Çevreci ve yazar Bill McKibben 1989 yılında “Doğanın Sonu” adlı kitabını yayımladığında büyük ses getirmişti. O kitap, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin boyutlarına ilk dikkati çeken eserlerden biriydi. McKibben yeni yayımlanan “Falter” adlı kitabında yine aynı konuya, gezegenimizi tehdit eden tehlikelere dönüyor.
ABD’de geçtiğimiz hafta yayımlanan ve şimdiden tartışılan kitap, kapkara bir tablo çizen iklim değişikliği kitaplarından ayrılıyor. Bu kez umudunu hâlâ koruyan bir yazar var karşımızda. Bill McKibben dünyayı tehdit eden tehlikelere karşı direnmenin hâlâ mümkün olduğunu söylüyor. Bu tehlikeler iklim değişikliğinden ibaret değil: McKibben nükleer savaş ihtimalini dünyanın sonunu getirebilecek tehlikelerden biri olarak anıyor. İklim değişikliğine ilişkin başlıklara ise daha geniş yer ayırıyor: Atmosferde artan karbon dioksit oranı, sebze meyve üretiminin tehdit altında olması, yükselen deniz seviyeleri, ısınan okyanıuslar ve asitleşme.
McKibben bu tehlikelerden yakınmıyor sadece, çözüm önerileri de sunuyor. Çatıların asfaltla kaplanması türünden basit ve ucuz öneriler bunlar. Elbette küresel ısınma tartışmasının bir tarafında siyaset de var. Yazar, büyük sermayenin ve Başkan Trump gibi siyasi aktörlerin rolünü de tartışıyor.
Kimi uzmanlar yüksek teknolojinin iklim değişikliğine de çözüm üreteceğini savunsa da McKibben bu iddiaya temkinli yaklaşıyor. Yine de yazar kitabın son bölümünden neden umtulu olduğunu açıklıyor. McKibben’a umut veren, aslında basit şeyler: Güneş panelleri ve şiddete başvurmayan direniş eylemleri.
İklim değişikliği mücadelesinin önemli isimlerinden Naomi Klein, kitabı “bir aşk mektubu, bir ağıt, bir dua” olarak tanımlıyor. Rebecca Solnit’e göre ise kitap bize gerekli olan çıkış yolunu gösteriyor.
Bill McKibben’ın kitabı karamsar bir tablo çizse de umudu elden bırakmamasıyla, yine de gerçekçi kalabilen yaklaşımıyla iklim değişikliği literatürüne son dönemde yapılan en önemli katkı. Kitap, Henry Holt etiketiyle yayımlandı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder