29 Haziran 2019 Cumartesi

Bu hafta sekiz film gösterimde

GEÇMİŞ OLSUN

Tüm dünyayı bir virüs her zaman korku ve gerilim filmlerinde ele geçirecek diye bir şey yok. Yerli yapım Absürd komedi filmi Geçmiş Olsun’da ,nsanlığın sonunu getiren bir virüsün tüm dünyayı sarmasıyla küçük bir mahallelinin değişen hayatları anlatılıyor: Saffet sevdiği kız Tuğba’nın kalbini kazanır, fakat tam dünya evine girecekken kayınçosu Tarık’ın bir hatası sonucunda kayınçosuyla birlikte komaya girer. Saffet, Tuğba’nın aşkından komayı atlatır, 3 yıl sonra uyanır. Tam Tuğba’ya kavuştuğunu düşünürken dünyada insanlığın yok olduğunu görür. Yayılan bir virüs insanların neredeyse tamamını yok etmiştir. Saffet, Tuğba’nın yaşadığını öğrenir ve zorlu bir yolculuğa çıkar.

Yönetmen: Hasan Doğan
Oyuncular: Toygan Avanoğlu, Cihan Şimşek, Müge Boz, Alper Saldıran

***

LAUREL İLE HARDY

Laurel ile Hardy (Stan & Ollie) Hollywood tarihinin en çok sevilen komedi ikilisinin yaşam öyküsü ve bilinmeyen yönlerini anlatıyor. 1920’lerden 1955’e kadar yüzü aşkın filmde birlikte rol alan sinemanın unutulmaz ikilisi Stan Laurel ve Oliver Hardy’nin duygu yüklü kariyer yolculuğunu mercek altına alan film, sevilen ikilinin efsanevi veda turnesine odaklanıyor. Kariyerlerinin altın çağını geride bıraktıktan sonra ikilinin dostluklarının anlamını yeniden keşfettiği bu macera, hem güldüren hem hüzünlendiren, izleyicinin içini ısıtan bir yapım.

Yönetmen: Jon S. Baird
Oyuncular: Steve Coogan, John C Reilly, Shirley Henderson, Nina Arianda

IMDb Puanı: 7,3

***

YESTERDAY

Oscar ödüllü yönetmen Danny Boyle’den (Milyoner, 28 Gün Sonra) bir rock’n roll komedisi Yesterday. Jack Malik şarkıcı ve söz yazarıdır. Şöhret hayalleri hızla sönmektedir. Garip bir otobüs kazasının ardından uyandığında Jack, Beatles’ın hiç var olmadığını keşfeder. Dün, Beatles’ı herkes bilirken, bir gün sonra onun şarkılarını sadece Jack hatırlamaktadır. Böylece Jack, tarihin en büyük müzik grubunun müziklerini, onları hiç dinlememiş bir dünyaya sergiler ve bir anda şöhreti yakalar. Fakat yükselirken kendisine inanan tek kişiyi, arkadaşı Ellie’yi kaybetme riskini alır. Jack’in ihtiyacı olan tek şeyin sevgi olduğunu kanıtlaması gerekecektir.

Yönetmen: Danny Boyle
Oyuncular: Himesh Patel, Lily James, Ed Sheeran, Kate McKinnon

IMDb Puanı: 6,9

***

ANNABELLE 3

Annabelle 3 (Annabelle Comes Home) başrolünde Korku Seansı (The Conjuring) evreninden şeytani oyuncak bebeğin oynadığı “Annabelle” serisinin üçüncü filmi. Serinin senaristi Gary Dauberman’ın ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu üçüncü filmin konusu şöyle: Annabelle’i durdurmaya kararlı olan şeytan çıkarma uzmanları Ed ve Lorraine Warren, perili bebeği evlerinde bulunan kilitli odaya getirir ve “güvenli” bir şekilde kutsal camın arkasına koyarlar. Her şeye rağmen Warren çiftini karanlık bir gece bekliyordur. Annabelle’in odadaki diğer kötü ruhları harekete geçirmesiyle şeytani ruhların yeni hedefleri bellidir: Warrenlar’ın on yaşındaki kızları Judy ve arkadaşları.

Yönetmen: Gary Dauerman
Oyuncular: McKenna Grace, Madison Iseman, Mary Ellen, Katie Sarife

IMDb Puanı: 6,6

***

ATEŞLE OYNAYANLAR

Paris’te babasının kafesinde çalışmakta olan Ella’nın sakin ve sıradan bir hayatı vardır, ta ki garson olarak çalışmaya başlayan Abel ile tanışana kadar. Ella’nın Abel’e duyduğu aşk, genç kadına Paris’in yeraltı kumarhanelerinin ve heyecan dolu bir dünyanın kapılarını açar.

Yönetmen: Marie Monge
Oyuncular: Tahar Rahim, Stacy Martin, Bruno Wolkowitch, Karim Leklou

IMDb Puanı: 5,7

***

SAHİR: DEEP WEB

Melike, derin bir boşluktadır. Uzun süren bir aşktan yeni çıkan genç kadın, yeni bir ev arkadaşı edinir. Hayatına giren yeni insanlar ile birlikte kendisinde yeni bir güç keşfeder. Yalnız bu güç, onun büyük bir çıkmazı olur. Büyü ve Deep Web’in egemen olduğu bu hikâyede acaba Deep Web Deccal’in ta kendisi midir?

Yönetmen: Berk Aygül
Oyuncular: Melda Yazgı, Sebahat Adalar, Zeynep Satır, Tevfik İnceoğlu

***

KAHRAMAN PRENS: SUALTI MACERALARI

Haziran ayının son gösterim haftasında tek animasyon film Güney Kore yapımı Kahraman Prens: Sualtı Maceraları (The Underwater Adventures of Sadko). Bir köylünün oğlu olan genç Sadko, ailesi gibi tarlada çalışmak istemez. İstediği şey, gün boyunca arp çalmaktır. Sadko’nun bu yeteneğini fark edenler, Prens’in kızı Nastya kendi için bir eş adayı seçerken bir kenarda oturup müzik çalması için Sadko’yu, Prens’in sarayına çağırırlar. Nastya, tüm taliplerini reddeder ve sadece Sadko’yu beğenir. Sadko ise Nastya’dan, saraydan ve düğünden kaçar ve kendisini denizin dibinde bulur. Saraydan kaçışı esnasında ise konuşkan bir papağan olan Jacob ile arkadaş olur. Deniz dibindeki Deniz Krallığı ise çalkantılı dönemlerden geçmektedir: Kötü kraliçe gücü ele geçirmiştir. Eve dönmek için Sadko ve Jacob Kraliçe’yi yenmeli ve Deniz Kralı’nı uyandırmalıdır.

Yönetmenler: Vitaly Mukhametzianov-Maksim Volkov
Tür: Animasyon

***

İFRİT

Haftanın bir diğer yerli korku filmi İfrit. Gökhan ve Naciye birbirlerini çok seven gençlerdir. Ancak Gökhan geçirdiği bir saldırı sonucu engelli olmuştur. Naciye ailesinin de baskısıyla Gökhan’ı terk eder ve eski sevgilisi Burak’a döner. Bu durumu gurur meselesi yapan Gökhan, Naciye’nin tekrar kendisine dönmesi için harekete geçer ve bir medyuma büyüler yaptırmaya başlar. Ancak daha önce Burak da Naciye için aynı büyülerden yaptırmıştır. Yaptırılan tüm bu büyüler sonucunda Naciye tamamen bir ölüm makinesi haline dönüşür.

Yönetmen: Suat Ay
Oyuncular: Zeynep Buse Kale, Emre Erdoğan, Vahit Karabey, Sevcihan Tunca

* IMDb puanları 30 Haziran 2019 tarihinde alınmıştır.

kronos
Devamını Oku »

Esenyurt’ta Suriyeli sığınmacılara silahlı saldırı

Olay, Esenyurt Pınar mahallesinde dün saat 17.30 sırlarında meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Suriyeli iki kişi caddede yürürken, yanlarına gelen iki kişi sigara istedi. Ancak yanıt olumsuz olunca tartışma çıktı. Tartışma sonucu saldırganlar, Suriyeli 2 kişinin üzerine 3 el ateş edip olay yerinden kaçtı.

Silahlı saldırı sonucu 2 Suriyeli sığınmacı yaralandı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bacaklarından vurulan Suriyeliler, ambulansla Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri 3 boş kovan buldu.

kronos
Devamını Oku »

Yüksek İstişare Kurulu üyeleri kendilerine zam yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Japonya’ya hareketinden önce yapılan ve bir saat süren toplantıya, AKP’li TBMM eski Başkanları da olan YİK üyeleri Bülent Arınç, Köksal Toptan, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin ile ANAP’lı eski Başkan Yıldırım Akbulut katıldı.

YİK ÜYELERİNİN MAAŞLARI 13 LİRADAN 18 BİN LİRAYA ÇIKARTILDI 

Sözcü’den Veli Bayrak’ın haberine göre, üyelere imzalatılan ilk sözleşmede maaşın 13 bin lira olarak belirlendiği, daha sonra ise 18 bin liraya çıkartıldığı öğrenildi. Çiçek, daha önce YİK üyeliğinden aldığı maaşı bağışlayacağını açıklamıştı.

BİLGİ VE BİRİKİMLERİNDEN İSTİFADE EDEBİLMEK İÇİN 

TBMM Başkanlığı, başbakanlık yapmış ve devlete hizmet etmiş kişilerin bilgi ve birikimlerinden istifade edebilmek için oluşturulan YİK üyeleri için Beştepe’de birer oda ve sekreter tahsis edildi. Şu ana kadar sadece Arınç’a verilen odanın hazırlandığı, diğer üyelerin odasının ise düzenlendiği belirtildi. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve TBMM eski Başkanı Hikmet Çetin ise kurul üyeliği teklifini kabul etmemişti. TBMM eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk’a ise üyelik teklifi yapılmamıştı.

kronos
Devamını Oku »

Libya’da Türk uçağı düşürüldü: Hafter güçlerinden Türkiye’ye tehdit

Libya’da Türkiye’ye ait insansız hava aracı, ülkenin doğusunu elinde bulunduran General Halife Hafter güçleri tarafından düşürüldü. Hafter sözcüsü Türkiye’den Libya’ya gitmek isteyen uçakları ve gemileri vuracaklarını açıkladı.

BOLD – Libya’nın doğusunu kontrol eden Halife Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu, Trablus’ta Birleşmiş Milletler destekli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne ait bir insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. İnsansız Hava Aracı’nın Türk yapımı olduğu belirtildi.

LİBYA ULUSAL ORDUSU: TÜRK UÇAKLARI VE GEMİLERİNİ HEDEF ALACAĞIZ  

Halife Hafter’in sözcüsü Ahmed Mismari, bundan böyle Türkiye’den başkent Trablus’a herhangi bir ticari uçuşa izin vermeyeceklerini söyledi. Türkiye’den Trablus’a inmek isteyen herhangi bir uçağın düşman olarak görüleceğini ve düşürüleceğini belirtti.

Mismari, aynı durumun Libya’daki limanlara yanaşmak isteyen Türk gemiler için de geçerli olduğunu ve bu gemilerin de hedef alınacağını vurguladı. Mismari, Libya Ulusal Ordusu’nun ülkedeki Türkiye askeri varlığını da hedef alacağını kaydetti.

TRABLUS’DA ÇATIŞMALAR 3 AYDIR SÜRÜYOR 

Ülkenin doğusunu kontrol eden Libya Ulusal Ordusu, uluslararası toplum ve Türkiye tarafından tanınan Ulusal Kongre kontrolündeki başkent Trablus’u ele geçirmek için 3 aydır saldırılarını sürdürüyor. Başkent Trablus’un güneydoğusundaki Tarhuna bölgesini ele geçirdi.

Halife Hafter’in desteklediği Libya Ulusal Ordusu, Trablus’un kontrolünü tamamen ele geçiremedi ancak hava sahasında kontrolün büyük kısmını sağlamayı başardı. Birçok kez de Trablus Mitiga Havalimanına saldırıda bulundu. Çatışmalara rağmen Trablus Mitiga Havalimanı’na ticari uçuşlar devam ediyor.

HAFTER GÜÇLERİ’NDE AMERİKAN YAPIMI ANTİ-TANK FÜZELERİ ELE GEÇİRİLDİ

Bu arada ABD, Türkiye ve uluslararası toplumun desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti güçleri, Halife Hafter destekli Libya Ulusal Ordusu’nda FGM-148 Javelin anti-tank füzeleri ele geçirdi.

ABD’nin bu füzeleri Birleşik Arap Emirlikleri’ne 2008 yılında sattığı tespit edildi.

 

ABD tarafından Birleşik Arap Emirlikleri’ne satılan füzelerin anlaşma gereği üçüncü taraflara satışı ve devrinin yasak olduğu ifade edildi.

FGM-148 Javelin anti-tank füzeleri; zırhlı araçlara karşı kullanılan, son derece gelişmiş bir sistem ve alanındaki en iyi füzelerden biri olarak gösteriliyor.

LİBYA İÇ SAVAŞI 

2011 yılında Muammer Kaddafi’nin devrilmesinden sonra ülkede 2014 yılında iç savaş başladı. Başkent Trablus’taki Ulusal Kongre ve Ulusal Mutabakat Hükümeti, uluslararası toplum ve Türkiye tarafından tanınıyor. Ülkenin batısındaki Libya Ulusal Ordusu ve Halife Hafter güçlerine ise Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır destek veriyor.

Libya Ulusal Ordusu Trablus’ta ‘Türk uçağına’ saldırdı

medyabold
Devamını Oku »

Sendika.Org editörü Ali Ergin Demirhan gözaltına alındı

Sendika.Org editörü Ali Ergin Demirhan, gözaltına alınırken Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, Genel Bilgi Toplama (GBT) araması sırasında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla hakkında yürütülen bir soruşturma gerekçe gösterilerek gözaltına alındığını duyurdu:

GBT KONTROLÜNDE GÖZALTI 

“Adliye’de aylık dosya kontrolü yaptırıyoruz, bir şey çıkmıyor. Gelen tebligat yok. Şimdi yol ortasında GBT kontrolünde “cumhurbaşkanına hakaret” dosyan var diye gözaltına alınıyorum. Fevkalade…”

DİSK/BASIN-İŞ: ELİNİZİ GAZETECİLERİN ÜZERİNDEN ÇEKİN 

Yönetim kurulu üyeleri olan Demirhan’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren DİSK/Basın-İş, “Ellerinizi gazetecilerin üzerinden çekin” dedi. Demirhan’ın Aksaray Polis Karakolu’nda tutulduğu belirtildi.

kronos
Devamını Oku »

Erdoğan ve Bahçeli cumhurbaşkanlığı sistemini görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ndeki aksaklıkların araştırılması için talimat verdi.

ERDOĞAN VE BAHÇELİ SİSTEMİN DEVAMINDAN YANA 

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu‘nun haberine göre, Erdoğan’ın, G-20 zirvesi dönüşünde de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile sistemle ilgili DDK’n raporu ve ‘yeni sistemin aksaklıkları, düzeltilmesi gereken yanlarını birlikte ele almak üzere görüşmek istediği’ kaydedildi. Her iki parti liderinin de sistemin devamından yana olduğunun altı çizilirken, amacın sistemin güçlendirilmesi, yasama ve yürütmeyi güçlü kılabilmek için başta Meclis İç Tüzüğü olmak üzere uyum yasalarıyla ilgili de görüş alışverişinde bulunacağı ifade edildi.

PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ ÇAĞRILARI  

23 Haziran’da gerçekleştirilen İstanbul seçiminin ardından muhalefet cephesinden gelen parlamenter sisteme dönüş ve anayasa değişikliği çağrılarının yapılmasının da masaya yatırılacağı kaydediliyor. MHP kanadında 31 Mart seçimleri öncesinde Bahçeli’nin “Bu sadece bir yerel seçim değil. Yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasında birlik olmalı. Aksi halde yeniden parlamenter sistem tartışmaları başlar” dediği anımsatılırken, Bahçeli’nin bu söyleminde ‘haklı çıktığı’ da ifade ediliyor.

KILIÇDAROĞLU, ‘PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜLSÜN’ DEMİŞTİ  

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin ilk grup toplantısında parlamenter sisteme dönüş ve anayasa değişikliği çağrısında bulunmuştu.

kronos
Devamını Oku »

Cumhur ittifakı ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni masaya yatıracak

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ile bir araya gelerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin aksayan yönlerini masaya yatıracak.

BOLD – Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) yeni sistemde aksayan tarafların araştırılması talimatı veren Erdoğan, G20 Zirvesi dönüşünde Bahçeli ile görüşecek. Sistemin aksayan yanları konusunda görüş alışverişinde bulunacak.

YENİ SİSTEM NE TÜR ZORLUKLAR OLUŞTURDU

Erdoğan’ın, yeni sistemle ilgili DDK’ya, “Bakanlıklarda yeni sistemin işleyişi nasıl? Sistemde ne tür aksaklıklar oluştu? Dışarıdan kabineye bakan atamak yasama ile yürütme arasında ne tür zorluklar oluşturdu, araştırın” talimatı verdiği öğrenildi.

İKİ PARTİ DE SİSTEMİN DEVAMINDAN YANA

Her iki parti liderinin de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devamından yana olduğunun altı çizilirken, amacın sistemin güçlendirilmesi, yasama ve yürütmeyi güçlü kılabilmek için başta Meclis İçtüzüğü olmak üzere uyum yasalarıyla ilgili de görüş alışverişinde bulunacağı ifade edildi.

PARLAMENTER SİSTEM VE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

İstanbul seçiminin ardından muhalefet cephesinden gelen parlamenter sisteme dönüş ve anayasa değişikliği çağrılarının da masaya yatırılacağı belirtildi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin ilk grup toplantısında anayasa değişikliğini gündeme getirdiğine işaret edilirken, Cumhur İttifakı’nın da muhalefetten gelen bu tartışmaya birlikte karşılık vermesi gerektiğinin altı çiziliyor. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle devletin temellerini sağlama alınması gerektiği vurgulanıyor.

YASAMA YÜRÜTME ARASINDA SIKINTI

Yeni sistemle muhalefetin eleştirilerine karşın Cumhurbaşkanı’na “dışarıdan bakan atama” yetkisi verilmişti. Erdoğan da 24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin ardından mevcut kabinenin çoğunluğunu dışarıdan atamıştı. Ancak dışarıdan atanan bakanların yürütmede sıkıntıya düştüğü belirtiliyor. Bu durumun en önemli etkisinin yasama ve yürütme arasındaki sıkıntılardan kaynaklandığı ifade ediliyor. Dışarıdan atanan bakanların da milletvekillerinden gelen istekleri göz ardı ettiğine dikkat çekiliyor.

AKP’de parti içi tepki artıyor: Ortada sadece başkan ve adamları var

medyabold
Devamını Oku »

Saray’ın Yüksek İstişare Kurulunun ilk işi maaşlarına 5 bin lira zam yapmak oldu

Türkiye’nin sorunlarının masaya yatırılacağı üst düzey merci olan Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Yüksek İstişare Kurulunun ilk icraatı, üyelerin 13 bin lira olan maaşlarının 18 bin liraya çıkarılması oldu.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı bünyesinde eski üst düzey devlet görevlilerinden oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu, sadece bir ay önce kuruldu. 15 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayınlanan kararname ile faaliyetlerine başladı. Resmi kuruluş gerekçesi ‘millete ve devlete hizmeti geçmiş, bilgi ve birikim sahibi kişilerin bu kazanımlarından istifade etmek’ olarak açıklandı. Kurul ilk toplantısını Japonya’ya gitmesinden hemen önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla yaptı.

Sözcü’den Veli Toprak’ın haberine göre bir saat süren toplantıya, AKP’li TBMM eski başkanları da olan YİK üyeleri Bülent Arınç, Köksal Toptan, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin ile ANAP’lı eski başkan Yıldırım Akbulut katıldı. Üyelere imzalatılan ilk sözleşmede maaşın 13 bin lira olarak belirlendiği, daha sonra ise 18 bin liraya çıkartıldığı öğrenildi.

Kurul üyelerinden Cemil Çiçek bu görevinden dolayı alacağı maaşı bağışlayacağını açıklamıştı.

medyabold
Devamını Oku »

Japonlar Da Vinci’nin robotunu yaptı

Tarihteki en büyük sanatçı ve bilim insanlarından Leonardo Da Vinci’nin robotu Japonya’da üretildi. Da Vinci’nin robotu Osaka’da düzenlenen G20 zirvesinde tanıtıldı.

BOLD – Osaka Üniversitesi ile Fujikin isimli şirket, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük bilim insanlarından biri olarak kabul edilen Leonardo Da Vinci’nin robotunu üretti.

Robot Da Vinci, bu yıl Osaka’da düzenlenen G20 zirvesi katılımcılarına tanıtıldı.

Fujikin Pazarlama Müdürü Koichi Nakamura, amaçlarının ilkokul öğrencilerine bilimi sevdirmek ve Da Vinci’nin çalışmalarını basit bir dille onlara anlatmak olduğunu söyledi.

Nakamura, “Böylece öğrencilerin eğlenerek ve heyecan duyarak bilimi öğrenmelerini sağlarken, aynı zamanda geleceğin bilim insanlarını da eğitiyoruz” dedi.

İlkokul öğrencilerinin bilimi tam anlamıyla anlayabilmesinin sadece kitaplarla mümkün olmadığını dile getiren Nakamura, robotun şu an sadece belli bir bilgiyi tekrar edebildiğini, ancak ileride insanların sordukları sorulara cevap verebilmesini ve Google ile bağlantı kurmasını sağlayacaklarını dile getirdi.

“SIRADA ROBOT EINSTEIN VAR”

Da Vinci robotunun İngilizce, Japonca ve İtalyanca konuşabildiğini belirten Nakamura, milletlerin tarihi kişiliklerini robotlaştırmaya yönelik bir çalışmaları olduğunu ve sıradaki hedeflerinin Albert Einstein’ın robotunu üretmek olacağını kaydetti.

medyabold
Devamını Oku »

Star yazarı Gülerce: Erdoğan parti başkanlığı şapkasını çıkarabilir

Star yazarı Hüseyin Gülerce’nin “Artık Cumhurbaşkanlığı önde olabilir…” başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

“(…) Yeni sistemde, bir de Cumhurbaşkanının partili olması durumu var.

Şahsen benim gibi düşünenler, hep Özal ve Demirel örneklerinden hareketle, liderin Cumhurbaşkanı olması halinde partilerinin hızla dağılmasını hatırlattık.

Kesinlikle inanıyorum ki, Sayın Erdoğan AK Parti Genel Başkanı olmasaydı, ANAP ve Doğru Yol’un başına gelen akıbet, AK Parti’nin başına da çoktan gelmişti.

Lakin bu durumun mecburen getirdiği sıkıntılar, 23 Haziran’dan sonra belirgin hale geldi.

Yerel seçimleri, CHP-HDP-İyi Parti-Saadet Partisi bloku, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tartışmaya açma hedefi için kullanmaya kalktı. Nitekim şimdi ısrarla bu konuya sarılıyorlar.

Sayın Erdoğan da ister istemez Genel Başkan şapkasıyla sahaya indi.

Tarafsızlığı, herkesi kucaklaması, siyasilerle polemiğe girmemesi, bu yüzden yıpranmaması tercih edilirken, istese de bunu yapamazdı. Durum tespitim şudur: 4 yıl seçim yok.

Bundan böyle Sayın Erdoğan genel başkanlık şapkasını çıkarabilir. Siyaset zemininde yardımcıları görev ve sorumluluk alabilir. Bu, parti yönetiminden elini ayağını çekmesi demek değildir, zaten bu mümkün de değildir.

Sayın Erdoğan’ın artık Cumhurbaşkanlığı görevi ile önde görünmesi, yeni dönemin ana yolu olabilir.”

kronos
Devamını Oku »

Beyaz Saray: Başkan endişelerini dile getirdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump görüşmesine ilişkin olarak yapılan Beyaz Saray açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Başkan, Türkiye’nin potansiyel olarak S-400 hava savunma sistemi almasıyla ilgili endişelerini dile getirdi ve Türkiye’ye savunma iş birliği konusunda NATO’yu güçlendirecek biçimde ABD ile çalışma çağrısında bulundu”

TRUMP: TÜRKİYE’YE ADİL DAVRANILMADI

Beyaz Saray’ın bu açıklamaları, Trump’ın toplantının basına kapalı kısmında “daha sert” bir üslup kullandığı yorumlarına sebep oldu.

Trump, toplantının basına yansıyan kısmında, “S-400 konusuna bakıyoruz. Türkiye’nin Patriotları almasına izin vermediler, Obama yönetimi izin vermedi, bu sebeple başka füze almak zorunda kaldılar. Bence kendilerine adil davranılmadı

kronos
Devamını Oku »

Merkez Bankası faiz indirimine kredi kartlarından başladı

Politika faizinde indirime gitmesi beklenen Merkez Bankası, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını indirerek beklentilere yönelik adım atacağının sinyalini verdi.

BOLD – Merkez Bankası Türk Lirası kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami faiz oranını yüzde 2.15’ten yüzde 2’ye indirdi. Yabancı para cinsinden işlemlerde aylık azami faiz oranı da yüzde 1.72’den yüzde 1.60’a indi.

Aylık gecikme faiz oranı ise TL işlemler için yüzde 2.65’ten 2.40’a, yabancı para işlemler için yüzde 2.22’den 2’ye geriledi. Merkez Bankası’nın kredi kartlarında faiz indirimi kararı 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak.

Merkez’in son Para Politikası Kurulunda söylemini değiştirmesi, faiz indirimine gidileceği yönünde yorumlanmıştı.

medyabold
Devamını Oku »

Bir soruşturma da CHP’li Yarkadaş’a: ‘İSPARK’ı neden sordun?’

İSPARK, CHP eski Milletvekili Barış Yarkadaş’ın sekiz paylaşımını Anadolu Yakası Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etti. Suç duyurusunda Yarkadaş’ın TCK 216’dan yargılanması istendi.

Yarkadaş soruşturma ile ilgili “Eski bir milletvekili ve gazeteci olarak kamuoyunun merak ettiği bir konuyu gündeme getirdiğini, atılı suçlamaları işlemediğini” söyledi.

İSPARK’DAKİ YOLSUZLUK İDDİALARINI GÜNDEME GETİRMİŞTİ 

Yarkadaş yaptığı paylaşımda, “Yılda 358 milyon TL cirosu olan bir şirket, nasıl olur da 10 milyon TL kar eder?” ifadeleri ile İSPARK’taki yolsuzluk iddialarını gündeme getirmişti.

İSPARK’ın Barış Yarkadaş hakkındaki şikayeti üzerine başlatılan soruşturma davaya dönüştüğü halde, CHP’li eski vekil beş yıla kadar hapis istemiyle yargılanabilecek.

kronos
Devamını Oku »

Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri, dekana sırtını döndü

İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri, Narlıdere İlçesindeki kampüslerinin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılıp, altyapısı yetersiz olan Tınaztepe Yerleşkesi’ne taşınmasını mezuniyet töreninde protesto etti.

DEKAN ÖZTUNA SALONU TERK ETTİ 

BirGün’den Berkay Sağol’un haberine göre; GSF’nin kampüsünde bugün gerçekleşen mezuniyet töreninde öğrenciler, GSF Dekanı Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna’yı konuşma yaptığı sırada alkışlayıp, ıslıkladı ve sahneye sırtlarını dönerek tepki gösterdi. Dekan Prof. Dr. Öztuna, konuşmasını yapamadan sahneden aşağıya inmek zorunda kaldı.

Öztuna’nın daha sonra protestolara dayanamayarak törenin yapıldığı salonu terk ettiği bildirildi.

kronos
Devamını Oku »

‘AKP’de kurullar işlemiyor, sadece başkan ve adamları var’ 

Seçimden önce verilen vaatlerin yerine getirilmemesini eleştiren bir MYK üyesi de “3600 ek gösterge dedik, yaşama geçirmedik. 2023’e kadar EYT işini çözmemiz lazım” görüşünü dile getirdi.

ERDOĞAN İLE HAYATİ YAZICI ARASINDA GERGİNLİK 

Emine Kaplan’ın Cumhuriyet’te yer alan kulis haberine göre, AKP’de 23 Haziran seçim sonuçlarıyla ilgili değerlendirmeler sürerken, Erdoğan başkanlığında yapılan ve kimi zaman gerilim yaşanmasına neden olan toplantıda, bazı parti yöneticilerinin propaganda sürecinde yapılan hatalara yönelik eleştirileri tek tek sıraladığı, 2023’e kadar alınması gereken önlemlerle ilgili önerilerde bulunduğu belirtildi. Kamuoyuna yansıyan haberlerde Erdoğan ile Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi’ne yönelik sözleri nedeniyle gerginlik yaşandığı ortaya çıkmıştı.

YAZICI: SUÇLU OLSA DAHİ BELEDİYE BAŞKANINI GÖREVDEN ALAMAZSINIZ 

Erdoğan’ın İmamoğlu hakkında dava açılabileceğini söylemesi üzerine Yazıcı’nın “Bu söylediğiniz hukuken doğru değil. Suçlu olsa dahi belediye başkanı görevden alınamaz, en fazla kınama cezası verilebilir” dediği belirtilmişti.

ERDOĞAN: BAŞIMIZA HUKUKÇU KESİLDİN 

Toplantıda, bu sözler üzerine Erdoğan’ın Yazıcı’ya “Başımıza hukukçu kesildin” diyerek tepki gösterdiği öğrenildi. Toplantıda, yeni sistemde yaşanan aksamalar ve eksiklikler de gündeme gelirken, bir MYK üyesinin “Kurullar işlemiyor, ortada sadece başkan ve adamları var” dediği kaydedildi. Bakanlıkların işleyişi de eleştiri konusu olurken, yeni sistemle ilgili yapılacak çalışma sırasında bu durumun da yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

‘HAYATA GEÇMEYEN VAATLER PARTİYE GÜVENİ ZEDELEDİ’ 

Ekonomiyle ilgili değerlendirmelerin de yapıldığı toplantıda, 24 Haziran öncesinde bazı vaatlerin verildiği, ancak bunların yaşama geçirilmediği, bunun da partiye olan güveni zedeleyeceğini belirten bir kurul üyesi, “Varlık Fonu’nu kurduk, ancak öylece kaldı. 3600 ek gösterge dedik, ama bir adım atılmadı. 2023’e kadar kıdem tazminatı fonu, bireysel emeklilik ve 3600 ek gösterge konularında mutlaka bir adım atılmalı” görüşünü dile getirdi.

‘EYT’Yİ ÇÖZMELİYİZ’

Erdoğan’ın her gündeme geldiğinde bu konuda bir düzenleme yapılmayacağı yönünde kesin açıklama yaptığı EYT’liler sorunu da toplantıda gündeme geldi. Bir kurul üyesi, bu sorunun 2023 seçimlerine kadar bir şekilde çözülmesi gerektiğini belirterek, “Bu konuda ekonomideki dengeler gözetilerek bir adım atılmalı. Tüm yaşı bekleyenlerin emekli olması mümkün değil ama kademeyi biraz daha yumuşatmak gerekiyor. Gerekirse yaşı beklemeden emekli olmak isteyenler için aylık bağlama oranı düşük tutularak bir formül üretilebilir” önerisinde bulundu.

kronos
Devamını Oku »

28 Haziran 2019 Cuma

AKP’de parti içi tepki artıyor: Ortada sadece başkan ve adamları var

İstanbul seçim yenilgisinin ardından AKP’de parti içi eleştiri ve tepkiler de giderek yükseliyor. En fazla tepki başkanlık sistemine yönelik. AKP’liler kurulların işlememesinden şikayetçi.

BOLD – Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, parti kurmayları ile 23 Haziran’daki yenilgiyi değerlendirdi. Başkanlık sistemini eleştiren bir AKP MYK üyesi “Kurullar işlemiyor, ortada sadece başkan ve adamları var” ifadesini kullandı.

VAATLER YERİNE GETİRİLMİYOR

Cumhuriyet’tin haberine göre, ekonomiyle ilgili değerlendirmelerin de yapıldığı toplantıda, 24 Haziran öncesinde bazı vaatlerin verildiği, ancak bunların yaşama geçirilmediği, bunun da partiye olan güveni zedeleyeceğini belirten bir kurul üyesi, “Varlık Fonu’nu kurduk, ancak öylece kaldı. 3600 ek gösterge dedik, ama bir adım atılmadı. 2023’e kadar kıdem tazminatı fonu, bireysel emeklilik ve 3600 ek gösterge konularında mutlaka bir adım atılmalı” görüşünü dile getirdi.

EYT SORUNU 2023’E KADAR ÇÖZÜLMELİ

Erdoğan’ın her gündeme geldiğinde bu konuda bir düzenleme yapılmayacağı yönünde kesin açıklama yaptığı EYT’liler sorunu da toplantıda gündeme geldi. Bir kurul üyesi, bu sorunun 2023 seçimlerine kadar bir şekilde çözülmesi gerektiğini belirterek, “Bu konuda ekonomideki dengeler gözetilerek bir adım atılmalı. Tüm yaşı bekleyenlerin emekli olması mümkün değil ama kademeyi biraz daha yumuşatmak gerekiyor. Gerekirse yaşı beklemeden emekli olmak isteyenler için aylık bağlama oranı düşük tutularak bir formül üretilebilir.” önerisinde bulundu.

Ayhan Sefer Üstün: AKP’de kararları Pelikan çetesi veriyor

medyabold
Devamını Oku »

Babacan’ın kuracağı partinin adı ‘Özgürlük ve Hukuk Partisi’

HaberTürk yazarı Nagehan Alçı, Ali Babacan’ın kuracağı partiye ilişkin yeni kulis bilgilerini paylaştı. Alçı, partinin adının Özgürlük ve Hukuk Partisi olacağını ileri sürdü.

BOLD- Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın parti kurma çalışmaları hız kazandı. Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşüp ayrılacağını söylemesinin ardından siyaset kulislerinde gözler yeni partiye çevrildi.

YENİ PARTİ TEMMUZ AYINDA KURULABİLİR

HaberTürk yazarı Nagehan Alçı, yeni partinin Temmuz ayında kurulabileceğini iddia etti. Alçı, Babacan’ın Davutoğlu ile aynı parti içinde olmaya sıcak bakarken; Gül’ün Davutoğlu’nu kesinlikle istemediğini yazdı.

AKP VE REFAH İLE BENZEŞME İSTENMEDİ

Alçı yazısında, “Ali Babacan’ın yeni hareketiyle ilgili birçok kulis medyaya yansıdı ama bir konu hiç yansımadı. Partisinin ismi ne olacak? Öğrendiğime göre bu hareketin ismi önce ‘Özgürlük ve Adalet Partisi’ ya da ‘Özgürlük ve Refah Partisi’ olarak konuşulmuş. Sonrasında Adalet ve Kalkınma Partisi ve Refah Partisi ile herhangi bir benzerlik olmasın istenmiş” ifadelerini kulladı.

TOPLUMSAL TALEPLERE UYGUN BİR İSİM

Alçı yazısında şunları dile getirdi: “Ardından ‘Özgürlük ve Hukuk Partisi’ ortaya atılmış. Babacan’ın siyasi felsefesine ve mevcut toplumsal taleplere en uygun isim olarak bu düşünülmüş. Diğer yandan yeni parti isminin kısaltmasıyla da çarpıcı olması isteniyor. Dolayısıyla başka öneriler üzerinde de konuşuluyor. Ama şu an en kuvvetli ihtimal bu.”

MUHARREM İNCE 2023’E HAZIRLANIYOR

Alçı ayrıca, geçtiğimiz hafta CHP’nin 24 Haziran’daki Cumhurbaşkanı adayı İnce ile görüştüğünü, İnce’nin de 2023’e hazırlık yaptığını da dile getirdi.

Ertuğrul Günay, Babacan’ın partisinin şifrelerini verdi

medyabold
Devamını Oku »

İlhami Işık: Barış bildirisi Eylülde hayata geçecek

Devlet ile PKK arasındaki görüşmelere aracılık yapan Işık, yeni bir sürecin başlatıldığını öne sürdü. Temmuz ayında sürecin yol haritasının duyurulacağını 1 Eylül’de ise barış bildirisinin hayata geçirileceğini söyledi.

BOLD – 1996’dan itibaren devlet ile PKK arasındaki müzakerelerde “aracı” olarak rol alan İlhami Işık, TV5’te katıldığı bir programda 1 Eylül’de ‘barış bildirisi’nin hayata geçirileceğini ileri sürdü.

Yeni bir müzakere sürecinin başlatılacağını ve Temmuz ayında da bunun yol haritasının açıklanacağını savunan Işık, İmralı ile görüşme ihtimalinin olası görülmediği bir süreçte “İmralı trafiği başlayacak” dediğini ve aynı gün görüşmelerin başladığını da hatırlattı.

BANA DELİ MUAMELESİ YAPTILAR

Işık şöyle konuştu:

Kimsenin beklentisi yoktu, Sayın Cumhurbaşkanı millete ‘defolun’ diyordu, İmralı ile görüşme ihtimali yoktu ama ben yazdım, ‘Ramazan ayında İmralı trafiği başlayacak’ diye. Bana deli muamelesi yaptılar. Ben 15’inde ateşkes olacak deyince yine aynı. Ki aynı gün oldu o görüşme. Bu sefer de öyle ama bir kuşku konuldu 18’inde yani bu mektup, bu süreci zehirledi. Yani nasıl atlatılır, ne kadar sürer? Eğer görüşmeye yakın zamanda izin verirlerse bu zehirlenme, bu toksik eritilir. Benim beklentim, Temmuz ayında bir yol haritasının açıklanması, 1 Eylül’de de bir barış bildirisinin hayata geçmesi. Takvim bu.”

Işık, program moderatörü Suat Toktaş’ın “Bu bir beklenti mi, duyum mu?” sorusuna ise “Duyum tabii ki. Yani böyle bir durum vardı. Bir insanın bile yaşamasını sağlıyorsan bu bin tane iktidardan daha kıymetlidir. Bu kaza atlatılırsa böyle bir süreci yakında yaşayacağız” ifadesini kullandı.

medyabold
Devamını Oku »

MİT tırları davasında “görevini yapan hakim ve savcılara” 125 yıl hapis cezası

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2014 yılında Adana ve Hatay’da Milli İstihbarat Teşkilatı’na ait (MİT) tırların durdurulmasına ilişkin 54 sanığın yargılandığı davada 6 tutuklu sanığa toplamda 125 yıl hapis cezası verdi.

BOLD – Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki salonda görülen duruşmada, eski Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, eski Adana Başsavcıvekili Ahmet Karaca, eski savcılar Özcan Şişman, Aziz Takcı, eski Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, eski Adana İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Özkan Çokay’ın da bulunduğu tutuklu sanıklar en çoğu 26 ve en azı 17 yıl olmak üzere toplamda 125 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Sanıkların eylemleri örgütsel talimatla gerçekleştirdiği sonucuna varan mahkeme heyeti, bu eylemlerin devletin gizli belgelerini temin ve açıklama suçunu oluşturduğuna hükmetti.

En yüksek cezayı eski özel yetkili Adana Savcısı Aziz Takçı aldı.

TOPLAM 26 YIL HAPİS

Takçı, “devletin gizli kalması gereken belgelerini temin etme” suçundan 6 yıl, “bu belgeleri açıklama” suçundan 8 yıl, “cemaat üyeliğinden” 12 yıl olmak üzere toplam 26 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Aynı suçlamalardan Eski Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık toplam 22 yıl 6 ay, Eski Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu 20 yıl, Eski Adana Başsavcıvekili Ahmet Karaca 18 yıl 9 ay, Eski özel yetkili Adana Savcısı Özcan Şişman 17 yıl 3 ay, Eski Adana İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Özkan Çokay 20 yıl 5 ay hapis cezası aldı.

 

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye’nin dış borcu 453 milyar dolara yükseldi

Türkiye’nin mart sonu itibariyle brüt dış borcu 453 milyar dolarla milli gelirin yüzde 60’ına yükseldi. Özel sektörün dış borç stoku 300 milyar dolara dayandı.

BOLD – Türkiye’nin dış borç stoku, 31 Mart 2019 itibariyle son üç yılda 40 milyar dolar artarak 453.4 milyar dolara, net dış borç stoku ise 277.3 milyar dolara yükseldi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, brüt ve net dış borç stoku, Hazine garantili dış borç stoku ve kamu net borç stoku ile AB tanımlı genel yönetim borç stoku verilerini açıkladı.

Son üç yıl önce milli gelirin yüzde 48.7’si kadar dış borç varken, günümüzde dış borçların milli gelire oranı (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) yüzde 60.6 olarak gerçekleşti.

Dağılıma bakıldığında ise borçların yüzde 66’sı (299 milyar dolar) özel sektörün, yüzde 34’ü (154 milyar dolar) kamunun borcu olarak kayıtlara geçti.

medyabold
Devamını Oku »

THY’de saltanat kaldığı yerden devam edecek

Türk Hava Yolları bütçesinden eşi ve kendi adına yapılan lüks kutlamalar, konaklamalarla adında söz ettiren İlker Aycı yeniden THY Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.

BOLD – Türk Hava Yolları’nın (THY) Olağan Genel Kurulu bugün gerçekleşti. Genel Kurul’da yapılan oylama sonucunda THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Mehmet İlker Aycı’nın Yönetim Kurulu Başkanı olarak yeniden seçilmesine oy çokluğu ile karar verildi.

İŞTE THY YÖNETİM KURULU

THY tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yapılan açıklamaya göre, THY’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı bugün gerçekleşti. Yapılan oylama sonucunda Yönetim Kurulu üyeliklerine C grubu hisseyi temsilen ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak Mehmet İlker Aycı’nın, Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak Mecit Eş’in, Yönetim Kurulu üyeleri olarak Bilal Ekşi, Orhan Birdal, Mithat Görkem Aksoy ve Salim Arda Ermut’un, Yönetim Kurulu Bağımsız Üyeleri olarak Ogün Şanlıer, Fatmanur Altun ve Mehmet Muzaffer Akpınar’ın 2 yıllık süre için görev yapmak üzere seçilmelerine karar verildiği bildirildi.

 

THY’de 100 bin TL’lik doğum günü kutlaması

medyabold
Devamını Oku »

10 yıldır kanser hastası, 650 gündür cezaevinde

2009’dan beri kanserle mücadele eden polis memuru Mustafa Koray Mehirli, hayati tehlikesi olan bu hastalıkla 3 yıldır cezaevinde yaşamaya mecbur bırakılıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – 2009 yılında tiroid kanseri teşhisi konulan ve o günden beri düzenli ilaç tedavi gören polis memuru Mustafa Koray Mehirli (47), 3 yıldır cezaevinde.

29 Temmuz 2016’dan itibaren iki kez hapse giren Mehirli, toplamda 650 gündür cezaevinde. Mehirli, 10 yıldır tedavisini takip eden Adana Balcalı Nükleer Tıp Merkezi’nde ayda bir kontrole gitmesi ve ilaç tedavisi alması gerekiyor. Ama cezaevi şartları ve imkanları dahilinde bu tedavi aksamış durumda.

SAĞLIK OCAĞINA GÖTÜRÜLÜYOR

Eşinin hastalığının ilerlemesinden korkan F. Mehirli, ne yapacağını, nereye gideceğini dahi bilmediğini söylüyor. Mehirli, “Eşim cezaevinde sürekli dilekçe veriyor, doktoruna götürülmesi için. Ama sağlık ocağına götürüldü. Kızım CİMER’e dilekçe yazdı. Bir hafta sonra Mersin Yenişehir Hastanesine götürüldü. Oradan verilen sonuçları eşim bana gönderdi, Balcalı’daki doktora gösterdik. İlaçlarını artırmamız gerektiğini söyledi” dedi.

2009’da iki kez ameliyat geçiren eşinin durumunu ciddi olduğunu ifade eden F. Mehirli, “Ameliyattan sonra Adana’da atom tedavisi aldı. Vücuduna damardan ilaç verildi. Tek başına orada 4-5 gün kaldı. Hiç kimse kendisine yaklaşamıyor, temasta bulanamıyor. Çıktıktan sonra uzun bir süre yemeğini, bardağını, kaşığını her şeyini ayırmıştım. Atom öyle bir şey ki, vücut aldıktan sonra bütün çevreyi etkileyebiliyor. Farklı bir oda oluşturduk. Tedavisi devam ediyordu. Ta ki içeri alınana kadar…” ifadelerini kullandı.

23 yıllık polis memuru Mustafa Koray Mehirli, Cemaat soruşturmaları kapsamında 29 Temmuz 2016’da Adana’da tutuklandı. Üç gün nezarethanede gözaltında kaldıktan sonra 1 Ağustos 2016’da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanıp Adana Kozan Cezaevine gönderildi.

SAYISIZ DİLEKÇE VERDİ

Hasta haliyle burada yaşamaya mecbur bırakılan Mehirli, bu süre içinde birçok kez cezaevi yönetimine dilekçe yazıp Balcalı’ya sevkinin yapılmasını istedi. Dilekçelerine bir süre sonra cevap verildi fakat devlet hastanesine götürüldü.

Bu girişimlerden sonuç almayınca, bu kez F. Mehirli, cezaevi savcısına durumu anlattı. Bu görüşmeden 20 gün sonra eşinin Adana Balcalı Nükleer Tıp Merkezine sevk edildiğini belirten Mehirli, “20 gün sonra doktoruna fakat tedavi aksadığı için değerlerinde değişme olmuş. İlaçları verildi hemen. Oradaki doktor hanım, 2 ayda bir rutin kontrolünün yapılması gerektiğini söyledi. İki ayda bir olmasa da 3 ayda bir eşim götürdüler” dedi.

403 gün sonra Ekim 2017’de hastalığı nedeniyle tahliye edilen Mustafa Koray Mehirli, tedavisine dışarıda devam etti. Durumu iyiye giderken, 8 Haziran 2018’de bir ifadede adı geçtiği için hakkında tekrar tutuklama kararı çıkarıldı. O gün kontrol için randevusu olan Mehirli hastaneye gidip tahlillerini yaptırdı, 2,5 ay süren tedavisi tamamlanınca da 22 Ekim 2018’de kendisi teslim oldu.

15 Kasım 2018’de Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında Mehirli, 7 yıl 13 ay, 15 gün hapis cezasına çarptırıldı ve Mersin Tarsus Cezaevine gönderildi. Hukuki yardıma ihtiyacı olduğunu belirten Fazilet Mehirli, “Eşim şu an Tarsus’ta. Orada durumu ne kadar değerlendirilir, değerlendirilmez bilmiyorum. Bu konuda yalnız kalmak çok zor. Dosyası İstinaf Mahkemesinde. Bu süreci dışarıda geçirebilirmiş, başvuru dahi yapamadık, avukat yoğun olduğu için ilgilenemeyeceğini söyledi” dedi.

MUSTAFA KORAY MEHİRLİ HASTANE RAPORLARI

medyabold
Devamını Oku »

Yangın sezonu öncesi orman işçilerini işten çıkarıyorlar

Orman yangınlarına müdahale eden geçici orman işçilerinin sözleşmeleri 10 aydan 6 aya indirildi. Damat Berat Albayrak’ın imzasını taşıyan yazı ile orman yangınlarının en yoğun yaşandığı bu dönemde 4 binden fazla orman işçisinin işine son verilecek.

BOLD – 5620 Sayılı Kanuna göre çalışan ve orman yangınlarına müdahale eden geçici orman işçilerinin sözleşmeleri 10 aydan 6 aya indirildi. Sözleşme sürelerinin kısaltılmasıyla birlikte orman yangınlarının en yoğun yaşandığı bu dönemde Türkiye genelinde 4 binden fazla orman işçisinin işine son verilecek.

AÇIKLAMAK İÇİN SEÇİMİ BEKLEDİLER

Sözleşmelerin kısaltılması kararının Mayıs ayında alındığını ancak işçilere seçimden sonra bildirildiğini açıklayan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, “AKP iktidarı orman yangınlarının en yoğun yaşandığı dönemde yangına müdahale eden işçilerin işine son veriyor. 8 binden fazla geçici orman işçisinin en az yarısı işinden olacak. Ciddi bir yangın çıkarsa bu yangınlara kim müdahale edecek” dedi.

DAMAT BERAT İMZALADI

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak imzası ile 9 Mayıs 2019 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı’na geçici işçilerin süre uzatımının 4 ay yerine 2 ay olacağı yönünde bir yazı gönderildiğini ifade eden Atila Sertel, bu yazının orman işçilerine duyurulmadığını seçimden iki gün sonra 25 Haziran’da tebliğ edildiğini söyledi.

YANGINLARA KİM MÜDAHALE EDECEK?

İşçilerin kandırıldığını, yaz sonuna kadar çalışmayı beklerken birden bire kapı önüne konulduğunu dile getiren Sertel, yönetilemeyen ekonominin, tüketilen kaynakların cezasının vatandaşa ve işçilere ödettirildiğini söyledi. İstihdam yerine işsizler ordusu oluşturulduğunu ifade eden Sertel, “Orman yangınları yaz aylarında ciddi bir artış gösteriyor. Yangınlara müdahale edecek ekip yarı yarıya azaldı. Hiçbirimiz istemeyiz ancak ciddi ve geniş çapta bir yangın çıktığında buna kim müdahale edecek? Personel sayısı yetecek mi? Ekonomik nedenlerle alınan bu karar derhal gözden geçirilmeli ve işçilerin sözleşmesi eskiden olduğu gibi yaz boyunca devam etmelidir” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Mutfaktaki yangın büyüyor, vatandaş tenceresini kaynatmakta zorlanıyor

Vatandaş tenceresi kaynatmakta zorlanıyor. Son bir yılda maaşlar yerinde sayarken gıda fiyatları son bir yılda yüzde 56 oranında arttı.

BOLD – Türkiye’nin İstanbul seçimlerine odaklandığı ve iktidarın ekonomik sorunların çözümü yerine seçimi kazanmaya odaklandığı Haziran ayında halkın enflasyonu yükselişini sürdürdü. Haziran’da gıda fiyatları bir önceki aya göre yüzde 1,96 oranında artarken, altı aylık artış yüzde 26,53’e,  son bir yıllık artış ise yüzde 56,19’a çıktı.

SEPETTE 78 ZORUNLU GIDA MADDESİ BULUNUYOR

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonun Ar-Ge birimi KAMUAR’ın, Ankara’daki pazar ve marketlerden fiyatlarını düzenli olarak derlediği 78 zorunlu gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının Haziran ayı sonuçları açıklandı. Araştırmayla, gıda fiyatlarında yaşanan yükselişten en büyük zararı, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya konulması amaçlanıyor.

ASGARİ ÜCRETLİNİN MAAŞI GIDAYA GİDİYOR

Tüketim harcamaları araştırmaları, en yoksul yüzde 10’luk kesimin harcadığı her 100 liranın 31 lirasını gıda için yaptığını, en zengin yüzde 10’luk kesimin 100 liralık harcaması içerisinde gıdanın aldığı payın ise 13 lirada kaldığını gösteriyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında yaşanan artış ve azalışlar, harcamalarının büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda bulunan yoksulların enflasyonunu zenginlere göre çok daha fazla etkiliyor.

 

 

GIDA FİYATLARINDAKİ DEĞİŞİM (HAZİRAN 2019)
Bir Önceki Aya Göre (%) Aralık 2018’e göre (%) Yıllık  (%)
Ekmek, un, bulgur, makarna v.b. -0,71 4,16 18,99
Et-Balık 2,37 11,94 19,38
Süt, süt ürünleri, yumurta -3,92 31,59 46,87
Yağ -1,07 8,92 23,15
Meyve -8,60 47,24 101,41
Sebze 19,33 40,13 176,82
Bakliyat -4,10 1,96 17,79
Diğer 4,43 19,37 30,38
Ortalama 1,96 26,53 56,19
medyabold
Devamını Oku »

Ford Avrupa’da 12 bin işçisini işten çıkaracak

Otomotiv sektöründeki krizin faturası emekçilere kesiliyor. Ford, Avrupa genelinde gelecek yılın sonuna kadar toplam 6 üretim tesisinin kapatılması ya da satılması için harekete geçti. Şirket, 2020 yılı sonuna kadar ise Avrupa genelinde 12 bin çalışanın işten çıkarılmasının planlandığını duyurdu.

EN ÇOK ALMANYA, İNGİLTERE VE RUSYA ETKİLENECEK

İşten çıkarmalardan en fazla etkilenecek ülkeler Almanya, İngiltere ve Rusya olacak.

İngiltere’nin Güney Galler bölgesindeki Bridgend Motor Fabrikası, Fransa’daki şanzıman tesisi, Rusya’daki Naberezhnye Chelny birleştirme, St Petersburg birleştirme, Elabuga motor fabrikaları ve Slovakya’daki Kechnec şanzıman tesisinin kapatılacak veya satılacak tesisler arasında yer aldığı belirtildi.

Ford Avrupa Başkanı Stuart Rowley “Çalışanları (işlerinden) ayırmak ve fabrikaları kapatmak en zor kararlar arasında. Bunun aileleri ve toplumu etkileyeceğini biliyoruz. Bu etkinin azaltılması için onlara desteğimizi veriyoruz” dedi.

TÜRKİYE’Yİ KAPSAMIYOR

Ford, Avrupa’da doğrudan ve iştirakleri yoluyla 51 bin kişiyi istihdam ediyor.

Öte yandan Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün “İstihdam kesintisi planı bizi kapsamıyor” açıklaması yaptı.

kronos
Devamını Oku »

CHP’li Çakırözer: Yargı reformu 700 bebeği ve annelerini cezaevinden çıkarmalı

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, önümüzdeki hafta TBMM gündemine gelmesi beklenen yargı paketinin tutuklu 700’den fazla bebek ve annelerini cezaevlerinden çıkarması gerektiğini söyledi.

BOLD – Çakırözer Meclis Genel Kurulundan yaptığı konuşmada, “Şu anda 700’den fazla çocuk annesiyle birlikte cezaevinde. Filiz Karaoğlan, henüz 1 yaşında bile olmayan prematüre ikizleriyle şu anda Patnos L Tipi Cezaevinde kalıyor. Bu reform o çocukları da, annelerini de cezaevinden çıkarmalı” ifadelerini kullandı.

1334 HASTA TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ VAR

Cezaevlerinde 458’i ağır olmak üzere bin 334 hasta tutuklu ve hükümlü bulunduğunu belirten Çakırözer, şöyle devam etti:

Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, sadece son bir yılda Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla 36 binden fazla isme soruşturma açıldığını vurguladı.

“Bunlardan biri Mehmet Emin Özkan, 80 yaşında, yirmi üç yılda altı cezaevi değiştirmiş. Önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş, sonra ‘Pardon’ denmiş, şimdi yeniden yargılanıyor. Mehmet Emin Özkan birçok sağlık sorunuyla baş başa, yirmi üç yıldır adaleti bekliyor.”

NAZLI ILICAK’LA İLGİLİ 6 AYDIR KARAR ÇIKMIYOR

Çakırözer şunları dile getirdi: “Nazlı Ilıcak 75 yaşında, ‘tweet’leri, televizyondaki sözleri nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararın bozulmasını istedi. Altı aydır ilgili daireden karar çıkmıyor. 70 bine yakın üniversite öğrencisi cezaevlerinde ‘tweet’ attıkları, bildiri dağıttıkları, gösterilere katıldıkları için. Sadece özgürlüklerinden değil, eğitim haklarından da mahrumlar.”

25-30 KİŞİ NÖBETLEŞE UYUYOR AYNI TUVALETİ KULLANIYOR

Üniversite kürsüsünde öğrencileriyle olması gereken Profesör Doktor Füsun Üstel’in, sadece düşünceleri nedeniyle Eskişehir Kapalı Cezaevinde olduğunu aktaran Çakırözer, “Cezaevleri öylesine dolu ki insanlar yer olmadığı için nöbetleşe uyuyor; bir tuvaleti, banyoyu 25-30 kişi kullanıyor. Gazeteciler cezaevinde, siyasetçiler, akademisyenler, öğrenciler, hukukçular, doktorlar cezaevinde” diye konuştu.

EREN ERDEM CEZAEVİNDE BİR KULAĞINI KAYBETTİ

CHP Eski milletvekili Eren Erdem’in ağır sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini anlatan Çakırözer, “Cezaevine girerken duyan bir kulağı şimdi işitmez olmuş. Acil tıbbi müdahale gerektiren bir başka sağlık sorunu var ama hastaneye elinde kelepçeyle götürüleceği, vatandaşların arasında kelepçeyle tutulacağı ve ameliyatın ardından hastanenin bodrum katındaki mahkûm koğuşundaki yatağa yine kelepçeleneceği için bu acil müdahaleyi reddediyor” dedi.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER SİYASİ NEDENLERLE CEZAEVİNDE

Cumhuriyet gazetesinin eski yazarı, Hakan Kara’nın Kandıra Cezaevinde baypaslı bedeniyle direndiğini vurgulayan Çakırözer şunları söyledi: “Yanında ülkemizin en yetenekli karikatüristi Musa Kart ve 70 yaşındaki yazar Güray Öz’le aynı koğuştalar. Reform paketinde sözü verilen istinaf düzenlemesiyle özgürlüklerine kavuşacakları günü bekliyorlar. Kandıra’da bir başka koğuşta eski milletvekili arkadaşımız Sırrı Süreyya Önder yatıyor. Tamamen görüşleri, siyasi faaliyetleri nedeniyle cezaevinde. Bu reform ona da özgürlük getirmeli.”

ADALET KOMİSYONU TOPLANDI UMUTLANDIK

Çakırözer şunları kaydetti: “Aylardır yargı reformundan bahsediliyor. Adalet Komisyonumuz toplandı. Umut ettik, bekledik ki yargı reformu gelsin görüşülsün ama bir de baktık ki getirilen kanunun konusu spor, evet spor değerli arkadaşlarım. Resmî gerekçe ‘Sporda şiddeti önlemek’ ama işin aslı taraftarı fişlemek. Tribünde ‘Her şey çok güzel olacak’ diyen, ‘Mazbatayı verin’ diyen 10 binleri sindirip korkutmak. Maalesef, Meclisimizde hâlâ vatandaşlarımıza daha fazla baskı, daha fazla ceza öngören yasalar çıkarmaya çalışıyoruz. Oysa cezaevlerinde yüzlerce aydınımızın, on binlerce yurttaşımızın gözü bu Mecliste.”

Gergerlioğlu, Türkiye’deki işkenceleri Meclis gündemine taşıdı

medyabold
Devamını Oku »

1 Temmuz’dan itibaren elektrik yüzde 14.98 daha pahalı

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik fiyatlarına yüzde 14.98 zam yapılmasına karar verdi.

Habertürk’ten Olcay Aydilek’in haberine göre, başta Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) olmak üzere kamu ve özel sektör üretim şirketlerinin maliyet artışlarıyla ilgili talepleri, bugün Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nda değerlendirildi.

Kurum, 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere elektrik fiyatlarını konut, ticarethane ve sanayide ortalama yüzde 14.98 oranında arttırdı.

DOĞALGAZ ZAMMI DA YOLDA

BOTAŞ’ın da 30 Haziran’a kadar 1 Temmuz’dan geçerli yeni doğalgaz tarifelerini belirlemesi gerekiyor. Şirketin doğalgaza yakında bir oranda zam yapması bekleniyor.

Motorine, çaya ve şekere 26 Haziran’da, benzine de bugün itibariyle zam yapılmıştı.

kronos
Devamını Oku »

iPhone’lar artık evcil hayvanları tanıyabilecek

Apple’ın işletim sistemi iOS’un yeni sürümü birçok yeni birlikte geliyor. iPhone’lar, yeni sürümle birlikte kameranın vizöründe kedi veya köpek olup olmadığını algılayabilecek.

BOLD – Vision Framework’ten yararlanılarak geliştirilen ve telefonlardaki görsellerin içinden köpekleri veya kedileri algılayabilen VNAnimalDetector, bu ayrımı yapabilmek için makine öğrenmesini kullanıyor.

Apple Fotoğraflar ve Google Fotoğraflar kedi ve köpekleri zaten tanıyordu fakat bu yeni yazılımla beraber birtakım yenilikler söz konusu. Apple’ın yeni yazılımını önceki yazılımlardan ayıran fark, VNAnimalDetector yazılımının görselin neresinde bir kedi veya köpek var ise onu belirleyip dikdörtgen içerisine alması ve kedi veya köpek olarak etiketlemesi.

Yeni uygulama, hayvan tanıma özelliğinin yanı sıra iki resmin birbirine benzerliğini ve evcil kedi köpeklerle sokakta yaşayan kedi köpekleri ayırt edebilecek.

medyabold
Devamını Oku »

Anayasa Mahkemesi Deniz Yücel’in tutuklanmasını ‘hak ihlali’ kabul etti

Türkiye’de bir yıl boyunca tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Alman ve Türk vatandaşı gazeteci Deniz Yücel’in başvurusunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi (AYM) Anayasa’nın üç ayrı maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. Anayasa Mahkemesi, Yücel’in, “suç işlediğine dair makul bir şüphe olmaksızın tutuklandığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, gazetecilik faaliyetlerine ilişkin haber ve yazılarından dolayı tutuklanması nedeniyle de ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini” öne sürdüğünü hatırlattı.

CEMİL BAYIK RÖPORTAJI İÇİN ‘GAZETECİLİK FAALİYETİ’ KARARI

Mahkeme, PKK liderlerinden Cemil Bayık ile yaptığı röportaj gerekçesiyle Şubat 2017’de tutuklanan Yücel’in başvurusu üzerine, tutuklamanın hukuki olmadığı iddiası yönünden yaptığı değerlendirmede, Anayasa’nın 19’uncu maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti. AYM, bu kararına gerekçesini açıklarken “terör örgütü üyeleriyle irtibat kurmak, gazetecilik dışında başka bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilmişse suçlama konusu olabilir” ifadelerini kullandı. Mahkeme, “Bu durumda da irtibatın gazetecilik dışında başka bir amaçla gerçekleştirildiğinin somut olgularla ortaya konulması gerekir. Ancak soruşturma makamlarınca böyle bir olgu ortaya konulamamıştır” diye ekledi.

‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BAKIMINDAN KABUL EDİLEMEZ’

AYM, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali iddiası yönünden yaptığı değerlendirmede de ihlal tespit etti. “Başvurucunun tutuklanmasına dayanak gösterilen olguların temelde gazete yazılarından oluştuğu görülmektedir. Hukukilik şartını sağlamayan tutuklama gibi ağır bir tedbir, ifade ve basın özgürlükleri bakımından demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü bir müdahale olarak kabul edilemez” hükmüne varan mahkeme, Anayasa’nın 26’ncı ve 28’inci maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi.

NEDEN TUTUKLANMIŞTI?

14 Şubat 2017’de kendi isteğiyle ifade vermek için gittiği emniyette gözaltına alınan Yücel, 27 Şubat 2017’de “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve terör propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Yücel, 16 Şubat 2018’de İstanbul 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti.

kronos
Devamını Oku »

Damat Albayrak’ın yerine eski bakan mı geliyor?

Son günlerde özel hayatıyla ilgili iddialarla gündeme gelen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın görevden alınacağı öne sürüldü. Yerine eski maliye bakanlarından Naci Ağbal’ın ismi geçiyor.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirilmesinin ardından birleştirilen Hazine Müsteşarlığı ile Maliye Bakanlığı’nda eskiye dönüleceği konuşuluyor. Hazine’nin tekrar ayrılacağı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal’ın da maliye bakanlığına getirileceği öne sürülüyor. Ağbal, 2009-2015 yılları arasında Maliye Bakanlığı Müsteşarı, 2015-2018 yılları arasında Maliye Bakanı olarak görev yapmıştı.

Cumhuriyet’ten Emre Deveci’nin haberine göre, Damat Berat Albayrak’ın görev yaptığı dönemde ekonomideki bozulma zirve yaptı. İmalat sanayindeki daralma 14 aydır bitmek bilmezken, ekonomi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.6 küçüldü.

medyabold
Devamını Oku »

Canan Kaftancıoğlu yargılanıyor: Savunma için ek süre verilmedi

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, 6 yıl önce yaptığı bazı sosyal medya paylaşımları nedeniyle bugün hâkim karşısına çıktı. Kaftancıoğlu, cumhurbaşkanına hakaret, Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek ve terör örgütü propagandası yapmak iddiasıyla 37. Ağır Ceza Mahkemesinde 17 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

ÇAĞLAYAN ADLİYE ÖNÜNDE KALABALIK

Kaftancıoğlu’nun duruşmasını Çağlayan Adliyesi önünde bekleyen çoğunluğu CHP’li bir grup da takip ediyor. Birkaç yüz kişilik grup ara ara “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıyor. Kaftancıoğlu duruşmasına sadece avukatlar, milletvekilleri ve sarı basın kartı sahipleri alınıyor. Aralarında Eşber Yağmurdereli’nin de bulunduğu çok sayıda avukat salonun dışında kaldı.

MAHKEME SALONUNDA TARTIŞMA

Kaftancıoğlu’na savunma için ek süre verilmedi. Reddi hâkim talebine ilişkin karar verilmeden duruşmaya devam edildiği için mahkeme salonunda tartışma çıktı. Kaftancıoğlu’nun savunmasını avukat Fikret İlkiz yapıyor. Hâkimin, avukatların duruşma düzenini bozduğunu iddia ederek salondan çıkarılacaklarını söylemesi salonda gülüşmelere sebep oldu.

kronos
Devamını Oku »

Türk yargısı 2019: Mahkeme yanlış fotoğraf gönderdi, TRT “kesin o” diye rapor yazdı

Adana 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama dosyasıyla alakası olmayan bir kişinin fotoğrafını bilirkişiye gönderdi. TRT, alakasız kişi için “kesin tanımlama” raporu verdi. Bu kişi gözaltına alındı ve soruşturmalık oldu. Avukat, bu hatayı düzeltmek için 6 ay uğraştı.

BOLD – Adana 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi yargılamada teşhis için S.Ö. yerine aynı mahkemede farklı bir dosyadan yargılanıp beraat eden M.A.’nın fotoğraflarını bilirkişi sıfatıyla TRT’ye gönderdi. TRT M.A.’nın fotoğrafını S.Ö diye kesin teşhis raporu yazıp mahkemeye gönderdi. M.A.’nın avukatının hatayı düzeltmesi 6 ayını aldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Korsan gösteri nedeniyle süren yargılamada M.A.’nın avukatı Özgür Yakut, TRT bilirkişisinin hatalı kesin tanımlama ve eşleştirmesi sonucu müvekkilinin mağdur edildiğini dile getirdi. TRT’nin verdiği rapora karşı yeniden bir rapor hazırlandığını ve müvekkilinin suçsuz olduğunun ortaya çıktığını aktaran Yakut, “TRT bilirkişi olarak mobese görüntüleri ile olayla hiçbir alakası olmayan müvekkilimin resmini ilişkilendirmiştir. Üstelik TRT bilirkişisi; eleme, kuvvetle muhtemel eleme, muhtemel eleme, belirleyememe, muhtemel tanımlama, kuvvetle muhtemel tanımlama ve kesin tanımlama eşleştirmelerinden olayla hiçbir ilgisi olmayan müvekkilimi en net ilişkilendirme olan kesin tanımlama olarak rapor düzenlemiştir. Yeni gelen bilirkişi raporu mobese görüntülerinde yer alan eylemci ile müvekkilimin aynı kişi olmadığı yönünde rapor tanzim etmiştir” dedi.

BİLİRKİŞİ RAPORLARI ART NİYETLE HAZIRLANIYOR

Bilirkişi raporlarının nasıl art niyetle hazırlandığının bu dosyada açık bir şekilde gördüklerini vurgulayan Yakut, böylesi hatalı bilirkişi raporları sonucu insanlara cezalar verildiğini belirtti. Müvekkilinin ikinci kez de beraat ettiğini söyleyen Yakut, “Mahkemenin bir hatasıyla başlayan ve daha sonra TRT’nin gelişi güzel raporlar vermesiyle ortaya çıkan bu tablo, aslında Türkiye’de yapılan yargılamaların, bilirkişi raporlarına dayanarak verilen tutuklama ve mahkumiyet kararlarının ne derece sorunlu olduğunu gözler önüne sermektedir” dedi.

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan aracı gönderdi ama Mehmet Şimşek’i de ikna edemedi

Partide kalması için Ali Babacan’ı ikna edemeyen Tayyip Erdoğan, bir hayal kırıklığı da eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le yaşadı. Aracılarla Şimşek’in nabzını yokladığı ancak bir sonuç alamadı.

BOLD – İstanbul seçiminde alınan ağır yenilginin ardından parti içinde “değişim” taleplerinin yükseldiği AKP’de, seçim sonrası hareketlenen yeni oluşum çalışmaları dikkatle izleniyor.

YENİ HAREKETLER HAFİFE ALINMAMALI

Cumhuriyet’in haberine göre, Babacan’ın kuracağı partinin AKP’ye ne kadar zarar verebileceği, etkisinin ne olacağı, milletvekili koparıp koparamayacağına ilişkin değerlendirmeler yapılıyor. Parti yönetiminde ise “Parti kursalar da başarılı olamazlar” söylemi hâkim olmasına karşın 23 Haziran’da seçmenin verdiği mesaj da dikkate alınarak çok da hafife alınmaması gerektiği dile getiriliyor.

PARTİDE KALMALARI İÇİN ÇABA GÖSTERDİK DİYECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu görüşmede önceki yıllarda yeni parti kuranların başarılı olamadıklarını anımsatarak Babacan’dan partide kalmasını istemesi, olası yeni bir partinin ciddiye alındığı, “partide kal” uyarısıyla da gelecekte tabanda oluşabilecek sıkıntılara karşı “Partide kalmaları için çaba gösterdik” denilerek genel merkezin suçlanmasına karşı önlem olarak nitelendiriliyor.

GRUP KURACAK VEKİL SAYISINA ULAŞILACAK

Babacan’ın parti kurması durumunda AKP’den milletvekili geçişi olmayacağı savunulurken, Babacan kanadında ise grup sayısına ulaşılabileceği yönünde görüş dile getiriliyor. Yeni oluşumlarla ilgili hareketlilik sürerken, parti içinde yeni sistemdeki aksaklıkların giderilmesiyle ilgili çalışmaların fırsata çevirilmesi, bir şekilde kırılan ya da küstürülen eski bakan ve yöneticilere iktidarda görev verilmesi yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

DENEYİMLİ ESKİ İSİMLERE KABİNEDE YER

Bazı parti yöneticileri, “dışarıdan bakan” modelinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle olası bir kabine revizyonunda milletvekillerinin bakan yapılması yerine deneyimli eski isimlere yer verilebileceğini belirterek Ali Babacan ve eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i örnek gösteriyor. Ancak partinin kapıları açılsa bile bu isimlerin artık verilecek görevleri kabul etmeyeceği görüşü de dile getiriliyor.

ERDOĞAN DAVUTOĞLU’NA KAPI AÇMADI

Ramazan ayı boyunca iftar programlarıyla parti politikalarıyla ilgili eleştiri ve önerilerini dile getiren eski Başbakan Ahmet Davutoğlu da çalışmalarını sürdürüyor. Davutoğlu’nun bayramda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bayramlaşmak için aradığı belirtilirken, görüşmede karşılıklı bazı eleştirilerin dile getirilmesi üzerine Davutoğlu’nun bayramdan sonra etraflıca görüşme önerisinde bulunarak açık kapı bıraktığı, ancak Erdoğan’dan bugüne kadar herhangi bir talep gelmediği kaydediliyor.

PARTİDEKİ DEĞİŞİMİ BEKLİYOR

Davutoğlu’na yakın kaynaklar, partideki sistemsel sorunların çözülmediği sürece bir sonuç alınamayacağını belirterek, “Sayın Davutoğlu partinin daha iyi olması için uyarılarını sürdürüyor. Yaptığı çalışmalar bir partileşme sürecine gider mi, bunun takvimi nasıl olur, bunlar hep partide bir değişim olup olmayacağına bağlı” görüşünü dile getiriyor.

Erdoğan’ın “Burada kal” önerisine Babacan’dan net cevap: “O imkan kalmadı”

medyabold
Devamını Oku »

G20’de aile fotoğrafı: Trump’ın sağında Erdoğan solunda Suudi Prens

Japonya’nın Osaka kentinde düzenlenen G20 zirvesi başladı. Aile fotoğrafı çekiminde ABD Başkanı Trump sağına Erdoğan’ı, soluna da Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensini aldı.

BOLD – Zirvenin açılışında Japonya Başbakanı Şinzo Abe, konuk heyet başkanlarını karşıladı. Ardından aile fotoğraf çekildi. Liderler, objektiflere samimi pozlar verdi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan aile fotoğrafınta ABD Başkanı Donald Trump’ın sağında yer aldı. Trump’ın diğer yanında ise Türkiye’nin gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden sorumlu tuttuğu Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman vardı.

Erdoğan fotoğraf çekiminden sonra diğer devlet başkanlarıyla zirvenin ilk programı olan ‘dijital ekonomi’ temalı liderler etkinliğine katıldı. Etkinliğin ardından liderler, ‘küresel ekonomi’, ‘ticaret ve yatırımlar’ temalı oturum ve çalışma yemeğine geçti. Erdoğan çalışma yemeği öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile sohbet etti.

medyabold
Devamını Oku »

İmam Hatipliler: İmam hatipliyiz diye AK Parti’ye oy vermeye mecbur muyuz!

Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, 23 Haziran öncesi bir imam hatip lisesini gezen AKP’lilerin öğrencilere “Oyunuz Binali beye herhalde” dediğini öğrencilerin de “Biz imam hatipliyiz diye AK Parti’ye oy vermeye mecbur muyuz” karşılığını verdiğini yazdı.

İMAM HATİPLİLER O SORUYA NASIL YANIT VERDİ

Dilipak’ın yazdığına göre 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’nun rakibi Binali Yıldırım’a karşı yaklaşık 810 bin fark atarak kazandığı seçimden önce bir grup AKP’li İstanbul’da bir imam hatip lisesini ziyaret etti. Ziyaret sırasında AKP’liler öğrencilere, “Oyunuz Binali beye herhalde” dedi. Öğrenciler AKP’lilere yanıt olarak “Biz imam hatipliyiz diye AK Parti’ye oy vermeye mecbur muyuz, Ekrem beyin duruşu bize çok yakın geliyor” karşılığını verdi.

Öğrenciler ve AKP’liler arasındaki diyalogu aktaran Dilipak’ın bugünkü yazısının ilgili bölümü aynen şöyle:

Seçim öncesi, AK Parti ilçeden bir grub İstanbul’da bir Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyaret eder. İmam Hatip son sınıftaki kız öğrencilerle sohbet ederler. “Oyunuz Binali beye herhalde” deyince aldıkları cevap şu olur: “Biz imam hatipliyiz diye AK Parti’ye oy vermeye mecbur muyuz, Ekrem beyin duruşu bize çok yakın geliyor.”

‘DEİST İLAHİYATÇI BEKLEMİYORLARDI’

Bizimkiler bunu beklemiyorlardı. Bizim tarlamızı başkaları sürmüştü, köprünün altından çok sular akmıştı. Güzel binalar yaptık ama, dışı birileri kıskandırırken, içi bizi yakıyordu! Bizim İmam-Hatip dernekleri, Vakıfları ‘Deist İlahiyatçı, Meslekçi’(!) beklemiyorlardı. Sahi, ‘biz eskiden eskiden’ ‘İrşad faaliyeti’ diye bir faaliyetimiz vardı değil mi. ‘Tebliğ’e çıkardık. Şimdi ‘Deistlik’ten şikayet ediyoruz. Neyse! Halimiz bu! Şimdi ah-vah’ı bırakıp, takkemizi önümüze koyup düşünmemiz gerek. Tarikat, parti, vakıf, dernek, vakıf, evet şimdi övünme ve dövünme zamanı değil. Çözüm üretmeliyiz, Ne yapacaksak hemen şimdi! Zira yarın çok geç olabilir. Şimdi itiraf zamanıdır: İnni küntü minezzalimin! Selâm ve dua ile.

kronos
Devamını Oku »

Cübbeli Ahmet’in İmamoğlu çarkı

23 Haziran seçimlerinden 3 gün önce yaptığı sohbette AKP’li Binali Yıldırım’ı açıkça desteklediğini belirten Ahmet Mahmut Ünlü, “‘Binali Bey’e ‘ben kaybettirdim’ diyen, kimi kazandırdığını söylemiş oluyor ve haram işliyor. Fıkıhla fetva veriyorum. Fıkıh heyetiyle görüştüm, Ulemayla istişare ettim.” sözleri nedeniyle tepki toplamıştı.

SEÇİMDEN SONRA DEĞİŞTİRDİ

İsmailağa Cemaati ve Cübbeli Ahmet olarak Binali Yıldırım’a destek verdiklerini ve bu desteğin nedenini de açıkladıklarını ifade eden Cübbeli, Saymaz’ın dediği gibi İmamoğlu’na verilen oylar için haram fetvası vermediğini söyledi.

Ekrem İmamoğlu’na oy vermenin haram olduğu yönünde bir sözü hatırlamadığını yine de arkadaşlarına yaptığı konuşmaları incelemelerini istediğini söyleyen Cübbeli, konuşmasında böyle bir bölüm bulunmadığını anlattı.

İşte Cübbeli’nin o sözleri:

“Hoppala… Şimdi ben bunu konuşmalarımda hatırlamadım. Sonra arkadaşlara sordum. Onlar not alırlar. Bazen iki-üç saat konuşuyorum, hızlı konuşuyorum. Biz böyle bir şey bulamadık. İmamoğlu’na oy vermek haramdır dediğim noktayı ya tweetim vardır ya sesim vardır. Onu bulmasını istiyorum. Bunu bulamazsan ne duruma düşüyor? Artık kendisi bulsun.”

 

 

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan’ın “Burada kal” önerisine Babacan’dan net cevap: “O imkan kalmadı”

Yeni parti hazırlığındaki Ali Babacan’ın, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmenin detayları ortaya çıktı. Erdoğan’ın “Kal, yapmak istediklerini burada yap” önerisine Babacan, “O imkan kalmadı” cevabını verdi.

BOLD – Ali Babacan yeni parti çalışmalarına hız verirken Erdoğan’la yaptığı görüşmeye ilişkin de yeni kulis bilgileri basına yansıdı. Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu, “Babacan’ın yakın çalışma ekibinde yer alan kaynağım” dediği ismin verdiği bilgileri aktardı.

17 YILLIK SALTANATI YIKACAK AKP’LİLER

Uğuroğlu “Ali Babacan başkanlığa karşı” başlığıyla yayımlanan yazısında “Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 yıllık saltanatını sarsacak ve belki de sonlandıracak olanlar da ortaya çıkıyor ki bunlar AKP’liler olacak. Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’dan söz ediyorum. Önce şunu vurgulayayım ki beraber yola çıkan bu üçlü ikiye ayrıldı” ifadelerini kullandı.

BABACAN YENİ PARTİ HEDEFİNE İLERLİYOR

Uğurlu, Ahmet Davutoğlu’nun tek başına hareket ettiğini belirtti. Ali Babacan’ın ise bugüne kadar kapalı kutu kaldığını aktardı. Uğurlu, “Güvenilir kaynağımın ifadesine göre, Abdullah Gül öğütleri ile yeni bir parti hedefine ilerliyor” diye yazdı.

AYRILACAĞIM BENDEN DUYUM İSTEDİM

Uğurlu, 12 gün önce yapılan görüşmede geçen diyaloglara ilişkin şunları aktardı:

“– Ali Babacan: Sayın Cumhurbaşkanım ben AK Parti’den ayrılacağım… Benden duyun istedim diyor.

Erdoğan: Hayrola nedir sıkıntın?

Ali Babacan düşüncelerini, hedeflerini 40 dakika boyunca açıkça ortaya koyuyor…

Erdoğan: Bu yapmak istediklerini anlıyorum, bak burası evin gel bunları burada yap.

– Ali Babacan: O imkan kalmadı Sayın Cumhurbaşkanım…”

PARTİNİN İLKELERİ DE NETLEŞTİ

Uğurlu yazısında şunları kaydetti: “Kuracağı partinin adı dışında ilkelerini de netleştirdiğini de öğrendim. Gül’ün, Recep Tayyip Erdoğan ile görüş önerisi doğrultusunda Ali Babacan siyasi çıkışının ilk adımını bu şekilde attı ve önümüzdeki dönemde kamuoyu önüne daha çok çıkacak… Kuracağı partinin adı dışında ilkelerini de netleştirdiğini de öğrendim.”

EKONOMİ, HUKUK, DIŞ POLİTİKA

Uğurlu, “Ekonomi, hukuk, dış politika, eğitim, sağlık, tarım, terörle mücadele, işsizlik gibi birçok konuda çeşitli komisyonlar oluşturan Babacan yoğun bir hazırlık içerisinde. Babacan’ın yakın çalışma ekibinde yer alan kaynağım Ali Babacan’ın kuracağı partinin hedeflerini ilk kez özetleyerek şöyle açıkladı.

– Rehabilite edilmiş parlamenter sistem olmazsa partisiz cumhurbaşkanı olmasından yanalar.

– Kuvvetler ayrılığı ilkesinin sağlanması amacıyla “bağımsız yargı” reformu öngörülüyor.

– TBMM’nin yasama ve denetleme yetkilerinin daha güçlü hale getirilmesine önem veriyorlar.

– AB sürecinin yeniden başlamasını sağlayacaklar…” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu’ndan Ali Babacan’a ‘Genel başkan sen ol’ önerisi

medyabold
Devamını Oku »

İmamoğlu görevde: Köprülerdeki tadilat nedeniyle oluşan trafik sorunu gündemimiz

Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatıyla yaptığı ilk açıklamada, şehrin içinde bulunduğu trafik çilesine değindi. Ulaştırma Bakanlığı tarafından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde başlatılan ve toplam 52 gün sürmesi beklenen çalışmaya değinen İmamoğlu “Bazı önlemler alacağız. Bakanlığa da bazı tavsiyelerimiz olacak” dedi.

‘ULAŞTIRMA BAKANLIĞI’NA TAVSİYELERİMİZ OLACAK’

İBB binasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu şunları söyledi:

Köprülerdeki tadilat nedeniyle kent genelinde yoğun bir trafik sorunu yaşanıyor. Bugünün konusu bu olacak. Trafiği hafifletmek için neler yapabiliriz masaya yatıracağız. Çalışmayı başlatan Ulaştırma Bakanlığına da bir kısım tavsiyelerimiz olacak. Bunu acil olarak gündemimize aldık.

kronos
Devamını Oku »

27 Haziran 2019 Perşembe

Ötekini beğenen kendini beğenmiyor

Uzman Psikolog Haydeh Faraji, sosyal medyanın beden algısı bozukluğu olarak bilinen dismorfofobiye sebep olabileceğini belirtti. Faraji, bu hastalığın ergenlerde yetişkinlerden 6 kat daha fazla görüldüğünü vurguladı. Beden dismorfik bozukluğu olan her 4 kişiden birinin intiharı düşündüğüne vurgu yapan Faraji, her 8 kişiden birinin de bunu denediğini söyledi.

Sosyal medyayı sıklıkla takip eden kişilerin nadir kullananlara kıyasla 3 kat daha fazla kaygı ve depresyon yaşadığını belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Uzman Psikolog Faraji, “Mükemmel görünen kişiler ve hayatlarla karşı karşıya kalmamız, kendi görünüşümüze ve yaşamımıza dair bir tatminsizlik yaşamamıza ve kendimizi eksik, yetersiz, mutsuz hissetmemize neden oluyor. Yaptığımız adaletsiz kıyaslamanın sonuçları bununla da kalmıyor, sürekli olarak zihnimizin bu düşüncelerle meşgul olması sonucu, okul/iş başarımız düşüyor, benlik saygımız azalıyor, depresyon yaşıyoruz” dedi.

“SOSYAL MEDYA İLE KENDİMİZİ ÖTEKİLEŞTİRİYORUZ”

İnsanın toplumsal ve sosyal bir varlık olduğunun altını çizen Faraji, “Sosyalliğin sonucunda insanın kendini diğerleriyle kıyaslayarak gelişimini ya da olduğu noktayı belirlemek gibi içsel bir dürtüye sahip. Bu kıyaslama sonucunda ötekinden daha iyi bir noktada olduğumuza karar verdiğimizde kendimizi iyi hissederken, daha kötü bir noktada olduğumuz kararına vardığımızda ise kendimizi kötü hissediyoruz. Ancak sosyal medya kullanımının hızla ve bilinçsiz bir şekilde artması kendimizi durmadan ötekilerle karşılaştırmamıza sebep oluyor” diye konuştu.

“VÜCUTTA DEĞİŞİKLİK YAPMA İSTEĞİ HASTALIĞA DÖNÜŞEBİLİR”

Faraji, Instagram, Facebook gibi sosyal medya hesaplarında gezinmenin insanın saçı, cildi, yüzü, kilosu ve vücuduyla ilgili memnuniyetsizlikler yaşamasına sebep olduğunu dile getirdi.

Uzman Psikolog Faraji, şunları söyledi:

“Değişiklik yapma isteği sıradan bir istekten ‘dismorfofobi’ dediğimiz beden algısı bozukluğu hastalığına kadar ilerleyebiliyor. Bu kişiler gerçekte var olmayan ama olduğunu sandığı ya da var olan ancak gözlerinde aşırı şekilde büyüttükleri bir bedensel kusur ile sürekli olarak uğraşıyorlar. Sıklıkla aşırı egzersiz ve katı diyetler yapıyorlar ve kusur örtücü kozmetik ürünleri ve kıyafetlere aşırı düzeyde para harcayabiliyorlar. Defalarca estetik operasyon geçiriyor ancak istedikleri görünüşe asla erişemiyor ve “kusurlarını” asla düzeltemiyorlar. İlerleyen aşamalarda ya vücudun tekrarlı estetik operasyonları kaldıramayacak hale gelmesi ya da kişilerin bedensel kusurlarını düzeltebileceklerine dair umutlarının tükenip intihar etmeleri sonucu ölümle sonuçlanabiliyor” ifadelerini kullandı.

“4 KİŞİDEN BİRİ İNTİHARI DÜŞÜNÜYOR”

Beden dismorfik bozukluğu olan her 4 kişiden birinin intiharı düşündüğüne vurgu yapan Faraji, her 8 kişiden birinin de bunu denediğini söyledi.

“Bu hastaların devamlı beğenmedikleri vücut bölgelerini aynalarda veya öz çekim teknikleriyle kontrol etmeye, başka insanlarla karşılaştırmaya, büyük bir eğilim içindedirler” diyen Faraji, sözlerine şöyle devam etti:

“Sık sık başkalarının fikrini alma ve kusurlarının nasıl göründüğünü sorgulama eğilimindedirler. Beğenmedikleri vücut bölümünü çok sık kontrol ederler, çok sık fikir değiştirirler ve bu nedenle kararsızca bir kıyafet, saç modeli, makyaj değiştirme eğilimi içindedirler. Diyet yapma, aşırı egzersiz, çok sık tartılma, cilt rengi ile oynama ( solaryum, güneşlenme, lazer ve benzeri uygulamalar, kimyasal cilt soyma yöntemleri ) cilt yolma gibi eylemlere çok sık rastlanır. Benzer şekilde, saç, kıl yolma, tırnak veya tırnak etlerini yeme, kusur örtücü kozmetik ve kıyafetlere aşırı para harcama yine rastlanan davranış bozuklukları arasında sayılabilir.

Özellikle kadınlar günümüzün ideal güzellik dünyasında yaşamanın bir sonucu olarak nasıl göründükleri ile ilgili hem dışardakilerden çok daha fazla eleştiri alabiliyor hem de kendi kendilerini sürekli biçimde etraflarındaki diğer kadınlarla kıyaslıyorlar. Ancak özellikle ergenlik çağında çocukları olan aileler bu konuda dikkatli olmalı. Ergenlerde dismorfofobi yetişkinlerden 6 kat daha fazla görülüyor.”

kronos
Devamını Oku »

‘Barışın Sesi’ olmak için Türkiyeli mültecilerle birlikte

Aktivist Elizabeth Arif-Fear, ‘Barışın Sesi’ oldu. Türkiye’deki baskıcı hukuksuz uygulamalar nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalarak Yunanistan’a geçen insanların acılarını duyuruyor.

BOLD – Elizabeth Arif-Fear İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan ‘Voice Of Salam’ın, yani ‘Barışın Sesi’ adlı insan hakları platformunun kurucusu… Platform; çocuk evliliği, modern kölelik, Müslüman- Yahudi ilişkileri, anti-semitizm ve İslamafobi gibi birçok konuda insan hakları ve dinler arası ilişkiler alanında çalışmalara imza atıyor. Ödüllü bir yazar da olan Fear, Yunanistan’da bulunan Türkiyeli mültecileri ziyaret ederek onların sesi olmaya çalışıyor.

 

Yaklaşık 20 kişiyle buluştuğunu ve konuştuğunu belirten Elizabeth Arif-Fear, 2-14 yaş aralığındaki küçücük çocukların babalarından ayrı olduğunu vurgulayarak “Birçok anne de eşlerinden ayrı. Bu ne kadar yürek parçalayıcı bir durum” diyor. Fear şunları dile getiriyor:

BU GÜÇLÜ KADINLAR…

“Bir kadın, Türkiye’nin baskısı yüzünden eşinden ayrılarak çocukları ile kaçmak zorunda kalıyor. Eşi de kendisi de hakim. Meriç’ten yasa dışı yollarla çocuğu ile Yunanistan’a kaçıyor. Bu kadın yaklaşık 2 yıldır eşini göremiyor. Çocuklar artık babalarını biraz daha görmezlerse onu tanıyamazlar. Ve şu anda Yunanistan’da çocuklarıyla birlikte Avrupaya sığınma talebinde bulunmayı umut ediyor. Bir diğer kadının ise kocası hapiste; o da çocuklarıyla ülkeyi terk etmek zorunda bırakılıyor. Bu güçlü kadınlar ve ailelerinin acılarını görebiliyoruz. Bu gerçekten sarsıcı.”

Fear, ziyaretindeki gözlemlerini ve duygularını şahsi bloğunda 26 Haziran’da “İltica başvurusu bir insan hakkıdır. Öyleyse neden sığınmacılar şeytanlaştırılıyor?” başlığıyla paylaştı.

Hazırladığı videoda da Yunanistan’daki manzarayı gözler önüne serdi.

Our Founder Liz recently travelled to Athens to meet asylum seekers from Turkey who had fled persecution: (threats of)…

Gepostet von Voice of Salam am Donnerstag, 27. Juni 2019

medyabold
Devamını Oku »

Babacan’ın parti ilkeleri: Özal’ın İslam’a bakışını benimsiyorlar

Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu, eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından kurulacağı iddia edilen yeni partiyle ilgili olarak kulis bilgiler aktardı. Uğuroğlu “Babacan’ın yakın çalışma ekibinde yer alan kaynağım” dediği ismin ifadelerini aktarırken, “Kuracağı partinin adı dışında ilkelerini de netleştirdiğini de öğrendim” dedi.

Uğuroğlu’nun “Ali Babacan Başkanlığa karşı” başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

‘ERDOĞAN: BURASI EVİN GEL BURADA YAP’

12 gün önce yapılan görüşmede Erdoğan ile Babacan arasında şu diyalog yaşandığını öğrendim:

– Ali Babacan: Sayın Cumhurbaşkanım ben AK Parti’den ayrılacağım… Benden duyun istedim diyor.

Erdoğan: Hayrola nedir sıkıntın?

Ali Babacan düşüncelerini, hedeflerini 40 dakika boyunca açıkça ortaya koyuyor…

Erdoğan: Bu yapmak istediklerini anlıyorum, bak burası evin gel bunları burada yap.

– Ali Babacan: O imkan kalmadı Sayın Cumhurbaşkanım…

***

BABACAN’IN PARTİ İLKELERİ…

Kuracağı partinin adı dışında ilkelerini de netleştirdiğini de öğrendim.

Babacan’ın yakın çalışma ekibinde yer alan kaynağım Ali Babacan’ın kuracağı partinin hedeflerini ilk kez özetleyerek şöyle açıkladı:

– Rehabilite edilmiş parlamenter sistem olmazsa partisiz cumhurbaşkanı olmasından yanalar.

– Kuvvetler ayrılığı ilkesinin sağlanması amacıyla “bağımsız yargı” reformu öngörülüyor.

– TBMM’nin yasama ve denetleme yetkilerinin daha güçlü hale getirilmesine önem veriyorlar.

– Türkiye’nin onuru ile batı bloğunda olması gerektiğinde hem fikirler.

– AB sürecinin yeniden başlamasını sağlayacaklar.

– Partizan bir medyanın hatalarının farkındalar ki özgür medya amaçlıyorlar…

– Çok farklı kesimlerden ve toplumun her katmanından insanların partileşme sürecinin başından itibaren yer alması planlanıyor.

– Hedef gençlerin desteğini elde etmek, partide görevlendirmek amacındalar.

– Genç seçmenin sorunlarına parti programında ağırlık vermek istiyorlar.

– İslam’ı bir siyasal referans olarak almak istemiyorlar.

– Özal’ın İslam’a bakış açısını benimsiyorlar.

– Ak Parti’nin kuruluş ilkelerinin yenilenmesi ve daha geniş kitleye hitap edecek şekilde revize edilmesi arzulanıyor.

– Erken seçim öngörmüyorlar.

– S -400 konusunda hükümetin eksik bilgi ile hareket ettiği inancındalar

‘MEHMET ŞİMŞEK OLASI BİR TEKLİFİ KABUL ETMEYECEK’

Değerli okurlarım

“Mehmet Şimşek Hazine ve Ekonomi Bakanı yapılacak” diye kulislerde dolaşan söylentilere de açıklık getireyim.

İngiltere’ye yerleşen Şimşek’in böyle bir teklifi kesinlikle kabul etmeyeceğini de öğrendim.

kronos
Devamını Oku »