7 Kasım 2020 Cumartesi

Süt banyosu skandalında inanılmaz savunma: Çamaşırım üzerimdeydi

Türkiye günlerdir süt toplama merkezinde çalışan bir işçinin, süt kazanında yaptığı banyoyu konuşuyor. Skandala imza atan zanlıların savcılık ifadesi de şok etkisi yaptı. Zanlı Emre Sayar kendisini, “iç çamaşırlarım üzerimdeydi” diyerek savundu.

BOLD – Konya’da yaşanan skandal büyük tepki çekmişti. Sosyal medyada yayılan görüntülerde Emre Sayar isimli bir kişinin çalıştığı süt toplama merkezindeki kazanda süt banyosu yaptığı görülüyordu.

SAVUNMASI SKANDALI GÖLGEDE BIRAKTI

Görüntülerin ardından zanlılar gözaltına aldılar. Hürriyet’in haberine göre Emre Sayar ifadesinde ‘Süt değildi, dezenfektan kazanıydı. Kazana iç çamaşırlarımla girdim’ diyerek kendini savundu. Fikrin depo görevlisinden çıktığını iddia eden Sayar, ‘Bu işyerinde 4 aydır çalışıyorum. O gün süt toplama merkezindeki soğutma tanklarını temizliyordum. Depo görevlisi Uğur Turgut yanıma gelerek ‘Dezenfektan kazanının içine gir de bir video çekelim’ dedi. Önce kabul etmedim ancak Uğur ile samimi olduğumuz için kabul ettim” dedi.

“SÜTTE DEĞİL, SICAK SUDA YIKANDIM”

Savunmasında süt ile değil, dezenfektan teknesinde süt artığı olan sıcak su ile banyo yaptığını ileri süren Sayar kendisini, “Dezenfektan teknesine sıcak su dökerek tekneyi hazırladım. Üzerimdeki kıyafetleri çıkardım. İç çamaşırlarımla teknenin içerisine girdim. Uğur da telefonu ile beni videoya aldı. Uğur’a ‘Sakın bir yerde paylaşma demiştim. Uğur da ‘Tamam’ demişti. 5 Kasım’da tanıdıklarım beni arayarak internette videomu gördüklerini söyleyince videonun paylaşılmış olduğunu anladım. Sonra Uğur beni aradı. ‘Polis bizi çağırıyor’ dedi. Ben kesinlikle süt ile banyo yapmadım. Dezenfektan teknesinde süt lekesi kalmış sıcak su ile banyo yaptım. Süt tankları zaten -4 derece olur ve içine girilemez” sözleriyle savundu.

“KAZANA GİR DE VİDEO ÇEKELİM DEDİM”

Görüntüleri çeken Uğur Turgut da ‘O gün temizlik yapıyorduk. Emre’ye ‘Kazana gir de video çekelim’ dedim. Emre üzerindeki kıyafetleri çıkarıp iç çamaşırlarıyla dezenfektan kazanına girdi ben de videoya çektim. Süt ile banyo yapmadı süt lekesi olan dezenfektan kazanında banyo yaptı. Aynı gün tiktok adlı uygulamada videoya düzenleme yaptım. Videoyu yaklaşık bir dakika içinde silmiştim. Polis beni arayınca videonun yayıldığını anladım’ dedi.

ZANLILAR TUTUKLANDI

İki zanlı ifadelerinin ardından tutukladı. Savcılığın yürüttüğü soruşturmada banyo yapılan kazanda süt mü yoksa dezenfektan mı olduğuna dair bilirkişi raporu da alınacak. Soruşturma devam ediyor.

medyabold
Devamını Oku »

Biden’den ilk açıklama: Tüm Amerikalıların başkanı olacağım

Pennsylvania ve Nevada’da seçimi kazanarak başkanlığını garantileyen Demokrat Joe Biden, ilk açıklamasını yaptı. Biden, “Amerika, büyük ülkemize liderlik etmem için beni seçtiğiniz için onur duyuyorum. Bana oy verseniz de vermeseniz de, tüm Amerikalıların başkanı olacağım” dedi.

BOLD – ABD’de demokratların adayı Joe Biden, rakibi ve mevcut Başkan Donald Trump’ı Pennsylvania ve Nevada eyaletinde yenerek başkanlık yarışını kazanarak ABD’nin 59. başkanı oldu. İlk açıklamasını yapan Biden, “Amerika, büyük ülkemize liderlik etmem için beni seçtiğiniz için onur duyuyorum” dedi.

İKİ EYALETTE SEÇİMLERİ KAZANDI

Amerikan Associated Press (AP) haber ajansının verilerine göre, Biden kendisine başkanlığı kazandıran Pennsylvania’nın ardından Nevada eyaletinden de zaferle çıktı. Nevada, Arizona, Kuzey Carolina ve Georgia eyaletinde sayımlar devam ederken Pennsylvania ile Nevada’daki sayımlar tamamlandı. Nevada’da oyların yüzde 49,9’unu alan Biden, bu eyaletteki 6 delegeyi de hanesine yazdırdı. Nevada ve Pennsylvania’yı kazandıktan sonra delege sayısını 273’e çıkaran Biden, Nevada eyaletini de almasıyla delege sayısını 279’a çıkarmış oldu. Böylece, 253 olan delege sayısını 279’a çıkaran Biden, başkan seçilmiş oldu.

“TÜM AMERİKALILARIN BAŞKANI OLACAĞIM”

ABD’nin 46. başkanı olan Biden’dan ilk açıklama geldi. Twitter hesabı üzerinden açıklama yapan Biden, “Amerika, büyük ülkemize liderlik etmem için beni seçtiğin için onur duyuyorum. Önümüzdeki iş zor olacak, ama size söz veriyorum, bana oy verseniz de vermeseniz de, tüm Amerikalılar için bir başkan olacağım. Bana verdiğiniz inancı koruyacağım” dedi. Joe Biden, açıklanan sonuçların ardından resmi Twitter adresindeki biyografi bölümüne, “Seçilmiş Başkan” yazdı. Biden’ın biyografisinde, “gururlu baba” ve “büyük baba” ifadelerinin yanında, “Tüm Amerikalılar için daha iyi inşa etmeye hazır” notu da yer alıyor.

PENSİLVANYA’DA DÜNYAYA GELDİ

Biden, 20 Kasım 1942’de Scranton, Pensilvanya’da İrlanda kökenli Katolik bir ailede dünyaya geldi. Babası bay Joseph Robinette Biden Sr., annesi ise bayan Catherine Eugenia Finnegan’dı. Valerie, James Brian, ve Francis W. isimlerinde üç kardeşi vardır. 1953’te ailesiyle beraber Claymont, Delaware’ye taşındı. İlk, orta, ve lise eğitimini Claymont’da alarak 1961’de mezun oldu. 1965’te Delware Ünivesitesi’nden politika bilimi üzerine eğitim alarak mezun oldu. Ardından Syracuse Üniversitesi Hukuk fakültesinden, avukat olarak 1969’da mezun oldu. Wilmington Hukuk firmasında çalışmaya başladı.

1972’DE SENATÖR SEÇİLDİ

1970 yılında New Castle County Meclisine seçildi, 1972 yılında da Senato’ya seçildi ve ABD tarihinin altıncı en genç senatörü oldu. 3 Ocak 1973 tarihinde 31 yaşında iken Amerika Birleşik Devletleri Delaware eyaletinin senatörü olarak göreve başladı. Bu görevde 20 Ocak 2009 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin devlet başkan yardımcısı olana kadar kalmıştır. Joe Biden, Senatörlük yaptığı dönemin önemli bir bölümünde, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır.

2008 BAŞKANLIK SEÇİMLERİNDE ÖN SEÇİMLERİ GEÇEMEDİ

2008 ABD başkanlık seçimlerinde Demokratik Partiden başkanlığa adaylığını koyduysa da 3 Ocak 2008 tarihinde yapılan Iowa ön seçimlerinde başarısızlığa uğraması nedeniyle adaylıktan çekildi. Joe Biden, 27 Ağustos 1966 tarihinde Neilla Hunter ile evlendi, 1972 yılında eşi vefat etmiştir. Beau, Hunter, Naomi adlarında 3 çocukları oldu. 1977 yılında Jill Jacobs ile evlenmiştir. Ashley B. (d. 1981) bir çocuğu olmuştur. Oğlu Beau Biden beyin kanserinden dolayı 2015 yılında vefat etmiştir.

Ali Babacan’dan Merkez Bankası başkanı açıklaması: Erdoğan sorumluluktan kaçamaz

medyabold
Devamını Oku »

Turkey’s Erdogan ousts central bank governor after steep lira slide

Turkish President Tayyip Erdogan fired central bank governor Murat Uysal on Saturday and replaced him with ex-finance minister Naci Agbal, acting after a 30% plunge in the lira currency’s value to record lows this year.

The decision to replace Murat Uysal gives Turkey its fourth central bank governor in five years and could stoke longstanding criticism about political interference in monetary policy.

The presidential decree was announced in the early hours Saturday in Turkey’s Official Gazette and gave no reason for the surprise move. But several officials close to the matter said Uysal was held responsible for the nosedive of the lira, the worst performer in emerging markets this year.

“The rise in the exchange rate really exceeded expectations very rapidly. Some steps were expected to have an impact, but that didn’t happen,” one senior official said.

Analysts said that while Agbal is a close Erdogan ally, he is seen as a capable manager who could take a more orthodox approach to policy. That could ease concerns that have driven Turks to snap up hard currencies at record levels.

“Uysal’s leadership had been utterly disastrous. Agbal cannot be worse, surely. He had a reputation as a decent technocrat,” Timothy Ash at BlueBay Asset Management said on Twitter. “Agbal is actually qualified for the job.”

The lira has continued to slide on concerns over the central bank’s depleted FX reserves, negative real rates, monetary independence, and the risk of Western sanctions over Turkish foreign and defense policies.

Analysts also fear U.S.-Turkish relations may come under more strain if Democrat Joe Biden defeats President Donald Trump in last Tuesday’s closely fought election, where the vote count has not been completed but is tilting Biden’s way.

Turkey, a G20 country and the largest economy in the Middle East, roared back from a recession last year on the back of surging domestic lending and state support for the lira – until it was hit hard by the COVID-19 pandemic.

Erdogan had appointed then-deputy governor Uysal to head the central bank in July 2019 after sacking predecessor Murat Cetinkaya, saying the bank had not cut interest rates to boost the economy.

‘TYING’ THE BANK’S HANDS

Erik Meyersson, a senior economist at Handelsbank, said that while Uysal had taken the blame for Turkey’s economic woes, it was Erdogan who was “tying” the bank’s hands, adding that the post of central bank governor was “mere puppetry”.

Erdogan, a self-described enemy of high-interest rates, has repeatedly called for lower borrowing costs.

Last weekend, he said Turkey was fighting an economic war against those squeezing it in “the devil’s triangle of interest and exchange rates and inflation”.

The lira closed at 8.5445 against the dollar on Friday after touching a record low of 8.58, despite dollar weakness amid the uncertainty of the U.S. election outcome.

Agbal had been the finance minister from 2015 until 2018, when he was appointed to head the directorate of presidential strategy and budget.

An official from Erdogan’s AK Party said Agbal faced a “difficult test” at his new post but that he was a “strong name” who could help alleviate some of the pressure on the lira.

“We will see a stronger central bank governor,” the official said, adding Agbal “will act smart”.

He is not seen as someone who would accept political direction, the person added. “It is a difficult post, but steps to stop the rapid rise in the exchange rate must be taken.”

The lira’s slide, coupled with inflation stuck near 12%, well above the bank’s target of around 5%, has ramped up pressure for tighter policy. Last month the central bank bucked expectations for a big rate hike and held policy steady at 10.25%, triggering sharp losses in the lira.

The bank, which also surprised markets a month earlier when it hiked rates, said it would stick with liquidity measures to tighten the money supply. It raised the uppermost rate in its corridor, the late liquidity window, to 14.75% from 13.25%.

Opposition parties slammed Agbal’s appointment, saying it strengthened Erdogan’s influence and politicized the bank.

Deva Party Chairman Ali Babacan, an ex-minister under Erdogan who later founded a rival party, said Erdogan’s executive presidency was responsible for Turkey’s economies woes, not the central bank.

“Suddenly removing the central bank governor with a midnight operation and appointing someone else is nothing more than the reflection of poor management,” Babacan said. “You cannot run from your responsibilities by replacing a bureaucrat who did nothing except what you said, by putting the blame on him.”

Reuters

The post Turkey’s Erdogan ousts central bank governor after steep lira slide appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/11/07/turkeys-erdogan-ousts-central-bank-governor-after-steep-lira-slide/
Devamını Oku »

Biden wins presidential race in deeply divided United States

Democrat Joe Biden captured the U.S. presidency on Saturday as voters narrowly rebuffed Republican incumbent Donald Trump’s tumultuous leadership and embraced Biden’s promise to fight the coronavirus pandemic and fix the economy in a divided nation.

Winning the battleground state of Pennsylvania’s 20 Electoral College votes gave the former vice president more than the 270 he needed to triumph, prompting all major TV networks to declare him victor came after four days of nail-biting suspense following Tuesday’s election.

“I am honored and humbled by the trust the American people have placed in me and in Vice President-elect (Kamala) Harris. In the face of unprecedented obstacles, a record number of Americans voted,” Biden said on Twitter.

“With the campaign over, it’s time to put the anger and the harsh rhetoric behind us and come together as a nation. It’s time for America to unite. And to heal.”

Trump, who has made repeated claims of electoral fraud without providing evidence, immediately accused Biden of “rushing to falsely pose as the winner.”

“This election is far from over,” he said in a statement.

State elections officials across the country say there has been no evidence of significant fraud.

As the news broke, loud cheers erupted in the halls of the hotel where Biden aides were staying and around the country.

“Worth every minute,” of the wait, a Biden aide said, as campaign staff exchanged elbow bumps and air hugs in the lobby.

Harris tweeted a video of her congratulating Biden: “We did it Joe!” Harris will be the first woman, the first Black American, and the first American of Asian descent to serve as vice president, the country’s No. 2 office.

Cheers and applause were heard in neighborhoods in Washington, D.C. In one community, people emerged onto balconies, yelling, waving, and banging pots. The wave of noise built as more people learned of the news. Some were in tears. Music began to play, “We are the Champions” blared.

In the Brooklyn neighborhood of Bedford-Stuyvesant, people clapped, honked car horns, and erupted in screams of joy as the news spread of Biden’s victory. Some residents danced on a building’s fire escape, cheering while others screamed “yes!” as they passed by.

Several world leaders, including conservative British Prime Minister Boris Johnson, Canadian Prime Minister Justin Trudeau, and German Chancellor Angela Merkel, moved quickly to congratulate Biden, making it even harder for Trump to push his claim that the election was rigged against him.

In a reminder of the divided state of the country, however, about 200 Trump supporters gathered near the state capitol buildings in Lansing, Michigan, to demand a recount.

The networks’ declaration that Biden had won came amid internal concerns within Trump’s team about the strategy going forward and pressure on him to pick a more professional legal team to outline where they believe voter fraud took place and show evidence pointing toward it.

One Trump loyalist said Trump simply was not ready to admit defeat even though there would not be enough ballots thrown out in a recount to change the outcome. “There’s a mathematical certainty that he’s going to lose,” the loyalist said.

Biden was expected to address the nation after 8 p.m. on Saturday (1 a.m. Sunday GMT) from his hometown of Wilmington, Delaware, according to a campaign aide.

DIFFICULT TASK AHEAD

When Biden enters the White House on Jan. 20, the oldest person to assume the office at age 78, he likely will face a difficult task governing in a deeply polarized Washington, underscored by a record nationwide voter turnout in a fight to the finish.

The former vice president had a 273 to 214 lead in the state-by-state Electoral College vote that determines the winner, having won Pennsylvania’s 20 electoral votes to put him over the 270 he needed to secure the presidency, according to Edison Research.

To secure the win, Biden faced unprecedented challenges. These included Republican-led efforts to limit mail-in voting at a time when a record number of people were due to vote by mail because of the pandemic, which has killed more than 235,000 people in the United States.

Both sides characterized the 2020 election as one of the most crucial in U.S. history, as important as votes during the 1860s Civil War and the 1930s Great Depression.

For months, officials on both sides raised the specter of the United States not being able to pull off a fair vote. In the end, however, voting at the polls proceeded with limited disruption. Thousands of election monitors from both parties worked for four days to ensure the votes were being counted.

Biden’s victory was driven by strong support from groups including women, African Americans, white voters with college degrees, and city-dwellers. He was more than four million votes ahead of Trump in the nationwide popular vote count.

Biden, who has spent half a century in public life as a U.S. senator and then vice president under Trump’s predecessor Barack Obama, will inherit a nation in turmoil over the coronavirus pandemic and the related economic slowdown as well as disruptive protests against racism and police brutality.

Biden has said his first priority will be developing a plan to contain and recover from the pandemic, promising to improve access to testing and, unlike Trump, to heed the advice of leading public health officials and scientists.

He also has pledged to restore a sense of normalcy to the White House after a presidency in which Trump praised authoritarian foreign leaders, disdained longstanding global alliances, refused to disavow white supremacists, and cast doubt on the legitimacy of the U.S. election system.

Despite his victory, Biden will have failed to deliver the sweeping repudiation to Trump that Democrats had hoped for, reflecting the deep support the president enjoys despite his tumultuous four years in office.

This could complicate Biden’s campaign promises to reverse key parts of Trump’s legacy. These include deep Trump tax cuts that especially benefited corporations and the wealthy, hardline immigration policies, efforts to dismantle the 2010 Obamacare healthcare law and Trump’s abandonment of such international agreements as the Paris climate accord and Iran nuclear deal.

Should Republicans keep control of the U.S. Senate, they would likely block large parts of his legislative agenda, including expanding healthcare and fighting climate change. That prospect could depend on the outcome of four undecided Senate races, including two in Georgia.

‘TRYING TO STEAL AN ELECTION’

For Trump, 74, it was an unsettling end after an astonishing political rise. The real estate developer who established a nationwide brand as a reality TV personality upset Democrat Hillary Clinton to win the presidency in 2016 in his first run for elected office. Four years later, he becomes the first U.S. president to lose a re-election bid since Republican George H.W. Bush in 1992.

Despite his draconian immigration curbs, Trump made surprising inroads with Latino voters. He also won battleground states such as Florida, where his pledge to prioritize the economy even if it increased the threat of the coronavirus appeared to have resonated.

In the end, though, Trump failed to significantly widen his appeal beyond a committed core of rural and working-class white voters who embraced his right-wing populism and “America First” nationalism.

Prior to the election, Trump had refused to commit to a peaceful transfer of power if he lost to Biden – and he stuck to that approach. He falsely declared victory long before counting was complete.

Before Biden’s victory projection and with Trump’s re-election chances fading as more votes were counted, the president launched an extraordinary assault on the country’s democratic process from the White House on Thursday, falsely claiming the election was being stolen from him.

Offering no evidence, Trump assailed election workers and alleged fraud in the states where results from a dwindling set of uncounted votes pushed Biden nearer to victory.

“This is a case where they’re trying to steal an election,” Trump said on Thursday.

Urging patience as votes were counted, Biden responded on Twitter: “No one is going to take our democracy away from us. Not now, not ever.”

Reuters

With votes still to be counted, Trump falsely claims victory; rival Biden confident

The post Biden wins presidential race in deeply divided United States appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/11/07/biden-wins-presidential-race-in-deeply-divided-united-states/
Devamını Oku »

Amerikan medyası: Seçimi Joe Biden kazandı

Amerikan medyası Demokratların adayı Joe Biden’ın Pennsylvania’da elde ettiği galibiyetle ABD başkanlık yarışını kazandığını duyurdu. Biden, Pennsylvania’da 20 delege kazanarak, delege sayısını 273’e yükseltti.

BOLD – Amerikan medyası Demokratların adayı Joe Biden’ın başkanlık seçimini kazandığını duyurdu. Joe Biden Amerika Birleşik Devletleri’nin 46. Başkanı oldu.

270 DELEGE SAYISINI GEÇTİ

ABD’de 59. başkanlık seçimlerini Demokrat aday Joe Biden’ın kazandığı bildirildi. AP haber ajansı ile CNN ve NBC televizyon kanalları Joe Biden’ın Pennsylvania’da elde ettiği galibiyetle ABD’nin 46. başkanı olduğunu ilan etti. AP Biden’ın Pennsylvania’da 20 delege kazanarak, delege sayısını 273’e yükselttiğini belirtti.

 

Ali Babacan’dan Merkez Bankası başkanı açıklaması: Erdoğan sorumluluktan kaçamaz

medyabold
Devamını Oku »

ABD seçimlerini Joe Biden kazandı

Demokrat aday Joe Biden’in ABD seçimlerini kazandığı belirtildi. CNN, ABD’nin 46. başkanının Joe Biden olacağını duyurdu.

BOLD – Cumhuriyetçi aday Donald Trump ile Demokrat rakibi Joe Biden’ın yarıştığı ABD Başkanlık Seçimi’nde kritik eyaletlerde oy sayımı devam ediyordu.

CNN, son dakika gelişmesi olarak Joe Biden’in seçimi kazandığını duyurdu.

Ayrıntılar gelecek…

 

medyabold
Devamını Oku »

81 kişi daha koronavirüsten öldü

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı güncel koronavirüs tablosuna göre bugün 81 kişi koronavirüsten dolayı yaşamını yitirdi. 2 bin 483 kişi koronavirüse yakalanırken, ağır hasta sayısı da 2 bin 730’a çıktı.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca güncel koronavirüs verilerini açıkladı. Verilerde yükseliş devam ederken Bakan Koca kalabalık yerlerden uzak durulması çağrısı yaptı.

KORONAVİRÜS TABLOSU AĞIRLAŞIYOR

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı 7 Kasım 2020 tarihli koronavirüs tablosuna göre son 24 saatte Türkiye’de 2 bin 483 yeni koronavirüs vakası tespit edildi. 81 vatandaş daha salgın nedeniyle yaşamını yitirirken, bin 928 kişi de hastalığı atlattı. Koca’nın açıkladığı tabloda ağır hasta sayısı da 2 bin 730 olarak ifade edildi.

“KALABALIK ORTAMLARDAN UZAK DURUN”

Sağlık Bakanı Koca, “Bugün tespit edilen 2.483 yeni hastamız var. Hasta sayımız da ağır hasta sayımız da artıyor. Güvenli aşı uygulamasına kadar hep birlikte tedbirlere uymak zorundayız. Zorunlu olmadıkça kalabalık ortamlardan uzak durun. Maske takın. Virüs yükünü azaltın” dedi.

Ali Babacan’dan Merkez Bankası başkanı açıklaması: Erdoğan sorumluluktan kaçamaz

medyabold
Devamını Oku »

Bank Asya kurucusuna ‘ters kelepçeli’ gözaltı

El konulan ve kapatılan Bank Asya’nın kurucu ortaklarından Kamil Yavuz M. Ankara’da gözaltına alındı. Polisin, Kamil Yavuz M.’ye ters kelepçe takarak güç kullanması tepki çekti.

BOLD – Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Çankaya ilçesi Çukurambar semtinde düzenlenen operasyonda Kamil Yavuz M.’ gözaltına alındı.

Kamil Yavuz M.’ninnin, Bank Asya’nın kurucu ortaklarından olduğu, hakkında bir itirafçının ifadesinin bulunduğu ve ByLock kullanıcısı olduğu öne sürüldü.

İzmir’de bir ‘itirafçı’nın ifadesinde, Kamil Yavuz M. hakkında “himmet paraları” topladığı iddiasında bulunduğu öğrenildi.

Polisin Kamil Yavuz M.’yi yere yatırılarak ters kelepçelediği görüldü. Ankara’daki işlemlerinin ardından Kamil Yavuz M., hakkında soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul’a gönderilmek üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü birimlerine teslim edil. Polis, bu sırada da zanlıyı ellerini arkadan kelepçeledi ve güç kullanarak araca götürdü.

“İnsanlıktan, adaletten, kısacası bu dünyadan bir umudumuz kalmadı”

medyabold
Devamını Oku »

Anketlerin ortalaması: AKP yüzde 4 oy kaybetti

AKP’ye yakın şirketlerin de bulunduğu 7 anket firmasının araştırmasında AKP’nin 4 puan oy kaybettiği, MHP’nin baraj altında kaldığı belirtildi. Anketlere göre AKP ve MHP’nin kurduğu Cumhur İttifakı yüzde 47,5, HDP’nin de yer aldığı muhalefetin toplamı yüzde 52,5 oya ulaştı.

BOLD – Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz, Youtube yayınında anketlerin ortalamasını değerlendirdi.

Anketlerde kararsızlar dağıtılınca AKP 4 puan kaybederken, MHP baraj altında kalıyor. Millet İttifakı’nda yer alan partilerin oy oranlarının ise yükseldiği görülürken, 9 anketin ortalamasında kararsızlar dağıtılınca partilerin oy oranları şöyle: AKP yüzde 38,18, CHP 24,58, İyi Parti 12,02, HDP 10,83, MHP 9,31, DEVA 2, Gelecek 1,42, Saadet 0,79,  Diğer 0,87.

MUHALEFET YÜZDE 52.5, İKTİDAR YÜZDE 57.5

9 anketin ortalamasının kararsızlar dağıtıldığında ittifaklara olan yansıması ise Cumhur İttifakı 47,5 oy, Millet İttifakı 37,4 oy olarak hesaplandı. İttifaklarda yer almayan HDP’nin oyu 10,83 iken diğer partilerin oy oranı ise 4,27 olarak ölçüldü. 9 anketin ortalamasının kararsızlar dağıtıldığında toplamda 52,5 oy alan Muhalefet blokunun oyu, yüzde 47,5 alan iktidar blokunu geçtiği görüldü.

Ali Babacan’dan Merkez Bankası başkanı açıklaması: Erdoğan sorumluluktan kaçamaz

medyabold
Devamını Oku »

Ali Babacan’dan Merkez Bankası başkanı açıklaması: Erdoğan sorumluluktan kaçamaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın görevden alınmasıyla ilgili konuştu. Babacan, “Ne Cumhurbaşkanı ne de ekonomi yönetimi talimatını harfiyen uygulayan kişileri değiştirerek ekonomide yaşanan çöküşün sorumluluğundan kurtulamaz” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin olağan Mardin İl Kongresinde Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın görevden alınmasıyla ilgili açıklama yaptı.

Ekonomide yaşanan çöküşten Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın sorumluluğu bulunduğunu belirten Babacan, “Bütün bu problemi tek bir bürokrata yıkmak istiyorlar. Bu sorumluluktan kaçamazsınız, o kadar kolay değil” dedi.

Babacan, şunları söyledi: “Merkez Bankası Başkanı’nın da böyle bir gece ansızın yapılan operasyonla görevden alınıp bir başka başkanın getirilmesi de bütün bu kötü yönetimin yansımasından başka bir şey değildir. Bu sistem, yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi değişmedikçe, bizi yöneten bu zihniyet değişmedikçe bu ülkenin sorunlarını çözmek de mümkün değildir

GECE YARISI TEK İMZALI BİR OPERASYON

Dün gece yarısı bir operasyonla, tek imzalı bir operasyonla Merkez Bankası Başkanı, daha göreve geleli neredeyse bir yıl oldu olmadı, görevden alındı ve yeni bir Merkez Bankası Başkanı atandı. Ekonomide yaşananların esas sebebini kurumsal aklı ve ortak aklı dışlayan, liyakati ortadan kaldırıp kurumlarımızı çökerten partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve yönetim olduğunu asla unutmayalım. Şu andaki yönetim sistemi, bizi yöneten bu zihniyet değişmedikçe bu ülkenin sorunlarını çözmek de mümkün değildir.

SORUMLULUKTAN KAÇAMAZSINIZ

Ben ayrıldığımda 53 milyar olan faiz ödemesi gelecek 179 milyara çıkıyor. 24 milyardı bütçe açığı şimdi 239 milyar. Bütün bu problemi tek bir bürokrata yıkmak istiyorlar. Ne Cumhurbaşkanı ne de ekonomi yönetimi talimatını harfiyen uygulayan kişileri değiştirerek ekonomide yaşanan çöküşün sorumluluğundan kurtulamaz. Bu hükümet bu ülkeyi bu hale düşürdü. Bu sorumluluktan kaçamazsınız, o kadar kolay değil. Bu millet o kadar saf değil. Biz hepsini biliyoruz. Şu anda maalesef şeffaf olmayan bir şekilde ülke yönetiliyor. Şu anda ülkenin dört bir yanında vatandaş yoksullaşıyor.”

Merkez Bankası’nın başına Saray’dan atama

medyabold
Devamını Oku »

“İnsanlıktan, adaletten, kısacası bu dünyadan bir umudumuz kalmadı”

Silopi’de zırhlı aracın çarptığı evde iki çocuğunu kaybeden baba Mesut Yıldırım, İstinafın zırhlı aracı kullanan polise verilen 19 bin TL para cezasını hukuka uygun bulmasına tepki gösterdi. Yıldırım, ”Bu kararla mahkemelerin de güçlülerin yanında olduğunu gördük. İnsanlıktan, adaletten, kısacası bu dünyadan bir umudumuz kalmadı” dedi.

BOLD – Şırnak’ın Silopi ilçesinde, 4 Ekim 2017’de zırhlı bir polis aracının çarptığı evde yıkılan kolonlardan birinin altında kalan Muhammed(7) ve Furkan(6) Yıldırım kardeşlerin hayatını kaybetmesiyle ilgili davada polis memuruna verilen para cezası Gaziantep Bölge Adliyesi 16’ncı Ceza Dairesi tarafından hukuka uygun bulundu.

BBC Türkçe’nin haberine göre iki yıl süren davada İstanbul Teknik Üniversitesi’nden talep edilen bilirkişi raporunda, sanık polislere en alt dereceden kusur bulunarak, asli kusurun 23 yıllık panzerde olduğu belirtilmişti. Cizre İkinci Ağır Ceza Mahkemesinde, 19 Haziran 2019’da görülen karar duruşmasında tutuksuz yargılanan zırhlı aracın sürücüsü Ömer Yeğit’e verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası, indirim yapılarak 2 yıl 1 aya düşürüldü. Mahkeme, hapis cezasını, 19 bin Türk Lirasına çevirdi. Yargılanan diğer polis memuru Murat Maden için beraat kararı verildi. Bu karar, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından geçtiğimiz günlerde onandı. Ailenin avukatları, davayı Yargıtay’a götürmeye hazırlanıyor. Yıldırım ailesinin avukatları, sanıkların ”olası kastla öldürme” suçundan yargılanmasını talep ediyor.

Furkan ve Muhammed’in babası Mesut Yıldırım, İstinaf Mahkemesinin yerel mahkeme kararını hukuka uygun bulmasına çok üzüldüklerini belirtti. Mesut Yıldırım, ”İnsanlıktan, adaletten, kısacası bu dünyadan bir umudumuz kalmadı. Baştan beri adil bir kararın çıkmayacağını biliyorduk ama mücadele etmekten vazgeçmedik” dedi.

çocuklar

SABAH ÖPERİM DEDİM NASİP OLMADI

Zırhlı aracın evlerine çarpması sonucu iki çocuğunu kaybettiğini anlatan Baba Yıldırım, kaza gecesiyle ilgili şunları söyledi: ”Dört çocuğum vardı, iki oğluma son bir kere sarılabilme hakkım elimden alındı. O gece işten eve geç gelmiştim, geldiğimde çocuklar odada uyuyorlardı. Öpüp koklamak istedim ama uyandırmaya kıyamadım, sabah öperim dedim ama ne yazık ki nasip olmadı. Ne çocuklarım uyanabildi ne biz onlara sarılıp koklayabildik.”

ADALETE OLAN İNANCIMIZI BİTİRDİ

Yerel mahkemenin iki çocuğunun hayatına karşılık 19 bin lira ceza vermiş olmasını adaletsizlik olduğunu ifade eden Yıldırım, ”Tüm mahkeme sürecinde kararlar sanki bir yerden veriliyor gibi hissediyorduk ama bu kararla mahkemelerin de güçlülerin yanında olduğunu gördük. Biz elimizden geleni yaptık, adaletin sağlanması için mücadele ettik ama bu kararlar bizim dünyadaki adalete olan inancımızı bitirdi, davamızı Allah’a havale ediyorum” dedi.

AİHM’E GÖTÜRECEĞİZ

Yıldırım ailesinin avukatı Rojhat Dilsiz, İstinaf Mahkemesi kararını Yargıtay’a taşıyacaklarını, adil bir karar çıkmaması durumunda dosyayı Anayasa Mahkemesi ve AİHM’e götüreceklerini kaydetti. Davada sadece sanık polislerin değil, panzeri kullanma ehliyeti olmayan memurları görevlendiren üst derecedeki amirlerin de yargılanmasını talep ettiklerini belirten Dilsiz, “Biz illa ki kasıt var demiyoruz ama sonuçta duvara çarpmış ve duvarın altında kalan iki çocuk hayatını kaybetmiş. Olası kasıt denen bir durum var, siz Silopi’nin dar sokaklarında tonlarca ağırlıktaki aracı ehil olmayan bir polisin eline verirseniz, böyle kazaların olabileceğini de öngörmeniz lazım” dedi.

En çok faiz indiren Merkez Bankası başkanıydı: Erdoğan 16 ayda görevden aldı

medyabold
Devamını Oku »

Zorlu PSM online etkinlik platformu kurdu

İstanbul’un en bilinen etkinlik mekânlarından Zorlu PSM, pandemi döneminde de sanatseverleri ağırlayabilmek için yepyeni bir dijital platformu hayata geçirdi.

BOLD– Ekim 2020 itibariyle sekizinci sezona başlayan mekan, “Zorlu PSM Online” adıyla, online.zorlupsm.com adresinden yeni hizmetini sunmaya başladı. 6 Kasım Cuma günü yapılan konserlerde Sertab Erener ve Kerem Görsev müzikseverlerle buluştu.

ONLINE SANAT VE HİBRİT ETKİNLİKLER

Sertab Erener ve Kerem Görsev ile başlayan etkinlikler Ferit Odman, Dilek Türkan ve Bedük konserleriyle devam edecek. Bu konserlerin seyirciden alacağı reaksiyona göre Zorlu PSM birçok farklı etkinliği aynı yolla sunmayı planlıyor. Zorlu PSM, “hibrit etkinlik” adını verdiği sistemde “sanatçıyla tanışma, imzalı ürün sahibi olma, yayınlanan etkinliği banttan izleme” gibi imkanları da paket halinde sunmaya hazırlanıyor.

online.zorlupsm.com platformu üzerinden seyirci ile buluşmaya hazırlanan ve biletleri passo.com.tr adresi üzerinden satışa sunulacak olan diğer konserler şöyle:

14 Kasım 2020 – 21:30 – Ferit Odman Quintet – %100 Studio

4 Aralık 2020 – 21:00 – Vestel Gururla Yerli Konserleri: Dilek Türkan “Kadın Eli Değmiş Şarkılar” – Turkcell Sahnesi

5 Aralık 2020 – 21:00 – BEDÜK – Turkcell Sahnesi

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li Mehmet Metiner koronavirüse yakalandı

AKP’li eski milletvekili Mehmet Metiner, koronavirüse yakalandı. Kovid-19 testinin 27 Ekim’de pozitif çıktığını belirten Mehmet Metiner, tedavisinin son evresinde olduğunu belirtti.

BOLD –  Sosyal medya hesabından açıklama yapan Metiner, 27 Ekim’de koronavirüs testinin pozitif çıktığını söyledi.

Metiner, “27 Ekim’de korona testim pozitif çıktı. 6 Kasım’da yapılan testim ise negatif çıktı. Hafif semptomlarla evimde doktor kontrolünde geçirdiğim tedavinin son evresindeyim” ifadelerini kullandı.

Metiner, tedavi gördüğü Özel Medicana Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. M. Hakan Terekeci’ye teşekkür etti.

Bülent Arınç’tan kriz itirafı: Berat Albayrak “ekonomide sıkıntı yok” dediğinde itiraz ettim

medyabold
Devamını Oku »

Bülent Arınç’tan kriz itirafı: Berat Albayrak “ekonomide sıkıntı yok” dediğinde itiraz ettim

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, “Ekonomide sıkıntı yok, bu psikolojik” diyen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a “Ekonomide sıkıntılar mutlaka var. Hepimiz maddi olarak görüyoruz” diyerek itiraz ettiğini söyledi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, katıldığı bir televizyon programında ekonomide yaşanan krizle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

MADDİ OLARAK SIKINTILARI GÖRÜYORUZ

Kanal 42’ye konuşan Bülent Arınç, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın “Ekonomide sıkıntı yok, bu psikolojik” sözlerine itiraz ettiğini belirtti. Arınç, şunları söyledi: “Ekonomide sıkıntılar mutlaka var. Hatta bakanımız ekonomide sıkıntı yok, bu psikolojik dediği zaman hem kendisine itiraz ettim hem de kamuoyuna, ne psikolojik yani… Hepimiz elimizde tuttuğumuz gibi adeta maddi olarak sıkıntıları görüyoruz.

Önemli olan sıkıntının varlığını inkar etmek değil kabul ederek bunu gidermek için yapılacak çalışmalardır. Cumhurbaşkanımızın çaba içinde olduğunu görüyorum. Sıkıntı küçük müdür, büyük müdür derseniz elbette büyüktür ama krize dönüşmemiştir. Bunlar anlatılabilir, atlatılabilir. Eskiden de krizleri gördük biz. Türkiye daha fazla etkileniyor..”

Berat Albayrak’tan şaşırtan açıklama: Dolarla uğraşmıyoruz, istesek düşürürüz

medyabold
Devamını Oku »

Netflix, normal TV kanalı gibi yayın yapacak bir mod deniyor

Netflix, kataloğundaki seçilmiş bazı içerikleri bir TV kanalında olduğu gibi yayın akışı şeklinde seyircilere sunacağı “Direct” kanalının deneme yayınını başlattı.

BOLD– Netflix’te ne izleyeceğine karar veremeyenler için çözüm olabilecek “Direct” alışılmış bir televizyon kanalı gibi işleyecek. Netflix tarafından seçilen, farklı türlerden dizi, film ve programlar yayın akışı içinde peş peşe ekrana gelecek. Direct şimdilik sadece Fransa’da yayın yapıyor.

NETFLIX DİRECT FRANSA’DA

Direct’in test yayını için 9 milyondan fazla abone bulunan Fransa’yı seçmiş olmasının sebebi ise bu ülkede hâlâ yaygın şekilde geleneksel televizyon kültürünün devam ediyor olması. Direct’in hem izleyecek bir şey kalmadığını düşünenlere hem de platformda yeni olanlara rehber olması planlanıyor. Bu yöntemle az bilinen yapımların da öne çıkması sağlanmış olacak.

5 Kasım’da sınırlı sayıda kullanıcıyla test yayınlarına başlayan Direct’in Fransa’da geniş bir izleyici kitlesi bulması bekleniyor.

medyabold
Devamını Oku »

CHP’li Yüksel Taşkın: Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtikten sonra 150 milyar dolar fakirleştik

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Taşkın, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçtikten sonra 150 milyar dolar fakirleştiğini söyledi. “Fedakarlık yapmayan, har vurup harman savuran ve kaynakları kendi yakın zümresine aktaran bir iktidar söz konusu. Bugün iktidar, etrafındaki otoriter bloku besleyemez hale geldi” dedi.

BOLD – CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın, AKP hükumeti döneminde yoksulların sayısının arttığını, Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemiyle 150 milyar dolar fakirleştiğini söyledi

Evrensel gazetesinden Serpil İlgün’e röportaj veren Taşkın, pandemi sürecinde halka yapılmayan desteklere dikkat çekti. Taşkın, “Fedakarlık yapmayan, har vurup harman savuran ve kaynakları kendi yakın zümresine aktaran bir iktidar söz konusu. Yoksullara da şu söyleniyor; “Erdoğan senin dini inancından, kültüründen geliyor!” Yani kültür mevzuu üzerinden bunu sürdürdüler. Biz bunu kültür alanından çıkarmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

KAYNAKLAR KÜÇÜK BİR AZINLIĞA AKTARILIYOR

Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtikten sonra 150 milyar dolar fakirleştiğini belirten Taşkın, “. Bakın bu ülke Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtikten sonra 150 milyar dolar fakirleşti. 18 yıldır yoksulların sayısı artıyor, bütün bu kaynaklar çok küçük bir azınlığa aktarılıyor. O kadar irrasyonel bir şey var ki… Aslında otoriter rejimlerin çöküş sebeplerinden bir tanesi de etraflarındaki otoriter bloku besleyemez hale gelmeleri. O bloku tutmalarının nedeni kaynak dağıtabilmektir. Bugün bu iktidar bunu da yapamaz haldedir” dedi.

AKP YENİ BÜROKRATİK OLİGARŞİ KURDU

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonominin düzelmesi için ‘sabır ve metanet’ telkinini halkı oyalamak olduğunu kaydeden Taşkın, şunları söyledi: “Türkiye düşürüldüğü 4. ligden kurtulmak istiyorsa en başta bu iktidardan kurtulmak zorunda. 18 yıldır “kurtuluş savaşı” veren, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçince bütün sorunlarımızın çözüleceğini iddia eden, eskide kalan bütün sorunları vesayet sistemine bağlayan bu yapı, kendisi yeni bir bürokratik oligarşi kurdu bir kere. Bütün bunların hepsinin çözümü bu iktidardan kurtularak demokrasi ile refah arasında yeni bir bağ kurmaktır diye düşünüyorum.

MERKEZ BANKASI 66 MİLYAR LİRA PARA BASTI

(Pandemi yardımları) Bu kapsamda bugüne kadar, yani 7 aylık bir sürede 39 milyar TL ayrıldı. Bu bizim üstümüzdeki ligde olan ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük, örneğin Almanya’nın harcadığı 750 milyar avro. Bu paranın 8 milyarı hariç, gerisi İşsizlik Fonu’ndan geldi. Bu fonda emekçilerin alın teri var. Kaldı ki yine İşsizlik Fonu’ndan 2018’den bu yana 40 milyar TL işverenlere aktarıldı, istihdam yaratılması için. Peki, iki yılda istihdam arttı mı, azaldı mı? Her yıl birer milyon olmak üzere çok ciddi bir şekilde azalmış durumda. Dolayısıyla devletin cebinden pandemi mağdurları için çıkan 8 milyar. Merkez Bankası bu süreçte 66 milyar para bastı, yine bu zorlu süreçte 500 milyar üzerinde vergi toplandı, vergiyi veren biziz, kaynak aktarılmayan yine bizleriz.”

Berat Albayrak’tan şaşırtan açıklama: Dolarla uğraşmıyoruz, istesek düşürürüz

medyabold
Devamını Oku »

En çok faiz indiren Merkez Bankası başkanıydı: Erdoğan 16 ayda görevden aldı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı kararnamesiyle Merkez Bankası Başkanlığı’ndan aldığı Murat Uysal, faiz indirim kararlarına rağmen Erdoğan’a yaranamadı. Uysal, 2019’da göreve başladığında 5,72 seviyesinde olan dolar kuru, rekor seviyede artarak dün 8,51’e yükseldi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazetede yayınlanan kararname ile Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alındı ve yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal atandı.

16 ay görevde kalan Murat Uysal, başkanlığı döneminde Erdoğan’ın sık sık gündeme getirdiği faiz indirimini gerçekleştirdi. Uysal, göreve başlar başlamaz 25 Temmuz 2019’da ilk defa toplanan Para Politikası Kurulu (PPK) beklentileri aşarak 425 baz puanlık faiz indirimine gitti ve politika faizini 19.75’e çekti.

1 ay sonraki toplantıda 325 baz puanlık bir faiz indirim kararı daha geldi. Ekim toplantısında Kurul indirime devam ederek 250 baz puanla politika faizini yüzde 14’e çekti. Ardından aralık ayında 200 baz puanlık faiz indirimi daha geldi.

EN ÇOK FAİZ İNDİREN BAŞKAN OLDU

Uysal, göreve başladıktan sonra yapılan 1200 baz puanlık (12 tam puan) indirim kararlarıyla 2019 yılının dünyada en çok faiz indiren Merkez Bankası Başkanı oldu. İndirim serisi 2020 yılında devam etti. PPK politika faizini ocakta yüzde 12’den 11.25’e, şubatta ise 11.25’ten 10.75’e çekti. Mart ve nisan aylarında ise 100’er baz puanlık iki indirim daha yapıldı.

Mayıs ayında koronavirüsün neden olduğu belirsizlik nedeniyle indirimlerin son bulması beklenirken PPK 50 baz puanlık indirimle politika faizini yüzde 8.25’e düşürdü. Böylece 2020’nin ilk 5 ayında politika faizi 375 baz puan daha düşürüldü.

Açılan cari açık ve yükselen enflasyon sebebiyle TCMB bu kez beklentileri aşan bir şekilde Eylül ayında politika faizi 2 tam puan artırıldı ve %10.25’e çekildi.

DOLAR YÜKSELDİ

Ekim ayında ise değer kaybeden kur ve yükselen enflasyona beklentilerine cevaben faiz artışının devamı gelmedi. 22 Ekim PPK toplantısının ardından kurda çok hızlı bir yükseliş yaşandı ve Dolar/ TL 7,78’den 8,56’ya yükselerek rekor kırdı. Uysal göreve başladıktan sonra Dolar/TL kuru 7 Temmuz 2019’da 5.72 seviyesindeyken 7 Kasım 2020 itibariyle Dolar/TL kuru 8.51 seviyesine yükseldi.

ENFLASYON VERİLERİ

Murat Uysal’ın göreve başladığı 2019 Temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 16.65 seviyesinde bulunurken baz etkisiyle birlikte enflasyonda ekim ayına kadar bir düşüş yaşandı. 2019’un Ekim ayında yüzde 8.55 olarak gerçekleşen enflasyon, bundan sonraki dönemde yüzde 10.5-12.6 aralığında dalgalı bir seyir izledi.

Uysal döneminde aylık enflasyona bakıldığında en az yüzde 0.38’lik bir artış görülürken, en fazla artış ise yüzde 2.13 ile 2020 Ekim ayında yaşandı.

Berat Albayrak’tan şaşırtan açıklama: Dolarla uğraşmıyoruz, istesek düşürürüz

medyabold
Devamını Oku »

Berat Albayrak’tan şaşırtan açıklama: Dolarla uğraşmıyoruz, istesek düşürürüz

Dolar rekor üstüne rekor kırarken Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, AKP’li milletvekillerine “Biz dolarla uğraşmıyoruz. İstesek düşürürüz. Ama bizim derdimiz bu değil” dediği öğrenildi.   

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ekonomi değerlendirmeleri şaşkınlığa neden oldu. Dolardaki artışla uğraşmadıklarını belirten Albayrak, istemeleri halinde doları düşürebileceklerini kaydetti.

“BİZİM DERDİMİZ BU DEĞİL”

Türkiye Gazetesi’nin haberine göre Berat Albayrak, hafta başında buluştuğu vekillere tepki çekecek açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak’ın sunum sırasında “Dövizdeki artışın birçok sebebi var. Dünyadaki belirsizlikler, ABD seçimleri, pandemi, ülkeler arasındaki sıkıntılar. Hepsi dövizin yükselmesine neden oluyor. Biz dolarla uğraşmıyoruz. İstesek düşürürüz. Faizi yükseltirseniz, döviz düşer. Ama bizim derdimiz bu değil” demesi dikkat çekti.

DÖVİZE MÜDAHALE OLMAYACAĞININ SİNYALİNİ VERDİ

Faizi artırmanın da eksileri artıları bulunduğunu söyleyen Albayrak, “Faiz yükselirse, üretim düşer istihdam azalır. Bizim buradaki amacımız ithalatı azaltmak, üretimi artırmak. İthalat uyuşturucu gibi, ilk kullandığında kendini iyi hissedersin ama bu seni yavaş yavaş öldürür. O nedenle bizim hedefimiz öncelikle ithalatı azaltmaktır. Dövizde yaşanan hareketliliğinin birkaç ay içinde bir dengeye oturmasını bekliyoruz” dedi.

CHP’li Tanrıkulu’nun raporu: Ekim ayında 339 işkence olayı yaşandı

medyabold
Devamını Oku »

6 Kasım 2020 Cuma

Ekonomik kriz erken seçim isteyenlerin oranını artırdı

Ekonomide her geçen gün artan kriz, hükumete olan güveni sarsıyor. Haziran ayında erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 32 iken bu rakam dört ayda yüzde 12 artarak yüzde 44’e yükseldi.

BOLD – İstanbul Ekonomi Araştırma’nın, “Erken seçim olmalı mı” sorusunu yönelttiği ankette katılımcıların yüzde 44,7’si “evet” derken, yüzde 52,4’ü ise “hayır” dedi. Erken seçim isteyenlerin oranı haziran ayında yüzde 32 seviyelerindeydi.

“FİKRİM YOK” DİYENLERİN ORANI AZALDI

İstanbul Ekonomi Araştırma, muhalefet liderlerinin sıkça gündeme getirdiği erken seçim tartışmalarına yönelik bir araştırma yaptı. Haziran ayında yaptıkları araştırmayı tekrarlayan İstanbul Ekonomi Araştırma’nın anketine göre, katılımcıların yüzde 44,7’ü erken seçim olması gerektiğini düşünürken, yüzde 52,4’ü ise erken seçime sıcak bakmıyor. Fikri olmayanların oranı ise yüzde 6’dan yüzde 2,9’a geriledi.

SEÇİM İSTEYENLERİN ORANI ARTIYOR

30 Ekim – 2 Kasım tarihlerinde Türkiye çapında 12 ilde 1525 kişi ile yapılan anket çalışmasın Haziran ayı sonuçlarına bakıldığında ise, erken seçim isteyen katılımcılarda yüzde 12’lik bir artış görülürken, istemeyenlerde ise yüzde 9 düşüş görülüyor.

Joe Biden Pensilvanya’da Donald Trump’ı geçti

medyabold
Devamını Oku »

OHAL Komisyonu, 4 yıldır incelemeyi bitiremedi

4 yıldır işlerine dönmeyi umut eden KHK’lıların mağduriyetlerinin giderilmesi için kurulan ancak yeni mağduriyetler oluşturan OHAL Komisyonu’nda hâlâ sonuçlanmayı bekleyen 16 bini aşkın dosya bulunuyor.  

BOLD – 15 Temmuz’un ardından kanun hükmünde kararname ile ihraç edilenler için adaletsizliği gidermek amacıyla 2017 yılında kurulan Olağanüstü Hal (OHAL) Komisyonu’nda sonuçlanmayı bekleyen 16 binden fazla dosya var.

4 YILDIR İADE KARARI BEKLİYOR

Cumhuriyet’in haberine göre mağduriyetlerinin giderilmesi için komisyon kararını bekleyenlerden Hakan Adlı, Şırnak’ta kâtipken ihraç edildi. Hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verilen Adlı, görevine iade edilmediğini, komisyon kararını beklediğini belirterek “İnceleme yaklaşık 4 yıldır sürüyor. Dosyalar bir an önce neticelenmeli” dedi.

KOMİSYONDAN BİLGİ ALMAK MÜMKÜN DEĞİL

Selçuk Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mustafa Aksoy ise başta Süleyman Soylu olmak üzere birçok bakanın beraat veya takipsizlik almış olanların işlemlerini öne aldıklarını ve onları iade edeceklerini söylediklerini belirterek, “Takipsizlik kararını OHAL Komisyonu’na sundum. Hâlâ beklemedeyim. İşin tuhaf tarafı, komisyondan bilgi almak da mümkün değil. Adeta sonsuz, kudretli, gizemli bir yapı var orada. Dipsiz kuyuya attığımız taş var, ses de yok” dedi.

 

Joe Biden Pensilvanya’da Donald Trump’ı geçti

medyabold
Devamını Oku »

Fitch’ten Türkiye’ye dolar uyarısı

Dolar uyarısı yapan Fitch, Türkiye’nin dolar kurunun aşağı çekilmesi için yaptığı hamlelerin yeterli olmadığının altını çizdi. Fitch, yüksek enflasyon ve azalan döviz rezervlerinin TL üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti.

BOLD – Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye’den sorumlu ülke notları direktörü Douglas Winslow, Türkiye’nin attığı adımların TL’deki değer kaybını tersine çevirmek için yeterli olmadığını, döviz rezervleri ve dış finansman koşullarının ise kredi notunun zayıf noktaları olduğunu söyledi.

AZALAN DÖVİZ REZERVLERİ BASKI OLUŞTURUYOR

Reuters’ın sorularını yanıtlayan Winslow, tarihi dip seviyeleri gören TL’de, yüksek enflasyon ve azalan döviz rezervlerinin oluşturduğu baskının artması halinde yıl sonuna kadar politika faizinde artırım ihtimalinin “belirgin derecede” yükseleceğini ifade etti.

AĞUSTOSTA TÜRKİYE’NİN NOTUNU İNDİRMİŞTİ

Fitch Türkiye’nin kredi notu görünümünü ağustos ayında “negatif”e indirdi. Buna gerekçe olarak azalan döviz rezervlerinden dolayı dış finansman risklerinin artmasını, negatif reel faiz oranlarını, cari açığın artmasına yol açan güçlü kredi büyümesini ve para politikasının bağımsızlığını yitirmesini göstermişti.

Joe Biden Pensilvanya’da Donald Trump’ı geçti

medyabold
Devamını Oku »

Merkez Bankası’nın başına Saray’dan atama

Dolar kurunda önlenemeyen yükselişin faturası Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’a kesildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla görevden alınan Uysal’ın yerine Saray’da görevli ve eski AKP’li bakan Naci Ağbal atandı.

BOLD – Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alındı. Merkez Bankası Başkanlığına Maliye eski bakanı, göreve eski Maliye Bakanı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal’ın atanması kararı Resmi Gazete’de yayınlandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı bu atama ile Merkez Bankası’nın tarafsızlığı tartışmalarına son noktayı koydu.

16 AYDA GÖREVDEN ALINAN İKİNCİ BAŞKAN

Uysal, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla görevden alınan Murat Çetinkaya’nın yerine 6 Temmuz 2019’da göreve getirilmişti. Böylece Uysal, 16 ay içerisinde görevden alınan ikinci Merkez Bankası başkanı oldu. Merkez Bankası başkanının Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden alınıp alınamayacağı Uysal’ın göreve atanması sırasında da tartışma oluşturmuş ve bazı ekonomistler tarafından eleştirilmişti.

Joe Biden Pensilvanya’da Donald Trump’ı geçti

medyabold
Devamını Oku »

Turkey ‘litmus test’ for your eyes only

African indigenous knowledge has it that: “Sikio la kufa halisikii dawa” – lit: “the ear that is destined for ‘death’ does not respond medical prescriptions.” Can that apply to governments? What could be in store for them in the event of ignoring opinions of the rest of the world around them? For how long can authorities who don’t even hear the ecos of systems to which they belong survive?

For more than two weeks running, from mid-September to early October, 2020, the United Nations Human Rights Council held the forty-fifth session. Third item on the agenda was an involving address to “promotion and protection of all human rights, civil, political, economic, social and cultural rights, including the right to development.”

This was a follow-up to 24 recommendations made by the United Nations Working Group on Enforced or Involuntary Disappearances in its report on its visit to Turkey from 14 to 18 March 2016.Of all sources, the information is also documented to have originated from the Government of Turkey –the Ministry of Justice to be specific — on top of civil society and other stakeholders. Ten stakeholder sources altogether or, even much better, all together.

Immediately, anybody well versed with conditions on the ground  establishes that the orchestrated July 2016 failed coup is not at the root of problems afflicting the Turkish people today at home and abroad. For, if the Working Group was already working on enforced or involuntary disappearances on site in March, the problem must be older than the coup, and, therefore, cannot be caused by circumstances taking place in the future. This is not in consonance with the logic of cause and effect.

Enforced or involuntary disappearances targeting the Hizmet Foundation members, followers or sympathizers, therefore, go beyond the effects of the so-called coup which is claimed to have been hatched and masterminded by Cleric Fethullah Gulen living in Pennsylvania in self-exile. Four months before the coup, Turkey already had 202 cases of disappeared persons, 79 of them outstanding by then worth world attention. Their intensification yes; but the fertile ground was already in place.

The Working Group is thus right when it notes with “concern that a culture of impunity perpetuated by the Turkish authorities has in turn led to systematic violations of basic rights, most notably in the aftermath of the attempted coup.

The Working Group “is particularly alarmed by an increase in alleged cases of enforced disappearances reported to have been perpetrated against actual or perceived members of Gulen/Hizmet movement, classified by the Government of Turkey as ‘Gülenist Terror Organization (Fethullahçı Terör Örgütü, FETÖ)’ or ‘Parallel State Organisation (Paralel Devlet Yapılanması, PDY)’.

“Serious allegations have also been made concerning (put politely) what appears to be a systematic practice of State-sponsored extraterritorial abductions and forcible return of Turkish nationals from numerous States to Turkey.”

In our everyday life there is nothing that appeals more than making reference to the three dimensions. Downloaded on Turkey, the Working Group observes “the three crucial components of what constitutes a fair trial, namely the defense, the prosecution and the courts, have all collapsed … in recent years, turning the judicial system into merely an extension of the political authority that thwarts an effective defense and employs partisan and loyalist prosecutors and judges.

For your eyes only: “Since July 2016”, the Working Group notes, “at least 4,463 judges and prosecutors have been dismissed and most of them are either detained or arrested. Over 590 lawyers have been arrested, while 1,546 lawyers are under investigation and have been subjected to prosecution. (A total of) 182 lawyers have been already sentenced on coup related charges. Lawyers are reluctant to defend those accused of terrorism offenses, and in many cases, lawyers have been arrested themselves.” It is in Turkey where a lawyer defending an accused person risks facing the same charge thereafter!

For your eyes only: The Human Rights Watch 2020 report notes that, “Executive control and political influence over the judiciary in Turkey has led to courts systematically accepting bogus indictments, detaining and convicting without compelling evidence of criminal activity individuals and groups the Erdoğan government regards as political opponents …the largest group was people alleged to have links with the movement run by US-based Sunni cleric Fethullah Gülen …”

According to the 2017 OHCHR report on the Human Rights Situation in South-East Turkey, “In the wake of the July 2016 attempted coup, according to the statement of the Minister of Justice, issued on November 22, 2016, legal proceedings, which entailed detentions, legal investigations and arrest warrants, were opened against 92,607 people, of whom 39,378 were placed under arrest.”

For your eyes only: “OHCHR has seen no evidence that effective and independent investigations had been conducted into the reported killings. Residents who were trying to trace the mortal remains were reportedly taken to the police station and interrogated. According to families of victims killed at Cizre (South-East Turkey) …the bodies of an undetermined number of people were completely or partially destroyed in fire induced by shelling and the subsequent rushed demolition of the location of the incident. The subsequent demolition of the buildings destroyed evidence and has therefore largely prevented the basic identification and tracing of mortal remains.

“Moreover, instead of opening an investigation into the circumstances surrounding the reported excessive use of force, recourse to heavy weapons and the resulting deaths, the local authorities accused the people killed of participating in terrorist organizations and took repressive measures affecting members of their families.”  

For your eyes only: “Distressing reports of abductions by state agents in broad daylight, followed by months of torture and ill-treatment in clandestine detention sites aimed at extracting confessions for future prosecutions…The Working Group is gravely concerned at what appears to be a systematic practice of State-sponsored extraterritorial abductions and forced returns of Turkish nationals from numerous States to Turkey …  as part of covert operations reportedly organized or abetted by the Government of Turkey in coordination with authorities of several States.

For your eyes only: Based on information received after the country visit, the Working Group is concerned over the alleged involvement of the Turkish armed forces in the disappearance of Syrian nationals following Operation “Peace Spring” in northern Syria.10.The Working Group is equally concerned that the afore mentioned practices, conducted within Turkey or abroad, epitomized a denial of justice, insofar as these individuals were reportedly deprived of liberty in the form of secret, unacknowledged or incommunicado detention and completely removed from the protection of law.  

For your eyes only: Further distressed by these patterns, the Working Group notes with concern that even after the suspension of the state of emergency, the authorities have not complied with procedural safeguards, including immediate registration and judicial oversight of detention, notification of family members as soon as an individual is deprived of liberty, the hiring of a defence lawyer of one’s choice, and lawyer-client privilege.

For your eyes only: Through a variety of illegal means the Government of Turkey has managed to forcibly bring back over 100 victims from other countries. At least 40 victims have been subject to enforced disappearance, kidnapped off the streets or their homes from all over the world, many times along with their children. Turkey still has not criminalized the act of enforced or involuntary disappearance in its domestic law.  How does a government criminalize its sponsored activities? 

According to the Working Group, a tangible stride of the Government of Turkey in meeting its human rights and humanitarian obligations within the framework of eradicating enforced disappearances and protecting the rights to truth, justice, memory, and reparations domain – is a litmus test for the rule of law and democracy in Turkey.

Facts of the alleged cases of enforced disappearances touching the  advance to the rights of victims and their families guaranteed by international law in meeting its human rights and humanitarian obligations in Turkey read almost similar to Ian Fleming’s “For Your Eyes Only” .  

Like a Jamaican Couple who refused to sell their estate (their right) to General Gonsalves, sections of the Turkish society are undergoing untold sufferings because of their rights at the hand of their authorities. Who will come to their rescue? Who is their James Bond? Definitely this they cannot access through “a bow and an arrow”.

The true story behind the enforced disappearances in Turkey may yet have been told. Return to the rule of law and democracy in the country lies somewhere else. Rainer Herman, in his book titled, “Where is Turkey Headed?” paints the country as home to battles of culture. He dares raise contradictory elements like the “White” and “Black” Turks. Dialogue could be the rescue of the Turkish “For Your Eyes Only” governance and rule of law national episodes currently disturbing the whole world.



from Politurco.com| Informs and Inspires by Facts and Analyses http://www.politurco.com/turkey-litmus-test-for-your-eyes-only.html
Devamını Oku »

Aile hekimlerinden Bakan Koca’ya takip tepkisi

Aile hekimleri, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Kovid-19 takipleri için insanları aile hekimleri yerine filyasyon ekiplerine yönlendirmesinin daha doğru olacağı belirterek, Bakan Koca’yı kendi çıkardığı mevzuata uymaya çağırdılar.

BOLD – Koronavirüs salgınında vakalar ciddi oranda artış gösteriyor. Sağlık Bakanlığı’nın salgınla mücadele yönetimi eleştirilmeye devam ediliyor. Pandemide vaka sayılarının arttığına dikkat çeken Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı bakanlığın çıkardığı mevzuatı bilmeden, sahada yaşanılan sorunlardan bihaber açıklamalar yapmakla suçladı.

YÖNLENDİRME BULAŞ ZİNCİRİNİ ARTIRMAYA NEDEN OLABİLİR

“Bakan Fahrettin Koca, Kovid-19 vaka temaslılarına Twitter üzerinden yaptığı bazı çağrılarda, kendilerine ulaşılamadığı takdirde aile hekimlerinin aranmasını belirtti. İlçe Sağlık Müdürlüklerince oluşturulan filyasyon ekipleri, görev tanımları gereği vakaları, temaslıları raporlamak ve bildirmekle yetkilidir. Filyasyon ekiplerinin yaptığı işlerin aile hekimlerine atfedilmesi anlamsızdır” denilen açıklamada, bu gibi yönlendirmelerin yanlış anlaşılmalara sebebiyet verip temaslıların Aile Sağlığı Merkezlerine gelerek bulaş zincirini arttırmaya neden olacağına dikkat çekildi.

AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNİN İŞLEYİŞİ BİLİNMİYOR

Kovid-19’lu aile hekimlerinin maaşlarının kesildiği vefat eden sağlık çalışanlarına şehit unvanı verilmediği belirtilen açıklamada, “Bunlara rağmen, aile hekimleri günde 70-80 hastaya poliklinik hizmeti vermeye, bebek, çocuk, gebe izlemlerini yapmaya devam ediyor. Bu iş yüküyle birlikte günde 50-60 hasta ile telefon görüşmesi yapmak, sorularına cevap üretmek mümkün değildir. Aile hekimliği sisteminde her gün yeni bir iş yükü yaratmaya yönelik atılan bu adımlar aile sağlığı merkezlerinin işleyişinin bilinmediğinin göstergesidir. Sayın Bakan’a onlarca kez seslendiğimiz gibi sesleniyoruz. Size yön veren bürokratlarınızın yanlış yönlendirmelerini bir kenara bırakın ilgili sivil toplum teşkilatlarını dinleyin” denildi.

Joe Biden Pensilvanya’da Donald Trump’ı geçti

medyabold
Devamını Oku »

Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a 5’er kuruşluk iki dava

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki ayrı konuşmada yaptığı hakaretleri nedeniyle 5’er kuruşluk tazminat davası açtı. Avukat Celal Çelik, Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla 5 kuruşluk dava açtığını belirtti. Çelik, Kılıçdaroğlu’nun “Adamına, kişiliğine, ederine göre tazminat olmalı, benim için Erdoğan’ın değeri 5 paradır” dediğini kaydetti.

BOLD – Avukat Celal Çelik, Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne Tayyip Erdoğan’a toplam 10 kuruşluk tazminat davası açtı.

Erdoğan’ın konuşmaların dökümünü ve video kayıtlarını da kanıt olarak mahkemeye sunan Avukat Çelik, dilekçesinde Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “enkazların hala kaldırılamadığından şikayetçi olacak kadar cahil, izansız, vicdansız bir kişi” dediğini, daha da ileri giderek “Tescilli Yalancı, Terbiyesiz, İftiracı (Müfteri), Beceriksiz, Çaresiz, Kalbi Kin ve Nefretle Kararmış Mahluk, İnsanlıktan Nasibini almayan” şeklinde hakaretler ettiğini belirtti.

Dava dilekçesinde şunlar kaydedildi: ”

5 KURUŞLUK DAVAYI KILIÇDAROĞLU İSTEDİ

Sonuç olarak davalının; hakaret ve iftira kapsamlı sözleri kullanmayı alışkanlık haline getirdiği, bilinçli bir şekilde Genel Başkanın kişilik değerlerine zarar vermeye çalıştığı, kendi suç ve hatalarını gizleyebilmek ve onları başkalarına yansıtmak amacıyla böylesi iğrenç yollara başvurduğu gerçekliği gözetilerek değerlendirme yapılmasını diliyoruz. Her ne kadar dava konusu hakaret kapsamlı sözlerin ağırlığı, davalının kişiliği ve ekonomik ve sosyal durumu çok yüksek miktarlı tazminata hükmedilmesini gerektirmekte ise de bizzat müvekkilin; “Adamına göre, kişiliğine göre, ederine göre tazminat olmalı, benim için Recep Tayyip Erdoğan’ın değeri 5 paradır, o nedenle 5 paralık dava açılması lazım, ancak madem “Para” birimi tedavülde yok, o halde 5 Kuruşluk dava aç ve bunu da belirt” talimatı çerçevesinde davalının her bir konuşmasına yönelik 5’er Kuruşluk dava açma yoluna gidilmiştir.”

CHP’li Tanrıkulu’nun raporu: Ekim ayında 339 işkence olayı yaşandı

medyabold
Devamını Oku »

CHP’li Tanrıkulu’nun raporu: Ekim ayında 339 işkence olayı yaşandı

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, Ekim 2020’de yaşanan hak ihlalleri raporunu açıkladı. Rapora göre, Ekim ayında 42 yaşam hakkı ihlali, 339 işkence ve kötü muamele olayı yaşandı. 8 gazeteci gözaltına alınırken, 4’ü tutuklandı.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyon Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, Ekim 2020 Hak İhlalleri Raporunu açıkladı.

Rapora göre, Ekim ayında 42 yaşam hakkı ihlali yaşandı. Yaşam hakkı ihlalleri içinde, yargısız infaz, dur ihtarı, rastgele ateş açma olayları kapsamında 2, silahlı çatışmalarda 12, kara mayınları, sahipsiz bomba ve patlayıcılar başlığında 1, cezaevinde ölümler 4, sivil çatışmalar, nefret suçları kapsamında biri çocuk olmak üzere toplamda 2, kadın cinayetleri kapsamında ise 21 yaşam hakkı ihlali gerçekleşti.

CEZAEVLERİNDE 200 İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE OLAYI

İşkence olayları kapsamında ise 339 ihlal yaşandı. Bunlardan işkence 139, cezaevlerinde işkence ve kötü muamele başlığında ise 200 ihlal gerçekleşti..

4 GAZETECİ TUTUKLANDI

Raporda, düşünceyi ifade özgürlüğü konusunda yaşanan hak ihlali sayısı 508 olarak tespit edildi. 8 gazeteci gözaltına alınırken, 4 gazeteci tutuklandı. 15 gazeteci, hapis ve para cezasına mahkum edilirken, 5 gazeteciye dava ve soruşturma açıldı. Saldırıya uğrayan gazeteci sayısı ise 1 oldu. Ekim ayında 421 toplatma, erişim engelleme ve ilan kesme kararları verildi. Düşünce ve ifadeleri nedeniyle gözaltına alınan, tutuklananların sayısı ise 51 oldu. Düşünceleri ve ifadeleri nedeniyle 3 kişi hapis ve para cezasına mahkum edildi.

50 SİYASİ TUTUKLANDI

Raporda, örgütlenme özgürlüğüne yönelik ihlallerde yer aldı. Ertelenen grev sayısı 1, tutuklanan belediye, parti, örgüt yöneticisi sayısı 50, yargılanan, mahkum olan belediye, parti, örgüt yöneticisi 1, kayyum atanan belediye, muhtarlık sayısı 8, basılan parti, örgüt binası 8 oldu.

Raporda, toplantı, gösteri özgürlüğü kapsamında yaşanan hak ihlali sayısı 286 oldu. Bu kapsamda müdahale edilen etkinlik, basın açıklaması 58, yasaklanan etkinlik, gösteri, tiyatro 8, etkinlik ve eylemlerin yasaklandığı iller 8, basın açıklaması, etkinlik, eylemlere gözaltına alınanlar, tutuklananlar 194, toplantı ve gösteriler nedeniyle mahkum olan sayısı ise 18 olarak gerçekleşti.

Saray’dan kadrolaşmak için yeni adım

medyabold
Devamını Oku »

Hasta tutuklu Abdulalim Kaya’nın oğlu: Babamın tabutunu bekliyoruz

23 gün önce Bursa’da tutuklanan 85 yaşındaki Abdulalim Kaya, tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyan bir hasta olmasına rağmen hücreye kapatıldı. Kaya’nın oğlu, babasından bir haftadır haber alamadığını söyledi.

BOLD – Tuvalet ihtiyacını dahi göremeyen hasta tutuklu Abdülalim Kaya’dan haber alınamıyor. 2008 yılında katıldığı bir basın açıklaması gerekçe gösterilerek 5 yıl ceza verilen 85 yaşındaki Abdulalim Kaya, çok sayıda hastalığına rağmen cezaevine gönderildi ve hücreye atıldı.

Mezopotamya Ajansı’nda Emrullah Acar’ın haberine göre Siirt’te 19 Ekim 2008 tarihinde eski Demokratik Toplum Partisinin (DTP), Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi protesto amacıyla düzenlediği açıklamaya katıldığı için 24 Aralık 2009’da Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “örgüt propagandası yapmak” gerekçesiyle aralarında Abdulalim Kaya’nın da olduğu 13 kişiye ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası verildi. Cezası onaylanan 85 yaşındaki Kaya, 10 Ekim 2020’de Bursa’da gözaltına alındı. Çıkarıldığı mahkemede tutuklanan Kaya Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

BİR BUÇUK AY ÖNCE AMELİYAT OLDU

25 Eylül’de prostat ameliyatı olan ve birçok hastalığı bulunan Kaya ile en son 29 Ekim’de avukatı görüştü. O günden bu yana babasından haber alamadıklarını belirten İsmail Kaya, cezaevini defalarca aradığını söyledi. Babasının şeker ve yüksek tansiyon gibi hastalıkları olduğunu belirten Kaya, “Prostat ameliyatı olduğu için hastaneye gidiyor, tenkit kontrolleri sürüyordu. İdrar kaçırıyor ve kulağı yüzde 80 duymuyor. Bu denli fazla hastalığı olan 85 yaşındaki bir insan tekli hücrede tutuluyor” dedi. Kaya, babasının en son 29 Ekim’de yaptığı görüşmede avukatına “Sıkıntılarım var. Ayaklarım ağrıyor. Görevliler bana bakmıyor” dediğini aktardı.

GÜNDE EN AZ 50 KEZ ARIYORUM

Salgından kaynaklı babasının hayatından endişe duyduğunu dile getiren Kaya şöyle devam etti: “85 yaşındaki bir insanın bu denli hasta, üstelik salgından etkilenmemesi mümkün değil. Haber alamıyoruz, şu anda babamın tabutunu bekliyoruz. Bir haftadır her gün cezaevini arıyorum, günde en az 50 defa arıyorum ama bana ‘biz bilgi veremiyoruz’ diyorlar. Oğlu olmama rağmen haftalık telefonla görüşme hakkım olmasına rağmen ben babama ulaşamıyorum ve söyledikleri tek şey ‘biz bilgi veremiyoruz’. ‘Sağlık durumuyla ilgili bilgi vermek bizim görevimiz değil’ dediler. Revire bağlamalarını istedim ‘yapamayız’ dediler.”

Adalet Bakanlığı’na ve yetkililerine seslenen Kaya, “Babam ve babam gibilerinin bir an önce serbest bırakılmalı. Cezaevinde hayatını tek başına idame edemez durumda babam. Üstelik salgında bu yaşlı insanın cezaevine konulması kabul edilemez. 25 gündür bizim dünyamız karardı ve babamın yaşadığını bile bilmiyoruz” diye konuştu. Bursa H Tipi Cezaevi yetkilileri ise Kaya’nın ailesine salı günü “tutuklunun iyi olduğu” yönünde bilgi verildiğini ileri sürdü.

medyabold
Devamını Oku »

42 bin 893 kişinin pasaportundaki idari tedbir kararı kaldırıldı

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, 42 bin 893 kişinin pasaportundaki idari tedbir kararının kaldırıldığını açıkladı.

BOLD – Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, pasaportlara konulan idari tedbir kararı hakkında bilgilendirme yaptı. Müdürlüğün Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Pasaport İdari Karar Komisyonu’nca 42 bin 893 kişinin pasaportundaki idari tedbir kararı kaldırılmıştır” denildi. 15 Temmuz sonrası sayısı 500 bini bulan pasaporta idari ve adli tedbir konulmuştu.

medyabold
Devamını Oku »

Diyarbakır’da 26 öğretmen gözaltına alındı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü PKK/KCK soruşturması kapsamında halen görevde olan Eğitim Sen üyesi 26 öğretmen gözaltına alındı.

BOLD – Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) soruşturması kapsamında, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyelerine yönelik operasyon düzenlendi.

Diyarbakır’da sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında 26 öğretmen gözaltına alındı. Evlerde yapılan aramaların ardından öğretmenlerin görevli olduğu okullara giden polisler, öğretmenlerin kişisel dolaplarında da arama yaptı.

Haklarında gözaltı kararı çıkartılan 29 şüpheliden 26’sı yakalandı, diğerlerinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Gözaltına alınan öğretmenler Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

İstinaf, Hidayet Karaca, İlhan İşbilen ve Alaeddin Kaya’nın müebbet cezalarını onadı

medyabold
Devamını Oku »

Bolivya’nın yeni sosyalist başkanı Luiz Arce’a suikast girişimi

ABD destekli hükumeti sandıkta deviren sosyalist parti MAS’ın başkent La Paz’daki genel merkezine bombalı saldırı düzenlendi. Saldırı sırasında yeni Cumhurbaşkanı Luis Arce’ın da toplantıda olduğu bildirildi.

BOLD – Bolivya’daki seçimlerde ABD destekli darbeci yönetime karşı galip gelen Sosyalizme Doğru Hareket (MAS) lideri Luis Arce, La Paz kentindeki parti genel merkezinde bir toplantıdayken bombalı saldırıya uğradı. Saldırıya ilişkin açıklamalarda bulunan Parti’nin Basın Sözcüsü Sebastian Michel, saldırının dinamitle düzenlendiğini vurguladı. “Hükumetimiz herhangi bir silahlı çeteye taviz göstermeyecektir” dedi. Telesur’un haberine göre, Michel tarafından yapılan açıklamada saldırı ardından ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi. Güvenlik güçlerinin konuyla ilgili açıklama yapmamış olması ve gerekli önlemleri almadığı sert bir biçimde kınandı. Polis yetkilileri, olaya ilişkin soruşturma başlattıklarını açıkladı.

Saldırıya ilişkin Twitter hesabından açıklama yapan Bolivya eski Devlet Başkanı Evo Morales, saldırıyı kınadı. “Küçük gruplar toplumda endişe yaratmak için şiddet ortamı yaratmayı hedefliyor. Ancak başarılı olamayacaklar. Provokasyona gelmeyeceğiz. Devrimimiz barışçıl ve demokratiktir” dedi.

Kısa süre önce de Maden İşçileri Sendikası Federasyonunun (FSTMB) lideri Orlando Gutiérrez, suikastle öldürülmüştü. Bolivya’nın en önemli sendika liderlerinden biri olarak kabul edilen Gutiérrez, ABD destekli cunta hükumetinin başında olan Jeanine Anez rejimine karşı direnişin kilit örgütleyicisiydi.

Bolivya’daki seçimlerde oyların yüzde 52,4’ünü alarak ilk turda seçimi kazanan Arce, “Demokrasi ve umudu yeniden kazandık. Toplumsal örgütlerle birlikte çalışma bağlılığımızı yineliyoruz. Bir ulusal birlik hükümeti kuracağız” demişti.

LUİS ALBERTO ARCE KİMDİR?

28 Eylül 1963 Bolivya’nın başkenti La Paz’da doğan Luis Alberto Arce Catacora, Başkan Evo Morales’in kabinesinde Ekonomi Bakanı olarak görev aldı. 2006 yılında atanan Arce, Bolivya’daki Hidrokarbon, Telekomünikasyon ve Madencilik şirketlerinin kamulaştırılmasını ve Güney Bankası’nın kurulmasını denetleyen isimdi. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 344 artması ve yoksulluğun yüzde 38’den 15’e düşmesi ile Bolivya ekonomisinin gelişme göstermesinde büyük payı bulunuyordu. 2011 yılında Amerikan Ekonomi Dergisi, Arce’yi 18 bölge ülkesi arasında en iyi 8’inci Ekonomi Bakanı olarak sıralamıştı.

medyabold
Devamını Oku »

Sanatçı Timur Selçuk hayatını kaybetti

Türk müziğinin önemli bestecilerinden, müzisyen Timur Selçuk yaşamını yitirdi. 2018’de 50. sanat yılını kutlayan Selçuk 74 yaşındaydı.

BOLD – Türk müziğinin önemli isimlerinden olan Timur Selçuk hayata veda etti. Selçuk’un ölümünü gazeteci Enver Aysever sosyal medya hesabından duyurdu. İspanyol Meyhanesi albümüyle geniş kitlerin tanıdığı Timur Selçuk, 5 yaşında piyano çalmaya başladı, ilk konserini 7 yaşında verdi. Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda, daha sonra ise Paris’teki École Normale de Musique de Paris’te bestecilik ve orkestra yönetimi bölümünde okudu.

ŞİİRLER DE BESTELEDİ

1976’da İstanbul Oda Orkestrası’nı ve kendi öğrencilerini yetiştirdiği Çağdaş Müzik Merkezi’ni kuran Selçuk, Ümit Yaşar Oğuzcan, Orhan Veli, Attilâ İlhan ve Nâzım Hikmet’in şiirlerinden bestelediği şarkıları seslendirdi. 10 yıl Ankara Sanat Tiyatrosu’nda çalıştı. Bilgesu Erenus’un “Nereye Payidar” oyununun, Uğur Mumcu’nun Sakıncalı Piyade’sinin müzikleri ile “804 İşçi”, “Ferhat ile Şirin”, “Şeyh Bedrettin Destanı”, “Tak-Tik”, “Küçük Adam Ne Oldu Sana”, Rumuz Goncagül ve “Galilei-Galileo” gibi oyunların müziklerini besteledi. 1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını alan Selçuk, Türk sanat müziği bestecisi Münir Selçuk’un oğluydu.

Ayrılanlar İçin, İspanyol Meyhanesi, Böyledir Akşamları İstanbul’un, Kırık Kalpler, Bedreddin gibi albümlere imza atan Selçuk, 50. yılını 2018’de İstanbul’da verdiği bir konserle kutlamıştı.

medyabold
Devamını Oku »

İki kalp pili takılan hasta tutukluya ‘cezaevinde kalabilir’ raporu

Yirmi gün önce iki kalp pili takılan tutuklu öğretmen Adem Erdoğdu’ya Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ‘şartlar sağlandığı takdirde cezaevinde kalabilir’ raporu verdi. Cezaevlerinin şartlarına dikkat çeken aile ise Adem Erdoğdu’nun hayatından endişe ediyor.

BOLD – 19 Ekim 2020’de kalp pili takılan ve 1 gün sonra tekrar cezaevinin karantina hücresine gönderilen Adem Erdoğdu’ya ‘şartlar sağlandığı takdirde cezaevinde kalabilir’ raporu verildi. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 4 Kasım 2020’de düzenlenen Durum Bildirir Raporu’ndaki kararda “Bilinen kalp yetmezliği mevcut. Hastaya CRT-D implante edilmiş. NIHYA implantları mevcut. Hastanın gerektiği durumunda sağlık personeline ulaşabileceği şartlarda tutulması önerilir. Aylık kardiyoloji poliklinik takibi önerildi. Bu koşullar sağlandığı takdirde cezaevi şartlarında kalabileceği öngörüldü.” denildi.

“SORUMLULUK CEZAEVİNDE Mİ ŞİMDİ”

Adem Erdoğdu’nun eşi Birsen Erdoğdu, eşine pil takan doktorlara verdikleri bu karardan dolayı tepki gösterdi. “Kalp pilini implante ettiğiniz Adem Erdoğdu’ya cezaevinde kalabilir raporu vererek mi hayata tutunmasını sağlayacaksınız? Doktor heyeti eşimin ŞARTLAR sağlandığında cezaevinde kalabileceğine karar vermiş. Sorumluluk cezaevinde mi şimdi?” ifadelerini kullandı. Birsen Erdoğdu, sorumluluğu üzerlerinden atmak için hem hastanenin hem cezaevinin elinden geleni yaptığını vurguladı.

KALBİ YÜZDE 35 ÇALIŞIYORDU

Cezaevinde sağlık hizmetlerine ulaşmanın zor olduğu ve koronavirüs salgını nedeniyle bu durumun daha da zorlaştığı biliniyor. 5 Mart 2018’den bu yana Sakarya Ferizli Cezaevinde bulunan Adem Erdoğdu’ya daha önce 16 gün kalp ilaçları verilmemişti. 2015 yılında anjiyo olan Adem Erdoğdu, cezaevine girdiğinde heyet raporlu bir kalp hastasıydı. Kalbi ilaçlarla yüzde 35 çalışıyordu. 2 buçuk yıldır tansiyon ve kalp sorunuyla mücadele eden Erdoğdu’nun hastalıkları cezaevine girdikten sonra ilerledi ve kalp pili takılacak duruma geldi.

ÇOCUKLARININ GÖZÜ ÖNÜNDE DARP EDİLMİŞTİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında çocuklarının gözü önünde darp edilerek tutuklanan Türkçe öğretmeni Adem Erdoğdu (50), en son KHK ile kapatılan Sakarya Fatih Koleji halka ilişkiler departmanında çalışıyordu. Velilerle görüştüğünü söyleyen tanık ifadeleri, Bank Asya hesabı, Zaman Gazetesi aboneliği, mesajlaşma programı Bylock, evde bulunan 3 adet Kırık Testi kitabı nedeniyle 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Erdoğdu’nun dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

2.5 yıldır yaşam savaşı veriyordu: Bir günde kalp pili takıp cezaevine geri gönderdiler

 

medyabold
Devamını Oku »

İstinaf, Hidayet Karaca, İlhan İşbilen ve Alaeddin Kaya’nın müebbet cezalarını onadı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, eski milletvekili İlhan İşbilen ve kapatılan Zaman Gazetesi eski İmtiyaz Sahibi Alaeddin Kaya ile Fethullah Gülen’in halasının oğlu Kazım Avcı’ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onadı.

BOLD – Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 75 sanık hakkında açılan çatı davasında 7 sanığa verilen ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıl 6’şar ay hapis cezalarının onanmasına karar verdi.

İstinaf mahkemesi, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla ilgili incelemesini tamamladı. Daire, inceleme sonucunda yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu.

Kararda, sanıklardan eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, eski milletvekili İlhan İşbilen, kapatılan Zaman gazetesi eski İmtiyaz Sahibi Alaeddin Kaya ve Fethullah Gülen’in halasının oğlu Kazım Avcı’nın “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan “ağırlaştırılmış müebbet”, Gülen’in avukatlarından Abdülkadir Aksoy, avukat Ali Çelik ve iş adamı Dilaver Azim’in ise “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 10 yıl 6’şar ay hapse çarptırılmalarında bir isabetsizlik görülmediği kaydedildi.

Daire, ayrıca 7 sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi. Dosyada son kararı Yargıtay verecek.

AĞIR HASTALIKLARI VAR

Sincan Cezaevinde tek kişilik hücrelerde kalan İlhan İşbilen, geçtiğimiz Eylül ayında Kovid-19 teşhisiyle Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pandemi Kliniğinde tedavi altına alınmıştı. İşbilen’in hastanede beynine pıhtı attığı ve durumun ağır olduğu belirtildi. Gülen’in halasının oğlu Kazım Avcı ise bir bacağı kalçasından protezli şekilde cezaevinde tutuluyor. Avcı’nın yüzde 63 engelli raporu bulunuyor.

Yusuf Bilge Tunç’un kaçırılması AİHM gündeminde

medyabold
Devamını Oku »

AKP’lilerin kurduğu kültür-sanat vakfının yönetiminde inşaatçı Kalyoncular var

AKP’ye yakın bazı isimler “Yeni Sanat Vakfı”nı kurdu. Vakfın yönetiminde Kalyon İnşaat’tan Mehmet Kalyoncu, İbrahim Kalın, Ahmet Misbah Demircan gibi isimler var.

BOLD– Kuruluş duyurusu Resmi Gazete’de yayınlanarak faaliyete geçen İstanbul merkezli “Yeni Sanat Vakfı”nı TRT’de yayınlanan “Tövbeler Olsun” dizisinin yapımcısı Mustafa Fener, 90 bin TL mal varlığı ile kurdu.

İHALECİLER VE İNŞAATÇILAR YÖNETİM KURULUNDA

Birgün’ün haberine göre kuruluş amacı ilanda “Kadim medeniyetimizin yapıtaşları ve değerleriyle beslenen evrensel bir kültür sanat anlayışından güç alarak, eğitim ve üretim odaklı yaklaşımı ile Türkiye’nin kültürel sanat ekonomisine katkı sağlamak ve vakıf senedinde yazılı diğer amaçları gerçekleştirmek” şeklinde duyurulan vakfın yönetimindeki isimler de dikkat çekici:

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, eski Beyoğlu Belediye Başkanı ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, karikatürist, oyuncu ve film yapımcısı Hasan Kaçan, 15 Temmuz’da hayatını kaybeden Erol Olçok’un kardeşi Arter Reklam Ajansı’nın yönetim kurulu başkanı Cevat Olçok, kamu ihaleleriyle bilinen Gürsoy Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gürsoy, Kalyon İnşaat’ın yönetim kurulu üyesi Mehmet Kalyoncu ve dizi yapımcısı Mustafa Fener.

ERDOĞAN’IN “FİKRİ İKTİDARIMIZI TESİS EDEMEDİK” SÖZÜNDEN SONRA

Vakfın kuruluş tarihi de dikkat çekici bulundu. Hatırlanacağı üzere AKP’li Recep Tayyip Erdoğan, ekim ayında yaptığı bir konuşmada şunları söylemişti:

“Fikri iktidarımızı hâlâ tesis edemedik. Hiç kimsenin bu fikri iktidar arayışından rahatsız olmaması gerekir. Gerçek iktidarın, fikri iktidar olduğunu biliyoruz. Şahsen bu konuda kendimi biraz mahzun hissediyorum. Samimi bir muhasebeyle, 18 yılda her alanda tarihi eserlere, hizmetlerle imza attığımızı ama eğitim ve öğretimde, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum.”

Yeni Sanat Vakfı’nın Erdoğan’ın istediği fikir iktidarını gerçekleştirmek için neler yapacağı merak ediliyor.

medyabold
Devamını Oku »