3 Ekim 2020 Cumartesi

Korona salgınında toplam can kaybı 8 bini geçti

Türkiye’de Koronavirüs nedeniyle son 24 saat içerisinde 59 kişi daha hayatını kaybetti. Toplam can kaybı 8 bin 195’e yükseldi.  

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medyadan açıkladığı Türkiye’nin günlük korona tablosunda 1502 yeni hasta (semptom gösteren ve Koronavirüs testi pozitif çıkan) tespit edildi. 59 kişinin korona nedeniyle vefat ettiği ifade edilen tabloda toplam ölüm sayısı 8 bin 195’e, hasta sayısı ise 318 bin 663’e yükseldi. ‘Vaka’ sayısı bilgisi paylaşılmadı. 

Bakan Koca, “Bugün tespit edilen 1.502 yeni hastamız var. 59 can kaybımız var. Ağır hasta sayımız kontrol edilebilir seviyede seyrediyor. Yeni hasta sayısını azaltmak zorundayız. Bunun yolu tedbirlere birlikte uymak. Birlik olursak sonunda yenilen virüs olacak” ifadelerini kullandı.  

medyabold
Devamını Oku »

Diyanet, 2019’da 10 milyar harcadı! 2.2 milyon lira faiz geliri elde etti

Sayıştay’ın Denetim Raporu’na göre, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2019 yılında 10 milyar 211 milyon TL’yi harcadığını tespit etti. 

BOLD – Diyanet İşleri Başkanlığı 2019 Yılı Denetim Raporu’nda harcamaların yüzde 81.2’lik gibi büyük kısmı 8 milyar 296 milyon 492 bin TL ile personele gitti. Geçici geçici ve sözleşmeli personel kaynaklı 121 bin TL ödenek üstü harcama yapıldı. Başkanlık, “Sosyal güvenlik primi ödemeleri gecikme cezası ve zamları” başlığı altında 481 bin TL harcadı. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara 42 milyon 157 bin TL, yurtdışına 781 bin TL transfer yaptı. 

TEMSİL VE TANITIMA 2.5 MİLYON HARCANDI 

Başkanlık, kırtasiye malzemeleri için 7 milyon 640 bin TL, yakıt için 23 milyon 648 bin TL, giyecek, mefruşat ve tuhafiye malzemeleri için 1 milyon 752 bin TL, yiyecek için 21 milyon 665 bin TL, içecek için 1 milyon 613 bin TL harcadı. “Spor malzemesi grubu” başlığı altında 10 bin TL, temsil ve tanıtma giderlerine 2 milyon 557 bin TL harcama yaptı.  

2.2 MİLYON LİRA FAİZ GELİRİ  

Geçtiğimiz yıl çalışan maaşlarının faizsiz bankalar aracılığıyla ödenmesi için talimat veren Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinde 2.2 milyon TL’lik faiz gelirinin olması dikkat çekti. Diyanet’in Faaliyet Sonuçları Tablosu’nda 259 bin TL, Döner Sermaye İşletmesi Bilançosu’nda da 1 milyon 937 bin TL faiz geliri yer aldı. 

Türkiye Varlık Fonu, THY’yi kurtarmak için devreye girdi!

medyabold
Devamını Oku »

Turkey orders 17 jailed pending trial over 2014 Kobani protests

A Turkish court ordered the pre-trial detention on Friday of 17 people, including senior pro-Kurdish opposition members, for their role in violent protests against the army’s inaction during a militant attack on the Syrian Kurdish town Kobani.

The protesters in Turkey’s mainly Kurdish southeast accused Turkey’s army of standing by as Islamic State militants besieged Kobani in plain view just across the Syrian border in October 2014. The protests led to the deaths of 37 people.

As well as ordering the formal arrest of 17 people, the Ankara court released three other detainees subject to judicial supervision, the state news agency Anadolu reported. A party source said the same. They were among 82 people ordered detained a week ago.

Turkish authorities said the militant Kurdistan Workers Party (PKK), designated a terrorist group by Turkey, the United States, and European Union, incited the protests and that the pro-Kurdish Peoples’ Democratic Party (HDP) supported them. The HDP, the third-largest party, denies links to terrorism.

Also on Friday, the Interior Ministry said the mayor of northeastern province Kars, Ayhan Bilgen, who was among those remanded in custody, was removed from his position and replaced by the provincial governor.

This means the authorities have now removed all of HDP’s provincial mayors who were elected in March last year. The party now holds six town and district municipalities, compared to the 65 it won in total last year.

Bilgen had said two days ago that he would resign from his position, in an apparent effort to prevent Ankara from appointing an official in his place.

Two HDP lawmakers have been ejected from parliament since elections in 2018 after being convicted on terrorism charges. Eleven others were ejected in the previous term.

Former HDP leaders Selahattin Demirtas and Figen Yuksekdag have been in jail since 2016 on charges related to the Kobani protests.

More than 40,000 people have been killed in the conflict since the PKK took up arms against the state in 1984.

Reuters

Turkey orders arrest of Kurdish politicians over 2014 protests

The post Turkey orders 17 jailed pending trial over 2014 Kobani protests appeared first on IPA NEWS.



from IPA NEWS https://ipa.news/2020/10/03/turkey-orders-17-jailed-pending-trial-over-2014-kobani-protests/
Devamını Oku »

Koronavirüsü yenen Ali Babacan sahaya iniyor

Koronavirüsünü yenen DEVA Partisi lideri Ali Babacan, yarından itibaren sahaya iniyor.  

 BOLD – AKP’den istifa ettikten sonra Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) kuran Ali Babacan, geçtiğimiz günlerde yakalandığı koronavirüsü yenerek sahaya inmeye hazırlanıyor.  DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 4 Ekim’de Çorum’da, 10 Ekim’de Diyarbakır’da, 11 Ekim’de Batman ve Bitlis’te olacak. 

Teşkilatlanma çalışmalarına devam eden DEVA Partisi, bugüne kadar 52 il ve 207 ilçede resmî teşkilatlanma sürecini tamamladı, 75 il ve 332 ilçede de kurucu kadrolarını yetkilendirdi. 

Kuruluş çalışmalarının ardından 20 ilin 70 ilçesinde birinci olağan kongrelerini tamamlayan DEVA Partisi’nin Genel Başkanı Ali Babacan, “Türkiye’nin DEVA’sı hazır” sloganıyla gerçekleştirilecek kongrelere katılacak. 

Babacan’ın ilk durağı 4 Ekim’de Çorum olacak. DEVA Lideri, Çorum İl Kongresinin ardından 10 Ekim’de Diyarbakır’a, 11 Ekim’de Batman ve Bitlis’e giderek il kongrelerine katılacak. 

Erdoğan: Suriye’deki terör bölgeleri ya söz verildiği gibi temizlenir ya da biz kendimiz yaparız

medyabold
Devamını Oku »

Hollywood ünlülerinden Kongre’ye çağrı: Salonları kurtarın

Dünyanın en büyük sinema sektörünün ünlüleri pandemi nedeniyle azalan seyirci sayılarından olumsuz etkilenen salonlar için gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Kongre’ye çağrıda bulundu.

BOLD– Martin Scorsese, Christopher Nolan, Pedro Almodovar, James Cameron gibi ünlü yönetmenlerin de üye olduğu Yönetmenler Birliği başta olmak üzere birçok meslek örgütü kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olan sinema salonlarının kurtarılması için Kongre’yi göreve çağırdı. Meslek örgütleri yaptıkları çağrıda kısa sürede önlem alınmadığı takdirde birçok salonun kapanacağını dile getirdi.

AMC sinema salonları iflas tehdidi altında

SALONLAR KAPANABİLİR

Pandemi döneminde bütünüyle kapalı olan sinema salonları yeni normal kurallarıyla birlikte kapılarını açsa da seyirciyi salonlara çekmeyi başaramadı. Kapalı oldukları süreçteki kayıplarını dahi karşılayamayan birçok salon iflasın eşiğine geldi. Dünyanın en büyük sinema salonu zinciri olan AMC Theatres’ın dahi iflas edebileceğinin konuşulması krizin büyüklüğünün göstergesi kabul ediliyor.

Salonların yaşadığı krizde 40 milyona yakın insanı etkileyen salgının yakın bir tarihte kontrol altına alınamayacağını düşünen birçok stüdyonun gişeyi hareketlendirebilecek büyük yapımları ertelemesinin de payı büyük. Marvel başta olmak üzere birçok şirketin vizyon takvimlerini defalarca değiştirmesi salon sahipleri için geleceği öngörülemez hale getirdi.

SİNEMA MESLEK ÖRGÜTLERİ HAREKETE GEÇTİ

Tehlikenin farkında olan sinema sektörü meslek birlikleri hükûmetin sinema salonlarına destek olmasını istiyor. Aralarında Martin Scorsese, Christopher Nolan, Noah Baumbach, Pedro Almodóvar, James Cameron, Damien Chazelle, Barry Jenkins, Luca Guadagnino, Judd Apatow, Sofia Coppola, Alfonso Cuarón, Clint Eastwood, Patty Jenkins, Sam Mendes, Ang Lee gibi isimlerin bulunduğu sinemacılar ve Amerikan Yönetmenler Birliği (DGA), Ulusal Sinema İşletmecileri Derneği (NATO), Amerikan Sinema Filmleri Derneği (MPAA) gibi meslek birlikleri, kapanma tehlikesi altında olan salonlarının kurtarılması için Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’ne çağrıda bulundu.

YÜZDE 70’İ İFLAS EDECEK

Yılın ikinci çeyreğinde salonların bir önceki yıla göre yüzde 75 kaybının olduğu açıklayan meslek birlikleri bu tablonun sürmesi durumunda küçük ve orta ölçekli sinema salonlarının yüzde 70’e yakının kapanabileceğini belirttikleri mektupta Kongre’ye “Sinemaya gitmek Amerikan yaşamının önemli bir parçasıdır. Sinema salonları ülkemizin yetenekli hikâye anlatıcılarının sinematik başarılarını sergiledikleri muazzam birleştiricilerdir.” çağrısında bulunarak hükumetin harekete geçmesini istedi.

medyabold
Devamını Oku »

Gergerlioğlu, KHK mağduru öğretmenlerin iadesi için imza kampanyası başlattı

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, OHAL ve KHK mağduru ya da çalışma lisansı iptal edilen öğretmenlerin kayıplarının telafi edilerek görevlerine dönmesi için imza kampanyası başlattı.

BOLD – Gergerlioğlu, Change.org’daki imza kampanyasını gözaltında işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkolu’nun öğrencileriyle çektirdiği fotoğrafıyla başlattı.

Gergerlioğlu, imza kampanyası için yaptığı çağrıda, “150 bine yakın kişi hiçbir gerekçe gösterilmeksizin memuriyetten ihraç edildi. KHK mağdurları arasında yaklaşık 55 bin öğretmen 4 yıldır mesleklerini ifa edemiyor. Eğitim hakkının da ihlal edilmesine yol açan bu adaletsizliğe biran önce son verilmeli. OHAL ve KHK mağduru öğretmenlerin tüm hak kayıpları telafi edilerek hemen görevlerine iade edilmeli, çalışma lisansı iptal edilen öğretmenlerin lisansı geri verilmeli. Öğretmenlerin yeri okuldur, öğrencilerinin yanıdır.  Sizlerden atacağınızı imzalarla bu hukuksuzluğa “dur” demenizi ve çok şey borçlu olduğumuz öğretmenlerimize destek vermenizi istiyoruz” ifadesini kullandı.

Gergerlioğlu’nun imza kampanyasının detayları için: http://chng.it/8xFybgfDQQ

Gergerlioğlu’nun başlattığı imza kampanyası metninde şunlar kaydedildi:

“OHAL VE KHK MAĞDURU ÖĞRETMENLERİN TÜM HAK KAYIPLARI TELAFİ EDİLEREK HEMEN GÖREVLERİNE İADE EDİLMELİ, ÇALIŞMA LİSANSI İPTAL EDİLEN ÖĞRETMENLERİN LİSANSI GERİ VERİLMELİ…..

ÖĞRETMENLERİN YERİ OKULDUR, ÖĞRENCİLERİNİN YANIDIR

AKP iktidarı Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile “masumiyet karinesi”, “suç ve cezada kanunilik”, “lekelenmeme hakkı” ve “suçun şahsiliği” gibi hukukun evrensel kaidelerini hiçe saydı.

150 bine yakın kişi hiçbir gerekçe gösterilmeksizin memuriyetten ihraç edildi. KHK mağdurları arasında yaklaşık 55 bin öğretmen 4 yıldır mesleklerini ifa edemiyor.

Eğitim hakkının da ihlal edilmesine yol açan bu adaletsizliğe biran önce son verilmeli.

Geç gelen adalet adalet değildir. Adaletin tecelli etmesi için yeni bir imza kampanyası başlattık. Sizlerden imza vererek, yakın çevrenizle paylaşarak kampanyamıza destek olmanızı bekliyoruz.

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrası Millî Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan yaklasik 35 bin öğretmen KHK lar ile masumiyet karinesi ihlal edilerek mesleğinden atıldı. Özel eğitim kurumlarında vazife yapan 20 bin öğretmenin de lisansı iptal edildi.

55 bin öğretmenin kamuda ve özel sektörde öğretmen olarak çalışması keyfi bir şekilde yasaklandı.

Oysa bu öğretmenlerden hiçbirinin darbe ile ilişkisi bulunamadı. Buna rağmen AKP iktidarı kendine muhalif olarak gördüğü bu öğretmenlerin Anayasa ile teminat altında bulunan sözleşme ve çalışma hürriyetlerini ayaklar altına aldı.

Mesleğinden ve çok sevdiği öğrencilerinden mahrum bırakılan her bir öğretmen Türkiye için kaybedilen çok önemli bir değerdir. Bu değer AKP’nin keyfi kararları ile yok edilmeye çalışılmaktadır.
Diğer yandan ciddi dramlar yaşanmaktadır. Hak ihlalleri ve mağduriyetler had safhada devam etmektedir.

Yıllarca eğitimini aldıkları ve icra ettikleri öğretmenlik mesleğini yapmasına izin verilmeyen eğitimciler, pasaport iptali, banka hesaplarına bloke konulması, tapuda alım-satım yapamamak, banka kredisi kullanamamak ve banka kredi kartlarının iptali gibi hukuki olmayan uygulamalarla karşı karşıya kalmaktalar.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) için utanç vesikası olan SGK hizmet döküm belgelerinde “KHK ile Kamu Görevinden Çıkarıldı” şeklinde fişlenen
öğretmenler, iş için müracaat ettikleri farklı sektörde işyerlerinden ret cevabı ile yine hayal kırıklığı yaşıyorlar.

KHK mağduru 55 bin öğretmenin herhangi bir işte çalışma hakkı da elinden alınmıştır. Beslenme, barınma gibi en temel insani ihtiyaçlarını temin edememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan öğretmenler sivil ölüme terk edildi.

Hiçbir tecrübeleri olmaksızın inşaat işlerinde çalışmak mecburiyetinde kalan ve maalesef iş cinayetlerinde hayatını kaybeden öğretmenler KHK’ların bir başka karanlık yönüdür.

Keyfi kararlarla mesleklerinden mahrum bırakılan bu öğretmenlerin yeniden öğretmenlik yapmaları, hatta başka işlere girmeleri dahi engellendiği için hayatları altüst olmuştur.

İntihar eden, inşaatlarda kayıt dışı çalışırken ölen, psikolojik problemler yaşayan, evlilikleri biten, uğradığı zulümden kaçmaya çalışırken Meriç Nehri’nde, Ege Denizi’nde boğulan onlarca öğretmenin acısı hâlâ yüreğimizde.

Biz diyoruz ki öğretmenlerin yeri okullardır, sınıflardır, öğrencilerinin yanıdır. KHK mağduru öğretmenlere bu fırsatın verilmesi gerekmektedir. Biz Anayasa’nın, Evrensel Hukuk ilkelerinin uygulanmasını ve öğretmenlerimize haklarının verilmesini istiyoruz.

Öğretmenlerimiz, yaşadıkları tüm hak kayıpları telafi edilerek hemen okullarına, öğrencilerinin başına dönmelidir. Bu bizim en önemli ve öncelikli talebimizdir.

KHK ile ihraç edildikleri sırada var olan tüm haklarıyla birlikte işlerine geri iade edilmelerini, bu süreçte hem maddi hem de manevi kısaca telefisi mümkün olmasa da yaşanan tüm kayıplarının asgari de olsa karşılanmasını; iade-i itibarlarını geri vererek bu hukuksuzluğun sorumlulukların adalet karşısına çıkıp hesap vermelerini istiyoruz.

55 bin KHK mağduru öğretmenin bu haklı taleplerinin karşılanması için imza kampanyası başlattık. Söz konusu öğretmenlerin, bir an önce yaşadıkları tüm hak kayıpları telafi edilerek işlerine dönmelerini ve kapatılan eğitim kurumlarında çalışıyor olmalarınedeniyle lisansları iptal edilen öğretmenlerin çalışma lisansları geri verilerek özel sektörde çalışmasına izin verilmesini istiyoruz. En temel haklardan olan “çalışma hürriyetinin”, “teşebbüs hürriyetinin” sağlanmasını istiyoruz.
Hukuksuzluk artık son bulsun!

İmza kampanyamıza katılın, paylaşın bize destek olun.

Sizlerden atacağınızı imzalarla bu hukuksuzluğa “dur” demenizi ve ÇOK ŞEY BORÇLU OLDUĞUMUZ ÖĞRETMENLERİMİZE destek vermenizi istiyoruz.

Verdiğiniz destek ve imzalarınızdan dolayı şimdiden teşekkür ediyoruz.”

OHAL Komisyonu kağnı hızında: 16 bin kişi karar bekliyor

medyabold
Devamını Oku »

Erdoğan: Suriye’deki terör bölgeleri ya söz verildiği gibi temizlenir ya da biz kendimiz yaparız

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Suriye’deki terör bölgeleri ya söz verildiği gibi ya temizlenir ya da biz kendimiz gider yaparız. Güney sınırımızda istikrar sağlanana kadar sahada aktif bir şekilde yer almayı sürdüreceğiz” açıklaması yaptı.

BOLD – Vahdettin Köşkünden videokonferans yoluyla Hatay’daki Reyhanlı Barajı’nın açılışını yapan Erdoğan, Suriye’yle ilgili konuştu.

Erdoğan, şunları söyledi: “Sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorunu yıkarken, Suriyeli kardeşlerimizin yalnız olmadığını da gösterdik. Suriye’deki terör bölgeleri ya söz verildiği gibi ya temizlenir ya da biz kendimiz gider yaparız. Güney sınırımızda istikrar sağlanana kadar sahada aktif bir şekilde yer almayı sürdüreceğiz. Terör örgütlerine ve onları kullanan güçlere ses çıkarmayanların konu Türkiye olunca her türlü ahlaki ilkeyi, hakkı, hukuku bir kenara bırakmaları, bizi yolumuzdan döndürememiştir, döndüremeyecektir. İdlib’de yeni bir insanlık trajedisi yaşanmasına yol açacak hiçbir adımı asla kabul etmeyeceğiz.”

Türkiye Varlık Fonu, THY’yi kurtarmak için devreye girdi!

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li eski belediye başkanı aracında ölü bulundu

AKP’li eski Akyazı Belediyesi Başkanı Yaşar Yazıcı, İstanbul Kartal’da aracının içinde ölü bulundu.  

BOLD – İstanbul’un Kartal ilçesi Gümüşpınar Mahallesi, Balıkesir Caddesi üzerinde bulunan cami önünde park halinde bulunan otomobilin içerisindeki hareketsiz halle duran kişiyi fark eden iki bekçi aracın yanına yaklaştı. 

 Sürücünün kendilerine bir türlü yanıt vermemesi üzerine polis ve sağlık ekiplerine durumu haber eden bekçiler araç yakınına sivil vatandaşları yakınlaştırmazken olay yerine gelen sağlık ekipleri 54 yaşındaki Yaşar Yazıcı’nın yaşamını yitirdiğini belirledi. Otomobilde cansız bedeni bulunan Yaşar Yazıcı’nın Sakarya’nın Akyazı ilçesinin eski Belediye Başkanı olduğu öğrenildi. 

Olay yeri inceleme ekibinin çalışmalarının ardından Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’ne götürülen eski Belediye Başkanı Yazıcı’nın kalp krizi sonucu öldüğü tespit edildi. 

Erdoğan, HDP’li siyasetçilere yönelik ‘6-8 Ekim Olayları’ soruşturmasına sahip çıktı

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye Varlık Fonu, THY’yi kurtarmak için devreye girdi!

Korona salgını nedeniyle zor dönemler geçiren THY’yi mali krizden kurtarmak için Türkiye Varlık Fonu devreye girdi.  

 BOLD – Reuters Haber Ajansı, Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) korona virüsü salgınından en kötü etkilenen şirketlerden Türk Hava Yolları (THY) ile bir sermaye desteği ya da finansman sağlanması programı için görüşmeler yürüttüğünü duyurdu. 

Haberde yüzde 49.12 hissesi TVF’nin kontrolünde olan THY’yi kurtarma programının yöntemi ile ilgili görüşmelerin sürdüğü, hangi yöntemin kullanılacağının ve programın tutarının henüz netleşmediği belirtildi. 

Gürcistan Azerbaycan’a yardım götüren Türk TIR’larını 3 haftadır bekletiyor

medyabold
Devamını Oku »

AKP’li vekil koronavirüse yakalandı: Vatandaşlarımız kurallara uymalı

AKP Bursa Milletvekili Vildan Yılmaz Gürel, koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu. Gürel, vatandaşlara önlemlere uymaları konusunda uyardı.

BOLD – Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gürel, “Durumum gayet iyi, herhangi bir olumsuzluk ve şikayetim yok” dedi.

Meclis yasama yılı açılışı öncesinde yaptırdığı Kovid-19 test sonucunun pozitif çıktığını belirten Gürel, “Doktorum, süreci evde geçirmemizi uygun gördüler. Vatandaşlarımızdan maske, mesafe ve temizlik kurallarına suretle uymaları ricasında bulunuyorum. Bu virüse yakalanan tüm vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, dua ediyor, dua bekliyorum” ifadesini kullandı.

Bürokratlar AKP il başkanına tebrik yarışına girdi

medyabold
Devamını Oku »

Venezuela’da peynirin fiyatı asgari ücreti geçti

Venezuela’da, peynir fiyatları 800 bin bolivar olan asgari ücreti geçerek 1 milyon bolivara (yaklaşık 18 TL) ulaştı.

BOLD – Venezuela’da kısa süre öncesine kadar zengin fakir demeden her evde sabah kahvaltılarının olmazsa olmazları arasında yer alan peynir, artık lüks. Peynirin market fiyatı asgari ücreti de geçerek 1 milyon bolivarı aştı.

ÜRETİM YARI YARIYA DÜŞTÜ

Amerika’nın Sesi’nde yer alan habere göre, asgari ücretin 800 bin bolivar olduğu ülkede, dolardaki artış karşısında halkın alım gücünün her geçen gün azalması sofralardaki ürün miktarının ve çeşitliliğin azalmasına neden oluyor. 6 ay önce 77 bin bolivar seviyesinde olan doların, bugün yaklaşık 6 kat artarak 450 bin bandını aşması, peynir fiyatlarındaki artışın temel nedenlerinden biri. Süt ve süt ürünlerinin fiyatlarını artıran başlıca etkenler arasında elektrik, su, internet gibi temel servislerde yaşanan kesintiler, benzin kıtlığı, peynir üretiminin son 7 yılda yıllık 171 bin tondan 81 bin tona gerilemesi de bulunuyor.

HALKIN YÜZDE 79’U MUTFAK MASRAFLARINI KARŞILAYAMIYOR

Peynirdeki fiyat artışının bir nedeni de hayvancılık sektörünün yaşadığı zorluklar. Venezuela 1990’lı yıllarda toplamda 16 milyon büyükbaş hayvan sayısı ile dünyada ilk sıralarda yer alırken bugün yaklaşık 9 milyon büyükbaşla kırkıncı sıraya düşmüş durumda. Yaşam şartlarını tespit etmek için bir grup üniversite tarafından yapılan araştırmaya göre Venezuela’da halkın yaklaşık yüzde 55’i aylık 60 doların, yüzde 76’sı aylık 100 doların altında bir gelire sahip. Halkın yüzde 79,3’ü mutfak masraflarını karşılayamıyor.

Öğrenciler, EBA’ya bağlanmak için dağa çıkıyor

medyabold
Devamını Oku »

Türkiye ile Yuanistan arasında Navtex restleşmesi

Yunanistan, atış eğitimleri maksadıyla Türkiye’nin sorumluluk sahasında geniş bir alanı kapsayan iki yeni Navtex yayımladı.

BOLD – Türkiye ve Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz geriliminde gerilim devam ediyor. Yunanistan Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin sorumluluk sahasında olan bölgede iki Navtex ilan etti. Bunun üzerine Türkiye kendi sorumluluk sahasında olan söz konusu alanlar için yeniden Navtex yayımladı.

BELİRTİLEN ALANLARDA ATIŞ EĞİTİMİ YAPILACAK

Antalya Navtex İstasyonu tarafından yapılan duyuruda, Türk Navtex servis sahası içindeki bir alana ilişkin yetkisiz bir istasyon tarafından duyuru yayımlandığı, söz konusu duyurunun yetkili olan Antalya Navtex İstasyonu tarafından yeniden yayımlandığı bildirildi. Duyuruda 6 ve 8 Ekim’de Doğu Akdeniz’de belirtilen sahalarda atış eğitimleri yapılacağı ifade edildi.

“LOZAN İHLAL EDİLDİ”

Türkiye ve Yunanistan arasındaki Navtex ilanlarına geçtiğimiz haftalarda Lozan Antlaşması damga vurmuştu. Türkiye ilk olarak Sakız Adası’nı silahlandıran Yunanistan’a anlaşmayı hatırlatmış, aynı adım Limni Adası için de tekrarlanmıştı. İkinci Lozan mesajında şu ifadeler kullanılmıştı: “Limni Adası’nın 1923 Lozan Antlaşması ile belirlenen gayri askeri statüsü ihlal edilmiştir.”

Öğrenciler, EBA’ya bağlanmak için dağa çıkıyor

medyabold
Devamını Oku »

OHAL Komisyonu kağnı hızında: 16 bin kişi karar bekliyor

OHAL Komisyonu, son aylarda kararlarını yavaşlattı. Komisyon, son 3 ayda 2 bin civarında ihraçla ilgili karar verirken, halen 16 bin başvuruyu bekliyor.

BOLD – Akademisyen Kerem Altıparmak, “Bu hızla kalan 16000 başvurunun karara bağlanması için 2 yıl daha süre gerekiyor. Yani son kararı alan kişi niye ihraç edildiğini ihraçtan 6 yıl sonra öğrenmiş olacak. Çok etkili” dedi.

OHAL Komisyonu Aralık 2017’de faaliyete başladı. Komisyonun son aylarda kararlarını yavaşlatması dikkat çekti. OHAL Komisyonunun sitesinde 02 Ekim 2020 tarihi itibariyle komisyona yapılan başvuru sayısının 126 bin 300 olduğu, 110 bin 250 dosya hakkında karar verildiği açıklandı. Komisyon, şimdiye kadarki başvurulardan 12 bin 680’ini kabul etti. 97 bin 500 başvuruyu reddetti. Komisyon, incelemesi devam eden başvuru sayısının 16 bin 50 olduğunu açıkladı. Komisyon Temmuz ayında yaptığı açıklamada ise 18 bin 100 müracaatın incelemesinin sürdüğünü duyurdu.

Komisyon, 3 ay içerisinde toplam 2 bin 50 dosyayı karara bağladı. Komisyon daha önce her ay 4 bin üzerinde dosyayı karara bağlıyordu. Kararların çoğunluğu ihraç yönünde olurken, son aylarda kararların yavaşlaması dikkat çekti. Komisyonun bu hızla gitmesi durumunda 16 bin civarında dosyayı karara bağlaması için 2 yıl daha çalışması gerektiği belertiliyor. Bu durumda 15 Temmuz 2016 sonrası ihraç edilenler 6 yıl sonra ihraç gerekçesini öğrenecek. İdare Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve AİHM gibi hukuki süreçlerin 2-3 yıl sürdüğü düşünüldüğünde KHK mağdurlarının mağduriyeti 10 yılı bulacak.

ÇOK ETKİLİ!

İnsan hakları hukukçusu Kerem Altıparmak, OHAL Komisyonunun yavaşlığına dikkat çekti. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Altıparmak, “OHAL Komisyonu 3 ay sonra istatistik yayınlamış. Son üç ayda toplam 2050 dosya karara bağlanmış. Bu hızla kalan 16000 başvurunun karara bağlanması için 2 yıl daha süre gerekiyor. Yani son kararı alan kişi niye ihraç edildiğini ihraçtan 6 yıl sonra öğrenmiş olacak. Çok etkili” ifadesini kullandı.

TAHMİNİ 750 GÜN SÜRER

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, son rapora göre OHAL Komisyonunun bitişine 750 gün gibi bir süre kaldığını belirtti. “Komisyona gittiğimizde bize günde 250 bakılacak demişlerdi” diyen Gergerlioğlu, “Kapatın gitsin kötü komisyonu! Dün Ohal Komisyonu 3 aylık rapor yayınladı: 65 iş gününde 2050 karar, 1570 ret 480 kabul (%23,41) bir iş gününde ortalama 31.53 karar.. Komisyon bitişine kalan tahmini gün sayısı: 750″ dedi. 

OHAL DEĞİL OYALAMA KOMİSYONU!

KHK mağdurları da Komisyonun yavaşlığına tepki gösterdi. KHK mağduru olduğunu söyleyen bir kişi sosyal medya hesabından “3 yıl bekletti bir türlü karar veremedi. Bu kadar zaman sonra red gelirse, idare mahkeme süreci başlayacak daha. Minimum 2-3 yıl orada bekler dosya. Daha Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay’ı yazmıyorum bile” paylaşımı yaptı. Bir başka KHK mağduru ise, “Son üç ayın ortalama hızında (ayda 700 karar) devam ederlerse en az iki yıl daha sürebilir. Ret verip geçilebilecek dosyaların bittiğini ve ret kararı vermesi zor dosyaların geriye kaldığını da dikkate almak gerek. Siyasi bir karar/talimat verilirse gelecek ayda bitebilir tabi” dedi. Başka bir mağdur ise, “Ohal komisyonu değil, oyalama komisyonu” ifadesini kullandı.

Öğrenciler, EBA’ya bağlanmak için dağa çıkıyor

medyabold
Devamını Oku »

Bürokratlar AKP il başkanına tebrik yarışına girdi

AKP Elazığ İl Başkanlığı’na atanan Şerafettin Yıldırım’ı tebrik etmek için ildeki bürokratlar birbirleriyle yarıştı.

BOLD – AKP Elazığ İl Başkanlığı’na yeni atanan Şerafettin Yıldırım’a “hayırlı olsun” ziyaretinde bulunan bürokratlar ziyaret esnasında fotoğraf çekilmeyi de ihmal etmedi. Fotoğraflar sosyal medyada paylaşıldı.

BÜROKRATLAR “HAYIRLI OLSUN” ZİYARETİNDE YARIŞTI

Sözcü’den Evren Demirdaş’ın haberine göre Elazığ’da AKP İl Başkanlığı’na atanan Şerafettin Yıldırım’a aralarında İl Gençlik Spor Müdürü ve İl Milli Eğitim Müdürünün de bulunduğu birçok bürokrat “Hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu. Bürokratların yeni başkanla çektirdikleri fotoğraflar da sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

ZİYARETLER İÇİN TEŞEKKÜR ETTİ

AKP Elazığ İl Başkanlığına atanan Yıldırım, ‘hayırlı olsun’ ziyaretinde bulunan bürokratları sosyal medya hesabında şu ifadelerle açıkladı: “Gençlik ve Spor İl Müdürü Abdulsamet Eren, Gençlik ve Spor Şube Müdürü Levent Aytar ve Tapu İl Müdürü Osman Tosun’a hayırlı olsun ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum.”

Ankara’da HES kodu olmayana ulaşım hizmeti yok

medyabold
Devamını Oku »

Öğrenciler, EBA’ya bağlanmak için dağa çıkıyor

Öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı’na ulaşmasıyla ilgili zorluklar devam ediyor. Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bir grup öğrenci, EBA’ya bağlanabilmek için her gün telefonların çektiği 2500 rakımlı dağa çıkıyor.

BOLD – Hakkari’nin Yüksekova ilçesine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Bağdaş köyünün Ericik mezrasındaki bir grup öğrenci evlerinde cep telefonunun çekmemesi ve internet erişiminin sağlanamaması nedeniyle zorluk yaşıyor. Öğrenciler, her gün yerleşim alanının yakınındaki 2500 rakımlı dağda çıkarak ders işliyor.

KIŞ GELMEDEN SORUNUN ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYORLAR

Çıktıkları tepede sosyal mesafe kuralına uyarak oturan öğrenciler, burada Eğitim Bilişim Ağı’na (EBA) bağlanarak derslerini takip etmeye çalışıyor. Köyün öğrencileri, kış mevsimi gelmeden yaşanan bu soruna çözüm bulunmasını istiyor. Okul öğretmeni Edibe Kaya, köyde telefonun çekmediğini belirterek, “İnternet olmadığı için öğrenciler derse katılamıyorlar. Öğrencilerimiz EBA’ya bağlanmak için tepelik yere çıkarak derslerini takip edebiliyor. Dağa çıktıkları için yoruluyorlar. Onun için eğitimden çok uzak kaldılar. Bu öğrencilere internet sağlanmasını istiyoruz” dedi.

“GİDECEK YERİMİZ YOK”

İki tepe arasında sıkışan bir mezrada yaşadıklarını ifade eden velilerden Betül Yılmaz ise, “Köyümüzü bırakıp gidemiyoruz. Çiftçilikle uğraşıyoruz. Geçimimizi bu şekilde sağlayabiliyoruz. Köyümüzü bıraksak bile gidecek yerimiz yok. Çocuklarımızın geri kalmaması için yetkililerden internet erişimi sağlamalarını istiyoruz” dedi.

Ankara’da HES kodu olmayana ulaşım hizmeti yok

medyabold
Devamını Oku »

Sayıştay denetiminde ortaya çıktı: Raporu olmayan 95 bin kişiye engelli aylığı!

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yönelik 2019 Yılı Denetim Raporu’nda engelli raporu olmayan 95 bin kişiye aylık ödeme yapıldığı ortaya çıktı.  

BOLD – Sayıştay’ın 2019 Yılı Denetim Raporu’nda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesinden sistemde kayıtlı engelli raporu olmayan 95 bin 917 kişiye, raporu olan ancak gerekli şartları da taşımayan da 22 bin kişiye engelli aylığı ödendiği öğrenildi. 

BirGün’ün haberine göre, Sağlık Bakanlığı’nın Engelli Sağlık Kurulu Raporu (ESKR) veri tabanında kaydı olmayan kişiler için ve ESKR veri tabanında kaydı olup da “Ağır engelli” veya “Tam bağımlı” ifadesi içeren ESKR’si olmayanlar için teyit işlemi yapılmadan evde bakım ödemesi yapıldığı öğrenildi. 

KURUL RAPORU YOK 

Sayıştay denetçileri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan alınan 2019 yılı engelli aylık aylığı, engelli aylığı, engelli yakını aylığı ödemelerine ilişkin veriler ile Sağlık Bakanlığı’ndan alınan engelli sağlık kurulu raporları verilerini karşılaştırdı. VERA isimli program kullanılarak yapılan karşılaştırma sonucunda, Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı kurul raporu olmadığı halde 95 bin 917 kişiye engelli aylığı ödendiği ortaya çıktı. 

SAĞLIK BAKANLIĞI VERİ TABANINDA YOK  

Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı sağlık kurulu raporu olan ancak engelliği yüzde 40’ın altındaki 22 bin 49 kişiye de engelli aylığı ödemesi yapıldı. Sayıştay denetçileri, bu durumun ESKR’lerin bir kısmının Sağlık Bakanlığı veri tabanında kayıtlı olmamasından kaynaklanabileceğini ancak gerçekten engeli bulunmayan kişilere aylık ödenmesi riskine de işaret ettiğini ifade etti. 

Engellilere destek amacıyla yapılan ödemelerdeki sorunlara ilişkin şu tespit yapıldı: 

“Engelli evde bakım ödemelerine ilişkin dosya incelemelerinde, sadece hane içindeki kişi başına düşen gelir tutarına bakıldığı için üzerine kayıtlı evi, arabası, arsası olanlara 2828 sayılı Kanun uyarınca engelli evde bakım ödemesi yapıldığı, bununla birlikte oturduğu ev kira olan ve kira gideri ödemek zorunda olan ancak asgari ücret gelir şartını az da olsa aştığı için başvurusu reddedilen kişiler olduğu görülmüştür.”

Babası hapiste olan 3 yaşındaki Halit’in annesi de tutuklandı

medyabold
Devamını Oku »

STK’ların toplantılarının ertelenmesine barolar tepki gösterdi: Çoklu barolara zaman kazandırılıyor

İçişleri Bakanlığı’nın, koronavirüs önlemleri kapsamında, sivil toplum kuruluşu ve meslek örgütü etkinliklerini 1 Aralık’a kadar ertelemesi tartışmaya yol açtı.

BOLD – Genelge sonrası Yüksek Seçim Kurulu(YSK), baroların genel kurul yapamayacağına ancak parti kongrelerinin toplanabileceğine karar verdi. Ankara Barosu, Ankara İl Umumi Hıfzıssıhha Kurul Kararı’nın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle dava açacağını duyurdu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ise “Virüs bahane edilerek muhalifler susturuluyor” dedi.

İçişleri Bakanlığı, koronavirüs tedbirleri kapsamında; sivil toplum kuruluşları (STK), kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşları, birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek etkinlikleri, 1 Aralık’a kadar erteledi. Ankara’nın da içinde bulunduğu bazı illerin hıfzısıhha kurulları genelgeyi “Etkinliklerin ve genel kurulların ertelenmesine karar verilmiştir” cümlesi ekleyerek yayımladı.

Yüksek Seçim Kurulu ise baroların genel kurullarını yapamayacağını ancak siyasi partilerin kongrelerini toplayabileceğine karar verdi. Yasa gereği bu hafta genel kurullarını toplaması gereken baroların, genel kurulları genelgeyle engellenmiş oldu. Baroların genel kurullarının ertelenmesi, aralık ayında yapılması gereken Türkiye Barolar Birliği (TBB) genel kurulunu da etkileyecek. Delege seçimi yapılamayacağı için TBB başkanlık seçimi de gerçekleşmeyecek. Ertelenen seçim nedeniyle, “çoklu baro” düzenlemesiyle yeni kurulan baroların da seçime katılarak TBB’ye delege gönderebilmesinin önü açıldı.

ÇOKLU BAROLARA ZAMAN KAZANDIRILIYOR

Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Asude Şenol karara tepki göstererek “Barolar bir araya gelince risk oluyor da siyasi partiler genel kurullarını yapınca risk olmuyor? YSK’nın kararı hukuk açısından anlatılacak ve anlaşılabilecek nitelik taşımıyor. Zorla kurulan barolar TBB Genel Kurulu’nda temsil edilebilsin diye zaman kazanılıyor” dedi.

FEYZİOĞLU’NA SÜRE KAZANDIRILDI

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu ise, ertelemenin Feyzioğlu’nun görev süresinin uzatacağını söyledi. Durakoğlu, şunları kaydetti: “Ekimin ilk haftasında kanunla toplanacağı emredilen şey, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle erteleniyor. Böyle bir hukuk devleti olmaz. Ayrıca, yapılan iş iki önemli sonuç doğuruyor. Kurulan ikinci baroların genel kurullarını daha rahat bir zemin içinde yapabilecekleri zaman onlar için öngörülmüş oluyor. Dolayısıyla, ne zaman yapılacağı belli olmayan TBB Genel Kurulu’na da delege göndermeleri imkânı oluyor. Delegesi seçilemeden TBB toplanamayacak, ikinci bir erteleme daha yapılmak zorunda kalınacak. O ikinci erteleme neye tekabül edecek? Bu, TBB Genel Kurulu açısından yeni bir durum doğuruyor. Bir anlamda da Metin Feyzioğlu için bir süre uzatımı oluyor. Bu kasten mi yapılmıştır, bu iddiayı öne sürecek bir spekülasyon içinde olmak istemiyorum.”

ANKARA BAROSU DAVA AÇACAK

Kastamonu Barosu Başkanı Özgür Demir ise “Çoklu baroların kurulmasıyla ilgili bir zaman kazanma projesi olabilir. Hukukun temel ilkelerinden olan “normlar hiyerarşisi” burada yok sayılmıştır. Kanunda yer alan kural ortadan kaldırılıyor, genelgeye uyuluyor” dedi.  Ankara Barosu’ndan yapılan açıklamada, Ankara İl Umumi Hıfzıssıhha Kurul Kararı’nın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle dava açılacağı duyuruldu. Açıklamada, “10 Mart’tan bu yana aradan geçen 206 günde; baroları parçalama kanunlarından düğünlere, siyasi partilerin kongrelerinden mitinglere ve açılışlara kadar hiçbir ‘etkinliğin’ ertelenmediği ülkemizde baro seçimlerinin ertelenmesi; bütün avukatların iradelerine teker teker ipotek koyulması anlamına gelmektedir. Çoklu baro yasası ve yaklaşan TBB genel kurulu düşünüldüğünde baroların genel kurullarından bir gün önce alınan kararın neye hizmet ettiğini anlamak zor değildir” denildi.

Güveni kötüye kullanan Kızılay yetkililerine ceza verildi

medyabold
Devamını Oku »

Dış ticarette açık yüzde 193 büyüdü

Eylül ayında dış ticaret açığı yüzde 192.7 artarak 4.9 milyar dolara çıkarken, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 90.2’den yüzde 76.6’ya düştü.

BOLD – Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı verilere göre eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4.8 artışla 16 milyar dolar, ithalat ise yüzde 23.3 artışla 20.9 milyar dolar oldu.

İHRACAT AZALDI, İTHALAT ARTTI

Açıklanan verilere göre dış ticaret açığı yüzde 192.7 artarak 4.9 milyar dolara çıkarken, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 90.2’den yüzde 76.6’ya düştü. İlk 9 ayda da ihracat, yüzde 10.9 düşerek 118.3 milyar dolar, ithalat yüzde 1.5 artarak 156.2 milyar dolar ve açık yüzde 79.6 artarak 37.8 milyar dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 86.3’ten yüzde 75.8’e indi. Eylül sonu itibarıyla son bir yıllık ihracat ise yüzde 7.8 azalarak 166.4 milyar dolar oldu.

ABD Başkanı Trump hastaneye kaldırıldı

medyabold
Devamını Oku »

AKP’liler, CHP’nin sunduğu eski projelerine red oyu verdi

Kırşehir’de CHP’li başkan, AKP’li eski başkanın projesine onay istedi. Oylamada AKP’li meclis üyeleri ret oyu verdi.

BOLD – Kırşehir Belediye Meclisi’nin AKP’li üyeleri, eski Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin projesi için yetki isteyen CHP’li Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’nun talebine ret oyu kullandı.

ESKİ BAŞKANIN PROJESİYDİ

Kırşehir Belediyesi Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Cumhuriyet’ten Ömer Duran’ın haberine göre Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’nun Sinop programı nedeniyle bulunmadığı toplantıya Belediye Meclis üyesi Yeter Yiğit başkanlık etti. Meclis’te eski AKP’li Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin son projelerinden olan Elektrik Deneme Sistemi’yle (EDS) ile ilgili proje gündeme geldi.

BELEDİYEYE EK GELİR SAĞLAYACAKTI

Türk Telekom’a 30 milyon TL’ye yaptırılan EDS sistemi ile birlikte şehir içinde bulunan trafik ışıklarının yeniden düzenlenmesi amaçlanıyor. Araç park yerlerine çekilen araçlara belirli süreler dahilinde Emniyet Müdürlüğü tarafından park cezası kesilecek ve cezaların önce yüzde 30’luk kısmı, yatırım maliyetine ulaştıktan sonra ise yüzde 15’lik kısmı Kırşehir Belediyesi’ne ödenecek. Yapılan oylamaya CHP ve İyi Parti grubu ile birlikte 2 MHP’li üye onay verirken, AKP grubu eski başkanlarının projesini reddetti.

“İZAHI MÜMKÜN DEĞİL”

Eski dönemde CHP’li meclis üyesi olan CHP Kırşehir İl Başkanı Baran Genç, “Kendi dönemimizde bu teklif bize gelince, biz de ‘evet’ demiştik. Meclis’te yaşanan durum gerçekten bizleri de şaşırttı. AKP’li belediye başkanının getirdiği projeye biz ‘evet’ verirken sırf belediye CHP’li diye aynı projeye AKP’li meclis üyelerinin ‘hayır’ demesi bana göre vahim bir tablo. Bunun izahı mümkün değil” dedi.

 

ABD Başkanı Trump hastaneye kaldırıldı

medyabold
Devamını Oku »

Güveni kötüye kullanan Kızılay yetkililerine ceza verildi

İçişleri Bakanlığı’nca yapılan soruşturma sonucu Kızılay yöneticileri hakkında, “güveni kötüye kullanma” gerekçesiyle para cezası verildi.

BOLD – Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık ile kurumun Genel Müdürü İbrahim Altan’a “güveni kötüye kullanma” dolayısıyla ceza kesildi. Her iki isim de kendilerine kesilen cezaları ödedi.

GEREKÇE: GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA

Kızılay bu kez de, Genel Başkan Kerem Kınık ile Deniz Feneri Derneği’nden transfer edilen Genel Müdür İbrahim Altan’a kesilen cezalarla yeniden gündeme geldi. Sözcü’den Ali Ekber Ertürk’ün haberine göre, İçişleri Bakanlığı’nca yapılan soruşturma sonucu Kınık ve Altan’a yardım ve bağışlar konusunda, “güveni kötüye kullanma” gerekçesiyle para cezası verildi.

HER İKİ İSİM DE CEZALARI ÖDEDİ

Kızılay’da son dönemde yaşanan skandal iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca soruşturma açılmıştı. Soruşturma sonucu, Kınık’a iki ayrı konuda toplam 344 bin lira, Altan’a ise 70 bin lira ceza verildi. Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan, Deniz Feneri davasından da 2.5 yıl hapse mahkûm olmuştu. Her iki isim, ödedikleri cezaya, “itiraz şerhi” düştü.

ABD Başkanı Trump hastaneye kaldırıldı

medyabold
Devamını Oku »

ÖTV’ye rağmen otomotiv satışlarında artış

Eylül ayı başında ÖTV’de yapılan artışlar da araç satışlarını engelleyemedi. Otomobil ve hafif ticari araç satışları, eylül ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 115.8 artışla 90 bin 619 adet olarak gerçekleşti. Bu rakam, tüm zamanların en iyi Eylül ayı sonucu olarak kayıtlara geçti.

BOLD – Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), otomobil ve hafif ticari araç pazarının 9 aylık performansını açıkladı. ODD rakamlarına göre, 2020 yılı Ocak-Eylül döneminde otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 75.5 oranında artarak 493 bin 621 adet şeklinde gerçekleşti. Araç satışları Eylül ayında ise yüzde 115.8 oranında arttı.

YILSONU TAHMİNİ 750 BİNE YÜKSELDİ

ODD verilerine göre eylülde otomobil satışları yüzde 101.9 artışla 71 bin 296, hafif ticari araç satışları yüzde 189.1 artışla 19 bin 323 adet oldu. İlk 9 ayda ise toplam pazar yüzde 75.5 artarak 493 bin 621, otomobil pazarı yüzde 70 artarak 388 bin 690 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 99.2 artarak 104 bin 931 adede ulaştı. ODD, yılsonu tahminini 650 – 700 binden 700 – 750 bin aralığına yükseltti.

ÖTV ARTIŞI MARKALARA DEĞİL, TÜKETİCİYE YANSIDI

ODD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, ÖTV’de yapılan değişikliğin markalardan çok tüketiciye yansıdığını vurgulayarak, “Vergi artışlarının bugünden yarına yapılmasını doğru bulmuyorum. Tüketici, yapılan vergi değişikliği ile ertesi sabah almak istediği otomobilin fiyatında sürpriz artış ile karşılaşıyor. Markalarda, siparişlerini eski ÖTV’ye göre verdikleri için, planlamalarda sıkıntılar oluşabiliyor. Bu gibi değişikliklerin hem tüketici hem de markaların plan yapması adına önceden zaman verilerek yapılmasını talep ediyorum” dedi.

ABD Başkanı Trump hastaneye kaldırıldı

medyabold
Devamını Oku »

Ankara’da HES kodu olmayana ulaşım hizmeti yok

Ankara’da şehir içi ulaşımda HES kodu zorunluluğu getirildi.

BOLD – Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), koronavirüsle mücadele kapsamında toplu taşıma kullanan vatandaşların HES kodu bulundurmalarının zorunlu hale getirildiğini bildirdi. Belediye bu kapsamda şehir içi ulaşımda kullanılan kartların 16 Ekim’e kadar kişiselleştirilmesi için vatandaşları uyardı. Kartlarını kişiselleştirmeyen ve HES kodu bulunmayanlar otobüslere binemeyecek.

16 EKİM’E KADAR SÜRE VERİLDİ

Belediyeden yapılan açıklamada, EGO otobüsleri, Metro ve Ankaray’a binen vatandaşların HES kodu bulundurmalarının zorunlu olduğu belirtildi. Açıklamada, “Ankara Valiliğinin aldığı karar gereğince Kovid-19’la mücadele kapsamında toplu taşıma araçlarını kullanan vatandaşlarımızın HES kodu bulundurarak kullanmaları zorunlu hale gelmiştir. Tam Ankarakart kullanan vatandaşların en geç 16 Ekim’e kadar www.ankarakart.com.tr adresinden kartlarını kişiselleştirmeleri gerekmektedir” denildi.

ABD Başkanı Trump hastaneye kaldırıldı

medyabold
Devamını Oku »

2 Ekim 2020 Cuma

Yet another Kurdish mayor removed from office, 17 pro-Kurdish lawmakers arrested

Mayor of the eastern city of Kars Ayhan Bilgen was removed from office by the Ministry of Interior, and 17 politicians from the pro-Kurdish Peoples’ Democratic Party (HDP), including Bilgen, were arrested by an Ankara court on Friday.

The politicians were among 82 prominent members of the HDP who were detained on September 25, over their alleged role in protests in Kurdish majority cities against what is seen by many as the Turkish government’s tacit approval of the Kobane siege in 2014, when Islamic State in Iraq and the Levant (ISIL) militants laid a prolonged siege to a Kurdish town in northern Syria.

Ali Ürküt, a member of the Radio and Television Supreme Council (RTÜK), the public media watchdog, holding the post allocated to the HDP due to its seats in parliament, was also among the 17 arrested. The politicians are accused of membership in a terrorist organization.

HDP Co-chair Pervin Buldan said the operations were part of a “political vendetta.” The party’s other co-chair, Mithat Sancar, said the operations were against the forces of opposition in Turkey and the general demand for democracy.

In a move that was interpreted as an attempt to prevent a government takeover of the Kars Municipality, Bilgen had announced his resignation after he was detained. Yet, Şevin Alaca, the leading candidate to replace him, was also detained yesterday in Kars. Alaca was known as the co-mayor of the city, although that position doesn’t officially exist. All municipalities that were won by HDP candidates have female “co-mayors.”

According to Euronews, the HDP won 65 municipalities in Turkey’s eastern and southeastern regions in the local elections of March 31, 2019. These included municipalities in eight provinces including Kars. Following the removal of the mayor of Kars, the HDP no longer has any provincial municipalities left and now only has six smaller municipalities.

In six cases, the elected officials were not allowed to resume their duties due to the decisions of Turkey’s Supreme Electoral Board (YSK). In the other cases, the elected mayors were removed by the Ministry of Interior.

In an opinion published on June 19, the Venice Commission of the Council of Europe (CoE) found the YSK decisions to be inconsistent with international norms and standards and called for their reversal. Similarly, the commission also called for the repeal of the Ministry of Interior’s decisions to replace elected mayors with government officials because “[they] undermine the very nature of local self-government.”

The European Commission for Democracy through Law — generally referred to as the Venice Commission — is the Council of Europe’s advisory body on constitutional matters. The role of the Venice Commission is to provide legal advice to member states in the areas of democratic institutions and fundamental rights, constitutional justice and ordinary justice, elections, referendums and political parties.

The post Yet another Kurdish mayor removed from office, 17 pro-Kurdish lawmakers arrested appeared first on Stockholm Center for Freedom.

from SCF
Devamını Oku »

CHP’den Kobani tutuklamalarına ve kayyuma tepki: Hukukta da demokraside de yeri yok

Kobani soruşturması kapsamında gözaltına alınan HDP’lilerin tutuklanması ve Kars Belediyesi Eşbaşkanı Ayhan Bilgen’in görevden uzaklaştırılarak yerine kayyum atanmasına CHP’den tepki geldi. CHP’li Seyit Torun, “Sandıkta oy alamadığınız milletimizden intikam almaya çalışmak, demokrasiye açıkça darbe yapmaktır” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı da “Türkiye siyasi tarihi anlatılırken bugünler için ‘Tek adam rejiminin çöküş dönemindeki çırpınışları’ denilecek” ifadesini kullandı.

CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, tutuklamalara ve kayyum atanmasına yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Torun, şunları belirtti: “18 yıllık iktidarının sonunda ülkemizi bir sorunlar yumağına çeviren bu zalim iktidarın, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarına yönelik baskıları da bitmiyor. Kars halkının iradesiyle belediye başkanlığına seçilen Ayhan Bilgen’in, tutuklanmasının üzerinden bir saat dahi geçmeden görevden alınması ve yerine kayyum atanması, hukuki değil, tamamen siyasidir. Yaşanan bu süreç, Kars Belediyesi’ne planlı bir operasyon yapıldığının göstergesidir. Hangi partiden olursa olsun, milletin iradesine darbe vuramazsınız. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadan belediye başkanın görevden alınması ve belediye meclisi de yok sayılarak, İçişleri Bakanlığı kararıyla kayyum atanması anlayışının hukukta da demokraside de yeri yoktur. Sandıkta oy alamadığınız milletimizden intikam almaya çalışmak, demokrasiye açıkça darbe yapmaktır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, demokrasinin ve millet iradesinin yanında durmaya devam edeceğiz.”

SEÇİMLE ALAMADIKLARI KARS’IN İRADESİNE KAYYUM ATADILAR

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, sosyal medya hesabından “Kobani dosyasını 6 yıl sonra tekrar açtılar, akıllarınca muhaliflere korku, Kürtlere kin ve nefret saçtılar. Ayhan Bilgen’i Anayasa Mahkemesi kararına inat hapse atıp, seçimle alamadıkları Kars’ın iradesine kayyum atadılar. Sarayda pişen bu yemeği milletin midesi kaldırmaz!” paylaşımı yaptı.

TEK ADAM REJİMİNİN ÇIRPINIŞLARI

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ise, “Türkiye siyasi tarihi anlatılırken bugünler için ‘Tek adam rejiminin çöküş dönemindeki çırpınışları’ denilecek! HDP’lilerin tutuklanması tamamıyla siyasidir. Ne yaparsanız yapın sandık vatandaşın önüne ilk geldiğinde gideceksiniz!” ifadelerini kullandı.

Kaçırılan Gökhan Türkmen’in öğretmen eşi tutuklandı

medyabold
Devamını Oku »

Kaçırılan Gökhan Türkmen’in öğretmen eşi tutuklandı

Ankara’da 9 ay işkence gören Gökhan Türkmen’in eşi Zehra Türkmen, cezası onaylandığı için hapse gönderildi. Gergerlioğlu, Türkmen’in cezasının Yargıtay’da 8 ay gibi kısa sürede onandığına dikkat çekti.

BOLD – Şubat 2019’da Antalya’da kaçırıldıktan 6 ay sonra Ankara Emniyet Müdürlüğünde ortaya çıkan Gökhan Türkmen’in eşi Zehra Türkmen dün cezaevine girdi. Cezası Yargıtay tarafından onaylanan Zehra Türkmen’in 7 ve 12 yaşında iki çocuğu bulunuyordu.

Türkmen’in tutuklanmasını HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu sosyal medya hesabından duyurdu. Gergerlioğlu, “Antalya’da polis yelekli kişiler tarafından kaçırılıp Ankara’da 9 ay boyunca işkence gördüğünü beyan eden Gökhan Türkmen’in eşi Zehra Türkmen’in cezası Yargıtay’da 8 ay gibi kısa sürede onanmış, dün cezaevine girdi. ‘Annem gelmez artık’ diyen 7 ve 12 yaşındaki çocukları anne babasız” ifadelerini kullandı.

KHK ile ihraç edilen ve daha önce de cezaevinde yatan matematik öğretmeni Zehra Türkmen 6 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

7 Şubat 2019’da kaçırılan Gökhan Türkmen, OHAL döneminde Türkiye Zirai Donatım Kurumundaki işinden KHK ile atılan 42 yaşında bir kimyagerdi. Türkmen’le birlikte Şubat ayında Yasin Ugan, Özgür Kaya, Salim Zeybek, Erkan Irmak ve Mustafa Yılmaz kaçırılmıştı. Şubat’ta kaçırılanların tamamı aylar süren işkencenin ardından Emniyet’e teslim edildiler.

medyabold
Devamını Oku »

İçişleri Bakanlığından ‘sivil topluma yasak’ genelgesi

İçişleri Bakanlığı, koronavirüs tedbirleri kapsamında bugünden itibaren sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ile üst kuruluşları, birlikler ve kooperatiflerin düzenleyeceği etkinlikleri 1 Aralık 2020 tarihine kadar ertelendiğini bildirdi.

BOLD – İçişleri Bakanlığı 81 il valiliğine koronavirüs tedbirleri konulu genelge gönderdi. Genelgede, Sağlık Bakanlığının yazısı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiye kararı doğrultusunda, mevsimsel etkilerde göz önünde bulundurularak, 02.10.2020 tarihinden itibaren 01.12.2020 tarihine kadar sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları, birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek olan etkinliklerin erteleneceği belirtildi.

Genelgede, alınan kararlara uymayanlara Umumi Hıfzıssıhha Kanununun ilgili maddeleri gereğince idari işlem tesis edilmesi ve konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195’inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılacağı kaydedildi.

Yargıtay yemeği beğenmediği için işten çıkarılan işçiyi haklı buldu

medyabold
Devamını Oku »

AB Liderler Zirvesi’nden Türkiye’ye uyarı ve ambargo tehdidi çıktı

AB zirvesinin ilk günü sonunda yapılan açıklamada, Türkiye Doğu Akdeniz’de sondaj faaliyetleri konusunda uyarıldı. Açıklamada, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinde ısrar ederse Ankara’nın “derhal” yaptırımla karşılaşacağı belirtildi. Zirvede Rumların vetosu aşılarak Belarus’a yaptırım kararı alındı.

BOLD – Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Brüksel’deki AB liderler zirvesinde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin “Kıbrıs sularında doğalgaz arama çalışmalarında ısrar etmesi durumunda, Avrupa Birliği’nin ambargo uygulayabileceğini söyledi.

Brüksel’de dün başlayan Avrupa Birliği (AB) liderler zirvesinin ilk gününde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama faaliyetleri nedeniyle Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile yaşadığı gerginlik görüşüldü.

Toplantı sonrası Türkiye’yi uyaran Avrupa Birliği, Ankara’nın doğal gaz arama faaliyetlerinde ısrar etmesi halinde derhal yaptırımla karşılaşacağı uyarısında bulundu.

AB liderlerinin, Türkiye’nin davranışlarını gözlemleme ve “provokasyonların” durmaması halinde Aralık ayında ambargo uygulamaya başlamaya karar verdikleri belirtiliyor.

“DAHA İYİ TİCARİ İLİŞKİLER KURULABİLİR”

Toplantı sonrası liderlerin açıklamasında, Ankara’ya “iyi niyetli görüşmelere devam etmesi ve tek taraflı eylemlerden kaçınması” halinde AB ile daha yakın bağlar ve daha iyi ticari ilişkiler kurulabileceği mesajı verdi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen

Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen “AB’nin Türkiye’yle olumlu ve yapıcı bir ilişki istediğini, bunun Ankara’nın da çıkarına olacağını vurguladıktan sonra “Ama bu sadece provokasyonlar ve baskılar durunca olur. Ankara’nın bu faaliyetlerini tekrarlaması halinde, AB elindeki tüm enstrümanları ve seçenekleri kullanacak. Elimizde derhal uygulamaya sokabileceğimiz bir alet çantamız var” dedi.

“ÖNÜMÜZDEKİ 2 HAFTA ÖNEMLİ OLACAK”

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel de Ursula von der Leyen ile düzenlediği ortak basın toplantısında, liderler zirvesinde Belarus’a yönelik ambargolar konusunda uzlaşmasının ardından yaptığı açıklamada, “Türkiye konusunda zirveden sonraki iki hafta önemli olacak” dedi.

Michel ayrıca, “Türkiye sorununa Aralık’ta yapılacak zirvede geri dönüleceğini” belirtti.

İKİLİ STRATEJİ, ARALIKTA DEĞERLENDİRME

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel

Avrupa Konseyi Başkanı Michel, “İkili bir stratejimiz vardı, siyasi diyaloğa bir şans verilmesini istediğimizi ifade ettik. Diğer yandan değerlerimiz ve Kıbrıs ve Yunanistan’a destek konusundaki kararlılığımızı gösterdik. Türkiye bizimle daha olumlu bir şekilde angaje olmak isterse, biz de buna hazırız” diye konuştu.

RUMLARIN VETOSU AŞILDI, BELARUS’A YAPTIRIM KARARI

Zirvede Güney Kıbrıs’ın Türkiye’ye karşı yapılacak açıklama konusunda ikna olmasından sonra Belarus’a karşı yaptırım uygulanmasına karar verildi.

Belarus için hazırlanan yaptırım listesinde Belarus’taki seçimlere hile karıştırdığı ve protesto gösterilerinde şiddet kullanılmasına yol açtığı belirtilen 40 kadar Belaruslu bulunuyor. Listede Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko yok. Ancak AB Konseyi Başkanı Charles Michel, bunun değişebileceğini söyledi.

Listede bulunan kişilerin Avrupa’daki mal varlıkları dondurulacak ve ayrıca AB ülkelerine girişleri yasaklanacak.

Kıbrıs, Belarus’a uygulanması istenen yaptırımlara onay vermek için Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını şart koşuyordu.

DÖNEM BAŞKANI ALMANYA VE AVUSTURYA SONUÇTAN MEMNUN

Almanya Başbakanı Angela Merkel

AB Dönem Başkanı Almanya’nın Başbakanı Angela Merkel, zirvede varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirterek dokuz saat boyunca kapsamlı ve bazen de zor bir tartışma yürüttüklerini, ancak sonunda anlaşma sağladıklarını söyledi.

Merkel, Belarus’a karşı alınan yaptırımlarla ilgili olarak “Avrupa Birliği, demokrasinin yolunda duranlara karşı eyleme geçiyor. Bunun önemli bir sinyal olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz da Türkiye’ye ilk kez doğrudan açık bir yaptırım uyarısı yapılmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi. Bazı ülkelerin Türkiye’ye karşı fazla anlayışlı davranması nedeniyle tartışmanın uzun sürdüğünü vurgulayan Kurz, sadece Almanya’nın değil, başka AB ülkelerinin de NATO üyesi Türkiye’ye karşı başka standartların geçerli olduğunu savunduğunu belirtti.

MSB: Türkiye ve Yunanistan genel ilkelerde ortak anlayışa vardı, acil irtibat hattı kurulacak

medyabold
Devamını Oku »

KHK’lı akademisyen Haluk Savaş’ın anısını yaşatmak için ödüllü yarışma

Cezaevinde kansere yakalanan ve üç ay önce hayatını kaybeden KHK’lı akademisyen Prof. Dr. Haluk Savaş’ı unutturmamak için bir yarışma düzenleniyor. Yarışmada toplam 30 bin dolar ödül verilecek.

BOLD – Merkezi ABD’de bulunan insan hakları kuruluşu Advocates of Silenced Turkey, Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklara yeni projelerle dikkat çekmeye devam ediyor. Dernek Prof. Dr. Haluk Savaş’ın anısını yaşatma adına 30 bin dolarlık ödül verileceğini açıkladı.

AST insan hakları derneği ve SRW platformunun ortaklaşa yürüttüğü projenin amacı Türkiye’deki zorlu koşullar hakkında farkındalık oluşturmak, azınlıklara, dini guruplara yönelik baskıları ve ifade özgürlüklerinin kısıtlanmasını dünya kamuoyuna duyurmak.

Akademik alanda yapılacak çalışmanın konuları, toplumsal soykırıma maruz kalan dini ve kültürel guruplar; Hizmet Hareketi, Aleviler, sol muhalefet, Hıristiyanlar, Yahudiler ve diğer gruplar. Etnik azınlıklara yönelik zulüm ve baskılar; Kürt, Ermeni, Yunan ve Arap meseleleri de proje kapsamında ele alınabilecek.

4 Ekim 2020’de başvuruları başlayacak olan projenin, son teslim tarihi 30 Ağustos 2021. Ödüllerin 1 Kasım 2021 tarihinde sahiplerini bulacak.

Proje sonunda, beş doktora öğrencisine 2,000’er dolar, 5 master öğrencisine 1000’er dolar, 5 emsal değerlendirme için 1.500’er dolar ve son olarak 5 konferans konuşmacısına 1000’er dolar ödül verilecek.

Ödüller, doktora veya yüksek lisans derecesi alan lisansüstü öğrencileri ve sosyal bilim akademisyenlerini kapsıyor.

Adaylar projeye İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Rusça, Arapça, Türkçe ve Çince dahil 7 farklı dil ile katılabilecek.

Detaylar için tıklayın. 

Haluk Savaş’ın eşi BOLD’a konuştu: “KHK’lılar için hasta bedenini sürüyerek savaştı”

 

medyabold
Devamını Oku »

Macron Karabağ’daki Suriyeli savaşçılar konusunda uyardı: Kırmızı çizgi geçilmiştir

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Gaziantep üzerinden 300 kadar Suriyeli cihatçının Dağlık Karabağ’a gönderildiğini savundu. Ankara’dan bu konuda açıklama istedi. Macron, kırmızı çizginin aşıldığını vurgulayarak NATO’yu göreve çağırdı.

BOLD – Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Brüksel’deki Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları zirvesinde dün akşam yaptığı açıklamada, gizli servis raporlarının Suriye’deki cihatçı gruplardan 300 kadar savaşçının Dağlık Karabağ’a yerleştirildiğini gösterdiğini söyledi.

Emmanuel Macron, bu iddiasını ilk olarak dün sabah saatlerinde resmi ziyaret için bulunduğu Letonya’da dile getirmişti. Macron, iddiasını AB Zirvesi’nde bir kez daha tekrarladı.

MİLİTANLAR IŞİD’LE BAĞLANTILI

Bu militanların IŞİD’le bağlantıları olduğunu da iddia eden Macron,”İstihbarat raporları Halep’teki cihatçı gruplardan 300 Suriyeli savaşçının Gaziantep üzerinden Azerbaycan’a gönderildiğini gösteriyor. Bu teyit edilmiş bir bilgi. Bu kişiler tespit edilip izlendi” diye konuştu.

MACRON: RUSYA DA BUNU TEYİT ETTİ

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, militanların gönderildiği bilgisini Rusya’nın da teyit ettiğini söyledi.

Macron, “Konuyu Putin’le konuştum. Rusya da bunu bildiğini teyit etti” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da iki gün önce yaptığı açıklamada doğrudan Türkiye’nin adını vermeden, Dağlık Karabağ’daki çatışmalara Suriye ve Libya’dan yasa dışı silahlı grupların gönderildiğine işaret etmiş ve “Suriye ve Libya dahil olmak üzere dışarıdan yasa dışı silahlı gruplara bağlı savaşçılar, doğrudan çatışmalara katılmak üzere Dağlık Karabağ’da konuşlandırılmaktadır. Bu durumdan derin endişe duymaktayız” açıklamasını yapmıştı.

Rus Dışişleri, ilgili tüm ülkeleri “yabancı terörist ve paralı askerlerin çatışmalarda kullanılmasını önlemeye” çağırmıştı.

TÜRKİYE’DEN İZAHAT İSTİYORUZ

“Kırmızı çizgi geçilmiştir ve bu kabul edilemez. Tüm NATO üyelerini ittifakın bu üyesinin eylemlerini görmeye davet ediyoruz ve Fransa olarak Türkiye’den izahat istiyoruz” diyen Macron, önümüzdeki günlerde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayacağını söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı, açıklamasında AGİT Minsk Grubu’nun eş başkanları olarak Rusya, ABD ve Fransa’nın Dağlık Karabağ’daki çatışmaları durdurmak için yakın gelecekte bir dizi girişimde bulunacaklarını da belirtti.

SURİYELİ PARALI ASKER İDDİALARI

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türkiye’nin Suriye’den çektiği 300 dolayında paralı askeri Dağlık Karabağ’a gönderdiği iddiasında bulunmuş, çoğu ‘Sultan Murad’ ve ‘El-Emşad’ fraksiyonlarından oluşan Türkiye destekli 300’den fazla savaşçının Afrin’den Dağlık Karabağ’a taşındığını öne sürmüştü.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz katıldığı bir televizyon programında, “Maalesef gelen haberlerde, Türkiye’den Azerbaycan’a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan’a gönderildiği ifade ediliyor” demişti.

ABD’li gazeteci Lindsey Snell de daha önce aynı iddiayı gündeme getirmişti.

Ancak iddialar Türkiye ve Azerbaycan tarafından yalanlanıyor.

“Türkiye, Suriyeli muhalifleri Ermenistan’a karşı savaşması için Azerbaycan’a taşıyor”

medyabold
Devamını Oku »

Hakimden Sırrı Süreyya Önder’e kişisel soru: İmralı’ya neden gittiniz?

Kobani eylemleri gerekçesiyle HDP’li siyasetçilerin tutuklanmasının ardından polis, adliye içinde bekleyen HDP’li vekilleri ve avukatlara saldırdı. Duruşmada hakim, kişisel merakını gidermek için Sırrı Süreyya Önder’e “İmralı’ya neden gittiniz” diye sordu.

BOLD – Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, HDP Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Nazmi Gür, eski milletvekili Ayla Akat Aka, Eski BDP Eş Genel Başkanı ve milletvekili Emine Ayna, HDP eski MYK üyeleri Bircan Yorulmaz, Berfin Özgü Köse, Dilek Yağlı, Can Memiş, Günay Kubilay, Bülent Parmaksız, Pervin Oduncu, İsmail Şengün, Cihan Erdal, eski HDP Genel Saymanı Zeki Çelik, HDP RTÜK üyesi Ali Ürküt ve eski milletvekili Prof. Dr. Emine Beyza Üstün tutuklandı. HDP eski Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder ve HDP eski MYK Üyesi Gülfer Akkaya adli kontroller serbest bırakıldı.

Kararın okunduğu duruşmaya alınmayan avukatlar duruma tepki gösterdi. Avukatlar, “Duruşma salonun içine girmeyin, hukuksuz bir işlem yapıyorlar. Avukatlarınızı içeri almıyorlar” dedi. Polis, avukatlar ve adliye koridorunda bekleyen milletvekillerine kalkanlarla saldırdı.

BİLGEN’İN YERİNE KARS VALİSİ ATANDI

İçişleri Bakanlığı, tutuklanan HDP Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen’in yerine jet hızıyla kayyım atadı. Kars Belediyesine Vali Türker Öksüz kayyım olarak atandı.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER’DEN AÇIKLAMA

Adli kontrolle serbest bırakılan eski HDP milletvekilleri Altan Tan ve Sırrı Süreyya Önder, adliye içinde yaptıkları açıklamada üzgün olduklarını belirtti. Altan Tan “Arkadaşlarımız için üzgünüz. İnşallah en kısa sürede hak hukuk tecelli eder” derken, Önder ise “Arkadaşlarımız içeride. Umarım barış dahil, demokratikleşme dahil en kısa zamanda hep birlikte yaşarız” ifadesini kullandı.

HAKİM’DEN ÖNDER’E: İMRALI’YA NEDEN GİTTİNİZ?

Sulh ceza hakiminin, HDP eski Milletvekili ve İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder’e “Kişisel merakımdan soruyorum, İmralı’ya neden gittiniz?” sorusunu yönelttiği belirtildi.

17 Kürt siyasetçiye Kobani tutuklaması: Bilgen görevden alındı

medyabold
Devamını Oku »

Yargıtay yemeği beğenmediği için işten çıkarılan işçiyi haklı buldu

Çalıştığı fabrikada çıkan yemeği beğenmediğini söyleyen işçi, işten çıkarıldı. Yargıtay, işten çıkartılan çalışanı haklı buldu.

BOLD – Çalıştığı fabrikada çıkan personel yemeğinin yağlı olduğunu ve yemeği beğenmediğini belirten işçi, işveren tarafından işten çıkarıldı.

İş Mahkemesine başvuran mağdur işçi, maaşlarının bordroda tam gösterilmediğini, fazla mesai, resmi ve bayram tatili ücretlerinin ödenmediğini belirtti. Ayrıca yapılan işin ağır sanayiye ilişkin olduğunu, günlük çıkan yemeklerin yetersiz olduğunu yemekhanede ifade ettiği için işten çıkartıldıklarını kaydetti.

İşveren tarafından ağır şekilde hakaret edilerek işten çıkarıldığını, yasal haklarının ödenmediğini belirten işçi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve fazla mesai ücreti alacağını talep etti.

Davalı işveren, herhangi bir hakareti olmadığını, söylenen sözlerin ortaya olduğunu, işyerinde fazla çalışmanın mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini istedi. Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak işçiyi haklı buldu. Davanın kısmen kabulüne hükmetti. Kararı davalı işveren temyiz etti.

YARGITAY İŞÇİYİ HAKLI BULDU

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yemeği beğenmediği için işten çıkartılan işçiyi haklı buldu. Fazla mesai ücretlerinin yanlış hesaplandığı gerekçesiyle kararın bozulmasına hükmetti.

Tutuklu kanser hastasının eşine vasiyeti: Başıma bir iş gelirse su ısıtıcısı borcumu ödeyin

medyabold
Devamını Oku »

Tutuklu kanser hastasının eşine vasiyeti: Başıma bir iş gelirse su ısıtıcısı borcumu ödeyin

Korona teşhisiyle hastaneye kaldırılan tutuklu kanser hastası Erdoğan Erduran, eşinden helallik istedi ve eğer başına bir şey gelirse koğuş arkadaşına olan su ısıtıcısı borcunu ödemesini vasiyet etti.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL 

Yaklaşık 11 aydır Antalya L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan kanser hastası Erdoğan Erduran dün korona teşhisiyle Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Eşinin kendisinden helallik istediğini söyleyen Sıddıka Erduran hastane önünde bir video çekerek yetkililerden yardım talep etti.

Sıddıka Erdoğan, “Eşim gibi ciddi kanser hastası olan birinin karantinada tutulması ölüme terk edilmesi demekti zaten. Ama iki aydır hiçbir işlem yapılmadı. En son 9 gün önce görüştük kendisiyle. Biz burada tamamen izole edildik. Kapıdan sadece yemeklerimiz ittirerek veriliyor. Kendimizi ölüme terk edilmiş gibi hissediyoruz, moralimizi yüksek tutmaya çalışıyoruz ama olmuyor diyerek ağlamaya başladı. Helallik istedi. Sizi bir daha görebilecek miyim bilmiyorum, dedi” diye konuştu.

Erdoğan Erduran, eşine bir koğuş arkadaşına su ısıtıcısı (kettle) borcu olduğunu ve eğer başına bir şey gelirse onun hesabına para yatırmasını da vasiyet etti.

İki yıl önce prostat kanseri teşhisi konulan Erdoğan Erduran o dönemde acil olarak ameliyat edildikten sonra 33 seanslık ışın tedavisi alındı. Hormon tedavisine başlanacağı sırada, 22 Kasım 2019’da tutuklanıp hapse gönderildi. Tahliye edilmesi için adli tıp raporuna başvuruldu. Ancak raporda ‘cezaevi şartlarında yaşayabilir’ denildi.

Üç ayda bir kontrole gitmesi gereken Erduran bu süreçte hem kendisi hem eşi defalarca dilekçe yazmasına rağmen hastaneye götürülmedi. Korona salgını başlayınca tedavisi daha da aksadı. İki ay önce görülen mahkemede tekrar adli tıp raporu talep eden ve bu kez hastaneye götürülen Erdoğan Erduran’ın kanserinin ilerlemiş olduğu tespit edildi. Doktor “Kemoterapi alacak noktaya gelmişsiniz. Ama öncesinde iğne ve ilaç tedavisi uygulayacağız. Eğer ondan cevap alırsak kemoterapiye gerek kalmaz.” dedi.

Bu sırada Antalya L Tipi Cezaevinde patlayan korona salgını nedeniyle çok zor günler geçiren Erdoğan Erduran, iki ay boyunca 6-7 karantina koğuşunda yaşamak zorunda kaldı. En son kaldığı 30 kişilik koğuşta 5 kişinin testi pozitif çıkmasına rağmen iki hafta boyunca aynı yerde tutuldular. Hiçbir önlem alınmadı ve Erduran’ın cezaevinde virüs kaptığı dün ortaya çıktı.

“İTİRAFÇI OLMASI İÇİN HASTALIĞI KOZ OLARAK KULLANILDI”

Eşinin hastalığının son duruşmaya kadar hiç dikkate alınmadığını söyleyen Sıddıka Erduran, hatta hastalığının koz olarak kullanıldığını söyledi. Sıddıka Erduran eşine “Madem bu kadar hastasın, o zaman itirafçı ol, kendini kurtar” mealinde tekliflerde bulunduğunu belirtti.

En son Antalya’da kapatılan bir dershanede fizik öğretmeni olarak görev yapan Erdoğan Erduran, sendika üyeliği, Bank Asya hesabının olması, mesajlaşma programı Bylock kullandığı iddiası ve tanık ifadelerine dayanılarak Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklandı. Erduran’ın karar mahkemesi 22 Ekim’de görülecek.

19, 15 ve 5 yaşlarında üç çocuğu bulunuyor.

“BABAMI KAYBETMEK ÜZEREYİM”

Erduran çiftinin büyük oğlu Enes Erduran’ın dün akşam sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım büyük ses getirdi. Bold Medya’ya ulaşıp “Babamı kaybetmek üzereyim. Sesimi duyurulmasına yardımcı olun” diye oğul Erduran’ın paylaşımı binlerce retweet aldı.

SIDDIKA ERDURAN’IN VİDEOSUNUN UZUN HALİ FACEBOOK SAYFAMIZDAN İZLENEBİLİR

Tutuklu kanser hastasının eşine vasiyeti: Başıma bir iş gelirse su ısıtıcısı borcumu ödeyin

Yaklaşık 11 aydır Antalya L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan kanser hastası Erdoğan Erduran dün korona teşhisiyle Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Eşinin kendisinden helallik istediğini söyleyen Sıddıka Erduran hastane önünde bir video çekerek yetkililerden yardım talep etti. HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN: https://www.boldmedya.com/2020/10/02/tutuklu-kanser-hastasinin-esine-vasiyeti-basima-bir-is-gelirse-su-isiticisi-borcumu-odeyin/

Gepostet von Bold Medya am Freitag, 2. Oktober 2020

Tutuklu kanser hastası cezaevinde koronavirüs kaptı

 

 

 

medyabold
Devamını Oku »