27 Mart 2021 Cumartesi

Ayvatoğlu “kokain değil, pudra şekeriydi” ifadesiyle serbest bırakıldı

Lüks araç içinde uyuşturucu kullanırken çekilen görüntüleri ortaya çıkan AKP’li Kürşat Ayvatoğlu, kullandığı maddenin kokain değil, pudra şekeri olduğunu söyleyip serbest kaldı. Ayvatoğlu’nun ifadesinde esrarlı sigara içer gibi yaptıkları şakaların bulunduğunu söylemesi dikkat çekti.  

BOLD – Lüks aracında uyuşturucu kullandığına ilişkin görüntüler ortaya çıkmasının ardından gözaltına alınan AKP’li Kürşat Ayvatoğlu, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. İfadesinde kokain kullandığını reddeden Ayvatoğlu, “Kokain değil, pudra şekeriydi” dedi.

ADLİ KONTROLLE SERBEST BIRAKILDI

Ankaragazetecisi.com’dan Alican Uludağ’ın haberine göre; 26 Mart’ta gözaltına alınan ve AKP Genel Merkezi’ndeki işinden atılan Ayvatoğlu, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından bugün Ankara Adliyesi’ne çıkarıldı. Soruşturma savcısı tarafından ifadesi alınan Ayvatoğlu, adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Nöbetçi hâkimlik, Ayvatoğlu’na haftada bir karakola imza vermesi ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

GÖRÜNTÜLER 2 YIL ÖNCE ÇEKİLMİŞ

İfadesinde uyuşturucu kullandığı iddialarını reddeden Ayvatoğlu, “Görüntülerdeki sürücü koltuğunda oturan beyaz gömlekli kişi benim. Bu video, yaklaşık 2 yıl önce Kastamonu’da benim haberim olmadan çekilmiş. Yanımda bulunan ve sesi gelen şahıslardan ön koltukta oturan kişi, benim çocukluk arkadaşım D.O. isimli şahıstır. Yine arka koltukta videoyu çeken kişi ise arkadaşım U.K.’dir. Bu iki arkadaşım da Kastamonu’da ikamet eder. Görüntülerdeki benim burnuma çekmiş olduğum madde kesinlikle uyuşturucu madde değildir. Bu madde pudra şekeridir. Biz zaten arkadaş ortamında yabanca müzik dinlerken şaka, taklit amaçlı sanki uyuşturucu madde kullanıyormuşuz gibi yaparak eğleniyorduk” dedi.

ESRARLI SİGARA İÇER GİBİ ŞAKALARIMIZ DA VAR

Bazen burundan kokain çeker gibi bazen de esrarlı sigara içer gibi yaptıkları şakalar olduğunu söyleyen Ayvatoğlu, “Ancak bugüne kadar yapmış olduğum bu şekildeki şakaları kesinlikle videoya çekmedik. Zaten bu görüntünün de benim haberim olmadan çekildiği aşikârdır. Benim kesinlikle hayatım boyunca kokain maddesi kullanmadım. Bana şantaj yapıldı. Ben hiç kimseyi uyuşturucu maddeye özendirmedim. Çünkü ben bu görüntülerde uyuşturucu madde kullanmıyorum. Bu konuyla ilgili olarak mağdurum. Bana şantaj yapıldı. Bu konuyla ilgili de suç duyurusunda bulunacağım” dedi.

NELER OLMUŞTU?

Sosyal medyada dolaşıma sokulan bir videoda, bir otomobilde uyuşturucu madde kullandığı anlara ilişkin görüntüleri görülen kişinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın danışmanı olduğu ileri sürülmüştü. Kürşat Ayvatoğlu üzerine AKP’li Hamza Dağ’ın danışmanı Muhammed Doğan bir açıklama yapmıştı. Ayvatoğlu’nun AKP genel merkez Ar-Ge Başkanlığı’nda çalışan ekip içinde yer alan kişilerden birisi olduğu iddia edilmişti. Ayvatoğlu’nun AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hamza Dağ ve AKP’li isimlerle fotoğrafları ortaya çıkmıştı.

 

9 yaşındaki Nurefşan Teke için Almanya’dan sessiz çığlık

Ayvatoğlu “kokain değil, pudra şekeriydi” ifadesiyle serbest bırakıldı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Gülen’in sır 15 Temmuz mektubu!

Yargıtay aşamasına gelen 15 Temmuz davalarının satır aralarında şok edici detaylar olduğuna dikkat çeken gazeteci Adem Yavuz Arslan, ilginç bir mektubun hikayesini anlatıyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz davalarını takiple görevli avukatı Hüseyin Aydın, Genelkurmay Çatı Davası’nda Gülen’in müritlerine gönderdiğini iddia ettiği bir mektubu okudu. Söz konusu mektup Havuz medyasında ve mahkemelerde referans metin olarak kabul edildi. ‘Fetö’ davalarına referans olan mektubun hikayesini Adem Yavuz Arslan aktarıyor…

Gülen’in sır 15 Temmuz mektubu! yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li Ayvatoğlu’nun önlenemez yükselişinin sırrı ortaya çıktı

7 yıl önce araba pazarında 5 TL’ye fotoğraf çekerek geçimini sağlayan AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun 2014 yılında belediyede göreve başladıktan sonra hızla zenginleştiği ortaya çıktı. Bu zenginleşmede kurduğu şirketler ile ayrıca gizli ortak olduğu firmaların etkili olduğu öne sürüldü.

BOLD – Günboyu Gazetesi Yazarı ve Yeniçağ Haber Müdürü Fatih Ergin, kokain görüntüleri sonrasında gözaltına alınan AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun lüks yaşantısının sırrını açıkladı. Ergin’in iddiasına göre Ayvatoğlu, belediyede göreve başladığı 2014 yılından itibaren 5 yıl boyunca kurduğu ve gizli ortağı olduğu firmalar aracılığıyla belediyeye milyonlarca liralık ürünler sattı.

BELEDİYEYE PROMOSYON ÜRÜNLERİ SATIYOR

Sosyal medya hesabından “Kokain ve kumar ile gündeme gelen AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun önlenemez yükselişi” başlığı ile paylaşımlarda bulunan Ergin, “Ayvatoğlu, Kastamonu araba pazarında 5 TL’ye fotoğraf çekerken, 2014’te belediye AKP’ye geçince Kültür Müdürü oluyor. Şirket kurup belediyeye ajanda, kalem takvim vs gibi promosyonları satıyor.

ÜRÜNÜN ÇOK AZ KISMINI BELEDİYEYE TESLİM EDİYOR

Belediye personelinin aktardığına göre, Ayvatoğlu’nun bastığı kağıt üzerinde 100 bin takvim görünüyorsa, bunun 15-20 bini belediyeye geliyor! Diğer promosyonlarda da yöntem aynı. Bu arada sıfır bir BMW alıyor ama dönemin belediye başkanının isteği ile satıp yerine Audi alıyor” dedi.

BELEDİYEYE HER GÜN HELVA SATIYOR

Paylaşımında AKP’nin seçimi kaybetmesi sonrası yönetime gelen MHP’li başkanın ortaya çıkardığı ve ulusal basına yansıyan 100 bin liralık pastırma faturasına da dikkat çeken Ergin, paylaşımlarını şu şekilde sürdürdü: “İşleri büyütüp Kastamonu’da yeme- içme sektöründeki birçok firmaya ortak oluyor. İşlerini aynı şekilde yürütüyor. Mesela; ortak olduğu bir çekme helva firması neredeyse her gün belediyeye helva satıyor. Tabi yine kağıt üzerinde görünenden çok daha azı belediyeye geliyor!

OLANLAR BUZDAĞININ GÖRÜNÜN KISMINDAN KÜÇÜK BİR KESİT

2019’da AKP belediyeyi kaybedince ortaya çıkan ve ulusal basında da haber olan 100 bin liralık pastırma faturası da yine onun icraatlarından! AKP’nin kaybetmesinin ardından Ankara’da bir rezidansa taşınıyor ve bağlantıları sayesinde genel merkeze geçiyor… Ve buraya kadar olanlar, buzdağının görünen yüzünden küçük bir kesit…”

 

9 yaşındaki Nurefşan Teke için Almanya’dan sessiz çığlık

AKP’li Ayvatoğlu’nun önlenemez yükselişinin sırrı ortaya çıktı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

9 yaşındaki Nurefşan Teke için Almanya’dan sessiz çığlık

Türkiye’deki ağır insan hakları ihlallerinin son kurbanı olan Nurefşan Teke için Almanya’da anma programı ve sessiz yürüyüş düzenlendi. Uluslararası toplum ve AB yetkililerine çağrı yapan eylemciler, Meriç’te ve Ege’de yaşanan çocuk ölümlerini durdurma adına daha duyarlı olunmasını istedi.

BOLD – Meriç Nehri’ni geçmeye çalışırken 5 Mart 2021’de hayatını kaybeden 9 yaşındaki Nurefşan, Almanya’nın Offenbach şehrinde düzenlenen etkinlikle anıldı. Türkiye’de kendilerine hayat hakkı tanınmayan milyonlarca insan olduğuna dikkat çekilen gösteri şiddetli yağmur ve dolu yağışı altında gerçekleştirildi.

İşkence kötü muamele gözaltında kaybedilme vakalarına her gün yenilerinin eklendiği belirtilerek sessiz yürüyüş düzenlendi. Eylemciler, Ege Denizi ve Meriç Nehri’nde boğulan onlarca masum insan için Main Nehri’ne karanfil bıraktı. Yapılan basın açıklamasında ise Nurefşan’ın öyküsü ve Türkiye’deki hukuksuzluklara dikkat çekildi. Avrupa’ya ise çağrı yapıldı.

EN BÜYÜK MAĞDURLAR ÇOCUKLAR!

Nurefşan ve Meriç ile Ege’de hayata veda eden masum insanlar için bir araya gelen eylemciler yaptıkları basın açıklamasında şunları dile getirdi:

  • Bugün burada 5 Mart 2021 günü Meriç Nehri’nde hayatını kaybeden 9 yaşındaki Nurefşan Teke’yi anmak için toplanmış bulunuyoruz.
  • Türkiye’de çok ağır şekilde yaşanan insan hakları ihlallerinin son kurbanı Nurefşan oldu.
  • Önce anne Neslihan Teke’nin ağzından o gece neler yaşandığını aktarmak istiyorum…
  • Gece yarısı 4 kişi bota bindik… Açıldık… Kıyıda bekleyen bir kişi ‘Baba batacaksınız’ diye bağırdı. Bottakilerden biri panikledi ve suya atladı. Dengemiz bozuldu ve Nurefşan’la beraber suya düştük. Ben yüzme biliyordum. Kızımı tutmaya çalıştım ama çok akıntı vardı. Dayanmak güçtü. Saat 3 civarıydı. Hava çok soğuktu ve çocuğuma ‘Nefes al kendini bırakma bana sarıl’ diye seslendim. O sırada herkes bir tarafa dağıldı. Bir can pazarı yaşandı. Kızım elimden kayıp gitti. Nehrin ortasında bir dal parçasına tutunmuş halde 3 buçuk saat soğuk suda kaldım. Ölümle artık burun burunaydım. Kızım gitti benim yaşamamın ne anlamı var artık. Şu dalı da bırak gitsin diye bir ses içimden sesleniyordu.

  • Anne Teke evladını kaybettiği anı böyle anlatıyor.
  • 21. yüzyılda yaşanan bir dram… Ve ne yazık ki 9 yaşındaki Nurefşan Teke ne ilk ne de son kurban.
  • Türkiye’de artık kendilerine hayat hakkı tanınmayan milyonlarca insan var.
  • Almanya’daki Reichtag yangınını hatırlatan bir kurgunun üzerine bina edilen 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi hala aydınlatılabilmiş değil ama aradan 5 yıl geçmesine rağmen OHAL şartları sürüyor ve hukuk askıda.
  • Her gün yeni ve ağır insan hakları ihlalleri yaşanıyor.
  • Türkiye’yi yasal yollardan terk etmesine izin verilmeyen hükümetin zulmünden bunalan mağdurlar Meriç ve Ege Denizi’ni geçerek Yunanistan’a ulaşmaya çalışıyor.
  • 9 yaşındaki Nurefşan Teke ve annesi de onlardan biriydi.

  • Babası, hakkındaki soruşturma sebebiyle 5 yıldır zorunlu olarak yurt dışındaydı.
  • Nurefşan’ı ölüme götüren süreç ise 3 yıl önce başladı.
  • 3 yıl önce Nurefşan Teke annesi Neslihan Teke ile birlikte Afrika’da bir ülkede yaşayan babasının yanına gitti.
  • Türkiye’ye döndüklerinde polis pasaportlarına el koydu. Oysa anne Teke hakkında her hangi bir soruşturma yoktu. Pasaportlar kanuna aykırı şekilde ellerinden alındı. Mağdur anne ve kızı uzun süre pasaportlarının geri verilmesini bekledi. Ancak resmi kurumlar pasaportlarını vermedi.
  • Nurefşan babasını çok özlediği için annesi kızının ısrarına dayanamadı.
  • Meriç Nehri’ni geçerek ülkeden ayrılmaya karar verdiler. Ne yazık ki Nurefşan başaramadı.
  • Hiçbir suçu olmayan masum bir çocuk daha Meriç’in soğuk sularında hayatını kaybetti.

  • Anne Neslihan Teke ise hala Türkiye’nin acımasız şartlarında, eşinden uzakta zorluklarla baş etmeye çalışıyor.
  • Babası ise gurbet diyarlarında kızını bağrına basamayışının ve eşine destek olamayışının ızdırabını yaşıyor.
  • Teke Ailesi’nin yaşadığı bu dram Türkiye’de son 5 yıldır kayıtlara giren yüz binlerce hak ihlalinin en acı örneklerinden biri.
  • İşkence kötü muamele gözaltında kaybedilme vakalarına her gün yenileri ekleniyor.
  • En büyük mağdurlar ise çocuklar.
  • Uluslararası toplumu ve Avrupa Birliği yetkililerini Meriç’te ve Ege’de yaşanan çocuk ölümlerini durdurma adına daha fazla duyarlı olmaya çağırıyoruz.
  • Her olay sonrası birbirinin benzeri metinlerle Türkiye Cumhuriyeti hükümetini kınamanın yeterli olmadığını artık hepimiz biliyoruz.
  • Avrupa Birliği liderlerinden Türkiye hükumetinin hukuka ve demokrasiye dönmesi için daha net adımlar atmasını talep ediyor ve bekliyoruz.

9 yaşındaki Nurefşan Teke için Almanya’dan sessiz çığlık yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Süveyş Kanalı’nı kapatan geminin pervane ve dümeni çalıştı

Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan Süveyş Kanalı’nda geçtiğimiz salı günü karaya oturan The Ever Given adlı geminin kurtarılması çalışmalarında önemli bir gelişme yaşandı. Yetkililer, geminin dümeni ve pervanesinin yeniden çalışmaya başladığını duyurdu.

BOLD – Süveyş Kanalında karaya oturarak geçişleri tıkayan The Ever Given adlı gemiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor. Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, deniz trafiğinin mümkün olan en kısa sürede eski haline getirileceğini açıkladı.

Süveyş Kanalı Genel Müdürlüğü, dün akşam operasyon durdurulmadan önce geminin arka kısmının hareket etmeye başladığını kaydetti.

The Ever Given adlı nakliye gemisinin yeniden yüzdürülmesine yardımcı olmak için 14 römorkör konuşlandırıldı. Geminin karaya oturmasının ana nedeninin şiddetli rüzgar değil, teknik bir sorun ya da insan hatası olabileceği belirtildi. Geminin tankındaki 9 bin ton balast suyunun boşaltıldığı, yüksek gelgit ve rüzgarın gemiyi kurtarma çalışmalarını zorlaştırdığı vurgulandı. Mevcut kurtarma planının işe yaramaması halinde geminin yükünün hafifletilmesi seçeneğinin deneneceği ifade edildi.

Geminin karaya oturması nedeniyle kanalda uzun bir trafik oluştu. Kanaldan geçmeyi bekleyen 321 gemi olduğu belirtildi. Küresel ticaretinin yüzde 12’sinin gerçekleştiği Süveyş kanalı kapalı kaldığı her gün 10 milyar dolar kayba yol açıyor.

EN KISA SÜREDE ESKİ HALİNE GETİRECEĞİZ

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan Süveyş Kanalı’nda yük gemisinin karaya oturması sonucu oluşan deniz trafiğinin mümkün olan en kısa sürede eski haline getirileceğini açıkladı.

Dünyanın en önemli su yollarından biri olan Süveyş Kanalı’nda 24 Mart’ta dev bir konteyner gemisi ülkede yaşanan kum fırtınası ve kötü hava koşulları neticesinde görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle kıyıya çarparak kaza yapmıştı.

“The Ever Given” isimli geminin dar kanalda enlemesine sıkışarak geçiş yolunu kapatması sonucu kanalda uzun gemi kuyrukları oluşmuş ve deniz trafiğinin durması nedeniyle ham petrol ve LNG sevkiyatlarında aksamalar yaşanmıştı.

Telefon görüşmesi hâlâ gerçekleşmese de Biden Erdoğan’ı zirveye davet etti

Süveyş Kanalı’nı kapatan geminin pervane ve dümeni çalıştı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Lüks arabada uyuşturucu kullanan AKP’li Ayvatoğlu’nun jakuzi sefası

Lüks arabada uyuşturucu kullanırken görüntülenen AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun yeni fotoğrafları ortaya çıktı. Fotoğraflarda Ayvatoğlu’nun elinde kadehle jakuzideyken poz verdiği, bir mekanda kadınlarla eğlendiği görülüyor.

BOLD– AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ’ın danışmanı olduğu iddia edilen Kürşat Ayvatoğlu’nun lüks içerisindeki hayatını gösteren yeni fotoğrafları sosyal medyada paylaşıldı.

Türkiye Gerçekleri isimli sosyal medya hesabı, elinde kadehle jakuzide poz veren Ayvatoğlu’nun fotoğraflarını “AKP büro çalışanı dava kardeşimizin yeni fotoları ortaya çıkmış…. Dava Dava” mesajıyla paylaştı.

2014-2019 yılları arasında Kastamonu Belediye Başkanlığı yapan AKP’li Tahsin Babaş’ın seçim kampanyasında görev alan ve belediyede Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak çalışan Kürşat Ayvatoğlu’nun milyon liralık lüks aracında uyuşturucu kullanması tepki çekmişti. Ayvatoğlu’nun AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile fotoğrafları da gündeme gelmişti. AKP’den Ayvatoğlu’nun Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın özel kalem müdürü olmadığı, büro memuru olduğu açıklaması yapılmıştı.

Uyuşturucu kullanan AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun milyonluk lüks galerisi: Range Rover, Porche

Lüks arabada uyuşturucu kullanan AKP’li Ayvatoğlu’nun jakuzi sefası yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Çevre Bakanı Kurum: Kanal İstanbul’un imar planlarını onayladık

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul projesinin imar planlarını onayladıklarını ve askıya çıkardıklarını açıkladı. Kurum, “Adımlarımızı hızlı atarak Kanal İstanbul’u ülkemize kazandıracağız” dedi.

BOLD – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul projesinin imar planlarını onayladıklarını ve askıya çıkardıklarını duyurdu.

İstanbul’da Çekmeköy Belediyesi’ni ziyaretinde gazetecilere açıklama yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, projeye ilişkin daha önce 1/100.000, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planlarının askıya çıkarıldığını belirtti.

Bakan Kurum, şunları söyledi: “Vatandaşlarımızdan gelen talepleri, belediyelerimizden, kamu kuruluşlarımızdan gelen talepleri, yapılan itirazları değerlendirdik ve 1/100.000’lik planımızı geçen hafta itibarıyla askıya çıkardık. 1/5.000 ve 1/1.000 uygulama imar planlarını da itirazları değerlendirmek, vatandaşlarımızın sorunlarını, problemlerini çözerek İstanbul’umuza değerine değer katacak Kanal İstanbul projesi için artık imar planlarını onaylamış ve askıya çıkarmış bulunuyoruz. Bu çerçevede adımlarımızı da hızlı bir şekilde atmak suretiyle İstanbul’umuza Kanal İstanbul projesini de kazandırıyor olacağız.”

AYM, Erdoğan’ın uçak filosuna THY’den bedava hizmeti iptal etti

Çevre Bakanı Kurum: Kanal İstanbul’un imar planlarını onayladık yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Enes Kanter, vinç kazasında hayatını kaybeden KHK’lı Mustafa Çamaş’ı unutmadı

NBA’de Portland Trail Blazers, deplasmanda Orlando Magic’i 112-105 mağlup ederken, Enes Kanter benchden gelerek bu sezon 26. double-double’ına imza attı. Kanter, maç sonrasında galibiyeti vinç kazasında hayatını kaybeden Mustafa Çamaş’a adadı.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD NBA

NBA’de Batı Konferansında mücadele eden Portland Trail Blazers’da, Miami Heat maçında sol dizinden küçük bir sakatlık geçiren Damian Lillard forma giymedi. Yıldız oyuncunun yerine dün Toronto Raptors’dan takas edilen Norman Powell ayağının tozuyla çıktığı maçta 22 sayıyla oynayarak Lillard’ın yokluğunu aratmadı. Bu takas sırasında Portland Trail Blazers’da Rodney Hood ve Gary Trent’i Toronto Raptors’a verdi. Sezon başından beri istediği ritmi bir türlü bulamayan Orlando Magic ise, 3 yıldız skorer oyuncusunu aynı anda takas eden ilk takım olarak tarihe geçti. Nikola Vucevic’i Bulls’a, Aaron Gordon Denver’a, Elvan Fournier ise Boston’a takaslandı.

ENES KANTER BENCHDEN GELDİ, DOUBLE-DOUBLE YAPTI

Portland için sevindirici olan gelişme ise 14 Ocak’tan beri sakatlığı nedeniyle oynamayan Yusuf Nurkiç’in parkeye geri dönmesi oldu. Boşnak yıldız ilk beşte başladığı karşılaşmada 19 dakika süre aldı ve maçı 8 sayı, 8, ribaund, 2 asist, 1 blok ve 1 top çalmayla tamamladı. Benchden gelen Enes Kanter 29 dakika süre aldığı karşılaşmayı, 15 sayı, 15 ribaund, 2 asist ve 2 blokla tamamladı. Bu sezon 26. double-double’ına imza atan NBA yıldızımız, 2015 yılında benchden gelerek bu istatiskleri yakalayan Ed Davis’ten sonra Portland tarihindeki ilk oyuncu oldu. Miami Heat karşılaşmasında maçın oyuncusu olan Enes Kanter, Nurkiç’in dönmesine çok sevindiğini ve NBA’de çok yakacaklarını söyledi. Enes Kanter’in Brooke Olzendam ile röportajını Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.

GALİBİYETİ MUSTAFA ÇAMAŞ’A ADADI

Enes Kanter sosyal medya hesabından attığı twitle Orlando Magic galibiyetini, geçtiğimiz günlerde elim bir vinç kazasında hayatını kaybeden KHK’lı akademisyen Mustafa Çamaş’a adadı. NBA yıldızı, başarılı akademisyenin bilimsel çalışmalarına atıfta bulunarak cadı avına uğradığını yazdı. Biyomühendislik alanında araştırmalar yaparken 1 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan 672 sayısı KHK ile Tunceli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden ihraç edilen Mustafa Çamaş’ın, bilimsel araştırmaların yayınladığı uluslararası Sicience Citation İndex’ine giren 24 araştırması, makalelerine ise 232 atıf vardı. Türkiye’de 68 rektörün Index’e giren hiç yayınının olmadığı, 72 rektörün ise makalelerine hiç atıf olmadığı biliniyor.

İnşaatta çalışan KHK’lı akademisyen Mustafa Çamaş iş kazasında öldü

Enes Kanter, vinç kazasında hayatını kaybeden KHK’lı Mustafa Çamaş’ı unutmadı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Türk Lirası değersizler ligi şampiyonu oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanını değiştiren kararı TL’yi vurdu. 19-26 Mart haftasında Türk Lirası yüzde 10,97 eridi. 24 ülkenin para birimi arasında dolar karşısında en çok değer kaybeden TL oldu.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şok bir kararla Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ı görevden almasının ardından TL’deki değer zirve yaptı. Dolar/TL paritesi ilk olarak 8,38’e yükseldi. Ardından hafta boyunca 7,90 ile 7,99 lira arasında dolaştı. Cuma günü ise 8,05 liradan kapanış yapan doların, piyasalar açıldığında 8,10 liraya yükseleceği tahmin ediliyor.

Türk Lirası, son bir haftada yüzde 10,97 değer kaybetti

4 ÜLKENİN PARASI DEĞER KAZANDI

Türk Lirası’ndan sonra en çok değer kaybeden ikinci para birimi ise yüzde 4,62 ile Brezilya Reali oldu. Dolar karşısında parası en çok değer kazanan ülkeler ise Macaristan, Filipinler, Güney Kore, Hindistan oldu.

TL’DEKİ DEĞER KAYBI HIZLANACAK

Analistler, ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki artışın Türk Lirası’ndaki değer kaybını hızlandıracağını belirtiyor. Birçok uluslar arası finans kuruluşu yıl sonu dolar/TL tahminini 9 lira-10 lira bandına yükseltti.

Borsa İstanbul, Fahrettin Altun’un maaşına yüzde 33 zam yaptı

Türk Lirası değersizler ligi şampiyonu oldu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Uyuşturucu kullanan AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun milyonluk lüks galerisi: Range Rover, Porche

Lüks otomobilinde uyuşturucu kullanırken görüntülenen AKP’nin ‘büro personeli’ Kürşat Ayvatoğlu’nun milyonluk otomobil garajı ortaya çıktı. Ayvatoğlu’nun lüks otomobillerini paylaşan CHP’li Gürsel Tekin, “Asgari ücret AKP genel merkez büro personeli maaşı olsun” dedi.

BOLD – AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ’ın danışmanı olduğu iddia edilen Kürşat Ayvatoğlu’nun lüks otomobillerini bir internet sitesinde satışa sunduğu belirlendi. Üç lüks otomobilin toplam 1 milyon 775 liradan satışa konulduğu görüldü.

CHP’li Gürsel Tekin, AKP’li Hamza Dağ’ın “büro personeli” olduğunu belirttiği Ayvatoğlu’nun milyonluk otomobil garajını paylaştı. 2014-2019 yılları arasında Kastamonu Belediye Başkanlığı yapan AKP’li Tahsin Babaş’ın seçim kampanyasında görev alan ve belediyede Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak çalışan Kürşat Ayvatoğlu’nun milyon liralık lüks araçları merak konusu oldu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile fotoğrafları bulunan Ayvatoğlu’nun büro memuru maaşıyla sözkonusu araçları nasıl aldığı bilinmiyor.

LAND ROVER JEEP, PORCHE, GOLF

Tekin, bir ilan sitesinde yer alan Ayvatoğlu’na ait araçların listesini paylaştı. Söz konusu listede 165.000 TL’lik ‘Volkswagen Golf 1.2 TSI Comfortline’, 670.000 TL’lik ‘Land Rover Range Rover Sport 3.0 SDV6’ ve 940.000 TL’lik ‘Porsche Cayenne 3.0 Diesel’ marka araçlar yer alıyor. CHP’li Tekin, listeyi “Asgari ücret AKP genel merkez büro personeli maaşı olsun” notuyla paylaştı.

Tekin’in paylaşımının ardından Ayvatoğlu’na ait hesapta yer alan araçların siteden kaldırıldığı görüldü.

Lüks aracında uyuşturucu kullanan AKP’li Haşhaşi: Kürşat Ayvatoğlu

Uyuşturucu kullanan AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun milyonluk lüks galerisi: Range Rover, Porche yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

CHP’li vekil Bakan’a sordu: TCDD özelleştirilecek mi?

Sayıştay raporlarına göre 1 milyar 87 milyon lira zarar eden TCDD’nin AKP tarafından satılacağı iddiası gündeme geldi. CHP Milletvekili Nihat Yeşil, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na konuyla ilgili soru önergesi verdi.

BOLD – Osmanlı’dan bu güne devlet tarafından işletilen TCDD’nin özelleştirileceğine yönelik iddialar Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’na soruldu.

AKP hükumetinin 1 Mayıs 2013’te yürürlüğe koyduğu “6461 Sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun” ile TCDD’nin yolcu kısmı özelleştirilecek. Yasayla demiryolu ve yolcu taşımacılığı yapan TCDD Taşımacılık AŞ’nin kamu hizmeti yükümlülüğü 2020 yılı sonu itibariyle bitti.

SENDİKALAR ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞI

TCDD’nin yolcu taşımacılığı kısmının 2021 itibarıyla açık ihale usulüyle ihale edileceği, ihaleyi kazanan demiryolu tren işletmecisinin yolcu taşımacılığı yapacağı kaydediliyor. Sendikalar ve muhalefet partileri, Osmanlı zamanından bu yana devlet eliyle işletilen TCDD’nin parça parça özelleştirileceğini belirtiyor. Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) İzmir Şubesi ve KESK İzmir Şubeler Platformu, TCDD’nin özelleştirmek istenmesine karşı eylemler yaptı.

KAMU ZARARI BAHANESİYLE

Son olarak CHP Ankara Milletvekili Nihat Yeşil, TCDD’nin özelleştirileceği iddialarını Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na yazılı soru önergesiyle sordu. Bakan’ın cevaplaması istemiyle TBMM’ye yazılı önerge sunan CHP’li Yeşil, “Sayıştay raporlarına yansıdığı üzere, 2019 yılında 1 Milyar 87 Milyon 52 Bin 678 TL zarar açıklayan TCDD’nin, büyük kısmı kamu kaynaklarıyla tamamlanacak Ankara-Sivas Hızlı Tren projesi için kullanılan kamu kaynağının hacmi düşünüldüğünde, ilerleyen süreçte “Kamu zararı” gerekçe gösterilerek yolcu taşımacılığının özelleştirilerek ihale edilmesi hususu gündemde midir?” diye sordu.

AYM, Erdoğan’ın uçak filosuna THY’den bedava hizmeti iptal etti

CHP’li vekil Bakan’a sordu: TCDD özelleştirilecek mi? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’nin gözde müteahhidi Limak’ın yaptığı duble yol çöktü

Saray’a yakın holdinglerden Limak tarafından yapılan Düzce’yi Karadeniz’e bağlayan Düzce – Zonguldak karayolu heyelan nedeniyle çöktü. Çökme sonrası yol trafiğe kapatılırken, araç sahipleri köy yollarına yönlendirildi.

BOLD – Düzce’yi Karadeniz’e bağlayan önemli geçiş güzergahlarından olan Düzce-Zonguldak karayolunda dün gece meydana gelen heyelan sonrasında yol, gece saatlerinde tamamen çöktü. Heyelanın korkutucu boyutu ise gün ağırınca ortaya çıktı.

YOL TAMAMEN ÇÖKTÜ

Bölgede meydana gelen aşırı ağış sonucu ilk önce yolda çatlak meydana geldi. Ardından ise yağışında devam etmesi ile birlikte gece saatlerinde Akçakoca’dan Düzce istikametine yol tamamen çöktü. Heyelanın korkutucu boyutu ise gün ağırınca daha da ortaya çıktı. Karayolları yetkilileri yolda incelemelerde bulundu. Bölgede meydana gelen çökme nedeniyle trafik köy yollarına yönlendirildi.

ONARIM YAPILANA KADAR YOL KAPALI KALACAK

Akçakoca’dan İstanbul yönüne gidecek araçların Kocaeli Sakarya istikametinden, Ankara yönüne gidecek araçlar ise Ereğli Zonguldak yönünden gitmeleri yönünde uyarılar yapıldı. Heyelan sonrasında yol güzergahında kurulan jandarma güvenlik noktasından büyük ve tonajlı araçların geçişine izin verilmezken, küçük araçlar ise köy yollarına yönlendiriliyor. Önemli bir yol olan Düzce-Zonguldak karayolu, onarım tamamlanana kadar kapalı kalacak.

SARAY’IN MÜTEAHHİDİ LİMAK TARAFINDAN YAPILDI

Düzce-Akçakoca-Karadeniz Ereğli Yolu, Saray’a yakın holdinglerden Limak tarafından yapıldı. 72 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol, Ereğli Demir Çelik Fabrikası ile çevresindeki fabrika ve tersaneleri diğer illere bağlıyor.

 

AYM, Erdoğan’ın uçak filosuna THY’den bedava hizmeti iptal etti

AKP’nin gözde müteahhidi Limak’ın yaptığı duble yol çöktü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li belediyenin kültür merkezi projesi çöplüğe döndü

Borç bataklığındaki AKP’li belediyeler, başladıkları projelerin inşaatlarını tamamlayamıyor. AKP’li Samsun’un 19 Mayıs ilçe belediyesinin 2017 tarihinde yapımını başlattığı ve 2019’ta tamamlanacağını duyurduğu 6 milyon liralık kültür merkezi inşaatı çöplüğe dönüştü. 

BOLD – Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde 3 dönemdir belediye başkanlığı yapan AKP’li Osman Topaloğlu, 2017 tarihinde yapımını başlattığı Kültür Merkezi’nin 2019 yılına kadar biteceğini duyurdu. Ancak aradan geçen zaman içerisinde kaba inşaatı bile tamamlanamayan 6 milyon liralık kültür merkezi çürümeye terk edildi.

2019 YILI SONUNA KADAR TAMAMLANACAKTI

19 Mayıs ilçesinde belediye tarafından yapılmak istenen kültür merkezinin ihalesi 2017 yılında yapıldı. Ardından da içinde düğün salonu, konferans salonu, sergi salonu, kütüphane, halk eğitim odaları ve bebek bakım odasının yer alacağı kültür merkezinin ihalesini alan firmaya yer teslimi yapıldı. Bir yıl sonra yaklaşık yüzde 50’si tamamlanan merkezin inşaatı kaynak yetersizliğinden yarım kaldı. Sözcü’nün haberine göre üç dönemdir Belediye Başkanlığı yapan Osman Topaloğlu, merkezin projesinin 2016 yılında hazırlandığını ve 2019 yılı sonuna kadar burasının tamamlanacağını söylemişti.

YAĞMUR SUYU DOLAN KÜLTÜR MERKEZİ ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ

Yapımına başlandıktan sonra 2018 yılında belediye resmi sitesinde yapılan bilgilendirmede, “Kültür merkezi projemizin içinde; konferans salonu, sergi salonu, okuma salonu, kütüphane misafir ağırlama salonu, halk eğitim odaları ve bebek bakım odası yer alacak. Kültür merkezi ihalesi gerçekleştirilmiş olup, yüklenici firma tarafından inşaat çalışmaları başlamıştır. İnşaat çalışmalarında yüzde 50 seviyesine ulaşılmıştır” denildi. Ancak inşaat çatısı dahi yapılmadan yarım bırakıldı. 4 duvar ile çevrilen ve çatısı olmayan kültür merkezi çürümeye terk edilirken, içi de yağmur suyu ile doldu.

 

Borsa İstanbul, Fahrettin Altun’un maaşına yüzde 33 zam yaptı

AKP’li belediyenin kültür merkezi projesi çöplüğe döndü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Defineciler kazma kürekle buldu, bakanlık sit alanı ilan etti

Definecilerin kaçak kazı yaparken buldukları köy, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sit alanı ilan edildi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Zonguldak Çaycuma ilçesi Filyos beldesi Kocaali köyü arkeolojik koruma alanı oldu.

BOLD ÖZEL –  Zonguldak’ın Filyos beldesine bağlıKocaali köyünde üç kişinin define ararken buldukları köy, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sit alanı ilan edildi.

Geçtiğimiz yıl Zonguldak’ın Filyos beldesi Kocaali köyünde define arayan üç kişi jandarma ekipleri tarafından yakalandı. Üç kişi ile birlikte define ararken kullandıkları bir detektör, kazma ve küreğe el konuldu.

Ardından konu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bildirildi. Bakanlık da Karabük Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nu görevlendirdi. Yazışmalar sonucunda Filyos beldesi Kocaali köyünde yapılan incelemelerde tarihi kalıntılar tespit edildi. 12 Mart 2021 tarihinde toplanan Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, alanını 1 ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil etti.

zonguldak kocaali köyü sit alanı haritası

BİLET GİŞESİ VE BEKÇİ KULUBESİ YAPILACAK

Defineciler bulana kadar devletin haberdar olmadığı Kocaali köyündeki nekropol alanına izinsiz çivi dahi çakılamayacak. Definecilerin bulunduğu ören yerlerini gezmek isteyen turistler için WC, bilet gişesi ve bekçi kulübesi yapılacak.

Altaylı: Sağlık Bakanı bezgin ve kırgın

Defineciler kazma kürekle buldu, bakanlık sit alanı ilan etti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AYM, Erdoğan’ın uçak filosuna THY’den bedava hizmeti iptal etti

Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı’nın aralarında THY’nin de bulunduğu kamu kurumlarından bedelini ödemeden hizmet almasına ilişkin düzenlemeyi iptal etti. Saray, 13 uçak ve 2 helikopteri için daha önce ücretsiz aldığı hizmetleri artık bedelini ödeyerek alabilecek. 

BOLD – Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhurbaşkanlığı’nın aralarında THY’nin de bulunduğu kamu kurumlarından para ödemeden hizmet almasına ilişkin düzenlemeyi iptal etti. İptal kararı sonrası THY, artık Tayyip Erdoğan’ın uçaklarına verdiği hizmetlerin karşılığını alacak.

BEDELSİZ HİZMET ALIMI ANAYASAYA AYKIRI

AYM, CHP’nin 2019 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun bazı hükümlerinin iptali istemiyle açtığı davayı sonuçlandırdı. Cumhurbaşkanlığı’nın bazı işlerini kamu kurumlarına bedelsiz olarak yaptırmasının Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmedildi. AYM, Cumhurbaşkanlığı’nın 13 uçak ve 3 helikopteri için Türk Hava Yolları’ndan (THY) aldığı bedava hizmetin yanı sıra kamu kurumlarından taşınır, taşınmaz, mal, hizmet, yapım ve onarımına ilişkin gibi ihtiyaçlarını bedel ödemeden karşılamasını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. 2020 yılında 5,6 milyar TL zarar eden THY, bundan böyle Cumhurbaşkanlığı’na verdiği hizmetlerinin karşılığını alacak.

HESAP VERİLEBİLİRLİK VE MALİ SAYDAMLIK SAĞLANMALI

BirGün’ün haberine göre, AYM’nin uygulamayı iptal kararının gerekçesinde, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılması, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişi, kamu bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, mali kontrolünü düzenlemek amacıyla kanuni düzenlemeler bulunduğu hatırlatıldı.

BÜTÇE KANUNU’NA BÜTÇE DIŞINDA HÜKÜM  KONULAMAZ

Cumhurbaşkanlığı hizmetlerinin, özelliği ve güvenlik şartına uygun şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla Kamu İhale Kanunu’ndan muaf tutulması ile ilgili olarak da mahkeme, “idare tamamen serbest bırakılmamıştır” saptamasında bulundu. Bir kamu idaresinin ihtiyaçlarını bir başka kamu kurum ve kuruluşlarından nasıl karşılayacağının kanunlarda düzenlendiği hatırlatıldı. Bütçe Kanunu’na bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı da belirtildi. Cumhurbaşkanlığı, 2020 yılının eylül ayında iptal edilen ancak gerekçesi yeni açıklanan 2019 yılı bütçesindeki bu hükme, 2020 ve 2021 bütçelerinde de yer vererek kanunda yeri olmayan bu uygulamayı sürdürüyor.

7 AYRI UÇAKLA KIBRIS’A PİKNİĞE GİDİLMİŞTİ

Geçen yıl kapalı Maraş’ı açmak için Kuzey Kıbrıs’a giden Türkiye heyetini THY’nin 7 uçağının taşıdığı ortaya çıkmıştı. İyi Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ın verdiği bilgiye göre AKP’li Erdoğan için 1 uçak, Devlet Bahçeli için 1 uçak, bakanlar ve heyet için 1 uçak, korumalar için 2 uçak ve arabalar için de 1 nakliye uçağı kullanıldı. Ayrıca Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu için de 1 jet havalandı. Bu pikniğin faturasını ise millet ödedi.

Borsa İstanbul, Fahrettin Altun’un maaşına yüzde 33 zam yaptı

AYM, Erdoğan’ın uçak filosuna THY’den bedava hizmeti iptal etti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Altaylı: Sağlık Bakanı bezgin ve kırgın

Habertürk Yazarı Fatih Altaylı, koronavirüs tedbirlerine uyulmayan İstanbul’daki cenaze namazını katıldığı için eleştirilen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüşmesini yazdı. Altaylı, AKP Kongresi’ne katılmayan Koca’nın bezgin ve kırgın olduğunu belirtti.

BOLD – Daha önce aşılarla ilgili hedeflerini tutturamayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Haziran’a kadar 40 yaş üstü 32 milyon vatandaşı aşılayacaklarını söyledi.

Koronavirüs salgınıyla mücadele ve aşılama çalışmalarıyla ilgili gazeteci Fatih Altaylı’ya bilgi veren Bakan Koca, Pfizer-BionTech aşısının 1 milyon 400 bin dozunun 24 ve 25 Mart tarihlerinde Ankara’ya geldiğini söyledi. Rus aşısı ve Astra Zeneca aşısını da getirmek için çalıştıkları ifade eden Koca, Avrupa Birliği’nin diğer ülkelere aşı satışını yasaklayabileceğini belirtti.

Altaylı, Bakan Koca’nın son gelişmeler ışığında Haziran’a kadar 40 yaş üstü 32 milyon vatandaşı aşılamak istediklerini belirttiğini, yaza kadar ne kadar aşı getirileceği sorusuna ise, “100 milyonun üzerinde. 120 milyon getireceğiz hayırlısı ile” dediğini aktardı.

ANKARA’DAKİ AKP KONGRESİNE KATILMADI

Sağlık Bakanı Koca’nın biraz bezgin, biraz da kırgın olduğunu ifade eden Altaylı, “Mesafe kurallarının hiçe sayıldığı organizasyonlardan sonra aldığı sert eleştirilerden ağzı yandığı için Ak Parti Kongresi’ne bile katılmayan ve bu yüzden de iktidara yakın isimlerin hedefi olan Bakan’ın bezgin olmasına hiç şaşırmıyorum.” dedi.

Bakan Fahrettin Koca, İstanbul’daki Muhammed Emin Saraç’ın koronavirüs tedbirlerine uyulmadan kılınan cenaze namazına katılması eleştirilince İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun annesinin cenazesinin defnine de gizlice katılmıştı.

YSK’dan güncelleme: İstanbul ve Bayburt’un milletvekili sayısı düştü

Altaylı: Sağlık Bakanı bezgin ve kırgın yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

İşletme süresi uzatılan havalimanlarından kira da alınmayacak

Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, İstanbul başta olmak üzere havalimanlarındaki kiracı işletmecilerden 3 ay kira alınmadığını ve yüzde 50 indirim yapılarak işletmecilerin rahatlatıldığını dile getirdi. Karaismailoğlu, kira ödemeyecek işletmelerin işletme süresinin de uzatıldığını kaydetti.

BOLD – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, koronavirüs salgını nedeniyle işletme süresi uzatılan havalimanlarından kira da alınmayacağını açıkladı. Bakan Karaismailoğlu, ayrıca yüzde 50 indirim yapılarak işletmecilerin rahatlatıldığını belirtti.

İŞLETME SÜRELERİ UZATILDI

Şanlıurfa’da temel atma törenlerine katılan Bakan Karaismailoğlu, havalimanları işletmeleriyle ilgili gelen soruları cevapladı. Kovid-19 salgınıyla beraber hava yollarında daralma yaşandığını belirten Bakan Karaismailoğlu, İstanbul başta olmak üzere havalimanlarındaki kiracı işletmecilerden 3 ay kira alınmadığını ve yüzde 50 indirim yapılarak işletmecilerin rahatlatıldığını kaydetti. Bakan Karaismailoğlu, “Yap – işlet – devretleri ise Kovid – 19 sürecinde garanti dışına çıkardık. Onları işletme süresine ilave ettik. Burada biz garanti ödemeyeceğiz, onlar da kira ödemeyecekler” dedi.

SEKTÖRÜ AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ

Bakan Karaismailoğlu, havalimanlarında 210 milyon yolcu hareketine ulaştıklarını belirterek, “Büyük yatırımlar yapıldı. 2020 mart ayına girene kadar her şey yolunda gidiyordu. İstanbul Havalimanı dünyanın merkez taşımacılığı ve transfer merkezi haline gelmişti ama Kovid-19 salgını ezber ve dengelerimizi bozdu. Biz de bir an önce açılması için çaba sarf ediyoruz. Bir taraftan da sektörü ayakta tutmak için yeni planlamalar, gelişmeler ve iyileştirmeler yapmaya çalışıyoruz. Tabii bu kısıtlamalar nedeniyle süreç devam ediyor. İnşallah temennimiz en kısa zamanda bitmesi. Süreci takip ederken, sektörü de ayakta tutabilmek için çalışmalar yapıyoruz” dedi.

 

Bir tarafta Fetömetre bir tarafta sarıklı-cübbeli general

İşletme süresi uzatılan havalimanlarından kira da alınmayacak yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Borsa İstanbul, Fahrettin Altun’un maaşına yüzde 33 zam yaptı

Borsa İstanbul’da aralarında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un da olduğu yönetim kurulu üyeleri, huzur hakkı ücretlerine yüzde 33 zam yaptı. Zamla birlikte Fahrettin Altun’un maaşı 18 binden 24 bin TL’ye yükseldi. Birden fazla yerden maaş alan üyelerin ilave vergilerini de Borsa İstanbul’un ödemesi kararlaştırıldı.

BOLD – Borsa İstanbul A.Ş.’nin 2020 faaliyet yılına ilişkin dün yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin maaşlarına yüzde 33 zam yapılması ve birden fazla maaş alan üyelerin vergisini de Borsa İstanbul yönetiminin ödemesi kararlaştırıldı.

Borsa İstanbul A.Ş.’nin Olağan Genel Kurul Toplantısında yönetim kuruluna seçilen yeni üyeler, Işınsu Kestelli, Ahmed Ali Al-Hammadi ve Korkmaz Ergun oldu. Hakan Atilla’dan boşalan genel müdürlük koltuğuna Korkmaz Ergun oturdu.

Mevcut yönetim kurulunda başkan olarak görev yapan Prof. Dr. Erişah Arıcan görevine devam ederken, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Yunus Arıncı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Prof. Dr. Cem Demiroğlu ve Tevfik Eraslan’ın üyeliklerinin devamına karar verildi.

MEMURA YÜZDE 7 FAHRETTİN ALTUN’A YÜZDE 33 ZAM

Sözcü’nün haberine göre Toplantı Türkiye Varlık Fonu temsilcisi ve Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan’ın teklifiyle Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerinin ücretlerine zam yapılması kararlaştırıldı. Alınan kararla aylık net huzur hakkı ücreti, Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan için mevcut 24 bin TL’de sabit kalırken, Yönetim Kurulu üyeleri için yüzde 33,3 zamla 18 bin TL’den 24 bin TL’ye yükseltildi.

Kamuda memur maaşları 2021 başında sadece yüzde 7 oranında artarken, aralarında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un da olduğu Borsa İstanbul A.Ş. Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkı ücreti yüzde 33 artmış oldu. Altun ve diğer yönetim kurulu üyelerinin maaşı yüzde 14,60 olan 2020 yılı sonu enflasyon oranın iki katından fazla artmış oldu.

VERGİYİ DE BORSA YÖNETİMİ ÖDEYECEK

Toplantıda ayrıca, geçen sene olduğu gibi bu yıl da, “Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerinin birden fazla işverenden ücret almaları dolayısıyla gelir vergisi beyannamesi vermeleri gerekmesi durumunda Borsa İstanbul A.Ş. tarafından yapılan ücret ödemelerine isabet eden ilave verginin talep edilmesi halinde Borsa İstanbul A.Ş. tarafından karşılanması, Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak ücret geliri elde edilmesi durumunda, hesaplanan ilave verginin tamamının Borsa İstanbul A.Ş. tarafından karşılanmasına” karar verildi.

Ayrıca, “Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerinin, makam aracı tahsisi, görevle ilgili konularda yolculuk, seyahat, konaklama, harcırah, temsil ödeneceği haklarından yararlanabilmeleri; ayrıca bunların eşleri, çocukları ve bakmakla yükümlü oldukları kimselerin sağlık yardımlarından yararlandırılması” kabul edildi.

Resim

VERGİ ÖDENMEMESİ ANAYASA’YA AYKIRI

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk ana bilim dalı başkanı Doç. Dr. Murat Batı, Borsa İstanbul A.Ş. yönetim kurulu üyelerinin aldıkları huzur hakkı ücretleri için vergi ödememelerinin Anayasa’daki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti.

Bir verginin mükellefinin kim olduğunun kendi vergi kanunlarında belirtildiğini, Cumhurbaşkanı Kararı gibi bir düzenleyici/idari işlemle mükellefiyetin kaldırılması ya da değiştirilmesinin Anayasa’nın 73. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mümkün olmadığını kaydeden Batı, şöyle konuştu: “Bu kişilere verilen ücretlerin vergisinin kamu görevi bulunan yönetim, denetim veya tasfiye kurulu üyelerinin birden fazla yerden aldıkları ücretleri birleştirip, ödemeleri gereken ilave gelir vergisi de aynı şekilde o kuruluşlar tarafından ödenmektedir” diyen Batı, “Ancak Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesindeki ‘ücret, para ile temsil edilebilen menfaatlerdir’ cümlesi uyarınca bu kişiler adına ödenen vergiler de ‘ücret’ sayılmalıdır. Ve bundan da ayrıca tekrar vergi alınmalıdır. Bu vergiye de bu kurumlar öderse, bu da tekrar ‘ücret’ sayılmalı ve tekrar vergilendirilmelidir. Ciddi bir sarmal yaratacak gibi farkındayım. Ve bu kişiler 2020 yılında aldıkları ‘stopajsız’ ücretleri 2021 Mart sonuna kadar beyan etmeleri gerekmektedir. Beyan etmezlerse haklarında vergi idaresinin cezalı işlem (tarhiyat) yapmaları gerekmektedir.”

ZARAR EDEN THY’DE ZAM YOK

Dün genel kurul yapan şirketlerden biri de Türk Hava Yolları (THY) oldu. 2020’de 5 milyar 588 milyon TL zarar eden şirkette, 2022 yılına kadar yönetim kurulu üyelerinin ücretlerine zam yapılmaması kararı alındı.

Kamu bankaları olan Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank’ta’nda dün yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyesi maaşları, uhdesinde kamu görevi bulunmayanlar için 22 bin 500 TL’den 25 bin 785 TL’ye, uhdesinde kamu görevi bulunanlar için de 12 bin 500 TL’den 14 bin 360 TL’ye yükseltildi.

YSK’dan güncelleme: İstanbul ve Bayburt’un milletvekili sayısı düştü

Borsa İstanbul, Fahrettin Altun’un maaşına yüzde 33 zam yaptı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

YSK’dan güncelleme: İstanbul ve Bayburt’un milletvekili sayısı düştü

Yüksek Seçim Kurulu, illerin milletvekili sayılarını güncelledi. İstanbul’un çıkaracağı milletvekili sayısı 98’den 97’ye ve Bayburt’unki ise 2’den 1’e düştü. Mersin ve Tunceli’nin çıkaracağı vekil sayısı yükseldi. Mersin’in milletvekili sayısı 12’den 13’e, Tunceli’nin ise 2’ye çıktı. 

BOLD – Yüksek Seçim Kurulu (YSK) aldığı kararla illerin çıkarabileceği milletvekili sayısını yeniden düzenledi. Karar, bugünkü Resmi Gazete’de yayınlanırken İstanbul bir milletvekilini kaybetti.

TÜİK VERİLERİ ESAS ALINARAK HESAPLANDI

Resmi Gazete’de yayımlanan YSK kararında, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 5. maddesinde, seçim çevreleri ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısının YSK tarafından genel nüfus sayımı sonuçlarının açıklanmasından itibaren en geç 6 ay içinde tespit edilerek duyurulacağı hükmünün yer aldığı belirtildi. Bu kapsamda Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığınca 31 Aralık 2020 tarihli veriler esas alınarak ilan edilen 2020 yılı nüfus bilgilerine göre, illerin çıkaracağı milletvekili sayısı hesaplandı.

ANKARA ÜÇ SEÇİM BÖLGESİNE BÖLÜNDÜ

Yapılan tespit sonunda çıkaracağı milletvekili sayısı 18’e kadar olan iller bir, çıkaracağı milletvekili sayısı 19’dan 35’e kadar olan iller iki, 36 ve daha fazla olan iller üç seçim çevresine bölündü. Böylelikle 600 milletvekilinin 81 ile dağılımı yapıldı. Mersin’in çıkaracağı milletvekili sayısı bir artarak 12’den 13’e ve Tunceli’nin çıkaracağı milletvekili sayısı bir artarak 1’den 2’ye çıktı. İstanbul’un çıkaracağı milletvekili sayısı 98’den 97’ye ve Bayburt’un çıkaracağı milletvekili sayısı 2’den 1’e düştü. YSK kararına göre 36 milletvekili çıkaracağı tespit edilen Ankara’da seçim bölgesi sayısı değişti. Ankara’nın seçim bölgesi sayısı üçe bölündü. Bursa, İstanbul ve İzmir’in seçim bölgesi sayısı değişmedi. 20 milletvekili çıkaran Bursa iki, 97 milletvekili çıkaracak olan İstanbul üç, 28 milletvekili çıkaracağı tespit edilen İzmir’de iki bölgede seçim yapılacak.

Bir tarafta Fetömetre bir tarafta sarıklı-cübbeli general

YSK’dan güncelleme: İstanbul ve Bayburt’un milletvekili sayısı düştü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

26 Mart 2021 Cuma

Dink Ailesi: Böyle bir ortamda hangi adaletten bahsedilebilir?

Hrant Dink cinayeti davasında bugün verilen karara tepki gösteren Dink ailesi, “Böyle bir ortamda hangi hakikat ve adaletten bahsedilebilir” diye sordu. Hrant’ın Arkadaşları İnisiyatifi, kararın siyasi hesaplaşma olduğunu vurguladı.

BOLD – Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetiyle ilgili davada aralarında polis müdürlerine müebbet, gazeteci Ercan Gün’e ise 10 yıl hapis cezası verildi.

Kararın ardından Hrant’ın Arkadaşları İnisiyatifi, ”Bugünkü kararların kimlere yönlendirildiğine baktığımız zaman, yeni bir siyasi hesaplaşmanın işin içine girdiğinden endişeleniyoruz” açıklaması yaptı. Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu da, “Bugün verilen karar da Hrant Dink cinayetinin tüm yönlerini açığa çıkartmayan ve sorumlular hakkında hüküm kurmayan bir karardır” ifadesini kullandı.

Dink ailesi de karardan sonra yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Maalesef, bugün de Hrant Dink’in hedef gösterildiği ve cinayetin işlendiği yıllarda hâkim olan iklim ve ideolojinin benzeri hâkim. Böyle bir ortamda hangi hakikat ve adaletten bahsedilebilir” denildi.

Dink ailesinin açıklaması şöyle:

  • Hrant Dink 19 Ocak 2007’de, İstanbul’un göbeğinde, gazetesi Agos’un önünde arkasından sıkılan iki kurşunla kalleşçe öldürüldü.
  • Cinayet; Genelkurmay’ın, siyasilerin, yargının, medyanın ve bazı devlet güdümlü sözde sivil toplum kuruluşlarının dâhil olduğu üç yıl süren bir hedef gösterme ve tehdit sürecinin sonunda gerçekleşti.
  • Öldürülmeden bir hafta önce, öldürülen kişi yazdığı “Neden hedef seçildim?” yazısıyla hepimize bir not bıraktı ve yaptığı son konuşmalarında “Bu devletin derinliğinin bana haddimi bildirme operasyonudur” sözleriyle açıkladı. Hrant Dink’in bu son yazısında bahsettiği hiçbir olay, kişi veya ilişki 14 yıldır soruşturmaya dâhil edilmedi. Üstelik de yazısında tanıklığı ve sezgileriyle bahsettiği birçok şey, sonrasında belgelerle de ispat edilmişken…
  • Operasyon öldürmeyle son bulmadı; ihmal, örtbas, delil karartma ve yanlış yönlendirmelerle devam etti.
  • Bütün bu mekanizmayı ele almayan bir yargılamanın bizi de kamuoyunu da ikna etmesi mümkün değil.
  • Bugün verilen karar bu hakikatten oldukça uzak. Kendi içinde dahi orantısız bazı beraat ve ceza hükümlerini anlamak da anlatmak da oldukça güç. Hele bazı kararlar var ki; sanki kötülüğün kendisi değil adeta sızması cezalandırılmış izlenimi veriyor.
  • Yargılamanın geldiği noktada, 15 Temmuz 2016’da alçakça bir harekâtla yüzlerce insanımızın ölümüne, binlercesinin de yaralanmasına sebep olan, FETÖ olarak tanımlanan odakların 2007’de Hrant’ımızı da öldürmüş olduğu söyleniyor.
  • Eğer bu doğruysa, başından beri olması için gayret gösterdiğimiz, talep ettiğimiz etkili soruşturma zamanında yapılsaydı, neredeyse 10 yıl sonra bu kadar canımızı yitirmeyecektik. Bu durumda, Hrant Dink cinayetinin zamanında soruşturulmuş olmamasının hesabının yüzlerce insanın ailesine, yakınlarına verilmesi gerekmez mi?
  • Yargının itibarının yerlerde gezindiği bugünkü ortamda hangi mahkemeden adil bir karar çıkabilir ki? Bu ortam elbette suçlular için rahatlatıcıdır… Maalesef, bugün de Hrant Dink’in hedef gösterildiği ve cinayetin işlendiği yıllarda hâkim olan iklim ve ideolojinin benzeri hâkim. Böyle bir ortamda hangi hakikat ve adaletten bahsedilebilir? Bugün herhangi biri çıkıp “Hrant Dink’in öldürülmesinde Ermeni olmasının etkisi yok” diyebilir mi? Bu mekanizmanın kılcal damarlarına kadar işlemiş ırkçılık nasıl inkâr edilebilir?
  • Bu dava bu haliyle kapatılıp, yılların derin devlet mekanizmasına FETÖ deyip geçilir ve etkili bir soruşturma yürütülmezse, bundan sonraki yıllarda kaybedilecek başka canların sorumluluğu kimin olacaktır? Katil nasıl bir çocuktuysa, FETÖ de Ergenekon da çocuk. Mekanizma ise çok daha yaşlı. Bu mekanizmanın başka canlar almaya devam etmesine müsaade edilmemeli.
  • Bir an önce şeffaflık, demokrasi ve hukuk ikliminin tesis edilmesi hepimiz için hava gibi, ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç. Nihayetinde umulan şey bir yüzleşme: Toplumun bu suçla yüzleşmesi, suçlunun suçuyla yüzleşmesi ve kurumların gerekli dersi çıkarması.
  • Biz ailesi olarak, arkadaşları ve avukatlarıyla, Hrant Dink’in tabutuna omuz vermiş dostlarımızın da gücüyle; anlama, anlatma çabamızı ve hukuk mücadelemizi asla bırakmayacağız. Ta ki tüm mekanizma açığa çıkarılıp bir daha kullanılmayacak hale getirilene kadar.

Hrant Dink davasında karar: Gazeteci Ercan Gün’e 10 yıl hapis

Dink Ailesi: Böyle bir ortamda hangi adaletten bahsedilebilir? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Bir tarafta Fetömetre bir tarafta sarıklı-cübbeli general

TSK’dan 20 bin askeri ihraç eden Hulusi Akar’ın Milli Savunma Bakanlığı Harp Okulları ve Astsubay Yüksekokullarına giriş şartlarında yaptığı değişiklik tartışmaya neden oldu. MSB, ‘irticai ve bölücü görüşleri benimsememiş’ olma şartını ‘terör örgütleriyle iltisak ve irtibat’ olarak değiştirdi. MSB, sarıklı-cübbeli namaz kılan generalin ise incelendiğini açıkladı.

BOLD ANALİZ – Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) subay ve astsubay yetiştiren Harp Okulları ile Astsubay Yüksekokulları’na giriş şartlarında yapılan değişiklik tartışmaya neden oldu.

Harp Okulları ile Astsubay Yüksekokulları’na giriş koşulları arasında bulunan “Kendisinin, annesinin, babasının, kardeşlerinin ve velisinin, tutum ve davranışları ile yasadışı, siyasi, yıkıcı, irticai, bölücü ideolojik görüşleri benimsememiş, bu gibi faaliyetlerde bulunmamış veya bu gibi faaliyetlere karışmamış olması” şartı 23 Mart’ta yayımlanan yeni yönetmelikle kaldırıldı. Yerine “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olmamak” hükmü getirildi.

Cumhuriyet’e konuşan Milli Savunma Bakanlığı yetkilisi, eski yönetmelikte Harp Okulları’na giriş koşulları arasında yer alan “irticai görüşleri benimsememiş ve bu faaliyetlere karışmamış olmak” şartının “subjektif değerlendirmelere yol açtığı ve Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmadığı” gerekçesiyle kaldırıldığını belirtti. Yerine getirilen yeni yönetmeliğin ise “geniş kapsamlı, güncel mevzuata uygun ve daha somut” olduğunu söyledi. “Bu düzenlemeyle tarikat ve cemaatlerin TSK içinde yapılanmasının önü açılıyor” eleştirileriyle ilgili ise yetkili, “Faraziyeler üzerinden değerlendirmeler yapılmamalı” ifadelerini kullandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’da cuma namazı çıkışı yönetmelik değişikliğiyle ilgili “İrticai faaliyet farklı bir olay ama terörle iltisaklı olan faaliyetler ayrı bir olay. Bu bir yasal düzenleme değil, yönetmelik. Bakanlıklarımız bunları zaman zaman, ülkemizin, ordumuzun huzuru için yaparlar. Bu da bu vesile ile atılmış bir adım” açıklaması yaptı.

MSB yetkilisi, gerçekleri saptırıyor. İrticai görüşleri benimsemek de irtibat ve iltisak kavramları da Türk Ceza Kanununda suç olarak yer almıyor. TSK’da 20 bine yakın subay ve astsubayı ihraç eden Fetömetre uydurması da TCK’ya göre suç değil.

BİNLERCE ASKER FETÖMETRE İLE İHRAÇ EDİLDİ

Fetömetre, 15 Temmuz’un ardından hükumetin ve ittifak ettiği derin devletçi grupların hedefinde olan subayların tasfiyesi için eski Tümamiral Cihat Yaycı’nın uydurduğu bir yöntem. Yaycı’nın bizzat kendisinin koyduğu kriterlerle pek çok subay örneğin uzak akrabasının banka hesabı yüzünden ya da eşinin bir akrabasının çocuğunun gittiği okul yüzünden TSK’dan ihraç edildi ya da tutuklandı. MSB, irtica yerine getirilen irtibat ve iltisak kavramlarının daha somut ve güncel mevzuata uygun olduğunu savunarak kamuoyunu aldatıyor. Çünkü ne irticanın ne irtibat ve iltisakın ne de Fetömetre’nin kanunlarda ve TCK’da yeri bulunmuyor. Ancak fiilen geçmişte irtica kavramıyla bugün de Fetömetre ile binlerce subay ve astsubay mesleklerinden ihraç edilip cezaevine konuldu.

SARIKLI CÜBBELİ GENERALİN GÖRÜNTÜLERİ İNCELENİYOR

TSK’da binlerce askere Fetömetre uygulanırken, ulusalcı internet sitelerinde bir muvazzaf amiralin makam arabasıyla gittiği bir tarikatın tekkesinde sarıklı-cübbeli namaz kıldığına ilişkin görüntüler yayınlandı. Görüntülerdeki generalin hükumete yakın Menzil ya da İskenderpaşa tarikatına mensup olduğu iddiaları dile getirildi. MSB yetkilileri ise, sosyal medyadaki bu paylaşımların ilgili birimler tarafından incelendiğini açıkladı. Sarıklı-cübbeli general Fetömetre’nin sınırlarına girecek bir asker değil. Bu nedenle ne soruşturma ne ihraç ne de cezaevi değil sadece inceleniyor…

Haşhaşi AKP’li Kürşat Ayvatoğlu gözaltına alındı

Bir tarafta Fetömetre bir tarafta sarıklı-cübbeli general yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Borsa İstanbul’a Katar ataması

Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesini satın alan Katar, yönetim kuruluna da bir isim atadı. Borsa İstanbul’un Katarlı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmed Ali Al Hammadi oldu.

BOLD – Borsa İstanbul’un (BİST) genel kurulunda Hakan Atilla’nın istifasıyla boşalan genel müdürlük koltuğuna Korkmaz Enes Ergun getirildi.

BİST’de Kotasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Ergun, Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünde 1997 yılında tamamladı. Yüksek lisansını ve doktorasını Marmara Üniversitesi İktisat Anabilim Dalında yapan Ergun, çok sayıda şirketin halka arzının değerlendirilmesi ile işlem gören şirketlerin incelenmesini ve piyasa faaliyetlerini yönetti.

YENİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ

Borsanın yönetim kurulu üyeliklerinde de değişiklik yaşandı. Eski Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez’in yerine Arda Ermut gelirken, yeni ortak Katar Yatırım Otoritesi’nden de bir isim yönetim kurulunda yer aldı. Katarlı ortağın yönetim kurulu üyesi Ahmed Ali Al Hammadi oldu. Işınsu Kestelli de yönetim kurulu üyeliğine getirildi.

Borsa İstanbul’a Katar ataması yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Bir yabancı dev daha Türkiye’den çekiliyor: Üretim tesislerini sattı

Türkiye ekonomisinde yaşanan kriz sonrası yabancı yatırımcılar birer birer ülkeyi terk ediyor. Hemen hemen tüm sektörlerde bir çekilme yaşanırken otomotiv devlerinden Honda’dan da benzer bir adım geldi.

BOLD – Japon otomobil devi Honda tarafından yapılan açıklamaya göre, Honda Türkiye A.Ş. Gebze’deki üretim tesislerini HABAŞ Topluluğuna devretmek üzere anlaşmaya vardı.

Taraflar arasında varılan anlaşma neticesinde söz konusu taşınmaz Eylül 2021’den sonra teslim edilecek.

Honda yayımladığı notta, 1992 yılından beri Türkiye’de faaliyet gösteren şirketin bundan sonra da müşterilerine pazarlama, satış ve satış sonrası operasyonları ile ighili hizmet sunmaya devam edeceğini belirtti.

Honda, faaliyetlerine İstanbul’daki Genel Müdürlüğü ve bayi ağı ile hizmet vermeye devam edecek.

Türkiye’de 22 yıldır otomobil üreten ve fabrikasında 1.100 kişiye istihdam sağlayan Honda, 2019 yılında bu faaliyetine son verme kararı almıştı.

Karara ilişkin Para Analiz’de yer alan değerlendirmede, “Türkiye ekonomisindeki yönetim hatalarının yol açtığı belirsizlikler ve hukuk sorunları böylece bir otomotiv firmasının daha üretim tarafında Türkiye’den çıkmasıyla sonuçlandı” dendi.

Alman otomotiv devi Volkswagen de Türkiye’de fabrika kurma konusunda karar almış ve ardından Manisa’da 2019 yılında 943 milyon 500 bin sermayeli şirket kurmuş ancak Türkiye’deki siyasi ve ekonomik belirsizlikler sonrası geçen yıl kurduğu şirketi tasfiye ederek fabrika kurmaktan da vazgeçtiğini açıklamıştı.

Kur şokundan önce ‘birileri’ 1.6 milyar dolar aldı

Bir yabancı dev daha Türkiye’den çekiliyor: Üretim tesislerini sattı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Fransa’daki Diyanet kurumları AKP’nin resmi propaganda organı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye-AB ilişkileriyle ilgili raporun kabul edildiği zirvenin ardından konuştu. Türkiye ile diplomatik gerginlik yaratan ‘seçimlere müdahale’ iddialarını yineledi.

BOLD – Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesindeki Türk dernekleri ve Diyanet kurumlarından şikayet etti. Macron, “Buradaki dernekler ve Diyanet kurumları, Türk hükümetinin resmi propaganda organları. Yapılanmış ve örgütlü biçimde hareket ediyorlar. Bu sorunu çözmek zorundayız” dedi.

Macron, Türkiye’nin olumlu davranmaya devam etmesi durumunda AB ile ilişkilerde ilerleme olacağını aksi takdirde, geri adım atılacağını” söyledi.

Video konferans yöntemiyle yapılan AB liderler zirvesinde Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in hazırladığı ‘Türkiye ile ekonomik, politik ve ticari ilişkiler’ raporu görüşülerek kabul edildi.

SEÇİMLERE MÜDAHALE İDDİALARINI YENİLEDİ

Zirvenin ardından basın toplantısı düzenleyen Macron, bir soru üzerine, Türkiye’nin Fransız seçimlerine müdahale etmesinden endişe duyduğu iddialarını yineledi. Macron, “Bu çok net bir tespit’’ diye konuştu.

Almanya ve Fransa’da bilinen bazı topluluk ve politik grupların olduğunu kaydeden Macron, ‘‘Türkiye’nin resmi propaganda organları; Diyanet gibi mesela. Bunlar Almanya ve Fransa’da var, biliniyor’’ dedi.

“DOSTLUK İLİŞKİSİ VARMIŞ GİBİ DAVRANAMAYIZ”

Türk derneklerinin kendi kanallarından propaganda yaptıklarını ve seçimlere müdahale riskinin tespit edildiğini ifade eden Macron, “Bu bir sorun ve bunları söyleyip çözmeden dostluk ilişkisi varmış gibi davranamayız. Fransa’nın propaganda organı yok, Fransız seçimleri için yurt dışındaki dernekleri, dini kurumları finanse etmiyoruz. Eğer böyle bir şey olsaydı şok olurdunuz. Şok olmanız bizim gibi bir demokraside normal. Dürüst olmak ve bu sorunu çözmek zorundayız” dedi.

“Türkiye’de devlet kontrolündeki medya yalanlar yayıyor”

Fransa’daki Diyanet kurumları AKP’nin resmi propaganda organı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

ABD Ege’de denge siyasetini bıraktı

ABD, NATO müttefiki Türkiye ile Yunanistan arasında bu zamana kadar takip ettiği denge siyasetini bıraktı. Ege’de Yunanistan’a yakınlaşan ABD, askeri iş birliğini de artırdı.

BOLD – Ege’nin iki yakasında yer alan Türkiye ve Yunanistan, NATO ittifakı içerisinde düşman komşular olarak yer aldı ve çatışmaları ile ittifakın çoğu zaman başını ağrıttı. ABD de her iki ülkeye diplomatik alanda genelde eşit mesafede yaklaşmaya çalıştı ve iki NATO müttefiki arasında denge siyaseti güttü.

Yeni ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Türk ve Yunan Dışişleri Bakanları ile ilk telefon görüşmelerini aynı gün gerçekleştirdi. Blinken, önce Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’la, saatler sonra da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla görüştü.

Ancak Washinton’un Ankara ile bozulan ilişkisinin yansıması olarak bu politikanın değişmeye başladığı görülüyor.

BİDEN, YUNANİSTAN BAŞBAKANI İLE GÖRÜŞTÜ

20 Ocak’ta göreve başlayan ve yaklaşık 65 gündür AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bir görüşme yapmayan ABD Başkanı Joe Biden, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile telefonda bir görüşme gerçekleştirdi.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Biden, Miçotakis’e Yunanistan’ın kuruluşunun 200’üncü yıldönümü nedeniyle tebriklerini iletti ve iki ülke arasındaki ‘güçlü ikili ilişkilerin’ daha da derinleştirilmesini istediğini söyledi.

Açıklamada, “Başkan, Doğu Akdeniz’de istikrar umudunu iletti. İki lider ayrıca enerji güvenliği, Çin, Rusya ve Batı Balkanlar gibi ortak çıkarlarının olduğu konularda koordinasyon içerisinde hareket etme konusunda anlaştılar” denildi.

Yunan basını görüşmenin yarım saat sürdüğünü bildirdi.

Kathimerini gazetesi, Yunan hükümet kaynaklarının görüşmenin ‘çok iyi bir havada geçtiğini’ aktardıklarını bildirdi.

Kathimerini, Biden’ın görüşmede Yunanistan’ın kritik bir NATO müttefiki ve Doğu Akdeniz’de istikrarın sağlanması için önemli bir güç olduğunu söylediğini belirtti.

BİDEN, ABD’DE YUNAN LOBİSİNE YAKINLIĞI İLE BİLİNİYOR

Miçotakis, Kasım ayında yapılan başkanlık seçimlerinin ardından Biden’ı ilk kutlayan liderlerden biri olmuştu.

Miçotakis kutlama mesajında Biden’ı ‘Yunanistan’ın gerçek dostu’ olarak nitelendirmiş ve başkanlığı döneminde iki ülke ilişkilerinin daha da güçleneceğinden emin olduğunu söylemişti.

Senatörlüğü döneminde Yunan lobisine yakınlığıyla bilinen Biden da seçim kampanyası döneminde ‘Yunan asıllı Amerikalılar ve ABD-Yunanistan İlişkileriyle İlgili Vizyon” belgesini açıklamıştı.

Biden bu belgede, seçilmesi halinde Yunanistan ile ilişkileri güçlendireceğini ve “Türkiye’nin uluslararası hukuku ihlal eden ve Yunan hava sahasını ihlal etmek gibi NATO müttefiki olarak sahip olduğu taahhütleri bozan davranışlarını gündeme getireceğini” ifade etmişti.

ABD-YUNANİSTAN ASKERİ OLARAK  DA YAKINLAŞIYOR

Ege’de diplomasi alanında Yunan tarafına doğru kayan denge son yıllarda askeri alanda da hissediliyor.

ABD ve Yunanistan, 2019 yılı ekim ayında Savunma İşbirliği Anlaşması’nı genişleterek stratejik savunma ve güvenlik iş birliği alanlarında çalışma kararı almıştı. İki ülke arasındaki işbirliği anlaşması 2020 yılı Ocak ayında Yunanistan Parlamentosu’nda kabul edildi.

Bu anlaşmanın kritik noktalarından birisi, Batı Trakya’daki Dedeağaç şehrinde bulunan askeri üssün ABD’ye tahsis edilmesiydi.

Ayrıca Yunanistan, bu anlaşma ile Larissa, Stefanovikio ve Dedeağaç’taki askeri üs ve tesislerin ABD ve NATO ile daha geniş kapsamlı şekilde kullanımına izin verdi.

Anlaşma çerçevesinde Girit adasının Suda Körfezi’nde yer alan Amerikan deniz üssündeki altyapı ve diğer imkanların ortak kullanımı da karara bağlandı.

Türkiye sınırına yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Dedeağaç Limanı’nın, Amerikan güçleri tarafından kullanılması kapsamında, limanı 2010 yılından bu yana engelleyen batık bir mavnanın çıkarılması için ABD 2,3 milyon dolar mali yardım taahhüdünde bulunmuştu.

Ayrıca Washington, Larissa’daki (Yenişehir) hava üssüne 14 milyon dolar, Marathi adasındaki üsse ise 6 milyon euro yatırım yapmayı kabul etti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun 2020 yılı Eylül ayında Yunanistan’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında da iki ülke terörle mücadele, sınır güvenliği, organize suç örgütleri ve vize suçları gibi konularda da daha yakından işbirliğine gitme konusunda anlaşmalara imza koydu.

Pompeo, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile birlikte Suda Körfezi’ndeki Amerikan deniz üssünü ziyaret etti.

2019’dan beri ABD-Yunanistan askeri yakınlaşması artarken, Türkiye ibreyi Rusya’ya doğru çevirdi.

Washington’un tepkilerine rağmen 2019 yılı Temmuz ayında Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerini Ankara’ya getirdi.

AB-Türkiye ilişkileri: Yaptırım kartı masada, baskı daimi

ABD Ege’de denge siyasetini bıraktı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Ankara Yahudileri’nin son izleri kentsel dönüşümle yok edilecek

Geçmişi milattan önce ikinci yüzyıla dayanan Ankara’daki Yahudi varlığına dair son izler, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bir dönem sayıları 5 bin kişiye kadar yükselen Ankara Yahudileri’nin terk edilmiş evleri, kentsel dönüşüm kapsamına alındı.

BOLD – Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla başkent yapılan Ankara’da, Osmanlı döneminde canlı bir Yahudi Nüfusu vardı. turkishminute.com’da yer alan habere göre İspanya’dan göç eden Yahudilerle sayısı artan Ankara Yahudileri’nin geçmişi milattan öncesine dayanıyor. Bir dönem 5 bin kişilik bir grup olan Ankara Yahudilerinin sayısı şimdilerde 50’ye kadar düşmüş durumda. Ankara’daki üç sinagogdan ikisinden geriye hiçbir iz kalmadı. Son sinagog ise Ankara Sinagogu ismini taşıyor ve çoğunlukla kapalı.

Ankaralı Yahudilerin İsrail’e göç ve Türkiye’deki baskıcı ortam nedeniyle terk ettikleri tarihi bölge, Osmanlı döneminde “Yahudi Mahallesi” olarak adlandırılıyordu. Ahşap ve kilden oluşan iki katlı evler, terkedilmiş olsa da hala Yahudi toplumundan izler taşıyor. Mahalle, Türkiye İsrail ilişkilerinin normal olduğu zamanlarda Ankara Sinagogu’nu ziyaret eden üst İsrailli devlet görevlileriyle gündeme geliyordu. Göçler nedeniyle cemaatsiz kalan Sinagog sadece özel günler ve özel ziyaretçiler için kapısını açıyor.

MİMARLAR ODASI UYARDI

Yahudi Mahallesi’nde son izlerin de yok edileceğine ilişkin uyarı Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nden geldi. Ankara Mimarlar Odası Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ankara’nın simge mekânlarının yer aldığı Yahudi Mahallesi’nde kentsel dönüşüm süreci başlatıldığını açıkladı. Candan, “Kuşku uyandıran yangınların çıktığı Yahudi Mahallesi’nde bir kentsel dönüşüm hazırlığının ne anlama geldiği de çok açıktır. Ankara’nın çok kültürlülüğünün kültürel varlıklarını barındıran Yahudi Mahallesi tehdit altında” dedi.

Yahudi Mahallesini unutulmaktan kurtarmaya çalışan, son durumunu belgeleyen, eski sakinleri ile görüşerek Hermana belgeselini hazırlayansa araştırmacı Enver Arcak, mahallenin bir yıkıma ya da restorasyonla kimliğinin değiştirilmesi tehlikesine dikkat çeken isimlerden.

Hermana, Ankara Yahudilerinin birbirlerine hitap ederken kullandıkları bir kelime.  Belgeselde, çocukluğunu Yahudi Mahallesi’nde geçirmiş, şimdi oldukça yaşlı olan son şahitler anılarını anlattılar. Belgesel hazırlıklarının İsrail’de duyulması sonra çok sayıda fotoğraf ve hatıranın bir araya gelmesini sağladı. Yahudi Mahallesinin görkemli günlerinden kalan fotoğraflar, Yahudi Mahallesi hakkındaki en önemli kanıtlar. Kentsel dönüşüm başlarsa, Yahudi Mahallesinden geriye Hermana Belgeseli’nden başka bir şey kalmayacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının proje sayfasına göre, bölgede 270 bin metrekare alan dönüşüme tabi tutulacak. 895 bina bulunan alandaki binaların 191’i Yahudilerden kalan evlerden oluşuyor.

Ankara Yahudileri’nin son izleri kentsel dönüşümle yok edilecek yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Hrant Dink davasında karar: Gazeteci Ercan Gün’e 10 yıl hapis

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davada mahkeme, katil Ogün Samast’ın görüntülerini yayınlayan gazeteci Ercan Gün’e 10 yıl hapis cezası verdi.

BOLD – Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 14 yıl önce gazetenin önünde vurularak öldürülmesine ilişkin6’sı tutuklu 13’ü firari 76 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, bazı sanıklar ile avukatları ve Dink ailesinin avukatları hazır bulundu. Duruşmaya bazı sanıklar SEGBİS ile bağlandı.

BİZ BİTTİ DEMEDEN BU DAVA BİTMEZ

Duruşma öncesi Hrant’ın Arkadaşları İnisiyatifi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı. İnisiyatif adına konuşan Bülent Aydın, “İlk günden beri, yani Beşiktaş’ta tetikçilerin yargılandığı duruşmalardan beri öldür diyenler yargılansın dedik. Bu müsamereye son verin dedik, bu dava ne zaman başlayacak dedik. Süreç oldukça ağır ilerledi. Büyük hukuk mücadeleleri sonucu ve kamuoyunun bu cinayetin aydınlanması yönündeki talebinin baskısıyla süreç bugüne geldi. Belki bu cinayet tam olarak aydınlatılabilseydi bu ülkede daha öncede yaşanmış başka siyasi cinayetlerde de benzer süreçlerde işleyen mekanizma ortaya çıkmış olabilirdi. Bugün bu noktada değiliz dolayısıyla bir kez daha biz bitti demeden bu dava bitmez diyerek karar duruşmasına giriyoruz” dedi.

ERCAN GÜN: HABERİMDEN DOLAYI PİŞMAN DEĞİLİM

Son sözü sorulan tutuklu emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer, “Benim açımdan bu mahkemedeki bu yargılamada son söz söylenecek noktaya gelinmemiştir. Mahkemenizin bağımsız ve adil bir mahkeme olduğuna inanmıyorum” ifadelerini kullandı. Tutuklu gazeteci Ercan Gün ise, “Bu haberi yaptığım için pişman mıyım? Hrant Dink yaptığı haberlerden ne kadar pişman değilse ben de değilim. Vicdanen kelebek kadar hürüm” şeklinde konuştu.

HUKUKSUZ SUÇLAMALARLA TUTUKLANDIM

Dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, “Tutuklandım. 38 yıl süren meslek hayatım sona erdi. Terörle mücadelede görev yaptığım için örgütlerin hedefi oldum. Evimin yanında bomba patlatıldı. Çocuğum bombalı saldırıda yararlandı. Ailecek terörün ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Görevlerini yapmayan kamu görevlileri çok açık bir şekilde açıklanmıştır. Bana yapılan suçlamayla ilgili alınan ifadeler, dilekçelerle tarafıma istinat edilen suçların hukuksuz olduğu ortada” ifadelerini kullandı.

Son sözü sorulan başka suçtan tutuklu Muharrem Demirkale, “Bu zamana kadar bütün mahkeme heyetleri, savcısı ve medyası bana ile personelime haksızlık etti. Çok şükür masumuz. Ben ve personellerim yapmadılar. Bu mahkeme bitmemiştir. Son sözümü sonra söyleyeceğim” dedi. Tutuklu sanık eski tuğgeneral Hamza Celepoğlu, “Adalet terazisinin ayarını bozmayınız. Sebep olanlarla hesaplaşmanın kısmet olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Sanık Albay Ali Öz ise, “Bir sabah toplantıda söylendiği iddia edilen bir cümle yüzünden 23 ay tutuklu, 23 ay ev hapsinde ceza çekiyorum. İşlemediğim bir suç. Ne FETÖ’yle ne hiçbir yasadışı yapılanmayla alakam yok” dedi.

AKYÜREK VE YILMAZER’E AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme, emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ile dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’e tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Jandarma İstihbarat görevlisi eski yüzbaşı Muharrem Demirkale hakkında kasten öldürme ve anayasayı ihlal suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verildi. Yılmazer’e, resmi belgeyi yok etmek suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis, Akyürek’e, resmi belgeyi yok etmek suçundan ise 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası veren mahkeme, eski Albay Ali Öz’ü, kasten öldürme suçundan 25 yıl, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 3 yıl 4 ay hapse çarptırdı. Sanıklardan Osman Gülber’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 16 yıl 8 ay hapse mahkum eden mahkeme, sanıklardan Astsubay Yavuz Karakaya’yı ‘anayası ihlal’ suçundan müebbet, kasten öldürmeye yardım suçundan ise 12 yıl 6 ay hapisle cezalandırdı. Mahkeme, sanıklardan dönemin mülkiye müfettişi Şükrü Yıldız örgüte yardım suçundan 3 yıl 9 ay, Samsun Emniyet Terör şube görevlisi Metin Balta’ya örgüte üyelikten 6 yıl 8 ay ve Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevi polis memuru Mehmet Uçar’a resmi belgeyi yok etmek suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası verdi.

GAZETECİ GÜN’E 10 YIL HAPİS

Mahkeme, dönemin FOX Televizyonu Haber Müdürü Ercan Gün’e silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, eski polis memuru Muhittin Zenit’e üç suçtan beraat kararı verirken, görevi ihmal suçundan ise zaman aşımına hükmetti.

DİNÇ, GÜLER, ALTAY’A BERAAT

Hrant Dink cinayeti davasının sanıkları eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ile dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay hakkında “ihmali davranışla adam öldürme” suçlarından beraat, “kamu görevini ihmal” suçlarından  zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildi. Mahkeme, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun hakkında zaman aşımı gerekçesiyle düşme kararları verdi.

Mahkeme, Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Tuncay Uzundal hakkında “terör örgütü üyeliği” suçundan, savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Tutuksuz sanıklardan Gazi Günay, Yavuz Karakaya, Osman Gülben, Hasan Durmuşoğlu, Özkan Mumcu, Faruk Sarı’nın tutuklanmasına karar veren mahkeme, jandarma istihbaratçılar Okan Şimşek ve Veysel Şahin’in tutukluluk halinin devamına karar verdi.

AYM üyesinden Gezi gerekçesi: Yollar sadece araçların değil demokrasinin de kadim mekanıdır

Hrant Dink davasında karar: Gazeteci Ercan Gün’e 10 yıl hapis yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »