20 Şubat 2021 Cumartesi

Erdoğan, görüşemediği Biden’e medya üzerinden mesaj gönderdi

ABD’nin İran ambargolarını delmekle suçlanan kamu görevlileri ve siyasilerin yargılandığı Halkbank davasına sayılı günler kala AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçildiğinden beri görüşemediği ABD Başkanı Biden’e medya üzerinden ”iş birliğimizi güçlendirmek istiyoruz” mesajı gönderdi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’nin (TASC) televizyon kanalı TASC TV’nin kesintisiz yayın hayatına başlaması dolayısıyla gerçekleştirilen özel programa video mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, ”Yeni Amerikan yönetimiyle iş birliğimizi daha da güçlendirmek istiyoruz” dedi.

MÜTTEFİKLERİMİZDEN GARA KONUSUNDA NET TUTUM BEKLİYORUZ

Türkiye ve ABD arasında ortak çıkarlara dayalı, güçlü, kapsamlı stratejik müttefiklik ilişkisi olduğunu belirten Erdoğan, son dönemde Türk-Amerikan dostluğunun ciddi şekilde test edildiği bir süreç yaşadıklarını öne sürdü. Erdoğan, “Küresel barış ve istikrar hedefiyle çalışan tüm ülkelerin terörle mücadele konusunda ortak bir zeminde buluşması, teröre karşı ilkeli ve tutarlı hareket etmesi, bu bakımdan büyük önem arz ediyor. Bilhassa geçen hafta yaşanan 13 insanımızın şehit edildiği kalleş terör saldırısı sonrasında, tüm müttefiklerimizden net bir tutum bekliyoruz” diye konuştu.

YENİ ABD YÖNETİMİYLE İŞBİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRMEK İSTİYORUZ

Türkiye’nin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da terörle mücadelesini sınırları içinde ve dışında kararlı bir şekilde yürüteceğini ifade eden Erdoğan, “Türkiye olarak, Amerika ile ortak menfaatlerimizin görüş ayrılıklarımızdan çok daha fazla olduğu inancındayız. Bu anlayışla uzun vadeli bir perspektifle kazan- kazan temelinde yeni Amerikan yönetimiyle iş birliğimizi daha da güçlendirmek istiyoruz. Türkiye, iki ülke arasındaki müttefiklik ve stratejik ortaklık ilişkisine yaraşır şekilde üzerine düşeni yapmayı sürdürecektir” dedi.

 

Selda Bağcan: 3 kez cezaevine girdim, hepsinde çıplak arandım

medyabold
Devamını Oku »

Selda Bağcan: 3 kez cezaevine girdim, hepsinde çıplak arandım

Çıplak arama dayatmalarına ilişkin açıklama yapan kadınları hedef gösteren AKP’li Özlem Zengin’e yanıt veren Selda Bağcan, “3 kez cezaevine girdim. Her girişte çıplak arandım” dedi.

BOLD – Gözaltı ve cezaevi girişinde yaşanan çıplak arama dayatmasına ilişkin konuşan kadınlara “Onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez” diyen AKP’li Özlem Zengin’e tepkiler devam ediyor. Konuya ilişkin Twitter hesabından açıklama yapan sanatçı Selda Bağcan, “Şarkılarımdan dolayı üç defa hapse girdim. Aynı şarkılar şimdi dünyada meşhur oldu. Ve ben her girişte çıplak arandım. Anlamak istemeyenlere duyurulur!” ifadelerini kullandı.

AKP’li Grup Başkanvekili Özlem Zengin, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gündeme getirdiği çıplak arama tartışmasına önceki akşam TBMM Meclis İnsan Hakları Komisyon toplantısında cevap verdi. İddiaları sert bir dille reddeden Zengin, “O dediğiniz yerde (Uşak) böyle bir şey olmadı. Bir kadını çıplak arayacaksın, dakikasında bundan rahatsızlığını beyan eder, bir sene beklemez. Onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez” dedi.

Gözaltı merkezlerinde ve cezaevi girişlerinde yapıldığı belgelerle kanıtlanan çıplak aramanın kurgusal bir hareket olduğunu iddia eden Zengin, çıplak aramaya maruz kalan mütedeyyin kadınları yine yalancılıkla itham etti. Çıplak aramaya uğrayan Yüksel Direnişçileri Acun Karadağ, mimar Alev Şahin’i örnek gösteren Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu “fetöcü” diye hedef gösterdi. HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş ise Zengin’in “onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez” açıklamasını talihsiz bulduğunu ifade etti.

Özlem Zengin’den çıplak arama savunması: Onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez

medyabold
Devamını Oku »

Damat Albayrak’ın enerji projelerini sıralayan avukatı, ekonomi ile ilgili yaptıklarını es geçti

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın avukatı, herkesin merak ettiği nerede ve ne yaptığı ile ilgili sorulara cevap verdi. Avukatı, evinde eşi ve çocukları ile zaman geçiren Damat Albayrak’ın yaptığı hizmetlerin şükrünü ifa ettiğini öne sürdü.

BOLD – Sosyal medya hesabından paylaştığı mektupla istifa ettiğini duyuran ve bir daha görülmeyen eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın avukatı İsa Sinan Göktaş, “Damat nerede?” diye soran CHP’ye 500 bin TL’lik dava açılacağını duyurdu. Damat Albayrak’ın ekonomi ile ilgili yaptıklarını es geçip, enerji alanında yaptığı projelerini sıralayan Göktaş, Albayrak’ın görevinden ayrıldıktan sonra eşi ve çocuklarıyla zaman geçirdiğini ifade etti.

“128 MİLYAR DOLAR KAYBOLMADI” İDDİASI

Görevinden istifa ettikten sonra bir daha görülmeyen eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın avukatı Göktaş, CHP’nin müvekkiline yönelik söylemlerine ilişkin dava açacaklarını duyurdu. Konuya dair açıklamasını Twitter hesabından paylaşan ve “Son dönemde Sn. Berat Albayrak hakkında ana muhalefet partisi tarafından başlatılan, yazılı, görsel ve sosyal medya mecralarında yer alan çirkin iftira ve karalama çalışmalarına karşılık bu açıklamanın yapılmasına gerek görülmüştür” diyen Göktaş, Merkez Bankası’nın herhangi bir miktarda döviz ya da TL cinsinden kaynağının farklı yere transfer edilme ya da yok olma durumunun olmadığını öne sürdü.

TÜM ZORLUKLARA RAĞMEN ÖNEMLİ ADIMLAR ATTI

Ana muhalefetin ve kimi çevrelerin Albayrak’a karşı ‘algı operasyonu’ yaptığını iddia eden Göktaş, Albayrak’ın bakanlığı döneminde ‘bu ülkenin insanının, esnafının, çiftçisinin, zanaatkarının ve sanayicisinin yanında olduğunu’ savundu. Albayrak’ın terör örgütünün saldırılarına ve tüm zorluklara rağmen önemli adımlar attığını öne süren Göktaş, “Döneminde temelleri atılan bor fabrikaları, sürdürülebilir enerji sistemleri üretim fabrikaları, Doğu Akdeniz de oyun değiştiren sondaj gemileri vs ile ana muhalefetin tarihi boyunca hayal edemeyeceği hizmetleri bu millet için gerçekleştirmiş olmanın şükrünü ifa etmektedir” dedi.

500 BİN LİRALIK DAVA AÇACAK

Albayrak’tan görevinden ayrıldıktan sonra haber alınamamasına da değinen Göktaş, “Görev süresi boyunca Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki hiçbir bakanın karşılaşmadığı yalan, iftira ve ahlaksız saldırılara maruz kalan Sn. Berat Albayrak görevinden ayrıldığı günden bu yana normal bir Türk ailesinde olduğu gibi evinde eşi ve çocukları ile zaman geçirmektedir” aktarımını yaptı. Göktaş, Albayrak hakkındaki söylemler nedeniyle 500 bin liralık dava açacaklarını kaydetti.

Erdoğan ve İmamoğlu’nun proje savaşı / Kim haklı?

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan ve İmamoğlu’nun proje savaşı / Kim haklı?

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında proje savaşı yaşanıyor. Belediyenin projelerine AKP’li Cumhurbaşkanı, “Devletin imkanları çarçur ediliyor” diyerek karşı çıkarken işte halkın yaşananlara karşı bakışı…  

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında proje savaşı yaşanıyor. İmamoğlu’nun İstanbul’la ilgili projeleri Erdoğan ve AKP tarafından engellenmeye çalışılıyor. İmamoğlu “halka hizmet etmemiz engelleniyor” derken, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan “Devletin imkanları çarçur ediliyor” diyerek karşı çıkıyor. Haberi izleyip, siz karar verin kimin haklı olduğuna.

CHP “firari damat” için bu sefer yarını işaret etti

 

 

medyabold
Devamını Oku »

Teksas’ta soğuk hava hayatı durdurdu: 40’ın üzerinde ölü var

Şiddetli fırtına ve soğuk havalar Teksas’ta hayatı durma noktasına getirdi. Başta elektrik, içme suyu ve gıda olmak üzere birçok hizmete ulaşamayan ABD’liler market önlerinde büyük kuyruklar oluşturdu. Şu ana kadar 40’ın üzerinde ölü var.

BOLD – Kış fırtınasının Teksas’a faturası ağır oldu. Hafta başından beri etkili olan elektrik kesintileri, ulaşım problemleri ve suların kesilmesi sebebiyle bölgede büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bölgenin son 30 yılın en soğuk günlerini geçirdiği belirtilirken ölü sayısı 40’ın üzerine çıktı.

SU BORULARI PATLADI

ABD’nin normalde en sıcak bölgelerinden biri olan Teksas’ta soğuk hava sebebiyle su boruları dondu ve patladı. Bazı yerlerde patlamayı önlemek için musluklar açık bırakıldı. Ancak daha fazla boru patlamasını önlemek ve basıncını korumak için belediye yetkilileri, halka evlerindeki suyu kesme çağrısında bulundu. Houston Belediye Başkanı Sylvester Turner, halkın pazar gününe kadar musluk suyunu içmeden önce kaynatmak zorunda kalacaklarını söyledi.

ELEKTRİKLER KESİK

Bölgenin eski olan elektrik yapısı da olumsuz hava şartlarına dayanamadı. Elektrik jeneratörlerini çalıştırmak için gereken ekipmanlar da soğuk hava sebebiyle dondu. Bu sebeple elektrik santralleri de birbiri ardına devre dışı kaldı ve tüm sistemin çökmesini önlemek için aralıklı elektrik verilmeye başlandı. Ancak bu da daha büyük talebe neden olup sistemi kilitledi. Teksas’ta 4 milyondan fazla hane elektriksiz kaldı.

Amerika’nın dördüncü büyük şehri olan Houston’da ise yiyecek, gaz ve erzak için marketlerin önünde uzun kuyruklar oluştu. Birçok market rafı tamamen boşalmış durumda ve gıda sıkıntısı da yaşanıyor.

İklim bilimcileri, Kuzey Kutbu’ndaki hızlı değişikliklerin bunun gibi sert kış fırtınalarına yol açabileceğini ve Teksas gibi yerlerdeki elektrik santrallerinin buz ve kara daha iyi hazırlanması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyorlar.

medyabold
Devamını Oku »

Turkish appeals court upholds sentence against pro-Kurdish MP

Turkey’s top appeals court approved a jail sentence against a lawmaker from the pro-Kurdish Peoples’ Democratic Party (HDP) on terrorism charges, state media said on Friday, potentially opening the way to him being barred from parliamentary membership.

Two other lawmakers from the HDP, the parliament’s third-largest, had their parliamentary status revoked last year after convictions against them became final. Revocation of their status means they are no longer a member of the assembly.

President Tayyip Erdogan, his AK Party, and their allied Nationalist Movement Party (MHP) accuse the HDP of links to the outlawed Kurdistan Workers Party (PKK). HDP denies links to terrorism.

Many of the party’s prominent members have been investigated, tried, and jailed over terrorism charges. Selahattin Demirtas, the party’s former leader and one of Turkey’s most prominent politicians, has been in jail for more than four years.

The HDP has come under renewed pressure this week after 13 captive Turks were found to have been killed by PKK militants in a cave in northern Iraq.

State-owned Anadolu news agency said on Friday the Court of Cassation approved a jail sentence of two years and six months against HDP lawmaker Omer Faruk Gergerlioglu over “spreading terrorist propaganda.”

The ruling means the sentence is final, which could lead to his parliamentary status being revoked.

Another investigation was launched against Gergerlioglu this week after he said on Twitter that the Turks who were killed by the PKK could have survived if the government had made efforts to rescue them.

