27 Mart 2019 Çarşamba

Ağlar mısın, Güler misin?

Daha tutuklanalı 1 saat olmuştu. Cezaevine getirdiklerinde ilk biz 4 bayanı kayda aldılar. Hemen bir bayan gardiyan geldi ve girişte tüm valizlerimizi dökmüştü. Ne yapacağımızı bilmez halde polisler askerler erkek gardiyanların arasında dört bayan çevirdik artık etrafını dökülenlerin. Gülüyorduk ama gerçekten ağlanacak bir haldi…

Sonra bizi bir odaya alıp diğer işlemler yapıldı o kadar yorgunduk ki bir an önce koğuşa gitmek istiyorduk. Akşam olmuş 22.00 biz anca koğuşa girdik… Zor geçen 11 günün ardından oh dediğimiz andı nezarethaneden iyi dedik ve güldük. Koğuşa girer girmez çay demlemek oldu ilk işimiz.11 günün değerlendirmesi yapıp çaylarımızı içiyorduk. Ara ara gardiyan gelip bilgi veriyordu sabah sayım var dedi ama saatini söylemedi. Sahurluk bir şeyler verdi gitti. Bizde sabah havalandırmanın açılmasıyla uyandık… Yine usul erkân hiçbir şey bildiğimiz yok tabi bizi sayıp gidiyorlar bazen merdivende bazen de neredeysek. Bize tam bir bilgi veren yok sanki daha önce girmişiz gibi anlamamızı bekliyorlardı… Biz çocuk koğuşundaydık. Daha önce kalan bir bayan hangi günler kantin, açık görüş, kütüphane günlerini yazmış. Tabi onu görünce elimizden aldılar bilgi vermedikleri gibi faydalanmakta yasaktı.

Akşam oldu iftar yaklaştı, kapının oraya bir şeyler koyuluyordu… Kapı açıldı gardiyan bana bakıyor ben ona. Bana bir şey demiyor tabii ki sonra karavanayı ayağıyla uzattı meğer benim çıkıp almam gerekiyormuş. O an hala gözümün önüne gelir ve gülerim. Meğer karavanayı da biz yıkayıp verecekmişiz çöpü hazırlayıp biz kapının önüne koyacakmışız. Bunları yaşayarak öğrendik. İlk ekmek getirdiklerinde de çok komik bir manzara çıkmıştı, biz kişi başına 1 ekmek bile almak istemedik. Gardiyan kişi basına 2 ekmek düşüyor alın dedi. Hafta sonu ve çok sakindi… Pazartesi sabah uyanamamıştık sayıma gardiyanın bağırmasıyla uyandık ama yataktan nasıl çıktığımızı bilmiyoruz. O sıra bizi merdivende saydılar ve eğer bir daha aynısı olursa tutanak tutarız dediler. Biz şaşkın şaşkın baktık kaldık. Ağzımızı bile açamıyoruz bazı gardiyanlar havalandırmaya açarken uyandırıyordu ama bazıları böyle bağırmayı tercih ediyordu. Saat yok nasıl haberimiz olsun ki… O günden sonra her gün bir kişi nöbet bekledi artık. Çocuk koğuşu olduğu için küçük ve karanlıktı… O gün bizi revire götürdüler ama iki adımda bir duvara döndürüyorlardı.

Bulunduğumuz cezaevi erkek cezaeviydi. Zaten biz kafamızı kaldıramıyoruz. O araya ilk çıktığımızda koridor başlı başına sıralamışlar, saçlarını kesiyorlardı revire gidip hemen koğuşa gelmek istedik. Revirde doktorun dediği hala operasyonlar devam ediyor mu ya demesiyle biz bir birimize baktık… Sonra yine iki adımda bir duvara döndürülerek koğuşa geldik çok şükür. Ertesi gün sayımız 6 oldu iki kişi daha gelmişti. İlk kantinimiz geldi biz her şeyi yazmıştık… Taraklarımızı girişte almadılar tabi. Kantin listesinde 25 kurusa tarak vardı… Biz nasıldık acaba dedik ve güldük neyse yazalım dedik… Gelen taraklar tabii ki erkek tarağıydı. Sorumlu olan erkek gardiyan ailelerinizden tarak isteyebilirsiniz dedi. Sonra çarşamba günü görüş vardı. .Görüşün ertesi günü koğuşa bir sürü bayan gardiyan geldi birde bayan müdür biz ne olduğumuzu anlamadık. Arama var dediler şaşkın şaşkın baktık kaldık..6 kişiye 10 bayan gardiyan ve bir müdür gelmiş arama nedir ilk defa duymuşuz. Biz sevk olacağımızı düşündüğümüz için yerleşmemiştik zaten. Cuma günü de beklediğimiz nakil olmuştu.

O koğuşta bizden önce kalanlarla karşılaştık. Sayımın havalandırmada sağ baştan say usulü olduğunu öğrendim. Aramanın nasıl neden olduğunu öğrendim. Sabah sayım için kapılara ve mazgaldan bağırılarak uyandırıldığını öğrendim. Ağlanacak halimize güldüğümüz o kadar çok şey vardı ki aslında… Kantine yeni bir şey gelir sevinirdik çocuklar gibi… Koğuşun havası değişsin diye yeni nevresim takımı alanlar biliyorum. Ve son olarak af mevzusu her cezaevinde olduğu gibi bizimkinde de vardı. Bir gün revire gittim kapıda beklerken orada hırsızlıktan 15 yıl almış bir bayan. .Af çıkacak ilk biz çıkacağız ilk bize vuruyor dedi… Belki size de vurur dedi bize acır gibi. Bende “biz beklemiyoruz öyle bir şey hayırlısı olsun” dedim. Ağlar mısın, güler misin? Bir günde uyuşturucudan tutuklu bir bayanlar hastaneye gittik. Eşi de aynı suçtan tutukluymuş. Dedik niye böyle bir şey yapıyorsunuz, 4 tane evladın varmış… Aldığımız cevap karsısında uzun bir süre sessizlik oldu. Bu cevabi veren bayan romandı ve ” iş sahası yok abla biliyon mu” dedi…

Ne ağlayacağımızı bildik ne de güleceğimizi…



Kaynak: Mağduriyetler http://magduriyetler.com/2019/03/27/aglar-misin-guler-misin/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder