1 Mayıs 2021 Cumartesi

15 Temmuz sonrası polisten “1 dolar” tuzağı

15 Temmuz sonrası kamudan ihraç edilen öğretmen çifte eve gelen polisler tarafından 1 dolar tuzağı kuruldu. Hapse atılan ve çocukları ellerinden alınmak istenen çift, tahliye olmalarının ardından vatanlarını terk edip İsviçre’ye yerleşti. 15 Temmuz mağduru Mustafa ve Seyhun Eroğlu çiftinin yol hikayesi Der Puls’ta…

BOLD – Mustafa ve Seyhun Eroğlu, 15 Temmuz darbe senaryosunun mağdur ettiği öğretmen çift.
Bir gecede hayatları karardı.
Önce açığa alındılar sonra ihraç oldular.
Yetmedi parmaklıklar arkasını da gördüler.
Ev aramaya gelen polislerin koyduğu 1 dolarlar intikam çetesinin hain planlarını gözler önüne serdi.
Mustafa Eroğlu tutukluyken eşi gözaltına alındı.
Tek korkuları o anda anne babasız kalan çocuklarının sosyal hizmetlere verilmek istenmesiydi.
Tahliye olan çift çocuklarını da yanlarına alarak vatanlarını terk etmek zorunda kaldı.
Ve Eroğlu ailesi İsviçre’de tüm zorlukları geride bırakarak yeniden hayatlarını kurdu. Mustafa ve Seyhun Eroğlu çiftinin yol hikayesi Der PULS’ta…

 

 

 

ABD’den Erdoğan ve AKP’ye bir cisim yaklaşıyor

15 Temmuz sonrası polisten “1 dolar” tuzağı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

ABD’den Erdoğan ve AKP’ye bir cisim yaklaşıyor

ABD’de üç senatör Türkiye’deki insan hakları ihlallerine karşı Kongre’ye tasarı sundu. Yasalaşmasına kesin gözüyle bakılan tasarı ile başta AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP hükumeti üyeleri ve insan hakları ihlallerine karışan tüm bürokratlara yaptırım gelecek. 

BOLD – Amerika’dan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP hükumeti üyeleri ve bürokratların başını ağrıtacak yeni bir hamle geldi. Amerikanın önde gelen senatörlerinden Massachusetts Senatörü Edward J Markey ve Oregon Senatörü Ron Wyden ile yine Oregon Senatörü Jeff Merkley Türkiyedeki insan hakları ihlallerine dair hazırladıkları yasa tasarısını Kongre’ye sundu.

BİDEN’İN İMZALAMASINA KESİN GÖZÜYLE BAKILIYOR

Tasarının yasalaşması halinde başta Erdoğan olmak üzere AKP hükumeti üyeleri ile insan hakları ihlallerine karışan tüm bürokratlara yaptırım gelecek. Sözkonusu yasanın Kongre’den geçmesi ve Başkan Biden tarafından imzalanmasına kesin gözüyle bakılıyor. ‘Türkiye İnsan Haklarını Geliştirme Yasa Tasarası’ adıyla sunulan tasarıda Türkiye Hükumeti’nin yaptığı insan hakları ihlalleri kapsamlı şekilde anlatılırken bu ihlallere imza atan isimlere yaptırım çağrısında bulunuyor. Söz konusu yasa tasarısı senatörler Markey ve Wyden’in 2019’da Kongreye sundukları Türkiye İnsan Haklarını Geliştirme Yasası’nın genişletilmiş hali.

 

 

 

 

ABD’den Erdoğan ve AKP’ye bir cisim yaklaşıyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Memleket Hareketi üyesinden Gergerlioğlu ve Doç. Dr. Savaş’a ölümle tehdit

Muharrem İnce’nin Memleket Hareketi üyesi Onur Baybars, HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu ile hayatını kaybeden KHK’lı Prof. Dr. Haluk Savaş’ın eşi Doç. Dr. Esen Savaş’ı sosyal medyadan ölümle tehdit etti. Baybars, “Doğru olan Gergerlioğlu ve onun gibi düşünen ne kadar Fetöcü varsa toplama kampına atılıp kedi yemi yapılmasıdır” dedi.

BOLD – Muharrem İnce’nin ‘Memleket Hareketi’ üyesi Onur Baybars, cezaevinde yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Prof. Dr. Haluk Savaş’ın eşi Esen Savaş’ı ölümle tehdit etti.

Esen Savaş’ı etiketleyerek ‘@umudumuzince’ adlı hesabından cevap yazan Baybars, “Ne demişti Balyoz şehidimiz Amiral Cem Aziz Çakmak: ‘Rövanşı alacağız, çoluk çocuk demeden hepsinden intikam alacağız. Önce aç bırakacağız. Sonra arkalarına bakmadan kaçacaklar, saklanacaklar” ifadelerini kullandı.

CAN GÜVENLİĞİMİN OLMADIĞININ DELİLİDİR

Tehdit üzerine Esen Savaş, “Eşimin ölümüne sebep olanlar şimdi beni böyle tehdit ediyorlar. Başıma bir şey gelirse tüm alem duysun. Türkiye’de yaşıyorum ve resmen tehdit ediliyorum. Bu ülkede benim ve çocuklarımın can ve mal güvenliğinin olmadığının delilidir bu tweet. Hiç tanımadığım bir insan tarafından tehdit, taciz ve beddua devam ediyor. Tek başına bir kadına bunlar yapılıyor” dedi.

Savaş ailesinin avukatı Levent Mazılıgüney ise olayı yargıya taşıyacağını belirterek, “Bu zihniyete ve bakış açısına Sn. @vekilince ne diyor acaba? Tasvip ediyor mu? Apaçık hakaret ve tehdittir ve telin edilmelidir. @umudumuzince olarak yazan Onur Baybars hakkında rahmetli Haluk Savaş ve eşinin avukatı olarak gerekli yasal işlemleri yapacağım” ifadelerini kullandı.

Mazılıgüney’in paylaşımlarına cevap veren Onur Baybars ise, “Yazdıklarımda herhangi bir hakaret ve tehdit yoktur. Şehit Cem Aziz Çakmak’ın sözünü paylaşmak da suç değildir. Ergenekon-Balyoz ve 15 Temmuz hain kalkışmasının faillerine beddua etmeyi suç olarak ortaya sunmak en çok fetullahçı hainleri sevindirir” diye yazdı.

Doç. Dr. Esen Savaş ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu nefret diliyle tehdit eden Onur Baybars (sağda) Memleket Hareketi’nin örgütlenme sorumlusu Hakkı Akalın ile yan yana.

GERGERLİOĞLU’NU DA TEHDİT ETTİ

Doç. Dr. Savaş’ı tehdit eden Baybars’ın tutuklanarak Sincan Cezaevine konulan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu da tehdit ettiği ortaya çıktı. Baybars’ın Gergerlioğlu tutuklandıktan sonra 3 Nisan tarihinde “Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yapılanları yanlış buluyorum. Doğru olan Gergerlioğlu ve onun gibi düşünen ne kadar fetöcü, ergenekon tetikçisi, kumpasçı, iftriacı varsa toplama kampına atılıp kedi yemi yapılmasıdır” tehdidinde bulunduğu belirlendi. Gergerlioğlu’nun oğlu Salih Gergerlioğlu, Baybars’ın paylaşımını ‘Suç duyurusu’ ifadesiyle paylaştı. Baybars’ın gazeteci yazar Ahmet Altan’ı da “Ahmet Altan’ın hakettiği yer Silivri zindanının en dibine geberip gitmektir”  sözleriyle hedef aldığı belirtildi.

Polis “Genelge var sileceksin” deyip muhabirin telefonunu kırdı

Memleket Hareketi üyesinden Gergerlioğlu ve Doç. Dr. Savaş’a ölümle tehdit yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Polis “Genelge var sileceksin” deyip muhabirin telefonunu kırdı

Emniyet Genel Müdürlüğünün eylemlerde  görüntü almayı yasaklayan genelgesi 1 Mayıs eylemlerinde uygulandı. Polis, 1 Mayıs’ta pankartla yürüyüş yapanları görüntüleyen Yol TV muhabiri Özge Uyanık’ın telefonunu yere atıp kırdı.

BOLD –  Ankara’da Emniyet’in genelgesini gerekçe gösteren polis 1 Mayıs eylemlerini görüntüleyen Yol TV muhabiri Özge Uyanık’ın telefonunu yere atıp üzerine bastı.

Yol TV muhabiri Uyanık’ın görüntü çekmesini engelleyen polisin “Çekim yapmıyorsunuz. Daha dün genelge yayınlandı” diyerek telefonu yere attığı görüldü. Uyanık’ın Yol TV muhabiri olduğunu söylemesine rağmen telefonun üzerine basarak kırmaya çalışan polislerin, daha sonra da “Görüntüleri sileceksin” dediği kayıtlardan anlaşılıyor.

Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş imzasıyla, 27 Nisan 2021’de eylemlerde görüntü almayı yasaklayan bir genelge yayınladı. Genelgede, toplumsal olaylar sırasında alınan ses ve görüntü kayıtlarının sosyal medyada paylaşılmasının özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği, polisin görevini yapmasını da engellediği savunuldu. Görüntü alacağından şüphe edilen kişilerin engellenmesi ve haklarında adli işlem yapılması istendi.

Çıplak arama İnsan Hakları Eylem Planında

Polis “Genelge var sileceksin” deyip muhabirin telefonunu kırdı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP vergiyi toplarken ‘bol kepçe’ vatandaşa gelince ‘cimri’

Ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, Kovid-19 salgını boyunca AKP hükumetinin vatandaştan topladığı vergiyi asgari ücretli, emekli ve çiftçiye vermediğini yazdı. Kahveci, “Milletten deli gibi para toplanmış. Ama bu para millete geri verilmemiş” dedi.

BOLD – Karar yazarı İbrahim Kahveci, yılın ilk 3 aylık bütçe verilerini yorumladığı yazısında AKP’nin topladığı vergileri pandemi döneminde geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşa vermediğini yazdı.

Kahveci,  “Bütçede vergi gelirlerindeki artış ise yüzde 44,9 ila 255,1 milyar lira oldu. Böylece vergi gelirlerinin bütçe payı yüzde 68,9’dan yüzde 74,1’e çıkmış oldu. Kısaca vergi yükü daha da artmış oldu” dedi.

BÜTÇE FAZLA VERİYOR HALKA VERMİYOR

Bütçenin eksi 29,6 milyar lira açıktan 22,8 milyar lira fazlaya dönüştüğüne işaret eden Kahveci, “52 milyar 361 milyon liralık iyileşme. Hatta faiz dışı fazla 8,7 milyar liradan 71,7 milyar liraya yükselmiş oldu. Burada şu notu düşelim: Türkiye korona salgınında Millete para ödemiyor. IMF dahil yapılan analizlerde Türkiye vatandaşlarına en az para veren sondan ikinci ülke.” ifadeleri kullandı.

MİLLETE VERİRKEN CİMRİ

Geçen yıl da pandemi henüz yokken bütçede 956,6 milyar gelir hedeflenmiş ama bu hedefin 73 milyar lira daha fazla gelir toplandığını kaydeden Kahveci, “Milletten para toplamakta gayet beceri gösterirken millete destek vermekte maalesef tam tersi cimri bir yönetim anlayışı sergiliyoruz” diye yazdı.

Kahveci vatandaştan kesilen kalemleri şöyle sıraladı:

  • Mal ve Hizmet alımı yüzde -7,8 azalışla 16,9 milyar liraya geriledi. Burada özellikle savunma-güvenlik giderlerinde yüzde -13,7 azalış ve sağlık giderlerinde de yüzde -16,3 gerileme dikkat çekiyor.
  • Çok dikkat çeken bir başka gider kısıtlaması ise tarım sektöründe yaşanmış.
  • ‘Tarımsal Destekleme Ödemeleri’ önceki yıl 10,9 milyar liradan bu yıl yüzde -47,5 gerileme ile 5,7 milyar liraya düşüyor. Tarım ve hayvancılıkta nerede ise tüm ödemeler yarı yarıya gerilemiş durumda.
  • Sermaye giderleri, yani yatırım kaleminde de yüzde -37,9 gerileme yaşanıyor. Yatırımlara geçen yılın ilk 3 ayında 16,1 milyar harcanırken, bu yıl bu tutar 10,0 milyar liraya düşüyor.

AKP’liler kamu bankalarının kârını bitirdi

AKP vergiyi toplarken ‘bol kepçe’ vatandaşa gelince ‘cimri’ yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Yunanistan 7 ülkeden turist bekliyor

Pandemi nedeniyle turizm gelirleri düşen Yunanistan’da resmi olarak turizm sezonunun açılmasına iki hafta kaldı. Otellerin ellerinde finansman kalmadığını söyleyen Yunanistan Otelciler Federasyonu Başkanı Grigoris Tasios, Avrupa ve ABD’den turist beklediklerini ifade etti.

BOLD – 2019 yılında 18,17 milyar Euro turizm geliri elde eden Yunanistan geçen sene 4,28 milyar Euro turizm gelirine ulaşabilmişti. Kovid-19 sebebiyle turizm gelirleri yüzde 80 oranında düşen Yunanistan, 2021 yılında daha fazla turist ağırlamayı hedefliyor.

Koronavirüs tedbirlerine sıkı uygulanan ülkede, yabancı turistlerin yoğun olarak tercih ettiği Yunan adalarındaki aşılamalara hız verildi.

Turizm sezonunu 14 Mayıs 2021 tarihinde resmi olarak açmaya hazırlanan Yunanistan’da Otelciler Federasyonu Başkanı Grigoris Tasios, otellerin bir yıldır kapalı olduğuna ve bu süre içinde gelir elde edemediğine dikkat çekti. Bir önceki sezonda faaliyet gösteren otellerin zarar ettiğini kaydeden Tasios, yıl boyu açık kalan otellerdeki kayıpların da giderek büyüdüğünü vurguladı.

Turizm Gündemi sitesinde yer alan habere göre Tasios, “Eğer ülkedeki salgın durumu düzelirse, operasyonlara temmuz ayında başlayabiliriz. Kaynak pazarlarımızdaki Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Polonya ve ABD’de salgın verileri düzelirse, ağustos ayından itibaren de doluluk görmeye başlarız” diye konuştu.

Rus turistler Türkiye yerine Mısır’a gidecek

Yunanistan 7 ülkeden turist bekliyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Rus turistler Türkiye yerine Mısır’a gidecek

Türkiye’deki Kovid-19 vakalarının yüksek olması sebebiyle Türkiye’ye uçuşları durduran Rusya’dan yeni bir adım geldi. Tur operatörleri, Rus turistlere Türkiye yerine Mısır’a gitmeyi teklif etti.

BOLD – AKP kongrelerinin ardından koronavirüs vaka sayısı 62 bine ulaşan Türkiye’ye uçuşları yasaklayan Rusya, Mısır’a dönük uçuşları serbest bırakma kararı aldı. Rusya’dan Mısır’ın turizm bölgelerine direkt tarifeli ve charter uçuşların başlayacağı kesinleşti.

MAYIS AYININ SONUNDA UÇUŞLAR AÇILACAK

Rusya gazetelerinden Izvestiya’da yer alan habere göre Rus hükümetinin 270 milyon dolar satış yapan tur operatörlerinin müşterilerinin mağduriyetini gidermek amaçlı olduğu belirtildi. Buna göre mayıs ayının ikinci yarısında Mısır’a uçuşların başlayacağı vurgulandı.

TÜRKİYE’YE UÇUŞLAR 1 AĞUSTOS’TA AÇILIR

Haberde ”Virologlar Türkiye’deki korona vakalarının ancak 15 Temmuz – 15 Ağustos arasında kabul edilebilir seviyeye gelmesini bekliyor” ifadelerine yer verildi. Rus turizm uzmanlarının Türkiye’nin 1 Haziran sonrasında da kapalı kalacağından emin olduğuna işaret edilen haberde, “S7 Airlines’ın haziran sonrası için de Türkiye’yi uçuş programından çıkardığı biliniyor. S7 Airlines’tan yaz ayları için Türkiye bileti almaya çalıştığınızda sistem hata veriyor. Antalya’da 100 bin kişiye düşen vaka sayısının 302. Rusya için kabul edilebilir sınır 40. ‘Bu bağlamda Türkiye’nin açılışı 1 Haziran’da değil, 1 Ağustos’tan önce gerçekleşmeyecek” ifadeleri yer aldı.

AKP’liler kamu bankalarının kârını bitirdi

Rus turistler Türkiye yerine Mısır’a gidecek yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Kripto para sahiplerine kimlik şartlı MASAK incelemesi geldi

2 milyar dolarlık Thodex ile 2 milyar liralık VeBitcoin vurgunlarının ardından kripto para piyasalarına ilişkin ilk yasal düzenleme yapıldı. Erdoğan’ın imzaladığı yönetmeliği göre kripto para borsaları kara para aklanmasına karşı sorumlu tutulacak. Belli bir tutar üzerindeki işlemlerde kimlik tespiti yapılarak MASAK’a bilgi verilecek.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazetede yayınlandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun makamında ağırladığı fotoğrafları gündeme gelen Thodex’in sahibi Faruk Fatih Özer’in 2 milyar dolarla yurtdışına kaçmasının ardından kripto para borsalarıyla ilgili yönetmelik çıkarıldı. Yönetmeliğe göre suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanının önlenmesiyle yükümlü kuruluşlar arasına kripto hizmet sağlayıcıları ve tasarruf finansman şirketleri eklendi.

Yönetmeliğe göre kripto para platformları ile faizsiz konut şirketleri, belli bir tutarın üstündeki her işlem sırasında ayrıntılı kimlik tespiti yapacak. Düzenleme ile kripto para borsaları ve faizsiz konut şirketleri Mali Suçları Araştırma Kurulu(MASAK) denetimi kapsamına girdi.

TÜM BELGELERİ VERMEK ZORUNDA OLACAK

Kripto para platformları, olağan dışı büyüklükteki işlemlerle makul hukuki ve ekonomik amacı bulunmayan işlemlere özel dikkat gösterecek. Teknolojik risklere karşı tedbir alacak. Kripto para platformları ile faizsiz konut şirketleri, tutar gözetmeksizin şüpheli işlemleri hazine ve Maliye Bakanlığı’na bildirecek. Kamu kurumlarının istediği tüm belgeleri vermek zorunda olacak.

Kripto para platformları ile faizsiz konut şirketleri, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi açısından bankalar, sigorta şirketleri, varlık yönetim şirketleri, milli piyango idaresi, spor kulüpleri ve noterler ile aynı yükümlülüklerden sorumlu oldu.

Santrallere verilen doğal gaz yüzde 12 zamlandı, sırada elektrik zammı var

Kripto para sahiplerine kimlik şartlı MASAK incelemesi geldi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Portland ‘Nets’ kazandı Enes Kanter galibiyeti Adem Erdoğdu’ya adadı

NBA’de Portland Trail Blazers, Doğu Konferansı’nın lideri Brooklyn Nets’i deplasmanda 128-109  gibi farklı bir skorla mağlup ederek galibiyet serisini 3 maça çıkardı. 4 sayı, 9 ribaundla mücadele eden Enes Kanter, galibiyeti ağır kalp hastalıklarına rağmen cezaevinde tutulan Adem Erdoğdu’ya adadı.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD NBA

Batı Konferansında Play Off’lara kalmak için mücadele eden Portland Trail Blazers, Doğu Konferansı’nın lideri Brooklyn Nets’i mağlup ederek 6.sıra için iddiasını devam ettirdi. Damian Lillard 32 sayı, 9 asist ve 7 ribaundla maçın oyuncusu olurken, 19 dakika süre alan Enes Kanter karşılaşmayı 9 ribaund, 4 sayı, 1 asist, 1 blok ve +20 verimlilik puanıyla tamamladı. Geçtiğimiz haftalarda müslüman olduğunu açıklayarak tüm dikkatleri üzerine çeken Brooklyn Nets’in ve NBA’nin yıldız oyuncusu Kyrie Irving ise maçı 28 sayı, 3 asist, 2 ribaundla tamamladı. Maç sonrasında açıklamalarda bulunan Koç Terry Stotts, ” Biz çok kaliteli bir takımız, kendi seviyemizi ve ritmimizi yakaladığımızda çok daha iyi olacağız” dedi. Portland Trail Blazers 3 Mart Pazartesi günü 02:30’da (TSİ) Enes Kanter’in geçen sezon formasını giydiği Boston Celtics ile deplasmanda karşılaşacak.

ENES KANTER GALİBİYETİ ADEM ERDOĞDU’YA ADADI

Enes Kanter, sosyal medya hesabından attığı tweetle Brooklyn Nets galibiyetini, ağır kalp hastası olan Adem Erdoğdu’ya adadı. Hukuksuz suçlamalarla 2018 yılında tutuklanan Adem Erdoğdu’ya kalbinin yetersiz çalışması nedeniyle kalp pili takılmış, büyük risk içermesine rağmen tekrar cezaevine gönderilmişti. Cezaevinde koronavirüse yakalanan Erdoğdu’ya antibiyotik tedavisi uygulanıyor. 51 yaşındaki Adem Erdoğdu’nun mağduriyetine dikkat çeken Enes Kanter, twitini ‘Brooklyn Nets zaferini ona adıyorum’ diyerek bitirdi.

Enes Kanter ölümünün üçüncü yılında Halime Gülsu’yu unutmadı

Portland ‘Nets’ kazandı Enes Kanter galibiyeti Adem Erdoğdu’ya adadı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP’liler kamu bankalarının kârını bitirdi

Yönetim kurullarında AKP’li bürokrat ve siyasetçilerin yer aldığı kamu bankalarının kârları çakıldı. 2021 yılının ilk üç aylık döneminde Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank net kârı yüzde 63,8 oranında düştü. Bankaların kârı 4,4 milyar TL’den 1,6 milyar TL’ye geriledi.

BOLD – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bankacılık sektörü kârını açıkladı. Bankacılık sektörünün kârı yüzde 4,3’lük artışla 16 milyar TL’ye yükselirken, kamu bankalarının kârındaki sert düşüş dikkat çekti.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan da maaş alan bürokrat, eski bakan ve milletvekillerinin yönetim kurulu üyesi olarak maaş aldığı kamu bankalarının kârlılığı bir yılda 2,8 milyar lira azaldı.

DOLAR CİSİNDEN KÂR ERİDİ

Kamu mevduat bankalarının net kârı dolar bazında da geriledi. Kârlılık yüzde 71,4’lük düşüşle 674 milyon dolardan 193 milyon dolara geriledi. Kamu mevduat bankaları grubunda net faiz geliri 18 milyar TL’den 8 milyar TL’ye geriledi.

ÖZEL BANKALARIN KÂRI ARTTI

Kamu bankalarının genelindeki net kâr ise bu dönemde yüzde 38,5’lik düşüşle 5,9 milyar TL’den 3,6 milyar TL’ye geriledi. Aynı dönemde net kâr yerli özel bankalarda yüzde 26,7 artışla 4,8 milyar TL’den 6,1 milyar TL’ye yabancı özel bankalarda yüzde 26,1 artışla 4,6 milyar TL’den 6,3 milyar TL’ye yükseldi.

Törenle dağıtılan patatesin faturası vatandaşa çıktı: Fiyatı yüzde 45 arttı

AKP’liler kamu bankalarının kârını bitirdi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Ücretli aşıya doktorlardan tepki: Aşıya güven sarsılır

Koronavirüs aşısının ücret karşılığında yapılabileceği iddiasına sağlık çalışanlarının tepkisini çekti. Doktorlar, “Ücretli aşı akla bile getirilmemeli, vatandaşın aşıya güveni sarsılmamalı” uyarısında bulunurken, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın para karşılığı aşı iddiasına sessiz kalması dikkat çekti.

BOLD – Sırası gelmeden Kovid-19 aşısı olmak isteyenlere ücret karşılığında tercih hakkı getirileceği yönündeki iddialara doktorlar sert tepki. “Zenginin aşı olacağı, parası olmayanın aşıya erişemeyeceği haksız bir süreç, asla kabul edilemez” değerlendirmesi yapıldı.

BAKAN İDDİALARA KARŞI SESSİZ

İddialara Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sessiz kaldığını söyleyen Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç, “Aşı tedariki konusunda çelişkili açıklamaların devam etmesi, akıllara aşı tedarik sürecinin yüze göze bulaştırılan ve dağıtılamayan ‘5 adet maske’ meselesini ve IBAN numarası verilerek ücret istenen PCR test sürecini getirmiştir” dediler.

AŞI POLİTİKASI AÇIK VE ŞEFFAF OLMALI

Cumhuriyet’e konuşan Demir ve Kılıç, şunları kaydetti: “Can pazarına dönüşen salgında yurttaşların umutları ile oynanamaz, aşı süreci bu denli gayri ciddi olarak yönetilemez. Aşı politikası açık ve şeffaf olmalıdır. Nitelikli ve ücretsiz aşı yaygın ve hızlı olarak yapılmalı, ücretli aşı akla bile getirilmemeli, vatandaşın aşıya güveni sarsılmamalıdır.”

 

ABD’de 3 senatör Türkiye’deki insan hakkı ihlallerine karşı yasa tasarısı sundu

Ücretli aşıya doktorlardan tepki: Aşıya güven sarsılır yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Törenle dağıtılan patatesin faturası vatandaşa çıktı: Fiyatı yüzde 45 arttı

Geçen yıl soğan için depolara baskın düzenleyen AKP hükumetinin bu yıl törenle ihtiyaç sahibi vatandaşlara dağıttığı 120 bin tonluk patatesin faturası yine vatandaşa çıktı. AKP’nin bu hamlesi sonrası patates fiyatları yüzde 45, soğan fiyatları ise yüzde 31 zamlandı.

BOLD – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, nisan ayında üretici ve market fiyatlarını paylaştı. Nisan ayında markette en fazla fiyat artışı törenle dağıtımı yapılmaya başlanan patates ve soğanda oldu.

ÜRÜNLER ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE 3.5 KAT FİYATLA ULAŞIYOR

Bayraktar, yazılı açıklamasında, üretici ve market fiyatlarında nisan ayı ve ramazan ayı ortası dönemine ilişkin verileri paylaştı. Üretici ve tüketici arasındaki makasın bir türlü kapanmadığına, nisanda üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yeşil soğan, maydanoz, kuru soğan, ıspanak, patates, süt ve pırasada yaşandığına işaret eden Bayraktar, “Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkında yeşil soğan ve maydanoz 3,7 kat, kuru soğan 3,5 kat, ıspanak 3,4 kat, patates ve süt 3,3 kat fazlayla tüketiciye satılmaktadır” ifadesini kullandı.

EN FAZLA ARTIŞ PATATES VE SOĞANDA

Bayraktar, nisanda markette en fazla fiyat artışının yüzde 45,51 ile patateste olduğuna dikkati çekerek, “Patatesteki fiyat artışını yüzde 31,18 ile kuru soğan, yüzde 18,79 ile karnabahar, yüzde 17,8 ile kuru üzüm, yüzde 17,43 ile nohut takip etti” bilgisini paylaştı. Geçen ay markette en fazla fiyat düşüşünün yüzde 20,66 ile lahanada görüldüğünü bildiren Bayraktar, bu ürünü yüzde 13,94 ile patlıcan, yüzde 11,48 ile yeşil soğan, yüzde 10,34 ile kuru incir, yüzde 4,57 ile sivri biber, yüzde 3,61 ile maydanoz, yüzde 2,20 ile yumurtanın takip ettiğini kaydetti.

PATATES ÜRETİCİDE YÜZDE 82 ZAMLANDI

Üreticide de en fazla fiyat artışının patateste olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 82,50 ile patateste yaşandı. Patatesi ise sırasıyla şu ürünler takip etti: Yüzde 80 ile kuru soğan, yüzde 47,76 ile lahana, yüzde 29,75 ile karnabahar, yüzde 21,74 ile kayısı, yüzde 8,93 ile limon, yüzde 7,42 ile domates, yüzde 4,06 ile Antep fıstığı, yüzde 2,56 ile kuru üzüm, yüzde 0,76 ile dana karkas, yüzde 0,67 ile kuzu karkas” dedi.

RAMAZAN NEDENİYLE ÜRÜN FİYATLARI ARTTI

Bayraktar, Ramazan ayı ortasını kapsayan 6-26 Nisan dönemindeki fiyat değişimleri hakkında da bilgi vererek, markette 27, üreticide 13 üründe fiyat artışı, markette 12, üreticide 7 üründe fiyat düşüşü olduğunu, markette 1, üreticide 12 üründe fiyatın değişmediğini bildirdi. Bayraktar bu dönemde üreticide ise patlıcan, ıspanak, maydanoz, elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru incir, yumurta ve süt fiyatında bir değişim meydana gelmediğini, yüzde 30,80 ile fiyatı en fazla düşen ürünün yeşil soğan olduğunu belirtti.

 

Çıplak arama İnsan Hakları Eylem Planında

Törenle dağıtılan patatesin faturası vatandaşa çıktı: Fiyatı yüzde 45 arttı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Müslüman kanaat önderleri İslami eğitime destek için bir araya geliyor

Amerika, Kanada, Avustralya ve Mısır’dan akademisyen ve kanaat önderleri Batı’da İslami İlimler eğitiminin önemi ve desteklenmesi ile ilgili bir araya geliyor. Respect(Saygı) İslam Enstitüsünün organize ettiği program Youtube üzerinden canlı yayınlanacak.

BOLD – Respect’in organizasyonuyla bir araya gelen Müslüman kanaat önderleri İslami İlimler eğitiminin önemini anlatacak.

Respect İslam Enstitüsü’nün Youtube kanalından canlı yayınlanacak program 2 Mayıs Pazar günü New York saati ile 14:00’de gerçekleşecek. Ezher mezunu siyahi sosyal medya fenomeni Youssuf Kroman’ın sunacağı programa şu isimler katılacak: Kanada’dan Avustralya orjinli Müslüman akademisyen Dr. Katherine Bullock, dünyaca ünlü Amerikalı akademisyen Dr. John Esposito, Latin Müslümanların liderlerinden İmam Wesley Lebron, beyaz Amerikalı Müslüman kanaat önderi İmam John Ederer.

Respect’in “Amerika’da bir İslami İlimler Üniversitesini Beraber İnşa Edelim” sloganıyla yapığı yayını şu adresten izlenebilecek:

Respect Enstitüsü, İslami İlimler Üniversitesi olma yolunda

Müslüman kanaat önderleri İslami eğitime destek için bir araya geliyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

ABD’de 3 senatör Türkiye’deki insan hakkı ihlallerine karşı yasa tasarısı sundu

ABD’de Demokrat Partiye mensup üç senatör, Türkiye’nin insan hakları sicilini iyileştirmemesi durumunda Ankara’ya yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa tasarısını Kongre’ye sundu. Tasarıda Türk hükumetinin yaptığı ağır insan hakları ihlalleri kapsamlı şekilde anlatılırken bu ihlallere imza atan yetkililere yaptırım çağrısında bulunuluyor.

BOLD -Amerika’nın önde gelen senatörlerinden Massachusetts Senatörü Edward J Markey ve Oregon Senatörleri Ron Wyden ile Jeff Merkley Türkiyedeki insan hakları ihlallerine dair hazırladıkları yasa tasarısını dün Kongre’ye sundu.

Yasa tasarısının, “Türkiye hükümetinin fikir ve siyasi suçluların tutuklanmasından, gazetecilerin siyasi gayelerle gözaltına alınmasından, sosyal medya aracılığıyla ifade özgürlüğünün kısıtlanmasından ve uluslararası olarak tanınan diğer insan haklarının ihlallerinden sorumlu bulunan yetkililerine odaklanacağı” belirtildi.

15 TEMMUZ SONRASI ÖZGÜRLÜKLERİN ÜZERİNE ÇÖKTÜ

19 sayfalık tasarıda, “Ankara’nın 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni soruşturma adı altında 10 binlerce kişiyi gözaltına aldığı ve siyasi özgürlüklerin üzerine çöktüğü” kaydediliyor.

Tasarıda ABD Dışişleri Bakanlığı’na Türkiye’deki siyasi tutukluların serbest bırakılması misyonuyla çalışan sivil toplum kuruluşlarına yardım verme direktifinde de bulunuyor.

Demokrat senatörlerin kaleme aldığı ‘Türkiye İnsan Haklarını Geliştirme Yasa Tasarasında’ AKP hükumetine, “Gazeteciler için oluşan kötü iklimi ciddi bir şekilde iyileştirme” ve “Hükümete bir internet sitesini engelleme veya içeriğini kaldırma hakkı veren yasanın kaldırılması veya düzeltilmesi gibi yollarla internetteki ifade özgürlüğüne yapılan baskıyı kaldırma” çağrıları yapılıyor.

MAGNİTSKY YAPTIRIMI

Tasarıda, “Türkiye’de hükümetin avukatları, hakimleri ve savcıları ayrım gözetmeden yargılamayı durdurması ve tarafı olduğu uluslararası anlaşmalara uyması gerektiği” ifade ediliyor.

Tasarı, belirtilen adımlar atılmazsa Başkan’ın Türkiye’ye Magnitsky Yasası ve Kaşıkçı Yasağı üzerinden yaptırım uygulamasını öngörüyor.

Senatörler, aynı zamanda tasarının kabul edilmesi durumunda Hazine Bakanlığı’nın finansal kuruluşlara, “Türk hükümetinin insan hakları ihlaline destek verecek yönde” hiçbir hamle yapmaması için direktif vermesini de talep ediyor.

ERDOĞAN VE BÜROKRATLARA YAPTIRIM GELEBİLİR

Tasarının yasalaşması halinde başta Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP hükümeti üyeleri ile insan hakları ihlallerine karışan tüm bürokratlara yaptırım uygulanması gündeme gelecek.

 

ABD’de 3 senatör Türkiye’deki insan hakkı ihlallerine karşı yasa tasarısı sundu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Ateizm Derneği, üstün gayretleri için AKP’li Boynukalın’a teşekkür etti

Yaptığı “pamuklu” paylaşım sonrası Twitter hesabını tamamen kapatan AKP’ye açıktan destek veren Ayasofya eski Baş İmamı Mehmet Boynukalın’a tepkiler devam ediyor. Çok sayıda tepkinin geldiği Boynukalın’a Ateizm Derneği’nin ateizmin yayılmasına yaptığı katkılardan dolayı teşekkür etmesi dikkat çekti. 

BOLD – Başta laikliğe karşı mesajları olmak üzere yaptığı sosyal medya paylaşımlarıyla tepkilerin odağı olan, en son ise “pamuk”lu açıklamasının ardından Twitter hesabını kapatmak zorunda kalan Ayasofya eski Baş İmamı Mehmet Boynukalın’a Ateizm Derneği’nden ‘teşekkür’ geldi.

“VERGİLERİN HELAL KISMINDAN ALIYORUZ”

Boynukalın, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Bu ülkede yaşayan herkes -ben dahil- az çok vergi veriyor, hepimizin bu vergilerde hakkı var ve bunun büyük bir kısmı da içki ve kumar dışındaki helal kaynaklardan geliyor. Biz de yaptığımız işin, üniversite hocalığının karşılığını helal olan kısımdan alıyoruz; elhamdülillah” ifadelerini kullanmıştı.

“HEPİNİZE KALİTELİ PAMUK ALDIM”

Gelen tepkilere de yanıt veren Boynukalın, “Helal haram nedir bilmeyen adi bir güruh kalkmış bana helali haramı öğretmeye kalkıyor. Devletimin üniversitesinde din dersi verip helal hatta farz olan bir iş yapıyor ve karşılığını helal olarak alıyorum. Sizin pisliğinize ihtiyacım yok. Alayınızın cehenneme kadar yolu var. Bu güruh helal haram nedir bilmiyor; paranın itibari bir şey olduğunu da anlamıyor. Önemli olan yaptığınız işin helal olmasıdır. Devletin kasasına bu paranın nereden geldiği sizi ilgilendirmez. Evet düzeltilmesi gerekir; ama o ayrı bir konudur. Merak etmeyin ey güruh, haram (!) ettiğiniz vergilerinizden bana düşen hisseden hepinize kaliteli pamuk aldım, artık helal edersiniz, ne yapayım” diye yazmıştı.

ATEİZM DERNEĞİ TEŞEKKÜR ETTİ

Gelen aşırı tepkiler sonrası Twitter hesabını kilitleyen Boynukalın, bir süre sonra da hesabını tamamen kapattı. Prof. Boynukalın’a gelen tepkiler arasında bir de teşekkür mesajının olması dikkat çekti. Ateizm Derneği, Boynukalın’ın tweetlerini paylaşıp, “Ateizmin yaygınlaşmasında ve araştırılmasında gösterdiğiniz üstün gayret için dernek olarak size büyük bir teşekkür borçluyuz. Böyle devam etmenizi diliyoruz” notunu düştü.

 

AKP Türkiyesi sahte belge cenneti: Tehlikeli işlerde çalışacak 20 bin kişiye usulsüz belge verildi

Ateizm Derneği, üstün gayretleri için AKP’li Boynukalın’a teşekkür etti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

İşçiler bayramlarına buruk girdi: 3 işçiden 1’i gelirini kaybetti

Pandemiden en çok etkilenen kesimlerin başında gelen işçiler, bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı’na buruk girdi. Gelirlerinden olan işçilerin yüzde 75’i ekonomik darboğazda olduğunu açıklarken, yarıya yakını da ucuz gıdaya yöneldi.

BOLD – Salgını kontrol etmekte zorlanan Türkiye’de, işçiler salgında bile çalıştırıldı. Ücretsiz izne gönderilenler ise gelirlerinden oldu. İşçiler, pandemi sürecindeki ikinci 1 Mayıs İşçi Bayramı’na maddi kayıplarla girdi.

İŞÇİLERİN YÜZDE 63’ÜNÜN BİRİKİMİ YOK

Bir yılı aşkın süredir maddi desteklerden büyük oranda yararlanamayan çalışan kesimin gelirleri eridi. Zorluklar içerisinde yaşam mücadelesi veren işçilerin karşı karşıya kaldıkları tabloya Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından yapılan araştırma ışık tuttu. Araştırmaya göre, işçilerin yüzde 25’i Kovid-19 nedeniyle ekonomik zorluk yaşamadığını ve/veya gelirinin arttığını belirtirken, yüzde 75’i ekonomik zorluk yaşadığını açıkladı. İşçilerin yüzde 63’ü ise geliri kesilirse 1 aydan az süreyle geçinebilecek durumda olduğunu belirtti. 1-3 ay arası geçinebileceğini belirten işçilerin oranı ise sadece yüzde 29.

İŞÇİLER ARTIK KREDİ KARTLARININ ASGARİSİNİ ÖDEYEBİLİYOR

Ekonomik zorlukların alt kırılımlarına bakıldığında ise işçilerin yüzde 25’ten fazlası borçlarının arttığını söylerken, yüzde 19.4’ü kredi kartının alt limitini ödeyebildiğini belirtti. Yüzde 40’ı düşen gelir nedeniyle daha ucuz besinlere yönelirken, yüzde 53’ü salgına karşı alınan önlemleri yeterli bulmadığını belirtti. İşçilerin yüzde 82’si ise salgın nedeniyle işini ve kendini tehlikede hissediyor.

KUTLAMALAR BALKONLARDA YAPILACAK

Sözcü’den Sayime Başçı’nın haberine göre bu yıl salgın nedeniyle 1 Mayıs kutlamaları da erken başladı. 29 Nisan’da ülkenin dört bir yanında meydanlarda DİSK-KESK-TMMOB-TTB çağrısıyla etkinlikler gerçekleştirildi. Sendikalardan yapılan açıklamada, temsilcilerin bu gün saat 12.00’de Taksim Meydanı’nda olacağı belirtilerek, “1 Mayıs’ta zorunlu işkollarında çalışmakta olan emekçileri işyerlerinde, çalışmayan milyonları da evlerinde, balkonlarında, sokaklarında, sosyal medyada 1 Mayıs coşkusunu büyütmeye çağırıyoruz” denildi.

 

AKP Türkiyesi sahte belge cenneti: Tehlikeli işlerde çalışacak 20 bin kişiye usulsüz belge verildi

İşçiler bayramlarına buruk girdi: 3 işçiden 1’i gelirini kaybetti yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

AKP Türkiyesi sahte belge cenneti: Tehlikeli işlerde çalışacak 20 bin kişiye usulsüz belge verildi

Sahte diplomalarla üst düzey atamaların yapıldığı AKP Türkiyesi’nde yeni bir sahte belge skandalı patladı. Nükleer santraller dahil tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışmak için şart olan mesleki yetkinlik belgesinin yaklaşık 20 bin kişiye usulsüz olarak verildiği saptandı. Skandalın ortaya çıkması sonrası 20 bin belge iptal edildi.

BOLD – Nükleer santraller dahil tehlikeli ve çok tehlikeli işler ile ilk yardım, gıda hijyeni gibi 259 meslekte çalışmak için şart olan mesleki yeterlilik belgelerinde usulsüzlük saptandı. İzmir Menderes Halk Eğitim Merkezi’nde yaşanan skandal sonrası yaklaşık 20 bin belge iptal edildi.

HALK EĞİTİM MERKEZİ MÜDÜRÜ AÇIĞA ALINDI

MEB Maarif Müfettişleri, 19 bin 832 kişiye usulsüz ‘Mesleki Yeterlilik Belgesi’ dağıtıldığını saptadı. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Yusuf Büyük, skandala el koydu. Bakanlık, 19 bin 832 belge iptal etti. İzmir Valiliği’ne isim listesini resmi yazıyla bildirdi. HEM Müdürü İsa Elbir, açığa alınıp, dava açıldı.

“NE OLUP BİTTİĞİNİ BEN DE BİLMİYORUM”

Suçlamaların odağındaki Menderes HEM Müdürü İsa Elbir Sözcü’den Sultan Uçar’a yaptığı açıklamada, “Adli yargılama başladı. Ne olup bittiğini ben de bilmiyorum. Bakanlık, protokol olmadan kurs açıldığı için belgeleri iptal etti. Fatura bana kesildi. Bir tek ben suçlandım. İlçe müdürü, şube müdürleri izin vermezse, kurslar açılamaz. Belge satışı yok” dedi.

BELGELER YASA YÜRÜRLÜĞE GİRER GİRMEZ DAĞITILMIŞ

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2018’de değişti. Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşler sınıfındaki meslekleri yapabilmek için ‘diploma, bitirme belgesi, yetki belgesi, sertifika, bağımsız iş yeri açma, kalfalık, ustalık, usta öğreticilik’ gibi Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirildi. Bu belgeleri Halk Eğitim Merkezleri kurs açarak veriyor. Sahte belgeler, yasanın yürürlüğe girdiği 2019 yılı Aralık ayında dağıtılmış.

 

Çıplak arama İnsan Hakları Eylem Planında

AKP Türkiyesi sahte belge cenneti: Tehlikeli işlerde çalışacak 20 bin kişiye usulsüz belge verildi yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

30 Nisan 2021 Cuma

Çıplak arama İnsan Hakları Eylem Planında

Cezaevlerindeki çıplak aramanın önlenmesi, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan İnsan Hakları Eylem Planındaki hedefler arasında yer aldı. Eylem Planında, üst ve beden aramalarının insan onurunu zedelemeyecek şekilde uygulanması için kolluk görevlileri ve cezaevi personeline düzenli eğitim verileceği belirtildi.

BOLD ÖZEL

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Meclis’te gündeme getirdiği AKP’li Özlem Zengin’in ‘çıplak arama yoktur’ diyerek reddettiği ‘çıplak arama’ AKP hükumetinin açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planında yer aldı.

Eylem Planında, HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Uşak’taki kadın öğrencilerin maruz kaldığını Meclis’te gündeme getirmesiyle ortaya çıkan ve çok sayıda mağdurun bulunduğu çıplak aramanın önlenmesiyle ilgili hedefler bulunması dikkat çekti. Eylem Planında, “Adli İşlemler ve Süreçlerde Bireylerin Onur ve Haysiyetleri ile Özel Hayatlarının Korunması” başlığı altında, üst ve beden aramalarının, insan onurunu zedelemeyecek şekilde uygulanması için kolluk görevlileri ve ceza infaz kurumu personeline düzenli eğitim verileceğinin altı çizildi. Bu konuda Adalet ve İçişleri bakanlıkları sorumlu kurum olarak görevlendirilirken, hedefin ‘sürekli’ olacağı kaydedildi.

İNSAN ONURUNU ZEDELEMEYECEK ŞEKİLDE UYGULANACAK

Eylem Planında bu hedefle ilgili şunlar belirtildi: “Eylem Planı insan onurunu, insanın haysiyet ve öz varlığını korumaya yönelik hedef ve faaliyetlerinde herhangi bir ayrım yapmamıştır, herkes onuruyla yaşama hakkına sahiptir. Bu konuda ceza infaz kurumlarında bulunan ile bulunmayan arasında da ayrım yapılması söz konusu değildir. Bu anlayışla Belge’de hükümlü ve tutukluların barınma koşullarının daha yüksek standartlara kavuşmasına, sağlık haklarının güçlendirilmesine, infaz sisteminde rehabilitasyon imkânlarının artırılmasına yönelik etkili faaliyetler öngörülmüştür…Üst ve beden aramalarının, insan onurunu zedelemeyecek şekilde uygulanmasına yönelik kararlılık sürdürülerek kolluk görevlileri ve ceza infaz kurumu personeline düzenli eğitim verilmesine devam edilecektir.”

AKP’Lİ ÖZLEM ZENGİN YALANLAMIŞTI

Çıplak arama skandalı HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, cemaat operasyonları kapsamında Uşak’ta gözaltına alınan 30 kadına uygulandığını Meclis kürsüsünde dile getirmesi sonrası gündeme geldi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘belgesi yok’ diyerek iddiayı reddederken, AKP Grupbaşkanvekili Özlem Zengin’in “Ben Türkiye’de çıplak arama olduğuna asla inanmıyorum, yok böyle bir şey” sözlerinin ardından farklı kesimlerden çok sayıda kadın cezaevlerinde maruz kaldıkları çıplak arama işkencesini anlatmıştı.

İnsan Hakları Eylem Planındaki bazı hedefler şöyle sıralandı:

İŞKENCEYE ZAMANAŞIMI DİSİPLİN SUÇLARINDA DA KALDIRILACAK

İşkenceye sıfır tolerans anlayışı kapsamında, daha önce adli suçlar için yapıldığı gibi disiplin suçlarında da zamanaşımı kaldırılacaktır.

İşkence ve kötü muamele iddialarıyla ilgili soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin veri tabanı oluşturulacaktır.

TUTUKLAMA KARARINA DİKEY İTİRAZ

Sulh ceza hâkimliklerinin tutuklama ve diğer koruma tedbirlerine ilişkin kararlarına karşı dikey itiraz usulü getirilecektir.

Tutuklama nedeni olarak düzenlenen katalog suçlar bakımından da “somut delile dayanma şartı” getirilerek tutuklamanın istisna olduğuna ilişkin ilke güçlendirilecektir.

“Tutuklamada ölçülülük ve orantılılık” ilkeleri doğrultusunda, katalog suçların kapsamı daraltılacaktır.

HAKİM VE SAVCILARA TUTUKLAMA EĞİTİMİ

Tutuklama ve adli kontrol tedbirlerine ilişkin olarak sulh ceza hâkimleri ve savcılara düzenli olarak eğitim verilecektir.

“Konutu terk etmeme” adli kontrol tedbirinde geçen sürenin, sonuç cezanın infazından mahsubu sağlanacaktır.

AÇIK GÖRÜŞ SÜRELERİ UZATILACAK

Hükümlülerin cezalarının mümkün olduğu ölçüde ailelerinin kolaylıkla ulaşabileceği yerlerde infaz edilmesi ve bu suretle aile bağlarını sürdürmeleri sağlanacaktır.

Hükümlü ve tutukluların açık görüş süreleri uzatılacaktır.

Çocukların eğitim durumları dikkate alınarak ceza infaz kurumlarında hafta sonları da görüş yapma imkânı sağlamak amacıyla mevzuat düzenlemesi yapılacaktır.

Ceza infaz kurumlarında anneleriyle birlikte bulunan 0-6 yaş grubu çocukların, dışarıda bulunan yakınlarına teslimi ve yakınlarından da annesine teslimi açık görüş suretiyle gerçekleştirilecek, böylelikle çocukların yıpranmaları önlenecektir.

Gergerlioğlu o günü anlattı: ‘Polis ağzını burnunu dağıtırım’ diyordu

Çıplak arama İnsan Hakları Eylem Planında yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Santrallere verilen doğal gaz yüzde 12 zamlandı, sırada elektrik zammı var

Doğal gazda konut ve sanayi abone gruplarının tarifelerinde yüzde 1, elektrik üretim amaçlı santrallerin tarifesinde ise yüzde 12 artış yapıldı. Elektrik üretiminde yaşanacak fiyat artışının abonelere zam olarak yansıması bekleniyor. 

BOLD – Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin (BOTAŞ) internet sitesinde, mayıs ayına ilişkin tarife tablosu yayımlandı. Yeni tarifeye göre doğal gazda konut ve sanayi abone gruplarının tarifelerinde yüzde 1, elektrik üretim amaçlı santrallerin tarifesinde ise yüzde 12 artışa gidildi.

1000 METREKÜP DOĞALGAZ FİYATI 1632 TL’YE ÇIKTI

BOTAŞ’ın internet sitesindeki mayıs ayına ilişkin tarife tablosuna göre, BOTAŞ’ın konut tüketicileri için gaz dağıtım şirketlerine uyguladığı satış fiyatı, nisanda geçerli olan tarifeye göre yüzde 1 artışla 1000 metreküp doğal gaz için 1315 lira 500 kuruş, sanayi abonelerine uyguladığı fiyat ise 1471 lira 414 kuruş olarak belirlendi. Elektrik üretim amaçlı santrallerinin tarifesinde ise 1000 metreküp doğal gaz için uygulanan fiyat yüzde 12 artışla 1631 lira 667 kuruş oldu.

FATURASINI ÖDEYEMEYENE ACIMA YOK

Doğalgazda fiyat tarifeleri aylık olarak hesaplanıyor. BOTAŞ, doğal gaz fiyatlarına yılbaşından beri her ay yüzde 1 zam yaptı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu da 2021 yılı için elektrik ve doğalgazda uygulanacak hizmet bedellerine yüzde 11 zam yapmıştı. Artan faturalar nedeniyle halk zor günler geçirirken, iktidara yakın şirketlerin işlettiği doğalgaz dağıtım firmaları borcunu ödeyemeyen 590 bin abonenin doğal gazını, elektrik firmaları da 107 bin ailenin elektriğini kesti. Elektrik ve doğalgaz kesme işlemleri salgın döneminde de devam etti.

Çıplak arama İnsan Hakları Eylem Planında

 

Santrallere verilen doğal gaz yüzde 12 zamlandı, sırada elektrik zammı var yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye’den Almanya’ya getirilen ‘kaçak altın’ miktarında büyük artış

Köln-Bonn Havalimanı Gümrüğü, Türkiye’den gelen yolcularda resmi makamlara bildirilmemiş yüklü miktarlarda altına rastlandığını açıkladı. 1 Mart-21 Nisan arasında 100 bin euroluk ‘kaçak altın’ gümrüğe takıldı.

BOLD – Almanya’nın Köln-Bonn Havalimanı Gümrük Müdürlüğünden yapılan açıklamada, son haftalarda Türkiye’den gelen yolcuların deklare etmeden beraberinde getirdikleri altın ve ziynet eşyalarında büyük oranda artış tespit edildiği bildirildi.

Türkiye’den gelen yolcular arasında 1 Mart’tan 21 Nisan’a kadar rastgele yapılan kontrollerde, gümrük idaresine bildirilmediği tespit edilen 2 kilogram 200 gram altın ve ziynet eşyası ele geçirildi.

Sadece Mart ayında yapılan denetimlerde Ocak-Şubat aylarının toplamının yaklaşık iki katına tekabül eden miktarda kaçak şekilde Almanya’ya getirilmeye çalışılan altın tespit edildi. Söz konusu artışın da sürdüğü ifade edildi.

Değeri 100 bin euroyu geçen altın ve ziynet eşyalarını resmi makamlara bildirmeden Almanya’ya getirmeye çalışan 27 kişi hakkında ise vergi kaçırmaya teşebbüs suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerden gelen yolcuların beraberlerinde en fazla 430 euro değerinde altın takı bulundurabiliyor. Bu miktarın üzerindeki takılar gümrüğe tabi ve mutlaka önceden resmi makamlara bildirilmesi gerekiyor.

Ederi 430 euroyu aşan altın ve ziynet ticari ürün sayılıyor ve bu ürünlere değerleri üzerinden yüzde 19 katma değer vergisi ile yüzde 2,5 gümrük vergisi uygulanıyor. Kadınların sürekli olarak kullandıkları altın takılar için istisna da söz konusu değil.

Çoğu yolcu ‘susma hakkını’ kullanarak konuşmamayı tercih ederken Alman yetkililer son dönemdeki artışın nedenini açıklamakta güçlük çekiyorlar.

HANNOVER’DE BİR YOLCUNUN ÜZERİNDE 40 BİN EUROLUK ALTIN

Aşağı Saksonya Eyaleti’nin başkenti olan Hannover’in havalimanı gümrük yetkilileri de 20 Nisan’da yaptıkları açıklamada “16 Nisan Cuma günü Hannover Havalimanında yapılan bir kontrolde, Türkiye’den gelen ve Bielefeld’de ikamet eden 45 yaşında bir kadın yolcunun üzerinde 40 bin euro değerinde, çorap ve pantolona gizlenmiş altın, altın kolye ve ziynet eşyaları bulunmuştur” bilgisini paylaştı.

Yetkililer, bunun son üç yıldır tespit edilen en yüksek miktar olduğunu da belirtti. Söz konusu kadın yolcunun, gümrüğe tabi eşyası bulunmayan yolcuların geçtiği çıkışa yöneldiği, şüphe üzerine durdurulduğu, 40 bin euro değerinde altın tespit edilmesi üzerine hakkında vergi kaçırmaya teşebbüsten soruşturma başlatıldığı bildirildi. İlaveten değerinin yüzde 19’u oranında katma değer vergisi ile yüzde 2,5 oranında da gümrük vergisi kesildiği açıklandı.

Hannover’de Şubat ayında da yine Türkiye’den gelen bir yolcunun üzerinde ve valizinde gizlenmiş şekilde bulunan 13 bin euro değerinde altın ve ziynet eşyası yakalandığı açıklanmıştı. 7 Şubat Pazar günü gelen 46 yaşındaki kadın yolcunun farklı çantalarda gizlenmiş, orijinal paketi ve faturalı altın yüzükler, kolye, bilezik ve gerdanlıklar bulunduğu duyurulmuştu. Bremen’de ikamet eden o yolcu hakkında da vergi kaçırmaya teşebbüsten soruşturma başlatılmıştı.

Gri pasaport sahtekarlığında rakam belli oldu

Türkiye’den Almanya’ya getirilen ‘kaçak altın’ miktarında büyük artış yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Kolombiya’da on binlerce insan sokaklara döküldü

Kolombiya’da sendikaların, yerli toplulukların ve çeşitli kesimlerin çağrısıyla ilan edilen ‘ulusal grev’ çağrısının ardından binlerce kişi, ülkenin birçok bölgesinde hükümet karşıtı protestolar için bir araya geldi. Protestoların hedefinde hükumetin yeni vergi reformu da var.

BOLD – Kolombiya’nın başkenti Bogota’da birçok noktada binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen yürüyüşlerin yanı sıra Medellin, Cali, Barranquilla, Cartagena, Manizales ve Ibague gibi önemli kentler, protesto ve mitinglere ev sahipliği yaptı.

Başkentin tarihi merkezindeki Bolivar Meydanı’nda toplanan göstericiler, taşıdıkları döviz ve pankartlarla ülkede son zamanlarda artan şiddet olayları, cinayet ve saldırılar nedeniyle Ivan Duque hükümetine tepki gösterdi.

Kolombiya toplumsal olaylara müdahale birimi ESMAD mensubu polisler, yolda ateş yakan, çevredeki iş yerlerine ve araçlara zarar veren bazı protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahalede bulundu.

YENİ VERGİ REFORMUNA TEPKİ

Göstericilerin taleplerinden birisi de Kolombiya Devlet Başkanı Ivan Duque Marquez hükumeti tarafından sunulan yeni vergi reformunun yürürlükten kaldırılması.

Iván Duque Hükümeti’nin salgın sırasında ekonomik ve sosyal halkı daha fazla yoksulluğa sürükleyecek politikalarından vazgeçilmesini talep eden eylemlere çok sayıda sendika ve hak örgütlerinin yanı sıra öğretmenler, köylüler, yerli halklar da katılım gösterdi.

Kolombiya’nın üçüncü büyük şehri Cali’de araçların yakılması ve kentin en büyük süpermarketinin yağmalanması üzerine polis, protestoculara müdahale etti.

ŞİDDET OLAYLARINA DÖNDÜ

Yetkililer, artan şiddet olaylarını gerekçe göstererek, Cali’de yerel saatle 01.00’den itibaren sokağa çıkma yasağı ilan etti.

Kolombiya İçişleri Bakanı Daniel Palacios, protestoların barışçıl şekilde geçmesini talep ederek, “Ulusal Hükumet, protestoların garantörüdür ancak gösterilerin barışçıl şekilde ve vatandaşların haklarına saygı gösterilerek yapılması çağrısında bulunuyoruz. Vandalizm ve şiddet eylemlerini kabul etmiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ulusal Polis Direktörü General Jorge Luis Vargas da güvenlik önlemleri kapsamında ülkenin önemli cadde ve meydanlarını trafiğe kapattıklarını belirterek, “Bogota ve Cali’de bazı abluka girişimlerine müdahale edildi, hükümet tarafından belirlenen protokollere göre önlemler alındı.” dedi.

2019’DAN BERİ SÜREN HÜKUMET KARŞITI GÖSTERİLER

Kolombiya’da 21 Kasım’da 2019’da ilan edilen genel grevle başlayan ve ülke çapına yayılan hükümet karşıtı gösteriler sırasında 4 kişi ölmüş, 351 gösterici ile 182 polis yaralanmış, yağmalama ve şiddet olayları nedeniyle yaklaşık 170 kişi gözaltına alınmıştı.

Ülke çapında yüz binlerin katıldığı gösteriler nedeniyle 4 bin askerin polise destek olmak için sokağa indiği başkent Bogota ve Cali şehirlerinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, daha sonra kaldırılmıştı.

Kırgızistan-Tacikistan sınırında çatışma: 16 kişi hayatını kaybetti

Kolombiya’da on binlerce insan sokaklara döküldü yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Irak’ın kuzeyindeki çatışmalarda 2 asker daha şehit oldu

MSB, Irak’ın kuzeyinde devam eden operasyonlarda yaralanan 2 askerin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Bölgedeki operasyonlarda daha önce de 3 asker şehit olmuştu.

BOLD  – Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Pençe Yıldırım harekatında saldırı sonucu yaralanan bir asker ile helikopterden iniş sırasında yaralanan bir asker hastanede şehit oldu” denildi.

Irak’ın kuzeyinde devam eden operasyonlarda daha önce de üç askerin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

Pençe-Yıldırım’a üçüncü şehit

Irak’ın kuzeyindeki çatışmalarda 2 asker daha şehit oldu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Kılıçdaroğlu: Pasaportla adam kaçakçılığı yapılacak sen iki tane çocuğa kelepçe vuracaksın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TikTok’ta çektikleri videoda Türk pasaportunun değerine dikkat çeken iki gencin kelepçelenerek gözaltına alınmasına sosyal medyadan tepki gösterdi.  “Gençler TikTok’ta espri yaptılar diye, incecik bileklerine kelepçe vurdurdun, medyaya sergilettin… Zulmün artsın ki çabuk gidesin derler Anadolu’da” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda TikTok’ta Türk pasaportuyla mizah videosu yayınladıkları gerekçesiyle iki gencin gözaltına alınmasını eleştirdi.

Kılıçdaroğlu, paylaştığı videoda şunları söyledi:

“İki genç şaka yapıyorlar. Siz bunları alıyorsunuz incecik bileklerine kelepçe takıyorsun. Pasaportla adam kaçakçılığı yapılacak ve sen kalkacaksın iki tane fidan gibi çocuğa ‘Neden TikTok’ta bunu yaptın’ diye ellerine kelepçe vuracaksın. Devlet bu mudur ya? Devlette ‘hoşgörü’ denilen bir kavram vardır. ‘Delikanlı’ deriz, ne demektir? Biraz haşarı demektir. Biraz kurallara aykırı davranan kişi demektir. Bu delikanlıyı alıyorsunuz, yerden yere vuruyorsunuz, eline kelepçe vuruyorsunuz. Sonra devlet olarak çok önemli bir görevi yerine getirmiş sayıyorsunuz. Ya o çocuğu kaybediyorsunuz. Gençler politikacıyla yeri geldiğinde dalga geçecekler, yeri geldiğinde espri yapacaklar, yeri geldiğinde eleştirecekler. Bir espri yaptığı için yakala, evlerini bas, ellerine vur kelepçeyi, televizyoncuları fotoğrafçıları çağır, gazetelerde, TV’lerde paylaş.”

Sosyal medya hesaplarından Türk pasaportunu aşağılayıcı nitelikte paylaşım yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan K.Ö. (23) ve N.Y. (23), kelepçeli şekilde adliyeye getirilmiş ve haklarında ‘Devletin egemenlik alametlerini aşağılama’ suçundan yurt dışına çıkış yasağı ve imza kararı verilmişti.

Gergerlioğlu o günü anlattı: ‘Polis ağzını burnunu dağıtırım’ diyordu

Kılıçdaroğlu: Pasaportla adam kaçakçılığı yapılacak sen iki tane çocuğa kelepçe vuracaksın yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Ticarette de tam kapanma: Çek kullanımı yasaklandı

Esnafa parasal destekte bulunmayan Saray Hükumeti, çeki de yasaklayarak esnafı iflasa terk etti. Sıcak para olmadığı için ticareti döndürmekte zorlanan işyerleri, 1 Haziran 2021’den itibaren icralık olacak.

BOLD ÖZEL – Resmi Gazetede yayımlanan 7318 sayılı Kanun’un 15. Maddesine göre çeklerle ilgili düzenlemeye gidildi. AKP’nin yaptığı düzenlemeyle işyeri sahipleri mayıs ayı boyunca çek kullanamayacak.

HAZİRAN’DA KULLANILACAK

İbraz süresinin son günü 30 Nisan 2021 ile 31 Mayıs 2021 tarihleri arasına isabet eden çekler, bu tarihler arasında ibraz edilemeyecek. 1 Haziran 2021 tarihinden sonra kalan ibraz süresi içinde ibraz edilerek bankalarca kullanılabilecek.

İCRALAR 1 AY ERTELENDİ

Yine aynı düzenlemeyle Kovid-19 boyunca ertelenen icralar bir ay daha ötelendi. Vadesi gelen kambiyo senedine dayalı alacaklar sebebiyle 30 Nisan-31 Mayıs arasında icra iflas takibi başlatılamayacak. İhtiyati haciz kararı verilemeyecek. Başlamış olan  takipler duracak.

Aynı tarihlerde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındaki idarelerin kamu ve özel hukuk alacakları için icra iflas takibi başlatılamayacaktı.

Ticarette de tam kapanma: Çek kullanımı yasaklandı yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye Hindistan mutantına aşısız yakalandı: Patlama olur!

Türkiye, daha öldürücü ve hızlı bulaşıcı Hindistan mutantına aşısız yakalandı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ümit Savaşçı, “Hindistan mutantı yayılırsa ve 2 ay sonra eğer aşılanmada da yeteri temini sağlayamazsak tekrar bir vaka patlaması ile karşı karşıya kalabiliriz” dedi.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’da 5 kişide Hindistan mutasyonu görüldüğünü açıkladı. Hindistan’daki bilim insanları ile yaptıkları görüşmeleri anlatan uzmanlar, aşı bulamayan Türkiye’de vatandaşların çok büyük risk altında olduğunu açıkladı.

KORUCUYU ANTİKORLARDAN KAÇIYOR

Hindistan’da toplu ölümlere sebep olan mutasyonlu virüsü değerlendiren Savaşçı, “Çift mutasyonun bizim için en korkutucu yönü; bizim bağışıklık sistemimizden, savunma hücrelerimizden, koruyucu antikorlarımızdan kaçabilme yeteneğine sahip olması. Bu olay bizim için hüsran ile sonuçlandı.” diye konuştu.

EN BÜYÜK SİLAH AŞI

Birgün gazetesindeki habere göre 17 ülkeye yayılan Hindistan mutantının dikensi çıkıntılarıyla hücrenin savunma sisteminden kaçtığını belirten Savaşçı, “Uğur hocamız Biontech aşısının Hindistan mutasyonundan etkilenmediğini belirtti. Şu an en büyük silahımız aşı” dedi.

Türkiye Hindistan mutantına aşısız yakalandı: Patlama olur! yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Sokakta lebalep tam kapanma!

Tam kapanmanın ilk gününde İstanbul caddeleri yine lebalep doldu. Cadde ve sokaklar ile toplu taşımadaki normal günleri aratmayan doluluk vardı.

BOLD – 17 günlük tam kapanma döneminin ilk iş gününde, İstanbul trafiğinde ve toplu ulaşımda aşırı bir yoğunluk yaşanıyor. Bu durum tam kapanmayı tartışmalı hale getirdi.

BİRÇOK NOKTADA TRAFİK KİLİTLENDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, kabine toplantısının ardından duyurduğu 17 günlük tam kapanma başladı. Ancak, kapanmaya rağmen İstanbul’da trafik oluştuğu ve toplu taşımada yoğunluk yaşandığı görüldü. Kapanmanın ilk gününde Avcılar ve Küçükçekmece’de D-100’de yoğun trafik yaşanıyor. Hem İstanbul hem Edirne istikametine polis ekipleri tarafından kurulan denetim noktalarından geçen sürücüler, trafiği kilitlemiş durumda.

EK METRO SEFERLERİ DÜZENLENDİ

Metro İstanbul tarafından yolcu yoğunluğu yaşandığı belirtilerek ek seferler düzenlendiği açıklandı. Metro İstanbul, Twitter hesabından yapılan paylaşımda “Hatlarımızda yaşanan yolcu yoğunluğu nedeni ile yoğun olan hatlarımızda ek seferler düzenlenmektedir” ifadelerine yer verdi.

Kıbrıs’ta anlaşma umudu bir başka bahara kaldı: Gelecekte Türk tarafını neler bekliyor?

 

Sokakta lebalep tam kapanma! yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Türk mallarına ithalat yasağı uzuyor: Alternatif yollar da yasak

Ermenistan, Türk mallarına 6 ay süre ile getirdiği ithalat yasağını uzatıyor. Erivan ayrıca Türk mallarının alternatif yollarla ülkede satışını da yasaklayacak.

BOLD – Türkiye’nin Dağlık Karabağ’daki savaşta Azerbaycan’a destek vermesini gerekçe göstererek 2020 yılı Aralık ayında Türk mallarına 6 ay süreyle ithalat yasağı getiren Ermenistan, bu yasağı uzatma kararı aldı.

Ermenistan Ekonomi Bakan Vekili Vahan Kerobyan, Erivan’ın Türk mallarının Ermenistan’a ithalat yasağını uzatacağını ve satışlarını da yasaklayacağını söyledi.

Önerilen kısıtlamaların ne kadar süreceğini belirtmeden, “Türk mallarının ithalat yasağını uzatmayı planlıyoruz. Buna ilave olarak satışını da… Çünkü ithal ediliyorlar ve bazı alternatif yollarla satılıyorlar” dedi.

Ermenistan’da Türk mallarının ithalatına ilişkin 6 aylık yasak Aralık 2020’nin sonlarından bu yana uygulanıyor. Hükumet tarafından kabul edilen kararname, Türkiye’nin Dağlık Karabağ sorununa müdahil olmasını bu hareketin gerekçesi olarak gösterdi.

Ermeni yetkililer birçok kez Türkiye’nin Dağlık Karabağ savaşına doğrudan müdahil olduğunu belirttiler. Erivan’a göre Ankara, Azerbaycan’a sadece askeri uzmanlar göndermekle kalmadı, aynı zamanda kendi kontrolü altındaki Suriyeli gruplardan paralı askerleri de çatışma bölgesine gönderdi.

AKP’yi turizm de kurtaramayacak

Türk mallarına ithalat yasağı uzuyor: Alternatif yollar da yasak yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Koronavirüsün turizme negatif etkisi yüzde 46’yı buluyor

Koronavirüs pandemisi nedeniyle Türkiye’nin turizm gelirleri düşüş gösteriyor. Koronavirüsün olmadığı 2019 yılının ilk 3 ayı ile 2021 yılının ilk 3 ayı karşılaştırıldığında turizm gelirlerindeki azalma yüzde 46’ya çıkıyor.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre turizm geliri yılın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 40,2 azalarak 2,5 milyar dolar oldu.

Koronavirüs salgını nedeniyle turizm gelirlerinde 2020 yılının ikinci çeyreğinde büyük düşüş yaşanmış, 3. çeyrekte 4 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen turizm geliri, yılın son çeyreğinde 3,9 milyar dolar oldu.

Ocak, Şubat ve Mart aylarından oluşan birinci çeyrekte turizm gelirinin (cep telefonu dolaşım ve marina hizmet harcamaları hariç) yüzde 68,8’i yabancı ziyaretçilerden, yüzde 31,2’si ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi.

Türkiye’nin turizm geliri 2020 yılının ilk çeyreğinde 4 milyar 101 milyon dolar ve 2019 yılının ilk çeyreğinde 4 milyar 629 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2020 yılının ilk 3 ayında koronavirüs pandemisinin turizm üzerindeki etkilileri sınırlı da olsa görüldü. Koronavirüsün olmadığı 2019 yılının ilk 3 ayı ile 2021 yılının ilk 3 ayı karşılaştırıldığında turizm gelirlerindeki azalma yüzde 46’ya kadar çıkıyor.

AKP’yi turizm de kurtaramayacak

Koronavirüsün turizme negatif etkisi yüzde 46’yı buluyor yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Kıbrıs’ta anlaşma umudu bir başka bahara kaldı: Gelecekte Türk tarafını neler bekliyor?

Cenevre’deki Kıbrıs görüşmelerinden uzlaşı çıkmadı. Türkiye ve KKTC’nin ilk kez dile getirdiği ‘iki devletli çözüm’ önerisi Yunan-Rum tarafı tarafından kabul görmedi. İngiltere de görüşmelerde Türk tarafına yakın bir çizgi sergiledi.

BOLD – Kıbrıs’taki taraflar 4 yıl aradan sonra yeniden biraraya geldi. Birleşmiş Milletler (BM) parametreleri dışına çıkarak 53 yıllık müzakerelerde ilk kez ‘iki devletli çözüm önerisi’ getiren Türkiye’ye BM Güvenlik Konseyi üyelerinden baskı görebileceği belirtiliyor. Ancak adadaki garantör ülkelerden İngiltere, Türk tarafının tezlerine yakın bir çizgi ortaya koydu.

Dönüm noktası olarak görülen toplantıların ardından Kıbrıs Rum ve Yunan hükümetlerinin, konuyu Türkiye-AB sorununa çevirmek için uğraşacağı, uluslararası baskıya karşın Türk tarafının ise ‘iki devletli çözüm’ için uzun soluklu bir mücadeleye gireceği öngörülüyor.

Türkiye’nin bu konuda İngiltere dışındaki BM Güvenlik Konseyi üyelerinden ve AB’den ciddi baskı görebileceği belirtiliyor.

İLERİDE MÜZAKERE İHTİMALİ AZALDI

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Cenevre’de 27-29 Nisan günlerinde yapılan gayrı resmi görüşmelerde Kıbrıs sorununun çözümü konusunda Kıbrıs Türk ve Rum liderlerinin yeterli bir ortak zeminde buluşamadıklarını açıkladı.

Guterres’in ev sahipliğinde yapılan 5+1 formatındaki toplantılar, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ve Kıbrıs Türk lider Ersin Tatar ile 3 garantör ülke Türkiye, Yunanistan ve İngiltere dışişleri bakanları, Mevlüt Çavuşoğlu, Nikos Dendias ve Dominic Raab’ı bir araya getirdi.

BM Genel Sekreteri, masanın tamamen dağılmasını önlemek üzere tarafları bir toplantıya daha çağırdığını açıkladı ancak Rum ve Türk taraflarından yapılan açıklamalar, resmi müzakerelerin başlatılmasının çok da olanaklı olmadığını ortaya koydu.

53 YIL SONRA GELEN POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ

Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye, geçmişteki görüşmelerden farklı olarak masaya BM parametreleri dışında yeni bir planla oturdu. 53 yıldır ‘iki kesimli, iki toplumlu federasyon’ için yapılan müzakerelerin sonuç getirmediğini, 2004 ve 2017 yıllarında görüldüğü gibi Kıbrıs Rumlarının Türklerle ‘güç paylaşımı’ içeren hiçbir formüle sıcak bakmadığını kaydeden Kıbrıs Türk toplum lideri Ersin Tatar, Guterres’e 6 maddelik bir yol haritası sunarak ‘iki devletli çözüm’ planını somutlaştırdı.

İki tarafın eşit uluslararası statüsünün ve egemen eşitliğinin kabulüne dayanan plan, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunun omurgasını oluşturması açısından önem taşıyor. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, toplantıların ardından yapılan basın toplantısında, Cenevre görüşmelerinin önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtirken, “Türk tarafı egemen eşitliğe dayalı, iki devletli çözüm modelini kayda geçirmiştir. Bu aslında KKTC’nin bağımsızlığı ve egemenliği mücadelesidir. Bu uzun soluklu mücadelede Türkiye, KKTC’nin yanında olmaya devam edecektir” dedi.

ULUSLARARASI TOPLUMDAN BASKI GELEBİLİR

Dışişleri Bakanı, bundan sonraki süreçte bazı BM Güvenlik Konseyi üyelerinden Türkiye ve Türk tarafına baskı gelebileceğinin, Avrupa Birliği’nin de Kıbrıs konusunu AB-Türkiye meselesi gibi değerlendirmeye başlayabileceğinin farkında olduklarını belirtti. Çavuşoğlu, “Özellikle AB, Türkiye-AB ilişkileri bakımından önemlidir gibi üst perdeden, tehdit dilini kullanmaya devam edecektir. Bunları öngörüyoruz” diye konuştu.

BM Güvenlik Konseyi’ni, 5 daimi üye ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin oluşturuyor. Güvenlik Konseyi ülkelerinin imzasıyla 29 Ocak’ta alınan bir karar, Kıbrıs görüşmelerinde sorunun BM Güvenlik Konseyi’nin 1960 ve 1970’li yıllarda kararlar çerçevesinde yani ‘iki kesimli, iki toplumlu federasyona’ vurgu yapmış ve Türk tarafının tepkisine neden olmuştu.

ABD, AB, RUSYA VE FRANSA YENİ ÖNERİYE KARŞI

Özellikle ABD, Fransa ve Rusya’nın BM parametreleri çerçevesinde bir çözüm bulunmasını istedikleri, Kıbrıs adasının iki devlete bölünmesine karşı çıktıkları kaydediliyor. Çavuşoğlu’nun altını çizdiği bu unsur, her ikisi de AB üyesi olan Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın bundan sonra izleyecekleri politikanın merkezini oluşturacak gibi gözüküyor. Anastasiadis de, toplantı sonrasında yaptığı açıklamalarda, Türk tarafının BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal edecek şekilde öneriler getirdiğini, BM modelinin yıkılmasına kimsenin izin vermeyeceğini kaydetti.

Kıbrıs Rum tarafının bu süreçte destek alacağı bir başka merkez ise Rusya. Kıbrıs ile çok özel ve yakın bir ilişkisi bulunan Rusya, sorunun çözümüne ilişkin geçmiş dönemlerde de daha Rum yanlısı bir tavır takınmıştı. Rus Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs’ta bulunacak bir çözümün BM parametrelerine uygun olması ilkesinin Moskova için geçerliliğini sürdürdüğünü kaydetmişti.

AB’Yİ MERKEZE ÇEKME GİRİŞİMLERİ: BRÜKSEL’İN ANKARA’YA BASKISI ARTACAK

Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Türkiye ile Doğu Akdeniz’de yaşadıkları kıta sahanlığı problemini Türkiye-AB sorununa çevirme politikalarında, özellikle 2020 boyunca başarılı olmuşlardı.

AB, 1 Ekim 2020, 10 Aralık 2020 ve 25 Mart 2021 Konsey kararlarında Doğu Akdeniz sorununu tüm birliğin çıkarlarını etkileyen bir dış politika konusu olarak ele almış ve Türkiye’nin tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerini devam ettirmesi durumunda yaptırım uygulamakla tehdit etmişti.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Kıbrıs çözüm sürecinde de benzer bir politika izleyerek Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafını baskı altına almaya çalışacağı değerlendiriliyor. AB, Cenevre toplantılarına katılmak istemiş ancak Türk tarafı birliğin tarafsız davranmaması nedeniyle bu istemi reddetmişti. Buna karşın AB, 3 üst düzey diplomatını toplantıları gözlemeleri için Cenevre’ye göndermişti.

Rum ve Yunan tarafının, Cenevre sürecinin başarısızlığından Türk tarafını sorumlu tutması ve AB’den buna karşı tavır istemesi yapılan değerlendirmeler arasında. AB’den yapılan açıklamalarda da çözüme ilişkin sürecin yakından takip edileceği vurgulanmış ve bu alanda atılacak adımların Ankara-Brüksel ilişkileri açısından önem taşıdığı kaydedilmişti.

AB’DEN AYRILAN İNGİLTERE, TÜRK TARAFININ ÖNERİLERİNE SICAK

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, toplantılar sırasında İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ile ikili bir toplantı gerçekleştirdi

Adanın garantörlerinden olan İngiltere, özellikle Brexit sonrası Kıbrıs politikasında Türk tarafı lehine ufak değişimlere gitmiş, taraflara ‘yaratıcı ve esnek’ olmaları tavsiyesinde bulunarak mevcut parametrelerin dışında çözüm yollarının denebileceği mesajını vermişti. İngiltere, iki toplum arasındaki düzenlemelerin BM parametrelerinin dışında bulunmasına karşı olmadığını ortaya koydu.

İNGİLTERE’DEN İKİ YENİ ÖNERİ

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab’ın Cenevre toplantısı sırasında iki farlı öneriyi Kıbrıs Türk ve Rum taraflarının dikkatine sunduğu kaydediliyor. İlki ademi merkeziyetçi (decentralized) bir federasyon oluşturulmasını öngörüyor. İkinci öneri ise Kıbrıs Rumları ve Türklerinin karşılıklı olarak birbirlerinin varlıklarını tanımalarını, Kuzey Kıbrıs’ın da AB parçası olarak sayılması ancak uluslararası bir tanınırlığının olmaması fikrine dayanıyor.

İngiltere’nin bundan sonraki süreçte Kıbrıs Türkleri ile ilişkisini daha da yoğunlaştırması ve uygulanan ambargoların hafifletilmesi için bazı adımları atmayı değerlendirdiği de kaydediliyor.

Londra’nın söylemindeki bu değişime Kıbrıs Rum tarafının tepkili olduğu biliniyor. Raab’ın Şubat ayında adaya yaptığı ziyaret sırasında ‘iki kesimli iki toplumlu federasyon’ yerine yaratıcı ve esnek olma önerisinde bulunması Kıbrıs Rum tarafından sıkıntı yaratmıştı.

İNGİLTERE’NİN KKTC’Yİ TANIMAYI DEĞERLENDİRDİĞİ İLERİ SÜRÜLDÜ

Görüşmelerden hemen birkaç gün önce Avrupa Birliği’nden ayrılan ve Kıbrıs konusunda Türkiye ve Yunanistan ile birlikte garantör ülke durumunda bulunan İngiltere ile ilgili ilginç bir iddia gündeme geldi.

Adada iki tane askeri üssü bulunan İngiltere’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) tanımayı değerlendirdiği, böyle bir adımın İngiltere ile KKTC arasında doğrudan uçuşların başlamasını sağlayabileceği iddia edildi.

Sunday Express’te yer alan haberde, İngiltere’nin “Cenevre’de yapılacak görüşmelerde Kıbrıs Adası’nı neredeyse 60 yıldır ikiye bölen siyasi krize barışçıl çözüm bulmada ‘tarihi bir fırsat’ sunmaya yardımcı olabileceği” belirtildi.

Hükümet kaynaklarının gazeteye, İngiliz bakanların KKTC’yi resmen bağımsız bir ülke olarak tanımayı değerlendirdiklerini söylediği aktarıldı.

ABD NASIL BİR POLİTİKA İZLEYECEK?

Bu süreçte, Rum ve Yunan hükümetlerinin ABD’de yeni göreve gelen Başkan Joe Biden’dan da tam destek almaya çalışacakları öngörülüyor. Washington’un Türk tarafının ‘iki devletli çözüm’ planına mesafeli olduğu, Kıbrıs Türk tarafının bağımsız bir devlet olarak tanınma girişimlerine karşı olduğu biliniyor.

ABD, Doğu Akdeniz bunalımı sırasında da Türkiye’den tek taraflı eylemlerden kaçınmasını beklediğini dile getirmiş, Güney Kıbrıs’a uyguladığı silah ambargosunu geçici de olsa kaldırmış ve Türkiye’nin tepkisini görmüştü. ABD, Türkiye’den Güney Kıbrıs’ın kıta sahanlığında hidrokarbon faaliyetlerini durdurma ve kapalı Maraş’ın statüsünü değiştirmemesi konusunda uyarılarda bulunmuştu.

Yunanistan’ın ve Güney Kıbrıs’ın hem bu konular hem de genel Türk-Amerikan ilişkilerindeki gerilimden yararlanmak ve ABD’yi tamamen yanına çekmek için çaba sarf edeceği öngörülüyor.

Cenevre’deki Kıbrıs görüşmelerinde ortak zemin bulunamadı

Kıbrıs’ta anlaşma umudu bir başka bahara kaldı: Gelecekte Türk tarafını neler bekliyor? yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu o günü anlattı: ‘Polis ağzını burnunu dağıtırım’ diyordu

Milletvekilliği düşürülen ve Sincan Cezaevine konulan HDP’li Gergerlioğlu, darp edilerek gözaltına alındığı 2 Nisan gününü anlattı: “Ben cevap verince yumruğunu kaldırıp ‘Ağzını, burnunu dağıtırım’ diyordu. Adınızı söyleyin sizi şikayet edeceğim deyince ‘Adımız Türk polisi’ diyorlardı”.

BOLD – İnsan hakları savunucusu ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, gözaltına alınıp tutuklandığı 2 Nisan gününde yaşadıklarını anlattı.

Paylaştığı bir haber nedeniyle örgüt propagandası suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası kesinleşen ve Sincan Cezaevine konulan Gergerlioğlu, Diken’den Hayri Demir’in sorularını cevapladı. Muhalefeti eleştiren Gergerlioğlu, “Türkiye’de mesele zulmeden iktidarın yıkılması değil ki, muhaliflerin demokratik alternatifi topluma sunmaması ve bunu fırsat olsa da yapacak yürek ve siyaset tarzının olmaması” dedi.

Evinde polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındığı 2 Nisan gününde yaşadıklarını dile getiren Gergerlioğlu, polisin arabasında tehditlerine devam ettiğini belirtti. Kalp krizi riskine rağmen hastaneden cezaevine götürüldüğünü kaydeden Gergerlioğlu, “Niye hala hastaneye götürmediklerini soruyordum, geçiştirici cevap veriyorlardı. “Adınızı söyleyin kendinize güveniyorsanız sizi şikayet edeceğim” deyince “Adımız Türk polisi” diyorlardı. Yine hastaneye götürmeyip cezaevine götürdüler. Orada da gecikme yaşadık. Bu arada kalp krizi tehlikesi olan bir kişinin ölme ihtimalinden hiç rahatsız olmuyorlardı, çok umursamaz ve mutlu idiler. Diğer polisler gelip onları tebrik ediyorlardı. Anlaşılan darpla çıkarmaları birilerini çok mutlu etmişti” ifadelerini kullandı.

Gergerlioğlu, röportajında şunları söyledi:

Evinizden alındıktan sonra cezaevi sürecine kadar neler yaşandı? Bir de sizi gözaltına alan polislerden birisinin daha önce kötü muameleyle gündeme getirdiğiniz bir polis olduğu ortaya çıktı. Buna dair bir diyalog geçti mi aranızda? O gece neler yaşandığını aktarır mısınız?

Gözaltına alan polislerden birinin daha önce işkenceci olduğunu deşifre ettiğim polislerden biri olması zaten bütün yargısal süreci, TBMM’deki kararın okunmasını açıklayıcı yönü var. Evimden alınırken direnmeyeceğimi ama ilkesel olarak ‘teslim olma’ tavrını kabul etmediğim için hakkımda yakalama kararının çıkmasını bekleyeceğimi belirtmiştim. Yakalama kararı özel bir uygulamayla hızlıca yapıldı. Cuma akşamı 19.30 sıralarında geldiler. Kapıda onlarca polis vardı, kamerayla çekim yapan polisi kapıyı açtığımda gördüm. İçeri buyur ettim, “Çayımızı için hazırlanayım, çıkalım” dedim. Kabul etmediler. Abdestimi alıp akşam namazımı kılayım vakit geçiyor diye düşündüm. Bu arada Abdullah Koç vekilimize haber verdim, evi yüz metre ilerdeydi. Namazımı kıldım ve oğlum odaya gelerek “Acele ediyorlar” deyince odadan çıktım ve evimin içine izinsiz girdiklerini gördüm. Abdullah vekilimiz ve oğlum Salih kamera çekimine başlamıştı olası ihlale karşı. Bir iki cümle söyleyip paltomu giyip ayakkabılarımı elime almıştım ki konuşmamı istemeyen polis (sonradan işkenceci olduğunu deşifre ettiğimi öğrendiğim) koluma girerek, ittirerek, sürükleyerek kapıya götürdü.

POLİS KÜFÜR EDİP KAÇ GÜNDÜR NİYE DİRENDİĞİMİ SORDU

Ayakkabımı giymeye çalıştım ama birçok polisin sürükleyerek asansöre götürmesinden dolayı tekini giyememiştim. Asansördeki polis yakama yapışarak küfür ve tehditle kaç gündür niye direndiğimi sordu. Aşağıda ayakkabımın tekini istedim, “Arabada giyersin” ısrarına direndim, ayakkabım geldi. Arabada, alemin önünde, Meclis’teki rezaleti tekrarladıklarını söyledim. Bana, “Terbiyesiz, terörist, b*k herif” diyerek hakaret ediyordu aynı polis amiri. Ben de altta kalmayıp cevap yetiştirince yumruğunu kaldırıp “Ağzını, burnunu dağıtırım” diyordu. Ellerindeydim. “Asıl terörist olan insan kaçıran, işkence edenlerdir, tüm yaptıklarınızı biliyorum, yanınıza kalmaz, suç duyurusu yapacağım, ben halen vekilim. Vekilliğim gasp edilmiş kişiyim. TBMM’ye döneceğim, görürsünüz” diyordum. Öndeki polis, “Bizi tehdit mi ediyorsun” deyince “Evet sizi hukukla tehdit ediyorum” dedim.

ADINIZI SÖYLEYİN DEYİNCE ADIMIZ TÜRK POLİSİ DİYORLARDI

Hastaneye bu ortamda getirildim. Oldukça öfkeli ve üzgündüm. Doktor darp raporu verdi, göğsümün ağrıdığını söyledim. Oksijen aldım ama ağrı geçmiyordu. EKG çekilince nabız 148 çıktı. Kan tahlili alındı. Doktor durumumun iyi olmadığını görünce başka hastanedeki kardiyoloji uzmanıyla görüştü ve anjiyo için sevkime karar verdi. Ama kan tahlilleri çıkmandan polis baskısıyla hastaneden çıkarıldım. Hastane yerine adliyeye götürüldüm. Savcının odasına çıkarmadılar. Niye hala hastaneye götürmediklerini soruyordum, geçiştirici cevap veriyorlardı. “Adınızı söyleyin kendinize güveniyorsanız sizi şikayet edeceğim” deyince “Adımız Türk polisi” diyorlardı. Yine hastaneye götürmeyip cezaevine götürdüler. Orada da gecikme yaşadık. Bu arada kalp krizi tehlikesi olan bir kişinin ölme ihtimalinden hiç rahatsız olmuyorlardı, çok umursamaz ve mutlu idiler. Diğer polisler gelip onları tebrik ediyorlardı. Anlaşılan darpla çıkarmaları birilerini çok mutlu etmişti. Hastane vekillerimiz ve kalabalık topluluk vardı. Anjiyo sonrası yoğun bakımda jandarma başımdaydı. Sabah erkenden gelen bir üst rütbeliyle yoğun bakımda iken kelepçe takılarak arka kapıdan kaçırılarak cezaevine götürüldüm. Ön kapıda bekleyen yakınlarımın görmesi ve gazetecilerin görüntü almasını önlemek istemişler.

Milletvekilliğinizin düşürülüp tutuklanmaya giden süreç hepimizin tanıklığında oldu. Siz sürekli öteki kimliklerin ve mağdurların yanında yer alırken, yaşadığınız bu süreçte yalnız bırakıldığınızı hissediyor musunuz?

Hayır, hissetmiyorum. Milletin kalbinde, mazlumların gönlünde olduğumu görüyorum. Bana gelen haberler çok güçlü bir medyatik tepki olduğu idi. Bunu bana gelen mektuplardan da anlıyorum.

SORUN MUHALİFLERİN DEMOKRATİK ALTERNATİF SUNAMAMASI

Bu noktada muhalefet ne yapmalı. Sizce muhalefettin iktidarda değişim beklemesi mi yoksa toplumu temsil eden bir eylem planı geliştirmesi mi çözüm olur?

Muhalefet aktif olmazsa, risk almazsa hiçbir şey yapamaz. Türkiye’de mesele zulmeden iktidarın yıkılması değil ki, muhaliflerin demokratik alternatifi topluma sunmaması ve bunu fırsat olsa da yapacak yürek ve siyaset tarzının olmaması. Toplum, siyasetçinin önünde ise siyaset oturup bunu düşünmeli. İktidar zaten çürümüş halde ama muhalefet cesur, vizyon sahibi, vicdan eksenli kucaklayıcı bir siyaset üretebilirse başarılı olur. Kimlikler üstü vicdan eksenli bir siyaset kazanacak olandır. Vicdan toplumu olamadığımız müddetçe bu kısır döngü devam eder. Muhalefet sürekli vicdan kriterine göre hareket etmeli, vurgu buraya olmalıdır.

ZİNDANDA VİCDANEN ÇOK RAHATIM

Bizim aracılığımızla kamuoyuna iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Yaşadıklarım sadece bireysel bir olay değildir. Halkın vekili olarak Türkiye siyaset tarihinde unutulmayacak bir hak gaspı olarak tarihe geçti. Ben zindanda vicdanen çok rahatım. Çok doğru işler yaptığım için buradayım. Sonunda kazandım. Niye kazandım? Çünkü haklı olduğumuzu herkes biliyor. Kimi korku, kimi önyargıyla sessiz kalsa da herkes biliyor ki ben çalışan, haksızlığa karşı canla başla mücadele eden bir insandım. Toplumun farklı bir birçok kesimi bunu gördü, takdir etti. Koltukların vekili olmak önemli değil, AYM kararı ile TBMM’ye döneceğime inanıyorum ve büyük bir umutla, azimle, şevkle vekilliğimi sürdürüyorum. Bunu sonuna kadar yapacağım. Maddi sonucu bilemem ama kazanan halkımızdır.”

Emniyetten sansür genelgesi: Polis şiddetini çekmek yasaklandı

Gergerlioğlu o günü anlattı: ‘Polis ağzını burnunu dağıtırım’ diyordu yazısı ilk önce BoldMedya üzerinde ortaya çıktı.

medyabold
Devamını Oku »