The PKK, designated a terrorist group by Turkey, the United States, and European Union, has been waging an insurgency in the mainly Kurdish southeast Turkey since 1984 and more than 40,000 people have been killed in the conflict.

Turkey’s recent fight against the PKK has increasingly focused on northern Iraq, where the group has its stronghold in the Qandil mountains.

Reuters

Turkey deposes 47th opposition HDP mayor

The post Turkish appeals court upholds sentence against pro-Kurdish MP appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2021/02/20/turkish-appeals-court-upholds-sentence-against-pro-kurdish-mp/
Devamını Oku »

‘Eski Bakan Fakıbaba AKP’den istifa etti’ iddiası

AKP Urfa Milletvekili ve eski Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın partisinden istifa ettiği iddia edildi. İddiaya göre Fakıbaba, bakanlık yaptığı dönemde atadığı bürokratların neredeyse tamamının yeni bakan Bekir Pakdemirli döneminde görevden alınmasına tepki olarak istifa kararı aldı.

BOLD – AKP kulisleri yeni bir istifa haberini konuşuyor. Urfa Milletvekili ve eski Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın AKP’den istifa ettiği ileri sürüldü. İstifa kararının arkasında ise Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin bakanlıkta kendi kadrosunu oluşturması ve Fakıbaba’nın bürokratlarının tamamına yakının görevden alınması olduğu iddia ediliyor.

“BARDAĞA TAŞIRAN SON DAMLA” MI?

Fakıbaba’nın geçtiğimiz günlerde attığı “Bazen bütün izlerin birbirine karışması, bardağı taşıran son damla olur…” tweeti, istifa mı edecek yorumlarına neden olmuştu. Fakıbaba iddia göre bu paylaşımı en yakın arkadaşı Emin İzol’un Tarım Bakanlığındaki görevinden alınmasından sonra yaptı. Urfagaste.com’un haberine göre vekil Fakıbaba eşi Gül Fakıbaba’dan dahi habersiz aldığı istifa kararının ardından tek başına notere giderek istifa dilekçesini verdi. Kararını danışmanı aracılığıyla AKP Genel Merkezine de gönderdi.

SON KARAR ERDOĞAN’LA GÖRÜŞMESİNDEN SONRA

İddialara göre AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş durumu öğrenince, kararından vazgeçirmek için Fakıbaba’yı evinde ziyaret etti. Bu ziyarette Fakıbaba ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında bir telefon görüşmesi de yapıldı. Fakıbabın istifa kararından henüz vazgeçmediği ancak nihai kararı Erdoğan ile yapacağı görüşmenin sonrasında alacağı ileri sürülüyor.

medyabold
Devamını Oku »

CHP “firari damat” için bu sefer yarını işaret etti

CHP eski Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’la ilgili yeni paylaşımında beklentileri yükseltti. “Damat firarda” videosuyla saat 13:00’ü işaret eden CHP, yeni paylaşımında yarını işaret etti.

BOLD – CHP sosyal medya hesabından aylardır kamuoyu önüne çıkmayan eski Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ı gündemde tutmaya devam ediyor. “Damat nerede?” sorusunu soran CHP, bu sefer “arkası yarın” diyerek yeni paylaşım yapacağının sinyalini verdi.

CHP gece saatlerinde “Merkez Bankası’nın 128 milyar doları kayıp ama sorumlusu ‘damat’ firarda… Yarın saat 13.00’te damadı buluyoruz” başlığı ile bir video paylaşmıştı. Ayrıca videoda kullanılan ‘çokomel, damat firarda, hafta sonu eğlencesi sen de oyna, damadı bul, saat 13’te” ifadeleri de çekti.

“SEN DE OYNA, FİRARİ DAMADI BUL”

Gözlerin çevrildiği saat 13.00’de CHP’den yeni bir paylaşım geldi. CHP’nin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Para nerede? Kayıp… Peki ‘damat’ nerede?

Sen de oyna, firari damadı bul.

Arkası yarın…”

Paylaşımın altına birçok insan figürünün olduğu bir resim yerleştirildi. Ayrıca “firari damadı bul” ifadesinin hemen arkasına bir büyüteç simgesi eklendi.

medyabold
Devamını Oku »

Kovid-19 tedbirleri Türkiye’de 1 Mart’tan itibaren gevşetilecek

Türkiye tüm tartışmalara rağmen pandemi tedbirlerini kaldırmaya hazırlanıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, normalleşme sürecinin 1 Mart itibarıyla ve belirlenen kriterler çerçevesinde başlayacağını açıkladı.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından 1 Mart itibarıyla ve belirlenen kriterler çerçevesinde normalleşmenin başlayacağını duyurdu.

Türkiye’de Kovid-19’a karşı alınan önlemlerin yetersizliği tartışılırken AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kabine toplantısı sonrası normalleşmenin başlayacağını açıklamıştı. Yeni açıklama Sağlık Bakanından geldi. Fahrettin Koca, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “Normalleşme adımlarını titizlikle çalışıyoruz. Yerinde karar dönemi ile kademeli normalleşeceğiz. 1 Mart itibarıyla süreç, belirlenen kriterler çerçevesinde 4 risk seviyesinde valilerimizin başkanlığındaki il hıfzıssıhha kurullarımızla başlayacak” ifadelerini kullandı.

AKP hükumetinin planlarına göre, iller vaka sayılarının nüfuslarına oranı doğrultusunda “düşük riskli“, “orta riskli“, “yüksek riskli” ve “çok yüksek riskli” olarak sınıflandırılacak.

-Yüz binde 10’un altında vaka görülen iller “düşük riskli“,

-Yüz binde 11-35 arası vaka olan iller “orta riskli“,

-Yüz binde 36-100 arası vakası bulunan iller “yüksek riskli“,

-Yüz binde 100’ün üstünde vaka seyri görülen iller ise “çok yüksek riskli” olarak sınıflandırılacak. Bununla birlikte düşük risk “mavi“, orta risk “sarı“, yüksek risk “turuncu“, çok yüksek risk “kırmızı” ile gösterilecek.

Her il kendi durumunu görerek tedbirleri değerlendirecek ve o ilde yaşayanların kısıtlamalar hakkında önceden bilgilendirilmesi sağlanacak.

medyabold
Devamını Oku »

Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a “ederine göre” dava

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Gara polemiğini yargıya taşıdı ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkında 5 kuruşluk dava açtı. Kılıçdaroğlu’nun dava dilekçesinde “Adamına göre, kişiliğine göre, ederine göre tazminat olmalı. Benim için Recep Tayyip Erdoğan’ın değeri 5 paradır. O nedenle 5 paralık dava açılması lazım” denildi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Gara operasyonundaki soru işaretlerini 5 madde halinde kendisine soran ve “13 şehidin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, 500 bin TL’lik tazminat davası açtı. Kılıçdaroğlu da bu hamleye “ederi bu kadar” diyerek 5 kuruşluk tazminat davası ile karşılık verdi.

ERDOĞAN’IN KONUŞMALARI DELİL OLARAK SUNULDU

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı yeminine hiçbir biçimde bağlı kalmadığını savunduğu Erdoğan’ın açılım süreci, Oslo görüşmeleri ve PKK ile ilgili açıklamalarını ayrı dosyalar halinde mahkemeye kanıt olarak sundu. Avukat Celal Çelik’in Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk mahkemesine sunduğu 17 sayfalık dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri için, “Tamamıyla hakaret ile iftira kapsamlı bu söz ve değerlendirmelerin Türk yargı makamları tarafından eleştiri kapsamlı görülmesi halinde bu söz ve yakıştırmaların başkaca siyasiler tarafından iktidar temsilcilerine yöneltilmesi sonucunu doğuracağı da gözden ırak tutulmamalıdır” denildi.

KARARIN 5 GAZETEDE YAYINLANMASI TALEP EDİLDİ

Erdoğan’ın 17 Şubat’ta AKP Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın tamamen hakaret ve iftira nitelikli olduğu belirtilen dava dilekçesinde, Kılıçdaroğlu’nun “kişilik değerlerine zarar verilmeye çalışıldığı” gerekçesiyle Erdoğan aleyhine 5 kuruş manevi tazminata ve ilamın tirajı en yüksek 5 gazetede yayınlanmasına karar verilmesi talep edildi.

“ERDOĞAN’IN DEĞERİ 5 PARADIR”

Dava dilekçesinde, Erdoğan’ın “kişiliği ve ekonomik durumu” düşünüldüğünde çok daha yüksek meblağlı tazminat davası açmak yerine neden 5 kuruş tazminat talep edildiği ile ilgili, “Her ne kadar dava konusu hakaret kapsamlı sözlerin ağırlığı, davalı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişiliği ve ekonomik ve sosyal durumu çok yüksek miktarlı tazminata hükmedilmesini gerektirmekte ise de bizzat müvekkilin; ‘Adamına göre, kişiliğine göre, ederine göre tazminat olmalı, benim için Recep Tayyip Erdoğan’ın değeri 5 paradır, o nedenle 5 paralık dava açılması lazım, ancak madem ‘Para’ birimi tedavülde yok, o halde 5 kuruşluk dava aç ve bunu da belirt’ talimatı çerçevesinde sadece 5 kuruşluk dava açma yoluna gidilmiştir” denildi.

 

Gergerlioğlu: Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez

 

 

medyabold
Devamını Oku »

YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın babası Muhammed Emin Saraç vefat etti

YÖK Başkanı Yekta Saraç ve kamuoyunda ‘Alo Fatih’ olarak da anılan eski Ciner Yayın Holding Yönetim Kurulu eski Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Saraç’ın babası Muhammed Emin Saraç, tedavi gördüğü Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nde vefat etti. 

BOLD – Hadis alimi olarak bilinen Muhammed Emin Saraç vefat etti. Saraç, YÖK Başkanı Yekta Saraç ve kamuoyunda ‘Alo Fatih’ olarak da bilinen Ciner Yayın Holding Yönetim Kurulu eski Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Saraç’ın babasıydı.

FATİH CAMİİ HAZİRESİNE DEFNEDİLECEK

Tedavi gördüğü Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nde hayatını kaybeden M. Emin Saraç’ın cenaze namazı yarın Fatih Camiinde öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazından sonra Fatih Camii haziresine defnedilecek.

ERDOĞAN ELİNİ ÖPMÜŞTÜ

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sık sık ziyaret ettiği ve 2014’te imam hatipten hocası Prof. Dr. Osman Öztürk’ün cenazesinde, namazı kıldıran Saraç’ın elini öpmüştü. Erdoğan sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda, “Ömrünün her safhasında rızayı ilâhî için gösterdiği büyük gayretlere şahitlik ettiğimiz, çok kıymetli İslâm âlimi Muhammed Emin Saraç hocamıza Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Muhterem hocamızın mekânı cennet, makamı âlî olsun” ifadelerine yer verdi.

‘Beşli Çete’de ihale kavgası başladı

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li Özhaseki Kılıçdaroğlu’na “yaltakçı” deyip HDP’ye oy verenlere lanet etti

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu oy için HDP’ye “yaltakçılık” yapmakla suçladı. Özhaseki, HDP’li seçmenleri de hedef aldı ve “Seçimlerde 4 tane oy alabilmek için olmadık kalıba giriyorsunuz. Lanet olsun oylarına. Onların oylarının Allah belasını versin” dedi. 

BOLD – AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, tartışmalı açıklamalara imza attı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile HDP ve seçmenini hedef alan Özhaseki “Lanet olsun oylarına. Onların oylarının Allah belasını versin” dedi.

“13 ASKERİMİZİN KATİLİ CUMHURBAŞKANIDIR”

Özhaseki, memleketi Kayseri’de yaptığı konuşmada HDP üzerinden CHP’yi hedef aldı. HDP’nin Meclis’te PKK’ya ‘lanet olsun’ diyemediğini belirten Özhaseki, “‘Biz teröre karşıyız, iki taraf da silah bırakmalıdır’ diyorlar. Biz bunları biliyoruz. Ana muhalefet de bunların sözcülüğünü yapmaya devam ediyor. Genel Başkanları beyanat veriyor, ’13 askerimizin katili Cumhurbaşkanıdır.’ Allah seni ıslah etsin. Ne olur bir gün PKK’yı kınasan. ‘3 tane oy alacağım’ diye bu adamlara yaltakçılık yapmasan. Seçimlerde 4 tane oy alabilmek için olmadık kalıba giriyorsunuz. Lanet olsun oylarına. Onların oylarının Allah belasını versin” dedi.

‘Beşli Çete’de ihale kavgası başladı

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu: Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, milletvekilliğini düşürecek Yargıtay kararını “Beni zulmedenler seçmedi ki milletvekilliğim bitsin. Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez ki!” sözleriyle eleştirdi. Bir Yargıtay üyesi ise kararın usul ve esasa aykırı olduğunu belirterek şerh düştü.

BOLD – Yargıtay’ın 2 buçuk yıl hapis kararını onadığı HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, karara tepki gösterdi. Kararın hukuken değil siyaseten alındığını vurgulayan Gergerlioğlu “Beni zulmedenler seçmedi ki milletvekilliğim bitsin. Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez ki! İnsan hakları kazanacak” sözleriyle tepkisini gösterdi.

GERGERLİOĞLU’NUN VEKİLLİĞİ DÜŞÜRÜLECEK

Yargıtay 16’ıncı Ceza Dairesi “örgüt propagandası” gerekçesi ile Gergerlioğlu’na verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezasını onadı. Yasalara göre bu karar Meclis Genel Kurulunda okunacak ve Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşecek. Dokunulmazlığı da kararla beraber kalkacak olan Gergerlioğlu cezaevine girecek.

“TAMAMEN SİYASİ BİR KARAR”

Karara tepkisini sosyal medya hesabından gösteren Gergerlioğlu, “KHK ile ihracım sonrası açılan adli soruşturmada ‘PKK terör örgütü propagandası’ ithamıyla 2.5 yıl ceza almıştım. Ceza T24’deki halen yayında olan bir haberi paylaşmadan verildi. T24’e açılan dava yok, haber hala yayında. Tamamen siyasi bir karardır. Ayrıntıları pazartesi açıklarım” dedi.

Toplumun her kesiminin uğradığı insan hakkı ihlallerine karşı verdiği mücadele ile dikkatleri çeken Gergerlioğlu “Beni zulmedenler seçmedi ki milletvekilliğim bitsin. Seçilmeden önce de bu milletin her sorunu için vardım. Beni milletin zulme uğrayan tüm fertleri seçti, herkes için milletvekili oldum. Milletin vekilliği uyduruk siyasi kararlarla düşmez ki! İnsan hakları kazanacak” ifadesini kullandı.

“ÇIPLAK ARAMA” MÜCADELESİ AKP’Yİ RAHATSIZ ETTİ

Özellikle son haftalarda çıplak aramaya karşı verdiği mücadele ile AKP’nin tepkisini çeken Gergerlioğlu kararın siyasi olduğunun altını çizerek “Ayrımsız her zulme uğrayanın yanındaydım. İktidarın cevabı bu oldu! Hızlandırılmış bir Yargıtay kararı.! Bir üyenin şeklen ve esasen bu inanılmaz bir karar demesine rağmen!” değerlendirmesinde bulundu.

ÜYE ŞERHİ: ESAS VE USUL YÖNÜNDEN YASALARA AYKIRI

Gergerlioğlu’nun dikkatleri çektiği ve oy çokluğu ile alınan kararda, 21 sayfalık onama kararının 16 sayfasını, itiraz eden üyenin karşı oy yazısı oluşturdu. Şerhte Gergerlioğlu’nun yalnızca 20 Ağustos 2016 tarihinde T24 haber sitesinin haberini paylaştığı, yargılama sürecinde esas ve usul yönünden yasalara aykırı hareket edildiği kaydedildi.

GERGERLİOĞLU’NUN PAYLAŞTIĞI HABER HALA YAYINDA

Karşı oy yazısında Gergerlioğlu hakkında verilen cezaya konu olan sosyal medya paylaşımının T24 adlı haber sitesinin haberi olduğu, “KCK: AKP çözüm politikası geliştirirse Kürt sorunu bir ayda çözülür” başlıklı habere ilişkin T24 sitesi hakkında herhangi bir soruşturma ve erişim yasağı getirildiğine yönelik dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, Gergerlioğlu’nun habere ek olarak “PKK: devlet adım atarsa barış bir ayda gelir” şeklinde ibare yazdığı tespitine yer verildi.

Bu noktada usul yönünden yapılan hataya ilişkin ise şunlar kaydedildi:

“Mahkeme esas itibariyle PKK terör örgütünün çözüm süreciyle ilgili olarak yayınladığı bir bildirinin sanığın kendi internet sitesinde yayınlamasından sorumlu tutmuştur. Zaten bu nedenle de cezada artırım yapmıştır. Kabule göre, sanığın eylemi TMK 7/2 değil, TMK 6/2 maddesinde düzenlenen ‘Terör örgütlerinin; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren veya öven ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri veya açıklamalarını basanlar veya yayınlayanlar…’ şeklinde düzenlenen suç kapsamında kaldığı, mahkemenin kabulüne göre sanığın TMK 7/2 değil, daha özel nitelikte düzenleme olan TMK 6/2. maddeye göre cezalandırılması gerekmektedir. Gerçekten de sanığın eylemi suç olarak kabul edildiği takdirde TMK 6/2 maddesi bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz.”

YASALARA GÖRE YARGILAMANIN DURMASI GEREKİYOR

Karşı görüş bildiren Yargıtay üyesi, 24 Haziran 2018’deki seçimlerde milletvekili seçilmesinin ardından Gergerlioğlu hakkında yargılamanın durması gerektiğini, yargılamaya devam edip hüküm oluşturmanın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirtti. Yargıtay üyesinin bir diğer itirazı ise Gergerlioğlu hakkında hüküm verilecekse bile bunun Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 7/2’den değil, TMK 6/2’den olabileceği bu nedenle de istinafın kararının Yargıtay tarafından bozulması gerektiğini ifade etti.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li belediyeden lokum ve kolonyaya 3 milyon lira

AKP’li Isparta Belediyesi’nin promosyon ürün alımı için 3 milyon lira harcadı. Belediyenin aldığı ürünler arasında gül kolonyası, çikolata, lokum, çay bardağı, kahve fincanı, imsakiye gibi ürünler var. 

BOLD – Türkiye ekonomik kriz ve pandemi ile mücadele ederken AKP’li Isparta Belediyesi, 18 Ocak’ta 3 milyon liralık promosyon ürünü almak için ihale düzenledi.

LOKUM VE KOLONYA ALINACAK

Diğer yandan belediye, 17 Şubat’ta ise bir hediyelik eşya firmasıyla 2 milyon 797 bin 600 TL’lik sözleşme imzalayarak özel günlerde hediye etmek üzere bir dizi promosyon ürüne para harcadı. Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre AKP’li Isparta Belediyesi’nin aldığı ürünler arasında gül kolonyası, çikolata, lokum, VIP kalem seti, çay bardağı, kahve fincanı, imsakiye, termos, kupa, kanvas tablo gibi ürünler yer alıyor.

BORÇ BATAĞINDAKİ BELEDİYE GÖSTERİŞ İÇİN HARCAMA YAPIYOR

Promosyon ürünler arasında Isparta Belediyesi flaması ve belediye rozeti olması da dikkat çekti. Ispartalı siyasetçi Yalım Halıcı, “Esnaf kan ağlıyor. Vatandaş borç batağında ama belediye gösteriş için 3 milyon lira harcıyor, yazıktır” dedi.

‘Beşli Çete’de ihale kavgası başladı

medyabold
Devamını Oku »

Geliri giderine yetmeyenler krediye sarıldı: Borçlu sayısı 34 milyonu aştı

Ekonomik kriz ve pandemi, bireysel krediye rağbeti artırdı. 2020 sonu itibarıyla bireysel kredi borcu olanların sayısı 34 milyon kişiyi aştı. Toplam kredi borcu ise 866.6 milyar liraya çıktı.

BOLD – Ekonomik kriz ve pandemi koşulları, bireysel kredilerdeki artışa yansıdı. Bireysel kredi kullanan kişi sayısı son 1 yılda 2 milyon 107 bin kişi artarken toplam borç da 618.5 milyar liradan 866.6 milyar liraya çıktı.

HALKIN KREDİ BORCU ARTIYOR

Cumhuriyet’in haberine göre Türkiye’de yaşanan ekonomik krize geçen nisan ayında eklenen küresel Kovid-19 salgını ve bunun getirdiği kısıtlamalar, özellikle toplumun geniş kesimlerini her anlamda olumsuz etkiledi. Bu dönemde artan işsizlik, düşen ücret gibi nedenler de bireyleri günübirlik ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla krediye yönlendirdi. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin dün açıkladığı veriler de bunu bir kez daha ortaya koydu:

34 MİLYON KREDİ BORÇLUSUNUN 866,6 MİLYAR TL BORCU VAR

– 2020 yılı sonu itibarıyla bireysel kredi borcu olanların sayısı 2019 sonuna kıyasla 2 milyon 107 bin kişi artarak 34 milyon 4 bin kişiye yükseldi. Bu kişilerin kredi borcu da 618.5 milyar liradan 866.6 milyar liraya ulaştı.

– Bu kapsamda bireysel konut kredisi borcu olanların sayısı 112 bin kişi artarak 2 milyon 601 bin kişiye çıkarken borç miktarı da 206.4 milyar liradan 287.1 milyar liraya yükseldi.

– Bireysel ihtiyaç kredisi borcu olanların sayısı da 2 milyon 370 bin kişi artarak 27 milyon 885 bine, borç tutarı 266.4 milyar liradan 395.2 milyar liraya ulaştı.

ANKARA İLK SIRADA

– Bireysel taşıt kredisi borcu olanların sayısı ise 22 bin kişi azalarak 430 bine inerken bu kişilerin borç tutarı 26.5 milyar liradan 40.5 milyar liraya çıktı.

Öte yandan 2019 sonundan 2020 sonuna toplam bireysel kredi borcu ortalaması 19 bin 390 liradan 25 bin 484 liraya yükseldi. Ortalama borcun en yüksek olduğu ilk 5 şehir ise 26 bin 293 lira ile Ankara, 23 bin 150 lira ile İzmir, 21 bin 917 lira ile Mersin, 21 bin 871 lira ile Tekirdağ ve 21 bin 319 lira ile Antalya oldu.

medyabold
Devamını Oku »

‘Beşli Çete’de ihale kavgası başladı

Kamuoyunda Beşli Çete olarak da isimlendirilen AKP’ye yakın müteahhitler bir birini şikayete başladı. AKP’ye yakın müteahhitlerden Mehmet Cengiz, Nihat Özdemiri; Ethem Sancak ise ihale alamadığı AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesini şikayet etti.

BOLD – Kamudan en fazla iş alan müteahhitlerden olan Mehmet Cengiz’in şirketi, başta 3’üncü Havalimanı olmak üzere çoğu ihalede partneri olan Nihat Özdemir’in Limak Holding’ini Kamu İhale Kurumu’na şikâyet etti. AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Ethem Sancak’ın BMC Otomotiv Şirketi de ihalesini alamadığı AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni şikâyet için Kamu İhale Kurumu’na başvurdu. Gazeteci Fatih Akalan Bold Medya Youtube kanalında açıktan açığa yapılmaya başlanan bu kavgayı anlattı.

medyabold
Devamını Oku »

19 Şubat 2021 Cuma

CHP’den merak uyandıran “damat firarda” videosu

CHP, sosyal medya hesabından eski Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak hakkında dikkat çeken bir video paylaştı. Videoda “Merkez Bankası’nın 128 milyar doları kayıp ama sorumlusu ‘damat’ firarda… Yarın saat 13.00’te damadı buluyoruz” denildi.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi, resmi Twitter hesabından gece saatlerinde dikkat çeken bir video paylaştı. Videoda “Damat nerede?” denilen bazı görüntüler paylaşıldı ve “Saat 13:00’de buluyoruz” denildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yaklaşık 3 buçuk ay önce tartışmalı bir şekilde istifa etmişti. Albayrak, istifasının ardından hiçbir şekilde görüntü vermedi ve nerede olduğu da açıklanmadı. Herkesin Berat Albayrak’ın nerede olduğunu sorduğu bir süreçte CHP’nin yayınladığı video ilgi gördü.

CHP’nin yayınladığı video “Merkez Bankası’nın 128 milyar doları kayıp ama sorumlusu ‘damat’ firarda… Yarın saat 13.00’te damadı buluyoruz” başlığı ile yayınlandı. Ayrıca videoda ‘çokomel, damat firarda, hafta sonu eğlencesi sen de oyna, damadı bul, saat 13’te” ifadeleri kullanıldı.

CHP’nin videosundan sonra gözler bugün saat 13:00’a çevrildi.

medyabold
Devamını Oku »

Ruh hekimi vekilden AKP’li Zengin’e tepki: Onurlu insanlar ömür boyu saklar

Çıplak aramayı ifşa eden kadınları “Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez” sözleriyle hedef alan AKP’li Özlem Zengin’e ruh hekimi CHP’li Mehmet Bekaroğlu tepki gösterdi. Bekaroğlu, “Onurlu insanlar karşılaştıkları ahlaksız saldırıyı ömür boyu saklar” dedi. 

BOLD – Uşak’taki çıplak aramalarla ilgili “Onurlu ve ahlaklı bir kadın bir sene beklemez” ifadesini kullanan AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e tepkiler devam ediyor. Zengin’in bu sözlerine CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da tepki gösterdi.

BİR RUH HEKİMİ OLARAK YAZIYORUM, ÖMÜR BOYU SAKLARLAR

Sosyal medya hesabından AKP’li Özlem Zengin’in Meclis’teki konuşmasını alıntılayarak yorum yapan Bekaroğlu, “Bir ruh hekimi olarak yazıyorum. Onurlu insanlar öylesine ahlaksız ve iğrenç saldırıyla karşı karşıya kalırlar ki, bunu değil bir sene, bir ömür boyu saklarlar. @AvOzlemZengin Hanım; siyasi duygu sağırlığından çıkın, aksi takdirde vicdanınız sizi ömür boyu rahat bırakmaz!” ifadelerini kullandı.

Yargıtay Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun cezasını onayladı

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu’na cezaevi yolu göründü

Yargıtay, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki 2 yıl 6 ay hapis cezasını onadı. Kesin hükmün TBMM Genel Kurulu’nda okunmasından sonra Gergerlioğlu’nun vekilliği düşecek. Dokunulmazlığı kalkan Gergerlioğlu için böylece cezaevi süreci başlayacak.

BOLD – Yargıtay 16’ınca Ceza Dairesi, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında “terör örgütü propagandası yapma” suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını onadı. Bu karar Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi ve cezaevi süreci için de önemli bir adım.

ÖNCE VEKİLLİK VE DOKUNULMAZLIK KALDIRILACAK

Yargıtay’ın insan hakları savunucusu ve Kocaeli milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki kesinleşmiş kararı, önce TBMM’ye bildirilecek. Kesin hüküm kararının, TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla, Gergerlioğlu’nun milletvekilliği de düşmüş olacak.

Anayasa’nın 84. maddesinin ikinci fıkrasına göre “Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur” hükmünü içeriyor.

medyabold
Devamını Oku »

ABD 2015 yılında İran’la yaptığı nükleer anlaşmaya dönmeye hazırlanıyor

Joe Biden yönetimi, 2015’teki nükleer anlaşma koşullarına dönmesi durumunda İran’la yeniden masaya oturmaya hazırlanıyor. Avrupa’daki ortaklarıyla görüşen ABD Dışişleri Bakanı Blinken, görüşmelere hazırız mesajı verdi. ABD, Trump döneminde alınan İran’a yönelik tüm BM yaptırımlarını devreye sokan kararı iptal etti.

BOLD – ABD, nükleer anlaşma için İran’la yeniden masaya oturmaya hazırlanıyor. İran’ın nükleer silah sahibi olmasını engellemek için 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan Donald Trump’ın kararı ile çekilen ABD, yönetim değişikliği sonrası ilk kez görüşmelere hazır olunduğu mesajı verdi.

Başkan Joe Biden yönetimi ile yeni yaklaşıma geçilmesinde İngiltere, Almanya ve Fransa ile iki gündür süren görüşmelerin rol oynadığı belirtiliyor.

Paris’te biraraya gelen Fransa Dışişleri Bakanı Yves LeDrian, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile düzenlenen sanal toplantıda görüştü.

DÖRT ÜLKENİN DIŞİŞLERİ BAKANLARI GÖRÜŞTÜ

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Fransa Dışişleri Bakanı Yves LeDrian, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab arasında Blinken’in göreve gelmesinin ardından ikinci kez düzenlenen sanal toplantıda İran, Yemen ve IŞİD’le mücadele gibi konular ele alındı.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken toplantıda Başkan Joe Biden’ın İran’ın nükleer anlaşma ile öngörülen yükümlülüklerine kati şekilde uyması halinde ABD’nin de bunu yapacağı ve İran’la bu konuda görüşmeye hazır olduğu sözlerini aktardı.

Görüşmeler sonrası ABD ile 3 Avrupa ülkesinin Dışişleri Bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, İran’a Ek Protokol’ün sonlandırılması ve Uluslararası Atom Enerjisi Dairesi’nin (IAEA) İran’daki denetleme faaliyetlerine kısıtlama getirilmesi gibi adımlar atmaktan kaçınması çağrısı yaptı.

Açıklamada ayrıca İran’ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20’ye çıkarması ve uranyum metali üretmesi konusundaki ortak kaygılar gündeme getirildi. Bu faaliyetlerin sivil bir meşru zemininin olamayacağı belirtilen açıklamada, uranyum metali üretiminin nükleer silah geliştirmenin önemli adımlarından biri olduğu kaydedildi.

ABD DIŞİŞLERİ: AB ARACILIĞIYLA GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ

Dört ülke dışişleri bakanlarının ortak açıklamasının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, “ABD, AB Yüksek Temsilcisinden İran’ın nükleer programıyla ilgili diplomatik yol bulma amaçlı bir görüşme davetini kabul edecektir” açıklaması yaptı.

AB Dış İlişkiler Servisi (EEAS) Genel Sekreter Yardımcısı ve Siyasi Direktörü Enrique Mora da, “İzlenecek yolu istişare etmek üzere tarafları gayri resmi bir görüşme için davet etmeye hazırım” dedi.

ABD, BM’DEKİ YAPTIRIM TALEBİNİ GERİ ÇEKTİ

Dört ülkenin vardığı ortak mutabakat sonrası ABD, eski Başkan Donald Trump döneminde alınan İran’a yönelik tüm Birleşmiş Milletler yaptırımlarını tekrar uygulamaya imkan tanıyan mekanizmanın (snapback) hayata geçirilmesi kararını iptal etti.

ABD’nin BM Daimi Temsilciliği, BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta, Trump yönetiminin aldığı kararın iptal edildiğini bildirdi.

ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Vekili Richard Mills, Başkan Joe Biden adına BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta, “ABD, bu vesile ile Trump yönetiminin 19 Eylül’de tek taraflı uygulamaya başladığı yaptırımlara yol açan üç mektubunu geri çekmiştir” ifadesini kullandı.

İRAN: YAPTIRIMLARI KALDIRIN

ABD’nin Tahran’la görüşmeye hazırız mesajının ardından İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Donald Trump döneminde İran’a karşı uygulamaya konulan tüm yaptırımların kaldırılmasını istedi.

Zarif, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin Trump tarafından yürürlüğe sokulan tüm yaptırımları ‘koşulsuz ve etki’ bir şekilde kaldırması durumunda İran’ın da ABD’ye karşı uyguladığı misilleme önlemlerini ‘derhal’ geri çekeceğini kaydetti.

TRUMP, 2018 YILINDA ANLAŞMADAN ÇEKİLDİ

Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen anlaşma, İran’ın nükleer faaliyetlerinin denetlenmesi ve düzenlenmesi, bunun karşılığında yaptırımların kaldırılması amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi üyeleri ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’in yanı sıra Almanya ve AB ile İran arasında 2015’te imzalanmıştı.

2018 yılı Mayıs ayında Amerika’yı anlaşmadan çıkaran Donald Trump, İran’a yönelik yaptırımları aynı yılın Kasım ayında tek taraflı olarak yeniden uygulamaya koydu. Ancak anlaşmanın diğer tarafı olan ülkeler Çin, Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya yaptırımları yeniden uygulamaya karşı çıkmış ve anlaşmayı kurtarmak için gayret sarf etmişti.

ABD’nin Tahran’a yönelik tek taraflı yaptırımlar uygulamaya koymasının ardından İran, Temmuz 2019’da nükleer anlaşmanın bazı maddelerini, 5 Ocak 2020’de de anlaşmadan kaynaklanan tüm taahhütleri askıya aldığını açıklamıştı.

Bunun üzerine Trump yönetimi, BMGK’nın İran’a 13 yıl uyguladığı ve 18 Ekim 2020’de sona erecek silah ambargosunu geçen yıl yenilemek istemiş, 2020 yılı Ağustos ayında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde bu yönde girişimde bulunmuştu.

ABD’nin Güvenlik Konseyi’ndeki yaptırımları geri getirme girişimleri (snapback mekanizması), diğer daimi üyeler İngiltere Fransa, Rusya ve Çin ile Güvenlik Konseyi geçici üyesi Almanya’nın itirazı nedeniyle başarılı olmamıştı.

BİDEN YÖNETİMİ İLE BİRLİKTE POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ

Joe Biden yönetimi, İran ile gerginliği azaltmak için son dönemde bir dizi iyi niyet adımı attı. Birleşmiş Milletler’de görevli İranlı diplomatlar için, Trump yönetimince getirilen seyahat yasakları hafifletildi.

Trump döneminde uygulamaya konulan yaptırımlar noktasında Joe Biden, Tahran’a nükleer anlaşma hükümlerine uyma şartını dile getiriyordu. Biden, anlaşma şartlarının yerine getirilmesi halinde yaptırımların kaldırılacağı sinyalini vermişti. Ancak İran son olarak, bu hafta sonuna kadar yaptırımların kaldırılmaması halinde, nükleer tesislere yapılacak incelemeleri sınırlama tehdidi yapmıştı.

Türkiye F-35 programına dönmek için ABD’de lobi şirketi tuttu

medyabold
Devamını Oku »

9 HDP’li milletvekili hakkında ‘Kobani’ fezlekesi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘Kobani’ soruşturması kapsamında HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın da aralarında olduğu HDP’li 9 milletvekili hakkında fezleke hazırladı. Fezleke, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmak üzere Adalet Bakanlığına gönderildi.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kamuoyunda Kobani Olayları olarak da bilinen 6-7 Ekim olayları kapsamında 9 HDP’li milletvekili hakkında fezleke düzenledi.

Başsavcılığın hakkında fezleke düzenlediği isimler HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ile HDP 27. Dönem Milletvekilleri Fatma Kurtulan, Garo Paylan, Hüda Kaya, Meral Danış Beştaş, Hakkı Saruhan Oluç, Serpil Kemalbay Pekgözegü, Sezai Temelli ve Pero Dundar.

Diğer yandan HDP’li vekilleri Kobani’de şiddet olaylarının başlaması ve devam etmesinde rol almakla suçlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında şöyle denildi:

“06-07-08 Ekim 2014 tarihlerinde ülke genelinde yaşanan ve ‘Kobani olayları’ olarak bilinen terör amaçlı eylemlerde, sokağa çıkma çağrısı yaparak PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir kitle tarafından silahlı, EYP (El Yapımı Patlayıcı), molotoflu, havai fişekli, taşlı ve sopalı saldırılar sonucunda, ölüm ve şiddet olaylarının yaşanmasına neden oldukları iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucunda açılan kamu davasına istinaden, Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/6 Esas sayılı dosya üzerinden yargılanan 108 sanıkla birlikte, şiddet olaylarının başlatılması ve devam ettirilmesi yönünde hareket ettiklerine dair deliller elde edilen, halen Halkların Demokratik Partisi 27’nci Dönem Milletvekilleri olan Fatma Kurtulan, Garo Paylan, Hüda Kaya, Meral Danış Beştaş, Hakkı Saruhan Oluç, Serpil Kemalbay Pekgözegü, Sezai Temelli, Pero Dundar ile Pervin Buldan hakkında Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83’üncü maddesi gereği yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle düzenlenen fezleke, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.”

medyabold
Devamını Oku »

Ankara’da kaçırılan öğrencilere darp ve ölümle tehdit

Ankara’da dün kaçırılan 3 üniversite öğrenci için suç duyurusunda bulunuldu. Dilekçede, hakaret ve ölüm tehdidine maruz kalan öğrencilerin darp edildiği vurgulandı. Ayrıca güvenlik kamerası görüntülerinden bazı kısımların silindiği belirtildi.

BOLD – Ankara’da 3 üniversite öğrencisinin polis olduğunu söyleyen kişilerce kaçırılıp alıkonulması olayıyla ilgili detaylar ortaya çıktı. Öğrenciler Ali Berke Ayduğan, Uğurcan Baynal ile Sena Bademli’nin uğradığı insan hakkı ihlalleri yapılan suç duyurusunda detaylı bir şekilde anlatıldı.

KAÇIRANLAR HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Cumhuriyet’in haberine göre Ali Berke Ayduğan’ın avukatları tarafından savcılığa sunulan suç duyurusu dilekçesinde, şüphelilere yönelik “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üye olmak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, İnanç düşünce, ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, haberleşmenin gizliliğinin ihlali, görevi kötüye kullanma, tehdit, hakaret” suçlamalarına yer verildi.

“SENİ ÖLDÜRÜRÜZ”

Ali Berke Ayduğan hakkında herhangi bir soruşturma veya gözaltı kararının bulunmadığını ifade eden avukatlar başvurusunda “Müvekkilimizden haber alamadığımız yaklaşık 1.5-2 saatlik zaman zarfı süresince vekil eden bir araç ile Ankara şehir tabelalarının görüldüğü yerlerde dolaştırılmış, bu esnada tehdit, hakaret ve darba maruz bırakılmıştır. Polis olduklarını iddia eden şahıslar, siyasi faaliyetten dolayı aldıklarını itiraf ettikleri müvekkile, “Çok ileri gidiyorsun, dikkat et. Çok dolaşma. Seni öldürürüz. Arkadaşlarına söyle onları da alacağız’ şeklinde tehditlerde bulunmuşlardır” ifadelerine yer verdi.

Dilekçede ayrıda Ayduğan için 4 röntgen çekildiği ve aldığı darpların, darp raporunda tespit edildiği ifade edildi.

‘KAMERA GÖRÜNTÜLERİ SİLİNDİ’ İDDİASI

Suç duyurusunda ayrıca kamera görüntülerinin silindiği de iddia edilerek “Vekil edenin hürriyetinden yoksun bırakıldığı sırada Türkiye İşçi Partisi üyesi 2 kişi U.K ve V. K vekil edenin kaçırılmış olduğu yere gidip Kataltepe Mah. Süleyman Ayten Cad. Mamak adresinde apartman yöneticiliği yapan şahıs ile görüşmüş olup, izlenen güvenlik kamerası kaydında şüpheli 3 kişi ve beyaz renkli Citroen marka aracı görmüşlerdir” denildi.

Dilekçede, U.K ve V.K’nın, yapılan şikayetin ardından karakolda izletilen aynı kamera görüntülerinde söz konusu aracı göremedikleri kaydedildi: Öğle saatlerinde görüntüleri izleyen U.K ve V.K beyaz renkli Citroen marka aracı kamera kayıtlarında görmüş iseler de karakola gelen görüntülerde söz konusu araç görülememiştir. Bu husus, açıkça bir kısım görüntülerin silindiği ve kesildiğini göstermektedir.”

Kaçırılan öğrenci Ali Berke Ayduğan

Kaçırılan öğrenci Ali Berke Ayduğan

3 ARAÇ VE 9 KİMLİĞİ BELİRSİZ KİŞİ ORGANİZE HAREKET ETTİ

Şüphelilerin 3 farklı araçta toplam 9 kişi oldukları belirtilen dilekçede şöyle devam edildi:

“Şüpheliler suç tarihinde Ankara’da 3 farklı kişiyi üç farklı noktada araçla kaçırmış ve darp ettikten sonra şehrin 3 farklı noktasında yol kenarına bırakmışlardır. Şüphelilerin üç farklı araçta toplam 9 kişi oldukları ve bu kapsamda şüphelilerin organize hakaret ettikleri TCK 220 kapsamında soruşturma yürütülmesi yasal zorunluluktur.”

KAÇIRILAN ÖĞRENCİLERE DESTEK

Öte yandan suç duyurusu öncesinde, öğrencilerin kaçırılmasına ilişkin Ankara Adliyesi önünde Adalet İçin Hukukçular, ÇHD Ankara Şube, Demokrasi İçin Hukukçular, Hukukçu Dayanışması, Toplumsal Hukuk ve ÖHD Ankara Şube gibi hukuk örgütleri tarafından basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Bu ülkenin geleceği için endişelenen demokratik haklarını kullanmak isteyen üniversite öğrencileri değil, sözde yasaları uygulamakla görevli, yasa dışı çeteler, insan kaçıranlar suç işliyor.

Şimdi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına vereceğimiz suç duyurusu ile sorumluların derhal yakalanmasını ve yargılanmalarını talep edeceğiz. Buradan sesleniyoruz sorumluları derhal bulun ve yargılanmalarını sağlayın. Kanun değişikliğiyle, işkence suçu için izin koşulu kaldırılarak re’sen soruşturma yolu açılmıştır. Bu nedenle, fail hakkında doğrudan soruşturma ve kovuşturma yürütmek zorundasınız. Bu yapılmadığı sürece Ankara’da hiçbir yurttaş güvende olmayacak.”

Ankara’da dün zorla alıkonulup darp edilen öğrenci Ali Berke Ayduğan Gölbaşı’nda boş bir araziye bırakılırken, Uğurcan Baynal Pursaklar ilçesine, Sena Bademli isimli öğrenci ise Sincan’a bırakılmıştı.

medyabold
Devamını Oku »

Bursa merkezli Cemaat operasyonunda 16 gözaltı

Bursa merkezli 4 ilde Cemaat operasyonu düzenlendi. Operasyonlarda ByLock programı kullandığı ve Bank Asya’ya para yatırdığı gerekçesiyle 16 kişi gözaltına alındı.

BOLD –  15 Temmuz’un ardından başlatılan Cemaat operasyonlarının adresi bu sefer Bursa oldu. Bursa merkez olmak üzere İstanbul, Kastamonu ve Bitlis’te eş zamanlı olarak yapılan operasyonlarda 16 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nün soruşturması kapsamında gözaltına alınanlara yönelik suçlamalar; ByLock kullanıcısı olmak, Bank Asya’ya para yatırmak, sohbet imamlığı, ev abiliği ya da ablalığı yapmak olarak sıralandı.

İlk olarak adres tespiti yapan ekipler teknik ve fiziki takip başlattı. Yapılan takibin ardından Bursa, İstanbul, Kastamonu ve Bitlis’teki adreslere eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Gözaltına alınanlar arasında halen görevde olan bir öğretmen ile bir de doktorun olduğu belirtildi.

Emniyet sorgularının ardından adliyeye sevk edilen isimlerin savcılık sorgusu devam ediyor.

medyabold
Devamını Oku »

NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda alınan kararlar Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

2030 planlarını şekillendirmek için toplanan NATO, S-400 hassasiyetinin altını bir kez daha çizdi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’ye alternatif çözüm olarak Patriot, SAMP-T sistemlerinin önerildiğini, sonuçta ortada bir sorun olduğunu ve bunun çözülmesi gerektiğini ifade etti.

FATİH YURTSEVER | BOLD ANALİZ

NATO Savunma Bakanları Toplantısı KOVID-19 tedbirleri dolasıyla video tele konferans üzerinden 17-18 Şubat tarihleri arasında yapıldı. Genel sekreter Stoltenberg ’in talebiyle uzmanlar grubuna hazırlatılan NATO’nun 2030 vizyonunu ortaya koyan belgeye yönelik konuların görüşülecek olması ile yeni ABD yönetiminin ilk defa bir NATO toplantısına katılacak olması, dikkatleri toplantının üzerine çekti. Peki, Türkiye ve ABD arasında S-400 krizinin devam ettiği ve Türkiye’nin NATO’nun çekirdek değerleri olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularında geri gidişinin her geçen gün hızlandığı bir ortamda, yapılan toplantıda alınan kararlar Türkiye’yi ve çevresini nasıl etkileyecek?

NATO 2030 BELGESİNDE NELER ÖN PLANA ÇIKIYOR?

Bir güvenlik teşkilatı olarak NATO’yu bugüne kadar ayakta tutan en önemli etken, NATO’nun değişen güvenlik ortamının gereklerine çok kısa sürede uyum sağlayacak değişiklikleri hayata geçirilebilme yeteneği olarak ifade edilebilir. İnsan hayatında kısa sürede çok büyük değişiklikler yapan yıkıcı teknolojiler olarak ifade edilen; yapay zekâ, kuantum bilgisayar, otonom sistemler, 5G ve bio teknoloji güvenlik algısında da değişikliklere neden oldu. NATO geleceğin tahmin edilmez olduğunu tasavvur ediyor, bu teknolojiler konusunda üstünlüğün elde tutulmasını hayati olarak görüyor. Çin ve Rusya’nın bu konudaki çalışmaları güvenlik riski olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan Çin ve Rusya’nın ekonomik, askeri ve siyasi olarak her geçen gün artan etkisinin, Trump döneminde ABD’nin içe kapanması ve bireysel hareket etmesiyle aynı zamana gelmesinin, tüm dünyada otoriter rejimleri güçlendirdiği, liberal, özgürlükçü demokratik değerlere olan inancı azalttığı açık bir şekilde vurgulanıyor. AB ve ABD’nin yeniden NATO çatısı altında her konuda yakın bir iş birliğine girmelerinin gelecek açısından önemli olduğu ifade ediliyor.

ABD SAVUNMA BAKANI WASHINGTON POST’TAKİ YAYIMLANAN YAZISINDA NE DEDİ?

ABD Başkanı olarak Joe Biden’ın seçilmesi NATO’da memnuniyetle karşılandı. Savunma Bakanı bu beklentiyi haklı çıkaracak şekilde tam da NATO Savunma Bakanları Toplantısının başladığı 17 Şubat tarihinde Washington Post gazetesinde yayımlanan bir makale kaleme kaldı. Lyod Austin, ABD’nin bundan sonra diplomasiyi öne alacağını, sorunları tek başlarına çözmelerinin mümkün olmayacağını, bunun için iş birliğinin şart olduğunu, ABD olarak yeni dönemde müttefik ve ortak ülkeler ile yakın çalışacaklarını, bunun bir işareti olarak görevi devraldığında ilk olarak NATO Genel Sekreterini aradığını ifade etti. Dikkat çekici bir şekilde ABD askerlerinin Almanya’dan çekilmeyeceğini, ABD’nin kolektif savunma konusunda sorumluluklarını yerine getirmeye hazır olduğunu söyledi.

TOPLANTININ BİRİNCİ GÜNÜNDE HANGİ KARARLAR ALINDI?

Genel Sekter yaptığı açıklamada toplantının ilk gününde 2030 belgesi, uygulanacak yol haritası, eylem planı, caydırıcılık ve ortak savunma harcamaları ve AB ile ilişkilerin görüşüldüğünü belirtti. Toplantıda AB, İsveç ve Finlandiya’nın temsil edilmesinin Atlantik’in iki yakası arasında yeniden kurulacak yakın iş birliği için atılmış önemli bir adım olduğunu vurguladı. 2010 yılında yayımlanan “Stratejik Konseptin” ihtiyaçlar doğrultusunda güncelleneceğini, teknolojik üstünlüğün devam ettirilmesi için geliştirilecek sistemlerin birbiriyle uyumlu olmasının önemli olduğunu ifade etti.

GENEL SEKRETER S-400 KONUSUNDA SORULAN SORUYA NE CEVAP VERDİ?

Toplantı sonunda Genel Sekreter’in S-400 konusunda sorulan bir soruya verdiği cevap dikkat çekti. Daha önceki toplantılarda benzer sorulara daha muğlak ve ortada cevaplar veren Genel Sekreter, bu toplantıda S-400 konusunun görüşülmediğini, bu konunun toplantıdan önce gündeme geldiğini, Türk tarafına S-400 konusunun olası sonuçları hakkında taşıdığı kaygılarını ilettiğini, alternatif çözüm olarak Patriot, SAMP-T sistemlerinin önerildiğini, sonuçta ortada bir sorun olduğunu ve bunun çözülmesi gerektiğini ifade etti. NATO üyesi her ülkenin her konuda aynı düşünmemesinin normal olduğunu, ancak NATO’nun sorunların çözümü için en uygun zeminlerden biri olduğunu Doğu Akdeniz’de yaşanan Türk-Yunan geriliminde tansiyonun bu yolla düşürüldüğünü öne sürdü.

RUS DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ NEDEN KARADENİZ’E DİKKAT ÇEKTİ?

Rus Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova 9 Şubat tarihinde Karadeniz’de ABD ve Türk Deniz Kuvvetleri unsurları tarafından yapılan geçiş eğitimlerinin doğrudan Rusya’yı hedef aldığını, kendi sınırları yakınında yapılan bu tür faaliyetlerin bölgede barış ve güvenliği tehdit ettiğini söyledi. ABD 6.filosunun bölgede kendisine düşman bulmak için can attığını iddia etti.

Türkiye ve ABD arasında Karadeniz’de geçiş eğitimleri ilk defa icra edilmiyor. Rusya daha önce bu tür eğitimlere tepki vermez iken tam da Savunma Bakanları Toplantısı esnasında caydırıcılık konusunun görüşüldüğü bir ortamda bu açıklamayı yapması Rusya’nın, NATO’nun Karadeniz’deki varlığını artıracağından endişe duyduğunu ortaya koyuyor. Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedeniyle Karadeniz’de kıyıdaş olmayan ülkelerin bulunduracakları gemi tonajı ve gün sayısı kısıtlı. Romanya ve Bulgaristan’ın deniz kuvvetleri, caydırıcılık için yeterli değil. Bu durumda geriye tek seçenek olarak Türkiye kalıyor.
Türkiye şimdiye kadar Karadeniz’in kapalı bir deniz olduğunu, sorunların kıyıdaş ülkeler arasında çözülmesi gerektiğini, dışarıdan yapılacak müdahalelerin sorunların daha derinleşmesine neden olacağını öne sürdü. Baltık ve Doğu Avrupa ülkeleri Rusya’yı ciddi tehdit olarak görüyorlar. NATO’dan bu konuda somut adım atmasını istiyorlar. Rusya’nın Kırım’ı ilhakı ve Ukrayna’nın doğusunu istikrarsızlaştırmaya devam etmesi, uygulanan yaptırımların çok da etkili olmadığını gösteriyor.

ALINAN KARARLAR TÜRKİYE’Yİ NASIL ETKİLEYECEK?

NATO’da görev yapanlar arasında çok meşhur olmuş bir söz vardır. NATO için “No Action Talk Only” derler. Ancak son 10 yılda yaşanan baş döndürücü gelişmeler ve dünyanın sorunlarının bir hegemon güç tarafından tek başına çözülemez hale gelmesi, 2010 yılından sonra kendisini küresel bir güvenlik örgütü olarak konumlandıran NATO’nun konumunu güçlendirdi. Başkan Trump döneminde gerilen AB-ABD ilişkileri, Biden’ın Başkan seçilmesi ile yumuşadı.

Savunma Bakanları toplantısında ABD’nin Afganistan’dan askerlerini çekmek için müttefikler ile yakın iş birliği içerisinde olacağını söylemesi, IŞİD’in Irak topraklarında yeniden hayat bulmaması için NATO’nun bölgedeki varlığını 500 askerden 4000’e çıkarması ve misyonun görevinin Bağdat sınırlarının ötesine taşınması, Savunma Bakanı’nın ABD askerlerinin Avrupa’dan çekilmeyeceğini açıklaması somut ilerlemeler olarak değerlendirilebilir.

Bu koşullar altında Türkiye’nin S-400 sisteminden vazgeçmeden mevcut durumunu sürdürmesi mümkün değil. Bu mutlaka çözüme kavuşturulacak. NATO Karadeniz’de varlığını artıracak, bunun için Türkiye kilit ülke. Türkiye-Rusya ilişkileri Türkiye’nin takınacağı tavra göre sertleşecektir. Türkiye’nin elinde Rusya’ya karşı doğru kullanıldığı takdirde Rusya’nın uzlaşmacı bir tutum takınmasını sağlayacak siyasi ve ekonomik araçlar mevcuttur. Bunların etkili kullanılabilmesi iç siyasette varılacak uzlaşı ile mümkün olacaktır. Son günlerde yaşanan gelişmeler Türkiye’nin takınacağı tavır konusunda içeride yaşanan tartışmaların tezahürüdür. Yoksa başka türlü, tam da İstikşafi görüşmelerin başladığı bir atmosferde Türkiye’nin elinin diplomatik olarak zayıf olduğu bir ortamda NATO toplantısı esnasında Ege Denizi’nde hukuken doğru olsa bile siyaseten ve diplomatik açıdan zamanlaması yanlış bir NAVTEX ilanına gidilmezdi.

Sonuç olarak Erdoğan iç siyaseti okuma konusunda gösterdiği mahareti dış politika konusunda da gösterirse bunun hem iç hem de dış politika da önemli yansımaları olacaktır. Türkiye’nin maceraperestliği bırakıp, hukuka dönmekten ve zamanın ruhuna uygun hareket ederek NATO imkanlarından faydalanarak iş birliği içerisinde teknoloji temelli bir savunma ve ekonomi modeline geçmekten başka çaresi yok.

medyabold
Devamını Oku »

Özlem Zengin’e “ahlaksız kadın” tepkisi: Erkek taklidi yapan siyasetçi

Çıplak aramayı ifşa eden kadınları “Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez” sözleriyle hedef alan AKP’li Özlem Zengin, büyük tepki çekti. CHP’li eski Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, “Erkek taklidi yapan siyasetçi olmak tercih edilmiş!” dedi.

BOLD – AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in çıplak aramanın mağduru olmuş kadınlara yönelik sözleri büyük tepki topladı. Meclis Genel Kurulunda konuşan Zengin, çıplak arama ifşalarının kendisini hedef aldığını ileri sürerek “Bir kadını çıplak arayacaksın, dakikasında bundan rahatsızlığını beyan eder. Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez” demişti.

“KOLTUĞU KORUMAK ADINA…”

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve 26. Dönem İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, “Onurlu ve ahlaklı bir “kadın siyasetçi” bu sözleri söylemez! Bu sözler, RTE’de sıkça zuhur eden cinsiyetçi-eril dilin bir kadın bedeninde yeniden üretilmesinden başka bir şey değildir. Koltuğu korumak adına kadın olmak değil, erkek taklidi yapan siyasetçi olmak tercih edilmiş.!” ifadelerini kullandı.

“AKP KENDİ ‘MAKBUL’ KADININI YARATIYOR”

HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Biz AKP kadınları ayrıştırıyor, kendi “makbul” kadınını yaratmak istiyor derken tamda bunu kast ediyorduk. Özlem Zengin, çıplak arama işkencesine maruz kalmış kadınları; ‘onurlu, iffetli’ olmamakla suçladı. Bu bakışın bütün kadınlara kaybettirdiği çok açık!” açıklamasıyla tepkisini gösterdi.

“KADIN OLARAK BEN UTANDIM”

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ise, “Yaklaşık 20 yıl sonra ‘Avukatlık yemininde başımı açtığım için kafamı kaldıramadım’ diyen Özlem Zengin TBMM’de, Çıplak aramaya maruz kalan ‘namuslu’ kadın bunu söylemek için 20 yıl beklemez. Kadın milletvekili olarak bu kadın milletvekilinden utandım. O söylemeye utanmadı.” dedi.

“DAHA AŞAĞILIK BİR AÇIKLAMA ZOR DUYARIZ”

Zengin’in konuşmasına TİP Milletvekili Barış Atay da tepki gösterdi. Atay, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Bundan daha utanç verici, aşağılık bir açıklama zor duyarız.” ifadelerini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

Turkey hires U.S. lobbying firm to return to F-35 jet programme

Turkey has hired a Washington-based law firm to lobby for its readmission to the U.S. F-35 fighter jet program after it was suspended over its purchase of Russian air defenses, a contract filed with the U.S. Department of Justice showed.

Ankara had ordered more than 100 stealth fighters and has been making parts for their production, but was removed from the program in 2019 after it bought the Russian S-400 missile defense systems, which Washington says threaten the F-35s.

It has now hired a law firm, Arnold & Porter, for “strategic advice and outreach” to U.S. authorities, in a six-month contract worth $750,000 which started this month.

Ankara has said its removal from the program was unjust, and President Tayyip Erdogan has said he hopes for positive developments under U.S. President Joe Biden.

The contract was signed with Ankara-based SSTEK Defence Industry Technologies, owned by the Turkish Presidency of Defence Industries (SSB), Ankara’s main defense industry authority.

Arnold & Porter will “advise on a strategy for the SSB and Turkish contractors to remain within the Joint Strike Fighter Program, taking into consideration and addressing the complex geopolitical and commercial factors at play,” the contract said.

Despite Turkey’s removal from the program and sanctions imposed on Turkey’s defense industry in December, the Pentagon has said it will continue to depend on Turkish contractors for key F-35 components.

Turkey’s communications director Fahrettin Altun said Turkey had already paid for some F-35 jets. “Even a hangar fee was taken from Turkey for the jets it could not take delivery of,” he told a NATO-related event on Thursday.

Defence Minister Hulusi Akar, speaking after a NATO defense ministers’ meeting, said he had “brought to the clear attention of our allies that licensing restrictions, attempts for sanctions or even the threat of sanctions against Turkey” only weaken the alliance.

Reuters

Turkey-US cold war grows as Ankara is barred from taking delivery of F-35 jets    

The post Turkey hires U.S. lobbying firm to return to F-35 jet programme appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2021/02/19/turkey-hires-u-s-lobbying-firm-to-return-to-f-35-jet-programme/
Devamını Oku »

Saray’ın müteahhitlerine yeni kıyak

Ulaştırma Bakanlığı ve DHMİ, İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA’nın kira ödemelerini Kovid-19 salgınını mücbir sebep kabul ederek, 2024’e kadar erteledi.  Saray’a yakın müteahhitlere yapılan bu kıyak, hükumetin 2024 yılına kadar ekonomide normalleşme beklemediğini ortaya koydu. 

BOLD – Sadece 2020 yılında kamudan pazarlık usulü ile 42 milyar liralık ihale alan Saray’a yakın müteahhitlere sağlanan avantajların ardı arkası kesilmiyor. Daha önce birçok kez vergi borçları silinen, alacakları artırılan bu firmaların şimdi de devlete ödeyecekleri kiraları ertelendi.

SALGIN MÜCBİR SEBEP SAYILDI

Ulaştırma Bakanlığı ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA’ya Kovid-19 salgını mücbir sebep kabul ederek, 2 yıl ek işletme süresi verdi. Kira ödemelerini de faiziyle birlikte 2024 yılına kadar ertelediğini duyurdu. Kira desteği kapsamında olanların Saray’a yakın Kalyon, Cengiz, Limak ve Mapa konsorsiyumunun şirketleri olması dikkat çekti.

EURO’LU GARANTİ DHMİ TARAFINDAN ÖDENECEK

İGA’ya 2020 için verilen 333,8 milyon euro yolcu gelir garanti ücretinin eksik kalan kısmına sağlanan destekler bu yıl ödenmeyecek. Gelecek yıllardaki garanti ücretleri üzerinde mahsuplaşma yapılacak. Yolcu başına servis ücretleri dış hat 20 euro, transit 5 euro ve iç hat ise 3 euro olarak alınıyor. Bu rakamın altına kalan kısmının ihale şartnamesi gereği DHMİ tarafından tamamlanması gerekiyor. İstanbul Havalimanı’nın, Kovid-19 sebebiyle yolcu kaybı yaşayarak 2020’de 23,4 milyon yolcuya hizmet verdiği ve yaklaşık 190 milyon euro yolcu servis geliri elde ettiği tahmin ediliyor.

SADECE 2020’DE 42 MİLYARLIK İHALE ALDILAR

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının geçen yıl yaptığı 42 milyarlık ihale, pazarlık usulü ile Saray’a yakın firmalara verildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2020 yılı içerisinde hızlı tren, metro, tramvay yapım ve inşaat işlerinden oluşan projelerle ilgili ihalelerin neredeyse tamamının kapalı olarak, istisna kabul edilen pazarlık usulüyle yapıldı. Bu ihalelerin tutarı 42 milyar TL’yi buluyor.

YANDAŞA DESTEK VATANDAŞA KREDİ

Yandaş müteahhitlere milyarlık ihaleler verip, pandemi nedeniyle borçlarını erteleyen AKP hükumeti, esnafa ve yoksul vatandaşlara 1000’er lira pandemi yardımı yaptı. Diğer ülkelerin aksine halka ve esnafa kredi verilmesi için hükumetin bankalara baskısı sonrası kredi borçlarında patlama yaşandı.

 

 

Türkiye mutsuz ve kaygılı

 

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye ile Yunanistan arasında yeni gerginlik

Türkiye’nin Orta Ege’de araştırma yapması için TCG Çeşme isimli gemiyi görevlendirmesi ve yayımladığı Navtex, Yunanistan ile iplerin yeniden gerilmesine neden oldu. Yunanistan, Ankara’nın adımını ‘gereksiz’ olrak nitelendirdi.

BOLD – Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’ye ait TCG Çeşme araştırma gemisi için Balıkesir ve İzmir açıklarında 18 Şubat-2 Mart tarihleri arasında hidrografik ölçümler yapmak amacıyla Navtex (denizcilere uyarı) ilan edilmesine tepki gösterdi.

Yunanistan, istikşafi görüşmelerin devam ettiği süreçte atılan bu adımı ‘gereksiz’ bir adım olarak nitelendirdi. Yunan hükümet Sözcüsü Christos Tarantilisi, yaptığı açıklamada “Olumlu havaya uymayan gereksiz bir hareket” ifadelerini kullandı.

Yunan Dışişleri Bakanlığı’nın resmi şikayeti Türk tarafına ilettiğini kaydeden Yunan yetkililer, Türkiye’nin Navtex ilanının yasa dışı olduğunu ve yetkisi olmayan bir istasyon tarafından yayınlandığını öne sürdü. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Alexandros Papaioannou yaptığı açıklamada, seyir önergesinin uluslararası sularla ilgili olduğunu ancak İzmir’deki limanın Navtex ilan etmeye yetkisi olmadığını iddia etti.

Olayla ilgili Yunan medyasında çıkan haberlerde, Yunan Deniz Kuvvetlerinin her olasılığa karşı hazırlıklı olduğu ve “TCG Çeşme araştırma gemisine Türk donanmasının eşlik edip etmeyeceği sorularına yanıt aranıyor” denildi.

ÇEŞME GEMİSİ BÖLGEDE NE YAPACAK?

Türk yetkililer geçtiğimiz günlerde TCG Çeşme gemisinin deniz tabanına kablo döşemeyeceğini ve araştırmaların deniz yüzeyinde sınırlı olacağını açıklamıştı.

TCG Çeşme gemisi, orta ve derin sularda hidrografik ve oşinografik (denizin fiziksel özellikleri) çalışmalar yapmak için tasarlandı. Deniz haritalarının güncellenmesi için de jeolojik araştırmalar yapan TCG Çeşme, batimetrik derinlik, manyetik şiddet, yerçekimi kuvveti, deniz yüzeyi ısısı, sismik hareketlilik, ses hızı, ortam ışığı ve tuzluluk oranı konularında hassas araştırmalar yapabiliyor.

Türkiye daha önce de aynı bölgede 2018 yılında bazı ölçümlerde bulunmuştu.

İSTİKŞAFİ GÖRÜŞMELER YENİDEN BAŞLADI

İki NATO üyesi ülke Doğu Akdeniz’deki gerilimi çözmek için istikşafi görüşmelere başlamış ve 25 Ocak’ta İstanbul’da bir araya gelmişti. Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi’nde çatışma riskinin azaltılması ve karşılıklı güvenin arttırılması için 12 Mart 2002’de başlatılan ve 2016’da ara verilen istikşafi ((keşif, tanıma amaçlı görüşme) görüşmelerin 61’incisi 25 Ocak’ta İstanbul’da gerçekleştirildi.

İki taraf bir sonraki istikşafi görüşmenin Mart ayında Atina’da yapılması konusunda görüş birliğine varmıştı.

Türkiye ve Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz krizine AB de geçtiğimiz aralık ayında Türkiye’ye aşamalı yaptırım uygulanması kararı alarak dahil olmuştu. Türkiye’nin sismik araştırma faaliyetleri nedeniyle planlanan yaptırımların genişletilmesi ise Mart ayında yeniden ele alınacak.

Türkiye F-35 programına dönmek için ABD’de lobi şirketi tuttu

medyabold
Devamını Oku »

Bir yıldır işsiz olan 29 yaşındaki müzisyen hayatına son verdi

Pandemi yasakları sebebiyle eğlence mekânları kapalı olduğu için 1 yıldır işsiz olan 29 yaşındaki müzisyen Mehmet Mert El, yaşamını sonlandırdı.

BOLD– İzmir’de eğlence mekânlarında perküsyon çalarak geçimini sağlayan müzisyen Mehmet Mert El yaşamına son verdi. Kafe – Bar Çalışanları Dayanışması, genç müzisyenin bir yıldır işsiz olduğunu ve geçim sıkıntısı nedeniyle intihar ettiğini açıkladı.

SORUMLU DESTEK ÇAĞRISINI DUYMAYANLAR

Kafe – Bar Çalışanları Dayanışmasının sosyal medyada yaptığı açıklama şu şekilde:

İzmir’de bir müzisyen arkadaşımız geçinemediği için intihar etti. Perküsyon çalarak geçinen Mehmet Mert El, mekânlar kapalı olduğu için bir yıldır işsizdi. Aylardır mekânların açılması ve işsiz kalanlara destek verin çağrımızı duymayan yöneticiler, intiharların sorumlusudur.

İzmir Müzisyenler Derneği de Mehmet Mert El’in ardından sosyal medyada şu paylaşımı yaptı:

“Sevgili yol arkadaşımız, dostumuz, canımız, üyemiz, perküsyon çalarak geçimini sağlayan müzisyen Mehmet Mert El, bugün 17.30 sularında maalesef canına kıydı… Yaklaşık 1 yıldır işsiz olan arkadaşımız, bir süredir psikolojik olarak sıkıntı yaşadığı bir döneme girmişti. Yaşamını dönüştürmek, değiştirmek, daha iyi bir insan olmak için çaba harcayan, kendisiyle uğraşan, dayanışmacı ve paylaşımcı, özverili ve fedakâr, emekçi bir dostumuzdu. İzmir Müzisyenler Derneği’nin toplumsal dayanışma etkinliklerine gönüllü gelirdi, yoksul insanlar, mülteciler, çocuklar, depremzedeler için yürüttüğümüz yardımlaşma faaliyetlerinde eşya taşır, dağıtımlara yardım eder, gönlünden ve yüreğinden verirdi. Bizim için çok büyük bir kayıp. Çok üzgünüz.”

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’ın terörist ilan ettiği ve BM’nin korumaya aldığı ‘Erdoğan Ailesi’

İnşaat mühendisi Ferhat Erdoğan, ticaret yapmak için Fas’a gitti. AKP hükumeti talep ettiği için 27 ay Fas’ta hapis yatmak zorunda kaldı. İade edilmek üzereyken BM kararıyla tahliye edildi. Almanya’da ailesiyle birlikte yeni bir hayata başladı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Uzun yıllar memleketi Uşak’ta müteahhitlik yaptıktan sonra 2015 yılında ailesiyle birlikte Fas’a yerleşen inşaat mühendisi Ferhat Erdoğan, AKP hükümetinin iade talebi üzerinde Nisan 2017’de tutuklandı. 15 Temmuz’da Fas’ta olmasına rağmen darbe girişimiyle suçlandı. Terör örgütü kurmak, yönetmek ve finanse etmekle itham edildi. Fas’ın Rabat şehrinde 27 ay hapis yatan Ferhat Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in (BM) araya girmesiyle 10 Temmuz 2019’da tahliye edildi. Ferhat Erdoğan ve ailesini korumaya alan BM, Fas hükümetine yazdığı tavsiye mektubunda “Bu aile terörist değildir. Türkiye’nin talebi siyasidir. Serbest bırakılmasını tavsiye ediyoruz” dedi.

115 GÜN HÜCREDE KALDI

15 Temmuz’dan sonra yurt dışında bulunan 100’den fazla Hizmet Hareketi mensubu yasa dışı biçimde Türkiye’ye kaçırıldı ya da yasa dışı biçimde iade edildi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Malezya’dan Türkiye’ye götürülen İsmet Özçelik Denizli Cezaevinde, Kosova’dan götürülen ve aralarında Prof. Dr. Osman Karakaya’nın da bulunduğu 6 kişi hala Silivri Cezaevinde tutuklu. İnşaat sektöründe iş kurmak üzere 2015 yılında Fas’a giden Ferhat Erdoğan da aynı riskle karşılaşan bir iş adamı.

Ferhat Erdoğan Fas’a yerleştikten sonra bir yıl içinde işini kurdu. Seramik başta olmak üzere inşaat malzemelerini satmaya başladı. Ayrıca Fas’ta Türk tekstili de talep gördüğü için bir ortakla birlikte kadın ve çocuk giyimi üzerine mağaza açtı. İşleri güzel gidiyordu ancak 2017’de her şey yarım kaldı.

Uşak’ta açılan, 130 kişinin yargılandığı bir davada onun da adı geçiyordu. AKP hükümeti Ferhat Erdoğan’ı iki ülke arasında yapılan ‘suçluların iadesi’ anlaşmasına dayanarak Fas’tan istedi. Hayatının tehlikede olduğunu fark eden ailesiyle birlikte 9 Nisan 2017’de Kral Beşinci Muhammed Havaalanı’ndan Almanya’ya uçmak üzereyken tutuklandı. 4 ayı hücrede olmak üzere 27 ay Fas’ta hapis yatan Ferhat Erdoğan yaşadıklarını Bold Medya’ya anlattı.

Sevdegül ve Bahadır adında iki çocuk sahibi Ferhat-Hatice Erdoğan çifti artık Almanya’da yaşıyor.

“15 YIL İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ YAPTIM”

“2000 yılında Pamukkale Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde mezun oldum. 20 yıldır Uşak, Kazakistan ve Fas Kazablanka’da mesleğimi yaptım. Bunun 15 yılı Uşak’ta geçti. Orada şirketlerimiz, ortaklarımız vardı. 2015 yılında farklı ülkelerde de iş yapma kararı aldık. Fizibilite için yaklaşık 8-10 ülkeyi dolaştık. Amerika, Ürdün, Dubai, Kazakistan, Güney Afrika, Mozambik gibi. En sonunda Fas’ta karar kıldık. Mart 2015’te ben Fas’a gittim. İş kurmamız bir düzen oluşturmamız bir yıl sürdü. İnşaat malzemesi olarak seramik ve mermer satmaya başladık. 2016 yılında ailem geldi yanıma.

KADIN VE ÇOCUK GİYİM MAĞAZASI VARDI

Fas biliyorsunuz Kuzey Afrika’da Atlas Okyanusu’na kıyısı olan ince, uzun bir ülke. Güneşin en son battığı ülke. Onun için oraya mağrip diyorlar. Türkiye orada çok seviliyor. Günde 3-4 uçak var. Her akşam haberlerde Türkiye var. Türkiye’de Fas’ı bilmeyen belki birçok insan vardır ama Faslılar Türkiye’yi çok iyi biliyorlar, şehirleri biliyorlar, son 3-4 başbakanını, cumhurbaşkanını sayıyorlar. Ve her gün Türk dizileri izleniyor. Özellikle kadınlar çok ciddi takip ediyorlar. Turizm ülkesi, Afrika’da gelişmiş, iyi bir ülke ama genel anlamda Türkiye’den 20-30 yıl geride. Dolayısıyla Türk tekstili orada çok tutuluyor. Biz ondan da yararlanmak istedik. İnşaat malzemelerine ilave olarak bir ortak arkadaşımla beraber kadın ve çocuk giyim mağazası açtık. İşlerimiz çok güzel gidiyordu.

“2017’DE TÜRKİYE’DEN TALEP EDİLDİM”

Nisan 2017’de terör örgütü kurmak, yönetmek, finanse etmek suçlamalarıyla Uşak’ta açılmış bir dosyanın parçası olarak ben de Fas devletinden talep edildiğimi öğrendim. Ailem ile konuşup Nisan 2017’de Fas’tan ayrılmaya karar verdik. Almanya’ya bilet aldık. Ancak Kral Beşinci Muhammed Havaalanı’nda beni tutukladılar, eşim ve çocuklarıma ise gidebileceklerini söylediler. İki ülke arasında suçluların iadesi anlaşması varmış. Biz bunu bilmiyorduk.

“15 TEMMUZ’DA FAS’TA OLMAMA RAĞMEN DARBEYE KATILMAKLA SUÇLANDIM”

O güne kadar Fas’ta herhangi bir problemimiz olmamıştı. Karakola gitmedik. Onlarca çalışanımız var. Zamanında vergilerimizi ödüyoruz. Ülkede birçok işadamı dostumuz, arkadaşımız var. Belirli seviyede yöneticilerle tanışıyoruz. Hiçbir sorunumuz yok ama Uşak’ta açılan o dosyada 130 kişiyle birlikte terör örgütü kurmak, yönetmek, 15 Temmuz darbe girişiminde görev almakla suçlanıyoruz ki, darbe girişiminde ben Türkiye’de bile değilim. Fas’tayım ve hiçbir şeyden haberimiz yok. Minimum 25 yıl, maksimum 42 yılla yargılanıyoruz. Görünce biz de şok olduk. Daha önce ne Türkiye’de ne Fas’ta bir davayla, cezaeviyle tanışıklığımız olmamış. Sadece küçük çaplı ticari davalarımız olmuştu.

“27 AY RABAT’TA CEZAEVİNDE KALDIM”

Havaalanında 5-10 dakika görüşmeden sonra polisler beni karakola götürdü. Bir gün orada kaldıktan sonra Rabat şehrindeki cezaevine nakledildim. Rabat Fas’ın başkenti. Kazablanka’ya yakın. 27 ay orada kaldım. Suçlu olduğumu düşünmediğim için kısa zamanda çıkarım diye tahmin ediyordum. Bir hafta, bir ay, en fazla 3 ay kalırız diye düşünüyordum. Bir hafta sonra eşim ve çocuklar beni ziyarete geldiler. Zaten o ilk ve son gelişleriydi. Onlar için de artık Fas’ın güvenli olmadığına karar verdik ve onlar Almanya’ya gittiler. Eşim Türkiye’de 15 yıl öğretmenlik yaptı. Yeşil pasaportu vardı. Dolayısıyla çocuklarımızın ve benim de yeşil pasaportumuz var. Daha önce birçok Avrupa ülkesine bu pasaportla gitmiştik zaten.

115 HÜCREDE KALDIM

Cezaevinde 27 ay kolay geçmedi tabi. Güzel günler de sıkıntılı günler de oldu. Kendi adıma o günleri kayıp olarak görmüyorum. Her şeyden önce suçlu olduğuma inanmıyordum tabi ki. Ama o kadar sert bir dosyaydı ki ilk 3-4 aylık süreçte hücrede kaldım. 115 gün. İlk başta kalem, defter vermediler. Mektup yazamıyorum, tek kişiyiz. 3-4 ay sonra onlar beni yakından tanıyınca farklı davranmaya başladılar. Odamızı değiştirdiler. Haftada 3-4 gün ailemizle telefon görüşü yapabiliyorduk. Yarım saat, 1 saat süren telefon görüşmelerimiz olabiliyordu. Her istediğimiz kitabı getirtebiliyorduk. Yani artık cezaevinde kalan diğer tutuklulardan farklı bir pozisyonum oldu. Diğerlerinin kitap imkanı hiç yoktu mesela. Ben ayda ortalama 30-40 kitap okuyordum. Onlar da çok şaşırıyorlardı. Odamız kütüphane gibiydi.

“KOĞUŞUMUZDA 4 LİSAN KONUŞULUYORDU”

Kaldığımız oda özeldi. Hep yabancı insanlar vardı. Bir dönem 7-8 kişi kaldık. Nijeryalı, Fransız, Tunuslu… Koğuş arkadaşlarımızdan biri Siera Lion’luydu. Afrika’da küçük bir ülkedir. Üç-dört kişi Hıristiyandı. Onlar haftada iki gün ayin yapıyorlardı. Odanın her tarafında haçlar var. Biz namaz kılmaya çalışıyoruz. Nijeryalı ve Siera Lionlu arkadaşlar kendi yerel dillerini onu konuşuyorlar. Tunuslu ile Fransız arkadaş Fransızca konuşuyor. Biz Türkçe konuşuyoruz. Tunuslu ile ben Arapça konuşuyorum. Ortak dil İngilizce. Odada 4-5 dil konuşuluyordu. Farklı deneyimler, farklı kültürler…

“TUTUKLULARIN YÜZDE 30’U TÜRKİYE’DEN İADE EDİLEN IŞİD’LİYDİ”

Cezaevi zaten terör cezaevi diye geçiyor. Onlar ‘irhab’ diyorlar. Merkezdeki mahkemelere yakın olması için başkentte böyle bir cezaevi açmışlar. IŞİD mensubu çok fazla insan vardı. Zaten Fas’ın beni iade etmek istemesinin altında yatan sebeplerden biri onlardı. Türkiye, IŞİD üyesi Faslıları sürekli iade ediyordu. Bunlar Türkiye’den Irak’a gitmek üzereyken yakalanmış insanlar. 250 kişilik cezaevinin yüzde 30-40’ı Türkiye’den iade edilmiş IŞİD’li Faslılardı. Hepsi Türkiye’yi çok iyi biliyordu. İzmir, Adana ve İstanbul’daki cezaevlerini anlatıyorlardı. Biz hiçbirini bilmiyoruz tabi. Şu anki hükumeti de çok seviyorlar.

İki-üç kez Rabat’taki mahkemeye çıktık. Onlar beni iade etmeye karar verdiler. Normalde iki ülke arasında siyasi tutukluların iade edilmesine dair bir anlaşma yok. Siyasi tutuklular 1995’te yapılan iade anlaşmasının dışında tutulmuş. Birleşmişler Milletler bu aşamada devreye girdi. BM biliyorsunuz önemli bir kurum. 195 üyesi var. Dediler ki “Bu insan Türkiye’den siyasi olarak talep ediliyor.” Türkiye’deyken siyaset de yapmıştım zaten. Hatta AK Parti’de siyaset yaptım bir dönem. 2009-2012 tarihleri arasında Uşak’ın il ve ilçe yönetiminde bulundum. Başkan yardımcılığı ve başkanlık yaptım. Son dönemde belediye başkanlığı için ismimiz konuşuluyordu. İstifa etmeseydim, bir şeyler yanlış gidiyor diye üst yöneticilerimizi eleştirmeseydik farklı pozisyonlarda olabilirdik.

“BM AVUKATLARIYLA HER MAHKEMEDE BİZİ TEMSİL ETTİ”

Rabat’taki mahkeme 3-4 ay sürdü. Kendi avukatlarımın yanı sıra BM’nin avukatları 2-3 avukatla her mahkemede bizi temsil etti. Cezaevine sık sık yanıma geldiler. Fas önce iade kararı verdi. Ama BM’nin avukatları dosyayı Cenevre’ye taşıdı. Orada BM’nin İnsan Hakları Komisyonu var. Dosyamın orada görüşülmesi gerektiği söylendi ve Fas Adalet Bakanlığı da bunu kabul etti. Dosyamızın görüşülmesi, bize sıra gelmesi 24 ayı buldu. Ben yalnız değildim, 4 kişiyle birlikte tutuklanmıştık.

Hepimizin dosyası incelendi ve BM’den şöyle bir karar çıktı: “Bu insanlar ve temsil ettikleri sivil toplum kuruluşu terör faaliyetleri yapmıyor. Tüm dünyada organizasyonları var. Tüm dünya ülkelerinde terörist bir hareket olarak görülmüyor. Geçmişleri ortada, son 4 yıldır Fas’ta yaptıkları ortada. Dolayısıyla bu siyasi bir taleptir. Bu insanların serbest bırakılmasını tavsiye ediyoruz” Zaten BM’nin tavsiye kararlarını ülkeler ciddiye alıyorlar.

“KARAR ÇIKTIKTAN 2 AY SONRA SERBEST BIRAKILDIK”

Ferhat Erdoğan, 10 Temmuz 2019’da tahliye olduğunda.

Karar çıktıktan sonra bizi 2 ay içinde serbest bıraktılar. Cezaevinde bize zaten iyi davranıyorlardı ama bu karar çıkar çıkmaz tavırları o andan itibaren çok daha farklı oldu. Cezaevinde bir misafir gibi olmaya başladık. İki ay sonra tahliye edilince Fas yetkilileri bize tabiri caizse “pardon” dedi. Cezaevine girmeden önce Fas’ta ne iseniz bizim için aynısınız. İsterseniz burada kalabilir, işinize devam edebilir ya da gidebilirsiniz.

“CEZAEVİNDEYKEN ALMANYA DA BENİ AİLE BİRLEŞİMİ İÇİN TALEP ETTİ”

Ben cezaevindeyken Almanya da elçilikleri aracılığıyla beni talep etmişti. Aile birleşimi için. Çıkar çıkmaz da BM yetkilileri eşliğinde Almanya’ya geldik. 10 Temmuz 2019’da tahliye edildim. Çarşamba günüydü. O gün cezaevinde dışarıyı aramak yasak. Normalde diğer 4 gün aranabiliyor. Ben de ailemi ve avukatlarımı aramadan dışarı çıkmak istemedim. Çünkü kapıda belki bir Transporter gelir alır, Türkiye’ye iade eder diye korkularımız vardı. Bunun örnekleri var. En sonunda 4-5 gardiyanın kolları arasında zorla arabaya bindirildim. Çıkar çıkmaz Fas polisi bizi teslim aldı, çok sıcak davrandılar, hemen bir restorana gittik, yemek ısmarladılar, telefon verdiler ve “İstediğiniz kişiyi arayabilirsiniz.” dediler. Yani ülkeyi sevdirmek amaçlı bir jest yapıldı. Sonra da diplomatik bir dille kusura bakmayın dediler.

“HAPİSTE 4 BAYRAM GEÇİRDİK”

Cezaevindeyken bir müddet sonra günlük yazmaya başladım. Yasak aslında. Özellikle hücre döneminde kalem ve kağıt olmayınca karşıdaki koğuştan Faslı bir tutuklu bana kalem fırlattı. Yaşadıklarımı, hissettiklerimi peçetelere yazmaya başladım. Sonradan onları deftere geçtim. Hücredeyken hafta sonu dışarı çıkamıyorsunuz. 72 saat hücredesiniz. Cuma öğlen odanıza bir giriyorsunuz, pazartesi öğlene kadar. Diğer günler her gün 1 saat avluya çıkarıyorlar. Beton bloklarla kapalı, üzerinde yüksek tel örgülerinin olduğu bir avluda yürüyorsunuz.

İki Ramazan, iki kurban bayramı geçirdik o cezaevinde. Kültür çok farklı, kaşık yok. Elle yemek yeniliyor ve bu yüzden yemekler genelde soğuk oluyor. Bir-iki ay zorlandık, sonra plastik bir kaşık çatal alabildik. Ayna yok, 4-5 ay hiç yüzünü göremiyorsun. Lavabodaki seramiklere ışık vurursa oradan bir şey çıkartmaya çalışıyorsun. Bayram hafta sonuna denk gelmişse yine dışarı çıkamıyorsunuz. Hafta içine denk geldiyse avluya çıkabiliyor, ailenizi arayabiliyorsunuz.

“TUTUKLULARIN KURBAN KESMESİNE İZİN VERİLİYOR”

Kurban bayramında tutukluların da kurban kesmesine izin veriyorlar. İçlerinden birini seçiyorlar. O kişi daha az suçu olan ya da suçu daha kesinleşmemiş biri oluyor genelde. O kişinin eline bıçak veriyorlar ve kurban kesiliyor. Tüm personel de geliyor, yöresel kıyafetlerini giyiyorlar. Bayramlaşma oluyor. Şeker ve hurmaları ikram ettik. Onlar da adet değil bu. Orada kontürlü telefonlar var. Parasını ödeyerek dünyanın her yerini arayabiliyorsunuz.

En sonunda Frankfurt Havalimanı’na geldik. Eşim ve arkadaşlar bizi karşıladılar. Şimdi hep birlikte dil öğreniyoruz. Eşim C1 kursuna gidiyor. Sevdegül ve Bahadır Almanca’yı iyice öğrendiler. Türkiye’nin mühendislik diplomaları burada tanınıyor. Ben de mesleğimi yapmayı planlıyorum. İnşaat sektörü Almanya’da iyi.

21 Ağustos 2019’da Frankfurt Havaalanı’na gelen Ferhat Erdoğan’ı ailesi ve arkadaşları karşıladı.

“TERÖRİST DE DESELER İÇİNİZDE BİR HUZUR VAR, SUÇLU OLMADIĞINIZI BİLİYORSUNUZ”

Terörist damgasını ilk duyduğunuzda tabi ki şok oluyorsunuz. Cezaevine giriyorsunuz, elleriniz kelepçeli, bunlar çok onur kırıcı. Mesela hastaneye gidiyorsunuz, bazen ters kelepçe yapıyorlar. Ayağınızda sadece terlik var, spor ayakkabı yasak, kaçma girişimine karşı. Hastaneye girerken yollar açılıyor, tüm gözler sizin üzerinizde. Onlar zor oluyor tabi. Bir müddet sonra alışıyorsunuz buna çünkü içinizde bir huzur var. Suçlu olmadığınıza inanıyorsunuz.

İş adamı Hazım Sesli ve Ferhat Erdoğan… Hazım Sesli hala İzmir Menemen Cezaevinde tutuklu.

İşadamı Hazım Sesli cezaevinde öldürülmek istendi! Saldırganın azmettiricisi kim?

İbrahim öğretmenin Libya’dan Paris’e özgürlük yolculuğu

medyabold
Devamını Oku »