16 Mart 2019 Cumartesi

İktisatçı Sönmez: Nisan’da ağır fatura geliyor

“İktidarın derdi ekonomik kriz değil. Dertleri bundan sonraki durumlarının ne olacağıdır. Yani seçimleri kaybetmemektir. Ağır fatura Nisan’da gelecek.”

İktidarın her seçim öncesi ekonomik anlamda bir takım vaatlerde bulunduğunu hatırlatan İktisatçı Mustafa Sönmez, seçimleri kaybetmemek için arada bir alt sınıfların ağzına bir parmak bal çaldığını belirterek, “2019’un Nisan ayından itibaren çok ağır bir fatura olarak toplumun önüne gelecek” dedi.

İktisatçı Mustafa Sönmez, ekonomide yaşanan son gelişmeleri Mezopotamya Ajansı’na değerlendirdi.

İNSANLAR TÜKETEMİYORLAR ÇÜNKÜ GELİRLERİ ENFLASYONUN GERİSİNDE KALDI

“Bundan önceki çeyrekten başlayarak Türkiye ekonomisi üç çeyrektir inişe geçmiş durumda. 2019’da da bunun devam etme ihtimali var. Çünkü bunu tersine çevirecek bir rüzgâr yok. Yani talep yönünden bakarsak iç talep büzülmüş durumda. İçeride insanlar tüketemiyorlar. Çünkü gelirleri enflasyonun çok gerisinde kaldı. Kredi kullanma ise konusunda hem bankalar kredi vermiyor hem de faizler yüksek. İç talep büzüldüğü için geriye ihracat yani dış talep kalıyor. Ama dış talepte de Türkiye sanayisinin rekabet gücü çok zayıflamış durumda. Yabancılar eskisi gibi borç para vermeye, yatırım yapmaya gelmiyorlar. Türkiye’yi riskli buluyorlar. Dolayısıyla oradan da bir rüzgar gelmediği için bu küçülmenin 2019’un iki üç çeyreğinde devam etme ihtimali var”

İNSANLAR REEL KRİZİ HİSSETMEYE BAŞLADI

“Enflasyon son 15 yılda görünmeyen boyutlara çıktı. İktidar başta gıda olmak üzere enflasyonu kontrol edemiyo. İktidar döviz fiyatlarını kontrol edemedi. Döviz fiyatlarından dolayı dışarıdan ithal edilen girdilerin maliyeti arttı. O maliyetler sanayi ürünlerine yansıdı. Sanayi ürünlerindeki maliyet de piyasaya yansıdı. Enflasyon yüzde 20 ila 25’lere çıktı. Fiyatlar bu kadar artmışken asgari ücreti sadece yüzde 20 arttırabildiler. Asgari ücretin dışında kalan kesimlerin ücretleri yeterince artamadı. Türkiye’de insanlar uzun yıllardır bütçelerini sadece gelir üzerinden değil borçlanarak yani geleceklerini borçlandırarak idame ettirmeye çalışıyorlar. Banka kredisi kullanma, kredi kartı üstünden ya da ihtiyaç kredisi olarak kaynak kullanmada da belli sınırlar olunca insanlar krizi iyice hissetmeye başladı. İnsanların hem reel olarak gelirleri geriledi hem de bunu takviye edecek borçlanmadan da yoksun kaldılar.”

UCUZ SEBZENİN ZARARI HALKTAN TAHSİL EDİLECEK

“Hükümet ‘pahalılığa karşı mücadele ediyorum’ diyor ama koca koca çadırların içinde birkaç kasadan başka bir şey yok. Ama dışında çadırların üzerinde koca koca enflasyonla mücadele yazıyor. Bunların hepsi seçim şovu ve bunun da fiyatlara etkisi olduğu söylenemez. Kaldı ki burada ucuza satılmış sebze meyvenin ortaya çıkardığı zararlar da bütçeye yazıldı. Yani bu toplumdan tahsis edilecek. Fiyatlardaki artışın temel nedeni tarımın yılları bulan ihmalidir. Ondan sonra insanlara tarım ve hayvancılık yaptırmama üzerine izledikleri özellikle Güneydoğu’daki güvenlikçi politikalardır. Bütün bunların sonucunda Türkiye kendisini doyuramaz hale gelmiştir. Bu kadar derin nedenleri vardır”

NİSAN’DAN İTİBAREN ÇOK AĞIR BİR TABLO ORTAYA ÇIKACAK

“İktidarın derdi ekonomik kriz değil. Dertleri bundan sonraki durumlarının ne olacağıdır. Yani seçimleri kaybetmemektir. Seçimleri kaybetmemek için de arada bir alt sınıfların ağzına bir parmak bal çalıyor. İktidar seçimlerde bir kayba uğramak istemiyor. Hatta kayba uğramamak için bazı yapmaması gereken şeyleri de yapıyor. Dolayısıyla yaptıkları şey ekonomideki sorunları çözmek değil sorunların üstünü örtmektir. Yani sorunları kısa bir süreliğine halının altına süpürmektir. Bunlar 2019’un Nisan ayından itibaren çok ağır bir fatura olarak toplumun önüne gelecek.”

medyabold
Devamını Oku »

Açıklaması büyük tepki toplayan senatöre yumurtalı protesto

Geçtiğimiz Cuma günü Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen ve 49 kişinin hayatını kaybettiği saldırıların ardından yaptığı açıklamalarla tepki çeken Avustralyalı Senatör Fraser Anning’in başında bir genç yumurta kırdı.

Tüm dünyanın nefretle kınadığı saldırı ile ilgili “Ölenler masum değildi, İslam faşizmin dini bir yönüdür.” açıklamalarıyla tepki çeken Avustralyalı Senatör Fraser Anning’e yönelik yumurtalı protesto sosyal medyadan destek gördü.

Senatör Anning’in açıklama yaptığı sırada elindeki kamerayla görüntü alan 17 yaşındaki bir genç, diğer elindeki yumurtayı politikacının başında kırdı. Bu durum karşısında neye uğradığını şaşıran Senatör Anning, genci tokatlamaya başladı. Anning ile genç arasına güvenlik görevlileri girdi ve protestocu genci etkisiz hale getirdi. Olay yerine intikal eden güvenlik güçleri genci gözaltına aldı.

Cami saldırısının ardından dün açıklama yapan Queensland Senatörü Yeni Zelanda’nın göçmen politikasını eleştirmiş, saldırının toplum içinde Müslümanlara karşı büyüyen korkunun bir göstergesi olduğunu iddia etmişti.

 

medyabold
Devamını Oku »

Burak Yılmaz, Beşiktaş’ı taşıdı

Spor Toto Süper Lig’in 26’ncı haftasında Beşiktaş sahasında Göztepe’yi Burak Yılmaz’ın 46’ncı dakikada attığı golle 1-0 mağlup etti.

25’inci dakikada sol kanattan kazanılan köşe vuruşunda Ljajic ortaladı. Ceza sahası dışındaki Quaresma’nın gelişine yaptığı vuruşta meşin yuvarlak farklı şekilde auta gitti.

36’ncı dakikada Poko’nun attığı uzun pasla savunma arkasına sarkan Yasin, Karius’u geçtikten sonra topu ağlara gönderdi ancak filelere giden top ofsayt gerekçesiyle gol değeri kazanmadı.

Karşılamanın ilk yarısı 0-0’lık skorla sona erdi.

46’ncı dakikada siyah beyazlı ekip öne geçti. Hızlı gelişen Beşiktaş atağında Ljajic pasını sağ kanattaki Quaresma’ya aktardı. Portekizlinin ortasında Burak’ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-0.

58’inci dakikada sağ kanattan gelişen Göztepe atağında Gassama topu Medel’den kurtardıktan sonra ortaladı. Ceza sahası içindeki Serdar Gürler’in kafa vuruşunda top kaleci Karius’ta kaldı.

67’nci dakikada sağ kanatta kazanılan serbest vuruşta Serdar Gürler ortaladı. Arka direkteki Deniz Kadah’ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak üstten dışarı gitti.

69’uncu dakikada Atiba’nın pasıyla ceza alanının hemen dışında topla buluşan Kagawa’nın şutunda top savunmadan döndü.

90+3’üncü dakikada savunmadan uzun atılan topla buluşan Burak, topu ceza sahasına kadar sürdü ve pasını takım arkadaşına aktardı, Beto araya girerek golü önledi.

90+4’üncü dakikada hızlı gelişen Göztepe atağında Alpaslan’ın pasıyla topla buluşan N’Gando’nun şutunda top az farkla auta gitti.

Karşılaşmada başka gol olmadı ve Beşiktaş sahasında Göztepe’yi 1-0 mağlup etti.

ADRIANO DEVAM EDEMEDİ

Caner Erkin’in Göztepe maçının kadrosundan sakatlığı sebebiyle çıkartılmasının ardından siyah beyazlıların sol bek orjinli tek futbolcusu olan Adriano da mücadeleye sakatlığı sebebiyle devam edemedi. Attığı depar sonrasında arka adalesinde ağrı hisseden Brezilyalı futbolcu 12’nci dakikada yerini Necip Uysal’a bıraktı.

NECİP GİRDİ ÇIKTI

Siyah beyazlı ekipte teknik direktör Şenol Güneş 12’nci dakikada oyuna dahil olan Necip Uysal’a ikinci yarıda forma şansı tanımadı. Adriano’nun geçirdiği sakatlığın ardından oyuna dahil olan Necip Uysal, ilk devrede iki kritik müdahalede bulunmuştu. Ancak teknik direktör Şenol Güneş, ikinci yarının hemen başında Necip’i oyundan alarak Lens’i sahaya sürdü. Necip’in oyundan çıkmasının ardından Dorukhan savunmanın göbeğinde Vida’nın yanına geçerken, karşılaşmaya sol açık olarak başlayan Ljajic, orta sahanın merkezine kaydı. Oyuna ikinci yarıda dahil olan Lens ise sol açıkta oynadı.

TAKIMIN EN GOLCÜSÜ BURAK OLDU

Göztepe karşısında Beşiktaş’ı öne geçiren golü kaydeden Burak Yılmaz, siyah beyazlı formayla 6’ncı golünü kaydetti. Attığı gollerin tamamını Vodafone Park’ta kaydeden tecrübeli futbolcu Göztepe maçında fileleri havalandırmasıyla en golcü isim oldu. Burak Yılmaz, 5’er golü bulunan Mustafa Pektemek, Adem Ljajic ve Jeremain Lens’i geride bıraktı.

STAT: Vodafone

HAKEMLER: Serkan Çınar, Ceyhun Sesigüzel, Kerem Ersoy

BEŞİKTAŞ: Karius – Gökhan, Vida, Medel, Adriano (Dk. 12 Necip) (Dk. 46 Lens), Atiba, Dorukhan, Quaresma, Kagawa (Dk. 90 Kagawa), Ljajic, Burak Yılmaz

GÖZTEPE: Beto – Gassama, Reis, Titi, Lumor, Poko (Dk. 84 N’Gando), Borges (Dk. 60 Ghilas), Castro, Serdar, Yasin, Deniz (Dk. 71 Alpaslan)

GOLLER: Dk. 46 Burak Yılmaz (Beşiktaş)

SARI KARTLAR: Yasin (Göztepe)

kronos
Devamını Oku »

Yeni Zelanda: Hristiyan terörizmi demek tuzağa düşmektir

Yeni Zelanda’daki müslümanlara yönelik terör saldırısı ile ilgili Türk medyasında birçok köşe yazarı “Buna Hristiyan terörü” denilebilir mi sorusuna cevap aradı. Fatih Altaylı saldırıyı “dinci siyasetin sonucu” olarak yorumlarken “Bu bal gibi “Hristiyan terörüdür!” İslami terör ne kadar gerçekse, bu da o kadar gerçektir, o kadar vardır. Din denilen “Kutsal”, siyasete ne kadar alet edilirse, o dinin adıyla anılan “Terör” de o kadar var olacaktır.” diye yazdı. Karar gazetesinden Yıldıray Oğur ise “Hristiyan terörü demek tuzağa düşmektir” yorumunda bulundu.

“Terörle gelen savaşa davete icabet etmemek, katillerin manifestolarını çöpe çevirir”

Yıldıray Oğur/Karar Gazetesi: Batılı şehirlerdeki IŞİD katliamlarından sonra, Trump, Murdoch ve benzer aşırı sağ çevrelerin bizi çok rahatsız eden “İslami terörizm” adlandırmasına karşı nazire yaparak bu saldırıya “Hristiyan terörizmi” demek de aynı tuzağa düşmek, onlarla aynı yerde buluşmak anlamına gelir. Böylece çok haklı bir itiraz olan “bir dinin adı bir terör eylemiyle anılamaz” ilkesinden de feragat edilmiş olur. Halbuki, terörle gelen savaşa davete icabet etmemek, bu ırkçı tezlerin üzerine kurulduğu insanlığın asla değişmez aktörler arasında, ezeli ve ebedi bir savaş içinde olduğu varsayımına itiraz etmek, bu terörist saldırıya yüksek sesle karşı çıkan Batılı siyasetçiler, aktörler, entelektüelleri ırkçı, göçmen karşıtı, İslamofobik dalgaya karşı cesaretlendirmek, işbirliğine çağırmak bu katillerin manifestolarını çöpe çevirir. Bu tavır, Batılı ülkelerde yaşamaya devam edecek milyonlarca Müslümanın da hayatını kolaylaştırır.

“Terör eylemcileri birbirine düşman görünseler de kardeştir; Tarrant ile Masharipov gibi”

Fehmi Koru/fehmikoru.com: ‘Terror International’ diye bir gerçeklik var ve terörün uluslararasılaşması bugünün şartlarında çok kolay. Teröristin eylem yapmasını sağlayacak donanıma hiç zorlanmadan nasıl ulaştığı da meydanda. Yeni Zelanda’da olan, hiç kuşkunuz olmasın, en beklenmeyecek başka ülkelerde de tekrarlanabilir.

Avustralyalı biri neden eylemini Yeni Zelanda’da yapar?

orunun cevabını her iki ülkenin insanları tartışsın… Benim bu soruya cevabım kısa: Terörün başını çıkartamayacağı hiç bir ülke yok; en korunan veya en uzak ülke bile uluslararası terörist için eylem mekanı olabilir. Bir yılbaşı (2017) gecesi İstanbul’u kana bulayan Masharipov Özbekistan vatandaşıydı. IŞİD adına İstanbul’u kana bulayan Masharipov ile kendisini IŞİD karşıtı olarak takdim eden Yeni Zelanda’da Cuma cemaatini hedef alan Tarrant‘ı ‘eylem kardeşi’ yapan özellikleri keşfetmek ise bütün dünyanın görevi. ‘Terör eylemi kardeşliği’ İslamofobya gibidir, hayal değil gerçektir.

kronos
Devamını Oku »

Şenol Güneş’ten taraftara şarkı sözlü mesaj

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, 1-0 kazanılan Göztepe maçının ardından değerlendirmelerde bulundu. Şarkı sözüyle taraftara mesaj yolladı.

Maçın ilk yarısında oynadıklarını futboldan memnun kalmadıklarını belirten tecrübeli çalıştırıcı, “Başlangıçtaki oyuncularımız ile hayata geçen oyun örtüşmedi. Rakibin kenarlardan gelen toplardaki zaaflarını biliyorduk.

Ayağa oynanan paslarla etkili olabileceğimizi düşündüğümüz için pas da yapalım dedik ama 1 pozisyon oldu. Sızmalar yapma şansımız olabilirdi, bunları yapamadık. Adriano oyundan çıkınca ne önde, ne geride oyuncumuz kalmadı.

Necip’in de sakatlığı olunca, bir başka değişikliğe gitmek zorunda kaldık. Defansı sürekli değiştiriyoruz, bugün de değiştirdik, birkaç kez değiştirdik. Ne hücum ettik, ne savunma yaptık. Teknik kapasitesi yüksek oyuncular olmasına rağmen top kayıpları oldu.” ifadelerini kullandı.

İLK YARIDA TAMAMEN YANLIŞ OYUN VARDI

“İlk yarıda tamamen yanlış bir oyun vardı” diyen Şenol Güneş konuşmasına şöyle devam etti: “2. yarıda daha etkiliydik, oyunun kontrolü bizdeydi, yine de düşündüğümüz oyun olmadı. Rakibin savunma yönünü iyi oynaması oyunun durmasını sağladı.

Pozisyon zenginliği az olarak kazanmak önemliydi ama oyunun daha iyi olmasını ben de bekliyordum. Oyuncuların maçın şartlarına uyum sağlaması önemliydi”

NE HÜCUM, NE SAVUNMA İYİ AMA KAZANDIK

Daha iyi oynamaları gerektiğini söyleyen tecrübeli çalıştırıcı, “2. yarıda sol ayaklı oyuncumuz yoktu. Bu konuda sıkıntı yaşarken kazanmamız önemliydi. Taraftara oyun olarak daha iyi bir oyun vermemiz gerekirdi. Topa sahip olduk, orta açtık ama ne kadar etkili olabildik.

Orta açıyorsun da, nereye açıyorsun. Sayılar önemli ama, önemli olan verimli oynamak. Teknik kapasitesi yüksek oyuncuların baskı altında dönmesi lazım, rakip bizden daha iyi pas yaptı. Bunlar tartışılacak şeyler. İlk yarı ne hücum, ne savunmada yoktuk ve buna rağmen kazandık” değerlendirmesinde bulundu.

KALBİM DE TEMİZ, GÖNLÜM DE TEMİZ

Taraftarlara şarkı üzerinden mesaj yollayan Şenol Güneş, “Taraftarlara teşekkür ediyorum. Sevgilerin bu kadar karşılıklı olduğu yerde kırılmayı ve kırmayı istemem. Sinan Akçıl’ın bir şarkısını dinledim. “Kalbini bana verdiğin için çok teşekkür ederim sevgilim” diye bir şarkı… Benim kalbim temiz ve halen sevgimiz devam ediyor.”

medyabold
Devamını Oku »

Bedri Baykam’a “Vatan Evladı” Nişanı Verildi

International Association of Art Dünya Başkanlığı görevini sürdüren ve aynı zamanda Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (UPSD) Başkanı olan sanatçı Bedri Baykam, Azerbaycan’ın “Vatan Evladı” nişanına değer görüldü.


ÇAĞDAŞ SANATA KATKI SUNDU
Azerbaycan ve Türkiye arasındaki kültürel bağı ve dostluk ilişkilerini güçlendirmek için yaptığı hizmetlerden ötürü Azerbaycan Dede Korkut Uluslararası Vakfı ve Azerbaycan Dünyası Dergisi tarafından tesis edilen “Vatan Evladı” nişanı, İstanbul’da yapılacak bir törenle Dede Korkut Vakfı Başkanı Elder Ismayilov tarafından Bedri Baykam’a Dünya Sanat Günü Haftası’nda takdim edilecek. Eldar Ismayilov, Bedri Baykam’ın dünyada çağdaş sanatın ve kültürün gelişiminde büyük emeği olduğunu söyledi.

medyabold
Devamını Oku »

Maher Zain’den İstanbul Konseri

İngilizce, Arapça ve Türkçe söylediği şarkılarla tanınan Lübnan asıllı İsveçli şarkıcı Maher Zain, 24 Mart’ta İstanbul’da hayranlarıyla buluşacak.

CRR’DE SAHNE ALACAK
Thank You Allah, Forgive Me, Ya Nabi Salam Alayka ve Maşaallah adlı eserleri Türkiye’de beğeniyle takip edilen Zain, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda konser verecek.

Konserde, Zain’e 10 kişilik bir orkestra eşlik edecek. Yaklaşık 90 dakika sahne performansı sergileyecek olan Zain, 23 Mart’ta İstanbul’a gelerek Sultanahmet Camii’ni de görmeyi planlıyor. İsveçli şarkıcı daha önce bir şarkısına Erdoğan’lı klip çekmesiyle de gündeme gelmişti.

medyabold
Devamını Oku »

Burak Yılmaz atıyor Kartal uçuyor

Beşiktaş, Burak Yılmaz’ın golüyle Göztepe’yi 1-0 mağlup etti. Zirve iddiasını sürdürdü.

Süper Ligi’in 26. haftasında Beşiktaş, düşme hattından uzaklaşmaya çalışan Göztepe’yi Burak Yılmaz’ın attığı golle 1-0 mağlup etti. Siyah-Beyazlı takım zirve mücadelesini devam ettirirken puanını 47’ye yükseltti. 27 puanda kalan Göztepe’nin düşme hattından uzaklaşma çabası yetersiz kaldı.

KAGAWA-LJAJİC İLK 11’DE

Beşiktaş’ta Teknik Direktör Şenol Güneş, sürpriz yaparak Kagawa-Ljajic ikilisini ilk 11’de sahaya sürdü. Böylelikle ofansif anlamda takım daha güçlü göründü.

Ancak Göztepe, Beşiktaş’ın rahat bir şekilde oyun kurmasına izin vermedi. Atiba’ya yapılan baskı ve Kagawa ile Ljajic’in kontrol altında tutulması oyunu ister istemez Quaresma’nın kanadına yönlendirdi.

GÖZTEPE BEŞİKTAŞ’A ALAN BIRAKMADI

Göztepe savunmayı doğru yapınca Siyah-Beyazlı takım pozisyon bulmakta zorlandı. Yasin, Deniz Kadah ve Serdar Gürler’in çabuk oynamaları da Beşiktaş’ı savunma anlamında sıkıntıya soktu.

Konuk ekip 35. dakikada Yasin’i savunma arkasına kaçırmayı başardı. Karius’un ileri çıkmasıyla top boşta kaldı. Yasin topu ağlara gönderdikten sonra yan hakem ofsayt bayrağını kaldırdı. VAR incelemesinin ardından gol iptal edildi. İlk yarı da 0-0 sona erdi.

Birak Yılmaz 46. dakikada Siyah-Beyazlı takımı kafayla attığı golle 1-0 öne geçirdi. Beşiktaş bu golle maçı 3 puanla tamamladı.

BEŞİKTAŞ GOLLE BAŞLADI

Karşılaşmanın ikinci yarısı başlar başlamaz Beşiktaş golü buldu. Santra sonrası top Quaresma’nın bulunduğu kanada açıldı. Portekizli oyuncunun ortasına çok iyi yükselen Burak Yılmaz Siyah-Beyazlı takımı kafayla attığı golle 1-0 öne geçirdi.

ERKEN GOL OYUNUN ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRDİ

Beşiktaş’ın öne geçmesi Göztepe’nin oyun şeklini de değiştirmesine neden oldu. İzmir ekibi daha fazla öne çıkmak zorunda kaldı. Ev sahibi Siyah-Beyazlı takım 2.golü atıp avantaja çeviremedi.

Oyunun özellikle son 10 dakikalık bölümü tempolu geçti. Göztepe, Karius’un koruduğu kaleyi daha fazla yokladı. Ancak baskıları beraberlik için yeterli olmadı.

UZATMA NEFES KESTİ

Maçın sonuna hakem 4 dakikalık uzatma ekledi. İki takımda bu bölümde gole çok yaklaştı. Önce Beşiktaş Quaresma ile savunmadan çıkardığı topu Burak Yılmaz önüne aldı. Topu Ceza sahasına kadar sürerek Ljajic’e çıkardı. Kaleci Beto topun gideceği yeri erken anlayınca Ljajic’e gelmeden topu kaparak golü önledi.

Hemen akabinde ise Göztepe etkili geldi. Siyah-Beyazlı takım yerleşim hatası yapınca Alpaslan topu Ngando’ya çakırdı. Onun vuruşu Atiba’nın kafasına çarparak dışarı çıktı. Kaçan gollerin ardından hakem oyunu bitirdi. Karşılaşmayı Beşiktaş 1-0 kazandı.

Burak Yılmaz’ın attığı golde ortayı Quaresma yaptı. Portekizli futbolcu oyunun genelinde iyiydi.

MAÇ KADROSU

Beşiktaş: Karius, Gökhan Gönül, Vida, Medel, Adriano (Dk. 12 Necip Uysal – Dk. 46 Lens), Hutchinson, Dorukhan Toköz, Quaresma, Kagawa (Dk. 90 Oğuzhan Özyakup), Ljajic, Burak Yılmaz

Göztepe: Beto, Gassama, Reis, Titi, Lumor, Poko (Dk. 84 Ngando), Serdar Gürler, Castro, Borges (Dk. 60 Ghilas), Yasin Öztekin, Deniz Kadah (Dk. 71 Alpaslan Öztürk)

Gol: Dk. 46 Burak Yılmaz (Beşiktaş)

Sarı kart: Dk. 79 Yasin Öztekin, Alpaslan Öztürk (Maç bitiminde) (Göztepe)

Stat: Vodafone Park

Hakemler: Serkan Çınar, Ceyhun Sesigüzel, Kerem Ersoy

medyabold
Devamını Oku »

Şarkıcı Ferat Üngür’e sosyal medyada PKK propagandası gözaltısı

Bir televizyon kanalında yayınlanan ses yarışmasında birinci olan şarkıcı Ferat Üngür (34), sosyal medyada PKK propagandası yaptığı iddiasıyla Diyarbakır’da gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, bir televizyon kanalında katıldığı ses yarışmasında birinci olan şarkıcı Ferat Üngür’in sosyal medya üzerinden PKK/KCK propagandası yaptığını belirledi. Operasyon düzenleyen ekipler, Üngür’ü, evinde gözaltına aldı. Üngür, ifadesinin alınması için emniyete götürüldü.

kronos
Devamını Oku »

Trabzonspor tek golle üç puanı aldı

Trabzonspor deplasmanda Erzurumspor’u Nwakaeme’nin golüyle 1-0 yenerek puanını 43’e yükseltti.

Süper Lig’in 26. haftasında Trabzonspor deplasmand Erzurumspor’u 1-0 yenmeyi başardı. Trabzonspor’a 3 puanı getiren gol 64’te Anthony Nwakaeme’den geldi. Nijeryalı golcü, son 3 maçta 4. kez rakip ağları sarsarak takımın öne çıkan ismi oldu.

Maçın ilk yarısında etkili bir oyun sergileyen ev sahibi ekip gol bulamadı.  Karşılaşmanın ikinci yarısında konuk Karedeniz ekibi maça etkili başladı. Attığı tek golle de maçı kazanmasını bildi.

Bordo-Mavili takım bu sonuçla puanını 43’e yükseltti ve 4. sırasındaki yerini korudu. Ev sahibi ekip ise bu mağlubiyetle 22 puanda kaldı.

EDUOK’UN ŞUTU DİREKTEN DÖNDÜ

Karşılaşmada baskın oynayan Erzurumspor 15. dakikada gole çok yaklaştı. Sağ çaprazdan kaleye çok uzak bir yerden ev sahibi ekip serbest vuruş kazandı. Atışı kullanacak olan Eduok, kalecinin kendisine yakın olan köşeyi boş bıraktığını görünce orta yapmak yerine direk kaleye vurdu. Kaleci hamle yapsa da müdahale edemedi. Top ise direkten döndü.

TRABZON’UN TOPU DA DİREĞE TAKILDI

Karşılaşmanın 2. yarısında Trabzonspor oyunu toparladı. 49. dakikada orta sahada buluştuğu topu hızla içeri taşıyan Ekuban sol çaprazdan ceza alanına girer girmez çok sert vurdu, üst direğe çarpan top gol çizgisini geçmedi.

Bu Bardo-Mavili takımında en etkili atağı oldu. Erzurumspor gol için daha fazla risk aldığı bölümlerde savunmasında açık vermeye başladı.

Karşılaşmanın 2. yarısında Trabzonspor attığı golle mücadeleyi 1-0 kazandı.

TRABZON KONTRA İLE GOLÜ BULDU

Karşılaşmanın 64. dakikasında Karadeniz ekibi golü buldu. Orta alanda topu alan Nwakaeme, yanındaki Ekuban’ı gördü. Onun pasıyla tekrar hareketlenen Nwakaeme ceza alanı sol çaprazından yerden yaptığı sert vuruşla skoru 1-0 yaptı.

GOLLER İPTAL

Erzurumspor beraberlik için yüklendiği bölümde golü buldu. 78. dakikada sağ kanattan gelişen ev sahibinin atağında Munsy topu kafayla taleye gönderdi. Top Eduok’a çarparak ağlara gitti. Yapılan VAR incelemesi sonrasında hakem Ali Palabıyık golü geçersiz sayıldı.

Maçın 85. dakikada Rodallega’nın pası sonrası Ekuban’ın şutunda kaleciden seken topu Nwakaeme tamamladı ve topu ağlara yolladı. Yapılan VAR incelemesi sonucunda gol öncesi faul tespit edildi ve gol geçersiz sayıldı.

Mücadele Trabzonspor’un 1-0 üstünlüğü tamamlandı.

MAÇIN KADROSU

BB Erzurumspor: Sehic, Tolga Ünlü, Kanstrup, Lokman Gör, Leo, Kone, (Dk 76 Munsy) Scuk (Dk. 45 İbrahim Akdağ), Eduok, Taylan Antalyalı, Obertan, Opseth (Dk. 65 Emrah Başsan )

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Toure, Hüseyin Türkmen, Hosseini, Novak, Sosa, (Dk. 90 İbanez) Abdulkadir Parmak, Ekuban, Amiri, (Dk. 62 Olcay Şahan) Nwakaeme, Rodallega (Dk.90+3 Murat Cem Akpınar)

Sarı Kart: Dk. 47 Amiri, Dk 74 Abdülkadir Parmak, Dk. 86 Rodallega (Trabzonspor), Dk 87 Lokman Gör, (Dk. 90+4 İbrahim Akdağ) (Büyükşehir Belediye Erzurumspor)

Gol: Dk. 64 Nwakaeme (Trabzonspor)

Stat: Erzurum Kazım Karabekir

Hakemler: Ali Palabıyık, Serkan Olguncan, Volkan Ahmet Narinç

medyabold
Devamını Oku »

O Ses Türkiye Yarışması birincisi Ferat Üngür gözaltına alındı

O Ses Türkiye yarışmasında performansı ile tanınan Ferat Üngür, sosyal medya hesabında PKK’nin propagandasını yaptığı gerekçesiyle gözaltına alındı.

Acun Ilıcalı’nın sunduğu O Ses Türkiye’de yarışmasında birinci olan ve Erkan Oğur’un seslendirdiği  “Zülfü Kaküllerin Amber Misali” parçasıyla tanınan Şarkıcı Ferat Üngür, sosyal medya hesabında PKK’nin propagandasını yaptığı gerekçesiyle Diyarbakır’da gözaltına alındı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen terör örgütü PKK/KCK’nin eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesi soruşturmasına Ferat Üngür’ün sosyal medya paylaşımlarının takıldığı öğrenildi.

Emniyet güçlerinin yaptığı kovuşturmaya göre sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yaptığı değerlendirilen şarkıcı Ferat Üngür’ün yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Yürütülen soruşturma kapsamında Üngür, Diyarbakır’da gözaltına alındı. Bir ses yarışmasında birinci olmasıyla tanınan Üngür’ün emniyetteki işlemleri sürüyor.

AKP’li Aydın Ünal’dan kritik paylaşım: Pelikan isimli örgüt partiyi sinsice zehirledi

medyabold
Devamını Oku »

Trabzonspor başkanı Ağaoğlu yorgunluğa dayanamadı

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu 8 saatlik toplantı sonrası ancak hava alanında dinlenebildi.

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, şike davasına ilişkin CAS’ta gerçekleşen duruşmaya katıldı. İsviçre’nin Lozan kentinde düzenlenen toplantı sonrası Türkiye’ye geri dönen Ağaoğlu’nun havalimanı koltukları üzerinde uyuması dikkatlerden kaçmadı.

Duruşmanın 8 saat sürmesi Bordo-Mavili takımın başkanını yorgun düşürdü.

2010-2011 sezonunda yaşanan şike olayıyla ilgili Trabzonspor kulübünce FIFA’ya yapılan başvurunun reddedilmesi sonrası, Bordo-Mavili kulüp Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’ne (CAS) itirazda bulunmuştu. İtiraza ilişkin duruşma, İsviçre’nin Lozan kentinde gerçekleşti.

CAS’IN ADİL DAVRANACAĞINA İNANIYORUZ

Başkanı Ahmet Ağaoğlu duruşma sonrası yaptığı açıklamada, “Bütün argümanlarımızı büyük bir ciddiyet ve kararlılıkla ortaya koyduk. Bizim açımızdan gayet iyi bir duruşma oldu. Başarılı bir savunma yaptık.

Karşı tarafta FIFA, TFF ve Fenerbahçe avukatları da kendi savunmalarını gerçekleştirdi. CAS bir adalet mekanizması ve CAS’ın adil davranacağına, adalet dağıtacağına inanıyoruz. Sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

 

medyabold
Devamını Oku »

Ekinci: Kürtler eşit hak istiyorsa AKP’ye tek bir oy bile vermemeli

BOLD- 31 Mart Yerel Seçimlere sayılı günler kala, seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan siyasetçi Tarık Ziya Ekinci, “Kürtler eşit haklara sahip olmak istiyorlarsa AKP’nin tek bir oy almaması gerekir. Bu bir kader seçimidir” dedi.

Ekinci, HDP’nin batıdaki stratejisi için de “CHP’ye oy vermeyi kendim için zül telakki ediyorum. Ama gidip vereceğim” diye konuştu. Deneyimli Kürt siyasetçi-yazar Tarık Ziya Ekinci, MA’nın sorularını yanıtladı, 31 Mart yerel seçimleri, Türkiye’nin kaderini değiştirecek nitelikte bir seçim olduğunu belirtti.

MUHALEFET KAZANIRSA AKP GAYRİMEŞRU İKTİDAR OLUR

Ekinci, “Bu seçimi muhalefet kazanırsa AKP gayrimeşru bir iktidar haline dönüşür. Seçimleri eğer muhalefet kaybederse Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu tek adam rejimi kökleşmiş olacak. Kürtlerin kaderi de bu seçimlere bağlıdır. Kürtler bu ülkede tanınmak ve eşit haklara sahip olmak istiyorlarsa AKP’nin tek bir oy almaması için ellerinden gelen çabayı göstermeleri gerekir. Bu onlar için bir kader seçimidir” dedi.

KENDİ YANDAŞLARINI RADİKALİZE EDEREK YANINDA TUTUYOR

Gergin politikanın Erdoğan’ın varlığını sürdürme politikası olduğunu belirten Ekinci, “Erdoğan bu gergin politikayla toplumu kutuplaştırıyor. Bu kutuplaşmadan yararlanarak kendi yandaşlarını radikalize ederek yanında tutmaya çalışıyor. Erdoğan güçlü bir hatiptir ve her türlü aracı kullanmakta kendisini özgür hissediyor. Çünkü öyle bir anayasa değişikliği yaptı ki her şeyi söyleme hakkına sahiptir. Karşısında bulunan insanların ona muhalefet etme hakkını dahi tanımıyor” şeklinde konuştu.

ELEŞTİRİ YAPANLAR HAKKINDA TAKİBAT YAPILIYOR

Ekinci şunları dile getirdi: “Herhangi biri bir şey söylediğinde ‘Cumhurbaşkanına hakaret ettiniz’ diyerek onları çeşitli yaptırımlara maruz bırakıyor. Oysa Erdoğan’ın iki şapkası var. Biri parti genel başkanı diğeri cumhurbaşkanı şapkasıdır. Parti genel başkanı sıfatıyla konuşurken dahi kendisine yapılan eleştirileri cumhurbaşkanına yapılmış eleştiri olarak görüyor ve eleştiriyi yapanlar hakkında takibat yaptırıyor. Erdoğan bugün yargıyı denetimi altında tutmuş. İstediği savcıya istediği işlevi, iddianameyi hazırlatıyor.”

TBMM’NİN HİÇBİR SIFATI KALMADI

“Erdoğan şimdi devlete, yargıya, Meclis’e mutlak manada hakimdir” diyen Ekinci, şöyle devam etti: “Bugün Meclis’in hiçbir sıfatı yoktur. İstediği anda istediği kanun üzerinde tartışmaya meydan dahi vermeden çıkarabiliyor. Meclis’in normalde eleştiri, bütçe hazırlanma ve denetleme görevi vardır. Bütçe hazırlama görevini eline almış bulunuyor. İstediği zaman bütçeyi kendisi çıkarabilir. Ama bugün bu görevleri yok sayıyor.”

İSTERSE MUHALEFETİ DAHİ KAPATABİLİR

Ekinci, “Dolayısıyla bir devletin devlet olmasını sağlayan üç temel unsuru kendi eline almıştır. Yani Türkiye’yi topyekûn idare eden, ağzından çıkan sözü kanun sayan otoriter bir rejime dönüştürmüştür. Dolayısıyla seçimlerde gergin bir ortamı yaratması kendi menfaati icabıdır. Hatta isterse muhalefeti dahi kapatabilir. Elinde o kadar imkan vardır.” ifadelerini kullandı.

Temelli: Yavaş ve İmamoğlu HDP’nin oyları ile seçilebilir

medyabold
Devamını Oku »

Maher Zair İstanbul’a geliyor

İngilizce, Arapça ve Türkçe söylediği şarkılarla tanınan Lübnan asıllı İsveçli şarkıcı Maher Zain, 24 Mart’ta İstanbul’da hayranlarıyla buluşacak. Thank You Allah, Forgive Me, Ya Nabi Salam Alayka ve Maşaallah adlı eserleri Türkiye’de beğeniyle takip edilen Zain, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda konser verecek.

Sosyal medyada 29 milyon takipçisi olan Maher Zain islami şarkılar söylemesinin öncesinde Lady Gaga ile düet gerçekleştirdi. Sosyal medyada bu düetin çok konuşulmasıyla birlikte, Maher Zain’in takipçisi 29 milyon’a yükselmişti.

KİMDİR | Maher Zain

Maher Zain 16 Temmuz 1981 Lübnan doğumlu İsveçli Müslüman bir R&B şarkıcısı, söz yazarı ve müzik yapımcısıdır. İlk albümü Thank You Allah (Teşekkür Ederim Allah) 2009’da piyasaya sürülmüş ve uluslararası çapta bir başarı elde etmiştir. İkinci albümü Forgive Me (Beni Bağışla) 2 Nisan 2012 tarihinde piyasaya sürüldü. Dünya çapında tanınan başarılı sanatçı, Türkiye’de de farklı şehirlerde konserler verdi.

Maher Zain sekiz yaşındayken ailesiyle birlikte İsveç’e taşındı. Orada Havacılık ve Uzay Mühendisliği bölümünü bitirdi. Üniversiteden sonra müzik endüstrisine katıldı ve Fas doğumlu İsveç yapımcı Nadir Khayat (sahne adıyla RedOne) ile iletişime geçti.

Nadir Khayat New York’a taşınınca Maher müzik kariyerini sürdürebilmek için onun peşinden gitti ve Kat DeLuna gibi sanatçılarla çalışmaya başladı. 27 yaşındayken İsveç’e geri yaptığı bir yolculukta İslamiyet’e bir kez daha bağlanmış ve müzik yapımcılığından vazgeçerek ilahi tarzında R&B söylemeye karar vermiştir.

2009 yılının ocak ayında, Maher Zain, Awakening Records ile ilk albümü için çalışmalara başladı. Thank You Allah isimli albümü perküsyon versiyonlarının da dâhil olduğu ikisi bonus şarkı olan on beş şarkıyla 1 Kasım 2009 yılında piyasaya sürülmüştür. Kısa süre sonra da bazı parçaların Fransız versiyonları yayınlanmıştır.

Maher ve Awakening Records Facebook, YouTube ve iTunes gibi medya araçlarını kullanarak albümün tanıtımını yapmışlardır. 2010 yılının başlarında müziği oldukça ilgi uyandırmış ve internet üzerinde çok sayıda takipçi toplamıştır. Albümü Thank You Allah 2010 yılının en çok satan albümü olması sebebiyle Warner Music Malaysia tarafından 8 platin plak ile ödüllendirilmiştir.

kronos
Devamını Oku »

2018’in en iyi internet dizisi

Puhutv’de geçen yıl izleyiciyle buluşan, yönetmenliğini Onur Saylak’ın yaptığı, senaryosunu Hakan Günday’ın yazdığı, Şahsiyet dizisi; Galatasaray Üniversitesi öğrencileri tarafından düzenlenen EN Ödülleri’nde 2018 yılının en iyi internet dizisi seçildi.

Başrollerini Haluk Bilginer, Cansu Dere, Hüseyin Avni Danyal, Metin Akdülger, Şebnem Bozoklu ve Necip Memili’nin paylaştığı kadrosunda Şenay Gürler, İbrahim Selim, Fırat Topkorur, Recep Usta, Rabia Soytürk, Ayhan Kavas, Müjde Ar ve Hümeyra’nın yer aldığı Şahsiyet bir ödül daha aldı. Geçtiğimiz aylarda IMDB’nin kullanıcı oylarıyla belirlenen izlenmesi gereken diziler listesinde ilk 40’a giren Şahsiyet’e son ödül, Galatasaray Üniversitesi’nden geldi.

Galatasaray Üniversitesi tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen EN Ödülleri’nde, öğrencilerin oylarıyla ‘Yılın En İyi İnternet Dizisi’ seçilen Şahsiyet’in ödülünü dizinin yönetmeni Onur Saylak aldı.

kronos
Devamını Oku »

Turkish survivor of New Zealand mosque attack: We played dead but the gunman shot us when he realized we were still alive

Mustafa Boztas, a Turkish survivor of the mass shooting that took place in New Zealand on Friday, said he and few others pretended to be dead during the attack but the gunman fired bullets at them when he realized they were still alive.

At least one gunman killed 49 people and injured more than 20 others at two mosques in New Zealand’s Christchurch city in the country’s worst ever mass shooting on Friday.

Speaking to Haberturk daily on Friday, Boztas said that the gunman who mowed down the Masjid Al Noor mosque shot him and a few others near him when he realized that they were playing dead.

Boztas said he was listening to the sermon inside the mosque when he heard gunshots.

“We all raced to the corner of the room, but we couldn’t get away,” Boztas said.

“A few of us pretended to be dead, but the gunman fired bullets at us once he found out we were faking it,” the survivor explained.

Boztas, who managed to get away through the mosque’s window, is being treated in hospital for a gunshot wound to his leg.

Turkish President Recep Tayyip Erdogan announced on Friday that three Turkish citizens were wounded in the New Zealand mosque attack, but no fatalities.

Erdogan and his government condemn the deadly attacks in New Zealand after a historical, worst-ever mass shooting

 

The post Turkish survivor of New Zealand mosque attack: We played dead but the gunman shot us when he realized we were still alive appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/03/16/turkish-survivor-of-new-zealand-mosque-attack-we-played-dead-but-the-gunman-shot-us-when-he-realized-we-were-still-alive/
Devamını Oku »

Dünya Kupası’nda 12 Dev Adam’ın rakibi ABD

Çin’in ev sahipliğinde düzenlenecek 2019 FIBA Dünya Kupası’nda grup kuraları çekildi. Türkiye A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın da mücadele edeceği turnuvada 12 Dev Adam’ın rakipleri arasında NBA yıldızlarıyla dolu kadrosuyla Amerika da yer alıyor. Diğer ekipler ise Çekya ve Japonya.

TÜRKİYE E GRUBUNDA

Türkiye’nin katıldığı FIBA 2019 Dünya Kupası’nın kura çekimi Çin’in Shenzhen kentinde yapıldı. 12 Dev Adam, Amerika, Çekya ve Japonya ile eşleşti. E Grubu’nda yer alan A Milli Takımımızın en önemli rakibi, NBA oyuncularının yer aldığı Amerika olacak. Ay-Yıldızlılar Jan Vesely’nin formasını giydiği Çekya’nın dışında Japonya ile ilk iki mücadelesi verecek. Grupta ilk iki sırayı alan takımlar son 16 turuna kalmış olacak.

Kobe Bryant’ın kura çekimini gerçekleştirdiği etkinlikte gruplar şöyle oluştu.

FIBA 2019 DÜNYA KUPASI GRUPLARI

A GRUBU: Çin, Venezuela, Polonya, Fildişi Sahilleri,
B GRUBU: Rusya, Arjantin, Kore, Nijerya
C GRUBU: İspanya, Porto Riko, Iran, Tunus
D GRUBU: Sırbistan, İtalya, Filipinler, Angola
E GRUBU: Amerika, Türkiye, Çekya, Japonya
F GRUBU: Yunanistan, Brezilya, Karadağ, Yeni Zelanda
G GRUBU: Fransa, Dominik Cumhuriyeti, Almanya, Ürdün
H GRUBU : Litvanya, Avustralya, Kanada, Senegal

MAÇLAR 31 AĞUSTOS – 15 EYLÜL TARİHLERİNDE

31 Ağustos – 15 Eylül tarihlerinde düzenlenecek organizasyonun global elçisi eski yıldız basketbolcu Kobe Bryant’ın kura çekimini gerçekleştirdiği etkinlikte, ABD’li ünlü şarkıcı ve söz yazarı Jason Derulo ise popüler şarkılarını söyledi. Shenzhen Bay Arena’da ilk kez halka açık olarak düzenlenecek organizasyona, FIBA Dünya Kupası’nın ilk global elçisi Çinli eski yıldız basketbolcu Yao Ming de katıldı.

medyabold
Devamını Oku »

Ara Güler’in kitabı açık artırmaya çıkıyor

Duayen foto muhabiri Ara Güler’in hayattayken çektiği İstanbul fotoğrafları özel bir kitapta buluştu. 17 Mart’ta açık artırmaya sunulacak olan ve sadece bir adet üretilen kitaba Tarkan başta olmak üzere birçok ünlü isim talip oldu.

Geçtiğimiz yıl ekim ayında vefat eden efsane fotoğrafçı Ara Güler’in binlerce kare içerisinden seçtiği 55 adet İstanbul fotoğrafı, kitap haline getirildi.

65 kilogram olan ve sadece bir adet üretilen kitap, 17 Mart’ta Antik A.Ş.’deki müzayedede sahibini bulacak.

100 sayfalık esere sahip olmak isteyen isimler arasında ise Koç ve Sabancı Aileleri’nin yanı sıra Tarkan, Derin Mermerci ve Engin Altan Düzyatan gibi isimler de var.

Kitaba sahip olan kişi, Ara Güler’in özel notu ile imzasının da yer aldığı kitaba sahip olarak sanatçının anısını yaşatacak. Kitaptan elde edilecek gelir ise genç fotoğrafçılara destek amacıyla kullanılacak.

kronos
Devamını Oku »

World reacts to terrorist attacks on two mosques in New Zealand

Political leaders and figures from across the world have expressed their condemnation and offered condolences in the wake of the deadly shooting at two mosques in New Zealand’s Christchurch city on Friday.

The world’s biggest Muslim-majority country, Indonesia, strongly condemned the mass shooting as authorities were checking on whether any of its citizens were victims of the attack.

“The government and the people of Indonesia convey deep condolences to the victims and their families,” Foreign Minister Retno Marsudi said in a statement on Friday.

She said earlier on the same day that six Indonesians had been inside the mosque when the attack occurred, with three managing to escape and three still unaccounted for, according to an Al Jazeera news report on Friday.

Anwar Ibrahim, leader of the biggest party in Muslim-majority Malaysia ruling coalition, described the attack as a “tragedy facing humanity and universal peace.” Ibrahim said that one Malaysian had been injured in the attack.

“I am deeply saddened by this uncivilized act, which goes against humanistic values and took the lives of civilians. We extend our deepest sympathies and condolences to the families of the victims and the people of New Zealand,” he said in a statement on Friday.

Pakistani Prime Minister Imran Khan blamed the New Zealand attacks on rising Islamophobia after the September 11 attacks in 2001.

“I blame these increasing terror attacks on the current Islamophobia post 9/11 where Islam and 1.3 billion Muslims have collectively been blamed for any act of terror by a Muslim. This has been done deliberately to demonize legitimate Muslim political struggles,” Khan said on Twitter.

“We are shocked and strongly condemn the Christchurch, New Zealand, terrorist attack on mosques. This reaffirms what we have always maintained: that terrorism does not have a religion. Prayers go to the victims and their families,” he added.

Wahidullah Waissi, Afghanistan’s ambassador to Australia, New Zealand, and Fiji, said on Twitter that three Afghans had been wounded in the attack on two mosques on Friday.

“My thoughts are with the family of Afghan origin who’ve been shot and killed at this heinous incident,” Waissi said.

Russian President Vladimir Putin sent a message to New Zealand Prime Minister Jacinda Ardern, offering his condolences for the terrorist attack on Friday.

“This attack on civilians who gathered for prayer is shocking in its violence and cynicism. I hope that every person involved in this crime will get well-deserved punishment,” the message says.

Putin stated that Russians share the grief of those who lost their loved ones and hope for a speedy recovery to those who were wounded.

German Chancellor Angela Merkel has expressed sorrow over the “citizens who were attacked and murdered out of racist hatred” in mass shootings on two mosques in New Zealand.

“We stand together against such acts of terrorism,” Merkel said through her spokesman, Steffen Seibert, on Twitter, adding that the victims had been doing nothing more than “peacefully praying in their mosque.”

German Foreign Minister Heiko Maas also said on Twitter: “When people are murdered solely because of their religion, this is an attack on us all. We stand united with the victims. Stay strong, New Zealand!”

First Minister of Scotland, Nicola Sturgeon, reacted at the terror attack targeting Muslims, saying, they are a “valued part” of Scottish society.

“Innocent people being murdered as they worship is horrific and heartbreaking. My thoughts and solidarity are with New Zealand’s Muslim community and all of its people on this dark day,” she tweeted.

“Today, at mosques across Scotland and elsewhere, Muslims will attend Friday prayers. They are a valued part of our diverse and multicultural society. It is terrorists who commit such acts that offend our values as a society. We must stand against Islamophobia and all hate,” Sturgeon added.

Confirming media reports that the gunman who mowed down Muslims in the main mosque in New Zealand’s Christchurch city was an Australian-born citizen, Australian Prime Minister Scott Morrison said his country stood with New Zealand after the tragic attack.

“We stand here and condemn, absolutely, the attack that occurred today by an extremist, right-wing, violent terrorist. We are not just allies, we are not just partners, we are family.” Morrison said during a press conference on Friday.

49 people were killed and more than 20 were wounded in mass shootings carried out by at least one gunmen in two mosques in New Zealand during the Friday prayer. New Zealand Prime Minister Jacinda Ardern condemned the attack as terrorism.

49 killed in shootings targeting two mosques in New Zealand “terrorist attack”, PM says

The post World reacts to terrorist attacks on two mosques in New Zealand appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/03/16/world-reacts-to-terrorist-attacks-on-two-mosques-in-new-zealand/
Devamını Oku »

UK’s divorce with EU remains dubious as May seeks a third vote on her deal

UK Prime Minister Theresa May is seeking a third vote on her deal, which will take place next week, after parliament ruled out a no-deal Brexit and voted in favor of an extension to the March 29 deadline recently.

May’s de-facto deputy warned lawmakers that if they don’t back May’s deal, there might be a longer extension that would jeopardize the prospects of a divorce all-together.

The United Kingdom cannot unilaterally extend the deadline as it needs the unanimous consent of the EU, and the latter is likely to press for a longer extension due to the possibility of a no-deal exit.

Before the no-deal vote on Wednesday, MPs voted in favor of an amendment to rule out all
no-deal scenarios with a narrow margin, despite the Prime Minister’s whip against it.

May did not want to lose the possibility of a no-deal, to use as leverage, according to sources, and she opted not to whip Conservative MPs as, before the amendment, the vote was exclusively about the March 29 deadline, and a no-deal Brexit was not to be taken off
the table.

The latest defeat on Wednesday dealt a blow to May’s post since she implemented a three-
line whip, very sensitive enforcement, with refusal to comply by the MPs denotes the
whip’s impotency to navigate the party.

The government of the UK wants to avoid the upcoming EU elections and this means that
the short extension they seek must not exceed the 1st of July.

However, the options for the house would remain the same until that time, for the EU officials made it clear that they will not amend the deal on the table and the alternative scenario is to opt for a longer extension for a completely new deal.

The opposition Labor Party’s leader, Jeremy Corbyn, said on Wednesday that after the no- deal vote the parliament should take control of the negotiations and his party would seek alliances to implement the take-over in the house.

May is not about to give up as she talks of a second referendum despite yet another loss

The post UK’s divorce with EU remains dubious as May seeks a third vote on her deal appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/03/16/uks-divorce-with-eu-remains-dubious-as-may-seeks-a-third-vote-on-her-deal/
Devamını Oku »

İnce’den Bahçeli’ye ziyaret cevabı: Aday olabilseydin seni de ziyaret edecektim

31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken, siyaset arenasında gerçekleşen söz düellolarına CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce de katıldı. İnce, kendisini Selahattin Demirtaş’ı ziyaret ettiği için eleştiren Devlet Bahçeli’ye “Aday olabilseydin seni de ziyaret edecektim” diye cevap verdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Millet iradesini tanımayanlara 24 Haziran 2018 tarihinde sandığı işaret ettik. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Edirne Kapalı Cezaevi’ni yol geçen hanı yapıp terörist ziyaretinde bulundu. İP’in adayı da bunlarla aynı dilin sahibi, aynı yolun yolcusuydu. Kandil operasyonuna karşı aynı mevziye girdiler” demişti.

“ERDOĞAN’IN KANATLARI ALTINA SIĞINACAĞINA ADAY OLSAYDIN”

İstanbul’da seçim çalışmalarına katılan CHP’li Muharrem İnce, Bahçeli’ye cevap verdi. İnce: “AKP Genel Merkezi’ne, İYİ Parti’ye Saadet Partisi’ne gittim. Demirtaş tutuklu olduğu için hapishanede ziyaret ettim. Sayın Bahçeli gizli saklı bir iş yapmadım. Sen de Erdoğan’ın kanatları altına sığınacağına cesaret edip aday olabilseydin seni de ziyarete gelecektim” ifadelerini kullandı.

BEKA: BAHÇELİ – ERDOĞAN – KOLTUK

Erdoğan ve Bahçeli’nin yerel seçimi beka olarak gören açıklamalarına da değinen İnce bekanın tanıtımını “Beka, Bahçeli – Erdoğan – koltuk” diyerek yaptı. İnce, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde Erdoğan’a yatırdığı parayı hatırlatarak, “Erdoğan’da para çok dedim ona ben 500 yatırayım da o belki bana 500 bin yatırırım dedim. Cebinde akrep var 1 lira bile yatırmadı. Benim 500’de gitti. Helali hoş olsun” dedi.

3. KÖPRÜDEN BELEŞ GEÇİNDE GÖREYİM

İnce, AKP’li İsmet Yılmaz’a da göndermede bulunarak, “Oyunu diyor AKP’ye ver ruzi mahşerde (kıyamet günü) beraat belgesi yanında gelsin diyor. Yani cennete giderken sırat köprüsünden geçeceksin sözleri ile Sırat köprüsünden geçme garantisi veriyor. O zaman ben diyorum ki; Erdoğan’ın yaptığı 3. köprüden beleş geçin de göreyim sizi” şeklinde konuştu.

İyi Parti’den Bahçeli’ye cevap: “Seçimden utanmazlık ve kuralsızlık çekilsin”

medyabold
Devamını Oku »

Türkan Elçi: Faşizm ayırım yapmadan öldürür

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaptığı bir basın açıklaması esnasında vurularak öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, Yeni Zelanda’da bir camiye yapılan ve 49 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından bir mesaj yayımladı.

‘FAŞİZM; 49 KİYİ CAMİDE, 49 YAŞINDAKİ BİRİNİ DE MİNARENİN AYAKLARI DİBİNDE ÖLDÜRÜR’ 

T24’te yer alan habere göre Elçi, Twitter hesabından yayınladığı mesajda, “Faşizm; cami, kilise, havra, minare ayırımı yapmadan kurşun yağdırır. Yeni Zelanda’daki bir camide 49 kişiyi de öldürür, 49 yaşındaki masum birini bir minarenin ayakları altında da öldürür. Faşizm faşizimdir” dedi.

TAHİR ELÇİ 28 KASIM 2015’TE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ 

Katıldığı bir televizyon programında dile getirdiği “PKK terör örgütü değildir” sözlerinin ardından bir kesimin saldırısına uğrayan Tahir Elçi, 28 Kasım 2015’te öldürülmüştü. Elçi, kurşunların hedefi olmadan dakikalar önce, Diyarbakır Sur’daki tarihi yapılardan Dört Ayaklı Minare’nin kurşunlanmasına “savaşlar, çatışmalar, silahlar, operasyonlar bu alandan uzak olsun” diyerek tepki gösteriyordu.

SALDIRGANDAN ‘İSLAMİYET, GÖÇMEN VE TÜRK KARŞITI’ AÇIKLAMALAR  

Brenton Tarrant isimli kişi, Yeni Zelanda’nın Christhurch kentindeki iki camiye cuma günü düzenlediği silahlı saldırıda 49 kişiyi katletti, 48 kişiyi de yaraladı. Saldırıyı canlı olarak yayınlayan ve manifestosunda İslamiyet, göçmen ve Türk karşıtı açıklamalarda bulunan Tarrant, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

kronos
Devamını Oku »

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katliam görüntülerini seçim mitinginde izletti

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Tekirdağ’da düzenlediği mitingde Yeni Zelanda’daki 49 kişinin hayatını kaybettiği katliama ilişkin görüntüleri izletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP’nin Tekirdağ’da düzenlediği seçim toplantısına katıldı.

Katliama ilişkin görüntüleri provokasyona hizmet etmemek amacıyla birçok site ve sosyal medya platformları, videoyu yayından kaldırmıştı. Erdoğan’ın katliam görüntüleri üzerinden seçim propagandası yapması sosyal medyada eleştiri konusu oldu.

FACEBOOK VE TWİTTER VİDEOYU YAYINDAN KALDIRDI

49 kişiyi öldüren ve 28 kişi yaralayan Brenton Tarrant’ın facebook üzerinden yaptığı katliama ilişkin canlı yayın görüntüleri tüm dünyada infiale neden oldu. Yeni Zelanda’daki Al Noor Camisi yönelik saldırı anının canlı olarak yayımlanması Facebook’u eleştirilerin odağına koymuştu.

Facebook katliam anına ait görüntüleri sakıncalı bularak yayımdan kaldırmıştı. Twitter’da provokasyonlara alet olmamak amacıyla görüntüleri sosyal medya ağından sildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda’daki katliam görüntülerini vatandaşlara izletti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 31 Mart yerel seçimleri öncesi Tekirdağ’da yaptığı mitingte Yeni Zelanda’da 49 kişinin hayatını kaybettiği katliamın görüntülerini kurdurduğu platformda vatandaşlara izletti.

“Sizlerin buradaki varlığı, birliği, dirliği, temsil ettiğiniz değerler, Yeni Zelanda’da cami basıp Müslümanları katleden teröristin bile zoruna gitmiş.” diyen Erdoğan, “Bu katliamda kullandığı silahını da İkinci Viyana Kuşatması’nın tarihinden, haçlı seferlerinin zalim isimlerine kadar bilinen tüm Türk ve Müslüman düşmanlarıyla süslemiş.” şeklinde konuştu.

“”İstanbul’a geleceğiz, tüm camileri, minareleri yıkacağız diye zırvalamış. Be namussuz, Yeni Zelanda nire, Türkiye nire?” diye seslenen Erdoğan, “Nasıl oluyor da dünyanın öteki ucundaki bir katil, Müslümanlarla ve Türklerle ilgili bunca fesatla kafası dolu olarak harekete geçirilebiliyor?” dedi.

“BUNLARIN HEDEFİ TÜRKİYE’DİR, RABİADIR”

Konuşmasına devam eden Erdoğan, “İstanbul’a 3 gün bir gelmiş, 40 gün bir gelmiş. Şimdi çalışmalar yapılıyor. Bunun bağlantısı nerelerle var, çıkaracağız. Ama tabi Yeni Zelanda’dan bunların hesabının sorulmasını istiyoruz. Öyle kuru kuruya, şöyle bir müddet yatsın, ondan sonra çıksın. Olmaz böyle şey. 49 insan… Bu bir katliam, bunun hesabının sorulması lazım. Aksi takdirde bu gidiş iyi bir gidiş değil.” dedi.

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen silahlı saldırının şoku sürerken Avustralyalı Queensland Senatörü Fraser Anning, artan Müslüman göçüne bağlayınca tepki toplamıştı. Senatörü eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da senatörle aynı şeyleri söylediğini iddia etti.

Yeni Zelanda’daki vahşeti lanetlerken olayı kendine bağlayan Erdoğan, “Bugün Erdoğan’a saldırılıyorsa bunun sebebi; güçlenen Türkiye’dir.” ifadelerini kullandı. “Bunların derdi Erdoğan, AK Parti ya da Cumhur İttifakı değildir.” diyen Erdoğan, “Doğrudan doğruya Türkiye’dir, Türk milletidir, Rabiadır” şeklinde konuştu.

Yeni Zelanda’da camiye silahlı saldırıda ölü sayısı 49 yükseldi

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan fırsatı kaçırmadı: Vahşetin görüntüleri ile yerel seçim mitingi

AKP’nin genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tekirdağ’daki mitinginde Yeni Zelanda’da 49 kişinin öldürüldüğü cami katliamının görüntülerini yayınladı.

Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi Tekirdağ’da yaptığı mitingde Yeni Zelanda’da 49 kişinin hayatını kaybettiği katliamın görüntülerini kullandı.

Gelen tepkiler üzerine Twitter ve Facebook’un kaldırdığı görüntüler eşliğinde miting konuşmasını sürdüren Erdoğan, şunları söyledi:

“Sizlerin buradaki varlığı, birliği, dirliği, temsil ettiğiniz değerler, Yeni Zelanda’da cami basıp Müslümanları katleden teröristin bile zoruna gitmiş. Bu katliamda kullandığı silahını da İkinci Viyana Kuşatması’nın tarihinden, haçlı seferlerinin zalim isimlerine kadar bilinen tüm Türk ve Müslüman düşmanlarıyla süslemiş.

Yeni Zelanda’da Müslümanların hedef alan caninin bile zoruna gitti. Silahını tüm Türk ve Müslüman düşmanlarının isimleriyle süslemiştir. İstanbul’a geleceğiz tüm camileri yıkacağız diye zırvalamış. Be namussuz Yeni Zelanda nere, İstanbul nere? Nasıl oluyor da dünyanın öteki ucundaki bir cani kafası bunca fesatlıkla harekete geçebiliyor.

Hepsi bizim şehidimiz hepsi Müslüman… İstanbul’a 40 gün gelmiş. Şimdi bağlantıları araştırılıyor. Yeni Zelanda’dan da bunun hesabının sorulmasını istiyoruz. Bu iyi bir gidiş değil, yarın bunun bedelini Yeni Zelanda da öder. Bugün Türkiye’ye, Erdoğan’a saldırılıyorsa bunun sebebi güçlü Türkiye’dir. Biz adım adım 2023 hedeflerimize yaklaşıyoruz. Önümüze kurulan tüm tuzaklara rağmen bunu yapıyoruz. Yeni Zelanda’daki saldırı ve onun üzerinden mesajlar ilk değildir. ‘Zulüm 1453’te başladı’ diye Geziciler yazmadı mı?

Bu işin bir siyasi boyutu var, yanı var. Yan tarafta Sultanahmet’i doldurmayacaksın, ‘Ayasofya’yı dolduralım’ diyeceksin. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunların hepsi tezgah. Biz ne zaman neyin nasıl yapılacağını çok iyi biliyoruz. Bu namussuzlar böyle dedi diye biz adım atmayız.

Avustralyalı bir senatör var ahlaksız. Bakın saldırıyla ilgili ne diyor. Bunların derdi AK Parti ya da Cumhur ittifakı değildir.

Sınırlarımızın dibinde kurulmaya çalışılan terör koridoru da bu senaryonun bir parçasıdır. Avrupa’da her gün vatandaşlarımıza yeni saldırıların haberlerini alıyoruz. Bunların derdi Tayyip Erdoğan değil, bunların derdi AK Parti ve MHP ile kurduğumuz Cumhur İttifakı değil. Bunların derdi doğrudan doğruya Türkiye’dir, Türk milletidir. Bunların derdi Rabia’dır Rabia.

Bay Kemal, sen terörün kaynağının İslam dünyası olduğunu söylemeye ne yetkilisin, ne ehilsin. Sen önce kendini gözden geçir kendini. Zaten sen şu anda teröristlerle berabersin. Teröristlerle kol kolasın. Sen zaten ta Kandil’dekileri, Cudi’dekileri yanına alıp onlarla beraber yürüyüş yapan adamın ta kendisisin. Şu ifadeye bak ya. Terörün kaynağına ümmeti yerleştiren bu adama oy vermenin dahi ne kadar büyük bir vebal olduğunu artık anlayalım. Bu hesabı 31 Mart’ta verecek.”

kronos
Devamını Oku »

Cumartesi Anneleri’nin 729’uncu haftası: 26 yıl oldu, kardeşim nerede?

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul şubesi önünde toplanarak Ali Kırlangıçlı’nın akıbetini soran Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’ndan asla vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Eyleme HDP milletvekili Oya Ersoy ve CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu da destek verdi.

ALİ KIRLANGIÇLI’NIN KAYBEDİLME SÜRECİ

Cumartesi Anneleri/İnsanları’ndan İkbal Eren’in okuduğu açıklamada Ali Kırlangıçlı’nın kaybedilmesi süreci anlatıldı. Kırlangıçlı’nın Bursa İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi 4’üncü sınıf öğrencisi olduğu belirtilen açıklamada sürece ilişkin şu bilgilere yer verildi:

İDAMA MAHKUM EDİLDİ

Ali Kırlangıçlı, 12 Eylül askeri darbesinin ardından 2 Ekim 1980 tarihinde tutuklandı. İstanbul’da askeri mahkemede yargılandı ve siyasi bir kararla idama mahkum edildi.

28 Mayıs 1990 tarihinde Bayrampaşa Kapalı Cezaevi’nden dört kişi ile birlikte firar edip yurtdışına çıktı. 1993 yılının başında Türkiye’ye döndü.

1993’DE EV BASKINLARI 

6 Mart 1993 tarihinde İstanbul Kartal/ Esentepe’de bir eve yapılan polis baskınında, sağ yakalanabilecek beş kişi taranarak öldürüldü. Aynı operasyon kapsamında, polisler Fatih’te bulunan bir eve de baskın yaparak evde bulunan beş kişiyi gözaltına aldı.

Ali Kırlangıçlı 7 Mart 1993 tarihinde saat 11.00’e doğru İstanbul Fatih’teki bu eve gitti. Gittiği eve gece polis baskını yapıldığından ve halen evde kurulu olan polis karakolundan habersizdi.

BİR DAHA HABER ALINAMADI 

Bu tarihten sonra Ali Kırlangıçlı’dan bir daha haber alınamadı. Aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan 24 kişinin gözaltı kaydı yapıldı. Ancak Ali Kırlangıçlı’nın gözaltı kaydı yapılmadı ve gözaltına alındığı reddedildi.

Yakın akrabaları olan avukat Kemal Kırlangıç aile adına girişimlerde bulunduysa da herhangi bir bilgiye ulaşamadı.

HANEFİ AVCI EV BASKINLARINI YAZMIŞTI 

Olaydan 17 yıl sonra dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Hanefi Avcı’nın Haliç’teki Simonlar adlı kitabı yayınlandı. Kitapta anlattıklarından, 6 Mart 1993 tarihinde İstanbul’un değişik semtlerinde gerçekleşen operasyonları planlayan kişinin kendisi olduğu anlaşıldı.

Avcı, kitabında Kartal/Esentepe’deki ev baskınında altı kişinin öldürüldüğünü yazdı. Oysa tüm resmi belgelerde bu evde öldürülenlerin beş kişi olduğu yazılıydı. Kitapta öldürüldüğü söylenen altıncı kişi aynı operasyon kapsamında “Fatih’te karakol kurulan eve giden Ali Kırlangıçlı mıydı?” sorumuz cevapsız kaldı”

Cumartesi Anneleri adına okunan açıklamanın ardından Ali Kırlangıçlı’nın dava arkadaşı Mehmet Kılıç, abisi İbrahim Kırlangıçlı’nın yolladığı mektubu okudu.

‘TAM 26 YIL OLDU, KARDEŞİM NEREDE?’

Mektupta, “Tam 26 yıldan bu yana kardeşimin durumu ile ilgili olarak içimiz kaygılarla doludur. Ali Kırlangıçlı’nın gözaltına alınmasından sonra ne yapıldığı bizlere açıklanmak zorundadır. O günden bu yana kendisinin ölü mü, canlı mı olduğu konusunda hiçbir haber alamadık. Tam 26 yıl oldu. Peki, kardeşime ne oldu? Kimi kimden sorayım? Ne ölüsünden, ne dirisinden haber alamadığımız kardeşim Ali’yi kimlere sorayım? Çalmadık kapı kalmadı ama cevap yok. Aradan 26 yıl geçmiş olsa da hala içimizde bir yerlerde, “Ali sağ olabilir” umudumuz yaşamaktadır. Kardeşim Ali devrim mücadelesinin isimsiz kahramanlarından biri olarak tarihteki yerini almıştır. Bir mezar taşı bile olmayan Kardeşim Ali’nin ismini, yaşını ve kimliğini hiç kimse yok edemeyecektir. Kardeşim Ali, devrimci onuru ve kişiliğiyle ölümsüzleşmiştir” ifadeleri kullanıldı.

kronos
Devamını Oku »

Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi eyleminde sayı 5 bini aştı

Açlık Grevleri Takip Platformu’ndan Avukat Gulan Çağın Kaleli, cezaevlerinde 5 binin üzerinde tutuklunun açlık grevinde olduğunu belirterek, yüzlerce tutuklunun hayati tehlike arz eden “kritik sürece” girdiğini söyledi. İktidarı ölümler olmadan tedbir alamaya çağırdı.

Kaleli, mahkeme kararına rağmen İmralı’daki tecridin devam ettiğini belirterek, bu nedenle Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkâri milletvekili Leyla Güven’in, 129 gündür sürdürdüğü süresiz-dönüşümsüz açlık grevinin giderek yayıldığını ifade etti.

GÜVEN 129’UNCU, 41 KİŞİ İSE 90’INCI GÜNDE

Avukat Gulan Çağın Kaleli, “Türkiye hapishanelerinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevcilerinin sayısı 1 Mart tarihi itibariyle 5 bini aşmıştır. 16 Aralık 2018 tarihinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlayan 41 kişilik birinci grup ise eylemlerinin 90’ıncı günündedir. Açlık grevlerinin sonlanması için siyasal iktidar ve yetkili kurumlar, eylemcilerin taleplerini yerine getirmeye ve tecridi kaldırmaya yönelik olarak herhangi bir adım atmamışlardır” dedi.

YÜZLERCE KİŞİ KRİTİK SÜREÇTE

Avukat Kaleli, bugün itibariyle yüzlerce kişinin kalıcı hasar ya da hayati tehlike arz eden ”kritik sürece” girdiğine dikkat çekti. Açlık grevine giren mahpuslara yönelik Diyarbakır cezaevinde tespit ettikleri hak ihlallerini anlattı. Kaleli, “3 kadın mahpusa ilk önce idare tarafından disiplin soruşturması açıldı. Açlık grevinin 98. gününe gelmiş olmalarına rağmen halen karbonat verilmedi. Mahpuslardan Evin Kaya, diş etinde kanamaların meydana geldiğini ve iltihaplanmadan kaynaklı sağlık sorunları yaşadığı aktardı” ifadelerini kullandı.

SAĞLIK KONTROLLERİ YAPILAMIYOR

Kaleli, açlık grevindeki mahpusların revire çıkmadıkları için sağlık kontrollerinin düzenli olarak yapıldığını belirtti. Mahpuslarda sese karşı duyarlılık, yürümede güçlük, ışığa, kokuya karşı hassasiyet, uyuyamama gibi birçok sağlık sorunları meydana geldiğini kaydetti. Bulanık görme; anlık hareketlerde ise göz kararması gibi durumlarla karşılaştıklarını aktardı.

GÜVEN’İN SAĞLIK DURUMU GİDEREK KÖTÜLEŞİYOR

Diyarbakır Tabip Odası Hekim heyetinden Doktor Cengiz Günay, Leyla Güven ziyaretine ilişkin gözlemlerini paylaştı. Günay, şunları söyledi: “Leyla Güven’in günlük yaşamsal ihtiyaçlarını tek başına gidermekte zorlandığını söyleyebiliriz. Hareket kabiliyetinde azalma, desteksiz yürümede zorlanma, konuşma sırasında dahi olan yorgunluğun artarak devam ettiği görüldü. Besleyici olabilecek gıdaların alınmamasına bağlı belirgin kilo kaybının devam ettiği tespit edildi. Beslenmemeye bağlı mide bağırsak sisteminde yoğun şikayetler bulunmaktaydı. Bu şikayetlere ağız içi yaraların etkilendiği görüldü.”

KAN VERMEYİ VE TEDAVİYİ REDDETTİ

Doktor Günay, “Günlük kan basıncı, ateş, nabız ölçümleri yapılan eylemcinin tansiyon değerlerinin düşük izlemeye devam ettiği görüldü. Göğüs ağrısı ve ani genel durum bozukluğu nedeniyle acil hastaneye kaldırılması açısında kardiyoloji uzmanı tekrar değerlendirme yaptı. Tedaviyi reddetmesi ve tetkikleri yaptırmayı kabul etmemesi nedeniyle risk altında olduğu bilgisi kendisiyle paylaşıldı. Ara ara devam eden kardiyak semptomları açısından önerilerde bulunuldu. Kan tetkiki için bilgilendirme yapıldı. Leyla Güven kan vermeyi kabul etmedi. Aralıklı muayene ve günlü izlemlerle takip kararı alınarak tekrar ziyaret planlaması yapıldı.” dedi.

Polis açlık grevindeki milletvekillerine plastik mermi ile ateş etti

medyabold
Devamını Oku »

Gürcü Sanat Evi Çok Sesli Korosu Pera’da

Pera Müzesi’nde devam eden “Pera’da A Capella” konser serisi Gürcü Sanat Evi Çoksesli Korosu’nun gerçekleştireceği performans ile devam ediyor.

 

GÜRCÜ VE KAFKAS MÜZİĞİ İCRA EDİLECEK
Devlet Çok Sesli Korosu şefi Burak Onur Erdem’in sanat yönetmenliğinde düzenlenen konser, 23 Mart Cumartesi günü saat 17.00’de başlıyor. Konser öncesi gerçekleştirilen söyleşi, Gürcü halk şarkılarına odaklanacak.

Şefliğini İberya Özkan Melaşvili’nin yaptığı koro, Gürcü halk müziği yanı sıra, geleneksel çok sesli Kafkas halk şarkılarını da repertuarında bulunduruyor.

Koro, Gürcü müziğindeki polifonik ve armonik yapıyı Anadolu şarkılarına taşımasıyla öne çıkıyor. 23 Mart Cumartesi günü saat 17.00’de başlayacak konser öncesi gerçekleştirilen “Atölyede Sohbet” etkinliği, koro şefi İberya Özkan Melaşvili ve koristleri sınırlı sayıda müziksever ile buluşturuyor.

REZONANS KORO

“Pera’da A Capella” konser serisi kapsamında Rezonans 13 Nisan’da, Sirene 18 Mayıs’ta sahne alacak.

GSE ÇOK SESLİ KOROSU

medyabold
Devamını Oku »

Sarı Yeleklilier 18’nci haftada sokaklarda: ‘Uzlaşacak bir şey kalmadı’ 

Fransa’da 2015’ten beri devam eden neo-liberal programın son ayağı olan petrol fiyatlarına getirilen ek vergilerin ardından protestolara başlayan Sarı Yelekliler, bugün 18. kez sokağa çıkıyor.

Bugün Paris’te Sarı Yelekliler, çevreciler, polis şiddetine karşı dernekler ve göçmen dernekleri yürüyecek. Bugün yapılacak olan eyleme toplam 140 örgüt destek veriyor.

ÇEVRECİLER VE SARI YELEKLİLER BİRLİKTE 

18. hafta eyleminde çevreciler “Dünyanın sonu” sloganı çevresinde buluşurken Sarı Yelekliler ise “Ayın sonu” sloganıyla hareket edecek. Çevreciler ve Sarı Yelekliler’in ortak mesajı ise “Düşmanlarımız aynı” olacak.

‘HERKES POLİSTEN NEFRET EDER’ 

Champs Elysée’de polisin “Dağılın yoksa güç kullanacağız” şeklindeki müdahale anonsuna karşılık eylemciler “Herkes polisten nefret eder” sloganları atmaya başladı.

Eylemciler Champs Elysée’nin sonundaki Arc de Triomphe’de yavaş yavaş toplanmaya başladı.  Eylemcilere gaz, plastik mermi, patlayıcı ve tazyikli su ile saldıran polise karşı sokak barikatları kuruldu, ateşler yakıldı.

MACRON GERİ ADIM ATMIŞTI 

Ocak ayında eylemlerin kitleselleşmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a desteğin yüzde 10’lar seviyesine kadar düşmesi, hükümeti geri adım atmaya ve ulusal çapta bir tartışma süreci başlatmaya itmişti.

SARI YELEKLİLER’DEN 42 MADDELİK TALEPLER LİSTESİ 

Sarı Yeleklilerin ülke genelindeki forumlardan ve tartışmalardan süzerek oluşturduğu 42 maddelik talepler listesi, Büyük Ulusal Münazara adı verilen bu tartışma süreci boyunca hükümet ve Sarı Yelekliler arasındaki diyaloğa konu olacaktı.

TALEPLERİN HİÇBİRİ İÇİN ADIM ATILMADI 

15 Mart 2019 itibariyle sona eren Büyük Ulusal Münazara’nın ardından Sarı Yeleklilerin somut taleplerinden hiçbiri için bir adım atılmazken, talepler içerisinde belki de en öne çıkanı olan R.I.C. yani Yurttaş Referandum İnisiyatifi ise eylemlerde sahiplenilmeye devam ediyor.

16’NCI HAFTADA ‘PARİS’İ İŞGAL’ DEMİŞLERDİ 

Sarı Yelekliler, münazaranın sona ermesinden yaklaşık iki hafta önce düzenlenen 16. hafta eylemlerinde, taleplerin ciddiye alınmaması halinde Paris’te kitlesel ve güçlü eylemler yapacaklarını belirtmiş ve “Paris’i işgal!” sloganını yaymışlardı.

EYLEMCİLERE ‘AĞIR CEZALARIN YOLUNU AÇAN’ YENİ DÜZENLEME 

Fransa hükümeti ise, Büyük Ulusal Münazara’nın sona ermesinden sadece 3 gün önce parlamentodan geçirdiği yeni bir yasa ile eylemlerin valiliklerce yasaklanabilmesinin ve kriminalize edilmeye çalışılan eylemlere katılan yurttaşlara ağır cezalar vermenin önünü açan yeni bir düzenlemeye kaçmıştı.

kronos
Devamını Oku »

Rize’de İsmail Saymaz ‘çatlağı’: Patronuna bilgi vermekle tehdit etti

Hürriyet gazetesi muhabiri İsmail Saymaz’ın Twitter’dan meydan düzenlemesi ile ilgili yaptığı eleştiriye yanıt veren Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap, gazeteciyi ‘patronuna bilgi vermekle’ tehdit eti.

Başkanı Kasap, Rize meydanındaki beton çatlağını paylaşan Hürriyet Gazetesi muhabiri Saymaz’a ‘patronuna şikayet edip savcılığa suç duyurusunda bulunacağını’ söyledi. Kasap gerekçe olarak da gazeteciyi ‘Rize’yi ve belediyeyi küçük düşürmek’le itham ederek şöyle dedi: “İsmail Saymaz bu şekilde Rize’yi ve belediyemizi küçük düşüren bu haberiniz için hem patronunuza bilgi veriyoruz hem de savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz.”

Saymaz, “Beş yıldır bitirilemeyen Rize Meydanı projesinde gelinen aşama bu mu olmalıydı?” diyerek yaptığı paylaşımda, “Rize Meydanı’na 15 Temmuz Anıtı dikilmiş. Esasen, fotoğrafta görünen sarı binanın (eski postane) yanında zaten 15 Temmuz Anıtı vardı. O ki bu meydana anıt dikilecekti, neden Atatürk heykeli valilik önüne taşındı. Rize’yi Atatürk düşmanı gibi gösteren bu karar neye hizmet etti?” ifadelerini kullanmıştı.

Başkan Kasap’a tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları ise, paylaşımın altına şu yorumları yaptı:

“Tek ayak üzerinde durma cezası vermeden önce kulaklarını bükerek çekmeyi de unutmayın sakın başkanım.”

“5 yıldır bitmeyen meydan projesini neden gündem yapıyor ki, yapmasın. Kalemini kırın başkanım.”

“Reşat İsmail saymaz’i bilmem ama herkes senin gibi patronunun sözünü vahiy bellemiyor haberin olsun.”

kronos
Devamını Oku »

Süreyya Berfe’ye PEN 2019 Şiir Ödülü

PEN Türkiye Yazarlar Derneği tarafından verilen Şiir Ödülü’ne bu yıl şair Süreyya Berfe’yi layık görüldü. Berfe, 6 Nisan’da TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nda yapılacak ödül töreniyle ödülüne sahip olacak.

ŞİİRİN YERİNİ BİLEN MADENCİ
PEN Türkiye’den yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Ey şiirin her zaman genci, ey şiirin gececisi, ey hiç kimseye olmadığı kadar ona yakışan huysuzluğun sahibi, ey artık yedilere, kırklara karışır gibi şiire karışan, ey saçı sakalı kırışan ama sözü her zaman dimdik ayakta duran, ey şiirin yerini bilen madenci, ey kendine hem gölge hem fener olan, ey egelerin egesi… PEN 2019 Şiir Ödülü için ondan iyisini mi bulacaktık, verdik gitti, affetsin bizi!”

HEPSİ O KADAR- SÜREYYA BERFE

medyabold
Devamını Oku »

Avustralya’da ırkçı senatöre ‘yumurtalı’ protesto

Bağımsız senatör Fraser Anning, gazetecilere konuştuğu sırada kafasında yumurta kıran protestocuya tokat attı. Anning’in destekçilerinin 17 yaşındaki protestocuyu yere yatırdıkları görüldü.

Protestocu önce gözaltına alındı daha sonra serbest bırakıldı.

SENATÖRE KARŞI İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI 

Avustralya’da, Fraser Anning’in senatörlükten alınmasına yönelik imza kampanyasına şimdiden 225 binden fazla kişi katıldı.

Senatör Fraser Anning Cuma günü yaptığı açıklamada, “Yeni Zelanda’daki terör saldırısının nedeninin Müslümanların giderek artan varlığından duyulan korku” olduğunu iddia etmişti.

‘BU TÜR GÖRÜŞLERE ÜLKENİN HİÇBİR YERİNDE YER YOK’ 

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Anning’in sözleriyle ilgili olarak “tiksindirici” demişti. Scott Morrison Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Bu görüşlere, bırakın Avustralya Parlamentosu’nu, ülkenin hiçbir yerinde yer yok” demişti.

Morrison ayrıca ülkedeki tüm partilere Anning’i kınamaları çağrısı yapmıştı.

‘AVRUPA KÖKENLİ OLMAYANLARIN ÜLKEYE GİRİŞİ YASAKLANMALI’ DEMİŞTİ 

2017’den beri senatör olan Anning geçen yıl Avustralya’da, referandum yapılmasını ve Avrupa kökenli olmayan kişilerin ülkeye girişlerinin yasaklanmasının oylanmasını önermişti.

Anning, Müslümanların Avustralya’ya en zor entegre olan toplum olduklarını iddia etmişti.

kronos
Devamını Oku »

30. Ankara Film Festivali Yarışma Seçkisi Belirlendi

BOLD- 30. Ankara Uluslararası Film Festivali yarışma filmleri belirlendi. Yarışmaya katılacak filmler, başvurular arasından Ali Karadoğan, İrfan Demirkol ve Zeynep Ünal’dan oluşan ön seçici kurul tarafından seçildi.

SEÇİCİ KURUL VE SEYİRCİ FİLMLERİ BİRLİKTE İZLEYECEK
Filmler 18-28 Nisan tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleştirilecek gösterimlerde izleyicisiyle buluşacak. Yönetmen Tolga Karaçelik’in başkanlığında, gazeteci ve yayıncı Cem Erciyes, senarist ve fotoğraf sanatçısı Ebru Ceylan, oyuncular Tolga Tekin ve Tülin Özen’den oluşan seçiciler kurulu, filmleri festival sırasında seyirciyle birlikte izleyecek.

Yarışma filmlerinin oyuncu, yönetmen ve film ekipleri gösterimler sonrasında yapılacak söyleşilere katılacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen 30. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında En İyi Film Ödülünü alan filmin yapımcısına 50.000 TL, ilk filmlere verilen Mahmut Tali Öngören Özel Ödülünü kazanan filmin yönetmenine ise 10.000 TL ödül verilecek.

Ön seçici kurulun değerlendirmesinden sonra belirlenen filmlerin alfabetik sırası şöyle:

Babamın Kemikleri, yönetmen: Özkan Çelik
Görülmüştür, yönetmen: Serhat Karaaslan
Güven, yönetmen: Sefa Öztürk
Güvercin Hırsızları, yönetmen: Osman Nail Doğan
İçerdekiler, yönetmen: Hüseyin Karabey
Kardeşler, yönetmen: Ömür Atay
Nebula, yönetmen: Tarık Aktaş
Saf, yönetmen: Ali Vatansever
Son Çıkış, yönetmen: Ramin Matin
Suç Unsuru, yönetmen: Süleyman Arda Eminçe
Yuva, yönetmen: Emre Yeksan

medyabold
Devamını Oku »

“Balıkçılar” İlk Kez Türkçede

BOLD- Rus edebiyatının önemli eserlerinden ‘Balıkçılar’, Türkiye’de ilk kez VakıfBank Kültür Yayınları tarafından okurlara sunuldu.

ÇAĞININ TANIĞI
“Balıkçılar”, romanlarında Rusya’nın kırsal kesimindeki sosyal dokuyu gerçekçi bir üslupla ele alan Dimitri Vasilyeviç Grigoroviç’in yazdığı önemli bir Rus klasiği. Türkçe olarak ilk kez VakıfBank Kültür Yayınları’nın okurlarla buluşturduğu roman, olayların geçtiği dönemde yaşanan değişim ve dönüşümü aydınlatıyor.

Dostoyevski ile tanıştıktan sonra edebiyatla ilgilenen Dimitri Vasilyeviç Grigoroviç, Rus kırsal toplumunun yaşamını tüm detaylarıyla aktaran ilk yazarlardan. Doğayı, sosyo-kültürel yaşamı ve karakterlerin iç dünyasını kurgusuna yediren Grigoroviç, bunu ‘Balıkçılar’da da naif bir üslupla başarıyor. Levent Özübek’in çevirisini yaptığı roman yazıldığı dönemin edebiyatında etkin gerçekçilik akımının tüm detaylarını yansıtıyor.

medyabold
Devamını Oku »

‘Kayyum danışmanı 250 bin tl rüşvet aldı’ iddiası

İncelenen hesap ekstrelerinde, Bülent Erdolu’nun, valiliğin araç kiralama hizmeti aldığı şirketlerden olan Turkuazlar Turizm, Gıda, İnşaat, Petrol, Nakliyat, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden “fatura komisyonu” adı altında 246 bin TL rüşvet aldığı söylendi.

‘RÜŞVET, DANIŞMANIN HESABINA YATTI’ 

MA’nın haberine göre, firmanın 2017 yılında 176 bin 545 TL, 2018 yılında ise 70 bin TL olmak üzere toplam 246 bin 545 TL’yi Erdolu’nun hesabına yatırdığı bildirildi.

KREDİ KARTLARI DA ŞİRKET TARAFINDAN ÖDENMİŞ 

Firmanın hesap ekstrelerinin açıklama bölümünde, “Erdolu’nun Ocak ayı komisyon bedeli”, “B. Erdolu’nun Temmuz ayından komisyon bedeli” gibi ibarelerin olduğu söylendi.

Şirketin ayrıca, Erdolu’nun ayrı ayrı bankalara ait kredi kartı borcunun yanı sıra, yer yer eşi ve kız kardeşinin de kredi kartı borçlarını ödediği anlaşıldı.

kronos
Devamını Oku »

Yavaş: Soylu, ‘700 terörist kaldı’ dedi, siz 20 bini nereden buldunuz?

BOLD- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yaptığı 700 terörist kaldığına ilişkin açıklama, “Mansur Yavaş 20 bin teröristi işe alacak” diyen AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki’yi zora soktu.

CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, “Sayın Süleyman Soylu ‘700 tane terörist kaldı’ diyor. İyi de siz Ankara’da 20 bin teröristi nereden buldunuz? Hadi var neden yakalamıyorsunuz? O da tutmadı” dedi.

ÇALIŞANIN EKMEĞİ İLE OYNAYAN ŞEREFSİZDİR

Mansur Yavaş kendisi hakkındaki iddialara karşı şunları söyledi: “Televizyonlara çıktılar, ‘Makedonyalı’ dediler. Ben herkesi seviyorum. O tutmadı. ‘Bunlar gelecek 20 bin kişiyi işten çıkaracak’ yerine teröristleri alacak dediler. Çalışan insanın ekmeği ile oynayan herkes namussuz şerefsizdir. ‘Teröristleri işe alacaklar’ dediler. Sayın Süleyman Soylu ‘700 tane terörist kaldı’ diyor. İyi de siz Ankara’da 20 bin teröristi nereden buldunuz? Hadi var neden yakalamıyorsunuz? O da tutmadı.”

YAZILARI YAZAN BELEDİYEDE GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ÇIKTI

Yavaş, Ankara’nın duvarlarına kendisi ile ilgili yazılan yazıları hatırlatarak, “İlk önce ‘Yavaş yavaş devrim’ ardından ‘Her biji Mansur’ yazdılar. Bu adam belediyede çalışan bir genel müdür yardımcısı çıktı. Ankara kararını verdi, sandık da cevabı verecek. Hemşerilerimiz en az 10 puan farkla geleceğiz.” ifadelerini kullandı.

ATO’YA GİDERKEN POLİS KÖPEKLERİ ORAYI ARAMIŞ

“Rakibimi kötülemem sadece eleştiririm” diyen Yavaş, “Hep salonlarda geziyor. ATO’ ya giderken polis köpekleri orayı aramış, üstleri aranıyor insanların. Öyle bir yerde bile insanları yanına yaklaştırmazken, siz yarın yanına gidip nasıl ulaşacaksınız?” diye sordu.

MUSTAFA TUNA’YI DEVRE DIŞI BIRAKTILAR

Yavaş, AKP’nin adayı Mehmet Özhaseki’nin açıkladığı mal beyanına ilişkin “Çıkmışız mal beyanımızı açıklamışız. Şimdi o da artık açıkladı bakacağız. Yarış adil olmuyor. Bu kadar iftiranın yetmediği gibi belediyenin imkanlarını da kullanıyorlar. Mustafa Tuna’yı da devre dışı bıraktılar. Kayserili arkadaş kendi genel sekreterini ve çalışma arkadaşlarını getirmiş. Haram olsun haram” dedi.

ÖZHASEKİ’YE ‘DIŞARIDAN GELEN ARKADAŞ’ DEDİ

Yavaş, “Dışarıdan gelen Kayserili arkadaş, kendisine Ankaralı değil denince kızıyor ancak kendisi Yusuf Hallaçoğlu MHP’den Kayseri adayı olduğunda ‘Kayserili değil’ demişti. O yüzden dışarıdan gelen arkadaş diyorum kendisine” ifadelerini kullandı.

Mansur Yavaş’tan CNN’e tepki: Allah’tan korkun

medyabold
Devamını Oku »

Tazminatsız işten çıkartılan CPS işçileri eylemde

Tuzla’da bulunan tekstil fabrikasında 2018 yılında toplu sözleşme yapılmış, patron sendikalı işçileri işten çıkarmıştı ve 93 işçinin tazminatları ödenmedi.

Deriteks sendikası, örgütlü olduğu CPS Automotive Tekstil’in ana müşterilerinden biri olan Volkswagen’e ulaşarak işçilerin ödenmemiş alacaklarından Volkswagen’i de sorumlu tuttuğunu bildirdi.

‘İŞÇİLER ORTADA BIRAKILDI’ 

Sendika tarafından yapılan açıklamada, “Şirketin işçilerin tazminatları konusunda bir ödeme planı sunmaması CPS’nin Almanya’daki bir diğer şirket yetkililerinden hiçbir olumlu cevap alınamaması nedeniyle işçiler ortada bırakıldı” denildi.

‘TAZMİNATLAR ÖDENENE KADAR EYLEM SÜRECEK’ 

Deriteks ile şirket arasında yapılan toplu iş sözleşmesinin ardından, işverenin üretimi İzmir’de başka bir firmaya kaydırması nedeniyle üretim azalmaya başlamış farklı dönemlerde çıkarmalar yaşanırken en son 93 işçi daha işten çıkarılmıştı.

Sendikanın CPS patronuyla yaptığı görüşmelerden olumlu bir sonuç çıkmazken ürün sevkıyatını durdurma eylemi yaparak tazminatlarının ödenmesini talep etti. İşçiler, tazminatları ödeninceye kadar eylemlerine devam edeceklerini söyledi.

kronos
Devamını Oku »

MİT, Ünal’ı, Akar’dan habersiz, Erdoğan’la neden görüştürdü?

15 Temmuz darbe girişimini yürüttüğü öne sürülen Yurta Sulh Konseyi’nin başkanı olmakla suçlanan eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç, eski Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’dan habersiz Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüğünü söyledi.

Partigöç, “Bir Orgeneral Cumhurbaşkanlığına niye gizli kapaklı gider? Neden amirine yalan söyler? Bunların altındaki gerçekler ortaya çıkarılmadıkça bu darbe anlaşılmaz. Neyle tehdit etmişlerdi veya hangi gizli görev istendi ki, gizli gizli gitti?” ifadelerini kullandı.

Odatv’den Müyesser Yıldız’ın yazısında yer verdiği bilgilere göre önce Necdet Özel’in, 15 Temmuz’a kadar da Hulusi Akar’ın emir subaylığını yapan Levent Türkkan, 24 Aralık’taki savunmasında, Partigöç’ün iddialarıyla ilgili şunları anlattı:

“Tam tarihini hatırlamıyorum, 2016 Nisan ayı olabilir, yani 15 Temmuz’dan birkaç ay öncesi idi. Abidin Ünal, gizlice, sivil olarak, hiçbir korumasına haber vermeden, kendi karargâhı ve emir subayının da haberi olmadan, hiçbir koruma olmadan, hatta makam aracı veya hiçbir Hava Kuvvetleri aracını da kullanmadan (Sonradan MİT tarafından gönderilen araçla gittiğini öğreniyorum), tabii Hulusi Akar’dan da habersiz olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeye gitti. Abidin Ünal’ın Cumhurbaşkanı ile gizlice görüşeceğini Hulusi Akar öğreniyor. Nasıl öğreniyor, bilmiyorum. Neticede bunu bir şekilde öğrenen Hulusi Akar bana, Abidin Ünal’a suçüstü yapmamı emretti. Bu suçüstü planının parçası olarak Hulusi Akar, 2. Başkan Orgeneral Yaşar Güler’e, Abidin Ünal’ın katılacağı bir toplantı planlaması emrini verdi. Zamanını da tam Abidin Ünal’ın Cumhurbaşkanı ile gizlice görüşeceği saate ayarlamasını emretti. Org. Yaşar Güler olaydan habersiz, toplantıyı planladı. Tabii, bilerek ve kasten planlanan bu toplantı saatinde Abidin Ünal Cumhurbaşkanının yanında olması gerektiğinden, bir mazeret uydurdu toplantıya katılmamak için. Ve yalan söyledi. ‘Abim kaza geçirdi’ dedi, toplantıya katılmamak için mazeret uydurdu. Bunun üzerine Yaşar Güler, Abidin Ünal’ın toplantı ile ilgili mazereti ve aralarında geçenleri, benim de bulunduğum ortamda Hulusi Akar’a söyledi. Hulusi Akar da bıyık altından güldü. Ben o bıyık altından gülüşü iyi bilirim, ‘Şimdi seni yakaladım Abidin’ gülüşüydü o. Ve böylece bana, bu olayı yani Abidin Ünal’ın yalanını çıkarma görevini verdi. Ben de Hulusi Akar’ın doktoru Denizci Tabip Yüzbaşıyı Abidin Ünal’ın hasta dediği, abisinin evine muayeneye gönderdim. Tabii Abidin Ünal’ın bize dediği gibi, abisinin evinde değil. Abisinin de hiçbir şeyden haberi yok. Doğal olarak kaza da geçirmemiş. Ben bu durumu tescillemek için Doktor Yüzbaşıya cep telefonundan fotoğraf çektirdim. Yani Abidin Ünal’ın yalanını belgelemiş oldum. Bu esnada Abidin Ünal Orgenerali aradım. Tabii o daha bunlardan habersiz bana, ‘Abimin evindeyim, abimin yanındayım’ dedi. Ben de hiç bozuntuya vermeden, ‘Geçmiş olsun’ dedim ve telefonu kapattım. Sonra olanları Hulusi Akar’a anlattım ve belgelediğim şeyleri de önüne koydum. Hulusi Akar çok mutlu oldu. Sonra ne yaptı, nasıl bir yol izledi bilmiyorum.”

Abidin Ünal’ın tanık olarak dinlendiği Genelkurmay Çatı Davası’nın 21 Şubat 2018’deki celsesinde de şu ifadeler yer aldı:

Orhan Yıkılkan (Akar’ın eski başdanışmanı): Mart 2016 gibi bir yakınınızın Çayyolu’ndaki evine Genelkurmay Başkanı bir ambulans ve doktor gönderdi mi? Hatırlıyor musunuz o günü. Hatırlatmak için soruyorum. Ne yakınınızı söylüyorum, ne de efendim herhangi bir şey. Sadece o günü hatırlatmak için. Çünkü ben gününü hatırlamıyorum. Hatırlıyor musunuz?

Abidin Ünal: Tabi tabii gönderdi. Ağabeyimin kazası ifadesi, evet doğru.

Orhan Yıkılkan: Hatırlıyorsunuz değil mi komutanım, o gün sizin de özel bir görüşmeniz var mıydı?

Abidin Ünal: Vardı.

Orhan Yıkılkan: Bu özel görüşmenizle ilgili Hulusi Akar sizin ile görüştü mü komutanım? Hulusi Akar Genelkurmay Başkanı, bu özel görüşmenizle ilgili?

Abidin Ünal: Kendisine aktardım bilgiyi.

Orhan Yıkılkan: Kendisine aktardım bilgiyi, tamam. Arz ederim. Sağolun.

Bir kısım sanıklar müdafii Av. Ayten İzmirli: Şimdi darbeden birkaç ay önce biraz önce sordu sanıklardan bir tanesi, çok açmadı, ama 2016 yılının Nisan sonu ya da Mayıs aylarında Karargâh’tan çıkıyorsunuz şahsi aracınızla, yanınıza emir subayınızı almıyorsunuz ve sizi o arada Genelkurmay’dan çok kişi arıyor, ama bir türlü ulaşamıyor. Sonrasında siz demişsiniz ki, 2. Başkana, ‘Benim kardeşim hasta, onun yanına gidiyorum’. Bunu Hulusi Akar öğreniyor ve ağabeyinizin evine ambulans gönderiyor. Ağabeyiniz kapıyı açıyor diyor ki, ‘Ben hasta değilim. Nereden çıkardınız, nedir bu kalabalık?’ diyor. Siz de bir hışımla E… Beyle geliyorsunuz, doğru mudur?

Abidin Ünal: E…. Bey evet yanımda idi, doğrudur.

Av. Ayten İzmirli: Yani ağabeyinizin hasta olmadığı felan da doğru o zaman.

Abidin Ünal: Hasta olduğu doğru da yani şey değil, hastane olayı değil. Evinde rahatsızdı.

 

kronos
Devamını Oku »