21 Aralık 2019 Cumartesi

Milyonların elektriğinin kesildiği dönemde Saray’dan 850 bin liralık elektrik harcaması

Faturalarını ödeyemedikleri için elektriği kesilen 3 buçuk milyon vatandaşı hatırlatan CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır, Saray’ın 850 bin liralık elektrik faturasına tepki gösterdi.

BOLD- CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, TBMM’de dün sona eren bütçe görüşmeleri sırasında vatandaşın ve Saray’ın elektrik giderlerine değindi.

İŞTE İTİBARINIZ

Yapılan zamların ardından 2019 Ocak-Eylül ayları arasında 3 buçuk milyon insanın elektriğinin kesildiğini belirterek, “Fatih’te 4 kardeş, 607 lira elektrik faturasını ödeyemediği için intihar ediyor. Siz de bu bütçeyle övünüyorsunuz. Cumhurbaşkanı Rize eşrafından. Halkın kafasına 10 liralık çayları atıyor. Ya kendisi kilosu 4 bin 500 liralık beyaz çay yudumluyor. İşte itibarınız” dedi. Başarır, konuşmasının bir bölümünü de sosyal medya hesabından paylaştı.

Berat Albayrak, ‘ekonomik ve etik bir sorun’ olarak görülüyor

medyabold
Devamını Oku »

Cem Küçük’ten işkence tavsiyesi: Havlu tekniği var, boğuyor

Gazeteci Cem Küçük, Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklananlar için kan donduran işkence önerilerinde bulundu: Sallandır camdan aşağı, havlu tekniği var, boğuyor.

BOLD – Cem Küçük TGRT’de Fuat Uğur’la birlikte yaptığı Medya Kritik programında Cemaat soruşturmaları kapsamında yargılananların hapishanede konuşturulamamasından şikayet etti ve “Başka türlü de konuşturma teknikleri var” dedi.

“SALLANDIR AYAĞINDAN CAMDAN AŞAĞIYA”

Cem Küçük’ün sosyal medyada gündem olan işkence önerileri kan dondurdu. İsrail gizli servisi MOSSAD’ın yöntemlerinden örnekler veren ccem Küçük, tutuklu Ali Fuat Yılmazer, Alaaddin Kaya ve Mehmet Partigöç’ün konuşturulması için insanlık dışı yöntemler anlattı:

“17/25 oldu diyelim İsrail’e yaptılar, olabilir. Dünyanın her yerinde her gün 15-20 toplu ölüm duyardık, trafik kazası, intihar etti, toplu intihar etti, uyuşturucuyu fazla basmış, aşırı alkolden gitti, dayanamadı köprüden atladı. Bir sürü gerekçe bulurlar. Burada da şimdi bunlara acıma, bütün yöntemleri düşünmelisin. Ya elimizde çok kritik üç-dört tane FETÖ’cü var. Ali Fuat Yılmazer, Mehmet Partigöç, Alaaddin Kaya. Ya şu adamları bir konuştursanıza. Bunlar bir sürü şey biliyor. Bizim savcı şöyle; oturuyor, ‘Fuatçığım hoş geldin. Adın, soyadın…’ mesela diyor. Nerede görev yaptın, bu işi sen mi yaptın? Hayır diyor. Böyle diyor mesela. Kardeşim başka türlü de konuşturma teknikleri var. Sallandır camdan aşağıya.”

AİLESİNDEN BİRİ AK DİYE ÖLDÜR

“Bak sana bir tane MOSSAD tekniği anlatayım. Gideon’un Casusları kitabında vardı. Ajan yapmak istiyor mesela Filistinlilerden birisini veya Ürdünlü veya Mısırlı olmuyor mesela, ajan olmuyor adam kabul etmiyor. Gidiyor ailesinden birini tak diye öldürüyor. Gene yapmıyor, gene öldürüyor. Ondan sonra mecburen… Kaç tane böyle ajanı var. Adam canı pahasına…

YÜZE HAVLUYU ATIYOR, AŞAĞIYA SU DÖKÜYOR

Havlu tekniği var biliyorsun. Yüze havluyu atıyor yukarıdan aşağıya suyu döküyor. Bu arada boğuyor. Ya bir sürü şey denersin…”

Mehmet Tahsin: “Cem Küçük iş adamlarına şantaj çetesi kurdu”

medyabold
Devamını Oku »

Fatih Terim’den reçete: Ben dahil herkes bedel ödeyecek

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Göztepe’ye 2-1 mağlup oldukları maçın ardından açıklamalarda bulundu. Terim hayal kırıklığı yaşadığını söyledi.

BOLD – Süper Lig’in 16. haftasında Göztepe’ye 2-1 mağlup olan Galatasaray’da teknik direktör Fatih Terim, hayal kırıklığı yaşadığını kaydetti. Her 6 ayda 1 kupa kazandığını ifade eden Terim, “Pozisyon bulmamıza rağmen atamadık. Hayal kırıklığı yaşıyorum, sınanıyoruz, sınandığımız kesin. Girilebilecek her türlü pozisyona girmişiz, her türlüsüne girdik. Burada söyleyebileceğimiz tek şey var, sabır” dedi.

BU İŞİN ALTINDAN KALKAMAYAN HAKEMLER VAR

Hakemlerin performansına tepki gösteren deneyimli hoca, “59-60’da Ömer’in düşürülmesi faul ise, 2. sarı kart olmalı. Daha oyun devam ediyor, 30-35 dakika bir zaman var ama maalesef… Oynamaya çalışan hep biz oluyoruz ama hep eksik oluyor. Yatanlar, doktorların girmesi, sakatlananlar ve buna müsaade eden maalesef, bu işin altından kalkamayan, o kalibrede olmayan hakemlerimiz var. Hep aynı şeyleri söyleyip, farklı sonuç bekliyoruz, onu da ancak deliler bekler. Hakikaten bugün 10’a yakın pozisyonumuz var” ifadelerini kullandı.

HER 6 AYDA 1 KUPA KAZANDIM

Kendisine karşı bir cephe olduğunu kaydeden Fatih Terim, “Benim nerede kalmıştık tweetimin 2. yılı, demek ki her 6 aya 1 kupa düşmüş. Ben her eleştiriye açık oldum ama arkasında, önünde bir şey olduğunu anladığımda her türlü mevkideki insan için gereğini söyledim, söylemeye de devam edeceğim. Şu anda yarışıyoruz, arkadaşlarımız tarafından da hepsi biliniyor. Futbolda dün yok, geçen sene de, 3-5 ay önce de tüm kupaları alsanız, büyük takımda pardon yok, futbolun gerçeğidir bu, bunu kabul etmek lazım.

Üzülüyorum, çok üzülüyorum, böyle bir hakkımız yok. Bizim ülkeye mahsus, yükseldikçe, başarı kazandıkça, düşmanınız artıyor. Merhaba demedi diye bile karşınızda kuyu kazan biri olabiliyor. Ben bunları hoş görüyorum, seviyesi güzel olursa, biz de bir şeyler elde edebilirsek, güzel olur. Ben de her kaybettiğimde, arkadaş ben bu kadar kazanmıştım diyen bir adam değilim. Dün yok, bugün var, bugün de böyleyse, ben eleştirileceğim, yeter ki ahlaklı olsun” dedi.

 

BEN DAHİL BEDEL ÖDEYECEĞİZ

Kendisi dahil bedel ödeyeceklerini kaydeden tecrübeli çalıştırıcı, “Ben dahil, hepimiz bu gidişatın, ilk yarıdaki bu hasarın bedelini ödeyeceğiz. Bu kadar açık ve net, kendimi bu bedelin içine sokarken, herkes de bu bedelin bir kısmını ödeyecek. Ne yapabilirsek, onu yapacağız. Ekonomimiz, cezamızın şekli el verdiği sürece. Allah nasip ederse, ümit ederim düşüncelerimizi, planlarımızı uygulayabiliriz. Uygulamamız lazım Galatasaray için” diye konuştu.

OYNAYANA BİR YOL VERİN

Hakemin oyunun yavaşlatılmasına müdahale etmediğini vurgulayan Fatih Terim, “Bugün merak ediyorum, kaç dakika oynanmadı? Her maçta bunu rica ediyorum. Oyun bu kadar durur mu arkadaş? 5-1 yenilelim, 8-1 yenilelim, oyun bu kadar durur mu arkadaş? Bu kadar yatılır mı, hakem bu kadar müsaade eder mi arkadaş? Oynayalım arkadaş, oynayana bir yol verin, oynamayana bir dur deyin. Ben bir seminerde bir maçın en az 40-45 dakika oynanmadığını anlatmıştım. Bir frikik 2,5 dakika, bir korner 50 saniye. Nasıl olacak arkadaş? Tüm maçlar için söylüyorum. TFF 1. Lig’i de seyrediyorum, öbürünü de… Kendini atanlar, olmayan yerini vurulmuş gibi tutanlar. Son dakikalarda frikik almak istemiyoruz, 2 dakikada baraj kurulacak falan… Oynamaya devam edelim, aksın şu oyun” diyerek sözlerini noktaladı.

medyabold
Devamını Oku »

Galatasaray tükeniyor, Göztepe’ye de kaybettiler

Galatasaray kan ligde kan kaybetmeye devam ediyor. Anakaragücü beraberliğinin ardından Sarı-Kırmızılı takım İzmir’de Göztepe’ye 2-1 mağlup oldu. Şampiyonluk yarışında ciddi yara aldı.

BOLD – Süper Lig’in 16. haftasında Galatasaray, deplasmanda Göztepe ile karşılaştı. Sarı-Kırmızılı takım derbi haftasında üç puan için İzmir’e gelmişti. Ancak Ege temsilcisi mücadeleyi 2-1 kazandı. Ev sahibi’nin gollerini Jerome ve Halil kaydederken Galatasaray’ın sayısı ise Gassama kendi kalesine attı. Göztepe bu galibiyetle 23 puana yükselirken konuk Galatasaray ise 24 puanda kaldı. Göztepe tam 17 yıl sonra Galatasaray’ı ligde mağlup ederek üç puanı hanesine yazdırdı.

DERBİ HAFTASINDA GALATASARAY AVANTAJ PEŞİNDE

Lig’de bir türlü ritmini bulamayan Galatasaray, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin oynanacağı haftayı karlı kapatmanın hesabıyla İzmir’e geldi. Geçen hafta Ankaragücü karşısında iki dakikada iki gol yiyerek 1 puanla yetinmek zorunda kalan Aslan, Göztepe gibi hızlı oynamayı seven bir takım karşısında çok da hataya tahammülü yoktu. Sarı-Kırmızılı takım 90 dakikayı 3 puanla bitirip zirveye yaklaşma hesabındaydı. Göztepe’nin galibiyeti ise İzmir ekibini Galatasaray’a yaklaştıracaktı.

GÖZTEPE’DEN ERKEN GOL

İki takımda çok zorlayıcı olmayan ataklarla oyuna ısınmaya çalıştı. Ev sahibi Göztepe bu bölümü doğru değerlendirerek golü buldu. Dakikalar 9’u gösterdiğinde Göztepe Serdar Gürlerle köşe vuruşunu kullandı. Penaltı noktasına doğru gelen topu Titi kafayla kale sahası içine indirdi. Galatasaray savunması öne çıkınca Jerome boş durumda kaldı. Kaleci Muslera öne çıkarak açıyı kapatmaya çalıştı. Ancak Jerome dönerek topu filelere gönderdi. Bu vuruşla skor 1-0 oldu.

GALATASARAY CEVAP VERDİ

Galatasaray 1-0 geriye düştüğü dakikalarda da çok fazla reaksiyon veremedi. Göztepe’nin skoru koruma düşüncesi ve kontraya yönelmesi ister istemez Galatasaray’ın öne çıkmasını sağladı. 27. dakikada Galatasaray skoru dengeyi getirdi. Kullanılan köşe vuruşunda Beto’nun yumrukladığı top kısa düştü ve Selçuk’un önünde kaldı. Selçuk’un pasına Babel kafa vuruşunu yaptı, top Gassama’ya çarpıp ağlarla buluştu. Sarı-Kırmızılı takım durumu 1-1’e getirdi. Bu gol ilk yarının skoru da belirledi.

ÜÇ PASTA GOL GELDİ

Karşılaşmanın ikinci yarısında Göztepe hızlı hücumlarda etkili olmaya başladı. 61. dakikada Galatasaray’ın rakip ceza alanında gol ararken top Göztepe’ye geçti. Orta alanda Serdar Gürler topu Halil’e bıraktı. Halil Muslera ile karşı karşıya kaldı. Net bur vuruşla skoru 2-1’e getirerek Galatasaray’a cezayı kesti.

OYUN GİT- GELE DÖNDÜ

Karşılaşmada oyun iki takım içinde git gele döndü. Galatasaray beraberlik için yüklenirken savunmada büyük açıklar verdi. 78’de yine hızlı atakta Göztepe 3. gole çok yaklaştı. Serdar Gürler Muslera ile karşı karşıya kaldı. Vuruşu direkten döndü. Hemen akabinde ise Falcao ceza sahası içinde boş durumda topla buluştu. Kaleci Beto açıyı kapatıp gole izin vermedi. Bu vuruş Galatasaray’ın kaleyi bulun ilk şutu oldu. 81’de ise Adem Büyük’ün ceza sahası içinde yaptığı kafa vuruşu auta çıktı.

medyabold
Devamını Oku »

More than 1 mln women in Turkey victims of violence in past five years

A total of 1,015,337 women were the victims of violence in Turkey in the last five years, according to data released by the Interior Ministry, the Diken news website reported on Friday.

The ministry provided the data in response to a written parliamentary inquiry submitted by opposition deputy Ömer Fethi Gürer.

A total of 146,756 cases of violence against women were recorded in 2014; 145,213 in 2015; 162,110 in 2016; 180,307 in 2017; 219,801 in 2018; and 157,150 in the first 10 months of this year.

The ministry also said 1,890 women were murdered in the same period, 94 of whom had been placed under protection by authorities.

Gürer said there is a significant number of legislative measures that need to be taken to tackle the issue.

“In addition to the physical and sexual violence, we have to keep in mind the psychological and economic violence committed against women,” the deputy said. turkishminute.com

The post More than 1 mln women in Turkey victims of violence in past five years appeared first on Stockholm Center for Freedom.

from SCF
Devamını Oku »

Ajax’ın yıldızı Daley Blind’e kötü haber

Hollanda takımlarından Ajax’ın yıldız futbolcusu Daley Blind’e kalp rahatsızlığı teşhisi konuldu. Başarılı futbolcunun ameliyat edileceği ve takımının Katar’daki kampına katılamayacağı öğrenildi.

BOLD – Hollanda ekibi Ajax’ta forma giyen Daley Blind, 10 Aralık’ta oynadıkları Valencia maçının ardından baş dönmesi şikayetinde bulununca kontrollere girdi ve üzücü bir gerçekle karşılaştı. 29 yaşındaki deneyimli futbolcuda, ‘Kardiyomiyopati’ olarak bilinen kalp kası iltihaplanması olduğu ortaya çıktı. Durumun ciddiyeti ve Blind’in sahalardan ne kadar uzak kalacağı henüz belirlenemezken Ajax’ın devre arasında Katar’da yapacağı kampa katılamayacağı öğrenildi.

EURO 2020’DE OYNAMASI ZOR

Blind’in Hollanda Milli Takımı ile EURO 2020’ye katılmasının da zor olduğu ifade edilirken Ajax’tan yapılan açıklama ile deri altına yerleştirilecek cihazla durumun kontro altına alınacağı belirtildi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Blind, “Ajax durumumla ilgili güncel açıklamayı yaptı. En önemlisi şu an kendimi iyi hissediyor olmam. Mümkün olan en kısa zamanda geri dönmeye çalışacağım. Destekleriniz için teşekkürler” dedi.

Ajax altyapısında futbola başlayan tecrübeli savunma oyuncusu, 2014 yılında 17,5 milyon Euro’ya Manchester United’a transfer oldu. İngiltere’de istediği performansı sergileyemeyen deneyimli isim, 2018’de yeniden 16 milyon Euro’ya Hollanda temsilcisine geri döndü.

medyabold
Devamını Oku »

Süper Lig’de 7 gol, 2 kaçan penaltı ve nefes kesen mücadele

Gaziantepspor deplasmanda Kasımpaşa’yı 4-3 mağlup etti. İki penaltının kaçtığı ve 7 golün atıldığı mücadelede ev sahibi Kasımpaşa’nın neredeyse maçı 4-1 geriye çevirecekti.

BOLD – Süper Lig 16. hafta mücadelesinde Gaziantepspor deplasmanda Kasımpaşa’yı 4-3 mağlup etti. Ev sahibi takım ilk yarısını 4-1 geride kapattığı maçın ikinci yarısındaki golleri geri dönüş için yetmedi. Mücadelenin henüz 5. dakikasında Kayode’nin golüyle 1-0 öne geçen konuk ekip Gaziantepspor 10. dakikada Veysel Sarı’nın golüne engel olamayınca durum 1-1’e geldi.

ANTEP’İN GOLLERİ ÜST ÜSTE GELDİ

Oyunun kontrolünü ele alan konuk ekip Gaziantep, 21’de Kenan Özer, 33’te Papy Djilobodji’nin golleriyle skoru 3-1’e getirirken 44’te Kayode’nin penaltıdan attığı golle ilk yarı 4-1 Gaziantep’in üstünlüğü ile sona erdi.

QUARESMA’NIN GOLÜ UMUTLANDIRDI

İkinci yarıda farkı azaltmak için baskı kuran Kasımpaşa, 57’de Ricardo Quaresma’nın golüyle umutlanırken 74. dakikada kazanılan penaltıda Portekizli futbolcu topun başına geçti. Quaresma’nın penaltısını kurtaran kaleci Günay Güvenç’in çizgi ihlali sonrası penaltı atışı tekrarlandı ancak Quaresma bir kez daha topu ağlara yollamayı başaramadı.

80’DE FARK 1’E İNDİ

Nefes kesen maçın 80. dakikasında Kasımpaşa’yı umutlandıran gol geldi. Mame Thiam’ın vuruşuyla skor 4-3 oldu. Kasımpaşa kalan bölümde beraberlik için baskısını arttırdı. Ancak beklenen gol bir tülü gelmedi. Gaziantepspor ilk yarıda bulduğu 4 golle maçı kazanmayı beldi. Bu sonucun ardından Kasımpaşa 15 puanda kalırken Gaziantepspor 23 puana ulaştı.

QUARESMA ÜST ÜSTE İKİ PENALTI KAÇIRDI

Mücadele 4-2 Gaziantep’in üstünlüğü ile devam ederken, karşılaşmanın 74. dakikasında Kasımpaşa’nın kazandığı penaltı sonrasında topun başına geçen Ricardo Quaresma, vuruşu kaleci Günay Güvenç’e nişanladı. Ancak çizgi hakemi Günay’ın çizgi ihlali yaptığını belirleyince Gaziantep’in kalecisi sarı kart gördü ve atış tekrarlandı. İkinci kez topun başına geçen Quaresma, yine aynı noktaya vuruşunu yaptı ve Günay ikinci kez Portekizli futbolcunun şutunu kurtardı. Kaçan iki penaltıda maçın kırılma anlarından biri oldu.

MAÇ ÖZETİ

Kasımpaşa: Fatih Öztürk, Popov, Veysel Sarı, Fernandes, Özgür Çek, Aytaç Kara, Khalili, Quaresma, Heintz (Dk. 61 Thiam), Mustafa Pektemek (Dk. 42 İlhan Depe), Koita
Gaziantep FK: Günay Güvenç, Oğuz Ceylan, Kana Bıyık, Tosca, Morais, Djilobodji, Diarra (Dk. 72 Twumasi), Jefferson, Kenan Özer (Dk. 82 Pawlowski), Güray Vural, Kayode (Dk. 88 Muhammet Demir)

Goller: Dk. 5, Dk. 44 (Penaltıdan) Kayode, Dk. 21 Kenan Özer, Dk. 33 Djilobodji (Gaziantep FK), Dk. 10 Veysel Sarı, Dk. 57 Quaresma, Dk. 80 Thiam (Kasımpaşa)
Sarı kartlar: Dk. 9 Diarra, Dk. 73 Günay Güvenç, Dk. 77 Marius Sumudica (Teknik direktör) (Gaziantep FK), Dk. 10 Fatih Öztürk, Dk. 52 Aytaç Kara, Dk. 66 Khalili, Dk. 89 İlhan Depe, Dk. 90+4 Sarp Yiğit (Yardımcı antrenör) (Kasımpaşa)

Stat: Recep Tayyip Erdoğan
Hakemler: Abdulkadir Bitigen, Volkan Ahmet Narinç, Hakan Yemişken

medyabold
Devamını Oku »

‘Uçağı patlatacağım’ diyen kadının oğlu, uyuşturucu satarken yakalanan polis çıktı

Geçen hafta Kıbrıs uçağında olay çıkarıp “Uçağı  patlatacağım” diyen Nigar D.’nin oğlu, uyuşturucu satarken yakalanan polis memuru B.D. çıktı.

BOLD- Uçakta, “Ben FETÖ’cüyüm ve uçağı patlatacağım” diye bağırıp olay çıkartan Nikar D.’nin polis memuru olduğunu söylediği oğlu, geçen ekim ayında gençlere uyuşturucu satarken meslektaşları tarafından suçüstü yakalanan B.D. çıktı.

ÜÇ EVLAT BÜYÜTTÜM

18 Aralık sabahı saat 06.45’te Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Kıbrıs’a gitmek için hazırlık yapan uçakta, yolcu olarak bulunan Nikar D. “Ben FETÖ’cüyüm ve uçağı patlatacağım. Hapishaneler doldu. Üç evlat büyüttüm. Biri Amerika’da, biri Kıbrıs’ta biri de Vatan Emniyet’te” diye bağırdı. Kadın yolcu uçaktan indirilerek, uçakta bomba araması yapıldı. Aramaların sonucunda herhangi bir olumsuzluğa rastlanmayınca uçak rötarlı olarak hareket etti.

ÇOK SIKIŞMIŞTIM

Nikar D. gözaltına alınırken, uçaktaki o anlar cep telefonu kameralarına saniye saniye yansıdı. Nikar D. emniyetteki işlemlerinin ardından aynı gün soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcıya verdiği ifadede, Kıbrıs’ta üniversite okuyan oğlunun yanına gitmek için uçağa bindiğini söyleyen Nikar D., “Merdivenden uçağa adım atar atmaz sıkıştım. Bağırsaklarımda gaz sıkışması meydana geldi. Koltuğuma oturdum, sağımda ve solumda erkekler vardı. Midem de bulandı. Lavaboya gitmem gerektiğini, çok sıkıştığımı görevlilere söyledim” dedi.

BOMBA DEDİĞİMİ HATIRLAMIYORUM

Nikar. D., “Ancak görevliler uçağın pistte hareket etmeye başladığını, biraz sonra uçuşa geçeceğini söyleyerek kalkmama izin vermediler. Tam o sırada arka tarafta kadınların benimle ilgili, ‘şu kadına bakın, FETÖ’cü gibi, ne diye seni uçağa alıyorlar’ gibi sözlerini duydum. O sözleri duyunca iyice sinirlendim. Rahatsızlığımın da etkisiyle kendimden geçmişim. Bombadan bahsettiğimi hatırlamıyorum ancak patlayıcı anlamında söylemedim. Karnım bomba gibi oldu, patlayacağım anlamında söyledim” ifadelerini kullandı.

Nikar D., ‘Hava ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma’ suçundan tutuklanırken, Demirören Haber Ajansı (DHA) kadının, “Üç evlat büyüttüm. Biri Amerika’da, biri Kıbrıs’ta biri de Vatan Emniyet’te” dediği polis oğlunun kimliğine ulaştı.

EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ARACIYLA UYUŞTURUCU SATIŞI

Annesinin halen görevde olduğunu söylediği polis memuru, geçen ekim ayında İstanbul’da uyuşturucu satışı yaparken meslektaşları tarafından suçüstü yakalanan B.D. çıktı. Polis memuru B.D., telefonla sipariş veren gençlere uyuşturucu getirdiği anda Mobil Park Polisi tarafından gözaltına alınmıştı. B.D.’nin uyuşturucuyu getirdiği sivil araç da emniyet müdürlüğüne ait.

Uçağı patlatacaktı, adliyeye götürülürken çarşafı çıkarıp “Ben bomba değilim” diye bağırdı

medyabold
Devamını Oku »

Kayyım atamaları anayasaya aykırı

BOLD- Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Osman Can, HDP’li belediyelere atanan kayyımların Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi. Can’a göre kayyımlar aidiyet duygusuna zarar veriyor, ancak hükümet bu gerçeği görmüyor.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde üçü büyükşehir olmak üzere toplam 65 belediye başkanlığını kazandı. KHK’lı oldukları gerekesiyle belediye başkanlarının sadece 59’una mazbata verildi. Hükümet, HDP’nin kazandığı 31 belediyenin eş başkanlarını terör soruşturmaları gerekçesiyle görevden aldı. Görevlerinden alınan 23 HDP’li eş belediye başkanı tutuklanırken, tamamının yerine kayyım atandı.

YEREL MECLİSLER GEÇİCİ ATAMA YAPAR

DW Türkçe’nin sorularını cevaplayan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Anaya Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Osman Can halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasını anayasaya aykırı bir uygulama olarak değerlendirdi. Can, “Anayasaya göre İçişleri Bakanlığı, haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunan belediye başkanı, encümeni veya meclis üyelerini geçici olarak görevden uzaklaştırabilir. Bu durumda belediye meclisi, kendi içinden onun yerine vekalet edecek birini seçer. Yani anayasaya göre bir suç söz konusu olduğunda görevden geçici uzaklaştırılan yerel yönetici yerine, yine yerel meclisler geçici atamayı yapar. Yetkili suç nedeniyle mahkum olduğunda ise Danıştay kararıyla görevden kesin olarak alınır. Dolayısıyla kayyım düzenlemesi aslına anayasaya uygun değil.” dedi.

BELEDİYE KANUNU DA AYKIRI

Atamaların Belediyeler Kanunu’na da uygun olmadığını ifade eden Can şöyle devam etti: “Belediye Kanunu anayasadaki düzenlemeye göre yapılmış. Ancak OHAL KHK’ları ile Belediye Kanunu’na ekleme yapıldı ki OHAL KHK’sı ile normal kanunlara ekleme yapmak da anayasaya aykırı. Bu şekilde terör suçları nedeniyle soruşturma ve kovuşturma söz konusu olduğunda görevden alma ve yerine doğrudan İçişleri Bakanlığı tarafından kayyım atanmasının yolu açıldı. Yani görevden uzaklaştırılan yerel yöneticinin yerine yerel meclisler ve dolayısıyla yöre halkının meşru temsilcileri değil, doğrudan merkezi hükümet atama yapıyor. Bu, bir bakıma ve teknik olarak 1932 Haziran’ındaki Preussenschlag’ı hatırlatmaktadır. Bana göre kayyım atamasını mümkün kılan yasal temel anayasaya şeklen aykırı olduğu gibi, içerik olarak seçme ve seçilme hakkıyla demokratik temsil ilkelerine aykırılık da oluşturmaktadır.”

Prof. Dr. Osman Can

 

medyabold
Devamını Oku »

Ex-prisoner will not forgive notorious former security chief for torture after 1980 coup

A Turkish man who was imprisoned for five years in the aftermath of Turkey’s 1980 military coup says he will never forgive Sirri Susut, a prison security chief who recently died, for torturing prisoners.

Susut, who previously lost both his feet due to a health disorder, died soon after being hospitalized after his condition worsened on Wednesday.

The former prisoner Cumhur Yavuz told Mahir Bagis from the Birgun daily that he “will never forgive Susut for using torture, which is one of the most fundamental crimes against humanity.”

Explaining that he was tortured by Susut many times over during his five-year sentence in Mamak Prison, Yavuz added: “There, the prisoners’ right to live was violated by the staff through torture.”

After the coup, many prisoners who served time in the Mamak Prison in the Turkish capital Ankara have accused the prison staff of using torture.

Susut was claimed by many to have helped Colonel Raci Tetik, the then-director of the Mamak Prison, who is known for the torture cages constructed during his reign at the prison.

Every newcomer to the prison was allegedly tortured in the cages and kept there for a few days before being assigned to their wards.

According to the reports based on victims’ statements, the methods of torture ranged from verbal humiliation to beatings with batons and excessive exercise in extreme temperatures.

Tetik is also known to have built unique solitary confinement spaces in the prison that he called “coffins.” They were dark, vertical rectangular prisms where one could either sit or stand as space was not enough to lie down or move around.

Both Tetik and Susut were serving in the prison’s A Block, where high-profile inmates, including mostly the people jailed by the coup regime, were held.

In an interview with the Milliyet daily in 1988, the colonel confessed to torturing inmates at Mamak Prison, arguing that he had to engage in torture at the time because the country was in a state of war, and unpleasant things can happen in wartime.

After the September 12 military coup, some 650,000 people were detained, 50 executed, and 299 more killed due to torture and harsh prison conditions, according to the state-run Anadolu Agency (AA).

More than 800 tortured in Turkey: NGO

The post Ex-prisoner will not forgive notorious former security chief for torture after 1980 coup appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/12/21/ex-prisoner-will-not-forgive-notorious-former-security-chief-for-torture-after-1980-coup/
Devamını Oku »

Down sendromlu Nalan’ın ilk cezaevi ziyareti: Baba beni de tutuklamasınlar

Geçen hafta tutuklanan annesi Nuran Dilber’i Bakırköy Cezaevinde ziyarete giden 7 yaşındaki Nalan Dilber’in tepkisi “Baba beni de tutuklamasınlar.” oldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 12 Aralık 2019 perşembe günü tutuklanıp Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevine gönderilen biyoloji öğretmeni Nuran Dilber’in (44) down sendromlu kızı Nalan Dilber, annesini ziyarete gitti. Kapıdaki polisleri görünce “Baba beni de tutuklamasınlar” diyen 7 yaşındaki Nalan her hafta aynı duygularla cezaevi kapısına taşınıyor.

Nalan Dilber, Bakırköy Kadın kapalı Cezaevi önü, 18 Aralık 2019.

İÇERİ GİRERKEN KORKTU

Nalan’ın babası Yavuz Dilber, “Gece ikide kızımın gözü önünde götürdüler annesini. Eşim avukatla haber gönderdi, Nalan’ı getirsinler, eve gelemeyeceğimi ben anlatayım diye. Savcıya kızımın durumu anlattım. Cuma günü izinle ilk görüşe gittik. Nalan içeri girerken biraz korktu. Oradaki memurları görünce ‘baba beni de tutuklamasınlar’ dedi. Tutuklanma kelimesi nereden aklına geldi, konuşurken mi duydu bilmiyorum, öyle bir tepki verdi.” dedi.

BABA İÇERİ GİRMEK İSTİYORUM

Geçtiğimiz çarşamba günü kapalı görüş için babasıyla birlikte yine Bakırköy’e giden Nalan, bu kez 15-20 dakika geç açılan kapının önünde annesinin öbür tarafta olduğunu bildiği için “Baba içeri girmek istiyorum” diye ağladı.

Annesini görünce kızının sevindiğini ama evde durumun biraz farklı olduğunu belirten Dilber, “Şu an gelen giden olduğu için hissettirmiyor ama mesela sabah zil çaldı ‘Annem geldi’ diye fırladı. Kahvaltıda annemi istiyorum diye ağladı. Gelen giden azalınca, süre uzayınca bunların artması beni korkutuyor. Geçen pazar sabahı gözlerini açar açmaz annemi istiyorum diye ağladı.” ifadelerini kullandı.

HASSAS VE DUYGUSAL OLUYORLAR

15 yaşında bir kızları daha bulunduğu söyleyen Yavuz Dilber, Nalan’ın eğitim ve rehabilitasyon sürecine dair de ilgi verdi: “Down sendromlu çocukların doktorluk tedavisi yok. Ne kadar ilgi ve eğitim verirseniz o kadar gelişiyorlar. Hassas, duygusal ve inatçılar. Ebeveyn olarak çok sabırlı olmalısınız. Zor öğreniyorlar. O yüzden anne önemli. Konuşma terapisine, rehabilitasyona, okula ve spora gidiyor ve yanında birinin olması lazım.”

Cemaat soruşturmaları kapsamında Kahramanmaraş’ta bir ifadede adı geçtiği için tutuklanan Nuran Dilber, Bank Asya’ya para yatırdığı için örgüt üyesi olmakla suçlanıyor. Dilber’in mahkemeye ne zaman çıkacağı henüz belli değil.

ODAMA 2 KEZ MOLOTOF KOKTEYL ATILDI

1998’den beri Diyarbakır, Kahramanmaraş ve İstanbu’lda öğretmenlik yapan Dilber çifti, 25 yıl Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde öğrenci yetiştirmişler. Kendisi de fizik öğretmeni olan Yavuz Dilber, Diyarbakır’da görev yaptığı 5 yıllık süreci şöyle anlatıyor:

“Eşim de ben de ikimiz de Diyarbakır’da öğretmenlik yaptık. Orada dershanede çalışırken odama 2 kez molotof kokteyli atıldı. Bizim yetiştirdiğimiz çocuklar vatanı milleti sevdiği için bundan rahatsız olanlar vardı. Biz devletimiz için çalıştık. Ama sonra biz terörist olduk. Yargılamak için elimizden tutup Diyarbakır’a götürdüler.”

NALAN’IN SAĞLIK RAPORU

Çobanlık yapan KHK’lı Hasan Karpuz: Alnımın akıyla polis oldum, çalmadım, çırpmadım

medyabold
Devamını Oku »

Turkey-US cold war grows as Ankara is barred from taking delivery of F-35 jets    

The United States has halted its plans to deliver F-35 fighter jets to citing Ankara’s acquisition of the Russian S-400 missile systems.

“They have accepted the S-400s, which means they will not receive the F-35s,” United States (US) Secretary of Defense Mark Esper said on Friday.

Esper told reporters during a media briefing at the Pentagon together with Chairman of the Joint Chiefs of Staff Army General Mark A Milley that he was routinely discussing this issue with his Turkish counterpart Hulusi Akar.

Turkey’s purchase of the Russian S-400 system is regarded by the US as well as NATO as a direct threat to the security of the F-35s, American Lockheed Martin’s aircraft.

Turkey was building some parts of the aircraft and was also planning to buy more than 100 of the planes. Turkey has already been removed from the Pentagon’s F-35 program.

In July, before he was appointed to his current post, Esper said Turkey would not have both the Russian S-400s and the F-35s.

“They have been a long-standing and very capable NATO ally, but their decision on the S-400 is the wrong one, and it is disappointing. You can either have the S-400, or you can have the F-35. You cannot have both,” Esper said at the time.

On Tuesday, the US Senate passed the 2020 National Defense Authorization Act to halt the delivery of F-35 jets to Turkey and to suspend the country’s participation in the F-35 building program. US President Donald Trump is expected to approve the bill.

The bill also includes sanctions on companies and governments working on the controversial TurkStream pipeline project, which is set to launch in January. With the project, Russian natural gas will be carried to Turkey and then to Europe.

Further, Turkey may face more stiff sanctions under the Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act (CAATSA) over its S-400 acquisition and incursion into Syria.

On Friday, Turkish President Recep Tayyip Erdogan said Turkey was not a country that will have its hands tied and would respond with retaliatory measures against US sanctions.

“Both the S-400s and the steps regarding the F-35s, these are done deals. This [the bill] literally means violating our rights. Of course, we will have our own sanctions against all these. I mean, we are not a nation that will stand idly by with its hands tied,” Erdogan said during a meeting with the press at the end of a summit of Muslim countries’ leaders in Malaysia.

On Sunday, the Turkish president vowed to close the Incirlik Air Force Base and Kurecik Radar Station, both of which are used by the Americans, if Washington goes on with sanctions over Turkey’s S-400 acquisition and incursion into Syria.

“If necessary, we will hold discussions with all our delegations, and if necessary, we may close Incirlik [in the southern province of Adana] and Kurecik [in the eastern province of Malatya],” Erdogan said.

When asked about Erdogan’s recent threat, Esper said he needs to understand what is driving that remark and how serious the Turks are.

“It is our opinion that we need to bind them closer to the NATO alliance. Because they have a capable military and they are our allies for years,” the secretary argued.

In the briefing, Esper also touched on Washington’s presence in Syria, saying there was no estimate on when 600- US troops would be withdrawn from the oil-rich regions of the war-torn country.

“That is a crystal ball that I do not have. I think we are there as long as we can ensure the enduring defeat of [the Islamic State] ISIS,” Esper said.

In October, Trump changed his previous decision on full withdrawal from Syria, ordering instead to guard the oil-producing region against the ISIS attacks.

The stated US aim is to allow its ally Kurdish People’s Democratic Units (YPG) to extract oil and monetize it.

Speaking at the Global Forum on Refugees in Geneva on Tuesday, Erdogan accused the US of acting more quickly to guard Syria’s oil fields than its children.

“Unfortunately, the efforts [by the US] that were spared to protect the oil fields were not mobilized for the safety and security of the children in Syria,” Erdogan claimed.

Ankara launched an offensive against the US-backed YPG in northeastern Syria, aiming to clear its militia from the border region and set up a “safe zone” to resettle Syrian refugees living in Turkey.

At the time, Erdogan claimed that Trump had given the green light to launch Turkey’s incursion, although the US administration refuted his claim. Trump faced harsh criticism by many for his order to withdraw  US troops from the region just before the Turkish operation.

Earlier this month, the US president praised his Turkish counterpart and said Turkey was doing a good job in its military operation in northern Syria. US lawmakers and the Pentagon officials have, on the other hand, been harshly critical of Turkey’s military action.

Instead of imposing severe sanctions on Turkey, Trump favors negotiations with the country’s strongman.

In the S-400 case, Trump places the blame on his predecessor, the Obama administration, as it previously declined to provide a transfer of the sensitive missile technology of the US Patriot system.

US Senate committee passes sanctions bill against Turkey

The post Turkey-US cold war grows as Ankara is barred from taking delivery of F-35 jets     appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/12/21/turkey-us-cold-war-grows-as-ankara-is-barred-from-taking-delivery-of-f-35-jets/
Devamını Oku »

ENES KANTER REKOR KIRDI, TACO FALL TARAFTARI COŞTURDU

Boston Celtics, seyircisi önünde oynadığı Detroit Pistons maçını rahat kazanırken, en büyük katkıyı 18 ribaund alarak rekor kıran Enes Kanter yaptı.

BOLD NBA- Doğu Konferansında bu gece oynanan maçta, Boston Celtics ile Detroit Pistons karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı Boston Celtics114-93 kazanırken, Enes Kanter 8 sayı, 18 ribaund ile maça damgasını vurdu.

Boston Celtics’de yedek başlayıp 18 ribaund alan en son oyuncu Ed Pinckney’di ve bunu başardığında tarihler 1994’ü gösteriyordu. 15 yıl sonra, 18 ribaund alan Enes Kanter aynı zamanda bu sezon Boston Celtics’de bir maçta en fazla ribaunt alan oyuncu oldu.

Enes Kanter, Boston Celtics’in oynadığı son üç maçta 13,3 ribaund ortalaması yakalarken, bu maçlarda NBA’nin en iyi uzunları arasında gösterilen Embiid(Philadelphia), Porzingis(Dallas) ve Drummond’a(Detroit) karşı başarıyla mücadele etti.

Enes Kanter maç sonu konuşmasında genellikle savunma ribaundlarını arkadaşlarına bıraktığını ancak bu gece karşılarında A.Drummond gibi etkili bir pota altı oyuncusu olduğu için savunma ribaundlarını riske etmek istemediğini söyledi. Koç Stevens’da yaptığı açıklamada Enes Kanter’in NBA’nin en iyi hucüm ribaundu alan oyuncuları arasında olduğunu söyledi.

TARAFTAR BASTIRDI, TACO İLK KEZ OYNADI

NBA’deki faal oyuncular arasında en uzun boylu basketbolcu olarak dikkat çeken Taco Fall normal sezonda ilk kez taraftarının karşısına çıktı. 4.çeyrekte farkın açılması sonrasında, seyircilerin ‘We want Taco’ tezahüratlarına çok fazla direnemeyen Koç Stevens Taco Fall’ı oyuna aldı. 5 dakika süre alan Taco Fall 5 sayı, 2 ribaund ve yaptığı 1 blok ile taraftarını coşturdu. Senegal asıllı müslüman oyuncu, bu sezon başında Boston Celtics ile imzaladığı özel bir kontrat ile NBA’ye adım attı.

medyabold
Devamını Oku »

Mothers demand freedom for cadets given life in prison over Turkey coup charges 

Mothers of the Turkish Air Force Academy cadets sentenced to life imprisonment for their alleged involvement in 2016’s failed coup attempt, on Friday, demanded their sons be released.

According to a report by Adil Ergin Bagci from the T24 news portal, the mothers on Friday gathered in the Turkish Human Rights Association (IHD)’s building in Istanbul’s Beyoglu district to call on the Turkish government, once again, to free their children.

“For three and a half years, our children have pined for freedom, while we have pined for them,” a representative for the mothers underlined in Friday’s statement.

“The indictment was prepared a year after they had been arrested [in 2016]. They were given life sentences four months later. They now stay in groups of 45 people in prison wards each designed for only seven people,” she outlined.

“We were kicked out of every governmental institution that we applied to make our voices heard. We had to look for justice in the streets. However, they [police officers] detained us [briefly] every time we took to the streets,” the mothers explained, referring to their previous protests.

Turkish courts sentenced 187 of the 259 students, who were detained over charges related to the failed coup that targeted Turkish President Recep Tayyip Erdogan’s governing Justice and Development Party (AKP) on July 15, 2016, to life imprisonment.

The mothers recently staged several peaceful sit-in protests in Istanbul and capital Ankara that resulted in harsh police intervention that saw the mothers beaten and briefly detained.

The mothers further claimed in Friday’s statement that the court, which sentenced their children to life in prison, disregarded all the evidence proving that those military school students had not participated in the attempted coup.

“We want this atrocity to end and our innocent children to be set free. We demand this from the senior government officials, from Turkey’s Justice Ministry,” the mothers emphasized.

Speaking to T24 following the press statement, Ayten Gulesci, one of the mothers, underlined that they do not accept their children being prosecuted for treason.

“We want the truth to come out. We are tired of this. They [officials] must do what is necessary [to free the military cadets],” she added.

The military school students had been accused of being members of the faith-based Gulen movement that is claimed by the ruling AKP government to have orchestrated 2016’s coup attempt.

Turkish President Recep Tayyip Erdogan’s AKP government also designates the movement, led by the US-based Muslim preacher Fethullah Gulen, as a terrorist organization.

Although Gulen and his followers strongly deny the accusations, the Turkish state has detained or arrested some 77,000 people while prosecuting more than 511,000 over suspected links to the movement since the putsch bid.

Mother of wrongly-accused cadet allegedly involved in the failed 2016 coup tells of her son and family pain since his imprisonment

The post Mothers demand freedom for cadets given life in prison over Turkey coup charges  appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/12/21/mothers-demand-freedom-for-cadets-given-life-in-prison-over-turkey-coup-charges/
Devamını Oku »

Çobanlık yapan KHK’lı Hasan Karpuz: Alnımın akıyla polis oldum, çalmadım, çırpmadım

BOLD- 15 Temmuz’dan 9 ay sonra açığa alınan, daha sonra KHK ile ihraç edilen KHK’lı polis memuru Hasan Karpuz, memleketi Kayseri’nin İncesu ilçesi Üçkuyu köyünde çobanlık yapıyor.

Erciyes Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’nden mezun olan Karpuz, 2009 yılında polis memurluğu sınavını kazanarak mesleğe başlamış.

9 yıldan fazla polis memurluğu yapan Karpuz, 8 Temmuz 2018’de ise örgüt üyesi olduğu iddiasıyla mesleğinden ihraç edilmiş.

Diyarbakır’da hakkında açılan “terör örgütü üyeliği” davasında 6 ay yargılandıktan sonra beraat eden ancak OHAL Komisyonu değerlendirmesi sonucu mesleğine geri dönemeyen Hasan Karpuz, şimdi memleketinde çobanlık yapıyor.

KOYUNLARIN PEŞİNDE GEZE GEZE SINAVLARA ÇALIŞTIM

“Çobanlık benim baba mesleğimdi, polislikten sonra bu işi yapmak ağır gelmedi. Sadece ailemin, çocuklarımın düzenleri değişti. Bir gün görevime döneceğimi umuyorum.” diyen Karpuz “Çünkü bir suçumuz yok. Bu mesleği alnımın akıyla kazandım. Kimseden bir yardım almadım, koyunların peşinde geze geze sınavlara çalıştım. 9-10 yıllık meslek hayatımda bir tanesi bana dese ki, sen şu işi yaparken devletin aleyhine çalıştın. Bir tanesi dese ki, sen şu işi yaparken devletin milletin malını çaldın çırptın, rüşvet aldın. Bana bunu diyemezler.” diyor.

Euronews’ten Ahmet Erkan’a kouşan Karpuz, terör örgütü üyeliği suçlamasının çok ağır bir suçlama olduğunu, açığa alındıktan sonra yakın çevresinin ve toplumun bakış açısının birden bire değiştiğini söylüyor: “Sosyal dışlanma ve ekonomik sorunlar yaşadık. Yargılanmadan böyle bir suçlamayla karşı karşıya kalmayı kimseye anlatamadık.”

Kendisi gibi bir Anadolu insanından ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar terörist çıkaramayacaklarını belirten Karpuz, “Biz Anadolu insanıyız. Anadolu insanı devletine, vatanına, milletine, dinine, diyanetine bağlı insanlardır. Bizden terörist çıkmaz, çıkaramayacaklar. İstedikleri kadar uğraşsınlar. Devletin verdiği silah hiçbir zaman kendi ülkemizin vatandaşına, kendi halkımıza yönelmedi, yönelmez. Bir gün bunu anlarlar inşallah” ifadelerini kullanıyor.

BİZİM SUÇUMUZ NE?

Karpuz: “Kim darbeye teşebbüs etmiş, kim vatandaşına silah doğrultmuş, kim tankları yürütmüş, kim uçaklardan bomba yağdırmışsa suç onlarındır, onlar yargılansın ve cezalandırılsın, bizim suçumuz ne? Sadece bir düşünceye yakın olduğundan dolayı insanları suçlamak, cezalandırmak acı bir durum. Nitekim bu devran böyle sürmez. Devran döndüğü zaman şu anki iktidar sahiplerinin de yandaşları bu işten yargılanabilir. Çünkü onların da irtibatlı, iltisaklı olduğu yerler var” diyor.

ADALET YERLE BİR OLDU

Karpuz, dini söylemleriyle iktidara gelen AKP’yi de eleştirdi:

“Zulmün nereden geldiği beni daha çok yaraladı. Mütedeyyin insanlar, yani konuştukları zaman Allah’tan, kitaptan bahseden insanlar bize bu mağduriyeti yaşattı. Örnek verdikleri Hazreti Ömer adaletinden zerre kadar bize yansıtmadılar. Bu dönemde adalet inancı yerle bir oldu. Her zaman savunduğum şey şudur: Bir ülkede fikir ve ifade hürriyetini sağlayamadığınız zaman birileri iltisaktan, irtibattan yargılanır çünkü herkesin bir düşüncesi, inandığı bir şey var. Bunları yargılamaya başladığınız zaman ülkede temiz adam kalmaz. Umarım gelecek nesiller birbirlerinin düşüncelerine daha saygılı, daha hoşgörülü olur. Ocu, şucu, bucu değil de biz yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyacağı bir ortam oluşturulur. İnşallah o günleri umut ediyoruz”.

medyabold
Devamını Oku »

TEMSA’dan kötü haber: Üretime başlayamıyor

İsviçre merkezli yatırım şirketi True Value Capital Partner’s’in aldığı ve 23 Aralık’a kadar üretimini durduran Temsa’dan yeni açıklama geldi. Açıklamada üretime başlama ile ilgili bir ifade yer almadı.

BOLD – Sabancı Holding tarafından True Value Capital Partners’a satılan ve üretime 23 Aralık’a kadar ara veren otobüs üreticisi TEMSA’da yeni açıklama geldi. Açıklamada üretime başlama ile ilgili bir ifadenin olmaması dikkat çekti.

3 BİN KİŞİYE İŞ SAĞLIYOR

Şirketten yapılan açıklamada TEMSA’nın 50 yılı aşkın bir süredir Türk mühendisleri ve çalışanları ile geliştirdiği Türkiye’ye ait ilk ve tek yolcu otobüsünü ürettiği hatırlatılarak, “Şirketimiz halihazırda direk 1,300 kişi ve Adana’daki bağlı yan sanayisi ile birlikte 3,000 kişiye yakın istihdam sağlıyor olması ve yurt dışında ülkemizi tanıtan bir yerli marka olması nedeniyle yaşanan gelişmeler Türkiye’deki büyük bir kitleyi çok yakından ilgilendirmektedir” denildi.

NET BİR TARİH VERİLMEDİ

TEMSA olarak istihdamını sağladıkları binlerce kişinin çalışmaya devam edebilmesi için yüksek bir gayret içerisinde olduklarına vurgu yapılan açıklamada, “En kısa zamanda fabrikamızı tekrar çalışır hale getirmek ve çalışanlarımızla birlikte ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etmek en büyük arzumuzdur. Bu süreci değerli çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve kamuoyunun desteği ve sabrıyla en kısa sürede neticelendireceğimizi kamuoyunun bilgilerine sunarız” denildi.

 

KHK’lı emniyet müdürü hayatını kaybetti

medyabold
Devamını Oku »

17-25’in baş aktörlerinden Cengiz Holding’e yeni kıyak

Damat Berat Albayrak’ın başında olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açtığı elektrik alım ihalesini AKP’ye yakınlığı ile bilinen Cengiz Holding kazandı. İhaleye tek başına giren Cengiz Holding, bakanlığın 12 ayrı binasına bir yıl boyunca elektrik enerjisi sağlayacak.

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açtığı elektrik alım ihalesini 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasının önemli isimlerinden ve AKP’ye yakınlığı ile bilinen Mehmet Cengiz’in holdingi kazandı. Tek başına ihaleye giren şirket, bakanlığın 12 ayrı binasına bir yıl boyunca elektrik enerjisi sağlayacak.

TEK İHALE İLE 10 MİLYON KAZANACAK

Hazine ve Maliye Bakanlığı “2020 yılı elektrik enerjisi” alımı için 22 Kasım 2019 tarihinde ihale yaptı. Cengiz Holding’e bağlı Cengiz Elektrik Şirketi, tek başına katıldığı ihaleyi aldı ve 6 Aralık tarihinde sözleşme imzalandı. Birgün gazetesinden İsmail Arı’nın haberine göre, Cengiz Elektrik bir yıl boyunca Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 12 ayrı binasına elektrik enerjisi sağlayacak. Yapılan sözleşmeye göre ise Cengiz Elektrik’e bir yıllık elektrik enerjisi hizmeti karşılığında 10 milyon 262 bin TL ödenecek.

ÜNİVERSİTELERDEN DE 47 MİLYON TL ALACAK

Cengiz Elektrik Şirketi çok sayıda üniversitenin de elektrik ihalesini aldı. Şirket, Trakya Üniversitesi’nin elektrik ihalesini 12 milyon TL’ye, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nin elektrik ihalesini 7 milyon 679 bin TL’ye, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nin elektrik ihalesini 9 milyon TL’ye ve Bursa Uludağ Üniversitesi’nin elektrik enerjisi ihalesini de 19 milyon TL’ye aldı.

KHK’lı emniyet müdürü hayatını kaybetti

medyabold
Devamını Oku »

KHK’lı emniyet müdürü hayatını kaybetti

KHK ile ihraç edilen emniyet müdürü Tevfik İldemir Ankara’da hayatını kaybetti. Bir süre cezaevinde yatan İldemir zatürre geçiriyordu.

BOLD- Ekim 2016’da 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilen emniyet müdürü Tevfik İldemir dün (20 Aralık 2019) Ankara’da hayatını kaybetti. Afyon Cezaevinden tahliye edildikten sonra tutuksuz yargılanmaya devam eden İldemir, zatürrre geçiriyordu. İldemir’in geçtiğimiz çarşamba günü görülen mahkeme sonrasında maruz kaldığı haksızlığa dayanamadığı belirtiliyor.

Evli olan  Tevfik İldemir geride bir eş ve iki çocuk bıraktı.

medyabold
Devamını Oku »

20 Aralık 2019 Cuma

Alman komedyen “Erdoğan şiiri” için Alman Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için yazdığı şiirinin bir bölümü yasaklanan Alman komedyen Jan Böhmermann, kısmi yasağın sanat ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle Alman Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

BOLD Alman komedyen Jan Böhmermann 3.5 yıl önce televizyonda canlı yayında Erdoğan için bir şiir okudu. Şiirin bir bölümü yasaklandı. Ünlü komedyen, yasağın kaldırılması için Alman Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme sözcüsü başvurunun Ağustos ayında yapıldığını açıkladı. Sözcü, mahkemenin kararını ne zaman vereceğinin ise belli olmadığını belirtti.

Erdoğan’ın avukatlarının şiirin yayınlanmasına ihtiyati tedbir konması amacıyla yaptığı başvuruya karşı Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi, 2018 yılı Mayıs ayında aldığı kararla şiirin belirli bölümlerinin hakaret içermesi nedeniyle yeniden yayınlanmasını yasaklamış, karara temyiz yolunu kapatmıştı. Erdoğan, şiirin tümünün yasaklanması için yaptığı başvuruda başarılı olamamış, şiir kısmen yasaklanmıştı.

24 DİZENİN 18’İNE YASAK

Böhmermann’ın temyiz yolunun kapatılmasına karşı başvurduğu Karlsruhe’deki Federal Yargıtay Böhmermann’ın başvurusunu geri çevirerek Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi kararını onamıştı. Mahkeme, 24 dizeli şiirin ağır hakaret ve cinsel ima içeren 18 dizesi üzerindeki yasağın sürdürülmesine hükmetmişti.

Böhmermann, şiirini 31 Mart 2016 tarihinde Alman kamu yayıncılık kuruluşu ZDF’deki “Neo Magazin Royale” programında okumuştu.

Avrupa Konseyi’nden Urla Belediye Başkanı Oğuz’un tutuklanmasına tepki

medyabold
Devamını Oku »

Libya hükumeti, Türkiye’yle askeri-güvenlik iş birliği anlaşmasını onayladı

Libya’da Ulusal Mutabakat Hükumeti, Türkiye ile imzalanan güvenlik ve askeri işbirliği anlaşmasını onayladı. Bakanlar Kurulu’nun kararı oy birliğiyle aldığı açıklandı.

BOLD Libya’da Ulusal Mutabakat Hükumeti (UMH), Türkiye ile 27 Kasım’da imzalanan Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nı onayladı. Açıklama, Libya’nın geçici Ulusal Mutabakat Hükumeti’nce yapıldı.

UMH açıklamasında Libya Bakanlar Kurulu’nun mutabakat muhtırasını oy birliğiyle kabul ettiği bildirildi.

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONUNDA KABUL EDİLDİ

Anlaşmaya göre, Libya’nın talebi doğrultusunda Türkiye’nin ülkeye asker gönderebileceği belirtiliyor. Taraflar arasında ayrıca istihbarat alanında iletişim kurulacak.

Türkiye ile Libya arasında güvenlik ve askeri işbirliği mutabakatına ilişkin teklif pazartesi günü TBMM Dışişleri Komisyonunda görüşülerek oy çokluğuyla kabul edilmişti. Mutabakatın önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulunda ele alınması bekleniyor.

İŞLER: LİBYA’YA ASKERİ DESTEK GÖNDERİLEBİLİR

Türkiye’nin Libya Özel Temsilcisi ve AKP Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Libya’da meşru hükumete destek olduklarını ve talep olursa askeri güç gönderilebileceğini söyledi.

Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nde (ORSAM) “Libya Krizi ve Türkiye – Libya İlişkileri” başlıklı konferansta konuşan İşler, “Asker gönderimini karşı ülke istemedikçe yapamazsınız. Talep edilirse söz konusu. Somali, Katar örneklerinde olduğu gibi askeri bakımından yardımcı olunması talep edildiğinde askeri güç gönderilir. Bu, muharip güç olmak zorunda değil, barışa katkı vermesi amacıyla gidebilir” dedi.

HAFTER, TRABLUS’U TAMAMEN KUŞATTI

UMH’ye karşı mücadele eden General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) komutanlarından Tuğgeneral Halid el-Mahcub, çarşamba günü itibariyle Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin elindeki başkent Trablus’un tamamen kuşatıldığını açıklamıştı.

27 KASIM’DA İMZALANDI

Anlaşma 27 Kasım’da UMH Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Es-Serrac’ın İstanbul’da Dolmabahçe Ofisi’nde AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmede imzalandığı duyurulmuştu.

İki ülke aynı tarihte Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını içeren bir mutabakat da imzalamıştı.

TALEP GELİRSE HAK DOĞAR

Mutabakat, Türkiye’nin Libya’ya asker gönderip göndermeyeceği tartışmalarını da beraberinde getirmişti. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Libya hükümetinden talep gelmesi durumunda asker gönderilebileceğini” belirtmişti.

Erdoğan, geçen hafta TRT yayınında “Libya’nın talep etmesi halinde asker gönderilmesi için hak doğar” ifadelerini kullanmıştı.

Perşembe günü Türk medyasına da yansıyan Arap medyası kaynaklı haberlerde Libya’daki Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Türkiye’den asker ve ekipman desteği talebinde bulunma kararı aldığı iddia edilmişti.

LİBYA İÇ SAVAŞI

2011’de Muammer Kaddafi’nin devrilmesinin ardından iç savaşa sürüklenen Libya, BM’nin de tanıdığı Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti ile ülkenin doğusunda Halife Hafter komutanlığındaki Libya Ulusal Ordusu desteğiyle kontrolü elinde bulunduran Tobruk merkezli hükümet arasında bölünmüş durumda.

Doğudaki hükümet Fransa, Rusya, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır tarafından desteklenirken İtalya, Türkiye ve Katar Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne destek veriyor.

Türkiye, Libya konusunu görüşmek üzere Moskova’ya heyet gönderiyor

 

medyabold
Devamını Oku »

Moskova’da Rus istihbarat servisi binasında silahlı saldırı düzenlendi

Rusya’nın başkenti Moskova’da Rus istihbarat servisi FSB’nin merkezinde silahlı bir kişi ateş açtı. Olayda Federal Güvenlik Servisi’nde görevli en az bir kişi hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı.

BOLD – Rusya’nın başkenti Moskova’da Federal Güvenlik Servisi (FSB) binasında silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda bir FSB çalışanının öldüğü, bir kişinin de yaralandığı bildirildi.

Rus haber ajansı Interfaks’ın Sağlık Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, saldırıda beş kişi yaralandı. Aralarında iki FSB personelinin de olduğu belirtildi. Rus savcılığı olayla ilgili terör soruşturması başlatıldığını açıkladı.

SALDIRGAN ÖLDÜRÜLDÜ

FSB’den yapılan açıklamada, saldırıda bir FSB çalışanının hayatını kaybettiği bildirildi. Binanın lobisinde otomatik silahla etrafa ateş açan saldırganın polis müdahalesinde öldürüldüğü kaydedildi.

Interfax haber ajansının aktardığı açıklamada saldırganın bina içine girmeyi başaramadığı ve dışarıda “etkisiz hale getirildiği” kaydedildi. Henüz kimliği açıklanmayan saldırganın elinde bir Kalaşnikof tüfek bulunduğu belirtiliyor. Rus güvenlik servisi, saldırganın kimliğinin belirlenmesi için çalışmaların yürütüldüğünü söyledi.

PUTİN SALDIRI SIRASINDA KONSERDEYDİ

Saldırı sırasında Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Moskova’da FSB ve diğer Rus güvenlik birimleri için düzenlenen bir konserde bulunduğu bildirildi. Putin olay öncesinde, tüm dünyadan ve Rusya’dan yaklaşık 2 bin gazetecinin katıldığı yıllık basın toplantısını düzenlemişti.

Federal Güvenlik Servisi, Sovyetler Birliği dönemindeki istihbarat servisi KGB’nin yerini almıştı.

Türkiye, Libya konusunu görüşmek üzere Moskova’ya heyet gönderiyor

medyabold
Devamını Oku »

“Hapisteki bebekler vicdanımızda kocaman bir yara olacak”

Oyuncu Arzum Onan ve manken Azra Akın anneleriyle birlikte cezaevlerine mahkum edilen çocukların toplum vicdanında büyük bir yara açacağını söyledi.

BOLD – Azra Akın, sosyal sorumluluk projesi kapsamında annelerinin yanında Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde tutulan 40 çocuğu 1 günlüğüne dışarı çıkardı. İstanbul’daki bir akvaryumu ziyarete giden çocukların fotoğraflarını Azra Akın ve oyuncu Arzum Onan Instagram hesaplarından paylaştı. Onan, “Burada gördüğünüz çocuklar Bakırköy Kadın Cezaevindeki mahkum kadınların yavruları. Dün ilk kez bir günlüğüne dışarı çıktılar” dedi.

800 ÇOCUK HAPİSTE

Cezaevlerindeki bebek sayısına da dikkat çeken Onan, “Türkiye’de cezaevlerinde 800 çocuk, çeşitli suçlardan hüküm giymiş anneleriyle birlikte yaşıyor. Kilitli kapılar ardında, erkenden büyümek zorunda bırakılan her çocuğun sağlığı, beslenmesi, eğitimi ve en önemlisi psikolojisi için doğru şartların sağlanması gerek. Unutmayalım ki, olması gereken şartlarda büyüyemeyen her çocuk vicdanımızda kocaman bir yara olarak yerini alacak” ifadelerini kullandı. Onan’ın paylaşımı bir saatte 15 bin beğeni aldı.

HİÇBİR YAVRUYU GÖRMEZDEN GELEMEYİZ

Azra Akın da Onan ile benzer ifadeler kullanarak hapisteki çocukların sağlıkları, psikolojileri, beslenmeleri, eğitimleri konusunda dışarıdaki çocuklarla aynı şartlara sahip olup olmadığını sordu: “Bu çocuklar cezaevlerinde anneleriyle yaşayan yavrularımız. Ne olursa olsun sağlıklı büyümek hepsinin hakkı. Anne ve babaları cezaevinde olduğu için hiçbir yavruları görmezden gelemeyiz. Ayrıca bu çocuklar anneleriyle birlikte cezaevlerinde büyümek zorunda iseler şartlarının dışarıdaki yaşıtlarından farklı olmadığından emin olmalıyız ki vicdanlarımız rahat olsun. Sormak istiyorum acaba bu çocukların beslenmeleri, sağlıkları, eğitimleri konusunda her şey yolunda mı? Psikolojileri nasıl? Çünkü unutmayalım sağlıklı şartlarda büyümeyen her bir çocuk vicdanlarımızda kapatılması mümkün olmayan büyük bir yara olarak yaşayacaktır.”

CEZAEVİNDEN BİR GÜNLÜĞÜNE DIŞARI ÇIKAN ÇOCUKLARIN AKVARYUM SEVİNCİ

 

 

Tutsak bebek Muaz’ın annesinden mektup: Ses çıkarmasın diye oğlumun gözlerine bakamıyorum

medyabold
Devamını Oku »

Yayıncı kuruluştan kulüplere 1 dakikalık görüntü, o da şarta bağlı

Yayıncı kuruluş, kulüplere görüntülerin aylık 1 dakikayı geçmemek üzere kullanılmasına izin verdi. Ancak görüntü kullanımı şarta bağlandı.

BOLD – Süper Lig’de yer alan kulüplerin, oynadıkları maçlar sonrası resmi sosyal medya hesabından yaptıkları paylaşımlara telif gönderilmesi tartışma yaratmıştı. Birçok Süper Lig kulübünün grafik yayınlayarak tepki gösterdiği durum hakkında yeni bir gelişme yaşandı. beIN Sports’un, kulüplere belirli şartlar dahilinde maç görüntüsü yayınlama hakkı verdiği iddia edildi.

AYDA 1 DAKİKALIK GÖRÜNTÜ HAKKI

Medipol Başakşehir Sosyal Medya Koordinatörü Gökhan Yılmaz, konu ile ilgili yaptığı paylaşımda “Yayıncı kuruluş, Süper Lig markasına ve takımlara zarar vermeyecek şekilde olmak kaydıyla görüntü paylaşımını ayda 1 dakika limitli olarak serbest bıraktı” ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜLER ŞARTA BAĞLI

Ajansspor’da yer alan habere göre kulüpler her görüntüyü kullanamayacak. Yayıncı kuruluş sosyal medyada paylaşılacak görüntülerin tartışma yaratmasını istemiyor. beIN Sport bunun içinde yayınlanacak görüntüleri önceden göreceği belirtiliyor. Yayıncı kuruluşun istediği şartlar ve getirilen limitler şöyle:

* Yapılan paylaşımlar, ayda 1 dakikayı geçmeyecek.

* Verilen görüntüler hakem hatalarını içermeyecek.

* Paylaşılacak görüntü öncelikle Bein Sports’a gönderilecek, onay gelmesi halinde paylaşım yapılabilecek.

KULÜPLER TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Süper Lig’de yer alan birçok takım beIN Sports’un yapılan maç paylaşımlarından telif istemesini sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla tepki göstermişlerdi. Görüntü kullanılamadığı için animasyon ya da grafik olarak pozisyonları yeniden çizen kulüpler, görüntülerin telif hakkı nedeniyle böyle paylaşıldığına vurgu yapmışlardı.

medyabold
Devamını Oku »

“Tarikat liderinin elini öptüğüm dönemde milletvekili değildim”

Tarikat lideri Muta el Haznevi’nin elini öptüğünü gösteren görüntülerin ortaya çıkmasının ardından açıklama yapan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, kendini savundu: “O dönemde milletvekili değildim.”

BOLD – Abdülhamit Gül’ün, Haznevi Tarikatı liderinin elini öptüğü görüntüler Meclis Genel Kurulundaki bütçe görüşmeleri sırasında tartışmalara neden oldu. Adalet Bakanı Gül, görüntülerin 2015 yılına ait olduğunu söyledi. O dönem milletvekili dahi olmadığını söylemekle yetindi.

AKP Grup Başkanvekili Nacı Bostancı ise, Adalet Bakanı Gül’ü savunarak, “Bir jestle, bir hareketle milletin iradesini temsil etmeye ilişkin bir eksiklik çıkarılamaz” dedi.

Adalet Bakanı Gül, Haznevi tarikatı liderinin elini öpmeye çalışırken görüntülendi

medyabold
Devamını Oku »

Mehmet Tahsin: “Cem Küçük iş adamlarına şantaj çetesi kurdu”

Cem Küçük ve Mehmet Metiner’in özellikle Kayseri’de iş adamlarını hakkınızda cemaat dosyası var diyerek korkutup, çözme karşılığı şantaj yaptıkları iddia ediliyor.

BOLD – Cem Küçük’le Mehmet Metiner’in TGRT’de yaptıkları programın satır aralarında sürekli Kayseri’yle ilgili bilgiler geçiyor. İkilinin de Kayseri’deki dosyalar hakkında hemen her şeyi bilmeleri dikkat çekerken Cem Küçük, Metiner’in avukat kızının Kayseri’de faaliyet gösterdiğini ağzından kaçırdı ya da kasten söyledi.

Gazeteci Mehmet Tahsin, Cem Küçük ve Mehmet Metiner’in iş adamlarına giderek haklarında gizli soruşturma olduğunu söyleyerek korkuttukları, ardından çözme vaadiyle şantajla para kopardıklarını yazdı.

TR724 yazarı Mehmet Tahsin’in konuyu irdelediği ve çarpıcı bilgiler paylaştığı yazısının ilgili bölümü:

“Metiner ve Küçük, Beyaz TV’deki program boyunca uzun uzun kayyım atanan şirketler üzerine konuştular. Bu şirketlerin sahiplerine iade edildiğinden ve ilk defa Şamil Tayyar’ın gündeme getirdiği “F.tö Borsası”ndan bahsettiler.

İlginçtir, Metiner sadece Kayseri’ye odaklanmış olsa bile Cem Küçük Türkiye’nin her yerinde kayyım atamalarından detayına kadar haberdar. Söylediklerine bakılırsa Ankara’ya geldiğinde Boydaklar hakkında verilen kararın neden hala onanmayıp istinafta beklediğini de sormuş. Sanırsınız kayyım atayan yargı (HSK) ve kayyımlık görevini icra eden TMSF, Cem Küçük’e bağlı ve hesap veriyor!

Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir mahkeme kayyım atanan bir malı sahibine iade etse karşısında Cem Küçük’ü buluyor. Geçmişte benzer örnekleri olmuştu. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Aynes Gıda.

Denizli’de bulunan Aynes Gıda, 28 Aralık 2016’da kayyıma devredilmiş sahipleri de tutuklanmıştı. 2 yıl sonra 10 Aralık 2018’de mahkeme, sahibini tahliye ediyor ve kayyım kararını da kaldırıyor. Savcı bu karara itiraz ediyor ama mahkeme reddediyor ve Aynes Gıda sahiplerine iade ediliyor.

Aradan 2 hafta geçiyor. Cem Küçük köşesinde Aynes Gıda’nın kayyım kararını kaldıran Denizli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerinin isimlerini yazarak bu kararı eleştiriyor. Daha yazının mürekkebi kurumadan, Denizli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi Aynes’in tekrar kayyıma devredilmesini kararlaştırıyor. Denizli hakimleri, Allah’tan korkuyorlar mı bilmem ama Cem Küçük’ten korktukları kesin! Yoksa 20 gün içinde bu kadar hızlı dönüşün başka izahı yok.

Gelelim Kayseri’ye. Anlattıklarına bakılırsa hem Cem Küçük hem de Mehmet Metiner’in Kayseri ve Boydak Holding hakkında inanılmaz detay bilgilere sahipler. Beyaz TV’deki programda Metiner “Fetö’cülerle aslanlar gibi mücadele eden hakimlerimiz savcılarımız var.” derken, Boydak’ları anlatan Cem Küçük, farkında olmadan ağzından bir şey kaçırdı:

Bu Boydak’lar davası istinafta, bugün gene sordum Ankara’da. İstinafta bekliyor, niye çıkmıyor karar diyorum kimse bir şey demiyor. İkincisi Mehmet abi’nin de kızı Kayseri’de görev yapıyor…

Bunu duyan Metiner’in birden yüzü düşüyor, morali bozuluyor.  “Bilmiyorum… söylemeyim çünkü…” diye geveliyor.

Küçük devam ediyor: “Kayseri için söylüyorum her fetöcü için her hesap soruldu mu? Aklananlar var mı? Kayseri halkı canımız… Ben çok gidiyorum Kayseri’ye… Bazıları kurtarıldı mı? Onlardan para istendi mi?..

Kimse de “Hayırdır, ne işin var Kayseri’ye bu kadar çok gidecek?” diye sormuyor. Çünkü her ikisinin de işi var orada. Her ikisi de kayyım atanan şirketler söz konusu olunca hop oturup hop kalkıyor.

İddialar çok büyük. Televizyon ekranında “F.tö borsası” diye bas bas bağıran bu tetikçilerin, para alarak kayyım atanıp atanmayacağına karar verdikleri söyleniyor. Cem Küçük’ün Metiner’e “senin kızın Kayseri’de görevli” derken neyi kastettiğini bilmiyoruz. Bildiğimiz, Metiner’in kızı Zeynep Büşra Metiner, Ankara barosuna kayıtlı bir avukat. Damadı ise Kayseri’de bir benzin istasyonu işletiyor. İddiaya göre Metiner’in benzinci damadı, Kayseri OSB Başkanı Tahir Nursaçan ve Cem Küçük, kendi çaplarında bir çete kurmuşlar. (Kaynak: Samanyolu haber)

Tezgah şöyle işliyor: Önce bir iş adamı hedef alınıyor. Sonra bu iş adamına gidip “hakkında gizli soruşturma var” diye korkutuluyor, “ama biz bunu münasip bir ücret karşılığında halledebiliriz” denilerek rüşvet isteniyormuş. Çok büyük rakamlar havalarda uçuşuyor. Zaten Küçük – Metiner ikilisinin bu işler için kullanacakları, bol miktarda kirlenmiş yargıç var. Adam neredeyse TMSF ve HSK’yı kendine beğlamış. Birine emir veriyor kayyım atanmasını sağlıyor. Rüşvetini alınca da bir başkasına emir verip kararı kaldırtıyor. Kazara bunların bilgisi haricinde bir şey oluyorsa “F.tö Borsası” diye feryadı basıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan açıklama yapan Boydak ailesinin hapiste olmayan tek üyesi Mustafa Boydak’ın, kirli ilişkilerini ima etmesi Mehmet Metiner’i çileden çıkarmış. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağını söylüyor. Gazetesindeki köşesini bu işler için kullanan Cem Küçük de dünkü yazısında Boydak’a tehditler savuruyordu.

Sanırım artık yolun sonuna gelindi.

Şimdi bunlar korkmasın da kim korksun. Erdoğan giderse kendilerine nasıl hesap sorulacağını çok iyi biliyorlar. Dil bileni çoktan gideceği ülkeyi bile seçmiş, diğeri kara kara düşünüyor.

Hırsızlar kavga edince çaldıkları ortaya saçılır.” derlerdi eskiler. Bu çetenin veya çetelerin işlediği bütün suçlar kendi yol arkadaşları tarafından biliniyor. Şimdilerde kurulan veya kurulacak olan yeni partiler yüzünden eski dostlar hızla düşman hale geliyor. Bekleyip göreceğiz. Savaş Sanatı’nın yazarı Sun Tzu’nun dediği gibi: “Nehir kenarında yeterince beklersen, düşmanlarının cesetlerinin yüzerek geçip gittiğini görürsün.”

medyabold
Devamını Oku »

Rusya ve Suriye, İdlib’te saldırılarını arttırdı: Sığınmacı kampına saldırıda 10 kişi öldü

Suriye’de rejim güçleri tarafından İdlib’deki bir sığınmacı kampına düzenlenen saldırıda en az 10 kişi öldü.

BOLD – Suriye’de Rusya’nın da desteklediği rejim birlikleri tarafından ülkenin kuzeybatısında düzenlenen hava saldırısında en az 10 sivil hayatını kaybetti. Roketli saldırı İdlib kentinin kuzeyinde bulunan bir sığınmacı kampına yönelik düzenlendi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, İdlib kentini hedef alan ve günlerdir devam eden hava saldırılarında aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 32 kişinin yaralandığını duyurdu.

Yapılan açıklamada hava saldırıları nedeniyle sadece salı günü yaklaşık 8 bin kişinin İdlib’den kaçarak Türkiye sınırına gittiği belirtildi.

Malezya’da dün konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Şu anda İdlib’den 50 bin insan topraklarımıza doğru geliyor” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan: 50 bin Suriyeli daha geliyor

medyabold
Devamını Oku »

Details of torture allegations in Turkey’s Diyarbakir province revealed

Local human rights and law associations revealed details of recent incidents of torture and police brutality in Turkey’s Diyarbakir on Thursday.

The Diyarbakir branch of the Turkish Human Rights Association (IHD) and the Diyarbakir Bar Association made the revelations in a report that detailed the extent of torture, suspects claim to have suffered while being detained by local security forces.

The report, which was released on Thursday during a press conference held in the IHD’s Diyarbakir branch building, includes statements from recently-detained suspects and their family members.

The Gazete Duvar news portal reported on Thursday that the alleged incidents of torture by Turkish security forces took place during operations carried out in Cakirtutmaz and Kilickaya towns near Diyarbakir’s Cinar district earlier in December.

Lawyer Hasan Yalcin, a Diyarbakir IHD executive board member, on Thursday, shared details of the alleged torture by police officers who early in the morning raided the houses of suspects with the initials L.C. and I.C. in Kilickaya and detained them.

Yalcin quoted L.C.’s mother as saying, “They [officers] got us on the ground with my son. They stepped on our heads. They punched my son and hit his head against the wall. I thought they were going to kill him. Another two [officers] searched the house. They were violent and inhuman.”

The lawyer also cited I.C.’s wife as saying that police officers beat her son and husband while they were forced to lie face down on the ground, with the son’s hands handcuffed behind his back.

“One of my daughters wanted to go and get her sister, who was sleeping in the other room. They stopped her by threatening to kill her. They got the kid, and one of them said ‘show no mercy, kill the kid.’ The child they received orders to kill is only five years old,” Yalcin further quoted the wife as saying.

Cihan Aydin, the head of the Diyarbakir Bar Association, underlined during the conference that torture and degrading treatment have become systematic administrative practices applied during detentions carried out in Turkey.

The lawyer elaborated that local security officials on December 8 broke into an apartment to detain two suspects and allegedly insulted, threatened, and beat all members of the household while conducting the detentions.

“One of the suspects said he was subjected to electric shock, and his arm was fractured because of the torture that also caused bruises all over his body,” Aydin explained.

He went on to say that the other suspect has difficulty walking due to continually being hit by the officers on the leg that he had previously injured in a car crash.

“The second suspect also has a busted lip and many bruises around his body as a result of being battered,” Aydin added.

The lawyer stressed that the torture claims in Diyarbakir must be investigated effectively, and a criminal case must be filed against those security officials who are suspected of having exercised torture and those who have turned a blind eye to it.

Referring to the ruling Justice and Development Party (AKP) government, Aydin concluded: “Turkish security forces’ disproportionate and unlawful use of force and torture, which is either ordered or allowed by the political authority, threatens democracy and human rights [in Turkey.]”

The IHD, an independent association to promote human rights and freedom in Turkey, was founded in 1986.

Andrew Gardner, a Turkey researcher at Amnesty International, a London-based non-governmental organization focusing on human rights, said that cases of torture and ill-treatment in the country increased significantly after 2016’s failed coup attempt.

The Sweden-based Stockholm Center for Freedom (SCF), also declared in a report published in June 2017 that torture, abuse, and ill-treatment of detainees and prisoners in Turkey has become the norm rather than the exception.

Press organizations demand immediate release of journalist Aziz Oruc

The post Details of torture allegations in Turkey’s Diyarbakir province revealed appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2019/12/20/details-of-torture-allegations-in-turkeys-diyarbakir-province-revealed/
Devamını Oku »