Türkiye’nin, Mısır’da idamla yargılanan İhvanı Müslimin (Müslüman Kardeşler) üyesi olduğu öne sürülen Muhammed Abdulhafız Ahmed Hüseyin’i Sisi yönetimine iade etmesinin yankıları sürüyor. Hüseyin’in hayatından endişe edilirken İslamcı birçok kuruluş olayı kınayan açıklama yaptı.
AKP Genel Başkan Danışmanı ve, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyesi Yasin Aktay da, Yeni Şafak’taki köşesinde, “Peki hakkında idam hükmü bulunan Muhammed Abdülhafiz nasıl Kahire uçağına bindirilip ülkesine gönderilmiş?” diye sorduktan sonra edindiği bilgileri paylaştı.
Aktay, “Sanki Sisi yönetimi talep etmiş ve Türkiye hakkında idam cezası bulunan bir şahsı alelacele derdest edip göndermiş” diyerek “Ama tuhaf olan bir durum var tabii” ifadeleriyle aklına takılanları yazdı. Aktay, “Bu şahıs Türkiye’ye geleli daha 24 saat olmamışken, Mısır yönetimi bu şahsı hangi ara, hangi mahkeme kararına dayanarak ve hangi iletişim dili ve kanalıyla istemiş de, Türkiye hangi ara bunun değerlendirmesini yapıp “alın suçluyu istediğinizi yapın” demiş?” dedi.
TÜRKİYE GİBİ MISIR’IN DA INTERPOL’DE HÜKMÜ YOKMUŞ
Aktay, yazısında Türkiye gibi Mısır’ın da Interpol’e verdiği kırmızı bültenlerin hükmünün olmadığını söyleyerek şöyle dedi:”Üstelik darbeci Mısır yönetimin Interpol imkanını bazı siyasi muhaliflere adi suçlar isnat ederek onları siyasi gerekçelerle değil adi katalog suçu gerekçeleriyle arama listelerine koymak suretiyle kötüye kullanıyor olduğu da artık biliniyor. O yüzden Mısır’ın Interpol’e verdiği kırmızı bültenlerin de artık bir hükmü yok.”
TOPU GÖÇ İDARESİNE VE POLİSLERE ATTI
AKP’li Aktay, topu Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne atarak yetkililerinden edindiği bilgileri paylaştı:
Şahıs 16 Ocak tarihinde Mogadişu’dan Kahire’ye gitmek üzere transit yolcu olarak Türkiye’ye gelmiş ama Kahire uçağına gitmek yerine saat 07.19’da pasaport noktasına giderek Türkiye’ye giriş yapmak istemiş. İstemiş ama elinde geçerli bir vize yok. Elindeki e-vize ise yaş sınırları yanlış beyan edilmiş olduğu için alınabilmiş, sahte veya geçersiz sayılan bir vize. Giriş yapamayacağı kendisine söylendikten sonra bu tür durumlarda yapılan rutin uygulama geldiği uçakla veya transit hedef noktası olan Kahire’ye gönderilmesidir.
Göç İdaresi yetkililerinin verdiği bilgiye göre şahıs bu esnada hiçbir şekilde Uluslararası Koruma Talebinde bulunmamış. Böyle bir talebi olmayınca “kabul edilemez yolcu” statüsü ile ya geldiği noktaya veya Kahire’ye gönderilmek üzere yönlendirilmiş. Böyle bir talep olması halinde kesinlikle geri gönderme işlemi talep sonuçlanana kadar durdurulur.
ULUSLARARASI KORUMA TALEBİNDE BULUNMAMIŞ!
Abdülhafiz’in, hakkında hüküm bulunduğu halde neden Uluslararası Koruma Talebinde bulunmadığı tabii ki sorulması gereken bir sorudur.
Havaalanı yetkililerinin bu şahıs böyle bir beyanda bulunmadığı sürece özel durumunu bilmelerine elbette imkan yok. Ancak şahsın gösterdiği mukavemeti doğru yorumlayamamak gibi bir kusur atfedilebilir mi?
‘DİL SORUNUNDAN DOLAYI ANLATAMAMIŞ’
Abdülhafiz, durumunu anlatmak istemiş de dil sorunundan dolayı mı anlatamamış?
Her halükarda uçağa kelepçelenerek bindirilip zorla mı gönderilmesi gerekiyordu?
Bütün bu sorular aydınlatılması gereken sorular. Her zaman zor durumdaki göçmenlerle ilgili son derece insani ve yardım edici yaklaşımına şahit olduğum Göç İdaresi Genel Müdürlüğü yetkilileri, olayın İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’yu da çok üzmüş olduğunu ve bunun için talimatıyla açılmış soruşturmayı yakından takip ettiği bilgisini verdi.
NEDEN TERS KELEPÇE?
İnsani siyasetiyle bütün dünyada haklı bir şekilde temayüz etmiş olan Türkiye’nin hak etmediği bu tür görüntüler umarım bir daha yaşanmaz.”
Öte yandan Yasin Aktay, İhvan mensubu olduğunu ve Mısır’da hakkında idam kararı olduğunu belirten Hüseyin’in neden geldiği ülkeye değil de Kahire’ye gönderildiği ve ters kelepçe ile uçağa bindirildiğine açıklık getirmedi.
Muhammed Abdulhafiz Hüseyin, 18 Ocak’ta Mısır’a gönderilerek darbe ile iktidara gelen Sisi yönetimine teslim edilmişti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder