10 Nisan 2021 Cumartesi

Yatak bulamayan hastalar ölürken bakanlıktan iş insanına özel ambulans uçak servisi

Hastanelerde yatacak yatak bulamadığı için hastalar ölürken, bakanlığın yurtdışından ambulans uçakla hasta transferleri devam ediyor. Bakanlık ambulans uçakla Azerbaycan’dan koronavirüslü iş insanını Türkiye’ye getirdi.

BOLD – Azerbaycan’da ihracat faaliyetleri kapsamında bulunduğu sırada koronavirüse yakalanan Türk iş insanı Surur Aydın tedavisinin devamı için Sağlık Bakanlığı tarafından tahsis edilen ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi.

AKP’Lİ İSİM DE LONDRA’DAN GETİRİLDİ

Hafta içerisinde akciğer rahatsızlığı olan Aslı Özkısırlar isimli kadın, 25 gün hastanede boş yatak beklerken yaşamını yitirdi. Aynı gün İngiltere’nin başkenti Londra’da durumu ağırlaşan koronavirüsü hastası Erdal Yetimova, AKP’li milletvekilinin araya girmesi sonucu Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçakla Türkiye’ye getirilerek tedavi altına alındı. Yetimova’nın Avrupa’da AKP taraftarı toplamak için kurulan derneğin eski başkanı olduğu ortaya çıkmıştı.

BAKÜ’DEN GAZİANTEP’E NAKLEDİLDİ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) açıklamasına göre, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliği (GAİB) Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Surur Aydın’a ihracat faaliyetleri için bulunduğu Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de koronavirüs teşhisi konuldu. Tedavisinin Türkiye’de devam edilmesi talebinde bulunan Aydın’ın, TİM Başkanı İsmail Gülle’nin girişimleri sonucu yurda getirilmesi için Sağlık Bakanlığı tarafından ambulans uçak tahsis edildi. Nakil operasyonu kapsamında ambulans uçakla Bakü’den Gaziantep’e getirilen Aydın, havalimanında bekletilen ambulansla tedavi göreceği hastaneye nakledildi.

 

Hocası Ali Ünal’ın koğuş arkadaşı öğretmen: İsterseniz asın ölümden mi korkacağım?

Yatak bulamayan hastalar ölürken bakanlıktan iş insanına özel ambulans uçak servisi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye, Ukrayna ile stratejik ortaklığı daha da tahkim etti

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüşen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü güçlü bir biçimde savunduklarını belirterek, Karadeniz’in bir huzur ve barış denizi olmaya devam etmesinin temel hedefleri olduğunu kaydetti. Erdoğan, Ukrayna ile kurulan işbirliğinin üçüncü ülkelere karşı olmadığını söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’a gelen Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Tarabya’daki Huber Köşkü’nde bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası düzenlenen ortak basın açıklamasında Erdoğan, yayınladıkları ortak bildiri ile stratejik ortaklığı daha da tahkim ettiklerinin altını çizdi. Erdoğan, Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güçlü bir biçimde savunduklarını kaydetti.

KARADENİZ HUZUR VE BARIŞ DENİZİ OLMAYA DEVAM ETMELİ

Karadeniz’deki gerilimle ilgili konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in bir huzur ve barış denizi olmaya devam etmesi temel hedefimizdir. Ortak coğrafyamızda gerilimin artmasını arzu etmiyoruz. Bu minvalde Ukrayna’nın doğusundaki durum ile ilgili fikir alışverişinde bulunduk. Mevcut krizin barışçıl ve diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Endişe verici gerilimin son bulmasını diliyoruz. Gereken her türlü desteği vermeye hazırız. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Ukrayna Özel Gözlem Misyonu’nun herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan görevini yerine getirmesini önemsiyoruz” dedi.

“İŞBİRLİĞİMİZ ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE KARŞI DEĞİL”

Ukrayna ile Türkiye’nin işbirliğine ilişkin de konuşan Erdoğan, “Ukrayna ile ilişkilerimizde savunma sanayii bir diğer önemli boyutu teşkil ediyor. Siyasi ve savunma konularının birbiriyle bağlantısı dikkate alarak, dışişleri ve savunma bakanlarımızın katılımıyla 2+2 yeni bir platformda istişarelerimizi başlattık. Bu şekilde ülkelerimiz arasındaki eşgüdümü pekiştiriyoruz. İşbirliğimiz hiçbir surette üçüncü ülkelere karşı bir girişim değildir” dedi. Kırım’ın ilhakını tanımama prensibini bir kere daha teyit ettiklerini belirten Erdoğan, Ukrayna ile fikir birliği içinde olmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.

ZELENSKİY: TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ UKRAYNA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ise, “Stratejik ortaklığın 10. yıl dönümünü kutluyoruz. Konu yelpazesi ve ikili diyaloğumuzun yoğunluğu bu ortaklığın sözde olmadığını gösteriyor. Bugün vardığımız tüm anlaşmaların da başarılı olacağına inanıyorum. Aynı zamanda Türkiye’nin egemenliğimizin ve toprak bütünlüğümüzün yeniden tesis edilmesi konusundaki desteği Ukrayna için son derece önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanından bu desteğin devam ettiğini ve gelecekte de Türkiye’nin tutumunun değişmeyeceğini duyduğuma sevindim. Bugün geçici olarak işgal edilmiş Ukrayna toprakları olan Donbass ve Kırım hakkında Türk tarafına bilgi verdim” dedi.

 

Hocası Ali Ünal’ın koğuş arkadaşı öğretmen: İsterseniz asın ölümden mi korkacağım?

Türkiye, Ukrayna ile stratejik ortaklığı daha da tahkim etti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Sedat Peker’in eşi: Kızımın odasına silahla girdiler özel harekat polisi eğitilmeli

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in avukat eşi Özge Peker, özel harekat polislerinin kızının odasına silahlarla girmesine tepki gösterdi. Peker, “Evde bir kadın ve üç ufak çocuk olarak yaşadığımız bilindiği halde kapımızı kırarak içeri girmek istediler. Özel hareket polislerinin çocuklu evlere nasıl girileceği konusunda eğitilmeleri gerek” dedi.

BOLD – Özge Peker, eşi Sedat Peker’e yönelik İstanbul merkezli 5 ilde Sedat Peker ve adamlarına yönelik polis operasyonu sırasında evinde yapılan aramada yaşananlara tepki gösterdi.

Özge Peker, Instagram hesabından şu paylaşımı yaptı: “Dün sabah 5 sularında eşime karşı iddia edilen bazı suçlamalarla ilgili polisler evimize geldi. Evde bir kadın ve üç ufak çocuk olarak yaşadığımız; bilindiği halde kapımızı kırarak içeri girmek istediler. Üst kattan aşağıya inerken kapıyı kendim açmama rağmen ellerinde tüfekler, silahlar, robocop olarak adlandırılan kıyafetler üstlerindeyken ufak çocuklarımın yaşadığı odalara girmeden önce kendilerini uyardım. Silahlarla bu şekilde lütfen odalarına girmeyin diye.

Hiç avukatlık yapmamama rağmen avukat olduğumu özellikle belirttim. Ancak buna rağmen kızımın odasına bu şekilde girdiler (Sabahın 5’inde gözlerini açan kızımın üzerine doğrultulan silahı görünce o panikle ellerini hava kaldırdığını yaşadığım sürece unutmayacağım). Kızım kursa gittikten sonra akşamleyin eve gelmek istemedi: Arkadaşının evinde kaldı. Ve halen daha eve gelmek istemiyor.

Organize şubeden ve karakoldan gelen polisler sadece görevlerini yaptılar. Ancak özel harekât olarak bilinen polislerin mutlaka çocuklu evlere nasıl girileceği konusunda eğitilmeleri gerekmektedir.”

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları

Sedat Peker’in eşi: Kızımın odasına silahla girdiler özel harekat polisi eğitilmeli yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AA’nın patates soğan verileri yanlış çıktı

Anadolu Ajansı’nın servis ettiği çiftçinin elinde kalan patates, soğan ve çeltik rakamlarının yanlış olduğu ortaya çıktı. Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, “Haberdeki verilerin tamamı yanlış. Doğrusu şöyle olacak. Patates 300 bin ton, soğan 50 bin ton, çeltik 50 bin ton” dedi.

BOLD – Devletin resmi ajansı AA, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) çiftçinin elinde kalan 1 milyon 200 bin ton patates, 250 bin ton soğan ve 750 bin ton çeltiği satın alacağını haber yaptı.

TMO’nun çiftçiden satın alacağı ürünlerin yurttaşa ücretsiz dağıtılacağı belirtildi.

Tarım haberleri yazan gazeteci Ali Ekber Yıldırım, rakamların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Türkiye’de toplamda 900 bin ton çeltik üretimi yapıldığını kaydeden Yıldırım, “Çiftçinin elinde nasıl 750 bin ton olur?” diye sordu.

“128 milyar dolar nerede?” afişine Erdoğan’a hakaretten soruşturma

AA’nın patates soğan verileri yanlış çıktı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AB Konseyi Başkanı Michel: Geceleri uyuyamıyorum

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Ankara’da yaşanan protokol krizinin ardından yaptığı son açıklamada, “O günden beri geceleri iyi uyuyamıyorum çünkü sahneler kafamda tekrar tekrar canlanıyor. Mümkün olsa geri dönüp düzeltmek isterdim” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile görüşmesinin ardından yaşanan protokol krizinin yankıları sürüyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yapılan görüşmede ayakta kalması sonrası koltuk krizinde eleştirilen AB Konseyi Başkanı Charles Michel açıklama yaptı. Almanya merkezli Handelsblatt gazetesine konuşan AB Konseyi Başkanı, “Mümkün olsa geri dönüp bunu düzeltmek isterdim. O günden beri geceleri iyi uyuyamıyorum çünkü sahneler kafamda tekrar tekrar canlanıyor” dedi.

Erdoğan’ın geçen salı günü Cumhurbaşkanlığı Sarayında Avrupa Birliği liderleri ile yaptığı görüşmelerde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e yer gösterilmemiş, AB Komisyonu’nun ilk kadın lideri, Erdoğan ve Michel yerleştirilen iki sandalyeye oturduktan sonra ayakta kalmıştı. Daha sonra çekilen görüntülerde von der Leyen’in mevkidaş olmamalarına rağmen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile karşılıklı, Erdoğan ve Michel’den uzakta bir kanepede oturması dikkat çekmişti.

İtalya Başbakanı Mario Draghi, bu görüntülerin ardından Erdoğan’a yönelik olarak ‘diktatör’ ifadesini kullanmıştı.

Saray’daki protokol krizinde AB kurumları birbirini ve Türk tarafını suçladı

AB Konseyi Başkanı Michel: Geceleri uyuyamıyorum yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Feyzioğlu’ndan Erdoğan’a övgü: Tayyip bey plastik değil gerçekten gülümsüyor

Çoklu baro yasasıyla koltuğunu garantiye alan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı öve öve bitiremedi. Danıştay töreninde kendisine “Yalan söylüyorsun edepsizlik yapıyorsun” tepkisi veren Erdoğan’la ilgili, “Tayyip bey gerçek bir insan. Plastik değil. Gerçekten öfkeleniyor, gerçekten gülümsüyor” dedi.

BOLD – TBB Başkanı Feyzioğlu’nun AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sevgisinin sınırları her geçen gün genişliyor. Erdoğan’ın açıkladığı ve kamuoyu tarafından eleştirilen hukuk reformunu “Yıldızlara çıkacağız” sözleriyle destekleyen Feyzioğlu, katıldığı bir programda Erdoğan’a “Tayyip bey gerçek bir insan” dedi.

Feyzioğlu, “Tayyip bey gerçek bir insan. Plastik değil. Bir siyasetçi tipi vardır. Öfkesi sevgisi duygulanması hep rol icabıdır. Tayyip bey gerçekten öfkeleniyor, gerçekten gözleri doluyor. Gerçekten gülüyor gülümsüyor. Bence çok önemli bir özellik bu siyasetçi için” ifadelerini kullandı. Feyzioğlu’nun sözleri üzerine sosyal medyada “Burhan Kuzu’nun veliahtı” yorumu yapıldı.

CUMHURBAŞKANI GÜL SAKİNLEŞTİREMEMİŞTİ

11 Mayıs 2014 tarihinde Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun sözlerine sinirlenen Erdoğan, “Yalan söylüyorsun edepsizlik yapıyorsun” diyerek koltuğundan kalktı. Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kolundan tutup sakinleştirme çabalarına rağmen salonu terk etmişti. O günden sonra Feyzioğlu, Erdoğan’ın politikalarını desteklemeye başladı.

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları

Feyzioğlu’ndan Erdoğan’a övgü: Tayyip bey plastik değil gerçekten gülümsüyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Hocası Ali Ünal’ın koğuş arkadaşı öğretmen: İsterseniz asın ölümden mi korkacağım?

15 Temmuz sonrası yaşanan sürecin mağdurlarından öğretmen Ahmet Gökalp, gözaltı ve cezaevinde yaşadıklarını YouTube’daki videosunda anlattı. 60 günlük çocuk sahibi eşiyle gözaltına alınan Gökalp, hocası Ali Ünal’la nezarethanede karşılaşınca moral kazandığını belirtiyor. Gökalp, “Doktor kontrolünden dönerken eşimi elinde pusetle görmüştüm. Eşimin kurtuluduğunu görünce gardiyanlara isterseniz asın beni ölümden mi korkacağım dedim” ifadelerini kullanıyor. 

BOLD – Cezaevi sürecinin ardından 6 yıl 3 ay hapis cezası alan mağdur öğretmen Ahmet Gökalp, tutukluluk sürecini, hocası Ali Ünal’la nezarethane günlerini ve Meriç’ten Türkiye’yi terk ediş sürecini anlatıyor.

 

Hocası Ali Ünal’ın koğuş arkadaşı öğretmen: İsterseniz asın ölümden mi korkacağım? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var

Amerikan Forbes dergisinin açıkladığı dolar milyarderleri listesine bu yıl Kovid-19 pandemisinde zengin olanlar damga vurdu. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un 177 milyar dolarla başı çektiği dolar milyarderlerinin toplam servetleri 13.1 trilyon dolar olurken, listede Kovid-19 pandemisinde zengin olan 40 yeni isim var.

BOLD – Amerikan Forbes dergisinin dünyaca ünlü dolar milyarderleri listesi açıklandı. Derginin haberine göre dolar milyarderlerinin sayısı 2 bin 755’ye yükseldi. Aralarında Biontech’in kurucusu Uğur Şahin’in de bulunduğu sağlık sektöründe iş yapan 40 yeni milyarder listeye girdi.

Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılının 11 Mart’ında Kovid-19’u pandemi ilan ettiğinde dünya piyasaları allak bullak olurken, onlarca dolar milyarderi servetini kaybederek Forbes listesinden düştü.

Pandeminin üzerinden geçen 1 yıl geçti. Gelişmiş ülkelerin para basarak halka dağıtmaları, merkez bankalarının faiz oranlarını rekor düşük seviyelere çekmesi borsalara doping oldu ve Forbes listesine bu yıl 493 yeni dolar milyarderi girdi.

Listeye yeni katılan 40 yeni dolar milyarderi arasında en zengini maske ve diğer koruyucu ekipmanlar üreten Çin merkezli Winner Medical’in yüzde 68 hissesine sahip olan Li Jianquan. Şirketin 2020 yılında Shenzen Borsası’ndaki halka arzı sonrası Jianquan’ın şahsi serveti 6.8 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Aralarında Moderna ve yine Çin merkezli CanSino Biologies’in de bulunduğu bazı şirketlerin değeri katlanırken, aynı şirketten birden fazla milyarder Forbes listesine girmeyi başardı.

Listede BionTech’in kurucusu Uğur Şahin 4 milyar dolar ile yer aldı.

ABD savaş gemilerine izin sonrası Rusya Türkiye uçuşlarını durdurdu

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Davutoğlu’nun danışmanlığına getirilen ‘balıkçı’ İlhami Işık kimdir?

Geçmiş dönemlerde devletle PKK arasında arabuluculuk yapan gazeteci İlhami Işık, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun danışmanı oldu. Suriye’de PKK’nın uzantısı PYD’yi yakından takip eden İlhami Işık kimdir?

BOLD ANALİZ – ‘Balıkçı’ kod adıyla devletle 1990’larda görüşmeler yapan Işık, AKP’nin başlattığı çözüm sürecinde de ön plana çıktı. PKK’yı yakından takip eden gazeteci Işık, 8 yıl aradan sonra Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesine izin verilmesinin yeni bir döneme işaret ettiğini açıklamıştı.

1980’DE ÖCALAN İLE TANIŞTI

Balıkçının Feneri isimli bir kitabı bulunan Işık, 1959 Batman doğumludur. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni henüz 1. sınıftayken terk etti. Işık, 1980 darbesi öncesi İlerici Gençlik Derneği’nin Doğu ve Güneydoğu sorumlusu oldu ve PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile tanıştı.

ÖZEL DÖNEMİNDE PKK İLE TEMAS KURDU

1990’larda Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başlattığı PKK ile temaslarda görev aldığını saklamayan Işık, “Arabuluculuk dönemim devletin şiddetle problemi çözemeyeceğinin anlaşıldığı 24 Aralık 1995 seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı tablo sonucu başladı. Devlet, Kürt meselesini şiddetle çözüleceğine o kadar kendisini inandırmıştı ki seçim sonuçları bunun tam tersini doğurdu. Bu tablo devlette bir anlayış değişikliği getirdi. Bugün itibariyle benim arabuluculuk yapmamın bir önemi kalmadı.” açıklaması yapmıştı.

SAADET PARTİSİ’NDEN BAŞKAN ADAYI OLMUŞTU

Çeşitli dergiler ve gazetelerde yazıları yayımlanan Işık, uzun süre tekstil sektöründe faaliyet gösterdi. Siyaset ile de yakından ilgili olan İlhami Işık’ın ismi kamuoyu tarafından “Çözüm Süreci”nde duyuldu. Işık, son yerel seçimlerde Saadet Partisinin Batman belediye başkan adayı olmuştu.

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları

Davutoğlu’nun danışmanlığına getirilen ‘balıkçı’ İlhami Işık kimdir? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Kamu arazilerinin satışı tam gaz devam ediyor

19 yıllık iktidarı döneminde TÜPRAŞ, Türk Telekom’un aralarında bulunduğu birçok kuruluşu satan AKP hükumeti, kamu arazilerinin satışında gaza bastı. Geçen hafta Muğla ve Aydın’daki koyları özelleştirmeye çıkaran AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu hafta da mülkiyeti Türk Şeker’e  ve Maliye’ye ait arazileri satış listesine koydu.

BOLD – Geçen hafta 12 şehirdeki kamu arazilerini özelleştirmeye açan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 9 şehirde devlete ait arsaların satışına onay verdi.

Şeker fabrikalarını özelleştiren AKP hükumeti, şimdi de mülkiyeti Türkşeker adına kayıtlı arsaları parsel parsel satmaya başladı. Eskişehir Beylikova ve Çifteler, Karaman ve Sivas merkez ilçelerindeki parsellere ilişkin imar planı değişiklikleri onaylandı. Türk Şeker’e ait bu arsalara otopark, ticaret alanı ve konut yapılacak.

Erdoğan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Şanlıurfa-Karaköprü, Ankara-Çankaya, Muğla-Bodrum, Eskişehir-Odunpazarı ilçelerindeki parsellere ilişkin imar planı değişiklikleri de onayladı. Buralara da konut, sağlık tesisi, ortaokul ve anaokulu yapılacağı kararlarda yer aldı.

SÜMER HOLDİNG’İN MALLARINDAN 30,4 MİLYON LİRA GELİR

Resmi Gazetede yayımlanan kararlarda Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Sümer Holding AŞ adına kayıtlı gayrimenkullerin satışı onaylandı. Aydın’ın Didim ilçesindeki taşınmaz 13 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Türk Metal Sendikasına satışı uygun bulundu.

Yine Sümer Holding’e ait olan Kayseri’nin Kocasinan’daki  taşınmazın 17 milyon 400 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Feyfer İnşaat Nakliyat Hafriyat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, Bulutbey İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, Demirok Yapı Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti Ortak Girişim Grubuna satılmasına karar verildi.

12 milyon işsizden sadece 57 bini işsizlik maaşı alıyor

Kamu arazilerinin satışı tam gaz devam ediyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

12 milyon işsizden sadece 57 bini işsizlik maaşı alıyor

Koronavirüsle derinleşen ekonomik krizin etkisiyle işsiz sayısı 12 milyonu geçerken işsizlik maaşı alanların sayısı ise azaldı. Yıl başından bu yana işten çıkarıldığı için işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 194 bin 369 oldu. Bu başvurular arasında yalnızca 57 bin 898 kişi işsizlik ödeneği almaya hak kazandı.

BOLD – Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR), mart ayına ilişkin istatistiklerine göre işsiz sayısı artmasına rağmen işsizlik maaşı alanların sayısında düşüş yaşandı. İşsiz kalanlar için oluşturulan İşsizlik Fonunun varlıklarının toplamı 103 milyar lirayı buluyor.

Salgın nedeniyle geçen yıl 17 Nisan’da işten çıkarma yasakları başladı. İşveren, küçülmeye gitme veya Kod-29 bahanesi ile işçi sözleşmelerini sonlandırdı. Salgın döneminde işsizlik maaşına başvuranların sayısının azaldığı gibi başvuranlar arasında işsizlik maaşından faydalananların sayısı da azalıyor.

İŞSİZ SAYISI 12 MİLYONU GEÇTİ

Yıl başından bu yana işten çıkarıldığı için işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 194 bin 369 oldu. Ancak bu başvurular arasında yalnızca 57 bin 898 kişi işsizlik ödeneği almaya hak kazandı. Böylece işsizlik ödeneğine başvuran her 100 kişiden 30’u ödeneği alamaya hak kazanmış oldu. Geçen yıl aynı dönemde işsizlik ödeneğine başvuran her 100 kişiden 55’i ödenekten faydalanmıştı. 2021 yılında alınabilecek en düşük işsizlik maaşı bin 420 lira, en yüksek işsizlik maaşı ise 2 bin 840 lira. DİSK-Ar’ın son yayımladığı rapora göre Kovid-19 etkisiyle yaşanan iş kaybı ve işsiz sayısı 12 milyon 115 bin. Salgın döneminde 177 bin kişi Kod-29 ile işten atıldı. Kod-29 ile işten çıkarılan işçiler, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alamıyor. Ayrıca Kod-29 bahanesi ile işten çıkarılan işçiler İşsizlik Sigortası Fonu’ndan verilen işsizlik ödeneğinden de yararlanamıyor.

İŞSİZLERİN İŞ BULMA UMUDUNU YOK

İŞKUR verileri pazartesi günü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak olan İşgücü İstatistikleri’nin de öncü verisi niteliğinde. İŞKUR’a kayıtlı işsiz ve açık iş sayısındaki azalma devam ediyor. İşsizler iş aramaktan umudunu keserken, işverenler de artık işçi aramıyor. İŞKUR verilerine göre ocak- mart döneminde özel ve kamuya ait toplam 349 bin 299 açık iş bulunuyor. 2020’nin aynı döneminde açık iş sayısı 503 bin 51’di. Açık iş sayısı bir yılda yüzde 44 oranında azaldı. Mart ayında İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı bir önceki aya göre yüzde 7 azalış göstererek 2 milyon 663 bin 916 kişi oldu. Kayıtlı işsiz sayısı ise yüzde 37,95 oranında geriledi.

Gözaltındaki amiral Sadi Ünsal’ın eşi: Olayı işkenceye çevirdiler ölmelerini mi istiyorlar?

12 milyon işsizden sadece 57 bini işsizlik maaşı alıyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları

TRT sunucusu ve Star gazetesi yazarı Ersoy Dede, bir dönem övgüler düzdüğü Sedat Peker’in adamlarına yapılan polis operasyonunu sunarken zor anlar yaşadı. Dede, Peker’e ‘suç örgütü lideri’ demek zorunda kaldı.

BOLD – Halka silahlanma çağrısı yaptığı dönemde Sedat Peker’e iş adamı diyerek sahip çıkan Ersoy Dede, yurtdışına kaçmasının ardından İstanbul Emniyeti’nin Peker’in adamlarına yaptığı ‘suç örgütü’ operasyonu sonrası zor durumda kaldı.

Daha önce Peker’i “Ona vurmaya çalışan hainleri çok iyi tanıyorum” diyerek savunan Dede, “Hainlere karşı millet olarak verdiğimiz savaş sürecinde, unutulamayacak mücadele sahiplerinden biri de İş Adamı Sedat Peker’dir.. Bugün ona vurmaya çalışıp yıpratmak isteyen hainleri çok iyi anlıyorum da, dün yanında görünüp, bugün ona karşı yapılan kara propagandaya karşı sessiz kalanlara da, vefanın İstanbul’da bir semt adından ibaret olmadığını hatırlatmak lazım” paylaşımı yapmıştı.

Dede, dün TRT’de yayınlanan haberi ise “Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yurtdışında olduğu saptandı” sözleriyle sundu. AKP’ye yakınlığını gizlemeyen Dede’nin dün öyle bugün böyle davrandığını hatırlatan sosyal medya kullanıcıları, Dede’yi eleştirdi. Dede kendini savunmak için ne yapacağını şaşırdı. Hürriyet muhabiri Toygun Atilla’nın Dede’nin paylaşımlarını hatırlatması üzerine ikili arasında tartışma yaşandı. Ersoy Dede, Atilla’ya Milliyet gazetesinin Sedat Peker’e iş adamı ödülü verdiğini hatırlatarak cevap verdi.

Köprülerdeki YHT ‘plan’ olarak kaldı

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

“128 milyar dolar nerede?” afişine Erdoğan’a hakaretten soruşturma

Damat Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde Merkez Bankası’ndan buharlaşan 128 milyar doları soran CHP’nin afişleri toplatıldı. Mudanya’da CHP ilçe teşkilatının “128 milyar dolar nerede?” yazılı afişler hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması başlatıldı.

BOLD – Bursa’nın Mudanya ilçesinde reklam panolarına verilen ‘128 milyar dolar nerede?’ ilanlarına ilişkin “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla res’en soruşturma başlatıldı. Afişler güvenlik güçleri tarafından kaldırıldı.

SARAY SİLÜETİ HAKARET SAYILDI

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Mudanya Belediyesi’ne ait reklam panolarındaki ilan sebebiyle Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla resen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, gerekli işlemleri başsavcılıkça sürdürüldüğü kaydedildi. Bursa Valiliğince yapılan açıklamada da, “Mudanya Belediyesine ait 6 reklam panosuna asılan ‘128 milyar dolar nerede’ ve ‘CHP’ yazısı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi silueti bulunan afişlere Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının el konulması talimatı üzerine, söz konusu afişler güvenlik güçleri marifetiyle kaldırılmıştır” ifadesi kullanıldı.

KILIÇADAROĞLU 128 MİLYAR DOLARI SURDU

Afişlerin kaldırılması sonrası sosyal medyada ‘128 milyar dolar nerede’  başlığıyla 100 bine yakın twit atıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından “128 milyar dolar nerede?” ifadelerinin yer aldığı bir paylaşım yaptı. CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da ‘128 milyar dolar nerede?’ sorusunun sorulduğu afişlerin kaldırılmasına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Salıcı, “CHP Mudanya İlçe Başkanlığımızın yaptırdığı billboardlar gece operasyonuyla söküldü! Vatandaşın görmesini istemediğiniz soruyu en yüksek sesle sormaya devam edeceğiz. #128MilyarDolarNerede?” dedi. Kısa sürede Twitter’de Türkiye gündemine giren “128 Milyar dolar nerede?” başlığıyla 100 bine yakın mesaj paylaşıldı.

Gözaltındaki amiral Sadi Ünsal’ın eşi: Olayı işkenceye çevirdiler ölmelerini mi istiyorlar?

“128 milyar dolar nerede?” afişine Erdoğan’a hakaretten soruşturma yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Köprülerdeki YHT ‘plan’ olarak kaldı

AKP hükumetinin geçiş garantisiyle yandaş müteahhitlere yaptırdığı köprülerdeki Yüksek Hızlı Tren hatları çalışmıyor. Osmangazi Köprüsü’nde planlanan tren yolu iptal edildi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde ayrılan YHT yolu 5 yıldır boş bekliyor. İnşaatı devam eden Çanakkale Köprüsünde de tren yolu plandan çıkarıldı.

BOLD – AKP hükumetinin müteahhitlere yaptırdığı köprülerde otoyolun yanında planladığı Yüksek Hızlı Tren hatlarının yıllardır planda kaldığı belirtildi. İnşaatı süren 1915 Çanakkale Köprüsü’nde de ilk planda yer alan tren yolunun da iptal edildiği ortaya çıktı.

İyi Parti Yerel Yönetimler Başkan Danışmanı Dr. Suat Sarı, 1915 Çanakkale Köprüsü üzerinde ilk planda yer alan tren yolunun iptal edildiğini belirterek, “Osmangazi Köprüsü’nde de projede var olan tren yolu iptal edildi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde tren yolu var. Ancak Kuzey Marmara üzerinden yapılacak demiryolu yapılmadığı için 5 yıldır çalışmıyor. Oysa Türkiye trafik yol güvenliği risksiz, ithal fosil yakıta bağlı kalmayan, daha ucuz ve emniyetli yolculuk yapılacak demir yolunu tercih etmeli” dedi. Yatırımların hızlı tren yerine hep vatandaşın bütçesine büyük yük yükleyen pahalı otoyollara aktığını belirten Sarı, “Türkiye’de ulaştırma politikalarını otoyol müteahhitleri mi belirliyor?” diye sordu.

ÇOK DAHA UCUZ

İstanbul – Balıkesir arasındaki 388 km otoyolda araçların köprü ve otoyol için 350 TL artı 300 TL yakıt yani 750 TL ödeyeceğini belirten Sarı, “İstanbul -Balıkesir tren yolu yapılsaydı, İstanbul-Ankara YHT’de uygulanan ücret ile mukayese edildiğinde, tren bileti en fazla 150 TL olacaktı” diye konuştu.

Demiryolu uzunlukları

Ülke                           Uzunluk

Rusya                        85 bin km

Çin                              85 bin km

Kanada                     48 bin km

Almanya                   41 bin km

Fransa                       29 bin km

Türkiye                      12.8 bin km

Yatay mimaride 8. baskı

Köprülerdeki YHT ‘plan’ olarak kaldı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’a hakaretten ceza alan öğrenci devlet yurdunda kalamayacak

Gençlik ve Spor Bakanlığı, Yurt Hizmetleri Yönetmeliği’nde değişiklik yaptı. Değişikliğe göre, bir öğrencinin devlet yurdunda barınması için aranan şartlara cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkûm olmamak da eklendi. Cumhurbaşkanına hakaret suçunu yurtta işleyen öğrencinin ilişiği kesilecek. Öğrenim süresi boyunca da yurtlara alınmayacak.

BOLD – Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yurtlarda barınma şartlarında önemli değişiklikler yapıldı. Bir öğrencinin yurtlarda barınabilmesi için uyması gereken şartlar genişletildi. Öğrenci kasten işlenen bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreyle hapis cezasına çarptırılırsa yurtla ilişiği kesilecek.

ERDOĞAN’A HAKARET EDEN YURTTA KALAMAYACAK

Yönetmelik değişikliğine göre, bir öğrencinin yurtlarda barınması için “cumhurbaşkanına hakaret etme suçundan mahkûm olmamak” şartı da aranacak. Öğrencinin bu fiili yurttayken yapması durumunda ise öğrencinin, öğrenimi süresince bakanlık yurtlarından herhangi birine alınmamak üzere yurtla ilişiği kesilecek.

Yönetmelik ile öğrencilerin yurtlarda barınması için aranacak şartların kapsamı da genişletildi. Buna göre, taksirli suçlar ile kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmiş veya sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, kasten işlenen bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, cumhurbaşkanına hakaret, devletin egemenlik alametlerini aşağılama, devletin kurum ve organlarını aşağılama, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, hayasızca hareketler, spor müsabakalarına dayalı bahis ve şans oyunlarını oynatma, gibi suçlardan mahkûm olmaması ve yurt başvurusu yaptığı tarihte 35 yaşını doldurmamış olması şartlara uymayanlar yurtlarda barınamayacak.

EYLEME KATILANA DA YURT YOK

Terör örgütlerinin eylemlerine katıldığı tespit edilenlerin, devam etmekte oldukları öğretim kurumundan bir aydan fazla uzaklaştırma cezası almış olanların, yeniden öğrenime başladıkları tarihe kadar yurtla ilişikleri kesilecek.

Gözaltındaki amiral Sadi Ünsal’ın eşi: Olayı işkenceye çevirdiler ölmelerini mi istiyorlar?

Erdoğan’a hakaretten ceza alan öğrenci devlet yurdunda kalamayacak yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Gözaltındaki amiral Sadi Ünsal’ın eşi: Olayı işkenceye çevirdiler ölmelerini mi istiyorlar?

Montrö Bildirisi sonrası gözaltına alınan emekli amiral Ali Sadi Ünsal’ın eşi Filiz Ünsal, amirallerin gözaltı süresinin uzatılmasına tepki gösterdi. Ünsal, “Gözaltına alınanların hepsi 60 yaş üstü. Sabahın 6’sında götürüldüler. Hastalıkları var. Kaldıkları yerde şartlar kötü. Olayı işkenceye çevirdiler. Ne istiyorlar, ölmelerini mi istiyorlar?” dedi.

BOLD – Montrö Bildirisini yayınladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 10 emekli amiral arasında yer alan Ali Sadi Ünsal’ın eşi Filiz Ünsal, emniyetteki nezarethane şartları ve savcılığın gözaltı süresini uzatmasına tepki gösterdi.

Cumhuriyet’in haberine göre kanser hastası emekli amiral Ali Sadi Ünsal’ın eşi Filiz Ünsal, eşinin ciddi sağlık sorunları olduğunu kaydetti. Ünsal, “Gözaltına alınanların hepsi 60 yaş üstü. Sabahın 6’sında götürüldüler. Hastalıkları var. Kaç gündür gözaltındalar, ifadeye dahi çağrılmadılar. Kaldıkları yerde şartlar kötü. Bu da yetmezmiş gibi gözaltı süreleri uzatıldı. Olayı işkenceye çevirdiler. Ne istiyorlar, ölmelerini mi istiyorlar?” ifadelerini kullandı. Amirallerin cemaat soruşturmalarında gözaltına alınanlarla aynı koğuşta tutulmalarına tepki gösteren Ünsal, “Hiç hak etmedikleri bir tavır. Bu açıklamanın bir suç olmadığını herkes biliyor” dedi.

OLAY TAMAMEN İŞKENCE ÇEKTİRMEK

Siyasi parti liderlerinin amiralleri hedef alan açıklamalarıyla ilgili de konuşan Filiz Ünsal, “Hiç yakıştıramadık. Eşim benim gururum. Apoletlerini sökeceklermiş, söksünler! Bizim Balyoz nişanımız var. Alsınlar yıldızları kendilerine taksınlar. Bizim gurur kaynağımız kumpas sürecidir. Şimdi bunlara bir yenisini daha eklediler. Aynı şeyleri tekrar yaşıyor gibiyiz… Olay tamamen işkence çektirmek ve öldürmek. İnşallah sağ salim eşlerimizi geri alabiliriz” dedi.

TIRAŞA İZİN YOK

Emekli Amiral Cem Gürdeniz’in eşi Rengin Gürdeniz de eşinin tıraş olmasına dahi müsaade edilmediğinden yakındı. Gürdeniz, şunları söyledi: “Korona ortamında eşlerimizin gözaltı sürelerinin uzatılması konusunda ısrar edilmesi, 60 yaş üzeri insanların pandemi döneminde, yüksek riskli bir ortamda tutulmasını anlayamıyorum. Üstelik arkadaşlarımızdan iki tanesinin ciddi rahatsızlıkları var. Bu imajları alınmadan el konulan bilgisayar ve telefonların incelenmesi konusu ayrı bir problem. Bu insanlar davet edildikleri zaman zaten ifadeye vermeye gitmekte tereddüt etmezler. FETÖ’cülerle bir arada tutulmalarının psikolojilerine etkisini düşünmek bile istemiyorum. Bu hatadan vazgeçmeliler.”

Kumpas dedikleri Balyoz davasının kapağını yeniden açıyorlar

Gözaltındaki amiral Sadi Ünsal’ın eşi: Olayı işkenceye çevirdiler ölmelerini mi istiyorlar? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

9 Nisan 2021 Cuma

ABD savaş gemilerine izin sonrası Rusya Türkiye uçuşlarını durdurdu

Türkiye’nin ABD savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişlerine izin vermesi sonrası Rusya’dan Türkiye’ye yönelik ilk yaptırım geldi. Rusya koronavirüs salgını bahanesiyle Türkiye’ye yönelik uçuşları durdurdu. Türkiye’den gelecek yolculara da 14 gün karantina uygulanacak.

BOLD – Rusya hükumeti, yaz sezonu için start verilecek Mayıs tatili arifesinde alınacak önlemleri bugün masaya yatırdı. Rusya Kovid-19 önlemleri kapsamında, 12 Nisan’dan itibaren Türkiye’ye yönelik charter, yolcu ve kargo uçağı uçuşlarının bir kısmını yasakladı. Yasaklamanın Türkiye’nin ABD savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişlerine izin vermesinin ardından gelmesi dikkat çekti.

KISITLAMA GEREKÇESİ ARTAN KORONAVİRÜS

İzvestiya gazetesinin haberine göre, Türkiye’den gelen yolculara 14 günlük karantina uygulanacak. Rusya’da yetkililer geçtiğimiz günlerde mutant virüs vakalarının çoğunun Türkiye girişli olduğunu belirtmişti. Haberde bu tespit yenilendi ve Türkiye’ye yönelik kısıtlamaların gerekçelerinden biri olarak gösterildi. Turizm sektörü, kararların bu yönde olmamasını bekliyordu.

RUS TURİZMCİLER KARARDAN RAHATSIZ

Rus turizmciler, Türkiye’ye uçuşların durdurulması durumunda “Rusya’da toparlanma emareleri gösteren turizm sektörünün çökeceğini” söylüyordu. Rusya’dan birçok turist ise mayıs ayından itibaren Türkiye’de tatil yapmayı planlıyordu. Ayrıca Rusya’da yurtdışı seyahatleri yerine iç turizmin aktif olarak geliştirilmekte olduğu ve yetkililerin vatandaşlara uygun fiyata konforlu bir konaklama sağlamak için çabaladıkları belirtildi.

 

Erdoğan ile görüşen Putin’den Montrö uyarısı

ABD savaş gemilerine izin sonrası Rusya Türkiye uçuşlarını durdurdu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Sedat Peker’in paketlenmesi için Interpol devrede

 Sahte evraklarla ‘Djadin Ademovski’ adına düzenlenmiş kimlikle Makedonya’da ikamet ettiği ortaya çıkan organize çete lideri Sedat Peker’in yakalanıp Türkiye’ye gönderilmesi için Interpol üzerinden takip yapıldı. Peker’le bağlantılı şüphelilerin de adresleri ve gittiği yerler tespit edildi.

BOLD – Sedat Peker ve liderliğini yaptığı organize suç örgütüne yönelik İstanbul Anadolu Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şubesi ekipleri teknik takiple bağlantılı kişileri belirledi. Peker’le bağlantılı şüphelilerin İstanbul, Ankara, Hatay, Trabzon ve Kocaeli’nde adresleri tespit edildi.

SEDAT PEKER DE INTERPOL DEVREDE

Peker’in yakalanması için de Interpol üzerinden takip yapıldığı öğrenildi. Peker’in yılbaşında Karadağ’dan Makedonya’ya geçtiği, bu ülkede gizlenmek için sahte kimlik, pasaport edinmeye çalıştığı kaydedildi. Bu aşamadan sonra Peker’le bağlantıları belirlenen isimlere yönelik gözaltı kararları çıkartılarak operasyon başlatıldı. Şüpheliler hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli yağma, gasp, rüşvet, yaralama, tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ gibi suçlardan soruşturma yürütülüyor.

 

Halka silahlanma çağrısı yapıp kaçan Sedat Peker kimdir?

Sedat Peker’in paketlenmesi için Interpol devrede yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Saray’daki protokol krizinde AB kurumları birbirini ve Türk tarafını suçladı

Avrupa Birliği liderleriyle AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Beştepe’de bir araya geldiği görüşmede yaşanan protokol krizine ilişkin Brüksel’den ve Ankara’dan açıklamalar geldi. Avrupa Konseyi, Türk tarafını ve Avrupa Komisyonunu eleştirirken AB Türkiye Delegasyonu da Avrupa Konseyi’ni ve yine Türk tarafını eleştirdi.

BOLD – Salı günü Beştepe’deki sarayda yaşanan protokol krizine ilişkin Avrupa Konseyi ve Türkiye’deki Avrupa Birliği (AB) delegasyonu, birbirlerini ve Türk tarafını suçlayan açıklamalar yaptı.

Avrupa Konseyi’nden yapılan açıklamada, Avrupa Komisyonu’nun ekibi protokol hazırlık toplantısına katılmadığı ve Türk tarafının da kriz yaşanan salonun ve yemek odasının görülmesine izin vermediği belirtildi.

Ankara’daki AB Delegasyonu ise Türk tarafının eşit protokol sırasında uyarıldığını söyledi ancak krizdeki sorumluluğun Avrupa Konseyi ön protokol heyetinde olduğunu belirtti.

SARAYDA PROTOKOL KRİZİ

AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la görüşmesinde iki koltuğa Erdoğan ve Michel oturmuş, ayakta kalan Leyen duruma tepki göstermişti.

Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile yan yana tekli koltuklarda oturmuş; Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen ise, bu ikiliye mesafeli bir biçimde, karşılıklı olarak kanepelerde yer almışlardı.

Skandal sonrası, Avrupa Konseyi Başkanı Michel’in Komisyon Başkanı Von der Leyen’in ayakta kalmasına aldırış etmeden Erdoğan ile birlikte kendilerine ayrılan koltuğa oturması ve yaşanan krize tepki göstermemesi de eleştirilmişti.

AB Komisyonu, von der Leyen’e Michel ile protokolde aynı şekilde davranılması gerektiğini savunuyor.

AVRUPA KOMİSYONU EKİBİ HAZIRLIK TOPLANTISINA KATILMADI

Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’nin protokol ve toplantılardan sorumlu birimi tarafından konuyla ilgili basına bir bilgi notu gönderildi.

Bilgi notunda görüşmeden bir gün önce, 5 Nisan tarihinde tarafların protokol düzeninin hazırlanmasından sorumlu servislerinin katılımıyla bir hazırlık toplantısı yapıldığı kaydedildi.

Michel’in başkanlık ettiği Konsey’in protokol servisinin bu toplantıya katıldığı ancak Von der Leyen’ın başkanlık ettiği Komisyon’un protokol servisinin toplantıda yer almadığı belirtildi. Sadece Von der Leyen’ın güvenliğinden sorumlu bir görevlinin toplantıda hazır bulunduğu ifade edildi.

Von der Leyen’in Ankara’ya gitmemesine ise koronavirüs salgını ile ilgili alınan tedbirler gerekçe gösterildi. AB Komisyonu sözcüleri de Ursula von der Leyen’in protokol ekibinin Ankara’ya gitmediğini daha önce kabul etmiş, Ankara’daki AB Türkiye Delegasyonu’nun bu görevi yerine getirmek üzere görevlendirildiğini açıklamıştı.

TOPLANTI VE YEMEK ODALARININ GÖRÜLMESİNE İZİN VERİLMEDİ

Toplantıda şartların kısa süreyle incelendiği ancak toplantı ve yemek odalarının görülmesine, bu yönde talepte bulunulmasına karşın Türk tarafınca izin verilmediği kaydedildi. Açıklamaya göre Türk tarafı buna gerekçe olarak bu odaların AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ofisine yakın olmasını gösterdi.

Toplantı yapılacak salonun görülmesine izin verilmesi halinde AB Konseyi protokol servisinin Türk tarafına, ‘bir nezaket ifadesi olarak’ Komisyon Başkanı için ayrılan kanepeyi iki koltukla değiştirmelerini önerecekleri belirtildi.

Yemek yenen odanın görülmesine yemeğe kısa bir süre kala izin verildiği belirtilen açıklamada Von der Leyen’ın yararına olacak şekilde üç sandalyelik yer açıldığı belirtildi.

Açıklamada aynı zamanda Michel’in, Ursula von der Leyen’in de Erdoğan ile birlikte verilen fotoğraf karesinde olması önerisinde bulunduğuna dikkat çekildi.

AB TÜRKİYE DELEGASYONU DA TOPLANTILARA KATILMADI

Toplantıyı organize eden AB delegasyonunun da bir bölgesel güvenlik görevlisi hariç tutulursa toplantıya katılmadığı belirtildi.

Politico haber sitesine konuşan bir AB diplomatı, AB Dış İlişkiler Servisine bağlı olan Ankara’daki AB Türkiye Delegasyonu’nun ‘hazırlıklar sırasında dışlandığını’ söyledi.

AB TÜRKİYE DELEGASYONU: TÜRK TARAFINDAN EŞİT MUAMELE İSTEDİK

Avrupa Türkiye delegasyonu da yaşananlardan Türk tarafını ve Avrupa Konseyi’ni suçladı.

AB Türkiye Delegasyonu başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut’un 6 Nisan’da Brüksel’e gönderdiği notta, “Tüm iletişimde Delegasyon’un tek temas noktası olması gerektiği konusunda Türk tarafına ısrarcı olduk ve iletişimimizde her iki başkana ve heyetlerine eşit muamele ihtiyacı hakkında hep açık olduk.” dediği bildirildi.

Ancak AB Konseyi’nin bir protokol memurunun da içinde bulunduğu bir ekibi önceden gönderdiğini vurgulayan Meyer-Landrut, bu memurun Türk protokol ekibiyle doğrudan temas kurduğunu ve bu durumun ‘Türk tarafıyla etkili iletişim ve koordinasyonu zorlaştırdığını’ yazdı.

AB KURUMLARI ARASINDAKİ GÖRÜŞ AYRILIĞINI ORTAYA ÇIKARDI

Kriz, AB içerisinde Konsey ile Komisyon arasındaki bir görüş ayrılığını da ortaya koy.

Avrupa Birliği kurumları özelinde AB Konseyi Başkanı devlet başkanı, AB Komisyonu Başkanı ise hükümet başkanına denk geliyor. Yani AB protokolünde AB Konseyi Başkanı birinci sırada, AB Komisyonu Başkanı ise ikinci sırada geliyor.

Ancak Brüksel’deki protokollerde devlet başkanı ile hükümet başkanı arasında kesin bir ayrım yapılmıyor. Konsey ve Komisyon başkanı eşit statüde muamele görüyor. AB Komisyonu ve Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de buna çok dikkat ediyor.

Konsey ise AB üyesi olmayan ülkelerin protokollerinde devlet başkanı ile hükumet başkanı arasında kesin bir ayrım yapıldığını belirterek Türk tarafının yaptığının normal olduğunu belirtiyor.

Avrupa Konseyi ayrıca Konsey Başkanı Michel’in Komisyon Başkanı Von der Leyen’in ayakta kalmasına aldırış etmeden Erdoğan ile birlikte kendilerine ayrılan koltuğa oturmasının ve duruma tepki göstermemesinin normal olduğunu kaydediyor.

Saray’da protokol rezaleti: Erdoğan ve Michel oturdu Leyen ayakta kaldı

Saray’daki protokol krizinde AB kurumları birbirini ve Türk tarafını suçladı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan ile görüşen Putin’den Montrö uyarısı

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin telefonda görüştü. Görüşmede Ukrayna ile yaşanan Donbass krizi, Montrö anlaşmasının önemi ve Sputnik V aşısının ortak üretimi ele alındı.

BOLD – Kremlin Basın Servisi’nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir görüşme gerçekleştirdiği belirtildi.

Görüşmede, Ukrayna’nın doğusunda bulunan Donbass bölgesindeki gelişmelerin yanı sıra Suriye, Libya ve koronavirüs salgını ile mücadele gibi pek çok konu ele alındı.

Kremlin Basın Servisi tarafından yapılan açıklamada, iki liderin, Soçi mutabakatına da değindiği ve İdlib’de teröre karşı ortak mücadelenin önemini vurguladığı ifade edilirken, Libya’daki durumu da görüştükleri aktarıldı.

Öte yandan Ukrayna’nın doğusunda yaşanan gerilime dair liderler temas hattındaki durumu kötüleştiren tehlikeli ve kışkırtıcı eylemlerin yeniden başlamasıyla ilgili endişeler dile getirildi.

Açıklamada Putin’in, Kanal İstanbul projesine bağlı olarak Montrö sözleşmesinin korunmasının önemine dikkat çektiği ifade edildi.

ABD, 2 savaş gemisinin Karadeniz’e çıkışı için Türkiye’ye bildirimde bulundu

Erdoğan ile görüşen Putin’den Montrö uyarısı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Yatay mimaride 8. baskı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘yatay mimariye geçiyoruz’ vaadinin sekizincisini dolaşıma soktu. Erdoğan, ilk olarak 2013 yılında yüksek binalara izin vermeyeceklerini açıkladı. Ancak o günden bugüne şehirleri gökdelenler sardı.

BOLD ANALİZ – Erdoğan, Başbakanken 17 Nisan 2013 tarihinde AKP genel merkezindeki toplantıda Toplu Konut İdaresi (TOKİ) eliyle yatay mimariye geçeceklerini açıkladı. O yıldan sonra hemen her yıl yatay mimari sözü veren Erdoğan, aynı konuda sekizinci vaadini 9 Nisan 2021 yılında verdi.

YENİ BİR DEVİR BAŞLATIYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize uzunca bir süredir hakim olan çirkin, ruhsuz, kimliksiz yapı inşası dönemini sona erdirerek, gelenekle geleceği harmanlayan yeni bir devri başlatmayı hedefliyoruz. Yatay mimariyi yaygınlaştırmak suretiyle Türkiye’nin çehresini orta ve uzun vadede tamamen değiştireceğimize inanıyoruz.” dedi.

GÖKDELEN FOTOĞRAFLI ELEŞTİRİ

Erdoğan’ın her türlü yetkiye rağmen dikey mimariyi 8 yıldır durdurmaması sosyal medyada eleştiri konusu oldu. Erdoğan, yatay bina derken, AKP’li belediyelerin dikey binalar yapmasına dikkat çekildi. AKP’li Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 4 gün önce yatay binaları yıkıp dikey binaları övdüğü görüntüler de sosyal medyada alay konusu oldu.

ERDOĞAN, SİLUETİ BOZAN KULECİLERLE KÜS MÜ?

Muhalefet, kamuoyu önünde 8 yıldır yatay bina isteyen Erdoğan’ın İstanbul’un siluetini bozan kulelerle ilgili adım atmamasına da tepki gösterdi. İstanbul’un tarihi görüntüsünü bozan kulelerin tıraşlanmasını isteyen Erdoğan, 2013 yılında “Tıraşlayın dedim, yapmadılar, 5 yıldır konuşmuyorum” demişti.

SINIRSIZ YETKİYE RAĞMEN GÖKDELENLERİ TIRAŞLAYAMIYOR !

Muhalefet partilerine göre, uluslararası sözleşmeleri fesih yetkisini kullanan Erdoğan’ın istemesi halinde İstanbul’un görüntüsünü bozan kuleleri tıraşlanmasının önünde hiçbir engel bulunmuyor. Erdoğan’ın, küsmek yerine adım karar vermesi halinde İstanbul’un görüntüsüne de kurtaracağına dikkat çekiliyor.

 

 

 

 

Yatay mimaride 8. baskı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Tutuklu oranı, cezaevi kalabalıklığı ve tutsak çocuk sayısında Türkiye Avrupa lideri!

Türkiye, 47 Avrupa Konseyi üyesi ülke arasında tutuklu ve hükümlü oranı, cezaevlerindeki yoğunluk, annesiyle cezaevine giren çocuk sayısı ve terör suçlarından cezaevine girme oranında lider durumda.

 BOLD – Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi, 2020 ceza istatistikleri raporunu yayımladı. Rapora göre Türkiye, 31 Ocak 2020 tarihi itibarıyla Konsey’in 47 üyesi arasında, birçok alanda lider durumda. Rapor, AKP’nin Türkiye’yi resmen açık bir cezaevine dönüştürdüğünü gözler önüne serdi.

Rapor, Avrupa Konseyi’nin 47 üyesindeki cezaevi yönetimlerinin verdiği bilgiler ışığında hazırlanıyor. Raporda, Avrupa’daki mahkum sayısında, 2013 yılından bu yana yaşanan düşüşün devam ettiği tespit edildi.

Lozan Üniversitesi’nin Avrupa Konseyi için yürüttüğü SPACE 1 adlı çalışma raporuna göre, Rusya’dan sonra cezaevlerinde en fazla kişinin bulunduğu Konsey üyesi ülke Türkiye. Rusya’da tutuklu ve hükümlü sayısı 519 bin 618, Türkiye’de ise bu sayı 297 bin 19. Ancak Rusya’nın nüfusu (144 milyon) Türkiye’nin nüfusunun yaklaşık 2 katı (83 milyon).

Tutuklu ve hükümlü sayısında Rusya ve Türkiye’yi Birleşik Krallık (91 bin 870), Polonya (74 bin 130), Fransa (70 bin 651), Almanya (63 bin 399), İtalya (60 bin 971), İspanya (58 bin 372) ve Ukrayna (52 bin 609) izliyor.

31 Ocak 2020 tarihi itibarı ile Türkiye’deki cezaevlerinde ikamet eden 297 bin 19 tutuklu ve mahkûmdan 285 bin 433’ü erkek, 11 bin 586’sı ise kadın.

NÜFUSA GÖRE TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ SAYISI

31 Ocak 2020 tarihi itibarıyla, her 100 bin kişiye düşen tutuklu ve hükümlü sayısında ise Konsey üyesi ülkeler arasında 100 bin kişide 357,2 tutuklu ve mahkûm sayısı ile Türkiye lider.

Türkiye’yi 100 bin kişiye 356,1 tutuklu ve mahkûm sayısı ile Rusya takip ediyor; üçüncü sırada ise 263,8 ile Gürcistan var. Nüfusa göre tutuklu ve mahkum sayısının yoğun olduğu diğer ülkeler sırasıyla Litvanya, Azerbaycan, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Slovakya, Estonya, Letonya, Karadağ, Arnavutluk, Macaristan, Moldova, Sırbistan, Malta ve Birleşik Krallık.

EN KALABALIK CEZAEVLERİ TÜRKİYE’DE

Rapora göre Türkiye cezaevlerinin aşırı kalabalıklığı ile de ilk sırada. Türkiye’de cezaevlerinde her 100 yer için 123 tutuklu ya da hükümlü kalıyor. Bu klasmanda Türkiye’yi İtalya (120), Belçika (117), Kıbrıs Cumuriyeti (116) ve Fransa (116) izliyor.

ANNESİYLE CEZAEVİNE GİREN ÇOCUK SAYISINDA TÜRKİYE BİRİNCİ

Cezaevinde annesi ile birlikte kalan çocuk sayısı bakımından da Türkiye 803 ile başı çekiyor. İkinci sırada gelen Rusya’da bu sayı 423 olurken üçüncü sıradaki İspanya’da bu sayı 94.

31 Ocak 2020 tarihi itibarı ile Türkiye’de 50 ve 50 yaş üstü tutuklu ve mahkûm sayısı da 34 bin 260 olarak kayıtlara geçti.

TÜRKİYE TERÖR MAHKUMUNDA AÇIK ARA LİDER

Türkiye’deki cezaevi yönetimleri Avrupa Konseyi’ne 30 bin 524 kişinin terörden mahkum olduğunu bildirmiş. Terör suçundan en çok mahkum barındıran ülke sıralamasında 29 bin 827 mahkumla Türkiye açık arayla birinci sırada yer alıyor. Türkiye’yi 292 mahkumla Fransa, 209 mahkumla da İspanya izliyor.

AVRUPA’DAKİ TERÖR MAHKUMLARININ YÜZDE 98’E YAKINI TÜRKİYE’DE

Cezaevi yönetimlerinin aktardığı verilere göre hazırlanan raporda Avrupa’da ‘terör suçlarından’ hüküm giyen 30 bin 524 kişinin 29 bin 827’sinin Türkiye’de olduğu bilgisi de yer aldı. Yani Avrupa’da terörden cezaevinde yatanların yüzde 98’e yakını Türkiye’de.

EN ÇOK MÜEBBET HAPİS CEZASI ALAN MAHKUM TÜRKİYE’DE

Türkiye, müebbet hapis cezası almış olan 8 bin 463 mahkum ile de Avrupa’da başı çekiyor. Birleşik Krallık (İngiltere, Galler, Kuzey İrlanda) 7 bin 191 müebbet hapis cezası almış mahkum ile ikinci, Rusya ise 5 bin 571 mahkum ile üçüncü sırada.

CEZAEVİ PERONELİNE DÜŞEN TUTUKLU-HÜKÜMLÜ SAYISINDA DA LİDER İLKE TÜRKİYE

Cezaevi personeline en fazla tutuklu-hükümlünün düştüğü ülkeler sıralamalarında da birinci sırada AKP’ hükumetinin yönettiği Türkiye var.

Türkiye’de her cezaevi personeline bugüne kadar bu klasmanda gözlenen en büyük sayı olan 4,8 tutuklu ya da hükümlü düşerken, Avrupa çapında bu oran 1,6.

TÜRKİYE’DE HIRSIZLIK VE UYUŞTURUCU SUÇLARI ÖN SIRADA

Türkiye’deki 250 bin 594 mahkûmdan 70 bin 914’ü hırsızlık ve 64 bin 528’i uyuşturucu suçundan cezaevinde bulunuyor. Cinayet ya da adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezaevinde bulunanların sayısı 32 bin 743, terörizmden hüküm giymiş olanların sayısı 29 bin 827, saldırı ve yaralama suçundan cezaevinde bulunanların sayısı 34 bin 758, tecavüz suçundan mahkum olanların sayısı 10 bin 338, diğer cinsel suçlardan hüküm giyenlerin sayısı 9 bin 361, gasp suçundan hüküm giymiş olanların sayısı 26 bin 822, mali suçlardan cezaevinde olanların sayısı 10 bin 305, trafik suçlarından hüküm giymiş olanların sayısı ise 4 bin 185 olarak kayıtlara geçti.

SAN MARİNO’DA TUTUKLU VE MAHKUM YOK

San Marino Avrupa’da tutuklu ve mahkûmun olmadığı tek ülke. Monaco ve Liechtenstein gibi nüfusu 40 binin altında olan ülkelerde de tutuklu ve mahkûm sayısı reel olarak da nüfusa oranla da son derece düşük. Bu küçük ülkeler hariç tutulduğunda İskandinav ülkelerinde tutuklu ve mahkum sayısının nüfusa oranının son derece düşük olduğu görülüyor. İzlanda’da 100 bin kişiye oranla tutuklu ve mahkûm sayısı 45,0, Finlandiya’da 49,9, Norveç’te 58,8, İsveç’te ise 65,0. Hollanda’da da 100 bin kişiye oranla cezaevinde bulunanların sayısı da sadece 58,5 olarak ölçüldü.

AVRUPA KONSEYİ

Avrupa Konseyi 5 Mayıs 1949’da 10 ülke (Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, Hollanda, İrlanda, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Norveç) tarafından Avrupa çapında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmak amacıyla kuruldu.

Türkiye ve Yunanistan’da 9 Ağustos 1949’da merkezi Fransa’nın Strazburg kentinde olan Konsey’e katıldı, kurucu üyeler arasına girdi.

Konsey’in en önemli adımı, 1950’da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni kabul etmek oldu.

Üye devletlerin sözleşmeye uyup uymadığı Konsey’e bağlı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından denetleniyor.

Solidarity with OTHERS Cemaat mensuplarına yönelik ‘Kitlesel Gözaltılar Raporu’nu açıkladı

Tutuklu oranı, cezaevi kalabalıklığı ve tutsak çocuk sayısında Türkiye Avrupa lideri! yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

“Türkiye’de üniversiteye gitmek 4 yılı çöpe atmaktır”

Sözcü yazarı Rahmi Turan, çağın dışında bir gençlik yetiştirildiğini, ehil olmayan insanların çok önemli görevlere getirildiğini yazdı. “Türkiye’de üniversiteye gitmek 4 yılı çöpe atmaktır” dedi.

BOLD – Eğitim sistemini eleştiren Sözcü yazarı Rahmi Turan, “Türkiye’de üniversiteye gitmek 4 yılı çöpe atmaktır!” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Turan, eğitim sisteminin felaket durumda olduğuna dikkat çekti. “Çağın dışında bir gençlik yetiştiriyoruz. Ehil olmayan insanlar çok önemli görevlere getiriyor. Üniversitelerimize sürekli olarak partizan rektörler ve dekanlar atanıyor” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne Cumhurbaşkanı kararıyla eski AKP milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nun atanmasını hatırlatan Turan, “Bütün bunlar demokratik, uygar bir ülke denilen Türkiye’de oluyor” ifadelerini kullandı. Turan, Prof. Dr. Celâl Şengör’ün “Türkiye, bilgi ve bilimde Afganistan düzeyinde bir ülkedir. Bakın, Pakistan dahi demiyorum. Pakistan bizden iyi durumda” sözlerini hatırlattı. Turan, “Eğitimimiz maalesef yerlerde sürünüyor!” diye yazdı.

İşte Rahmi Turan’ın yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

“Türkiye’de üniversiteye gitmek 4 yılı çöpe atmaktır” yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AYM 100 gündür kayıp olan Hüseyin Galip Küçüközyiğit’le ilgili tedbir talebini reddetti

Anayasa Mahkemesi, 100 gün önce kaçırılan eski Başbakanlık raportörü Hüseyin Galip Küçüközyiğit hakkında yürütülen soruşturmanın etkisiz olduğu gerekçesiyle yapılan başvuruyu reddetti.

BOLD – Anayasa Mahkemesi, 100 gün önce Ankara’da kaçırılan Hüseyin Galip Küçüzözyiğit’in kızı Nursena Küçüközyiğit’in yaşam hakkı kapsamında tedbir kararı verilmesi talebiyle yaptığı başvuruyu reddetti.

Ankara’nın en işlek caddelerindeki işyerinden 100 gün önce kaçırılan Hüseyin Galip Küçüközyiğit’in kızı Nursena Küçüközyiğit, babasının 29.12.2020 tarihinden itibaren kayıp olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yeterli araştırmayı yapmayarak babasının yaşam hakkı, maddi ve manevi bütünlüğünü koruma ve geliştirme hakkı, kötü muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne tedbir kararı alınması başvurusunda bulundu.

AYM, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Küçüközyiğit’le ilgili başlatılan soruşturmanın devam ettiği, aradan geçen sürede gözönünde bulundurulduğunda, tedbir kararı verilmesini gerektirecek nitelikte soruşturmanın etkisiz olduğunu gösteren delil bulunmadığını karar vererek başvuruyu reddetti.

Nursena Küçüközyiğit, sosyal medya hesabından karara tepki gösterdi. Küçüközyiğit, “Anayasa Mahkemesi tedbir talebimizi reddetmiş. Soruşturmanın etkisiz olduğunu kanıtlayacak bir husus yokmuş. Mobese, sinyal takibi, kamera incelemesi de yok. Etkin soruşturma varmış” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlık raportörü Hüseyin Galip Küçüközyiğit, 15 Temmuz sonrası KHK ile ihraç edilmişti. Ailesi, Aynı zamanda hukukçu olan Küçüközyiğit’ten 29 Aralık 2020 tarihinde Ankara Maltepe’deki ofisinden çıktığından beri haber alamadığını açıkladı. Küçüközyiğit’in MİT tarafından zorla kaçırıldığı iddia ediliyor.

‘Big Brother’ cezaevinde

AYM 100 gündür kayıp olan Hüseyin Galip Küçüközyiğit’le ilgili tedbir talebini reddetti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

ABD Karadeniz’e savaş gemisi göndermek istiyor: Türkiye direnebilecek mi?

ABD Savunma Bakanlığı, Ukrayna’ya destek için önümüzdeki haftalarda Karadeniz’e savaş gemileri göndermeyi düşündüğünü açıkladı. Ancak Karadeniz’e girecek Amerikan savaş gemileri için Montrö Sözleşmesi’nde birçok kısıtlama bulunuyor.  Türkiye ABD’ye direnebilecek mi? Rusya’nın tepkisi ne olacak?

BOLD – Amerikan yayın kuruluşu CNN’e konuşan ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) üst düzey bir yetkili, Ukrayna’ya destek için önümüzdeki haftalarda Karadeniz’e savaş gemileri göndermeyi düşündüklerini söyledi.

Adı açıklanmayan Pentagon yetkilisi, Rusya’nın Ukrayna’nın doğu sınırında askeri varlığını artırmasını dikkatle izlediklerini belirtti.

Pentagon yetkilisi, Amerikan donanmasının Karadeniz’de düzenli olarak faaliyet gösterdiğini ancak savaş gemilerinin konuşlandırılmasının Rusya’ya “ABD’nin gelişmeleri dikkatle izlediği” mesajı vereceğini kaydetti.

Karadeniz üzerinde uluslararası hava sahasında keşif uçuşlarını sürdürdüklerini ve Rusya’nın Kırım’daki askeri faaliyetlerini takip ettiklerini söyleyen yetkili, “Sayıları artan Rus güçleri askeri bir harekata başlayacakları izlenimi vermiyor ancak koşullar değişirse, biz de yanıt vermek için hazır olacağız” dedi.

CNN’in haberine göre, ABD’nin Türkiye’ye bildirimde bulunup bulunmadığı belirsiz.

MONTRÖ SÖZLEŞMESİNİN GETİRDİĞİ KISITLAMALAR?

1936 tarihli Montrö Sözleşmesi hükümleri gereği, ABD’nin savaş gemilerini Karadeniz’e göndermeden 15 gün önce Türkiye’ye bildirimde bulunması gerekiyor.

Ayrıca Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin savaş gemileri Karadeniz’de en fazla 21 gün süre ile kalabiliyor. ABD daha önce bu kural çerçevesinde 2008 Rusya-Gürcistan savaş sırasında gemilerini rotasyona tabii tutmak zorunda kalmıştı.

Karadeniz’e girecek gemileri için tonaj sınırlaması da bulunuyor. Montrö’nün imzalandığı 1936 yılında savaş gemilerinin tonajları çok yüksek olmadığı için tonaj sınırlaması dolayısıyla birçok savaş gemisi Karadeniz’e giremiyor.

Örneğin Türkiye 2008 yılında Gürcistan krizi esnasında insani yardım taşıyan toplam tonajları 140 bin tonu bulan “USN Comfort” ve “USN Mercy” isimli iki hastane gemisinin geçişine sözleşmede yer alan tonaj kısıtlamaları aşıldığı için izin vermemişti.

Ayrıca Karadeniz’e kıyıdaş olmayan bir ülkenin sokacağı donanma, Karadeniz’de en büyük donanmaya sahip ülkenin toplam tonajını geçemiyor.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre uçak gemilerinin boğazları kullanması yasak. Ancak Türkiye 1976 yılında KIEV adlı uçak gemisinin ve 1981 yılında Amiral KUZNETSOV uçak gemisinin geçişine NATO Genel Kurulu’nun itirazına rağmen izin verdi. Bu geçişlerde Rusya, gemileri Türkiye’ye farklı gemi türü ile bildirimde bulunmuş, Türkiye de Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ndeki maddeyi ‘bildirim esastır’ kuralı çerçevesinde yorumlayarak Moskova’yı kızdırmak istememişti.

ANKARA ABD’NİN BASKILARINA DAYANABİLECEK Mİ?

ABD ile ilişkilerin dip yaptığı ve 20 Ocak’ta göreve gelen ABD Başkanı Joe Biden’ın yaklaşık 3 ay geçmesine rağmen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmediği bir dönemde Türkiye’nin tavrı merak konusu olacak.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin iptalinin tartışıldığı şu dönemde Türkiye’nin ABD’nin baskılarına boyun eğip eğmeyeceği, Washington’un Montrö’deki düzenlemeleri zorlayan veya aşan taleplerine ne cevap vereceği önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak.

RUSYA’NIN TAVRI NE OLACAK?

Tabii bu noktada Rusya’nın tepkisi de çok önemli. Rusya, Montrö’nün harfiyen uygulanması için Ankara üzerindeki baskısını arttıracaktır.

Washington ile ilişkilerin S-400 krizi nedeniyle çok kötü bir dönemden geçtiği şu günlerde Ankara’nın ABD’nin talepleri ve Rusya’nın hassasiyetleri arasında denge kurmada zorlanması bekleniyor.

RUSYA’NIN UKRAYNA SINIRINDAKİ ASKERİ VARLIĞI

Amerikalı yetkililer, Rusya’nın Ukrayna sınırında, Kırım’ı ilhak ettiği 2014’ten bu yana hiç bu kadar fazla sayıda asker konuşlandırmadığını söylüyor.

Ukrayna ordusunun Mart ayı sonundaki tahminine göre, sınıra hareket eden Rus askerlerin sayısı yaklaşık 20 bin.

Rusya’yla Ukrayna arasında son haftalarda gerginliğin artmasının ardından geçtiğimiz haftalarda ABD Başkanı Joe Biden, Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Savunma Bakanı Lloyd Austin, Genelkurmay Başkanı Mark Milley ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Ukraynalı meslektaşlarını aramışlar ve Washington’un Kiev’e destek mesajını iletmişlerdi.

MOSKOVA’DAN UKRAYNA’YA GÖZDAĞI: GEREKİRSE MÜDAHALE EDERİZ

Bu arada Rusya Devlet Başkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Dimitri Kozak, Ukrayna’nın ülkenin doğusundaki Donbas bölgesindeki gelişmelere, gerekirse vatandaşlarına yardım etmek için müdahale edebileceğini söyledi.

Dimitri Kozak, “Her şey, yangının ne kadar büyük olacağına bağlı. Çatışmaların şiddetlenmesi Ukrayna için sonun başlangıcı olabilir” dedi.

Kozak, “Eğer Devlet Başkanımız Putin’in dediği gibi Donbas’ta bir Srebrenitsa senaryosu yaşanırsa, görünen o ki oradaki vatandaşlarımızı korumak zorunda kalacağız” diye konuştu.

KREMLİN: EN KÖTÜ SENARYO İÇİN HAZIRLIK YAPMALIYIZ

Kremlin’den perşembe günü yapılan açıklamada Washington’ın ‘saldırgan ve öngörülemez politikalarına’ dikkat çekilerek Rusya’nın ABD’den gelebilecek en sert yaptırımlara ve en kötü senaryoya hazır olması gerektiği belirtildi.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov “Bu saldırgan ve öngörülemezlik bizi en kötü senaryoya karşı hazırlık yapamaya itiyor” diyerek ilişkilerde gidişatın son derece olumsuz bir havada seyrettiğini gösterdi.

Başkan Joe Biden Rus Devlet Lideri Vladimir Putin’in bir katil olduğunu ifade ettikten sonra Rusya ABD büyükelçisini istişare için geri çağırmıştı.

RUSYA, HAZAR DONANMASINDAN GEMİLERİ LKARADENİZ’E GÖNDERDİ

Rus Interfax haber ajansı, Rusya Savunma Bakanlığı’nın çıkarma botları ve savaş gemilerinin de aralarında bulunduğu 10’u aşkın donanma gemisinin Hazar Denizi’nden Karadeniz’e gönderildiği yönündeki açıklamasına yer verdi. Açıklamada, bu hamlenin kış tatbikatı kapsamındaki denetimler çerçevesinde yapıldığı belirtildi. Rusya Karadeniz Filosu’nun üssü 2014’te ilhak edilen Kırım’da bulunuyor.

BEYAZ SARAY: ENDİŞELERİMİZ ARTIYOR

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD’nin Doğu Ukrayna konusundaki ‘endişelerinin arttığı’ belirtildi. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Washington’ın bölgede yaşananları Rusya’nın artan saldırganlığı olarak gördüklerini kaydetti. Psaki, “Rusya’nın şu anda Ukrayna sınırında 2014’ten bu yana hiç olmadığı kadar çok birliği var” diye konuştu. Psaki, ABD’nin bölgesel gerginlik ve ateşkes ihlallerine ilişkin endişelerini “NATO müttefikleriyle müzakere ettiğini” söyledi.

ABD, daha önce de Ukrayna’ya desteğini açıklamış, Dışişleri Bakanı Antony Blinken,”Rusya’nın saldırganlığı karşısında Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden yana olduklarını” ifade etmişti. ABD Başkanı Joe Biden da bu konuda Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’ye teminat vermişti.

MERKEL’DEN MOSKOVA’YA ‘BİRLİKLERİ AZALT’ ÇAĞRISI

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Perşembe günü yaptığı telefon görüşmesinde de Ukrayna konusu ele alındı. Federal Hükümet Sözcü Vekili Ulrike Demmer, Merkel’in görüşmede, Moskova’ya tansiyonu düşürmek için sınırdaki birliklerini azaltma çağrısı yaptığını kaydetti. Kremlin’den yapılan açıklamada ise Putin’in Ukrayna’yı suçlayarak, Kiev’in öncephede kasıtlı olarak durumu kızıştıran provakatif eylemlerine dikkat çektiği belirtildi.

ZELENSKİ’DEN DONBAS CEPHESİNE ZİYARET

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, gerilimin tırmandığı ülkenin doğusundaki Donbas cephesine bir ziyaret gerçekleştirdi. Zelenski, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Başkomutan olarak bu zor zamanlarda Donbas’ta askerlerimizin yanında olmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Donbas’ta kurşun geçirmez yeleği ve miğferiyle görüntülenen, tek tek el sıkıştığı askerlere ülkeyi korudukları için teşekkür eden Zelenski, “Devletimizi korurken hayatını kaybeden her askeri hatırlıyoruz” diye konuştu. Zelenskiy, Ukrayna ordusunun Donbas bölgesinde devleti ve ateşkesi korumak için her şeyi yaptığını ifade etti.

DONBAS KRİZİ

Rus nüfus ve Rusya yanlılarının ağırlıkta olduğu Donbas bölgesinde (Donetsk ve Luhansk) tek taraflı bağımsızlık ilan edilmesinin ardından, Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile Ukrayna ordusu arasında çatışmalar 2014’ten bu yana aralıklı olarak devam ediyor. Çatışmalar son dönemde şiddetlenmişti.

Taraflar arasında Temmuz 2020’de sağlanan kapsamlı ateşkes son dönemde sık sık ihlal ediliyor.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak, 30 Mart’ta mecliste yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına asker sevkiyatı yaptığını belirtmişti.

Bölgede bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Ukrayna Ordusu, Perşembe günü bir askerin daha hayatını kaybettiğini, böylece bu yılın başından bu yana öldürülen Ukrayna askerlerinin sayısının 25’e çıktığını açıkladı. 2020 yılında toplam 50 Ukrayna askeri hayatını kaybetmişti.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve AKP’nin yeni planı!

ABD Karadeniz’e savaş gemisi göndermek istiyor: Türkiye direnebilecek mi? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

‘Big Brother’ cezaevinde

AKP, tutuklu ve hükümlülerin telefon görüşmelerinin dinlenmesi ve kaydedilmesi için Meclis’e teklif sundu. Yasa teklifine göre tutuklu ve hükümlülerin aileleriyle yaptıkları görüşmeler ve mektuplara ilişkin kayıtlar 1 yıl süreyle tutulup daha sonra silinecek. CHP’li Emine Gülizar Emecan, “Büyük birader, hoş geldin. Bir hükümlünün mahremiyetinin kalmadığının göstergesidir” tepkisi verdi.

BOLD –  AKP’li milletvekilleri,  Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinde cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin görüşmelerinin kaydedilmesiyle ilgili  düzenleme de yer aldı.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılan görüşmelerde muhalefetin konunun ihtisas komisyonu olan Adalet Komisyonu’nda ele alınması talebi reddedildi.

AKP’nin getirmek istediği teklife göre teknik alt yapının olduğu cezaevlerinde hükümlülere e-postayla iletişim hakkı verilecek. Bu kapsamda tüm mektuplar dijital ortamda depolanacak, 1 yıl sonra silinecek. Ayrıca tutuklu ve hükümlülerin eşi ve yakınlarıyla görüşmesi kayda alınacak. Bu kayıtlar 1 yıl süreyle tutulduktan sonra silinecek. Komisyonda yapılan açıklama göre okuma ve saklama yapılacak mektuplar resmî makamlar ve avukatlara gönderilen iletileri kapsamayacak. Görüşme kayıtları bir yıl sonunda sistemden kendiliğinden silinmesi için çalışma yürütüldüğü belirtildi.

Gazete Duvar’ın haberine göre teklifi hazırlayan AKP Milletvekili Nilgün Ök. düzenlemeyi, E-Görüş Projesi’nin alt yapısı olduğunu belirtti. Mektupların asla amacı dışında kullanılamayacağını, kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi ve kurumla paylaşılamayacağını savunan Ök, mektupların uzun süre saklanmasını “Bugün anlamsız gelebilen mektuplara baktığımızda çok farklı şifre ve tehdit içerebildiğini görüyoruz. Birçok terör suçundan çok fazla mahkûmun yaşadığı bir ülkeyiz” diyerek savundu.

ÖZEL YAŞAMIN KORUNMASI LAZIM

Hükümlülerin aileleriyle yaptığı görüşmelerin kaydedilmesi teklifine muhalefet milletvekilleri tepki gösterdi. HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, “Mahpusların özel yaşamlarının korunması lazım. Bunun denetimi kimin elinde? Cezaevinde kim olursa olsun onların da bir hakkı var. Bunu korumadığımız zaman kötüye dönük birçok uygulamaya neden olacağız, geri çekilmesi lazım” dedi.

BÜYÜK BİRADER HOŞGELDİN!

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan ise, “Bir insanın eşiyle, çocuğuyla yaptığı görüşme mahrem görüşmedir. Bunun mahremiyetini nasıl koruyacaksınız, bunların sızmayacağına nasıl güvence vereceğiz?” ifadesini kullandı. CHP Milletvekili Emine Gülizar Emecan da, “Büyük birader, hoş geldin” yani bu maddenin tanımı açıkçası budur. Hiçbir şekilde, bir hükümlünün mahremiyetinin kalmadığının ve kalmayacağının göstergesidir” dedi.

15 TEMMUZ’DAN SONRA İHTİYAÇ DUYULDU

İtirazlar üzerine söz alan Adalet Bakan Yardımcısı Uğurhan Kuş, düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları nedeniyle yapıldığını savundu. Danıştay’ın mektupların kayıt alınmasıyla ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiği kararı bulunduğunu belirten Kuş, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ortaya çıkan bir ihtiyaçla bu düzenlemenin yapıldığını söyledi. Kuş, “Daha önceki uygulamalarda herhangi bir sınırlama yokken, şu anda aslında bir sınırlamayla bunu yapıyoruz.

BAKANLIK BÜROKRATI: 60 YILDIR KAYDEDİLİYOR

Kuş, cezaevlerindeki görüşmelerin “önceden bilgilendirilmek üzere kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla” kurum yönetimi tarafından dinlenmesi ve elektronik cihazlarla kaydetme maddesinin de yeni olmadığını, bu konuda 60 yıldır uygulanan bir yönetmelik olduğunu belirtti. Kuş, “Bu uygulanıyor ancak 2020 yılında Anayasa Mahkemesi bu konuyu gündemine almış ve orada ‘Dinleme yapabilirsin, kayıt yapabilirsin ancak bunun altyapısının yasal olarak kanuni olarak olması gerekir, bunun kanunla düzenlenmesi gerekir’ diyerek ve sınırlarının belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Bunu gideren bir düzenleme” dedi.

Saray’ın adamları da cezaevindeki insan hakları ihlallerini raporladı

‘Big Brother’ cezaevinde yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’den İtalya Başbakanı Draghi’ye ‘diktatör’ cevabı: İkiyüzlülüğün zirvesi

AKP Sözcüsü Çelik, İtalya Başbakanı Draghi’nin AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ‘diktatör’ ifadesini kullanmasına, “İkiyüzlülüğün zirvesi budur” yanıtını verdi.

BOLD – AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ‘diktatör’ sözlerine ilişkin, ” İkiyüzlülüğün zirvesi budur. Göçmenlere diktatörce ve ahlaksızca davrananlar, hala demokrasi dersi vereceğini zannediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ifadelerin “demokratik, vicdani ve ahlaki her sınavda eksi not alanların ortak özelliği” olduğunu savundu.

Ömer Çelik, şunları kaydetti:

“Siyasi beceriksizliklerini ve ahlaki ikiyüzlülüklerini böyle örtmeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanımıza utanmadan ‘diktatör’ diyorlar. Sonra da ‘ama göçmenler konusunda Erdoğan’la iş birliği yapmalıyız’ diye ekliyorlar. İkiyüzlülüğün zirvesi budur. Göçmenlere diktatörce ve ahlaksızca davrananlar, hala demokrasi dersi vereceğini zannediyor. Avrupa’nın faşistlerine selam duranlar hala demokrasi adına herkesi yargılayacaklarını zannediyorlar. Demokrasinizi önce Akdeniz’in sularından çıkarın sonra konuşun.”

NE OLMUŞTU?

İtalya Başbakanı Mario Draghi, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde ayakta kaldığı görüntülerle ilgili olarak şu ifadeleri kullanmıştı:

“Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davranış şekline kesinlikle katılmıyorum, uygun olmadığını düşünüyorum. Komisyon Başkanı Von der Leyen’ın maruz kaldığı aşağılama beni çok üzdü. Fakat burada üzerinde durmamız gereken bir şey var: Adını koyalım, bu “diktatör” diyebileceğimiz kişilere ihtiyacımız da var. Görüş, fikir, davranış ve toplum vizyonu açısından farklılıklarımızı dile getirmekte açık olmalıyız ama ülkemizin çıkarları için iş birliğine de hazır olmalıyız. Doğru dengeyi bulmalıyız.”

İfadeler sonrası İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak sözlerden dolayı Türkiye’nin duyduğu rahatsızlık Roma’ya iletilmişti.

İtalya Başbakanı Draghi’den ‘diktatör Erdoğan’ ile iş birliği açıklaması!

AKP’den İtalya Başbakanı Draghi’ye ‘diktatör’ cevabı: İkiyüzlülüğün zirvesi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »