Sayan’ın kardeşlerinden ölümüne dayak

medyabold
Devamını Oku »

15 Temmuz gazisine Savcı Sayan’ın kardeşlerinden ölümüne dayak

AKP’li Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın kardeşleri 15 Temmuz gazisi Eyüp Abak’ı öldüresiye dövdü. Gazi Abak darp edenlerden şikayetçi oldu.

BOLD – Gazi Abak, karakoldaki ifadesinde, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin de olduğu otobüsle otele geldiklerini ifade etti. Otelde, Savcı Sayan’la ilgili bir konuda Özhaseki ile görüşmek istediğini söylemesi üzerine, kendisine “Mehmet Özhaseki’nin danışmanıyla görüşeceksin” denildiğini ifade etti. Abak, “Bana bunu söyleyen kişi benim üzerime yürüyerek beni dışarıya çıkarmaya çalıştı. Ben de direnince buradaki koruma polisleri ile birlikte beni otelin dışına çıkardılar” dedi.

SAVCI SAYAN’IN KARDEŞLERİ DÖVDÜ

Otelin dışında yanına Cengiz Sayan’ın geldiğini söyleyen Gazi Eyüp Abak ifadesinde, “Koluma girdi ve bana ‘Ben Savcı Sayan’ın kardeşiyim. Ben sana yardımcı olayım’ dedi. Ben de kendisine ‘Git lan ne Savcı Sayan’ı ben onunla görüşmek istemiyorum’ dedim. Bunun üzerine ‘Sen kimsin lan’ dedi ve yüzümün sol tarafına yumruk attı” dedi. Gazi Abak ifadesinin devamında, İsmail Sayan’ın da kendisine yumruk attığını, tanımadığı iki kişinin kendisini dövmeye devam ettiğini, yere düştüğünde de vurmaya devam ettiklerini, Fırat Sayan’ın da kendisine yumruk attığını söyledi.

MADALYASI KAYBOLDU

Abak, üzerimde bulunan 15 Temmuz Gazisi Devlet Övünç Madalyasının yuvarlak altın kısmının kaybolduğunu belirterek, “Kişisel eşyalarım da kayboldu. Beni darp eden, bana hakaret eden ve beni tehdit eden Cengiz Sayan, İsmail Sayan, Fırat Sayan ve ismini bilmediğim iki şahıstan ve beni otelden dışarıya çıkarmaya çalışan, üzerime yürüyen ismini bilmediğim şahıstan davacı ve şikayetçiyim” dedi.

Resmi tarihin dışında bir 15 Temmuz anlatısı: Allah’ın Lütfu

medyabold
Devamını Oku »

Hürmüz Boğazı’nda sular ısınıyor

İran Ordusu Hürmüz Boğazı’nda İngiltere’ye ait bir petrol tankerini alıkoydu. Askerler, petrol tankerini limana götürdü.

BOLD – İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda İngiltere’ye ait “Stena İmpero” adlı petrol tankerinin alıkonulduğu belirtildi. Tankerin, geçişi sırasında uluslararası kurallara riayet etmediği belirtildi.

SUUDİ ARABİSTAN’A GİDİYORDU

Petrol tankerinin limana götürüldüğü ve gerekli hukuki işlemlerin yapılacağı ve rotasının Suudi Arabistan’ın El Celil limanı olduğu biliniyor.

ABD, Hürmüz Boğazına bin asker daha gönderiyor

medyabold
Devamını Oku »

“AKP’yi iktidara ekonomik kriz ve mağduriyetler getirdi, yine onlar götürecek”

Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, gittiği her yerde toplumu gündeminin af olduğuna dikkat çekti. “AKP’yi iktidara ekonomik kriz ve mağduriyetler getirdi, yine onlar götürecek” dedi.

BOLD – Öztürk Yılmaz, AKP hükümetinin toplumun taleplerine kulaklarını tıkadığına dikkat çekti. Toplumun af beklediğini kaydetti.

AKP MAĞDURİYETLERLE GİDECEK

Mecliste basın toplantısı düzenleyen Yılmaz, AKP’nin toplumun çözülmesini beklediği konuları gündeme almadığını söyledi. AKP’yi ekonomik kriz ve mağduriyetlerin iktidara getirdiğini hatırlatan Yılmaz, AKP’yi yine ekonomik kriz ve mağduriyetlerin iktidardan götüreceğini dile getirdi.

HER YERDE GÜNDEM AF

Af veya ceza indirimi konusunun gittiği her yerde gündeme getirildiğini vurgulaya Yılmaz, “Bu ağızdan çıktığı zaman, kurşun gibi geri getiremezsiniz. Bununla ilgili yasal düzenleme mutlaka gerekiyor. Hukukun alt üst olduğu, adalet sistemin çöktüğü ortamda insanlar mağdur oldular. Mahkemelerin ne kadar adalet dağıttığı ya da dağıtamadığını toplumumuz iyi biliyor” dedi.

TAKİBE ALINAN TÜKETİCİ KREDİSİ SORUNU ÇÖZÜLMELİ

Takibe alınan tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarının da ele alınması gerektiğini belirten Yılmaz, 460 bin atanamayan öğretmen olduğunu vurguladı. 3 bin 600 ek gösterge ile ilgili mutlaka bir düzenleme yapılması gerektiğini söyleyen Yılmaz, öğrencilerin kredi borçlarının da çözüm bekleyen bir başka konu olduğunu kaydetti.

Ahmet Davutoğlu, Erdoğan’ı yine topa tuttu!

medyabold
Devamını Oku »

Beyninde Tümör Olan Tutuklu 3 Ay Bekletildi

Daha önce de birçok kez insan hakları ihlalleriyle gündeme gelen Muğla E Tipi Cezaevi’nde hasta tutuklulara yönelik akıl almaz uygulamalar gerçekleştirildiği ortaya çıktı.

Muğla E Tipi Cezaevi’ndeki hukuksuz nakiller, keyfi uygulamalar, radyoların gerekçesiz bir şekilde toplanması ve dilekçelerin dikkate alınmaması hususları daha evvelce kamuoyuna yansımış, CHP milletvekilleri tarafından Haziran ayında hazırlanan Cezaevleri Raporu’nda da yer almıştı.

Tutuklu yakınlarından elde edilen yeni bilgilere göre, hasta tutukluların tedavilerine dikkat edilmediği, beyninde tümör olan bir tutuklunun 3 ay gerekçesiz bir şekilde  bekletildiği ifade edildi.

Farklı bir vakada ise, ağır depresif ilaç kullanması gereken bir tutukluya uzun süre ilaçlarının verilmediği ortaya çıktı. İnsanlık dışı uygulamaların hangi saikle yapıldığını anlayamadıklarını ifade eden aileler, cezaevindeki yakınlarının hayatından endişe duyduklarını belirtiyor.

 

https://t.co/2XcDUPn83R

https://twitter.com/magduriyetlertr/status/11093995090025267…



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/beyninde-tumor-olan-tutuklu-3-ay-bekletildi/
Devamını Oku »

Ereğli Cezaevinde Çocuklar Korkudan Konuşamaz Oldu

Konya Ereğli Cezaevi’nde geçtiğimiz günlerde akılalmaz uygulamalar yaşandığı öğrenildi. Kadın tutukluların kaldığı koğuşlar keyfi olarak defalarca arandı.

Ereğli Kadın Cezaevi hukuksuz uygulamalar ile sürekli gündeme gelen bir cezaevi. Daha öncesinde hasta tutukluların sağlık şartları, yetersiz besin ve su verilmesi ile defalarca Adalet Bakanlığı’na şikayet konusu olan cezaevinde son günlerde koğuşlarda yapılan usulsüz ve keyfi aramalar ile baskılar gündem olmaya başladı.

Kadın tutukluların kaldığı koğuşlarda cezaevi görevlilerinin çocukların gözü önünde tutuklulara fiziksel ve psikolojik baskı yaptıkları, bu baskılar sonucu bazı çocukların korkudan psikolojilerin bozulduğu ve korkmaya başladıkları gelen bilgiler arasında. Ayrıca yapılan bu usulsüz aramalar da kantinden alınan ürünlere bile yasak denilerek el konulduğu, bu usulsüz aramalara tepki gösteren bazı tutukluların sinir krizi geçirip hastaneye kaldırıldığı da diğer bilgiler arasında.

Tutuklu yakınları sadece görüş günlerinde öğrendikleri bu skandalın bir an önce son bulması için Adalet Bakanlığ’ına dilekçe ile başvuruda bulunduklarını belirtti.

15 Temmuz’dan sonra cezaevlerinde artan bu psikolojik baskının son bulması adına

tutuklu yakınları mecliste muhatap bulamadıklarından yakınıyorlar. Milletvekillerinin kendilerini dinlemediği, kendilerini muhatap alan ve dertlerini dinleyen vekillerin ise verdiği soru önergelerinin yetkililerce cevaplanmadığını dile getiriyorlar.

https://t.co/2Ae95gi5q7

https://twitter.com/magduriyetlertr/status/11108381606935756…



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/eregli-cezaevinde-cocuklar-korkudan-konusamaz-oldu/
Devamını Oku »

Çorum Cezaevinde Tutuklulara Temizlik İçin Bile Su Verilmiyor

Çorum Cezaevi’nde tutuklu bulunanların yakınları tarafından sitemize ulaşan bilgilere göre cezaevi yönetiminin son zamanlarda rutin olması gereken temel ihtiyaçları bile karşılamadığı öğrenildi.

Çorum Cezaevi’ndeki tutuklu yakınlarının verdiği bilgilere göre yönetimin artan tutuklu sayısına karşın yemek miktarının değişmediği, yetersiz miktarda yemek verildiği ve yine koğuşlarda kapasitenin çok üzerinde tutuklu kalmasına rağmen yeterli sıcak su verilemediği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.

Kışın kaloriferlerin yeteri kadar ısıtılmadığı ve koğuşlarda soğuktan çoğu kişinin hasta olduğu belirtilen Çorum Cezaevi’nde, yazın ise yeterli su verilmemesi ile baş gösteren temizlik sorunundan dolayı tutukluların hastalandığı ifade ediliyor.

Bu kötü koşullarda yaşamını sürdürmeye çalışan tutukluların sıkıntıları bunlarla da sınırlı değil.

Cezaevi yönetimi normalde yakınları ile birlikte gelen eşyaları mevzuat gereği gerekli kontrolleri yaparak tutuklulara ulaştırması gerekirken cezaevinin aldığı kararla eşyaları sadece kargo ile kabul ettikleri ve kargo ücretlerinin çok yüksek olmasında dolayı tutuklu yakınlarının mağdur olduğu da diğer bilgiler arasında.

Tutuklu ve yakınları Çorum Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerinin bir an önce son bulmasını istiyor.

https://t.co/B13j0c10tJ

https://twitter.com/magduriyetlertr/status/11108101978518855…



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/corum-cezaevinde-tutuklulara-temizlik-icin-bile-su-verilmiyor/
Devamını Oku »

Kanser değil Kendisine Atılan İftira Öldürdü!

“15 Temmuz Kanlı Kumpas” sürecini “Allah’ın Lütfu” görülerek; yüzbinlerce insan haksız yere işlerinden, özgürlüklerinden, canlarından oldu, helal kazandıkları mallarına el konuldu ve binlercesi de ülkesini terketmek zorunda kalarak soykırıma tabi tutuldu.

Maalesef bu haksızlığa maruz kalanların en yakınları da dahil olmak üzere toplumun büyük kesimi türlü gerekçelerle yaşanan bu zulme destek olarak mağduriyetlerin artmasına neden oldu.

17/25 Aralık operasyonları sonrası başlayan “cadı avı” 15 Temmuz’dan sonra artarak devam etti ve halen de devam ediyor.

Bu süreçte kendilerine yapılan haksızlığa dayanamayan çok sayıda masum insan, ya cezaevlerinde yada “açık cezaevine” dönen dışarıda hastalanarak yada intihar etmek suretiyle hayatını kaybetti.

Hayatını kaybedenlerden bazıları hakkında öldükten sonra “pardon” denilmişse de gidenleri geri getirmek mümkün değil. Bu olaylara cılızda olsa küçük bir kesimden itirazlar, tepkiler gelse de süreç tüm hızıyla acımasızlığını hissettiriyor.

KHK zulmü ile hayatları sönen masum insanların arasına öğretmen İlhami Keleş’te katıldı. Keleş’in vefat haberini Türkiye Büyük Millet Meclisi sıralarından yakın arkadaşı olduğunu belirttiği İyi Parti Grup Başkanvekili Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu duyurdu.

Meclis salonunda F…suçlamasını kaldıramayıp kanser olan ve birkaç gün önce hayatını kaybeden öğretmen arkadaşını anlatan Ağıroğlu yaptığı konuşmada;

“Yeter artık! binlerce masum insanı hapsettiniz, mahşerde yakamıza yapışacak bu insanlar. AKP olarak bu işi artık çözün de bütün oylar sizin olsun” şeklinde tepki gösterdi.

https://twitter.com/KacSatOldu/status/1149590089820827648?s=…



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/kanser-degil-kendisine-atilan-iftira-oldurdu/
Devamını Oku »

1 Yaşındaki Avşin Bebek Kafa Derisi Altındaki Tümörle Cezaevinde!

Mardin’in merkez Artuklu ilçesinde yaşayan Hülya Usanmaz, ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla yargılandığı davada 6 yıl 7 ay hapis cezası verilerek cezaevine gönderildi. HDP İlçe Eşbaşkanlığı da yapan Usanmaz’ın 3 çocuğu bulunuyor.

Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Usanmaz, bir yaşındaki kızı Avşin’i de yanına almak zorunda kaldı. Ancak doğuştan kafa derisi altında tümör olması nedeniyle ağır rahatsızlığı olan Avşin’in cezaevi koşullarında kalması imkansız gözüküyor.

Avşin bebeği 3 ayda bir tedavi için Adana’ya götürdüklerini belirten anne, en son 2 ay önce doktora götürülen bebeğin, cezaevinde sadece şurup ile tedavi edildiği, bebeğinin içeride rahatsızlandığı, yüzünde oluşan lekelenme ve şişliklerinin arttığı ifade ediliyor.

Bu hukusuzluğa son verilmesi ve yöneticilerin adaleti sağlaması isteniyor.

https://t.co/GvC0CyAUVk



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/1-yasindaki-avsin-bebek-kafa-derisi-altindaki-tumorle-cezaevinde/
Devamını Oku »

Anne ve Baba Yolu Gözleyen Bir Minik Yavru Daha

Hizmet Hareketine yönelik yapılan kitlesel soykırım faaliyetlerini maalesef devletin tüm kurumlarında görmek artık mümkün hale geldi.

Zulümde biribirleriyle yarışan kurumların başında “Adalet” sarayları ve uzantıları olan cezaevleri gelmekte.

Hukuksuz uzun tutuklamalar bireyleri özellikle de çocukları olumsuz şekilde etkilediği ve telafisi çok güç travmalar yaşattığı biliniyor.

Çanakkale’de annesiz ve babasız kalan Salih Hamza’da zulümle çok küçük yaşta tanışan çocuklar arasında yerini aldı. Salih Hamza’nın babası Nuh Güllü 2016 yılı Ağustos ayında tutuklandı ve o günden beri cezaevinde tutsak bulunuyor. Nuh Bey’in yargılandığı dava da 8 yıl 9 ay hüküm aldığı öğrenildi.

Anne Filiz Güllü ise 2018 yılı Kasım ayında mesnetsiz iddialar ile tutuklandı. Yargılaması devam ettiği bilinen Filiz Hanım hakkında mahkemenin nasıl bir karara imza atacağı ise merak konusu.

Mahkemenin anne Filiz Güllü hakkında tutuksuz yargılanması yönünde karar vererek tahliye etmesi ve minik yavrusu Salih Hamza’ya kavuşması bekleniyor.

https://t.co/U5FWH0gLT9

https://t.co/fE1MrMPETy

https://twitter.com/magduriyettr1/status/1112286351410544640?s=19



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/anne-ve-baba-yolu-gozleyen-bir-minik-yavru-daha/
Devamını Oku »

Giresun E Tipi Cezaevinde Tutukluların Anayasal Hakları Gasp Edildi

“Çadır Cumhuriyeti”ne dönüşen ülkemizde adına “Demokrasi” denilen ve kırıntısı var dedirtecek tek alan olan seçimlerin, siyasi iktidarın elinde oyuncak haline geldiği tüm dünyanın gündeminde yer aldı.

Ülkemizde gerçekleşen son 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde kural tanımamazlık had safhaya ulaştı. Bu kanun ve kural tanımazlığın yaşandığı yerlerden biri de Giresun E Tipi Kapalı Cezaevi oldu.

HDP Kocaeli Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu Giresun E Tipi Kapalı Cezaevi’de yaşanan hukuksuzlukları kamuoyu ile paylaştı.

Gergerlioğlu Giresun E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 350 kişiden sadece 80 kişiye oy kullandırıldığını, isimleri listede oldukları halde diğer tutuklulara oy kullandırılmadığını duyurdu.

Oy kullanmanın anayasal bir hak olduğu belirtilirken, cezaevi yönetimi tarafından keyfi olarak bu haktan tutukluların mahrum edildikleri ifade ediliyor.

En kıymetli varlıkları olan özgürlükleri ellerinden alınan bu insanlardan, en tabii Anayasal hakları bilerek ellerinden alınıyor.

https://t.co/RKQz1nk9hQ

https://twitter.com/magduriyettr1/status/1112290935533125632…



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/giresun-e-tipi-cezaevinde-tutuklularin-anayasal-haklari-gasp-edildi/
Devamını Oku »

Down Sendromlu Ebru Annesiyle Beton Duvarlar Ardında!

Gerek yurt içinde, gerekse uluslararası kuruluşlarca yapılan çağrılara rağmen, cezaevlerinde anneleriyle birlikte 864 bebek ve çocuk haksız, hukuksuz şekilde tutulmaya devam ediliyor.

Cezaevlerinde bulunan yüzlerce bebekten bazıları normal şartlarda bile hayatlarını devam ettirmeleri mümkün değilken, 3 yaşındaki Ebru gibi Down Sendromlu bir çocuğun annesiyle Trabzon Cezaevi’nde tutulmaya devam edilmesi, ülkemizde yargı zulmünün ne aşamaya geldiğinin en trajedik örneklerinden birisi olarak karşımıza çıktı.

Altun ailesi de yargı zulmünden nasibini aldığı ve 3 yıldır parçalanmış durumda olduğu öğrenildi. 49 yaşındaki baba Vahdettin Altun 2016 yılı Kasım ayında tutuklanarak Diyarbakır Yüksek Güvenlikli D Tipi Cezaevi’ne konuldu. Hakkında verilen
7, 5 yıl hapis cezası ise Yargıtay tarafından onandı.

47 yaşındaki anne Bahar Altun ise, yaklaşık 2 ay önce Mayıs ayı içerisinde tutuklanarak 4 çocuğundan en küçüğü olan Down Sendromlu, bakıma muhtaç 3 yaşındaki kızı Ebru ile Trabzon Cezaevi’ne konuldu. Anne Bahar Hanım gözaltına alındığı esnada Down Sendromlu kızının okulu aranarak küçük Ebru’nun getirildiğ
i ve polise teslim edildi. Bu nedenle bakacak kimsesi olmadığı ve özel bakıma muhtaç olduğu için minik yavruyu annenin yanında götürmek zorunda kaldığı belirtildi.

3 yıldır cezaevinde olan baba, üç parçaya parçalanmış durumdaki ailesi ile perişan vaziyette bulunuyor. Babanın eşi ve çocuğunun tutuklu bulunduğu Trabzon Cezaevi’ne nakil taleplerine olumsuz yanıt veriliyor. Ailenin diğer üç çocuğu ise kendi ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanan yaşlı anneanne ile kalıyor. Evde çalışan olmadığı için, aile başkalarının yardımına muhtaç bir şekilde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.

Sağlıklı yetişkin bir insanın bile yaşamakta zorlandığı bir ortamda, 3 yaşındaki özel bakıma muhtaç olan Down Sendromlu Ebru’nun annesi ile birlikte cezaevinde kalması, ne vicdana, ne de hukuka sığar.

Altun ailesi bu sese kulak verilmesini, en azından annenin tahliye edilip, babanın nakil taleplerinin kabul edilmesini ümit ediyor. Down sendromlu özel bakıma muhtaç 3 yaşındaki bir kız çocuğunun cezaevinde ne işi olabilir.

Anne Bahar Altun, Down Sendromlu Ebru bebeğiyle serbest bırakılmalı.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/down-sendromlu-ebru-annesiyle-beton-duvarlar-ardinda/
Devamını Oku »

Yaşadıklarımız Bizleri Perişan Etti

Ben Uluslararası Antalya Üniversitesi Öğrenci İşleri Müdürlüğünde memur olarak çalışan H. K’ın eşiyim. 5 Ağustos günü işinin başındayken gözaltına alınan eşim daha sonra tutuklandı ve halen cezaevinde. Eşimin işine Üniversite tarafından derhal son verdiler ama 8 aylık bebeği ile ortada kalan beni hiç düşünmediler. Şu anda hiçbir gelirimiz yok. Nasıl geçiniriz giderlerimizi nasıl karşılarız bilemiyorum. Yardım alabileceğimiz destek olabilecek kimsemiz yok. Çalışma imkanı da bulamıyorum. Eşime isnat edilen asılsız suçlamalarla haksız yere cezaevinde tutuyorlar. Küçücük çocuğumla yapayalnız, çaresiz kaldım. Yaşadıklarımız bizleri perişan etti.

 

 



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/yasadiklarimiz-bizleri-perisan-etti/
Devamını Oku »

Çıkış Yolu Bulmakta Zorlanıyoruz

Adım K.T.  Uluslararası Antalya Üniversitesi Öğrenci işleri Müdürlüğünde memur olarak çalışmaktaydım. Ağustos ayının ilk haftası polisler tarafından Üniversitede operasyon yapıldı. Suç ve terörl >e ismi yan yana gelemeyecek birçok mesai arkadaşım gözlerimin önünde kelepçelendi. Hiçbir şekilde alakası olmayan saçma gerekçelerle götürüldüler. İş ortamı olarak huzurumuz kalmadı. Yaşadığım psikolojik travma neticesinde Üniversiteden ayrılmaktan başka çare göremedim ve işsiz kaldım. Ailemin giderlerini karşılayacak başka gelirim yok. İş bulmakta zorlanıyorum. Ailece çok ciddi sıkıntı ve huzursuzluk içerisindeyiz. Yardım edecek kimsemiz yok. Çıkış yolu bulmakta zorlanıyoruz.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/07/20/cikis-yolu-bulmakta-zorlaniyoruz/
Devamını Oku »

Turkish top court rules second arrest of singer a human rights violation

Turkey’s Constitutional Court (AYM) on Friday accepted an application lodged by a Turkish singer who claimed the second imprisonment violated his human rights.

The AYM ruled that the re-arrest of Atilla Tas in November 2018 after he was released in March 2018 constituted a violation of human rights.

“The AYM ruled today that my arbitrary second arrest was a rights violation. I have known that my innocence would be understood one day. It has been seen from the AYM’s annotated ruling that there was no offense other than my tweets and columns,” said Tas in his Twitter account.

Taş, a pop singer turned columnist for the now-shuttered daily Meydan which was critical of Turkish President Recep Tayyip Erdogan, was first detained on August 31, 2016, following a failed coup attempt on July 15, 2016.

The columnist handed himself in to police after learning from news reports that he was wanted on suspicion of being a follower of Fethullah Gulen, a self-exiled US-based Muslim preacher whom the Erdogan regime accuses of masterminding the July 2016 coup and deems Gulen’s movement a terror organization.

The cleric and his followers deny any involvement in the coup and terror activities.

On March 8, 2018, Tas was convicted of “knowingly and willingly aiding an [terrorist] organization” and was released pending appeal after serving 14 months in prison.

Tas was again taken into custody on November 9, 2018, after a local appeals court upheld his 37-month and a 15-day prison sentence.

The singer was released in February due to time already served after a court in Kocaeli province accepted an objection to his continued imprisonment.

Tas was also a member of the party council of the secular main opposition Republican People’s Party (CHP).

In the aftermath of the 2016 coup attempt, Erdogan launched a crackdown on real and alleged members of the movement under the pretext of an anti-coup fight.

As a result, nearly 80,000 people have been detained or arrested while a whopping number of more than 511,000 people have been prosecuted due to alleged affiliation with the Gulen group, the Interior Ministry said.

Court orders continued detention of Kavala 

The post Turkish top court rules second arrest of singer a human rights violation appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/07/20/turkish-top-court-rules-second-arrest-of-singer-a-human-rights-violation/
Devamını Oku »

Radio station cancels show after Turkey’s ex-prime minister is interviewed 

A radio show by journalists Yavuz Oghan, Akif Beki and Ismail Saymaz was canceled by Radyo Sputnik a day after they interviewed former prime minister Ahmet Davutoglu on YouTube, the T24 news portal reported on Friday.

Together with co-hosts Beki and Saymaz, the program’s host Oghan on Thursday interviewed Davutoglu, who was once a close adviser to Turkish President Recep Tayyip Erdogan but is now planning to launch a rival party to challenge him.

Radyo Sputnik canceled the program a day after the journalists’ interview with Davutoglu was aired on YouTube.

The former prime minister has been openly critical of Erdogan and his ruling Justice and Development Party (AKP).

“No good deed goes unpunished in Turkey,” Oghan said on Friday via his Twitter account in reference to the incident.

“We interviewed Davutoglu yesterday, and our program was canceled today, even though we did it on our private YouTube channel,” he said.

Reacting to the issue, also on Twitter, Davutoglu said he was very sad to hear that the three journalists’ radio program was called off in wake of the interview they conducted with him.

“They were only doing journalism. There is no explanation for this decision [to cancel their radio program]. Even if they close all the doors, we’ll open a new one and we won’t be silent,” the former PM vowed.

Journalist Zafer Arapkirli, who hosted a daily morning show on Radyo Sputnik, also quit his job at the station following the incident with his colleagues.

“I would also like to announce that we have parted ways with the @rsfm978 [Radyo Sputnik]. There are plenty of channels for those who want to do journalism-broadcasting freely and with honor. See you there,” the journalist stated later on Friday.

Less than an hour before his resignation, Arapkirli described the cancellation of his colleagues’ program as the “manifestation of the loss of free and thus real journalism.”

Speaking to T24, Arapkirli underlined that he quit his job at the station after his manager told him that they were “changing the format of his program.”

“The content of my program has always been critical [of the government.] They [the managers] were frequently expressing their uneasiness with it. I was not surprised [to find out that they wanted to change its format,]” the journalist explained.

Davutoglu’s efforts to establish a new political formation came to light in April, when he released a 15-page statement criticizing AKP’s policy choices for the poor standing in local elections at the end of March and for the looming economic crisis.

Erdogan’s AKP government lost a number of major cities, including the capital Ankara and business center Istanbul, on March 31 local polls, making it one of its biggest electoral defeats since coming to power in 2002.

AKP now paralyzed and struggling to keep Erdogan in power – Pollster

The post Radio station cancels show after Turkey’s ex-prime minister is interviewed  appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/07/20/radio-station-cancels-show-after-turkeys-ex-prime-minister-is-interviewed/
Devamını Oku »

US releases Turkish banker who was jailed for violating Iran sanctions

Mehmet Hakan Atilla, a senior executive at Turkey’s state-run Halkbank, who was jailed for almost three years after being convicted of violating the U.S. imposed sanctions against Iran, has been released.

The state-run Anadolu Agency (AA) reported that he was released on Friday from the medium-security Federal Corrections Institution Schuylkill in the U.S. state of Pennsylvania after serving the 32 months, to which he was sentenced as part of a lawsuit filed against Iranian-Turkish businessman Reza Zarrab.

Atilla’s arrest, which came in March 2017 while on a business trip to the U.S., followed the detention of Zarrab in 2016 also in the U.S. for breaking sanctions on Iran and it was his testimony against the Halkbank deputy director that led to the conviction.

The United States District Court for the Southern District of New York in January 2018 found Atilla guilty for conspiring to violate the US sanctions law and he was given 32 months in prison in May of that year.

However, the judge allowed the time Atilla had been detained after his arrest to be credited in the sentence and his release was announced on Friday.

Turkish media also reported that the former banker will be deported to Turkey after the related formalities are completed.

Halil Uzun, the attorney of Atilla, told the Voice of America (VOA) Turkish radio service that his client was very excited to be returning to Turkey and that the deportation procedures would take two or three days.

During Atilla’s trial in New York, the prosecution presented evidence claiming that the scheme to evade the sanctions was known by senior Turkish officials, including Turkish President Recep Tayyip Erdogan.

Zarrab said during Atilla’s trial that he bribed some Turkish officials and that Erdogan personally signed off on parts of the scheme while he was serving as Turkey’s prime minister.

The President labeled the trial as a conspiracy against his Justice and Development Party (AKP) government, adding that Atilla was completely innocent of the charges against him.

Erdogan has argued that the case was based on evidence fabricated by followers of the US-based Muslim cleric Fethullah Gulen.

The president regards the faith-based Gulen group as a terrorist organization and has also accused them of orchestrating the failed coup attempt in 2016.

Both Gulen and his followers strongly deny the accusations against them or links to any terror activities.

A new, explosive book takes a definitive and in-depth look at Turkey’s authoritarian rule under Erdogan

The post US releases Turkish banker who was jailed for violating Iran sanctions appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/07/20/us-releases-turkish-banker-who-was-jailed-for-violating-iran-sanctions/
Devamını Oku »

Avrupa hukuk örgütlerinden BM’ye Türkiye raporu

İngiltere’de yüzlerce avukatı temsil eden Hukuk Cemiyeti (The Law Society) Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’ne Türkiye ile ilgili bir rapor sundu.

BOLD – Avrupa’nın dört bir tarafında faaliyet gösteren birçok hukuk bürosunu temsil eden cemiyet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin iç hukuk yollarının tükenmediği gerekçesi ile binlerce dosyayı Türkiye’ye geri göndermesini eleştirdi.

Müvekkillerini savunmaya çalışan avukatların toplu duruşmalarda cezalandırıldığının vurgulandığı raporda, diğer avukatların ise büyük baskı altında görevlerini yapmaya çalıştığı ifade edildi.

15 Temmuz’dan önce yaşanan insan hakları ihlallerine de dikkat çekildiği raporda cinayete kurban giden Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da isimleri yer aldı.

“İÇ HUKUK YOLLARININ TÜKENMEDİĞİ GEREKÇESİ” ELEŞTİRİSİ İLK SIRADA

İngiltere ve Galler Hukuk Cemiyetinin BM’ye sunduğu raporda yer alan bilgiler şöyle:

  • 2017 yılında 57 bin 39 Türk vatandaşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak iç hukuk yollarının tükenmediği gerekçesi ile 25 bin kişinin dosyasını kabul görmediği için yeniden Türk mahkemelerine yönlendirildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye aleyhinde karar alsa bile bu kararlar Türkiye tarafından uygulanmıyor.
  • Darbe girişimden bu yana 599 avukat gözaltına alındı ve tutuklandı; 1546 avukat yargılandı; 311 avukat mahkum edildi; toplam bin 967 yıl hapis cezasına çarptırıldılar.
  • Avukatların belli insanları temsil etmesi, hapishanede mahkumları ziyaret etmesi, basına açıklama yapması, AİHM davaları hakkında tweet atması, uluslararası örgütlerle iletişim kurması ve devlet uygulamalarını eleştirmesi, avukatların mahkum edilmesi için temel sebepler olarak kullanıldı. Avukatların meşru profesyonel faaliyetlerini suç haline getirmek için terörle mücadele mevzuatının kullanılması hukukun üstünlüğünü baltalamak anlamına geliyor.
  • Avukatlara ve Türkiye’de hukuk alanında çalışan diğer kişilere yönelik saldırı, adalete erişim ve hukukun üstünlüğü açısından sistematik olarak olumsuz sonuçlar doğuruyor. Avukatların müvekkillerini savunmak için mesleki yükümlülüklerini yerine getirmemeleri için terör örgütleriyle ilişkilendirilmeleri kabul edilemez.
  • Darbe girişiminden önceki dönemde de avukat ve hakimlere yönelik insan hakları ihlalleri endişeye neden oluyordu. Temmuz 2015 ve Aralık 2016’da ülkenin Güney Doğusu’nda birçok kişi operasyonlarda hayatını kaybetti. Ekim 2015 yılında 500 avukatın Cizre’ye girmesine izin verilmedi. Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi 28 Kasım 2018 yılında öldürüldü. Soruşturma eksik kaldı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Türkiye ile ilgili son raporunu 2015 yılında yayınlamıştı. 193 üyesi bulunan konsey önümüzdeki yıl ‘Universal Periodic Review’ olarak bilinen Türkiye ile ilgili yeni raporunu açıklayacak.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin Türkiye ile ilgili çalışmalarına katkı sunan hukuk örgütlerinin isimleri şunlar:

İngiltere ve Galler Hukuk Derneği

Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü

İngiltere ve Galler Barosu İnsan Hakları Komitesi

Ulusal Konsey Baroları

Kanada Avukat Hakları Gözlemevi

Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları için Avukatlar Birliği

Avukatlar için Avukatlar

Norveç Barosu, İnsan Hakları Komitesi

Uluslararası Tehlike Altındaki Avukatlar Gözlemevi

Paris Barosu İnsan Hakları Enstitüsü

Alman Barosu İnsan Hakları Komitesi

Cenevre Barosu İnsan Hakları Komisyonu

Abogacía Espanola – Consejo Genel

UIA – Uluslararası Avukatlar Birliği

AİHM inanamadı: Karaciğer nakli olan hasta gerçekten cezaevinde mi?

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye inşaat sektörü tepetaklak: Bir yılda 5 bine yakın şirket kapandı

Bir yılda 4 bin 579 inşaat şirketi kapısına kilit vurdu. Sektörde Ocak 2010’dan bu yana faaliyetlerini sonlandıran firma sayısı ise 60 bine yaklaştı.

BOLD – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) açıkladığı Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri, ekonomik krizin en çok etkilediği sektörlerden biri olan inşaatta kan kaybının devam ettiğini gösterdi.

Son yıllarda ağırlıklı olarak kamunun büyük ölçekli altyapı projeleriyle büyüme sağlayan sektörde kapanan şirket sayısı hızla artıyor. Ticari hayattaki yavaşlama küçük ve orta boy işletmeleri olumsuz etkiliyor.

Sözcü’de yer alan habere göre, Haziran 2018-Haziran 2019 döneminde 207’si anonim, 959’u limited, 3 bin 413’ü şahıs olmak üzere inşaat sektöründe bina yapım işi alanında faaliyet gösteren toplam 4.579 şirket kapısına kilit vurdu.

İLK SIRADA YER ALIYOR

Müteahhitler son bir yılda faaliyetini sonlandıran sektörler arasında ilk sırada yer alırken, verilerin yayınlanmaya başladığı Ocak 2010’dan Haziran 2019’a kadar olan sürede kapanan inşaat şirketi sayısı ise 59 bin 440 oldu.

Döviz kurlarının yüksek seyri ve faiz tarafındaki gelişmeler sektörde maliyetleri yukarı çekerken, nakit akışında zorlanan firmalar faaliyetlerini sonlandırma yolunu seçiyor.

Artan konut stoku nedeniyle arz ve talep arasında büyük dengesizlik oluşurken, satışlardaki düşüş de gayrimenkul ticareti yapan ve aracılık eden firma sayısının azalmasına neden oluyor.

İnşaat sektörüne duyulan güven son sürat düşüyor

medyabold
Devamını Oku »

Court orders continued detention of Kavala 

A Turkish court on Thursday ruled for the continuation of pre-trial detention of Osman Kavala, a prominent businessman and philanthropist, who is accused of attempting to topple Turkey’s government by organizing protests in 2013, Deutsche Welle (DW) Turkish reported on Thursday.

Kavala made his defense statement on Thursday’s trial, denying the charges against him during the previous court session on Monday. He rejected any links to any clandestine organizations targeting the overthrow of the Justice and Development Party (AKP) government in the 2013 Gezi Park protests.

The Gezi protests began in the summer of 2013 with a small group of people aiming to stop the proposed demolition of the Gezi Park by then Prime Minister Recep Tayyip Erdogan and turned into a nationwide revolt due to his uncompromising stance and a heavy-handed police crackdown on protesters.

“I perceived the Gezi protests not as an attempt to overthrow the government, but a democratic campaign demanding the reversal of a wrong decision. I was not questioned regarding the accusations included in the indictment,” Kavala said in his defense.

The rights activist has already spent 625 days in prison in the court case in which 15 other leading civil society figures have been tried.

The 16 defendants, including civil society figures, writers and actors, are also accused of numerous other charges such as damaging property and places of worship and cemeteries, besides financing the protests in a bid to overthrow the government.

The 657-page indictment released on February 19 called for life sentences without parole for them.

Kavala is the only defendant behind bars following the release on probation of activist Yigit Aksakoglu during the last hearing on June 25.

Kavala’s detention will continue until October 8-9 when the next hearing of the trial was scheduled for.

The court reached the decision to extend his detention by a majority vote.

Bärbel Kofler, Federal Government Commissioner for Human Rights Policy and Humanitarian Assistance at the Federal Foreign Office, released a statement before the trial, stating Germany’s backing for Turkey’s civil society.

“Once again today, Turkey’s critical civil society is on trial along with Osman Kavala and 15 other defendants. Once again, an attempt is being made to recast civic engagement as a foreign plot,” read the statement.

Real criminals are those who suspended Constitution in Turkey, Demirtas says

The post Court orders continued detention of Kavala  appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/07/19/court-orders-continued-detention-of-gezi-trial-activist-kavala/
Devamını Oku »

ABD Başkanı Trump’tan Türkiye’ye yaptırımla ilgili aynı günde iki farklı açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, S-400 alımı dolayısıyla Türkiye’ye yaptırım uygulayıp uygulamayacakları konusunda bir günde 2 farklı açıklama yaptı. Önce “Buna bakmıyoruz”, sonra da “Bakıyoruz, daha ilan etmedik” dedi.

BOLD – Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemi alımı sonrası ABD, Türkiye’yi F-35 Savaş Uçağı programından çıkardı. ABD yönetiminin alım dolayısıyla CAATSA yaptırımlarını uygulayıp uygulamayacağı ise merak konusu.

Oval Ofis’te ABD Özel Olimpiyat Takımı’nı kabul eden Başkan Donald Trump’a Türkiye’ye yaptırım düşünüp düşünmediği soruldu. Trump’ın cevabı, “Şu an buna bakmıyoruz” oldu.

Günün ilerleyen saatlerinde ise Trump, Türkiye için farklı bir dil kullandı ve yaptırımların değerlendirildiğini belirtti.

Türkiye için yaptırım olasılığını yok saydığı yönündeki bir soru üzerine Trump, bu kez, “Birçok nedenden dolayı çok çok zor bir durum. Sonuç olarak buna bakıyoruz. Ne yapacağımızı göreceğiz. Daha ilan etmedik” dedi.

Trump’a Türkiye baskısı artıyor: Senatoya karar tasarısı sunuldu

medyabold
Devamını Oku »

Nijerya’da 262 Hristiyan’ı kurtaran imama Din Özgürlüğü Ödülü

Nijerya’da yaşanan silahlı çatışma sırasında 262 Hristiyan’ı camide koruyan 83 yaşındaki imam Abdullahi Ebubekir’e Uluslararası Din Özgürlüğü Ödülü verildi.

