Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Bülent Arınç, AKP Genel Başkanlığı’na taşıdığı ilk isim olan Ahmet Davutoğlu’nun manifestosundan sonra açıklama yaptı.
Bülent Arınç, Süperhaber’den Hülya Okur’a konuştu.
‘FRANSA’DA BİLE İHTİLALCİLER SONRADAN BİRBİRİNİ YEDİLER’
Arınç, “AK Parti’de ayrışmayı bekliyor muydunuz çünkü ‘Kurarken bu tür geçişlerin olacağını hiç düşünmedik’ gibi bir ifadeniz oldu” sorusu üzerine “Ayrılıklar olur da. Çok idealist, çok samimi, çok hasbi şeylerdi bunlar. Ama işin doğasında varmış bu demek ki. Fransız İhtilali’nde bile ihtilalciler sonradan birbirlerini yediler. Veya bir başka partide, bir başka toplulukta. Zaman içerisinde değişimler olabiliyor. Bizde de arzu edilmeyen ayrılıklar, küskünlükler olabilir. Bunun telafisi çok kolay, yeter ki bunu istesin” dedi.
Okur’un yönelttiği sorular ve Arınç’ın bunlara verdiği yanıtlardan bir kaçı şöyle:
Yeniden bir araya geliriz mi diyorsunuz?
Nasıl olacaksa olur, siz bana söyleyin yeter ki. Kolları bir sıvarız ki, AK Parti’yi bugünkü gücünün 10 katına ulaştırırız.
O çağrıyı Cumhurbaşkanına mı yapıyorsunuz?
Hayır, sadece Cumhurbaşkanı değil, herkese. Ben halk ile birlikteyim. Sizden sonra Balıkesir’den, Tatvan’dan arkadaşlar gelecek. Biz burada Türkiye’yi, AK Parti’yi konuşuyoruz, kim nereye giderse gitsin biz AK Partiliyiz.
O çağrıyı Cumhurbaşkanı yapmalı gibi mi görüyorsunuz? Abdullah Gül, Davutoğlu için…
Başımızda o var.
‘O FOTOĞRAFI TEKRAR CANLANDIRMAMIZ LAZIM’
Bu noktada “Siyasette en büyük güç gücünü ve bildiklerini gizleyebilmektir” sözünüzü hatırladığımızda gücü elinizde tutmaya kararlı görünüyorsunuz. Peki AK Parti gücü elinde nasıl tutabilir?
…. Bizim fotoğrafımız, on, on beş, yirmi, otuz tane adamın birlikte çektirdiği fotoğraf. Hepsi birbirinin eksikliğini tamamlayan, hepsi birbirine güç katan, hepsi birbirinden değerli, hepsi birbirinden kıymetli. Millet oraya baktı; beni sevenler beni gördü, Tayyip Beyi sevenler Tayyip Bey’i gördü. Abdullah Bey’i daha yumuşak daha akılcı bulanlar onu gördü. Daha cesur, cengaver görmek isteyenler Tayyip Bey’di. “Ah tam benim aradığım adam” dedi. O fotoğraf bize 17 senelik iktidar sağlıyor ama o fotoğrafta bir eskime, bir yıpranma, bir solukluk meydana gelmişse bu fotoğrafı tekrar canlandırmamız lazım. İşin özü bu.
‘SEÇİMLER BEKA MESELESİNİN ÇOK ÖTESİNDEDİR’
İlk defa 2004 yılında TBMM’de yaptığınız bir konuşmada her paragrafta yeni Türkiye’yi anlattığınızı belirtip, Erdoğan’ın “Yeni Türkiye” ifadesinin size ait olduğunu söylemiştiniz. Peki “Yeni Türkiye” söylemi ile birlikte anılan” beka” için ne dersiniz?
… Güvenlik bir beka sorunudur. İç politikada toplumsal barış kurmak zorundayız. Terör meselesi, bir beka meselesidir. Kıbrıs meselesi, bir beka meselesidir yerine göre. Bunun sadece seçim sandığına indirgemek doğru değildir. Beka meselesi, olmazsa olmaz varlık ve yokluk arasında seçilecek bir meseledir. Beka meselesinin ne olduğunu herkes çok iyi bilir. Bu seçimlerde çok kullanıldığı için söylüyorum; bir seçim, beka meselesi olmaktan çok daha ötede bir şeydir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder