29 Mart 2019 Cuma

‘AKP icraatlarına güvenseydi bekayı değil projeleri konuşurdu’

AKP İCRAATLARINA GÜVENSEYDİ BEKAYI DEĞİL PROJELERİ KONUŞURDU

Mehmet Ocaktan/Karar gazetesi
Neden AK Parti’nin belediye seçimlerini bir genel seçim havasına dönüştürdüğünü, kendisine hiçbir yararı olmadığı halde beka meselesine kilitlediğini doğrusu anlamakta güçlük çekiyorum. Eğer bugüne kadar gerçekleştirdiği icraatlarına güveniyorsa, (ki güvenmesi gerekir) çıkar meydanlara yeni projelerini anlatır ve hiçbir sorun da yaşamazdı. Ama tam tersini yaptı ve ötekileştirici bir dil kullanarak, bugüne kadar kendisine destek veren kitlelerle gönül bağını zaafa uğrattı. İnanıyorum ki, 31 Mart gecesi sonuçlar ortaya çıktığında herkes seçimlerin neden bir beka meselesi haline dönüştürüldüğünü ciddi bir şekilde sorgulayacaktır

SEÇİME GİDİLİRKEN AKP TEDİRGİN VE ÖFKELİ

Taha Akyol/Karar gazetesi
Pazar günü sandık başındayız; son 17 yıldır AK Parti’nin girdiği ‘en sıkıntılı seçim’ olması, bu seçimlerin en önemli özelliğidir.
Önceki seçimlere tek başına kazanma özgüveniyle ve iyimserlikle girmiş olan AK Parti, bu seçimlere tedirgin ve öfkeli bir halde giriyor.
MHP ile “kanka” olması, seçim özgüveni yaratmaya yetmiyor demek ki.
Nitekim AK Parti’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım, partinin bu seçimlerdeki “genel politikasından” farklı olarak yumuşak, kapsayıcı ve sıcak bir dil kullanıyor, HDP tabanından da oy istiyor ve diyor ki:
“31 Mart referanduma dönüştü. Adaylar konuşulsaydı, adayları mukayese etme imkânı olsaydı çok daha farklı bir sonuç doğurabilirdi.” (Cumhuriyet, 27 Mart)

SEÇİM KAYBETMEK DE ŞEREFLİ BİR İŞTİR

Ertuğrul Özkök, Hürriyet

Seçim…
“Kazanmak” için girilen bir yarıştır…
Bazen kazanılır… Bazen de kaybedilir…
Seçimi kazanmak şerefli bir iştir…
Ama bazen kazanmak, kazanana şeref getirmez…
*
Kaybetmek de şerefli bir iştir…
Ama bazen kaybetmek bile şerefli olmaz…
Seçime bazen, “kazanacağından emin” duyguyla girersin…
Kazanırsın da…
Çok güzel bir duygudur…

Hele hele rakiplerine haksızlık etmeden kazanmışsan eğer…
Gece başını yastığa huzurla korsun…
Bazen seçime, “kaybedeceğinden emin” bir duyguyla da girersin… O da çok güzel bir duygudur…
Çünkü bilirsin ki her toplumun kazanamayacak tutunamayanları, sayısı kazanmaya hiç yetmeyecek azınlıkları, sayısı yettiği halde sesi yetmeyen kimsesizleri vardır…

KAYBETTİKLERİNİ ANLAYINCA ORTAMI GERGİNLETİRİYORLAR

Ahmet Takan, Yeniçağ 
Kaybettiklerini anlayınca bilinçli olarak ortamı gerginleştiriyorlar. Korkutmak, sindirmek, 31 Mart günü, ötekileştirdikleri seçmeni sandıktan uzak tutmak için… Kafası karışık olanları “Türkiye’de bir kargaşa çıkmasın da, oyumuzu bunlara verelim” diyerek sandığa yönlendirmek için… Seçim akşamı oy verme işlemi bittikten sonra sandıkların başında duracak muhalefet partilerinin görevlilerini korkutup erken vakitte evlerine göndermek için… Acı ama gerçek!.. Sandık güvenliği, ‘yeni Türkiye’nin en önemli sorunu… Sandığa sahip çıkmak askerlik görevi gibi namus borcumuz. Angara’da nereye gitsem, “Oyumuz kesin Mansur Yavaş’a” diye söze başlıyor hemşehrilerim, sonra soruyorlar, “Peki yine sandıkta bir oyun oynanırsa bizim oylar nereye gidecek” diye… Haklı Angaralı!.. 2014 Mart seçimlerinden kaynaklanan acı bir tecrübeye sahip…

SIRADAN BİR YEREL SEÇİM DEĞİL!

Mehmet Barlas, Sabah
Eğer bu sıradan bir yerel seçim olsaydı Cumhurbaşkanı Erdoğan sanki bir referandum kampanyasındaymış gibi ülkeyi adım adım gezmez, günde iki tane miting yapmazdı.
Sıradan yerel seçim mi?
Evet… Pazar günü sıradan bir yerel seçim için sandık başına gitmeyeceğiz.
Defalarca belirtildiği gibi bu seçim önümüzde uzanan ve muhtemelen krizlerle dolu yıllardan sağlıklı biçimde çıkacağımızın işaretini verecektir. Ya da önümüzdeki yılların sağlığını engellemeye çalışacak olanların yollarını açacaktır. Türkiye’yi Suriye’ye, Venezuela’ya benzetmeye çalışanlara bu pazar “Hadi oradan” demeliyiz.

kronos

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder