30 Mayıs 2020 Cumartesi

Another İstanbul church attacked amid growing hostility toward Christians: report

Another church has been attacked amid growing hostility towards Christians in Turkey, which includes arrests, mysterious disappearances, unresolved murders and a history of rights violations, the Asia Times news website reported.

Last Saturday, a man ripped the cross from the gate of the Armenian Surp Krikor Lusaroviç (Saint Gregory the Illuminator) Church in the Kuzguncuk district, on the Asian side of İstanbul.

The man was detained by police on Friday, according to the Turkish media.

In the meantime, church officials have taken steps to repair the damage, replacing the old cross with a new one.

The latest attack against a Christian target reflects a growing climate of hostility and repression towards minority groups in Turkey under President Recep Tayyip Erdoğan.

Earlier this month, the pro-government magazine Gerçek Hayat published a special 176-page edition that accused Armenians and other Christians in Turkey of terrorist activities and blamed them for participating in a failed coup in 2016, according to the Ahval news website.

Garo Paylan, an Armenian member of the Turkish parliament for the Peoples’ Democratic Party (HDP) tweeted that “attacks continue on our churches. The cross of our Surp Krikor Lusaroviç Armenian Church was removed and thrown away. Hate speech by the ruling power normalizes hate crimes.”

CCTV footage captured the attack. Around 7:20 p.m., a man is seen looking at the security cameras for a while, perhaps in an act of defiance, and then removing the cross, Edvart Ayvazyan, head of the church foundation, told the Bianet news website.

Less than three weeks ago the Surp Asdvadzadzin Patriarchal Church was attacked.

On May 8 a man tried to set fire to the door of the building and was later arrested. (turkishminute.com)

The post Another İstanbul church attacked amid growing hostility toward Christians: report appeared first on Stockholm Center for Freedom.

from SCF
Devamını Oku »

Kulüpler yabancı sayısının kadameli olarak düşürülmesini onaylıyor

Süper Lig’de TFF ile Kulüpler Birliğinin ortak toplantısında yabancı sayısının düşürülmesini gündeme geldi. Sayının düşürülmesini kulüplerin kabul etti. Sayının ne olacağı ile ilgili ise rakam konuşulmadı.

BOLD – Kulüp başkanlarının TFF – Kulüpler Birliği toplantısında yabancı sayısının düşürülmesi konusuyla ilgili görüşleri ortaya çıktı. Kulüpler genel olarak sayının düşürülmesine sıcak baktı. TFF Yönetim Kurulu, halen 28 kişilik kadroda 14 olan yabancı sayısını gelecek sezon 12’ye, sonraki sezonlarda da 2’şer 2’şer azaltıp 6+2’ye indirmek için çalışmalara başladı. Bu konuda bir komite kuran TFF, yabancı oyuncular için ‘32 yaş kriteri’ koymayı tartışıyor.

GALATASARAY YABANCI SAYISININ DÜŞMESİNİ İSTEMİYOR

Yabancı sayısının azaltılması konusu TFF Yönetim Kurulunun geçen hafta Kulüpler Birliği ile İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantıda da konuşuldu. Liglerin 12 Haziran’da başlaması planlanırken ileriye dönük yabancı kuralı ile ilgili kulüplerde düşüncelerini paylaştı. Süper Lig’deki kulüplerin büyük bir çoğunluğu yabancı sınırlamasına sıcak bakarken bu öneriye Galatasaray Kulübü karşı çıktığı belirtildi. Fatih Terim’in yabancı sayısının serbest olması konusunda ısrarcı olmuş ve kararın çıkmasını sağlamıştı. Sarı-Kırmızılı kulüp Avrupa ile mücadele için yabancı sayısında kısıtlamaya gidilmesine mesafeli duruyor.

BEŞİKTAŞ VE TRABZON SINIRLAMAYA SICAK BAKIYOR

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi yabancı sayısının kısıtlamasından çok kalitesinin önemli olduğunu belirterek “Ben, yabancı futbolcuların sayısından ziyade kalitesini düşünüyorum ve bu da ancak belirli kriterler konursa sağlanabilir. 32 yaş sınırı getirilecek deniyor, bu 29-30 da olabilir, hiçbir sakıncası yok. Önemli olan kalitesi.” ifadelerini kullandı.

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu bir yıl önce yabancı sayısının düşürülmesini teklif ettiğini kaydederek şunları söyledi: “Yabancı sayısının düşürülmesi gerektiğini bundan bir yıl önce Kulüpler Birliği Vakfı toplantısında ilk teklif eden kulüp biziz. Bu bizim ‘olmazsa olmazımız’dır. Mevcut yabancı uygulamasıyla futbolumuzu kalkındırmamız mümkün değil. Bu işin en ideali sahada maksimum 6 yabancıdır. Ve bu iş elbetteki belli bir plan dahilinde kademeli olarak gerçekleştirilmelidir. Ayrıca bundan böyle genç yabancılar tercih etmeliyiz. Yaş konusunda da bir sınırımız olmalı.”

YABANCI SAYISI 2’ŞER 2’ŞER 8 KADAR İNEBİLİR

Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz son toplantıda yabancı sayısının konuşulduğunu vurgulayarak “TFF ile yapılan toplantıda indirim konuşuldu ve herkes kabul etti ama rakam konuşulmadı. Bu kadar radikal bir değişiklik olmasını istemem. 6+2 gibi garabetlere karşıyım. Kademeli olarak 2 şer 2 şer 8 e kadar inebilir.” dedi. Yeni Malatyaspor Başkanı Adil Gevrek’te “Şu süreçte bunu konuşmak doğru olmaz. Bu senaryoları şimdiden yazmaktansa, koronovirüs süreci bittikten sonra Kulüpler Birliği ile TFF bir araya gelip istişare yapmalı. Ülke menfaati neyi gerektiriyorsa o yapılır; birden 6 ya da 8 olmaz. Oldubittiye getirilirse, yarın öbür gün tekrar değiştirilmeye çalışılır. İyi düşünmek lazım.” ifadelerini kullandı.

SAYI KADEMELİ OLARAK DÜŞÜRÜLMELİ

Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu kulüplerin çoğunun yabancı sayısının düşürülmesine katıldığına değinerek düşüncelerini şöyle paylaştı:  “Yabancı futbolcu sayısının düşürülmesi fikrine ben de katılıyorum. Sayı, kademeli olarak düşürülmeli. Kulüpler Birliğinin geçen hafta TFF ile yaptığı toplantıda da bu yöndeki görüşlerimi dile getirdim. TFF, bu konuda bizim görüşlerimize büyük önem veriyor ve kulüplerin çoğu sayının azaltılması düşüncesine katılıyor. Yabancı sayısının azaltılmasının Türk futbolu adına daha iyi olacağı kanaatindeyim.” Denizlispor Başkanı Ali Çetin ise  “Yabancı sınırlamasının kademeli olarak düşürülmesini doğru buluyoruz. Türkiye Futbol Federasyonunun bu konuda alacağı kararın arkasındayız. Yabancı sayısının düşürülmesi yönünde yapılacak bir değişiklik, kesinlikle doğru karar olur.” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Bir Kuzu vakası daha: Yandaş patronun oğlundan Riva’da kıyı şeridine havuzlu villa

İktidara yakın Kuzu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Gökçen Kuzu’nun oğlu Yusuf Kuzu’nun, İstanbul Riva’da, kıyı şeridine havuzlu villa yaptığı, yan parselindeki yeşil alanı çevirip duvar ördüğü tespit edildi.

BOLD – Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre Beykoz Riva Millet Caddesi’ne komşu kıyı şeridinde, iktidar partisine yakınlığıyla tanınan Kuzu Grup’un sahibi Gökçen Kuzu’nun oğlu Yusuf Kuzu’ya ait parselde, hummalı bir çalışma sürüyor. Arazide yapılan geniş camlı villanın dışı taşlarla kaplandı. Binaya havuz, beton blok duvarlar ve beton merdivenler inşa edildi.

MAHALLEDE ÇİVİ ÇAKAMADIKLARINI BELİRTEN HALK ŞİKAYET ETTİ

Bölge sakinleri, mahallede çivi bile çakamadıklarını belirterek çalışmaları ilgili kurumlara dilekçe ile şikayet etti. Kıyı kenar çizgisinden ilk 50 metre mesafenin bırakılması gerektiği, bu arazide mesafe bırakılmadığı kaydedildi. Beykoz Belediyesi yetkilileri, villanın Yapı Kayıt Belgesi (YKB) olduğuna işaret etti. Yan parseldeki yeşil alana yapılan duvarların yıkıldığı ifade edilerek “YKB bulunan yapı için mevzuat gereği herhangi bir cezai işlem ya da yıkım uygulanmamıştır” denildi. YKB, başvurusunun incelenmesi ve onaylanmasının ilçe belediyeleri yetki alanında olmadığına da dikkat çekildi.

AĞAÇLARI İNEKLER YEMESİN DİYE DUVAR ÇEKTİM

Gökçen Kuzu ise işlemlerin yasal olduğunu savundu. Havuzla ilgili de “Kapatmak kolay, üzerine 3 tahta çakarız” dedi. Kuzu ayrıca şunları söyledi: “Biz oraya sadece güzellik kattık. 450 bin liralık ağaç diktirdim. Benim bina 75 metre yukarıda. Duvarları toprak kaymasın diye yaptık. Toprağı yaparken havuzu da yapmış olduk. Arsamın bitişiği 157 dönüm 65 kişi ortak. Ben de ortağım. Ortak yere bir duvar çekmiştim. Ağaçları inekler yemesin diye. Ona da karşı çıktılar. Yıktırdım.”

MEVZUATA AYKIRI İNŞA EDİLEN YERLERİ KURTARDI

YKB, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yetkilendireceği kuruluşlara 31 Aralık 2018’e kadar başvurulması ve gerekli şartların yerine getirilmesi halinde, imar mevzuatına aykırı inşa edilen yapıların kayıt altına alınması için verilen bir belgedir.

İmamoğlu’nun çılgın projesi: Atatürk’ün vasiyeti Fatih heykeli

medyabold
Devamını Oku »

Dini kitap okumaktan 9 yıl hapis cezası verdiler

Tanık ifadesine göre ‘dini kitap okuduğu için’ tutuklanan Adem Kahraman ve iki oğlunun hikayesi Türkiye’de hukukun işleyişini gözler önüne serdi.

BOLD ÖZEL – Adem Kahraman, 10 Kasım 2015 yılında iktidar tarafından Paralel Yapı soruşturması kapsamında tutuklandı. 15 Temmuz öncesi yapılan bu tutuklamada Kahraman’a Gülen Cemaati soruşturmalarında “delil” olarak kabul edilen banka hesabı ve ByLock olmamasına rağmen 9 yıl ceza verildi. Gerekçe ise; bir tanığın Adem Kahraman’ı çalıştığı kurum olan Eskişehir İl Dernekler Müdürlüğünde dini bir kitap okurken görmesi.

5 yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan Kahraman ve ailesinin ilginç bir hikayesi var. Baba Adem Kahraman 2015’te tutuklandıktan 1 yıl sonra oğlu Zübeyr Selman Kahraman, 2 yıl sonra da diğer oğlu Ahmet Erkam tutuklandı.

Baba Kahraman, tutuklandıktan sonra 2 ay Eskişehir cezaevinde kaldı ardından ailesine haber verilmeden Ankara Sincan Cezaevine sevk edildi. Burada da 2 yıl kalan Kahraman, yine ailesine haber verilmeden Denizli’ye sevk edildi. Bu şehirde de 2 yıl hapis yatan Kahraman, son olarak ailesine daha yakın olmak için Eskişehir’e naklini istedi.

Baba Kahraman, şehir şehir hapis yatarken 1992 doğumlu oğlu Zübeyr Selman Kahraman, 10 Mart 2016’da Antalya’da, 1990 doğumlu oğlu Ahmet Erkam ise 10 Nisan 2017’de yine aynı suçlama ile Balıkesir’de tutuklandı.

TATİLE GİDİNCE OLANLAR OLDU

Bir müddet Antalya’da cezaevinde kalan Zübeyr Kahraman tahliye olduktan sonra yakınlarıyla birlikte Edirne’ye tatile gitti. Ancak Edirne’de AVM’de alışveriş yaparken aracın Antalya plakalı olmasından şüphelenen polis Zübeyr Kahraman’ı yeniden gözaltına aldı ve kaçma iddiasında bulundu.

Edirne’de cezaevinde kalan Zübeyr Kahraman, daha sonra Bandırma Cezaevine sevk edildi. Zübeyr Kahraman, Denizli-Bandırma arasında mekik dokuyan annesine daha yakın olmak için Eskişehir’e sevk istedi ve geçen Temmuz ayında sevki gerçekleşti. Tutuklamanın 15 Temmuz’dan önce yapıldığına dikkat çeken anne Hülya Kahraman, mahkemenin oğluna 6 yıl 3 ay hapis cezası verdiğini söyledi.

Zübeyr Kahraman’a yapılan terör suçlamasının gerekçesinde ise Antalya’da arkadaşları ile yaptığı bir gezi gösterildi. Tanık ifadelerine göre gezi sırasında yenilen dürümleri o dönem üniversite öğrencisi olan Zübeyr Kahraman ödedi. Kahraman, bir öğrenci olarak parayı ödemesinin mümkün olmadığını söyledi ancak mahkeme terör suçlaması için geziyi yeterli gördü.

Ahmet Erkam, Hülya, Adem ve Zübeyir Selman Kahraman bir görüş gününde.

MAHKEME BAŞKANI İŞKENCEYİ GÖRMEZDEN GELDİ

Kahraman ailesinin bir diğer üyesi 1990 doğumlu Ahmet Erkam Kahraman ise 10 Nisan 2017 tarihinde gözaltına alındı. 5 gün önce babasının duruşmasına giden Ahmet Erkam’a da terör suçlaması yöneltildi. Ahmet Erkam, gözaltı süresince polis tarafından başta darp olmak üzere işkenceye uğradı. Mahkemede işkenceyi söylemesine rağmen mahkeme başkanından “Bunun yeri burası değil” cevabı aldı. Ahmet Erkam’a işkence yapan polisler ise mahkeme salonunda yer aldı.

Geri çekilen tanık ifadelerine rağmen mahkeme Ahmet Erkam’a 8 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Balıkesir’de hapis yatan Ahmet Erkam, annesi ve ağabeyine yakın olmak için Eskişehir’e sevkini istedi ve Ağustos ayında ağabeyi ile aynı cezaevinde buluştu. Eylül ayında ise baba Adem Kahraman oğullarının yanına sevk oldu. Böylece baba ve 2 oğlu 2015’ten sonra tekrar yan yana gelebildiler.

DENETİMLİ SERBESTLİK HAKKINI KULLANDIRMIYORLAR

Eşi ve oğullarını ziyaret etmek için şehir şehir gezen anne Hülya Kahraman, oğlu Zübeyr Selman’ın denetimli serbestlik hakkı kazandığını ancak dosyanın Yargıtay’da beklemesi yüzünden denetimli serbestlikten yararlanmadığına dikkat çekti. Eşi ve oğullarının dosyalarının Yargıtayda beklediğini belirten anne Hülya Kahraman “Dik durmaktan yoruldum artık güzel şeyler olsun” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Ölüm tehdidi alan Rakel Dink’e Davutoğlu ve Babacan’dan destek

Ölüm tehditleri aldıklarını duyuran Hrant Dink Vakfı ve Rakel Dink’e Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’dan destek mesajı geldi. Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Rakel Dink’i arayarak geçmiş olsun dileğinde bulundu.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, “Hrant Dink Vakfı’na yönelik tehditler, ayrımcılığı teşvik eden bir siyasi iklimin ürünüdür. Ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı her kesimi savunacak, Rakel Dink’i ve vakıftaki arkadaşlarını yalnız bırakmayacağız” dedi.

Suikast sonucu öldürülen gazeteci Hrant Dink anısına kurulan Uluslararası Hrant Dink Vakfı, dün yaptığı bir açıklamayla, vakıf yetkilileri ve Dink’in eşi Rakel Dink’in ölümle tehdit edildiği elektronik postalar aldıklarını açıkladı.

Açıklamanın ardından Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan, vakfa ve Dink ailesine destek veren mesajlar yayınladı.  Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Rakel Dink’i arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti. Rakel Dink, Davutoğlu ailesine temennileri için teşekkür etti. Gelecek Partisi de resmi Twitter hesabından, hem vakfa hem de Rakel Dink’e yönelik tehdit mesajlarını kınayan bir bildiri yayınladı. Mesajda, “Hrant Dink Vakfı ve Rakel Dink’e yönelik tehditleri şiddetle kınıyoruz” denildi.

 

Süleyman Soylu ‘Çav Bella’ failini neden bulamadıklarını açıkladı

 

medyabold
Devamını Oku »

İmamoğlu’nun çılgın projesi: Atatürk’ün vasiyeti Fatih heykeli

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu, Atatürk’ün vasiyetini yerine getirip, şehrin yakışır bir yerine Fatih Sultan Mehmet Han’ın heykelini dikeceklerini açıkladı.

BOLD – TELE1’de, Uğur Dündar’ın sunup Yılmaz Özdil’in yorumculuk yaptığı Demokrasi Arenasına katılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Özdil’in “Atatürk’ün ismini taşıyan bir proje tasarlıyor musunuz?” sorusuna ‘Fatih heykeli vasiyeti’ ile cevap verdi.

AYASOFYA CAMİİ YANINDAKİ MEYDAN DA DÜŞÜNÜLEN YERLERDEN BİRİYDİ

Afet İnan’ın, Atatürk’ün hatıralarına ait bir kitabından bahseden İmamoğlu, Mustafa Kemal’in Fatih Sultan Mehmet’in heykelinin yapılabileceğini söylediğini belirtti. Heykelin yerleştirilmesi düşünülen yerleri de Ayasofya Camii yanındaki meydan, Kız Kulesi, Rumeli Hisarı veya Fatih’in gemilerini kızakla geçirdiği deniz diye sıraladı.

BAŞKAN İMAMOĞLU, SOSYAL MEDYADAN DA İLAN ETTİ

İmamoğlu, sosyal medya hesabından da projeyi şu şekilde ilan etti: “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir vasiyetini yerine getirmek bizim için onurdur. Atamızın örnek bir tarihi lider olarak gördüğü Fatih Sultan Mehmet Han’ın heykelini şehrimize yakışır bir noktada ve şekilde hayata geçireceğiz.”

Uzaktan eğitimde öğrencilerin %20’sinde davranış değişimi var

medyabold
Devamını Oku »

Erdogan’s party plans measures seen as potential obstacle to new parties

Turkish President Tayyip Erdogan’s AK Party is planning to push through measures with its nationalist allies that affect how political groups may contest elections and could hamper new opposition parties taking part in any snap elections.

The move comes after two of Erdogan’s leading long-time allies, former prime minister Ahmet Davutoglu and former economy chief Ali Babacan, formed separate political parties in recent months to challenge the ruling AKP.

Three AKP officials told Reuters there is no intention to hold elections before the scheduled polls in 2023. The planned measures are not meant to block new parties but rather to prevent a political maneuver used in the past, they said.

In 2018, 15 parliamentarians from the main opposition Republican People’s Party (CHP) switched to the new Iyi Party so that it could contest snap elections by forming a parliamentary group. One AKP official said the new measures will stop parties from forming parliamentary groups in this “unethical way.”

The measures would lower the threshold for parties to enter the assembly to 5% of the vote from 10%, but crucially for new parties would prevent tactical transfers like those made in 2018. The government expects to submit the changes to parliament in June, the AKP official said.

The CHP has signaled it would offer support to the new parties, prompting senior AKP official Naci Bostanci to say his party is working with its nationalist MHP allies to prevent attempts to “market” lawmakers in an anti-democratic way.

To take part in elections, parties must have held a congress and formed a party structure in half of Turkey’s provinces or already have a group of at least 20 MPs in parliament – criteria which the two new parties do not yet meet.

“It’s clear that any legal regulation about political parties is being brought on the agenda to prevent new parties like ours from entering elections,” said a senior official from Babacan’s Deva Party.

Selim Temurci, the spokesman for Davutoglu’s Future Party, said his party was on the verge of meeting the conditions of the law and will hold a congress in August.

Reuters

Turkey’s police detain Kurdish politicians and activists

The post Erdogan’s party plans measures seen as potential obstacle to new parties appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/05/30/erdogans-party-plans-measures-seen-as-potential-obstacle-to-new-parties/
Devamını Oku »

Irkçılık karşıtı ABD’li göstericilerden CNN’e protesto

ABD’de siyahi George Floyd’un polis tarafından boğularak öldürülmesinin ardından Minneapolis’te başlayan protestolar hızla diğer eyaletlere yayıldı. Irkçılık karşıtı göstericiler CNN binasına saldırdı.

BOLD – Poli şiddeti sonucu 25 Mayıs’ta Minneapolis’te öldürülen siyahi George Floyd’un ölümüne yanıt olarak sergilenen protesto gösterileri dün de devam etti. Centennial Park’ta başlayan gösteriler, polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı Atlanta’daki CNN binası etrafında devam etti. Saat 19.00’da protestocular, CNN’in sembolik logosunu hedef aldı. Göstericiler bir polis aracını da ateşe verdi.

medyabold
Devamını Oku »

Cumhurbaşkanlığı seçimi için Erdoğan’ın artık iki rakibi var!

Avrasya Araştırmanın Cumhurbaşkanlığı seçim anketinde Ekrem İmamoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı geride bıraktı. Mansur Yavaş ise Erdoğan’ın 0.2 puan gerisinde.

BOLD – Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz, Cumhurbaşkanlığı Seçimi Araştırması’nın sonuçlarını Youtube’da paylaştığı bir video ile açıkladı.

Ankette, ‘İlk turda sadece Recep Tayyip Erdoğan ile Ekrem İmamoğlu yarışıyor olsa hangisine oy verirsiniz?’ sorusuna ‘İmamoğlu’ yanıtını verenler yüzde 45,5 oldu. Erdoğan’a oy vereceğini açıklayanlar ise 40,4’te kaldı.

 

Ankete katılanlara, “İlk turda Tayyip Erdoğan ile Mansur Yavaş yarışıyor olsa hangisine oy verirsiniz?” sorusu yöneltildi. Yüzde 39,9 Erdoğan, yüzde 39,7 Mansur Yavaş’a oy vereceğini söyledi. Yüzde 20,4 ise kararsız olduğunu belirtti.

Ankete katılanlara, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tekrar aday olsa oy verir misiniz? sorusu yöneltildi. Vatandaşların yüzde 46,9’u “Hayır, oy vermem”, yüzde 39,2’si “Evet, oy veririm”, yüzde 14,9’u ise “Diğer adaylara bağlı” cevabı verdi.

Anket sonucunu değerlendiren Özkiraz, “Erdoğan’a oy vermeyeceklerini söyleyenlerin oranını bir önceki seçimde olduğu gibi MHP’lilerin bir kısmının Erdoğan’a yine oy vermeyeceğini doğruluyor” dedi.

YÜZDE 66, CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNDEN MEMNUN DEĞİL

Ankete katılanlara Cumhurbaşkanlığı sisteminden memnun olup olmadıkları da soruldu. Yüzde 24,1 “Evet çok memnunum” cevabı verirken, yüzde 66,7’si “Hayır, hiç memnun değilim” dedi. Kararsızların oranı ise 9,2 oldu.

CUMHURBAŞKANLIĞI REFERANDUMU SORUSUNA YÜZDE 63 HAYIR DEDİ

Ankete katılanlara “Yeniden referandum yapılsaydı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi-partili başkanlık sistemine ne yönde oy kullanırdınız?” sorusu yöneltildi. Soruya ankete katılanların yüzde 63,1’i “Hayır oyu verirdim” yüzde 27,6’sı “Evet oyu verirdim” yanıtını verdi. Kararsızların oranı ise 9,3 olarak belirlendi.

CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ SONRASI KÖTÜYE GİTTİ

“Cumhurbaşkanlığı referandumundan bu yana Türkiye ne yönde değişti?” sorusuna “Olumlu yönde değişti” cevabını verenlerin oranı 23,5’te kalırken ankete katılan vatandaşların 60,1’i “Olumsuz yönde değişti” dedi. “Değişmedi” diyenlerin oranı 16,4 oldu.

MUHALEFET TEK ADAYLA GİRMELİ

Avrasya Araştırma Şirketinin araştırmasında ankete katılanlara cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetin nasıl girmesi gerektiği de soruldu. Erdoğan’a oy vermeyeceğini belirtenlere sorulan soruya, yüzde 52,7 tek aday, yüzde 32,1 her partinin kendi adayı ile girmesi cevabı verdi. Yüzde 15,2 fikrim yok yanıtı verdi.

Ankete katılanlara sorulan diğer sorular ve alınan oy oranları şu şekilde:

Ankette partiniz aday çıkarmaz ve CHP adayını desteklerse sizin tutumunuz ne yönde olur? (Cumhur İttifakı’na oy veren seçmenlere sorulmamıştır)

İYİ Parti seçmenleri:

Yüzde 69,7 Partimin kararına uyarım

Yüzde 28: CHP’nin adayına bağlı

Yüzde 2,3 Hayır, CHP adayına oy vermem

HDP seçmenleri:

Yüzde 85,2: Partimin kararına uyarım

Yüzde 10,3: CHP’nin adayına bağlı

Yüzde 4,5 Hayır, CHP adayına oy vermem

ÇATI ADAY ANKETİNDE İMAMOĞLU ÖNDE

Muhalefet çatı aday ile seçime katılırsa muhalefetin adayı kim olmalıdır?

Yüzde 22,1: Kim olursa olsun oy vermem

Yüzde 25,5: Kim olursa olsun oy veririm

Yüzde 18,4: Ekrem İmamoğlu

Yüzde 12,7: Mansur Yavaş

Yüzde 11: Bilmiyorum

Yüzde 10,3: Diğer

ERDOĞAN’A KARŞI ORTAK ADAYA DESTEK

İlk turda sadece Recep Tayyip Erdoğan ile muhalefetin ortak adayı olan birisi yarışıyor olsa hangisine oy verirsiniz?

Yüzde 42,3: Muhalefetin ortak adayı

Yüzde 39,8: Recep Tayyip Erdoğan

Yüzde 17,9: Muhalefetin adayına bağlı

“Erdoğan’ın babasının malı değildir Türkiye Cumhuriyeti. Ben Erdoğan’dan korkmuyorum”

 

medyabold
Devamını Oku »

Siyahi Floyd’u boğarak öldüren polisin eşi boşanma davası açtı

ABD’nin Minneapolis kentinde siyahi Amerikalı George Floyd’u boğarak öldüren polis memuru Derek Chauvin’in eşi boşanma kararı aldı. Gerekçe olarak cinayeti gösterdi.

BOLD – George Floyd’un polis şiddeti sonucu ölmesine ilişkin protesto gösterilerin ve tartışmalar sürüyor. Üçüncü derece cinayet ve adam öldürmekle suçlanan polis memuru Derek Chauvin’in eşi Kellie Chauvin’in avukatı bir açıklama yaptı. “Müvekkilim Kellie, Floyd’un ölümünden büyük üzüntü duymaktadır ve ailesinin yasını paylaşmaktadır. Aynı zamanda, Derek Chauvin’le evliliğinin feshi için başvuruda bulunmuştur” dedi.

Sekula Aile Avukatlık Ofisi imzasıyla yayımlanan açıklamada, “Bayan Chauvin’in şu anki evliliğinden çocuğu olmasa da bu zor dönemde, çocuklarının, ebeveynlerinin ve aile yakınlarının güvenlik ve mahremiyetini saygıyla talep ediyor” denildi. Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Kellie Chauvin’in boşanma başvurusunda, polis eşinin siyahi bir vatandaşın ölümüne sebep olmasını gerekçe gösterdiği belirtildi.

Kellie Chauvin’in polis eşine boşanma davası açmasına sosyal medya kullanıcılarından da destek geldi. Amerikalı Müslüman aktivist Linda Sarsour, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Minneapolis Polis Memuru Derek Chauvin’in karısı Kellie Chauvin onu boşadığını açıkladı. Bahsettiğimiz şey bu. Ailenizdeki ırkçılardan boşanın. Birini öldürene kadar beklemeyin. Kendi ayaklarınız üzerinde durun” ifadelerini kullandı.

Minnesota eyaletinde ölümle sonuçlanan son tutuklama olayının görüntülerinin sosyal medyada yayılması üzerine, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmaları tekrar gündem olmuş ve Minneapolis başta olmak üzere birçok şehirde protestolara yol açmıştı.

Floyd’un ölümüne sebep olan polis memurlarının hepsinin ağır bir cezaya çarptırılması ve polis şiddetinin durması için yapılan protestolar ABD’nin farklı kentlerine devam ederken, Amerikan medyasına yansıyan haberlerde, birçok eyalette göstericilerle polislerin karşı karşıya geldiği ve polisin şiddete başvurduğu görüldü.

medyabold
Devamını Oku »

Uzaktan eğitimde öğrencilerin %20’sinde davranış değişimi var

TEGV araştırmasına göre uzaktan eğitim alan öğrencilerin yüzde 51’i öğretmenleriyle nadiren iletişim kuruyor. Yüzde 39’u arkadaşlarıyla hiç görüşmüyor. Yüzde 20’sinde davranış değişimi meydana geldi.

BOLD – Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), korona salgınıyla başlayan uzaktan eğitim sürecinde, çocukların ve velilerin tecrübelerini değerlendirme amaçlı araştırma yaptı. Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde, 31 şehirden 368 TEGV velisiyle yürütülen araştırmaya katılanların yüzde 54’ünün 1-2, yüzde 34’ünün 3’ten fazla, yüzde 12’sinin ise 5’ten fazla çocuğu var. Raporda göze çarpan sonuçlar şöyle:

DERSLERE CANLI KATILIM ORANI YÜZDE 11 DÜZEYİNDE

Eğitim Bilim Ağı’nı (EBA) her gün düzenli takip eden oranı yüzde 69. Bunun yüzde 83’ü televizyon üzerinden. Çevrimiçi portaldan asenkron (uyumsuz) takip oranı yüzde 47, canlı ders katılımı ise 11.

EBA’yı, velilerin yüzde 47’si düzenli, 36’sı belirli aralıklarla takip ediyor.

Çocukların yüzde 37’si velisinden destek istiyor. Destek matematik ve problem/test çözme, araştırma ödevleri ve İngilizce alanlarında yoğunlaşıyor.

ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 39’U ARKADAŞLARIYLA İLETİŞİME GEÇMEDİ

Uzaktan eğitimde yüzde 50 oranında bilgisayar, 59 cep telefonu, 28 tablet kullanıyor. Yüzde 4’lük kesimse hiçbir araç kullanmıyor.

Çocukların hafta içi öğretmenleriyle düzenli görüşme oranı yüzde 48, haftada 1-2 gün görüşme oranı yüzde 31, geçen 1,5 ayda yalnızca 1 veya 2 görüşme oranı ise yüzde 21. Düzensiz ve nadiren iletişim kuranların oranı yüzde 51. Çocukların yalnızca yüzde 3’ü öğretmenleriyle sohbet ediyor. Geçen 1,5 aylık sürede yüzde 7’si öğretmenleriyle; yüzde 39’u ise arkadaşlarıyla iletişim kurmadı.

DUYGUSAL VE PSİKOLOJİK ETKİLER GÖRÜLDÜ

Çocukların yüzde 20’sinde davranış değişimi oluştu. Yüzde 11’inde sıkılma, 9’unda ani duygu durum değişiklikleri, 9’unda yerinde duramama, 7’sinde sürekli telefon kullanma görüldü.

HERKESE HİTAP EDEN TABLETLER PİYASAYA SÜRÜLMELİ

Araştırma neticesine göre iletişim sıkıntılarını gidermek ve uzaktan eğitimi toplumun her kesiminde normalleştirmek için birtakım çözüm teklifleri de sunuldu:

Salgın evresinde canlı sınıf modeline ihtiyaç var. Herkesin alım gücüne uygun basit tabletler piyasaya sürülmeli. İnternet erişimi kamu ve özel sektör iş birliğiyle düşük gelirli bölgelerde ücretsiz sağlanmalı.

EĞİTSEL ARAÇLARIN DEVAMLILIĞI SAĞLANMALI

Eğitimde kitap, defter gibi geleneksel araçların yerini, tabletlerin alması konuşulmaya başlanmalı. Normal zamanda ve bu gibi kriz anlarında eğitsel araçların devamlılığı sağlanmalı.

Çocukların İngilizce ve matematik alanında yalnız çalışmaları daha zor. Bir yetişkin desteğine daha fazla ihtiyaç duyulan bu alanlarda verimli etüt modelleri çalışılmalı.

Barolardan AKP’nin çoklu baro sistemine karşı Ankara’ya çıkarma

medyabold
Devamını Oku »

Barolardan AKP’nin çoklu baro sistemine karşı Ankara’ya çıkarma

İktidarın ‘çoklu baro, nispi temsil’ tekliflerine karşı barolar, Ankara’da toplanmaya hazırlanıyor. Hafta başında siyasi parti liderleriyle görüşecek baro yöneticileri, düzenlemeden vazgeçilmesini talep edecek.

BOLD – AKP’nin Avukatlık Kanunu’nda değişikle kendilerine müdahale yolunu açan çoklu baro, nispi temsil önerilerine karşı barolar, başkentte toplanacak. Hafta başı liderlerle görüşecek baro yöneticileri düzenlemeden vazgeçilmesini isteyecek. İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, yargının savunma ayağının da çökertilmeye çalışıldığını belirtiyor. Dünyada böyle bir sistem bulunmadığını söyleyen İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, öneriyi ‘baroları susturma girişimi’ diye tanımlıyor. Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan ise ‘FETÖ projesi’ iddiasını ortaya attığı çoklu baro sistemi için “Baroları bölmek, parçalamak ve yönetmek istiyorlar” ifadesini kullanıyor.

ADALET BAKANLIĞI VE AKP GRUBU TASLAK ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR

Duvar’dan Müzeyyen Yüce’nin haberine göre Haziran’da mesaiye başlayacak Meclis’te, öncelikle ele alınacağı beklenen teklif ‘örgütlenme özgürlüğü ve hakkına aykırı’lık gerekçesi üzerine bina edilecek. Adalet Bakanlığı ve AKP grubunca çalışılan taslakla Avukatlık Yasası’nda değişiklik yapılacak. Avukat sayısı binden 2 bine kadarki şehirlerde en az 500, 2 bin 1’den 4 bine kadarkilerde en az 750, 4 bin 1’den 10 bine kadarkilerde en az bin, 10 bin üzerindeyse en az 2 bin üye kaydı halinde, o ilde birden fazla baro kurulabilecek. Alternatif baroya üye avukata, geçiş yaptığı yerde 4 yıl kalma şartı getirilecek.

BAROLAR SÜRECE DAHİL EDİLMEMEKTEN ŞİKAYETÇİ

Ankara, İstanbul ve İzmir gibi çok sayıda avukata sahip baroların etkinliğini azaltacak düzenlemeye, başta Türkiye Barolar Birliği (TBB), 80 baro karşı çıkıyor. Sürece dâhil edilmediklerini kaydeden barolar, değişikliğe karşı 1 Haziran Pazartesi Ankara’da toplanacak. Siyasi parti liderleri ile de bir araya gelmeyi planlayan avukatlar, kanun değişikliğinden vazgeçilmesini isteyecek.

FEYZİOĞLU’NUN KOLTUĞUNU KORUMASI İSTENİYOR

Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz ise süreçle ilgili şu noktaya dikkat çekti: İktidarın hukuksuz uygulamalarına baroların ses çıkarmaması, yaklaşan TBB seçimlerinde Metin Feyzioğlu’nun koltuğunu koruması isteniyor. Baroları parçalayarak, gücünün önüne geçilecektir. Antidemokratik uygulamalara müdahale eden baroların sesi kesilecek, bundan toplum zarar görecek.”

AKP’li Kuzu milletin değil mafyanın vekilliğini yapmış

medyabold
Devamını Oku »

HDP Batman İl Eş Başkanları gözaltına alındı

HDP Batman il binasında dün yapılan aramanın ardından HDP İl Eş Başkanları Ömer Kulpu ve Fatma Ablay gözaltına alındı.

BOLD – HDP Batman il binasında dün polis arama yaptı. Yaklaşık 2 saat süren aramanın PKK lideri Abdullah Öcalan’ın posterlerinin parti binası dışından görüldüğü iddiası üzerine yapıldığı belirtildi.

Mezapotamya Haber Ajansı’nın haberine göre aramalar esnasında parti binasında HDP Milletvekilleri Ayşe Acar Başaran, Mehmet Rüştü Tiryaki ve Dr. Nejdet İpekyüz ve avukatlar bulundu. Aramaların devam ettiği sırada bina ve çevresi de polis ablukasına alındı. Partililer ve parti yöneticileri il binası önüne gelerek bekleyişlerini sürdürürken, polisin dışarıda bekleyen partililere “fiziki mesafe” kuralını hatırlatması dikkat çekti.

Yapılan aramalarda bina içinde Abdullah Öcalan, Haki Karer, Sakine Cansız’a ait fotoğraflara ve binada bulunan tüm dijital materyallere de el konuldu. Aramalar sona ererken, Batman İl Eş Başkanları Ömer Kulpu ve Fatma Ablay gözaltına alındı.

HDP Batman İl Başkanlığı’na polis baskını: Arama yapılıyor

medyabold
Devamını Oku »

Süleyman Soylu ‘Çav Bella’ failini neden bulamadıklarını açıkladı

İçişleri Bakanı Soylu, İzmir’de camilerden müzik yayını yapılmasıyla ilgili failin hala arandığını söyledi. “İnternet veya GSM hattı üzerinden oluşmuş olsa bulurduk” dedi.

BOLD – Youtube üzerinden katıldığı bir yayında konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,  Adana’da CHP Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım’ın tutuklanmasına neden olan olayda kaymakamın korumasının silah çektiği iddialarını yalanladı. Soylu, “Bir silah hadisesi filan yok. Böyle bir görüntü de böyle bir durum da yok” dedi.

İNTERNET VEYA GSM HATTI ÜZERİNDEN OLSA…

İzmir’de camilerden Çav Bella şarkısının çalınmasıyla ilgili soru üzerine Soylu, polisin araştırmasının sürdüğünü, teknoloji kullanılmadığı için faillerin tespit edilemediğini söyledi: Soylu, şunları kaydetti: “Ramazan ayında, herkesin kendi dini inancıyla bulunmak istediği bir ayda elbette bir provokasyon. Arkadaşlarımız arıyorlar, bulacaklar. Bu provokasyonun müsebbiplerinin iyi niyetli olmadığı apaçık ortada. İki gün önce bir Ermeni kilisesinin kapsının önündeki haçı almaya çalıştılar, hemen bulduk ve yargının önüne çıkardık. Bizim teşkilatlarımızın teknik kabiliyeti çok yüksek. Fakat buradaki temel problem, bu bir teknoloji meselesi değil. Daha geçmişte bilinen bir telsizle linke girmeyi sağlayabilecek veya başka bir yöntemle girmeyi sağlayabilecek, çok basit ve ilkel bir yöntem. İnternet veya GSM hattı üzerinden oluşmuş olsa, bütün bunları yapabilme kabiliyetine sahibiz. Oradaki problem bu camilerin namaz aralarındaki dönemde bu sistemleri kapalı olacak ve bu tip saldırılara karşı da savunma mekanizması olacak.”

SİLAH ÇEKME MESELESİ YOK

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedef göstermesinin ardından tutuklanan CHP Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım’a ve ailesine Yüreğir Kaymakamı korumasının silah çektiği görüntüler ortaya çıkmıştı. Olay gününe ilişkin yayınlanan görüntülerde, Yıldırım’ın annesinin “halka silah mı çekiyorsunuz?” diye bağırdığı görülüyordu. Konuyla ilgili konuşan Soylu, şunları belirtti: “Burada bir il başkan yardımcısı böyle bir şey yapmamalıdır. Hukukun cezası ayrıdır o başka konu. Ben senin etiğine bakıyorum. Adana’da Gençlik Kolları’nda genç bir çocuk, hata yapmıştır. Bunun hata yaptığını tesis etmesi gereken ilk önce kendi partisinin büyükleridir. Burada bir kaymakam soğanların bir arabadan arabaya nakledilmesine tanıklık etmek ve oradaki meselenin başında bulunmak için durur mu, durmuş işte. Netice itibariyle bunlar da bir siyasi partinin temsilcileri, ‘Burada ne oluyor’ diyerek belki bir gençlik heyecanıyla gelmişler. Sonra iş, başka bir tartışmaya dönmüş. Kaymakam orada, polis orada, bir arbede çıkmaya başlıyor. Böyle bir duruma sebebiyet vermek bile başlı başına yanlıştır. Siyasetin görevi bu değildir. Bir silah hadisesi filan yok. Böyle bir görüntü de böyle bir durum da yok. O esnada kaymakama yönelik bir hal söz konusu olunca koruma polisi orada müdahale ediyor. Sonra orada darp ediliyor zaten.”

MARJİNAL ÇIKIŞLARI MERKEZE TAŞIMAMALIYIZ

Soylu, Sevda Noyan’ın Ülke TV’deki açıklamalarıyla ilgili ise, “Bizi çekmek istedikleri her tartışmayı da merkezimize taşımamalıyız. Türkiye’nin temel sapmalarından biri budur. Eğer bir takım marjinal çıkışları, toplumun merkezine alırsak sabahtan akşama kadar bu tip oluyormuş gibi değerlendirmede olursak kendi gündemimize de yanlış yapmış oluruz” değerlendirmesinde bulundu.

POLİSİN ÖFKE KONTROLÜNE İHTİYACI VAR

Soylu, Adana’da polis kurşunuyla hayatını kaybeden Suriye uyruklu Ali Hemdan’ın ölümüyle ilgili, öfke kontrolüne ihtiyaç olduğunu belirterek, “Bunu o olay için söylemiyorum. Bu anlık gelişen, olmaması gereken bir olay olmuş. Bizim müdahale prensiplerimiz var. O prensiplere uyduğunuz anda hiçbir problem olmaz” ifadelerini kullandı.

AKP’li Kuzu milletin değil mafyanın vekilliğini yapmış

medyabold
Devamını Oku »

Berat Albayrak yandaşların Hazine’ye yükünü açıklamadı, Saray’ı adres gösterdi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, cevap vermediği Kamu Özel İşbirliği projelerine ilişkin sorularla ilgili Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığını adres gösterdi.

BOLD – Hükumet, muhalefetin kamuya getirdiği yük nedeniyle eleştirdiği Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerine ilişkin sorularını çoğunlukla geçiştirirken, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sorulara cevap vermeyip Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nı adres gösterdi.

RİSKLERİ HAZİNE ÜSTLENDİ

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Bakan Albayrak’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde KÖİ modelinin birçok açıdan kamuya zarar getirdiğine dikkat çekti. Türkiye’de uygulanmaya başlandığı ilk dönemlerde KÖİ projeleri ile özel sektöre varlıkların kullanım hakkı verilirken, zamanla asgari gelir garantisinden yüklenici firma için kredi bulmaya, borç üstlenmeden kur farklarına kadar birçok riskle ilgili geniş garantiler verildiğini bildirdi.

FARKLI MODELLERDE 249 PROJE YAPILDI

Albayrak, 27 Mayıs’ta verdiği yanıtta, “soru önergesinde bahsi geçen hususlara ilişkin bilgiler; www.sbb.gov. tr/koi-gostergeleri adresinde yer almaktadır” dedi. Albayrak’ın yanıtlar için işaret ettiği Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre, 115 projeyle yap-işlet-devret, modelini 109 projeyle işletme hakkı devri, 20 projeyle yap-kirala-devret ve 5 projeyle yap-işlet modelleri izledi.

KARAYOLU PROJELERİ İÇİN 23.6 MİLYAR DOLAR

Projelerin yatırım tutarlarının sektörel dağılımına bakıldığında 23.6 milyar dolar ile karayolu sektörü ilk sırada geliyor. İkinci sırada 19 milyar dolar ile havaalanları, üçüncü sırada da 18.2 milyar dolar ile enerji sektörü bulunuyor. Yap-kirala-devlet modeliyle gerçekleştirilen sağlık projeleri ise 11.6 milyar dolar ile dördüncü sırada. Devamında 2.12 milyar dolar ile liman, 1.47 milyar dolar ile endüstriyel tesis, 1.26 milyar dolar ile yat limanı ve turizm projeleri geliyor.

HAVAALANLARI 54 MİLYAR DOLARLA İLK SIRADA

İşletme hakkı devri bedellerinin sektörel dağılımına bakıldığında ise havaalanları 54 milyar dolar ile (KDV dahil, 2020 fiyatı) ilk sırada yer alıyor. Bunu 19 milyar dolar ile enerji sektörü, 2.7 milyar dolar ile limanlar ve 914 milyon dolar ile yat limanları izliyor.

AİHM’in yeni Başkanı Spano’dan 15 Temmuz davalarına ilişkin Anayasa Mahkemesi açıklaması

medyabold
Devamını Oku »

Siroz hastası tutukluya hastane koridorunda kelepçeli eziyet

İki buçuk ay önce siroz teşhisi konulan hasta tutuklu Aziz Çelik’e hem hastanede hem de karantinada eziyet ediliyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Yaklaşık dört yıldır Kilis Cezaevinde tutuklu olan Aziz Çelik, 28 Mayıs 2020 Perşembe günü tetkikler için Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine götürüldü. Ancak hastanedeki mahkum odasının anahtarı olmadığı için 2 saat elleri kelepçeli bir şekilde ayakta bekletildi. Takati kalmayınca çaresizce yere çömelen Çelik, başında iki askerle anahtarın ve doktorun yolunu gözledi.

Aziz Çelik’in (45) bir aile yakınının Bold Medya’ya verdiği bilgiye göre hasta tutuklu, 27 Mayıs çarşamba günü tahliller için Kilis Cezaevinden Gaziantep’e hastaneye yatırılmak üzere sevk edildi. İşlemleri yapıldı ve mahkum odasına alındı.

HASTANEDE NÖBET TUTMAMAK İÇİN HASTAYA EZİYET

Misafir tutuklu olarak kaldığı Gaziantep H Tipi Cezaevindeki görevliler, o gece hastanede nöbet tutmamak için Çelik’in kan tahlili çıkar çıkmaz doktorlarla görüşüp kendisini apar topar cezaevine götürdü. Çelik, buna itiraz etti: “Yatış yapılacağı için Kilis Cezaevinden geldim. Şimdi neden götürüyorsunuz” dedi. “Yapabileceğimiz bir şey yok, doktor söyledi” cevabı verildi ve 21.00’de cezaevine konuldu.

Ertesi sabah 08.00’de tekrar hastaneye getirilen Çelik, bu kez başka bir hak ihlali ile karşı karşıya kaldı. Mahkum odasının anahtarı diğer komutanda kaldığı için hasta haliyle hastane koridorunda bekletildi. Hastane güvenliği yedek bir anahtarın da olmadığını söyledi. Ayakta duracak hali kalmayan Aziz Çelik, Antepli olduğu için “gelen geçen tanıdıklarının bakışları ve soruları karşısında psikolojik olarak da yıpratıcı bir gün geçirdi.” Sonra tahlilleri yapıldı ve öğlen 12 gibi tekrar cezaevine götürüldü.

Hasta tutuklu Aziz Çelik, 28 Mayıs 2020, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi.

40 GÜNDÜR, TEK BAŞINA KARANTİNA HÜCRESİNDE

Aziz Çelik’in yaşadığı sıkıntı, stres bununla da bitmedi. İlk kez, Ramazan başlamadan bir hafta önce hastaneye götürülen Çelik, korona salgınıyla nedeniyle dönüşte mecburen karantina hücresine konuldu. Aile yakını, “Ramazan’dan bir hafta önce karantinaya alındı. Ramazan bitti, bayram geçti. 40 gündür orada. Psikolojisi bozuldu. Allahım ben burada tek başıma mı öleceğim deyip duruyor. Siroz, tedavisi 3 yıl devam edebilen bir hastalık. Şu anda Kilis Cezaevinde. 10 gün sonra sonuçlar için tekrar hastaneye götürülecek, tekrar karantinaya alınacak ve bu süreç hiç bitmeyecek.” dedi.

“TAM BİR TEDAVİ UYGULANMADI”

Tutuklanmadan önce astımı olan Aziz Çelik, iştahsızlık, aşırı kilo kaybı, şişkinlik, karında, bacaklarda su toplama gibi şikayetlerle hastaneye sevk edildi. Çelik’e şu ana kadar tam bir tedavi uygulanmadığını söyleyen aile yakını, “Psikolojisi gerçekten iyi değil. Sürekli hastaneye getirilip götürülüyor. Doktor sirozun tedavisi uzun bir hastalık olduğunu söyledi ve hastamızda neden kaynaklandığını hala araştırdıklarını ifade etti.” diye konuştu.

ADLİYEDE MEMURDU

Kilis Adliyesi denetimli serbestlik bölümünde memur olarak görev yapan Aziz Çelik, Cemaat soruşturmaları kapsamında 3 Ağustos 2016’da tutuklandı. 4 ay Gaziantep H Tipi Cezaevinde kaldıktan sonra Kilis L Tipi Kapalı Cezaevine nakledildi. Sohbetlere katıldığı ve ByLock kullandığı iddiasıyla 7,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Çelik’in dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

medyabold
Devamını Oku »

Dış ticarette salgın yıkımı: Ticaret açığı yüzde 67 arttı

Nisan ayında koronavirüsün de etkisiyle dış ticaret açığı yüzde 67 artarak 4 milyar 564 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2019 Nisan ayında yüzde 84.9 iken, salgının da etkisiyle bu rakam 2020 Nisan ayında yüzde 66.3’e geriledi.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK’) “Dış Ticaret İstatistikleri, Nisan 2020” raporu, küresel Kovid-19 salgınının özellikle ihracat üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gösterdi. Nisanda dış ticaret açığı yüzde 67 artarak 4 milyar 564 milyon dolara yükseldi.

İHRACAT YÜZDE 41 AZALDI

Nisan ayında ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41.4 azalarak 8 milyar 990 milyon dolar, ithalat yüzde 25 azalarak 13 milyar 553 milyon dolar oldu. Dış ticaret açığı da yüzde 67 artarak 4 milyar 564 milyon dolara yükseldi. Ayrıca ihracatın ithalatı karşılama oranı 2019 Nisan ayında yüzde 84.9 iken 2020 Nisan ayında yüzde 66.3’e geriledi.

5.5 MİLYAR LİRALIK ALTIN İTHAL EDİLDİ

Ocak-Nisan döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla ihracat yüzde 13.7 azalarak 51 milyar 662 milyon dolar, ithalat yüzde 1 artışla 69 milyar 205 milyon dolar oldu. Dış ticaret açığı da yüzde 102.3 artarak 17 milyar 543 milyon dolara çıkarken ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 87.4’ten yüzde 74.7’ye geriledi. Ayrıca yılın ilk 4 ayında tüketim malı ithalatı yüzde 10.4 artarak 7.2 milyar dolara çıktı. Yine ilk 4 ayda 5.5 milyar dolarlık da altın ithal edildi. Geçen yılın aynı döneminde rakam 3.2 milyar dolardı.

AİHM’in yeni Başkanı Spano’dan 15 Temmuz davalarına ilişkin Anayasa Mahkemesi açıklaması

medyabold
Devamını Oku »

Merkez Bankasından işsizlik ve batık kredi uyarısı

Salgının yol açtığı belirsizlik ortamının, yatırımları bir süre erteleyebileceğinin öngörüldüğünü açıklayan Merkez Bankası, salgının istihdam piyasasını olumsuz etkilemesiyle işsizlikte yaşanacak artışın takip eden dönemde tahsili gecikmiş alacaklara yansımalarının olmasını beklendiğini açıkladı.

BOLD – Salgın nedeniyle artacak işsizliğin batık kredileri ifade eden tahsili gecikmiş alacakları büyütmesini bekleyen Merkez Bankası, salgının etkilerinin yılın ikinci yarısına uzamasının, varlık kalitesi, banka kârlılıkları ve sermaye yeterliliği üzerinde risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

BELİRSİZLİK PİYASALARDAKİ OYNAKLIĞI ARTIRDI

Merkez Bankası, yayımladığı yılın ilk “Finansal İstikrar Raporu” ile Kovid-19 salgını ortamında finans sisteminin durumunu ortaya koydu. Raporda salgına ilişkin gelişmeler ve belirsizliklerin küresel risk iştahının gerilemesine, uluslararası piyasalarda oynaklığın artmasına ve küresel finansal koşulların sıkılaşmasına neden olurken bu dönemde gelişmekte olan ülkelerden yüksek miktarda portföy çıkışları yaşandığı vurgulandı. Raporda düşük seyreden finansman maliyetlerinin, sunulan teşvikler ve alınan politika önlemlerinin gelecek dönemde kredi büyümesini desteklemeye devam edeceği değerlendirildi.

TAHSİLİ GECİKMİŞ ALACAKLAR ARTABİLİR

Bütçe açığının özellikle yılın ikinci çeyreğinde belirgin olmak üzere artacağının öngörüldüğü belirtilen raporda, cari işlemler hesabının bu yıl ılımlı bir seyir izleyeceği ve yılın ikinci yarısında dış finansman ihtiyacı oluşturmayacağı öngörüldüğü ifade edildi. Salgının etkilerinin yılın ikinci yarısına uzaması, varlık kalitesi, banka kârlılıkları ve sermaye yeterliliği üzerinde aşağı yönlü risk oluşturabileceği belirtilen raporda, salgının yol açtığı belirsizlik ortamının, yatırımları bir süre erteleyebileceğinin öngörüldüğü açıklandı. Raporda salgının istihdam piyasasını olumsuz etkilemesiyle işsizlikte yaşanacak artışın takip eden dönemde tahsili gecikmiş alacaklara yansımalarının olması beklendiği kaydedildi.

AİHM’in yeni Başkanı Spano’dan 15 Temmuz davalarına ilişkin Anayasa Mahkemesi açıklaması

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li Kuzu milletin değil mafyanın vekilliğini yapmış

İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti ile yakın ilişkisi ortaya çıkan AKP’li Burhan Kuzu’nun “Hanımağa” lakabıyla tanınan Güniz Akkuş’u makamında ağırlayıp, makam aracını tahsis edip fotoğraflar çektirdiği belirlendi.

BOLD – İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti ile ilişkileri fotoğraf ve HTS kayıtlarıyla ortaya çıkan eski AKP milletvekili Prof. Burhan Kuzu’nun yeraltı dünyası ile ilişkisinin Zindaşti ile sınırlı olmadığı öğrenildi. Kuzu’nun kendisini “Hanımağa” olarak tanıtan ve son dönemde mafya babası Sedat Peker’i tehdit etmesiyle gündeme gelen Güniz Akkuş’u Meclis’te Anayasa Komisyonu Başkanlığı yaptığı dönemde makamında ağırladığı ortaya çıktı.

“BARONLA İŞİM OLMAZ” DEDİ, HANIMAĞA’NIN HADİMİ OLMUŞ

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre katıldığı bir canlı yayında, “Benim baronla filan işim olmaz. Bulunduğum konum buna müsait değil, mizacım müsait değil. Sigara bile bilmem, beni bilen bilir” şeklinde açıklamalarda bulunan eski AKP milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun suç örgütü lideri Sedat Peker’i tehdit eden, hanım ağa lakaplı mafya Güniz Akkuş’u TBBM’deki makamında ağırladığı ortaya çıktı.

KUZU’NUN MAKAMINI DA VE ARACINI DA KULLANMIŞ

Akkuş, o dönem Kuzu’ya ait olan makam odasında Kuzu’nun koltuğunda oturdu. Ayrıca Kuzu’ya tahsis edilen makam aracına da bindi. Odada ve makam aracında çektiği fotoğrafları ise sosyal medya hesabından paylaştı. Kuzu, Güniz Akkuş’un AKP’den milletvekili aday adayı olduğu dönemde kendisinden destek istemek için Meclis’e geldiğini savundu.

“İÇİŞLERİ BAKANIMIZ DA SEVİYOR BENİ”

Güniz Akkuş ise gazetemize yaptığı açıklamada, söz konusu fotoğrafların Burhan Kuzu’yu ziyaret ettiği sırada çekildiğini söyledi. Akkuş, “Ben 3 dönem milletvekili aday adayıydım. Bütün bakanlar ve milletvekilleriyle oturup kalktım. İçişleri Bakanımız bile seviyor beni. Benim tüm bakanlarla resmim var. Kuzu’nun makam aracına bindim. Milletvekili aday adayı olunca görüşmelere vs. gidiyoruz. Makam aracına tabii bineriz” dedi.

“BURHAN HOCA BANA ŞAKA YAPARDI”

Burhan Kuzu ile aralarının çok iyi olduğunu belirten Akkuş, “Burhan Hocam bana şaka yapardı. Ben karate Türkiye şampiyonuyum. O da Anayasa Komisyonu Başkanı’ydı. Burhan Hocam derdi ki, ‘Senle kurula girelim beni kızdıranlara tekme at.’ Düşmanlarım, Sedat Peker yanlıları bana çamur atıyor. Ben mafya değilim” dedi. Hakkında “çete kurmak”, “haraç almak” gibi çeşitli suçlardan verilen 22 yıl hapis cezası ile ilgili soruya da Akkuş, Yargıtay’ın hapis cezasını bozduğunu söyledi.

KUZU, YARGIYI KİMLERİN ARADIĞINI AÇIKLAMALI

İyi Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, AKP’li Kuzu’nun, uyuşturucu baronu İranlı Zindaşti’nin tahliye edilmesiyle ilgili “Türkiye’de yargıyı arayan ne ilk ne de son siyasetçi benim, bunlar doğal şeyler” sözlerine tepki gösterdi. Dervişoğlu, “Demek ki kendi işledikleri suça yasal düzenleme yaparak bir kılıf hazırlamışlar. Burhan Kuzu’da eğer fikir namusu var ise kendisi siyasetçi kimliğin ötesinde de akademisyen; bilimsel bir namusa sahipse kendinden önce arayanları ve kendinden sonra da aramaya devam edenleri açıklamalıdır” dedi.

KUZU HAKKINDA 5 YIL HAPİS İSTENİYOR

6 Nisan 2018’de düzenlenen operasyonda gözaltına alınan İranlı uyuşturucu baronu Naci Zindaşti 3 adamıyla “adam öldürmek”, “cinayete azmettirmek” suçlarından tutuklanmıştı. 6 ay tutuklu kalan Zindaşti, gece yarısı kararıyla tahliye edilmişti. Savcılık tahliyeye itiraz etse de Zindaşti ve adamlarına bir daha ulaşılamamıştı. İddiaya göre Kuzu, Zindaşti’nin tahliyesi için hâkimlere baskı yapmıştı. Kuzu hakkında başlatılan soruşturma iki önce ay tamamlandı ve “nüfuz ticareti” suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

AİHM’in yeni Başkanı Spano’dan 15 Temmuz davalarına ilişkin Anayasa Mahkemesi açıklaması

medyabold
Devamını Oku »

İngiltere’de otomobil üretimi yüzde 99.7 azaldı

İngiltere’de Kovid-19 salgını nedeniyle üretim tesislerini kapatmasıyla nisan ayında otomobil üretimi bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 99.7 seviyesinde azaldı. İngiltere’de nisan ayında sadece 197 otomobil üretilebildi.

BOLD – İngiliz Motorlu Araç Üreticileri Topluluğu (SMMT), İngiltere’de otomotiv şirketlerinin koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle üretim tesislerini kapatmasıyla nisan ayında otomobil üretiminin, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 99.7 azaldığını açıkladı. İngiltere’de nisan ayında sadece toplam 197 araç üretildiğini belirten SMMT, böylece 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük araç üretim verisinin kaydedildiğini vurguladı.

SAĞLIKÇILAR İÇİN KORUYUCU EKİPMAN ÜRETTİLER

İngiltere’de nisan ayı itibarıyla yıllık bazda ise toplam otomobil üretimi yüzde 27.6 azalarak toplam 319 bin 449’a geriledi. Açıklamada, İngiliz otomotiv şirketlerinin nisan ayında salgınla mücadelede sağlık personelinin kullanması için 700 bin kişisel koruyucu ekipman üretimi yaptığı belirtildi.

“VERİLER ŞAŞIRTICI DEĞİL”

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen SMMT Üst Yöneticisi Mike Hawes, “Araç üretiminin nisan ayında tamamen rafa kalmasının ardından, veriler şaşırtıcı değil. Fakat yine de bu veriler endüstrimizin karşılaştığı zorlukların ne kadar büyük olduğunu göstermesi açısından önemli” İfadelerini kullandı.

AİHM’in yeni Başkanı Spano’dan 15 Temmuz davalarına ilişkin Anayasa Mahkemesi açıklaması

medyabold
Devamını Oku »

TCDD yeni tren kazalarının olabileceğini itiraf etti

TCDD, menfez ve köprülerde tadilat yapmak için 3 yıla ihtiyaç olduğunu belirterek, bu zamanın uzun olduğu için menfez ve köprülerde yol bekçilerinin görevlendirilmesini talep etti. Personel eksikliği nedeniyle bu talep yerine getirilmedi.

BOLD – Çorlu’da 22 ay önce meydana gelen tren kazasının bir benzerinin her an yaşanabileceği TCDD tarafından itiraf edildi. TCDD, menfez ve köprülerde tadilat yapmak için 3 yıla ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

HER AN YENİ BİR KAZA YAŞANABİLİR

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre TCDD Genel Müdürlüğü, köprü ve menfezlerin ne durumda olduklarını bilmediğini itiraf etti. 25 Aralık 2019 TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün TCDD 1. Bölge Müdürlüğü Demiryolu Bakım Servisine gönderdiği resmi yazıda şiddetli bir yağışta ortaya çıkacak debiye karşın köprü ve menfezlerin uygun olup olmadığının bilinmediği belirtildi. Değişen iklim koşullarının, ani sel ve taşkınların ise demiryolu işletmeciliği ile can ve mal güvenliğinin tehlikeye düşebileceği aktarıldı. Köprü ve menfezlerde onarım yapmanın 1-3 yıl arasında zaman alacağının belirtildiği yazıda bu bölgelerin personel tarafından gözlem altında tutulması istendi.

HATTI GÖZETİM ALTINDA TUTACAK PERSONEL YOK

Bu yazıya yanıt ise 15 Ocak 2020 tarihinde TCDD 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yanıt verildi. Bölge müdürlüğü muayene ve kontrollerin düzenli bir şekilde yapılmasına yönelik gerekli titizliğin gösterilmesi, hattın gözetim altında tutulması için gerekli personelin görevlendirilmesi, eksik olan personelin tamamlanması için gerekli işlemlerin Bölge Müdürlüğünce yapılması ve ihtiyaç duyulması halinde 3. şahıslardan hizmet alınması gerektiğini belirtti. Böylelikle TCDD 1. Bölge Müdürlüğü yolları kontrol edecek olan personel eksikliğinin tamamlanmasını istedi.

71 BEKÇİ YERİNE SADECE 4 BEKÇİ GÖREV YAPIYOR

TCDD 1. Bölge Müdürlüğü’nün yazısına ise cevap 8 Mayıs 2020 tarihinde verildi. Yüzlerce km demiryolu hattında 4 adet yol geçit bekçisinin olduğunun belirtildiği yazıda 67 personele daha ihtiyaç olduğu için personel alımının yapılması gerektiği kaydedildi. Gerekli personel alımının yapılıp yapılmadığı ise henüz bilinmiyor.

AİHM’in yeni Başkanı Spano’dan 15 Temmuz davalarına ilişkin Anayasa Mahkemesi açıklaması

medyabold
Devamını Oku »

“Erdoğan’ın babasının malı değildir Türkiye Cumhuriyeti. Ben Erdoğan’dan korkmuyorum”

CHP’li Muharrem İnce, konuşması kesilip AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamasının verilmesi üzerine Haber Global televizyonunda katıldığı canlı yayını terk etti. Bunu yaparken de medyanın düştüğü durumu anlattı.

BOLD – Muharrem İnce, Haber Global televizyonunda Senem Toluay Ilgaz’ın sunduğu ‘Neden’ programına konuk oldu. Canlı yayında konuşması kesilerek Tayyip Erdoğan’ın açıklamasının verilmesine sinirlenen İnce, stüdyoyu terk etti. İnce, yayını terk etmeden hemen önce ise demokrasi ve medyanın durumuna ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı. İşte o sözler:

“Birincisinde ‘Okçular Vakfı’ndaki konuşmasını vermeyeceğiz’ dediniz, verdiniz. İkincisinde, ben konuşuyorum burada. Otuz beş televizyon onu veriyor zaten. Üçüncüsünde benden habersiz tekrar acilen beni kesip ona bağlanıyorsunuz. Ben bir daha sizin yayınlarınıza katılmayacağım. Türkiye bu faşist düzenden kurtulacak. Otuz beş televizyonda Erdoğan konuşuyor, onun karşısında 2 yıl önce rakip olmuş birisiyim ben. Ben gururumla kimseyi oynatmam. Kendi kendinize devam edin arkadaşlar. Bu saygısızlıktır, Türkiye bunu hak etmiyor. Erdoğan’ın babasının malı değildir Türkiye Cumhuriyeti. Ben Erdoğan’dan korkmuyorum. Sözlerimi söyleyeceğim arenalar vardır, sokaklar vardır. Konuşsun otuz beş televizyonda, bir tanesinde de ben konuşayım. Niye kesiyorsunuz? Böyle olmaz. Erdoğan bu memleketin kurucusu değil, sahibi değil. Çağırıyorsanız buraya birisini konuşturacaksınız. Size söylemiyorum, patronlarınıza söylüyorum. Çağırmayın o zaman kardeşim, ben kimseye yalakalık yapamam. Ben sadece AK Parti’ye karşı değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nde de demokrasi mücadelesi vermiş bir insanım. Türkiye’nin demokrasi mücadelesine ihtiyacı vardır. 16 milyon insan oy vermiş bana, bu insanlara saygısızlık olarak görüyorum.”

Gazeteci Ilgaz ise, konuya ilişkin Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Sayın İnce, Fetih kutlamasında Cumhurbaşkanı’nın konuşmasına dönmemizden sonra yayını terk etti. Üzüldüğümü bilin yeter” dedi.

İnce’nin stüdyoyu terk etmesinin ardından program reklam arası verdi. İnce, yayının ardından yaptığı açıklamada ise program sırasındaki tavrının sunucu ve konuklara yönelik değil, ‘nezaketsizlik yapan tek sesli medya düzenine’ olduğunu söyledi. Twitter’dan açıklama yapan İnce şu ifadeleri kullandı: “Haber Global yayınında gösterdiğim tavır birlikte program yapmaya çalıştığımız Senem Toluay Ilgaz’a, Nihal Bengisu Karaca’ya, Tuba Atav’a, Özlem Gürses’e değil, tüm ekranlarda sadece kendisi olmak isteyen zihniyete ve konuklarına nezaketsizlik yapan tek sesli medya düzeninedir.”

medyabold
Devamını Oku »

29 Mayıs 2020 Cuma

BDDK’dan 18 bankaya 102,1 milyon TL para cezası

Kovid-19 salgınıyla mücadele sürecinde bireysel ve ticari müşterilerden gelen şikayetleri inceleyen BDDK, talimatlara aykırı işlem tesis etmeleri gerekçesiyle 18 bankaya toplam 102,1 milyon TL idari para cezası kesti.

BOLD – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), talimatlara aykırı işlem tesis edilmesi gerekçesiyle 18 bankaya toplam 102,1 milyon TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiğini bildirdi.

GEREKÇE: TALİMATLARA UYMAMALARI

BDDK’dan yapılan yazılı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele sürecinde bireysel ve ticari müşteriler tarafından kuruma iletilen şikayetlerin incelendiği belirtildi. Açıklamada, “Bu kapsamda, şikayete konu bankalar hakkında kurumumuz denetim elemanları tarafından yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen raporda yer alan tespitlere ilişkin olarak kurumumuzca bankalara iletilen talimatlara aykırı işlem tesis edilmesi gerekçesiyle, BDDK’nın 29 Mayıs 2020 tarihli ve 9039 sayılı kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 148’inci maddesinin (b) bendi uyarınca 18 bankaya toplam 102,1 milyon TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Söz konusu şikayetlere ilişkin inceleme süreçleri kesintisiz devam etmektedir” denildi.

AİHM’in yeni Başkanı Spano’dan 15 Temmuz davalarına ilişkin Anayasa Mahkemesi açıklaması

medyabold
Devamını Oku »

Van’da virüs sokakta değil evde bulaşıyor

Korona salgını sebebiyle Van’ın birçok yerinde karantina ilan edildi. Vali Bilmez, sebebini şöyle izah etti: “Bulaş sokakta değil, evde oluyor. Çekirdek ailelerde en az 15-20 kardeş var. Bir araya gelince sayı 3-4 katına çıkıyor. Biri pozitifse, aileye yayılıyor.”

BOLD – Hürriyet’in haberine göre Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, şehirdeki koronavirüs vakalarının sokaktan ziyade evlerde yayıldığını belirtti. İlde şu an 480 vaka bulunduğu bilgisini veren Bilmez, “Tespitlere göre yarısından çoğu, taziye ziyaretleri sonucu oluştu. Bugüne kadar 66 bin kişi karantinaya alındı. Halihazırda 18 bin kişi karantinada” dedi.

GELENEKLERİNDEN, ÖRF VE ADETLERİNDEN TAVİZ VERMEDİLER

Vanlıların, pandemi sürecinde bile geleneklerinden, örf ve âdetlerinden geri durmadığını belirten Vali, ‘çekirdek aile’ kavramındaki sayıların çokluğuna işaret etti. “Çekirdek ailede en az 15-20 kişi var. Çoluk çocuk bir araya gelince sayı 3-4 katına çıkıyor. Biri pozitifse, tüm aileye yayılıyor.” diyen Bilmez’e göre hastalık sokakta değil evde bulaşıyor.

YEĞENİNİN BULUNDUĞU OTOBÜSÜ İHBAR ETTİ 7 HASTA ÇIKTI

Şehir dışından gelenleri ve vakaları bildirmediği için 3 muhtar hakkında soruşturma başlatılan ilde ilginç olaylar da yaşanıyor. Bir vatandaş İstanbul’dan gelen yeğeninin bulunduğu otobüsü ihbar etti. Araçta 7 vaka tespit edildi.

Sağlık Bilimleri’ne ‘adrese teslim kadro’ iddiası

medyabold
Devamını Oku »

Rusya’nın siber saldırı ve casusluk faaliyetlerine karşı batının rahatsızlığı artıyor

Almanya Dışişleri Bakanlığı, beş yıl önce Federal Meclis’in internet ağına düzenlenen siber saldırı nedeniyle Rusya’ya sert bir nota verdi. Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) de Rusya kaynaklı siber casusluk faaliyetlerine karşı özel şirketleri ve devlet kurumlarını uyardı.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanlığı, beş yıl önce Federal Meclis’in internet ağına düzenlenen siber saldırı nedeniyle Rusya’ya sert bir nota verdi. Saldırının arkasında Rus askeri istihbaratının olduğu sanılıyor. Berlin’deki Rusya Büyükelçisi Sergey Neçayev, beş yıl önce Alman Federal Meclisi’ne düzenlenen siber saldırı ile ilgili olarak bugün Almanya Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada Neçavey’e Rusya kaynaklı olduğu düşünülen saldırıyla ilgili “en sert notanın” verildiği ifade edildi.

Notanın Almanya Dışişleri Bakanlığı Müsteaşarı Miguel Berger tarafından verildiğini ve Berger’in siber saldırıyı “en sert şekilde” kınadığını belirten Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “olayın baş şüphelisinin saldırının düzenlediği sırada Rus askeri istihbarat servisi GRU mensubu olduğuna ilişkin güçlü işaretler tespit edildiğini” kaydetti.

RUS VATANDAŞI BADİN HAKKINDA YAKALAMA KARARI

Olayla ilgili olarak Federal Savcılığın başlattığı soruşturmanın devam ettiğine dikkat çeken sözcü, Rus büyükelçiye “savcılığın Rus vatandaşı Dmitri Badin hakkında 5 Mayıs 2020 tarihinde yakalama kararı çıkardığı ve saldırının sorumlularına AB’nin siber yaptırım rejiminin uygulandığı” bilgisinin de verildiğini aktardı.

Sözcü, Badin’in APT28 adlı bir Rus hacker grubunun bir üyesi olarak Federal Alman Meclisi’ne 2015 yılının Nisan ve Mayıs aylarında düzenlenen siber saldırılardan birincil derecede sorumlu tutulduğu ifade ederek yakalama kararının “isimleri şimdiye belirlenmemiş kişilerle birlikte yabancı bir gücün gizli servisi için Federal Almanya Cumhuriyeti’ne karşı gizli istihbari faaliyetlerde bulunmak” suçlamasına dayandırıldığını belirtti.

ALMANYA’YA KARŞI SİBER SALDIRILAR

Siber saldırı ile ilgili olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel de Rusya’ya uyarılarda bulunmuştu. Merkel, siber saldırı ile ilgili olarak Rusya’ya yönelik ağır suçlamaların söz konusu olduğunu belirterek bunun sonuçları olacağını söylemişti.

Almanya’da 2015 yılında Federal Alman Meclisi’ne yapılan saldırı sonrası meclisin IT sistemi değiştirilmek zorunda kalmıştı. Şubat ayında kamuoyuna yansıyan siber saldırı ise Alman Dışişleri ve Savunma Bakanlıklarını hedef almıştı. Alman güvenlik makamları saldırıdan, arkasında yine Rus istihbaratının olduğundan şüphelenilen bir hacker grubunu sorumlu tutmuştu.

NSA’DEN SİBER CASUSLUK UYARISI

ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) Perşembe günü bazı özel şirketleri ve bunların ortağı olan devlet kurumlarını Rusya’nın sanal bilgisayar korsanlığı operasyonuna karşı uyardı.

Uyarıda bilgisayar korsanlarının özel bir müdahale tekniği aracılığıyla çoğunlukla sanayi firmaları tarafından bilgisayar altyapısını yönetmek için kullanılan operasyon sistemlerini hedef aldıkları belirtildi.

NSA’in siber güvenlik işbirliği merkezi müdürü Doug Cress, ‘‘Bu aktif şekilde suistimal edilen bir zafiyet. Bunun geniş ölçekte siber güvenlik çevreleri tarafından dikkate alınmasını istiyoruz’’ dedi.

NSA, bilgisayar korsanlığı faaliyetinin Rus askeri istihbaratı GRU’ya bağlı Özel Teknolojiler Ana Merkezi ile doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti.

Rus medyası: Türkiye Libya’ya hava köprüsü kurdu, askeri nakliye uçakları uçuyor

medyabold
Devamını Oku »

“Koronavirüs sonrası Türk savunma sanayisi projelerinde gecikmeler artacak”

Dünyaca ünlü savunma sanayisi dergisi Defence News, Türk yetkililerin verdiği bilgilere dayanarak Türkiye’de ekonomide yaşanan sıkıntılar dolayısıyla savunma projelerinde yaşanan gecikmelerin koronavirüs salgını sonrası daha da artacağını belirtti.

BOLD –  Defence News, Türkiye’de resmi iyimser havaya rağmen koronavirüs sonrası Türkiye’deki ekonomik görünümün koronavirüs salgını sonrası “korkunç” olduğunu ve savunma sanayindeki önemli projelerde ciddi gecikmeler yaşanacağını belirtti.

RESMİ AĞIZDAN İYİMSER TABLO ÇİZİLİYOR

Dünyaca ünlü savunma sanayisi dergisi ve haber portalı Defence News, haberini Türkiye’deki ekonomi ve savunma alanındaki yetkililerin açıklamalarına dayandırdı.

Defence News, ismini vermeden açıklama yapan bürokratların gerçeği tam olarak ortaya koyduğunu ancak yetkililerin resmi ağızlardan yaptıkları açıklamalarda sürekli iyimser bir tablo çizildiğine dikkati çekti.

2019 BAŞINDAN BERİ SORUNLAR YAŞANIYOR

Dergiye konuşan bir üst düzey ekonomi bürokratı, “Pandemi Türkiye’yi savunmasız yakaladı…. ekonomi çoktan tehlike sinyalleri göndermeye başlarken. Pandemi sonrası mali kısıtlamlar savunma programları dahil kamu harcamalarının bazılarını tamamen iptal edecek veya erteleyecek.”

Savunma sanayisinde önde gelen bir yetkili ise savunma programlarının finansmanı konusunda 2019 başından beri bazı sorunlar yaşandığını, koronavirüs sonrası ekonomik kriz nedeniyle savunma harcamalarında yeni kesintilerin gündeme geleceğini belirtti. Yetkili, ancak şu an çatışma bölgelerinde acil ihtiyaç duyulan ekipmanların tedarikinde ise kısıtlamaya gidilmeyeceğini ifade etti. Kısıtlamaya gidilmeyecek alımlar ise akıllı ve konvansiyonel mühimmatlar, silahlı ve silahsız insansız hava araçları ile zırhlı araçlar olarak sıralandı.

Savunma sanayisi yetkilisi, ““Hükumet yatırım projelerini önceliklendirmek ve muhtemelen çoğunu ertelemek zorunda kalacak” dedi.

 

Rus medyası: Türkiye Libya’ya hava köprüsü kurdu, askeri nakliye uçakları uçuyor

medyabold
Devamını Oku »

Mehmet Aurelio: “Eski zamanlarda yaşadığımız mutlulukları tekrar yaşayacağız”

Fenerbahçe’nin teknik ekibinde yer alan Mehmet Aurelio ‘evime döndüğüm için çok mutluyum’ ifadelerini kullandı. Türkiye Kupası sevincini yaşayacaklarını belirterek Chelsea ve Çekya maçlarını unutamadığını söyledi.

BOLD – Fenerbahçe’de 2003-2008 yılları arasında forma giyen ve şimdi de futbol A takımı teknik ekibinde görev alan Mehmet Aurelio, kulüp televizyonuna önemli açıklamalarda bulundu. Evine döndüğü için çok mutlu olduğunu belirten Aurelio, “Ortam mükemmel. Teknik ekip ve oyuncular bana çok destek oluyorlar, hepsine teşekkür ediyorum. Çok mutluyum. Taraftarlarımıza da çok teşekkür ediyorum, sosyal medyadan çok fazla mesaj gönderiyorlar. Evime döndüğüm için mutluyum. Eski zamanda yaşadığımız mutlulukları tekrar yaşayacağız” dedi.

Geri dönüş hikayesini ise Aurelio, “Gerçekten benim için çok önemi bir gelişmeydi. 2003 senesinde Fenerbahçe’ye geldim ve burada 5 sezon geçirdim. Burada çok mutluydum. Fenerbahçe benim bugüne kadar en mutlu olduğum benim için en önemli kulüp. Hala kalbimde yaşadığım mutlulukları, şampiyonlukları ve güzel anları her zaman sakladım. Şimdi buraya geri dönmek nasip oldu. Benim için büyük mutluluk. Çok çalışıp eski mutluluklara tekrar kavuşmak istiyoruz” sözleriyle anlattı.

TÜRKİYE KUPASINDA ŞAMPİYONLUK

Corona virüsü salgını sonrası takımla ilgili gözlemlerini aktaran Aurelio, “Durum çok iyi. Uzun zamandır evden antrenman yapıyorlar. Kampta da çok çalışıyorlar. 12 Haziran’da lig tekrar başlayacak ve onlar daha yüksek tempoda oynayacak. Trabzonspor’la Türkiye Kupası yarı finalinde oynayacağımız çok önemli bir maç var. İnşallah Türkiye Kupası’nda şampiyonluk yaşayacağız. Evden video konferans üzerinden antrenman yaptıkları dönemde zaten takım çok iyi bir şekilde çalışmış. Herkes özverili şekilde çalışıyor. Takımın teknik heyetinde yer alan isimleri tanımam bir avantaj oluşturuyor. Hepsi benim eski arkadaşlarım. Volkan Ballı, Kaptan Emre, Volkan Demirel Ben çok mutluyum çünkü onlarla Fenerbahçe’de tekrar çalışıyorum. Onları çok seviyorum. İnşallah tekrar güzel şeyler yaşayacağız.”

GENÇ OYUNCULARA YARDIMCI OLUYORUM

Tecrübeleriyle birlikte oyunculara yardımcı olmak istediğini belirten Aurelio, şunları söyledi: “Güzel zamanlar yaşadık. O zamanlar geride kaldı ve şimdi başka bir görevdeyim. Şimdi daha farklı bir şekilde yardım etme imkanı elde ettim. Diğer oyunculara, özellikle genç oyunculara yardım etmeye çalışıyorum. Bizim için en önemli şey birlik olmak. Benim de oynadığım dönemde birliktelikle birlikte çok güçlü bir takımdık. Özellikle şu an içinde bulunduğumuz dönemde daha da önem kazanıyor. Herkese herhangi bir şekilde elimden geldiğince yardımcı olmak istiyorum” şeklinde konuştu.

BREZİLYA İNSANI TÜRKLERE ÇOK BENZER

Takımımızın Brezilyalıları Luiz Gustavo ve Jailson’la ilgiliyse Aurelio, “Jailson ve Gustavo müthiş karakterler. Daha yakın muhabbet ediyoruz. Çok iyi oyuncular. Fenerbahçe’ye nasıl daha iyi katkı sağlayabilirler bunu konuşuyoruz sürekli. Daha da iyi katkılar sağlayacaklar. Onlar burada olduğu için çok mutluyum. İnşallah uzun yıllar boyunca Fenerbahçe’ye çok fazla yardım ederler” ifadelerini kullandı. Brezilyalıların hızlı adaptasyon sağlamaları ve iyi performans sergilemelerini ise Brezilyalılar ile Türklerin benzerliğine bağlayan Aurelio, “Bence Brezilya insanları ile Türkler çok benzer. Çok sıcak insanlar. İyi anlaşıyorlar. Hemen adaptasyon sağlayabiliyorlar.”

CHELSEA VE ÇEKYA MAÇLARI UNUTULMAZ

Fenerbahçe forması giydiği Chelsea maçını ve Türkiye A Milli Takımı forması giydiği Çekya karşılaşmasını unutmadığını sözlerine ekleyen Mehmet Aurelio o karşılaşmaları şu sözlerle anlattı:  “Chelsea ile oynadığımız ilk maçı hatırlıyorum. Kadıköy’de 2-1 kazandık. Her zaman hatıramdadır. Harika atmosfer vardı. Milli takımda da Çekya maçını her zaman hatırlıyorum. 2-0 geriden 3-2 çevirmiştik maçı. Çok güzel bir karşılaşmaydı, orada da harika atmosfer vardı.”

TÜRKİYE GELİNCE ‘EVİME DÖNDÜM’ DİYORUM
medyabold
Devamını Oku »

Sağlık Bilimleri’ne ‘adrese teslim kadro’ iddiası

Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin 240 öğretim görevlisi alımı için verdiği ilanda belirtilen kriterler ve akademik çalışmalara ilişkin ayrıntılı detaylar, ‘adrese teslim kadro’ iddiasına yol açtı.

BOLD – AKP döneminde artan ‘atamalarda eş, dost, yakın kayırma’ iddialarına bir yenisi eklendi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğü’nün 20 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan öğretim görevlisi alım ilanındaki kriterlerin ‘alınmasına karar verilen’ kişilere göre ayarlandığı ileri sürüldü.

ADRESE TESLİM KADROLAR OLDUĞU APAÇIK ORTADA

Cumhuriyet’ten Sibel Bahçetepe’nin haberine göre 240 kişilik kadrolarla ilgili ilanı inceleyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, “Yıllardır en önemli sorunlardan keyfiyete ve eş dost, ahbap ilişkilerine dayalı kadro atamalarını burada da görüyoruz. İlan incelendiğinde tamamının adrese teslim kadrolar olduğu apaçık ortadadır” dedi.

EMİR, SAĞLIK BAKANI’NIN CEVAPLAMASI İSTEMLİ ÖNERGE VERDİ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın cevaplaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) soru önergesi veren CHP’li Emir, başvurusunda şartları sıralayarak şu kadrolara işaret etti: İstanbul Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Kardiyoloji bölümüne profesör Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi Radyoloji bölümüne profesör Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine profesör Trabzon Kanuni Hastanesi Genel Cerrahi bölümüne profesör Ankara Ulucanlar Hastanesi Göz Hastalıkları bölümüne profesör.

İLANIN İPTAL EDİLMESİ DÜŞÜNÜLÜYOR MU?

Emir, soru önergesinde, Bakan Koca’ya “Söz konusu ilandaki kadrolara kimlerin atanacağı, ilanı verenler tarafından önceden belirlenmiş midir? Söz konusu ilanın iptal edilmesi düşünülmekte midir” diye sordu.

AKP’de transfer yasağı için ‘İstanbul seçimi’ korkusu

medyabold
Devamını Oku »

AKP’de transfer yasağı için ‘İstanbul seçimi’ korkusu

MHP’nin yeni partilere vekil geçişine yönelik transfer yasağı önerisine AKP mesafeli yaklaşıyor. Kanunla engellemenin yeni bir İstanbul seçimleri vakasına yol açabileceği endişesiyle temkinli hareket ediliyor.

BOLD – Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, yeni kurulan partilere milletvekili geçişini önlemek için gündeme getirdiği transfer yasağına, AKP kanadı çekinceyle yaklaşıyor. İktidar partisi Grup Başkanı Naci Bostancı, Bahçeli’nin teklifine dair hukuki çalışma başlattıklarını açıkladı. Grup Başkanvekili Bülent Turan ise ‘siyasi ahlak’ ile ilgili bir konunun kanunla düzenlenemeyeceğini belirtti.

YASAK GELSE DE AŞMANIN BİRÇOK YOLU BULUNUR

AKP kulislerinde, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararıyla yenilenen İstanbul seçimlerine atıfla siyasi sakıncalara dair ikazlar dillendiriliyor. Düzenlemeye sıcak bakmayan çoğu AKP’li Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine uygun seçim yasası oluşturulmasına ise karşı çıkmıyor. AKP’li bir siyasetçi öneriler için ‘Dünyada örneği yok’ dedi. Yasak getirilse dahi aşmanın birçok yolu olacağına işaret etti.

SEÇİM ÖNCESİ KAPSAMLI DEĞİŞİKLİK GÜNDEME ALINABİLİR

Erken seçim ihtimalini, “Milletvekilleri istemiyor. Olağanüstü yönetim krizi yok. Uluslararası konjonktür uygun değil. Korona gündemiyle ağırlaşan ekonomik sorunlar yaşanırken vatandaşın seçim gündemi yok. Bu durumda seçimi niye yapalım?” diyerek reddeden bir siyasetçi, olağan takvim 2023’te yapılacak seçim öncesi kapsamlı değişikliğin gündeme alınabileceğini belirtti.

AKP ‘cami’ ile borç ödeme uygulaması başlattı

medyabold
Devamını Oku »

Polis cinayetine karşı tepkiler ülke geneline yayıldı: Ulusal Muhafızlar göreve çağrıldı

ABD’de siyahi George Floyd’un polis tarafından boğularak öldürülmesine karşı protestolar ülke geneline yayıldı. Cinayetin yaşandığı Minnesota eyaletinde acil durum ilan edildi, Ulusal Muhafızlar göreve çağrıldı.

BOLD – ABD’nin Minneapolis kentinde, siyahi Amerikalı George Floyd’un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesine yönelik tepkiler artıyor. Irkçılık karşıtı göstericiler, polis merkezine girdi ve binayı ateşe verdi. Güvenlik güçleri şehirde yağma olayları yaşandığını öne sürdü. Minneapolis belediyesinin çağrısı üzerine Minnesota Valisi Tim Walz, acil durum ilan etti ve Ulusal Muhafızları polise destek vermek üzere göreve çağırdı.

Dün protestolar sırasında göstericilerden biri çıkan arbedede silahla vurularak öldürülmüştü. 5 göstericinin ise gözaltına alındığı açıklandı.

MAĞAZA YAĞMALARI ARTTI

Protestolarda, bazı mağazaların yağmalandığı görüntüler Amerikan medyasında yer almaya devam ediyor.

Öfkeli kalabalık, civarda bulunan büyük mağaza zincirleri başta olmak üzere bazı alışveriş merkezlerini talan ederken bazı iş yerlerini de ateşe verdi.

Diğer yandan kendilerine “ağır silahlı denetçiler” adını veren bir grup beyaz Amerikalının da yerel işletmelerin dışında nöbet tutmaya başladıkları anlar kameralara yansıdı.

Yaşanan şiddet olayları ve diğer gelişmeler üzerine, bölgedeki otobüs ve hafif raylı sistemlerin de devre dışı bırakıldığı duyuruldu.

GÖSTERİCİLER POLİS MERKEZİNİ ATEŞE VERDİ

Floyd’un hayatını kaybettiği Minneapolis’in 3. bölgesinde salı günü başlayan gösterilerde, polis ile göstericiler arasındaki çatışmalar 3. günün gecesinde de devam etti.

Floyd’un hayatını kaybettiği 3. bölgedeki polis merkezine giren göstericiler binayı ateşe verdi.

Polisin daha önce kurduğu barikatı aşan yüzlerce göstericinin binaya girdiği, polise ait materyalleri kendi aralarında dağıttığı ve daha sonra binayı ateşe verdiği anlar bazı sosyal medya hesapları tarafından canlı olarak yayımlandı.

Bu sırada etrafta pozisyon alan polislerin, binlerce göstericinin bulunduğu kalabalığa yoğun şekilde göz yaşartıcı gaz ile müdahale ettiği görüldü.

ACİL DURUM İLAN EDİLDİ, ULUSAL MUHAFIZLAR GÖREVE ÇAĞRILDI

Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, Minnesota Eyaleti Valisi Tim Walz’a çağrıda bulunarak olayların daha da büyümemesi için Ulusal Muhafız Birliğini bölgeye göndermesi talebinde bulundu.

Minneapolis Belediyesi’nin çağrısı sonrası Vali Tim Walz, eyalette acil durum ilan ettiğini ve olayları yatıştırmak için Ulusal Muhafızları bölgeye sevk ettiğini açıkladı.

Walz, iki gündür devam eden protestolarla mücadelede bölge polisinin yetersiz kalması üzerine Ulusal Muhafızları harekete geçirdiğini söyledi.

PROTESTOLAR DİĞER EYALETLERE SIÇRADI

Floyd’un gözaltına alınma işlemi sırasında polis şiddetiyle hayatını kaybetmesiyle ilgili New York’ta da gösteri düzenlendi.

Manhattan’daki Union Meydanı’nda toplanan bir grup protestocu, ellerinde “Siyahilerin hayatı önemli” (BlackLivesMatter) yazılı dövizler taşıyarak ‘Nefes alamıyorum’ (I can’t breath) şeklinde siyahilere yönelik polis şiddetini sembolize eden sloganlar attı.

Polisin çevrede geniş güvenlik önlemleri aldığı gösterilerde, 10’dan fazla kişi gözaltına alındı.

Memphis’te polis binasının dışında toplanan kalabalık, “Adalet yoksa barış da yok” şeklinde slogan atarken, Los Angeles’ta da protestocuların bir otoyolu kapattığı kaydedildi.

TRUMP: EŞKIYALAR

ABD Başkanı Donald Trump, Minneapolis’te başlayan gösterilerin şiddet olaylarına dönüşmesinin ardından kentin belediye başkanını ve göstericileri uyardı.

Twitter üzerinden yaşananlara tepki gösteren Trump, “Arkama yaslanıp Amerika’nın muhteşem şehri Minneapolis’e olanları izleyemem.” ifadesini kullandı.

Kentte, “lider eksikliği” olduğunu savunan Trump, “Ya çok zayıf radikal solcu Belediye Başkanı Jacob Frey, elini çabuk tutup şehri kontrol altına alır ya da ben Ulusal Muhafızları gönderip, işimi hallederim.” ifadesini kullandı.

Şiddet olaylarına karışan göstericilere de yüklenen Trump, “Bu eşkıyalar, George Floyd’un anısını kirletiyor ve ben bunun olmasına izin vermem. Az önce Minnesota Valisi Tim Waltz ile konuştum ve ordunun her şekilde yanlarında olduğunu söyledi. Herhangi bir zorlukta biz kontrolü sağlayacağız ancak yağma başladığında silahlar ateşlenir. Teşekkür ederim.” değerlendirmesinde bulundu.

TRUMP, FBI VE ADALET BAKANLIĞI’NDAN BRİFİNG ALDI

Beyaz Saray Sözcüsü Kayleigh McEnany, ABD Başkanı Trump’ın Minnesota’da siyahi Floyd’un polis şiddetiyle öldürüldüğü anlara dair videoyu görünce çok üzüldüğünü ve bu konuda Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Adalet Bakanlığından brifing aldığını söyledi.

Trump’ın Floyd’un ölüm anına ilişkin görüntüleri uçakta izlediğini anlatan McEnany, “Başkan videoyu görünce çok üzüldü. Bu, korkunç, dehşet verici ve trajik bir durumdu. Trump, telefonunu aldı ve FBI soruşturmasının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Trump, adaletin yerini bulmasını istiyor.” diye konuştu.

ADALET BAKANLIĞI: FLOYD SORUŞTURMASI ÖNCELİKLİ

Bu arada ABD Adalet Bakanlığı, Floyd’un ölümüne ilişkin soruşturmanın “bir numaralı öncelik” olduğunu açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, olaya karışan polis memurlarının federal yasaları ihlal edip etmediği konusundaki kapsamlı soruşturma kapsamında, Federal Soruşturma Bürosu’ndan deneyimli savcılardan oluşan bir ekip görevlendirildiği belirtildi.

Soruşturmayı Minnesota Bölge Savcılığı, Adalet Bakanlığı Sivil Haklar Birimi ve FBI’ın Minneapolis Saha Ofisi birlikte yürütecek.

BM’DEN KINAMA

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, ABD’deki silahsız Afro-Amerikalıların polis tarafından öldürülmelerinin önüne geçilmesi için “ciddi eylem” çağrısında bulundu.

Floyd’un polis tarafından öldürülmesini kınayan Bachelet, “ABD makamları, bu tür cinayetleri durdurmak veya gerçekleştirildiğinde adaletin yerini bulması için ciddi önlemler almalıdır.” çağrısı yaptı.

Trump-Twitter savaşı kızışıyor: Sosyal medya kararnamesine Twitter’dan karşı hamle geldi

 

medyabold
Devamını Oku »