BOLD – Ülkenin Plateau eyaletinde Temmuz 2018’de Hıristiyan çiftçileri husumetli oldukları çobanların saldırısından koruduğu için imam Ebubekir’e, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından Uluslararası Din Özgürlüğü Ödülü takdim edildi.

Pompeo, ödül töreninde yaptığı açıklamada, “Müdahalesi olmasaydı muhtemelen öldürülecek olan başka dini bir topluluğu canı pahasına korudu” dedi. İmam Ebubekir’i Nijerya Devlet Başkanı Muhammed Buhari de gösterdiği örnek davranış nedeniyle tebrik etmiş ve ‘Ulusal onur’ ödülüne layık görmüştü.

“Dindarlar hiç böyle bir hayal kurmamıştı; adalete, liyakate ve merhamete hasret kaldılar”

medyabold
Devamını Oku »

MİT yurt dışında suikast hazırlığında!

MİT’in yurt dışında Hizmet Hareketi gönüllülerini infaz edebileceğini açıklayan Milliyet yazarı Tunca Bengin, üst düzey istihbarat yetkilisinin sözlerini aktardı. MİT’in yurt dışında suikast hazırlığında olduğunu duyurdu.

BOLD – Tayyip Erdoğan’ın MİT’i kullanarak Hizmet Hareketi’ne karşı yürüttüğü cadı avıyla ilgili korkunç bir itiraf geldi. İşkence ve adam kaçırma olaylarının odağındaki MİT ile ilgili edindiği bilgileri köşesine taşıyan Milliyet yazarı Tunca Bengin, teşkilatın suç çarkını tek tek anlattı.

“FETÖ’cüler kaçıyor MİT kovalıyor” başlıklı yazısında Bengin, daha önce Kosova, Moldova, Pakistan, Malezya ve Ukrayna’da yaşayan Hizmet Hareketi gönüllülerinin uluslararası hukuku hiçe sayarak Türkiye’ye kaçıran MİT’in yeni planları olduğunu belirtti.

3 YILDA 18 ÜLKEDEN 100 İSİM

MİT’in yurt dışında Hizmet Hareketi gönüllülerine yönelik suikast hazırlığında olduğunu yazdı. Bengin, 18 Temmuz’da yayımlanan makalesinde MİT’in son üç yılda 18 ülkeden 100 civarında Hizmet Hareketi gönüllüsünü kaçırarak Türkiye’ye getirdiğini vurguladı.

Yazıda, “Diğerlerinin de yerleri, yurtları belli ve her an paketlenmek üzere MİT’in nefesi hepsinin enselerinde” ifadeleri dikkat çekti. Bengin, bu bilgileri ismini gizli tuttuğu üst düzey bir MİT yetkilisinin sözlerine dayandırdı. Suikast hazırlıklarıyla ilgili bilgiler verdi.

BULUNDUKLARI YERDE…

“Bu hainlerin bulundukları yerde etkisiz hale getirilme ihtimali bile konuşuluyor. Yani o karanlık geceden bu yana üç yıl geçmesine rağmen yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da daha görülecek çok hesap var” dedi.

Aynı MİT yetkilisinin şu sözlerini de aktardı: “Başta Fetullah Gülen olmak üzere liderlerinin hepsi ortalıkta yok, dolayısıyla bunlarla hesaplaşmanın bir şekilde sonuna kadar devam etmesi gerek ve edilecek.”

MİT’in adam kaçırma operasyonları dünya basınında

medyabold
Devamını Oku »

Top Gun: Maverick’ten heyecanlandıran ilk fragman

1986 yapımı kült film Top Gun’ın 33 yıl sonra yapılan devamı Top Gun: Maverick’ten ilk fragman yayınlandı. Film, 26 Haziran 2020’de vizyona girecek.

BOLD – Tom Cruise’u küresel şöhrete kavuşturan 1986 yapımı Top Gun filminin devamı tam 33 yıl yapıldı. Cruise’u bir kez daha Maverick rolünde izleyeceğimiz filmin ilk fragmanı göz doldurucu. Fragmanda 1086 tarihli kült filme yapılan göndermeler de dikkat çekici.

KADRO AYNEN DEVAM

İlk filmdeki birçok oyuncu bu sefer de kadroda yer alıyor. Jon Hamm, Miles Teller, Jennifer Connelly, Ed Harris, Glen Powell ve Manny Jacinto rol aldığı filmde “Val Kilmer” da tekrar Iceman rolünde olacak.

Top Gun: The Maverick 26 Haziran 2020’de vizyona girecek.

medyabold
Devamını Oku »

Özgür basına 47 ağırlaştırılmış müebbet, 3 bin yıl hapis

AKP’nin 20 Temmuz sivil darbesinin ardından, 174 medya kuruluşunun kapısına kilit vuruldu. 315 gazeteci için 47 ağırlaştırılmış müebbet, 1 müebbet, 3 bin 34 yıl hapis cezası ile 4 milyon 40 bin lira para cezası talep edildi.

BOLD – 15 Temmuz kumpas darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL darbesi ile yüz binlerce insanın hayatı karartıldı. En büyük darbe medyaya vuruldu. BİA Medya Gözlem raporuna göre, 2017 yılında Hizmet Hareketine yakın medya kuruluşlarında çalışan 31, Kürt medyasında çalışan 20, uluslararası medya kuruluşlarında çalışan 5 gazeteci olmak üzere toplam 85 gazeteci gözaltına alındı.

TUTUKLU GAZETECİ SAYISI 192

OHAL’ın uygulamaya girdiği 2016’da gözaltına alınan gazeteci sasıyı 201’di. Özgür Gazeteciler İnisiyatifinin (ÖGİ) Temmuz 2018’de yayınladığı rapora göre ise tutuklu gazeteci sayısı 192. İktidar gazetecileri hapsedip, muhalif medyayı susturarak, üç yıldır gerçeklerin ortaya çıkmasına engel olurken, halkın doğru bilgilenmesinin de önüne geçmeye çalışıyor.

ÖZGÜR BASININ MALLARI GANİMET KABUL EDİLDİ

Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü ve OHAL ilanı ardından çıkarılan KHK’lerle kapatılan Özgür Gazeteciler Cemiyetinin Eş Başkanı Hakkı Boltan, OHAL ilanıyla birlikte ilk olarak basın kurumlarının hedef alındığını belirtti. Boltan, “Özgür basını bitirmeye dönük bir yönelim başladı. Özgür basının tüm örgütlü alanları ve yayınları tamamen durduruldu, kapatıldı. Varlıkları gasp edildi. Ganimet olarak kullanıldı. Mahkeme ve cezaevi görmeyen özgür gazeteci kalmadı. Özgür Gazeteciler Cemiyeti üyesi olan her iki kişiden biri tutuklandı” dedi.

7 KEZ UZATILDI, 2 YIL YÜRÜRLÜKTE KALDI

MA’nın haberine göre, 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) uygulaması 7 kez uzatılarak, 2 yıl boyunca devam etti. Çıkarılan KHK’larla toplumun bütün kesimleri hedef alındı. İnsan Hakları Ortak Platformunun (İHOP) verilerine göre, 16 Temmuz 2016 tarihinden 20 Mart 2018 tarihine kadar, OHAL döneminde en az 228 bin 137 kişi tutuklanarak, cezaevine konuldu. 150 bine yakın insan kamudan ihraç edildi.

CEZAEVLERİNDE SIKIYÖNETİM UYGULAMALARI

OHAL ilanıyla birlikte cezaevlerinde sıkıyönetim koşulları devreye konuldu. Cezaevlerinde çıplak arama dayatması, işkence, cezaevleri koğuşlarına kamera takılması, ayakta sayım, kelepçeli muayene, tekmil dayatması gibi birçok uygulamamanın yanı sıra yine 696 sayılı KHK ile tek tip dayatması yasalaştırıldı, ancak uygulamaya başlanmadı.

ZORLA KAÇIRILMA VE GÖZALTINDA KAYBETME

OHAL ile birlikte gazetecilerin, siyasetçilerin pasaportlarına el konulurken, ihraç edilen kamu görevlilerinin ve yakınlarının da pasaportları iptal edildi. Kamu görevlileri için yurt dışına çıkarken çalıştıkları kurumdan belge alma şartı getirilirken, çok sayıda pasaporta da tahdit koyuldu. İHD’ye yapılan başvuruların ve araştırmaların sonucunda 2017’de işkence gördüğünü söyleyen 5 bin 268 kişi tespit edilirken, verilere göre çoğu Ankara’da olmak üzere 11 zorla kaçırma ve kaybetme vakası yaşandı.

Devlet mağduriyetleri itiraf etti, peki mağduriyeti gidermek kimin görevi?

medyabold
Devamını Oku »

Galatasaray’ın Radamel Falcao transferi için 8.5 milyon euro’luk engel

Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek olan Galatasaray, forvet hattını güçlendirmek için çalışmalar yapıyor. Monaco’nun golcüsü Falcao haberleri Sarı-Kırmızılı taraftarları coşturdu. En büyük sıkıntı ise Monaco’dan aldığı 8.5 milyon euro’luk maaş.

BOLD – Teknik Direktör Fatih Terim, Şampiyonlar Ligi için kadro kalitesini yükseltmek istiyor. Forvet hattında Mbaye Diagne’yi yeterli görmeyen tecrübeli çalıştırıcı Radamel Falcao’nun transferi konusunda oldukça istekli. Bu konuda yönetimi de fikrini açıklayan Terim imkanlar dairesinde golcü oyuncuyu takımında görmek istiyor. Ancak oyuncunun Monoca’dan aldığı 8.5 milyon euro’luk maaş transferin önündeki en büyük engel.

TARAFTAR FALCAO İSMİNİ DUYUNCA HEYECAN YAPTI

Terim’in onayı sonrası gündeme gelen Radamel Falcao ismi Sarı-Kırmızılı camiada da heyecan yarattı. Falcao haberlerinin gündeme düşmesiyle birlikte Galatasaray taraftarları sosyal medya ve goole üzerinden golcü oyuncuyu taramaya başladı. 33 yaşındaki yıldız için Google aramaları tavan yaptı. Taraftarın büyük bir kısmı bu transfere onay verirken yönetimin nasıl bir taktik izleyerek golcü oyuncuyu alacağı isi şimdilik belirsiz.

FALCAO’NUN GELİŞİ DİAGNE’NİN SATIŞINA DA BAĞLI

Kolombiyalı oyuncunun Galatasaray’a gelmesi taraftarın heyecanlandığı kadar kolay görünmüyor. Galatasaray’ın öncelikle golcü oyuncu için kaynak oluşturması gerekiyor. Ya oyuncu satacak ya da sponsor şeklinde bir çözüm bulacak. FFP kurallarını kesinlikle çiğnemek istemeyen yönetim bu konuda öncelikli olarak Diagne’nin satışına bel bağlamış durumda. Oyuncunun gitmek istemediğini söylemesine rağmen, istenilen rakam bulunursa yönetim Diagne’yi gözden çıkararak Falcao için hamle yapabilecek.

FALCAO: BANA OLAN İLGİYİ BİLİYORUM

Radamel Falcao Kolombiya basınına transferi ile ilgili düşüncelerini paylaştı. Galatasaray ve Porto gibi kulüplerin kendisiyle ilgilendiğine dair çıkan haberleri değerlendiren 33 yaşındaki oyuncu, “Çıkan haberleri duydum. Bazı kulüplerin bana olan ilgisini biliyorum. Bazı yakınlaşmalar da oldu. Ancak daha fazla bir şey söyleyemem. Monaco ile bir yıl daha sözleşmem var. Bu dikkatli bir şekilde ele alınması gereken bir konu. Neler olacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

8.5 MİLYON EURO’LUK MAAŞ SIKINTISI

Radamel Falcao ile ilgili en büyük sıkıntılardan birisi de Monaco’dan aldığı yıllık ücret. 8.5 milyon euro’ya oynayan Kolombiyalı yıldızın bu maaşını Galatasaray’ın karşılaması oldukça zor. Aslan bunun için bir formül bulmaya çalışıyor. Bir yıllık kiralama sonrası oyuncunun serbest kalması sonrası iki yıllık yeni bir sözleşme yapılarak ikna edilmesi gündemde. Falcao’ya ödenecek maaş konusunda ise yıllık ücretinin yarısının Monaco tarafından ödenmesi de gündemde. Porto kulübü de Falcao’yu kiralamak istiyor. Ancak yıllık ücretin yarısını Fransız kulübünün ödemesi yönünde bir teklif sunuyor.

medyabold
Devamını Oku »

Chinese Mail Purchase Brides – 4 Best Factors To Give It A Try

Chinese Mail Purchase Brides - 4 Best Factors To Give It A Try

Asian men looking for women online has been a well-known phenomenon in the last few years. The main reason is that thousands of couples are created online at Asian dating sites every year. So, online dating really works very well these days. There are actually many online dating sites that developed to help single Asian women looking for men so it is a common thing to find love and romance, relationship and marriage on the Internet today. With the spreading use of the Internet, advanced technology is going rapidly. Searching for any product online is a piece of cake, even searching for the life mate is simple as 1, 2 and 3. That’s right. For just a few simple clicks, you can search and interact with many single Asian girls and men online.

Have you made up your mind yet? Have you decided to fulfill your dream of being loved by your Russian bride? All you need to do is spend some precious moments with her to gain a better understanding of who she is and where she is coming from. The way you are looking for a stable and honest relationship is the same way Russian brides are searching for their soul mate.

Resist the urge to be overly-chivalrous by waiting for her to suggest where you should go,. Take the initiative of picking the location for the date yourself. Don’t worry that it will come across as boorish. If done correctly, it will show the woman that you are a take charge kind of guy. And although they hate to admit it sometimes, women love men who can take control.

Say goodbye to Loneliness – There are a ton of men out there that are not married that are lonely and looking for love. Pair that with women in foreign countries looking for a man to help them get out of the poverty stricken country they live in. That creates a match that works for both men and women.

Looking for Love – Everyone wants to be loved or have that sense of being needed. Many of the beautiful philippine women myukrainianbrides.com will not marry if there is not a connection or a possibility of loving. When two people meet and the chemistry is right then love grows which helps foster a strong marriage.

In the case of Mail Order Brides, the young women are looking for an older man to be involved in a long distance relationship. In this instance they are looking for a man with a good job, hence being able to afford to fly to the young woman’s country to meet her. They hope that this long distance relationship will lead to marriage. But what about love, after all that is usually why couples marry, isn’t it? It would appear not for the try this site, they say that they want to be attracted to the man they choose, but behaviour is more important. If a man acts like a gentleman, they may in time find him attractive and eventually fall in love with him.

Cougars are the buzz word in America with women wanting a younger man. Not in Eastern Europe. Marrying an older man is the social norm. But what age gap should you really be looking for?

Scam Policy – You will need to see how the company fights the dating scams and fraudulent internet dating practices. Many of the best companies go to great links to protect you from scams.

What about those of you who beat obesity or are in the effort of trying? Congratulations on not being able to shake your feelings of not being good enough, and the constant feeling of not living up to the standards of your counter part. Constantly those who are overweight will put “being fat” on the high list of problems in a relationship before they will put “living in self doubt.” Mixed couples fight more about cheating, have more short term separations, and will settle more in abusive relationships on average than couples who share in the same activities and physical physique. It is a lot more likely that one of you is nice and the other is a jerk.

Payment Policies – Check with the website to ensure it has safe guards in place to protect your credit card transactions. The most reputable companies have guarantees and safe guards in place.

medyabold
Devamını Oku »

Bu hafta vizyonda 9 yeni film var

Türkiye’deki sinemalarda bu hafta dokuz yeni film vizyona giriyor.

BOLD– Uzun süredir beklenen “Aslan Kral” vizyona girdiği 19 Temmuz’da 3’ü yerli toplam 9 yeni film sinemaseverleri bekliyor. İşte haftanın filmleri:

ASLAN KRAL

Disney’in en sevilen animasyonlarından olan 1994 tarihli Aslan Kral’ın yeniden çevrimi, yavru bir aslan olan Simba’nın maceralarını konu ediyor. Babası Ormanlar Kralı Mufasa’ya hayran bir yavru aslan olarak mutlu bir hayat süren Simba’nın yaşamı, sinsi amcası Scar yüzünden sonsuza dek değişir.

GLORIA BELL

Gloria Bell 50’li yaşlarında dul bir kadındır. Ancak bir anneanne olmak pek de onun istediği gibi bir hayat değildir. Bu yüzden Gloria gündüzlerini ofisinde çalışarak geçirirken akşam olduğunda ise kendini dans pistine bırakmaktadır.

İMPARATOR: YERALTI DÜNYASININ HÜKÜMDARI

Bir cezaevinden kaçan eski bir mahkum işlemediği bir suç yüzünden kendini bir anda Paris’in acımasız yeraltı dünyasında bulur. Fransızların ünlü tarihi karakteri Vidocq’un hikayesinin anlatıldığı filmin başrolünde Vincent Cassel var. Vidocq’un daha önce Gerard Depardieu tarafından da 2001 tarihli filmde canlandırıldığını hatırlatalım.

AKILLARA SEZA

Geçirdiği bir kaza sonucu komaya giren genç bir adamın 22 yıl sonra uyanınca yaşadıklarını anlatan filmin başrollerinde Aslıhan Güner, Timur Acar, İnan Ulaş Torun var.

ECİNNİ: TILSIMLI MEZAR

Osmanlı döneminden kalma 400 yıllık bir köyde yaşanan gizemli olayların anlatıldığı filmi Mehmet Sağlam yönetiyor.

KURTULUŞ GÜNÜ

1944’te Normandiya Çıkarması’nda görev alan bir grup askerin yaşadıklarını anlatan film, gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanmış.

ŞAHIS 46

Festivale gitmek için yola çıkan bir grup arkadaşın yolculukları hiç de bekledikleri gibi geçmeyecektir.

KRİPTO VURGUN

Usta oyuncu Kurt Russell’i izleme imkanı bulabileceğimiz Kripto Vurgun kara para aklama ile mücadeleye girişen genç bir bankacının hikayesi.

ZAVALLI

Sundance Fİlm Festivali resmi seçkisinde yer alan “Zavallı” mutsuz olduğu zamanlarda kendini daha iyi hissettiğini fark eden bir adamın öyküsü…

medyabold
Devamını Oku »

Kabine ve MYK’da değişiklik yolda

AKP kulislerine göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kabine ve Merkez Yürütme Kurulu’nda kısmi değişim yapacak. Süleyman Soylu ve Berat Albayrak’ın durumu ise tartışma konusu.

BOLD – İstanbul yenilgisinin ardından partisinin ilgili kurulları ve milletvekilleri ile değerlendirme toplantıları yapan Erdoğan’ın, kabinede ve MYK’da köklü değil kısmi değişiklik yapma kararı aldığı, kararın Temmuz ayı sonuna kadar hayata geçirilmesinin beklendiği öğrenildi.

BAZI VEKİLLERİN BAKAN YAPILMASI GÜNDEMDE

Erdoğan’ın yaptığı toplantılarda en çok şikayet edilen konuların başında bakanlara ulaşmakta güçlük çekilmesi geldi. Milletvekilleri bunun nedenini atanmış bakanların siyasetçi olmamasına bağlarken, çözüm olarak AKP grubundan bazı milletvekillerinin bakanlık koltuğuna oturabileceği belirtiliyor.

ALBAYRAK VE SOYLU BİLMECESİ

Parti kulislerinde en çok tartışılan konu ise damat Berat Albayrak ile Süleyman Soylu’nun koltuklarını koruyup koruyamayacakları. AKP teşkilatı bu iki bakanının görevlerinde kalmaları durumunda yapılanın değişim olmayacağı görüşü hakim. Özellikle ekonomik krizin derinleşmemesi için Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın değiştirilmesi gerektiği konuşuluyor. Albayrak’ın yerine -kabul etmemesine rağmen- Mehmet Şimşek’in isminin gündemde olduğu belirtiliyor.

SOYLU KOLTUĞUNU KAYBEDEBİLİR

Her ne kadar partisinin düşünce ve görüşleri dışında bir söylemde bulunmadığını iddia etse de, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yerel seçim yenilgisinden sorumlu tutuluyor. Özellikle parti liderleri ile girdiği polemikler nedeniyle AKP içerisinde de Soylu’ya karşı bir antipati oluştuğu belirtiliyor. Yeni dönemde daha uzlaşmacı bir siyaset izleme eğiliminde olan Erdoğan’ın Soylu’yu bakanlıktan alıp Cumhurbaşkanlığında bir göreve atayabileceği konuşuluyor.

“Damadı al dedik, Merkez Bankası Başkanı’nı görevden aldı”

medyabold
Devamını Oku »

Linç girişimine maruz kalan Kürt turistler sınır dışı edildi

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’e turistik geziye gelen 9 kişi taktıkları “Kürdistan” atkısı nedeniyle saldırıya uğradı. Saldırı ve linç girişiminin ardından gözaltına alınan 9 turist sınır dışı edildi.

Olay dün saat 11.00 sıralarında Çaykara ilçesinin turizm merkezi Uzungöl’de meydana geldi. IKBY’den gezi için gelen 50 kişilik grupta yer alan 9 kişi üzerinde “Kürdistan” yazılı atkılarla fotoğraf çektirdi. “Kürdistan” yazılı atkılara tepki gösterenler turistlere saldırdı. Olayla ilgili Çaykara Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

VALİLİK AÇIKLAMASI: KÜRT TURİSTLERE TAHKİKAT

Trabzon Valiliğinden olayla ilgili yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, “Kuzey Irak’tan bölgemize gezi amacıyla gelen 50 kişilik Irak uyruklu gruptan 9 kişi, üzerinde Kürdistan yazılı atkı ile fotoğraf çekildikleri sırada yöre halkı tarafından kendilerine tepki gösterilerek kısa süreli arbede yaşanmıştır. Olaya kolluk kuvvetlerimiz tarafından müdahale edilerek vatandaşlarımız sakinleştirilmiş ve durum kontrol altına alınmıştır. Olayla ilgili olarak Çaykara Cumhuriyet Savcılığınca 9 Irak uyruklu şahıs hakkında gözaltı işlemi yapılarak adli tahkikata başlanılmıştır” denildi.

kronos
Devamını Oku »

Trabzon’da linç edilen Iraklı Kürt turistler sınır dışı edildi

Trabzon Çaykara’da Uzungöl manzarasının önünde fotoğraf çektiren Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden gelen 9 turist, taktıkları ‘Kürdistan’ yazılı atkılar nedeniyle linç girişimine uğradı.

BOLD – Kuzey Irak’tan Uzungöl’e giden 50 kişilik Iraklı turist kafilesinden 9 kişi, üzerinde Kürdistan yazılı atkı ile fotoğraf çekinmek istedi. Bu sırada birkaç Trabzonlu, ‘Kürdistan’ atkısını turistlerin elinden alarak tepki göstermeye başladı. Çevredeki bazı kişilerin de kışkırtmaları sonucu turistlere saldırı başladı. Linç girişimi polisin müdahalesiyle son buldu.

Çaykara Cumhuriyet Savcılığı, 9 Iraklı turist hakkında inceleme başlattı. Gözaltına alınan dokuz turist, daha sonra sınır dışı edildi.

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili Twitter hesabından yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada “Kuzey Irak’tan gezi amacıyla, ilimiz Çaykara/Uzungöl Mahallesine gelen gruptan 9 kişinin ‘Kürdistan’ yazılı atkı ile fotoğraf çekinmeleri nedeniyle çıkan olayla ilgili soruşturma başlatılmış olup, ifadeleri alınan şahıslar sınır dışı edilmek üzere ilgili birimlere teslim edilmiştir” denildi.

“Tayyip Erdoğan ile Binali Yıldırım’a sorun; Kürdistan var mı yok mu?”

medyabold
Devamını Oku »