5 Aralık 2020 Cumartesi

Sağlık sendikaları: Kovid-19 servisleri dolu, yataklar VIP hastalara veriliyor

Sağlık sendikaları, Kovid-19 vakaları sebebiyle yer kalmayan yoğun bakım servislerinde yatakların VIP ve özel hastalara ayrıldığını açıkladı. İddiaya göre yatak arayan hastalar, diğer hastaların ölmesini ya da taburcu edilmesini bekliyor.

BOLD – Kovid-19 tablosu gerçek vakaların açıklanmasıyla biraz daha netleşti. Türkiye vaka sayısında dünyanın en önde gelen ülkeleri arasına girerken sağlık sendikalarından çarpıcı bir iddia geldi. Vaka sayıları sebebiyle artık yoğun bakım ünitelerinde yer bulunamadığı belirten sendikalar, yatakların başhekimliklerin talimatıyla VIP ve özel hastalar için ayrıldığını ileri sürdü.

İddiayı dile getiren Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Zekiye Bacaksız “Siyasi iktidarın atadığı liyakatsiz bazı yöneticilerinin, yoğun bakımda boşalan yoğun bakım yatağına öncelikle ‘torpilli’ hastanın yatırılması talimatı verdiği bilgisi tarafımıza ulaşmıştır” ifadelerini kullandığı. Sağlık bakanlığı ise iddiaların doğru olmadığını ileri sürdü.

BACAKSIZ: TORPİL İDDİALARI SON ZAMANLARDA ARTTI

“Ulaştığımız bilgileri kamuoyuyla paylaşalım ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da bunları soruştursun istedik ama Bakan Koca bunu yapmadı” diyen Bacaksız, BirGün’e yaptığı açıklamada, “Yoğun bakım servislerinin dolmasıyla beraber yoğun bakım yataklarında torpil yapıldığı duyumları son zamanlarda arttı ve bu çok tehlikeli bir şey. Bize bu tür ‘torpil’ bilgileri çoğunlukla İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerden geliyor” dedi.

“BU İNSANLIK SUÇUDUR”

İddialar konusunda bakan Koca’nın gerekli hassasiyeti göstermediğini belirten sendika başkanı Bacaksız, “Hastanelerin başhekimliklerini İl Sağlık Müdürlükleri veya siyasetçiler arıyor. Başhekimlikler ise ‘VIP hasta var, özel hasta var ve yatak ayıracağız’ diyor. Hatta başhekimliklere, ‘Şu kişi aradı, şu siyasetçinin yakını, bu kişinin hastası ve yatak ayırın’ diye talimatlar geliyor ve bu şekilde yoğun bakım yatakları ‘torpilli hastalar’ için ayrılıyor. Bu hekimlik mesleğine müdahale etmektir bu ve insanlık suçudur. Yeri geliyor günde 15 – 20 yurttaş sendikamızı arıyor. Bize, ‘Sağlık Bakanlığı’na ulaşamıyoruz, hastamız yatması gerekiyor ve bize yardımcı olur musunuz?’ diye soruyorlar. Yurttaşlar hastanelerde yatak bulamıyor.” ifadelerini kullandı.

VAHİM ÖRNEKLER

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi Eşbaşkanı Kubilay Yalçınkaya ise pandemi sürecinde yapılan uygulamalardan çarpıcı örnekler verdi. Yalçınkaya “Bürokrasiden bir kişinin hastanelerde boş yatak bulamadığını ve hasta eşine kendi ilişkileriyle bir hastanede yatak bulduğunu biliyorum. Yurttaşların, hastaların boş yatak bulamadığı bir dönemde filyasyon ekiplerinin VIP hastalar için, ayrıcalıklı kişiler için seferber edildiğini ve bu kişilere düzenli test yapıldığını biliyoruz. Geçen günlerde Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir yurttaşa, ‘Birkaç saat bekleyin. Vefat edecek bir hastamız var ve boşalan yatağa sizi alalım’ dendiğini duyduk. Ankara’da bir saha araştırma yaptık ve Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi’nde, Dışkapı Hastanesi’nde, Yenimahalle Devlet Hastanesi’nde, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Ankara Şehir Hastanesi’nde hiç boş yatak olmadığını gördük. Ankara’da durum bu kadar vahim.” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Ulaştırma Bakanlığının 2,8 milyar lirası bulunamıyor

CHP Milletvekili Murat Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Ar-Ge fonunda biriken 3,1 milyar liranın 2,8 milyar lirasının kayıp olduğunu iddia etti. Emir ayrıca BTK’nın fona aktardığı 547 milyon liranın bakanlığın kayıtlarına 48 milyon lira eksikle 499 milyon TL olarak geçirildiğini de ileri sürdü.

BOLD – CHP Milletvekili Murat Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Ar-Ge fonundaki paraların buhar olduğunu açıkladı. Emir’in iddiasına göre fonda biriken 3,1 milyar liranın 2,8 milyar lirası kayıp. Emir diğer yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na Ar-Ge fonu için aktarılan paranın eksik kaydedildiği de ileri sürdü.

AR-GE PARALARI BULUNAMIYOR

Birgün’de yere alana habere göre Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesindeki kayıp para iddiasını TBMM gündemine taşıdı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gelirlerinin her yıl yüzde 20’sinin ulaştırma ve bilişim teknolojilerindeki Ar-Ge projelerinde kullanılmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ar-Ge fonuna aktarıldığını belirten Emir, fonda biriken para ile ilgili TBMM’ye yazılı soru önergesi sundu.

‘PARAYA HAZİNE EL KOYDU’ İDDİASI

Ar-Ge fonu ile karayolu, demiryolu, elektronik haberleşme, bilişim, havacılık ve uzay teknolojileri ile ilgili araştırma ve geliştirme projelerinin desteklenmesinin amaçlandığını vurgulayan Emir, şunları söyledi:

“BTK gelirlerinden 2018 yılında 547 milyon TL, 2019 yılında da 877 milyon TL kaynak aktarıldı. Bu şekilde Ar-Ge fonunda biriken para 3 milyar TL’yi aştı. Bu para, ‘Çağrı usulüne göre destek başvurusu alınmadığından proje başvurusu alınmamıştır’ bahanesiyle her yıl bir sonraki senenin bütçesine aktarıldı. Ancak, biz bunun kağıt üzerinde yapıldığını biliyoruz. Bu yıl için söz konusu biriken paranın 153 milyon TL’si Türksat 6A uydusu için, 143 milyon TL’si de bir türlü faaliyete geçemeyen, daha internet sitesini bile kuramayan Uzay Ajansı için aktarıldı. Geriye kalan 2,8 milyar TL ise kağıt üzerinde bir sonraki senenin bütçesine aktarıldı. Fakat biz bu paranın da ortada olmadığını, Hazine’nin bütçe açıklarını kapatmak için bu paraya el koyduğunu biliyoruz.”

BAKAN DA SORUYA CEVAP VEREMEDİ

Emir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun, “Kayıp paraya” ilişkin soruya kanun numarasını göndererek yanıt verdiğini hatırlatarak “Çünkü Bakan’ın da verecek cevabı yok. Çünkü bu tür fonlarda biriken paraların Hazine tarafından bir kara delik gibi gittikçe büyüyen bütçe açıklarının kapatılması için kullanıldığını Bakan da biliyor, biz de çok iyi biliyoruz. Bu kaynakların kullanımı ve bütçeye aktarılması sırasında bir usulsüzlük daha tespit ettik. BTK, faaliyet raporunda Ar-Ge fonu için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına 547 milyon TL aktarıldığı belirtiliyor ancak bakanlığın kayıtlarında söz konusu miktar 499 milyon TL olarak gözüküyor. Para aktarılırken 48 milyon TL de buhar olmuş. Aradaki 48 milyon TL’nin nereye gittiği, kimler tarafından nereye harcandığı da belli değil. Ortada bir usulsüzlük olduğu çok açık. Ulaştırma Bakanı’nın derhal bu usulsüzlüğün nereden kaynaklandığını kamuoyuna açıklamasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

Yargıdan iki basın kuruluşuna sansür geldi

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), sansür uygulanan basın kuruluşlarına yenilerini ekledi. Mahkeme kararlarının ardından Jin News ve Gazete Yolculuk’un internet sitelerine erişim engeli getirildi.

BOLD – Jin News haber ajansının yayın yaptığı “jinnews12.xyz” internet adresi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından bir kez daha erişime engellendi. BTK mahkeme kararının ardından erişimini engellediği diğer basın kuruluşu ise ‘gazeteyolculuk.net’ sitesinden hizmet veren Gazete Yolculuk oldu.

Evrensel’de yer alan habere göre Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı ile siteye getirilen erişim engeline dair BTK’den şu açıklama yapıldı:

“Bu internet sitesi (jinnews12.xyz) hakkında; Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 04/12/2020 tarih ve 2020/4213 D.İş sayılı karara istinaden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından koruma tedbiri uygulanmaktadır.” Bununla birlikte ajansa yeni adresi olan jinnews15.xyz bağlantısından erişilebiliyor.

Gazete Yolculuk da Twitter hesabından “İnternet sitemiz gazeteyolculuk.net adresi Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karara istinaden BTK tarafından erişime engellendi. Sansüre karşı gerçeğin devrimci sesi susmayacak: En yakın zamanda yeni adresimiz ile yeniden yayında olacağız! #SansüreSon” mesajını paylaştı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li başkan, aç vatandaşın evine gıda yerine TV gönderdi

Gaziantep’te ekonomik sorunlarla boğuşan ve evinde televizyon olmaması nedeniyle yasaktan habersiz ayakkabı boyamak için sokağa çıkan vatandaş sosyal medyanın gündemi oldu. AKP’li başkan, aç vatandaşın evine gıda yerine televizyon gönderdi. 

BOLD – Gaziantep’te evinde televizyon olmadığı için sokağa çıkma yasağından haberi olmayan ve ayakkabı boyamak için sokağa çıkan bir vatandaş gündeme oturdu. Vatandaş, evinde 4 çocuğu olduğunu, aç olduğunu ve ekmek parası için çalışmak zorunda olduğunu söyledi. AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ekonomik sorunları olan vatandaşa televizyon hediye edildiğini açıkladı.

TV HEDİYE EDİLDİĞİ AÇIKLAMASI TEPKİ ÇEKTİ

Fatma Şahin konuyla ilgili sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Arkadaşlarımızla konuştum. Konuyla ilgileniyorlar. Orhan Özcan kardeşimiz bundan böyle TV haberlerini izleyebilecek, pandemi kısıtlamalarından haberdar olacak kısmetse…” dedi. Şahin’in bu açıklamaları, sosyal medyada tepkiyle karşılandı.

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

 

medyabold
Devamını Oku »

Çin için yola çıkan ‘ilk ihracat treni’ Maltepe’den geri döndü

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından törenle Çin’e uğurlanan ilk ihracat treni Maltepe’den Halkalı Garı’na geri döndü. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Bakan Karaismailoğlu’nu şov yapmakla suçladı. 

BOLD – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katıldığı törenle İstanbul’dan Çin’e uğurlanan ilk ihracat treni, Maltepe istasyonundan Halkalı Garı’na geri çekildi. Bakanlığın gizlediği gelişmeyi kamuoyuna Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) duyurdu.

“ÇİN’E GÖNDERİYORUZ” DİYE TÖREN YAPTIRILDI

BTS’den yapılan açıklamada, Çerkezköy’deki BSH firmasından, vagonlara buzdolabı yüklü konteynerler yüklenerek oluşturulan trenin Kazlıçeşme istasyonuna getirildiği belirtilerek, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na, ‘Çin’e tren gönderiyoruz’ diye tören yaptırılmış, tren Marmaray’dan geçirilmiş, Maltepe istasyonunda tren üstüne asılı pankartlar sökülmüş ve tren, geri Halkalı Gar’a getirilmiştir” denildi.

İSTANBUL TRAFİĞİNİ AKSATTI

İnsanların bir an önce evlerine yetişme telaşını yaşadığı anlarda “şov” yapma uğruna trafiğin aksatıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Pandemi döneminde yolcu birikmesine, sosyal mesafenin ortadan kalmasına, hastalığın yayılma oranının artmasına ve yolcu memnuniyetsizliğine yol açmıştır” denildi.

BAKAN GÖREVE ÇAĞRILDI

Yapılanlarır Türkiye’yi uluslararası kamuoyu nezdinde zor durumda bıraktığı belirtilen açıklamada, “Ülkemizin itibarını sarsan, ‘yapılmayan bir taşıma’ nedeni ile kurumu zarara uğratan, yolcu taşımacılığında aksamaya neden olan, pandemi koşullarında halkın sağlığını tehlikeye atan TCDD ve TCDD Taşımacılık Aş Yöneticileri hakkında gerekli değerlendirme yapılması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz” denildi.

 

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

medyabold
Devamını Oku »

Yeni keşfedilen koronavirüs türü antikorlara yakalanmıyor

Dünyayı bir yıldır esir alan ve her geçen gün yeni mutasyonları bulunan koronavirüsün yeni bir türü keşfedildi. Hollanda ve Danimarka’da tespit edilen koronavirüsün bu türü antikorlara yakalanmıyor.

BOLD – Bilim insanları, SARS-CoV-2 virüsünde enfeksiyonla savaşmak için geliştirilen antikorlara yakalanmama potansiyeline sahip bir mutasyon tespit etti.

ANTİKORLARDAN GİZLENİYOR

Sputnik’in Nature dergisinden aktardığına göre, Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi uzmanları, üç monoklonal antikorun bağlanmasını engelleyebilecek olası tüm Kovid-19 mutasyonlarını haritalandırdı. Bir dizi mutasyonun, virüsün hücrelere girmek için kullandığı reseptör bağlama alanı (RBD) adı verilen bir protein segmentini etkilediği ortaya çıktı. Bu mutasyonlardan biri, virüsü tüm antikor kokteylinden gizlerken, diğerleri üç antikordan birinden kurtulmayı başardı.

HOLLANDA VE DANİMARKA’DA TESPİT EDİLDİ

Uzmanlar, bu değişikliklerin bir kısmının Kovid-19 ile enfekte olmuş kişilerde yaygın olduğunu ancak Hollanda ve Danimarka’da antikor dizisinin tümüne direnen bir mutasyonun tespit edildiğini kaydetti.

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüs hız kesmiyor, bugün salgın nedeniyle 196 kişi yaşamını yitirdi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca güncel koronavirüs verilerini açıkladı. Bugün Kovid-19’dan dolayı yaşamını yitiren sayısı 196’ya çıkarken, vaka sayısı ise 31 bin 896 olarak kayıtlara geçti.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca güncel koronavirüs vaka sayısını açıkladı. Vaka ve ölüm sayılarında artış devam ederken, Bakan Koca, “Evimiz en güvenli yerdir. Kapalı ve kalabalık ortamlara ara verelim” uyarısında bulundu.

AĞIR HASTA SAYISI 5 BİN 800

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre semptom gösteren 6 bin 128 hastayla birlikte 31 bin 896 yeni vaka tespit edilirken, 196 kişi de yaşamını yitirdi. Ağır hasta sayısı 5 bin 800 olurken, toplam ölüm sayısı ise 14 bin 705’e yükseldi. Toplam hasta sayısı da 533 bin 198’e çıktı.

KALABALIK ORTAMLARA ARA VERELİM

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da yaptığı açıklamada, “Bugün tespit edilen 6 bin 128 hastamız var. Sokağa çıkma kısıtlamalarının tek sebebi toplum sağlığını korumaktır. Hepimiz üzerimize düşeni yapmalı ve kendi kısıtlamalarımızı uygulamalıyız. Evimiz en güvenli yerdir. Kapalı ve kalabalık ortamlara ara verelim” dedi.

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

medyabold
Devamını Oku »

Antalya’da 5.4 büyüklüğünde deprem

Antalya’nın Gazipaşa ilçesi açıklarında Richter ölçeğine göre 5.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İzmir depremini düşük duyuran AFAD, bu depremin büyüklüğünü de 5.2 olarak açıkladı. Depremde can ve mal kaybı yaşanmadı.

BOLD – Akdeniz’de, merkez üssü Antalya’nın Gazipaşa ilçesi olan Richter ölçeğine göre 5.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Antalya kent merkezi ve ilçeleriyle Burdur ve Muğla’da da hissedilen depremde, ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı yaşanmadı.

ÇEVRE İLLERDE DE HİSSEDİLDİ

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) depremin merkez üssünü Akdeniz’de, Antalya’nın Gazipaşa ilçesinin 39.01 kilometre açığı olarak açıkladı. Yerin 77.22 kilometre derinliğinde olan deprem, Antalya kent merkezi ve ilçelerinin yanı sıra Muğla ve Burdur dolaylarında da hissedildi. Paniğe neden olan depremde ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı yaşanmadı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ise depremin büyüklüğünü 5.4 olarak açıkladı.

HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da deprem nedeniyle bir açıklamada bulunarak, “Antalya’nın Gazipaşa ilçesi açıklarında meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki deprem nedeniyle tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Depremden hemen sonra harekete geçen bakanlığımız hasar tespit ekipleri incelemelerine başladı. Şu ana kadar olumsuz bir durum ve ihbarla karşılaşmadık” dedi.

 

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

medyabold
Devamını Oku »

Aralık 2020’de dijital platformlarda izlenebilecek yeni filmler

Sinema salonlarının açılması yine başka bahara kalınca yaygın gösterime girmeden dijital platformlarda yayınlanacak 9 yabancı film aralık ayı boyunca izleyici karşına çıkacak.

BOLD– Kâbus gibi geçen 2020’nin son ayının ilk haftasında Mank, Sound of Metal ve 9 Kere Leyla gibi kalburüstü filmler yayınlayan dijital platformlarda, umudumuzu bağladığımız 2021 gelmeden önce 9 güzel filmi daha izleyebilirsiniz.

İşte aralık ayı boyunca çeşitli platformlarda yayınlanacak 9 güzel film. İyi seyirler ve elbette sağlıkla kalın…

WONDER WOMAN 1984 -HBO MAX, 25 ARALIK

Wonder Woman, bu kez süper zengin iş insanı Max Lord ve bir trajediden kurtulmuş süper kötü Cheetah ile karşı karşıya. Ölümsüz aşkı Steve Trevor’ın beklenmedik bir şekilde hayata geri dönmesi de işleri iyice karmaşık hale getirir.

Yönetmen : Patty Jenkins

Oyuncular : Gal Gadot, Chris Pine, Kristen Wiig, Pedro Pascal

SOUL-DISNEY+, 25 ARALIK

Müzik öğretmeni Joe Gardner, tam da şehrin en iyi caz kulübünde çalmak üzere hayatının şansını yakalamışken kendini, ruhların aramıza inmeden önce kişilik edindikleri “Önceki Dünya”da bulur.

Yönetmen : Pete Docter ve Kemp Powers

Seslendirme : Jamie Foxx, Tina Fey

MA RAINEY’S BLACK BOTTOM-NETFLIX, 18 ARALIK

İlk kadın blues vokalistlerinden Gertrude “Ma” Rainey ile orkestrası, 1927’de Chicago’daki bir kayıt stüdyosunda kayda girer. Beyaz menajer ile yapımcının münakaşası işlerin sarpa sarmasına yol açacaktır. Filmin Oscar döneminde iddialı olması bekleniyor.

Yönetmen :Geogge C. Wolfe

Oyuncular : Viola Davis, Chadwick Boseman

WOLFWALKERS-APPLE TV+, 11 ARALIK

Son kurt sürüsünü yok etmek için babasıyla avlanan Robyn, uyurken kurda dönüşme yeteneğine sahip olan Mebh ile tanışınca konuya bakış açısı değişir. İkili birlikte, Mebh’in kayıp annesini aramaya koyulurlar. Film, Time tarafından yılın en iyi 10 yapımı arasında gösterildi.

Yönetmen : Tomm Moore

THE PROM-NETFLİX, 11 ARALIK

Popülerliklerini yitirmiş Broadway yıldızları, mezuniyet balosuna kız arkadaşıyla katılmak isteyen genç bir kadına destek vermek için küçük bir kasabada pek de beklemedikleri bir mücadeleye girişir.

Yönetmen : Ryan Murphy

Oyuncular : Meryl Streep, Nicole Kidman, Keegan-Michael Key, Kerry Washington, James Corden, Andrew Rannells…

THE MIDNIGHT SKY-NETFLIX, 23 ARALIK

Gizemli bir küresel felaket Dünya’yı vurmuşken bir grup astronot Dünya’ya dönmeye çalışmaktadır. Bunun farkında olan tek kişi ise Kuzey Kutup Dairesi’ndeki yalnız bir bilim insanıdır.

Yönetmen : George Clooney

Oyuncular : George Clooney, Felicity Jones, Kyle Chandler, David Oyelowo, Demián Bichir

 LET THEM ALL TALK-HBO MAX, 10 ARALIK

Ünlü bir yazar olan Alice Hughes, eski yaralarını iyileştirmek için iki eski dostu ve yeğeniyle beraber gemi yolculuğuna çıkar.

Yönetmen : Steven Soderbergh

Oyuncular : Meryl Streep, Lucas Hedges, Dianne Wiest, Dianne Wiest, Gemma Chan

L’INCREDIBILE STORİA DELL’ISOLA DELLE ROSE-NETFLIX, 9 ARALIK

1968’de yaşanmış gerçek bir olaydan uyarlanan filmde, idealist bir mühendis İtalya açıklarında kendi adasını inşa eder. Ada kısa zamanda bağımsızlığını ilan edince, hem dünyanın hem de İtalyan devletinin dikkatini çeker.

Yönetmen : Sydney Sibilia

Oyuncular : Elio Germano, Tom Wlaschiha, Matilda De Angelis, François Cluzet, Fabrizio Rongione

SYLVIE’S LOVE-AMAZON PRIME, 25 ARALIK

1950’lerin sonlarında babasının Harlem’deki plak dükkânında çalışan bir kadın, gelecek vadeden bir müzisyen ile karşılaştığında doğru insanla yanlış zamanda karşılaşmış olduğunun henüz farkında değildir.

Yönetmen : Eugene Ashe

Oyuncular : Tessa Thompson, Nnamdi Asomugha

medyabold
Devamını Oku »

Perinçek: İktidarın rotasını biz çiziyoruz

Vatan Partisi Genel Bakanı Doğu Perinçek, partisinin AKP iktidarıyla olan işbirliğiyle ilgili açıklamalarda bulundu. 140journos belgeselinde konuşan Perinçek, “İktidarı desteklemiyoruz, aynı gemideyiz. Onlar gemiyi yönetiyor, biz rota çiziyoruz” dedi.

BOLD – Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 140journos ekibinin hazırladığı Kısmen İktidar adlı belgeselde konuştu.

AKP’nin de Vatan Partisi’nin bulunduğu “milli kuvvetler”in tarafına geçtiğini savunan Perinçek, “Şu anda Türkiye’de diyelim Vatan Partisi’nden sonra en milli olan AK Parti ile MHP” dedi.

ATATÜRK’ÜN BİZE OLUMSUZ ETKİSİ OLDU

Atatürk’ün Kürt sorunundaki tavrının kendilerine “olumsuz etkisi” olduğunu belirten Doğu Perinçek, “Biraz Atatürk’ün de bizde orada olumsuz etkisi oldu. Onlara, Kürtlere özerklik, o da istiklal savaşında İngilizlerin Kürtlere özerklik veriyor, Sevr anlaşması filan var. Atatürk de dedi ki ‘Ben de sana özerklik veriyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Asya’ya yöneldiğini savunan Perinçek, “Atlantik’ten kopuyor Türkiye, Asya’ya yerleşiyor. Bitti. Bu adam savaşıyor. Şu anda Tayyip Erdoğan, Amerika’yla kelle koltukta savaşıyor. 75 yıllık Türkiye sürecine baktığım zaman şu anki Türk devleti, bu 75 yıl içinde en iyi konumda. Stratejik olarak da Asya’ya yönelişi koyuyor, Çin’e yöneliyor. Kritik konularda Rusya ile Çin karşı karşıya gelmemeye dikkat ediyor” dedi.

BİZ ÜSTTE OLURSAK DEMİRTAŞ HAPİSTE KALIR

Türkiye’nin Rusya’nın imparatorluk siyasetini desteklemesi ve Akdeniz’e gelmesi gerektiğini kaydeden Perinçek, “Bizim Türkiye olarak Rusya’nın imparatorluk siyasetini desteklememiz lazım” açıklaması yaptı. Perinçek, belgeselde HDP’nin tutuklu Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuyla ilgili olarak da “Ya Doğu Perinçek hapiste olur Türkiye’de ya da Selahattin Demirtaş. Onlar üstte kalırsa biz hapse düşeriz, biz üstte kalırsak onlar hapse düşer” şeklinde konuştu.

"Aynı zamanda o gemide bir kaptanlık sorunu da olabilir. Kim bu gemiyi en iyi yönetir? Kim bu gemiyi kayalara çarpmadan hedefe doğru götürür? Şu anda o geminin kaptanı AK Parti. Vatan Partisi de o geminin rotasını çizen konumda şu an..."

İKTİDARIN ROTASINI ÇİZİYORUZ

Partisinin Erdoğan’ı desteklemediğini ancak rotasını çizdiklerini söyleyen Perinçek, şunları kaydetti: “Sonuç itibariyle Tayyip Erdoğan’ı desteklemiyoruz, Tayyip Erdoğan bizi destekliyor. Dolayısıyla Vatan Partisi’yle Ak Parti aynı gemide, aynı cephede, Türkiye ittifakı içinde, Türkiye cephesinde. Orda MHP de var. Aynı zamanda o gemide bir kaptanlık sorunu da olabilir. Yani kim bu gemiyi en iyi yönetir? Kim bu gemiyi kayalara çarpmadan hedefimize doğru götürür? Şu anda o geminin kaptanı Ak Parti. Tabi Vatan Partisi de o geminin rotasını çizen konumunda şu an. ‘Yeniden Asya Girişimi’ bizim partimizin programı. Hem de 25-30 yıldır bunu savunuyoruz. Şimdi biz burada Tayyip Erdoğan bu programı savunuyor diye karşı tarafa geçecek değiliz. Biz kuyrukçu değiliz, bir Türkiye’yi yöneteceğiz. Destek kelimesini kabul etmiyoruz, biz onlarla aynı cephedeyiz.”

"Bu adam savaşıyor. Şu anda Tayyip Erdoğan. Amerika'yla kelle koltukta savaşıyor"

YARGI ALTIN ÇAĞINI YAŞIYOR

Yargının altın çağını yaşadığını öne süren Perinçek, “Teröre karşı mücadele açısında yargı altın çağında. Deniz Gezmişler idam edilmiyor, Mümtaz Soysaller hapse atılmıyor, Doğu Perinçekler hapse atılmıyor, İlker Başbuğlar hapse atılmıyor. Kim hapse atılıyor? Fetöcüler, PKK…” ifadelerini kullandı.

DENİZ GEZMİŞ’İN KULAĞINI ÇEKTİM

70’li yıllarda Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’la anılarından da bahseden Perinçek, “Genç çocuklar dolduruşa geldi. Denizler, Mahirler falan dolduruşa geldi. ‘Silahlı mücadeleyi hemen başlatacağız’ falan. Hem teorik birikimim var, biraz da yaşça Deniz’den, Mahir’den falan büyüğüm. Hepsinin kulağını çektim yani…” dedi.

Adalet Bakanı Gül, hukuksuz kararları sahiplenmedi: Tek bir yargı mensubuna talimat vermedim

medyabold
Devamını Oku »

Adalet Bakanı Gül, hukuksuz kararları sahiplenmedi: Tek bir yargı mensubuna talimat vermedim

TBMM Adalet Komisyonu üyeleriyle hukuk reformu toplantısı yapan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, muhalefetin yargıya müdahale eleştirilerini cevapladı. Yargının verdiği hukuksuz kararları sahiplenmeyen Gül, “Bir gün tek bir yargı mensubunu arayıp, şunu yapın, bunu yapmayım demedim” ifadesini kullandı.

BOLD – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın duyurduğu hukuk reformu çalışmaları çerçevesinde TBMM Adalet Komisyonu üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda muhalefetin önerilerini dinledi.

Hürriyet’in haberine göre toplantıda muhalefet milletvekilleri hükumetin yargıya müdahale ettiği eleştirisinde bulundu. Milletvekillerinin eleştirileri üzerine Bakan Gül, “Bir gün tek bir yargı mensubunu arayıp, şunu yapın, bunu yapmayım denedim” dedi.

Toplantıda muhalefet milletvekilleri yargıyla ilgili şu eleştirilerde bulundu:

‘Hâkim ve savcıların göreve alınmasına ilişkin evrensel kriterler uygulanmalı. AYM kararlarının mahkemeler tarafından uygulanmaması anlaşılır gibi değil, Anayasa çok açık ve net. Mahkemelerin, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymasını sağlayacak düzenlemeler yapmalısınız.
Güvenlikçi bakış açısıyla davalara yaklaşan hâkim ve savcıların verdiği kararlar çok tartışmalı. Bu yönde baskı olduğuna ilişkin değerlendirmeler var.
Resen soruşturmanın uygulanmaması da anlaşılır gibi değil. Ankara savcısı ülkenin ana muhalefet partisi genel başkanına yönelik tehditlere ilişkin resen soruşturma başlatmıyor.”

CHP, 2021 bütçesine şerh düştü: Devlet krizi çözülmeden ekonomik kriz çözülmez

medyabold
Devamını Oku »

4 aylık evli olduğu eşini öldürdü

Konya’nın Beyşehir ilçesinde Sabri Çiçek, 4 ay önce kaçarak evlendiği eşi Ece Çiçek’i boğazını keserek öldürdü. Sabri Çiçek, cinayetin ardından polisi arayarak teslim oldu. Çiçek, “Tartıştık. Cinnet geçirdim öldürdüm” dedi.

BOLD – Konya’nın Beyşehir ilçesinde Ece Çiçek (18) 4 ay önce kaçarak evlendiği eşi inşaat işçisi Sabri Çiçek (21) tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yaşayan ve 4 ay önce ailelerinden kaçıp Beyşehir’e gelen Sabri ve Ece Çiçek, burada nikâhlandı. Dün saat 22.00 sıralarında meydana gelen olayda çift, henüz bilinmeyen nedenle tartıştı. Sabri Çiçek, tartışmanın büyümesi üzerine eşi Ece Çiçek’i, boğazından kesip, vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklayarak öldürdü.

Sabri Çiçek, olayın ardından balkona çıkıp polisi arayarak ‘Ben eşimi öldürdüm’ diye ihbarda bulundu. İhbar üzerine eve gelen polis ve sağlık ekipleri, Ece Çiçek’in yaşamını yitirdiği tespit etti. Genç kadının cansız bedeni otopsi için Beyşehir Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Sabri Çiçek, olayın ardından gözaltına alındı.

KOMŞUSU CİNAYETİ ANLATTI

Genç çiftin üst komşusu Aysel Kuru, çift tartıştıkları sırada Ece Çiçek’in ‘Beni kurtarın. Beni kesecek’ diye bağırması üzerine evlerine gittiğini anlattı. Kuru, ”Kadın, ‘Beni kurtarın. Beni kesecek’ diye bağırınca ben evlerine gittim. Kapıyı açtıklarında ikisi de sakinleşmişti. Genç ve yeni evli olduklarını birbirlerini anlayışla karşılaşıp, tartışmamaları konusunda telkinde bulundum. Sabri Çiçek de sakin bir şekilde duruyordu. Sonra eve çıktım. Yaklaşık 15 dakika sonra evlerinde sessizlik hakim oldu. Bunun üzerine eşim, ışıklarının yanıp, yanmadığını kontrol etmek için balkona çıktığında Sabri Çiçek’in telefonla konuştuğunu duymuş. Sanırım polisi aradı. Apartmana yeni taşınmışlardı. Ece beni birkaç kez çaya davet etmişti. Oturup sohbet etmiştim. Efendi güzel bir kızdı” dedi.

İstanbul’da 32 adrese operasyon: Çok sayıda gözaltı var

medyabold
Devamını Oku »

Iran’s coronavirus deaths surpass 50,000 – health ministry

Iran’s total death toll from coronavirus surpassed 50,000 on Saturday with 321 new fatalities recorded in the past 24 hours, the health ministry said, as the number of cases in the Middle East’s worst-affected country reached 1,028,986.

Ministry spokeswoman Sima Sadat Lari told state TV that 12,181 people had been infected with the coronavirus since Friday. The death toll now stands at 50,016.

Reuters

Turkey records 32,736 daily coronavirus cases – ministry

The post Iran’s coronavirus deaths surpass 50,000 – health ministry appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/12/05/irans-coronavirus-deaths-surpass-50000-health-ministry/
Devamını Oku »

The Undoing, Game of Thrones’un rekorunu kırdı

HBO’nun bu yılki en iyi işi olan The Undoing, fenomen dizi Game of Thrones’un kırılamaz denilen seyirci rekorunu açık farkla geçti.

BOLDNicole Kidman, Hugh Grant, Donald Sutherland, Edgar Ramirez gibi önemli isimlerin rol aldığı mini dizi, ilk bölümüyle 28 günde 3 milyon seyirciye ulaştı. Dizi bu süreçte sosyal medyada da en çok konuşulan yapımlardan biri oldu.

HBO’NUN EN İYİ AÇILIŞ YAPAN DİZİSİ

HBO’nun büyük yatırım yaptığı The Undoing, Kuzey ve Orta Avrupa’da en iyi açılış yapan yapım olmakla kalmadı bir de rekora imza attı. Sky Atlantic yapımı dizi, sekiz sezon boyunca TV dünyasına egemen olan Game of Thrones’un izlenme rekoruna fark attı.

The Undoing, Birleşik Krallık’ta 28 günlük değerlendirmelere göre 2,78 milyon izleyiciye ulaşırken Game of Thrones’un 2011’de ilk sezonuyla kırdığı rekoru elinden aldı. Game of Thrones 750 bin izleyicide kaldı.
The Undoing ayrıca şimdiye kadar Watchmen, True Detective ve Big Little Lies gibi birçok iddialı yapımı da geride bıraktı.

THE UNDOING KONUSU:

The Undoing, başarılı bir terapist olan Grace Sachs’ın hayatına odaklanıyor. Mutlu bir evlilik süren Grace’in hayatı vahşi bir kazanın ardından kocasının kaybolması ile kâbusa döner. Kendisini bir anda felaketler dizisinin ortasında bulan talihsiz kadın, oğluyla birlikte yeni bir sayfa açmaya çalışsa da bu pek kolay olmayacaktır.

medyabold
Devamını Oku »

CHP, 2021 bütçesine şerh düştü: Devlet krizi çözülmeden ekonomik kriz çözülmez

AKP hükumetinin hazırladığı 2021 bütçesine muhalefet şerhi düşen CHP, 2023’te Türkiye’nin ilk 20 ekonominin içinde kalmasının dahi zor olduğunu belirtti. Şerhte, “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır. Devlet krizi çözülmeden, ekonomik kriz çözülmez. Borçla ekonomiyi şişirmenin artık sonuna geldik” denildi.

BOLD –  CHP,  AKP’nin hazırladığı “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi”ne muhalefet şerhi düştü. Şerhte, işsizliği çözecek, istihdam oluşturacak nitelikli bir büyümenin görünmediği kaydedildi.

Muhalefet şerhinde, “2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olması bir yana, ilk 20 ekonominin içinde kalması dahi zor gözükmektedir. Türkiye’yi içine düşürüldüğü bu buhrandan çıkarmak için yeni kurallara, yeni kurumlara, yeni kadrolara ihtiyaç var” görüşü savunuldu.

ERDOĞAN, ÇAKICI’NIN TEHDİDİNE SESSİZ KALDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, reform açıklamalarının samimiyetsiz olduğu belirtilen şerhte,  “Hukukta reform vaadinin samimiyetsizliğini; partili Cumhurbaşkanının, aynı devrede, hukuka aykırı şekilde dört yıldır tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ı ve üç buçuk yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala’yı, Anayasa’nın 20., 38. ve 138. maddelerini ihlal etmek suretiyle ısrarla hedef göstermeye devam etmesi ve bir mafya örgütü elebaşısının ana muhalefet partisi liderini ölümle tehdit etmesi karşısında sessiz kalması da göstermektedir” ifadelerine yer verildi.

“Tek adam rejiminden kurtuluş, kucaklaşma ve yeni bir döneme çağrı” başlığıyla hazırlanan şerhte, “Tek adam rejimi, Türkiye’yi adeta anayasasız, parlamentosuz, bürokrasisiz, liyakatsiz ve yurttaşsız yönetebileceği bir düzleme çekerek yönetmeye çalışmaktadır” tespiti yapıldı. Şerhte, vatandaşların seçme ve seçilme hakkının gasbedildiği belirtilerek, milletvekilliklerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, milletvekillerinin, belediye başkanlarının tutuklanması, belediyelere kayyum atanması gibi antidemokratik uygulamalarla karşı karşıya kalındığı kaydedildi.

Evrensel’in haberine göre şerhte, muhalefetin ümitsiz olmaması gerektiği ifade edilirken, “Bütün bunların üstüne, hedef gösterilen ve parçalanan barolar ve kapatılmak istenen meslek odaları da eklendiğinde durum daha da vahimleşmektedir. 31 Mart ve 23 Haziran 2019 seçim sonuçları da hepimize göstermiştir ki tek adam rejimi tüm bu keyfi ve hukuk dışı uygulamalarına rağmen arzu ettiği sonuçlara ulaşmakta her zaman başarılı olamamaktadır. Demokratik muhalefet, iktidar karşısında seçim başarısı kazanabilmektedir” denildi.

YENİ ANASAYA SİYASETİ ÇAĞRISI

Pandemi ile birlikte kötü bir yönetimin olduğu anlatılan şerhte, yeni bir demokratik Anayasa’nın hazırlanmasının bu “rejimden” kurtuluşunun çıkış yoluna atılacak en önemli adım olduğu ifade edildi. Şerhte, “Ancak yeni bir demokratik anayasa ve güçlendirilmiş parlamenter sistemin tesis edilmesi ile yukarıda saydığımız anti-demokratik uygulama ve sorunların çözümü mümkün olacaktır. Bunun için başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere, muhalefet partileri, ayrı ayrı ya da mümkünse birlikte, bir ‘anayasa siyaseti’ oluşturmalıdır” denildi.

49 GAZETECİ CEZAEVİNDE

İstanbul Sözleşmesi’nin iktidar tarafından tartışmaya açılmasına da tepki gösterilen şerhte, 49 gazetecinin cezaevinde olduğu, bu durumun utanç verici olduğu belirtildi. Şerhte, “Türkiye’de tutuklamanın, bizzat yürütmenin teşvik ve tahriki ile bir cezalandırma aracı olarak kullanıldığı açıktır” tespiti yer aldı.

İKTİDAR PANDEMİ ÖLÜMLERİNDEN SORUMLUDUR

Koronavirüs salgınına da yer verilen şerhte, vakaların halktan saklandığı eleştirisi yapıldı. Şerhte, şu ifadelere yer verildi: “Bilim Kurulu’nun tavsiye kararlarını kamuoyunun bilgisine açmayan ve dünya üzerinde sayısız ülkenin yaptığı gibi en az virüsün azami kuluçka süresi boyunca -sosyal devlet olmanın gereği olarak tüm yurttaşların ve mukimlerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayacak şekilde- ne birinci dalga ne de ikinci dalga sırasında kapanma kararı alabilen iktidar; sebep olduğu rehavet, müsebbibi olduğu sosyal hareketlilik ve engel olduğu bilimsel takip ve kamuoyu denetimi sebebiyle vuku bulan önlenebilir ölümlerden sorumludur.”

KÖPRÜ, OTOYOL PROJELERİ İÇİN 31 MİLYAR LİRALIK BÜTÇEYE YÜK

Bütçenin bazı harcamaların özellikle de kamu özel işbirliği borçlarının gizlenmesini amaçladığının belirtildiği şerhte, kamu-özel işbirliği projelerinin bütçeye maliyeti için 31 milyar TL’lik kaynak ayrıldığı kaydedildi. Şerhte şu tespitler yer aldı: “2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olması bir yana, ilk 20 ekonominin içinde kalması dahi zor gözükmektedir. 2021 yılı bütçesinde dikkat çeken konulardan biri de vazgeçilen vergileri boyutunu gösteren, muafiyet, istisna, muhtelif indirimler, vergi ertelemeleri gibi vergi harcamalardır. 2021 yılında 230,8 milyarlık bir vergi harcaması tutarı söz konusudur. Bu vergi gelirlerinin dörtte birine karşılık gelmektedir. Vergi yükü dağılımındaki eşitsizliği büyüten bir düzenek de ‘vergi harcaması’ uygulamasıdır. Gelir, Kurumlar Vergileri ile KDV ve ÖTV türü vergilerin tümü için geçerli olan ‘vergi harcamaları’ , esas olarak sermaye lehine çalışmaktadır. 2021’de 230 milyarlık liralık vergi kaybının 922 milyarlık liralık toplam vergi gelirlerine kıyasla yüzde 25’lik bir büyüklüğü temsil ettiği vurgulanabilir Kamu- özel işbirliği projelerinin bütçeye olası finansman yükleri konusunda 30.980.998 Milyar TL.lik bir kaynak ayrıldığı anlaşılmaktadır.”

KORANVİRÜS ÖNERİLERİ

Şerhte, koronavirüsün sağlık emekçileri için meslek hastalığı, diğer iş kollarında çalışan işçiler için iş kazası olarak tanımlanması gerektiği, işten çıkarma yasaklanarak, işçilere 1168 TL yerine tam ücret ödenmesi gerektiği belirtildi.

DEVLET KRİZİ VAR VİTRİN DEĞİŞİKLİĞİ SORUNU ÇÖZMEZ

Türkiye’de devlet krizi ve ekonomik krizin iç içe yaşandığının altının çizildiği şerhte, AKP hükumetinin ekonomi yönetiminde yaptığı değişikliğe “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır” eleştirisi yapıldı. Şerhte, şu görüşler dile getirildi: “Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır. Devlet krizi çözülmeden, ekonomik kriz çözülmez. Borçla ekonomiyi şişirmenin artık sonuna geldik. Kamu bankalarında imkan kalmadı. İçeride belirli sektörlerde sübvansiyonlu kredilerle sağlanan canlanma sürdürmek zor. Bütün kesimlerin bilançoları daha fazla borcu kaldırmıyor. Artık aynı borçla daha düşük büyüme oluyor. Kamunun da borçlarını sürdürmesi zorlaşıyor. Kovit-19 yeni zirveleri gördü bu hizmetlerdeki geri gidişi hızlandıracak. Ufukta işsizliği çözecek, istihdam yaratacak nitelikli bir büyüme görünmemektedir. Türkiye’yi içine düşürüldüğü bu buhrandan çıkarmak için yeni kurallara, yeni kurumlara, yeni kadrolara ihtiyaç var.”

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

medyabold
Devamını Oku »

Standard & Poor’s’tan “ekonomik kriz sürecek” uyarısı

Koronavirüs salgınının 2021’de küresel kredi koşulları üzerinde ağır baskı oluşturmaya devam edeceğini belirten uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, ekonomik krizin gelecek yıl da süreceği değerlendirmesi yaptı. 

BOLD – Uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P) koronavirüs salgınının aşıyla ilgili olumlu haberlere rağmen 2021’de küresel kredi koşulları üzerinde ağır baskı oluşturmaya devam edeceğini açıkladı.

EKONOMİK KRİZ DEVAM EDECEK

Standard & Poor’s’tan yapılan açıklamada, “Aşıyla ilgili olumlu haberlere rağmen salgının 2021’de küresel kredi koşulları üzerinde ağır baskı oluşturmaya devam edecek. Kovid-19 vakalarındaki artış nedeniyle ekonomik ivmenin azalmasıyla 2021’e daha zayıf bir başlangıç yapılacağını, küresel ekonomik büyümenin gelecek yıl yüzde 5 olmasının tahmin ediliyor” ifadeleri kullanıldı.

FİNANSAL BASKILAR TOPARLANMANIN HIZINI ENGELLEYEBİLİR

Açıklamada, gelişen piyasalar için finansal baskıların toparlanma hızını engelleyebileceği kaydedildi. Çin ekonomisinin gelecek yıl yüzde 7 büyümesinin beklendiğine dikkat çekilen açıklamada, ABD ekonomisinin 2021’de yüzde 4.2 ve Euro Bölgesi ekonomisinin de yüzde 4.8 büyümesinin öngörüldüğü belirtildi.

Burdur Cezaevinde vaka sayısı arttı: “Babam, abim, eşim hepsi pozitif”

medyabold
Devamını Oku »

Bilkent Üniversitesi’nden öğrencilerin ortalamalarını düşürecek karar

Bilkent Üniversitesi, koronavirüs vakalarındaki artış sonrası sınavları iptal etti. Alınan senato kararı ile okuldaki tüm öğrencilere, 4’lü puan sisteminde 2 puana karşılık gelen C notu verilecek. Öğrenciler not ortalamalarını düşürecek uygulamaya tepki gösterdi.

BOLD – Bilkent Üniversitesi’nin 2 Aralık’ta aldığı senato kararına öğrenciler tepki gösterdi. Not ortalamalarının düşeceğini belirten öğrenciler, bu durumun birçok mağduriyete neden olacağını söyledi.

YÜZYÜZE SINAV VAKALAR ARTINCA DURDURULDU

Pandemi koşullarında yüz yüze sınav yapmayı sürdüren üniversite yönetimi, okuldaki günlük vaka sayısı artınca bu isteğinden vazgeçse de tartışma oluşturan yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Senato Kararı ile okuldaki tüm öğrencilere, 4’lü puan sisteminde 2 puana karşılık gelen C notu verileceği bildirildi. Pandemi nedeniyle yüz yüze yapılamayan derslerin, yeni dönemde gerçekleştirileceği de belirtildi.

NOTLARI DÜŞEN ÖĞRENCİLERİN BURSLARI KESİLECEK

Öğrenciler, “İki dönemin derslerine aynı anda çalışıp aynı anda sınavına gireceğiz. Mezuniyet durumunda olup da sırf bu sebepten staj ayarlayamayacak, iş bulamayacak, yüksek lisans başvurusu kabul edilmeyecek hatta bu uygulama sonucu not ortalaması düştüğünden üniversite dışından aldıkları bursları kesilecek arkadaşlarımız var” diye karara tepki gösterdi.

Burdur Cezaevinde vaka sayısı arttı: “Babam, abim, eşim hepsi pozitif”

medyabold
Devamını Oku »

Gaziantep’te ihaleleri alan iki şirketin sahipleri karı-koca çıktı

AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’den kurulduktan 20 gün sonra okullarda dağıtılacak temizlik malzemesi ihalesi alan Sunay Lojistik ile il genelinde kamu ve kuruluşlarından 18 milyon liralık ihale alan HSY Gıda şirket adresinin aynı olduğu ortaya çıktı. Belediye ve devlet kurumlarından çok sayıda ihale alan iki şirketin ortaklarının evli olduğu belirlendi.

BOLD – AKP’li Gaizantep Büyükşehir Belediyesinden kurulduktan 20 gün sonra ihale alan Sunay Lojistik şirketi ile aynı adreste bulunan HSY Gıdanın aile şirketi olduğu belirlendi.

Cumhuriyet’in haberine göre Gaziantep Büyükşehir Belediyesi 27 Ağustos’ta doğal afet ve salgın hastalıklar gibi durumlarda kullanılan 21B maddesini dayanak yaparak, “Okullarda dağıtılacak temizlik malzemesi mal alımı işi” ihalesini açtı. İhaleyi 836 bin 250 TL bedelle Sunay Lojistik Hijyen şirketi kazandı. Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre söz konusu şirket 7 Ağustos’ta kuruldu.

Sunay Lojistik şirketi ile Gaziantep’te kamu kurumlarından çok sayıda ihale alan HSY Gıda İnşaat şirketinin adreslerinin aynı olduğu ortaya çıktı. Kayıtlara göre Sunay Lojistik’in ortağı Aysun Yalçın ile HSY Gıda’nın ortağı Abdulhak Yalçın karı koca. HSY şirketinin 2011-2020 arasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Şahinbey ve Şehitkamil belediyelerinin de aralarında bulunduğu kamu kurumlarından ihaleler aldığı kaydedildi.

KAMU KURUMLARININ GÖZDESİ OLDU

Gaziantep Şahinbey Belediyesi’nin CHP’li meclis üyesi Uğur Kalkan ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li meclis üyesi Yılmaz Kireç, ihale kayıtlarına göre HSY Gıda şirketinin kurulduğundan beri Gaziantep’te 45 ihale aldığını belirtti. “HSY Gıda kamu kurum ve kuruluşlarının gözdesi olmuş” diyen Meclis üyeleri Kalkan ve Kireç, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu ihalelerin toplamı da 18.7 milyon lira yapıyor. Söz konusu firma Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nden 11 ihale alıyor. Toplamı 9.2 milyon lira. Hava meydanından 1 ihale 320 bin TL, Sosyal Yardımlaşma’dan 8 ihale 1.123 milyon, Şahinbey Belediyesi’nden 24 ihale 7.7 milyon, Şehitkamil Belediyesi’nden 1 ihale 295 bin TL. HSY Gıda resmen kamu kurum ve kuruluşlarının gözdesi olmuş. Hava meydanında girdiği ihalede 6 katılan olmasına rağmen tek geçerli teklif, bu firmanın. Şahinbey Belediyesi’nden aldığı ihalelerin 6 tanesi de pazarlık usulü ile verilmiş. Bu firmanın bu kadar başarılı olmasının sırrı nedir?”

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

medyabold
Devamını Oku »

Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu açıklamadı

11 Eylül’de takvim dışı bir değerlendirmeye giderek Türkiye’nin kredi notunu “B1″den “B2″ye çeken ve negatife düşüren uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu açıklamadı.

BOLD – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu güncellemedi. Kuruluş, 4 Aralık’ta Türkiye ve Rusya için verilecek notu açıklamadı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notu ve not görünümüne ilişkin güncelleme yapılmadığını duyurdu. Kuruluş, 11 Eylül’de takvim dışı bir değerlendirmeye giderek Türkiye’nin kredi notunu “B1″den “B2″ye düşürmüş ve not görünümünü “negatif” olarak bırakmıştı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının yıllık takvimlerinde, ülkelerin kredi notu ve not görünümleri için tarih vermesi, kesin olarak güncelleme yapılacağı anlamına gelmiyor.

 

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

medyabold
Devamını Oku »

Damadın İHA fabrikasını görüntüleyen iki Rus gazeteci gözaltına alındı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’a ait İHA üretim merkezinin görüntüledikleri öne sürülen iki Rus gazeteci gözaltına alındı. Rus gazetecilerin gözaltı süreleri üç gün uzatıldı.

BOLD – Rusya’da yayın yapan NTV televizyonu için çalışan Aleksey Petruşko ile kameraman İvan Malışkin, izinsiz olarak İstanbul’da Selçuk Bayraktar’ın İHA üretim merkezinin görüntülerini çektikleri gerekçesiyle gözaltına alındı.

İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada, gazetecilerin gözaltı süresinin Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 3 gün uzatıldığı kaydedildi.

TERÖRLE MÜCADELEDE SORGULANIYORLAR

İstanbul’da Rus NTV televizyonunda yayınlanan Tsentralnoye Televideniye programının metin yazarı Aleksey Petruşko ile kameraman İvan Malışkin gözaltına alındı. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan ikilinin İHA ve SİHA’ları üreten bir savunma firması binası çevresinde çekim yaptıkları öğrenildi. Sözcü’de yer alan habere göre; İzinsiz olarak çekim yaptıkları ifade edilen televizyon çalışanları İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

SAVCILIK GÖZALTI SÜRESİNİ UZATTI

İstanbul Valiliği ise konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada “İlimizdeki İnsansız Hava Aracı (İHA) AR-GE Merkezinin bulunduğu ve fotoğraf/video çekiminin izne tabi olduğu bölgede, izinsiz görüntü çektikleri tespit edilen Rusya uyruklu (I.M.) ve (A.P.) ile Türk Vatandaşı (A.Ç.K.) İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimizce 03.12.2020 Perşembe günü saat 10.30 sıralarında gözaltına alınmıştır. Şahıslar hakkında başlatılan soruşturma devam etmektedir. Gözaltı süresi Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 3 gün uzatılmıştır” denildi.

TELEVİZYON DA OLAYI DUYURDU

Aleksey Petruşko ile kameraman İvan Malışkin’ın gözaltına alınmasıyla ilgili Rus NTV kanalı; çalışanlarının İstanbul’da gözaltına alındığını belirterek ikiliden haber alamadıklarını açıklamışlardı. Rus televizyonunun yetkilileri; “Aleksey Petruşko ‘Bizi nedense hâlâ tutuyorlar’ dediği kısa bir SMS mesajı gönderebildi. Daha sonrasında bir daha onlarla iletişim kurulamadı, aramalarımıza ve mesajlarımıza yanıt vermediler” ifadelerine yer vermişti.

Vergi gelirlerinin beşte biri faiz lobisine gidecek

medyabold
Devamını Oku »

İstanbul’da 32 adrese operasyon: Çok sayıda gözaltı var

İstanbul’da Hizmet Hareketi gönüllülerine yönelik 32 ayrı adrese operasyon düzenlendi. Polis ekiplerinin çok sayıda kişiyi gözaltına aldığı belirtildi.

BOLD – İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Hizmet Hareketi gönüllülerine yönelik operasyon düzenledi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, il genelinde 35 şüpheliye yönelik operasyon düzenledi. 32 adrese eş zamanlı baskın yapan polisin kaç kişiyi gözaltına aldığı açıklanmadı.

Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorgulanmak için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü

Türkiye, adaletsizlikte dünyada zirveye oynuyor

medyabold
Devamını Oku »

Burdur Cezaevinde vaka sayısı arttı: “Babam, abim, eşim hepsi pozitif”

4 yıldır Burdur E Tipi Cezaevinde tutuklu olan esnaf Hüseyin Yüce, doktor olan oğlu Yusuf Yüce ve damadı Osman Cingöz’e kovid-19 teşhisi konuldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Aynı aileden 3 mahpus cezaevinde koronavirüse yakalandı. Yedi aydır Burdur E Tipi Cezaevinde esir tutulan esnaf Hüseyin Yüce (61), koğuş arkadaşı oğlu Yusuf Yüce ve yan koğuşunda bulunan damadı Osman Cingöz’e kovid-19 teşhisi konuldu.

Cezaevlerindeki salgının boyutları her geçen gün ciddileşiyor. Burdur Cezaevinde tutuklu bulunan mahpusların aileleri bir haftadır seslerini duyurmak için çırpınıyor. Adalet Bakanlığı ise ne açıklama yapıyor ne de ailelerin endişelerini giderecek önlemler alınıyor.

“AİLELER ÖĞRENİNCE TEST YAPTILAR”

Babasıyla ve eşiyle telefon görüşü yaptıktan sonra Bold Medya’ya ulaşan Hüseyin Yüce’nin kızı Vesile Cingöz, “Babam ve abim B1-1’de, eşim B1-8’de kalıyor. Koğuşları 30 kişilik. İçerde olanlar yavaş yavaş korona olmaya başladı ve hiçbir önlem yok. Dün eşimle görüştük, ondan önceki gün de babamla. Revire çıkarmamışlar. Butona basıyorlar, ona da cevap vermemişler. Abim doktor, diyor ki, bir haftadır dilekçe veriyoruz, gelmiyorlar.” dedi.

“TELEFON GÖRÜŞLERİ YASAKLANDI”

Telefon görüşünden sonra aileler durumu öğrenince mahpusların teste götürüldüğünü ifade eden Cingöz, “Babam, abim, eşim, üçü de 1 Aralık’ta pozitif çıktı. Biz e-nabızdan öğrendik. Sonra tabi yöneticiler telaşlanmışlar, isteyene test yapalım denilmiş. B Bloktaki koğuşlarda vaka sayısı çok. Telefon görüşleri yasaklandı. İki hafta onlardan haber alamayacağız.” diye konuştu.

GERGERLİOĞLU: ÜLKENİN İKTİDARI KOVİDİ BÖYLE YÖNETİYOR

Burdur’daki durumu defalarca gündeme getiren HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerindeki kovid vakalarını açıklamamakta ısrar ettiğini söyledi. Gergerlioğlu: “Sayın Abdülhamit Gül’ün yüzüne de söyledim yine cevap vermedi. En son açıklaması haziran ayında. Ülkenin iktidarı kovidi böyle yönetiyor, işte apaçık ortada. Bakın en son Tarsus Cezaevinde, soyadı Güzel olan bir mahpus vefat etti.” ifadelerini kullandı. 14 Kasım 2020’de Bursa H Tipi Cezaevinde koranavirüs kapan Bursa Telekom Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Özen (59), hastaneye çok geç götürüldüğü için hayatını kaybetmişti.

Burdur’un Bucak ilçesinde esnaflık yapan Hüseyin Yüce, kendi iş yerini sattıktan sonra tarhana dükkanında çalışıyordu. Cemaat soruşturmaları kapsamında 9 Eylül 2016’dan bu yana hapiste olan Yüce, tanık ifadelerine dayanılarak dini sohbetlere katıldığı gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası 2018 yılının ikinci yarısında Yargıtay tarafından onandı. Hüseyin Yüce’nin cezaevinde kalması gereken süre 10 Mayıs 2020’de sona erdi. Ancak 7 ay geçmesine ve defalarca dilekçe vermesine rağmen hala tahliye edilmedi.

Hüseyin Yüce’nin oğlu Yusuf Yüce, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hastanesinde dahiliye doktoruyken tutuklandı. Toplam 21 ay cezaevinde bulunan Yusuf Yüce, 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası Yargıtay tarafından onaylandı. Eşi Nurten Yüce ve 4 yaşındaki oğlu Yekta Kamil ile maddi manevi zorluk yaşadı, yüz felci geçirdi.

Matematik öğretmeni Osman Cingöz 33 aydır Burdur E Tipi Cezaevinde tutuklu. Cemaat soruşturmaları kapsamında 7 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Eşi Vesile Cöngöz de 5 ay hapis yattı.

Babam tam 5 aydır cezaevinde esir!

“Babam, abim, eşim içeride, ben yeni çıktım, ailemiz darmadağın”

Hüseyin Yüce: 1431 gündür içerideyim, 80 gündür hukuk dışı bırakılmıyorum, 17 dilekçe verdim

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye, adaletsizlikte dünyada zirveye oynuyor

Türkiye’deki adaletsizlik uluslararası araştırmalara da yansıdı. Dünya Adalet Projesinin yaptığı hukukun üstünlüğü araştırmasında Türkiye, temel haklarda 128 ülke arasında 123’üncü oldu. 

BOLD – Orhan Uğuroğlu, Yeniçağ’daki köşe yazısında, Dünya Adalet Projesi tarafından 206 ülkede yapılan “hukukun üstünlüğü” araştırması verilerini paylaştı.

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’nin temel haklarla ilgili 128 ülke arasında 124’ncü olduğunu belirten Uğuroğlu, yazısında “Vallahi ben yazarken 18 yıllık AKP iktidarının ülkemi getirdiği bu acı tablo karşısında çok utandım” ifadesini kullandı.

TÜRKİYE, LİSTENİN SONLARINDA YER ALDI

Uğuroğlu’nun yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

“Dünya Adalet Projesi (WJP) tarafından hukuk sistemleri değerlendirmek amacıyla 206 ülke arasında “hukukun üstünlüğü” sıralaması yapıldı.

Bu listeye 128 ülke girmeye hak kazandı.

8 kategoride hazırlanan, “Hukukun Üstünlüğü” sıralamasında bakın ülkemiz hangi sıralarda yer bulabildi:

Türkiye:

– Hükumetin yetkileri üstündeki kısıtlarda 124’üncü,

– Temel haklarda 123’üncü,

– Düzenlemelerin sıkı uygulanmasında 110’uncu,

– Hukuk yargılamasında 103’üncü,

– Açık yönetimde 97’inci

– Ceza yargılamasında 85’inci

– Düzen ve güvenlikte 77’inci,

– Yolsuzluğun olmamasında 60’ıncı sıradadır…

Vallahi ben yazarken 18 yıllık AKP iktidarının ülkemi getirdiği bu acı tablo karşısında çok utandım.

Cumhur İttifakı üyeleri AKP’liler ve MHP’liler nasıl değerlendirirler acaba?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hukuk ve adalet reformu yapacakları çağrısı için Cumhur İttifakı çalışma başlatacaksa bu 8 kategoride hangi adımları atacaktır.

“Ben yaptım oldu” mantığı ile mi yapılacaktır?

Yoksa partilerin, sivil toplum örgütlerinin, uzman bilim adamlarının katılımları ile toplumsal mutabakat ile mi yapılacaktır bu reformlar?”

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

medyabold
Devamını Oku »

Vergi gelirlerinin beşte biri faiz lobisine gidecek

2021 bütçesinde yer alan vergi gelirlerinin yüzde 19,5’i faiz giderlerine harcanacak. Faiz lobisine günde 490 milyon lira ödenecek. Faiz giderleri paylaştırıldığında her vatandaş faiz ödemeleri için gelecek yıl 2 bin 160 lira ödeyecek.

BOLD – Hükumetin hazırladığı 2021 yılı merkezi bütçesine karşı çıkan İyi Parti, bütçeye muhalefet şerhi düştü. Faiz giderlerinin tek başına vergi gelirlerinin yüzde 19,5’ini kapsadığı belirtilen şerhte, “Bu tutar 83 milyon vatandaşımıza paylaştırıldığında her biri bu faiz ödemeleri için günde 6, ayda 180, yılda 2 bin 160 lira ödeyecek” denildi.

EKONOMİ YÖNETİMİ DERİN KARIŞIKLIK İÇERMEKTE

Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen 2021 Bütçesi için İyi Parti’nin şerhi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. İyi Parti’nin 2021 bütçesine ilişkin muhalefet şerhinde Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçiş sonrası bütçe sahibi sorunsalının ortaya çıktığına dikkat çekildi. Şerhte, “Yürütme kadroları ekonominin yönetimiyle ilgili derin bir karışıklık içermektedir. Bu sistemde; ekonomi yönetimi nedir, nasıl işler, ekonomi yönetimi kime aittir, sorumluluğu nedir, bütçeyi kim yapar, kim sunar, kim yürütür gibi sorular hala netliğe kavuşturulmamıştır” denildi.

ÇALIŞMA ÇAĞINDAKİ 62 MİLYONDAN 27 MİLYONU ÇALIŞIYOR

Türkiye’nin 62 milyon civarında çalışma çağında nüfusa sahip bir ülke olmasına rağmen istihdam edilenlerin sayısı 27 milyonda kaldığı ve benzer nüfusa sahip Almanya’da istihdam edilenlerin sayısının 45 milyon olduğu ifade edilerek, üretim artırılmadan işverenlerin yeni istihdam sağlayamayacağından dolayı istihdam teşviklerini üretimin arttırılması yönünde yapılması önerildi.

MİLLİ GELİRDE 16 YIL ÖNCESİNE DÖNÜLDÜ

Bütçede kişi başı milli gelirin 8 bin doların altında kapanacağının yer aldığı hatırlatılan şerhte, “Bu bütçenin bu rakamı arttırmaya yönelik bir içeriğinin olmadığını söylemek gerekir. Hem OVP hem de bu bütçe ‘milletin fakirleştiğini’ itiraf etmektedir. Milli gelirimiz 2006 – 2007 seviyelerine gerilemiş durumdadır. Üstelik bu rakamları dolar enflasyonu ile reelleştirecek olarak 16 yıldan fazla geriye gittiğimiz görülecektir” denildi.

HERKES FAİZ LOBİSİNE HER GÜN 6 LİRA ÖDEYECEK

Faiz giderlerinin geçen yıla oranla ciddi bir artış yaşayarak 180 milyar TL’ye ulaştığı hatırlatılan şerhte, “Faize siyaseten uzak olduğunu her fırsatta dile getiren AK Parti hükumetinin sunduğu bütçede faizin bu kadar yüksek yer kaplıyor olması hayli düşündürücüdür. Yani vergi gelirlerinin beşte biri Sayın Cumhurbaşkanının diline pelesenk olan faiz lobisine gitmektedir. Günde 490 milyon liradan fazla olan bu tutar 83 milyon vatandaşımıza paylaştırıldığında her biri bu faiz ödemeleri için günde 6, ayda 180, yılda 2 bin 160 lira ödeyecektir” dedi.

ŞEHİR HASTANELERİ İSRAFIN EN BÜYÜK ÖRNEĞİ

Hasta garantili şehir hastanelerinin ülkenin bütçesine büyük bir yük oluşturduğu belirtilen şerhte, “Devletin genel bütçesinden daha uygun, daha maliyetli hastaneler yapılması mümkünken şehir hastaneleri büyük bir israfın örneğidir. İktidar partisinin şehir hastanelerinin sözleşmelerinin ticari sır olarak gizlenmesi de ayrı bir konudur. Şehir hastanesi projelerinden vazgeçilerek yüksek kiralama hizmet bedelleriyle bütçeyi yük altından kurtarmak bütçemizin ve en önemlisi ülkemizin geleceğinin lehine olacaktır” denildi.

 

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

medyabold
Devamını Oku »

4 Aralık 2020 Cuma

Koronavirüse yakalanan memurun maaşını kestiler

Salgın sürecinde kamu görevlileri çalışmaya devam ederken, bazı kurumlarda koronavirüse yakalanan ya da temaslı olduğu için evde izolasyona alınanların maaşlarından 4’te bir oranında kesinti yapıldığı ortaya çıktı.

BOLD – Türk Büro-Sen, koronavirüs teması nedeniyle kamu görevlilerinin maaşından kesinti yapıldığını, bu nedenle kamu çalışanlarının test yaptırmaktan kaçındıkları belirtildi.

Maaş kesintisi uygulamasına derhal son verilmesini isteyen Türk Büro-Sen, şimdiye kadar yapılan kesintilerin de iade edilmesini istedi.

Cumhuriyet’in haberine göre Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Büro-Sen, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na gönderdiği yazıda, önlemlere karşın pozitif vakaların kamu personeli arasında da hızla arttığı belirtildi. Temaslı ve pozitif vakaların ev izolasyonuna tabi tutulduklarına ve 10 ile 14 gün arası idari izinli sayıldıklarına işaret edilen yazıda, “Ancak yaptığımız tespitlere göre bazı kurumlar, idari izinli sayılması gereken personelin izolasyon süresini yıllık izinden düşürmekte ve evde kalmaya mecbur olan personel bu duruma karşı gelememekte, haliyle mağdur edilmektedir” denildi.

4’TE BİR MAAŞ KESİNTİSİ

Yine bu personelin 7 günü aşan izolasyon sürelerinin “hastalık izni” gibi değerlendirildiği belirtilen yazıda şunlar vurgulandı: “Bu personelin maaşından tek hekim tarafından düzenlenmiş raporlara istinaden bir takvim yılında 7 günden fazla hastalık izni kullanılması durumunda uygulanan yüzde 25’lik kesinti yapılmıştır. Zorunlu tutulan ev izolasyonu uygulamasının, kanunda düzenlenen hastalık izni kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, bahse konu uygulamaya derhal son verilmesi ve yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi gerekmektedir.”

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

medyabold
Devamını Oku »

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

Merkez Bankası eski Başkanı ve İyi Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, “Merkez Bankası’nda 35 yıl çalıştım, döviz kıtlığını yaşadım ama eksi rezervi hiçbir zaman görmedim. Bu iktidar bunu da becerdi” dedi.

BOLD – Merkez Bankası’nda 35 yıl çalıştığını belirten İyi Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, “Döviz kıtlığını yaşadım, sıfıra yakın döviz rezervini gördüm ama eksi rezervi hiçbir zaman görmedim. Bu iktidar bunu da becerdi, tebrik ediyorum” dedi.

YAPILANLAR SUÇ TEŞKİL EDEN BİR İŞ

Sözcü’ye konuşan Yılmaz, döviz rezervinin, çok pahalı bir enstrüman olduğunu ve oluşmasının zaman alacağını belirterek, “Döviz rezervinin niçin eksi olduğuna baktığımızda, teknik olarak söylenecek çok şey var. 55 milyar doları bulacaksınız, alacaksınız, sıfıra geleceksiniz, sıfır döviz rezerviniz olacak, ondan sonra tekrar döviz almaya devam edeceksiniz. Bu, aslında suç teşkil eden bir iş” dedi.

SAYIŞTAY EKSİ REZERVLE İLGİLİ DENETİM YAPMALI

Sayıştay denetimlerinde bazı kurumların yaptıkları işlerde yerindelik denetimi yapmadığını belirten Yılmaz, şöyle konuştu: “Merkez Bankası dövize müdahale ettiğinde, alış veya satış yönünde müdahale ettiğinde ticaret kurallarına aykırı olarak düşükten döviz satabilir, pahalıdan döviz alabilir. Bu, hedeflenen makro ekonomik amaçlarla uyumludur. O makro hedef çerçevesinde yerindelik denetimi yapılmaz. Fakat şu anda karşı karşıya olduğumuz döviz rezervlerinin eksi 55 milyar dolar olması, tamamen yerindelik denetimini yapmayı gerektiren bir husustur. Burada bir suç işlenmiştir.”

İKTİDAR DEĞİŞTİĞİNDE HESAP VERECEKLER

Merkez Bankası’nın rezervlerinin ekside olmasının yerindelik denetimi yapmayı gerektirdiğini vurgulayan Yılmaz, “Merkez Bankası’nın 22 aylık dönemde sattığı 133 milyar doların hiçbiri ‘Merkez Bankası sattı’ diye görünmüyor. Ama döviz satılıyor, Merkez Bankası’nın bilançosunda döviz rezervinin azaldığı görülüyor. Bu döviz nasıl satıldı, kim tarafından satıldı, niçin satıldı, kim bundan yararlandı? Bu kesinlikle iktidar değiştiğinde araştırılacak ve bunların hepsi teker teker mahkemeye verilecek, hesap sorulacaktır” dedi.

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

medyabold
Devamını Oku »

DSÖ, pandemi sonrası için uyardı: Daha zorlu sorunlar bekliyor

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, zengin ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyeceklerini belirterek, küresel bir kriz olan pandemide çözümün de adil ve küresel olması gerektiğini söyledi.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koranavirüs (Kovid-19) salgını birinci yılına yaklaşırken dünyayı yoksulluk ve açlık gibi pandemiden sonra daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

DÜNYAYI ZORLU SORUNLAR BEKLİYOR

Ghebreyesus, BM Genel Kurulunda düzenlenen Kovid-19 Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, ”Zengin ve güçlü ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyiz” dedi. Salgının üzerinden neredeyse bir yıl geçtiğini ve ”tünelin sonundaki ışığın daha parlak hale geldiğini” belirten Ghebreyesus, pandemiden sonra ise dünyayı daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

“ÇÖZÜM DE KÜRESEL OLMALI” ÇAĞRISI

Ghebreyesus,”Yoksulluk ve açlığın aşısı yok, eşitsizliğin ve iklim değişikliğinin aşısı yok” diye konuştu. Pandeminin küresel bir kriz olduğuna dikkati çeken Ghebreyesus, çözümün de adil ve küresel olması çağrısı yaptı.

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

medyabold
Devamını Oku »

İngiliz Times gazetesi: Pekin yönetimi Türkiye’deki Uygurları ajanlık yapmaya zorluyor

İngiliz “The Times” gazetesi, Pekin yönetiminin Çin’deki ailelerini kullanarak İstanbul’da yaşayan Uygurlar’ı casusluk yapmaya zorladığını yazdı.

BOLD – Gazetenin İstanbul Muhabiri Hannah Lucinda Smith’in imzasını taşıyan habere göre, Whatsapp mesajlarında ve İstanbul’daki Çin Konsolosluğuyla konuşmaların kayıtlarında, yetkililerin sürgündeki diğer Uygurlar hakkında bilgi karşılığında para ya da Çin’de kamplarda tutulan aileleriyle temas kurma şansı teklif ettikleri görülüyor.

Gazete, Türkiye’de 30 bin kadar Uygur’un yaşadığını ve bunların birçoğunun Pekin’in Sincan bölgesindeki kovuşturmalarının başlamasından sonra kaçtığını belirtiyor.

Gazeteye konuşan 29 yaşındaki Jevlan Şirmemmet adlı sürgündeki bir Uygur, 2011’de üniversite öğrencisi olarak Türkiye’ye geldiğini ve 2016’da Sincan’a yaptığı son ziyarette, parti yetkililerinin kendisiyle temas kurduğunu söylüyor.

Şirmemmet yaşadıklarını “İki ajan beni görmeye geldi. Urumçi’deki bir kafede iki saatten fazla oturduk, benimle çok nazik konuşuyorlardı. Bana ‘Hükümet seni seviyor, sen Çin’in evladısın. Okula ve Türkiye’ye Çin Komünist Partisi sayesinde gittin, şimdi onlara teşekkür etmek için bir şeyler yapmalısın’ dediler” diye anlatıyor.

Şirmemmet İstanbul’a döndüğünde, ajanların mesaj göndermeye devam ettiğini ve havaalanında karşılayabilmeleri için bir sonraki Çin seyahati için bilet aldığında kendilerine haber vermelerini istediklerini aktarıyor.

Ancak daha sonra, Uygurlar’a yönelik toplu tutuklama haberlerinin sızmaya başlaması ve İstanbul’daki birkaç arkadaşının tatil için Sincan’a gittikten sonra ortadan kaybolmalarının ardından, Şirmemmet’in Türkiye’de kalmaya karar verdiği belirtiliyor.

Gazeteye konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen diğer Uygurlar da Türkiye’deki bağlantıları hakkında bilgi sağlamalarının istendiğini anlatıyor.

Haberde, sürgünde yaşayan Uygurlar’ın dünyanın dikkatini Sincan’da yaşananlara çektiği ve bazıları çalışma kamplarında imal edilen Çin ürünlerini boykot etme çağrılarının gündeme geldiği kaydediliyor.

Pekin’in ise, Uygurlar’ın bu kamplara Çince öğrenmeleri ve radikal İslam’la mücadele için gönderildiklerini savunduğu vurgulanıyor.

Fransa’da 76 camiye inceleme: Bazıları kapatılabilir

medyabold
Devamını Oku »

İsrail ve Ermenistan 2020’de en çok silahlanan ülkeler oldu

Alman barış araştırmaları enstitüsü BICC’in yıllık endeksine göre İsrail, dünyada en güçlü silahlanan ülke konumunu 2019’da da korudu. Ermenistan 2. olurken, listede Yunanistan 12’nci ve Türkiye 20’nci sırada yer alıyor.

BOLD – Almanya’da Barış Araştırmaları Enstitüsü (BICC) tarafından yayımlanan Küresel Silahlanma Endeksi (GMI) raporunda, “Gayrı safi yurtiçi hasılasında (GSYH) yüzde 5,3’lük oran ve 20 milyar dolarlık askeri harcamalarıyla İsrail 2007’den bu yana dünyanın en güçlü silahlanan ülkesi oldu” ifadesine yer verildi.

İsrail’in 169 bin 500 askere sahip olduğu belirtilen raporda, İsrail’de orduya yapılan bu yüksek yatırımların, İsrail’in halen gergin güvenlik durumunun bir sonucu olarak devam ettiği ve Orta Doğu’daki genel olarak yüksek düzeyde kalan silahlanma oranıyla uyumlu olduğu kaydedildi.

ERMENİSTAN İKİNCİ, AZERBAYCAN 16. SIRADA

151 ülkenin askeri harcamalarının diğer alanlardaki harcamalara ve GSYH oranı baz alınarak hazırlanan endekste ikinci sırada ise Ermenistan bulunuyor.

Ermenistan’ı sırasıyla Umman, Bahreyn, Singapur, Suudi Arabistan, Brunei, Rusya, Kuveyt ve Ürdün izledi.

Sıralamada Azerbaycan ise 16. sırada bulunuyor.

2019 yılında Ermenistan silahlanma için GSYH’de yüzde 4,9, Azerbaycan ise yüzde 4’lük bir oran ayırmıştı. Her iki ülkenin ordusunda kapsamlı modernizasyon programları başlatılmış, Ermenistan Rusya’dan modern silah sistemleri ithal ederken Azerbaycan ise İsrail başta olmak üzere Rusya, Ukrayna ve Türkiye’den silah alımı gerçekleştirmişti.

BICC’nin raporunda, özellikle Orta Doğu’da uzun süredir gözlemlenen silahlanma eğiliminin sürdüğüne, en çok silahlanan 10 ülkeden 6’sının Orta Doğu bölgesinde bulunduğuna vurgu yapıldı.

YUNANİSTAN 12. VE TÜRKİYE 20. SIRADA

BICC’nin raporuna göre, Türkiye, askeri harcamaların GSYH’ya oranı yüzde 1,8 ile endekste 20’nci sırada yer aldı.

Yunanistan ise endekste askeri harcamaların GSYH’ya oranı yüzde 1,6 ile 12’nci sırada yer alırken, raporda Yunanistan’ın Akdeniz’de Türkiye ile yaşadığı gerginliklerden dolayı son zamanlarda yüksek oranda silahlandığı belirtildi.

Raporda Güney Kıbrıs Rum Kesimi de Yunanistan’ın hemen ardından 13. sırada yer aldı.

MSB: Doğu Akdeniz’de ayrıştırma tedbirlerine yönelik toplantıya Yunanistan katılmadı

medyabold
Devamını Oku »

Senato’nun ardından Fransa Ulusal Meclisi de “Dağlık Karabağ tanınsın” dedi

Fransa’da Senato’dan sonra Ulusal Meclis de hükumete, Ermeni işgalcilerin yönetimindeki Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin tanıması çağrısında bulunan kararı onayladı.

BOLD – Meclis’te sembolik değere sahip karar, 3 “hayır” oyuna karşı 188 “evet” oyuyla kabul edildi. 16 milletvekili ise çekimser oy kullandı.

Kararda, Dağlık Karabağ sorununun nihai çözüme kavuşturulması ve sivil halkın güvenliğinin güvence altına alınması gerektiği belirtildi.

Fransız hükümetinden Avrupalı ortaklarıyla Dağlık Karabağ bölgesine insani yardımları ulaştırması istendiği belirtilen kararda, Fransız hükümetine “Türkiye’nin Dağlık Karabağ ihtilafındaki rolü nedeniyle Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecini Avrupalı ortaklarıyla yeniden değerlendirmesi” çağrısında bulunuldu.

Kararda, Fransız hükumetine Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni tanıma çağrısı yapıldı.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Meclis’te yaptığı açıklamada, “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni” tanıma çağrısını kabul etmediğini belirterek, “Ermeni dostlarımızın kendisi bunu istemedi. Böyle bir karar alınırsa kendi kendimizi (AGİT) Minsk Grubundan çıkarmış oluruz ve arabulucu rolümüzden vazgeçmiş oluruz.” dedi.

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, Dağlık Karabağ, Azerbaycan toprağı olarak kabul ediliyor.

Geçtiğimiz günlerde Fransa’da Ermenistan için yardım toplayan bir derneğe destek ziyaretinde bulunan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Uluslararası hukuka göre Dağlık Karabağ bölgesi Azerbaycan toprağıdır. Egemen devletin talebi olmadıkça da müdahale etme hakkınız yoktur” demişti.

Fransız Senatosu da geçen hafta benzer bir karar almıştı. Ancak Senato ve Parlamento’nun aldığı kararlar sembolik öneme sahip. Fransız Devlet, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni tanımıyor. Ermeni işgalcilerin yönetimindeki Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni Ermenistan dahil hiçbir ülke tanımıyor.

Meclis ve Senato’nun bu yönde karar kabul etmesinde Ermeni lobisinin etkisi olduğu değerlendiriliyor. Fransa, AGİT Minsk Grubu Eş Başkanı ülkelerden biri olarak Dağlık Karabağ sorununda tarafsızlığını yitirmekle ve Ermenistan’a destek vermekle eleştiriliyor.

Fransa Senatosu Ermenistan’ın bile tanımadığı Karabağ’ı tanıma kararı aldı

 

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Dünya, Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci çiftinin yönettiği BioNTech şirketi ile Amerikan ilaç firması Pfizer’in geliştirdiği Kovid-19 aşısını konuşmaya devam ediyor. Aşının mucitleri aşı olmadıklarını açıkladı.

BOLD – Çift, geliştirdikleri koronavirüs aşısı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunurken, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimi kaybetmesi için aşı keşfinin geç açıklandığı iddiasını yalanladı.

Almanya’da Pfizer ortaklığında geliştirdikleri koronavirüs aşısıyla adlarını duyuran BioNTech’in kurucuları arasında yer alan Türk göçmenlerin çocukları Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci, New York Times gazetesinin podcast programında aşıya ilişkin kritik bilgiler verdi.

“HERHANGİ BİR ÇIKARIMIZ YOK”

ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimi kaybetmesi için aşı keşfinin geç açıklandığını iddiasına Dr. Özlem Türeci, şu şekilde yanıt verdi:

“Burada Almanya’da, geciktirmek ya da ABD seçimlerine müdahale etmekte herhangi bir çıkarımız yok. Ve biliyorsunuz ki, klinik denemeler son derece katı kurallara uygun düzenleniyor ve bu gerçekten geciktirebileceğiniz, durdurabileceğiniz ya da hızlandırabileceğiniz bir şey değil.”

“SİYASETLE İLGİLENMİYORUZ”

Prof. Dr. Uğur Şahin ise şu aşının geciktirildiği iddialarına şu karşılığı verdi:

“Siyasetle ilgilenmiyoruz. Günün sonunda bizim çıkarımız mümkün mertebe en hızlı şekilde bu aşıyı geliştirmek. Etik standartları takip etmek, bilimsel standartları takip etmek zorundayız. Yani günün sonunda, biz bilimle hareket ediyoruz, kendi standartlarımızla hareket ediyoruz. Ki bu, hiçbir siyasi gündemle eşleşmez.”

“HENÜZ AŞI OLMADIK”

Çift, ürettikleri aşının henüz BioNTech şirketi çalışanlarına uygulanmadığını belirtti.

“Peki siz aşı oldunuz mu?” sorusuna ise, çift “Henüz değil. Klinik düzenlemelerden dolayı aşı yaptırmamıza izin verilmiyor. Aşı şu anda sadece klinik deneyler dahilinde uygulanabiliyor. Ve klinik denemelere şirket çalışanlarının katılmasına izin verilmiyor. Yani bu, aşıya diğer insanların da erişimi olduğunda bizim de erişebileceğimiz anlamına geliyor” şeklinde yanıt verdi.

Avusturya Başbakanı Kurz’dan Türkiye’ye salgın suçlaması

medyabold
Devamını Oku »

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi: Türkiye’yi Kavala’yı derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye’yi cezaevindeki iş adamı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’yı derhal serbest bırakmaya ve Anayasa Mahkemesi’nin, Kavala’nın şikayetiyle ilgili incelemesini daha fazla gecikmeksizin tamamlamasını sağlamaya çağırdı.

BOLD – Avrupa Konseyi’nin 47 üyesinin katıldığı Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasını incelemek için 1-3 Aralık tarihlerinde bir araya geldi.

Büyükelçiler seviyesinde toplanan komite, daha önceki alınan iki ara karara da atıfta bulunularak, Türkiye’nin Kavala ile ilgili AİHM kararına saygı göstermesini ve başvuru sahibini derhal cezaevinden tahliye etmesini isteyen yeni bir ara kararı kabul etti.

Komite, bir önceki toplantısında Kavala dosyasıyla ilgili bir ara karar alarak Türkiye’den, AİHM’in Kavala’nın serbest bırakılmasına ilişkin kararını uygulamasını istemişti.

Bakanlar Komitesi, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye’yi, cezaevindeki iş adamı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’yı derhal serbest bırakmaya ve Anayasa Mahkemesi’nin, Kavala’nın şikayetiyle ilgili incelemesini daha fazla gecikmeksizin tamamlamasını sağlamaya çağırdı.

“BİR KEZ DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE UYARIYORUZ”

Komite “Kavala’nın serbest bırakılması için yetkilileri bir kez daha güçlü bir şekilde uyarıyoruz” dedi.

Bakanlar Komitesi, bu davaya ilişkin önceki iki incelemesinde, mevcut bilgilerin, “başvuranın devam etmekte olan tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) tarafından tespit edilen ihlallerin bir devamı olduğuna dair güçlü bir varsayım ortaya çıkardığına” karar vermişti. Bu toplantıda Komite, Ankara tarafından bu süre zarfında gönderilen bilgilerin, sonucu etkilemediğini kaydetti.

Kavala’nın, Ekim 2017’den bu yana sürekli olarak özgürlük haklarının ihlal edildiğine dikkat çekilen kararda “Komite, Türk yetkilileri, Anayasa Mahkemesi’nin, başvuranın şikayetine ilişkin incelemesini daha fazla gecikmeye mahal vermeden ve AİHM kararının özüne ve sonuçlarına uygun bir şekilde tamamlamasını sağlamak için ellerinden gelen tüm adımları atmaya çağırır. Başvuranın derhal salıverilmesini sağlamak için yetkilileri bir kez daha güçlü bir şekilde uyarır” denildi.

Bakanlar Komitesi, en geç Mart 2021’de yapılacak AİHM kararlarının icrasına ilişkin bir sonraki toplantısında, davaya ilişkin incelemeye devam etme kararı aldı.

OSMAN KAVALA DAVASI

Büyükelçiler seviyesinde toplanan komite, belirli aralıklarla düzenlediği toplantılarda, üye ülkelerin AİHM kararlarını uygulayıp, uygulamadığını denetleme ve konuyla ilgili bağlayıcı kararlar alma hakkına sahip.

AİHM, Kavala davasında da AİHS’nin 5. ve 18. maddelerinin ilgili fıkralarından Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmederek, başvuru sahibinin serbest bırakılmasını talep etmişti.

AİHM,Türkiye’nin Kavala ile ilgili temyiz başvurusunu mayıs ayında reddetmiş, eylül ayında ise bu başvuruyu “AİHM içtihadı oluşturan davalar” arasına almıştı.

Pompeo-Çavuşoğlu kavgasında müttefikler ABD’yi destekledi

medyabold
Devamını Oku »

AB’den yaptırım uyarısı: Doğu Akdeniz’de kedi-fare oyunu artık sona ermeli

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Türkiye’den şimdiye kadar olumlu bir yanıt gelmediğine dikkat çekerek AB liderler zirvesinde Türkiye’den yaptırım kararı çıkabileceği uyarısında bulundu.

BOLD – Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, Türkiye’ye yönelik yaptırımların da gündemde olacağı 10 Aralık’taki Avrupa Birliği (AB) zirvesi öncesi açıklama yaparak “Kedi-fare oyunu artık sona ermeli” dedi.

Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim sonrası Türkiye’nin “Birliğin diplomatik çabalarına rağmen Yunanistan’la tansiyonu düşürmek için adım atmadığını” ve bu zirvede AB ülkelerinin yaptırımları masaya yatıracağını belirten Michel, “Bence artık kedi-fare oyunu sona ermeli. 10 Aralık’ta Avrupa zirvesinde bu konuyu tartışacağız ve buna karşı elimizdeki imkanları kullanmaya hazırız” dedi.

AB YAPTIRIMLAR KONUSUNDA ANLAŞAMADI

Yunanistan ile Türkiye arasında devam eden Doğu Akdeniz’de sondaj ve doğalgaz arama çalışması gerilimi, yaz aylarından bu yana devam ediyor. Avrupa Birliği zaman zaman yaptırımları gündeme getirse de, Almanya’nın arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonucunda hiçbir zirvede bu konuda bir karar çıkmamıştı.

Türkiye’nin Oruç Reis’i Eylül ayı ortasında geri çekmesi taraflar arasındaki yumuşamayı sağlamlaştırmış; Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın yaptırım çağrıları AB içinde taraftar bulmamıştı.

1-2 Ekim’de yapılan AB zirvesinde de Türk-Yunan sorunlarının görüşmeler yoluyla çözülmesi ve bu kapsamda Ankara-Brüksel ilişkilerinin yeniden canlandırılması için önemli kararlar alındı.

Ancak sonrasında AB ülkelerinin tavır değişikliğinde sadece Oruç Reis’in bölgeye yeniden gönderilmesi değil, Kıbrıs’ta Kapalı Maraş bölgesinin kısmen açılması ve Erdoğan’ın bölgeye yaptığı ziyaret de etkili olmuştu.

MİCHEL: AB ANKARA’YA ELİNİ UZATTI

10-11 Aralık tarihlerinde düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) liderler zirvesi öncesi açıklama yapan AB Konseyi Başkanı Charles Michel, AB’nin Ekim ayında sorunları gidermek ve ilişkileri iyileştirmek için Doğu Akdeniz sorunu konusunda Ankara’ya el uzattığını belirtti. Michel ancak bu olumlu teklifin Ankara’nın provokasyonlarına son vermesi karşılığında yapıldığına dikkat çekti.

O zamandan bu yana olumlu bir gelişme yaşanmadığına ve Türkiye’nin tek taraflı davranmaya ve düşmanca söylemler kullanmaya devam ettiğini söyleyen Michel, bu nedenle önümüzdeki hafta düzenlenecek AB liderler zirvesinde Türkiye’nin tutumuna karşı nasıl bir tepki verileceğinin görüşüleceğini dile getirdi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Yunan karasularında doğal gaz arama faaliyetlerini sürdürdüğünü iddia eden Michel, “Artık bu kedi-fare oyununa bir son verilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Michel sözlerini “Elimizdeki tüm imkanları kullanmaya hazırız” şeklinde sürdürdü.

“TÜRKİYE’YE YAPTIRIM KONUSUNDA İSTEKSİZ ÜLKELER VAR”

Bu arada Euronews’e konuşan Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye’ye yaptırım konusunda bazı ülkelerin isteksiz olduğunu söyledi.

Borrell, gelecek hafta yapılacak AB zirvesi öncesinde Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimle ilgili Türkiye ile ilişkilerde “önemli bir iyileşme” olmadığını söyledi.

MSB: Doğu Akdeniz’de ayrıştırma tedbirlerine yönelik toplantıya Yunanistan katılmadı

medyabold
Devamını Oku »