31 Mart 2020 Salı

Habbâb ibn-i Eret Hadisi Üzerine Bir Değerlendirme | Çağlayan Dergisi

Efendimiz’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) imtihanla alakalı bize ulaşan çok sayıda beyan vardır. Bu beyanlar arasında özellikle Habbâb ibn-i Eret hadisi, inanan insanların davaları uğrunda ne türlü fedakârlıklara katlandıklarını göstermesi açısından günümüzdeki adanmış ruhlara moral vermektedir. Habbâb ibn-i Eret (radıyallâhu anh) demiştir ki: “Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) hırkasını başının altına yastık yapmış, Kâbe’nin gölgesinde dinlenirken (müşriklerden gördüğümüz işkencelerden ötürü) kendisine şikâyette bulunduk ve ‘Bizim için Allah’tan yardım ve inayet dilemez misiniz?’ dedik. Buna makabil O (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ‘Sizden önceki ümmetler içinde öyle kimseler vardı ki tutulup kazılan bir çukura (yarı beline kadar) gömülür, sonra da testere getirilip başına konur ve ikiye biçilirdi. Yahut demir tırmıklarla tırmıklanıp eti kemiğinden ayrılırdı. Fakat yine de bütün bunlar onu dininden döndüremezdi. Allah’a yemin olsun ki, O mutlaka bu dini tamama erdirecektir. Hatta gün gelecek, yalnız başına bir atlı, Allah korkusu ve sürüsüne kurt saldırması endişesinden başka hiçbir korku taşımaksızın San’a’dan Hadramevt’e kadar emniyetle gidecektir. Ne var ki, siz bu hususta acele ediyorsunuz (sabırsızlanıyor, hemen olsun istiyorsunuz).”[i]

Hadis, imtihanın evrenselliğine işaret etmesi yönüyle günümüz Müslümanlarına önemli mesajlar vermektedir. Hadisin ravisi Habbâb ibn-i Eret (radıyallâhu anh), hadis kitaplarında Ebû Abdullah künyesi ile meşhur olup kendisinden 33 hadis rivayet edilmiştir. Habbâb Hazretleri (radıyallâhu anh) ilk Müslümanlardan ve Mekke’de Kureyş’in en şiddetli işkencelerine uğrayan müminlerdendir. En evvel imanını izhar edip bu yüzden azâb-ı şedîd ile işkence edilen sahabi efendimizdir: “Ben öyle bir günümü biliyorum ki benim için sûret-i mahsusada ateş yakıldı. Korların bir tanesi sırtıma kondu da onu sırtımın yağları söndürdü idi.” Asıl mesleği demircilik olan Habbâb’ı (radıyallâhu anh) satın alan Ümmü Enmâr, bir demir parçası alıp ateşte kızdırır ve onun başına yapıştırıp işkence ederdi. O, davası uğruna her türlü çileye katlanan ve fedakârlıktan geri durmayan müstesna bir şahsiyettir.

[i] Buhari, Menâkıb 25.



Yazının Kaynağı: Çağlayan Dergisi https://caglayandergisi.com/2020/04/01/habbab-ibn-i-eret-hadisi-uzerine-bir-degerlendirme/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder