2012’de Suriye’de bir top ateşinde 56 yaşında hayatını kaybeden savaş muhabiri Marie Colvin işini şöyle tanımlıyordu: “Her zaman hakkında yazdığım şeyin aşırılıkta bir insanlık hali olduğunu düşünmüşümdür, dayanılamaz olana itelenmiş, o nedenle insanlara savaşta gerçekten ne olduğunu anlatmak önemlidir.”
Marie Colvin yaşamı boyunca hep savaş bölgesinden bildirmişti. Gazeteci arkadaşı Lindsey Hilsum, In Extremis: The Life and Death of War Correspondent Marie Colvin adlı kitabında onun yaşamını ve ölümünü anlatıyor. Hilsum, Colvin’in 13 yaşından beri tuttuğu günlüklerden yararlanarak, etrafındaki insanlarla söyleşerek kuruyor gazetecinin yaşamöyküsünü.
Londra’da Sunday Times‘ta gazeteciliğe başlayan Colvin, Sri Lanka’daki iç savaşta haber peşindeyken tek gözünü kaybetmiş. Çeçenistan, Doğu Timör, Kosova ve Orta Doğu’daki savaşları ve çatışmaları takip eden Colvin Arafat ve Kaddafi gibi liderlerle pek çok söyleşi de yapmış. Örneğin, 1987’deki Lübnan İç Savaşı’nda Filistin mülteci kampına ilk ulaşan gazeteci Colvin olmuş. Başarılı gazeteci o kargaşada kendisini vurmamaları için keskin nişancılara ‘rüşvet’ bile vermiş.
Marie Colvin bugün bir afet bölgesinden diğerine koşan örnek bir gazeteci ve mesleğin vicdanı olarak anılıyor çalışma arkadaşları tarafından.
Bu sıradışı gazetecinin sıradışı yaşamını anlatan kitap FSG tarafından yayımlandı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder