9 Şubat 2019 Cumartesi

Suudi Prens Türkçe yayın dahil medya imparatorluğu kuruyor

Suudi Prens medya imparatorluğu kurmak için Vice ile temasa geçti. Ancak Türkiye’de Independent üzerinden ilk adımı attı bile.

Kaşıkçı cinayetinden sonra zor günler geçiren Suudi Prens, dünyada yıldızı en hızlı yükselen medya kurumu Vice ile temasa geçti.

Wall Street Journal gazetesi’nin haberine göre; Vice Medya’yla ülkesinin imajını düzeltecek ve aynı zamanda bir medya imparatorluğu kurmasına yardım etmesi için temaslar başladı.

“Muhammed bin Salman uluslararası bir medya imparatorluğu kurarak rakip ülkelerle mücadele etmek ve ülkesinin imajını düzeltmek istiyor.” ifadelerine yer verilen haberde hedefin bir medya imparatorluğu olduğu yazıldı.

MEDYA SÖYLEMİNİ KONTROL ALTINA ALACAKLAR

Wall Street Journal, Arap dünyası üzerinde özellikle Türk dizilerinin ve Al Jazeera haber kanalının etkili olduğunu belirtirken, Suudi Arabistan’’ın medya üzerinden kurulan söylemi kendisinin kontrol etmeye çalıştığını kaydetti.

VİCE İLE ANLAŞMA GERÇEKLEŞMEYEBİLİR

Vice medya grubuyla yapılacak anlaşmanın Kaşıkçı olayından dolayı “mümkün olamayabileceğini” belirtilen habere göre, Vice medya grubu geçen yıla göre yüzde 10 oranında bir küçülmeye gitti. Bu sebeple Vice istemese de Suudilerin maddi desteğine ihtiyaç duyabilir.

TÜRKÇE YAYINA BAŞLIYOR

Suudi Arabistan şu an Independent, Bloomberg gibi batı dünyasının önde gelen yayın kuruluşlarıyla çeşitli anlaşmalar yapmış durumda.

Independent, Türkçe yayın için geçtiğimiz aylarda karar aldı ve gazeteci Nevzat Çiçek, gazetenin Türkiye’deki operasyonunun başına geçirildi.

medyabold
Devamını Oku »

Başakşehir, Erzurumspor’la 1-1 berabere kaldı

Medipol Başakşehir, Spor Toto Süper Lig’in 21. haftasında sahasında BB Erzurumspor ile karşılaştı.

Ev sahibi takım, müsabakanın 2. dakikasında Robinho’nun kafa vuruşunda gol bekledi; ancak hakem Cüneyt Çakır, VAR’dan gelen bilgi sonrası topun tamamının çizgiyi geçmediğini belirtip oyunu devam ettirdi.

Mücadelenin 11. dakikasında Başakşehir, Opseth’in kendi kalesine attığı golle 1-0 öne geçti. Maçın ilk 45 dakikalık bölümü Başakşehir’in 1-0 üstünlüğü ile sona erdi.

Konuk Erzurumspor, 74’te Egemen Korkmaz’ın golüyle skoru 1-1’e getirdi. Maç bu skorla sona erdi.

Turuncu lacivertliler, puanını 45’e yükseltti ve en yakın rakibi Galatasaray’ın 9 puan önünde liderliğini sürdürdü.

medyabold
Devamını Oku »

Beşiktaş, Bursaspor’u 2-0 mağlup etti

Spor Toto Süper Lig’de 21. hafta heyecanı Beşiktaş-Bursaspor maçı ile devam etti. Siyah-beyazlılar, konuğu Bursaspor’u Burak Yılmaz’ın golleriyle 2-0 yendi.

Beşiktaş maç fazlasıyla 36 puanla Galatasaray’ı yakalarken, bu sonuçla 24 puanda kalan Bursaspor’un galibiyet hasreti ise 7 maça çıktı.

Cezasının ardından Bursaspor maçıyla sahalara dönen Vodafone Park’taki maça damga vuran Burak Yılmaz, 40’ta dar açıdan vuruş yaparak perdeyi açtı, 62’de de orta sahada kendi kaptığı topu ceza sahasına kadar taşıdı ve ikinci golünü kaydetti.

medyabold
Devamını Oku »

‘Tahliye olan cemaat üyeleri ve ailelerini ziyaret’ suçlamasıyla 27 gözaltı

Antalya’da Gülen cemaati soruşturmaları kapsamında düzenlenen operasyonda, 27 şüpheli gözaltına alındı.

Antalya polisi Gülen cemaati üyeliği suçundan aranan kişilerin gizlenmesi ve barınması amacı ile ev ayarlayan, bu evlerin iaşe ve diğer tüm ihtiyaçlarını karşılayan, cezaevinden tahliye olan cemaat üyeleri ve ailelerini ziyaret eden, ayarladıkları evlerde toplantılar düzenleyen kişilere yönelik, 27 adrese baskın yapıldı. Operasyonda, hakkında aranma kaydı bulunan 12 kişinin de aralarında bulunduğu 27 şüpheli yakalanıp, gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda, 3 sahte kimlik, 10 bin 320 dolar, 870 euro ile birçok örgütsel dokümanlar ele geçirildi. Emniyete götürülen şüphelilerin sorgularının sürdüğü belirtildi.

 

kronos
Devamını Oku »

Esenyurt’ta gergin anlar: 4 kişi yaralı ilçeye giriş çıkışlar kapatıldı

İstanbul’un Esenyurt ilçesinin Bağlarçeşme Mahallesi’nde düğünden çıkan grup ile aralarında Suriyeli sığınmacıların da olduğu diğer grup arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışmada 4 kişi yaralandı. Yaralılar Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Çıkan kavganın tüm ilçede duyulması üzerine Suriyelilere yönelik tepki giderek büyüdü. Kavganın neden çıktığı bilinmezken galeyana gelen vatandaşlar, ilçedeki Suriyelilere ait işyerlerinin camlarını kırdı. Toplanan kalabalık “Burası Türkiye” sloganları yürüyüş yaptı.

Olayın büyümesi üzerine ilçe merkezine çevik kuvvet ekipleri ve Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) yönlendirildi. Olay yerine gelen emniyet güçlerinin meydanı ablukaya alarak giriş ve çıkışlara müsaade etmediği aktarıldı.

Yürüyüşe ısrar eden gruba polisin zaman zaman biber gazı ile müdahale ettiği ifade ediliyor.

Suriyelilerin çoğu dönmek, Türkiyelilerin çoğu göndermek istiyor

medyabold
Devamını Oku »

Müzisyen Hakan Yeşilyurt Hayatını Kaybetti

Sanatçı Hakan Yeşilyurt, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Önder Babat Kültür Merkezi, Yeşilyurt’un ölüm haberini Twitter hesabından duyurdu.

HENÜZ 46 YAŞINDAYDI

Önder Babat Kültür Merkezi tarafından yapılan paylaşımda “Çok değerli dostumuz, arkadaşımız Hakan Yeşilyurt’u kalp krizi sonucu kaybettik. Bu erken ve ani kayıp bizlere büyük bir acı yaşattı. Acılı ailesine, dostlarına ve yoldaşlarına başsağlığı diliyoruz” denildi.

SEVİLEN ŞARKILARA İMZA ATTI

1973 doğumlu sanatçı Hakan Yeşilyurt Ankara’da dünyaya geldi. Adalılar isimli müzik grubu ile müzik kariyerine adım attı. Eftelya isimli solo albümü yayınlanan Hakan Yeşilyurt ardından Ateş Hırsızı, Sen Aşksın ve Çökertme albümlerini müzik piyasasına sürdü. En son 2007 senesinde Sen Aşksın albümünü çıkardı.

46 yaşında hayatını kaybeden sanatçının 10 Şubat saat 16:00’da Antalya’da defnedileceği belirtildi.

medyabold
Devamını Oku »

Gazeteci Nur Ener: Bu satırları, “Kaçtı” dedikleri Almanya’dan yazıyorum

357 günlük tutukluluğun ardından tahliye edilen gazeteci Nur Ener(27), Yeni Asya Genel Yayın Yönetmeni Kazım Güleçyüz’e bir mektup yazdı. “Cezaevinde çıplak aramalara maruz kaldım, bir yıl hürriyetimden mahrum kaldım, cezaevinde evlenmek zorunda kaldım” diyen Ener, mektubunda neden yurt dışına çıktığını anlattı.

İşte gazeteci Nur Ener’in Kâzım Güleçyüz’e yazdığı ve sosyal medya hesabından paylaştığı mektup:

“Sevgili Kâzım abi,

Bu satırları, “Kaçtı” dedikleri Almanya’dan yazıyorum.

1 Mart 2017 gecesi bir iftira ile gözaltına alınıp tutuklanmıştım.

357 gün tutuklu kaldıktan sonra ev hapsi şartıyla tahliye edildim.

Sonrasında “itirafçı” iftirasına uğradım.

Şimdi de “Kaçtı” diyorlar.

Tutuklanmamın iki gerekçesi vardı:

Biri bir muhbirin iftirası.

Diğeri bylock.

Erzurum’da öğrenci iken telefonuma internetten indirilerek yüklenen programın bylock olduğunu ancak hapiste anladım.

Bir de muhbirin iftirasında, bana ait olmayan bir hat da benimmiş gibi ihbar edilmiş. Mahkemenin bu gerçeği anlaması tam dokuz ay sürdü.

Ben savunmamda “Programı Nur’un telefonuna ben yükledim” diyen kişinin ifadesini doğruladım.

Son duruşmada 7.5 yıl hapse mahkûm edildim.

İtirafçı olsaydım bu cezayı alır mıydım?

İtirafçı olsaydım, yurtta yer bulamadığım için kalmak zorunda olduğum öğrenci evinde tanıştığım herkesin ismini verir ve hiç ceza almadan hapisten çıkardım.

Tahliye sonrasında yaşadıklarım da şöyle:

Geçen yıl ev hapsi şartı ile tahliye edildiğimde, cezaevinde evlendiğim eşimle birlikte ilgililerin gelip elektronik kelepçe takmasını bekledik, fakat ikamet adresimizde olmamıza rağmen gelen giden olmadı.

Bu konu için ilgili makamları defalarca aradığımız, mahkemeye de sunduğumuz belgeleriyle ortada. Durum öyle trajikomik bir hal aldı ki, her gün denetimli serbestlik bürosunu ve ağır ceza mahkemesinin kalemini arayıp “Bize kelepçe takılmadı” diye bilgi veriyor ve “Ne zaman geleceksiniz?” diye soruyorduk.

Ellerinde kelepçe olmadığını belirten yetkili “Bunun kaç bin dolar olduğunu biliyor musunuz?” gibi sözler sarf ederek bizi bir başka yetkiliye bağlıyordu.

Bu şekilde günler günleri kovalarken yoğun stres altında elektronik kelepçenin takılmasını ve 7 sene 6 ay hapis kararının bozulmasını bekledık.

Cezaevinde çıplak arama vb. insanlık dışı muamelelerden dolayı psikolojik olarak çok yıpranmıştım.

Tahliye sonrasındaki bekleyişte de sürekli kâbuslar görüyordum.

Doktora gitmek için bile izin alacağımız bir muhatap yoktu karşımızda. Aynı zamanda böbrek hastası olduğum için sıklıkla hastaneye gitmem gerekiyordu, ama yine –kelepçesiz ev hapsinde olduğum için– izin alacağım bir merci yoktu.

Yaşadığımız bu durum bile Türkiye’deki hukukun ve resmî işlerin ne halde olduğunu görmemize yetiyordu.

Adaletin tecellî etmesini beklerken bizimkine benzer dosyalarda cezaların peş peşe onandığını ve tahliye edilmiş olanların yeniden hapse alındıklarını duymaya başladık.

Siz bu süreçte, Allah razı olsun, bize hep moral ve ümit vermeye çalıştınız, sabır tavsiye ettiniz.

“Hak yerini bulacak” dediniz.

Ama biz giderek büyüyen endişelerimizi aşamadık.

Yeniden cezaevine girmeye razı olsam, sabredeyim desem bile orada yaşadıklarım zihnimden gitmiyordu. Yeniden o muamelelere maruz kalmayı göze alamadım.

Eşimle birlikte günler geceler boyu düşündük, tartıştık.

Sonunda yaşamla ölüm arasında bir karar verip Meriç yoluna koyulduk.

Bu zorlu yolculukta mucize eseri hayatta kaldık ve Meriç’i geçebildik.

Şimdi Almanya’da bir mülteci kampındayız.

Başta beni bir baba şefkatiyle sahiplenip savunan siz olmak üzere, tüm Yeni Asya ailesine tekrar tekrar teşekkür ediyor, “Allah razı olsun” diyorum.

Bana o haksızlık ve iftiraları yapanları da Allah’a havale ediyorum.

Ve herkese soruyorum:

Siz evlâdınızın veya eşinizin bu muamelelere maruz kalmasına razı olur ve hele tekrarına göz yumar mıydınız?

Keşke ülkemde güven veren bir hukuk ve adalet olsaydı da, bunları yaşamak ve yazmak zorunda kalmasaydım…

O hukuk ve adaletin hâkim olduğu günlere bir an önce erişmek duasıyla.

Nur Ener Kılınç”

kronos
Devamını Oku »

Mağdur Bir Anneyim

Mağdur Bir Anneyim

Ben 2 çocuğu üniversite okuyan 4 çocuk annesi, eşi 5 aydır içeride olan mağdur bir anneyim. Eşim yıllarca vatanına hizmet eden öğrencileri ve arkadaşları tarafından çok sevilen 20 yıllık bir öğretmendi. 15 Temmuz akşamı ne olduğunu bile anlayamamışken önce açığa alındı, sonra ihraç edildi. “Kaderde bu da varmış, olsun gün gelir suçsuz olduğumuz anlaşılıp tekrar mesleğimize döneriz rızkı veren Allahtır” deyip başka iş kapıları aramaya başlamışken bir seher vakti eşim, evlatlarının ve benim gözümün önünden kelepçeli bir şekilde götürüldü ve hala tutuklu bulunmaktadır.

Eşimin hasta olan annesi günlerce oğlunun sesini duyamayınca beni söylemeye mecbur bıraktı ve onun tutuklandığını söyledim ve bu olayı duyduktan 1 gün sonra yaşlı ve hasta kalbi dayanamayıp kalp krizi sonucu vefat etti.

Cezaevine haber salıp cenazesine getirmelerini istedik fakat belli bir miktar para yatırmadan getirilmeyeceği söylendi. Arkadaşlardan borç bulup eşimi annesinin cenazesine getirdik ve cenazeye gelen akrabalarının, yakınlarının gözü önünde kelepçelerle annesinin cenazesine katıldı…

Okullar açılmasıyla birlikte özel üniversiteye giden kızım harç parasını yatıramadığımız için okulu bırakmak zorunda kaldı. Üniversiteye giden oğlum ise gündüzleri okula gidip geceleri garsonluk yapmakta, bense günlük temizliklere gidip kiramı çıkarmaya çalışsam da hep akrabalardan borç istemek zorunda kaldım. Belki 3-4 aydır pazara hiç çıkamadık. Daha sayamadığım birçok sıkıntıyla savaş vermek zorunda kalan bir anneyim. Gereğinin yapılmasını ve eşimin tekrar özgürlüğüne kavuşmasını istiyorum.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/02/09/magdur-bir-anneyim/
Devamını Oku »

Böbrek Hastası Tutuklu Eşimin Akıbetinden Endişeliyim

Böbrek Hastası Tutuklu Eşimin Akıbetinden Endişeliyim

Ben ev hanımı bir bayanım, eşim polis memuru, yıllarca terörün bitmesi için mücadele verdi ama bir gün kendisi hiç alakamız olmamasına rağmen terör örgütü üyesi olma suçlamasıyla gözaltına alındı.

Uzun bir gözaltı suresinden sonrada hiçbir delil bile gösterilemeden tutuklandı.

Eşim böbrek hastası, içeride rahatsızlanıyor ve hastaneye kaldırılıyor. Biz görüşe gittiğimizde yani tam 4 gün sonra öğrendik; hastanede yoğun bakıma alınmış. Bunu da kendi uzun uğraşlarımız sonucunda öğrendik. Ve bu dönemde dahi bana eşimi görme izni vermediler. Böbreklerinde rahatsızlık vardı bu nedenle durumu kötüleşince yoğun bakıma alınmış.

Tedavi süreci tamamlanıp hastaneden çıkarken doktor hapishane şartlarında kalamayacağını kalacak bile olsa kendisine mutlaka bir yatak tahsis edilmesini (çünkü eşimin koğuşu çok kalabalık olduğu için yerde battaniye üzerinde yatıyor) ilgililere bildirmiş. Maalesef bu dikkate dahi alınmadı. Eşim o hasta haliyle soğukta battaniye üzerinde yatıyor. Halen eşimin sağlık durumundan ciddi endişelerim var.

Sizlerden ricam lütfen bu mağduriyetimizi dikkate almanız ve gereğinin yapılması için yardımcı olmanız.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/02/09/bobrek-hastasi-tutuklu-esimin-akibetinden-endiseliyim/
Devamını Oku »

Kimi Kime Şikayet Edeceğiz

Kimi Kime Şikayet Edeceğiz

64 yaşında emekli birisiyim. İki defa kalp krizi geçirdim. Şahsıma ait olan bir arsayı para karşılığında satmış ve paramı almıştım. Sattığım ve parasını aldığım yeri, alan şahıslar öğrenci yurdu olarak değerlendirmişler. Türkiye de 15 Temmuz gecesi bir darbe girişimi ya da darbe tiyatrosu oldu. 10 gün sonra terör örgütüne finans sağlamak suçlaması ile gözaltına alındım. Savcılık ifadem alındıktan sonra polisler ile beraber evime gittik. On tane polis evimi aradı. Komşularım hayret ettiler bu duruma. Ben kendi halinde hiçbir olaya karışmamış bir insanım.

Savcı tutuklama talebi ile mahkemeye sevk etti beni ve tutuklandım. Cezaevine gireli yaklaşık iki ay olmuştu. Cezaevinde kalp krizi geçirdim Beni yakındaki hastaneye götürdüler. Kolumdan üç serum beraber takıldı. Bu halde bile kolumdan yatağa kelepçe ile bağlandım. Başımda da askerler. Su istedim umursamadılar, saatler sonra su verdiler bana.

Sağlık sorunlarım ile ilgili raporları sundum savcılığa bunun üzerine şartlı tahliye edildim. Sadece sattığım arsanın, öğrenci yurdu yapılmasından dolayı bunları yaşadım.

Sağlığım daha da kötüye gitti. Eşim ve iki çocuğumun psikolojileri bozuldu. İnsanlar benden uzak durmaya başladılar. Derdimizi dökecek makam da bulamıyoruz. Kimi kime şikayet edeceğiz. Bunlara sizin bir ses olmanızı arzu ediyorum…



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/02/09/kimi-kime-sikayet-edecegiz/
Devamını Oku »

Adalet Görkemli Binalardan İbaret

Adalet Görkemli Binalardan İbaret

Eşim 56 yaşına kadar mahkeme karakol yolu bilmezken, bir gecede terörden, vatana ihanet ve darbeden delilsiz bir şekilde esir edileli 1 yıl 2 ay oldu. 25 Yıllık evliliğimiz boyunca Allah’a inancından sonra hayatı boyunca vatana, millete, bayrağa sevgisinden, vefasından gayrı hiç bir dünya hayali yoktu… Şayet yaşam şekli ideali ve faaliyetlerine bakılsa görülecek. Fakat kimlere dokunduysa bu işler, bir anda terörist ilan ediverdiler topyekün.

3 Çocuğumuzdan ayrı, kendi vatanımızda mağdur edildik. 1000 kere de sorgulansa “Ufacık bir vatana ihanet emaresi bulsalar ömür boyu mahkûmiyete razıyım ama bulamazlar” diyecek kadar kendinden emin ve onurlu bir insandır.

Bir sabah terörden gözaltı kararıyla başlayan trajikomik durumun hayatımızı bu denli kabusa çevireceğini, inanılmaz dayanılmaz bir hal alabileceğini bilemezdik. 2 Kez anjiyo, 1 kez açık kalp ameliyatı olan eşimin sağlık sorunları, kapalı alan fobisi var. Bu nedenle spor ve beslenmesine azami dikkat etmesi gerekirken bunları dahi göz ardı ettiler ve en adi suçlulara gösterilen haklardan mahrum edildi.

Avukatlarımız dahi savunma yapmadan tutuklandılar. Nasıl bir suç ki bu nasıl bir adalet anlayışı ki 16 yaşındaki çocuğu dahi mağdur ediyor? Kızım babasız düğünsüz evlenmek zorunda kaldı, 16 yaşındaki oğlum İngilizce kursu için gittiği ABD’den darbe sonrası okuduğu okul kapatıldığı için ve nakil problemlerinden dolayı kendi vatanına dönemedi. 16 yaşında güven kaygısı sebebiyle tek başına gurbette kaldı ve “orası bizim vatanımız olamaz” diyecek kadar vatanına garip kaldı.

Emekli maaşı dahil ev arabaya el konuldu. Hiçbir sosyal güvencem yok. Başta şeker olmak üzere birçok hastalıkla bir başına mücadele vermekteyim.

Geçimimi sağlamak adına bulaşıkçılık dahil farklı işlere girdim. Ama eşimin durumundan dolayı en fazla 1 hafta bir işte çalıştırıyorlar. 43 yaşında eşimden ayrı, evlatlarımdan ayrı bir hayat sürmekteyim.
Maalesef Ülkemizde adalet kelimesi sadece görkemli binalardaki tabeladan ibaret…



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/02/09/adalet-gorkemli-binalardan-ibaret/
Devamını Oku »

Bu Satırları Eşime Yazdırıyorum

Bu Satırları Eşime Yazdırıyorum

Bu satırları eşime yazdırıyorum çünkü sadece sağ elimin iki parmağını hareket ettirebiliyorum. Yazma gücüm bulunmamaktadır. Böbrek yetmezliği var bende, bundan dolayı haftanın üç günü diyalize gitmekteyim. Bacaklarım felçli, tekerlekli sandalyede yaşıyorum. Anlayacağınız yardım edilmeden ihtiyaçlarımı karşılayamıyorum.

Ülkemizde 15 Temmuz günü yaşananları televizyondan gördüm. Böyle bir şey yapanları ve aklından geçirenleri defalarca lanetledim. Fakat gel gör ki hiçbir şey yapmaya muktedir olmadığım halde, üstelik bacağımdan ameliyat olmuşken darbe teşebbüsünden sonra yapılan operasyonlarda hastanede ifadem alındı. Bu söylediklerim 15 Temmuzdan yaklaşık iki hafta sonra oldu. Benim bu olanlarla akıl ve mantık çerçevesinde ne alakam olabilir. Hiçbir dayanak, kanıt olmadığı halde keyfi uygulamalar sonucunda her gün masum insanlar ceza evlerine gönderiliyor. Sağlık sorunlarım olmasaydı muhtemelen aynı sonuçla karşı karşıya kalacaktım.

Hastanede ifadem alındıktan sonra annem bile evime gelmeyi bıraktı. Kardeşlerim de aynı şekilde. Beni ziyarete gelirlerse başlarına bir şey geleceğinden korkuyorlarmış. Ülkemizi idare edenlerin içinde bulunduğu akıl tutulmasından bir an önce kurtulması gerekmektedir ve gerçek adaletin temsil edilmesini istiyorum.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/02/09/bu-satirlari-esime-yazdiriyorum/
Devamını Oku »

Sesimizi Kimseye Duyuramıyoruz

Sesimizi Kimseye Duyuramıyoruz

Ben eşi tutuklu, iki çocuk ile hayata tutunmaya çalışan bir anneyim. Eşim başarılı bir öğretmen olarak çalışmakta iken, girdiği sınavlarda başarılı olduğu için, yüksek not aldı diyerek tutuklandı ve cezaevine konuldu.
Mahkemede, 2 matematik sorusunu yanlış çözüm yolu kullanarak, doğru cevaba ulaştığını söylemişler. Eşim de, ben matematikçiyim eğer isterseniz soruları tekrar çözebilirim demesine rağmen, hakim dinlemeyip tutuklanarak cezaevine konuldu.
Yaklaşık 9 aydır cezaevinde. Eşimi komşumuz olan bir avukat savunmakta. Avukatınız hiçbir delil yok kısa sürede çıkar dedi. Yaklaşık 9 aydır hiçbir delil olmamasına rağmen tutukluluğu devam etmektedir. 15 Temmuzdan sonra eşim ile yüz yüze açık görüş yapamadık. 15 Temmuz itibariyle açık görüşler iptal edildi. Eşim ile 15 günde bir telefon ile görüşüyorum. 15 günde bir ahizeden, camın arkasından görüşüyorum.
Tutuklu haklarından olan, çocuklarımın açık görüş hakkı verilmedi. Aleni olarak tutukluluk hakları ihlal edildi. İlk zamanlar çocuklarıma eşimin tutuklandığını ifade edemedim. Kısa sürede çıkacak ümidiyle bekledim ancak çocuklarına babalarının tutuklandığını sonradan ifade edebildim. Babaları ile görüşmeye gittiler. Sincan cezaevinde yapılan muamele ve tavırlar, çocuklarımın ve benim psikolojimi bozdu. Çocuklarım artık açık görüşme haricinde gitmek istemiyorlar. Evde sürekli bana babalarının ne zaman eve döneceğini soruyorlar. Ben sorularına cevap veremiyorum.
Benim çalıştığım kurum 23 Temmuz itibariyle kapatıldı. Hiçbir hakkımız devlet tarafından verilmedi. Şu an 1100 lira işsizlik maaşı ile çevreden komşuların yardımıyla geçinmeye çalışıyorum. Ailem bana eşinden ayrılıp gelebileceğimi, yoksa bakmayacaklarını ifade ettiler. Eşimin ailesi ise altı ay hiç aramadı, maddi olarak herhangi bir destekleri olmadı. Altı ay sonunda gelip bir ay benimle kaldılar. Bu dönem çocuklarıma ve bana psikolojik baskı ile geçti. Kayınpederim ve kayınvalidem çocuklarımın ve benim Psikolojimizi daha da bozdular. Maddi olarak hiçbir destekte bulunmayıp ayrılıp gittiler.
En son mahkemeden sonra, komşumuz olan avukatımız kendisinin bu türden davalara bakamayacağını, kendisinin de risk altında olduğunu ifade etti. Bundan sonraki davalara gelmeyeceğini söyledi. Benim ne başka bir avukat tutacak maddi gücüm, ne de imkanım var. Şu an eli kolu bağlı bir şekilde, adaletin bir an önce gerçekleşmesi için beklemekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Ben kadın başıma hayata tutunmaya çalışıyorum, aile desteği olmadan. Kendim çalışmak istedim ama çalışma lisanslarım iptal olduğu için, mesleğimi yapamıyorum. Başka işlerde çalışmak istedim ama firma sahipleri başımız ağrır düşüncesiyle biz sizi ararız diyerek nazikçe gönderiyorlar. Ama firmalardan ne arayan var ne soran. Ben iki çocuğuyla komşuların desteğiyle geçinmeye çalışıyorum.
İşsizlik maaşı bitince sokakta dilenmekten başka yapacak bir iş kalmadı. Bizim gibi mağdur olan insanlar başka ne yapsın. Müracaat ettiğim her yerden boynu bükük ayrılıyoruz. Çözüm yolu bulamıyoruz.

Sesimizi kimseye duyuramıyoruz.



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/02/09/sesimizi-kimseye-duyuramiyoruz/
Devamını Oku »

Onbinlerce kadın çocukları ile birlikte hapiste

Onbinlerce kadın çocukları ile birlikte hapiste

Çizen : @renklituvaller



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/02/09/onbinlerce-kadin-cocuklari-ile-birlikte-hapiste/
Devamını Oku »

Huawei, Türkiye pazarından yüzde 35 pay istiyor

Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang, dünyada Huawei olarak cep telefonu pazarında ikinci sırada bulunduklarını belirterek, “Türkiye’de de 2019 yılında yüzde 35 paya ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

BOLD – Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang, dünyada Huawei olarak cep telefonu pazarında ikinci sırada bulunduklarını belirterek, “Türkiye’de de 2019 yılında yüzde 35 paya ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

Wang yaptığı açıklamada, Huawei’nin Türkiye’de ilk kez İzmir’de Mavibahçe AVM’de vatandaşlarla buluşan deneyim mağazasını açtıklarını, marka olarak yeni ürünlere yönelik çalışmaları sürdüklerini belirtti.

TÜRK TÜKETİCİSİ TEKNOLOJİYE ÇOK TUTKULU

Türk tüketicisinin teknoloji konusunda çok tutkulu olduğunu anlatan Wang, tüketicinin yeni teknolojileri yakından takip ettiğini, fotoğraf ve görüntü çekmeye ilgi gösterdiğini kaydetti.

Türkiye’de genç ve enerjik bir tüketici piyasasının bulunduğunu aktaran Wang, mağazayı sadece ürünleri göstermek için değil, aynı zamanda ürünlerle ilgili servis verme amacını da taşıdıklarını ifade etti.

​KURLARDAN DOLAYI DÜŞÜŞ YAŞADIK

Kurdaki oynaklık sebebiyle, geçen sene hem piyasa hem de Huawei olarak bir düşüş yaşadıklarını kaydeden Wang, “Kurlar hızlı bir şekilde stabil hale geldi. Fiyat stratejimizi de buna göre ayarladık. Fiyatlarımızı makul tutmaya çalıştık çünkü amacımız tüketicilerimize yeni teknolojiyi tanıtmak ve yeni deneyimler yaşatmak. olması ve herkesin bizim ürünlerimizi deneyebilmesi, bizim stratejimiz bu.” diye konuştu.

FOTOĞRAF TEKNOLOJİSİNDE YAPAY ZEKA KULLANIYORUZ

Ürünlerindeki yapay zeka faktörüne de değinen Wang, yapay zekayı özellikle fotoğraf teknolojisinde iyi kullandıklarını vurguladı. Wang, “Biz insanların kolayca fotoğraf çekmesi için teknoloji geliştiriyoruz. Bu konuda markamızın yatırımları ve çalışmaları devam edecek. İnsanlar Huawei ile nasıl kolay ve iyi fotoğraf çekebileceklerini görecekler.” ifadesini kullandı.

ABD’den Huawei’nin mali işler direktörü hakkında ağır ithamlar

medyabold
Devamını Oku »

Huawei, Türkiye pazarından yüzde 35 pay istiyor

Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang, dünyada Huawei olarak cep telefonu pazarında ikinci sırada bulunduklarını belirterek, “Türkiye’de de 2019 yılında yüzde 35 paya ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

BOLD – Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang, dünyada Huawei olarak cep telefonu pazarında ikinci sırada bulunduklarını belirterek, “Türkiye’de de 2019 yılında yüzde 35 paya ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

Wang yaptığı açıklamada, Huawei’nin Türkiye’de ilk kez İzmir’de Mavibahçe AVM’de vatandaşlarla buluşan deneyim mağazasını açtıklarını, marka olarak yeni ürünlere yönelik çalışmaları sürdüklerini belirtti.

TÜRK TÜKETİCİSİ TEKNOLOJİYE ÇOK TUTKULU

Türk tüketicisinin teknoloji konusunda çok tutkulu olduğunu anlatan Wang, tüketicinin yeni teknolojileri yakından takip ettiğini, fotoğraf ve görüntü çekmeye ilgi gösterdiğini kaydetti.

Türkiye’de genç ve enerjik bir tüketici piyasasının bulunduğunu aktaran Wang, mağazayı sadece ürünleri göstermek için değil, aynı zamanda ürünlerle ilgili servis verme amacını da taşıdıklarını ifade etti.

​KURLARDAN DOLAYI DÜŞÜŞ YAŞADIK

Kurdaki oynaklık sebebiyle, geçen sene hem piyasa hem de Huawei olarak bir düşüş yaşadıklarını kaydeden Wang, “Kurlar hızlı bir şekilde stabil hale geldi. Fiyat stratejimizi de buna göre ayarladık. Fiyatlarımızı makul tutmaya çalıştık çünkü amacımız tüketicilerimize yeni teknolojiyi tanıtmak ve yeni deneyimler yaşatmak. olması ve herkesin bizim ürünlerimizi deneyebilmesi, bizim stratejimiz bu.” diye konuştu.

FOTOĞRAF TEKNOLOJİSİNDE YAPAY ZEKA KULLANIYORUZ

Ürünlerindeki yapay zeka faktörüne de değinen Wang, yapay zekayı özellikle fotoğraf teknolojisinde iyi kullandıklarını vurguladı. Wang, “Biz insanların kolayca fotoğraf çekmesi için teknoloji geliştiriyoruz. Bu konuda markamızın yatırımları ve çalışmaları devam edecek. İnsanlar Huawei ile nasıl kolay ve iyi fotoğraf çekebileceklerini görecekler.” ifadesini kullandı.

ABD’den Huawei’nin mali işler direktörü hakkında ağır ithamlar

medyabold
Devamını Oku »

Egypt repositions itself as African leader – AU 2019

Just a few years after Egypt was suspended from the African Union, it has managed to reposition itself as a leading country in the continent, taking the chairmanship of the union once again in 2019. This was a unanimous decision taken by African Union leaders at the 2018 African Summit.

“There is no doubt that the African countries have realised the great increase of Egypt’s interest in the African continent and its issues through the keenness of President Abdel Fattah Al-Sisi to reorient Egyptian policy towards its essential circles, particularly the African circle,” said Egypt’s State Information Service (SIS) in a statement upon the announcement in 2018.

The statement highlighted that “the record of foreign visits by President Sisi over the past four years indicates that more than 30 percent of these visits were to African countries.”

Egypt in the 32nd AU summit

As Addis Ababa prepares to host the 32ndordinary session of the AU assembly on 10th and 11thof February, Egypt ambassador to Ethiopia, Osama Abdelkhalek, outlined the country’s strategy during the AU chairmanship.

“Egypt, as chair of the African Union, intends to focus on a number of priorities. At the forefront of this is Agenda 2063, in addition to Egypt’s readiness to achieve tangible results based on the actual needs of African people,” Abdelkhalek said in a statement.

Egypt’s vision focuses on several aspects which include: “Building bridges of cultural and civilisation communication between the African people, cooperating with partners, peace and security, institutional and financial reform of the AU, economic and regional integration, economic and social development,” according to the statement.

Among the highlights of Egypt’s announced plan for leading the union were, “establishing AU’s centre for post-conflict, reconstruction, and development during 2019, launching a high-level forum for continental dialogue entitled as ‘Aswan Forum for Peace and Sustainable Development’, expediting the African Continental Free Trade Agreement, in addition to developing an integrated system to evaluate performance and accountability,” the statement read.

Egypt’s foreign minister, Sameh Shokry, headed to Addis Ababa to participate in the preliminary meetings of the AU summit, during which he met with several African counterparts and attended summit preparation meetings.  

According to statements by the foreign ministry, Shokry met with his counterparts from Sierra Leon, Djibouti, and Burundi. During his meeting with Djibouti, foreign minister, Mahmoud Ali Youssef and Shokry discussed the potential of launching an Egyptian free logistics zone in Djibouti.

President Sisi is expected to address the AU on Sunday during the opening session of the summit, and during which he will present Egypt’s vision on the priorities of the African continent.

Egypt, Africa strengthening ties

Egypt was suspended from the AU membership in July 2013, following the ouster of President Mohamed Morsy. One year later, as President Sisi took over, Egypt regained its membership in the union, and since then it has been focusing on rebuilding partnerships and undertaking initiatives with African countries.

In December 2015, Egypt has launched an ambitious initiative “Africa Renewable Energy Initiative” to develop more than 10GW of renewable energy generation capacity by 2020, and at least 300GW by 2030.

Egypt’s investments in the African continent has significantly increased over the past few years. Egypt’s Minister of Investment, Sahar Nasr, announced during the African Investment Summit held in South Africa in 2018, that Egypt’s investments in the continent have reached USD 10.2 billion.

Meanwhile, the Confederation of African Football (CAF) announced Egypt as host of the African Cup of Nations 2019  for the first time since 2006. Egypt won the draw with South Africa by 16 votes to one vote, at CAF executive committee vote in Senegal.

Critical Events across the Continent

The AU 2019 summit comes amid a critical time for several African countries. On Tuesday, warring parties of conflict in the Central African Republic signed a peace deal with the government after weeks of negotiations mediated by Sudan, to end an era of fights that left thousands of people dead.

In Sudan, several protests broke out in December across different cities of the country demanding the step down of the current regime, amid economic hardships. The protests witnessed violence between protestors and security forces leaving at least 30 people dead.

According to the AU website, the agenda of this year’s summit will tackle migration and displacement, the launch of the African women’s network fund, the African Renewable Energy Initiative, among many other economic, political, and social issues of common interest.

US official: If Turkey buys S-400, Patriot sales process to end

The post Egypt repositions itself as African leader – AU 2019 appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/02/09/egypt-repositions-itself-as-african-leader-au-2019/
Devamını Oku »

Amazon’un kurucusu Bezos: Bana şantaj yapıldı

BOLD-  Dünyanın en büyük internet alışveriş sitesi Amazon’un kurucusu ve CEO’su Jeff Bezos, Amerikan tabloid dergisi National Enquirer’ı kendisine şantaj yapmakla suçladı.

Aynı zamanda dünyanın en zengin kişisi de olan Bezos, avukatları ve derginin bağlı olduğu medya grubu American Media Incorporated’ın (AMI) yetkilileri arasında geçen tüm yazışmaları yayımladı.

Bezos, blog sayfasından yaptığı açıklamada, “Kişisel bilgilerimi sızdırmak ve yaşayacağım utanç pahasına bana yolladıkları tehdit içeren e-postaları değiştirmeden yayımlamaya karar verdim” dedi, tehdit ve şantaja boyun eğmeyeceğini söyledi.

İLİŞKİ YAŞADIĞIN KADININ FOTOĞRAFLARINI YAYINLARIZ TEHDİTİ

Amazon’un kurucusu, AMI’ın sahiplerinin avukatlarının, gönderdikleri elektronik postalarla kendisini, ilişki yaşadığı Lauren Sanchez ile fotoğraflarını basmakla tehdit ettiklerini söyledi.

Bezos’a göre AMI kendisinden, fotoğrafların basılmaması karşılığında, National Enquirer’a sızan, kendisi ve Sanchez arasındaki mesajlarla ilgili soruşturmaya son vermesini istedi.

BEZOS EŞİNDEN BOŞANACAK

Bezos ve eşi MacKenzie Bezos, 25 yıllık evliliklerini sonlandırma kararı aldığını duyurmuştu.Çift ayrılacaklarını Twitter üzerinden duyurmuştu.

Amazon CEO’su Bezos eşinden ayrılıyor

medyabold
Devamını Oku »

Meslekten ihraç edilen Rockçı İmam Tüzer, Kaş Belediye Başkanlığı’na aday oldu

Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Pınarbaşı Camii’nde imamlık yaparken, Rock müziğine duyduğu ilgiden dolayı meslekten ihraç edilen Ahmet Muhsin Tüzer (47), Kaş Belediyesi başkanlığı için bağımsız aday olduğunu açıkladı.

Arkadaşıyla ‘FiRock’ adlı müzik grubunu kuran ve ‘Rockçı imam’ olarak tanınan Ahmet Muhsin Tüzer, geçtiğimiz Ekim 2018’de Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından “Mesleki sorumlulukları taşımıyor” gerekçesiyle meslekten ihraç edilmişti.

Ahmet Muhsin Tüzer, Kaş Belediyesi başkanlığı için bağımsız adaylığını açıkladı. Kaş sevdalısı olduğunu belirten Tüzer, 31 Mart tarihinde yapılacak yerel seçimlerde vatandaşlardan oy istedi.

Pınarbaşı Camisi’nde imamlık yaparken, geçen yıl Temmuz ayında hakkında soruşturma açılan Tüzer’in, soruşturmanın tamamlanmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunca meslekten ihracına karar verilmişti.

Diyanet uzmanı: En başarılı YouTuberlar hesap günü tespit edilecek

medyabold
Devamını Oku »

AKP’nin “tanzim satış mağazası” dediği, çadırda pazar tezgahı çıktı

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, sebze fiyatlarını ucuzlatmak için kurulacağını söylediği “Tanzim Satış Mağazaları” çadırda açılan semt pazarı tezgahları çıktı. AKP’nin, “ucuz sebze” hamlesinin seçim yatırımı olduğu da netleşmiş oldu.

BOLD – Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, “ucuz sebze” için kurulacağını açıkladığı “Tanzim Satış Mağzaları” çadırda kurulan pazar tezgahı çıktı.

Ankara Büyükşehir Belediyesince, 15 noktada kurulan “halk sebze” tanzim satış noktaları, pazartesinden itibaren çadırlarda satışa başlayacak.

FİYATLARA AYAR ÇEKECEKLER!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Pazardaki fiyatlar için gerekirse ayar çekeceğiz. Belediyelerimiz vasıtasıyla tanzim satış yapabiliriz.” açıklamasının ardından, Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri harekete geçerek 30 bölgede tanzim satış çadırlarını kurmaya başladı.

İlk olarak Sihhiye’de bulunan Abdi İpekçi Parkı girişine kurulan 2 çadırda sadece sebze satışı yapılacak. “Halk Sebze Üreticiden Tüketiciye”, “Enflasyonla Topyekün Mücadele” logoları çadırlara asıldı. Çadırlarda kredi kartı ile satış mümkün olurken, sebze başı kilo kotası konulacak.

BAZI SATIŞ NOKTALARI MOBİL OLACAK

Ankara’daki tanzim satış bölgelerine ürünler; Antalya, Kütahya, İzmir, Mersin ve Ankara’daki Tarım Kredi Kooperatifleri’nden tedarik edilecek. Ankara’da ilk önce 15 satış çadırı ve mobil olarak açılacak ve bu sayı 30’a yükseltilecek.

İlçelerde bir mobil otobüs, 2 tır ve 32 metrekareden oluşan 12 adet çadırla hizmet verilecek. Başkentte 30 noktada, özellikle pahalı ürünler domates, salatalık, patlıcan, biber, soğan, kabak ve patatesin yer alması bekleniyor.

Ürünlerin Ankara’ya gelmeye başladığı, satışların pazartesiden itibaren başlayacağı öğrenildi.

Erdoğan, “gerekirse fiyatlara biz ayar çekeceğiz” demişti, hal baskınları başladı

medyabold
Devamını Oku »

Kanada’daki cami saldırganına müebbet hapis

Kanada’nın Quebec kentinde bir camiye silahlı saldırı düzenleyip altı kişiyi öldüren Alexandre Bissonnette ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bissonnette 40 yıl sonra şartlı tahliye başvurusu yapabilecek.

BOLD – Müslümanlara silahlı saldırıda bulunan ve altı kişiyi öldüren Alexandre Bissonnette ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Bissonnette, 29 Ocak 2017’de gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin altı kez birinci derece cinayet ve altı kez de cinayete teşebbüs suçlamalarından hüküm giydi. 29 yaşındaki hükümlünün şartlı tahliye başvurusunda bulunmak için ayrıca 40 yıl beklemesi gerekecek.

EYLEM SONSUZA DEK KANLA YAZILDI

DW Türkçe’nin haberine göre, hâkim François Huot, Bissonnette’in gerçekleştirdiği eylemin “kentin, eyaletin ve ülkenin tarihine sonsuza dek kan ile yazıldığını” belirtti.

Bissonnette hakkında talep edilen altı kez müebbet hapis cezası talebi reddedildi. Eğer bu talep kabul edilmiş olsaydı, hükümlünün şartlı tahliye için 150 yıl beklemesi gerekecek, bu da ömrünün sonuna kadar cezaevinde kalmasının garanti altına alınacağı anlamına gelecekti.

KANADA TOPLUMUNU SARSAN SALDIRILAR

Yargılama sürecinde geçen yılın Mart ayında ifadesini değiştiren Bissonnette, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları kabul etmişti.

Kanada toplumunu sarsan saldırılar sonrası İslamofobi tartışmaları bir anda yeniden alevlenmiş ve Bissonnette’in aşırı sağ eğilimli olduğu yönünde haberler çıkmıştı.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise şiddete şiddetle karşılık vermeyeceklerini söylemiş ve “Bu barbar şiddeti reddediyoruz” diyerek Quebec’teki Müslümanlarla dayanışma çağrısında bulunmuştu.

Suriyeli mülteci bir genç kızı Kanada’nın yıldızı yapan başarı hikâyesi

medyabold
Devamını Oku »

HDP’li vekillerin 10 günlük nöbet eylemi sona erdi

Halkların Demokratik Partisi (HDP)’li milletvekillerinin, açlık grevinde bulunan Leyla Güven ile cezaevindeki tutuklulara destek için başlattıkları, 10 günlük ‘Nöbet Eylemi’ sona erdi.

31 Ocak’ta başlatılan eylemin son gününde nöbeti, Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran ile Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü devraldı. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binasında gerçekleşen eyleme çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve vatandaşlar destek verdi.

O GÜN BU GÜNDÜR, YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR

Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, yaptığı açıklamada yazar, sanatçı ve aydınlara seslenerek, “O gün bugündür, yarın çok geç olabilir” dedi. Başaran, Leyla Güven’in 94 gündür açlık grevinde olduğunu hatırlattı. Açlık grevi eylemcilerinin tecridin kaldırılmasına yönelik meşru taleplerini kararlı bir şekilde dillendirmeye devam edeceklerini söyledi.

KÖTÜ SONUÇLARIN SEBEBİ İKTİDAR VE MECLİSTİR

Başaran, şunları dile getirdi: “Bugün demokratik siyaset, kadınlar, çocuklar, gençler ve toplumlar tecrit altındadır. Sayın Leyla Güven’in çığlığı ile başlayan eylem, 300’ü aşan tutsak ve diğer yurttaşlarımızın ses yükseltme duruşu, kararlılığıdır. Günlerdir bu çığlığa ses olmaya çalışırken, bunun tek muhatabı olan siyasi iktidar ve Adalet Bakanlığı’ndan ses çıkmıyor. Oluşabilecek bütün kötü sonuçların sebebi siyasi iktidar ve Leyla Güven’in üyesi olduğu meclistir.”

TUTUKLULARA YÖNELİK YOĞUN BASKI

Siyasi tutuklulara yönelik yoğun bir baskının da söz konusu olduğunu belirten Başaran, “Cezaevinde açlık grevinde olan tutuklular, disiplin cezaları ile karşı karşıya kalıyor. Edirne’de, Elazığ’da tutuklular tek kişilik hücrede tutuluyorlar, tek başına bırakılıyorlar. Bu da devletin ölüme hazırlığıdır.”

LEYLA GÜVEN KRİTİK AŞAMAYI GEÇTİ

Başaran, Leyla Güven’in kritik aşamayı çoktan geçtiğini anlatarak, “Cezaevinden çıktığından beri iki kilo, toplamda ise 12 kilo verdi. Bir dakikanın ve saniyenin bile önemi var. Bugün bu eylemi sonlandırırken, önümüzdeki günlerde sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Yazarlara, sanatçılara, aydınlara ve insan hakları aktivistlerine çağrımızdır; O gün bugündür, yarın çok geç olabilir” ifadelerini kullandı.

KENDİ KANUNLARINIZA UYMAYA ÇAĞIRIYORUZ

Başaran sözlerini şöyle noktaladı: “Bu mutlak tecridin önünde set olacağız. Siyasi iktidara ve Adalet Bakanlığı’na sesleniyoruz; bu talepler Türkiye’de ortak yaşamın garantisi olan taleplerdir. Kendi kanunlarınıza uyma çağrılarıdır. Çok geç olmadan siyasi iktidar, derhal tutsaklarla görüşerek taleplerini yerine getirsin.”

medyabold
Devamını Oku »

Kral uygun görmedi, Tayland Prenses’i Başbakan olmaktan vazgeçti

Taylan’da, cunta liderine karşı Başbakanlığa aday olan Prenses Mahidol, Kral’ın uygun bulmaması üzerine bu kararından vazgeçti.

BOLD – Tayland’da, Prenses Ubolratana Mahidol’u başbakanlığa aday gösteren parti, Kral’ın uyarısı üzerine bu kararından vazgeçti.

Kral Vajiralongkorn, 67 yaşındaki ablasının adaylığının Tayland kültürüne aykırı olduğunu söyledi.

Saray’dan yapılan açıklamada, “(Ubolratana) unvanından yazılı olarak feragat etmiş olsa da statüsünü korumaktadır ve Çakri Hanedanı’nın bir üyesidir. Kraliyet ailesinin üst düzey bir üyesinin hangi yolla olursa olsun siyasete karışması, ülkenin gelenekleri, adetleri ve kültürüne terstir. Bu nedenle (adaylık) son derece uygunsuz olarak görülmektedir.” denildi.

CUNTA LİDERİNE KARŞI ADAY OLACAKTI

Prenses Ubolratana, 1972’de bir Amerikan vatandaşıyla evlendikten sonra unvanından feragat etmişti. Ubolratana boşandıktan sonra 2001’de Tayland’a geri dönmüştü.

Saray’ın açıklaması üzerine Prenses’i 24 Mart’ta yapılacak seçimlerde cunta lideri Prayut Chan-o-cha’ya karşı aday gösteren Thai Raksa Chart Partisi kararını geri aldı.

Emirdağlı gurbetçinin dev uçağı otoyoldan geçti

medyabold
Devamını Oku »

Şenol Güneş 15 yıl sonra yeniden Milli Takım’da!

Milli Takım’da ikinci Şenol Güneş dönemi başlıyor. Tecrübeli teknik adam, sezon sonuna kadar hem Beşiktaş’ı hem de milli takımı çalıştıracak.

BOLD – Futbol Federasyonu, Milli Takımlar Teknik Direktörlüğü için, Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’le anlaşmaya vardı. Tecrübeli çalıştırıcının sezon sonunda Beşiktaş’taki kontratı sona eriyor.

Güneş, ay-yıldızlıların mart ayındaki maçların başında olacak. Daha önce 2000-2004 yılları arasında A Milli Takım’ı çalıştıran Şenol Güneş, 2002 Dünya Kupası’nda üçüncülük yaşayan takımın başında yer alıyordu.

LUCESCU KISA SÜREDE GÖNDERİLECEK

Sözleşmesi 30 Haziran’da sona erecek olan 73 yaşındaki Mircea Lucescu’nun da kısa süre içinde A Milli Takım’dan gönderilmesi bekleniyor.

Rumen teknik adam, A Milli Takım’ın başında toplam 17 maça çıkarken bu maçlarda 4 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyet aldı.

2018’de spordan geriye kalanlar: Fransa kazandı, Aziz Yıldırım kaybetti, Arda Turan tükendi

medyabold
Devamını Oku »

CHP’de ‘Mehmet Fatih Bucak’ tartışması

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’de, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, Mehmet Fatih Bucak’ın aday gösterilmesi tartışma konusu oldu. Tartışmaya Fox TV ana haber sunucusu Fatih Portakal da katıldı.

CHP’nin son açıklanan belediye başkan adayları arasında, daha önce de gündeme gelen, ancak eleştiriler üzerine PM’den dönen Mehmet Fatih Bucak da yer aldı. CHP’den önce MHP’den adaylık başvuru yapan ve “Ben oraya seçime değil ölmeye geliyorum. Bir daha Bucak’ın içinde bir tane başka partiye ait araba görürsem kendileri bilir, kendilerine mezar kazmaya başlasınlar” diyen Bucak Siverek adayı gösterildi.

PORTAKAL TEPKİ GÖSTERDİ

Bucak’ın adaylığına ilk tepki Fatih Portakal’dan geldi. Portakal, “Bir yerde Alper Taş’ı aday göster, başka yerde tehditte sınır tanımayan Mehmet Fatih Bucak’ı… CHP’de bu nasıl bir savrulma ve ilkesizliktir. Anlayan varsa anlatsın… Özgür Özel şimdi ne diyecek acaba?” ifadelerini kullandı.

“PAZARTESİ MYK’DA GÜNDEME GETİRECEĞİM”

Daha önce Bucak’ın adaylığına karşı olduğunu açıklayan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise, Bucak’ın adaylığına ilişkin söylediği sözlerin arkasında olduğunu belirtti. Özel, Bucak’ın adaylığını bir gazeteciden öğrendiğini ifade ederek, “Şok oldum” dedi. Özel, Bucak’ın adaylığı konusunu Pazartesi MYK’da gündeme getireceğini dile getirdi.

İL YÖNETİMİNİN TALEBİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise, “Sonuçta Urfa’da il başkanımızın, milletvekilimizin ve arkadaşlarımızın değerlendirmeleri sonucunda aday yapıldı. Adaylaşma süreci de bu bilgiler ışığında oluştu. Eleştiriler arkadaşlarımızın değerlendirmesidir” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Bir annenin çığlığı: 24 yıldır oğluma bir mezar istiyorum

Kayıplarının akıbetini sormak için her hafta cumartesi günü bir araya gelen “Cumartesi Anneleri”, 724’üncü haftada, 24 yıl önce gözaltında kaybedilen Mehmet Şirin Maltu için toplandı. Toplantıda anne Sabriye Maltu’nun mesajı yürekleri dağladı: 24 yıldır bir mezar istiyorum. Oğlumu aramaktan vazgeçmeyeceğim

BOLD – Gözaltında kaybedilenlerin yakınları ve anneleri, bugün 724’ncü kez bir araya geldi. Cumartesi Anneleri’nin buluşmasına, HDP milletvekilleri Oya Ersoy, Hüda Kaya, Musa Piroğlu, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP Beyoğlu Belediye Başkanı adayı Alper Taş, sanatçı Nur Sürer, kayıp yakınları ve çok sayıda hak savunucusu katıldı.

25 HAFTADIR BİTMEYEN ABLUKA

Maside Ocak tarafından okunan basın açıklamasında, İHD önündeki polis ablukasına ve Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmış olmasına dikkat çekildi.

Açıklama, “25 haftadır basın açıklamalarımızı polis ablukası ve müdahalesi nedeniyle İHD önünde oldukça dar olan bu sokakta toplumdan tamamen izole edilmiş bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz.” denildi.

KAMUOYUNA ULAŞMA HAKKIMIZ ENGELLENİYOR

Her cumartesi sabah erken saatlerde İHD ve çevresindeki sokakların, ağır silahlı polisler tarafından kapatıldığı hatırlatılarak, şöyle denildi:

“Bu ürkütücü tablo insanların açıklamamıza katılmasını engellemeyi ve bizim Anayasa’nın güvencesinde olan kamuoyuna ulaşma hakkımızı engellemeyi hedeflemektedir. 724. haftamızda bir kez daha hatırlatıyoruz; bu hukuksuz talimatı verenler ve bu hukuksuz talimatı uygulayanlar suç işliyorlar.”

OĞLUMU ARAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİM

Hastalığından dolayı toplantıya katılamayan Mehmet Şirin Maltu’nun annesi Sabriye Maltu da bir mesaj göndererek, oğlunu aramaktan vazgeçmeyeceğini söyledi.

Maltu şöyle konuştu:

“Ben Sabriye Maltu. 31 Ocak 1995’te gözaltında kaybedilen Mehmet Şirin Maltu’nun annesiyim. Sağlık sorunlarımdan dolayı bugün aranızda olamadım. Mehmet Şirin 4 çocuğumun en küçüğüydü. Eşimi geçirdiği kazada kaybettikten 3 ay sonra kucağıma almıştım oğlumu. Babasız büyüttüğüm oğlumu askerler alıp götürdüğünde 17 yaşındaydı. Evimize baskın yaptıklarında geceydi.

ASKERLER SABAHA KADAR OĞLUMU DÖVDÜLER

Askerler gecenin soğuğunda sabaha kadar benim ve komşularımın gözü önünde oğlumu dövdüler. Sonra Mehmet Şirin’i alıp götürdüler. Öğlene doğru askerler oğlumu getirdiklerinde bırakacaklar sandım ama yine oğlumu gözlerimizin önünde dövüp alıp götürdüler. Arkalarından Bekirhan Karakolu’na gittiğimde Mehmet Şirin’i gözaltına alan başçavuş, oğlumun orada olmadığını söyledi.

24 YILDIR BİR MEZAR İSTİYORUM

Gittiğim her yerde bana aynı cevap verildi. 24 yıldır oğlumdan bir haber alabilme umuduyla yaşıyorum. Ben anneyim; başında dua okuyacağım bir mezarı hak etmiyor muyum? 24 yıldır bir mezar istiyorum. Mehmet Şirin’i alıp götürenlerin cezalandırılmalarını istiyorum. Yaşlıyım ve hastayım. Son nefesime kadar oğlumu aramaktan vazgeçmeyeceğim. Oğlum için, kayıplarımız için bir araya gelen herkesi kucaklıyorum.”

MEHMET ŞİRİN MALTU NASIL KAYBOLMUŞTU?

On yedi yaşındaki Mehmet Şirin Maltu Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı on beş hanelik Zediya Mezrası’nda yaşıyordu. 31 ocak 1995 gecesi aralarında asker, özel tim ve köy korucularının da bulunduğu güvenlik güçleri, panzerler eşliğinde Maltu Ailesi’nin evine baskın yaptı.

Kimlik kontrolü yapan askerler Mehmet Şirin Maltu’yu dışarı çıkardılar. Sabah 04.00’e kadar köydeki bütün evlerden, açık alanda işkence gören Mehmet Şirin Maltu’nun çığlıkları duyuldu. Ardından Şirin’i alıp götürdüler.

ELLERİ AYAKLARI BAĞLI, KAFASINA ÇUVAL GEÇİRİLMİŞTİ

Ertesi gün saat 12.00 civarı dört araç eşliğinde Şirin’i elleri ve ayakları bağlı, kafasına çuval geçirilmiş halde köye geri getirdiler. Açık alanda askerler tarafından saatlerce darp edildi. Ailesi ve köylüler; askerlerin ondan kendilerine yer göstermelerini istediğini ama onun sürekli “Bilmiyorum!” dediğini duydu.

Askerler işkence sonucu ayakta duramaz hale gelen Mehmet Şirin Maltu’yu taşıyarak araca bindirip götürdüler.

KARAKOLDA OLMADIĞINI SÖYLEDİLER

Aile baskına katılan Bekirhan ve Kozluk Jandarma Karakolu’na başvurdu ancak onlara çocuklarının gözaltında olmadığı söylendi.

Aynı tarihlerde Batman Komando Taburu’nda gözaltında tutulan bir kişi serbest bırakılınca Maltu Ailesi’ne, Mehmet Şirin’i taburda gördüğünü ve altı gün boyunca beraber gözaltında tutulduklarını anlattı.

AİLE BİR DAHA HABER ALAMADI

Savcılığa başvuran aileye soruşturma başlatmak için aile dışından iki şahit göstermesi istendi ama olaya tanık olanlar ağır baskı ortamında şahitlik yapamadı.

Başvuruları sonuçsuz kalan aile Mehmet Şirin Maltu’dan bir daha haber alamadı.

İlk siyah Transporter kurbanı Sunay Elmas’ın kaçırılışının 3’üncü yılı

medyabold
Devamını Oku »

Gizemli Türk şirketi, Maduro’nun 900 milyon dolarlık altınını kaçırdı

Bloomberg, Sardes adlı gizemli bir Türk şirketinin, Venezüela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun 900 milyon dolarını, altın olarak kaçırmasına yardım ettiğini öne sürdü.

BOLD – ABD yönetimi, bu ay başında Türkiye ile Venezüella arasındaki altın ticareti izlediğini ve yaptırımların ihlal edildiğine karar vermesi durumunda harekete geçeceğini belirtmişti.

Bloomberg’de yer alan habere göre Sardes adlı Türk şirketi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezüella altınına yaptırım getirdiği kasım 2018’e kadar geçen sürede Venezüella’dan 900 milyon dolar değerinde altın çıkarmış. Haberde İstanbul ticari siciline 1 milyon dolar sermayeyle kayıtlı bir şirket için 1 milyar dolara yakın bir işlem yapılmasının sıradışı bir durum olduğu da vurgulandı.

SARDES ADLI GİZEMLİ BİR ŞİRKET

Habere göre, Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’nun, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinden sadece iki ay sonra Sardes adında gizemli bir şirket ortaya çıktı. Ocak 2018’de Venezüella’dan 41 milyon dolar değerinde altın ithal ederek faliyetlerine başlayan Sardes’in bu ilk ticareti, iki ülke arasında 50 yıllık kayıtlarda benzerine rastlanmamış bir işlem. Sonrasındaki ayda hacim ikiye katlanmış ve Sardes Türkiye’ye 100 milyon dolar değerinde altın ithal etmiş.

YAPTIRIMA KADAR 900 MİLYON DOLARLIK ALTIN ÇIKARDI

Trump, Türkiye’yi bu ticaretten vazgeçirmek için bir heyet gönderdikten sonra kasım ayında Venezüella altınına yaptırım uygulamaya başladığında şirket 900 milyon dolar değerinde altını zaten ülkeden çıkarmıştı.

Bloomberg’in haberinde ayrıca şu analize de yer verildi:

“İki ülke arasındaki ekonomik bağlar çok kuvvetli değil. Venezüella Türkiye’nin en büyük 20 ticaret ortağı arasında yok. Ama bu, Erdoğan’ın 850 milyar dolarlık Türkiye ekonomisini ihtiyacı olan dostları için kullanamayacağı anlamına gelmiyor. Sardes’in altın koridoru belli ki kasımda kapanmış fakat başka yöntemler de var.”

medyabold
Devamını Oku »

Gizemli Türk şirketi, Maduro’nun 900 milyon dolarlık altınını kaçırdı

Bloomberg, Sardes adlı gizemli bir Türk şirketinin, Venezüela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun 900 milyon dolarını, altın olarak kaçırmasına yardım ettiğini öne sürdü.

BOLD – ABD yönetimi, bu ay başında Türkiye ile Venezüella arasındaki altın ticareti izlediğini ve yaptırımların ihlal edildiğine karar vermesi durumunda harekete geçeceğini belirtmişti.

Bloomberg’de yer alan habere göre Sardes adlı Türk şirketi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezüella altınına yaptırım getirdiği kasım 2018’e kadar geçen sürede Venezüella’dan 900 milyon dolar değerinde altın çıkarmış. Haberde İstanbul ticari siciline 1 milyon dolar sermayeyle kayıtlı bir şirket için 1 milyar dolara yakın bir işlem yapılmasının sıradışı bir durum olduğu da vurgulandı.

SARDES ADLI GİZEMLİ BİR ŞİRKET

Habere göre, Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’nun, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinden sadece iki ay sonra Sardes adında gizemli bir şirket ortaya çıktı. Ocak 2018’de Venezüella’dan 41 milyon dolar değerinde altın ithal ederek faliyetlerine başlayan Sardes’in bu ilk ticareti, iki ülke arasında 50 yıllık kayıtlarda benzerine rastlanmamış bir işlem. Sonrasındaki ayda hacim ikiye katlanmış ve Sardes Türkiye’ye 100 milyon dolar değerinde altın ithal etmiş.

YAPTIRIMA KADAR 900 MİLYON DOLARLIK ALTIN ÇIKARDI

Trump, Türkiye’yi bu ticaretten vazgeçirmek için bir heyet gönderdikten sonra kasım ayında Venezüella altınına yaptırım uygulamaya başladığında şirket 900 milyon dolar değerinde altını zaten ülkeden çıkarmıştı.

Bloomberg’in haberinde ayrıca şu analize de yer verildi:

“İki ülke arasındaki ekonomik bağlar çok kuvvetli değil. Venezüella Türkiye’nin en büyük 20 ticaret ortağı arasında yok. Ama bu, Erdoğan’ın 850 milyar dolarlık Türkiye ekonomisini ihtiyacı olan dostları için kullanamayacağı anlamına gelmiyor. Sardes’in altın koridoru belli ki kasımda kapanmış fakat başka yöntemler de var.”

medyabold
Devamını Oku »

“Ruanda Katliamı” Netflix dizisi oldu

Ruanda’da 1994’te 800 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan soykırımı anlatan Black Earth Rising (Siyah Dünya Yükseliyor) adlı dizi, Netflix üzerinden tüm dünyaya ulaşacak.

Dizinin baş rolünde başarılı oyuncu John Goodman yer alıyor.

OLAYLAR SOYKIRIM MAĞDURU GÖZÜNDEN ANLATILIYOR

Olayları, soykırımdan kurtarılan ve uluslararası hukuk avukatı bir kadın tarafından evlat edinilen Kate Ashby’nin gözünden anlatan 8 bölümlük dizi, Ruanda, Kongo, Fransa ve İngiltere’de geçiyor.

Üvey annesi Eve’in Afrikalı bir milis liderle ilgili bir davayı üstlenmesi üzerine gelişen olaylar üzerinden, uluslararası hukuk, neosömürgecilik, Fransa’nın iki tarafı birden idare etmesi, soykırımın Ruanda’da bugünkü yansımaları, Amerika’nın ekonomik çıkarları sorgulanıyor.

Netflix ve BBC 2 televizyonunun ortak yapımı Black Earth Rising, eylül-ekim aylarında İngiltere’de yayımlanmıştı.

RUANDA’DA NE OLMUŞTU?

Ruanda’da 1994’te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Habyarimana’nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlatmıştı. Ülkede 100 gün süren katliamda 800 binden fazla Tutsi hayatını kaybetmişti.

BLACK EARTH RISING
medyabold
Devamını Oku »

“Ruanda Katliamı” Netflix dizisi oldu

Ruanda’da 1994’te 800 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan soykırımı anlatan Black Earth Rising (Siyah Dünya Yükseliyor) adlı dizi, Netflix üzerinden tüm dünyaya ulaşacak.

Dizinin baş rolünde başarılı oyuncu John Goodman yer alıyor.

OLAYLAR SOYKIRIM MAĞDURU GÖZÜNDEN ANLATILIYOR

Olayları, soykırımdan kurtarılan ve uluslararası hukuk avukatı bir kadın tarafından evlat edinilen Kate Ashby’nin gözünden anlatan 8 bölümlük dizi, Ruanda, Kongo, Fransa ve İngiltere’de geçiyor.

Üvey annesi Eve’in Afrikalı bir milis liderle ilgili bir davayı üstlenmesi üzerine gelişen olaylar üzerinden, uluslararası hukuk, neosömürgecilik, Fransa’nın iki tarafı birden idare etmesi, soykırımın Ruanda’da bugünkü yansımaları, Amerika’nın ekonomik çıkarları sorgulanıyor.

Netflix ve BBC 2 televizyonunun ortak yapımı Black Earth Rising, eylül-ekim aylarında İngiltere’de yayımlanmıştı.

RUANDA’DA NE OLMUŞTU?

Ruanda’da 1994’te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Habyarimana’nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlatmıştı. Ülkede 100 gün süren katliamda 800 binden fazla Tutsi hayatını kaybetmişti.

BLACK EARTH RISING
medyabold
Devamını Oku »

Doğu Ekspresi bilet satışlarına inceleme

Ankara-Kars arasında sefer yapan Doğu Ekspresi biletlerinin satışında, “kamuya açıklık ilkesi” ihlal edildiği şikayetiyle inceleme başlatıldı.

BİLET BULAMAYAN VATANDAŞLAR BAŞVURDU 

Başvurularda vatandaşlar, Doğu Ekspresi bilet satışı saatlerinin kamuya açıklanmadığını, bu nedenle seyahat özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirtti. TCDD’nin bu konuda taleplerini ilettiklerini belirten bazı vatandaşlar ise kurum tarafından “Bütün bilgiler internet sitemizde” cevabıyla karşılaştıklarını ifade ettiler.

Kamu Denetçiliği Kurumuna gelen şikayet başvurularında, Doğu Ekspresi tren biletlerinin 30 gün öncesinden satışa sunulduğu, ancak biletlerin satış saatlerin verilmediği belirtildi.

‘BİLET SATIŞ TARİH VE SAATİ KAMUOYUNA DUYURULMALI’ 

Kamu Denetçiliği Kurumu’na, Doğu Ekspresi bileti alamadıkları için şikayette bulunan bazı vatandaşlar ise kurumun, bilet satış saatini genel müdürlükleri aracılığıyla bazı vatandaşlara bildirdiğini, haksız bir şekilde bilet alamayarak mağdur edildiklerini ifade ettiler.

Vatandaşlar, bilet satış tarihi ve saatinin şeffaf bir şekilde kamuoyuna duyurulmasını talep ederken şikayetin Ombudsman tarafından incelemeye alındığı ifade edildi.

kronos
Devamını Oku »

Cumartesi Anneleri: 24 yıldır ‘bir haber umuduyla’ yaşıyorum

Cumartesi Anneleri’nin 724. buluşmasına; HDP milletvekilleri Oya Ersoy, Hüda Kaya, Musa Piroğlu, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP Beyoğlu Belediye Başkanı adayı Alper Taş, sanatçı Nur Sürer, kayıp yakınları ve çok sayıda hak savunucusu katıldı.

25 HAFTADIR ABLUKA ALTINDAYIZ

Maside Ocak tarafından okunan basın açıklamasında, İHD önündeki polis ablukasına ve Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmış olmasına dikkat çekildi: “25 haftadır basın açıklamalarımızı polis ablukası ve müdahalesi nedeniyle İHD önünde oldukça dar olan bu sokakta toplumdan tamamen izole edilmiş bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. Her cumartesi sabah erken saatlerde İHD ve çevresindeki sokaklar ağır silahlı polisler tarafından kapatılmaktadır. Bu ürkütücü tablo insanların açıklamamıza katılmasını engellemeyi ve bizim Anayasa’nın güvencesinde olan kamuoyuna ulaşma hakkımızı engellemeyi hedeflemektedir. 724. haftamızda bir kez daha hatırlatıyoruz; bu hukuksuz talimatı verenler ve bu hukuksuz talimatı uygulayanlar suç işliyorlar.”

Mehmet Şirin Maltu’nun annesi Sabriye Maltu da bir mesaj göndererek oğlunu aramaktan vazgeçmeyeceğini şu ifadelerle yineledi:

‘OĞLUMU ARAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİM’

“Ben Sabriye Maltu. 31 Ocak 1995’te gözaltında kaybedilen Mehmet Şirin Maltu’nun annesiyim. Sağlık sorunlarımdan dolayı bugün aranızda olamadım. Mehmet Şirin 4 çocuğumun en küçüğüydü. Eşimi geçirdiği kazada kaybettikten 3 ay sonra kucağıma almıştım oğlumu. Babasız büyüttüğüm oğlumu askerler alıp götürdüğünde 17 yaşındaydı. Evimize baskın yaptıklarında geceydi. Askerler gecenin soğuğunda sabaha kadar benim ve komşularımın gözü önünde oğlumu dövdüler. Sonra Mehmet Şirin’i alıp götürdüler. Öğlene doğru askerler oğlumu getirdiklerinde bırakacaklar sandım ama yine oğlumu gözlerimizin önünde dövüp alıp götürdüler. Arkalarından Bekirhan Karakolu’na gittiğimde Mehmet Şirin’i gözaltına alan başçavuş, oğlumun orada olmadığını söyledi. Gittiğim her yerde bana aynı cevap verildi. 24 yıldır oğlumdan bir haber alabilme umuduyla yaşıyorum. Ben anneyim; başında dua okuyacağım bir mezarı hak etmiyor muyum? 24 yıldır bir mezar istiyorum. Mehmet Şirin’i alıp götürenlerin cezalandırılmalarını istiyorum. Yaşlıyım ve hastayım. Son nefesime kadar oğlumu aramaktan vazgeçmeyeceğim. Oğlum için, kayıplarımız için bir araya gelen herkesi kucaklıyorum.”

NE OLMUŞTU?

On yedi yaşındaki Mehmet Şirin Maltu Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı on beş hanelik Zediya Mezrası’nda yaşıyordu. 31 Ocak 1995 gecesi aralarında asker, özel tim ve köy korucularının da bulunduğu güvenlik güçleri, panzerler eşliğinde Maltu Ailesi’nin evine baskın yaptı. Kimlik kontrolü yapan askerler Mehmet Şirin Maltu’yu dışarı çıkardılar. Sabah 04.00’e kadar köydeki bütün evlerden, açık alanda işkence gören Mehmet Şirin Maltu’nun çığlıkları duyuldu. Ardından Şirin’i alıp götürdüler.

‘ELLERİ AYAKLARI BAĞLI, KAFASINA ÇUVAL GEÇİRİLMİŞTİ’

Ertesi gün saat 12.00 civarı dört araç eşliğinde Şirin’i elleri ve ayakları bağlı, kafasına çuval geçirilmiş halde köye geri getirdiler. Açık alanda askerler tarafından saatlerce darp edildi. Ailesi ve köylüler; askerlerin ondan kendilerine yer göstermelerini istediğini ama onun sürekli “Bilmiyorum!” dediğini duydu.

Askerler işkence sonucu ayakta duramaz hale gelen Mehmet Şirin Maltu’yu taşıyarak araca bindirip götürdüler.

‘KARAKOLDA OLMADIĞINI’ SÖYLEDİLER

Aile baskına katılan Bekirhan ve Kozluk Jandarma Karakolu’na başvurdu ancak onlara çocuklarının gözaltında olmadığı söylendi.

Aynı tarihlerde Batman Komando Taburu’nda gözaltında tutulan bir kişi serbest bırakılınca Maltu Ailesi’ne, Mehmet Şirin’i taburda gördüğünü ve altı gün boyunca beraber gözaltında tutulduklarını anlattı.

SAVCILIK ŞAHİT İSTEDİ, SORUŞTURMA BAŞLATMADI  

Savcılığa başvuran aileye soruşturma başlatmak için aile dışından iki şahit göstermesi istendi ama olaya tanık olanlar ağır baskı ortamında şahitlik yapamadı.

Başvuruları sonuçsuz kalan aile Mehmet Şirin Maltu’dan bir daha haber alamadı.

kronos
Devamını Oku »

“Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, nasıl oy vereceksin seni soyana”

CHP’li Muharrem İnce, 31 mart yerel seçimleri için partinin sloganını buldu: Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, nasıl oy vereceksin seni soyana!

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi’nin, 24 Haziran seçimlerinde Cumhurbaşkanı dayı olan Muharrem İnce, 31 mart yerel seçimlerine ve partisinin aday tercihlerine yönelik değerlendirmeler yaptı.

“Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, nasıl oy vereceksin seni soyana.” diyen İnce, bu sözün 31 Mart yerel seçimlerinde partisinin  sloganı olabileceğini belirtti.

31 MART SAKLI SEÇİMDİR

İktidarın ülkeyi seçim atmosferine sokmama gayreti içerisinde olduğunu dile getiren İnce, afiş ve bayrak asılmaması kararının da bundan kaynaklandığını ifade etti. 31 Mart yerel seçimlerini “saklı seçim” olarak nitelendirdi.

İnce, “Müzik, afiş, bayrak yok. Neymiş, ne diyor Erdoğan? Çevre diyor, çevreci bir kampanya. Halbuki alakası yok. Derdi şu; Müzik, afiş, bayrak olursa yer gök donatılırsa ‘seçim ortamı var’ diyecek insanlar. Seçim ortamında ne konuşulur? Geçim konuşulur, geçim. Tenceredeki et konuşulur. Evin içindeki dert konuşulur. Bunun konuşulmasını istemiyor.” dedi.

SOĞAN, SİVRİ BİBER KONUŞULSUN İSTEMİYORLAR

İnce şunları söyledi: “Aman seçim atmosferine Türkiye’yi sokmayalım ki, seçim konuşulmasın, geçim konuşulmasın, soğan, sivri biber konuşulmasın istiyor. Bu seçimin sloganı olsaydı; ‘Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, nasıl oy vereceksin seni soyana’ derdim. Herhalde bu olurdu.”

GENEL MERKEZİN YANLIŞLARI AĞRI DAĞINI AŞTI

CHP Genel Merkezi’nin birçok yanlış yaptığını ancak buna rağman partililerin CHP’ye küsmemesi gerektiğini vurgulayan İnce, “Beni aday yapmadılar başka partiye giderim, yok öyle bir şey.” dedi.

CHP’lilerin partilerine destek vermeye devam etmesini isteyen İnce, “Ben hiçbir yere gitmem, siz de gitmeyeceksiniz, küsmeyeceksiniz, yüksünmeyeceksiniz, devam edeceksiniz. Küsersen Cumhuriyet kaybeder. Öbür türlüsü de en fazla sen kaybedersin. CHP Genel Merkezi’nin yaptığı yanlışlıklar Ağrı Dağı’nı aştı.” ifadelerini kullandı.

ŞİMDİ SEÇİMLERİ KAZANMAYA BAKALIM

İnce, “Ben bunları biliyorum, hiç konuşmuyorum. Ben bir oy fazla almaya çalışıyorum. Belediye meclis üyeliklerini, MYK uhdesine almaya karışırsan yanlış yaparsın. ‘Bunları yapmayın’ diyorum ama aile içindeki tartışmaları da sokağa taşımayalım. Şimdi işimize bakalım biz. Biz bu seçimleri kazanmaya bakalım” dedi.

Bahçeli ile İnce arasındaki “Beka kavgası” büyüyor

medyabold
Devamını Oku »

Emirdağlı gurbetçinin dev uçağı otoyoldan geçti

Türk iş insanı Atilay Uslu’ya ait Boeing 747 tipi uçak Hollanda’da otoyoldan geçti. Geçici bir süre trafiğe kapatılan A9 otoyolu geçişinde uçağın, otoyolu geçebilmesi için bazı sokak lamba direkleri ve otoyol korkulukları yerlerinden çıkarıldı. Uçak, Emirdağlı gurbetçi Uslu’nun sahibi olduğu otelin bahçesine konulacak.

BOLD – Türk iş insanı Atilay Uslu’nun sahibi olduğu, Hollanda ve Benelüks ülkelerindeki en büyük otelin bahçesine konulacak, Boeing 747 tipi uçak otoyoldan geçirildi.

Dünyanın en büyük uçaklarından biri olan 170 ton ağırlığındaki Boeing 747 tipi uçağın, ülkenin işlek yollarından biri olan A9 otoyolundan geçişiyle transferin ikinci aşaması tamamlandı.

Geçici bir süre trafiğe kapatılan A9 otoyolu geçişişinde uçağın otoyolu geçebilmesi için bazı sokak lamba direkleri ve otoyol korkulukları yerlerinden çıkarıldı.

HOLLANDA BASININDA YOĞUN İLGİ

Büyük bir ekip çalışması ve uzaktan kumanda ile yürütülen ağır nakliye aracı ile taşınan uçak, cumartesi gecesi sürecek çalışmayla son aşamayı tamamlayarak pazar günü otelin bahçesinde yerini alacak.

Çok sayıda basın mensubunun takip ettiği ve davetlinin izlediği uçağın transferi, salıyı çarşambaya bağlayan gece Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndan başlamış ve ulaştığı Sloterweg yolunda iki gün beklemişti.

44 BİN METREKARELİK OTEL

Uçak, yol güzergahında bulunan 16 tarla, kanalların üzerine kurulacak köprü üzerinden ve A9 otoyolundan geçerek Hollanda’nın Haarlemmermeer belediyesine bağlı Badhoevedorp köyünde geçen yıl açılan üç konsept binadan oluşan 44 bin metrekarelik, 680 odalı, 35 bin metrekare alandaki otelin bahçesine konulacak.

Emirdağlı gurbetçi Atilay Uslu, bugün Holanda’da dev bir grubu yönetiyor.

EMİRDAĞ’DAN HOLLANDA’YA BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ

Hollanda’da yaşayan Afyon Emirdağ doğumlu iş insanı Atilay Uslu’nun sıra dışı bir başarı öyküsü var.

Hollanda’da bir iş dünyası dergisi tarafından, 2017 yılının “en etkileyici iş insanı” seçilen Atilay Uslu, iş hayatına, 1990’da Haarlem kentindeki amcasının döner lokantasını kiralayarak başlar. Uslu o dönemi şöyle anlatıyor:

BORÇ ALARAK BAŞLADIM

“Diğer amcamdan aldığım borç, eşimin altınları ve biraz birikmiş paramla dükkanın kirası olan o zamanın parası ile 25 bin guldeni büyük zorluklar içerisinde bir araya getirdim. İlk gün elde ettiğim 85 gulden ciroyu hiç unutmuyorum. İflas edeceğimi düşündüm.”

Lokanta işinden sonra seyahat acentalığına başladığını söyleyen Uslu, “1994’te kiraladığım 27 metrekarelik bir ofiste, sadece bir masa, dört sandalye ve bir faks makinası ile yeri küçük ama ismi büyük olan ‘Mega’ adlı seyahat acentasını açtım. En büyük hedefim 30 yaşına gelince bir milyon guldenim olmasıydı. Onun için bu parayı kazanmak için gece gündüz çalıştım.” diye konuşuyor.

800 MİLYON EURO CİRO YAPIYOR

Seyahat acentalığından sonra tur operatörlüğüne geçtiklerini ifade eden Uslu, Türkiye’de 5, Hollanda’da 3, İbiza adasında 1 ve Curacao adasında 1 oteli bulunduğunu ve yıllık toplam 800 milyon euro civarında ciro yaptıklarını söylüyor.

Atilay Uslu halen Corendon Grup, Corendon Airlines, Corendon Dutch Airlines şirketlerinin yönetim kurulu başkanlığını yürütüyor.

Gurbetçiler 3’üncü nesilde: Kurban da keseriz Paskalya da kutlarız

medyabold
Devamını Oku »

Emirdağlı gurbetçinin dev uçağı otoyoldan geçti

Türk iş insanı Atilay Uslu’ya ait Boeing 747 tipi uçak Hollanda’da otoyoldan geçti. Geçici bir süre trafiğe kapatılan A9 otoyolu geçişinde uçağın, otoyolu geçebilmesi için bazı sokak lamba direkleri ve otoyol korkulukları yerlerinden çıkarıldı. Uçak, Emirdağlı gurbetçi Uslu’nun sahibi olduğu otelin bahçesine konulacak.

BOLD – Türk iş insanı Atilay Uslu’nun sahibi olduğu, Hollanda ve Benelüks ülkelerindeki en büyük otelin bahçesine konulacak, Boeing 747 tipi uçak otoyoldan geçirildi.

Dünyanın en büyük uçaklarından biri olan 170 ton ağırlığındaki Boeing 747 tipi uçağın, ülkenin işlek yollarından biri olan A9 otoyolundan geçişiyle transferin ikinci aşaması tamamlandı.

Geçici bir süre trafiğe kapatılan A9 otoyolu geçişişinde uçağın otoyolu geçebilmesi için bazı sokak lamba direkleri ve otoyol korkulukları yerlerinden çıkarıldı.

HOLLANDA BASININDA YOĞUN İLGİ

Büyük bir ekip çalışması ve uzaktan kumanda ile yürütülen ağır nakliye aracı ile taşınan uçak, cumartesi gecesi sürecek çalışmayla son aşamayı tamamlayarak pazar günü otelin bahçesinde yerini alacak.

Çok sayıda basın mensubunun takip ettiği ve davetlinin izlediği uçağın transferi, salıyı çarşambaya bağlayan gece Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndan başlamış ve ulaştığı Sloterweg yolunda iki gün beklemişti.

44 BİN METREKARELİK OTEL

Uçak, yol güzergahında bulunan 16 tarla, kanalların üzerine kurulacak köprü üzerinden ve A9 otoyolundan geçerek Hollanda’nın Haarlemmermeer belediyesine bağlı Badhoevedorp köyünde geçen yıl açılan üç konsept binadan oluşan 44 bin metrekarelik, 680 odalı, 35 bin metrekare alandaki otelin bahçesine konulacak.

Emirdağlı gurbetçi Atilay Uslu, bugün Holanda’da dev bir grubu yönetiyor.

EMİRDAĞ’DAN HOLLANDA’YA BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ

Hollanda’da yaşayan Afyon Emirdağ doğumlu iş insanı Atilay Uslu’nun sıra dışı bir başarı öyküsü var.

Hollanda’da bir iş dünyası dergisi tarafından, 2017 yılının “en etkileyici iş insanı” seçilen Atilay Uslu, iş hayatına, 1990’da Haarlem kentindeki amcasının döner lokantasını kiralayarak başlar. Uslu o dönemi şöyle anlatıyor:

BORÇ ALARAK BAŞLADIM

“Diğer amcamdan aldığım borç, eşimin altınları ve biraz birikmiş paramla dükkanın kirası olan o zamanın parası ile 25 bin guldeni büyük zorluklar içerisinde bir araya getirdim. İlk gün elde ettiğim 85 gulden ciroyu hiç unutmuyorum. İflas edeceğimi düşündüm.”

Lokanta işinden sonra seyahat acentalığına başladığını söyleyen Uslu, “1994’te kiraladığım 27 metrekarelik bir ofiste, sadece bir masa, dört sandalye ve bir faks makinası ile yeri küçük ama ismi büyük olan ‘Mega’ adlı seyahat acentasını açtım. En büyük hedefim 30 yaşına gelince bir milyon guldenim olmasıydı. Onun için bu parayı kazanmak için gece gündüz çalıştım.” diye konuşuyor.

800 MİLYON EURO CİRO YAPIYOR

Seyahat acentalığından sonra tur operatörlüğüne geçtiklerini ifade eden Uslu, Türkiye’de 5, Hollanda’da 3, İbiza adasında 1 ve Curacao adasında 1 oteli bulunduğunu ve yıllık toplam 800 milyon euro civarında ciro yaptıklarını söylüyor.

Atilay Uslu halen Corendon Grup, Corendon Airlines, Corendon Dutch Airlines şirketlerinin yönetim kurulu başkanlığını yürütüyor.

Gurbetçiler 3’üncü nesilde: Kurban da keseriz Paskalya da kutlarız

medyabold
Devamını Oku »

US official: If Turkey buys S-400, Patriot sales process to end

A high-level US official recently stated that if Turkey purchases the S-400 air defence missile system, then the Patriot air defence system sales process will end for Turkey.

A meeting was held with Turkish delegates and high-level US working groups on Monday, which was chaired by Turkish Deputy Foreign Minister Sedat Önal, and on Wednesday, which was chaired by Turkish Foreign Minister Mevlüt Çavuşoğlu, to discuss the struggle with ISIL and the latest situation in northern Syria.  

No doubt about US military withdrawal from Syria

Emphasising that there is no doubt about the US military withdrawal from Syria, the official noted that they are aware of the Turkish government’s impatience and security concerns that will emerge in northern Syria following the withdrawal.

A US official stated that they discussed the latest developments on the ISIL struggle and the northern Syria issues with Turkish Foreign Minister Çavuşoğlu and his delegation. “We are working very hard on a buffer zone and the implementation of Manbij road map,” the US official noted.

Turkey’s S-400 purchase may open doors to sanctions

US officials also discussed Turkey’s purchasing of the S-400 air defence system from Russia and the ongoing US Patriot air defence system sales negotiations with Turkey and stated that if Turkey buys the S-400 air defence missile system, then the Patriot air defence system sales process will end for Turkey and it may open doors to sanctions.

According to a Sputnik News report, in an interview with the Kommersant newspaper, Russia Federal Military and Technical Collaboration Chamber (FSVTS) Dimitry Sugayev said they would deliver the S-400 air defence system to Turkey in the autumn of 2019.

Washington blocked the sale of Lockheed Martin fighter jets to Turkey earlier this month in response to Ankara’s decision to purchase the Russian S-400 air defence systems. Turkey has shown determination to push ahead with the purchase plan and already made the first payment for the anti-missile system last year.

Russia and Turkey steam ahead with delivery of S-400 missiles despite opposition from US

The post US official: If Turkey buys S-400, Patriot sales process to end appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/02/09/us-official-if-turkey-buys-s-400-patriot-sales-process-to-end/
Devamını Oku »

Khashoggi’s murder premeditated – UN report  

United Nations investigator, Agnes Callamard, who is leading the international probe into the murder of Saudi Arabian dissident journalist, Jamal Khashoggi, has released the bloodcurdling report on her investigations into the brutal murder of Khashoggi.

Callamard, the United Nations Special Rapporteur on extrajudicial, summary or arbitrary killing has concluded the report on Khashoggi who was brutally murdered inside the Saudi Consulate building located in Turkey’s economic hub city of İstanbul in October last year.

“Evidence collected during my mission to Turkey shows prime face case that Mr Khashoggi was the victim of a brutal and premeditated killing, planned and perpetrated by officials of the State of Saudi Arabia,” Callamard said in the report.

‘Saudi Arabia sabotaged Turkey’s efforts’ – Callamard  

Referring to her and her team gaining access to and assessing ‘creeping and terrifying’ audio recordings obtained from the Turkish Intelligent Service, Callamard claimed that Saudi Arabia had sabotaged Turkey’s efforts to investigate the murder that was committed in the Saudi Arabian consulate.

Callamard travelled to Turkey between 28 January and 3 February to visit the Saudi Consulate in Istanbul and to begin the investigation but was prevented from entering the building by Saudi consular officials.

During her visit to Turkey, Callamard met with Foreign Minister Mevlut Cavusoglu and Justice Minister Abdulhamit Gul in Ankara to discuss issues relating to the murder. She then proceeded to the İstanbul Courthouse located in the Çağlayan neighbourhood of İstanbul to meet with İstanbul’s Chief Public Prosecutor, İrfan Fidan.

US intelligence believes the Saudi crown prince ordered operation  

US intelligence agencies believe Crown Prince Mohammed Bin Salman ordered an operation to kill Khashoggi and that his body was dismembered and moved to a location still publicly unknown.

In the report, Callamard has requested assistance in the investigation from those who have information and intelligence about the murder.

Callamard plans to present the final report to the UN Human Rights Council in June.

Jamal Khashoggi

Khashoggi (59) was a prominent Saudi journalist who was often critical of the Saudi government and Crown Prince Mohammed Bin Salman. He wrote for The Washington Post’s global opinion section. He was killed inside the Saudi Consulate in Istanbul when he entered it on October 2, 2018, to obtain necessary documents to marry his Turkish fiancée, Hatice Cengiz.

Jamal Khashoggi’s death captured the world’s attention. Turkish government believes the hit squad was sent from Riyadh, Saudi Arabia.

UN’s Khashoggi investigator “disappointed” over Turkish authorities’ cooperation 

The post Khashoggi’s murder premeditated – UN report   appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/02/09/khashoggis-murder-premeditated-un-report/
Devamını Oku »

Karamollaoğlu: Hırsızlık yok diyemiyor, “bizim hırsızımız iyidir” diyor

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Mersin ili Çamlıyayla İlçe Başkanı Mehmet Ali Yetiş’in, hırsızlıkla suçlanan belediye başkanını kastederek, “Hırsız bizim hırsızımız arkadaşlar biz yanında yer alırız” sözleri tartışmaya neden oldu.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Heyecana gelmiş bir ilçe başkanı ‘Hainlere oy vereceğinize hırsızlara oy verin’ diyor. Bizim içimizde hırsız ve hain çıkmaz. Herkes bunu böyle bilsin. Hırsızlık yok diyemiyor. ‘Bizim hırsızımız’ iyidir diyor. Hırsızlık yapan ilçenin problemini çözemez” dedi.

YOLSUZLUK ALDI BAŞINI GİTTİ

AKP iktidarının artık bittiğini ifade eden Karamollaoğlu, “17 yıldır iktidarda bulunanlar elbette bir şeyler yaptı ki oy verenler bir şeyler bekledi. Ama artık bu iktidar bitti. Değişecekler. Neden? Ülkemizin birikmiş olan problemlerine çözüm üretemiyorlar. Yol, tünel, köprü yaptılar ama bunun yanında yolsuzluk aldı başını gidiyor. İstişare ve liyakate hiç önem verilmiyor. İşsizlik çığ gibi artıyor. Böylece yok olup gidecek miyiz?2 ifadelerini kullandı.

SEÇİMLERE CEPSİZ CEKETLE GİRELİM

Karamollaoğlu, seçimlere cepsiz ceketle girme çağrı yaptıklarını hatırlatarak, şunları söyledi: “Cepsiz ceket giyilir mi? Sen herhangi bir şekilde harama tenezzül etmeyeceksen cepsiz bir ceketle bu memlekete 5 sene hizmet edersin. Onun için dürüst başkan, dürüst yönetim diyoruz. Onun için biz başkayız. Biz bu ideallerimizi 50 senedir söylüyoruz.”

31 MART SEÇİMLERİ ŞÖLEN HAVASINDA GEÇECEK

Karamollaoğlu, “31 Mart seçimleri bir şölen havasında geçecek. Türkiye’nin geleceğiyle ilgili önemli bir adım atacağız. Bu seçimlerde kullanacağımız oylar ülkenin geleceği noktasında işaret fişeği olacaktır diye düşünüyorum. İktidarda olanların istedikleri 1994 ruhunu biz 40-50 senedir yaşıyoruz. İnşallah onların istedikleri ruhu biz 31 Mart sonrası hayata geçireceğiz” diye konuştu.

AKP İlçe Başkanı: Hırsız bizim hırsızımız, yanında yer alırız

medyabold
Devamını Oku »

SP’den kaldırılan ‘Sülün Osman’ yerine: Bye bye happiness

Yeni reklam filminde 2013’teki Gezi protestolarına yönelik ana akım medya sansürüyle gündeme gelen penguenler yer alıyor. Gemide filminin “N’abıcaz be Kamil” repliğine de gönderme yapan reklam filmi, Everly Brothers’ın “Bye bye love, bye bye happiness*” şarkısıyla sona eriyor.

*Bye bye love, bye bye happiness: Hoşçakal aşkım, hoşçakal mutluluk…

kronos
Devamını Oku »

Yargıtay’dan kredi kartı borçlularına kötü haber

Kredi kartı üyelik sözleşmesi kapsamında tahsis edilen kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine harekete geçen banka, gönderilen hesap kat’ı ihtarından sonuç alamayınca çareyi haciz yoluna gitmekte buldu. Konu mahkemeye taşındı. Yargıtay kart borcunu ödemeyenler hakkında “ihtiyati” haciz kararı verdi.

BOLD- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, “içtihat metni” özelliğindeki kararıyla, hesabın kat’ edilmesi ( kapatılması-kesilmesi) ile muaccel olan (ödenecek hale gelme) banka borcu tartışmalarını yeni bir boyut kazandırdı.

Kredi kartı müşterisinin borcunu ödememesi üzerine harekete geçen banka avukatı, hesabı kat’ edip alacaklıya ihtarnâme gönderdi. Bundan sonuç alamayan banka şubesi, borçlunun taşınır ve taşınmazları ile 3’ncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyâten haczini talep etti.

YARGITAY BANKAYI HAKLI BULDU

Tüketici Mahkemesi, bankanın bu talebini hesap kat’ı ihtarının borçluya tebliğ edilmediği ve sözleşmede de adres bulunmadığı gerekçesiyle geri çevirdi. Banka avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 19’ncu hukuk dairesi girdi. Emsâl bir karara imza atan daire, bankanın haklı olduğuna hükmetti.

Oy birliğiyle alınan kararda şöyle denildi:

“Dosya kapsamından anlaşıldığına göre kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle hesap kat’ edilmiştir. Hesabın kat’ edilmesi ile alacak muaccel olduğundan ihtiyâtî haciz şartları oluşmuştur. Bu durumda ihtiyâtî haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır. Belirtilen gerekçeye binâen kararın bozulmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ihtiyati haciz talep edene iâdesine oy birliğiyle karar verildi.”

HESAP KAT’I NEDİR?

Banka nezdindeki hesap ya da hesapların dondurulduğunu bildiren, mevcut borçların 3 veya 7 gün içinde (kredinin türüne göre değişir) ödenmesini talep eden bankanın noterlik vasıtasıyla keşîde ettiği ihtarnâmedir.

Kanunî süresi içerisinde içeriğine itiraz edilmeyen bir ihtarnâme icra ve iflas kanununun madde 68/b kapsamında değerlendirileceğinden itirazın kaldırılması davası açılmasını sağlayacak.

Cumhurbaşkanlığı açıkladı: 4,6 milyon vatandaş iflas sınırında

medyabold
Devamını Oku »