25 Eylül 2021 Cumartesi

Erdoğan’ın adım adım diktatörleştirileceğini ifşa eden belge deşifre oldu: Davutoğlu’ndan ses yok

Eski MİT’çi Enver Altaylı’nın telefonundaki ‘Rusya istihbaratına ait’ denilen belge yayınlandı. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na iletildiği belirlenen raporda devletin içinde bir ani darbe ile yönetimin devre dışı bırakılacağı belirtiliyor. Erdoğan’ın adım adım gücünü artırıp diktatörleştirilmesinin de hedeflendiği belirtilen raporla ilgili Davutoğlu’ndan şu ana kadar ses yok.

BOLD – Gülen Hareketine yönelik yargılamalar çerçevesinde tutuklanan ve 42 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebiyle yargılanan eski Milli İstihbarat Teşkilatı mensubu Enver Altaylı, telefonunda bulunan ve “Rusya’ya ait istihbarat belgesi” olduğu belirtilen dosyaya ilişkin savunma yaptı.

RAPOR 15 TEMMUZ ÖNCESİNDE HAZIRLANDI

Independent’te yayınlanan ve FSB Müdür Yardımcısı General Sirotkin Gennadyeviç tarafından Türkiye’nin istikrarsızlaştırılması için hazırlandığı ve Rusya Federasyonu İstihbarat Teşkilatı (FSB) Başkanı Alexander Bortnikov’a sunulduğu belirtilen rapor Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dosyasına girdi. Altaylı, Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te hava sahasını ihlal eden Rusya Federasyonu Hava Kuvvetleri’ne ait SU-24 savaş uçağını düşürdükten sonra hazırlandığı belirtilen raporu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde şüpheli şekilde öldürülen Erol Olçok’a verdiğini ve onun aracılığıyla üst düzey devlet görevlilerine ulaştırılmasını sağladığını anlattı.

TÜRKİYE’NİN NASIL İSTİKRARSIZLAŞTIRILACAĞI RAPORDA

Altaylı savunmasında, Rusya’nın, Türkiye’nin istikrarsızlaştırılmasına karşı atacağı adımların yer aldığı raporu, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na ulaştırması için Çankaya Köşkü’nde bir araya geldiği Başbakan Başdanışmanı Feridun Bilgin’e teslim ettiği bilgisini de verdi. Altaylı, bu belgeyi devlet görevlilerine teslim ettiği için kendisinin suçlanamayacağını, böyle bir yargılamanın ancak Rusya Federasyonu savcıları tarafından yapılabileceğini belirtti.

DAVUTOĞLU’DAN RAPORLA İLGİLİ AÇIKLAMA YOK

Independent Türkçe’ye konuşan Feridun Bilgin, Altaylı’yla bir araya geldiklerini ve FSB’nin üst düzey yöneticileri tarafından hazırlandığı ileri sürülen raporu aldığını ifade etti. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun liderliğindeki Gelecek Partisi’nin Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Bilgin, “Raporu başbakana teslim ettim. İlgili kurumlar gereğini yapmıştır” ifadesini kullandı.

TSK VE MİT’TE RUSYA ADINA ÇALIŞANLAR İDDİASI

Milli İstihbarat Teşkilatı içindeki Rusya Federasyonu ajanlarından bahsedilen raporda şu ifadeler kullanılıyor: “İstihbaratın üst düzey yönetimindeki sızdırılmış ajanlarımız, önümüzdeki yakın zamanda, devletin ve devletin başındakileri yanlış bilgiler ve yanlış istihbaratla beslesinler. Genelkurmay Başkanlığı’ndaki bizimle irtibatta olan kişi de aynı yönde çalışmalarına devam etsinler.”

“ANİ BİR DARBE İLE YÖNETİMİN DEVRE DIŞI BIRAKILMASINA GİDİYOR”

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden önce hazırlanan bu raporda, “TC Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu ve devletin yönetiminde görevli bazı önemli şahısların mükemmelce ve akıllıca hazırlanan bir planın kurbanları oldukları ortaya çıkıyor. Amaç ise yakın zamanda devletin içinde bir ani darbe ve şimdiki yönetimin devre dışı bırakılmasına doğru gidiyor. Böyle bir darbenin yapılmasında eski Gladio, CIA ve NSA’nın taktikleri kendisini belli ediyor” ifadelere yer veriliyor.

ERDOĞAN’IN DİKTATÖRLÜK GÜCÜNÜ ÇOĞALTMAK RAPORUN HEDEFLERİNDEN

Dava dosyasında yer alan raporda, atılacak adımlardan biri ise şöyle tarifleniyor: “TC’nin Cumhurbaşkanı’nı, ‘Her şeyi gücümle kontrol edebilirim’ yönünde ittirmek ve diktatörlük gücünü çoğaltmak.”

RUSYA’DA EĞİTİLEN 350 KİŞİLİK KÜRT GRUP

Raporda, Rusya’nın Primorskiy Kray bölgesinde özel kamplarda eğitim gören 350 kişilik bir Kürt grubundan söz ediliyor ve bu grupların Dağıstan-Azerbaycan üzerinden İstanbul’a sevk edilmesi planlanıyor. Bu gruplara, Rus Sberbank tarafından yönetilen Denizbank üzerinden mali destek verileceği ifade ediliyor.

 

Akşener, başbakanlığa talip oldu: Millet İttifakı ‘Balıkesir tuzağına’ düşmeyecek

 

Erdoğan’ın adım adım diktatörleştirileceğini ifşa eden belge deşifre oldu: Davutoğlu’ndan ses yok yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

CHP Manisa İl Başkanı: KHK’lılara haklarını iade edeceğiz, sözlerimin arkasındayım

CHP Manisa İl Başkanı Semih Balaban, KHK ile ihraç edilenlerin suçsuz yere kamu görevlerinden alındıklarını söyledi. Ak trollerin ve yandaş medyanın hedef aldığı Balaban, sözlerinin arkasında olduğunu açıkladı.

BOLD – Açıklamaları sonrası Ak trollerin, Sabah, Yenişafak gibi yandaş gazetelerin tepkisini çeken Balaban, sözlerinin arkasında olduğunu açıkladı.

GÖREVE İADE EDECEĞİZ

15 Temmuz bahane edilerek 20 Temmuz’da Türkiye’de sivil bir darbe gerçekleştirildiğinin altını çizen Balaban, “Binlerce insan suçsuz bir şekilde görevlerinden alındı. Açlığa mahkum edildi. CHP olarak kim mağduriyet yaşıyorsa onların yanındayız. ” diye konuştu.

SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM

15 Temmuz sonrası kamudan ihraç edilen çoğunluğu Gülen Hareketi mensupları olmak üzere KHK’lılara CHP’den güvence veren son isim olan Balaban oldu. Tepkiler üzerine açıklama yaparak sözlerini savundu. Balaban, “Bir kez daha belirtiyorum ki yaptığım açıklamamdaki sözlerimin sonuna kadar arkasındayım” dedi.

15 Temmuz’un bahane edilerek insanların suçsuz şekilde görevlerinden alındığını belirten Balaban, ” KHK ile haksız yere atılanların siyasi düşünce ayrımı yapmaksızın yanındayız. İnşallah Millet İttifakının iktidarında herkese haklarını iade edeceğiz.” diye konuştu.

 

Çöktükleri okulları arpalığa çevirdiler: Maarif Vakfı personele 58 bin lira maaş ödüyor

CHP Manisa İl Başkanı: KHK’lılara haklarını iade edeceğiz, sözlerimin arkasındayım yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Çöktükleri okulları arpalığa çevirdiler: Maarif Vakfı personele 58 bin lira maaş ödüyor

Gülen Hareketinin yaklaşık 220 okulunu devralan Türkiye Maarif Vakfı, çalıştırdığı personele 25 bin ile 58 bin lira arasında değişen maaş ödüyor. Türkiye’de gençler kalacak yurt bulamazken, Maarif Vakfı’nın nasıl arpalığa döndüğü rapora yansıdı.

BOLD – 15 Temmuz’dan bir ay önce kurulan Türkiye Maarif Vakfı, yurt dışındaki 220 Gülen Hareketi okulunu devraldı. Beş yıllık faaliyetlerini açıklayan Maarif Vakfı, çökülen okulların nasıl arpalığa dönüştürüldüğünü ortaya koydu. Kurulduğu yıl 5 ülkede eğitim faaliyeti yürüten vakıf 2021 yılında bu sayıyı 44’e çıkardı. Vakıf Eylül 2021 itibariyle Türkiye’den giden 438 personele en düşük 25 bin, en yüksek 58 bin TL maaş ödüyor.

BÜTÇEDEN 1 MİLYAR LİRA AKTARILIYOR

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, vakfın kuruluşundan bu yana yurtdışında eğitim alanında attığı adımlara ilişkin Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Önergeye yanıt bütçeden her yıl 1 milyar liranın üzerinde para aktarılan vakfın başkanı Birol Akgün’den geldi.

Akgün’ün yanıtına göre kurulduğu 2016 yılında 5 ülkede eğitim faaliyeti yürüten vakıf bu sayıyı 2017’de 22’ye, 2018’de 33’e, 2020’de 42’ye, 2021 yılında ise 44’e çıkardı.  Faaliyet yürüttüğü ülkelerde okul müdürlüğü bazında eğitim kurumu sayısı 2016 yılında 18 olan vakıf bu sayıyı 2021’de 361’e yükseltti. 2020’de 12 olan eğitim merkezi sayısını 2021’de 13’e çıkaran vakfın bünyesinde, yurt dışında olan 1 üniversite ve 43 de yurt bulunuyor.

YURTDIŞINDA 438 PERSANEL ÇALIŞIYOR

CHP’li Bakan, Türkiye’den yurt dışındaki Maarif Vakfı okul ve yurtlarında görevlendirilmek üzere gönderilen kişi sayısını da sordu. Yanıta göre, 2021 yılı itibariyle 438 personel vakfın okullarına gönderildi.

EN ÇOK PERSONEL PAKİSTAN’DA

En çok personelin gönderildiği ülkeler sırasıyla 63 çalışanla Pakistan, 54 ile Afganistan, 19 ile Mali ve Irak oldu. Geçtiğimiz yıllarda personel gönderilen fakat 2021 yılında gönderilmeyen ülkeler ise, Güney Sudan, Kazakistan, Kuveyt, Malezya, Nijerya, Sao Tome olarak belirtildi.

MİLLETİN VERGİLERİYLE 58 BİN TL MAAŞ

Türkiye’den yurt dışına gönderilen personelin maaşları ise dudak uçuklattı. Akgün, yurt dışı personele ödenen aylık ücret alt sınırının 2 bin 887 dolar (25 bin 500 TL), yurt dışı personele ödenen aylık ücret üst sınırının ise 6 bin 637 dolar (58 bin 800 TL) olduğunu söyledi.

DİL BİLMEYEN PERSONELE DE BOL KEPÇE MAAŞ

Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Akgün’ün verdiği yanıtı değerlendiren CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Türkiye’de devlet yurduna yerleşemeyen, özel yurtlara ekonomik olarak gücü yetmeyen, tarikat ve cemaat yurtlarına karşı duran üniversite öğrencilerinin parklarda yatmaya başladığını söyledi. Bakan, dil bilmeyen personele bol kepçe maaş verildiğini kaydederek, “Maarif Vakfı faaliyetleri için Türkiye’den yurt dışına giden personele, en düşük 2 bin 887 dolar yani bugünkü kurla (8.81) 25 bin 435 TL;  en yüksek 6 bin 637 dolar yani bugünkü kurla 58 bin 472 TL maaş ödeniyor. Bugün Türkiye’de asgari ücret 2 bin 825 TL, yani 320 dolar. Bu ücretlerin 2019 yılındaki alt sınırı bin 293 dolar, üst sınırı 4 bin 500 dolardı. O dönem dolar kuru 5.60-5.85 bandındaydı.” diye konuştu.

BASIN DANIŞMANLARI SADECE 2 GÜN ÇALIŞIYOR

Öte yandan Maarif Vakfı’nın basın danışmanı adı altında çalıştırdığı personellerin de haftada iki gün çalıştığı tespit edildi. Diğer 5 gün İstanbul dışında memleketlerinde ailelerinin yanında kalan personelin, hem maaş hem de yol masraflarının Maarif Vakfı tarafından ödendiği vurgulandı.

Erdoğan’ın anketçisi: AKP’nin yeni seçim kazanamayacağı anlaşılıyor

Çöktükleri okulları arpalığa çevirdiler: Maarif Vakfı personele 58 bin lira maaş ödüyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Akşener, başbakanlığa talip oldu: Millet İttifakı ‘Balıkesir tuzağına’ düşmeyecek

Millet İttifakı’nın 2023 seçimleriyle ilgili planı şekillenmeye başladı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, cumhurbaşkanı adayı olmayacağını, başbakanlığa talip olduğunu açıkladı. AKP’li Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın rakip olarak çok istediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise adaylıkla ilgili henüz renk vermiyor. Millet İttifakı’nın ortak bir aday belirlemesi bekleniyor.

BOLD ANALİZ – 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine farklı adaylarla çıkan Millet İttifakı, ortak aday konusunda anlaştı. 2018 seçimlerinde CHP’nin adayı Muharrem İnce, İYİ Parti adayı Meral Akşener, Saadet Partisi adayı Temel Karamollaoğlu, Erdoğan’ın karşısında birbiriyle yarıştı. HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş ise ağırlıklı olarak Kürt seçmenin oyunu aldı. Millet İttifakı’nın çok aday çıkarması sonrası oylar dağılınca Erdoğan ilk turda seçimi kazandı.

ADAYIN İSMİ AÇIKLANMIYOR

CHP, İYİ Parti, Saadet, DP, DEVA ve Gelecek partileri genel başkan yardımcıları Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili toplantılara başladı. 2018 seçimlerinden ders çıkaran Millet İttifakı, 2019 yerel seçimlerinde izlediği stratejiyi önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde uygulayacak. Her parti kendi adayını çıkarmak yerine ortak bir isim üzerinde uzlaşılacak. CHP ve İYİ Parti öncülüğündeki Millet İttifakı aday kriterleri için çerçeveyi çizdi. Buna göre seçilecek Cumhurbaşkanı Türkiye’yi parlamenter sisteme geri döndürecek. Adayın genç ya da yaşlı olması fark etmiyor.

MİLLET İTTİFAKI ADAYI OLMAK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR

Anayasa’da belirlenen şartlardan ayrı olarak Millet İttifakı’nın belirlediği kriterler de bulunuyor. Türkiye’de yeniden demokrasiyi getirmesi hedeflenen adayda aranan şartlar şöyle: “Nefsine hakim olacak. Türkiye’de başkanlık sistemine son verecek. Aklı başında bir insan olacak. Egosu yüksek olmayacak.  Devleti bilecek. Türkiye’yi tanıyacak, kutuplaştırma yoluna gitmeyecek.”

İSTANBUL, ANKARA, İZMİR SEÇİMLERİ ÖRNEK ALINACAK

Millet İttifakı bileşenleri 2019 seçimlerinde İstanbul, Ankara, İzmir belediyeleri modelini aynen uygulayacak. Ortak adaya destek verilmesi halinde AKP’den belediyelerin geri alındığını gören Millet İttifakı, adayın belirlenmesi, kamuoyuna açıklanması ve seçim kampanyasında aykırı ses çıkmasına da müsaade etmeyecek.

BALIKESİR’DEKİ HATA TEKRAR EDİLMEYECEK

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “Ben başbakan adayıyım” diyerek başkanlık sisteminde cumhurbaşkanlığı yapmak isteyen isimlere kapıyı kapattı. Akşener’in Balıkesir seçimlerindeki hatayı da masaya koyduğu Başkent kulislerinde konuşuluyor. AKP adayının yüzde 47,78 oy alarak birinci olduğu Balıkesir Büyükşehir Belediye seçimlerinde İYİ Parti adayı CHP’nin de desteğiyle yüzde 46,50 oy aldı. Ancak DP adayına ise yüzde 1,63, Saadet Partisi adayına ise yüzde 0,99 oy çıktı. Millet İttifakı ortakları DP ve Saadet oyları İYİ Parti adayına gitmiş olsaydı yüzde 49 oy oranına ulaşacak İYİ Parti adayı belediyeyi kazanacaktı.

AKP muhalifi gazetecinin Youtube kanalına 268 bin lira vergi cezası

Akşener, başbakanlığa talip oldu: Millet İttifakı ‘Balıkesir tuzağına’ düşmeyecek yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

İşkencecilere Lahey yolu göründü: İnsanlığa karşı işlenen suçtan yargılanacaklar

İsviçre’nin Cenevre kendinde yapılan Turkey Tribunal’in 4 gün süren duruşmaların ardından kararı açıklandı. Tribunal’in “insanlığa karşı suç” unsurlarının oluştuğuna dair verdiği kararla birlikte işkenceciler Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi süreci ilk adım atılmış oldu.

BOLD ANALİZ – Turkey Tribunal Mahkemesi, 4 gün süren duruşmaların ardından kararını açıkladı. Tribunal, Türkiye’de sistematik ve yaygın işkence uygulandığına, zorla kaybetmeler ve basın özgürlü ile ilgili konularda, Türkiye’nin uluslararası anlaşma ve sözleşmelerden sorumluluklarını yerine getirmediğine ve bu konuda suç işlediğine karar verdi.

ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ’NE BAŞVURU YAPILACAK

Turkey Tribunal’in organizatörü Prof Dr Johan Vande Lanotte; Tribunal’in “insanlığa karşı suç” unsurlarının oluştuğuna dair verdiği kararla, Lahey’dekie Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne, Avrupa Konseyi’ne, Avrupa Birliği’ne ve Birleşmiş Milletler’e başvurularda bulunacaklarını söyledi. Lanotte bireysel sorumluluk konusunda uluslararası bir mahkeme olan Hollanda’daki Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne gitmek için bireysel dosyaları ayrıntılı hazırlayacaklarını kaydetti.

Turkey Tribunal Mahkemesi, Türkiye’nin işkence ve ağır insan hakkı ihlalleri işlediğine karar verdi.

SANIKLAR AĞIR CEZA ALABİLİR

Tribunal’in raporunda 15 Temmuz’dan bu yana işkence ve zorla kaybetme olayları sistematik ve örgütlü bir şekilde gerçekleştirildiği yer alıyor. Erdoğan rejiminin yaptığı ağır insan hakları ihlallerinin sonuçlarının uzun vadede mağdurların hayatlarını etkileyeceğine vurgu yapılan raporda “Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit olarak görülemez. Tribünalin görüşü Türkiye’de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir” denildi. Raporda tüm bu suçları işleyen sanıkların uluslar arası yargıda ağır cezalar alabileceğinin altı çizildi.

TÜRKİYE BÜYÜKELÇİLİĞİ DURDURMAYA ÇALIŞMIŞTI

İsviçre’deki Türk Büyükelçiliği, Erdoğan rejiminin uyguladığı insan hakları ihlallerinin ortaya döküldüğü Turkey Tribunal mahkemesinin durdurulması için girişimde bulunduğunu kabul etti. Büyükelçilik, mahkemeyi BM’ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından mahkemenin iptali için talepte bulundukları doğruladı.

FİLİSTİN ASKISIYLA İŞKENCE YAPILDI

Turkey Tribunal’in raporları sonrası Lahey’de dava açılacak. Lahey’deki mahkemeye sunulacak raporun içerisinde yer alan işkencelerle ilgili bilgilerden bazıları ise şöyle: Turkey Tribunal’de ifade veren işkence mağdurlarından tarih öğretmeni Erhan Doğan, 15 Temmuz’dan 9 gün sonra gözaltına alınarak Ankara Terörle Mücadele Şubesinin gözaltı merkezi olarak kullandığı Ankara Emniyetine bitişik spor salonuna götürüldüğünü söyleyerek, “İlk gece bizi soyup üzerimize su döküp copla dövdüler. Ertesi gece Filistin askısı işkencesini uyguladılar. Bıraktıklarında bütün kemiklerimin kırıldığını düşündüm” dedi.

SÜREKLİ ELEKTROŞOK VERDİLER

Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben de gördüğü işkence ile ilgili şunları anlattı: “Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar, bir seks aletini getirdiler. Beni eğip bununla kötü şeyler yapacaklarını söylediler. Burada devlet biziz, artık devlet farklı idare ediliyor, dediler.”

HİÇBİR AVUKAT GÖKHAN AÇIKKOLLU’NUN DAVASIYLA İLGİLENMEK İSTEMEDİ

Türkiye Tribünali Halk Mahkemesinde 15 Temmuz sonrası gözaltında uğradığı işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu tanık olarak dinlendi. Açıkkollu, “Eşimi evde gözaltına alırken ve polis arabasında darp ediyorlar. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değildi. Dayakla kırılmış olmalıydı. Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi” dedi.

POLİS KURŞUNUYLA ÖLEN KURKUT’UN ABİSİ: ADALET BULAMADIK

21 Mart 2017 tarihinde Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında polis kurşunuyla öldürülen 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un abisi Ercan Kurkut da Turkey Tribünal’a yaşadıklarını anlattı. Kurkut, Türkiye’de mahkeme mahkeme dolaşmalarına rağmen adalet bulamadıklarını açıkladı.

 

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı

İşkencecilere Lahey yolu göründü: İnsanlığa karşı işlenen suçtan yargılanacaklar yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP muhalifi gazetecinin Youtube kanalına 268 bin lira vergi cezası

Türkiye’de gazete ve televizyonları kontrol altına alan AKP Hükumeti, sosyal medyadaki muhalif yayın yapan gazetecileri de susturmaya başladı. Korkusuz gazetesi yazarı Memduh Bayraktaroğlu, YouTube kanalı nedeniyle 268 bin lira vergi cezasına çarptırıldığını yazdı.

BOLD – Memduh Bayraktaroğlu, ekonomi ve siyaset üzerine analizler yaptığı YouTube kanalındaki yayınlara “Merhaba canlarım, merhaba güzellerim” sözleriyle başlayıp AKP ve yandaş gazetecileri eleştiriyor.

Cezaya itiraz edeceğini söyleyen Memduh Bayraktaroğlu, “Tabii ki muktedir sesimi kısmak, eleştirilerimden kurtulmak istiyor” dedi.

Bayraktaroğlu, müfettişle arasında geçen konuşmaları da köşesinden aktardı. Bayraktaroğlu’nun bugünkü yazısından ilgili bölüm şöyle:

Maliye Bakanlığı tarafından görevlendirilen bir genç müfettişin hazırladığı raporla cezalandırıldım… Cezam: 268.500 lira vergi ödemek… Oysa genç müfettiş: Maliye Bakanlığı’nın “GVK Md.23/14-a gereğince, işverenin döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir” genelgesini görmezden gelmiştir.

Ayrıca daha da önemli ve lehime olanı ise “Varlık Barışı” gereği: “Yurt dışı gelirlerini 31 Aralık 2021 tarihine kadar, geldiği banka dekontlarıyla vergi dairesine bildirenlerin vergiden muaf tutulacağına ilişkin” kanundur…

MÜFETTİŞ TALİMATI ALDIĞINI İTİRAF ETTİ

Ne var ki genç müfettiş bu iki savunmamı da kabul etmedi. Kendisini anlayışla karşılamamı, aksi halde: İşinden olabileceğini ileri sürdü… Ve 268.500 liralık ceza raporunu Muğla Vergi Dairesine gönderdi. Muğla Vergi Dairesi de “ödeme emri” tebliğ etti.

İKTİDAR SESİMİ KISMAK İSTİYOR

Ne mi yapacağım? Elbette itiraz edeceğim. Tabii ki muktedir sesimi kısmak, eleştirilerimden kurtulmak istiyor. Bir yandan ve adeta gelenekselleştirilmiş gibi hemen her hafta en az bir kişi: “Bu Memduh Bayraktaroğlu Sayın cumhurbaşkanımıza hakaret etti” diyerek savcılığa gidiyor… Ve hakkımda ceza davası açılmasını talep ediyor. Diğer yandan da vergi müfettişleri benden: Olmayan ticari defterlerimi istiyor. Durun bakalım ne olacak?

 

Emine Erdoğan’ın yemek kitabının 1 milyon liralık faturasını da halka ödettiler

AKP muhalifi gazetecinin Youtube kanalına 268 bin lira vergi cezası yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’ın anketçisi: AKP’nin yeni seçim kazanamayacağı anlaşılıyor

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski anketçisi ANAR Genel Müdürü, İbrahim Uslu, HDP dışarıda tutulduğunda Millet İttifakı ile Cumhur İttifakı’nın oylarının başa baş olduğunu açıkladı. Uslu, “İktidarın kendi performansıyla artık yeni seçmen kazanamayacağı anlaşılıyor. O nedenle başka partileri de ittifaka dahil ederek büyümeyi deneyecektir” dedi.

BOLD – AKP’de milletvekilliği yapan Zeynep Karahan Uslu’nun eşi anketçi İbrahim Uslu, partilerin oy oranlarıyla ilgili çarpıcı bilgiler verdi.

ERDOĞAN YENİ PARTİLERİ İTTİFAKA DAHİL EDECEK

HalkTV Özlem Gürses’le Perdenin Önü Arkası programına katılan Uslu, “Cumhur İttifakı’nın yapacağı şey ittifakı büyütmek. Erdoğan aslında geçen yıldan bu yana bunu yapıyor. Geçen yıl Kasım, Aralık aylarında DSP, HÜDA-PAR, Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi’yle arka arkaya bir dizi görüşme yaptı. Bu görüşmeler yeniden hızlanabilir. İktidarın kendi performansıyla artık yeni seçmen kazanamayacağı anlaşılıyor. O nedenle başka partileri de ittifaka dahil ederek büyümeyi deneyecektir” dedi.

YÜZDE 17’İ CUMHUR İTTİFAKININ YANINDA YER ALMAYACAK

Masasındaki anketlerle ilgili de bilgi veren Uslu, “HDP’yi dışarda bıraktığınız zaman neredeyse başa baş gözüküyor. Bazı araştırmalarda Millet İttifakı birkaç puan önde görünüyor. HDP 12 puan civarında gözüküyor. Orada aslında asla Cumhur İttifakı’nın yanında yer almayacak 17 puanlık bir oy potansiyeli var. Bu nedenle Cumhur İttifakı’nın genişlemekten başka çaresi yok” yanıtını verdi.

HDP’NİN KİLİT PARTİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM

HDP’nin yer alacağı ittifak tarafıyla ilgili de değerlendirmeler yapan Uslu, “HDP’nin kilit parti olduğunu başından beri düşünmüyorum, aksini söylüyorum. Çünkü nerede kilit parti olacak? Parlamentoda mı? Cumhurbaşkanlığı seçiminde mi? Parlamentoda herkes kendi oyunu alacak milletvekilini çıkaracak. Sonra parlamentoda ittifak yaparlar yapmazlar onu bilemeyiz.” dedi.

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı

Erdoğan’ın anketçisi: AKP’nin yeni seçim kazanamayacağı anlaşılıyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Emine Erdoğan’ın yemek kitabının 1 milyon liralık faturasını da halka ödettiler

Lüks çanta, saat gibi harcamaları ile gündeme gelen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” isimli kitabının 1 milyon lirayı bulan basım-tanıtım bedelinin Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesinden karşılandığı ortaya çıktı. 

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” isimli kitabının basım ve tanıtımı için Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesinden 1 milyon TL’ye yakın para harcandığı ortaya çıktı. Emine Erdoğan’ın kitabının basımı için 275 bin TL, İstanbul Cam ve Billur Müzesi’nde düzenlenen tanıtım toplantısı için de 700 bin TL’lik sözleşme imzalandığı öğrenildi.

BASIM VE TANITIMA 975 BİN LİRA HARCANDI

T24’ten Eray Görgülü’nün haberine göre, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nca da desteklenen kitap projesi için basım ve tanıtıma yönelik iki ayrı ihale düzenlendi. Kitabın basımı için yapılan ihale Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nce 3 Haziran 2021 tarihinde pazarlık yöntemi ile gerçekleştirildi. Bakanlık, üç matbaa firmasının teklif verdiği ihale sonucunda 8 Temmuz’da Ofset Filmcilik ve Matbaacılık isimli şirket ile 275 bin TL’lik sözleşme imzaladı. Genel Müdürlük, 27 Ağustos’ta da tanıtım organizasyonuna yönelik bir ihale açtı. İhale sonucunda 1 Eylül’de Pera Etkinlik isimli şirketle 700 bin TL’lik sözleşme imzalandı.

KİTABIN TANITIMI 4 EYLÜL’DE YAPILDI

İhalenin ardından kitabın tanıtımı 4 Eylül günü İstanbul Cam ve Billur Müzesi’nde düzenlenen toplantı ile yapıldı. Toplantıda konuşan Emine Erdoğan, birbirinden değerli şefler ve akademisyenlerin çok titiz bir çalışma yürüttüklerini, zengin mutfak kültürünün hak ettiği yeri bulması için büyük özveri gösterdiklerini belirterek, projeyi yürüten Kültür ve Turizm Bakanlığına, destek veren Türkiye Turizm ve Tanıtım Geliştirme Ajansına (TGA) teşekkür etti. Emine Erdoğan, ayrıca gastrodiplomasinin son yıllarda tüm dillerde yerini aldığına dikkati çekerek, “Lezzet dünyasında kendini ön sıralara yerleştirenlerin, tüm dünyanın kalplerini kazandıkları aşikârdır” ifadesini kullandı.

KİTABI PROFESÖRLER HAZIRLADI

Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Arif Bilgin, Prof. Dr. Günay Kut, Doç. Dr. Özge Samancı ve Dr. Gönül Paksoy danışmanlığında hazırlanan kitapla ilgili bakanlıktan yapılan açıklamada ise asırlık geleneksel tariflerin aslına uygun reçeteleri kayıt altına alınarak gelecek nesillere aktarılması hedeflendiği belirtildi. “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” kitabı, uluslararası üst düzey tanıtım kapsamında Cumhurbaşkanlığı yayınlarından prestij kitap olarak basılacak. Aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınlarından Türkçe basılacak kitap, Ekim 2021 itibarıyla kitabevlerinde satışa sunulacak.

 

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı

Emine Erdoğan’ın yemek kitabının 1 milyon liralık faturasını da halka ödettiler yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Ülkü Ocakları’nı istemeyen ülkelere ABD de eklendi: Terör örgütü araştırması yapılacak

MHP’ye yakınlığı ile bilinen ve mensuplarının karıştığı silahlı eylemlerle gündeme gelen Ülkü Ocakları’nın terör örgütü ilan edilmesini isteyen ülkelere ABD de eklendi. ABD Temsilciler Meclisi, Ülkü Ocakları’nın “yabancı bir terör örgütü olup olmadığının araştırılması” önergesini kabul etti.

BOLD – Rusya, Almanya, Fransa ve Hollanda’nın ardından ABD de Ülkü Ocakları’nın terör örgütü olup olmadığına araştırılmasını istedi. ABD Temsilciler Meclisi, Ülkü Ocaklarının “yabancı bir terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını” öngören bir maddeyi de içeren 2022 Savunma Bütçe tasarısını kabul etti.

6 AY İÇERİSİNDE ARAŞTIRMA TAMAMLANACAK

Demokrat Nevada Vekili Dina Titus tarafından 2022 Savunma Bütçe tasarısına (NDAA) eklenen bir madde, Dışişleri Bakanlığının “Ülkü Ocaklarının yabancı bir terör örgütü olma kriterlerini karşılayıp karşılamadığının” araştırılmasının öngörüyor. Önceki gün Temsilciler Meclisi Kurallar Komitesince kabul edilerek NDAA metnine eklenen madde, tasarının yasalaşmasının ardından 180 gün içinde Dışişleri Bakanlığının konuya ilişkin bir rapor hazırlayarak Kongre’ye sunmasını talep ediyor.

RUSYA’DA DA YASAKLANMASI İSTENDİ

Ülkü Ocakları, 1995 yılında Azerbaycan’da, 2005’te Kazakistan’da, 2020’de ise Fransa’da terör örgütü ilan edildi. Rusya Federasyon Konseyi Anayasa Hukuku Komitesi Başkanı Andrey Klişas, Ülkü Ocaklarının terör örgütü ilan edilip Rusya’da yasaklanmasını talep etti. Rusya Başsavcısı Yuriy Çayka’ya bir mektup yazan Andrey Klişas, Ülkü Ocakları’yla ilgili olarak ‘Bozkurtlar örgütü’ ifadesini kullandı. Klişas’ın mektubunda “Bozkurtlar örgütünün terör örgütü ilan edilmesini ve Rusya’daki faaliyetlerinin yasaklanmasını talep ediyorum” dedi.

AVRUPA’DA DA İSTENMİYOR

Fransa ve Almanya’dan sonra Hollanda da Ülkü Ocakları’nın faaliyetlerinin Avrupa Birliği (AB) çapında yasaklanmasını istedi. Hollanda iki ülke gibi ayrıca Ülkü Ocakları’nın AB’nin yaptırımlar listesine alınmasını talep etti. İktidar ve muhalefet partilerinin ortak önerisiyle parlamento gündemine gelen ve ilk onayı alan önerge, 150 üyeli Temsilciler Meclisi’nde 147 milletvekilinin oyuyla kabul edildi.

İLK KEZ AP’NİN TÜRKİYE RAPORUNA GİRDİ

Avrupa Parlamentosu (AP), ilk defa bir Türkiye raporunda Ülkücü hareketin (Bozkurtlar) “AB terör örgütleri listesine eklenmesi” fikrini gündeme taşıdı. AP Türkiye raportörü İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan Türkiye raporuna bu amaçla bir madde eklendi. “Irkçı ve aşırı sağcı” olarak tanımlanan Ülkücü hareketin “Sadece Türkiye değil aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde de kaygı verici şekilde ilerlediği” görüşü savunuldu.

MHP’NİN ARKA BAHÇESİ

Ülkü Ocakları, Milliyetçi Hareket Partisi ile ilişkili Türk aşırı sağ hareketi olarak biliniyor. Kendilerini ülkücülük ideolojisini benimseyen ve hedef kitlesi gençler ve öğrenciler olan kültürel bir oluşum olarak tanımlayan Ülkü Ocakları, genellikle Milliyetçi Hareket Partisinin paramiliter kanadı olarak ilişkilendiriliyor. 12 Eylül 1980 öncesi silahlı güçler kurarak sol örgütlere karşı silahlı mücadelede yer alan Ülkü Ocakları’nın, Maraş, Bahçelievler ve Çorum olayları gibi birçok olaylarda adı geçti. Günümüzde siyasi ve kültürel faaliyetlerine vakıf statüsünde devam etmektedir.

 

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Ülkü Ocakları’nı istemeyen ülkelere ABD de eklendi: Terör örgütü araştırması yapılacak yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Cezaevindeki tutukluların ailelerine yardımla suçlanıyorlar: 43 kişiye gözaltı

Erdoğan rejiminin insan hakları ihlallerine her gün bir yenisi ekleniyor. Hapishanede tutuklu arkadaşlarının yakınlarına yardımda bulunduğu iddiasıyla 16’sı KHK’lı 43 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerin cüzdan, dükkan ve evlerindeki şahsi birikimlerine “himmet parası” iddiasıyla el konuldu.

BOLD – Ordu’da Gülen Hareketi mensuplarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 43 kişi gözaltına alındı. Bu kişiler, cezaevindeki arkadaşlarının, yakınlarının ailelerine para yardımı yapmakla suçlanıyor.

CÜZDANLARINDAKİ PARALARA EL KONUYDU

Gülen Hareketi’ne yönelik Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle Ordu İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen soruşturmada 16’sı KHK’larla ihraç edilmiş kamu görevlisi olan 43 kişi gözaltına alındı. 10 KHK’lı Ordu İl Emniyet Müdürlüğü operasyonu Gülyalı ilçesinde bir restoranda gözaltına alındı. Kişilerin cüzdanlarındaki paralara “himmet” iddiasıyla el konuldu.

ŞAHSİ BİRİKİMLERİNE “HİMMET” DİYE ALINDI

Bu kişilerle birlikte haklarında soruşturma yürütülen 43 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve işyerlerinde yer alan şahsi birikimleri olan 370 bin TL, 100 bin 665 dolar, 17 bin 150 euro, 1,5 kilogram civarında altına el konuldu. Bu kişiler paralarıyla cezaevinde bulunan Gülen Hareketi mensubu arkadaşlarının ailelerine yardım yapmakla suçlanıyor.

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Cezaevindeki tutukluların ailelerine yardımla suçlanıyorlar: 43 kişiye gözaltı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı

AKP hükumeti, gerek ekonomik kriz gerekse iç ve dış politikada en zor günlerini yaşıyor.  Tayyip Erdoğan ve iktidarının, bu günleri atlatabilmek bilmek için yargı ve TSK’dan atılacaklarla ilgili listeler oluşturduğu ortaya çıktı. TSK’dan 5 bin, yargıdan ise bin kişinin atılacağı iddia edildi.

BOLD – Erdoğan rejiminin kamuda yeni ihraçlar için hazırlık yaptığı iddia edildi. 15 Temmuz sonrasında TSK’dan 23 bin 500, yargıdan ise 4 bin 560 kişiyi Gülen Hareketi mensubu olma iddiasıyla atan AKP iktidarının TSK’dan atmak için 5 bin kişilik, yargıdan ise 1000 kişilik bir liste oluşturduğu öne sürüldü.

DOSYALAR İHRAÇ İSTEMİYLE HSK’DA

Saray’a yakın Sabah gazetesinden İlker Turak’ın haberine göre yargıda halen görev yapan bin hakim ve savcı hakkında soruşturma başlatıldığı iddia edildi. Ankesör kayıtları, ByLock içerikleri ve sabit hatlardan arandıkları öne sürülen hakim ve savcıların başsavcılıklarca Hakimler Savcılar Kurulu’na (HSK) bildirildiği öne sürüldü. 400’ünün soruşturması HSK Teftiş Kurulu’nda devam ederken, 600 hakim ve savcının dosyasının ihraç istemiyle HSK Genel Kurulu’na geldiği kaydedildi.

TSK’DAKİ SORUŞTURMA 5 BİN KİŞİLİK

Gazeteci Müyesser Yıldız da TSK içerisinde 5 bin kişilik yeni bir soruşturma hazırlandığını belirterek, hazırlanan listede “bomba” isimler bulunduğunu öne sürdü. Hazırlanan listede 34 yıl önce TSK’dan ayrılanların da bulunduğunu hatırlatan Yıldız, TSK soruşturmalarında artık ankesörle aranmanın yegane delil haline geldiğini kaydetti. Soruşturma dosyalarına delil olarak eklenen dijital veriler ve ankesörle aranmaların her türlü manipülasyona açık olduğunun altını çizen Yıldız, ankesör aranmaları konusundaki kriterlerin sıklıkla değiştirildiğini, artık her ankesörden aranan askerin olağan şüpheli sayılır olduğunu kaydetti.

 

TSK’da 5 bin kişilik yeni soruşturma yolda: Bomba isimler var

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li belediyeler, kendinden sonraki yılları da kiraya veriyor

AKP’li belediyeler her gün Resmi Gazetede satış ve kiralama ilanları vererek kamu binalarını kiraya veriyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi de 20 taşınmazı 10 yıl süreyle kiraya vermek için ihaleye çıktı. 9 arsa da satışa çıkarıldı.

BOLD – Anketlerde oyları eriyen AKP, kendinden sonraki yılları da kiralıyor. Arsa satışlarını da hızlandıran AKP’li belediyeler, belediye seçimlerini kaybetseler bile kamu kaynaklarını kendi yandaşlarına kiralamış ve satmış olacak.

20 TAŞINMAZ 10 YIL KİRAYA VERİLECEK

AKP’li eski Bakan Fatma Şahin tarafından yönetilen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi de Resmi Gazetede arsa ve taşınmaz satış ilanı verdi. İlanda, “Mülkiyeti Belediyemize ait, şartnamesinde sıra numarası, adresi ve niteliği belirtilen 20 adet muhtelif taşınmazın tamamının 10 yıl süreyle kiraya verilmesi işidir” ifadeleri yer aldı.

32 MİLYON LİRALIK SATIŞ

İşin süresi, İdare tarafından kiracıya yapılacak iş yeri teslim tarihinden itibaren 10 (on) yıl süreyle olacak. İhale konusu işin muhammen bedeli aylık 274 bin lira artı KDV olarak ödenecek. 10 yıllık toplam muhammen bedeli ise 32 milyon 910 bin lira olacak.

Belediye ayrıca Oğuzeli İlçesi, Körkün Mahallesinde bulunan 9 adet arsayı da ayrı ayrı satacak. Belediyenin satış ve kiralama ilanlarına şu linkten ulaşılabilir: https://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2021/09/20210925-3-2.pdf

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı

AKP’li belediyeler, kendinden sonraki yılları da kiraya veriyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

24 Eylül 2021 Cuma

Hayrettin Karaman’dan tartışılacak bir fetva daha

17 25 Aralık sonrası “Yolsuzluk başka hırsızlık başkadır” fetvasıyla tepki çeken Yeni Şafak gazetesi yazarı ilahiyatçı Hayrettin Karaman’ın şimdi de iktidara zarar verecek haksızlık ve yanlışları söylemenin caiz olmadığı fetvasını WhatsApp grupları üzerinden yaydığı iddia edildi.

BOLD – Yeni Şafak gazetesi yazarı Hayrettin Karaman’ın WhatsApp grupları üzerinden “İktidara zarar verecekse haksızlık ve doğruları söylemek caiz değildir” dediği ileri sürüldü.

İKTİDARI UYARMAK YERİNE CEMAATİ UYARIYOR

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, Hayrettin Karaman’ın muhafazakar camiada AKP ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilere karşı WhatsApp grupları üzerinden “iktidara zarar verecekse doğruları söylemek caizdir diyemem” uyarısı paylaştığını ileri sürdü. Akif Beki, “Dünyaya adalet bize bulgur mu!” başlıklı yazısında, “Cumhurbaşkanı giderken söyledi, Amerika dönüşü bizzat ilgilenmek suretiyle marketlerdeki fahiş fiyat zulmünün üstüne üstüne gidecek. Bu, zulmün mağduru millet de dişini sıkıp adaletin bize getirilmesini bekliyor demek değil mi? Yönetenler beklentinin farkında, yardımcı medyaları da bunu biliyor ama önceliği dünyaya veriyorlar ne hikmetse, ülkelerinden başlamıyorlar. İlahiyatçı Hayrettin Karaman Hoca da ‘yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele edip adaleti tesise önce bizden başlasanız’ diye iktidarı uyarmak yerine cemaati uyarıyor” diye yazdı.

KARAMAN: İKTİDARA ZARAR VERECEKSE DOĞRULARI SÖYLEMEK CAİZDİR DİYEMEM

Beki yazısının devamında şunları kaydetti: “Cemaate hayrı zaten yok da… Böyle savunmak iktidara da iyilik değil, yanlışta ısrara teşvik ediyor. Tersini yapsa belki iktidar yanlışlarını düzeltecek, homurdanmayı ve şikayeti kesmesi için cemaati uyarmasına da gerek kalmayacak. Herkes kazanacak. Din de haksızlığa alet edilmeyecek. Fakat Hoca, şu tarz uyarılarını kah Yeni Şafak kah WhatsApp gruplarından sürdürüyor: “Bu iktidardan pek çok beklentiniz gerçekleşti, camiayı hayretle izliyorum, bak demedi demeyin, sonra Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olursunuz, iktidara zarar verecekse haksızlık ve yanlışlardan şikayetle doğruları söylemek caizdir diyemem.

ERDOĞAN CEVABINI DEFALARCA VERDİ

Yani dünyanın bizden karşılanacak bir adalet, ümmetin bir iyi liderlik beklentisi var ama muhafazakar dindar camianın böyle beklentileri olmasın mı! Müslümanlar haksızlığı, yolsuzluğu, adaletsizliği, kötü yönetimi bırakıp eldeki bulgurla yetinsin, işlerine mi baksınlar! Bu da dinin gereği ve ahlaki bir teklif öyle mi?

Siyasetçilerden seçmenin beklentisi, dünya işlerinin adaletle yönetilmesi değil de… Bu dünyada siyasetin haksızlıklarına sessiz kalıp fedakarlıklara katlanması karşılığında ahiretinin kurtarılması mıdır? Cevabını, Cumhurbaşkanı Erdoğan defalarca verdi oysa. “Siyaset yapıyoruz, tekkeye mürit aramıyoruz” da dedi…

“Adaletle yürüdüğümüz, halkın hizmetinde olduğumuz sürece bize destek verin. Yoksa sakın ha…Biz halkımızı, liderlerin kulları olarak görmüyoruz. Böyle bir şeyi de kabul etmiyoruz. Sadece fikrin, ilkenin peşinde olması lazım insanın. Futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutamayız. Bu alışkanlıkları bir defa bırakmamız lazım” da dedi…

Hoca’ya daha ne desin! Dünyaya adalet, ümmete iyi liderlik layıkken bize bulgur mu düşecek, kısmetimize razı mı olalım yani?”

HIRSIZLIK YOLSUZLUK DEĞİLDİR

Karaman 21 Aralık 2014’te Yeni Şafak’ta yayımlanan yazısında, “Yolsuzluk başka hırsızlık başkadır” ifadesini kullanarak, “Yolsuzluk da ayıp, günah ve suç olduğu halde tarifi ve hükmü bakımından hırsızlık değildir, hukuki sonuçları ve cezası farklıdır. Siyasetçiler birbirine, aslında öyle olmadıkları halde “hırsız, hain, şerefsiz vb.” diyorlar, keşke demeseler; ama ağzından çıkan her sözün hesabını vereceğine iman eden dindarlar ancak, hüküm giymiş hırsıza hırsız ve hüküm giymiş yolsuza yolsuz demek durumundadırlar. Aksi halde yalan söylemiş ve iftira etmiş olurlar” demişti.

 

Erdoğan köprüleri attı, dolar 29 Eylül’e kilitlendi

Hayrettin Karaman’dan tartışılacak bir fetva daha yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan köprüleri attı, dolar 29 Eylül’e kilitlendi

Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 19’dan yüzde 18’e indirmesi ile yeniden tırmanışa geçen dolar 8,87 TL ile rekorunu yeniledi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD ziyaretinde başkan Joe Biden ile görüşemediği için köprüleri atarken, şimdi piyasaların gözü 29 Eylül’de gerçekleşecek Erdoğan ile Putin görüşmesinde.  

BOLD – Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 19’dan yüzde 18’e indirmesi ile yeniden tırmanışa geçen dolar 24 Eylül’de 8,80 TL rekorunu geride bırakmıştı. Dolar bugün yeni rekoru 8,8783 TL seviyesine çıkardı. Euro 10,40 TL’ye yükseldi. Borsa İstanbul’da (BİST) bankaların işlem gördüğü endeks yüzde 3 değer kaybetti. BİST 100 haftayı yüzde 1,20 düşüşle kapattı.

DOLAR KURU İÇİN 8.45’İN ALTI TARİH OLDU

Youtube kanalında piyasaları yorumlayan Ekonomi Yazarı Turhan Bozkurt, faizin 100 baz puan indirildiği 23 Eylül’de kapanışta doların 8,77 TL’de kaldığına dikkat çekerek, “Destek aralığı 8,52-8,65 TL arasında şekillenecek. 8 TL’nin altındaki seviyeler nasıl tarih olduysa 8,45 TL’nin altı da tarih oldu. Yeni seviyeler özellikle ihracatçı sektörler için daha makul bir yükselişe işaret ediyor. 10 yıllık Amerikan Hazine tahvilinde mevcut politikaları değiştirecek eşik % 1,75’tir. Altın ons için 1.750 dolar altında 1.732 ve 1.720 destekleri kritik. Dipte 1.670 dolar desteği değerli metal yatırımcıları için dönüm noktası. Gümüş için 22 dolar altında dip nokta 19 dolara kadar çekilebilir. Ons fiyatı düşmesine rağmen 24 ayar altının gramı doların TL’ye mukabil değer kazanmasının etkisiyle 500 TL’nin eşiğinde” dedi.

FED’İN AÇIKLAMASI PASTIRMA YAZI HAVASINDA

Uluslar arası piyasalar hakkında da analiz yapan Bozkurt, “Amerikan Merkez Bankası (Fed) kasımda teşvikleri azaltmaya başlayacak. Fed’in kısmen şahin bir patikayı işaret etmesine rağmen pastırma yazı havasında. Geniş çaplı yükselişler kalıcı olmayacak. Borsa İstanbul hem faiz indiriminin hem de dışarıda sıkılaştırıcı adımların etkisiyle en kırılgan borsalardan biri” dedi.

GÖZLER ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİNDE

Dış politikada yaşananların da ekonomiye etkisi olacağına vurgu yapan Turhan, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizim için S-400 işi bitmiştir. Buradan geri adım atmamız mümkün değil. F-35’i vermezsen alamayız, başka kapılara da müracaat ederiz. Gerekirse başka yerden alırız.” dedi. “İki NATO ülkesi olarak şu andaki gidiş pek hayra alamet değil” diyen Erdoğan, “Önceki Amerikan başkanlarıyla iyi çalıştım, ancak Biden ile “iyi başladık” diyemem. Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 29 Eylül’de görüşeceğim. Bu görüşme gerçekten çok önemli. Putin ile heyetler arası görüşme yok, sadece ikili görüşme yapacağız” ifadelerini kullandı.”

 

 

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Erdoğan köprüleri attı, dolar 29 Eylül’e kilitlendi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Peker: Türkiye’de bürokrasi ve siyasetle iç içe bir narko yapı yaratılmaya çalışılıyor

Son paylaşımlarını güvenlik gerekçesiyle gazeteci Erk Acerer’in sosyal medyası üzerinden yapan organize suç örgütü lideri Sedat Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu zora sokacak açıklamalarda bulundu. Soylu’nun yüzlerce kilo eroinle yakalanan kişiyi emniyette müdür yaptığına dikkat çeken Peker, Türkiye’de bürokrasi ve siyasetle iç içe bir narko yapı oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in, Birleşik Arap Emirlikleri’nin izin vermemesi nedeniyle gazeteci Erk Acarer’in hesabından yeni iddialar paylaştı. Peker, gazeteci Acarer’in hesabından yaptığı paylaşımlarda; ’emniyet içindeki 500 bin TL’lik rüşvet’ ve ‘İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun oğlu Sadık Soylu’nun arkadaşından çıkan kokain’ iddialarını ortaya attı.

UYUŞTURUCUDAN HAPİS YATAN KİŞİ EMNİYETTE MÜDÜR YAPILDI

Peker ayrıca, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ın kendisine yönelik ‘hakaret’ ve ‘iftira’ suçundan dava açmasına “boşuna beni tahrik ettin” diyerek iddialarını pekiştirdi. Peker, paylaşımlarında Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Milletvekili Tolga Ağar’a ilişkin yeni bir iddiada bulundu. Ağar’ın, Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Burak Dağ’ın nikah şahidi olduğunu yazan Peker, Ağar’ın ayrıca Dağ’a Paramount Otel’de balayı yaptırdığını ifade etti. Peker, Foto Film Şube Müdürü Ekrem Eren Ermiş’in 2011 yılında yüzlerce kilo eroinle ilgili bir suç örgütüne yapılan operasyonda suç örgütüne yardım ettiği gerekçesiyle tutuklanıp, cezaevine girip, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest kalan kişi olduğunun altını çizdi. İşte Peker’in gazeteci Erk Acarer’in sosyal medyası üzerinden yaptığı açıklamalar:

 

 

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Peker: Türkiye’de bürokrasi ve siyasetle iç içe bir narko yapı yaratılmaya çalışılıyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Sistematik işkence uygulandı, hükumet zorla kaçırılmalarda suçlu bulundu

Erdoğan Rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal Mahkemesi, 5 günün ardından kararını açıkladı. Başkan Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, Tribunal’in Türkiye hükumetinin sistematik işkence uyguladığını karar verdiğini belirtti. Tulkens, “Tribunal, Türkiye Hükumetinin zorla kaçırılmalar konusunda suçlu bulmuştur” dedi.

BOLD – Turkey Tribunal Mahkemesi, 20 Eylül Pazartesi günü başladığı oturumların ardından bugün kararını açıkladı. Kararda, “Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir” denildi.

Tulkens tarafından okunan karar şöyle:

– Bu karar hukuki açıdan bir yetkisi olmayabilir ama ahlaki olarak bağlayıcılığı elbette olacaktır. Mahkeme heyeti saygın hakimlerden oluşmaktadır ve Türkiye’ye karşı tarafsızdırlar.

– Ele alınan konular çok sayıda farklı konular olmakla beraber tanıkların yalın anlatımlarına dayanmaktadır.

– Tribunal, tanıkların katılımlarını ve sessizlik duvarlarını yıkması sebebi ile çok önemlidir.

– Tanıkların uğradığı fiziki ve psikolojik işkenceler bağımsız raporları da doğrulamaktadır.

TÜRKİYE, İŞKENCE KONUSUNDA ULUSLARARASI ANLAŞMALARA UYMADI

– 22 Temmuz 2016’da Türkiye hükümeti, işkenceyi yasaklayan anlaşmadan bir süreliğine muaf tutulmak istemiştir. Böylesi bir muafiyet söz konusu dahi olamaz.

– Tribunal, tanıkların yanı sıra, eşleri ve çocuklarının da tecavüz ve işkenceye tabi tutulacaklarına dair anlatımları ciddiyetle incelemiştir.

– Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin işkence konusunda uluslararası anlaşmalara uymadığını tespit etmiştir.

AKP HÜKUMETİ, ZORLA KAÇIRILMALAR KONUSUNDA SUÇLU BULUNDU

– Tribunal, Türkiye Hükümeti’nin ‘zorla kaçırılmalar’ konusunda suçlu bulmuştur. Türkiye Hükümeti’nin zorla kaçırılmalar ve zorla yok etmelerin söz konusu olduğu açıkça görmüştür.

– Tribunal, Türkiye’deki Basın ve ifade özgürlüğü konusunda devlet eliyle yapılan bir baskıyı net olarak görmüştür.

– Trübunal, muhalif gazetecilerin baskı altına alındıklarını, hükümet yanlısı yayın yapmadıkları için terör örgütleri ile ilişkiliymiş gibi gösterildiklerini tespit etmiştir.

(Devamı gelecek)

 

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Sistematik işkence uygulandı, hükumet zorla kaçırılmalarda suçlu bulundu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Ben Masumum, hukuk ihlallerden etkilenen çocuklara dikkat çekecek

Hukuk ihlallerini anlatan “ Ben Masumum” filmi pazar günü yayına girecek. ABD’nin Los Angeles stüdyolarında çekilen, yönetmenliğini Burak Tarık’ın yaptığı kısa filmde, Türkiye ve dünyadaki düşünce suçlularının uğradığı hukuk ihlallerinden etkilenen çocuklara dikkat çekiliyor.

BOLD – Ben Masumum(I am Innocent) adlı ABD yapımı kısa film 26 Eylül Pazar günü New York saati ile 13:00’da The Artivist Org YouTube kanalından premierre yayını yapacak.

Adalet, masumiyet, “kötülüğün sırdanlığı” gibi kavramları tartışmaya açan film, çürüyen bir rejimin paslanan mekanizmalarına ışık tutuyor.

Filmin yazar ve yönetmeni Burak Tarık, Türkiye’de ve dünyadaki, düşünce suçluları ile ortaya çıkan hukuk ihlallerinden etkilenen çocuklara dikkat çekmeye çalıştığını ve filmi onlara ithaf ettiğini açıkladı.

Filmin yazım süreci, çekimleri ve post prodüksiyonu üç ayda tamamlandı. Los Angeles stüdyolarında çekilen film, altı dilde altyazı ile izleyici ile buluşacak. İngilizce çekilen kısa film, Youtube’dan Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, Türkçe ve Yunanca altyazı ile yayınlanacak.

Ben Masumum, hukuk ihlallerden etkilenen çocuklara dikkat çekecek yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan rejiminin uzun koluna Almanya’da baskın: Üzerinden infaz listesi çıktı

Düsseldorf’ta Alman polisinin bir otele düzenlediği baskında gözaltına alınan 40 yaşındaki bir Türk asıllı kişinin odasında kurusıkı silah ve gerçek mühimmatın yanı sıra Gülen Hareketi’ne yakın kişilerin isimlerinin bulunduğu bir liste ele geçirildi.

BOLD – Erdoğan rejiminin Avrupa’daki muhaliflere yönelik tehditleri sürüyor. Son olarak Almanya’da bir otelde yakalanan Türk’ün üzerinde silahla birlikte Gülen Hareketi mensuplarının isim listesi çıktı. Daha önce de Erdoğan rejimi muhalifi 55 kişinin adının bulunduğu infaz listesi ortaya çıkmıştı.

İNFAZ LİSTESİ ELE GEÇİRİLDİ

Spiegel Dergisi’nin haberine göre geçen cuma günü Alman polisi Düsseldorf Oberbilk’te The niu Tab isimli bir otele baskın düzenledi. Zırhlı aracın da eşlik ettiği baskında bir oda aranırken 550 civarındaki misafir de dışarı çıkarıldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı baskında Türk asıllı bir kişi gözaltına alındı, beraberindeki silah ve mühimmata da el konuldu. Bu kişinin üzerinde yapılan aramada ayrıca Gülen Hareketi’ne yakın kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir liste de ele geçirildi.

OTEL GÖREVLİSİNİN DİKKATİ SONUCU ORTAYA ÇIKTI

Spiegel’in güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre olay şöyle gerçekleşti: Otel görevlileri odalardan birinde küçük bir yanıcı/patlayıcı madde buldu. Bunun üzerine güvenlik güçlerine durumu bildiren yönetimin bu ihbarı ciddiye alınarak otelde arama yapılması kararı alındı. Yapılan aramada otelde kalan ve ismi açıklanmayan 40 yaşındaki bir Türk’te kurusıkı silah ve önemli miktarda gerçek mühimmat bulundu. Bunların yanı sıra Gülen Hareketi’ne mensup bazı kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir listeye de el konuldu. İsim listesinin yanında bu kişilere ait bazı kişisel bilgilerin de kaydedilmiş olduğu görüldü. Cep telefonu mesajlarından ve sohbet geçmişinden daha fazla bilgi almayı uman polis yetkilileri bu şahıs hakkında ayrıca mali soruşturma da başlattı.

55 KİŞİLİK İNFAZ LİSTESİ YAYINLANMIŞTI

Sosyal medyada dünyada Erdoğan muhalifi 55 kişiye yönelik infaz listesi yayınlanmış, Alman polisi de listede adı bulunan gazeteci Celal Başlangıç, Kürt siyasetçi Hasip Kaplan, gazeteci Cevheri Güven ve sanatçı Ferhat Tunç infaz listesinde isimleri olduğu gerekçesiyle uyarılmıştı. İsmi infaz listesinde yer alan gazeteci Erk Acarer de Almanya’nın başkenti Berlin’de önce evinde saldırıya uğramış, sonra da evinin önüne tehdit mesajı bırakılmıştı.

 

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Erdoğan rejiminin uzun koluna Almanya’da baskın: Üzerinden infaz listesi çıktı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’ın fiyat pahalılığının failini buldu: Marketler

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son aylarda gıda fiyatlarındaki fahiş fiyat artışlarıyla ilgili zincir marketleri suçladı. AKP’li Mücahit Yanılmaz da, marketlerin fiyat artışlarının “15 Temmuz’un devamı” olduğunu öne sürdü. Türkiye’deki en büyük market zinciri BİM’in sahibi Mustafa Latif Topbaş, Erdoğan’a yakınlığıyla biliniyor. 

BOLD – Her dönem yeni düşmanlar belirleyerek yoluna devam eden AKP rejiminin terör listesinin başında şimdi perakendeciler var. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD dönüşü yaptığı açıklamada gıda fiyatlarındaki fahiş artışlarla ilgili beş zincir marketi suçladı. Erdoğan, bu marketlerin topladığı ürünle piyasaları alt üst ettiğini öne sürerken, zincir marketler ise yapılan açıklamalara tepki gösterdi.

ZİNCİR MARKETLER PİYASALARI ALT ÜST EDİYOR

ABD temaslarının ardından gazetecilere konuşan Erdoğan, gıda fiyat artışlarıyla ilgili zincir marketleri suçlayarak, “Bu konuda kısmen özellikle bu zincir marketlerin sınırsız uygulamaları var. Bu sınırsız uygulamalar karşısında biz de Ticaret Bakanlığı olarak bunların üzerine üzerine gideceğiz” dedi. Zincir marketlerin yoğun ürünleri topladığını belirten Erdoğan, “Bu da beş tane zincir market. Bunlar bütün o ürünü toparlıyor. Bu beş tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor. Bunlar eğer bu noktada daha adil davranırlarsa hem vatandaş uygun fiyatla ürün alabilecektir hem de üretici şu an itibarıyla kazanımını, parasını zamanında alma şansına ulaşacaktır”  dedi.

FİYAT ARTIŞLARI 15 TEMMUZ’UN DEVAMI

AKP Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz da marketleri darbe yapmakla suçladı. Kanal 42 TV’de katıldığı programda gıda fiyatlarıyla ilgili soruya yanıt veren Yanılmaz, “15 Temmuz’da başarılı olamayanlar, oyunlarına yarın da devam edecek. Bugün market fiyatları, yarın farklı bir şey ortaya çıkacak. Bundan bıkmayacaklar. Hepsi vatandaşı bir bıktırma operasyonu. Netice itibariyle vatandaşın yaşamını zorlaştırmak ve hükumet bu işi başaramıyor, gitsin yerine kimin geleceğini de söylemiyorlar. Gitsin de sonrasına bakarız gibi bir mantıkla hareket ediyorlar” dedi.

ÜLKER: MİLLETİN AKLIYLA ALAY ETMEYE LÜZUM YOK

Erdoğan rejiminin zincir marketleri hedef almasına Şok Market’i bünyesinde bulunduran Pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’daen tepki geldi. Gazetecilerle sohbet toplantısında ‘fahiş fiyatlar’ hakkında açıklamada bulunan Ülker, “Marketlere yükleniyorlar. Marketçi alıp satıyor. Parasını üreticiye ödüyor. Milletin aklıyla alay etmeye lüzum yok. Herhangi bir fahiş fiyat varsa ürün satılmıyor zaten. Biz yüzde 1 kazanıyoruz. Bunu indirsek ne olur? Daha pahalıya alıp ucuza satabilen biri doğmadı” dedi.

AYKAÇ: FİYATLARI DEVLET ARTIRDI

Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı ve BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç ise fiyatların yüksekliğiyle perakende sektörünün bir alakası olmadığını belirterek, “Bu sektörün bu kadar töhmet altında bırakılması doğru değil. Bu tamamen bir algı yönetimi. Bu algıya müsaade etmeyeceğiz…” dedi. Ticaret Bakanlığı ve diğer birimlerin çok sık denetlemelerde bulunduğunu vurgulayan Aykaç “Soruyor Ankara’dan bazı yetkililer; ‘Ya ne oldu da peynir fiyatları, süt fiyatları arttı?’ diye. Ama bilmiyorlar ki çiğ süt fiyatını devlet artırdı zaten” dedi. Kar marjlarını yüzde 1.2’ye kadar düştüğünü belirten Aykaç, fahiş fiyatlarla perakendenin bir alakasının olmadığını kaydetti.

ZİNCİR MARKETLERİN HİSSELERİ DÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının ardından bugün Borsa İstanbul’da işlem gören market hisseleri güne düşüşle başladı. Bim hisseleri yüzde 1.6 düşerken, Migros açılışta yüzde 4.7, Carrefoursa yüzde 2.8, Şok yüzde 1.7 değer kaybetti. Türkiye’de toplam 249 zincir market bulunuyor. Bu marketlerin toplam şube sayısı ise 38 bin 387. Beş büyük zincir marketin mağaza sayıları ise 30 bini geçiyor. İndirim marketlerin sektördeki payı son 10 yılda yüzde 60’dan yüzde 79’a kadar çıktı. Toplam perakende sektörünün yaklaşık 1.5 trilyon TL büyüklüğe ulaştığı; bunun 450 milyar TL’sinin organize (market vs) perakende sektörü tarafından gerçekleştirildiğini belirtiliyor. Yerel marketlerin ise toplam cirosunun 40 milyar lira olduğu bildiriliyor.

 

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Erdoğan’ın fiyat pahalılığının failini buldu: Marketler yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Turkey Tribunal’de karar günü: Erdoğan rejiminin hak ihlalleri dünyaya duyuruldu

AİHM’nin eski yargıçları ile insan hakları uzmanı profesörlerin bulunduğu Turkey Tribunal, Erdoğan rejiminin işkencelerini, kötü muamele ve hukuksuzluklarını dünyaya duyurdu. Belçika merkezli Turkey Tribunal Mahkemesi, 5’nci gününde dinlediği tanıklar ve delillere göre Türkiye’de 15 Temmuz sonrası artan hak ihlalleriyle ilgili kararını açıklayacak.

BOLD ANALİZ – AKP hükümetinin yargılandığı Turkey Tribunal İsviçre’nin Cenevre’de yapıldı. 4 gün süren yargılamalar Turkey Tribunal internet sitesinden ve Turkey Tribunal YouTube kanalından İngilizce veya Türkçe olarak takip edildi. Tribunal’de dinlenen tanıklar, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet’te yapılan işkenceleri detaylarıyla raporlara geçirdi

TANIKLAR GÖRDÜKLERİ İŞKENCELERİ ANLATTI

AKP hükümetinin sanık sandalyesine oturtulduğu ve yargılandığı Turkey Tribunal’in ilk oturumda Tarih öğretmeni Erhan Doğan yaşadıklarını anlattı. 15 Temmuz’dan 9 gün sonra gözaltına alınarak Ankara Terörle Mücadele Şubesinin gözaltı merkezi olarak kullandığı Ankara Emniyetine bitişik spor salonuna götürüldüğünü söyleyen Doğan ‘ İlk gece bizi soyup üzerimize su döküp copla dövdüler. Ertesi gece Filistin askısı işkencesini uyguladılar. Bıraktıklarında bütün kemiklerimin kırıldığını düşündüm’ dedi.

ASKIYA ALINDI, ÇIPLAK VAZİYETTE İŞKENCE EDİLDİ

AKP hükumeti güvenlik güçlerinin yaptığı işkencelerin yargılandığı Türkiye Tribünali’nde İstanbul’da kaçırılan Gökhan Güneş’in avukatları konuştu. Gökhan’ın ‘Görünmezler’ adı verilen kişiler tarafından kaçırıldığını belirten avukat Sezin Uçar, “Bilmediği bir yerde kapatıldı. Sistematik bir şekilde işkenceye ve tecavüz tehdidine maruz kaldı. Askıya alındı. Ters kelepçeli şekilde çıplak vaziyette günlerce bekletildi. Kaba dayak işkencesine de maruz kaldı” dedi.

ELEKTROŞOK VERDİLER, SEKS ALETİYLE TEHDİT ETTİLER

Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben: “Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar, bir seks aletini getirdiler. Beni eğip bununla kötü şeyler yapacaklarını söylediler. Burada devlet biziz, artık devlet farklı idare ediliyor, dediler.”

GÖZALTINDA ÖLEN GÖKHAN AÇIKKOLLU’NUN EŞİ DE DİNLENDİ

Türkiye Tribünali Halk Mahkemesinde 15 Temmuz sonrası gözaltında uğradığı işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu tanık olarak dinlendi. Açıkkollu, “Eşimi evde gözaltına alırken ve polis arabasında darp ediyorlar. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değildi. Dayakla kırılmış olmalıydı. Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi” dedi.

BARBORAS ŞANSAL: TUTUKLAMA VE İŞKENCELERLE SUSTURULUYORUZ

AKP iktidarının ve basınının sürekli hedef gösterdiği tasarımcı Barbaros Şansal, Turkey Tribünal’in yargıçlarına hakkındaki mahkeme kararlarının Fransızca çevirisini sundu. Bugüne kadar kendisine 58 dava açıldığını ifade eden Şansal, “İnsanları ithamlar ve suçlamalarla susturarak,  haksız yargılamalar, tutuklamalar ve işkencelerle yıldırarak yol almaya çalışıyorlar.” dedi.

POLİS KURŞUNUYLA ÖLEN KEMAL KURKUT’UN ABİSİ

21 Mart 2017 tarihinde Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında polis kurşunuyla öldürülen 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un abisi Ercan Kurkut da Turkey Tribünal’a yaşadıklarını anlattı. Kurkut, Türkiye’de mahkeme mahkeme dolaşmalarına rağmen adalet bulamadıklarını açıkladı.

AVRUPA PARLAMENTOSU İNSAN HAKLARI KOMİTESİ BAŞKANI

Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi Başkanı Marie Arena, sosyal medya hesabından Turkey Tribunal’le ilgili dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Tribunal’e gözlemci olarak katıldığını belirten Arena, “Bu Halk Mahkemesi, Türkiye’nin insan hakları sicilini çeşitli yönleriyle gözden geçirmek ve karara bağlamak üzere kurulmuştur” dedi.

BELÇİKA ESKİ BAŞBAKAN YARDIMCISI İŞKENCE FOTOĞRAFLARINI GÖSTERDİ

Belçika eski Başbakan Yardımcısı ve İnsan Hakları Hukukçusu Prof. Dr. Lanotte, Turkey Tribunal’de Kırgızistan’dan kaçırılan Orhan İnandı’nın işkenceye uğrayan fotoğrafını gösterdi. Lanotte, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnandı’yı elçiliğimiz sayesinde yakaladık ve hepsini yakalayacağız demiştir. Daha önemlisi resimdeki insan elini tutuyor. Bir adli doktor, İnandı’nın işkence gördüğünü söyledi. Kolu kırılmış üç yerden” dedi.

TÜRKİYE’DE İŞKENCECİLER CEZASIZ KALIYOR

Erdoğan Rejimi’nin insan hakkı ihlallerinin yargılandığı Türkiye Tribünali halk mahkemesi üçüncü gününde işkence ve kötü muamelelerin cezasız bırakılmasıyla ilgili rapor açıklandı. Raportör Dr. Emre Turkut, “İşkence ve kötü muameleye karşı cezasızlık uygulaması Türkiye’de norm haline gelmiştir” dedi.

ERDOĞAN İKTİDARININ DÜŞMANLAŞTIRDIĞI KİTLELER

Turkey Tribunali Halk Mahkemesi dördüncü gününde Cenevre’de devam ediyor. Yargı bağımsızlığı ve adalete erişimle ilgili tanık olarak dinlenen eski Cumhuriyet Savcısı Hasan Dursun, “Erdoğan iktidarının düşmanlaştırdığı birinin Anayasal hakkını kullanma hakkı yoktur” dedi.

İSVİÇRE TÜRKİYE BÜYÜKELÇİLİĞİ SANSÜR TALEBİNDE BULUNDU

İsviçre’deki Türk Büyükelçiliği, Erdoğan rejiminin uyguladığı insan hakları ihlallerinin ortaya döküldüğü Turkey Tribunal mahkemesinin durdurulması için girişimde bulunduğunu kabul etti. Büyükelçilik, mahkemeyi BM’ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından mahkemenin iptali için talepte bulundukları doğruladı.

CAN ATAKLI: İŞKENCELER  ULUSLARARASI KAYDA GEÇİRİLDİ

Gazeteci Can Ataklı, Erdoğan rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal’de vahim şeyler anlatıldığına dikkat çekti. İktidara yakın medyanın mahkemeyi hafife almasını eleştiren Ataklı, “Bence o kadar hafife almasın kimse. Orada kişiler çok vahim şeyler anlatıyorlar. Bunların hepsi uluslararası arenada kayda geçiriliyor. Türkiye’nin başını çok ağrıtacaktır” dedi.

YANDAŞ MEDYA RAHATSIZ OLDU

Saray’a yakın ve damat Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönettiği Sabah Gazetesi Turkey Tribunal’i “Turkey Tribunal’a en çok F.tö ve PKK sevindi, Türkiye işkenceci gibi gösterildi” başlığıyla verdi. Duruşmalarda Türkiye’nin karalanıp işkenceci bir ülke olarak lanse edildiği öne sürülen haberde Turkey Tribunal Mahkemesi tanıklarının dinlenmesinden sonra hazırlanacak raporla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulacağına dikkat çekildi.

PERİNÇEK’İN AYDINLIK GAZETESİ DE MANŞETTEN VERDİ

Cumhur İttifaakı’nın küçük ortağı Vatan Partisi’nin yayın organı Aydınlık da Turkey Tribunal’i hedef aldı. Haberde daha önce de Çin’e karşı Uyghur Tribunal mahkemesi kurulduğu belirten Aydınlık, haberinde şu ifadelere yer verdi: “Turkey Tribunal’ adlı sözde mahkeme Belçika’da kuruldu, İsviçre’de Türkiye’yi ‘yargılamaya’ başladı. Hazırlanacak raporla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulacak.”

TURKEY TRİBUNAL MAHKEMESİNDEKİ HAKİMLER KİMLER?

BAŞKAN TULKENS AİHM BAŞKAN YARDIMCILIĞI YAPTI

Turkey Tribunal Mahkemesi Başkanı Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, 1976-98 yılları arasında Université de Louvain la Neuve’de çalıştı. 1998-2012 yılları arasında Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargıç ve daha sonra başkan yardımcılığı görevlerini yürüttü. 2012-2016 arasında BM Kosova İnsan Hakları Danışma Paneli Üyesi olan Tulkens, 2013-2018 arasında AB Temel Haklar Ajansı Bilim Kurulu Üyesi ve 2016-2017 yıllarında “Monsanto Tribunal Mahkemesi» başkanı olarak görev yaptı.

VAN DER WESTHUIZEN GÜNEY AFRİKA ANAYASA MAHKEMESİ ESKİ HAKİMİ

1976-1998 yılları arasında Pretoria Üniversitesi’nde İnsan Hakları Merkezi profesörü ve kurucu direktörü olarak görev yapan Dr. Johann van der Westhuizen, 1999-2004 yılları arasında Güney Afrika Yüksek Mahkemesi Transvaal Şubesinde yargıç olarak çalıştı.  Dr. Johann van der Westhuizen 2004-2016 arısında Güney Afrika Anayasa Mahkemesi eski Hakimi olarak görev yaptı.

BAEYENS, İNSAN HAKLARI KONUSUNDA UZMAN

Halihazırda Robert F. Kennedy İnsan Hakları Uluslararası Savunuculuk ve Dava Takibi Başkan Yardımcısı olan Angelita Baeyens, 2012’den beri Georgetown Üniversitesi Hukuk Merkezi’nde Yardımcı Hukuk Profesörü olarak görev yapıyor. 2012-2014 yılları arasında BM Siyasi İşler Bakanlığı Siyasi İşler Sorumlusu olan Baeyens, 2006-2012 Inter-American İnsan Hakları Komisyonu’nda hukuk görevlisi olarak çalıştı.

MALINVERNİ, AVRUPA KONSEYİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKAN YARDIMCISI

Prof. Em. Dr. Giorgio Malinverni, halen Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. 1965 yılında Cenevre’deki Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nde doktora yapan Malinverni’ye, 2011 yılında Zürih Üniversitesi tarafından fahri doktor unvanı verildi. 1974-1980 yılları arasında Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde profesör olarak çalışan Malinverni, 1990-2006 yılları arasında da Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu’nda (Venedik Komisyonu) görev yaptı. Malinverni 2007-2011 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi (Strazburg) olarak çalıştı.

BİANKU, AİHM VE VENEDİK KOMİSYONU ÜYESİ

Prof. Dr. Ledi Bianku, halen Strazburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde görev yapıyor. 2008-2019 yılları arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi olan Bianku, 2006-2008 yılları arasında Venedik Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu Üyesi olarak çalıştı. Bianku, Arnavutluk Sulh Hakimi Yüksek Okulu ve Tiran Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde (Arnavutluk) insan hakları, AB hukuku ve uluslararası kamu hukuku dersleri verdi.

PACE, BM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU SEKRETERİ OLARAK ÇALIŞTI

Uluslararası arabuluculuk ve uluslararası anlaşma prosedürleri ile ilgilenen uluslararası insan hakları hukuku uzmanı olan, 2000-2002 yılları arasında New South Wales Üniversitesi Avustralya İnsan Hakları Merkezi Direktörü olarak görev yapan Dr. John Pace, şu anda ise Diplomasi Eğitim Programı Direktörü olarak çalışıyor. 2004-2006 yılları arasında BM Irak Yardım Misyonu İnsan Hakları Ofisi Şefi olan Pace, 1978-1991 ve 1993-1994 yılları arasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri olarak çalıştı. Pace, 1978-1988 çeşitli ülkelerdeki soruşturma görevlerini içeren Özel Prosedürler Başkanı olarak görev yaptı.

AKP yargısı IŞİD’e merhametli: Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’liyi serbest bıraktı

Turkey Tribunal’de karar günü: Erdoğan rejiminin hak ihlalleri dünyaya duyuruldu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Eski MİT’çi Altaylı’nın Erol Olçok ve Davutoğlu’na verdiği gizli belge deşifre oldu

Eski MİT’çi Enver Altaylı’nın telefonundaki ‘Rusya istihbaratına ait’ denilen belge yayınlandı. Devletin gizli kalması gereken belgesini yayınlamanın suç olduğunu belirten Altaylı, aynı belgeyi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a en yakın isim Erol Olçok ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na verdiğini açıkladı.

BOLD – Gülen Hareketine yönelik yargılamalar çerçevesinde tutuklanan ve 42 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebiyle yargılanan eski Milli İstihbarat Teşkilatı mensubu Enver Altaylı, telefonunda bulunan ve ‘Rusya’ya ait istihbarat belgesi’ olduğu belirtilen dosyaya ilişkin savunma yaptı.

Independent bahsedilen belgeyi yayınlayınca Türkiye Cumhuriyeti devletinin gizli belgesi dünya kamuoyunun önüne düştü. Independent Türkçe’de de yer alan habere göre Altaylı, savunmasında 2017 Ağustos’unda tutuklanmasına, devletin hassas kurumlarına sızmış Rus ajanları ve bazı Rusçu yazarların neden olduğunu söyledi.

RUS İSTİHBARAT TEŞKİLATINA AİT BELGE

Haberde, FSB Müdür Yardımcısı Sirotkin tarafından FSB Başkanı Brotnikov’a sunulduğu belirtilen ve Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dosyasına giren rapor da yayınlandı. Altaylı’nın telefonundan çıkan Rusya Federasyonu İstihbarat Teşkilatı (FSB) Başkanı Alexander Bortnikov’a sunulmak üzere, FSB Müdür Yardımcısı General Sirotkin Gennadyeviç tarafından Türkiye’nin istikrarsızlaştırılması için hazırlandığı belirtilen bir rapor çıktı.

‘DEŞİFRE EDİLMESİ SUÇ’

Bu raporun iddia makamı tarafından dosyaya konularak deşifre edilmesinin suç olduğunu söyleyen Altaylı, mahkemeyi de uyardı: “Gizli tutulması Türkiye’nin güvenliği açısından, Türkiye-Rusya ilişkileri açısından şart olan bu belge iddia makamı tarafından dünyaya ilan ediliyor. Suç işliyor. Ruslar böylelikle, Türk devletinin elinde olan gizli bir bilgiden haberdar edilmiş olmaktadır. Yani beni casuslukla suçlayan iddia makamı, aslında devletin gizli bir bilgisini Ruslar ile paylaşmaktadır.”

‘EROL OLÇOK’A VERDİM’

Altaylı, Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te hava sahasını ihlal eden Rusya Federasyonu Hava Kuvvetleri’ne ait SU-24 savaş uçağını düşürdükten sonra hazırlandığı belirtilen raporu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde şüpheli şekilde öldürülen Erol Olçok’a verdiğini ve onun aracılığıyla üst düzey devlet görevlilerine ulaştırılmasını sağladığını anlattı.

‘DAVUTOĞLU’NA ULAŞTIRILMASI İÇİN BİLGİN’E TESLİM ETTİ’

Altaylı savunmasında, Rusya’nın, Türkiye’ye karşı atacağı adımların yer aldığı raporu, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na ulaştırması için Çankaya Köşkü’nde bir araya geldiği Başbakan Başdanışmanı Feridun Bilgin’e teslim ettiği bilgisini de verdi. Altaylı, bu belgeyi devlet görevlilerine teslim ettiği için kendisinin suçlanamayacağını, böyle bir yargılamanın ancak Rusya Federasyonu savcıları tarafından yapılabileceğini belirtti.

BİLGİN DOĞRULADI: RAPORU DAVUTOĞLU’NA TESLİM ETTİM

Independent Türkçe’ye konuşan Feridun Bilgin, Altaylı’yla bir araya geldiklerini ve FSB’nin üst düzey yöneticileri tarafından hazırlandığı ileri sürülen raporu aldığını ifade etti. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun liderliğindeki Gelecek Partisi’nin Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Bilgin, “Raporu başbakana teslim ettim. İlgili kurumlar gereğini yapmıştır” ifadesini kullandı.

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Eski MİT’çi Altaylı’nın Erol Olçok ve Davutoğlu’na verdiği gizli belge deşifre oldu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP yargısı IŞİD’e merhametli: Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’liyi serbest bıraktı

AKP yargısının IŞİD’i kollayan yeni bir kararı daha ortaya çıktı. Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’li Ömer Y.’nin serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Geçen hafta da iki Türk askerinin yakılarak şehit edilmesinde fetva veren “IŞİD kadısı” Alwi’nin de adli kontrolle serbest bırakıldığı, Gaziantep’te dükkân işlettiği belirlenmişti.

BOLD – Türk askerleri Sefter Taş ve Fethi Şahin’in Suriye’de yakılarak şehit edilme görüntüleri Türkiye’de infiale yol açmıştı. Şehit edilen Mehmetçiklerin aileleri faillerin bulunması için her yolu denedi. Ancak AKP medyası olayın üstünü kapattı. Yakalanan IŞİD’lilerin de sessiz sedasız cezaevinden tahliye edildiği ortaya çıktı.

IŞİD’IN MEDYA BAKANLIĞI ÇALIŞANI

IŞİD’in “medya bakanlığı” olarak adlandırılan yapılanmasında çalışan ve iki Türk askerinin yakılma görüntülerini çekip servis eden Ömer Y.’in İstanbul’da yargılandığı mahkeme tarafından, 16 Nisan 2020 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiği ortaya çıktı. Ömer Y.’nin şu an nerede olduğu bilinmiyor.

IŞİD Medya Sorumlusu Ömer Y.

2018’DE TUTUKLANDI, 2020’DE SERBEST KALDI

ANKA Haber Ajansı’nın haberine göre Ömer Y, 2018 yılında Ankara Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nda alınan ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Tutuklanan Ömer Y. hakkındaki soruşturma dosyası, “yetkisizlik” kararı ile İstanbul’a gönderildi. IŞİD’li sanık hakkındaki yargılama İstanbul’da sürerken 16 Nisan 2020 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

GAR KATLİAMINDA DA DİNLENECEKTİ

IŞİD militanı Ömer Y., 2018 yılında Ankara’da yakalanmıştı. IŞİD’in öldürdüğü Türk askerlerinin yakılma anının görüntülerini çektiren ve servis eden sanığın ifadesi, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na ilişkin yargılama dosyasına da girmişti. Ömer Y. 24 Kasım 2021 tarihinde 10 Ekim katliamına ilişkin firari sanıklar yönünden devam eden dosya kapsamında da tanık olarak dinlenecekti.

“SEDAT PEKER VE MİLLETVEKİLİNE SUİKAST DÜZENLEYECEKTİK”

Ömer Y. 2018 yılında alınan ifadesinde IŞİD’in askeri yapılanmasını anlatmıştı. Sanık ifadesinde, “20 Temmuz 2015 Suruç, 10 Ekim Ankara Tren Garı ile 20 Ağustos Gaziantep düğün saldırıları emrini Ebu Zeynep Halebi verdi. Türkiye’deki saldırıları organize eden Abullatif Efe kod isimli Yunus Durmaz’ın IŞİD’in dış istihbarat birimi çalışanıydı. IŞİD’in Muğla’nın Bodrum, İzmir’in Çeşme ve Aydın’ın Didim ilçelerine yönelik saldırı planı yapıyordu. Organize suç örgütü yöneticiliğinden hakkında yakalama kararı çıkarılan Sedat Peker ve bir milletvekiline IŞİD suikast düzenleyecekti. IŞİD’e katılan Türkler ‘Fursanül Hilafe Ketibesi’ne giriyordu. Ketibe’nin başında Gaziantepli Cengiz Dayan vardı” iddialarını gündeme getirmişti.

23 bin kişinin atıldığı TSK’da ankesör soruşturması: 51 gözaltı

AKP yargısı IŞİD’e merhametli: Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’liyi serbest bıraktı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi

Online yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na kalabalık bir heyetle giden ancak ABD Başkanı Biden ile görüşemeden dönen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, rotayı Rusya’ya kırdı. Erdoğan, 29 Eylül’de Soçi’de Putin ile görüşecek. Rus Lider Putin, iki yıl önce Erdoğan ve heyetini kapıda bekleterek diplomatik bir cevap vermişti. 

BOLD – ABD dönüşünde ABD Başkanı Joe Bİden ile “iyi bir başlangıç” yapamadıklarını itiraf eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan rotayı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e döndü. Erdoğan gelecek hafta Soçi’de Putin’le “başbaşa” görüşecek. Rus çevirmen dışında kimsenin olmayacağı görüşmede Erdoğan’ın yeni S-400’ler, yenilenecek doğalgaz anlaşması başta olmak üzere ne gibi tavizler vereceği ise merak konusu oldu.

“KİMSEYİ YANIMIZA ALMADAN”

ABD dönüşü 29 Eylül’de Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı görüşme sorusuna Erdoğan, “29 Eylül’de nasip olursa Sayın Putin’le Soçi’de yapacağımız ikili görüşme gerçekten önem arz ediyor. Heyetler arası görüşme yok, Sayın Putin’le sadece ikili görüşme yapacağız. Bu tabi sadece İdlib’i içeren bir görüşme olmayacak. Aynı zamanda Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini ve Suriye’deki durumu masaya yatıracağız. Suriye’de nereye geldiğimizi, bundan sonraki süreçte de nereye geleceğimizi kendileriyle konuşacağız. Kimseyi üçüncü bir şahıs olarak yanımıza almadan bu görüşmeyi yaparken orada tabi Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir karara da varacağız” dedi.

ABD’DEKİ AÇIKLAMALARI RUSYA’YI KIZDIRDI

Erdoğan BM Genel Kurulu konuşmasında da Kırım’ın ilhakını tanımadığını söyleyerek, “İlhakını tanımadığımız Kırım dahil, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasına önem veriyoruz” dedi. Dışişleri Bakanlığı da Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü olan desteğini sürdürdüğünü ve Kırım’ın hukuka aykırı ilhakını tanımadığını açıkladı. Açıklamada ayrıca 17-19 Eylül’de yapılan Duma seçimlerde Kırım itibariyle sonuçlarını Türkiye açısından hukuki bir geçerliliği bulunmadığı belirtildi.

PUTİN’İN TEMSİLCİSİ ERDOĞAN’I 15 TEMMUZ’LA TEHDİT ETTİ

Türkiye’nin son aylardaki Kırım açıklamalarına cevap Rusya Devlet Başkanı Putin’in Kırım Daimi Temsilcisi Georgiy Muradov’dan geldi. Muradov, bu ay başında yaptığı bir açıklamada “Türkiye, 15 Temmuz gecesi Türk Cumhurbaşkanı’nın darbeden kurtarılmasına Rusya yönetiminin nasıl yardım ettiğini iyi hatırlamalı” dedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Erdoğan’ın Kırım açıklamasına “(Erdoğan’ın) Rusya ziyaretinin hazırlıkları sürerken bu tür açıklamaların yapılmasını üzüntüyle karşılıyoruz. İkili ilişkilerin gelişimine ve sıcak bölgesel tehditlerin çözümüne odaklanmak isterdik” diye yanıt verdi .

PUTİN ERDOĞAN’I AYAKTA BEKLETMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki yıl önce gerçekleşen Moskova ziyaretinde Putin’in Türk heyetini kabul ettiği salona, “Osmanlı’yı 93 harbinde yenen Rus askeri heykeli” ve Erdoğan ile Putin’in görüştüğü odaya 1783’te Kırım’ı ilhak eden Büyük Katerina’nın heykeli konuldu. Ayrıca Putin Erdoğan ve beraberindeki heyeti 2 dakika bekletip Rus devlet televizyonu kronometre tutarak yayınlattı. Bu durumla ilgili Türk tarafı resmi olarak herhangi bir açıklama yapmadı.

 

 

108 Kürt siyasetçinin yargılandığı gün Erdoğan’dan ‘Kürt Sorunu’ yorumu: Çözdük, aştık, bitirdik

Biden’dan umduğunu bulamayan Erdoğan rotayı Putin’e çevirdi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Dolar tarihi zirveyi denedi: Gözünü 9 liraya dikti

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın baskıları sonucu faiz indiren Merkez Bankası, doları durduramıyor. 100 baz puanlık indirim kararı sonrası 8,65 liradan 8,77 liraya kadar yükselen dolar bugün 8,85 lira seviyesini geçerek tarihi zirveyi denedi. 8,85 liranın kırılması halinde doların 9 liraya ulaşması bekleniyor.

BOLD –Haziran ayında 8,80 lira ile rekor kıran dolar, Merkez Bankası faiz kararının ardından hareketlendi. Dolar 24 Eylül Cuma günü yükselmeye devam ediyor. Sabah saatlerinde 8,85 TL’yi aşan dolar öğleye doğru 8,84 seviyelerinde geziniyor. Euro’daki yeni seviye ise 10,39 TL oldu.

ONS DÜŞMESİNE RAĞMEN, ÇEYREK ALTIN 815 TL’Yİ GEÇTİ

Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı düşmesine rağmen dolardaki artışla Türkiye’de gram altının fiyatı da arttı. Türkiye saati ile 10.10’da İstanbul Kapalıçarşı’da 24 ayar altının gramı 500 TL’ye yükseldi. Çeyrek altın 815,50 TL’den, Cumhuriyet altını 3 bin 291 TL’den satılıyor. 999 ayar has gümüşün gram fiyatı ise 6,44 TL oldu.

TÜRKİYE’NİN İFLAS RİSKİ ARTTI

Şahap Kavcıoğlu başkanlığındaki Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faizi 100 baz puan indirerek yüzde 18 seviyesine çekti. Merkez Bankası’nın 1,5 yıl aradan sonra faiz indirimine geçmesi Türkiye’nin risk primini de yükseltti. Türkiye’nin iflas kaskosu diye bilinen kredi temerrüt risk primi (CDS) 412 baz puana kadar fırladı.

Kira, elektrik ve doğalgaza da marketler mi zam yapıyor?

Dolar tarihi zirveyi denedi: Gözünü 9 liraya dikti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »